İstanbul Nisantasi University
Institute

Institute of Graduate Studies

İstanbul Nisantasi University

53

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Tez
Master'sOpen AccessTR

Ergen ve yetişkinlerde sosyal medya kullanımı ile tüketici davranışları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı; ergen ve yetişkinlerde sosyal medya kullanımı ile tüketici davranışları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın amacına uygun olarak katılımcıların kişisel özellikleri ile bağımlı değişken olarak ele alınan sosyal medya kullanımı ile tüketici davranışları arasında birlikte değişim ilişkisi olup olmadığı, bu özelliklere bağlı olarak oluşturulan grupların bağımlı değişken olarak ele alınan tüketici davranışları ve sosyal medya kullanımı bakımından farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırma anket yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların esosyal medya kullanım düzeylerini belirlemek amacıyla Türkiye'de geçerlik ve güvenirlik çalışması, Karal ve Kokoç (2010) tarafından hazırlamış olduğu 'Sosyal Medya Kullanım Ölçeği' kullanılırken, tüketici davranışlarını belirlemeye ise yönelik Erken (2019) tarafından geliştirilen 'Tüketici Davranışları Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2020 yılında İzmir ilinde Konak, Gaziemir, Narlıdere ve Karabağlar ilçelerinde yer alan 15-25 ve 26-45 yaş aralığındaki ergen ve yetişkin düzeydeki 250 bireyden oluşmaktadır. Yapılan çalışma bittikten sonra anketler kontrol edilmiş olup yönergeye uygun doldurulmayan anketlerin değerlendirilmeye alınmaması sağlanmıştır. Toplanan veriler SPSS 22 bilgisayar temelli istatistik programı ile çözümlenmiştir. Güvenirlilik testi olarak Crombach Alpha testi tercih edilmiş, bulunan alfa değerlerinin yeterli düzeyde değere sahip oldukları görülmüştür. Çıkarım yöntemi olarak temel bileşenler analiz yöntemiyle kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre sosyal medya kullanımı ile tüketici davranışları arasında pozitif yönlü güçlü düzeyde ilişki olduğu görülmektedir. Sosyal medya kullanımı alt boyutlarından 'sosyal etkileşim ve İletişim' ile tüketici davranışları arasında pozitif yönlü güçlü düzeyde ilişki olduğu bulunmuştur. Sosyal medya kullanımı alt boyutlarından 'tanıma ve tanınma' ile tüketici davranışları arasında da pozitif yönlü güçlü düzeyde ilişki olduğu görülmüştür. Son olarak sosyal medya kullanımı alt boyutlarından 'Eğitim Amaçlı' ile Tüketici Davranışları arasında pozitif yönlü güçlü düzeyde ilişki olduğu bulunmuştur.

ErgenlerSosyal medyaTüketici davranışı+3
Ahmet Yavuz Çalışır
İstanbul Nisantasi University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki kurumsal optisyenlik müesseselerinin rekabet stratejilerinin Porter'ın temel stratejileri bağlamında incelenmesi

Türkiye'de optik sektörünün gelişim potansiyeli yurtiçindeki girişimcilerin dikkatini çektiği kadar yurtdışı girişimcilerinin de dikkatini çekmekte ve optik sektörüne yatırım yaptıkları görülmektedir. Bu kapsamda, kurumsal kuruluşlar profesyonel işletme anlayışıyla kuruluşlarını yöneterek, şube sayılarını arttırarak pazar paylarını da yükseltmek istemektedirler. Hiç şüphesiz ki yurtdışından gelen yatırımcı kuruluşların sektördeki kurumsallığı da etkiledikleri görülmektedir. Bu araştırma Türkiye genelinde optik sektörünün %15' ini oluşturan hem yurtiçi hem de yurtdışı yatırımcılarını kapsayan kurumsal kuruluşların rekabet stratejilerini incelenmektedir. Sektöre giriş yapan kuruluşların sayısının artması sonucunda Türkiye optik sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlar arasında ağır rekabet koşullarının oluştuğu açık bir şekilde görülmektedir. Ancak yaşanan ağır rekabet koşullarında kuruluşların büyüme sağlamasının beraberinde sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlayacakları rekabet stratejileri oldukça az çalışmada yer almıştır. Ekonomi ve işletme alanlarında yaptığı çalışmalarla tanınan Porter'ın temel strateji modeli esas alınmasıyla oluşturulmuş olan bir taksonomi taslağı ile Türkiye'de faaliyet gösteren 8 kurumsal optisyenlik müessesesi yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak incelenmiş, kuruluşların geliştirmiş oldukları rekabet stratejileri araştırılmıştır. Bugünkü ekonomik ortam ve iş ortamı da dikkate alınarak güncellenen taksonomi taslağı, optik sektöründe uygulanmakta olan maliyet liderliği, farklılaşma ve odaklanma stratejileri ile ilgili başlıklar bünyesinde sınıflandırma yapmaktadır. Bu taksonomi kullanılarak elde edilmiş olan bulgular, kuruluşların büyüme dönemlerinde artan rekabet ortamından uzaklaşmak ve tercih edilebilme sebebi oluşturmak için kuruluşlarının yüksek oranda farklılaşma stratejilerini benimsedikleri tespit edilmiştir. Kuruluşların geçmişte ekonomik olarak edindikleri olumsuz tecrübeler sebebiyle maliyetler konusunda olabildiğince duyarlı davrandıkları da tespit edilmiştir. Ancak, ülke genelinde yapılmış olan çalışma sonucunda elde edilen bulgularda üç stratejinin de birbirlerine yakın oranlarda kullanıldığı görülmektedir. Ayrıca optik sektöründe her alanda oluşabilecek hem fırsatlar hem de tehditler karşısında kuruluşların tedbirli olduklarını göstermektedir. Bu çalışma kuruluşların büyüme, mevcut durumlarını koruma ve küçülme dönemlerinde hem etkin hem de verimli olabilecek stratejileri geliştirerek uygulayabilmesi adına önemli bir kaynak oluşturmaktadır.

Optik sektörüOptisyenlerPorter Modeli+7
Naz Esin Başkan
İstanbul Nisantasi University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde sosyal medya kullanımı ile benlik saygısı ve psikolojik iyi oluş arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı; ergenlerde sosyal medya kullanımı ile benlik saygısı ve psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkileri incelemektir. Bu amaç doğrultusunda ele alınan sosyo-demografik değişkenlerle bağımlı değişkenler (sosyal medya kullanımı, benlik saygısı ve psikolojik iyi oluş) arasındaki ilişkiler incelenmiş; sosyo-demografik değişkenler temelinde oluşturulan gruplar arasında bağımlı değişken düzeyleri bakımından farklılık olup olmadığı araştırılmıştır. Ayrıca sosyal medya kullanımının ve psikolojik iyi oluşun benlik saygısını yordayıp yordamadığını da incelenmiştir. Araştırma anket yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların sosyal medya kullanım düzeylerini belirlemek amacıyla Türkiye'de geçerlik ve güvenirlik çalışması, Solmaz ve arkadaşları (2013) tarafından hazırlamış olduğu 'Sosyal Medya Kullanım Ölçeği', benlik saygısı düzeyini belirlemeye yönelik Çuhadaroğlu (1986) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 'Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği' kullanılırken katılımcıların psikolojik iyi oluş düzeylerini belirlemek için de Türkçe gerçerlik ve güvenirlik çalışması Telef (2013) tarafından yapılan 'Psikolojik İyi Oluş Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini İzmir ilinde çeşitli liselerde öğrenim gören 150 bireyden oluşmaktadır. Toplanan veriler SPSS 22 bilgisayar temelli istatistik programı ile çözümlenmiştir. Verilerin güvenilir olup olmadığını belirlemede Crombach Alpha analizi uygulanmıştır. Araştırmada kullanılan temel bileşenler yöntemi ile çıkarımsal analizlerde bulunulmuştur. Araştırma bulgularına göre sosyal medya kullanımının benlik saygısını etkilediği ve sosyal medya kullanımı ile benlik saygısı arasında negatif yönlü orta düzeyde ilişki olduğu görülmektedir. Aynı şekilde sosyal medya kullanımının psikolojik iyi oluşu etkilediği ve sosyal medya kullanımı ile psikolojik iyi oluş arasında pozitif yönlü orta düzeyde ilişki olduğu görülmektedir. Son olarak benlik saygısı kavramının psikolojik iyi oluşu etkilediği ve benlik saygısı ile psikolojik iyi oluş arasında pozitif yönlü orta düzeyde ilişki olduğu bulgulanmıştır.

Benlik saygısıErgen psikolojisiErgenler+4
Baran Keskin
İstanbul Nisantasi University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Havacılık sektöründe vardiyalı çalışma örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti üzerine bir araştırma

Havacılık sektöründe vardiyalı sistemde çalışanlar üzerinde gerçekleştirilen bu çalışmayla, vardiyalı çalışanlarda örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti ilişkisi araştırılmıştır. Bu doğrultuda, çalışma evreni olarak İstanbul ilindeki İstanbul Havalimanı yer hizmetleri işletmesi olan TGS (Turkish Ground Services) şirketinin çalışanları seçilmiştir. Örneklem ise basit tesadüfi örnekleme tekniği ile çalışmaya katılmayı kabul eden personelden oluşturulmuştur. Toplamda 397 adet anket analize tabi tutulmuştur. Hazırlanan anket formu demografik özellikler, örgütsel bağlılık ölçeği ve işten ayrılma niyeti ölçeği olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Anketler sonucunda elde edilen verilerin analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; vardiyalı çalışanlarda örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti ile cinsiyet arasındaki ilişkiyi incelediğimizde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Fakat örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti ile yaş, medeni durum, iş ünvanı, çalışma süresi, tecrübe, gelir düzeyleri arasında anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca örgütsel bağlılık ve eğitim düzeyi arasında anlamlı bir ilişki tespit edilirken, işten ayrılma niyeti ve eğitim düzeyi arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Havacılık sektörü ele alınarak yapılan bu çalışmayla örgütsel bağlılık, işten ayrılma niyeti ve vardiyalı çalışma alanlarında literatüre katkı sağlayan sonuçlar elde edilmiştir. Anahtar kelimler: İşletme Yönetimi, Vardiyalı Çalışma, Örgütsel Bağlılık, İşten Ayrılma Niyeti, Havacılık Sektörü

Hava yolu işletmeleriHavacılık sektörüVardiya sistemi+5
Nida Karaoğlu
İstanbul Nisantasi University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik sermaye ve örgüt kültürü ilişkisi: Spor salonu çalışanları üzerine bir inceleme

Bu tezin amacı, psikolojik sermaye ve örgüt kültürü arasındaki ilişkiyi incelemektir. Pozitif psikoloji halinin sağlanması için bireyin geçmişten hoşnut olması ve tatmin olmuş olması; geleceğe ilişkin de umut beslemesi ve iyimserlik içinde bulunması gerekliliği vardır. Örgütte psikolojik sermayenin oluşturulması, korunması ve buna sürekli katkı sağlanması için sosyal düzeyde ve grup düzeyinde çalışılmalıdır. Bunlar, bireysel düzeyde pozitif düşünmeye etki edecek ana anahtarlardır. Kültür, kişinin yaşam tarzını ve olayları algılama biçimini, dolayısıyla da psikolojik sağlık durumunu etkileyen bir faktördür. Durum örgütler için de benzerdir. Örgütün sahip olduğu kültür, çalışanların psikolojik iyilik hallerini de şekillendirmektedir. Psikolojik sermaye ve örgüt kültürü arasındaki ilişkiyi anlayabilmek adına korelasyon analizden faydalanılmıştır. Veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, psikolojik sermaye ile örgüt kültürü arasında alt boyutlar düzeyinde ilişkiler tespit edilmiştir.

Pozitif psikolojik sermayePsikolojik sermayeSpor işletmeleri+3
Ahmet Süngeriçlioğlu
İstanbul Nisantasi University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Uluslararası ticarete yönelik teşvikler ve ekonomik etkileri

Dış ticaret kavramı ekonomide kalkınmanın tamamlayıcı unsurlarından biri haline gelmiştir. Ülkeler ekonomik anlamda sürdürülebilirliğini ve gelişimini devam ettirebilmesi için dış ticarete verdikleri önemi gittikçe arttırmışlardır. Bu bağlamda ülkeler ihracatı arttırmak amacı ile çeşitli muafiyet ve teşvik programları yürütmektedir. Girdi temininde dışa bağımlı olan Türkiye de bu kapsamda çok sayıda program geliştirilmekle birlikte üreticinin ham madde, yarı mamul madde veya ara malı ithalatında karşılaşacağı vergileri kısmen veya tamamen ortadan kaldıran ekonomik etkili gümrük rejimleri uluslararası ticareti arttırmada yoğun bir kullanım alanı bulmaktadır. Bu kapsamda sağlamış olduğu katma değer, makroekonomik göstergeler üzerinde oluşturduğu etkiler ve ekonomik açıdan uygulanabilirlik unsurları birlikte değerlendirildiğinde en yoğun kullanılan gümrük rejiminin dahilde işleme rejimi (DİR) olduğu görülmektedir. DİR kapsamında yapılan destek üreticinin ihracat etmek üzere ürettiği ürün çeşitliliğini arttırabilmesini sağlamaktadır ve gümrük müafiyetleri sayesinde elde ettiği maliyet avantajı nedeniyle uluslararası piyasadaki rekabet gücünü arttırmaktadır. DİR'in sağladığı bu avantajlar da ülkelerin dış ticaret hacmini arttırmaktadır. Bu çalışmada da Türkiye için DİR kapsamında uluslararası ticaret teorik ve ampirik olarak incelenmiştir. Çalışmanın ekonometrik analiz bölümünde DİR kapsamında yapılan ithalat ve ihracatın önemli makroekonomik göstergeler olan dış denge ve ekonomik büyüme üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Analiz dönemi olarak aylık veri kapsamında ulaşılabilen en uzun veri aralığı olan 2005:01-2021:07 dönemi dikkate alınmıştır. Bu ilişkinin incelenmesinde zaman serisi regresyon analizi, VAR (Vector Autoregression) analizi ve Nedensellik analizi kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre DİR kapsamında yapılan ihracatın ekonomik büyümeyi arttırıcı, dış ticaret dengesini iyileştirici etkisinin olduğu; DİR kapsamında yapılan ithalatın ise ekonomik büyümeyi azaltıcı, dış ticaret dengesini kötüleştirici etkisi olduğu ampirik olarak ortaya koyulmuştur. Ayrıca dış ticaret dengesi ve DİR kapsamında yapılan ihracat ve ithalat değişkenlerinin birbirleri ile çift yönlü nedenselliğe sahip olduğu görülürken, ekonomik büyümeden de bu değişkenlere tek yönlü bir nedensellik ilişkisi olduğu tespit edilmiştir.

Dahilde işleme rejimiEkonomik etkiNedensellik+5
İzzet Ulvi Yönter
İstanbul Nisantasi University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Müşteri ilişkileri yönetimi e-ticaret alanlarında dünya devi şirketlerin uygulama sonuçları

Günümüzde iletişim teknolojilerinin gelişmesi ile özellikle elektronik ticaret alanında yüksek rekabet ortamı söz konusu olmuştur. Her ticari faaliyet için ekonomik sürdürülebilirliğin temelinde müşteri kavramı vardır. Müşteri bu derece önemli bir konumdayken Müşteri İlişkileri Yönetimi/ Customer Relationship Management (CRM), müşterilerin kritik önemi ile ilgili pazarda şirketlerin rekabette öne çıkmasını sağlar. Şirketler değişken ve belirsizlikler arz eden ekonomik koşullarda müşterilerin ihtiyaç duyduğu desteği vererek gerçek değeri yaratacak unsurları ortaya çıkartmak durumundadır. Bu konu özellikle son dönemde müşterilerin kişiselleştirme taleplerinin artmasıyla beraber özellikle perakende ticaret için ilişki yönetimi açısından daha önemli hale gelmiştir. Müşteri ilişkilerinin önemi ilişkileri süreklilik arz edecek biçimde yönetmek, şirkete ve ürün, servislerden memnun ve sadakati yüksek bir kitle ortaya çıkarmaya çalışmaktır. Bu süreç bir taraftan müşterilerle arasındaki ilişkileri senkronize etmek ve özellikle perakende sektöründe öne çıkıp hızlı rekabet koşullarına uyum sağlamak, diğer taraftan kaynaklarını optimize ederek verimliliğini korumak ile alakalıdır. Müşteri davranışlarını ve taleplerini anlamaya adanmış bir süreç yönetimi süregelen bir başarının kilit rolündedir. CRM ayrıca müşteri odaklı yeni ve yaratıcı ürünlerin geliştirilmesine öncülük eder. Yüksek düzey tüketici hizmetleri sayesinde uzun vadeli şirket müşteri ortaklıkları kurmak bakımından önem arz eder. Dünya devi teknolojik perakende şirketleri özelinde şirketlerin CRM süreçlerine ne kadar önem verdikleri ortadadır. Örneğin Amazon dünya çapında perakende sektöründe elektronik ticaretin liderlerindendir. Amazon gibi benzer büyük ölçekli şirketler süreç ortakları ve son müşterileri ile doğrudan ve münhasıran internet üzerinden iş yapmak üzerine model kurmuşlardır. Amazon'un benimsediği iş modeli olarak kapsamlı bir şekilde özelleştirilmeyi öne çıkarılmaktadır. Buna benzer bir konsepti Çin merkezli faaliyet gösteren Aliexpress gibi dünyanın diğer büyük bir elektronik ticaret perakendecisi de kabul etmiş gözükmektedir. Bu örneklerden yola çıkarak müşteri gereksinimlerini karşılamak ve sadakat oluşturmak için bilgi sistemleri, iş süreçleri ve hizmet deneyimleri çevrimiçi ortam imkânlarından faydalanarak yüksek kalite ile sürdürülmek durumundadır.

Elektronik ticaretFacebookMüşteri ilişkileri+5
Mehmet Semih Aydın
İstanbul Nisantasi University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenevleri çalışanlarının demografik özellikleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi üzerine bir araştırma

Ülkemizde ve dünyada doğru çalışanı bulmak ve istihdam etmek gün geçtikçe daha da önem kazanmaktadır. Özellikle kısa süreli çalışan ve sürekli iş değiştiren çalışanlar yüzünden işletmelerin kaynakları boşa harcanmaktadır. Bir çalışanın herhangi bir kuruma adapte olması, kurumun kültürünü, ürünleri, müşterileri, tedarikçileri ve rakipleri tanıması zaman isteyen bir konudur. Kurumlarına bağlılık hissetmeyen çalışanlar sık sık iş değiştirerek hem kendilerine hem de kurumlarına zarar vermektedirler. Bu çalışmada örgütsel bağlılık ve demografik özellikler konuları beraber incelenerek, aralarındaki ilişki tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma, ülke genelinde yapılan ve 126 öğretmenevinin çalışanları ile gerçekleştirilen bir çalışmadır. Ankete 655 kişi katılmış olup, 7 kişinin anketi özen göstermeden doldurduğu gözlemlendiği için, bu 7 kişinin verileri hesaba katılmamıştır. Bunlara ilave olarak bugüne kadar ki örgütsel bağlılık çalışmalarının literatür incelemeleri yapıldığında, öğretmenevleri ile ilgili yazılmış bir tez veya makaleye rastlanılmadığı için konu hem bakanlık hem de öğretmenevleri yöneticileri için de oldukça önemlidir

DemografiDemografik özelliklerÇalışanlar+3
Abdullah Kürşat Balta
İstanbul Nisantasi University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni bir pazarlama tekniği olarak influencer (Etkileyici kimse) pazarlamanın önemi

Teknoloji sayesinde tüketiciler istedikleri, düşündükleri ve hatta hayal ettikleri her şeye kolayca ulaşabilmektedirler. İnternetin gelişmesiyle birlikte sosyal medya da insanların günlük hayatlarının vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Sosyal medya ile birlikte günlük hayat akışına dahil olan influencer'ların tüketicilerin alışveriş kararlarında etkileri oldukça fazladır. Birçok tüketici, sosyal medya üzerinden takip ettikleri influencer'ların önerisiyle hareket etmektedir. Sadece takip ettikleri influencer'ların önerdiği ürünleri alırlar ya da firmaların yaptığı kampanyaları bu influencer'lar üzerinden takip ederler. Pazarlama stratejileri açısından influencer pazarlamanın etkisi tüketiciler üzerinde oldukça güçlüdür. Influencer pazarlama, tüketicilerin satın alma kararlarını olumlu yönde etkilemektedir. Günümüzde sosyal medya araçlarının önemi giderek artmış ve orta düzeyde bir tüketicinin hayatında iletişim stratejilerinin temel unsurlarından biri haline gelmiştir. Sosyal medyanın ortaya çıkmasıyla birlikte markalar pazarlamada influencerlar ile iş birliği yapmaktadır. Markaların öncelikli amaçları, seçtikleri influencer kanalı aracılığıyla hedef tüketiciye ulaşmak ve bu influencerların imajıyla özdeşleşen kültürel anlamı markalarına taşımaktır. Günümüzde markalar ünlü kişilerden çok influencerlara yöneliyor. Bu, tüketicilerin üçüncü taraflara olan güveninden kaynaklanmaktadır. Tüketiciler işletme olmadıkları için güvendikleri, tanıdıkları ve tanıdıkları kişilerin tavsiyelerine daha çok inanırlar. Bu noktada influencerlar, markayı belirli tüketicilere bağlayan arkadaşlar gibi hareket eder. Influencerlar sadece takipçilerini etkilemez; ayrıca takipçilerini etkileyerek markayı duyuruyorlar. Influencer'lar, markanın web sitesine takipçi çeker, markanın sosyal medyada görünürlüğünü artırır, deneyimlerini ve önerilerini aktararak satın alma olasılığını artırır. Bu araştırmada değişen ve gelişen pazarlama sayesinde firmaların sıklıkla tercih ettiği stratejilerden biri olan Influencer pazarlamanın pazarlama açısından önemi ve pazara etkileri incelenmiştir. Influencerların farklı bağlamlarda sosyal etkiye sahip oldukları görülmüştür. Güven ve samimiyetin kaynak ile tüketici zihni arasındaki bağları oluşturduğu ve bu bağların markaları pazarlama hedeflerine ulaştıracak ve istenilen satın alma niyetini sağlayacak etkiyi yarattığı düşünülmektedir.

PazarlamaPazarlama yöntemleriSanal ortamlar+2
Selin Bülbül
İstanbul Nisantasi University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVİD-19 sürecinde hemşirelerin ücretlendirme politikalarının iş performansı üzerinde etkisi

COVİD-19 2019 yılının aralık ayında Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkmıştır. 11 mart 2020 de WHO tarafından küresel bir pandemi olarak ilan edilmiştir. Tüm dünyanın COVID-19 ile verdiği mücadelede hemşirelik mesleğinin en önde savaşması sonucunda getirdiği sorunlarda gündeme gelmiştir. Bu tez çalışmasında COVID-19 sürecinin sağlık çalışanlarına etkisi incelenmiş, hemşirelerin çalışma koşulları, motivasyon düzeyleri incelenmiş ve en büyük tartışma konusu olan COVID-19 sürecinde ücrete dayalı performans sisteminin çalışanların performansına katkı sağlayıp sağlamadığının incelenmesi amaçlanmıştır. Bütün ülkelerin COVID-19 salgını ile mücadele etmesi ve bu süreçte güncel bir konu olan performansa dayalı ücretlendirme sisteminin sağlık çalışanları tarafından eleştirilmesi bakımından oldukça önemli bir çalışmadır. Bu araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni, covid-19 sürecinde hemşirelerin ücretlendirme politikaları, bağımsız değişkenler ise cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, çalışılan birim, meslekte bulunulan süre, kurumda çalışma süresi ve iş performansıdır. Bu araştırmanın evrenini, İstanbul ilinde bulunan eğitim ve araştırma hastaneleri oluşturmaktadır. Söz konusu hastaneler arasından, random (küme) örnekleme yöntemi ile seçilen S.B.Ü İstanbul Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. 311 hemşirenin tamamına ulaşılmıştır. Hemşireler, araştırmaya gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, bir anket formu ve iki tane ölçek kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, SPSS for Windows 25.0 istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında bağımsız grup t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way Anova) kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek amacıyla post-hoc testlerinden Gabriel ve Scheffe testi kullanılmıştır. Bu çalışmada anlamlılık düzey .05 olarak belirlenmiştir. Hemşirelerin performansa dayalı ücret sistemine yönelik algıları ile performans değerleme ölçeğinin bütün alt boyutları arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir.

COVID 19HemşirelerPandemiler+6
Şule Ciddioğlu
İstanbul Nisantasi University · Institute of Graduate Studies
2022
00