Kırşehir Ahi Evran University
Discipline

Horticulture

Kırşehir Ahi Evran University

731

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Katlanmış haploidi tekniği ile geliştirilen Kırkağaç kavun hibritlerinin bazı tarımsal özellikleri

Bu çalışmada Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü tarafından katlanmış haploidi tekniğiyle geliştirilen 8 adet çeşit adayının alçak tünel altında bitki gelişimi, verim ve meyve özellikleri araştırılmıştır. Materyal olarak Sİ-6-200S x SR-1-200S, SR-1-200S x Sİ-6-200S, SR-1-200S x 57-9, 7-20 x SR-13, 289-13 x SR-32, AB-55 x Sİ-6-200S, 230-6 x SR-1-200S, AB-18-200X x SR-1-200S Fı hibritleri kullanılmış ve ilk erkek çiçek açma süresi, % 50 erkek çiçek açma süresi, ilk dişi çiçek açma süresi, % 50 dişi çiçek açma süresi, bitki boyu (cm), ana gövde çapı (mm), boğum sayısı (adet/bitki) ve meyve parametreleri [verim (kg/m2), meyve et randımanı (%), meyve eti kalınlığı (cm), meyve kabuk kalınlığı (mm), SÇKM (%), meyve ağırlığı (g), meyve yüksekliği (cm), meyve çapı (cm), çekirdek evi uzunluğu (cm), çekirdek evi çapı (cm)] incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, şahit çeşitlere göre bitki gelişimi, verim ve meyve özellikleri bakımından en yüksek değerleri gösteren genotiplerin, bitki boyu ve boğum sayısında 7-20 x SR-13 melezi, verimlilikte AB-18-200X x SR-1-200S melezi, meyve ağırlığında Sİ-6-200S x SR-1-200S, meyve yüksekliğinde AB-55 x Sİ-6-200S, meyve çapında 289-13 x SR-32, çekirdek evi uzunluğunda SR-1-200S x 57-9, 7-20 x SR-13, 289-13 x SR-32 ve 230-6 x SR-1-200S, çekirdek evi çapında AB-55 x Sİ-6-200S olduğu tespit edilmiştir.

İrem Biçer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Adana ve osmaniye illeri zeytinlerinin (Olea europaea L.) moleküler markörler aracılığıyla genetik tanımlanması.

Bu çalışmada, Adana ve Osmaniye illerinden toplanan toplam 41 yabani ve kültür zeytin genotipi ile Çukurova Üniversitesi ve Harran Üniversitesi bünyesinde yer alan zeytin genetik koleksiyonlarından temin edilen 36 referans zeytin çeşidi SSR markör tekniği uygulanarak moleküler düzeyde tanımlanmıştır. Çalışma, 2015-2017 yılları arasında toplam 77 zeytin genopinde yürütülmüştür. Genotiplerin moleküler tanımlanmasında 9 adet SSR markörü (UDO9, UDO12, UDO24, UDO26, DCA15, UDO4, DCA18, DCA9, DCA11) kullanılarak genetik düzeyde allel profilleri ve genetik yakınlık düzeyleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre toplam allel sayısı 101 adet olarak belirlenirken, lokus başına en düşük allel sayısı 3 allel/primer (UDO9), lokus başına en yüksek allel sayısı 31 allel/primer (DCA9) bulunmuştur. Ortalama allel sayısı lokus başına 11.22 allel/primer'dir. Ortalama beklenen heterezigotluk (He) ve gözlenen heterezigotluk (Ho) oranı sırasıyla 0.512 ve 0.675 olarak bulunmuştur. Kümeleme analizi sonucu oluşturulan dendogramlarda 2 ana grup ortaya çıkmıştır. Genotiplerin büyük kısmını kapsayan ikinci grup içinde, 2 alt grup elde edilmiştir.

Mehmet Ulaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı topraksız kültür ortamlarında yetişen farklı yaşlardaki bazı sofralık üzüm çeşitlerinde kök budama uygulamalarının verim ve kalite özelliklerine etkisi

Bu çalışmada, kokopit ve perlit:torf (2:1) katı kültür ortamlarında yetiştirilen 2 ve 3 yaşlı Yalova İncisi ve Prima üzüm çeşitlerinde kök budama uygulamasının üzüm verimi ve bazı salkım ve tane özellikleri ile yaprakların makro ve mikro besin maddeleri düzeyine etkisi araştırılmıştır. Kuş net altında ve 32 litrelik saksılarda yetiştirilen bitkilere haftada bir kez değiştirilmiş Hoagland besin çözeltisi uygulanmıştır. Bitkilerin gelişme dönemlerine göre verilen su miktarı günde ortalama 1-3 litre arasında değişmiştir. Çalışma sonucunda kök budama uygulamalarından Yalova İncisi çok, Prima çeşidi ise nispeten daha az etkilenmiştir. Bitki yaşının artmasıyla Yalova İncisi'nde bir miktar verim kaybı olmuş, Prima çeşidinde uygulama etkilerinin önemli olmadığı belirlenmiştir. Yalova İncisi için Kokopit, Prima için Perlit:Torf ortamı daha uygun bulunmuştur. Kök budama uygulaması Yalova İncisi'nde salkım büyüklüğüne bağlı olarak verimi azaltmıştır. Bu etki Prima'da daha az olmuştur. Bunlara karşın, her iki çeşitte elde edilen değerlerin sofralık üzümlerde istenen standart kalite değerleri içinde yer aldığı görülmüştür. Uygulamaların etkisi bitki besleme açısından değerlendirildiğinde ortam uygulamaları her iki çeşitte Kokopit ortamında P ve K elementleri yüksek değerler vermiştir. Ca değeri Perlit:Torf ortamında yüksek çıkmıştır. Yalova İncisi kök budama uygulamasında makro elementler değişiklik göstermemiştir. Makro elementlerde genel olarak Yalova İncisi'nde ve Prima' da N'nin fazlalık, K'nın noksanlık sınır değerleri içinde yer aldığı saptanmıştır. Mikro element içerikleri ise yeterli düzeyde bulunmuştur.

Sultan Kaya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Melezleme ıslahıyla seçilmiş çilek genotiplerinin verim, kalite özelliklerinin belirlenmesı ve moleküler karakterizasyonu

Bu tez çalışmasıyla, melezleme ıslahı yöntemi kullanılarak, yerli çilek çeşitlerindeki üstün tat ve aroma özellikleri, yabancı orijinli çeşitlerin yüksek verim ve meyve et sertlik değerleriyle birleştirilmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda; elde edilen 4.066 adet melezde; bitki, çiçek ve meyve yapılarına göre seçimler yapılmış ve istenilen özellikleri taşıyan 229 adet genotip belirlenmiştir. Seçilmiş 229 adet genotipin ebeveynlerle birlikte, fenolojik gözlemleri ile pomolojik analizleri yapılmıştır. Elde edilen verilere tartılı derecelendirme metodu uygulanarak, 13 adet üstün özellikli genotip seçilmiştir. Seçilen bu genotipler ve ebeveynlerine; birinci yıldaki gözlem ve analizlere ilave olarak daha ayrıntılı analizler yapılmıştır. 2016-2017 yetiştirme sezonunda elde edilen verilere uygulanan tartılı derecelendirme sonucunda; '36', '61' ve '33' numaralı melezlerin ebeveynlerinden bile yüksek puanlar alarak, ön plana çıktıkları görülmüştür. Seçilmiş bu melez genotiplerin, anne ebeveynlere göre, benzer antioksidan içeriği, daha yüksek ester oranları ve fakat daha düşük meyve et sertlik değerlerine sahip oldukları dikkat çekmiştir. Bu melezlerin doğrudan sanayiye yönelik birer çeşit veya yüksek antioksidan kapasitesi, verim, koku ve tat özellikleri ile taze tüketim için gen kaynakları olabileceği düşünülmektedir. Bu melezlerin ticari çeşit olabilmeleri için, meyve et sertliği açısından sert etli ticari çeşitle geriye melezlenmeli veya biyoteknolojik yöntemler yardımıyla geliştirilmeleri gerekmektedir.

Mehmet Ali Sarıdaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ve çevresinde doğal olarak yetişen Keçiboynuzu (Ceratonia siliqua L.) genotiplerinin klasik ve yeni nesil doku kültürü teknikleriyle mikroçoğaltımı ve genetik kararlılığının belirlenmesi

Bu çalışmada, Akdeniz Bölgesinde doğal olarak yayılım gösteren üç farklı keçiboynuzu genotipinin Plantform biyoreaktör sistemi ve katı besin ortamlarında karşılaştırmalı olarak mikroçoğaltım ve köklendirme çalışmaları yürütülmüştür. İlk olarak genotiplerin katı kültür mikroçoğaltım denemelerinde, MS, ½ MS ve WPM besin ortamları ile BA (0, 0.5, 1.0, 1.5, 2.0 mg/L) ve GA3 (0.1, 0.5 mg/L) bitki büyüme düzenleyicileri uygulanmıştır. Katı kültür köklenme denemeleri için MS, ½ MS ve WPM besin ortamları ile NAA (0, 1.0, 2.0 mg/L) ve IBA (0, 1.0, 2.0 mg/L) büyüme düzenleyicileri denenmiştir. En yüksek mikroçoğaltım değerleri, MS ve ½ MS besin ortamlarından ve 0.5 ve 2 mg/L BA+0.5 mg/L GA3 bitki büyüme düzenleyici konsantrasyonlarından elde edilmiştir. Mikroçoğaltım için belirlenen en iyi besin ortamı içeriği ile Plantform sisteminde çalışılmıştır. Çalışma neticesinde, Plantform sistemi her üç keçiboynuzu genotipi için bitki boyu, çoğalma katsayısı ve bitki kalitesi bakımından katı kültür sistemine göre daha iyi sonuç vermiştir. SSR markırları ile yapılan tarama sonucunda katı kültür ortamı ve Plantform sisteminde çoğaltılan bitkilerde herhangi bir genetik açılımın olmadığı tespit edilmiştir.

Mustafa Alparslan Umarusman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı meyve anaçlarının klasik doku kültürü ve yeni nesil geçici daldırma biyoreaktör sistemi ile mikroçoğaltımı

Tez çalışmasında, farklı Prunus anaçlarının (Myrobolan ve Garnem) in vitro koşullarda mikroçoğaltımı ve köklendirilmesi üzerine yeni nesil doku kültürü tekniklerinden biri olan Plantform geçici daldırma biyoreaktör sisteminin, klasik doku kültürü tekniklerine göre etkisinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Her iki sistemde mikroçoğaltım denemelerinde 1 mg/l BA içeren MS besin ortamı kullanılmıştır. Mikroçoğaltım denemelerinde genotiplere ait kardeş sayısı (kardeş/bitki), bitki boyu (cm), yaprak sayısı (adet), yaş ağırlık (mg) ve kuru ağırlık (mg) parametreleri incelenmiştir. Her iki sistemde köklenme denemelerinde 1 mg/l IBA içeren MS besin ortamı kullanılmıştır. Köklenme denemelerinde bitki boyu (cm), kök uzunluğu (cm), kök sayısı (adet), yaş ağırlık (g) ve kuru ağırlık (g) parametreleri incelenmiştir. Ayrıca, mikroçoğaltım ve köklenme denemelerinde bitkilerin genel durumları değerlendirilmiştir. Myrobolan ve Garnem anacında katı kültür ve Plantform sistemi köklenme denemelerinde bitkilerin köklenme oranı %100 olarak belirlenmiştir. Tez çalışmasında kullanılan her iki genotip için Plantform sisteminde gelişen bitkilerin genel görünümünün katı kültüre göre daha sağlıklı ve gelişimlerinin daha iyi olduğu tespit edilmiştir.

Fatımah Hasan Alı Dagman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova bölgesi koşullarında farklı zamanlarda ekimi yapılan Brüksel lahanalarında bitki gelişimi, verim ve baş kalitesi

Bu çalışmada üç farklı Brüksel lahanası çeşidinin Çukurova Bölgesi koşullarında farklı zamanlarda ekimleri yapılarak bitki gelişimi, verim ve baş kalitesi araştırılmıştır. Araştırmada Franklin Fı, Maximus Fı ve Divino Fı Brüksel lahanası çeşitlerinde 4 farklı ekim ve dikim zamanının (1. dönem: 15/06/2018-16/07/2018; 2. dönem: 30/06/2018-31/07/2018; 3. dönem: 16/07/2018-16/08/2018; 4. dönem: 31/07/2018-31/08/2018) aylık ölçümlerle (05/10/2018, 05/11/2018, 05/12/2018, 05/01/2019 ve 05/02/2019) bitki boyu (cm), ana gövde çapı (mm) ve yaprak sayısına (adet/bitki) etkileri ile verim (g/m2), baş sayısı (adet/bitki), baş ağırlığı (g), baş çapı (mm), baş yüksekliği (mm), baş çevresi (cm), baş hacmi (ml) ile içsel kaliteparametreleri olan C vitaminine (mg/100 g), antioksidan kapasitesine [μmol trolox equivalents (TE)/g] ve toplam fenolik madde miktarına [mg gallik asit ekivalent (GAE)/100 g] etkileri incelenmiştir. Araştırma bulgularına göre; bitki boyu, ana gövde çapı ve yaprak sayısı açısından Maximus Fı çeşidi, diğer çeşitlere göre daha uzun, daha kalın ve daha fazla yapraklı olarak tespit edilmiştir. Verim ve baş sayısı açılarından Maximus Fı çeşidinin, diğer çeşitlerden hem daha verimli, hem de daha fazla başa sahip olduğu kaydedilmiştir. Baş ağırlığı, baş çapı, baş yüksekliği, baş çevresi ve baş hacmi açılarından Maximus Fı çeşidinin, diğer Brüksel lahanası çeşitleri olan Franklin Fı ve Divino Fı çeşitlerinden daha üstün olduğu gözlenmiştir. Ekim zamanları değerlendirildiğinde; 1. dönemin, diğer dönemlere göre hem verim, hem de baş özelliklerinde daha elverişli olduğu kaydedilmiştir. C vitamini, antioksidan kapasitesi ve toplam fenolik madde miktarı içeriğinde ise Franklin Fı çeşidinin, diğer çeşitlere göre daha yüksek oranlara sahip olduğu, geç dikimlerin de daha fazla besin içeriğine sahip olduğu tespit edilmiştir.

İbrahim Burak Yılmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sakız ve siyah kabaklarda ovül kültüründe spermidineve putrescine uygulamalarının haploid bitki elde edilmesine etkileri

Bu araştırmada, sakız ve siyah kabaklarda ovül kültüründe spermidine ve putrescine uygulamalarının haploid bitki elde edilmesine etkileri araştırılmıştır. Araştırmada materyal olarak 3 farklı Sakız kabak çeşidi ile 3 farklı Siyah kabak çeşidi kullanılmıştır. Ovül kültürü uygulamalarında embriyo teşviki için 5 mg/l 2,4-D ilave edilmiş MS besi ortamı kullanılmıştır. Araştırmada poliaminlerin etkisini görmek amacıyla spermidine (Spd) ve putrescine (Put) 40, 80 ve 160 μM/l dozda ayrı ayrı ve her ikisi birlikte 80, 160 ve 320 μM/l (1:1, v:v) dozlarında kullanılmıştır. Kontrol grubu sadece 5 mg/l 2,4-D içermiştir. Elde edilen araştırma sonuçlarına göre, ovül gelişimi ve kallus oluşumunun her çeşide göre farklı seviyelerde olduğu tespit edilmiştir. Ovül gelişim sonuçlarına bakıldığında her çeşitte elde edilen ovül gelişim oranları genel olarak kontrol grubuna oranla daha başarılı bulunmuştur. Kallus oluşum sonucuna göre Elida Fı çeşidi sadece Put ve sadece Spd içeren ortamlarda, Roni Fı çeşidi Put+Spd içeren ortamlarda, Shakila Fı Spd ve Put+Spd içeren ortamlarda, Seyden Fı sadece Put içeren ortamlarda, Brillante Fı Put ve Put+Spd içeren ortamlarda ve Chivas Fı sadece Put içeren ortamlarda kontrol grubuna oranla daha iyi sonuçlar vermiş, genel olarak en iyi kallus gelişim oranı 40 µM Put içeren ortamda görülmüş, ancak bunlardan bitki elde edilememiştir.

Begüm Kara
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı dozlarda yapraktan ve topraktan uygulanan bor gübrelemesinin turpta (Raphanus sativus L.) bitki gelişimi verim ve yumru kalitesine etkileri

Bu çalışma, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama alanında yürütülmüştür. Denemede Kalender turp çeşidine 4 farklı bor dozu (0, 100 g/da, 200 g/da, 300 g/da) yapraktan ve topraktan uygulanmıştır. Bor gübrelemesinin toplam bitki ağırlığı (kg/m2), toplam yumru verimi (kg/m2), yaprak sayısı (adet/bitki), yaprak ağırlığı (kg/m2), yumru ağırlığı (g), yumru yüksekliği (mm), yumru çapı (mm), birinci kalite yumru sayısı (adet/parsel), ikinci kalite (ıskarta) yumru sayısı (adet/parsel), toplam yumru sayısı (adet/parsel), ikinci kalite (ıskarta) yumru ağırlığı (kg/parsel), yumru oranı (%) üzerine etkileri incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre topraktan ve yapraktan uygulanan farklı dozlardaki bor gübresinin incelenen parametreler üzerine istatistiki açıdan etkisi önemli bulunmamıştır. Bununla birlikte, topraktan uygulanan 200 g/da ve 300 g/da bor uygulaması ile hem toplam bitki ağırlığı (5.40 kg/m2), hem de toplam yumru verimi (2.40 kg/m2) bakımından en yüksek değerler elde edilmiştir. Yumru ağırlığı (531.33 g) ve yumru yüksekliği (79.49 mm) bakımından ise yapraktan 100 g/da bor uygulamasından en yüksek değerler alınırken, yumru çapında (88.20 mm) 300 g/da yapraktan bor uygulamasından en yüksek değerler elde edilmiştir.

Ahmet Sait Uslu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Triploid karpuz ıslahında kullanılan farklı baba ebeveyn ve erkek çiçek sayılarının tohum verim ve kalitesine etkileri

Bu çalışmada, triploid karpuz çeşit geliştirmede bir dişi çiçeğin tozlanması için kullanılan erkek çiçek miktarlarının meyve tutumu, meyve ve tohum verimi ile kalitesi üzerine etkileri araştırılmıştır. Materyal olarak, tetraploid ST 101 ve ST 82 ana ebeveynleri ile WL 92, WL 124, WL 134, WL 216, WL 259-B, WL 235 nolu baba ebeveynler kullanılmıştır. Denemede yer alan tetraploid ve diploid ebeveynlerde bitki gelişim farklılıklarını belirlemek için bitki boyu, ana gövde çapı, boğum sayısı, yaprak uzunluğu ve genişliği parametreleri incelenmiştir. Tetraploid ana ebeveynler diploid baba ebeveynlerin 1, 2 ve 3 erkek çiçeği ile tozlanmış ve meyve tutum değerleri tespit edilmiştir. Tetraploid ve diploid ebeveynlerde çiçek tozu üretim miktarları ile çiçek tozu canlılık ve çimlenme oranları hesaplanmıştır. Ana bitkilerdeki meyve verimi, meyve ağırlığı, meyve yüksekliği, meyve çapı, meyve kabuk kalınlığı ve suda çözünebilir kuru madde değerleri belirlenmiştir. Meyvelerden çıkartılan tohumların verimleri tespit edilmiş ve tohumlarda 1000 dane ağırlığı, dolu tohum ağırlığı ve sayısı, boş tohum sayısı, embriyo/tohum oranı, kabuk/tohum oranı, tohum uzunluğu, genişliği ve kalınlığı ile çimlenme oranları incelenmiştir. Araştırma bulgularına göre; bitki boyu, boğum sayısı ve gövde çapında WL 92 (sırasıyla 260.56 cm, 32.83 adet, 8.52 mm); yaprak uzunluğu ve genişliğinde ST 82 (sırasıyla 22.22 cm, 23.67 cm); meyve bağlama, meyve verimi, meyve ağırlığı, meyve yüksekliği, meyve çapı ve tohum kalınlığında ST 82 x WL 259-B (sırasıyla % 63.10, 7.62 kg, 2856.67 g, 16.70 cm, 17.61 cm, 1.97 mm), SÇKM'de ST 101 x WL 92 (% 8.99), tohum verimi, kabuk ağırlığı ve tohum çimlenme oranında ST 82 x WL 216 (sırasıyla 40.33 adet, 1.12 g, % 45.56), 1000 dane ve dolu tohum ağırlığı, boş ve dolu tohum sayısı, embriyo/tohum oranı, embriyo ağırlığı, tohum uzunluğu ve genişliğinde ST 82 x WL 134 (sırasıyla 55.12 g, 2.12 g, 40.33 adet, 143.50 adet, % 43.70, 0.12 g, 9.18 mm, 6.25 mm), çiçek tozu canlılık oranında WL 235 (% 95.53), kabuk/tohumda ST 101 x WL 124 (% 67.24), çiçek tozu üretim miktarında WL 134 daha üstün olduğu tespit edilmiştir.

Pınar Adıgüzel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni bazı kavun anaçlarının kantalop kavunlarında bitki gelişimi, verim ve kaliteye etkileri

Bu çalışmada serada askıda kavun yetiştiriciliğinde Calinex Fı ve Citirex Fı kavun çeşitlerinin üç türlerarası melez kabak anacı ile kendi kökleri üzerine aşılanmasının bitki boyu, ana gövde çapı, boğum sayısı gibi bitki büyüme parametreleri ile; verim ve bazı meyve özellikleri (ortalama meyve ağırlığı, meyve çapı, meyve yüksekliği, çekirdek evi çapı, çekirdek evi yüksekliği, et kalınlığı, et sertliği, kabuk kalınlığı ve SÇKM) üzerine etkileri araştırılmıştır. Araştırma bulgularına göre, incelenen bitki büyüme parametreleri açısından kabak anaçları üzerine aşılama, kontrole göre bitki gelişimini artırmış; denemede yer alan çeşitlerden ise Calinet Fı, Citirex Fı'e göre daha güçlü bitki gelişimine sahip olmuştur. Verim bakımından anaç etkisi önemsiz bulunurken, çeşitlerden Calinet Fı'in verimi (4.44 kg/m2), Citirex Fı'in veriminden (3.80 kg/m2) daha yüksek bulunmuştur. Calinet Fı'de ortalama meyve ağırlığı (1158.81 g) ve meyve çapı (12.76 cm), Citirex Fı'den (sırasıyla 970.98 g ve 12.02 cm) daha yüksek kaydedilmiştir. Meyve yüksekliği, et kalınlığı ve meyve eti sertliği uygulamaları anaç ve çeşit uygulamalarından etkilenmemiştir. Meyve kabuk kalınlığı kendine aşılı uygulamada en kalın, No: 3 anacı üzerine aşılı uygulamada ise en ince olarak tespit edilmiştir. Suda çözünebilir kuru madde içeriği kabak üzerine aşılı uygulamalarda, kontrole göre daha düşük çıkmış olmakla birlikte, en düşük SÇKM bile % 10.32'nin üzerinde bulunmuştur.

Bitki aşılamaMeyve verimi
Ayşegül Özsoy
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

F1 melez ceviz populasyonunda yağ asidi ve tokoferol içeriklerinin belirlenmesi

Ceviz oldukça önemli bir enerji kaynağı olup insan sağlığı açısından önemli mineraller, vitaminler, besleyici maddeler ve antioksidanlar içermektedir. Ceviz meyveleri tekli doymamış yağ asitleri (oleik asit vb.) ve çoklu doymamış yağ asitlerinin (linoleik asit, alfa-linolenik asit (ALA) vb.) önemli bir kaynağıdır. Cevizin insan sağlığına sayısız faydalarıyla bilinmesinden ve günümüzde bu özelliklerinin bilimsel olarak açıklanmasından sonra bu meyve türünün üretim ve tüketime olan talep her geçen gün artmaktadır. Cevizin özellikle beyin ve kalp sağlığı için sağladığı faydalar nedeniyle tüketimi her geçen gün artış göstermektedir. Bu tez çalışmasında 'Chandler' x 'Kaplan-86' F1 melez ceviz populasyonuna ait 156 adet genotip ceviz meyvelerinin yağ asidi ve tokoferol içerikleri incelenmiştir. Bahsettiğimiz ebeveynler ve F1 melez genotiplerinin meyvelerinde yağ asitleri GC/FID (Gaz kromotografisi/Alev İyonlaştırmalı Dedektör), tokoferol izomerleri (alfa, beta, gama) ise HPLC (Yüksek Basınçlı Sıvı Kromotografisi) tekniklerinin kullanılması ile kalitatif ve kantitatif olarak belirlenmiştir. F1 bireyleri yağ asitleri bakımından incelendiğinde bireyler arasında farklılıklar olduğu ve genotiplerin meyvelerinde miristik asit (%0.00-3.34), palmitik asit (%5.86-10.05), stearik asit (%0.01-4.46) palmitoleik asit (%0.00-0.89), oleik asit (%11.58-20.89), linoleik asit (%45.36-66.02), alfa-linolenik asit (%1.78-20.55) olduğu saptanmıştır. Aynı populasyonu HPLC tekniği ile tokoferol içerikleri bakımından incelediğimizde de alfa tokoferol (1.61-93.77 µg/g), beta tokoferol (1.09-90.7 µg/g), gama tokoferol (90.22-394.96 µg/g) bakımından varyasyon görüldüğü belirlenmiştir.

Ümmühan Merve Demirağ
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Antepfıstığında (P. vera L.) anaç cinsiyetinin çöğür büyümesi ve gelişmesi üzerine etkisinin belirlenmesi

Antepfıstığı (Pistacia vera L.) dioik bir bitki türüdür ve anaç cinsiyetinin kalem üzerine etkisi henüz bilinmemektedir. Bu nedenle, bu çalışmada farklı antepfıstığı çeşitlerine ait çöğürlerin cinsiyetinin çöğür gelişimi üzerine etkileri araştırılmıştır. Bu çalışmada materyal olarak sekiz adet antepfıstığı çeşidinin açık tozlanan ağaçlarından toplanan meyveleri kullanılmıştır. Çeşitlere ait tohumlar katlamadan sonra çimlendirilmiştir. En iyi çimlenmenin Siirt çeşidinde (%90.5) olduğu ve en düşük çimlenmenin ise Ashoury çeşidinde (%57.0) olduğu belirlenmiştir. DNA analizleri ile çöğürlerin cinsiyetleri belirlenmiştir. Çöğürlerde Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında gövde uzunluğu ve gövde çapı ölçümleri yapılmıştır. Çeşitlere ait gövde uzunluğu ölçümlerinde en iyi gelişimin 44.49 cm ve çap gelişiminin 3.97 mm ile Ohadi çeşidinde olduğu tespit edilmiştir. En yüksek gövde çapı Halebi çeşidinin erkek bireylerinde (4,06 mm) belirlenirken en düşük gövde çapı ise Kırmızı çeşidinin dişi (3.33 mm) bireylerinde (3.39 mm) ölçülmüştür. Gövde uzunluğu ise en yüksek Ohadi çeşidi çöğürlerinin dişi (43.10 cm) ve erkek bireylerinde (45.88 cm) ölçülürken en düşük verilerin Uzun çeşidinin çöğürlerine ait dişi (28.71 cm) ve erkek bireylerinde (28.92 cm) olduğu belirlenmiştir. Cinsiyetler arası yapılan karşılaştırmada ise dişi bireylerin ortalama çap değeri 3.66 mm iken erkek bireylere ait ortalama çap değeri ise 3.67 mm olduğu belirtilmiştir. Dişi bitkilerin gövde uzunluğu değeri 33.70 cm bulunurken erkek bitkilerin gövde uzunluğu değeri 34.74 cm bulunmuştur. Sonuç olarak, antepfıstığında çöğürlerin fidanlıktaki ilk yılında anaç cinsiyetinin çöğürlerin büyüme ve gelişmesi üzerine etkisinin olmadığı belirlenmiştir.

Şirin Verel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cyclamen coum ve Cyclamen persicum'da farklı büyüme düzenleyicileri, eksplant tipleri ve genotipin organogenesis üzerine etkisi

Bu tez çalışmasında C. coum ve C.persicum türlerinde, yaprak ve yaprak sapı ve yumru eksplantları kullanılarak organogenesis yöntemi ile rejenerasyon araştırılmıştır. C.coum ve C.persicum türlerinde kallus ve sürgünlerin elde edilmesi için farklı konsantrasyon ve kombinasyonlarda GA3, Prolin, Spermin, NAA, IBA, BA ve Kinetin içeren yedi farklı bitki büyüme düzenleyicileri ve MS,B5, ROM ve WPM ortamları denenmiştir. Kallus ve sürgün oluşumu, GA3, Prolin, Spermin, NAA ve Kinetin içeren ortamlarda görülürken, IBA ve BA içeren ortamlarda görülmemiştir. En yüksek rejenerasyon oranları in vitro'da muhafaza edilen C.persicum ve tohumdan çimlendirilen C.coum bitkiciklerden alınan eksplantlar ile kurulan denemeden elde edilmiştir. Bu denemede, C.persicum türünde kallus oluşum oranları, yaprak sapında %15.6, yaprak eksplantlarında, %13.5 ve yumru eksplantından %23.9'dur. C.persicum türünde kallus oluşumunda en başarılı ortam ve eksplant interaksiyon sonuçları ise MS ortamı ve yumru eksplantından ( %39.6), sürgün oluşumunda ise WPM ortamı ve yaprak sapı eksplantından (%14.58), kök oluşumunda da WPM ortamı ve yaprak sapı eksplantından (%12.5) elde edilmiştir. C.coum türünde kallus oluşum oranları yaprak sapı eksplantlarında %20.8, yaprak eksplantlarında %12.5 ve yumru eksplantında %32.3 şeklinde gelişme göstermiştir. C.coum türünde kallus oluşumunda en başarılı ortam ve eksplant interaksiyon sonuçları ise WPM ortamı ve yumru eksplantından (%45.8), sürgün oluşumunda B5 ortamı ve yumru eksplantından (%16.6) ve kök oluşumunda ise ROM ortamı ve yaprak eksplantından (%60.42) elde edilmiştir. Her iki türde de 0.5 mg/l GA3, 1 mg/l prolin, 0.05 mg/l spermin, 3 mg/l Kinetin ve 1 mg/l NAA hormonları ve 1/2 MS ortamında kallus oluşumu görülmüştür. Elde edilen kallusların sürgün ve köke dönen gelişim aşamaları mikroskop ile görüntülenmiştir ve aşamalara ait farklılıklar incelenmiştir.

Özge Cengiz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Değişik dozlarda humik asit uygulamalarının çileklerde meyve verim ve bazı kalite kriterleri üzerine etkileri

Araştırma, 2012-2013 yetiştiricilik döneminde, Kahramanmaraş İli Onikişubat İlçesi Dönüklü Mahallesi'ndeki bir çiftçi bahçesi ile Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (Üskim)'ne ait laboratuvarlarda yürütülmüştür. Denemede Kabarla ve Sweet Ann çilek çeşitlerine 0 ml/da (su), 200 ml/da, 400ml/da, 600 ml/da ve 800 ml/da dozlarında humik asit uygulamalarının meyve verim ve bazı kalite kriterleri ile yapraklardaki makro ve mikro besin element içerikleri üzerine etkileri incelenmiştir. Yapılan humik asit uygulamalarının meyve ağırlığı, pazarlanabilir meyve miktarı, SÇKM, titre edilebilir asit miktarı, pH ve şekerler üzerine etkisi olmadığı gözlemlenmiştir. Uygulamaların bitki başına verim değeri üzerine olumsuz etki yaptığı saptanmıştır. Humik asit uygulamalarının yapraktaki bitki besin elementi konsantrasyonları üzerine farklı etkiler yaptığı gözlemlenmiştir. Uygulamalar sonucunda yaprak N‚ P‚ K‚ Mg‚ Cu‚ Zn ve Mn miktarları olumlu etkilenirken‚ P, Ca, Fe ve Zn değerleri bu uygulamalardan olumsuz etkilenmiştir.

Merve Bandırma
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dört yerli-iki yabancı kayısı çeşidinin karşılıklı melezlenmesiyle elde edilen genotiplerin fenolojik ve pomolojik karakterizasyonu

Çalışmada Kabaaşı, Hacıhaliloğlu, Çataloğlu ve Hasanbey'den oluşan 4 yerli; Luizet ve P. Colomer'den oluşan 2 yabancı çeşitle yapılan resiprokal melezlemeden elde edilen genotiplerin pomolojik ve fenolojik özellikleri araştırılmıştır. Araştırma 2009-2010 yetiştirme sezonunda 2 yıl olarak Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'ne ait uygulama bahçesi ve laboratuarlarında yürütülmüştür. Genotip ve ebeveynlerde 2 yıl boyunca; meyve eni, boyu, yüksekliği, ağırlığı, çekirdek ağırlığı, et/çekirdek oranı, meyve et sertliği, suda çözünebilir toplam kuru madde oranı ve pH gibi pomolojik özellikleri ile tomurcuk kabarması, ilk çiçeklenme, tam çiçeklenme, çiçeklenme sonu, meyve olgunlaşma tarihi ve yaprak dökümü gibi fenolojik özellikler incelenmiştir. 2009 yılında yapılan tartılı derecelendirmeye göre en yüksek puanı alan 23-9, 19-17 ve 26-1 No'lu genotiplerin çeşit adayı olabilecekleri belirlenmiştir. 2010 yılında genotiplerle birlikte bunların ebeveynleri de incelenmiştir. Tartılı derecelendirmede en yüksek puanı Kabaaşı çeşidi almıştır. Kabaaşı'dan sonra Luizet X Kabaaşı, Kabaaşı X Luizet melezlemesinden elde edilen 11-12, 12-2, 1-23, 11-9 ve 11-24 numaralı genotiplerin tartılı derecelendirmede en yüksek puanları aldıkları dikkati çekmiştir. Söz konusu sıralamada yerli çeşitlerden Hacıhaliloğlu 7'nci, Hasanbey 17'nci ve Çataloğlu 63'üncü sırada yer almışlardır. Bu sonuçlar, melezleme sonucunda çeşit adayı olarak seçilmiş genotiplerde kalite bakımından önemli ilerlemelerin olduğunu göstermektedir. Bundan sonraki aşamada seçilmiş 8 kayısı çeşit adayı üzerindeki çalışmalara devam edilmesi gerekmektedir.

Mesut Cem Karaca
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Organik çilek yetiştiriciliğinde mikronize-bentonitli-kükürt ve mikro elementli (Fe ve Zn) karışımlarının kullanımı

Bu çalışmada, serada organik çilek yetiştiriciliğinde iki yıllık yetiştirme döneminde toprağa uygulanan beş farklı kükürt ürünü incelenmiştir; 1)Mikronize-bentonitli-kükürt, 2) Geleneksel toz kükürt, 3) Mikronize-bentonitli-kükürt+demir (Fe), 4) Mikronize-bentonitli-kükürt+çinko (Zn), 5) Mikronize-bentonitli-kükürt+demir (Fe)+çinko (Zn) ve uygulama yapılmayan kontrolün; bitkilerde büyüme, verim ve meyve kalitesi üzerine etkileri incelenmiştir. Ayrıca toprak pH'sı ve Fe ile Zn içerikleri üzerine etkileri incelenmiştir. Denemede; meyvede ağırlık, meyve sayısı, bitki başına verim, meyvede en-boy gibi fiziksel özellikler ve meyvede suda çözülebilir kuru madde (SÇKM), titre edilebilir toplam asitlik (TA), vitamin C, meyvede pH gibi bazı kimyasal özellikler, bitki yapraklarında makro ve mikro elementler, ayrıca toprakta pH ve EC, Fe, Zn, Mn, Cu mikro element içerikleri incelenmiştir. İncelenen kriterler arasında, bitki başına verim, meyve kalite özellikleri, yaprakta ve toprakta besin maddeleri içerikleri bakımından uygulamalar arasında istatistiki yönden önemli farklar belirlenmiştir.

Mukadder Cömertpay
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Pleurotus djamor mantarı yetiştirme ortamı hazırlığında kullanılan fenolik içeriği yüksek tarımsal atıkların mantarın verimi ve bazı biyokimyasal özellikleri üzerine etkisi

Bu çalışmada, Pleurotus djamor (Rumph. ex Fr.) Boedijn mantarının ihtiyaçları hakkında daha geniş bir veri yelpazesi sunmak amacıyla, üretimde kullanılan substratların mantar verimi, besin içeriği ve antioksidan aktivitesi arasındaki ilişkinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Ayrıca farklı substratların biyolojik etkinlik, mantarın şapka özellikleri de araştırılmıştır. Bu amaçla P. djamor, çay atığı (ÇA), zeytin pirinası (ZP), üzüm posası (ÜP), yeşil ceviz kabuğu (YCK) ve buğday samanı (BS) üzerinde yetiştirilmiştir. Atıkların bozunma süreci, 90 günlük yetiştirme periyodu boyunca karakterize edilmiş ve sonuçlar, misel büyümesi ve verimi karşılaştırılarak aralarındaki ilişkiler belirlenmiştir. BS8:ZP2, daha kısa ürün döngüsü (23.6 gün), BS8:ÇA2 yüksek verim (213 g/kg) ve biyolojik etkinlik (BE%) (%71) ile P. djamor için en iyi substratlar olarak belirlenmiştir. Kimyasal analizler, P. djamor'un kültivasyonu sırasında substratların pH, C:N oranı, azot ve kül içeriğindeki artışı doğrulamıştır. Ayrıca, farklı ortamlarında yetiştirilen şapkalar, yüksek protein (%15.17-26.25), kül (%6.13–8.77) ve karbonhidrat (%64.88–74.81), toplam fenolik içerik (21.74-34.41 mg gallik asit eşdeğeri (GAE)) ve düşük yağ içeriği (%1,24-%1,56) sergilemiştir. Çalışma, üretimde kullanılan farklı substratların mantar verimi, kalitesi ve besin içeriğinde etkili olduğunu ve başarılı bir P. djamor yetiştiriciliğine hâkim olan temel faktörlerin içeriğine sahip olduğunu ortaya koymuştur.

Melike Kübra Karabacak
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Siklamende anter ve ovül kültürü yöntemleri ile haploid bitkilerin elde edilmesi

Bu çalışmada C. persicum, C. coum, C. hederifolium, C. pseudibericum, C. cilicium ile Melody F1 ticari çeşidinde ovül ve anter kültürü yöntemleri kullanılarak haploid bitki elde etme olanakları araştırılmıştır. Anter eksplantları, 2 gün +4°C soğuk uygulamalarından sonra 0, 1, 3, 5µM NAA, gümüş nitrat (AgNO3) ve aktif karbon (0.5, 1 g/l) içeren B5 besi yerinde kültüre alınmıştır. Anter kültürü denemeleri sonucunda Melody F1 ticari çeşidinde anter kültüründe 1 g/l aktif karbon, 0.5 mg/l aktif karbon + %0.1 AgNO3 +1 µM NAA, 0.5 mg/l aktif karbon + %0.1 AgNO3+ 3 µM NAA ve 0.5 g/l aktif karbon + %0.1 AgNO3 + 5 µM NAA içeren B5 besi yerinde kallus oluşumları gözlenmiştir. C. persicum türünde anter kültürü denemelerinde haploid embriyo oluşumu ve bitkiye dönüşüm 5µM NAA içeren B5 besi yerinde meydana gelmiştir. C. hederifolium türünde ise 5µM NAA içeren B5 besi yerinde sürgün benzeri yapılar meydana gelmiştir. Ovül kültürü denemeleri sonucunda ise C. persicum ve Melody ticari çeşidinde kallus, embriyo ve bitkiye dönüşüm sırasıyla 2 mg/l 2,4-D + 0.8 mg/l 2iP ve 2 mg/l 2,4-D + 0.5 mg/l 2iP içeren MS besi yerinde meydana gelmiştir. C. coum ve C. pseudibericum türünde yalnızca kallus oluşumları gözlenmiştir. C. cilicium türünde embriyolar 0.5 mg/l 2,4-D + 0.1 mg/l 2iP, 0.5 mg/l 2,4-D + 0.8 mg/l 2iP, 1 mg/l 2,4-D + 0.3 mg/l 2iP içeren MS besi yerinde elde edilmiştir. C. hederifolium türünde ise 1 mg/l 2,4-D + 0.5 mg/l 2iP içeren MS besi yerinde kallus, embriyo ve sürgün benzeri yapılar oluşmuştur.

Başar Sevindik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Soğuk stresine dayanıklı fasulye genotiplerinin taranması

Bu çalışma özellikle kış aylarında, hava sıcaklığının düşük olduğu bölgeler için düşük sıcaklığa dayanıklı fasulye genotiplerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Deneme 97 adet fasulye genotipi ile kontrol ve düşük sıcaklık stresi uygulamaları olmak üzere kontrollü iklim odasında kurulmuştur. Kontrol ve stres bitkilerinde ölçülen, analiz edilen ve incelenen parametreler şunlardır; 0-5 skala değerlendirmesi, bitki boyu, yaprak sayısı, gövde çapı, yeşil aksam taze ağırlığı, yeşil aksam kuru ağırlığı, yaprak stoma geçirgenliği, yaprak hücrelerinde membran zararlanması, yaprak su potansiyeli, yaprak ozmatik potansiyeli, yaprak alan indeksi, yaprak oransal su içeriği. Düşük sıcaklık stresi altında yetiştirilen 97 adet fasulye genotipinde, yukarıda bahsedilen parametrelerin kontrollerine göre değişimleri hesaplanmıştır. Bu tartılı derecelendirmeye göre fasulye genotipleri en çok puan alandan en az puan olana doğru sıralanmıştır. Çalışma sonunda genotipler dayanıklı, orta derecede dayanıklı ve duyarlı olarak sınıflandırılmıştır. Sonuçlar tartılı derecelendirme yöntemi ile sıralandığında, fasulye genotipleri arasından BN-131, BN-138, BN-74, BN-14, BN-26, BN-10, BN-54, BN-70, Bn-75B, Bn-57 ve Bn-66'nın en fazla puan aldığı ve böylece soğuğa dayanıklı olarak belirlenmiştir.

Sibel Balık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Biberde farklı anaçlar üzerine aşılamanın tohum verimi ve kalitesine etkileri

Bu çalışma sebzecilikte özellikle son yıllarda önem kazanan farklı anaçlar üzerine aşılamanın biberde tohum verimi ve kalitesine etkilerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Bu amaçla Demre ve 11B-14 çeşitlerinin altı farklı anaç (Güçlü Fı, Scarface Fı, PG-5238 Fı, Antinema Fı, Protector Fı ve 52-03 RZ Fı) ve kendi kökleri üzerine aşılanmasıyla ve kontrol (aşısız) fideleri, 2015 ve 2016 yıllarında Malatya'da açıkta tarla koşullarında yetiştirilmiştir. Çalışma kapsamında tohumdan tohuma kadar; aşılı ve kontrol grubu bitkilerin aşı tutma oranları, bitki boyu, ana gövde çapı, boğum sayısı, dal sayısı, kök uzunluğu, biyomas, meyve verimi ve kalitesi, tohum verimi ve kalitesi gibi parametreler değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda her iki çeşitte de Scarface Fı, Güçlü Fı ve Antinema Fı anaçlarına aşılanan bitkiler kontrole göre daha fazla bitki biyoması, meyve verimi ve kalitesinin yanısıra, daha yüksek tohum verimi, tohum çıkış ve çimlenme yüzdesi göstermiştir. Aşısız ve kendi köklerine aşılanan kontrol bitkilerinde bitki gelişimi ve tohum verimi nispeten düşük olmuştur. Sonuç olarak çalışma kapsamında yapılan değerlendirmelerde Scarface Fı, Güçlü Fı, Antinema Fı ve PG-5238 Fı anaçları biberde tohum üretiminde farklı avantajlarıyla ön plana çıkmıştır.

Rabia Küçük
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Organik tüplü çilek fidesi üretim tekniklerinin geliştirilmesi

Bu çalışma, organik çilek fidesi üretim tekniklerinin geliştirilmesi amacıyla 2009-2012 yılları arasında Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama Alanı ile Laboratuvarlarında yürütülmüştür. Çalışmada, 2009-2010 yılları arasında 2 farklı çilek çeşidinde (Sweet Charlie ve Camino Real), farklı bakteri ırkları (T7, R23, T8 ve T18) kullanılarak ana bitkiden kol ve yavru bitki oluşumları sağlanmıştır. Araştırma sonucuna göre, kol sayısı üzerine çeşitler ve bakterilerin bir etkisi olmadığı belirlenmiştir. Bir ana bitkiden oluşan yavru bitki sayısı çeşitler bakımından farklılık göstermemiş olup, uygulanan T8 ve T18 bakterilerinin yavru bitki sayısını arttırdığı gözlenmiştir. Elde edilen yavru bitkiler ile tüplü taze fide üretim denemesi kurulmuş olup, tüplü taze fide denemesinde ise 4 farklı ortam (Kontrol, Konvansiyonel, HK2 ve Organik) ile 3 farklı bakteri (A1, A16, A18 ve Kontrol) uygulamasının etkinliği incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, Kontrol ortamı ve A1 bakteri uygulamasının en iyi sonucu verdiği belirlenmiştir. Camino Real çeşidinin tüplü taze fideleri ile açık arazi koşullarında verim denemesi kurulmuştur. Bitki başına toplam verim değerleri sırasıyla; HK2 (145.49 g), Kontrol (125.17 g), Konvansiyonel (109.39 g) ve Organik (104.09 g) ortamlarından elde edilmiştir. 2010-2011 yılları arasında Camino Real ve Camarosa çeşitlerinin tüplü taze fideleri ile arazide yüksek tünel altında verim denemesi kurulmuştur. Camarosa çeşidinde bitki başına toplam verim değerleri 821.19 g, Camino Real çeşidinde ise 474.31 g olarak belirlenmiştir.

Ayşegül Burğut
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Golden delicious elma dilimlerinde farklı uygulamaların raf ömrü ve dilim kalitesi üzerine etkileri

Çalışma, 2013-2014 yıllarında Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünde yürütülmüştür. Çalışmada, 1 MCP uygulanmış Golden Delicious çeşidine ait meyvelerden oluşan elma dilimlerinde farklı uygulamaların (1- Kontrol 2- %1 Askorbik Asit 3- %2 Kalsiyum Laktat 4- %1 Askorbik Asit+ %2 Kalsiyum Laktat ) raf ömrü ve dilim kalitesi üzerine etkisi araştırılmıştır. Çalışma sonucunda 0, 2, 4 ve 6. ay soğukta muhafazadan sonra yapılan 21 günlük denemelerde muhafaza süresince dilimlerin kalite özelliklerini kaybetmeden bütün denemelerde genel olarak askorbik asit uygulaması ve kalsiyum laktat uygulamaları iyi sonuçlar vermiştir. Özellikle elmalarda dilimleme işleminden sonra meydana gelen esmerleşme problemini engellemek, rengin ve tadın en iyi korunmasını sağlamak için askorbik asit, dilim sertliğinin korunmasında kalsiyum laktat etkili olmuştur. Kalsiyum laktat uygulaması denemelerin 21. gününde hafif acılığa ve mantarsal bozulmalara neden olmuştur. Elma dilimlerinin 14. güne kadar %2 CaLac+ %1AA uygulaması ile 6 ay depolamadan sonra dilimleme yapıldığında, dilimlerin kalitesi kaybedilmeden muhafaza edilebileceği saptanmıştır.

Hülya Göksu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Klasik ve biyoteknolojik ıslah yöntemleriyle yeni turunçgil çeşit ve anaçlarının geliştirilmesi

Bu çalışmada, ülkemiz turunçgil endüstrisinin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik kurgulanmış mutasyon ve melezleme çalışmaları klasik ve biyoteknolojik yöntemlerin kullanımıyla yürütülerek turunçgil çeşit ve anaç popülasyonları oluşturulmuştur. Fiziksel mutajen olarak 60Co gama ışınının kullanımıyla Hernandina ve Ortanique çeşitlerinden sırasıyla 363 ve 852 adet M1V3 aşamasında fidan elde edilmiş ve 1215 bireyden oluşan popülasyon araziye dikilmiştir. Ayrıca çalışmada Klemantin 22D mandarini, W.Murcott mandarini ve Moro kan portakalı çeşitlerinde kimyasal mutasyon uygulamaları yapılmış, çeşitlerin aşı gözleri ve sürgünleri farklı süre ve dozlarda kolhisin çözeltisi içerisinde bekletilerek tetraploid formları elde edilmiştir. Öte yandan, ülkemizin gereksinim duyduğu kireçli topraklara adapte olabilen, tristeza virüs hastalığı ve Phytophthora citrophthora etmeninin neden olduğu kök ve kök boğazı çürüklüğü hastalığına tolerant yeni turunçgil anaçları geliştirilmesine yönelik olarak hem klasik hem de somatik melezleme yöntemleri kullanılmıştır. Citrus ve Poncirus cinsleri içerisinde yer alan 10 genotip kullanılarak 6 melezleme kombinasyonu gerçekleştirilmiş ve elde edilen 736 adet bitkiden 273 bitkinin melez olduğu morfolojik olarak ve moleküler markırlar aracılığıyla tespit edilmiştir. Ayrıca 3 kombinasyon oluşturularak yapılan somatik melezleme çalışmasında 4 bitki rejenere edilmiş, fakat bu bireylerin allotetraploid somatik melez olmadığı, flow sitometri cihazıyla yapılan ploidi analiziyle belirlenmiştir.

Berken Çimen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Pozantı koşullarında yetiştirilen İtalia ve Hamburg misketi üzüm çeşitlerinde farklı göz yükü ve düzenlenmiş kısıntılı sulama uygulamalarının etkisi

Bu çalışma, iki farklı Düzenlenmiş Kısıntılı Sulama (RDI-Regulated Deficit Irrigation) (RDI-1 ve RDI-2) ve göz yükü uygulamasının İtalia ve Hamburg Misketi sofralık üzüm çeşitlerinin verim ve kalite özellikleri üzerine etkilerini belirlemek amacıyla, 2012-2013 ile 2013-2014 yetiştirme dönemlerinde Çukurova Üniversitesi Pozantı Tarımsal Araştırma Merkezi'nde (POZMER) 2 yıl süreyle yürütülmüştür. Sulama zamanının belirlenmesinde çiçeklenme öncesi dönem için -1.0 MPa (-10 bar), tane tutumu-ben düşme ile ben düşme-olgunluk dönemleri arasında -1.3 MPa (-13 bar), olgunluk dönemi sonrasında ise -1.2 MPa (-12 bar) yaprak su potansiyeli değerleri dikkate alınmıştır. RDI-1 sulama konusunda tane tutumu-ben düşme ile ben düşme-olgunluk dönemleri için yığışımlı Epan değerinin sırasıyla %50 ve %75'i; RDI-2 sulama konusunda ise aynı dönemler için Epan değerinin sırasıyla %75 ve %50' si verilmiştir. Tüm sulama konularında ürün yükleri, ortalama çubuk ağırlıklarına göre: Normal göz yükü (ilk 500 g çubuk ağırlığı için 20, sonraki ilave her 500 g için 10 göz daha) ve Normal göz yükünün iki katı göz yükü olacak şekilde düzenlenmiştir. Sulama ve daha yüksek göz yükü uygulamaları üzüm verimini çeşitlere göre değişen düzeyde her iki yılda bir miktar artırmıştır. Salkım ve tane ağırlığının da sulanan asmalarda daha yüksek olduğu saptanmıştır. Sulanan asmalarda toprak su içeriği değerlerinde artışlar kaydedilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bağcılık, düzenli kısıntılı sulama, ürün yükü, kalite, yaprak su potansiyeli

Rafet İyice
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Citrullus lanatus var. Lanatus ve C. Lanatus var. Citroides türlerinde anter kültürü yöntemiyle haploid bitki elde edilmesi

Bu araştırma Citrullus lanatus var. lanatus ve Citrullus lanatus var. citroides karpuz türlerinde anter kültürü yöntemiyle haploid bitki elde etmek amacıyla yapılmıştır. Denemede Citrullus lanatus var. lanatus alt türüne ait 1 açık tozlanan çeşit (Halep Karası) ve 1 hibrit çeşit (Crimson Tide) ve Citrullus lanatus var. citroides alt türüne ait 2 genotip (PI 296341 ve PI 189225) yer almıştır. Anter kültürü uygulamalarında 2 mg/l 2.4-D + 90 g/l sakkaroz takviye edilmiş MS besi ortamı sabit kullanılmış olup, farklı dozlarda (1 ve 1.5 mg/l) 6-Benzylaminopurine (BAP) denenmiştir. Ayrıca ortam içeriklerine, poliaminlerin etkisinin incelenmesi amacıyla da farklı dozlarda (500 ve 1000 µM/l) ayrı ayrı ve her ikisi birlikte spermidin (SPD) ve putresin (PUT) eklenmiştir. Araştırmada 14 farklı ortam kombinasyonu denenmiştir. Çalışmada iki farklı deneme kurulmuştur. Birinci denemede çiçek tomurcukları antezisten 1 gün önce toplanmış ve anterler 32°C'de 2 gün karanlıkta bekletildikten sonra kültüre alınmıştır. İkinci denemede ise antezisten 2 gün önce toplanan tomurcuklar ön sıcaklık uygulamasına tabi tutulmadan kültüre alınmıştır. Sonuçlar incelendiğinde farklı ortamlarda kullanılan genotipler bazında değişen oranlarda anter gelişimi ve kallus oluşumu görülmekle birlikte bitkiye dönüşüm gerçekleşmemiştir. Poliamin (SPD ve PUT) kullanımının karpuzda anter kültürüne etkisi ise net olarak görülmemiştir.

Furkan Cihad Akbaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de doğal yayılış gösteren bazı eğrelti türlerinde gametofit evreden sporofit evreye geçiş sürecinin doku kültürü ve yeni nesil biyoreaktör sistemi ile araştırılması

Bu tez çalışmasında Türkiye'de doğal yayılış gösteren bazı eğrelti türlerinin gametofit evreden sporofit evreye geçişini sağlamak amacıyla in vitro'da katı kültür ile geçici daldırma sistemlerinden Plantform biyoreaktör sistemi kullanılmış ve bitkiye dönüşümleri sağlanmıştır. Çalışmada Asplenium trichomanes, Asplenium scolopendrium ve Asplenium ceterach türleri kullanılmıştır. Tez kapsamında ön çalışma olarak NAA (0, 1.0 mg/L), BA (0, 0.5, 1.0 mg/L) ve GA3 (0.5 mg/L) kombinasyonlarını içeren 1/2 MS besin ortamında sporofit sayısı (bitkicik/kavanoz) ve sporofit boyu (cm) parametrelerine bakılmıştır. Ana deneme olarak NAA (0.1-0.5 mg/L) , BA (1.0 mg/L) ve KIN (1.0 mg/L) konsantrasyon kombinasyonlarını içeren 1/2 MS besin ortamı kullanılarak gametofitlerin in vitro'da gelişimleri gözlemlenmiştir. Plantform sistemi için Asplenium trichomanes türünde 1/2 MS içeren besin ortamında 3 saat ve 6 saat daldırma süresi denenmiştir. En iyi daldırma süresi 3 saat olarak belirlenmiş ve bu süre diğer 2 tür içinde uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda Plantform sisteminde bitkiye dönüşüm oranı ve kalitesinin daha iyi olduğu gözlemlenmiştir.

Senem Uğur
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı zeytin (Olea europaea L.) çeşitlerinde OeCHLP geni ekspresyon seviyesi ile bazı kimyasal özelliklerin belirlenmesi

Bu çalışma, 2017 ve 2018 yılları arasında Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü'nde yürütülmüştür. Çalışmada, ''Zeytin Genetik Kaynakları Koruma Parseli'nde'' yeralan 39 zeytin çeşidi örneklerinde geranylgeranyl reduktaz (OeCHL P) geninin ekspresyon seviyeleri iki olum aşamasında (yeşil ve siyah olum) belirlenmiştir. RT-PCR analizleri sonucunda OeCHL P transkripsiyon seviyesi en yüksek beş çeşitte fenolik bileşik (hydroxytyrosol, tyrosol ve oleuropein) ve α-tokoferol miktarları iki yıl süreyle araştırılmıştır. 2017 yılı yeşil olum döneminde Sinop No 5 (1,00) ve Uslu (3,01), siyah olum döneminde Girit Zeytini (1,17), İzmir Sofralık (1,07) ve Çilli (1,04) çeşitleri en yüksek gen ekspresyon seviyelerine sahip olmuşlardır. 2018 yılında Uslu (2,96) ve Sinop No 5 (2,52) çeşitleri yeşil olum döneminde, Çilli (2,75) ve Nizip Yağlık (2,05) çeşitleri siyah olum döneminde, Eşek Zeytini (Ödemiş) (1,60-2,95) ise her iki olum döneminde gen ekspresyonu yüksek çeşitler olarak bulunmuştur. Bu çalışma sonucunda OeCHL P gen ekspresyon seviyelerinin yıllara, çeşitlere ve olgunluk aşamalarına göre değiştiği belirlenmiştir. Ayrıca çeşitlerin fenolik bileşik içerikleri olgunlukla azalmış, α-tokoferol içerikleri ise çeşitlerin çoğunda olgunlukla azalırken, bazılarında artmıştır.

Filiz Baysal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kestanede farklı ortamların çimlenme ve çöğür gelişimi üzerine etkisi

Bu çalışma, kestane fidanı yetiştiriliciliğinde farklı ortamların çimlenme ve çöğür gelişimi üzerine etkisini belirlemek amacıyla, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü deneme ve uygulama bahçesinde 2017 ve 2018 yıllarında yürütülmüştür. Her iki deneme yılında da torf, perlit, zeolit, vermikülit, pomza, bahçe toprağı, hindistan cevizi kabuğu, kestane kirpisi ve curuf ortamları ve/veya karışımlarından oluşan toplam 10 farklı ortam çalışma kapsamına alınmış ve kestane tohumları söz konusu ortamların bulunduğu 0,85 L'lik saksılara ekilmişlerdir. Denemede kullanılan ortamlara göre kestane tohumlarının çimlenme oranları ve çöğür gelişimlerine ilişkin vejetasyon dönemi sonunda çöğür boyu (cm), çöğür çapı (mm), çöğür boy ve çap üniformitesi (CV, %), yaprak sayısı gibi parametrelere ilişkin ölçümler yapılmıştır. 2017 yılı denemesinde; pomza ve torf ortamında en yüksek çimlenme başarısına ulaşıldığı; bunu hindistan cevizi kabuğu ile torf + perlit ortamının izlediği belirlenmiştir. 2018 yılı denemesinde ise zeolit ile zeolit + perlit ortamından en yüksek çimlenme oranı değerleri elde edilmiştir. Çöğür gelişim kriterleri açısından 2018 yılı denemesinde, özellikle birinci yılın sonunda aşıya gelme oranının yüksek olması açısından oldukça önemli parametrelerden olan çöğür boy ve çap değerleri açısından, ortamlar karşılaştırıldığında torf, torf + perlit ve hindistan cevizi kabuğu ortamlarında yetiştirilen kestane çöğürlerinin diğer ortamlara göre en iyi performansı gösterdiği ortaya konmuştur.

Hüseyin Bilkay
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Aydın'da Memecik zeytin çeşidinin farklı yüksekliklerde fenolojik pomolojik ve bazı biyokimyasal özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışma farklı yüksekliklerin zeytin kalitesine olan etkilerini ortaya koymak amacıyla, 2015 ve 2017 yıllarında Aydın'ın hemen doğusundaki merkeze bağlı Yılmazköy (100 m) ve kuzey komşusu Karaköy (750 m) sınırları içersine kalan iki farklı bahçede yürütülmüştür. Meteorolojik ölçümler 750 m yükseklikteki ortalama sıcaklığın 100 m değerlerinden 2.0-3.9°C daha düşük, nisbi nem değerlerinin ise % 0.1-12.5 oranında daha yüksek olduğunu göstermiştir. Fenolojik ölçümlerde, 100 m rakımda, ilk çiçeklenme tarihleri 17 Nisan-04 Mayıs, tam çiçeklenme 21 Nisan-08 Mayıs ve çiçeklenme sonu 25 Nisan-18 Mayıs olarak belirlenmiştir. 750 m rakımda ilk çiçeklenme 12-22 Mayısta, tam çiçeklenme 15 Mayıs-02 Haziran ve çiçeklenme sonu 27 Mayıs-07 Haziran olarak belirlenmiştir. Pomolojik ölçümlerin ortalamalarına göre; meyve eni, boyu, meyve indeksi, meyve ağırlığı, çekirdek eni, boyu, çekirdek ağırlığı ve nem oranı sonuçlarının, düşük rakımdaki zeytinlerde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Yüksek rakımdaki zeytinlerde ise et oranı ve olgunluk indeksi değerleri daha yüksektir. Toplam sterol miktarının 100 m rakımdaki yağlarda yüksek olduğu tespit edilmiştir. Oleik asit, fenolik bileşikler ve yağ randımanı değerlerinin ise 750 m rakımdaki yağlarda daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Zeytin, Memecik, rakım, fenoloji, pomoloji, biyokimyasal özellikler.

Barış Ulubeli
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Limonda farklı kimyasal uygulamalarının muhafaza üzerine etkileri

Turuçgiller gerek dünya gerekse Türkiye açısından çok önemli meyve gruplarından bir tanesidir özellikle Citrus lemon (L.) Burm. F (Limon) türü sağlık ve gıda sanayisinde geniş kullanımı ile yetiştiriciliği gün geçtikçe daha fazla önem kazanmaktadır. Günümüzde yetiştiriciliğin yanı sıra muhafaza sırasındaki kayıplarıda en aza indirgemek amacı ile yapılan çalışmalarda büyük önem kazanmıştır. Bu çalışmada farklı kimyasal uygulamaların ve onların kombinasyonlarının Kütdiken limon çeşidinin muhafazası süresince bazı kalite kriterlerinde oluşturduğu değişimler araştırılmıştır. Yapılan kimyasal uygulamalar; İmazalil, Imazalil+Scholar, Imazalil+Scholar (Fludioxonil)+Propicanazole, Philabuster, Propicanazole+Imazalil ile duşlama şeklinde muamele edilmiştir. Kontrol grubu meyvelerin bir kısmı hutbak sarma kağıdı ile sarılmış, diğer kısmı kağıda sarılmadan muhafaza edilmiştir. Uygulamalar sonrasında meyveler 10C sıcaklık ve %85-90 oransal nem koşullarında 6 ay muhafaza edilmiştir. Muhafaza süresince aylık periyotlar ile meyvelerde ağırlık kaybı (%), kabuk rengi, çürüme oranı (%), kabuk yanma oranı (%) ve görsel kalite, kabuk kalınlığı (mm), usare miktarı (%), titre edilebilir asit miktarı (%), suda çözünür kuru madde (%) miktarına bakılmıştır. Ayrıca meyvelerde kalıntı analizleride yapılmıştır. Bu araştırmada elde edilen verilere göre Kütdiken meyvelerinin çürük oranı, ağırlık kaybı ve diğer kalite kriterleri açısından en iyi sonuç veren uygulamalar sırasıyla İmazalil+Scholar+Propicanazaole+Hutbak kağıtlarına sarma, Propicanazole+İmazalil+Hutbak kağıtarına sarma kombinasyonları olarak belirlenmiştir.

Nurhan Çıldır
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Organik zeytin yetiştiriciliğinde farklı toprak iyileştiricilerin ağaç gelişimi ile meyve verim ve kalitesi üzerine etkisi

Konvensiyonel tarım kapsamında toprak verimliliğinin sağlanması ve bitki besin madde ihtiyacının karşılanması amacıyla, sentetik kimyasal gübreler yaygın olarak kullanılmaktadır. Oysa, organik tarım kapsamında bu amaçla, organik ve yeşil gübreleme, ekim nöbeti ve toprak muhafazasını tavsiye eden uygulamalar dışında Organik Tarım Yönetmeliğinin eklerinde yer alan ve Ek-1 olarak ifade edilen "Organik Tarımda Kullanılacak Gübreler, Toprak İyileştiriciler ve Besin Maddeleri (Deniz yosunu üretimi dâhil)" listesinde yer alan ve kullanımına izin verilen maddelerin kullanımı söz konusudur. Ancak, söz konusu bu maddelerin kullanımına ve etkinliğine ilişkin yeterli literatür bilgisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, organik zeytin üretim sertifikasına sahip olan bir bahçede, Yamalak Sarısı zeytin çesidine ait ağaçlarda organik tarım yönetmeliğinde izin verilen toprak iyileştiriciler olan temel curuf, perlit ve zeolit (Klinoptilolit) ile besin maddesi olarak vermicompost ve deniz yosunu uygulamalarının ağaç gelişimi ile verim ve kalite üzerine etkilerinin ortaya konması amaçlanmıştır. Söz konusu maddelerin etkilerini belirlemek amacıyla, zeytin ağaçlarında fenolojik, morfolojik ve pomolojik gözlem ve analizler yapılmıştır. Yapılan gözlemler ve analizler neticesinde uygulama gruplarının tümünden kontrol grubuna kıyasla daha iyi sonuçlar elde edilmiştir. Genel olarak deniz yosunu ve vermicompost uygulamaları ağaç gelişimi ile meyve verim ve kalitesi açısında en iyi sonuçları vermiştir.

Abdullah Dündar
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kırşehir (Boztepe) yöresinde doğal olarak yetişen alıç genotiplerinin bazı meyve özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışma 2021-2022 yıllarında Kırşehir ili Boztepe ilçesinde doğal olarak yayılış gösteren alıç genotipleri üzerinde yürütülmüştür. Binlerce bitkinin olduğu bölgeden seleksiyon kriterlerine uygun üstün vasıflı olabilecek genotipleri tespit etmek amacıyla, Eylül ayında meyve özelliklerine göre bir ön seleksiyon yapılmış ve 50 genotip belirlenmiştir. Seçilen bu genotiplerden Ekim ayında (hasat olumunda) pomolojik analizler için meyve örnekleri alınmıştır. Pomolojik analizlerde; meyve ağırlığı, meyve eni ve boyu, meyve eti oranı, çekirdek sayısı,çekirdek ağırlığı, çekirdek eni ve boyu, meyve kabuk rengi, meyve şekli, meyve dış tüylülük, suda çözünebilir kuru madde miktarı (SÇKM), toplam kuru madde, titre edilebilir asit miktarı (TA) ve pH belirlenmiştir. Genotiplerin meyve ağırlıkları 0.89 g ile 2.79 g, meyve eni 12.33 mm ile 18.89 mm, meyve boyu 10.77 mm ile 16.01 mm, SÇKM miktarı %4.2 ile %19.3 ve toplam kuru madde miktarının %49 ile %90 arasında dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre 9 adet genotip ümitvar olarak belirlenmiştir.

Gizem Göztak
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı kardeş bitkilerin alabaşın (Brassica oleracea var. gongylodes ) verim ve kalitesine etkisi

Sürdürülebilir tarım hedefiyle yapılan uygulamalardan biri olan kardeş bitkiler üretim yönteminin, alabaş (Brassica oleracea var. gogylodes) yetiştiriciliğinde verim ve bazı kalite parametrelerine etkisi araştırılmıştır. Kardeş (yardımcı bitki) bitki olarak bakla seçilmiştir. Kaçırıcı bitki olarak kadife çiçeği yer almıştır. Her birinin alabaşa etkisini gözlemlemek için farklı kombinasyonlarla üretim parselleri oluşturulmuştur. Sadece alabaş dikimi ile oluşturulan kontrol uygulaması (AxA), alabaş-kadife çiçeği (AxK), alabaş-bakla (AxB), alabaş-bakla-kadife çiçeğinin (AxBxK) birlikte dikildiği uygulama olmak üzere, dört uygulama kombinasyonu düzenlenmiştir. Denemede ele alınan parametrelerin büyük kısmında alabaş ve baklanın birlikte yetiştirildiği (AxB) uygulamasının iyi sonuç verdiği gözlemlenmiştir. Alabaşın tüketilen kısmı olan gövde ile ilgili çap, boy, ağırlık değerleri en yüksek AxB uygulamasından elde edilmiş ve en yüksek verim 1074,7 kg/da olmuştur. En düşük verim ise 670,8 kg/da ile AxA kontrol uygulamasından elde edilmiştir. Gövde serliği en yüksek AxBxK uygulamasından elde edilmiştir (35,08N). SÇKM değeri en yüksek olan uygulama AxK uygulaması %8,8 olmuştur, en düşük sonuç ise %7,47 ile AxA kontrol uygulamasından elde edilmiştir. Yabancı ot ile mücadele sebzecilikte önemli konulardan biridir. Bu açıdan bakıldığında AxBxK uygulaması parsel başına 9,3 adet yabancı ot ortalaması ile en düşük sonucu verirken, AxA kontrol uygulamasında parsel başına 28,7 adet yabancı ot ile en yüksek sonucu vermiştir. Elde edilen sonuçlar alabaş yetiştiriciliğinde kardeş bitkiler uygulamalarının hem verim, hem kalite hem de yabancı ot ile mücadele açısından önemli katkılar sağladığı belirlenmiştir. Daha farklı bitkiler ve ilave parametrelerle geniş alana yayılan denemeler kurarak bu yöntemin sebze yetiştiriciliğindeki sonuçları izlenmeli ve pratiğe aktarılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Kardeş bitki, Birlikte ekim, Alabaş, Bakla, Kadife çiçeği

Doğa Sümbül
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Aksaray'da yetiştirilen farklı kurt üzümü (Lycium barbarum L., Lycium chinense Miller) türlerininin değişik olgunlaşma dönemlerindeki meyvelerinde bazı pomolojik ve biyokimyasal parametrelerin belirlenmesi

Kurt üzümü bitkisinin meyvesi, yaprakları, kökleri sağlıklı bir gıda olup, antikanserojen, antimutajen, antiaging özelliklerinden dolayı tıbbi amaçlı olarak insanlar tarafından kullanılmaktadır. Bu çalışmada amaç, Aksaray ili Kargın köyünde yetiştirilen Lycium barbarum (HZR1, HZR2, HZR3) ve Lycium chinense (M1 ALTUNİ) kurt üzümü türlerine ait genotiplerin yeşil, alaca, olgun, kuru dönemlerinde alınan meyve örneklerinde bazı pomolojik [meyve eni (mm), boyu (mm), meyve ağırlığı (g/100 meyve), SÇKM (%), renk] ve biyokimyasal [şeker, organik asit ve C vitamini (mg/100g)] içeriklerini HPLC (Yüksek Performanslı Sıvı Kromotografisi) tekniği ile kalitatif ve kantitatif olarak belirlemektir. Olgun dönemde meyve ağırlığı en yüksek HZR1 genotipinde 84.49 (100 meyve/g), en yüksek meyve eni HZR1 genotipinde 11.98 mm, en yüksek meyve boyu ise HZR2 genotipinde 23.49 mm olduğu tespit edilmiştir. Renk özellikleri bakımından değerlendirildiğinde; olgun dönemdeki meyvelerde en yüksek L* değeri (40.13), en yüksek b değeri (56.55) ve en yüksek C değeri (65.51), en yüksek Hue° değeri (59.68) M1 ALTUNİ genotipinde, en yüksek a değeri (44.20) HZR1 genotipinde olduğu belirlenmiştir. En yüksek SÇKM değeri % 42 HZR3 genotipinde belirlenmiştir. Kuru dönemde en yüksek titreedilebilir asit içeriği HZR2'de (% 1.35) olmuştur. Sonuç olarak tüm olgunlaşma dönemleri dikkate alındığında dane iriliği bakımından en yüksek HZR1, renk değerleri ve şeker içeriği bakımından en yüksek M1 ALTUNİ, organik asit içeriği bakımından ise hem dönem hem de genotipler arasında önemli farklılıklar olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Lycium spp., kurt üzümü, pomoloji, renk, şeker, organik asit

İlbilge Oğuz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yerli, standart ve hibrit biberlerde (Capsicum annuum L.) bazı verim ve kalite özelliklerinin incelenmesi

Aydın'da uzun yıllardır üretilen ve sevilerek tüketilen, dört yerli biber popülâsyonunu, piyasada bulunan standart ve hibrit biber (Capsicum annuum L.) çeşitleri ile karşılaştırmak amacıyla kurulan denemede, söz konusu biberlerin bazı morfolojik, pomolojik ve fitokimyasal özellikleri incelenmiştir. En yüksek verime 3,1 ton/da ile Bozdoğan popülasyonunda ulaşılmış, en düşük verim ise 2,1 ton/da ile Hibrit çeşitten elde edilmiştir. Meyve başına tohum sayısı açısından 89 adet tohum ile Çiftlik populasyonu ilk sırada yer alırken, hibrit çeşit 52 adet tohum ile sonda yer almıştır. SÇKM değeri olarak Çiftlik biberi (6,1) en iyi sonucu verirken, en düşük kuru madde miktarı Hibrit çeşitte (5,5) elde edilmiştir. Meyve eti kalınlığı 2,7 mm ile en kalın Hibrit çeşitte ölçülürken, 2,2 mm ile en ince Bozdoğan popülâsyonunda ölçülmüştür. İlk hasada kadar geçen gün sayısı 45 gün ile Hibrit çeşitte, 59 gün ile Çiftlik popülâsyonunda gözlenmiştir. Taze biberde fenolik madde miktarı bakımından öne çıkan çeşit Yenipazar (Kateşin 59,6 mg/kg, Şiringik 2,4 mg/kg, Ferulik 4,2 mg/kg, quercetin 3,1 mg/kg) ve Bozdoğan (Protokateşik 9,5 mg/kg, Vanilik 6,5 mg/kg, Kafeik 5 mg/kg, Rosmarinik 30,3 mg/kg) popülasyonları olmuştur. Kuru biberde fenolik madde miktarı bakımından yine yerli populasyonlardan Çiftlik (Vanilik 119,6 mg/kg), Yenipazar (Kateşin 447,4 mg/kg) ve Bozdoğan (Protokateşik 30,8 mg/kg, Kafeik 264,1 mg/kg, Sinapik 138 mg/kg, Rosmarinik 504,1 mg/kg) popülasyonları olmuştur. Sonuçlar bazı parametreler açısından yerli biber çeşitlerimizin öne çıktığını işaret etmektedir. Anahtar Kelimeler: Biber, Hibrit tohum, Yerli tohum, fenolik madde miktarı, morfolojik özellik

Hülya Gülcan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Türler arası melezleme ile biberde (capsicum annuum) genetik tabanın genişletilmesi ve androgenesisin kalıtımının belirlenmesi

Sunulan bu çalışmada, C. annuum (253A ve İnan3363) ve C. chinense (PI 159236) arasında yapılan melezlemelerle mevcut genetik tabanın genişletilmesi ve androgenesis özelliğinin kalıtımının belirlenmesi hedeflenmiştir. Deneme süresince, toplam 54 morfolojik özellik değerlendirilmiş ve ilk üç eigen değerine göre, 253A x PI 159236 melezlerinden oluşturulan F2 popülasyonunda toplam varyans %56 ve ortalama benzerlik katsayısı r=0.99, İnan3363 x PI 159236 melezlerinden oluşturulan F2 popülasyonunda ise toplam varyans %87 ve ortalama benzerlik katsayısı r=0.89 olarak bulunmuştur. Haploid bitki üretme yöntemlerinden androgenesis özelliğinin biber ıslahında daha etkin şekilde kullanılması amacıyla kalıtımının belirlenmesinde; androgenesis özelliği yüksek İnan3363 ve düşük PI 159236 ile oluşturulan popülasyonda,özelliği kontrol eden gen sayısı 2.46, geniş anlamda kalıtım derececi (h2b) 0.97, dar anlamda kalıtım derecesi (h2n) 0.20, genetik varyans 113.83, eklemeli gen varyansı 23.92, dominans gen varyansı 89.91 ve çevre varyansı ise 3.59 olarak hesaplanmıştır. Eklemeli ve dominant gen etkisi, %21 ve %79 olarak kaydedilmiştir. 253A ve PI 159236 ile oluşturulan popülasyonda, özelliği kontrol eden gen sayısı 1.96, geniş anlamda kalıtım derececi (h2b) 0.96, dar anlamda kalıtım derecesi (h2n) 0.65, genetik varyans 91.83, eklemeli gen varyansı 62.71, dominans gen varyansı 29.12 ve çevre varyansı ise 3.49 olarak hesaplanmıştır. Eklemeli ve dominant gen etkisi, %68 ve %32 olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Biber, türler arası melezleme, genetik taban, androgenesis, kalıtım

Nihal Denli
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Aminoethoxyviniylglycine (AVG) ve gibberellik asit (GA3) uygulamalarının hakko armut çeşidinde hasat önü döküm miktarı ve meyve kalitesine etkilerinin belirlenmesi

Bu çalışma hasat öncesi Aminoethoxyvinilgylcine (AVG) ve Gibberellik asit (GA3) uygulamalarının BA29 anacı üzerine aşılı 'Hakko' armut (Pyrus pyrifolia) çeşidinde hasat önü meyve döküm miktarına ve meyve kalitesine etkilerinin belirlenmesi amacıyla 2021-2022 yıllarında Ankara İli Bala ilçesinde yer alan özel bir üreticiye ait meyve bahçesinde yürütülmüştür. Tahmini hasat tarihinden 4 hafta önce 50-100-150 mg/l AVG ile 25-50-75 mg/l GA3 uygulanmıştır. Meyveler tam olgunluk tarihinde hasat edilerek; kümülatif döküm yüzdesi, verim, meyve ağırlığı, meyve eni ve boyu, meyve sapı eni ve uzunluğu, meyve eti sertliği, meyve rengi gibi pomolojik özellikler ile suda çözünür kuru madde (SÇKM), pH ve titre edilebilir asitlik (TA) gibi kimyasal özellikler değerlendirilmiştir. Hasat döneminde tüm AVG ve GA3 dozlarının kontrol uygulamasına (% 6.78) göre kümülatif döküm oranını azalttığı görülmüştür. Genel anlamda GA3 uygulamalarında ağaç başına verim yüksek bulunmuştur. Gerek AVG gerekse GA3 uygulamalarında meyve ağırlığı, meyve eni ve boyu, meyve eti sertliği, SÇKM ve pH üzerine etkisi istatistiki olarak çok önemli bulunmuştur. Hem AVG hem de GA3 uygulamalarında hasat önü meyve döküm miktarının düştüğü ve meyve kalite özelliklerinin kontrole göre daha iyi olduğu görülmüştür.

Yasin Ay
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kadife çiçeğinin (Tagates erecta L.) gelişimi ve çiçek kalitesi üzerine bazı mikrobiyal gübrelerin (BBDR ve mikoriza) etkileri

Bu çalışma 2021-2022 yıllarında ısıtmasız sera içerisinde yetiştirilmiş kadife çiçeği (Tagates erecta L.) türünde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada farklı bakteri ırklarından oluşan BBDR solüsyonlarının ve mikorizanın kadife çiçeğinin gelişimi üzerine etkileri belirlenmiştir. Denemede morfolojik, fizyolojik ve fenolojik parametreler incelenmiştir. Vejetasyon süreci boyunca mayıs, haziran, temmuz, ağustos ve eylül aylarında toplanan verilerin ortalamaları alınmış ve karşılaştırmalar yapılmıştır. Bitki boyu, bitki çapı, çiçek boyu, çiçek çapı, çiçek verimi ve kök parametreleri açısından mikrobiyal gübre uygulamaları istatistiki anlamda kontrol grubundan ayrılarak daha iyi sonuçlar vermiştir. Bunlar arasında 4. uygulama genel anlamda öne çıkan uygulama grubu olmuştur. Yaprak alanı ve antosiyanin bakımından sonuçlar genel anlamda önemsiz bulunmuşken, klorofil birikimi açısından da 4. uygulamaöne çıkan uygulama grubu olmuştur. Aynı zamanda ilk çiçeklenme tarihi bakımından da uygulama gruplarının hepsi kontrol uygulamasından ayrılmış ve erken çiçeklenmeyi sağlamıştır. Veriler ışığında, mikrobiyal gübrelerin tekli veya birlikte kullanımı şeklinde yapılan uygulamaların bitkilerin gelişim parametrelerinde önemli farklılıklar oluşturduğu ve 4. uygulamanın ise öne çıkan uygulama olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kadife, BBDR, Mikoriza, Tagates erecta

Arbüsküler mikoriza fungusRizobakterilerVeziküler arbüsküler mikoriza
Berna Keles
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı yararlı mikroorganizmaların kalkerli toprakta yetiştirilen çilek (Fragaria vesca) bitkisinde etkinliklerinin belirlenmesi

Bu araştırma 2022-2023 yılları arasında, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ısıtmasız uygulama serasında yürütülmüştür. Araştırmada bitkisel materyal olarak San Andreas gün-nötr çilek çeşidi, bakteri uygulaması olarak ise Bacillus subtilis (27),Pantae agglomerans (86), Chryseobacterium elymi (39), Bacillus aryabhattai (33) izolatları ile oluşturulmuş2 farklı karışım A: 27+86+39, B:27+39+33 ve ticari mikorizal preparat(C) solüsyon şeklinde uygulanmıştır. Bakteri ve mikorizal mantarların tek veya karışım halinde uygulamalarının büyüme ve verim parametreleri üzerine etkileri incelenmiştir. Değerlendirmeler sonucunda meyve verimine dayalı parametrelerde bakteri ve mikorizal uygulamaların etkili olduğu belirlenmiştir. Yaprak ve yaprak özelliklerine dayalı parametrelerde ise yaprak alanı üzerine uygulamaların etkilerinin istatistiksel açıdan önemsiz olduğu, Spad ve total pigment (ACI)açısından ise etkili olduğu gözlenmiştir. Bakteri ve mikorizal uygulamar makro ve mikro besin elementi alınımını genellikle artırmıştır. Araştırmalar sonucunda bakteri mikoriza uygulamaların San andreas çilek çeşidinin verim ve kalitesinde olumlu etkiler yaptığı, daha az kimyasal kullanılarak çilek yetiştiriciliğine yardımcı olabileceği ve kalkerli topraklarda bitki besin elementi alımını iyileştirebileceği tespit edilmiştir.

İbrahim Dinç
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı ıslah kademelerindeki çerezlik kabak (Cucurbita pepo L.) hatlarının morfolojik karakterizasyonu

Bu çalışmada, S3 kademesinde 24 adet kabuksuz ve S2 kademesindeki 9 adet kabuklu çerezlik kabak hattında (Cucurbita pepo L.) Uluslararası Yeni Bitki Çeşitlerinin Korunması Birliği'nin (UPOV) 50 adet kriterlerine göre değerlendirme ve kendileme yapılmış olup, ayrıca 15 adet bitki, meyve ve tohum özellikleri bakımından hatların morfolojik ve agronomik özellikleri belirlenmiştir. Tüm morfolojik ve agronomik özellikler ile yapılan kümeleme analizi sonucunda dört ayrı grup tanımlanmıştır. İki grupta kabuksuz hatlar yer alırken, diğer iki grupta ise kabuklu hatlar yer almıştır. Grup 4'te sadece meyve yüzeyinde siğil bulunduran ve meyve çapı en geniş olan 30'nolu kabuklu çerezlik kabak hattı yer alırken, Grup 3'te ise tohum çapı, boyu ve kalınlığı ile bin dane ağırlığı en yüksek ve tohum şekli geniş eliptik olan hatlar yer almıştır. Grup 2'de 8 ve 12'nolu meyve yüzeyinde oluk bulundurmayan kabuksuz çerezlik hatları yer almıştır. Grup 1'de ise meyve başına tohum verimi, toplam meyve ağırlığı, bitki başına tohum verimi ve meyve sayısı fazla, meyvesi uzun, benekleri büyük, olukları derin olan kabuksuz hatlar yer almıştır. Bitki ve meyve başına tohum verimi ve bin dane ağırlığı bakımından kabuksuz hatlar arasından; 8, 10, 11, 17, 18, 19 ve 20'nolu hatlar öne çıkarken, kabuklu hatlar arasından ise 29 ve 33'nolu hatlar öne çıkmıştır. Bitki ve meyve özellikleri tanımlanmış ve ümitvar olarak belirlenmiş bu hatlar, doğrudan yetiştiricilikte kullanılabileceği gibi, çalışma sonucunda tespit edilen genetik varyasyon ileride yapılacak ıslah çalışmalarında kullanılmak üzere zengin gen havuzunun oluşturulmasına da önemli katkı sağlayabilecektir.

Sinan Şengöz
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı Dozlarda Poliamin (Spermidin) uygulamalarının açık alanda yetiştirilen çilek bitkisinin gelişim parametrelerine etkilerinin araştırılması

Bu çalışma, poliamin (spermidin) uygulamalarının çilek bitkisinde gelişim parametreleri ve stres koşulları üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Bahçe bitkileri üzümsü meyveler bahçesinde yürütülmüştür. Çalışma Albion çilek bitkilerine 0.5 mM 1.0 mM 1.5 mM dozda uygulanan spermidin ve kontrol gruplarından oluşmuştur. 36 adet Albion nötr gün çilek fideleri 4 ayrı guruba ayrılırken her grup 9 bitkiden oluşmuştur. 90 günlük deneme sonucunda her gruptan şansa bağlı bitkiler seçilerek bitkilerin gelişim parametreleri incenip analizleri yapılmıştır. Her grup 3 tekerrür ve her tekerrür 12 bitkiden oluşmuştur. Sonuç olarak, spermidin uygulamaları Albion çilek çeşidi üzerinde pozitif yönde etki göstermitir. 1.5 mM lik ve 1.0 mM lik spermidin uygulamaları Albion çilek çeşidinin yaprak gelişim parametreleri üzeriene olumlu etkileri olmuştur. Ayrıca bu uygulamalar çileklerin meyve fiziksel özelliklerini pozitif yönde etkilemiştir. Spermidin uygulamalarının farklı dozlarının bitkinin morfolojik özelliklerine olumlu yönde etkilerinin olduğu gözlemlenmiştir

Çilek
Ahmet Furkan Baloğlu
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Domateste besin özellikleri ve kalitenin kuraklığa dayanıklılıkla arttırılması

Bu çalışmanın amacı, kuraklığa dayanıklılığı daha önceki projelerde belirlenmiş olan domates genotiplerinde yüksek besin içeriği ve kalite özellikleri arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Bu amaçla iki yıl süren arazi ve laboratuvar çalışmalarında kuraklığa dayanıklı 10 domates genotipi ve 2 şahit çeşit kullanılmıştır. Tezde kullanılan bitkiler 2017 ve 2018 yıllarında ilkbahar-yaz dönemlerinde kontrol ve kuraklık uygulamalarına maruz bırakılmıştır. Kuraklık stresinde şahit çeşitlere kıyasla β-karoten içeriği, toplam şeker içeriği, L-askorbik asit, fenol, meyve Ca içeriği, meyve K içeriği ve meyve kuru maddesi %9.5, %31.77, %65.31, %27, %13.64, %23.46 ve %12.48 oranında artmıştır. L-askorbik asit ile meyve MDA, pH ve fenol arasında; yaprak stoma iletkenliği ile meyve hacmi arasında; membran zararlanma indeksi ile fenol arasında pozitif korelasyon görülmüştür. Meyve ağırlığı ile meyve hacmi, bitki yaş ağırlığı ve yaprak osmotik potansiyeli arasında yüksek pozitif korelasyon ortaya çıkmıştır. Yaprak su potansiyeli ile bitki kuru ağırlığı ve brix arasında aynı zamanda, yaprak malondialdehit (MDA) ile brix, bitki kuru ağırlığı, meyve süperoksit dismutaz (SOD) ve yaprak su potansiyeli arasında yüksek negatif korelasyon bulunmuştur. Yaprak stoma iletkenliği ile meyve kuru ağırlığı arasında ise negatif korelasyon ortaya çıkmıştır.

Sultan Dere
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Selekte edilmiş ileri kademelerde çerezlil kabak (Cucurbita pepo L.) hatlarının tuz stresine toleranslarının belirlenmesi

Küresel bir problem olan tuzluluk bitkilerde morfolojik yapının yanı sıra, fizyolojik ve biyokimyasal olayları da olumsuz etkileyerek, tarımsal üretimi gün geçtikçe sürdürülemez hale getirmektedir. Tuzluluk ile mücadelede birçok yöntem uygulanabilse de, tuza tolerant anaç veya çeĢit ıslahı bu konuda en etkili strateji olarak tercih edilmektedir. Bu çalıĢma, morfolojik karakterizasyonu yapılmıĢ S4 kademesindeki çerezlik kabak hatları içerisinden seçilen, tohum verimi ve çerezlik olarak kullanılabilme potansiyeli yüksek kabuklu ve kabuksuz 25 adet çerezlik kabak hatlarının tuza tolerans seviyelerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüĢtür. Bitkiler 136 L‟lik saksılarda havalandırmalı durgun su kültürü tekniği kullanılarak, kontrol ve 10 dS/m tuz stresi koĢullarında 28 gün boyunca büyütülmüĢtür. Ġncelenen morfolojik ve fizyolojik parametrelere göre çerezlik kabak hatlarının tuz stresine tolerans seviyeleri belirlenmiĢtir. Bulgular genel olarak değerlendirildiğinde 8 ve 13 nolu hatlar tüm çerezlik kabak hatları içerisinde tuz stresine en hassas hatlar olarak tespit edilmiĢtir. Kabuksuz hatlar içerisinden özellikle 2, 6 ve 18 nolu, kabuklu hatlar içerisinde ise 24 ve 25 nolu hatlar diğerlerine kıyasla tuzlu koĢullara daha fazla tolerans göstermiĢlerdir. Tuz stresi koĢullarında yetiĢtirilen, çerezlik kabak hatlarının biomass ve fizyolojik özelliklerine dayalı hatların sınıflandırılması için temel bileĢen analizi (TBA) uygulanmıĢtır. Analize göre, toplam varyasyonun yaklaĢık %99‟unu iki temel bileĢen (PC 1: %98.56 ve PC 2: %0.91) oluĢturmuĢtur. Ayrıca korelasyon analizi yapılarak incelenen parametreler arasındaki iliĢkinin yönü ve gücü belirlenmiĢtir. Belirlenen tuz stresine toleransı yüksek çerezlik kabak hatları doğrudan tuzluluk problemi yaĢanan bölgelere yetiĢtiricilik için önerilebileceği gibi, çerezlik kabak sektörünün en büyük eksiği olan hibrit çeĢitlerin geliĢtirilmesi amacıyla yapılacak ıslah çalıĢmalarında kullanılmak üzere nitelikli gen havuzlarının oluĢturulmasına da katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Çerezlik kabak, Tuz stresi, Seleksiyon, Tolerant

Serhat Doğru
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kestanelerde derim sonrası bazı uygulamaların meyve kalitesi ve depolama süresi üzerine etkileri

Kestanelerde hasat sonrası yaşam potansiyelini uzatmak üzere, yapılacak olan bazı uygulamaların meyve kalitesi üzerine etkisini belirlemek ve dolayısıyla depolama süresini uzatmak amacıyla bu tez yürütülmüştür. Denemede, yöresel Kemer kestane çeşidi kullanılmıştır. Hasat sonrası putresin, salisilik asit, ozmotik dehidrasyon + sıcak hava kurutma, sıcak su banyosu, soğuk suda ıslatma uygulamaları ve kontrol grubu meyveleri 2±1⁰C'de %80-90 oransal nem koşullarında 210 gün (7 ay) süreyle depolanmıştır. Meyve örneklerinde depolama başlangıcında ve 30 gün aralıklarla kalite değişimlerini belirlemek için bazı fiziksel ve kimyasal analizler yapılmıştır. Bu amaçla; ağırlık kaybı, nem içeriği, fiziksel kayıplar, meyve kabuğu ve eti rengi, toplam şeker, nişasta, fenolik madde miktarı ve antioksidan aktivitesi belirlenmiştir. Raf ömrü kısmı için de her ay soğuk hava deposundan çıkartılan meyveler 4 gün 20°C'de %60±5 oransal nem koşullarında bekletilmiş ve soğuk hava deposunda depolama boyunca yapılan tüm analizler tekrarlanmıştır. Kestanelerde depolama süresine bağlı olarak 6. aya kadar kabul edilebilir düzeyde fiziksel kayıplar meydana gelmiştir. Fiziksel ve biyokimyasal analizler dikkate alındığında, soğuk su uygulaması diğer uygulamalara göre pazarlanabilir meyve oranını arttırması ve kaliteli meyve eldesi için daha iyi sonuçlar vermiştir. Anahtar Kelimeler: Kestane, soğukta muhafaza, putresin, salisilik asit, sıcak su, suda ıslatma, ozmotik dehidrasyon

Büşra Çalışkan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı sofralık üzüm çeşitlerinde budama zamanı ve uygulamalarının fenoloji verim ve kalite üzerine etkileri

Bu araştırmada bazı sofralık üzüm çeşitlerinde erken ve geç kış budama zamanları (BZ) ile, kontrol, tane tutumunda 1/3 oranında salkım ucu alma (SUA) ve ben düşme zamanında gövdeden bilezik alma (BA) yaz budama uygulamalarının (UYG), fenoloji ile verim ve kalite üzerine etkilerini belirlemek amaçlanmıştır. Bu araştırma, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Ziraat Fakültesi uygulama bağında gerçekleştirilmiştir. Deneme bölünmüş parseller deneme deseninde 3 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Uç gözlerden sürgünler 1-2 yaprak oluşturduğu dönemde geç kış budaması yapılması, uyanma zamanını Samancı Çekirdeksiz'de 6 gün, Alphonse Lavallée'de 5 gün geciktirmiştir. Bununla beraber verim ve kalite erken ve geç kış budamasından etkilenmemiştir. Samancı Çekirdesiz'inde ince korukta 1/3 oranında yapılan SUA, verim ve salkım ağırlığını etkilemez iken; tane ağırlık ve hacmini artırmış; olgunluğu ve renklenmeyi hızlandırmıştır. Samancı Çekirdesiz'inde ben düşmede gövdeden yapılan BA, verim ve salkım ağırlığı üzerinde etkili olmaz iken; tane hacmini, tane iriliğini, tane sertliğini artırmış; renklenmeyi ve olgunluğu hızlandırmıştır. Alphonse Lavallée'de İnce korukta 1/3 oranında yapılan SUA ise verim, salkım ağırlığı, salkım sıklığı, tane iriliği, olgunluk ve renklenme üzerinde etkili olmamıştır. Alphonse Lavallée'de ben düşmede ise BA ile verim, salkım ağırlığı, renklenme ve olgunluk etkilendirilmez iken; tane ağırlığı ve tane genişliği artmıştır. Her iki çeşitte de geç budamanın yapılması, ilkbahar geç donlarını önlemek için önerilmiştir. Samancı Çekirdeksiz çeşidinde ben düşme döneminde gövdeden BA ve tane tumunda 1/3 SUA; Alphonse Lavallée'de ise sadece gövdeden BA tavsiye edilmiştir.

Hasan Çiftçi
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı anaçların aşılı hıyarlarda (Cucumis sativus L.) bitki gelişimi, verim ve meyve özelliklerine etkileri

Bu çalışma Mardin ilinin Kızıltepe ilçesinde Salkım köyünde bulunan plastik sera koşullarında yürütülmüştür. Şampiyon Menderes Fı ile Solo Fı hıyar çeşitleri dört adet (Nun 9075 Fı, Acar Fı, Zorba Fı, TZ 148 Fı) türler arası Cucurbita hibrit (Cucurbita maxima × Cucurbita moschata) anacı üzerine aşılanmış ve aşısız hıyar çeşitleri de kontrol olarak kullanılmıştır. Aşılamanın çiçeklenme süresi, bitki boyu, ana gövde çapı ve boğum sayısı gibi bitki büyüme parametreleri, verim ile bazı meyve özellikleri (meyve sayısı, meyve ağırlığı, meyve çapı, meyve boyu) üzerine etkileri araştırılmıştır. Çalışmada yer alan hıyar çeşitlerinden Solo Fı, Şampiyon Menderes Fı'e göre daha güçlü bitki gelişimine sahip olmuştur. Verim bakımından Nun 9075 Fı ve Zorba Fı anaçları öne çıkarken, Zorba Fı anacı üzerine aşılı Şampiyon Menderes Fı çeşidinde en yüksek verim (10.55 kg/m2) elde edilmiştir. Zorba Fı anacı meyve sayısı ve meyve ağırlığı bakımından, Nun 9075 Fı anacı ise meyve çapı ve meyve uzunluğu bakımından en yüksek değerlere sahip olmuştur. Meyve ağırlığı bakımından Acar Fı anacı üzerine aşılı Solo Fı çeşidi en yüksek değere (211.63 g) sahip olurken, meyve çapında Nun 9075 Fı anacı üzerine aşılı Solo Fı çeşidi en yüksek değere (40.16 mm) sahip olmuştur. Araştırma bulgularına göre, hem bitki büyüme parametreleri hem de meyve özellikleri bakımından kabak anaçları üzerine aşılama, kontrole (aşısız) göre daha iyi sonuçlar göstermiştir.

Erdal Damar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Karpuzlarda bazı tohum karakterlerinin kalıtımının belirlenmesi

Bu çalışmada, Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü karpuz gen havuzunda bulunan 11 adet hat ve bu hatlardan resiprokal olarak elde edilen melezlerin tohum karakterlerinin F1 aşamasında kalıtımı araştırılmıştır. Tohumlarda UPOV'a göre; büyüklük (çok küçük, küçük, orta, büyük, çok büyük), kabukta zemin rengi (beyaz, krem, yeşil, kırmızı, kızıl kahve, kahverengi, siyah), kabuğun ikincil rengi (yok, var), kabuğun ikincil renginin dağılım şekli (nokta, parça, nokta ve parça), zemin rengi ile ikincil rengin alan ilişkisi (küçük, orta, büyük), hilumda leke (yok, var), kenarda leke (yok, var), tohum sayısı (adet/kg meyve), meyve başına tohum ağırlığı (g/meyve), 1000 dane ağırlığı (g), tohum eni (mm), tohum boyu (mm), tohum kalınlığı (mm) ve tohum renk ölçümleri incelenmiş ve bu parametreler için heterozis değerleri hesaplanmıştır. Yapılan gözlemlerde; 2 hat ve 5 melezde siyah renk, 3 hat ve 8 melezde kahverengi renk, 1 hatta kızıl kahve renk ve 1 hatta beyaz renk oluştuğu, 5 hat ve 9 melezde büyük tohum, 1 hat ve 4 melezde küçük tohum ve 1 hatta çok küçük tohum oluştuğu, 2 hat ve 4 melezde hilumda leke oluştuğu ve tüm hat ve melezlerde tohum kenarında leke oluşmadığı gözlemlenmiştir. Kahverengi tohum renginin beyaz üzerine baskın olduğu ve ayrıca siyah tohum renginin kahverengi ve beyaz tohum renkleri üzerine baskın olduğu bulunmuştur. Araştırma sonuçlarına göre; meyve başına tohum ağırlığı bakımından Y-2-2 × Y-55 melezi, tohum sayısı bakımından Y-2-2 × Y-55 melezi, 1000 dane ağırlığı (g) bakımından Y-55 × Y-45 melezi, tohum eni (mm) bakımından Y-45 hattı, tohum boyu (mm) bakımından Y-45 × Y-55 melezi ve tohum kalınlığı (mm) bakımından Y-21 hattının üstün olduğu tespit edilmiştir.

Süleyman Yalçın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Nar (Punica granatum L. ve P. nana L.)'da bitki boyu ile ilişkili RAPD belirteçlerinin belirlenmesi ve bazı morfolojik gözlemler

Bu çalışmanın amacı, PCR-RAPD yöntemi kullanılarak bitki boyuyla ilişkili moleküler belirteçlerin belirlenmesidir. Bitki materyali olarak Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü bahçesinde bulunan bodur ve normal boylu nar bitkileri melezleme ıslahı ve kendileme ıslahı yöntemiyle elde edilen kendilenmiş melez bitkiler kullanılmıştır. 2020 yılında yapılan ölçümlerde P. nana × P. granatum melezlemesinde 52 bitkiden en kısa bitki 129 cm, en uzun bitki 250 cm; P. nana kendilemesinde 44 bitkiden en kısa bitki 59 cm, en uzun bitki 154 cm; P. granatum kendilemesinde 2 bitkiden en kısa bitki 172 cm, en uzun bitki 174 cm ve ana 110 cm, baba ebeveyn ise 396 cm olarak ölçülmüştür. Ana ve baba ebeveynle birlikte toplam 16 bitkinin yaprağından DNA çıkartılmıştır. RAPD primerlerini BSA ile test etmek amacıyla 7'şer melez bitkinin DNA'ları eşit miktarda karıştırılarak iki ayrı küme oluşturulmuştur. Test edilen 120 RAPD primerinden kalıcı polimorfizm gösterenler, iki kümeyi oluşturan bireyler ve ebeveyni ile birlikte analiz edilmiştir. OPM07 primerinden elde edilen 650 bç büyüklüğündeki bant ana ebeveyn, bodur nar kümesi ve bodur kendilemesindeki bitkilerde gözlenmezken; baba ebeveyn, normal boylu nar kümesi ve 4 normal boylu nar melezinde görülmüştür. Çalışma sonucunda OPM07-650 RAPD belirtecinin narda bitki boyu özelliği ile %57 ilişkili olduğu tespit edilmiştir.

PCRRAPD
Meryem Şimşek Uçkun
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Coğrafi bilgi sistemleri ile kırşehir'de ceviz yetiştiriciliği için uygun alanların belirlenmesi

Bu çalışmada, Kırşehir ilinde ceviz (Juglans regia L.) yetiştiriciliği için uygun alanların belirlenmesi amacıyla Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) tabanlı analiz yöntemleri kullanılmıştır. Bu kapsamda, iklimsel faktörler (Yıllık toplam yağış miktarı, Minimum sıcaklık, 5°C altındaki gün sayısı, Bahar nispi nemi ve Yaz nispi nemi), topografik özellikler (Eğim, Bakı), toprak verileri (Organik madde, pH, Kil Silt, Kum), yerleşim yerleri, ulaşım ağı ve su kaynakları olmak üzere 14 farklı kriter değerlendirmiştir. Yerleşim yerleri ve ulaşım ağları faktörleri dışlama faktörü olarak değerlendirilmiştir. İklim verileri, Kırşehir Meteoroloji İl Müdürlüğü'nden sağlanmış ve mekânsal dağılımları ArcGIS Pro 3.2 yazılımında IDW (Ters Mesafe Ağırlıklı Enterpolasyon) yöntemi ile enterpole edilmiştir. Topografya verileri (eğim ve bakı) ise USGS Earth Explorer platformundan elde edilmiştir. Yerleşim yerleri, yollar ve su kaynakları gibi coğrafi veriler, açık kaynaklı veri sağlayıcısı olan OpenStreetMap (OSM) üzerinden temin edilmiştir. Araziye ait toprak özellikleri ise Uluslararası Toprak Referans ve Bilgi Merkezi (ISRIC) tarafından geliştirilen ve 250 m çözünürlükte mekânsal veri sağlayan SoilGrids 2.0 veri seti kullanılarak elde edilmiştir. Tüm bu veri katmanları, Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) yöntemi ile ağırlıklandırılmış ve Ağırlıklı Bindirme Analizi (Weighted Overlay Analysis) ile uygunluk haritası oluşturulmuştur. Bu çalışma, ceviz yetiştiriciliği için uygun alanların belirlenmesine katkı sağlarken, CBS tabanlı karar destek sistemlerinin tarımsal planlama ve sürdürülebilirlik açısından önemini vurgulamaktadır. Çalışma sonucunda; Kırşehir il yüzölçümünün %3,31'inin (21.741,11 ha) ceviz yetiştiriciliği için çok uygun, %8,63'lük (56. 789,07 ha) kısmının orta uygun ve % 26,90'lık (177.149,76 ha) kısmının ise az uygun olduğu belirlenmiştir.

Ceviz
Ebru Şirin
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00