
15
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Rehber hemşirelik uygulamasının yeni mezun hemşirelerin gerçeklik şoku, klinik uyumu ve mesleki yeterlikleri üzerindeki etkisi
Araştırma rehber hemşirelik uygulamasının yeni mezun hemşirelerin gerçeklik şoku, klinik uyumu ve mesleki yeterlikleri üzerine etkisini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma karma tipte olup girişim ve kontrol gruplu (ön test–son test kontrol desenli), kör teknikli, randomize kontrollü deneysel yöntem ve odak grup görüşme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2021 yılında kuruma başlayan 65 yeni mezun hemşire, örneklemini güç analizi sonucunda 56 yeni mezun hemşire (28 girişim, 28 kontrol) oluşturmuştur. Araştırmanın birinci aşamasında rehber hemşireler eğitilmiş, ikinci aşamada ise rehber hemşirelik uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte kontrol grubunda yer alan hemşirelere 1 ay süren rutin klinik oryantasyon eğitimi, girişim grubu hemşirelerine ise 1 ay süren rehber hemşirelik uygulaması yapılmış ve yeni mezun hemşireler 3 ay boyunca izlenmiştir. Nicel veriler, rehber hemşirelik uygulaması öncesinde, uygulama sonrasında ve araştırmanın 3. ayında toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak Rehber Hemşire Bilgi Formu, Hemşire Yetkinlik Ölçeği, Rehber Hemşire Eğitimi Sınav Formu, Yeni Mezun Hemşire Bilgi Formu, Gerçeklik Şoku Ölçeği, Hemşire Mesleki Yeterlik Ölçeği, Klinik Oryantasyon Eğitimi Ön-son testi, Klinik Oryantasyon Portfolyosu, Rehber Hemşire Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin toplanması için de rehber hemşirelik uygulaması öncesinde ve sonrasında Odak Grup Görüşmesi yapılmıştır. Elde edilen veriler G*Power analizi, ortalama, standart sapma, medyan, frekans, yüzde, minimum, maksimum, Cronbach's Alpha, Shapiro-Wilk testi, Bağımsız gruplar t testi, Mann-Whitney U testi, Pearson korelasyon analizi, Spearman korelasyon analizi kullanılmış, niteliksel veriler ise MAXQDA 2022 programı kullanılarak analiz edilmiş, anlamlılık p<0,05 düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırmada girişim grubundaki hemşirelerin rehber hemşirelik uygulaması sonrası, araştırmanın 1. ve 3. ayında yapılan değerlendirmelerinde bilgi ve beceri puanlarının arttığı ve kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Girişim grubundaki hemşirelerin gerçeklik şoku puanları ise kontrol grubundaki hemşirelerden düşük olduğu görülmüştür. Mesleki yeterlik puanlarında ise her iki grup arasında fark bulunmamıştır. Sonuçlar doğrultusunda; rehber hemşirelik uygulamasının yeni mezun hemşirelerin gerçeklik şoku ve klinik uyumu üzerine olumlu etkisi olduğu, yeni mezun hemşirelerin bilgi ve beceri düzeylerinde anlamlı artışlar görüldüğü, mesleki yeterlik düzeyi ölçümü içinde 1 aylık sürenin yeterli olmadığı söylenebilir.
Hemşirelik öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerinin incelenmesi
Araştırma hemşirelik öğrencilerinin 21. yüzyıl öğrenen becerilerinin incelenmesi amacıyla geçekleştirilmiştir, tanımlayıcı, ilişki arayıcı ve kesitsel araştırma niteliktedir. Araştırmanın evrenini; 2021-2022 eğitim öğretim yılında Yüksek Öğretim Kurulu'na (YÖK) bağlı İstanbul'da bulunan kuruluş yıllarına göre köklü iki devlet üniversitesi ve dört vakıf üniversitesinin Hemşirelik Fakülteleri ve Sağlık Bilimleri Fakültelerine bağlı lisans düzeyinde eğitim verilen hemşirelik bölümlerinde birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıfta okuyan hemşirelik öğrencileri oluşturmuştur (N=2960). Araştırmanın örneklemi ise; amaçlı ve tabakalı örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olup, ulaşılabilecek en fazla sayıda hemşirelik öğrencisine ulaşılması hedeflenmiş ve katılmaya gönüllü 1328 hemşirelik öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir (n=1328).Veriler hemşirelik öğrencilerinin sosyodemografik özelliklerini belirlemek amacıyla geliştirilmiş "Bilgi Formu", öğrencilerin kendi sosyal ve bilimsel etkinliklere katılımlarına, küresel sorunlara ilgilerine, kariyer planlamalarına, teknolojik gelişmeleri takiplerine, teknoloji ve medya okuryazarlıklarına yönelik puanlamalarını içeren "Görsel Analog Ölçeği (VAS)", "21. Yüzyıl Öğrenen Becerileri Kullanım Ölçeği (21YYÖBKÖ)" kullanılarak toplanmıştır. Veriler; IBM SPSS Statistics 26 programın kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma analizinde yüzde, minimum, maksimum, ortalama ve standart sapma analizleri, iç tutarlılık analizi (cronbach α), verilerinin normal dağılımında varyans katsayısı analizi ve Shapiro-Wilk testi, parametrik ve nonparametrik analiz yöntemleri, Student t testi, Tek yönlü varyans analizi testi kullanılmıştır. Sonuçlar %95'lik güven aralığında, anlamlılık p˂0,05 düzeyinde değerlendirilmiştir. Çalışmaya katılan hemşirelik öğrencilerinin yaş ortalamalarının 20,65±1,54 olduğu, öğrencilerin çoğunlukla kadın (%84,0) ve çekirdek ailede yetişmiş (%85,6) oldukları, aile evinde (%57,5) yaşadıkları ve çalışmadıkları (%91,9) kendilerini büyük oranda kendilerini sosyal (%50,5) ve yeniliğe açık (%47,4) olarak tanımladıkları, çoğunlukla ikinci sınıf öğrencisi oldukları (%28,1), devlet üniversitesinde öğrenim gördükleri (%59,2), vakıf üniversitelerinde öğrenim görenlerin çoğunlukla %50 burslu olduğu (%69,6) ve bir yabancı dil bildikleri (%47,2) saptanmıştır. Hemşirelik öğrencilerinin VAS ifadelerine verdikleri yanıtların analizinde öğrencilerin en yüksek puanı "Bilgi edinirken sosyal medyadan yararlanırım." ifadesinden (7,57±2,34) en düşük puanı ise "Öğrenci kulüplerinde aktif rol alırım." ifadesinden (2,93±2,72) aldıkları belirlenmiştir. Hemşirelik öğrencilerinin 21YYÖBKÖ ve alt boyut puanları incelendiğinde, ölçek toplamından ortalama 3,49±,51 puan aldıkları, en düşük ortalama puanı "İşbriliği ve Esneklik Becerileri" alt boyutundan (3,06±,74), en yüksek ortalama puanı ise "Bilişsel Beceriler" alt boyutundan aldıkları (3,93±,51) belirlenmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda hemşirelik öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerinin orta seviyede olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin 21. yüzyıl becerilerinin cinsiyet, çalışma, kendini tanımlama, üniversite türü, yabancı dil bilme durumundan etkilendiği; aile yapısı, yaşam yeri, sınıf düzeyi, yaş değişkenlerinden etkilenmediği bulunmuştur. 21YYÖBKÖ puanları ve VAS puanları arasındaki ilişki incelendiğinde hemşirelik öğrencilerinin 21. yüzyıl becerileri ile bilgi edinirken sosyal medyadan yararlanma, teknolojik gelişmeleri takip etme, küresel sorunları takip etme, sosyal faaliyetlere katılma, bilimsel programlara katılma durumları arasında zayıf güçte pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu bulunmuştur. Alt boyutlar ile yapılan karşılaştırmalarda ise hemşirelik öğrencilerinin, Bilişsel Becerileri ile teknoloji okuryazarlıkları olduklarını düşünme, kişisel ve mesleki gelişimleri için sertifika programlarını takip etme ve sosyal sorumluluk projelerine katılma durumları arasında; İş birliği ve Esneklik Becerileri ile bilgi edinirken sosyal medyadan yararlanma meslekleriyle ilgili kariyer planlaması yapma, teknolojik gelişmeleri takip etme, küresel sorunları takip etme, sosyal faaliyetlere katılma, medya okuryazarı olma durumları arasında; Yenilikçilik Becerileri ile sosyal faaliyetlere katılma durumları arasında zayıf güçte ve pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Hemşirelik eğitim programlarının 21. yüzyıl becerilerine yönelik yapılandırılmasının, hemşirelik eğitim programlarında 21. yüzyıl becerilerine yönelik tutum ve farkındalığı arttıracak ders, proje ve etkinliklerin arttırılmasının ve öğrencilerin 21. yüzyıl becerilerinin gelişmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Hemşire öğretim elemanlarının COVID-19 pandemi sürecindeki küresel gelecek algılarının incelenmesi
Araştırma hemşire öğretim elemanlarının Covid-19 pandemi sürecindeki küresel gelecek algılarının incelenmesi amacıyla tanımlayıcı nitelikte gerçekleştirilmiştir. Araştırma evrenini; İstanbul ilinde bulunan, devlet ve vakıf üniversitelerine bağlı hemşirelik anabilim dallarında ders veren öğretim elemanları oluşturmuştur (N=511). Araştırmanın örneklemi; amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilmiş olup araştırmanın amacı kapsamında dâhil edilme kriterlerine uyan (kuruluş yıllarına göre İstanbul'da 10 yıl ve üzeri eğitim veren üniversitelerde görev yapma, en az yüksek lisans mezunu olma, Covid-19 pandemi sürecinde hemşirelik anabilim dallarında en az bir yıldır ders veriyor olma, araştırmaya katılmaya istekli olma) kurumlarda çalışan hemşire öğretim elemanları oluşturmuştur (n=160). Araştırma, toplam 142 hemşire öğretim elemanı ile gerçekleştirilmiştir. Veriler; "Tanıtıcı Bilgi Formu" ve "Algılanan Küresel Gelecek Ölçeği" kullanılarak toplanmış ve IBM SPSS Statistics 28 Programı kullanılarak analiz edilmiştir. Hemşire öğretim elemanlarının yaş ortalamaları 40,65±11,46 olup çoğunluğu kadın (%95,8), evli (%59,2) ve doktora programı mezunudur (%61,3). Araştırma bulgularına göre hemşire öğretim elemanlarının Covid-19'la birlikte gelecekteki küresel sorunları düşünmelerinin arttığı (%95,8), bu sorunların geleceğin öngörülebilir olmadığını düşünmelerine yol açtığı (%87,3), alınan önlemlerin pandeminin seyrini etkilediğini düşündükleri (%92,3) görüldü. Hemşire öğretim elemanlarının çoğu (%62,7) pandemide öğrencilerin derse katılımını kontrol etmekte zorlandığını ifade etti. Hemşire öğretim elemanlarının; pandeminin hemşirelik mesleğinin geleceğini büyük oranda (%52,8) olumlu etkileyeceğini, küresel geleceğe yönelik robotik uygulamaların hemşirelik mesleğinin geleceğini büyük oranda (%59,2) olumlu yönde değiştireceğini, bir insansı robot ile çalışmayı isteyip istemediklerine ilişkin soruya büyük oranda evet yanıtını verdikleri (%54,9), çoğunluğun (%69,7) insansı robotların işyerinde kendi çalışanları olarak işlerini kolaylaştıracağını düşündükleri, buna karşın katılımcıların yine çoğunluğu (%47,9) iş ortamında insansı robotlar ile çalışmanın gelecekte insanları işsiz bırakacağını düşündükleri saptandı. Hemşire öğretim elemanlarının küresel geleceği etkileyecek öncelikli sorunlara yönelik verdikleri cevaplar incelendiğinde; "Su kaynaklarının tükenmesi ve sanitasyon sorunu" maddesinin en yüksek oranda (%88) tercih edildiği saptandı. Hemşire öğretim elemanlarının Algılanan Küresel Gelecek Ölçeği toplamından 4,25±,39 puan aldığı ve küresel geleceği algı düzeylerinin yüksek olduğu saptandı. Hemşire öğretim elemanlarının Algılanan Küresel Gelecek Ölçeği alt boyutlarına göre ortalama puanları incelendiğinde; en yüksek ortalama puanın "Çevrenin geleceği" alt boyutundan, en düşük ortalama puanın ise "Biyoteknolojinin geleceği" alt boyutundan alındığı belirlendi. Araştırma sonucunda hemşire öğretim elemanlarının küresel geleceğe yönelik yüksek düzeyde farkındalığa sahip olduğu görüldü. Araştırma sonucunda hemşire öğretim elemanları ile yapılan küresel gelecek çalışmalarının artırılması, hemşire öğretim elemanlarının gelecekteki küresel sorunlara yönelik öngörülerin önemine yönelik farkındalıklarının artırılması, uzun süredir çalışmakta olan hemşire öğretim elemanlarının küresel gelecek algılarıyla ilgili araştırmalar artırılarak küresel gelecek algılarını etkileyen faktörlerin incelenmesi önerilmektedir. Mayıs 2024, .132 sayfa. Anahtar kelimeler: Küresel gelecek, Covid-19, Hemşire, Hemşire öğretim elemanı, Algı
Üniversite öğrencilerinin eğitimde dijital dönüşüme hazıroluşları ile dijital okuryazarlıkları arasındaki ilişki
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİN EĞİTİMDE DİJİTAL DÖNÜŞÜME HAZIROLUŞLARI İLE DİJİTAL OKURYAZARLIKLARI ARASINDAKİ İLİŞKİ Ali KAHYAOĞLU İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Hemşirelikte Eğitim Anabilim Dalı Hemşirelikte Eğitim Programı Danışman: Doç. Dr.Emine ŞENYUVA Kahyaoğlu, A. (2024). Üniversite Öğrencilerinin Eğitimde Dijital Dönüşüme Hazıroluşları ile Dijital Okuryazarlıklarının İlişkisi. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Hemşirelikte Eğitim Anabilim Dalı. Yüksek Lisans Tezi. İstanbul. Araştırmada, üniversite öğrencilerinin eğitimde dijital dönüşüme hazır oluşları ile dijital okuryazarlıkları arasındaki ilişkinin ve etkileyen etmenlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı araştırma tipindedir. Araştırmanın evrenini, 2023-2024 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında İstanbul ilinde bulunan bir devlet üniversitesindeki fakültelerde öğrenim gören tüm 4. sınıf öğrencileri (N: 2769) oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini oluşturan 461 4. sınıf öğrencisinden fakültelere göre örnekleme alınacak öğrenciler, tabakalı örnekleme yöntemi ile belirlenmiş, öğrenciler araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul edenler arasından gelişigüzel örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Veri toplama araçları olarak; Öğrenci Bilgi Formu, Eğitimde Dijital Dönüşüme Hazır Oluş Ölçeği ve Dijital Okuryazarlık Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın verilerinin analizi; IBM SPSS 26 istatistik paket programında gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin dijital dönüşüm hakkındaki bilgi düzeyleri ortalama 5.91±2.20'dir. Öğrencilerin çoğunluğu dijital dönüşüm ile ilgili bilgiyi sosyal medyadan, internetten, sınıf ortamından, TV, gazete, dergiden, arkadaş ortamından edinmiştir. Öğrencilerin %38 dijital dönüşüm ile ilgili çalışmalar hakkında bilgi sahibidir. Öğrencilerin %28,8 dijital dönüşüm ile ilgili çalışmalara katılmıştır. Öğrencilerin çok azı ülkemiz eğitim sisteminin ve eğitimcilerin dijital dönüşüme hazır olduğunu düşünmektedir. Öğrencilerin eğitimde dijital dönüşüme hazır oluş düzeyleri ortalama, 6,18± 2,41'dir. Öğrencilerin EDDHÖ toplam ve tüm alt boyut (Davranışsal Tutum ve Duyuşsal Tutum) puan ortalamaları ile DOÖ toplam ve tüm alt boyut (Tutum, Teknik, Bilişsel ve Sosyal duygusal) puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak pozitif yönlü orta düzeyde bir ilişki vardır (p<0,05). Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda; Eğitim kurumlarının dijital okuryazarlık eğitimine ve dijital dönüşüm sürecine yönelik stratejiler geliştirmesinin teşvik edilmesi, öğrencilerin eğitimde dijital dönüşüme hazır oluşlarına ve dijital okuryazarlıklarına ilişkin bilgi, tutum ve becerilerini geliştirecek/artıracak etkinlikler düzenlenmesi, eğitimcilerin dijital becerilerini geliştirmek için sürekli eğitim ve destek programları düzenlenmesi önerilebilir. Mayıs 2024 , 98 sayfa. Anahtar kelimeler: Dijital Dönüşüm, Eğitimde Dijital Dönüşüm, Dijital Okuryazarlık, Eğitim
Akran danışmanlığının hemşirelik öğrencilerinin sosyal-duygusal öğrenme becerilerine ve sosyal öz- yeterliğine etkisi
AKRAN DANIŞMANLIĞININ HEMŞİRELİK ÖĞRENCİLERİNİN SOSYAL-DUYGUSAL ÖĞRENME BECERİLERİNE VE SOSYAL ÖZ- YETERLİĞİNE ETKİSİ Ayşe Nur AYDEMİR İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Hemşirelikte Eğitim Anabilim Dalı Hemşirelikte Eğitim Programı Danışman: Doç. Dr. Emine ŞENYUVA (2024).Akran Danışmanlığının Hemşirelik Öğrencilerinin Sosyal Duygusal Öğrenme Becerilerine ve Sosyal Öz yeterliğine Etkisi. Yüksek Lisans Tezi .İstanbul. Hemşirelik var olan mesleki bilgi ve becerilerin yanı sıra yüksek düzeyde duyguların farkına varma, duygularını yönetme, etkin dinleme, bireyi anlama, empati yapma, etkili iletişim kurma, sosyal etkileşimlerde ve ilişkilerde bulunma vb. becerileri içeren bir meslektir. Hemşirelik öğrencilerinin sosyal duygusal öğrenme becerilerini ve sosyal öz yeterliklerini geliştirmede akran danışmanlığı en etkili bir yöntemlerden biridir. Araştırmada, akran danışmanlığının hemşirelik öğrencilerinin sosyal duygusal öğrenme becerilerine ve sosyal öz yeterliğine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, randomize kontrollü deneysel araştırma tasarımındadır. Araştırmada evren olarak, İstanbul ilinde yer alan devlet üniversitelerinden birindeki Hemşirelik Fakültesi'nde 2023- 2024 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören bütün 2. sınıf öğrencileri (N: 228) olarak belirlenmiştir. Girişim grubundaki 47 akrana, 23 akran danışmanı olarak atanmıştır. Kontrol grubundaki akranlara, akran danışmanı atanmamıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak; Akran Danışmanı Bilgi Formu, Akran Bilgi Formu, Sosyal Duygusal Öğrenme Becerileri Ölçeği, Sosyal Öz Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Değerlendirme yapılırken tanımlayıcı istatistiksel analizler ve normal dağılıma sahip olan verilerde nicel verilerin karşılaştırılabilmesi için iki bağımsız gruplardaki fark için bağımsız t testi, ikiden fazla bağımlı aşama karşılaştırılmalarında da tekrarlı şekilde yapılan ölçümlerde varyans analizi yöntemi kullanılmıştır. Girişim grubunun Sosyal Duygusal Öğrenme Becerileri Ölçeği toplam puan ortalamasında 3.ay izlem puan ortalamasının uygulama öncesi puan ortalamasından yüksek olduğu görülmektedir. Kontrol grubunun Sosyal Duygusal Öğrenme Becerileri Ölçeği toplam puan ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farka rastlanmamıştır. Girişim ve kontrol grubunun Sosyal Öz Yeterlik Ölçeği puan ortalamaları arasında anlamlı bir farka rastlanmıştır. Girişim grubunun 3.ay izlem puanının daha yüksek olduğu görülmektedir. Girişim grubunun arkadaşlık ilişkileri, sosyal girişkenlik, kalabalık önünde rahat olabilme, gruba katılabilme alt boyutlarının ve Sosyal Öz Yeterlik Ölçeği toplamının 3.ay izlem puan ortalaması kontrol grubundan daha yüksektir. Kontrol grubunun sosyal destek/yardım sunabilme alt boyutunun 3.ay izlem puan ortalaması girişim grubundan yüksektir. Elde edilen bulgular ile; akran danışmanlarına, akranların sosyal duygusal öğrenme becerilerini ve sosyal öz yeterliklerinin gelişimini destekleyecek etkinlikleri/çalışmaları içeren, onları bu konuda yönlendirecek Akran Danışmanı Eğitimi verilmesi, akranların sosyal duygusal öğrenme becerilerinin ve sosyal öz-yeterliklerinin gelişiminin sağlanması amacı ile akran danışmanı ve akranların birlikte çalışabilecekleri ortamların sağlanması, sosyal projeler yürütülmesi, üniversitelerde/fakültelerde bulunan öğrenci kulüplerine ve sportif aktivitelere yönlendirilerek katılımlarının ve sosyalleşmelerinin desteklenmesi önerilebilir. Kasım 2024, 113 sayfa. Anahtar kelimeler: Akran danışmanlığı, Sosyal duygusal öğrenme, Sosyal öz yeterlik, Hemşirelik öğrencisi, Akran, Akran danışmanı
İlkokullarda görev yapan öğretmenlerin diyabet yönetimine ilişkin öğrenme gereksinimleri: Nitel bir çalışma
Araştırma, ilkokullarda görev yapan öğretmenlerin, diyabet yönetimine ilişkin öğrenme gereksinimlerinin belirlenmesini amaçlayan, nitel tasarım tipinde ve fenomenolojik desende bir çalışmadır. Araştırma İstanbul'un bir ilçesindeki ilkokulda görev yapan, 2 yönetici ve 22 öğretmen olmak üzere toplam 24 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında, odak grup görüşmesi yöntemi ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler, içerik analiz yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışmada araştırma ve yayın etiğine uyulmuştur. Katılımcıların yaş ortalaması 41,46 yıldır, %83,33'ü kadın, %95,83' lisans mezunudur. Araştırmada katılımcıların, diyabet yönetimine ilişkin öğrenme gereksinimlerine yönelik görüşlerine ilişkin veriler; dört tema ve dokuz alt tema altında gruplandırılmıştır. Temalar; diyabete ilişkin öğrenme gereksinimleri, diyabete ilişkin duygular, okulda diyabet yönetimine ilişkin sorunlar, okulda diyabet yönetimine ilişkin önerilerdir. Araştırmada, öğretmenlerin okulda diyabet yönetimine ilişkin kendilerini yeterli görmedikleri saptanmıştır. Öğrenme gereksinimi duyulan konular; diyabet hakkında temel bilgilerin sağlanması, diyabet yönetimine ilişkin acil durumlar ve müdahaleler konusunda yeterlilik kazandırılması ve diyabetli öğrencilerin ihtiyaçlarına özgü eğitim olarak ifade edilmiştir. Araştırma sonuçları öğretmenlerin okulda diyabet yönetimine ilişkin kendilerini yeterli görmediklerini okulda diyabet yönetimine yönelik öğrenme gereksinimlerinin olduğunu ortaya çıkarmıştır. "Ulusal Okulda Diyabet Programı" projesinin uygulamaya geçirilmesi ve bu konuda farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmaların yapılması önerilmektedir.
5E modeline temellendirilen eğitim becerileri eğitim programının geliştirilmesi ve değerlendirilmesi: hemşire araştırma görevlileri örneği
Araştırmada, 5E Modeline temellendirilen eğitim becerileri eğitim programının Dick, Carey ve Carey Öğretim Tasarım Modeli doğrultusunda geliştirilmesi, hemşire araştırma görevlilerine çevrim içi ortamda uygulanması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma karma yöntem ve açıklayıcı ardışık desendedir. Araştırmanın birinci kısmı, niceliksel desende tek gruplu ön test son test yarı deneysel tipte; ikinci kısmı, niteliksel desende ve fenomenolojik tiptedir. Araştırmanın nicel boyutunda örneklemi Türkiye genelinde çalışan 26 hemşire araştırma görevlisi, nitel boyutunda ise eğitim programı ve veri toplama sürecini tamamlamış katılımcılar arasından kura ile belirlenen 8 kişi oluşturmuştur. Araştırmada nicel veriler; katılımcı bilgi formu, Eğitim Becerileri Ölçeği, eğitim becerileri bilgi testi, sunum değerlendirme formu, Yapılandırmacı Öğrenme Ortamlarını Değerlendirme Ölçeği; nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırma verileri, Şubat- Haziran ayları arasında toplanmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda veriler; aritmetik ortalama, standart sapma, medyan, Cronbach Alpha iç tutarlılık analizi, Wilcoxon işaretli sıralar testi, Friedman testi, KR-20 ve 21 güvenirlik katsayısı, madde güçlük ve madde ayırt edicilik indeksi ile test edilmiş; nitel boyunda ise betimsel analiz yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda; katılımcıların Eğitim Becerileri Bilgi Testi son test ve izlem testi puanının ön test puanından anlamlı düzeyde yüksek olduğu; Eğitim Becerileri Ölçeği ve ölçeğin alt boyutlarında izlem testi puanının ön testte göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlenmiştir. Sunum değerlendirme formunda eğitimcinin verdiği puanının öz, akran değerlendirmesine göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlenmiştir. Katılımcılar eğitim ortamının yapılandırmacı yaklaşıma uygunluğunu yüksek düzeyde olumlu bulmuştur. Araştırmanın nitel boyutunda; Eğitim Becerilerine Yönelik Bilgi Düzeyi, Eğitim Becerilerini Uygulama Durumu, Eğitim Programına Yönelik Görüşler olmak üzere üç tema ve bu temalara bağlı altı alt tema oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda tüm hipotezler doğrulanmış; Eğitim Becerileri Eğitim Programının katılımcıların bilgi düzeyini, eğitim becerilerini geliştirdiği etkili bir eğitim programı olduğu belirlenmiştir.
Yüksek gerçeklikli, web tabanlı ve hibrit simülasyon yöntemlerinin hemşirelik öğrencilerinin erişkinlerde ileri yaşam desteği uygulamasına etkisi
Giriş: İleri yaşam desteği, kardiyak arreste müdahalede uygulanan bir tıbbi girişimdir. Kardiyak arrestin erkenden tanılanmasının, arreste zamanında/etkili müdahalenin hasta sağ kalımı üzerindeki olumlu etkisi göz önünde bulundurulduğunda hemşirelerin ileri yaşam desteği konusunda eğitim alması son derece önemlidir. Amaç: Yüksek gerçeklikli simülasyon, web tabanlı simülasyon ve hibrit simülasyon (web tabanlı simülasyon+yüksek gerçeklikli simülasyon) yöntemleri ile gerçekleştirilen ileri yaşam desteği eğitimlerinin hemşirelik öğrencilerinin bilgi ve becerilerine etkisinin incelenmesidir. Yöntem: Çalışma; üç girişim gruplu ön test- son test kontrol grupsuz randomize deneysel tasarım türündedir. Örneklemi, girişim gruplarında yer alan toplam 74 son sınıf hemşirelik öğrencisi oluşturdu. Veriler; Tanıtıcı Bilgi Formu, İleri Yaşam Desteği Bilgi Testi, İleri Yaşam Desteği Beceri Kontrol Listesi, Simülasyon Tasarım Ölçeği, Öğrenmede Öğrenci Memnuniyeti ve Özgüven Ölçeği, Eğitim Değerlendirme Formu kullanılarak; eğitim öncesi- eğitim sonrası ve eğitimden 4 ay sonra toplandı. Verilerin analizinde; yüzde, ortalama, ki- 14 kare, Karma Desen Anova, bağımlı gruplar t testi, tek yönlü varyans analiz yöntemleri kullanıldı. Bulgular: Öğrencilerin bilgi testi puanları grup içinde karşılaştırıldığında üç girişim grubunda; ön-son test puanı arasında, ön-izlem testi puanı arasında ve son-izlem testi puanı arasında anlamlı fark görüldü. Girişim grupları arasında ön-son test puanları arasında anlamlı fark bulunmazken hibrit simülasyon grubundaki öğrencilerin bilgi düzeyi, diğer gruplardan daha yüksekti. Öğrencilerin beceri düzeyleri grup içinde incelendiğinde; yüksek gerçeklikli ve web tabanlı simülasyon uygulamasında; ön-son test, ön-izlem testi ve son-izlem testi arasında anlamlı fark bulundu. Hibrit simülasyon grubunda son-izlem testi arasında anlamlı fark görülmedi. Girişim grupları arasında; yüksek gerçeklikli simülasyon ve hibrit simülasyondaki öğrencilerin son test beceri puanı, web tabanlı simülasyona göre daha yüksekti. İzlem testinde hibrit simülasyon grubundaki öğrencilerin beceri düzeyi diğer gruplardan, yüksek gerçeklikli simülasyon grubundaki öğrencilerin beceri düzeyi web tabanlı simülasyon grubundan daha yüksekti. Girişim gruplarının hepsinde, simülasyon tasarımı, öğrenci memnuniyeti ve özgüvene yönelik puanlarının yüksek olduğu belirlendi. Sonuç: Üç farklı simülasyon yöntemi ile gerçekleştirilen ileri yaşam desteği eğitimlerinin kısa dönemde öğrencilerin bilgi düzeylerinde benzer etkiler gösterdiği, ancak izlem çalışmasında hibrit simülasyonun hem bilgi hem de beceri düzeyinde daha kalıcı etkisi olduğu belirlendi.
İşe yeni başlayan hemşirelere yönelik web tabanlı e-mentörlük programının hazırlanması ve değerlendirilmesi
Giriş: İşe hazır olma süreci, hemşirelerin eğitimden meslek yaşamına geçerken mesleki rollerini benimsemeleri, gerekli bilgi ve deneyimleri edinip klinik ortama uyum sağlamalarını kapsamaktadır. Bu kritik dönemde, mesleğe bağlılığı ve sağlık ekibinin etkin bir üyesi olabilmek için gereken becerilerin kazanımı şekillenir. Hemşirelerin işe uyum sürecini kolaylaştırmak için iyi yapılandırılmış oryantasyon programları ve mentör desteği sağlanmalıdır. Amaç: Araştırma işe yeni başlayan hemşirelerin işe uyumunu kolaylaştırmak amacıyla, çevrim içi bir e-mentörlük programının tasarlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve işe uyuma etkisinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Bu araştırma ön-son test tek gruplu deneysel tipte olup bir kamu hastanesindeki hemşirelerle yapılmıştır. Örneklem büyüklüğü; orta düzey etki (Cohen's f = 0,25), α = 0,05, 1–β = 0,80, üç tekrarlı ölçüm ve ρ = 0,6 varsayımlarıyla G*Power 3.1.9.4 ile en az 24 hemşire olarak olarak belirlenmiştir. Olası veri kayıpları göz önünde bulundurularak her gruba 6 hemşire eklenmiş ve toplamda 60 hemşire (menti: 30, mentör: 30) çalışmaya dahil edilmiş, araştırmadan ayrılanlarla birlikte 50 hemşire (menti:25, mentör:25) ile araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, Menti Bilgi Formu, Mentör Bilgi Formu, Web Sitesi Kullanılabilirlik Ölçeği, İşe Hazır Olma Ölçeği, Mentör Davranış Ölçeği ve Menti Değerlendirme Formu ile program öncesi, sonrası ve programdan 1 ay sonra toplanmıştır. Veriler SPSS v27 ile analiz edilerek nicel değişkenler ortalama, standart sapma, medyan, minimum ve maksimum; nitel değişkenler ise frekans (n) ve yüzde (%) ile değerlendirilmiştir. Tekrarlı ölçümler için Repeated Measures ANOVA; ölçümler arası farklılıkları test etmek amacıyla Paired Samples t-test; ölçek puanları arasındaki ilişkileri incelemek için Pearson korelasyon analizi uygulanmış ve tüm analizlerde %95 güven aralığı ile p<0,05 anlamlılık düzeyi esas alınmıştır. Bulgular: Mentilerin işe hazır olma ölçeği ve alt boyutlarında ön test, son test ve bir ay sonraki kalıcılık testi puanları arasında anlamlı artış görülmüştür. Sonuç: E-mentörlük programının hemşirelerin işe hazır oluş düzeylerinin artırılmasında etkili olduğu belirlenmiştir.
El hijyeni eğitimi sanal gerçeklik simülasyonu geliştirilmesi ve etkililiğinin değerlendirilmesi: Hemşirelikte hizmetiçi eğitim örneği
Giriş: Sağlık hizmetlerinin kalitesi ve hasta güvenliği açısından sorun oluşturan sağlık hizmeti ilişkili enfeksiyonların önlenmesinde el hijyeni önemli bir önlem olarak kabul edilmektedir. Hemşirelerin el hijyeni uyum oranlarının korunması ve artırılması için iyi yapılandırılmış eğitim programlarınına gereksinim vardır. Amaç: Araştırma hemşirelerin el hijyeni davranışlarını kazanmasına yönelik el hijyeni sanal gerçeklik simülasyonu eğitimi geliştirilmesi, uygulanması ve el hijyeni uyumuna etkisinin değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Araştırma, randomize kontrollü deneysel bir çalışmadır. Araştırma bir üniversite hastanesinin hemşireleri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi evren büyüklüğü bilinen örneklem hesaplaması aracılığıyla; etki büyüklüğü 0,05 ve yanılgı düzeyi %5 alınarak belirlenen %95 güven aralığında evreni temsil etme gücüne sahip toplam 66 kişi olarak belirlenmiştir. Veri kaybı ihtimali düşünülerek 76 hemşire ile planlama yapılmış, çalışmadan ayrılanlarla birlikte 67 hemşire ile çalışma gerçekleşmiştir. Deney ve kontrol grubundaki hemşirelere "Sağlık Hizmeti İlişkili Enfeksiyonların Önlenmesinde El Hijyeni" konulu eğitim programı uygulanmıştır. Deney grubundaki hemşirelere ayrıca el hijyeni VR simülasyon eğitimi verilmiştir. Veriler; Tanıtıcı Form, Bilgi Testi, El Yıkama Davranışını Planlı Davranış Modeli Açısından Değerlendirme Ölçeği, El Hijyeni Gözlem Formu ile eğitim öncesi, eğitim sonu ve eğitimden 2 ay sonra toplanmıştır. Eğitim programı değerlendirilmesi amacıyla tüm hemşirelere Eğitim Değerlendirme Formu, yalnızca sanal gerçeklik simülasyon eğitimi alan hemşirelere Simülasyon Tasarım Ölçeği, Öğrenmede Öğrenci Memnuniyeti ve Özgüven Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler yüzde, ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum, kategorik değişkenler için Ki-Kare analizi, bağımlı ve bağımsız gruplar için t testi, Karma Desen Anova ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Bulgular: El hijyeni VR simülasyon eğitimi alan hemşirelerin kontrol grubundaki hemşirelere göre el hijyenine ilişkin bilgi düzeyi puanının, el yıkama davranışı puanının ve el hijyeni uyum oranının anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır. Sonuç: Geliştirilen el hijyeni VR simülasyon eğitiminin hemşirelerin el hijyenine ilişkin bilgi düzeyi, el yıkama davranışı ve el hijyeni uyum oranlarının artırılmasında etkili olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: El hijyeni eğitimi, Sanal gerçeklik, Simülasyon, Hemşire
Ters yüz öğrenme modelinin hemşirelerin kanıta dayalı uygulama yetkinliği üzerindeki etkisi
Hemşirelerin klinik karar almada kullanabileceği ve önerilen karar verme stratejisi kanıta dayalı uygulamadır. Hemşirelerin kanıta dayalı uygulama kullanımları yetersizdir ve bunun en önemli sebeplerinden birisi bu konudaki bilgi ve beceri yetersizlikleridir. Çok yönlü ve teknolojik tabanlı bir eğitim modeli olan ters yüz öğrenme ile hemşirelere kanıta dayalı uygulama bilgi, beceri ve kullanım yetkinliği kazandırılabilir. Araştırmada, ters yüz öğrenme modeline dayalı kanıta dayalı uygulama yetkinliği eğitiminin planlanması, planlanan eğitimin uygulanarak hemşirelerin kanıta dayalı uygulama bilgi, beceri ve yetkinliğine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, açıklayıcı ardışık desen kullanılarak karma yöntem araştırma tasarımına göre yürütülmüştür. Nicel boyutta, ön test-son test ölçümleriyle tek gruplu yarı deneysel bir desen kullanılmış; nitel boyutta ise hemşirelerin ters yüz öğrenme modeline dayalı eğitime ilişkin görüşleri bireysel derinlemesine görüşmelerle elde edilmiştir. Araştırma bir eğitim ve araştırma hastanesinde çalışan 19 sorumlu hemşire ile gerçekleştirilmiştir. Veriler; Hemşire Bilgi Formu, Kanıta Dayalı Uygulama Bilgi Testi ve Kanıta Dayalı Uygulama Yetkinlik Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmada nicel veriler; frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler, Shapiro-Wilk, Friedman ve Wilcoxon Signed Rank testleri ile analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılım göstermesi durumunda ise bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmış; gruplar arası fark olması durumunda Bonferroni düzeltmeli post-hoc testler kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi yöntemi tercih edilmiştir. Tüm analizlerde anlamlılık düzeyi p<0,05, güven aralığı ise %95 olarak kabul edilmiştir. Araştırma, ClinicalTrials.gov veri tabanına NCT06988878 numarasıyla kaydedilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, ters yüz öğrenme modeline dayalı eğitimin hemşirelerin kanıta dayalı uygulama bilgi ve beceri düzeylerini artırdığı, tutum ve yetkinlik düzeyinde istatiksel olarak anlamlı bir değişiklik yaratmadığı, hemşirelerin bu modelin kullanımına ilişkin olumlu görüşler bildirdiği gözlenmiştir. Sonuç olarak; bu araştırma, ters yüz öğrenme modeli ile desteklenen eğitimlerin hemşirelerin kanıta dayalı uygulama bilgi ve uygulama becerilerini geliştirmede etkili bir model olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar kelimeler: ters yüz öğrenme modeli, ters yüz eğitim modeli, ters yüz edilmiş sınıf, hemşirelik eğitimi, kanıta dayalı uygulama, kanıta dayalı hemşirelik, kanıta dayalı uygulama yetkinliği
Hemşire öğretim elemanları ve öğrencilerin hemşireliğin geleceğine yönelik algısı ile eğitimde yapay zeka kullanım davranışlarının karşılaştırılması
Araştırmanın amacı; kamu ve vakıf üniversitelerindeki hemşire öğretim elemanları ve hemşirelik öğrencilerinin, hemşireliğin geleceğine yönelik algısı ve eğitimde yapay zekâ kullanım davranışlarının karşılaştırılmasıdır. Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tipteki araştırmada, örneklemi 90 hemşire öğretim elemanı ve 934 hemşirelik öğrencisi oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında sosyodemografik ve mesleki özellikleri içeren "tanıtıcı bilgi formu" ve "Hemşireliğin Geleceğine Yönelik Algı Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler SPSS 27 version ile analiz edilmiştir. Hemşireliğin geleceğine yönelik algı ölçeği toplam puan ortalaması öğrencide 106,37±20,00 (Min=31, Max=155), öğretim elemanında 119,83±15,53'tür (Min=76, Max=155) ve katılımcıların hemşireliğin geleceğine yönelik algısı pozitiftir. Öğrencilerin %86,3'ünün yapay zekâ kullanmış olduğu ancak %83,5'inin bir eğitim almadığı, %77,8'inin güncel gelişmeleri takip ettiği, yapay zekâ ile ilgili bilgi düzeyine ort 2,60±0,8 puan (5 üzerinden) verdiği belirlenmiştir. Öğretim elemanlarının %90'ının yapay zekâ kullanmış olduğu, %42,2'sinin eğitim aldığı, %77,8'inin güncel gelişmeleri takip ettiği, yapay zekâ ile ilgili bilgi düzeyine ort 2,69±0,77 puan (5 üzerinden) verdiği belirlenmiştir. Katılımcıların hemşireliğin geleceğine yönelik algısı ve yapay zekâ kullanım davranışları arasında anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Birinci sınıf öğrencilerinin, vakıf üniversitesinde öğrenim görenlerin, hemşirelik eğitiminden memnun olanların, yapay zekâ teknolojilerindeki güncel gelişmeleri takip eden, hemşirelik eğitiminde yapay zekâ teknolojilerini çok sık kullanan, yapay zekâ teknolojilerinin hemşireliğin ve hemşirelik eğitiminin geleceğini olumlu etkileyeceğini düşünen öğrencilerin hemşireliğin geleceğine yönelik algısı daha olumludur. Yapay zekâ teknolojilerinin hemşireliğin ve hemşirelik eğitiminin geleceğini olumlu etkileyeceğini düşünen öğretim elemanlarının hemşireliğin geleceğine yönelik algısı daha olumludur. Araştırma sonuçlarının, eğitimde yapay zekâ kullanım durumu ve hemşireliğin geleceğine yönelik algı ile ilgili çalışmalar için veri tabanı sağlayacağı, eğitimde yapay zekâ kullanımına yönelik öneriler geliştirmede yararlı olacağı düşünülmektedir.
Enfeksiyon kontrol hemşirelerinin eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi
Bu araştırma, enfeksiyon kontrol hemşirelerinin eğitim gereksinimlerini ve hizmet içi eğitimlerde eğitim becerilerini kullanma sıklığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel tasarıma sahip araştırmaya, Türkiye genelinde kartopu örnekleme yöntemiyle ulaşılan 403 enfeksiyon kontrol hemşiresi katılmıştır. Veri toplamada Tanıtıcı Bilgi Formu, Eğitim Gereksinimi Belirleme Formu ve Eğitim Becerileri Ölçeği kullanılmış; veriler tanımlayıcı istatistikler, t-testi, tek yönlü varyans analizi ve Pearson korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda enfeksiyon kontrol hemşirelerinin eğitim gereksinimlerinin konulara göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. "Eğitim İhtiyacı" ve "Hukuksal Boyut" konularına yönelik gereksinim puanları daha yüksek bulunurken, "Eğitim Becerisi" ve "Enfeksiyon Kontrol Önlemleri" modülleri daha orta düzey gereksinimle değerlendirilmiştir. Hemşirelerin eğitim becerilerini kullanma sıklıkları yüksek düzeyde olmasına karşın, hem oryantasyon hem de gelişim eğitimlerine olan eğitim gereksinimleri bulunmuştur. Eğitim Becerileri Ölçeği toplam puanı ile yaş, mezuniyet düzeyi ve mesleki deneyim süresi gibi bazı tanıtıcı özellikler arasında anlamlı farklar tespit edilmiştir. Sonuç olarak enfeksiyon kontrol hemşirelerinin eğitim sürecinin uygulama ve değerlendirme basamağına yönelik eğitime, özellikli birimlerdeki uygulamalar, sürveyans, hukuksal boyut ve mikrobiyoloji ile ilgili konularda kapsamlı ve sürekli eğitim etkinliklerine ihtiyaç duyduğu saptanmıştır. Bu kapsamda, enfeksiyon kontrol hemşirelerine yönelik düzenli, modül bazlı ve ihtiyaca özel yapılandırılmış hizmet içi eğitimlerin yüz yüze veya çevrim içi formatlarda sunulması önerilmektedir.
Yoğun bakım hemşirelerinin dijital okuryazarlık ,yapay zekâ hazırbulunuşlukları ve yapay zekâ kaygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Araştırmada yoğun bakım hemşirelerinin dijital okuryazarlık düzeyleri, yapay zekâ hazırbulunuşlukları ve yapay zekâ kaygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi; dijital okuryazarlık ve yapay zekâ hazırbulunuşluk düzeylerinin yapay zekâ kaygısını yordama gücünü ortaya koymaktır. Araştırma, tanımlayıcı ve ilişki arayıcı (correlational) niteliktedir. Bu değişkenlerin birbirini yordama gücünü değerlendirmek amacıyla makine öğrenmesi (machine learning) temelli yordayıcı (predictive) modelleme yaklaşımı kullanılmıştır. Bu yönüyle araştırma, ilişkisel-kestirimsel (correlational-predictive) nicel araştırma deseni kapsamında değerlendirilmektedir. Araştırmanın örneklemi kartopu örnekleme yöntemi ile ulaşılan, araştırmaya dâhil edilme kriterlerine sahip 352 yoğun bakım hemşiresi ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları olarak; Bilgi Formu, Dijital Okuryazarlık Ölçeği, Tıbbi Yapay Zekâ Hazırbulunuşluk Ölçeği Yapay Zekâ Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS Statistics for Windows 25.0 programı ve Python kullanılmıştır. Araştırmada yoğun bakım hemşirelerinin dijital okuryazarlık düzeyi (102,39±12,30), tıbbi yapay zekâya yönelik hazır bulunuşluk düzeylerinin orta düzeydedir (67,94±15,86), yapay zekâ kaygısı (89,82±19,11) orta düzeyin üzerindedir. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda DOÖ'nin toplamı ile; TYZHÖ'nin bilişsel, beceri, öngörü, etik alt boyutu ve toplamı arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişki vardır. Dijital okuryazarlığın TYZHÖ üzerindeki etkisini değerlendirmek amacıyla yapılan çoklu doğrusal regresyon analizi sonuçlarına göre : dijital okuryazarlığın günlük kullanım ve profesyonel üretim boyutları yapay zekâ hazır bulunuşluk üzerinde pozitif etkiye sahiptir, buna karşılık etik ve sorumluluk boyutunun negatif etkisi bulunmaktadır. Makine öğrenmesi analizine göre, dijital okuryazarlık ve tıbbi yapay zekâ hazırbulunuşluğu alt boyutları, yapay zekâ kaygısı üzerinde belirleyicidir (R² = 0,68). Feature importance analizi, kaygıyı en çok etkileyen faktörün bilişsel farkındalık olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda yoğun bakım hemşirelerinin dijital okuryazarlık ve yapay zekâ hazırbulunuşluk düzeylerini artırmak için kapsamlı eğitim programları düzenlenmelidir. Eğitim ve teknoloji entegrasyon programları, gece vardiyası ve farklı yoğun bakım birimlerinde çalışan hemşirelerin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak planlanmalıdır. Kaygıyı azaltmak için hemşirelere yapay zekâ tabanlı uygulamalar planlanırken geri bildirimleri dikkate alınması önerilmektedir.
Hemşirelerin mesleki ve çalışma koşulları özellikleri ile algılanan örgütsel desteğin verimliliğe ilişkin tutumlarına etkisi
Çalışmanın amacı, hemşirelerin mesleki ve çalışma koşulları özellikleri ile algıladıkları örgütsel desteğin verimlilik tutumlarına etkisini belirlemektir. Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tasarımda gerçekleştirilen bu araştırma, Ocak 2021- Mart 2021 tarihleri arasında Türkiye'de yer alan özel, üniversite ve kamu hastanelerinde çalışan hemşirelere Koç Qualtrics programı ile çevrim içi anket oluşturularak sosyal medya aracılığı ile ulaşılıp araştırmaya katılmaya gönüllü 372 hemşire ile yapılmıştır. Araştırmada veriler, hemşirelerin bireysel, mesleki ve çalışma koşulları özelliklerini belirleyen 18 soru ile "Algılanan Örgütsel Destek Ölçeği" ve "Verimliliğe İlişkin Tutum Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde; tanımlayıcı analizler, Kolmogorov Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis Testi (ileri analizde Bonferroni düzeltmeli Mann Whitney U testi) ve Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. Hemşirelerin, verimliliğe ilişkin tutumlarının (44,41±10,61) ortalamanın altında, algılanan örgütsel desteğin (2,80±0,7) ise ortalamanın üstünde olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin verimliliğe ilişkin tutum puanı ile yaş ve cinsiyet arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Ölçek toplam puanı ile birimdeki toplam çalışma süresi, kurumdaki toplam çalışma süresi, hemşirelik mesleğinde toplam çalışma süresi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmazken; eğitim durumu, çalıştığı birim, kurum türü, vardiya şekli, iş yükü durumu, son zamanlarda kurumdan ayrılmayı düşünme durumu, kurumda hemşireler için sunulan kariyer gelişim olanaklarından memnuniyet durumu, kurumda hemşireler için sunulan eğitim olanaklarından memnuniyet durumu, iş doyumundan memnuniyet, alınan ücretten memnuniyet, mesleki otonomi, kuruma bağlılık durumu ile istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Algılanan Örgütsel Destek Ölçeği toplam puanı ile Verimliliğe İlişkin Tutum Ölçeği toplam puanları arasında güçlü düzeyde, pozitif yönde, çok ileri düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur (r=.65, p<0.01), algılanan örgütsel destek puanı yüksek olan hemşirelerin verimliliğe ilişkin tutumlarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak; hemşirelerin mesleki ve çalışma koşulları özellikleri ile algıladıkları örgütsel desteğin verimlilik tutumlarına etki ettiği saptanmıştır. Bu bulgular doğrultusunda yönetici hemşirlerin, hemşirelerin verimlilik tutumlarını artırmaya yönelik stratejileri kurumlarında uygulamaları önerilir.