
4
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
İmmünoterapide kompleman sisteminin rolünün araştırılması
Kanserde immunoterapi, günümüzdeki kanser tedavi yöntemlerine göre daha spesifik ve daha az yan etkiye sahip olması nedeniyle son yıllarda önem kazanmıştır. Kanser hücrelerine karşı immun sistemin güçlendirilmesi kanser immunoterapisinin ana hedefidir. Tümör immünolojisinde kompleman proteinlerinin rolü, kanserde monoklonal antikor tedavisinin uygulanması ile önem kazanmıştır. Programlanmış hücre ölümü-1 hedefleyen immun kontrol nokta inhibitör ilaçları olan Pembrolizumab ve Nivolumab metastatik küçük hücreli dışı akciğer kanserinde ikinci basamak tedavisi olarak kullanılmaktadır. Materyal ve metot: Çalışmamızda akciğer kanseri hastalarında anti-PD-1 monoklonal antikorları olan Nivolumab ve Pembrolizumabın kompleman yolaklarının üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmaya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Onkoloji Hastanesinde tedavi gören ayaktan kemoterapi biriminde takip edilen 48 KHDAK hastası dahil edilmiştir. Hastaların klinik ve demografik verileri kaydedilmiştir. Çalışmamızda 24 kemoterapi sonrası Nivolumab ve Pembrolizumab alan hasta grubu ve sadece kemoterapi alan 24 hasta grubu seçilmiştir. Hastalardan toplanan serumlarda C1q, C5b ve C3a kompleman proteinlerinin seviyerleri ELISA yöntemi ile araştırılmıştır. Patoloji arşivinde bu hastalardan alınan biyopsilerde ise CD59 ekspresyonları incelenmiştir. Bulgular: Sadece kemoterapi alan hastaların serumunda C5b kompleman protein seviyesinin (105.3±38.4 pg/mL) kemoterapi sonrası monoklonal antikor alan hasta grubuna (96±21.5 pg/mL) göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Kemoterapi sonrası anti-PD-1 monoklonal antikor tedavisi alan hastaların serumunda C1q ve C3a kompleman protein seviyesi (33±17 ng/mL ve 552.4±380.3 pg/mL) sadece kemoterapi alan hasta grubuna (26.5±16.8 ng/mL ve 483.9±352.6 pg/mL) göre daha yüksek bulunmuştur. Kemoterapi alan hastalar ve kemoterapi sonrası antikor tedavisi alan KHDAK hasta biyopsilerinde yapılan CD59 immunohistokimya boyaması sonucunda sadece monoklonal antikor tedavisi almayan iki hastada immunekspresyon gözlendi, diğer vakalarda ekspresyon tespit edilmedi. Sonuç: İlerlemiş KHDAK tedavisinde PD-1'i hedefleyen monoklonal antikorlarla kemoterapinin kombinasyonunun kompleman proteinlerine etkisi incelendiğinde gruplar arasında anlamlı fark tespit edilmiştir. Sonuç olarak, KHDAK'da kemoterapi ve neoadjuvan immün kontrol noktası inhibitörlerinin kombinasyonunun kompleman proteinlerinin ekspresyon seviyesinde değişikliğe yol açtığı gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: PD-1, Monoklonal antikorlar, İmmünoterapi, Kompleman sistem, Akciğer kanseri
Kiral bileşiklerin enansiyomerlerine ayırımı
Amaç: Bu çalışma, mikonazol türevi kiral bileşiklerin enansiyomerlerine ayrımının yapılması ve enansiyomerik saflığı belirlenmesi ile kiral bileşiklerin farmakolojik aktivitelerini ve toksisitelerini değerlendirerek, analitik çalışmaların preparatif çalışmaya uyarlanabileceğini göstermek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve metot: Kiral bileşiklerin ayrılması için çeşitli yöntemler bulunur. Bu araştırmada antifungal farmakolojik etkisi olan mikonazol türevi dört farklı bileşiğin kiral ayrımı HPLC cihazı ile yapılmıştır. Sabit faz olarak Chiralpak AD kolonu hareketli faz olarak 0,2 ml/dakika akış hızında çeşitli oranlarda (h/h) metanol-n-hekzan karışımları kullanılarak enansiyomerler ayrılmıştır. Cihaza uyumlu dedektör yardımı ile analizi yapılan maddelerin maksimum absorsiyonda verdikleri dalga boyları tespit edilerek kromatogramlar elde edilmiştir. Bu kromatogramlar sabit fazı tanımamıza yardımcı olan ayırma kapasitesi (k 1 ve k 2 ), selektivite (α), etkinlik (teorik tabaka sayısı, N 1 ve N 2 ) ve rezolüsyon (R s ) kromatografi parametrelerini hesaplamamıza yardımcı olmuştur. Bulgular: Çalışmada kullanılan bileşiklerden ikisi metanol/n-heksan (70:30) mobil faz Chıralpak AD kiral sabit fazda daha iyi ayrım sağlamışken diğer iki bileşik kullanılan kolon ve mobil faz sistemi ile enansiyomer ayrımı gerçekleşmemiştir. Sonuç: Geliştirilen analitik HPLC yöntemi ile elde edilen kromatografik sonuçlar, mikonazol türevi kiral bileşiklerin enansiyomerik ayrımı için optimum koşullar başarılı bir şekilde belirlenmiştir. Ayrıca Chiralpak AD kolonun kiral bileşiklerin preparatif ayrımında da uygulanabileceğini gösterilmiştir.
Mantarlarda nükleik asit bileşiklerinin sıvı kromatografisi yöntemi ile tayini
Amaç: Mantarlardaki dikkat çekici nükleosit rezervuarı nedeniyle, son zamanlarda bunların dağılımının nitel ve nicel olarak belirlenmesi önem kazanmıştır. Bu çalışmada Tekirdağ yöresinden toplanan yenilebilir mantar türlerindeki bazı nükleosit ve nükleobazların HPLC sistemi ile analiz edilmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Analizi yapılan mantar türleri sırasıyla Trüf (Tuber borchii), Trüf (Tuber aestivum), Borazan (Craterellus fallax), Kuzu Göbeği (Morchella esculenta), Porçini (Boletus edulis), Sığır Dili (Hydnum repandum), Sarı Kız (Cantharellus cibarius) ve Kanlıca (Lactarius Salmonicolor) mantarlarıdır. Mantarlar liyofilize edildikten sonra -20°C'de muhafaza edilmişlerdir. Mantarda bulunan nükleotidler ters faz sıvı kromatografisi yöntemi ile analiz edilmiştir. Bileşiklerin ayrılması gradient elüsyonla SWEA C18 kolonu (4.6 mm x 250 mm, 5µm) ile gerçekleştirilmiştir. A çözücüsü olarak pH'sı 3.7 olan MeOH: 50 mM sodyum fosfat tamponu (1:99, h/h) karışımı; B çözücüsü olarak pH'sı 6.2 olan MeOH: 50 mM sodyum fosfat tamponu (20:80) kullanılmıştır. İç standart 3-metil ksantindir. Yöntem valide edilmiştir. Liyofilize edilen mantar örneklerini ekstrakte etmek için ses dalgaları destekli sıvı ekstraksiyonu ve basınçlı sıvı ekstraksiyonu olmak üzere iki farklı ekstraksiyon yöntemi ile kullanılmıştır. Ekstraksiyon çözücüsü olarak deiyonize su kullanılmıştır. Sıcaklık, zaman gibi parametreler optimize edilmiştir. Bulgular: 14 nükleotit 25 dakika sürede 254 nm dalgaboyunda eş zamanlı olarak ayrılmıştır. Ses dalgaları ekstraksiyon yönteminin daha etkin olduğu saptanmıştır. Bunun sebebi basınçlı sıvı ekstraksiyonu sisteminin kapalı bir sistem olması ve matriks çözücü etkileşiminin yetersiz kalması olabilir. Çalışılan yenilebilir mantar türleri arasında en yüksek nükleotit miktarına sahip olan tür ün Kuzu Göbeği olduğu bulunmuştur. Sonuç: Çalışılan tüm mantarlarda en fazla bulunan bileşiklerin adenosin, guanosin ve üridin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: HPLC-DAD, nükleobaz, nükleosit, yenilebilir mantarlar, ses dalgaları destekli sıvı ekstraksiyonu
Kardiyoloji polikliniğine başvuran warfarin kullanan hastalarda kanda pıhtılaşma hızının belirlenmesi için tek kullanımlık test kiti geliştirilmesi
Amaç: Bu çalışmada, warfarin kullanan hastalarda INR ölçümünü taşınabilir, güvenilir ve ekonomik bir şekilde gerçekleştirebilmek için yanal akış tabanlı bir test kiti geliştirilmesi ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Test kitinin performansı üzerinde etkili olan membran türü, yüzey aktif madde kullanımı ve parametre optimizasyonu gibi faktörler sistematik bir şekilde incelenmiştir. Materyal ve metot: Çalışmada kullanılan yanal akış tabanlı test kiti, farklı membran türleri (İTK ve NC) ve yüzey aktif maddeler (Tween20 ve SDS) ile optimize edilmiştir. Performans değerlendirmelerinde Taguchi ve TOPSIS yöntemlerinden yararlanılmıştır. Testlerin klinik doğruluğunu belirlemek için ROC analizi uygulanmış ve kitin INR ölçümünde etkinliği değerlendirilmiştir. Bulgular: Yüzey aktif madde türleri arasında, Tween20'nin akış hızını artırdığı ancak varyasyona neden olduğu, SDS'nin ise daha kararlı bir akış sağladığı belirlenmiştir. ROC analizi sonuçları, test kitinin INR ölçümünde orta düzeyde bir ayırt ediciliğe sahip olduğunu göstermiştir. TOPSIS analizi ile en uygun parametre kombinasyonları belirlenerek maliyet ve zaman tasarrufu sağlanmıştır. Sonuç: Bu çalışma, warfarin kullanan hastalarda INR ölçümü için geliştirilmiş yanal akış tabanlı test kitinin klinik pratikte kullanılabilir bir alternatif sunduğunu ortaya koymuştur. Test kitinin düşük maliyetli ve taşınabilir yapısı, özellikle laboratuvar erişiminin sınırlı olduğu bölgelerde önemli avantajlar sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Yanal Akış Testi, INR Ölçümü, Warfarin, Taguchi Yöntemi, TOPSIS, Membran Performansı.