Manisa Celal Bayar University
Anabilim Dalı

Rekreasyon Anabilim Dalı

Manisa Celal Bayar University

110

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Maden işletmesi çalışanlarının serbest zaman katılım motivasyonu ve yaşam kalitesi ilişkisine dair nitel bir durum tespiti: Uşak ilinde bir altın madeni işletmesi örneği

Serbest zaman etkinlikleri, bireyler üzerinde olumlu etkiler bırakmakta ve yaşam kalitelerini artırdığı, psikolojik ve fiziksek kazanımlar sağladığı düşünülmektedir. Bu araştırmada maden işletmesi çalışanlarının işletme tarafından gerçekleştirilen serbest zaman etkinliklerine katılımlarının motivasyon ve yaşam kaliteleri arasındaki ilişkinin incelenmesi ve işyeri serbest zaman etkinliklerine ilişkin kurumlara öneri olması amacıyla tasarlanmıştır. YÖNTEM Maden işletmesi çalışanlarının serbest zaman katılım motivasyonu ve yaşam kalitesi ilişkisine dair nitel bir durum tespiti incelenmesi kapsamında, işletme çalışanlarının ilgi, öneri ve görüşlerini ifade ettikleri için nitel araştırma yöntemi ve bu yöntemlere ait durum çalışması yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubuna örneklem seçimi için, olasılık temelli tabaka örnekleme yöntemi kullanılmış ve işletmede çalışan 12 kadın, 38 erkek olmak üzere 50 çalışan ve yönetici gönüllü katılımcı katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgilere ilişkin (cinsiyet, yaş, meslekteki birim, aylık gelir, görev yılı vb.) sorular ve yarı yapılandırılmış görüşme soruları yer almaktadır. Toplanan verilerin betimsel ve içerik analizi kullanılarak NVİVO paket programı ile modellemesi, temaların oluşturulup sunulması sağlanmıştır. BULGULAR VE SONUÇ Araştırmada elde edilen bulgularda araştırmaya katılan kadın ve erkek çalışanların 18-55 yaş arasında olduğu ve çeşitli birimlerde çalıştıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada katılımcılara yöneltilen 5 soru ile, elde edilen bulgularda sorulan sorulara ilişkin sonuçlarda; katılımcılara ait serbest zaman değerlendirme biçimleri 7 tema, iş yeri tarafından düzenlenen rekreatif etkinlikler 6 tema, iş yeri rekreasyonunun motivasyon düzeyi ve iş verimliliğine ilişkin görüşler 7 tema, serbest zaman etkinliklerinin bireysel ve örgütsel kazanımları 11 tema, serbest zaman ve yaşam kalitesine ilişkin görüşler başlığı altında 5 tema bulunmuştur. Bu araştırma sonucunda, maden işletmesi çalışanlarının serbest zaman katılım motivasyonları ve yaşam kalitesi, işletme tarafından gerçekleştirilen serbest zaman etkinlikleri sayesinde, çalışanlar üzerinde psikolojik, fizyolojik ve duyuşsal anlamda katkılar sağladığı, çalışanların iş yeri verimliliklerini ve performansını artırdığı, işletmenin sunduğu imkanlar sayesinde ise yaşam kalitelerinin üst seviyede olduğu ve artış gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çalışanların işletme içinde ve dışında gerçekleşen serbest zaman etkinliklerinin süreğen hale gelmesine ve çeşitlenmesine yönelik beklentilerinin olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Serbest zaman katılım motivasyonu, yaşam kalitesi, altın madeni işletmesi

RekreasyonRekreasyonel aktiviteler
Fatmanur Özkan Topaloğlu
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Serbest zamanlarında doğa ve macera kampı yapan bireylerin psikolojik iyi oluş düzeyleri ve doğaya bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi: İzmir ili örneği

Bu çalışmanın amacı doğa ve macera kampı yapan bireylerin doğaya bağlılıkları ve psikolojik iyi oluş düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu kapsamda çalışmada doğa ve macera kampı yapan 353 bireyden elde edilen demografik bilgiler ile birlikte doğaya bağlılıkları ve psikolojik iyi oluş düzeyleri incelenmektedir. Çalışma hedefinde 2017 yılında Bektaş, Kural ve Orçan tarafından Türkçeye uyarlandığı bilinen "Doğaya Bağlılık Ölçeği" ve 2013 yılında Telef tarafından Türkçeye uyarlandığı bilinen "Psikolojik İyi Oluş Ölçeği" kullanılmıştır. Analiz kapsamında bu çalışmada öncelikle normallik varsayımı test edilmiş olup ardından bireylerin doğaya bağlılıkları ve psikolojik iyi oluş düzeyleri arasındaki ilişkiyi test etmek amacıyla Pearson korelasyon analizi ve doğaya bağlılığın psikolojik iyi oluş üzerindeki etkisini incelemek amacıyla basit doğrusal regresyon analizi sonuçları incelenmiştir. Ayrıca doğaya bağlılık ve psikolojik iyi oluşun demografik özellikler bakımından karşılaştırma analizlerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Serbest Zaman, Macera, Psikolojik İyi Oluş, Kamp, Doğaya Bağlılık, Rekreasyon, Serbest Zaman Doyumu

DoğaDoğaya adanmışlıkDoğaya yakınlık+6
Eşref Ceran
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğa sporu katılımcılarının macera davranışı arama, merak ve keşfetme ile psikolojik iyi oluş düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, rekreatif amaçla doğa sporları ile ilgilenen bireylerin macera davranışı arayışları, merak keşfetme eğilimleri ile psikolojik iyi oluş düzeylerini incelenmektir. Araştırmaya Türkiye genelindeki illerde lisanslı ya da lisanssız 18 yaş ve üzeri doğa sporları ile ilgilenen farklı meslek, yaş grubundaki topluluk özelinde faaliyet gösteren ya da bireysel katılımda bulunan bireyler dahil edilmiştir. Örneklem grubunu ise 118' i kadın 204' ü erkek toplam 322 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi ile tasarlanmış olup, verilerin toplanmasında; kişisel bilgi formu çalışma sahibi tarafından hazırlanmış, Merak ve Keşfetme Ölçeği II, Macera Davranışı Arama Ölçeği ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği kullanılmıştır. Parametrik testlerden Independent T testi, One Way Anova testi, Korelasyon analizi ve Regresyon testi kullanılmıştır. Çalışma kapsamında elde edilen bulgular sonucunda doğa sporu katılımcılarının macera davranışı arayışı ile merak ve keşfetme eğilimi cinsiyet değişkeni açısından anlamlı bir farklılık göstermektedir. Doğa sporu katılımcılarının medeni durum değişkeni açısından macera davranışı arayışı ile merak ve keşfetme eğilimi ve alt boyutları anlamlı bir farklılık göstermektedir. Doğa sporu katılımcılarının macera davranışı arayışı ile merak ve keşfetme eğilimi ve alt boyutları lisanslı sporcu olma değişkeni açısından anlamlı bir farklılık göstermektedir. Doğa sporu katılımcılarının macera davranışı arayışı ile merak ve keşfetme eğilimi ve alt boyutları eğitim durumu değişkeni açısından anlamlı bir farklılık göstermektedir. Doğa sporu katılımcılarının macera davranışı arayışının merak ve keşfetme eğilimi ve alt boyutları ile psikolojik iyi oluş durumları arasında pozitif yönlü orta ve düşük düzeyli anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Macera davranışı arayışı ile merak ve keşfetme eğilimi arasında anlamlılık pozitif yönde orta düzeydedir. Macera davranışı arayışı merak ve keşfetmenin %29'unu etkilediği görülürken regresyon katsayısına göre de bağımsız değişken olan macera davranışı arayışı (β=.54) bağımlı değişken olan merak ve keşfetme eğilimine anlamlı etki ettiği sonucu bulunmuştur. Macera davranışı arayışı ile psikolojik iyi oluş durumu arasında tespit edilmiş ilişki pozitif yönde ve orta düzeydedir. Macera davranışı arayışı psikolojik iyi oluşun %10'unu etkilediği görülürken regresyon katsayısına göre de bağımsız değişken olan macera davranışı arayışı (β=.32) bağımlı değişken olan psikolojik iyi oluş durumuna anlamlı etki ettiği sonucu bulunmuştur. Rekreatif amaçlı doğa sporlarına katılan bireylerin macera davranışı arayışı, merak ve keşfetme eğilimi ve psikolojik iyi oluş düzeyleri incelenmiş ve birbirleri üzerinde anlamlı etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu faaliyetlere katılımın daha fazla olması ve faaliyetlerin artırılması durumunda bireyler üzerinde fiziksel ve psikolojik olarak olumlu etkiler göstereceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Doğa Sporu, Macera Davranışı Arama, Merak ve Keşfetme, Psikolojik İyi Oluş.

Doğa sporlarıKeşfetme yönelimiMacera+4
Reyhan Avşar
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Davranışsal bağımlılık: Rakip süreç teorisi perspektifinden ölçek geliştirme çalışması

Çalışmada Rakip Süreç Teorisi temel alınarak güvenilir ve geçerli bir "davranışsal bağımlılık" ölçeğinin geliştirilmesine yönelik süreç aktarılmıştır. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Örneklem seçiminde ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışma, ön deneme uygulaması 120 ve deneme uygulaması 805 olmak üzere toplam 925 ekstrem spor katılımcısından oluşan bir örneklem üzerinde yürütülmüştür. Ön deneme uygulaması ve deneme uygulamasına ilişkin veriler "Google Form" aracılığı ile toplanmıştır. Ekstrem spor katılımcılardan toplanan verilerle betimsel istatistikler, normal dağılım analizi, madde analizi, Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA), Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA), yakınsak ve ayırıcı geçerlilik, ölçüm güvenilirliği ve taban-tavan etkileri ve Alıcı-işlem karakteristiği Analizi (ROC) yapılmıştır. Toplanan verilerin analiz edilmesinde Microsoft Office Excel, SPSS ve AMOS programlarından yararlanılmıştır. Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA), "Ana Eksen Faktörleme (AEF)" yöntemi ile "Promax" rotasyon yöntemi seçilerek yapılmıştır. Analizlerde kesme ölçütü 0.40 olarak alınmıştır. Ayrıca aynı anda iki faktör altında benzer yük değerine sahip olan binişik maddeler, bir faktör altında üçten az sayıda madde bulunmaması gibi koşullara dikkat edilmiştir. AFA sonucunda üç faktörlü on iki maddeden oluşan bir yapının ortaya çıktığı ve rotasyon sonrası elde edilen toplam varyansın % 68.220'ini açıkladığı belirlenmiştir. Yapıya ilişkin maddelerin faktör yük değerleri "0.45 ile 0.93" arasında değişmektedir. Faktör yapısı belirlenen ölçüm aracının isimlendirilmesinde kuramsal temele bağlı kalınmıştır. AFA ile belirlenen yapı Birinci Düzey Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ve İkinci Düzey Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ile sınanmıştır. Birinci Düzey Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) sonucunda yapıya ilişkin uyum indeks değerleri χ2/sd=1.47, RMSEA= 0.05, GFI= 0.86, AGFI= 0.80, IFI= 0.90, NFI= 0.89, TLI= 0.87 ve CFI= 0.90 olarak belirlenmiştir. Ölçüm aracına ilişkin maddelerin faktör yük değerleri 0.51 ile 0.93 arasında değişmektedir. Ölçüm aracının toplam puanını kullanabilmek için İkinci Düzey Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmıştır. İkinci Düzey Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) sonucunda yapıya ilişkin uyum indeks değerleri χ2/sd=8.89, RMSEA= 0.08, GFI= 0.87, AGFI= 0.80, IFI= 0.91, NFI= 0.90, TLI= 0.88 ve CFI= 0.91 olarak belirlenmiştir. Ölçüm aracına ilişkin maddelerin faktör yük değerleri 0.54 ile 0.93 arasında değişmektedir. Ölçüm aracının birleşim ve ayrışım geçerliğine ilişkin analiz sonucunda Hedonik Karşıtlık (HK) alt boyutuna ilişkin AVE değeri 0.51, √AVE değeri 0.71 ve CR değeri 0.80 olarak; Tolerans (T) alt boyutuna ilişkin AVE değeri 0.81, √AVE değeri 0.90 ve CR değeri 0.94 olarak; Hedonik Yoksunluk (HY) alt boyutuna ilişkin AVE değeri 0.68, √AVE değeri 0.82 ve CR değeri 0.89 olarak hesaplanmıştır. Faktörler arası korelasyon katsayısının 0.347 ile 0.502 arasında değiştiği belirlenmiştir. Ölçüm aracının iç tutarlılığı Cronbach Alfa ile hesaplanmıştır. AFA grubundaki "tolerans" ve "hedonik yoksunluk" faktörleri ile DFA grubundaki "tolerans" ve "hedonik yoksunluk" faktörlerinden elde edilen ölçümler için Cronbach Alfa güvenirliğinin yüksek güvenilirlik düzeyine sahip olduğu (AFA T: 0.94; HY:0.88, DFA T:0.93; HY:0.87). AFA grubundaki "hedonik karşıtlık" ile DFA grubundaki "hedonik karşıtlık" faktörlerinden elde edilen ölçümler için Cronbach Alpha güvenirliğinin ise orta düzeyde güvenilirlik düzeyine sahip olduğu sonucuna varılmıştır (AFA HK:0.79, DFA HK:0.71). Ölçüm aracının zemin (floor) ve tavan (ceiling) etkileri de incelenmiştir. Analiz sonucunda elde edilen puanlar incelendiğinde zemin puanı en düşük 13; taban puanı en yüksek 56 olarak belirlenmiştir. Ölçüm aracının puanlandırılması Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı (DSM) ve diğer madde bağımlılığı kriterlerine göre puanlandırma sistemi ile kesme ölçütü kullanılarak Alıcı İşletim Karakteristiği (ROC) Analizi ile hesaplanmıştır. Sonuç olarak tez kapsamında geliştirilen Davranışsal Bağımlılık Ölçeği'nin (DBÖ) geçerli ve güvenilir ölçmeler yapılabilen bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir.

BağımlılıkDavranışsal bağımlılıkEkstrem sporları+2
Özge Yavaş Tez
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Turizmin çeşitlendirilmesi kapsamında sörf okulları: Çeşme - Alaçatı örneği

Rekreasyonel aktiviteler, bireylerin dinlendikleri, eğlendikleri ve yaparak yaşayarak öğrendikleri aktivitelerdir. Bu aktiviteler bireylerin psikolojik ve fiziksel iyi oluşlarına yardımcı olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla rekreatif aktivitelerin hayatımızdaki yeri ve önemi yadsınamaz. Bu çalışma, Çeşme Alaçatı bölgesinde yer alan sörf okullarının gözünden, Alaçatı beldesinin rekreasyonel turizm popülasyonunu incelemek, potansiyelini ortaya koymak ve gelişim için öneriler getirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örneklem yöntemlerinden, benzeşik örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Çalışmaya, Alaçatı beldesinde yer alan sörf okullarının üst düzey yöneticileri katılmıştır. Araştırmada nitel veri toplama aracı olarak görüşme yöntemi kullanılacaktır. Birinci bölümde araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgilere ilişkin (yaş, cinsiyet, medeni durum vb.) sorular, ikinci bölümde ise araştırmacı tarafından belirlenen yarı yapılandırılmış görüşme soruları yer almıştır. Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler betimsel ve içerik analizi kullanılarak NVIVO 10 paket programı ile modellemesi, tema ve alt temaların oluşturulup sunulması sağlanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında araştırmaya katılım gösteren kadın ve erkek yöneticilerin 36-68 yaş arasında olduğu görülmüştür. Katılımcılara toplam 5 soru yöneltilmiştir. Bununla birlikte elde edilen bulgularda, sorulan sorulara ilişkin kısa başlıklar oluşturulmuş ve ticari rekreasyon, eğitim, popülarite, pandemi, coğrafi konum, konaklama, profesyonel başarı, uluslararasılaşma, sponsorluk, özgürlük ve yaşam tarzı vb. temalar ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, Alaçatı bölgesinin dünyada sörf turizm bölgeleri arasında önemli bir konuma sahip olduğu, bu anlamda popülaritesinin korunabilmesi adına pazarlama alanında önemli çalışmaların yapılması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Alaçatı özelinde, sörf turizminde kalifiye eleman eksikliği yaşandığı ifade edilmiştir. Bu eksikliğin giderilebilmesi adına, Spor Bilimleri Fakültelerinde yetişmiş, ön eğitimi almış, bireylerin sörf turizmine adaptasyon sürecinin daha rahat geçtiği belirtilmektedir. Dolayısıyla sörf okullarının yeterli kalifiye eleman kadrosuna sahip olması, istenilen hizmet kalitesine ulaşmasında önemli bir yere sahip olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar kelimeler: Rekreasyonel Turizm, Turizm Popülasyonu, Sörf, Nitel Araştırma

Nitel araştırmaRekreasyonSörf+3
Alihan Özkavak
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Dijital serbest zaman etkinliklerine katılımda akış deneyimi ve serbest zaman doyumunun incelenmesi

Bu araştırmanın amacı dijital serbest zaman etkinliklerine katılan üniversite öğrencilerinin, dijital serbest zaman katılım amaçlarının akış deneyimi ve serbest zaman doyumuna etkisinin incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Örneklem grubu için basit tesadüfi (rassal) örneklem tekniği seçilmiştir. Veri toplama işlemleri Manisa Celal Bayar Üniversitesi'nde 2022-2023 yılı güz eğitim öğretim yarıyılında gerçekleştirilmiştir. Çalışma 268 kadın, 463 erkek olmak üzere toplam 731 (Yaş Ort. = 20,75± 2,468) katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara yönelik demografik bilgileri elde etmek amacıyla araştırmacı tarafından oluşturulan formda yaş, cinsiyet, düzenli serbest zaman katılımı, dijital serbest zaman günlük katılım süresi, dijital serbest zaman haftalık katılım sıklığı, dijital serbest zaman katılımında kullanılan cihaz ve dijital serbest zaman katılımında kullanılan platform sorularına yer verilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Er ve Cengiz (2022) tarafından geliştirilen Dijital Serbest Zaman Katılım Amaçları Ölçeği (DSZ-KAÖ), Er ve Cengiz (2023) tarafından geliştirilen Dijital Serbest Zaman Akış Deneyimi Ölçeği ile Gökçe ve Orhan (2011) tarafından Türk kültürüne uyarlaması gerçekleştirilen Serbest Zaman Doyum Ölçeği (SZDÖ) kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 25 ve Jamovi programları aracılığıla tanımlayıcı istatistikler, Bağımsız Örneklemler İçin T-testi, Tek Faktörlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Korelasyon Testi, Doğrulayıcı Faktör Analizi, Yapısal Eşitlik Modellemesi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde DSZ etkinliklerine katılan üniversite öğrencilerinin cinsiyet ve düzenli serbest zaman değişkenleri açısından DSZ-KAÖ, DSZ-ADÖ ve SZDÖ bazı alt boyutlarında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir (p<.0.05). Bununla birlikte dijital serbest zaman günlük katılım süresi, dijital serbest zaman haftalık katılım sıklığı açısından ise DSZKAÖ ve ve SZDÖ alt boyutlarında herhangi bir anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>.0.05). Dijital serbest zaman haftalık katılım sıklığı açısından DSZ-ADÖ "etkinlik" alt boyutunda ise anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<.05). Katılımcıların dijital serbest zaman katılımında kullanılan cihaz ve dijital platform değişkenleri açısından ise DSZ-KAÖ, DSZ-ADÖ ve SZDÖ alt boyutlarında anlamlı farklılıklar saptanmıştır (p<.05). Bununla birlikte DSZ-KAÖ, DSZADÖ ve SZDÖ alt boyutlar düzeyinde pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir (p<.05). Çalışmada dijital serbest zaman katılım amaçları, dijital serbest zaman akış deneyimi ve serbest zaman doyumu arasındaki etki düzeyini ölçmek amacıyla oluşturulan model doğrultusunda öncelikle Doğrulayıcı Faktör Analizi ardından Yapısal Eşitlik Modellemesi gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar incelendiğinde dijital serbest zaman katılım amaçlarının, dijital serbest zaman akış deneyimi ve serbest zaman doyumu üzerinde pozitif yönde etkisi olduğu tespit edilmiştir. Buna ek olarak dijital serbest zaman akış deneyiminin de serbest zaman doyum üzerinde pozitif yönlü etkisi olduğu saptanmıştır. Oluşturulan ikinci modelde ise dijital serbest zaman katılım amaçlarının, serbest zaman doyumu üzerindeki etkisinde dijital serbest zaman akış deneyiminin aracılık rolünün olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak bu çalışma ile dijital serbest zaman katılım amaçlarının, dijital serbest zaman akış deneyimi ve serbest zaman doyumunu olumlu yönde etkilediği söylenebilir. Bununla birlikte dijital serbest zaman akış deneyiminin de serbest zaman doyumu üzerinde olumlu etkisi olduğunu söylemek mümkündür. Buna ek olarak dijital serbest zaman katılım amaçları, dijital serbest zaman akış deneyimi ve serbest zaman doyumu arasında bir ilişki olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Serbest zaman, dijital serbest zaman, akış deneyimi, serbest zaman doyumu.

Akış deneyimiBoş zamanRekreasyon+4
Batuhan Er
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

14-17 yaş fiziksel engellilerinin terapötik rekreasyon aktivitelerine katılım engellerinin incelenmesi

Rekreasyon insanların serbest zamanlarını değerlendirme etkinlikleridir. Bir yenilenme deneyimi, yapılması gereken işlerden uzaklaşma, farklılaşma ve yeniden oluşum. Terapötik Rekreasyon ise farklı engellilerin ve hastalıklar için uygulanan tedavilerin farklı sosyal aktivitelerle desteklenmesi anlamına gelmektedir. Stabil durumu iyileştirme ve bunun için farklı aktivitelerde bulunmak diyebiliriz. Bireyler birçok farklı nedenden, doğuştan ya da sonradan olarak farklı engellere sahip olabilirler. Dezavantajlı bireyler toplumumuzda birçok sorun ile karşılaşmaktadır. Bu sorunlar ile karşılaşan dezavantajlı bireyler, rahatlamak, stres atmak veya spor yapmak için en kolay ulaşabilecekleri alanlar hiç şüphesiz ki rekreatif faaliyet alanlarıdır. Bu çalışma ile Manisa İli Yunusemre ilçesinde ikamet eden 14-17 Yaş Fiziksel Engellilerinin terapötik rekreasyon aktivitelerine katılımlarının önündeki engeller incelenerek, fiziksel engeli bulunan dezavantajlı bireylerin kullandığı kaliteli rekreatif alanların niteliği, nasıl olması gerektiği, rekreatif alanlarının özellikler ve bu alanların artıları ve eksileri incelenecektir. YÖNTEM Yapılan araştırmada nitel araştırma yöntemi, nitel araştırma desenlerinden ise fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örneklem yöntemiyle tespit edilmiştir. Bu bağlamda çalışma grubu amaçlı örneklem yöntemlerinden "kolay ulaşılabilir durum örneklemesi" tekniği ile belirlenmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu Manisa İli Yunusemre ilçesindeki 14-17 yaş arasında fiziksel engeli bulunan on bireyden oluşmaktadır. Yapılan araştırma gönüllülük ilkesine uygun olarak yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgilere ilişkin (yaş, cinsiyet, kardeş sayısı, gelir durumu vb.) demografik bilgi formu ve araştırmacı tarafından belirlenen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada yapılan görüşmeler yüz yüze yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgilere ilişkin (yaş, cinsiyet, medeni durum vb.) sorular ve yarı yapılandırılmış görüşme soruları yer almaktadır. Toplanan verilerin betimsel ve içerik analizi kullanılarak NVIVO paket programı ile modellemesi, temaların oluşturulup sunulması sağlanmıştır. BULGULAR ve SONUÇ Araştırmada elde edilen bulgularda araştırmaya katılan 11 – 17 yaş arası olarak belirlenen çalışma grubunun %40'ı 14, %30'u 15, %10'u 16 ve %20'si 17 yaşındaki bireylerden oluştuğu ayrıca %60'ı erkek, %40' ının ise kadın katılımcılardan oluştuğu görülmüştür. Araştırmada katılımcılara yöneltilen toplam 5 soru bulunmakla birlikte elde edilen bulgularda sorulan sorulara ilişkin başlıklarda Serbest Zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz? Sorusuna ilişkin 4 tema; Fiziksel engelinizin, rekreatif faaliyetlere katılımını engellediğini düşünüyor musunuz, Okulunuza yapılan terapötik rekreasyon aktivitelerine katılımız önündeki engelleri açıklar mısınız ve Günlük yaşantınızda Terapötik rekreasyon aktivitelerine katılımınız önündeki engeller nelerdir? Sorularına ilişkin 6 tema; Merkez teşkilatları ve Yerel yönetimler tarafından çalışmaları yerli buluyor musunuz? Sorusuna ilişkin ise 3 tema bulunmuştur. Sonuç olarak, Sporun tüm dezavantajı gruplar arasında yaygınlaştırılmasının çok önemli olduğu, sanat ve sanat aktivitelerinin dezavantajlı bireyler üzerinde istendik davranışlar geliştirdiği, bu yaş grubundaki engelli bireyler üzerinde milli değerlere sahip çıkma konusunda bir artış olduğu, teknolojik gelişmelerin engelli hayatının kolaylaştırılmasında faydalı olduğu, engelli bireylerin günlük hayatını kolaylaştırmak adına yeni tasarımlar yapılmasına bir zorunluluk olduğu, engellilere yönelik eğitimin toplumun her kademesindeki bireylere verilmesi gerektiği, yerel yönetimlerin engelli hayatlarını kolaylaştırmak adına farklı projelere hayata geçirilmesi ve bu yönde çalışmalar yapmasının zorunlu olduğu, merkezi ya da yerel yönetimler tarafından yapılan tesis hizmet ve ulaşımda bazı aksaklıkların olduğu ve bu aksaklıkların hızlı bir şekilde giderilmesi gerektiği, fiziksel engelli bireylerin terapotik rekreasyon faaliyetlerine daha fazla katıldıkları, engellilere yönelik toplumsal farkındalığın arttırılmasına yönelik çalışmalar yapılması gerektiği, fiziki koşulların iyileştirilmesinin engellilerin yaşam kalitesini doğrudan artıracağı ve terapötik rekreasyon faaliyetlerine katılım önündeki en büyük engellerin başında ulaşılabilirlik engelleri olduğu sonucuna varılmıştır.

Bedensel engelli çocuklarBedensel engellilerRekreasyon
Samet Güleryüz
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Alternatif rekreasyonel turizm potansiyeli açısından kula-salihli jeoparkının incelenmesi

ALTERNATİF REKREASYONEL TURİZM POTANSİYELİ AÇISINDAN KULA-SALİHLİ JEOPARKININ İNCELENMESİ AMAÇ Türkiye'nin Jeoturizm açısından en önemli alanlarından biri konumunda olan Kula-Salihli Jeoparkının rekreasyonel turizm potansiyeli açısından mevcut durumunun belirlenmesi ve değerlendirilmesidir. Turizm açısından bir taban oluşturulabilmesi ve elde edilen bulgular ışığında eksik ya da olumlu yönlerin tespit edilmesi adına Jeopark kültürünün öğrenilmesi, yaşatılması, geliştirilmesi ve bunun için paydaş olabilecek kamu kurumlarının yapabileceği her türlü sportif, sanatsal ve kültürel faaliyetleri ihtiva ederek turizm potansiyeli haline daha iyi nasıl getirilebilir noktasındaki konularının incelenmesi amacıyla hazırlanacak bu nitel çalışma ile Kula-Salihli Jeoparkının rekreasyonel turizm açısından tanıtımının yapılması ve alanyazında yapılacak olan diğer çalışmalara da bu anlamda katkı sağlaması düşünülmektedir. YÖNTEM Bu araştırmada; temel anlayış olarak araştırma konusu ile bağlantılı şekilde belirlenen ve araştırmanın mahiyetine uygun niteliklere sahip bireyler ya da durumları kapsayan ölçüt örneklem kullanılmıştır. Çalışma grubu ise Kula Salihli Global Jeopark alanında sorumlu yöneticiler ve teknik heyet ile sınırlandırılmıştır. Jeopark alanında gözlem ve içerik analizinin yanısıra kısıtlamalara da karşı olması açısından tercih edilen nitel araştırma yöntemlerinden görüşme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada yapılan görüşmeler yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgilere ilişkin (yaş, cinsiyet, medeni durum vb.) sorular ve yarı yapılandırılmış görüşme soruları yer almaktadır. BULGULAR ve SONUÇ Araştırmada katılımcılara rekreasyonel turizm açısından Jeopark olarak sunulan hizmetler, turizm rekreasyonu açısından Jeoparkın yöre halkının sosyal ve kültürel kalkınmasına katkıları, Kula- Salihli Jeoparkının, spor ve rekreasyonel etkinliklere ulaşılabilirliği ve rekreasyonel turizm açısından öne çıkan önemli özellikleri değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgularda, Jeopark yürüyüş alanlarının yapılması, okullardaki bilgilendirme çalışmaları, müze revizeleri, kadınların ön planda tutulduğu sosyal farkındalık projelerinin hayata geçirilmesi gibi durumlar ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak ise rekreasyon kültürünün bölge halkında henüz tam anlamıyla yerleşmediği, belediyeler birliği, üniversiteler, kamu ve özel sektör iş birliklerinin yeterli düzeyde olmadığı ve daha geniş bir düzlemde heyet oluşturulmadığı, sportif faaliyetler adına federasyonlar ile iş birliklerin ve tanıtım eğitimlerinin kapsayıcı olmadığı, sosyal farkındalık adına ulusal ve uluslararası projelerin yeterince üretilmediği ve geliştirilmediği sonucuna varılmıştır.

Oğuzhan Çimen
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Dijital göçebelerin serbest zaman ve rekreasyon algılarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı dijital göçebe olarak yaşamlarını sürdüren bireylerin serbest zaman ve rekreasyon algılarının incelenmesidir. Yapılan araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden birisi olan "durum çalışması" kullanılmıştır. Bu araştırmada örneklem kartopu örneklem yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırma grubu dijital göçebe olarak yaşamlarını sürdüren 14 kişiden oluşmaktadır. Katılımcılardan öncelikle gönüllü onam formunu onaylatılmış olup, ardından kişisel bilgi formunda yer alan alan soruların cevaplandırmaları istenmiştir. Kişisel bilgi formundan sonra katılımcılara görüşme sorularının cevaplandırmaları istenmiştir. Araştırmanın veri analizinde NVivo veri analiz programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda dijital göçebe olarak yaşamlarını sürdüren bireylerin "Dijital göçebe" olarak yaşamlarını sürdürdüklerinin farkında oldukları ortaya çıkmıştır. Dijital göçebe olarak yaşamlarını sürdüren bireyler heyecan arayışı, hareketlilik, yaparak yaşayarak öğrenme, sürekli gelişi, özgürlük, başarma arzusu, mutluluk, sosyalleşme, girişimci ve zamanı yönetme gibi kavramlarla kendilerini tanımlamakta oldukları ortaya çıkmıştır. Dijital göçebelerin meslek seçiminde sportif (fiziksel) rekreasyon, kültürel rekreasyon ve turistik (turizm) rekreasyon faaliyetlerde yer aldıkları tespit edilmiştir. Dijital göçebelerin sabit bir yaşam tarzında mesleklerini yapmaları arasında farklılık olarak özgürlük, rahatlık, mutluyum ve enerjim yüksek kavramına yer verdiği ortaya çıkmıştır. Dijital göçebeler, hem yaşadıkları ülkelerin çeşitli yerlerine hem de dünyanın çeşitli bölgelerine seyahat etmektedirler. Dijital göçebeler internetin bulunduğu her ortamda çalışabilmektedirler. Çevrimiçi çalışma metodunu benimseyen dijital göçebeler aynı zamanda maddi geçimlerini bu sayede kazabiliyorlar. Dijital göçebelerin iş yeri rekreasyonu olarak sektörde yeni bir meslek kolu olarak tanımlana birliğini güçlendirmede önemli bir rol oynayabileceği düşünülmektedir.

Boş zaman
Oğuz Yılmaz
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rekreasyonel tüplü dalış yapan bireylerde heyecan ve değişiklik arayışının yaşam doyumuna etkisinin incelenmesi

Bu çalışma rekreasyonel tüplü dalış yapan bireylerin heyecan ve değişiklik arayışının yaşam doyumları üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Rekreasyonel Tüplü Dalış heyecan verici ve değişiklik arayışını da içeren bir aktivite türü olarak bilinmektedir. Literatür incelendiğinde spor ve rekreasyon alanında heyecan arayışı, değişiklik arayışı ve yaşam doyumu kavramlarının ayrı ayrı veya bir arada incelendiği çalışmalar bulunmuş olsa da rekreasyonel tüplü dalış özelinde birlikte kullanıldığı kaynakların oldukça sınırlı olduğu görülmüştür. Bu sebeple çalışmanın kendi alanında özgün çalışmalar arasında olması hedeflenmiş ve yapılacak diğer çalışmalara da kaynak olabileceği düşünülmektedir. Araştırmanın kapsadığı evren, Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) çatısı altında tüplü dalışla ilgilenen ve farklı düzeylerde TSSF tarafından onaylanmış dalış belgelerine sahip veya dalış eğitimi almış bireylerden oluşmaktadır. Örneklem, farklı yaş gruplarından seçilmiş 107 kadın ve 200 erkek olmak üzere toplam 307 tüplü dalıcıdan oluşmaktadır. Katılımcılar, TSSF onaylı kuruluşlar, özel spor kulüpleri ve tüplü dalışla ilgili çevrimiçi forumlardan ve gruplardan basit rastgele örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Bu çalışmanın metodoloji bölümünde, üç farklı ölçüm aracı entegre edilerek tek bir anket formu oluşturulmuştur. Anket formunun başlangıç kısmına, katılımcıların demografik bilgilerini içeren kişisel bilgi bölümü eklenmiş ve katılımcıların bilgilerini rahatça iletebilecekleri bir düzen sağlanmıştır. Ölçüm araçları olarak Zuckerman (1994) tarafından geliştirilen Heyecan Arayışı Ölçeği [HAÖ, (Sensetion Seeking Scale Form V – (SSS-V)], Steenkamp ve Baumgartner (1995) tarafından geliştirilen Değişiklik Arayışı Ölçeği [DAÖ, (Change Seeking Index – (CSI)] ve Diener ve diğerleri (1985) tarafından oluşturulan Yaşam Doyumu Ölçeği [YDÖ, (Life Satisfaction Scale – (LSS)] kullanılmıştır. Elde edilen ölçüm verileri, istatistiksel analizler için bilgisayar tabanlı istatistik yazılımlarında kullanılmak üzere aktarılmıştır. Bu verilerin analizinde, tanımlayıcı istatistik ve frekans analizleri gibi istatistiksel yöntemler uygulanmıştır. Katılımcıların heyecan arama, değişiklik arama ve yaşam doyumu düzeyleri ile ilgili demografik özellikler arasındaki farkları belirlemek amacıyla öncelikle varyansların homojenliği, ''Levene'' testi ile daha sonra ise 't-testi' ve 'tek yönlü varyans analizi' (ANOVA) yöntemleri kullanılarak doğrulanmıştır. Ortalama puanlar arasındaki ilişkinin derecesini belirlemek ve yorumlamak amacıyla ''Pearson'' korelasyon testi kullanılmıştır. Bununla birlikte, ölçekler arasındaki etkiyi değerlendirmek için doğrusal regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. p<.05 anlamlılık düzeyi verilerin istatistiksel analizi ve yorumlanmasında temel alınmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, katılımcıların heyecan ve değişiklik arama düzeyleri ve yaşam doyumu seviyeleri kapsamında anlamlı farklılıklar; yaş, medeni durum, eğitim durumu ve gelir seviyesi değişkenlerinde bulunmuştur. Ayrıca, katılımcıların heyecan arayışı ile değişiklik arayışı düzeyleri arasında (r: 0.14; p< .05) ve değişiklik arayışı ile yaşam doyumu tatminleri arasında (r: 0.14; p< .05) istatistiksel olarak anlamlı ilişkilerin olduğu tespit edilmiştir. Ancak heyecan arayışı ile yaşam doyumu tatminleri arasında (r: 0.09; p< .05) istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmamıştır. Gerçekleştirilen doğrusal regresyon analizi ile heyecan arayışının (β=0.07, t=1.38, p=0.16) yaşam doyumu üzerinde etkisi olmadığı ve değişiklik arayışının (β=0.12, t=2.26, p=0.02) yaşam doyumu tatminini az düzeyde ve olumlu yönde etkilediği sonucuna varılmıştır.

Değişiklik arayışıHeyecan arayışıSuya dayalı rekreasyon+1
Yaşar Onur Özdemir
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinin halk oyunları etkinliğine katılımının rekreasyonel liderlik davranışları ve özgüven düzeyleri üzerine etkisi

Bu araştırma ile üniversite öğrencilerinin halk oyunları etkinliğine katılım düzeylerini tespit ederek, bu katılımın rekreasyonel liderlik davranışları ve özgüven düzeylerine etkisini incelemektir. Araştırmada, mevcut durumu tespit etmeyi amaçladığı için betimsel nitelik taşıyan ilişkisel tarama modeli kullanılmaktadır. Araştırmanın evrenini Pamukkale Üniversitesi'ne bağlı, fakültelerde, yüksekokullarda ve meslek yüksekokullarında öğrenim gören 45.322 öğrenciden oluşturmaktadır. Örneklem grubu ise Pamukkale Üniversitesi'nde öğrenim gören toplam 631 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak üç bölümden oluşan; Demografik Bilgiler, Rekreasyonel Liderlik Ölçeği, Özgüven Ölçeği Anket formu uygulanmıştır. Ölçme araçlarından elde edilen verilerin analiz edilmesi ve değerlendirilmesi için SPSS 24 paket programı kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda üniversite öğrencilerinin halk oyunları etkinliğine katılımının rekreasyonel liderlik davranışları ve özgüven düzeyleri üzerinde olumlu etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Halk oyunları etkinliğine katılan üniversite öğrencilerinin rekreasyonel liderlik davranışları, katılmayanlara göre daha yüksektir. Üniversite öğrencilerinin rekreasyonel liderlik davranışları ve özgüven düzeyleri arasında ilişki vardır. Halk oyunları etkinliğine katılan üniversite öğrencilerinin özgüven düzeyleri, katılmayanlara göre daha yüksektir. Üniversite öğrencilerinin rekreasyonel liderlik ve özgüven düzeylerinin yaş değişkeni bakımından anlamlı fark yoktur. Halk oyunları etkinliğine katılan öğrenciler ile katılmayan öğrenciler arasında rekreasyonel liderlik davranışları ve özgüven düzeyleri açısından anlamlı bir fark vardır. Üniversite öğrencilerinin rekreasyonel liderlik ve özgüven düzeylerinin cinsiyet değişkeni bakımından anlamlı fark vardır. Üniversite öğrencilerinin rekreasyonel liderlik ve özgüven düzeylerinin halk oyunu oynama yılı değişkeni bakımından anlamlı fark vardır. Üniversite öğrencilerinin rekreasyonel liderlik ve öz güven düzeylerinin aktivite türü değişkeni bakımından anlamlı fark vardır.

Etkin liderlikFiziksel rekreasyonGeleneksel Türk dansı+5
Meltem Demirkol Kocaalan
Manisa Celal Bayar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rekreatif etkinliklere katılan bireylerin sağlık inancı ve akış deneyimi ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı İzmir ilinde ikamet eden 18 yaş üzeri bireylerin katıldıkları rekreatif etkinliklerden elde ettikleri sağlık inancının ve etkinliğe bağlı olarak şekillenen akış deneyiminin incelenmesidir. Yapılan araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup, ilişkisel tarama modeli esas alınmıştır. Araştırmaya katılan örneklem grubundan toplam 318 adet veri elde edilmiştir. Katılımcılara öncelikle gönüllü onam formunu onaylatılmış olup, ardından 6 adet demografik bilgi sorusu ve akış deneyimini oluşturan 9 soruluk bir anket, 21 sorudan ve algılanan ciddiyet, algılanan engeller, fiziksel yarar, psikososyal yarar ve öz etkililikten oluşan toplam 5 alt boyut içeren sağlık inancı ölçeğini cevaplamaları istenmiştir. Araştırmanın verileri SPSS Statistics 27.0 programı ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular kapsamında rekreatif etkinliklere katılan 18 yaş üzeri bireylerin sağlık inancı ile cinsiyet, eğitim düzeyi, haftalık serbets zaman süreleri üzerinde anlamlı farklılık bulunmazken, yaş değişkenine, serbest zaman değerlendirme durumu değişkenine ve etkinliklere katılma sebebi değişkenlerine göre analmlı farklılık bulunmuştur. Aynı çalışmada akış deneyiminin cinsiyet değişkenine göre farklılık gösterdiği tespit edilirken, yaş, eğitim durumu ve haftalık serbest zaman süreleri değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Akış deneyimi özelinde serbest zaman değerlendirme durumu değişkeninde anlamlı farklılığa rastlanmıştır. İki değişken arasındaki korelasyon değerine göre akış deneyiminin sağlık inancı üzerinden pozitif ve orta şiddette bir etkiye sahip olduğu anlaşılmaktadır. Bu ilişki için hesaplanan t değeri 7,445 ve p değeri 0,000'dır. Bu da akış deneyiminin sağlık inanacı üzerindeki etkisinin istatikstiksel olarak oldukça güçlü ve anlamlı olduğunu ifade etmektedir. Rekreatif etkinlik sırasında yaşanan akış deneyiminin, bireylerin sağlıkla ilgili inançlarını önemli ölçüde etkileyebileceğini ve bu tür etkinliklerin sağlık inançlarını güçlendirmede önemli bir rol oynayabileceği düşünülmektedir.

AkışAkış deneyimiRekreasyon+3
Nadir Demir
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Taekwondocuların rekreasyon farkındalıkları ile boş zaman yönetimleri ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; Taekwondocuların rekreasyon farkındalıklarının boş zaman yönetimleri ilişkisinin incelenmesidir. Nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup çalışma evreni Türkiye Taekwondo Federasyonu sporcuları oluşturmaktadır. Örneklem grubu rastgele örneklem grubu tanımı çerçevesinde seçilerek, taekwondo sporcusu olan 20 yaş ve üzeri sporcular arasından arasından 237 Kadın 175 Erkek toplam 412 sporcudan oluşmaktadır. Araştırmanın yöntem kısmında, demografik bilgi formu, Mannell ve Kleiber (1997) tarafından geliştirilen Rekreasyon Farkındalığı Ölçeği (Recreational awareness Scale) ve Wei-Ching Wang, ChinHsung Kao, Tzung-Cheng Huan, Chung-Chi Wu tarafından geliştirilen Boş zaman Yönetimi Ölçeği (Free-Time Management Scale) ölçekleri kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde ölçekler arası ilişki ve etkileşimin yanı sıra, bireylerin demografik özelliklerine ilişkin farklılıklar da göz önünde bulundurularak bağımsız örneklem t-testi, Pearson Korelasyon testi, Doğrusal Regresyon ve nonparametrik test olan Kruskal Wallis testi uygulanmıştır. Bu araştırma ile ülkemizde Taekwondocuların rekreasyon farkındalık düzeylerinin ve serbest zaman yönetimleri ilişkisinin analizi yapılmış, sporcuların farkındalık düzeylerine göre boş zaman yönetimleri anket yöntemi ile toplanan bulgularla ortaya konmuştur. Araştırmanın bulguları, rekreasyon farkındalığının serbest zaman yönetimi üzerinde pozitif düzeyde ilişkisi olduğunu göstermektedir. Bu durum, iki değişken arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamak için ek faktörlerin incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bireysel motivasyonlar, sosyoekonomik statü ve ailevi yükümlülükler gibi unsurların da bu ilişkide önemli rol oynayabileceği belirtilmektedir. Özellikle, serbest zamanın etkin ve verimli kullanılmasında bireylerin kişisel ilgi ve ihtiyaçları, sosyal çevrelerinin etkileri ve ekonomik koşullarının dikkate alınması gerekmektedir. Rekreasyon ve serbest zaman yönetimi alanında çalışan profesyoneller, sadece rekreasyon farkındalığını artırmak yerine, bu farkındalığın serbest zaman yönetimi üzerindeki etkilerini artırmak amacıyla zaman yönetimi becerileri üzerine doğrudan eğitimler ve atölye çalışmaları da sunmayı düşünmelidir. Böylelikle, bireylerin serbest zamanlarını daha verimli kullanmaları sağlanarak, genel yaşam kaliteleri ve tatmin düzeyleri artırılabilir. Bu yaklaşımlar, daha bütüncül ve etkili programlar geliştirilmesine katkı sağlayabilir ve alan yazına önemli katkılar sunabilir. Taekwondo eğitmenleri ve rekreasyon uzmanları, sporcuların rekreasyon farkındalığını artırmak ve serbest zaman yönetimini iyileştirmek için çok yönlü programlar geliştirebilirler. Bu programlar, zaman yönetimi becerilerini artıracak atölye çalışmaları, motivasyon artırıcı seminerler ve bireysel ihtiyaçlara yönelik danışmanlık hizmetleri içerebilir. Sporcuların kişisel ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlanmış müdahaleler, serbest zaman yönetimi becerilerinin geliştirilmesinde daha etkili olabilir ve yaşam kalitelerini artırabilir. Sporcuların rekreasyon farkındalığı ve serbest zaman yönetimi becerilerinin düzenli olarak değerlendirilmesi, gelişimlerini izlemek ve gerektiğinde müdahalelerde bulunmak için önemlidir. Alan yazına daha fazla araştırma yapılması ve elde edilen bulguların eğitim programlarına entegre edilmesi, bu ilişkileri daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir. Sonuç olarak, rekreasyon farkındalığı ve serbest zaman yönetimi arasındaki ilişkiyi güçlendirmek ve sporcuların yaşam kalitesini artırmak için kapsamlı ve bütüncül yaklaşımların benimsenmesi önerilmektedir.

Rekreasyon
Fadime Merve Ak
Manisa Celal Bayar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

65 yaş üzeri bireylerde yerinde yaşlanma, rekreasyon farkındalık düzeyleri ve yaşam kaliteleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 65 yaş ve üzeri bireylerin yerinde yaşlanma, rekreasyonel farkındalık ve yaşam kalitesi düzeylerini incelemek; bu değişkenler arasındaki ilişkileri ve demografik değişkenlere göre anlamlı farklılıkları belirlemektir. Araştırma, ilişkisel tarama modeli temel alınarak nicel yöntemle yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini, Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gerontoloji Birimi'ne başvuran ve evinde ikamet eden 500 yaşlı birey oluşturmaktadır. Çalışma grubu, amaçsal örnekleme yöntemlerinden tipik durum örneklemesi ile belirlenmiştir. Veriler bire bir görüşme yöntemiyle toplanmış, katılımcılardan gönüllü onam alınmıştır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Yerinde Yaşlanma Ölçeği, Rekreasyonel Farkındalık Ölçeği ve Yaşlılarda Yaşam Kalitesi Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 programı kullanılmış; ikili gruplar arası karşılaştırmalar için bağımsız örneklem t-testi, üç ve daha fazla grup için tek yönlü ANOVA testi uygulanmıştır. ANOVA sonucunda anlamlı farklılık elde edilen değişkenlerde, farkın hangi gruplardan kaynaklandığını belirlemek amacıyla Tukey HSD post-hoc testi uygulanmıştır. Değişkenler arası ilişki düzeyini belirlemek için Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Analizler sonucunda, cinsiyete göre ölçek puanlarında anlamlı fark bulunmamıştır. Kronik hastalık durumu ile yalnızca yaşam kalitesi arasında anlamlı fark saptanmıştır. Eğitim ve gelir düzeyine göre bazı alt boyutlarda (haz ve eğlence, sosyal başarı, kendini geliştirme, algılanan sosyal destek) anlamlı farklılıklar görülmüştür. Serbest zaman alanı yeterliliği açısından fiziksel yeterlilik, algılanan sosyal destek ve elde edilen destek puanlarında anlamlı farklar bulunmuştur. Ancak engel algısı, memnuniyet ve özerklik gibi bazı alt boyutlarda fark gözlenmemiştir. Pearson korelasyon analizi sonuçlarına göre, rekreasyonel farkındalık, yerinde yaşlanma ve yaşam kalitesi arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Sonuç olarak, rekreasyonel farkındalık ve yerinde yaşlanma düzeylerinin, yaşlı bireylerin yaşam kalitesi üzerinde anlamlı ve olumlu etkiler yarattığı görülmüştür. Demografik özelliklerin bazı ölçek boyutları üzerinde belirleyici olabileceği, ancak çevresel ve bireysel faktörlerin de önemli rol oynadığı anlaşılmıştır. Araştırma bulguları ışığında öneri olarak, yaşlı bireylerin serbest zamanlarını daha nitelikli geçirebileceği sosyal ve fiziksel ortamların artırılması; sosyal destek sistemlerinin güçlendirilmesi; özellikle düşük gelirli ve kronik hastalığı olan bireyler için erişilebilir rekreatif hizmetlerin geliştirilmesi önerilmektedir. Ayrıca, yaşlı bireylerde rekreasyonel farkındalık kavramına yönelik farkındalık artırıcı programların uygulanması, yerinde yaşlanma süreçlerine katkı sağlayabilir.

Gizem Özan
Manisa Celal Bayar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

E-rekreasyon katılımcılarının mutluluk yönelimleri ve dijital serbest zaman akış deneyimlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, e-rekreasyon faaliyetlerine katılan bireylerin mutluluk yönelimleri ile dijital serbest zaman akış deneyimlerini incelemek ve söz konusu değişkenlerin demografik özellikler doğrultusunda anlamlı farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırma, nicel yöntem temelinde betimsel tarama modeliyle desenlenmiş ve veriler IBM SPSS Statistics 29.0 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, çevrim içi ortamda e-rekreasyon etkinliklerine katılan 303 birey oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak Mutluluk Yönelimleri Ölçeği Kısa Formu (Akın & Özkaya, 2015) ve Dijital Serbest Zaman Akış Deneyimi Ölçeği (Er & Cengiz, 2023) kullanılmıştır. Verilerin analizinde; tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü ANOVA, Tamhane posthoc testi, Pearson korelasyon ve basit doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Elde edilen bulgular, dijital akış deneyimi ile mutluluk yönelimi arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur (r = .266, p < .001). Regresyon analizi sonucuna göre, dijital akış düzeyi mutluluk yönelimini anlamlı biçimde yordamakta ve açıklanan varyans oranı %7 düzeyindedir. Cinsiyet değişkenine göre anlamlı fark bulunmazken; gelir düzeyi, eğitim düzeyi, günlük dijital süre ve kullanılan dijital araç türü gibi değişkenler, dijital serbest zaman akış deneyimi ve mutluluk düzeylerinde anlamlı farklara neden olmuştur. Günlük dijital ortamda geçirilen sürenin artmasıyla bireylerin dijital serbest zaman akış deneyimlerinin arttığı ve bu artışın mutluluk yönelimleriyle pozitif yönde ilişkili olduğu ortaya koyulmaktadır. Elde edilen bulgular, dijital serbest zaman akış deneyimi ile mutluluk yönelimi arasında pozitif bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır.

Muhammet Alperen Balta
Manisa Celal Bayar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Terapötik rekreasyon eğitimine ilişkin akademisyen görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, akademisyen görüşlerinden yola çıkarak Türkiye'deki terapötik rekreasyon eğitiminin durumunu incelemek, sorunlara çözüm önerileri sunmak ve alanın gelişimine katkı sağlamaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemiyle belirlenen araştırma grubu, Türkiye'nin beş farklı bölgesinden terapötik rekreasyon alanında ders veren ve araştırma yapan 21 akademisyenden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veri toplama sürecinde Zoom üzerinden çevrim içi görüşmeler gerçekleştirilmiş ve bu görüşmelerin ortalama süresi 33 dakika 42 saniye olmuştur. Araştırmanın veri analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmış, elde edilen veriler NVivo 10 programı ile görselleştirilmiştir. Araştırma bulguları, terapötik rekreasyon eğitiminde kuramsal bilginin uygulama temelli deneyimlerle desteklenmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Katılımcı akademisyenler, uygulamalı derslerin mesleki yeterliliklerin gelişiminde kritik rol oynadığını vurgularken; sınırlı uygulama imkânlarının eğitimin niteliğini olumsuz etkilediğini belirtmişlerdir. Bu durum, fakülteler arasında standartlaşma ve disiplinler arası iş birliklerinin önemine işaret etmektedir. İstihdam boyutunda ise terapötik rekreasyonun geniş bir potansiyel sunduğu görülmektedir. Özel gereksinimli bireylerin artan hizmet talebi, toplumsal farkındalık ve sosyal politikaların gelişmesi alanın görünürlüğünü artıran unsurlar olarak öne çıkmıştır. Ancak mesleğin tanınırlığının sınırlı olması ve resmi bir uzmanlık tanımının yapılmamış olması, istihdam süreçlerinde belirsizlik yaratmaktadır. Buna karşın alanın disiplinler arası niteliği, sağlık, eğitim ve sosyal hizmet gibi sektörlerle etkileşim imkânı sunarak istihdam açısından önemli fırsatlar yaratmaktadır. Sonuç olarak, araştırmacılara yönelik olarak gelecekte yapılacak çalışmalarda farklı üniversitelerde uygulanan eğitim modellerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi önerilmektedir. Kurumlar için ise terapötik rekreasyon uzmanı mesleki tanımının yapılması ve ilgili kurumlarda bu uzmanların istihdam edilmesinin teşvik edilmesi, hem bireylere sunulan hizmetlerin niteliğini artıracak hem de mezunlar için iş güvencesi sağlayacaktır.

Terapatik rekreasyon
Cemal Faruk Rize
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yelkenkanat (deltakanat) pilotlarının optimal performans duygu durumu ve boş zaman sıkılma algısı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, yelkenkanat pilotlarının boş zamanlarda sıkılma algıları ve optimal performans duygu durumu arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini farklı kategorilerde (başlangıç, orta seviye, pilot, deneyimli, eğitmen) 314( kadın 59 =26.47 ss= 4.12 yaş; erkek 255 = 30.98 ss= 6.80) yelkenkanat pilotu oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama aracı 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde bireyin demografik özelliklerini tanımlamaya yönelik kişisel bilgilerin bulunduğu sorulara, ikinci bölümde Boş Zamanlarda Sıkılma Algısı Ölçeği (BZSAÖ) ve üçüncü bölümde ise Sürekli Etkinlik Tecrübe Ölçeği-2 (SETÖ-2) kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, tanımlayıcı istatistikilerle birlikte Mann Whitney U, Kruskal Wallis H ve Post-hoc Bonferonni testleri kullanılmıştır. Serbest zamanlarda sıkılma algısı ve optimal performans duygu durumu arasındaki ilişkinin belirlenmesinde Spearman Brown Korelasyon testi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, yelkenkanat pilotlarının cinsiyet, katılım düzeyi, katılım sıklığı, yaş, eğitim durumu, gelir düzeyi, pilotluk seviyesi, bağlı olunan kurum değişkenlerine göre sürekli etkinlik tecrübe ölçeği açısından (p<.05); cinsiyet, katılım düzeyi, katılım sıklığı, yaş, eğitim durumu, gelir düzeyi, pilotluk seviyesi, bağlı olunan kurum değişkenlerine göre boş zamanlarda sıkılma algıları açısından anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir (p<.05). Yelkenkanat pilotlarının serbest zamanlarda sıkılma algısı ve optimal performans duygu durumu arasındaki ilişki için yapılan korelasyon analizi sonucuna göre, ölçek ortalama ve sıkılma alt boyutunda pozitif-doyum alt boyutunda negatif ve düşük yönde bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir (ölçek ortalama r: .219, sıkılma r: .233, p<.05; doyum r: -.122, p<.05). Anahtar kelimeler: Serbest zaman, macera rekreasyonu, boş zamanlarda sıkılma algısı, optimal performans duygu durumu, yelkenkanat.

DuygudurumMacera turizmiPerformans+3
Özgür Tez
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Turizmin çeşitlendirilmesi kapsamında "rekreasyon turizmi": İzmir - Çeşme örneği

Bu çalışmanın amacı İzmir-Çeşme yöresi özelinde turizmin çeşitlendirilmesi kapsamında rekreasyon turizmini inceleyerek, sektörde ürün çeşitlendirmesi adına turizm işletmelerinde sayısı artan rekreasyon faaliyetlerine yönelik arz ve talep potansiyellerinin araştırılması ve elde edilen bulgular ışığında eksik ve olumlu yönlerin tespit edilmesidir. Çalışmada veri toplama yöntemi olarak nitel veri analizi tekniklerinden görüşme yöntemi kullanılmıştır. Örneklem Çeşme sınırları içinde yer alan ve bünyesinde turizm amaçlı rekreasyon etkinliklerinin bulunduğu 7 işletmenin sahipleri, pazarlama ve satış müdürleri ile çalışanlarının yer aldığı topluluk içinden seçilmiştir. Çalışmada araştırmacı tarafından ses kaydına alınan katılımcı değerlendirmeleri yazıya dökülerek bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Veriler iki farklı kişi tarafından "Nvivo 10" nitel analiz bilgisayar programı aracılığı ile tema ve alt temaları dikkate alınarak kodlanmış, verilerin birbiriyle örtüşen temaları gruplandırılmıştır. Elde edilen veriler daha önce belirlenen temalara göre kategorilendirilmiş ve içerik analizi ile kodlar düzenlenmiştir. Kodlayıcılar arasındaki uyumu gösteren Cohen kappa istatistiği (r= 0.87) hesaplanmıştır. Değer, kodlar arasında çok iyi düzeyde uyum olduğunu göstermektedir. Kişisel bilgi formlarından elde edilen verilerin analizi sonucunda katılımcıların demografik özelliklerine ve işletmelerin tesis kapasitelerine ilişkin bulgular grafikler halinde sunulmuştur. Katılımcıların araştırma sorularına verdiği cevaplardan yola çıkarak veriler dört ana tema altında analiz edilmiştir. Bu ana temalar, "rekreasyonel turizm algısı", "dünyada ve Türkiye'de rekreasyonel turizm eğilimleri", "Türkiye'nin rekreasyonel turizm potansiyeli" ve "geliştirilebilir rekreasyonel turizm çeşitliliği" şeklinde sıralanmıştır. Rekreasyonel turizm algısı ana teması altında "gelir kaynağı olması", "turizm alanındaki sorunların bu alanın oluşmasını sağlaması", "tatil için tercih sebebi olması" ve "iletişim kurmayı kolaylaştırması" kodlarına ulaşılmıştır. Dünyada ve Türkiye'de rekreasyonel turizm eğilimleri teması altında "yerli turist için ekonomik engeller olduğu", "turizm fuarlarının önemi", "yatırımların karşılık bulması", "yatırımların arttırılması gerektiği" ve "Türkiye'de eğilimlerin yetersizliği" kodları elde edilmiştir. Türkiye'nin rekreasyonel turizm potansiyeli ana teması irdelendiğinde "gelişmekte olduğu", "Çeşme için konaklama ve arazi yetersizliği", "yapısına uygun aktivitelerin üretilmesi gerektiği", "Urla ve Karaburun tercih edilmekte", "büyük potansiyele sahip" ve "güçlüklerle karşılaşıldığı" kodları tespit edilmiştir. Son olarak, geliştirilebilir rekreasyonel turizm çeşitliliği teması altında ise "projeler geliştirilmesi gerektiği", "yatırımların arttırılması gerektiği", "sorunlara ortak çözüm merkezlerinin geliştirilmesi", "belediye desteğinin önemi", "alt-üst yapı çalışmalarının gerekliliği" ve "reklam ihtiyacının olduğu" kodlarına ulaşılmıştır. Sonuç olarak, çalışmada elde edilen çıktılar kapsamında, Çeşme yöresi özelinde ülkemizde turizmin çeşitlendirilmesi adına rekreasyon faaliyetlerinin geliştirilmesine yönelik araştırmacılar, işletmeciler, kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları için öneriler getirilmiştir.

RekreasyonTurizmÇeşitlendirme+1
Selhan Çalıkuşu
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pansiyonda kalan lise öğrencilerinin serbest zaman doyum düzeylerinin incelenmesi (Manisa ili örneği)

Bu çalışmanın amacı, Manisa ili Yunusemre ilçesinde bulunan lise pansiyonlarında kalan öğrencilerin serbest zamanlarında, planlanan fiziksel aktiviteye dayalı rekreasyonel etkinliklere (öncesi-sonrası) ilişkin serbest zaman doyum düzeylerinin karşılaştırılmasıdır. Çalışmanın araştırma grubu Manisa ilinde bulunan (Manisa Spor Lisesi, IMKB Kız Meslek Lisesi, İmam Hatip Lisesi, Sağlık Meslek Lisesi, Turizm Otelcilik Lisesi, Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi ve MOSTEM) Lise pansiyonlarında kalan öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışma grubunu ise Gençlik Spor Bakanlığının 2018/1 Proje Çağrı programı kapsamında "Yurtlar Canlansın Spor Yapmayan Kalmasın" isimli ortaöğretim pansiyon öğrencilerine yönelik bir proje kapsamında planlanan serbest zaman etkinliklerine katılan 113 gönüllü kız-erkek lise pansiyon öğrencisi oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Serbest Zaman Doyum Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde; frekans, aritmetik ortalama, standart sapma; bağımsız örneklemler için PairedSamples t- testi, tek faktörlü MANOVA testleri kullanılmıştır. Bu çalışmanın Cronbach Alpha iç tutarlılık katsayısının ön testi 0.96, son test 0.90 olarak hesaplanmıştır. Tez kapsamındaki etkinliklere düzenli katılan öğrencilerin Serbest Zaman Doyum Ölçeği (SZDÖ)neilişkin puanlarının anlamlı bir şekilde yükseldiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak öğrencilerin pansiyonlarda serbest zaman etkinliklerini geçirecek yeterli alanlarının olmadığı, bu yüzden büyük bir çoğunluğunun serbest zamanları değerlendirirken (bazen) güçlük çektiği ve okul dışı etkinliklere yeterince katılamadıkları görülmüştür. Bu doğrultuda pansiyonlarda kalan öğrenciler için çeşitli serbest zaman etkinlik alanları düzenleyerek; bu alanlarda düzenli bir şekilde etkinliklere katılımlarının sağlanası önerilebilir. Anahtar kelimeler: Lise öğrenci, Pansiyon, Serbest Zaman İlgilenim, Serbest Zaman Doyum

Lise öğrencileriManisaPansiyon+1
Ekrem Öztürk
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yelken ve rüzgar sörfü yapan bireylerin serbest zaman motivasyonu ve heyecan arayışları

Bu araştırmanın amacı yelken ve rüzgâr sörfü katılımcılarının serbest zaman motivasyonları ve heyecan arayışlarının incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Türkiye Yelken Federasyonu onaylı yelken sporları merkezlerinde, yelken ve rüzgâr sörfü etkinliğine katılan farklı kademelerdeki katılımcılar, örneklem grubunu ise yaşları 18 ila 42 arasında değişkenlik gösteren 218 kadın, 399 erkek katılımcı toplamda 617 yelken ve rüzgâr sörfü katılımcısı oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları, giriş bölümüne demografik değişkenlerin sorgulandığı kişisel bilgi alanı eklenmiş ve katılımcıların bilgilerini rahatça aktarabileceği şekilde dizayn edilmiştir. Pelletier vd., (1989) tarafından geliştirilen Serbest Zaman Motivasyon Ölçeği (SZMÖ), Zuckerman (1994) tarafından geliştirilen Heyecan Arama Ölçeği (HAÖ) olarak kullanılmıştır. üç ayrı ölçme aracı bir araya getirilerek bütünleşik bir anket formu oluşturulmuştur. Ölçüm araçlarından elde edilen veriler istatistik analizleri yapılmak üzere elektronik ortamdaki istatistik paket programına aktarılmıştır. Verilerin istatistiksel gösterimi olarak tanımlayıcı istatistik ve frekans analizleri yapılmıştır. Kolayda örnekleme yöntemine göre elde edilen verilerin analizinde istatistiki yöntem olarak; frekans, aritmetik ortalama, standart sapma; bağımsız örneklemler için t testi, tek faktörlü MANOVA, ANOVA ve Pearson Korelasyon testleri kullanılmıştır. Verilerin parametrik testlerin ön şartlarını sağlayıp sağlamadığına Skewness ve Kurtosis (verilerin normal dağılım durumu) değerleri ve Levene (varyansların eşitliği) testi sonuçları incelenerek karar verilmiştir. Ölçeklerin güvenirliklerini belirlemek için de Cronbach Alpha katsayısı hesaplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde ve yorumlarda, p<.05 anlamlılık düzeyi dikkate alınmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, yelken ve rüzgâr sörfü katılımcılarının heyecan arama düzeyleri ve serbest zaman motivasyonlarına bağlı olarak cinsiyet, branş, refah düzeyi, branş düzeyi ve yılda harcanan gün sayısı değişkenlerinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Bununla birlikte, yelken ve rüzgâr sörfü katılımcılarının serbest zaman motivasyonları ile heyecan arayışları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Serbest zaman, rekreasyon, macera rekreasyonu, serbest zaman motivasyonu, heyecan arama, yelken, rüzgâr sörfü.

Dalga sörfüHeyecanMotivasyon+6
Saygın Tarcan
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Heyecan arayışı ile yaşam doyumu ve serbest zamanda algılanan özgürlük düzeyi ilişkisi: İzmir korku evleri örneği

Çalışmanın amacı İzmir ilinde bulunan korku evlerindeki seanslara katılan bireylerin heyecan arayışı ile yaşam doyumu ve serbest zamanda algılanan özgürlük düzeyi arasındaki ilişkilerin incelenmesi ve çeşitli demografik değişkenlere göre karşılaştırılmasıdır. Çalışmanın evrenini İzmir ilinde bulunan korku evlerindeki seanslara katılan bireyler oluştururken, çalışma grubunu ise bireyler içerisinden kolayda örneklem metodu ile seçilen, yaş ortalamaları 197 erkek (Ortyaş=25.89 ± 7.71) ve 155 kadın (Ortyaş=25.56 ± 7.11) olmak üzere 352 (Ortyaş=25.74 ± 7.44) gönüllü birey oluşturmuştur. Katılımcılara araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu, Türkçe'ye uyarlama çalışmaları; Çelik ve Turan (2016) tarafından "Heyecan Arayışı Ölçeği Kısa Formu" (HAÖ), Durak, Şenol Durak ve Gençöz (2010) tarafından "Yaşam Doyumu Ölçeği" (YDÖ) ve Yerlisu Lapa ve Ağyar (2017) tarafından yapılan "Serbest Zamanda Algılanan Özgürlük Düzeyi Ölçeği" (SZAÖÖ) uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde istatistiki yöntem olarak; frekans, aritmetik ortalama, standart sapma; bağımsız örneklemler için t testi, ANOVA ve Pearson Korelasyon testleri kullanılmıştır. Verilerin parametrik testlerin ön şartlarını sağlayıp sağlamadığına Skewness ve Kurtosis (verilerin normal dağılım durumu) değerleri ve Levene (varyans eşitliği) testi sonuçları incelenerek karar verilmiştir. Sonuç olarak, katılımcıların serbest zamanlarını değerlendirirken bazen zorluk çektikleri, korku evi seanslarına genellikle arkadaşlarıyla katıldığı, fiziksel etkinliklere katılımın tüm ölçek ortalama puanlarını artırdığı sonucuna varılmıştır. SZAÖÖ, YDÖ ve HAÖ toplam ortalama puanlarının yüksek olduğu ve çeşitli demografik değişkenlere göre farklılaştığı, SZAÖÖ ile YDÖ arasında düşük seviyede ve pozitif yönde SZAÖÖ ile HAÖ arasında orta seviyede ve pozitif yönde bir ilişki olduğu görülmektedir. Anahtar kelimeler: Korku evi, Yaşam Doyumu, Heyecan Arayışı, Serbest Zamanda Algılanan Özgürlük, Serbest Zaman

Boş zamanları değerlendirmeHeyecanHeyecan arayışı+5
Elvan Deniz Yumuk
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğa ve macera rekreasyonu etkinliklere katılan bireylerin serbest zaman doyum ve mutluluk düzeylerinin incelenmesi: Fethiye destinasyonu örneği

Bu çalışmanın amacı, doğa ve macera rekreasyonu etkinliklerine katılan bireylerin serbest zaman doyumu ve mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi ve çeşitli demografik özelliklere göre karşılaştırılmasıdır. Çalışmanın evrenini Türkiye'den Fethiye destinasyonunda gerçekleştirmek üzere; yamaç paraşütü, bungee jumping, macera parkuru, rüzgar sörfü, tüplü dalış, rafting, kanyon yürüyüşü ve uçurtma sörfü vb. gibi doğa ve maceraya dayalı etkinliklere katılan bireyler oluşturmaktadır. Çalışma grubunu ise doğa ve macera rekreasyon katılımcısı arasında, 18-56 yaşları arasında değişen toplam 321 gönüllü oluşturmuştur. Çalışmada kullanılan veri toplama aracı olarak demografik bilgilerin bulunduğu sorulara, "Oxford Mutluluk Ölçeği Kısa Formu" ve "Serbest Zaman Doyum Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, tanımlayıcı istatistiklerle birlikte bağımsız örneklemler için t-testi, MANOVA ve ANOVA kullanılmıştır. Serbest zaman doyumu ve mutluluk arasındaki ilişkinin belirlenmesinde Pearson Korelasyon testi ve etkinin ortaya konması için ise Regresyon testinden faydalanılmıştır. Bu doğrultuda çalışmamızın sonucunda, doğa ve macera sporuna katılan bireylerin mutluluk seviyelerinin yüksek olduğu, SZDÖ alt boyut ortalama puanına göre ilk sırayı "rahatlama" doyumunun aldığını tespit edilmiştir. Mutluluk verilerine ilişkin olarak; katılımcıların eğitim durumu, refah düzeyi, çalışma durumu, fiziksel aktivitelere katılım durumu ve serbest zamanları değerlendirmede güçlük çekme durumlarına göre istatistiksel anlamlı farklılıkların olduğu sonucu görülmektedir. SZDÖ ilişkin ise tüm demografik değişkenlerde farklılıklara rastlandığı; erkek, bekar, lisansüstü eğitim alan, refah düzeyi yüksek olan, tam zamanlı çalışan, doğa ve macera etkinliklerine arkadaş grubu ile katılan, fiziksel aktiviteleri düzenli yapan ve serbest zamanları değerlendirirken hiçbir zaman güçlük çekmeyen katılımcıların serbest zaman doyum düzeyleri, diğerlerine göre daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. SZDÖ ile OMÖ-K arasında pozitif yönde bir ilişki ortaya çıkmış ve bu ilişkinin etki seviyesi ise 16% olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda, serbest zaman doyumunun bireyin mutluluk seviyesini artırdığı sonucunu ortaya koymaktadır.

Boş zamanları değerlendirmeDestinasyonDoğa sporları+7
Göktuğ Yazgeç
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kayak ve snowboardçularda kayak merkezi tercihi,optimal performans duygu durumu ve heyecan arayışı ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı kayak ve snowboard yapan bireylerin kayak merkezi tercihi, optimal performans duygu durumu ve heyecan arayışı arasındaki ilişkinin saptanmasıdır. Araştırmada veri toplamak amacıyla kayak ve snowboard katılımcılarına kişisel bilgi formu, Kayak ve Snowboarda İlişkin Heyecan Arama Ölçeği (KSİHAÖ), Kayak Merkezi Tercih Ölçeği (KMTÖ) ve Sürekli Etkinlik Tecrübe Ölçeği Kısa Formu (SETÖ-2) uygulanmıştır. Verilerin analizi 5 farklı örneklem grubu üzerinden 3 aşamalı şekilde yürütülmüştür. Birinci aşamada Kayak Merkezi Tercih Ölçeği (KMTÖ)'nin geliştirilmesinde odak grup görüşmesi için iki grup olmak üzere toplam 2 kadın 10 erkek yaşları 23 ile 63 arası değişen kayak ve snowboard antrenörleri ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. İkinci aşamada Kayak ve Snowboard'a İlişkin Heyecan Arama Ölçeği (KSİHAÖ)' nin Türk kültürüne uyarlama çalışmasının dilsel eşdeğerliği için 38, test-tekrar test ve ölçüm güvenirliği için 53 kişiden veriler toplanmıştır. Kayak Merkezi Tercih Ölçeği (KMTÖ) ve Kayak ve Snowboarda İlişkin Heyecan Arama Ölçeği (KSİHAÖ) yapı geçerliği, iç tutarlılık (Cronbach Alpha) ve İki yarı test güvenirliği (Split-Half) çalışmaları için 622 (kadın 167 X = 24.33 ss=5.72 yaş; erkek 455 X = 27.52 ss= 7.83 yaş) katılımcıdan veriler toplanmıştır. Üçüncü aşama olarak ise çalışmaya ilişkin hipotezlerinin test edilmesinde kayak ve snowboard ile ilgilenen 510 (kadın 126 X = 23.94 ss= 5.79 yaş; erkek 384 X = 27.33 ss= 7.87 yaş) doğa ve macera rekreasyonu katılımcısına ulaşılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Kayak ve Snowboarda İlişkin Heyecan Arama Ölçeğinin Türkçeye uyarlama çalışması öncelikle dilsel eşdeğerlik analizi yapılmış ve analiz sonucunda ölçeğin her bir maddeye ilişkin korelasyon katsayılarının .46 ile .85 arasında değiştiği, madde toplam puanları açısından korelasyon katsayısının ise .83 (p<.01) olduğu belirlenmiştir. KSİHAÖ'nin faktör yapısını incelemek için yapılan KMO (Kaiser-Meyer-Olkin) değerinin 0.88 ve Barlett Sphericity değerleri ise 2789.44 (p< .001. sd= 45) olarak bulunmuştur. Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) sonuçları değerlendirildiğinde maddelerin faktör yük değerlerinin ".58 ile .81" aralığında değiştiği ve maddelerin yüksek faktör yük değerlerine sahip olduğu elde edilmiştir. Maddelerin açıkladığı varyans faktör 1 için %44 ve faktör 2 için %19 olarak tespit edilirken maddelere ilişkin toplam varyans % 64 olduğu belirlenmiştir. Gerekli modifikasyon işlemlerinden sonra modelin mükemmel ve yeterli uyum indekslerine ulaştığı ve maddelerin faktör yük değerlerinin .55 ile .86 arasında değiştiği sonucuna varılmıştır. Bu doğrultuda faktör 1 "yenilik arayışı" ve faktör 2 "risk arayışı" olarak adlandırılmış ve Türk kültürü için kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) sonrası 622 kayak ve snowboard katılımcısından elde edilen iç tutarlılık katsayısı "yenilik arayışı" alt boyutu için .86 ve "risk arayışı" alt boyutu için .77 olarak hesaplanmıştır. Test-tekrar test güvenirliği sonuçlarına göre ise "yenilik arayışı" alt boyutu için korelasyon katsayısının .98 (p<.01) olduğu; "risk arayışı" alt boyutuna ilişkin korelasyon kat sayısının .98 (p<.01) olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kayak Merkezi Tercih Ölçeği (KMTÖ)'nin faktör yapısını incelemek için yapılan KMO (Kaiser-Meyer-Olkin) değerinin 0.95 ve Barlett test değeri ise 7928.86 (p< .001. sd= 253) olarak bulunmuştur. Daha sonra yapılan Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) sonuçlarına göre KMTÖ'nün 4 faktörlü yapıda oluştuğu görülmüştür. Maddelerin faktör yük değerlerinin ".34 ile .84" aralığında değiştiği ve maddelerin açıkladığı varyans faktör 1 için %44, faktör 2 için %6.5, faktör 3 için % 5.2 ve faktör 4 için %4.7 olarak tespit edilirken; maddelere ilişkin toplam varyans % 61 olarak belirlenmiştir. Gerekli modifikasyon işlemlerinden sonra modelin mükemmel ve yeterli uyum indekslerine ulaştığı ve maddelerin faktör yük değerlerinin .34 ile .83 arasında değiştiği görülmektedir. Ölçeğe ilişkin faktör 1 "konaklama ve taşıma", faktör 2 "alternatif etkinlikler", faktör 3 "destek hizmetleri" ve faktör 4 "doğa ve çevre" olarak isimlendirilmiştir. DFA analizi sonrası 622 katılımcılardan elde edilen Cronbach Alpha iç tutarlılık güvenirlik katsayısı "konaklama ve taşıma" alt boyutu için .89, "alternatif etkinlikler" alt boyutu için .78, "destek hizmetleri" alt boyutu için .88 ve "doğa ve çevre" alt boyutu için .71 olarak hesaplanmıştır. Ölçeğin iki yarı korelasyonu Spearman-Brown formülü ile hesaplandığında ilk yarı için .94, Guttman Split-Half korelasyonu .94; ikinci yarı için Spearman-Brown .95 ve Guttman Split-Half korelasyon değeri .94 olarak hesaplanmıştır. Araştırma verilerinin "Normal Dağılıma Uygunluk Test" sonuçlarına göre; veri seti normal dağılıma uygunluk sağlamıştır. Araştırmaya ilişkin korelasyon analiz sonuçlarına göre kayak merkezi tercihi ile optimal performans duygu durumu arasında (r= .249, p<0.01); kayak merkezi tercihi ile heyecan arayışı arasında (r= .196, p<0.01); heyecan arayışı ile optimal performans duygu durumu arasında (r= .549, p<0.01) istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Araştırmada kurgulanan modelin tespit edilmesi için yapısal eşitlik modeli analizi yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre model 1'de kayak merkezi tercihinin optimal performans duygu durumu üzerinde etkisinin olduğu (β= .187, p<.01) ve p değerinin istatistiksel olarak anlamlı (p< .01) olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Model 2'de kayak merkezi tercihinin heyecan arayışı üzerinde etkisinin olduğu (β= .932, p<.01) ve p değerinin istatistiksel olarak anlamlı (p< .01) olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Model 3'te heyecan arayışının optimal performans duygu durumu üzerinde etkisinin olduğu (β= .581, p<.01) ve p değerinin istatistiksel olarak anlamlı (p< .01) olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Model 4'te heyecan arayışı aracı değişken olarak ele alınmıştır. Başlangıçta model 1'de kayak merkezi tercihinin optimal performans duygu durumu üzerinde etkisi varken, aracı değişken olarak heyecan arayışı modele dahil edildiğinde kayak merkezi tercihinin optimal performans duygu durumu üzerindeki etkisi ortadan kalkmış, p değerinin anlamsız (p >.05) olduğu ve kayak merkezi tercihi, heyecan arayışı, optimal performans duygu durumunun birbirine olan etki düzeyi artış göstermiş ve p değerinin anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır (β= .722, p<.01). Anahtar Kelimeler: Rekreasyon, Kayak, Snowboard, Heyecan Arama, Optimal Performans Duygu Durumu, Kayak Merkezi Tercihi

DuygudurumHeyecan arayışıKayak+7
Mustafa Demircan
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin rekreatif etkinliklere katılımlarında serbest zaman katılım engelleri ve mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, toplum mimarı olan öğretmenlerin rekreatif etkinliklere katılımlarında serbest zaman katılım engelleri ile mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Manisa ili Turgutlu ilçesinde ilkokul (130), ortaokul (182) ve lisede (265) görev yapmakta olan toplamda (577) öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğretmenlerden (303)'ü erkek, (274)'ü kadındır. Araştırmaya katılan gönüllü öğretmenlere "Boş Zaman Engeli Ölçeği" Gürbüz ve diğ. (2012) ve "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" Ergin (1992) doldurmaları istenmiştir. Verilerin istatistiksel analizi SPSS20 programı ile gerçekleştirilmiştir. Ulaşılan bulgular serbest zaman engeli ve mesleki tükenmişlik düzeyi perspektifinde tartışılmıştır. Verilerin değerlendirilmesi aşamasında, tanımlayıcı istatistikilerle birlikte Independent t testi ve Anova t testi kullanılmıştır. Öğretmenlerde boş zaman engeli ile mesleki tükenmişlik düzeyi arasındaki ilişkinin belirlenmesinde Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, öğretmenlerin medeni durum, yaş, mesleki kıdem, görev yaptığı okul türü ve serbest zaman etkinlikleri ile uğraşı durumlarına göre boş zaman engeli ölçeği açısından (p<.05); yaş, mesleki kıdem, görev yaptığı okul türü ve serbest zaman etkinlikleri ile uğraşı durumlarına göre mesleki tükenmişlik ölçeği açısından anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir (p<.05). Araştırmaya katılan öğretmenlerin boş zaman engeli ile mesleki tükenmişlik düzeyi arasındaki ilişki için yapılan korelasyon analizi sonucuna göre, pozitif yönlü ve düşük düzeyde bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir (ölçek ortalama r: 0,140, p<.01). Çalışma sonucunda Turgutlu ilçesinde görev yapmakta olan öğretmenlerin rekreatif etkinliklere katılımlarında serbest zaman katılım engelleriyle karşılaştığı ve mesleki tükenmişlik yaşadığı saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Serbest Zaman, Serbest Zaman Engeli, Rekreasyon, Tükenmişlik, Mesleki Tükenmişlik, Tükenmişlik Sendromu.

RekreasyonRekreasyonel aktivitelerSerbest zaman doyumu+4
Abdurrahman Düzdemir
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rekreatif bir etkinlik olarak bale kavramına ilişkin metaforik algılar: İzmir ili örneği

Bu araştırmanın temel amacı, bale dansı kavramına metaforik anlamda açıklık getirmek için İzmir İli Dokuz Eylül Üniversitesi Konservatuvarı Bale Bölümü öğrencileri ile Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı özel bale okulları öğrencilerinden rekreatif bale dansı yapanların metaforik algılarının karşılaştırılmasıdır. Araştırmadan elde edilen bulgularile bale dansı kavramına yönelik yapılmış araştırmaların Türk literatürüne kazandırılması ve bale dansı kavramının metaforik belirteçlerini açıklayan çalışmalara rastlanmaması sebebiyle araştırmanın literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırma kapsamında profesyonel (lisanslı yarışmış, yarışmalara katılan, üst kademeli, deneyimli, dereceli, vb..) ve rekreatif (serbest zamanlarında keyif almak için dans eden) bale dansçıları arasından amaçlı örneklem yoluyla seçilmiş 25katılımcınin bale dansı kavramına yönelik metaforik algıları, metafor tekniği kullanılarak toplanan veriler ışığında incelenmiştir. Araştırmaya katılan profesyonel ve rekreatif bale dansçılarının bale dansı kavramına ilişkin sahip oldukları algıları ortaya çıkarmak amacı ile her birine "Bale yapmak………..benzer. Çünkü; …………….." cümlesi verilerek bu cümleleri tamamlamaları istenilmiştir. Profesyonel ve rekreatif balerin ve baletlerin kendi el yazıları ile geliştirdikleri metaforlar toplanmıştır. Toplanan bu belgeler değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada nitel analiz yöntemlerinden betimsel ve içerik analiz yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen veriler, bilgisayar ortamında düz yazı haline getirilerek Nvivo for Windows programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Katılımcıların demografik bilgilerinin değerlendirilmesi amacıyla nicel analiz yöntemi kullanılmış ve frekans ve karşılaştırmalı tablolar şeklinde bulgular sunulmuştur. Katılımcılar bale kavramına yönelik 17 farklı metafor üretmişlerdir. Üretilen metaforlar ortak özellikleri dikkate alınarak 3 farklı kavramsal kategori altında toplanmıştır. Bunlar; uçmak, dans etmek ve ruh'dur. İçerik analizin sonucunda ortaya iki model çıkmıştır. Bu modeller "profesyonel katılımcıların metaforik algılarına ilişkin bütünleşik model" ve "rekreatif katılımcıların metaforik algılarına ilişkin bütünleşik model" şeklinde sunulmuştur. Nicel araştırma sonuçlarından da birkaç cümle ekleyelim (örnek yaş gurubu sonucu, eğitim sorusu vb) Bu araştırma sonucunda rekreatif bale katılımcılarının gerek fiziksel gerek sosyal gerekse psikolojik alanlarda önemli kazanımlar elde ettikleri görülmektedir. Bu nedenle özellikle küçük yaşlarda ebeveynlerin çocuklarını küçük yaşlarda bale dansına yönlendirmeleri öneri olarak sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Profesyonel bale dansçısı, Rekreatif bale dansçısı, Bale

BaleMetaforMetaforik algı+3
Figen Gönül
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gençlerin serbest zaman etkinliklerine yönelik tutumları ile doyum ve mutluluk düzeyleri arasındaki ilişki: Manisa gençlik merkezleri örneği

Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren gençlik merkezlerinden hizmet alan bireylerin serbest zaman etkinliklerine yönelik tutum, doyum ve mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve çeşitli demografik değişkenlere göre karşılaştırılması araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırma evrenini, Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesindeki gençlik merkezleri katılımcıları, örneklem grubunu ise MGSİM bağlı olan gençlik merkezlerindeki katılımcı bireyler içerisinden uygun örneklem modeli ile 441 kişi oluşturmuştur. Araştırma gurubuna kişisel bilgi formu, Boş Zaman Tutum Ölçeği (BZTÖ), Oxford Mutluluk Ölçeği Kısa Formu (OMÖ-K) ve Serbest Zaman Doyum Ölçeği (SZDÖ) uygulanmıştır. Ölçeklerin faktör yapısını test etmek için Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) kullanılmıştır. Bağımlı değişkenlerde bağımsız değişkenler açısından anlamlı farklılıkları test etmek amacıyla Independent Samples T Testi, ANOVA ve MANOVA testine bakılmış; ANOVA ve MANOVA analiz tablolarında anlamlı farklılıkların kaynağını tespit etmek için ise Post-Hoc Tukey Testi kullanılmıştır. Ölçme araçları parametrik koşulları sağlamadığında ise non-parametrik karşılıkları yapılmıştır. Elde edilen bulgular literatür eşliğinde tartışılarak yorumlanmıştır. ANOVA analizi sonuçlarına bakıldığında, katılımcıların OMÖ-K'na ilişkin ortalama puanları arasında "eğitim durumu" değişkenine göre anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Sonuçlar incelendiğinde, "ilköğretim"e devam eden katılımcıların toplam ortalama puanları ile "üniversite" ve "lise" eğitimine devam eden katılımcıların ortalama puanları arasında "eğitim durumu" değişkenine göre anlamlı farklılık olduğu ve "ilköğretim"e devam eden katılımcıların OMÖ-K'na ilişkin ortalama puanları "üniversite" ve "lise" eğitimine devam eden katılımcılardan daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada, mutluluğun bir belirleyicisi ve serbest zaman tutumunu, doğrudan ve dolaylı bir şekilde serbest zaman doyumunu yordayıcıları olarak önceliklendirilmesinin ve gerekçelendirilmesinin önemini göstermektedir. Sonuç olarak gençlik merkezlerinde yapılan etkinliklere katılımın serbest zaman tutum ve doyumu artırdığı, bununla birlikte katılımcıların mutluluk düzeylerini yükselttiği tespit edilmiştir.

Boş zamanları değerlendirmeGençlerGençlik merkezleri+4
Halit Durmaz
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel gereksinimli çocukların rekreatif etkinliklere katılımları ile yaşam kaliteleri arasındaki ilişkinin ebeveyn rolü açısından incelenmesi: Manisa ili örneği

Çalışmanın genel amacı özel gereksinimli çocukların rekreaktif etkinliklere katılımı ile yaşam kaliteleri arasındaki ilişkinin ebeveyn rolü açısından incelenmesidir. Bu çalışma özel gereksinimi olan çocukların serbest zaman etkinliklerine katılımında ailenin rolünü belirlemek, katılımın çocuğun günlük yaşam kaliteleri üzerine olan etkilerini incelemek ve bu bağlamda serbest zaman etkinliklerine katılım engellerine ilişkin bir durum tespiti yapmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu Manisa ili merkezinde bulunan 10 özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde 8-18 yaş arası öğrenim gören özel gereksinimli öğrenciler ve aileleri oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak; çocukların serbest zaman aktivite düzeylerini belirlemek için "Boş Zaman Aktivitelerine Katılımı Değerlendirme Formu", ailenin bu konudaki rolünü belirlemek için ise "Boş Zaman Aktivitelerine Karar Vermede Ailenin Rolü Formu" kullanılmıştır. Yaşam kalitesini değerlendirmek amacıyla Çocuklar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği (ÇİYKÖ)'nin 8-18 yaş için geliştirilmiş ebeveyn formu uygulanmıştır. Çalışma sonuçlarından elde edilen verilerin analizlerinde Çocuklar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği (ÇİYKÖ) için t testi, ANOVA; Serbest Zaman Aktivitelerine Karar Vermede Ailenin Rolü Formu için ise Ki-Kare analizi uygulanmıştır. Çalışmanın sonuçları incelendiğinde, çalışmaya katılan özel gereksinimli çocukların ve ailelerin yaşam kalitelerinin ve serbest zaman etkinliklerine katılımlarının beklenilen düzeyde gerçekleşmediği tespit edilmiştir. Çocukların eğitim gördükleri rehabilitasyon merkezlerinin ve ailelerin bu konuda bilinçlendirilmesi aynı zamanda rekreaktif etkinliklere yönlendirilmesi gerekmektedir.

Ebeveynlik rolleriRekreasyonel aktivitelerYaşam kalitesi+3
Sedef Savran
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası spor organizasyonlarında gönüllü motivasyonu ile serbest zaman doyum düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Son yıllarda, ülkemizde ve dünyada önemi giderek artmakta olan spor etkinlikleri, bireylerin serbest zamanlarında, etkinliklerin bir parçası olabilmesi açısından fırsatlar sunmaktadır. Bununla birlikte uluslararası spor organizasyonları açısından bu durum, bireylerin gönüllü katılımcı olarak destekleri ile ev sahibi şehir ve ülkeler için önemli bir insan kaynağı oluşturmaktadır. Son yıllarda yapılan bazı çalışmalarda Öz-Belirleme Kuramı ile ilişkilendirilen ve Ciddi Serbest Zaman Perspektifi içerisinde de birçok boyutuyla incelenen gönüllülük kavramının, uluslararası spor organizasyonlarının da vazgeçilmez parçalarından biri olduğunu göstermektedir. Spor gönüllülerinin organizasyonlara ve organizasyonların da spor gönüllülerine katkılarının karşılıklı olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı; uluslararası spor organizasyonlarında görev alan gönüllülerin motivasyon faktörleri ile serbest zaman doyum düzeyleri arasındaki ilişkinin karşılaştırılması ve farklı demografik değişkenlere göre incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, uluslararası spor organizasyonlarının sergilenmesinde büyük önem arz eden gönüllü katılımının motivasyon ve serbest zaman doyum düzeyleri açısından geliştirilmesine katkıda bulunulması hedeflenmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden "betimsel ve ilişkisel tarama modeli" kullanılmıştır. Veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından hazırlanan "kişisel bilgi formu" ile birlikte, 25 maddeden oluşan "Uluslararası Spor Organizasyonları İçin Gönüllü Motivasyonları Ölçeği" ve 24 maddeden oluşan "Serbest Zaman Doyum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu ise, ülkemizde gerçekleştirilen 25. Balkan Salon Atletizm Şampiyonası, Vodafone 41. İstanbul Maratonu, UEFA Süper Kupa 2019 Finali ve Samsung 31. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı uluslararası spor organizasyonlarına katılan ve amaçlı örneklem yoluyla belirlenen; 24,00 (±7,299) yaş ortalamasına sahip, 99 kadın 168 erkek olmak üzere, toplam 267 spor gönüllüsü bireyden oluşmaktadır. Elde edilen bulgular, uluslararası spor organizasyonlarında gönüllülük faaliyetlerine katılım gösteren bireylerin en önemli motivasyon faktörlerinin değerlerin ifadesi ve spor sevgisi faktörleri olduğunu gösterirken; bunun yanı sıra vatanseverlik, kişilerarası ilişkiler ve kariyer yönlendirme faktörlerinin de önemli derecede motive edici faktörler olduğu görülmektedir. Gönüllü katılımcıların serbest zaman doyum düzeyleri açısından ise en önemli faktörlerin fiziksel ve eğitimsel boyutları olduğu görülürken; bu faktörleri takiben sosyal ve psikolojik faktörlerinin de gönüllü katılımcıların serbest zaman doyum düzeyleri açısından önem arz eden boyutlar olduğu söylenebilir. Bununla birlikte katılımcıların genel motivasyon ve genel doyum düzeylerinin de oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir. Yapılan t-testi sonuçları incelendiğinde cinsiyet değişkeni ve motivasyon faktörleri açısından değerlerin ifadesi alt boyutunda anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Bununla birlikte gönüllü katılımcıların cinsiyet değişkeni açısından serbest zaman doyum düzeylerinde herhangi bir anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. MANOVA testi sonuçları incelendiğinde ise, sporla ilgilenim değişkeninin, gönüllü katılımcıların motivasyon ve serbest zaman doyum düzeylerine etkisi olduğu söylenebilir. Korelasyon testi sonuçları uluslararası spor organizasyonlarında gönüllülük faaliyetlerine katılan bireylerin motivasyon faktörleri ile serbest zaman doyum düzeyleri arasında önemli bir ilişki olduğunu göstermektedir. Yine regresyon testi analiz sonuçları incelendiğinde, kişiler arası ilişkiler ve dışsal ödüller değişkenlerinin serbest zaman doyumu üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmektedir. Çalışma sonuçları ve literatür ile birlikte, motivasyon ve serbest zaman yaklaşımları da göz önüne alındığında; uluslararası spor organizasyonlarında görev alan gönüllülerin serbest zaman doyumu ve motivasyon faktörleri arasında güçlü bir bağ olduğu düşünülmektedir. Uluslararası spor organizasyonlarında görev alan gönüllülerin motivasyon faktörleri ile serbest zaman doyum düzeylerinin incelenmesi amacıyla yapılan bu çalışmanın literatüre önemli katkıları olacağı düşünülmektedir.

Boş zamanBoş zamanları değerlendirmeGönüllülük+4
Batuhan Er
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Huzurevinde kalan yaşlılarda rekreatif etkinliklerin aktivite teorisi kapsamında uygulanabilirliğinin incelenmesi

Aktivite teorisi temel alınarak sorun ve ihtiyaç odaklı yaşantıya dayalı etkinliklerle zenginleştirilmiş bir aktivite programının, yaşlılara tanımlanarak etkinliklerin öğretime özgü görevleri yapabilmelerini fark etmeleri ve böylelikle kendilerine ait farkındalıklarının desteklemesi hedeflenir. Yaşlıların kendilerini tanımaları ve hala bir şeyleri yapabildiklerini görmeleri yaşam süreleri içerisinde büyük yer tutmaktadır. Kendilerinde engel gördükleri tüm sorunları aşabilmelerinin en kolay yolu ise serbest zamanlarını dilediğince verimli geçirebilmektedir. Bu doğrultuda bu araştırmanın amacı, dezavantajlı gruplardan birisi olarak tanımlanan huzurevinde yaşayan yaşlı bireylerin aktivite teorisi kapsamında gönüllü katılımlarını rekreatif etkinlikler aracılığı ile teşvik ederek, serbest zaman aktivitelerine katılımında engelleyici faktörlerinin azaltılmasına ve/veya ortadan kaldırılmasına yönelik deneysel bir çalışma ortaya koymaktır. Yaşlıların yaşam kalitesini arttırıcı etkinliklerde bulunmak önemli bir toplumsal sorumluluktur. Toplum tabanlı bir uygulama olarak huzurevlerinde kalan yaşlıların planlanan etkinlikler ile rekreatif amaçlı serbest zamanlarını değerlendirerek hareketsiz yaşam etkilerini azaltmaya destek olunması hem alan yazına hem de yaşlıların sürdürülebilir etkinlik anlayışı ile yaşam felsefelerine katkı sağlaması beklentileri bu araştırmanın önemini ortaya koymaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, İzmir ilinde bulunan kamuya bağlı Bornova Nevvar Salih İşgören Huzurevi'nin 65 – 87 yaş aralığında yaş ortalaması 74 olan ve çalışmaya gönüllü olarak katılan 20 yaşlı birey oluşturmaktadır. Bu araştırmanın araştırma desenini "fenomenoloji (olgubilim)" deseni oluşturmuştur. Araştırma da nitel araştırma yöntemlerinden gözlem, görüşme ve doküman analizinden (günlüklerden) yararlanılmıştır. Çalışmada nitel analiz yöntemlerinden betimsel ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen veriler Nvivo for Windows program analizi yardımıyla bilgisayar ortamında düz yazı haline getirilerek hazırlanmıştır. Araştırmanın bulgular bölümünde huzurevi katılımcılarına uygulanan rekreatif etkinlikler etkinlik öncesi ve etkinlik sonrasında yapılan görüşmelere ilişkin bulgular, katılımcılardan etkinlik boyunca tutmaları istenen günlüklere ilişkin bulgular ve huzurevinde çalışan, uzman görüşü olarak nitelendirilen eğitmenin gözlem notlarına ilişkin bulguları yer almıştır. Sonuç olarak katılımcıların aktivite teorisi kapsamında rekreatif etkinlikler aracılığıyla engellerini azalttıklarını söyleyebiliriz. Bununla birlikte katılımcılarımız yaşam kalitelerini yükseltmiş kendilerini daha yararlı görmelerine ve rekreatif etkinlikleri sevmelerine ve daha fazla keyif almalarına vesile olmuştur. Anahtar Kelimeler: Yaşlılık, Huzurevi, Rekreasyon, Aktivite Teorisi

Etkinlik KuramıHuzurevleriRekreasyon+2
Merve Çokşen
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karate hakemlerinin zaman yönetimi davranışları ile serbest zaman tutumları arasındaki ilişkinin bazı değişkenlere göre incelenmesi

Serbest zamanlarını yoğun müsabaka temposu içerisinde görev alarak sürdüren hakemlerin, zamanlarını iyi değerlendirmeleri, hem bireyin etkili ve verimli olmasına hem de spor branşının etkinliğine katkıda bulunmaktadır. Karate hakemlerinin zaman yönetimi davranışları ile serbest zaman tutumları arasındaki ilişkiyi incelemek bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu, Türkiye Karate Federasyonu'nda aktif olarak hakemlik ile uğraşan aday-bölge-milli-uluslararası 126 kadın 176 erkek toplam 301 hakemden oluşmaktadır. Araştırmaya katılan gönüllü hakemlere Britton ve Tesser (1991)'ın geliştirdiği Zaman Yönetimi Ölçeği'nin (ZYÖ) geçerlik ve güvenirlik çalışması Alay ve Koçak (2002) tarafından ülkemiz için uyarlanan ve Ragheb ve Beard (1982)'nin geliştirdiği Boş Zaman Tutum Ölçeği'nin (BZTÖ) geçerlik ve güvenirlik çalışması Akgül ve Gürbüz (2011) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan ölçekler uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel analizi SPSS20 programı ile gerçekleştirilmiştir. Ulaşılan bulgular serbest zaman tutum ve zaman yönetimi davranışları perspektifinde tartışılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde; frekans, ortalama, standart sapma, Pearson Corelation, ANOVA ve MANOVA testi kullanılmıştır. Bu çalışmanın Cronbach Alpha iç tutarlılık katsayısının BZTÖ için 0,98, ZYÖ için 0,91 olarak hesaplanmıştır. Elde edilen bulgular literatür eşliğinde tartışılarak yorumlanmıştır. Yapılan analizler sonucunda BZTÖ "serbest zaman değerlendirme durumu" açısından sadece "davranışsal" alt boyutunda anlamlı farklılaştığı görülmüştür. Sonuçlar incelendiğinde anlamlı farkın tespit edildiği davranışsal alt boyutta serbest zamanlarını gazete, dergi ve kitap okuyarak, sanat etkinliklerine katılarak değerlendirdikleri ortaya çıkmaktadır. ZYÖ alt boyutlarında "cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, hakemlik kademesi, haftalık serbest zaman yeterliliği, serbest zaman değerlendirme durumu" değişkenleri açısından anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. BZTÖ ve ZYÖ alt boyutlarında ki ilişki incelendiğinde zaman harcattırıcılar ile BZTÖ alt boyutları arasında anlamlı düzeyde negatif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Hakemlerin zaman tuzaklarından ve zaman kaybettirici alışkanlıklara devam ettiği sürece serbest zaman tutumlarında da azalma meydana geldiği sonucuna ulaşılmıştır.

Boş zamanBoş zamanları değerlendirmeHakemler+6
Gamze Gül Dirican
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Serbest zamanda algılanan özgürlük ve mutluluk düzeyi ilişkisi (Dans okulları örneği)

Araştırmanın amacı, Türkiye'de çeşitli illerde dans okullarından rekreasyonel amaçlı eğitim alan bireylerin, serbest zamanda algılanan özgürlük ve mutluluk düzeyi ilişkisinin belirlenmesidir. Araştırmanın evrenini Türkiye illerinde bulunan dans okullarındaki eğitimlere katılan bireyler oluştururken, çalışma grubu ise dans okullarından eğitim alan bireyler içerisinden 424 erkek ve 563 kadın olmak üzere toplam 987 (Ortyaş=25.43 ± 6.66) gönüllü birey oluşmaktadır. Katılımcılara araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu, Türkçe'ye uyarlama çalışmaları; Doğan ve Çötok (2011) tarafından yapılan "Oxford Mutluluk Ölçeği Kısa Formu-OMÖ-K" ve Yerlisu Lapa ve Ağyar (2017) tarafından yapılan "Serbest Zamanda Algılanan Özgürlük üzeyi Ölçeği" (SZAÖÖ) uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde istatistiki yöntem olarak; frekans, aritmetik ortalama, standart sapma; bağımsız örneklemler için t testi, ANOVA ve Pearson Korelasyon testleri kullanılmıştır. Verilerin parametrik testlerin ön şartlarını sağlayıp sağlamadığına Skewness ve Kurtosis (verilerin normal dağılım durumu) değerleri ve Levene (varyans eşitliği) testi sonuçları incelenerek karar verilmiştir. Bulgulara göre, dans okullarında eğitim alan bireylerin medeni durum, çalışma durumu, haftalık serbest zaman süresi, serbest zamanda güçlük çekme durumu, dans okullarına üyelik durumu, eğitimlerden yararlanma sıklığı ve aldığı dans eğitim değişkenleri bakımından algılanan özgürlük düzeylerinde; medeni durum, yaş, haftalık serbest zaman süresi, serbest zamanda güçlük çekme durumu, dans okullarına üyelik durumu, eğitimlerden yararlanma sıklığı ve aldığı dans eğitim değişkenleri bakımından ise mutluluk düzeylerinde anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, SZAÖ ile OMÖ-K arasında düşük seviyede ve pozitif yönde bir ilişki olduğu görülmektedir. Sonuç olarak, Türkiye'de faaliyetlerini sürdüren dans okullarında etkinliklere katılan bireylerin serbest zamanda algıladıkları özgürlük ve mutluluk seviyelerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca çalışmada, mutluluğun bir belirleyicisi olan serbest zamanda algılanan özgürlük, doğrudan ve dolaylı olarak bir şekilde kişinin mutluluğuna etki ettiğini göstermektedir. Bu açıdan çalışmamızın örneklem grubunu oluşturan bireylerin dans merkezlerinde yapılan etkinlik/eğitimlere katılımı algılanan özgürlük ve mutluluk düzeylerini artırdığı söylenebilir.

Boş zamanDansDans okulları+4
Selçuk Demirdöğen
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Serbest zamanda sıkılma algısı, akıllı telefon bağımlılığı ve yalnızlık düzeyi ilişkisi (Lise öğrencileri örneği)

Araştırmanın amacı, lise eğitimi veren okullarda öğrenim gören öğrencilerin serbest zamanda sıkılma algısı, akıllı telefon bağımlılığı ve yalnızlık düzeylerinin belirlenmesi ve çeşitli demografik değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırma evrenini, Manisa İli Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı lise eğitimi veren okullarda öğrenim gören öğrenciler oluştururken, çalışma grubunu ise öğrenciler içerisinden akıllı telefon sahibi olan ve kolayda örneklem metodu ile seçilen yaş ortalamaları 505 erkek (Ortyaş=16.26± 1.11) ve 564 (Ortyaş=16.17± 1.04) kadın olmak üzere toplam 1069 (Ortyaş=16.21± 1.08) gönüllü öğrenci oluşturmuştur. Katılımcılara araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu, Türkçe'ye uyarlama çalışmaları; Noyan vd. (2015) tarafından yapılan "Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği-Kısa Formu" (ATBÖ-KF), Kara, Gürbüz ve Öncü (2014) tarafından yapılan "Serbest Zamanda Sıkılma Algısı Ölçeği" (SZSAÖ) ve Yıldız ve Duy (2014) tarafından yapılan UCLA Yalnızlık Ölçeği Kısa Formu (UYÖ-KF) uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde istatistiki yöntem olarak; frekans, aritmetik ortalama, standart sapma; bağımsız örneklemler için t testi, MANOVA, ANOVA ve Pearson Korelasyon testleri kullanılmıştır. Verilerin parametrik testlerin ön şartlarını sağlayıp sağlamadığına Skewness ve Kurtosis (verilerin normal dağılım durumu) değerleri ve Levene (varyans eşitliği) testi sonuçları incelenerek karar verilmiştir. Araştırma bulgularında; ATBÖ-KF'ye ilişkin ANOVA test sonuçlarının "telefon kullanma saati" ve "fiziksel aktivitelere katılım sıklığı", UYÖ-KF'ye ilişkin ANOVA test sonuçlarının "günlük telefonu kontrol etme", "telefon kullanma saati", "akıllı telefon bağımlılığı durumu", "serbest zamanı değerlendirmede güçlük çekme" ve "fiziksel aktivitelere katılım sıklığı" ve SZSAÖ'ye ilişkin MANOVA test sonuçlarının ise "cinsiyet", "günlük telefonu kontrol etme", "telefon kullanma saati", "akıllı telefon bağımlılığı durumu", "serbest zamanı değerlendirmede güçlük çekme" ve "fiziksel aktivitelere katılım sıklığı" değişkenlerine göre farklılaştığı belirlenmiştir. SZSAÖ alt boyutlarından "sıkılma" alt boyutu ile UYÖ-KF arasında pozitif yönde düşük düzeyde ve "doyum" alt boyutu ile UYÖ-KF arasında ise negatif yönde düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak; katılımcıların ATBÖ-KF, UYÖ-KF ve SZSAÖ'ye ilişkin ortalama puanları çeşitli demografik değişkenlere göre farklılaştığı, öğrencilerin ATB düzeyi puan ortalamalarının yüksek olduğu, serbest zamanda sıkılma algıları yükseldikçe yalnızlık düzeylerinin yükseldiği ve serbest zamandan doyumlarının azaldığı, fiziksel aktivitelere katılım yükseldikçe ise akıllı telefon bağımlılığı ve yalnızlık ve sıkılma algısı düzeylerinin azalarak, doyumlarının arttığı sonucuna varılmıştır.

Akıllı telefonlarBoş zamanFiziksel rekreasyon+6
Turan Akar
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğrencilerinin akıllı telefon internet bağımlılığı ve fiziksel aktivite düzeylerinin arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğrencilerinin Akıllı telefon, İnternet bağımlılığının ve Fiziksel Aktivite düzeyleri arasındaki ilişkinin bazı demografik değişkenler (yaş, cinsiyet, fakülte vb.) açısından farklılaşıp farklılaşmadığını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu; 2018-2019 Eğitim öğretim yılı Manisa Celal Bayar Üniversitesinin Mühendislik fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Spor Bilimleri Fakültesi ve Uygulamalı Bilimler Yüksekokulunda eğitim öğretim faaliyetlerine devam eden 868 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada katılımcılara "Kişisel Bilgi Formu", "Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği (ATBÖ)", "İnternet Bağımlılığı Ölçeği (İBÖ)" ve "Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (UAFAA)" uygulanmıştır. Parametrik dağılan veriler için, demografik değişkenlere ilişkin farklılıkların tespit edilebilmesinde Independent Sample T-Test ve ANOVA testi kullanılmıştır. Gruplar arasında tespit edilen istatistiksel farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlenmesinde Post-hoc testlerinden LSD testi kullanılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkinin belirlenmesinde Pearson Korelasyon testi kullanılmıştır. UAFAA-KF ile ATBÖ-KF ve İBÖ arasındaki ilişkiyi tespit etmek için korelasyon analizi uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, UAFAA-KF ile ATBÖ-KF (r= -0.075; p<0.05) ve İBÖ (r= -0.076; p<0.05) arasında düşük seviyede ve negatif yönde bir ilişkinin olduğu, ayrıca ATBÖ-KF'nun ile İBÖ (r= 0.660; p<0.05) arasında orta seviyede ve pozitif yönde bir ilişkinin olduğu, İBÖ ve UAFAA-KF toplam puanlarının erkek katılımcılarda daha yüksek olduğu, serbest zamanlarını kampüs dışında değerlendiren katılımcıların ATBÖ-KF puanlarının daha yüksek olduğu, spor kulübüne üye olan katılımcıların UAFAA-KF puanlarının daha yüksek olduğu, gelir düzeyi değişkenine göre çok "kötü" ve "çok iyi" grubunda olan katılımcıların UAFAA-KF'na ilişkin toplam ortalama puanlarının daha yüksek olduğu, yurtta kalan katılımcıların UAFAA-KF puanlarının daha düşük olduğu ve haftalık serbest zaman süresi "1-5 saat" olan katılımcıların ATBÖ-KF puanlarının daha yüksek olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Sonuç olarak, Fiziksel aktivite yapan bireylerin akıllı telefon bağımlılığı üzerinde pozitif etkisi olduğu aynı zamanda akıllı telefon bağımlılığı düzeylerinin arttıkça internet bağımlılığı düzeylerinin de arttığı görülmüştür. Fiziksel aktivite etkinliklerinin çeşit ve içeriğinin artırılarak üniversite öğrencilerinin bağımlılık riskinin düşürülmesi açısından önemli olduğu düşünülmektedir.

Akıllı telefonlarBağımlılıkFiziksel aktivite+3
Melek Bozan
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin serbest zaman doyumu öğretmenliğe ilişkin tutumu ve psikolojik iyi oluşlarının incelenmesi (Manisa ili örneği)

Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin serbest zaman doyumu, öğretmenliğe ilişkin tutumu ve psikolojik iyi oluşlarının incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu, Manisa ili Yunusemre ilçesinde çalışan serbest zaman katılımcısı 298 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan gönüllü öğretmenlere, ''Genel Bilgi Formu'', "Serbest Zaman Doyum Ölçeği (SZDÖ)'', "Öğretmenlik Mesleğine İlişkin Tutum Ölçeği (ÖMİTÖ)" ve ''Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (PİOÖ)'' uygulanmıştır. İstatistiksel analiz SPSS 20 programı ile yapılmıştır. Veriler analiz edilmeden önce dağılımın normalliği sınanmıştır. Gruplar arasındaki farklılıklar cinsiyet, medeni durum, meslek yılı, yaş ve serbest zaman katılım sıklığı açısından incelenmiş olup analizlerde t testi, Mann-Whitney U testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (Anova) ve Kruskal-Wallis H testi; post-hoc analizinde ise Scheffe ve Tamhane's T2 kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişki Pearson korelasyonu ile incelenmiştir. Etkinin ortaya konması için ise regresyon analizinden faydalanılmış ve moderatör etki analizi yapılmıştır. Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayısı SZDÖ .94, ÖMİTÖ .95 , PİO .87 olarak bulunmuştur. Yapılan analizlerle, cinsiyet değişkeninde SZDÖ eğitimsel, rahatlama ve estetik doyum alt boyutları ile PİO ve ÖMİTÖ'de; medeni durum değişkeninde SZDÖ fiziksel ve estetik doyum alt boyutlarında; meslek yılı değişkeninde SZDÖ eğitimsel, sosyal, rahatlama, estetik doyum alt boyutlarında; yaş değişkeninde SZDÖ sosyal, rahatlama doyum alt boyutları ile PİO ve ÖMİTÖ'de; serbest zaman katılım sıklığı değişkeninde SZDÖ tüm alt boyutları ile PİO ve ÖMİTÖ'de anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Pearson korelasyon analizi sonucu, sınıf öğretmenlerinin SZDÖ, ÖMİTÖ ve PİOÖ arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiş ve yapılan regresyon analizi ile PİOÖ'nun SZDÖ ile ÖMİTÖ arasında kısmi aracılık etkisi olduğu ortaya konmuştur. Bu bulgular aracılığıyla, serbest zaman doyumunun ve psikolojik iyi oluşun sınıf öğretmenlerinin mesleğe ilişkin tutumu üzerinde pozitif etkisi olduğu görülmüştür. Çalışma bulgularının öğretmenlerin hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimlerine rehberlik etmesi açısından önemli olduğu düşünülmektedir (p<0.05).

Mesleki tutumPsikolojik iyi oluşRekreasyon+7
Kudret Arabacı
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Serbest zaman doyumu ile yaşam kalitesi arasındaki ilişki: Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi örneği

Bu çalışmanın amacı Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde çalışanların (doktor, diyetisyen, biyolog, psikolog, hemşire, hasta bakıcı, memur, hizmetli, güvenlik),serbest zaman doyumları ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi bazı değişkenlere göre incelemek ve aralarındaki ilişkiyi belirlemektir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden "betimsel ve ilişkisel tarama modeli" kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından hazırlanan ''Kişisel Bilgi Formu'' ile birlikte 24 maddeden oluşan "Serbest Zaman Doyum Ölçeği" ve 30 maddeden oluşan '' Çalışan Yaşam Kalite Ölçeği'' kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubu ise, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde çalışan seçkisiz olmayan örneklem yöntemlerinden kolayda örneklem yoluyla seçilen toplam 401 (226'sı kadın ve 175'i erkek) çalışandan oluşmaktadır. Elde edilen bulgular, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde çalışan katılımcıların serbest zaman doyumu düzeylerinin en önemli faktörleri sırasıyla "fiziksel", "eğitimsel" ve "estetik" faktörler olduğu ve bununla birlikte "sosyal" ve "psikolojik" boyutları takip ettiği tespit edilmiş, "rahatlama" faktöründe ise en az katkı sağlayan faktör olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların çalışan yaşam kalitesi düzeyleri faktörlerine bakıldığında ise; en önemli faktör ''mesleki tatmin'' boyutu olduğu tespit edilmiştir. Bunu takiben ''tükenmişlik'' alt boyutu ve ''eş duyum yorgunluğu'' olduğu tespit edilmiştir. Toplam puanlar üzerinden katılanların genel doyum düzeyleri orta seviyede, genel yaşam kalitesi düzeyi ise düşük olduğu tespit edilmiştir. Yapılan t-testi sonuçları neticesinde cinsiyet değişkeni açısından serbest zaman doyum düzeylerinde bir farklılık tespit edilmemiştir. Bununla birlikte çalışan yaşam kalitesi açısından da cinsiyet değişkeninde farklılık olmadığı tespit edilmiştir. MANOVA testi sonuçları incelendiğinde serbest zaman doyumun, çalışan yaşam kalitesi üzerinde etkisi olduğu tespit edilmiştir. Korelasyon testi sonuçları Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde çalışan gönüllü katılımcıların serbest zaman doyum düzeyleri ile çalışan yaşam kalitesi arasında önemli bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sonuçları ve literatür ile birlikte, serbest zaman doyum ve çalışan yaşam kalitesi arasında güçlü bir bağ olduğu düşünülmektedir. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde çalışanların serbest zaman doyum ve çalışanların yaşam kalitesi düzeyleri belirlemek amacıyla yapılan bu çalışmanın kurumlara sağlık çalışanları için serbest zaman etkinliklerinin düzenli olarak kurumlarında yapılabilmesi adına spor bilimleri fakültesi ile protokol imzalanarak istihdamın yaratılması önerilmektedir. Kuruluşta çalışanlara ve literatüre önemli katkıları olacağı düşünülmektedir.

HastanelerRuh sağlığı hizmetleriSağlık personeli+4
Barış Çakal
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal izolasyon sürecinde üniversite öğrencilerinin serbest zamanda sıkılma algısı ve internet bağımlılığı ilişkisi

Araştırmanın amacı, sosyal izolasyon sürecinde üniversite öğrencilerinin serbest zamanda sıkılma algısı ve internet bağımlılık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi ve çeşitli demografik değişkenler açısından karşılaştırılmasıdır. Araştırma evrenini, Manisa Celal Bayar Üniversitesi'nde eğitim-öğretimine devam eden öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise öğrenciler arasından kolayda örneklem yöntemi ile seçilen 296 kadın (Ortyaş=20.64 ± 2.36) ve 207 erkek (Ortyaş=21.29 ± 2.72) olmak üzere toplamda 503 gönüllü birey oluşturmaktadır. Katılımcılara araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu dahil olmak üzere Türkçeye uyarlama çalışmaları; Kutlu, Savcı, Demir ve Aysan (2016) tarafından yapılan "Young İnternet Bağımlılığı Testi- Kısa Formu" (YİBT-KF) ve Kara, Gürbüz ve Öncü (2014) tarafından yapılan "Serbest Zamanda Sıkılma Algısı Ölçeği" (SZSAÖ) uygulanmıştır. Elde edilen verilerin dağılımını tespit etmek için Skewness, Kurtosis değerleri ve Levene Test sonuçları incelenmiştir. Verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edildikten sonra istatistik analiz yöntemlerinden; yüzde, frekans, aritmetik ortalama, Bağımsız Gruplar T Testi, ANOVA, MANOVA, Pearson Korelasyon ve Regresyon Testi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda katılımcıların cinsiyet, yaş, eğitim durumu, serbest zaman olanakları, haftalık serbest zaman süresi, serbest zamanı değerlendirmede güçlük çekme durumu, günlük internet kullanma süresi, günlük çevrim içi durumu, internette sıklıkla vakit geçirilen platform, sosyallik durumu, pandemi öncesi ve sırasında fiziksel aktiviteye katılma durumu değişkenleri açısından YİBT-KF'den elde ettikleri skorların anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Katılımcıların SZSAÖ'den aldıkları puanlar ise belirtilen değişkenlere ek olarak evde yaşayan kişi sayısı değişkeni açısından da anlamlı farklılık göstermiştir. Ayrıca YİBT-KF'nin SZSAÖ faktörlerinden sıkılma ile arasında pozitif yönde güçlü bir ilişki görülürken doyumsuzluk ile arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, serbest zamanda sıkılma algısı bireylerin internet bağımlılık düzeylerine anlamlı derecede etki etmektedir. Üniversite öğrencilerinin sosyal izolasyon sürecinde serbest zamanda sıkılma algısı arttıkça internet bağımlılık düzeylerinin de arttığı tespit edilmiştir. Elde edilen verilerin dağılımını tespit etmek için Skewness, Kurtosis değerleri ve Levene Test sonuçları incelenmiştir. Verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edildikten sonra istatistik analiz yöntemlerinden; yüzde, frekans, aritmetik ortalama, Bağımsız Gruplar T Testi, ANOVA, MANOVA, Pearson Korelasyon ve Regresyon Testi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda katılımcıların cinsiyet, yaş, sınıf, eğitim durumu, serbest zaman olanakları, haftalık serbest zaman süresi, serbest zamanı değerlendirmede güçlük çekme durumu, serbest zamanı iyi değerlendirme durumu, günlük internet kullanma süresi, günlük çevrim içi durumu, internette sıklıkla vakit geçirilen platform, sosyallik durumu, pandemi öncesi ve sırasında fiziksel aktiviteye katılma durumu değişkenleri açısından YİBT-KF'den elde ettikleri skorların anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Katılımcıların SZSAÖ'den aldıkları puanlar ise belirtilen değişkenlere ek olarak evde yaşayan kişi sayısı değişkeni açısından da anlamlı farklılık göstermiştir. Ayrıca YİBT-KF'nin SZSAÖ faktörlerinden sıkılma ile arasında pozitif yönde güçlü bir ilişki görülürken doyumsuzluk ile arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, serbest zamanda sıkılma algısı bireylerin internet bağımlılık düzeylerine anlamlı derecede etki etmektedir. Üniversite öğrencilerinin sosyal izolasyon sürecinde serbest zamanda sıkılma algısı arttıkça internet bağımlılık düzeylerinin de arttığı tespit edilmiştir.

BağımlılıkCOVID 19Pandemiler+5
Sinan Erdem Satılmış
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinin dijital oyun bağımlılığı ve akademik erteleme davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi (İzmir ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, ortaokul grubundaki öğrencilerin dijital oyun bağımlılığı ve akademik erteleme davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Ortaya konulacak çalışmada ortaokul öğrencilerinin dijital oyun oynamada bağımlılık düzeylerinin belirlenmesi ve bu belirlenen bağımlılık düzeylerinin öğrencilerin akademik erteleme davranışları arasındaki ilişkinin tespit edilmesi açısından önemlidir. Araştırmanın evrenini, İzmir ilinde devlet ve özel okullarda öğrenim gören öğrenciler oluşturacaktır. Ölçme araçlarının uygulanması ile ilgili düzenlemelerin yapılması ve verilerin toplanmasının ardından yanlış ya da eksik girilmiş verilerin araştırma dışında tutularak analizin üç aşamalı olarak yapılması planlanmaktadır. Birinci aşamada; araştırmada demografik özellikler hakkında bilgi toplamak amacıyla Demografik Bilgi Formu, dijital oyun bağımlılığı düzeyini belirlemek amacıyla Mehmet Barış Horzum, Özlem Çakır Balta, Tuncay Ayas tarafından 2008 yılında geliştirilen ve uyarlanan dijital oyun bağımlılığı ölçeği , akademik erteleme düzeyinin belirlenmesi amacıyla Çakıcı tarafından 2003 yılında geliştirilen akademik erteleme ölçeği kullanılcaktır. İkinci aşamada ise; elde edilen veri setindeki dağılımın normalliği için Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri gerçekleştirilecek, basıklık ve çarpıklık katsayıları incelenerek histogram üzerinde değerlendirilecektir. Verilerin parametrik test varsayımlarını yerine getirmesi doğrultusunda özelliklerine göre betimleyici istatistik, değişkenler arası ilişkiler, korelasyon ve regresyon analizleri, farklılıkların tespit edilmesinde ise ikili gruplar için t-testi, ikiden fazla gruplar için ANOVA ve MANOVA farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunun tespit edilmesi için Post-Hoc analizleri yapılacaktır. Üçüncü ve son aşamada ise tesadüfi örnekleme yöntemiyle ortaokul öğrencileri katılımcılarından toplanacak veri setinin normallik, basıklık ve çarpıklık analizi sonrası hipotez testleriyle alt problemlere cevap aranacaktır. Elde edilecek bulgular literatür eşliğinde tartışılarak yorumlanacaktır. Çevrim içi oyunlara ayrılan zaman öğrencilerin akademik başarılarına etki etmektedir. Bu nedenle ortaokul öğrencileri ile gerçekleştireceğimiz çalışmanın literatüre katkısı olacağı düşünülmektedir. Araştırmada ortaokul öğrencilerinin dijital oyun bağımlılık düzeylerinin belirlenmesi ve bu öğrencilerin akademik erteleme düzeyleri arasındaki ilişkinin saptanması amaçlanmaktadır.

Eralp Bayramoğlu
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sportif aletli dalış sporcularında zihinsel dayanıklılık, başarı ihtiyacı güdüsü ve bilinçli farkındalık düzeylerinin farklı demografik değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırmanın amacı sportif aletli dalış sporcularında zihinsel dayanıklılık, başarı güdüsü ve bilinçli farkındalık düzeylerinin farklı demografik değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırmada, araştırma yöntemi olarak nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 69 kadın 127 erkek aktif sportif aletli dalış sporcuları oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Sheard ve ark. (2009) tarafından geliştirilen, Türkçe uyarlama çalışması Altıntaş tarafından (2015) yılında yapılan "Sporda Zihinsel Dayanıklılık Envanteri", Heckert ve ark. (1999) yılında geliştirdikleri, Türkçe uyarlama çalışması Sivri tarafından (2010) Türk spor kültürüne uyarlamasını Çetinöz tarafından 2016 yılında yapılan "Başarı İhtiyacı Güdüsü Envanteri" ve Brown ve Ryan, (2003) tarafından yılında geliştirilen, Özyeşil ve ark. tarafından (2011) yılında Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan "Bilinçli Farkındalık Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 25. Paket programı kullanılmış tanımlayıcı istatistikler, T-testi, One Way ANOVA analizi ve Korelasyon analizi yapılmıştır. Çalışma durumu değişkenine göre yapılan analizde yarı zamanlı çalışanlar ile tam zamanlı çalışanlar arasında başarı ihtiyacı güdüsü ve bilinçli farkındalık değişkenleri arasında anlamlı ilişkiye rastlanmıştır (p≤0,05). Çalışmada serbest zamanda güçlük çekme değişkenine göre bilinçli farkındalık boyutunda istatistiksel açıdan anlamlı fark tespit edilmiştir (p≤0,05). Korelasyon analizi verilerine göre sporcuların zihinsel dayanıklılık, başarı ihtiyacı güdüsü ve bilinçli farkındalık boyutu arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı fark tespit edilmiştir (p≤0,05). Sportif aletli dalış sporcularının zihinsel dayanıklılığı, başarı ihtiyacı güdüsü ve bilinçli farkındalık düzeyleri arasında istatistiksel açıdan orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişkiye rastlanmıştır(p≤0,05). Sonuç olarak, sportif aletli dalış aktivitesine düzenli katılımın zihinsel dayanıklılık ve başarı ihtiyaçları güdüsünü artırdığı söylenebilir. Ayrıca, bröve düzeyi ve tam zamanlı çalışanlarda bilinçli farkındalık düzeyinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır.

BaşarıBaşarı güdüsüBilinçli farkındalık+6
Hasan Memili
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin sıkışmışlık hissi ve telefon bağımlılığı düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmada, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde bulunan öğrenci katılımcıların sıkışmışlık hissi ve telefon bağımlılığı düzeylerinin incelenmesidir. Çalışmada araştırma yöntemi olarak nicel araştırma yöntemlerinden kolaydan örnekleme modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, 97 kadın 193 erkek öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel bilgi formu, Akıllı Telefon Bağımlılığı (Kısa Form) ölçeği ve Sıkışmış Hissetme ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 25.0 paket programı kullanılmıştır. Normallik sınaması analizlerinde basıklık ve çarpıklık değerleri (+1,5 ve -1,5) dikkate alınırken (Tabachnick ve Fidell, 2013); homojenlik sınamasında Levene testi uygulanmıştır. Normal dağılım gösteren değerler için parametrik testlerden ikili karşılaştırmalar için Independent T testi, ikiden çok karşılaşma için One Way Anova testi kullanılmıştır. Ayrıca Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularında akıllı telefon bağımlılığının cinsiyet ve sınıf değişkenine göre anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Sıkışmış hissetmenin alt boyutu olan dışsal faktörler de t testi analizi sonucunda; yaş değişkenine göre anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Sıkışmışlık hissi alt boyutlarının kendileri arasında yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Sıkışmışlık hissi alt boyutları olan dışsal faktörler ve içsel faktörler akıllı telefon bağımlılığı ile orta düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışmada Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin sıkışmış hissetme ve telefon bağımlılığı arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sıkışmışlık hissi alt boyutları arasında yüksek düzeyde anlamlı ilişkinin, dışsal faktörler ve içsel faktörler ortalamalarının artmasının akıllı telefon bağımlılığının artmasını etkilediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Üniversite, Öğrenci, Sıkışmışlık Hissi, Telefon Bağımlılığı

Akıllı telefonlarBağımlılıkCelal Bayar Üniversitesi+6
Sinem Can Erçok
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rekreatif bir etkinlik olarak tekerlekli patenin bireylerde denge ve çeviklik üzerine etkisi

Amaç: Bu araştırmanın amacı rekreatif bir etkinlik olarak tekerlekli patenin bireylerde denge ve çeviklik üzerine etkisinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ), Spor Bilimleri Fakültesinde (SBF) birinci sınıfta okuyan ve daha önce hiç paten, tekerlekli paten kaykay deneyimi olmayan 17 erkek, 13 kadın olmak üzere toplam 30 üniversite öğrencisi katılmıştır. Katılımcıların 15'i deney grubu (7 erkek yaş ort.=19,14 ± 1,06, 8 kadın yaş ort.=18,75 ± 0,70) ve 15'i kontrol grubu (10 erkek yaş ort.=18,6 ± 0,69, 5 kadın yaş ort.= 18,6 ± 0,89) olarak ikiye ayrılmıştır. Kontrol grubu hiçbir aktiviteye katılmamış olup, deney grubu 8 hafta boyunca haftada 3 gün tekerlekli paten antrenmanı yapmıştır. 8 haftalık antrenman programı öncesi ve sonrasında katılımcılara boy, kilo ölçümü, Y denge testi ve T çeviklik testi uygulanmıştır. Çalışmada kullanılan materyaller ve planlanan program Manisa'da tekerlekli paten çalışmalarına uygun hareket imkanı sağlayan açık ve kapalı alanlarda gerçekleştirilmiştir. Ön ve son testte elde edilen veriler, istatistik paket programı ile değerlendirilmiş ve anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Gruplar arası farklılığın analizi için Mann-Whitney U testi, grup içi farklılığın istatistiksel analizi için Wilcoxon testi kullanılmıştır. Bulgular: Analiz sonuçlarına göre deney grubunun ön test son test sağ ayak denge, sol ayak denge ve çeviklik değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Kontrol grubunun ön test son test sağ ayak denge (p<0,05) değerleri arasında anlamlı bir fark tespit edilirken, sol ayak denge ve çeviklik değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Analiz sonuçlarına göre deney ve kontrol gruplarının sağ ayak denge ön test, sol ayak denge ön test ve çeviklik ön test değerleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Sağ ayak denge son test, sol ayak denge son test ve çeviklik son test değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç: Çalışma sonucunda deney grubuna uygulanan tekerlekli paten antrenmanların denge ve çeviklik becerilerini arttırdığı gözlemlenmiştir (p<0,05). Tekerlekli paten antrenmanlarının rekreasyonel katılımcılarda denge ve çeviklik becerilerini arttırdığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Rekreasyon, Tekerlekli Paten Antrenmanı, Denge, Çeviklik

DengeEkstrem sporlarıRekreasyon+5
Hüseyin Selim Dülger
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rekreasyon eğitimine ilişkin akademisyen görüşlerinin incelenmesi

Rekreasyon eğitiminin, bireylerin zamanlarını yönetmelerinde, yaşam kalitelerini artırmalarında, psikolojik ve fizyolojik yönden yenilenmelerinde önemli bir role sahip olduğu düşünülmektedir. Bu araştırmada, rekreasyon alanında çalışan akademisyenlerin görüşlerinin incelenmesi ve rekreasyon eğitimine ilişkin sorunlara çözüm önerileri getirilmesi amacıyla tasarlanmıştır. YÖNTEM Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örneklem yöntemlerinden biri olan maksimum çeşitlilik örneklem tekniği ile seçilip rekreasyon alanında çalışan 25 akademisyenden oluşmaktadır. Araştırmada nitel veri toplama yöntemlerinden görüşme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada yapılan görüşmeler Pandemi süreci nedeniyle Zoom programı üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgilere ilişkin (yaş, cinsiyet, medeni durum vb.) sorular ve yarı yapılandırılmış görüşme soruları yer almaktadır. Toplanan verilerin betimsel ve içerik analizi kullanılarak NVIVO paket programı ile modellemesi, temaların oluşturulup sunulması sağlanmıştır. BULGULAR ve SONUÇ Araştırmada elde edilen bulgularda araştırmaya katılan kadın ve erkek akademisyenlerin 35-66 yaş arasında olduğu ve çeşitli akademik unvanlara sahip olduğu görülmüştür. Araştırmada katılımcılara yöneltilen toplam 6 soru bulunmakla birlikte elde edilen bulgularda sorulan sorulara ilişkin kısa başlıklarda akademisyenlere göre rekreasyon eğitimin anlamı 8 tema, üniversitelerdeki rekreasyon eğitiminin sorunları 8 tema, rekreasyon eğitiminde yeniden yapılandırma 7 tema, rekreasyon eğitiminin toplumsal ve bireysel kazanımları 17 tema, kamu ve özel sektörlerle iş birliği 9 tema ve rekreasyon uzmanlarının istihdam fırsatı bulduğu unvanlar başlığı altında 15 tema bulunmuştur. Kısa başlıkların temalarında bireye ve topluma bir değer, rekreasyon kültürünün olmayışı, istihdam alanı yaratılması, rekreasyon alanları planları, dijitalleşme, rekreasyon uzmanı vb. temalar ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, üniversitelerde rekreasyon eğitiminin yeterli düzeyde olmadığı, eğitim içeriğinin geliştirilmesi için yeniden yapılandırılmaya ihtiyaç duyulduğu, eğitim yetersizliğinden kaynaklı istihdam sorunlarının görüldüğü, üniversitelerle kamu ve özel sektör iş birliklerinin zayıf olduğu ve rekreasyon alanında uzman akademisyenlerin alana özgü oluşturulmuş ders içeriklerine bağlı olarak eğitim vermesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: rekreasyon eğitimi, akademisyen, inovasyon, istihdam

AkademisyenlerBoş zamanları değerlendirmeEğitim+4
Ezgi Abay Beşikçi
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinin pandemi sürecinde internet bağımlılığı, iletişim becerileri ve duygularını ifade etme ilişkilerinin incelenmesi

Araştırmanın amacı, pandemi sürecinde üniversite öğrencilerinin internet bağımlılığı, iletişim becerileri ve duyguları ifade etme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi ve çeşitli demografik değişkenler açısından karşılaştırılmasıdır. Araştırma evrenini, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde eğitim-öğretimine devam eden öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklem grubunu öğrenciler arasından kolayda örneklem yöntemi ile seçilen 279 kadın ve 164 erkek olmak üzere toplam 443 gönüllü birey oluşturmaktadır. Katılımcılara araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu dâhil olmak üzere "İnternet Bağımlılığı Ölçeği", "Duyguları İfade Etme Ölçeği" ve "İletişim Becerileri Ölçeği" uygulanmıştır. Elde edilen verilerin dağılımını tespit etmek için Skewness, Kurtosis değerleri ve Levene Test sonuçları incelenmiştir. Verilerin normal dağılım göstermediği tespit edildikten sonra istatistik analiz yöntemlerinden; yüzde, frekans, aritmetik ortalama, Mann-Whitney U, Kruskall Wallis-H, ANOVA ve Pearson Korelasyon Testi Testi gerçekleştirilmiştir. Bulgular sonucunda katılımcıların, cinsiyet, düzenli spor yapma durumu, internete bağlanma araçları internette bağlı kalma süreleri(gün-saat) ve interneti kullanım amaçları değişkenleri açısından İnternet bağımlılığı ölçeğinde, Duyguları ifade etme ve İBÖ istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir. İBÖ ile Duyguları ifade etme arasında istatistiksel olarak pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Ayrıca İnternet bağımlılığı ile İBÖ arasında istatistiksel olarak negatif yönde ve düşük düzeyde anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Sonuç olarak, İnternet bağımlılığı puanı yüksek olan bireylerde iletişim becerileri puanın düşük olduğu tespit edilirken iletişim becerileri puanı yüksek olan bireylerde internet bağımlılığı puanının düşük olduğu tespit edilmiştir. Duyguları ifade etme puanı yüksek olan bireylerin de iletişim becerileri puanlarının yüksek olduğu ve kadın katılımcıların daha yüksek puana sahip olduğu tespit edilmiştir.

BağımlılıkCOVID 19Duyguları ifade etme+4
Büşra Yardımcı
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Judo sporcularının başarı algısı ve mutluluk düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı judo sporcularının başarı algısı ve mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin bazı demografik değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Araştırma grubunu 2021-2022 yıllarında Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde spor yapan 314 lisanslı judo sporcusu oluşturmuştur. Araştırmada katılımcılara ''Kişisel Bilgi Formu'', Roberts ve ark. (1998) tarafından geliştirilen, Türkçe uyarlaması Kazak ve Çetinkalp (2006) tarafından yapılan ''Başarı Algısı Ölçeği'' ile Hills ve Argyle (2002) tarafından geliştirilen, Türkçe uyarlaması Doğan ve Akıncı Çötok (2010) tarafından yapılan "Oxford Mutluluk Ölçeği" (Kısa Formu-OMÖ-K) kullanılmıştır. Parametrik dağılan veriler için Independent Sample T-Test ve ANOVA testi kullanılmıştır. Gruplar arasında tespit edilen istatistiksel farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlenmesinde Post-hoc testlerinden LSD testi kullanılmış, istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre sporcuların eğitim durumları ile mutluluk düzeyleri arasında anlamlı farklılık bulunmuş, çoklu karşılaştırma sonucuna göre lise ve lisans düzeylerinde anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Kemer rengi ve mutluluk düzeyleri arasında anlamlı ilişki bulunmuş, sarı kemer ile kahverengi kemer arasında çoklu karşılaştırma sonucuna göre anlamlı farklılık görülmüştür (p<0,05). Katılımcıların cinsiyet, spor yaşı, millilik düzeyi, haftada kaç saat antrenman yaptığı değişkenlerine göre anlamlı sonuç bulunamamıştır (p>0,05). Korelasyon sonuçlarına göre başarı algısı ve mutluluk düzeyleri arasında anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak judo sporcularının başarı algısı ve mutluluk düzeylerinin birbirini etkilediği saptanmıştır. Eğitim düzeyi ve kemer rengi, judo sporcularının başarı algısı ve mutluluk derecesi üzerinde düşünülebilecek önemli faktörler olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Judo, Sporcu, Başarı Algısı, Mutluluk

BaşarıBaşarı algısıJudo+5
Aybüke Ulubaş
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Macera rekreasyonunda heyecan arayışı, serbest zaman motivasyonu ve serbest zaman tatmini arasındaki ilişkinin incelenmesi: Çok hafif hava araçları (çhha) pilot örneği

Bu araştırmanın amacı, maceraya dayalı hava sporlarından olan Yamaç Paraşütü, Yelken Kanat, Planör gibi Çok Hafif Hava Araçlarını (ÇHHA) kullanan pilotların etkinliğe katılım motivasyonlarının belirlenmesi, katılım motivasyonu ile heyecan arama düzeylerinin ilişkisi ve etkinlik sonunda bireysel olarak sağlanan tatmin düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Türkiye' de Çok Hafif Hava Araçları pilotluğuyla ilgilenen ve bu konuda Türk Hava Kurumu tarafından onaylanmış farklı kademelerdeki pilotluk lisansına sahip ya da lisansı eğitimi alan bireyler oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise yaşları 18 ila 67 yaş arası değişkenlik gösteren 118 kadın, 488 erkek katılımcı olmak üzere toplam 606 Çok Hafif Hava Aracı pilotu oluşturmaktadır. Katılımcılar hava sporları ile ilgili THK onaylı kuruluşlar, üniversite kulüpleri, özel eğitim veren okullar, hava sporları ile ilgili forum, blog ve internet üzerinden oluşturulan gruplara kayıtlı üyeler arasından olasılıklı örnekleme tekniklerinden basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Araştırmanın yöntem kısmında, üç ayrı ölçme aracı bir araya getirilerek bütünleşik bir anket formu oluşturulmuştur. Oluşturulan bu formun giriş bölümüne demografik değişkenlerin sorgulandığı kişisel bilgi alanı eklenmiş ve katılımcıların bilgilerini rahatça aktarabileceği şekilde dizayn edilmiştir. Ölçüm araçları olarak ise, Pelletier ve ark. (1991) tarafından geliştirilen Serbest Zaman Motivasyon Ölçeği (SZMÖ), Zuckerman (1994) tarafından geliştirilen Heyecan Arama Ölçeği (HAÖ) ve Beard ve Ragheb (1980) tarafından geliştirilen Serbest Zaman Tatmin Ölçeği (SZTÖ) kullanılmıştır. Ölçüm araçlarından elde edilen veriler istatistik analizleri yapılmak üzere elektronik ortamdaki istatistik paket programına aktarılmıştır. Verilerin istatistiksel gösterimi olarak tanımlayıcı istatistik ve frekans analizleri yapılmıştır. Katılımcıların motivasyonları, heyecan arama düzeyleri ve tatmin düzeyleri arasında demografik özelliklerine ilişkin farkı belirlemek için öncelikle "Levene" değerleri incelenerek varyansların homojenliği doğrulanmış daha sonra "t testi" ve "tek yönlü varyans analizi" (ANOVA) uygulanmıştır. Ölçeklerin ortalama puanları arasındaki ilişkinin düzeyini belirleyip yorumlamak için "pearson korelasyon testi" yapılmıştır. "Doğrusal regresyon analizi" ile ölçekler arasındaki etki test edilmiştir. Verilerin istatistiksel analizinde ve yorumlarda, p<.05 anlamlılık düzeyi dikkate alınmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, pilotların heyecan arama düzeyleri, serbest zaman motivasyonları ve serbest zaman tatminlerine bağlı olarak cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu ve gelir seviyesi değişkenlerinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Bununla birlikte, pilotların serbest zaman motivasyonları ile serbest zaman tatminleri arasında orta düzeyde istatistiksel olarak anlamlı (r: ,41; p< .05) ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Doğrusal regresyon analizi ile serbest zaman motivasyonu (β=.41, t=11.22, p=.00) ve heyecan aramanın (β=.12, t=3.24, p=.00) serbest zaman tatminini olumlu yönde etkilediği sonucuna varılmıştır. Araştırmanın macera rekreasyonuna yönelik alan yazına olan katkıları tartışılarak gelecek araştırmalara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Serbest zaman, rekreasyon, macera rekreasyonu, serbest zaman motivasyonu, heyecan arama, serbest zaman tatmini, çok hafif hava araçları, yamaç paraşütü, yelken kanat

Boş zamanları değerlendirmeHava aracıHavacılık+5
Tolga Beşikçi
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Önleyici terapötik rekreasyon uygulaması; işitme engellilere yönelik çalışma

Bu çalışmanın amacı, Serbest Zaman Beceri Modeli kapsamında üretilmiş Terapötik rekreasyon programı aracılığıyla gönüllü üniversite öğrencilerinin engelli bireylere yönelik tutum, yaşam doyumu ve serbest zamanı anlamlandırma düzeylerindeki değişimlerin incelenmesidir. Bu amaçla araştırmada nicel teknikler kullanılmış olup betimsel bir araştırmadır. Celal Bayar Üniveristesindeki öğrenciler örneklem grubunu ise rastgale örnekleme yöntemiyle seçilen 45 deney grubu (Xyas=21,00 +/- 2,31) ve 40 kontrol grubu (Xyas=21,27 +/- 1,48) olmak üzere toplam 85 öğreciden oluşmaktadır. Çalışmamıza katılan katılımcıların 43'ü kadın (Xyas=20,43 +/- 2,08) 42'si ise erkek (Xyas=21,77 +/- 1,94) katılımcılardır. İki farklı gruba (deney ve kontrol) ayrılmış ve deney grubu 8 hafta boyunca işaret dili eğitmi verilip işitme engellilerle, serbest zaman etkinliklerine katılımları sağlanmıştır. Çalışmanın amacına ulaşmak için 3 farklı ölçekten faydalanılmıştır. Katılımcıların boş zamanın anlamına ilişkin davranışlarını anlamak için Henderson (1996) tarafından geliştirilmiş ve Türkçe adaptasyonu Gürbüz ve diğ. (2007) tarafından yapılmış "Boş Zamanın Anlamı" ölçeği, yaşam doyumlarını anlayabilmek için Diener ve diğ. (1985) tarafından geliştirilmiş ve Türkçe'ye uyarlaması Köker (1991) tarafından yapılan "Yaşam Doyumu Ölçeği" ve son olarak Dökmen (2000) tarafından geliştirilen "Engellilere Yönelik Tutum" ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimleyici istatistikler ortalama yüzde ve frekans değerleri kullanılmıştır. Alt boyutları oluşturan tüm maddelerin normal dağılım gösterip göstermediğinin belirlenmesinde Kolmogrof-Smirnof ve Shapiro-Wilks testlerinden faydalanılmış ve normal dağılımlar göstermediği anlaşılmıştır. Bu yüzden öntest-sontest karşılaştırmları için Wilcoxon İşaretli Sıralar testinden; ikili karşılşatırmalar için ise Mann Whitney-U testinden faydalanılmıştır. Yapılan Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Mann Whitney-U test analizi sonucunda kontrol grubunun işitme engellilere yönelik tutum ölçeği puanlarının ön testleri ve son testleri arasında anlamlı farklılıklar yokken; deney grubunun son testinin puanları ön test puanlarından anlamlı derecede düşük bulunmuştur. (p<0,05). Ayrıca deney grubunun boş zamanın anlamı ölçeği alt boyutlarının (İçsel Motivasyon (z=-,420); Boş Zamanın Kullanımı (z=-3,368)) son testleri ön testlerinden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. (p<0,05). Yaşam kalitesi açısından ise; kontrol grubu ve deney grubunun ön testleri ve son testleri arasında anlamlı farklılıklar ortaya çıkmamıştır. (p>0,05) Topluma yönelik gerçekleştirilen önleyici TR çalışmlarının engellilere ilişkin tutum ve serbest zaman becerileri üzerine pozitif etkiye sahip olduğu söylenebilir.

Boş zamanları değerlendirmeTerapatik rekreasyonÖlçekler+2
Özge Göbel
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası öğrencilerin; serbest zaman etkinliklerine aktif katılımları yoluyla sosyal uyumlarının analizi: Celal Bayar Üniversitesi örneği

ULUSLARARASI ÖĞRENCİLERİN SERBEST ZAMAN ETKİNLİKLERİNE AKTİF KATILIMLARI YOLUYLA SOSYAL UYUMLARININ ANALİZİ: CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ Bu çalışmanın amacı, Celal Bayar Üniversitesi'nde öğrenim görmekte olan uluslararası öğrencilerin serbest zaman etkinliklerine aktif katılımlarının, sosyal uyumlarına etkilerinin incelenmesidir. Uluslararası öğrencilerin serbest zaman etkinliklerine katılımlarına ilişkin kazanımları, üniversitede sunulan etkinliklerde elde ettikleri deneyimleri ve algıları tespit edilerek incelenmiştir. Bu araştırmada, katılımcıların bakış açılarını, ilgi, istek ve görüşlerini ortaya koymaya fırsat vermesi nedeniyle nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Bu araştırmanın katılımcılarını, CBÜ'de öğrenim gören ve 2014-2015 dönemi içerisinde üniversitede düzenlenen serbest zaman etkinliklerine aktif katılım gösteren 10 farklı ülkeden 23 uluslararası öğrenci oluşturmuştur. Araştırmacı, serbest zaman etkinliklerini CBÜ Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu akademisyenleri ve öğrencileri ile ortak bir program çerçevesinde düzenlemiş olup; CBÜ Rektörlük Uluslararası İlişkiler Ofisi ve Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu akademisyenleri ve öğrencilerinin uluslararası öğrenciler için üniversitede düzenlenledikleri serbest zaman etkinliklerine gözlemci olarak katılım göstermiş ve etkinlikler sonrasında da öğrenciler ile birebir görüşmeler yapmıştır. Uluslararası öğrencilerin serbest zaman etkinliklerine ait katılım deneyimleri ve algıları nitel araştırma yöntemi ile ele alınarak, kültürleşme teorisi çerçevesinde değerlendirilmiştir. 2014-2015 dönemi içerisinde serbest zaman etkinliklerine aktif katılım gösteren uluslararası öğrenciler üzerinde bir durum (örnek olay) çalışması yapılmıştır. Bu araştırmanın araştırma desenini ise; bütüncül tek durum deseni oluşturmuştur. Elde edilen veriler, bilgisayar ortamında düz yazı haline getirilmiştir. Daha sonra veriler, "Nvivo 11 Pro for Windows" programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Ayrıca alanında uzman 2 kişi tarafından da kodlanan verilerin birbirleriyle örtüşen temaları gruplandırılmıştır. Görüş birliği ve ayrılığı tespit edilen kodlar, Cohen kappa formülüne yerleştirilerek hesaplanmıştır. Kodlayıcılar arasındaki uyum hesaplaması, r= 0.80n bulunmuştur. Bunun sonucunda hesaplanan değerler ile puanlayıcılar arasında iyi düzeyde bir uyum olduğu gözlemlenmiştir. Kişisel bilgi formlarından elde edilen bilgilerin analizi sonucunda öğrencilerin demografik özelliklerine ilişkin bulgular oluşturulmuş ve bu analizler grafikler ile sunulmuştur. Serbest zaman etkinliklerine katılan uluslararası öğrencilerin aktif katılımları ve bu katılımların "sosyal uyumları"na sağladığı katkılar, "Serbest zaman etkinlik kazanımları" teması altında; öğrencilerin üniversiteden "istekler ve beklentilerine" ilişkin görüşleri ise "İstekler ve beklentiler" ana teması altında sunulmuştur. Sonuçlar bölümünde, uluslararası öğrencilerin serbest zaman etkinliklerine katılımlarından elde ettikleri kazanımlara ilişkin görüşleri, üç (3) alt tema ve buna bağlı olarak ortaya çıkan on (10) kod ile sunulmuştur. Bu alt temalar, "Sosyo-kültürel kazanımlar", "Psikolojik kazanımlar" ve "Fizyolojik kazanımlar" olarak ortaya çıkmıştır. "Sosyo-kültürel" kazanımlar boyutunun altında "sosyal uyum" temasını içeren "kültürleşme" (çokkültürlülük), "sosyalleşme", "aidiyet duygusu", "akademik başarı" ve "grup olma"; "Psikolojik kazanımlar" boyutunda "psikolojik destek", "heyecan", "mutluluk" ve "kişisel gelişim" ve "Fizyolojik kazanımlar" boyutunda ise "fiziksel zindelik" kodlarına ulaşılmıştır. Serbest zaman etkinlikleri ile ilgili beklentiler ve istekler boyutunda ise "farklı etkinlikler", "kararlara katılım", "ortak etkinlikler", "tanıtım", "sürdürülebilirlik", "sosyal aktiviteler" ve "yayın desteği" konularına ilişkin temalar incelenmiş ve sunulmuştur. Sonuç olarak, serbest zaman etkinliklerine aktif katılımın, uluslararası öğrencilerin sosyal uyumlarına olumlu katkılar sağladığı ve yanı sıra psikolojik ve fizyolojik durumlarına da katkı sağladığı sonucu ortaya çıkmıştır. Ayrıca uluslararası öğrencilerin serbest zaman etkinliklerine ilişkin, üniversiteden de istekler ve beklentilerinin olduğu belirlenmiştir. Serbest zaman etkinliklerinin, öğrencilerin istekler ve beklentileri ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak üniversite bünyesinde çeşitlendirilmesi, bu konuda çalışan rekreasyon uzmanlarının desteği ile güçlendirilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Uluslararası öğrenciler, sosyal uyum, serbest zaman etkinlikleri, rekreasyon, kültürleşme

Boş zamanları değerlendirmeRekreasyonRekreasyonel aktiviteler+3
Devrim Zerengök
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sürdürülebilir etkinlik yönetim anlayışı kapsamında özel sektör rekreasyonel faaliyetlerinin incelenmesi

Amaç: Özel sektörde uygulanan rekreasyonel faaliyetlerde sürdürülebilirlik anlayışının incelenmesidir. Yöntem: Sürdürülebilir etkinlik yönetim anlayışı kapsamında özel sektör rekreasyonel faaliyetlerinin incelenmesi konulu bu araştırmada, İzmir ilindeki telekomünikasyon şirketinde çalışan üst ve orta düzey yöneticilerin ilgi, istek ve görüşlerini ifade ettikleri için nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Mayıs –Haziran 2015 tarihleri arasında, İzmir ilindeki 4 farklı telekomünikasyon şirketinin toplam 23 yönetici oluşturmuştur. Yöneticilere ve araştırmacıya uygun yerde birebir görüşmeler yapılmıştır. Yöneticilerin sürdürülebilir etkinlik yönetimi ile ilgili algı ve deneyimleri nitel araştırma yöntemiyle ele alınarak, planlanmış davranış teorisi çerçevesinde incelenmiştir. Özel sektörde uzun süre masa başında çalışan şirket çalışanlarının fiziksel, zihinsel ve sosyolojik açıdan rekreasyonel faaliyetlere ihtiyaçlarına ilişkin sürdürülebilir nitelikte etkinlik yönetimine gereksinim duyulduğu olgusunda yola çıkılmıştır. Böylelikle araştırma desenini ; "fenomonoloji (olgu bilim)" yaklaşımı oluşturmaktadır. Görüşmeden elde edilen veriler, bilgisayar ortamında düz yazı haline getirilmiştir. Daha sonra veriler, "Nvivo 11 Pro for Windows" programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Ayrıca alanında uzman 2 kişi tarafından da kodlanan verilerin birbirleriyle örtüşen temaları gruplandırılmıştır. Görüş birliği ve görüş ayrılığı tespit edilen kodlar Cohen's Kappa formülüne yerleştirilerek hesaplanmıştır. Kodlayıcılar arasındaki uyum olarak hesaplaması sonucunda r=0.84 bulunmuştur. Bu nedenle hesaplanan değerler, puanlayıcılar arasında iyi düzeyde uyum olduğunu göstermektedir. Bulgular: Kişisel bilgi formlarından elde edilen bilgilerin analizi sonucunda yöneticilerin demografik özelliklerine ilişkin bulgular oluşturulmuş, grafikler ve şekiller ile sunulmuştur. Elde edilen verilerin analizi sonucunda yöneticilerin, "iş yerinde rekreasyonel etkinliklerin uygulanması", "iş yerinde rekreasyonel etkinliklere katılım sonucunda elde edilen kazanımlar" ve "rekreasyonel etkinliklerin "sürdürülebilir etkinlik yönetim anlayışı" na ilişkin görüşler ana temaları altında sunulmuştur. Sonuçlar: Yöneticililerin iş yerinde rekreasyonel etkinliklerin uygulanmasına ilişkin görüşlerine bağlı olarak; etkinlikler teması altında "eğitsel aktiviteler, geziler", "piknik etkinlikleri", "sportif faaliyetler", "sanatsal etkinlikler", "yeme içme faaliyetleri", "rekreatif oyunlar", "eğlence organizasyonları" ve "doğa etkinlikleri" kodlar sonucu ortaya çıkmıştır. İş yeri rekreasyon etkinlikleri kazanımlarına ilişkin beş(4) alt tema ortaya çıkmıştır. Bu temalar; "fizyolojik kazanımlar", "psikolojik kazanımlar", "sosyolojik kazanımlar" ve " kurumsal kazanımlar" dır. Sürdürülebilir etkinlik yönetiminin önemine ilişkin; "örgüt kültürü", " örgütsel bağlılık" ve sürdürülebilir etkinlik yönetimi" temaları sunulmuştur. Buna bağlı olarak; " verimlilik", " ekip çalışması", "örgütsel değerler", misyon- vizyon belirleme", başarı artışı", aidiyet duygusu" kodlarına ulaşılmıştır. Bu araştırma sonucunda; yönetici görüşlerine ilişkin özel sektörde rekreasyonel faaliyetlerin çalışanların örgütsel bağlılığına, verimliliğine, başarısının yanı sıra psikolojik, fizyolojik, sosyal durumlarına katkı sağladığı sonucu ortaya çıkmıştır. Ayrıca yöneticilerin iş yeri rekreasyonel faaliyetlerin sürdürülebilirliğine ilişkin beklentilerinin olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Bu araştırma sonucunda; yönetici ve çalışanların psikolojik, fizyolojik ve sosyolojik beklentilerini karşılamak ve şirket etkinliklerinin geleneksel hale getirilebilmesi adına özel sektörlerde "iş yeri rekreasyonu" adı altında bir birim sağlanması önerilmektedir. Ayrıca rekreasyonel etkinliklerin yönetim sürecine ilişkin bir model önerisi geliştirilmesi ve kamu ve özel sektör alanlarına uyarlama yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Rekreasyon, etkinlik yönetimi, yönetim, sürdürülebilirlik, sürdürülebilir etkinlik, özel sektör

Boş zamanları değerlendirmeRekreasyonel aktivitelerSürdürülebilirlik+1
Hande Tavazar
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Serbest zaman etkinlikleri kapsamında bireylerin sosyal ilişkilerinde kararlılık ve sosyalleşme düzeylerinin incelenmesi: Oryantiring örneği

Bu araştırma Türkiye Oryantiring Federasyonu bünyesinde yer alan lisanslı sporculardan, 2015-2016 sezonunda gerçekleştirilen Oryantiring müsabakalarına katılan lisanslı sporcuların, "serbest zaman etkinlikleri kapsamında sosyal ilişkilerinde kararlılık ve sosyalleşme düzeylerinin incelenmesi" amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmada, olgu ve olayları nesnelleştirerek gözlemlenebilir, ölçülebilir ve sayısal olarak ifade edilebilir bir şekilde ortaya koyan bir araştırma türü olan Nicel araştırma yöntemlerinden, Genel Tarama Modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni 121 kadın 208 erkek olmak üzere toplam 329 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırma verileri Şahan (2007: 165) tarafından geliştirilen "Spor ve Sosyalleşme Ölçeği" ve Haraburda (1996: 16) tarafından geliştirilen, Sarı (2010:113-114) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan "Çok Alanlı Kararlık Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Demografik özelliklere ilişkin bulgular arasında, cinsiyete, serbest zaman etkinliklerine katılım şekillerine, serbest zaman etkinliğine başlamada en çok etkisi olan rol sahibine, serbest zaman etkinliğine yaptığı katılım sıklığına ve serbest zaman etkinliği ile ilgilenme amacına göre dağılımları incelenmiştir. Verilerin normallik sınamasında Skewness (Çarpıklık) ve Curtosis (Basıklık) değerlerine bakılmıştır. Sporcuların, "Spor ve Sosyalleşme Ölçeği" ve "Çok Alanlı Kararlılık Ölçeği" pualarının Öğrenim durumu ve yaşanılan yerleşim yerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirtmek için Tek Yönlü ANOVA testi kullanılırken; "Spor ve Sosyalleşme Ölçeği" ve "Çok Alanlı Kararlılık Ölçeği" puanlarının yaşanılan yerleşim yerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Tek Yönlü MANOVA testi yapılmıştır. Ortaya çıkan farkın kaynağını belirlemek amacıyla Post Hoc test olarak Tukey testi kullanılmıştır. Spor ve Sosyalleşme Ölçeği ile Çok Alanlı Kararlılık Ölçeği düzeyi alt boyutları arasındaki ilişkilerin tespitinde Pearson Kolerasyon analizi kullanılmıştır. Ayrıca Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Ayrıca "Spor ve Sosyalleşme Ölçeği" ve "Çok Alanlı Kararlılık Ölçeği" puanlarının kadın ve erkek grupları arasındaki farkı bulmak için ise ındependent T testten faydalanılmıştır. Araştırmada hata payı 0.05 kabul edilmiştir. Sonuç olarak, doğa sporları kamplarında gerçekleştirilen serbest zaman etkinlikleri, bireylerin sosyalleşmesine ve serbest zaman etkinliklerinin sosyal alanda bütünleşmesine olan katkısında, bireylerin kendi tercihleri ile katılımlarının önemli rolü olduğu görülmektedir. Üniversitelerin Spor Bilimleri Fakülteleri bölümlerinin dışındaki bölümlerde de toplumda serbest zaman etkinliği olarak değerlendirilebilen oryantiring sporu ile ilgili çalışmalara yönelmelerinin toplumsallaşma açısından faydalı olacağını ortaya koymuştur. Serbest zaman etkinliklerinin sosyalleşme süreci üzerindeki etkisi dikkate alınarak üniversitelerin gerçekleştirdikleri spor şenliklerinin, eğitim ve öğretim dönemlerinin geneline yayılması sağlanmalıdır.

Boş zamanları değerlendirmeKarar verme stratejileriKararlılık+7
Tuğba Kalkan
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinde fiziksel aktivite ve kalp atım hızı değişkenliği ile sağlıklı yaşam davranışı ve yaşam kalitesinin incelenmesi

Bu çalışma, Spor Bilimleri Fakültesi ile Sağlık Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören üniversite öğrencilerinin fiziksel aktivite seviyelerinin, kalp atım hızı değişkenliği ile sağlıklı yaşam biçimi davranışları ve yaşam kalitesi bakımdan bir farklılık var mı onu tespit etmek için yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2015-2016 öğretim yılında Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören ve araştırmaya katılmayı kabul eden 132 öğrenci (58 kadın, 74 erkek) oluşturmuştur. Araştırmanın verileri Kişisel Bilgi Formu, Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği ve Yaşam Kalitesi Kısa Formu SF36 kullanılarak toplanmıştır. Araştırmada fizyolojik bir ölçüm olan Kalp Atım Hızı Değişkenliği ölçümü ise Nexus 10 cihazı ve Biotrace yazılımı kullanılarak yapılmıştır. Öğrencilere araştırmanın amacı açıklanmış ve yazılı onayları alındıktan sonra doldurmalarını istediğimiz ölçekler verilmiştir. Sonrasında kişilerin Kalp Atım Hızı Değişkenlikleri ölçülmüştür. Yapılan bu ölçümler ile toplanan veriler SPSS21 paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. İstatistiksel değerlendirmede Pearson korelasyon analizi, regresyon analizi ve 2 yönlü çoklu varyans analizi (MANOVA) teknikleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda spor yapan ve yapmayan öğrencilerin kalp atım hızı değişkenliklerine göre sağlıklı yaşam biçim davranışlarının alt boyutlarının farklı etkilendiğini gördük. Dolayısıyla da yaşam kalitelerinde de farklılıklar ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Sağlıklı Yaşam, fiziksel aktivite, yaşam kalitesi, kalp atım hızı değişkenliği.

Boş zamanları değerlendirmeFiziksel aktiviteKalp hızı+6
İlker Balıkçı
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal latin danslarının beden algısı, öz-yeterlik ve sosyal beceri üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışma, sosyal Latin danslarının, bireylerin beden algısı, öz-yeterlik ve sosyal becerileri üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini dans eden ve dans etmeyen 18-35 yaş arası bireyler oluşturmaktadır. Ölçme aracı olarak Sosyal Fizik Kaygı Envanteri, Beden Bölgelerinden ve Özelliklerinden Hoşnut Olma Ölçeği, Kendini Fiziksel Tanımlama Envanteri, Genel Öz-Yeterlik Ölçeği ve Sosyal Beceri Envanteri kullanılmıştır. İstatistiksel değerlendirmede ise Pearson korelasyon analizi, regresyon analizi ve 2 yönlü çoklu varyans analizi (MANOVA) teknikleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçları incelendiğinde sosyal latin dansları ile ilgilenen bireylerin, dans etmeyen bireylere oranla fiziksel benlik algısı, sosyal beceri ve beden bölgelerinden ve özelliklerinden hoşnut olma seviyelerinin daha yüksek, sosyal fizik kaygı seviyelerinin ise daha düşük olduğu, buna ek olarak dans etmenin öz-yeterlik üzerinde önemli bir etkiye sahip olmadığı belirlenmiştir. Sunulan çalışma, sosyal latin danslarının daha pozitif bir beden algısına önderlik ettiğine dair ön bulguları ortaya koymaktadır. Gelecekte bu konunun daha uzun vadeli çalışmalar dahilinde incelenmesi önerilmektedir.

Beden imajıBoş zamanları değerlendirmeDans+7
Özgecan Ergun
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00