Middle East Technical University
Discipline

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Anabilim Dalı

Middle East Technical University

37

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

37 Theses
Master'sOpen AccessTR

Blok tabanlı programlama aracının 6. sınıf öğrencilerinin programlama başarısı, algoritma geliştirme öz-yeterlikleri ve güdülenmelerine etkisi

Bu çalışmada, "Ortaokul Bilişim Teknolojileri ve Yazılım" dersinde programlama öğretiminde blok tabanlı Scratch programlama aracını kullanımının öğrencilerin algoritma geliştirmeye ilişkin öz-yeterlik algıları, derse yönelik güdülenmeleri ve programlama başarılarına etkisinin olup olmadığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışma iki aşamadan oluşmuştur. Birinci aşamada 2016-2017 yılında bilişim teknolojileri ve yazılım dersinin öğretim programında yer alan programlama konusunun kazanımlarına uygun olarak başarı testi geliştirilmiştir. Öğrencilerin öz-yeterlik algısı düzeyini belirlemek için "Algoritma geliştirmeye ilişkin öz yeterlik algısı ölçeği" geliştirilmiştir. Öğrencilerin derse ilişkin güdülenme düzeylerini belirlemek için "Güdülenme ve Öğrenme Stratejileri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın deneysel sürecinin yürütülmesine yönelik olarak ortaokul altıncı sınıf bilişim teknolojileri ve yazılım dersi "Algoritma ve Strateji Geliştirme" konusunda 4 haftalık öğretim programı hazırlanmıştır. Çalışmada kullanılacak ölçekler ve öğretim planı uzman görüşleri doğrultunda hazırlanmış ve uygulanmıştır. Çalışmanın ikinci aşamasında ise hazırlanan öğretim planlarına uygun olarak 4 haftalık deneysel süreç gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın deseni, yarı deneysel desenlerden ön-test son-test deney – kontrol gruplu desendir. Deney grubu öğrencilerine birinci hafta Scratch programının arayüzü tanıtılmış, sonraki dört hafta süresince öğrenciler Scratch ortamında oyun geliştirerek programlama öğrenmişlerdir. Kontrol grubu öğrencileri ise dört hafta boyunca geleneksel anlatıma dayalı yöntemle akış şemaları oluşturarak programlama öğrenmişlerdir. Araştırmanın çalışma grubunu Sakarya ili merkez ilçedeki bir ortaokulda 2016-2017 Eğitim-Öğretim döneminde 6. sınıfta eğitim gören, bir deney bir kontrol grubu olmak üzere toplam 64 öğrenci oluşturmaktadır. Verilere ulaşmak için öz-yeterlik algısı ölçeği, başarı testi ve güdülenme ölçeği kullanılmıştır. Uygulamalardan önce ve sonra öğrencilerden bu ölçekleri doldurmaları istenmiş ve başarı testi uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 25.0 ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin dağılımlarını belirlemek için normal dağılım analizlerinden Shapiro-Wilk analizi yapılarak dağılımın normal olmaması sonucu 2'li gruplar arasındaki farkın anlamlılığına bakarken Mann Whitney U testi, ön test-son test düzeylerine göre farklılıklar bakılırken Wilcoxon Sıralı İşaretler Sıralı İşaretler testi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda; hem deney hem de kontrol grubunda öğrenen öğrencilerde başarı puanı, öz-yeterlik algısı düzeyi sonuçlarında istatistiksel olarak anlamlı bir artış gerçekleşmiştir. Bununla birlikte Scratch ortamında öğrenen öğrencilerin güdülenme düzeylerinde artış görülürken; geleneksel yöntemlerle öğrenen öğrencilerin güdülenme düzeylerinde azalma görülmektedir. Ancak başarı puanı, öz yeterlik algısı ve güdülenme puanları açısından deney ve kontrol grubu arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Bu bulgular doğrultusunda algoritmik düşünme becerilerinin geliştirilmesi ve algoritma öz-yeterlik algısının artırılması için derslerde programlama etkinliklerine daha çok yer verilmesi önerilmektedir.

Funda Bakırcı
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Karma öğrenme ortamındaki öğrencilerin bilişsel kapılma ve çevrimiçi öz-düzenleme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin bilişsel kapılma ve çevrimiçi öz-düzenleme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada ayrıca öğrencilerin günlük çevrimiçi olma sıklıklarının ve çevrimiçi iken ders çalışma veya araştırma yapma sıklıklarının bilişsel kapılma ve çevrimiçi öz-düzenleme düzeylerinde farklılık oluşturup oluşturmadığı incelenmiştir. Araştırma yöntemi nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel yöntem olarak belirlenmiştir. Çalışma grubunu ise 2018-2019 öğretim yılında Sakarya Üniversitesi'nde pedagojik formasyon sertifika programında öğrenim gören 299 öğrenci oluşturmaktadır. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerin bilişsel kapılma düzeyleri ile çevrimiçi öz-düzenleme düzeyleri arasında istatistiki olarak doğrusal anlamlı ilişki olmadığı ortaya çıkmıştır. Yapılan karşılaştırmalarda ise, erkek öğrencilerin bilişsel kapılma ve çevrimiçi öz-düzenleme düzeylerinin kadın öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Bunlara ek olarak, öğrencilerin günlük çevrimiçi olma sürelerinin öğrencilerin bilişsel kapılma düzeyini olumlu yönde anlamlı olarak farklılaştırdığı, ancak çevrimiçi öz- düzenleme düzeyleri üzerinde anlamlı farklılık oluşturmadığı ortaya çıkmıştır. Son olarak, öğrencilerin çevrimiçi iken ders çalışma ve araştırma yapma sıklıklarının bilişsel kapılma düzeylerini farklılaştırmadığı ancak bu iki değişkenin öğrencilerin çevrimiçi öz-düzenleme ve faktörlerinden aldıkları puanları farklılaştırdığı ortaya çıkmıştır. Elde edilen sonuçlar ve yapılan alanyazın incelemesi ile öğrencilerin çevrimiçi iken oyun oynama, sosyal medya kullanma gibi öğrencileri bağımlılığa ve problemli internet kullanımına iten etkinliklerden kaçınması için çevrimiçi öz-düzenleme düzeyleri ve bilişsel kapılma düzeylerinin interneti nitelikli kullanacakları alanlarda desteklenmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlara göre öğrencilerin çevrimiçi öz-düzenleme ve bilişsel kapılma düzeylerini destekleyecek öğretim tasarımlarının yapılması önerilmiştir. Ayrıca bilişsel kapılma ile çevrimiçi öz-düzenleme arasında ilişki olmamasının araştırmanın çevrimiçi ortamda yapılmamasından kaynaklandığı düşünülmüştür. Gelecekte bu yönde yapılacak araştırmaların karma öğrenme ortamı yerine çevrimiçi ortamlarda yapılması ile bu ortamda ölçülecek bilişsel kapılma ve çevrimiçi öz-düzenleme değişkenlerinin daha sağlıklı değerlendirilebileceği öngörülmüştür.

Bilişsel kapılmaEğitim teknolojisi
Ayşe Koç
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin dijital oyun bağımlılık düzeyleri ile akademik erteleme, öz yeterlik ve bilgi işlemsel düşünme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Çağımızın sorunlarından biri olduğu düşünülen dijital oyun bağımlılığı özellikle çocuk ve ergenlerde sıkça rastlanır bir durum haline gelmiştir. Dijital oyun bağımlılığının daha iyi anlaşılması amacıyla, bu bağımlılık ile ilişkili olabilecek unsurların incelenmesi, özellikle akademik yaşantıları etkileyen faktörler üzerine yoğunlaşılması gerektiği düşünülmektedir. Hazırlanan bu çalışma ortaokul öğrencilerinin dijital oyun bağımlılıkları ile akademik erteleme, akademik öz yeterlik ve bilgi işlemsel düşünme becerileri arasında ilişki olup olmadığı araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada bu değişkenlerin birbirileri ile ilişkisi ve katılımcıların (sınıf ve cinsiyet) özeliklerine göre değişip değişmediği incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim öğretim yılında Ankara ilinin Altındağ ilçesinde öğrenim gören 500 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın ulaşılabilir evreni belirlenirken uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Katılımcıların 263'ü (%52,6) kız ve 237'si (%47,4) erkektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veriler toplanırken anketlerden yararlanılmıştır. Veri toplamak amacıyla "Kişisel Bilgiler Formu" ,"Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği", "Akademik Erteleme Ölçeği" ,"Çocuklar İçin Öz Yeterlik Ölçeği" ve "Bilgisayarca Düşünme Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 25,0 programı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde betimsel istatistik, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ve Bağımsız Örneklemler T-Testi kullanılmıştır. Yapılan istatistiklerde anlamlılık düzeyi <.01 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda ortaokul öğrencilerinin dijital oyun bağımlılık düzeyleri ile akademik erteleme davranışı arasında pozitif yönde orta düzeyde, akademik öz yeterlik düzeyleri arasında negatif yönlü düşük düzeyde, bilgi işlemsel düşünme becerileri arasında negatif yönde orta düzeyde anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Erkek öğrencilerin kız öğrencilere göre dijital oyun bağımlılıkları ve akademik erteleme düzeyleri daha yüksek, bilgi işlemsel düşünme düzeyleri daha düşük, akademik özyeterlik seviyelerinin ise farklılaşmadığı saptanmıştır. Sınıf düzeyine göre katılımcıların dijital oyun bağımlılığı, akademik erteleme, akademik öz yeterlik ve bilgi işlemsel düşünme beceri düzeylerinde farklılaşma olmadığı görülmüştür.

Funda Nur Kibaroğlu
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmenin başarı, performans ve algılanan öğrenmeye etkisi

Bu araştırmada farklı çevrimiçi öğrenme modellerinde çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmenin başarı, performans ve algılanan öğrenme üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada iki deney grubu ile çalışılmış ve deney grupları halihazırda mevcut olan iki gruba seçkisiz olarak atandığından yarı deneysel desen kullanılmıştır. Birinci deney grubunda hibrit (eşzamanlı ve eşzamansız) çevrimiçi uygulamalar yapılırken, ikinci deney grubunda eşzamansız çevrimiçi uygulamalar yapılmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkenleri kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi, çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmedir. Kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi değişkeni müdahale edilen bağımsız değişkeni; çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenme ise seçilen bağımsız değişkenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri ise başarı, performans ve algılanan öğrenmedir. Araştırmada deneysel işlemin öncesinde ve sonrasında ölçümler yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim-öğretim yılı güz ve bahar yarıyıllarında Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesinde 2. sınıfta öğrenim görmekte olan ve Açık ve Uzaktan Öğrenme (EBB 001) fakülte ortak dersine kayıtlı olan 73 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Çevrimiçi Öğrenmeye Yönelik Hazır Bulunuşluk Ölçeği, Teknoloji ile Öz-Yönelimli Öğrenme Ölçeği, Başarı Testleri, Performans Değerlendirme Aracı ve Algılanan Öğrenme Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin toplanması sürecinde araştırmaya katılan öğrencilerin gönüllülük esası göz önünde bulundurulmuştur. Verilerin analizine başlamadan önce varsayımlar kontrol edilmiş ve verilerin analizinde SPSS 24.0 programı kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler betimsel istatistikler, Bağımsız Örneklemler T-testi, Pearson Korelasyon Analizi ve Hiyerarşik Regresyon Analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada ilk olarak kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemine göre başarı, performans ve algılanan öğrenme arasındaki farklılıklar incelenmiştir. Analizler sonucunda kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi (eşzamanlı ve eşzamansız) ile başarı arasında anlamlı farklılık olduğu ve eşzamansız çevrimiçi öğrenme yönteminde öğrencilerin başarı puanlarının daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemine (eşzamanlı ve eşzamansız) göre performans puanları incelendiğinde anlamlı farklılık olduğu ve öğrencilerin performans puanlarının eşzamansız çevrimiçi öğrenme yönteminde daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmada kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemine (hibrit ve eşzamansız) göre öğrencilerin algılanan öğrenmeleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada farklı çevrimiçi öğrenme yöntemleri (hibrit ve eşzamansız), çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmenin başarı, performans ve algılanan öğrenme üzerindeki etkisini incelemek amacıyla hiyerarşik regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi değişkeninin akademik başarıyı yordadığı görülürken çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenme değişkenlerinin akademik başarıyı anlamlı olarak yordamadığı görülmüştür. Performans değişkeni incelendiğinde kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmenin akademik performansı yordadığı, çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluğun ise performansı anlamlı olarak yordamadığı görülmüştür. Son olarak araştırmada kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenme değişkenlerinin algılanan öğrenmeyi anlamlı olarak yordamadığı, ancak çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluğun algılanan öğrenmenin yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü
Şule Kılınç
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin bilgi işlemsel düşünme becerileri ve kodlamaya yönelik tutumlarının dijital oyun oynama özelliklerine göre incelenmesi

21. yy. becerileri arasında yer alan bilgi işlemsel düşünme becerisi ve algoritmik düşünme becerisi günümüzde karşılaşılan problemlerin çözümünde kullanılabilmektedir. Dijital oyun oynamanın bu bilişsel beceriler üzerinde doğrudan ya da dolaylı olarak etkisi bulunabilmektedir. Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin bilgi işlemsel düşünme becerilerinin ve kodlamaya yönelik tutumlarının dijital oyun oynama özelliklerine göre farklılaşma durumunu incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada bu değişkenlerin birbiri ile olan ilişkisi incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında Sakarya İlinde öğrenim gören 266 kız, 202 erkek olmak üzere toplamda 468 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Bu araştırma nicel yöntemlerden tarama ve nedensel karşılaştırma türü araştırmalara örnek gösterilebilir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", " Çocuklar İçin Bilgisayar Oyun Bağımlılığı Ölçeği", ve " Bilgi İşlemsel Düşünme Becerisi Testi" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 25.0 programı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde betimsel istatistik, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ve Bağımsız Örneklemler T-Testi uygulanmıştır. Yapılan istatistiklerde anlamlılık düzeyi <.05 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda ortaokul öğrencilerinin dijital oyun oynama özellikleri incelendiğinde ve fazla oynanan oyun türünün savaş, macera oyunları olduğu, en çok oynanan oyunun Pubg, Brawl Stars, Roblox, Minecraft, Zula, Valorant oyunları olduğu, ortaokul öğrencilerinin genelde günde 0-1 saat aralığında oyun oynadığı ve oyun bağımlılığı düzeylerinin düşük olduğu görülmektedir. Ortaokul öğrencilerinin kodlamaya yönelik tutum düzeylerinin dijital oyun oynama özelliklerine göre farklılaşma durumu incelendiğinde bulmaca, macera ve strateji oyun türlerini oynayan öğrencilerinin kodlamaya yönelik tutum düzeylerinin bu oyun türlerini oynamayan öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Günde 0-1 saat oyun oynayan öğrencilerin kodlamaya yönelik tutum düzeylerinin 3-5 saat oyun oynayan öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Öğrencilerin bilgi işlemsel düşünme becerisi düzeylerinin dijital oyun oynama özelliklerine göre farklılaşmadığı görülmektedir. Öğrencilerin kodlamaya yönelik tutum düzeylerinin yüksek olduğu ve cinsiyet değişkenine göre farklılaşmadığı ancak sınıf seviyesi değişkenine göre farklılaştığı görülmektedir. 8. Sınıf öğrencilerinin kodlamaya yönelik tutum düzeylerinin diğer sınıf seviyelerine göre daha düşük olduğu görülmektedir. Öğrencilerin bilgi işlemsel düşünme becerisi düzeylerinin düşük olduğu, cinsiyet ve sınıf seviyesi değişkenlerine göre farklılaşmadığı görülmektedir.

Bilgi işlemsel düşünmeBilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüKodlama+1
Hilal Sezer
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul ve lise öğretmenlerinin siber aylaklık düzeyleri ile öz-kontrol ve öz-yönetim düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı Milli Eğitim Bakanlığında görev yapmakta olan ortaokul ve lise öğretmenlerinin siber aylaklık düzeyi ile öz-kontrol ve öz-yönetim düzeyi arasındaki ilişkiyi incelemektir. İkincil amaç ise bu değişkenler ile kişisel bilgi formunda yer alan değişkenlere göre anlamlı bir farklılık olup olmadığını incelemektir. Bu araştırma ilişkisel tarama modelinde olup ortaokul ve lise öğretmenlerinin mevcut durumunu ortaya koymaya yöneliktir. Araştırmanın örneklemini 2020-2021 öğretim yılında Ankara ilindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaokul ve lise okullarında görev yapmakta olan 212 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Siber Aylaklık Ölçeği" ile "Öz-kontrol ve Öz-yönetim Ölçeği" kullanılacaktır. Öncelikle katılımcıların demografik özelliklerine ilişkin tanımlayıcı bilgilere yer verilmiştir. Araştırmaya konu olan değişken ve değerlerin yüzde, frekans ve toplam yüzdelik dilimleri tanımlanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler, t-Testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson Momentler Çarpım Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda erkek öğretmenlerin siber aylaklık düzeyleri ile kadın öğretmenlerin siber aylaklık düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık görülmezken alt boyutlarına bakıldığında içerik erişimi ve oyun/bahis alt boyutlarında anlamlı bir farklılık saptanmıştır. İçerik erişimi alt boyutunda kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre daha fazla içeriğe eriştikleri görülmektedir. Oyun/bahis alt boyutunda ise erkek öğretmenlerin ortalama puanları kadın öğretmenlerin puanlarından anlamlı düzeyde daha yüksektir. Öğretmenlerin siber aylaklık düzeyleri yaş değişkenine göre anlamlı olarak farklılaşmamaktadır. Branş değişkenine bakıldığında Bilişim Teknolojileri öğretmenlerinin diğer branşlara göre anlamlı düzeyde daha fazla siber aylaklık davranışında bulundukları saptanmıştır. 5 saatten fazla internet kullanan öğretmenlerin siber aylaklık düzeyleri 1 saatten az internet kullanan öğretmenlerin siber aylaklık düzeylerinden anlamlı derecede daha yüksektir. Öğretmenlerin öz-kontrol ve öz-yönetim düzeyleri cinsiyet, yaş, branş, internet kullanım sıklığı değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Araştırmada ortaokul ve lise öğretmenlerinin siber aylaklık düzeyi ile öz-kontrol ve öz-yönetim düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiş Milli Eğitim Bakanlığında görev yapmakta olan ortaokul ve lise öğretmenlerinin siber aylaklık düzeyleri ile öz-kontrol ve öz-yönetim düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır.

Lise öğretmenleriOrtaokul öğretmenleriSiber aylaklık+1
Arzum Cemre Tüzer
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya içeriği hazırlayıp paylaşmalarının öğrencilerin bilgi ve iletişim teknolojileri kullanma becerilerine ve ingilizce yazma yeterliliklerine etkisi

Bu araştırmanın amacı sosyal medya içeriği hazırlayıp paylaşmalarının katılımcıların bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanma becerilerine ve İngilizce yazma yeterliliklerine olan olası etkilerinin araştırılmasıdır. Durum çalışması olarak tanımlanabilecek bu araştırmanın örneklemini Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Hazırlık Bölümü öğrencilerinden toplam on dört öğrenci oluşturmuştur. Sekiz hafta süren çalışmada katılımcılardan her hafta bir sosyal medya içeriği hazırlayarak Instagram uygulaması üzerinde paylaşmaları istenmiştir. Hazırladıkları içeriklerle ilgili olarak her hafta katılımcılara birebir dönüt verilmiştir. Dönütler katılımcı videolarının hangi kıstaslara göre değerlendirildiğini gösteren dereceli değerlendirme anahtarı ve İngilizce içeriklerinin incelenip var olan dilsel hataların açıklanarak düzeltildiği bir rapor içermektedir. Ayrıca uygulama sonrasında süreçte yaşadıkları deneyimleri ortaya çıkarmak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak katılımcıların on ikisiyle birer çevrimiçi görüşme gerçekleştirilmiştir. Yapılan görüşmeler, video metin içeriklerinin yazı analizleri ve katılımcı videolarını değerlendirmek için kullanılan rubrikler çalışmanın veri kaynağını oluşturmuştur. Görüşme transkriptlerinin içerik analizi açık kodlama yoluyla yapılmış ve elde edilen veriler üzerinde betimsel analiz uygulanmıştır. Analizden sonra, öğrencilerin ifadelerinin çoğunun, İngilizce yazma yeterlilikleri ve BİT kullanma becerilerinde önemli bir gelişme olduğunu işaret ettiği görülmüştür. Rubrik değerlendirmeleri sonucunda katılımcıların çoğunun BİT becerilerinde artış olduğu görülmüştür. Yazı analizi sonucunda ise metin içeriklerinde sözcüksel çeşitlilik ve İngilizce kelime bilgisi profili açısından bir değişiklik görülmemiştir.

Mine Güney
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin eğitimde yapay zeka kullanımına yönelik görüşleri ve beklentileri

Bu çalışmanın amacı Batı Karadeniz bölgesinde bir ilde görev yapan okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin eğitimde yapay zekâ kullanımına yönelik görüşlerini ve beklentilerini incelemektir. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Nicel tarama yöntemlerinden tarama yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca, yöneticiler ve öğretmenler ile görüşmeler yapılarak nitel veriler de toplanmıştır. Araştırmanın çalışma gurubunu merkez ilçede görev yapan 376 yönetici ve öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel kısmı için 376 öğretmen ve yönetici, nitel kısmı için 25 öğretmen ve yöneticiden veri toplanmıştır. Araştırmada eğitimde yapay zekânın kullanılmasına yönelik yöneticilerin ve öğretmenlerin görüşlerini belirlemek amacıyla Dülger ve Köklü (2023) tarafından hazırlanan Yapay Zekâ Görüş Ölçeği kullanılmıştır. Yöneticilerin görüş ve beklentilerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Sonuç olarak öğretmen ve yöneticilerin eğitimde yapay zekâ kullanımına yönelik görüşlerinin ortalama düzeylerde olduğu görülmüştür. Mesleki kıdemi düşük olan öğretmen ve yöneticilerin eğitimde yapay zekâ kullanımına yönelik görüşlerinin daha olumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca, meslek liselerinde görev yapan öğretmen ve yöneticilerin eğitimde yapay zekâ araçlarının kullanımı konusundaki görüşlerinin daha olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenler yapay zekâyla ilgili bilgi edinme yollarının daha çok sosyal medya ve basın olduğunu ifade etmişlerdir. Yapay zekânın eğitimde ana bir unsur olamayacağını, daha çok eğitim öğretim faaliyetlerini destekleyici ve kolaylaştırıcı bir faktör olarak yer alabileceğini ifade etmişlerdir. Bunun yanında okul yöneticileri ve öğretmenler eğitimde yapay zekâ kullanımı konusunda öğrencilerin fiziksel aktivitelerinin azalması, kolaya kaçma, tembelliğe alışma ve kişisel verilerin gizliliği konusunda endişelerinin olduğu görülmüştür.

İsmail Kibar
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kodlama ortamlarının ortaokul öğrencilerinin başarı,tutum ve bilgi işlemsel düşünme becerisine etkisi

Bu çalışmanın amacı farklı kodlama ortamlarında programlama öğretimi alan ortaokul öğrencilerinin programlamaya karşı akademik başarıları, tutumları ve öğrencilerin bilgi işlemsel düşünme becerilerine etkisini ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın çalışma grubunu Bolu ili Merkez ilçesinde bir ortaokulda bulunan altı tane altıncı sınıf şubesinden rastgele seçilmiş üç sınıf oluşturmaktadır. Seçilen sınıflara rastgele olacak şekilde blok tabanlı görsel programlama ortamı olan Scratch, blok tabanlı görsel programlama ortamı olan mBlock ve metin tabanlı programlama ortamı olan Python ortamları atanmıştır. Bu araştırmada yarı deneysel desen kullanılmıştır. Öncelikle seçilen sınıflara ön test olarak öğrencilerin bilgi işlemsel düşünme becerilerini ölçmek için bilgi işlemsel düşünme testi ve programlamaya karşı tutumlarını ölçmek için bilgisayar programlama tutum ölçeği uygulanmıştır. Ön testlerin uygulanmasının ardından sekiz hafta boyunca haftada iki saat olacak şekilde her bir gruba araştırmacı tarafından oluşturulan ders planları ve etkinlikler uygulanmıştır. 8 hafta sonunda öğrencilere son test olarak bilgi işlemsel düşünme becerilerine etkisini ölçmek için bilgi işlemsel düşünme testi , programlamaya karşı tutumlarını ölçmek için bilgisayar programlama tutum ölçeği ve akademik başarılarını ölçmek için araştırmacı tarafından geliştirilen kodlama başarı testi uygulanmıştır. Verileri analiz etmek için temel olarak ilişkili örneklemler t-test, ANOVA ve ANCOVA testleri uygulanmıştır. Öğrencilerin bilgi işlemsel düşünme testi puanları kovaryans analiz ile karşılaştırıldığında Scratch, mBlock ve Python gruplarının bilgi işlemsel düşünme testi ön test puanına göre düzeltilmiş bilgi işlemsel düşünme testi son test puanlarının ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Öğrencilerin bilgisayar programlama tutum ölçeği puanları kovaryans analizi ile karşılaştırıldığında grupların programlama tutum ölçeği ön test puanına göre düzeltilmiş programlama tutum ölçeği son test puanlarının ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Çoklu karşılaştırma sonuçlarına göre mBlock grubunda bulunan öğrencilerin programlama tutum ölçeği puanları Scratch grubunda bulunan öğrencilerin programlama tutum ölçeği puanlarından ve Python grubunda bulunan öğrencilerin programlama tutum ölçeği puanlarından anlamlı derecede yüksektir fakat Scratch ve Python gruplarında bulunan öğrencilerin programlama tutum ölçeği puanları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Son olarak grupların kodlama başarı testi ortalamaları arasında anlamlı fark olup olmadığını belirlemek üzere ilişkisiz örneklemler için tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Scratch, mBlock ve Python grubunda bulunan öğrencilerin kodlama başarı testi ortalamasının en az ikisi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark gözlenmiştir. Çoklu karşılaştırma testi sonucunda kodlama başarı testi puanlarına bakıldığında Scratch ile Python grubunda bulunan anlamlı farkın Scratch lehine ve mBlock ile Python grubunda bulunan anlamlı farkın mBlock lehine olduğu gözlemlenmiştir.

Tarık Otu
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin yapay zekâ okuryazarlığı ile teknostres düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğretmenlerinin yapay zekâ okuryazarlığına ilişkin algıları ile teknostres algı düzeyleri arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Teknostres, teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte bireylerin, özellikle eğitim alanındaki profesyonellerin hissettiği stres düzeyini tanımlarken, yapay zekâ okuryazarlığı, öğretmenlerin bu yeni teknolojiyi anlama, kullanma ve uygulama becerilerini ifade etmektedir. Bu bağlamda, 2023-2024 eğitim-öğretim yılı içerisinde Eskişehir ili merkez ilçelerindeki devlet okullarında görev yapan toplam 311 ortaokul öğretmeni, araştırmanın katılımcı grubunu oluşturmuştur. Nicel araştırma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen bu çalışma, hem eğitimcilerin yapay zekâ ile ilgili anlayış seviyelerini ve bu konudaki bilgi birikimlerini ölçümlemeyi hem de teknolojik gelişmelerin bireyler üzerindeki etkilerini anlamak amacıyla tasarlanmıştır. Elde edilen veriler aracılığıyla, öğretmenlerin yapay zekâ okuryazarlık düzeyleri ve buna bağlı olarak yaşadıkları teknostres algı düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiş, bu sayede eğitim uygulamalarının iyileştirilmesine yönelik öneriler geliştirilmiştir. Elden edilen bulgulara göre öğretmenlerin orta düzeyde teknostrese sahip oldukları, teknostres düzeylerinin demografik özelliklere göre farklılaşmadığı ortaya çıkmıştır. Araştırma bulguları ayrıca, öğretmenlerin düşük düzeydeki yapay zekâ okur yazarlıklarının teknostres düzeyleri ile anlamlı bir ilişkide bulunmadığını açığa çıkarmıştır. Araştırmanın sonuçlarının eğitim politikalarının ve öğretmenlerin mesleki gelişim programlarının şekillendirilmesi açısından önem arz edeceği düşünülmektedir.

Ali Kaya
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Tokat ilinde MEB hizmet içi robotik kodlama kursuna katılan öğretmenlerin eğitsel robot kullanımı özyeterlilik algılarının farklı değişkenlere göre incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğünün hizmet içi robotik kodlama eğitimlerine katılan öğretmenlerin eğitsel robot kullanımı öz yeterlik algılarının cinsiyet, yaş grubu, öğrenim durumu, branş, görev yapılan kurum türü, kıdem, eğitim aldıktan sonra geçen süre, eğitim yöntemi, kurs öncesi ve sonrasında çalışma yapmış olma, uygulama yapabilmek için uygun ortama sahip olma, alınan eğitim sayısı, eğitimlere alınma şekli, eğitim yöneticilerinin teşviki, okulunda çalışma yapan meslektaşının olması değişkenlerine göre incelenmesidir. Nicel araştırma deseninden betimsel tarama modeli kullanılan bu araştırmanın örneklemini 2022-2023 öğretim yılı başında Tokat ilinde görev yapan, hizmet içi robotik kodlama konulu kurslara katılmış farklı branşlarda 245 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Şahin ve Korkmaz (2020) tarafından geliştirilen tek faktör ve 49 maddeden oluşan 5'li Likert tipindeki "Öğretmenlere Yönelik Sınıf İçi Eğitsel Robot Kullanımına Dönük Öz yeterlik Algısı Ölçeği" kullanılmıştır. SPSS (25.0) yazılımında p<.05 anlamlılık düzeyinde veri analizi yapılmış, değişkenlerin fark analizlerinde Mann-Whitney U testi ve Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin eğitsel robotları sınıf içinde kullanmada kendilerini temel anlamda yeterli gördükleri ancak problem çözme, hatayı tespit edebilme, gelişmiş sensörleri kullanabilme gibi ileri düzey konularında yeterli görmedikleri tespit edilmiş, hizmet içi eğitimlere resen alınmanın öz yeterlik algısını değiştirmediği ancak eğitimlerin sonunda uygulama yapma ortamına sahip öğretmenlerin öz yeterlik algılarında anlamlı farklılık oluştuğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Öz yeterlik, hizmet içi eğitim, eğitsel robot, kodlama eğitimi

Eğitsel bilgiHizmet içi eğitimKodlama+2
Mustafa Kemal Avcı
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tokat ilinde görev yapan ilkokul öğretmenlerinin dijital dönüşüm sürecinde sahip oldukları yeterliklerin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, dijital dönüşümün yaşandığı günümüzde bireylerin 21. yy yeterlikleriyle donanımlı yetişebilmelerini sağlayacak ilkokul öğretmenlerinin dijital dönüşüm sürecinde kendilerinden beklenen yeterliklere ne kadar sahip olduğunun anlaşılmasıdır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseninde yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi ile belirlenmiştir. Bunun için farklı tür ve kademelerde görev yapan 11 kadın ve 9 erkek ilkokul öğretmeni ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın verileri 2022-2023 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda dijital dönüşüm sürecinde Tokat ilinde görev yapan ilkokul öğretmenlerinin sahip olması beklenen yeterliliklere ilişkin genel durumlarının dijital yeterlikler bağlamında kısmen yeterli olduğu anlaşılmıştır. İlkokul öğretmenlerinin teknoloji odaklı PTÖ yaklaşımı kapsamındaki sınıf içi uygulamalarda en çok tasarım ve gözleme dayalı STEM etkinlikleri uyguladıkları, ulusal ve uluslararası düzeydeki proje ve yarışmalara genel olarak katılım sağlamadıkları belirlenmiştir. İlkokul öğretmenlerinin teknoloji entegrasyonu sürecinde daha çok etkileşimli tahtayı ve eğitim içerikli web sitelerini kullandıkları, öğrenmenin kalıcılığını artırma amacıyla çoğunlukla videolardan yararlandıkları, teknolojik anlamda kendilerini yeterli buldukları, güncel teknolojiler konusunda kendilerini daha çok sosyal medyayı kullanarak yenilemeye çalıştıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ilkokul öğretmenlerinin öğrencilerinin 21. yy becerilerini geliştirmek adına açık uçlu sorular sordukları, grup çalışması, beyin fırtınası, ürün tasarlama etkinlikleri yaptırdıkları, araştırma ödevleri verdikleri, okul gezileri yaptırdıkları belirlenmiştir. Bu etkinliklerin öğrencilerinin 21. yy becerilerinden iletişim ve işbirliği, problem çözme, yaratıcılık, eleştirel düşünme, girişimcilik ve öz yönelim, üretkenlik ve sorumluluk becerilerini geliştirdiğini belirtmişlerdir. Buna karşın ilkokul öğretmenlerinin yeni neslin özelliklerini bilmedikleri bu nedenle öğretim sürecinde yeni neslin öğrenen özelliklerini kullanamadıkları, yeni nesli anlamakta kendilerini yetersiz buldukları fakat öğrencilerinin davranışlarını gözlemleyerek, kendi aralarındaki oyunları ve konuşmaları takip ederek yeni neslin özelliklerini öğrenmeye çabaladıkları anlaşılmıştır. İlkokul öğretmenlerinin teknolojik anlamda mesleki gelişimlerini sağlamaya yönelik yüz yüze veya online hizmet içi kurslardan zorunlu olarak faydalandıkları, gönüllü olarak ise neredeyse hiçbir ilkokul öğretmeninin bu kurslara başvuruda bulunmadığı belirlenmiştir. Son olarak ilkokul öğretmenlerinin çoğunun dijital etik ve güvenlik konularında yeterli bilgiye sahip oldukları anlaşılmıştır Anahtar Kelimeler: İlkokul Öğretmenleri, Dijital Dönüşüm Süreci, Yeterlilik

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüCumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm OfisiTokat+2
Saliha Büyükbay
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Oyun temelli öğretim yöntemi ile gösterip yaptırma yöntemine göre verilen kodlama eğitiminin ortaokul öğrencilerinin akademik başarılarına etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, öğrencilerin kodlama eğitimiyle ilk olarak karşılaştıkları beşinci sınıf Bilişim Teknolojileri ve Yazılım dersinde oyun temelli kodlama öğretimi ile gösterip yaptırma yöntemi ile verilen kodlama öğretiminin öğrencilerin kodlama başarısındaki etkisini ve oyun temelli kodlama eğitimine yönelik öğrenci görüşlerini incelemek amaçlanmıştır. Çalışmada nicel ve nitel verilerin bir arada kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Gerçekleştirilen oyun temelli kodlama öğretiminin değerlendirilmesinde başarı testi ve öğrencilerle yapılan görüşme formundan elde edilen verilerden yararlanılmıştır. Araştırmaya 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Yeniçubuk Cumhuriyet Ortaokulu'nda öğrenim gören beşinci sınıf öğrencilerinden 16 kişilik kontrol grubu ve 21 kişilik deney grubu olmak üzere toplamda 37 öğrenci katılmıştır. 21 kişilik deney grubu ile 16 saatlik oyun temelli kodlama dersi, kontrol grubuyla ise gösterip yaptırma yöntemiyle kodlama dersi işlenmiştir. Kontrol gruplu öntest-sontest deneysel desene göre gerçekleştirilen uygulama sürecinde; öğrencilerin ilgili kazanımlara ulaşma düzeyleri hazırlanan başarı testi ile öğrenme yaşantılarının niteliği ise, 8 hafta 16 ders boyunca yapılan uygulama süreci sonunda öğrencilerden alınan görüşler ile bütünsel olarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, kontrol ve deney grubundaki öğrencilerin kodlama başarı düzeylerinde anlamlı bir fark görülmemiştir. Anlamlı fark çıkmamasına karşın deney grubundaki öğrencilerin kodlama başarı puanları kontrol grubundaki öğrencilerin kodlama başarı puanlarından daha çok yükselmiştir. Yapılan görüşmeler ile deney grubu öğrencilerinin oyun temelli kodlama öğretimine yönelik görüşleri incelenmiş ve deneysel süreç sonunda olumlu bir bakış açısı geliştirdikleri, daha kolay ve eğlenceli bir öğretim süreci yaşadıkları belirlenmiştir.

Bilgisayar eğitimiEtkileşimli oyunEğitsel oyunlar
Fatma Şahin
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının ve öğretim elemanlarının eğitimde teknoloji kullanımı ve e-öğrenmeye yönelik hazırbulunuşluklarının incelenmesi

Bu araştırmada öğretmen adaylarının ve öğretim elemanlarının eğitimde teknoloji kullanımı ve e-öğrenmeye yönelik hazırbulunuşluk düzeylerinin farklı değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada genel tarama modellerinden biri olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Katılımcılar, bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesinde okuyan öğretmen adayları ve çalışan öğretim elemanlarıdır. Bu çalışmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden ulaşılabilir örnekleme yöntemi seçilmiştir (Yıldırım ve Şimşek, 2006). 2018-2019 öğretim yılında Dokuz Eylül Üniversitesi, Buca Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören 777 öğretmen adayı ile aynı fakültede görev yapmakta olan 47 öğretim elemanına ulaşılmıştır. Bu çalışmada veriler, öğretmen adayları için "Öğretmen adaylarının eğitimde teknoloji kullanımı anketi" ve "Üniversite öğrencilerinin e-öğrenmeye hazır bulunuşluğu ölçeği" ile toplanmıştır. Öğretim elemanları için ise, "Öğretim elemanlarının eğitimde teknoloji kullanımı anketi" ve "Akademik personelin e-öğrenmeye hazır bulunuşluğu ölçeği" ile toplanmıştır. Öğretmen adaylarına ve öğretim elemanlarına uygulanan anketin ilk bölümünde katılımcıların demografik özellikleri, ikinci bölümde ise ders sırasında kullanılan teknolojiler, iletişim kurmak için kullanılan teknolojiler ve araştırmalar sırasında kullanılan teknolojiler ve yöntemler ile ilgili maddeler yer almıştır. Öğrenciler için e-öğrenmeye yönelik hazırbulunuşluk ölçeğinde altı faktör ve 33 madde yer almıştır. Öğretim elemanlarına yönelik e-öğrenmeye hazırbulunuşluk ölçeğinde ise dört faktör ve 35 madde yer almıştır. Veriler araştırmacı tarafından yüz yüze ortamda mobil teknolojiler aracılığıyla çevrimiçi anket yoluyla toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 23 programı ile analiz edilmiştir. Betimsel veri analizi, t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılarak veriler analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, öğretmen adaylarının e-öğrenmeye hazırbulunuşluk durumlarının cinsiyete, yaşa, sınıf düzeyine ve bölüme göre anlamlı farklılıklar görülmüştür. Öğretim elemanlarının e-öğrenmeye hazırbulunuşluk durumlarının ise unvana ve bölüme göre anlamlı bir farklılık görülmüş fakat cinsiyete, yaşa ve çalışma süresine göre anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre bazı önerilerde bulunulmuştur.

Gürkan Beyazgül
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital öykü anlatımı ile verilen değerler eğitimine yönelik bir eylem araştırması

İnsanlar dünyaya geldiği günden itibaren evlerinde başlayan eğitim yaşantıları okul yaşları geldiğinde okulunda dâhil olmasıyla yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Kişiler bu eğitimlerinin içinde yaşadıkları topluma uyum sağlayabilme ve kendilerini tanıyarak geliştirmek için belli değerleri de öğrenmeleri gerekmektedirler. Bu değerlerin kazandırılması için kullanılabilecek bir yöntem olarak dijital öykü anlatımı karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı öğrencilere değerler eğitimi konularını öğretmek için dijital öykü anlatımını kullanmanın etkili olup olmadığını, öğrencilerin nasıl öğrendiklerinin yansımalarını belirlemektir. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Süreç eylem araştırması şeklinde planlanarak uygulanmıştır. Değerler eğitiminin daha iyi nasıl öğretileceği problem durumu olarak ele alınıp bu problemin çözülmesi için eylem planı oluşturulmuştur. Çalışmanın örneklemini Sivas ilinde bir ortaokulda öğrenim gören 6. Sınıfa devam eden 7 Kız ve 7 Erkek öğrenci oluşturmaktadır. Öğrenciler değerler eğitimi konularıyla ilgili dijital öyküler oluştururken ikişer kişilik yedi grup halinde çalışmayı yürütmüşlerdir. Araştırmada veri toplamak için nitel verilerin yanında nicel verilerde kullanılmıştır. Nitel veriler için öğrenciler ile değerler eğitimi ve dijital öykü anlatımı ile ilgili, öğretmenler ile de öğrencilerin değerleri ne derece yansıttıklarıyla ilgili görüşmeler yapılmıştır. Aynı zamanda araştırmacı tarafından gözlemler yapılarak ve notlar tutularak veriler toplanmıştır. Nicel veriler için Dilmaç (2007) tarafından geliştirilen İnsani Değerler Ölçeği kullanılmıştır. Eylem araştırması sürecinde Hoşgörü, Dürüstlük ve Sorumluluk değerleri ele alınmıştır. Öğrencilerin sürecin başında ilk önce bu değerleri kazanmaları gerektiği yapılan görüşmeler, gözlemler ve öğretmenlerle yapılan görüşmeler sonucunda kararlaştırılmıştır. Öğrencilerden bu konularla ilgili öyküler yazmaları ve yazdıkları öyküleri dijital öykü anlatımı sürecini uygulayarak dijital öykü videoları haline getirmeleri sağlanmıştır. Dijital öyküler oluşturmadan önce öğrencilere dijital öykü anlatımının ne olduğu, nasıl oluşturulacağı, dijital öykü oluştururken kullanılacak web 2.0 araçları ve masaüstü uygulamalarının nasıl kullanılacağı anlatılmıştır. Toplanan nitel verilerin analizi için içerik analizi yapılmıştır. Toplanan verilerden yola çıkarak içerik analizi yapılıp öğrencilerin değerleri nasıl algıladıkları ve ne derece öğrendikleri kodlar ve temalar halinde yazılarak sonuçlara ulaşılmaya çalışılmıştır. Verilere göre değerlerin öğrencilerdeki etkisi, değerlerin öğrencilere sağladığı yararlar, duygular, değerleri tanımlamalar ve yöntemin öğrencilere sağladığı yararlar temalarına göre analizler yapılmıştır. Elde edilen bulgular incelendiğinde öğrenci görüşmelerinde verdikleri cevaplara göre öğrencilerin dijital öykü anlatımı sürecini yaşayarak değerler eğitimi ile ilgili videolar oluşturmaları değerler eğitimini daha iyi anladıklarını, yaptıkları bazı davranışların yazdıkları öykülerde yanlış davranışlar olduğunu görmelerini sağlamıştır. Yapılan gözlemler ve öğretmen görüşlerine göre ise sınıfta olumsuz davranışların belli oranda azaldığı özellikle bazı öğrencilerde değişimlerin daha somut anlaşıldığı ifade edilmiştir. Bu çalışma az sayıda öğrenci ile kısıtlı bir sürede yapılmıştır ve değerlerin kazanılması sonucu davranış değişiklikleri uzun zaman aldığı için benzer çalışmalar farklı kademelerdeki öğrencilerle değerler eğitimi veya farklı konuları ele alınarak yapılabilir. Yapılan araştırmanın eğitimde teknoloji kullanımının farklı yönlerini ele almasından dolayı yapılacak çalışmalara kaynak olacağı düşünülmektedir.

Erhan Kutlucan
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Proje tabanlı Arduino eğitsel robot uygulamalarının öğrencilerin bilgisayarca düşünme becerileri ve temel STEM beceri düzeyleri algılarına etkisi

Bu araştırmada proje tabanlı arduino eğitsel robot uygulamalarının öğrencilerin bilgisayarca düşünme becerileri ve STEM beceri düzeyleri algılarına etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, iki farklı ortaokuldaki 6.Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında sınıflar tarafsız bir şekilde deney ve kontrol gruplarına atanmıştır. Kontrol grubunda 15 öğrenci, deney grubunda ise 18 öğrenci yer almaktadır. Deneysel çalışma her iki grupta da 11 hafta devam etmiştir. Deney grubunda öğrencilere proje tabanlı arduino eğitsel robot uygulamaları yaptırılırken, kontrol grubunda ise blok tabanlı programlama aracı ile proje geliştirme etkinlikleri yaptırılmıştır. Araştırma verileri Bilgisayarca düşünme beceri düzeyi ölçeği (α=0.809) ve Temel STEM Beceri Düzeyleri ölçeği (α=940) kullanılarak toplanmıştır. Toplanan veriler üzerinde ortalama, standart sapma, en az, en çok, bağımsız ölçümler için Mann-Withney U, ilişkili ölçümler için ise Wilcoxon işaretli sıralar testleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda blok tabanlı robotik programlama aracına dayalı etkinliklerin öğrencilerin hem STEM becerileri toplam puanları hem de faktörlere ilişkin puanları arasında anlamlı bir farklılaşma olmadığı fakat bilgisayarca düşünme becerilerine bakıldığında, blok tabanlı programlama aracına dayalı etkinliklere göre toplam puan ve problem çözme faktöründe anlamlı düzeyde daha fazla katkı sağladığı görülmüştür.

Kübra Karaahmetoğlu
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mobil alıştırma uygulamasının uzaktan eğitimde öğrencilerin akademik başarılarına derse dönük tutumlarına ve öğrencilerin teknolojiyle birlikte kendi kendilerine öğrenme düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı Sosyal Bilgiler dersinde mobil alıştırma uygulaması kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına, derse yönelik tutumlarına ve öğrencilerin teknolojiyle birlikte kendi kendilerine öğrenme düzeylerine etkisini belirlemektir. Araştırmada ön test – son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu nitel kısım için Ankara Merkez Kahramankazan ilçesinde bir ortaokulda öğrenim görmekte olan öğrencilerden rastgele belirlenen deney grubunda 25, kontrol grubunda 23 olmak üzere toplam 48 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında deneysel süreç toplam 6 hafta sürmüştür. Bu süreçte belirlenen 6.sınıf Sosyal Bilgiler dersine ait Biz ve Değerlerimiz ünitesine ilişkin konular 6 hafta boyunca deney ve kontrol gruplarında uzaktan eğitim yoluyla ve uygun platformlar aracılığı ile öğrencilere aynı şekilde anlatılmış, deney grubu öğrencilerine hazırlanan mobil alıştırma uygulaması ile işlenen konuları pekiştirme imkanı sunulurken, kontrol grubunda mobil alıştırma uygulaması kullanılmamıştır. Araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeği, Teknolojiyle Kendi Kendine Öğrenme Ölçeği ve Akademik Başarı Testi kullanılmıştır. Toplanan verileri parametrik testlerden aritmetik ortalama, standart sapma ve t testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında şu sonuçlara ulaşılmıştır: Uzaktan eğitimde mobil alıştırma uygulaması ile pekiştirilmiş sosyal bilgiler dersi öğrencilerin derse yönelik tutumlarına anlamlı düzeyde katkı sağlamaktadır. Mobil alıştırma uygulaması ile desteklenen sosyal bilgiler dersi öğrencilerin akademik başarılarına da anlamlı düzeyde katkı sağlamaktadır. Ayrıca sosyal bilgiler dersinde mobil alıştırma uygulamasını kullanan öğrencilerin teknoloji ile beraber kendi kendilerine öğrenme düzeylerinde de mobil alıştırma uygulamasını kullanmayan öğrencilere göre anlamlı düzeyde katkı sağlamaktadır.

Mobil oyunlarMobil öğrenmeSosyal bilgiler eğitimi+1
Çilem Melis Öztürk
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

COVID- 19 pandemi sürecinde K12 düzeyinde gerçekleşen uzaktan eğitime yönelik ebeveyn görüşleri

Tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkisi altına alan COVID-19 pandemisi sürecinde yüz yüze devam eden eğitim sistemi değişikliğe uğramış yerini uzaktan eğitime bırakmıştır. Oluşan bu ani değişiklikle, uzaktan eğitimde öğrenci motivasyonunu ve başarısını etkileyen unsurlardan birisi de ebeveynlerdir. Bu araştırmada uzaktan eğitimin ebeveyn görüşleri doğrultusunda incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nitel desenlerden durum çalışması olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın katılımcılarını, 2020–2021 eğitim-öğretim yılı içerisinde Amasya'da öğrenim gören 21 öğrenci velisi oluşturmaktadır. Bu araştırma kapsamında görüşme yapılan ebeveynler belirlenirken COVID-19 salgını pandemisinde uzaktan eğitimle öğrenim gören öğrencilerin anne ya da babası olma durumları dikkate alınmış ve çalışma grubu oluşturulmuştur. Ebeveynlerin pandemi sürecinde uzaktan eğitime ilişkin görüşlerini incelenmek için yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşme soruları ebeveynlerin uzaktan eğitimi öğrenciler, öğrenci başarısı, okul yönetimi, öğretmenler, ebeveynler, ölçme değerlendirme faaliyetleri ve teknolojik alt yapı çerçevesinde değerlendirebilecekleri şekilde oluşturulmuştur. Veriler, ebeveynlerle Zoom aracılığıyla yaklaşık 15 dakika yapılan görüşmelerle toplanmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlarla, pandemi sürecinde uygulanan uzaktan eğitim ile eğitim gören K12 düzeyinde öğrencilerin okul başarısını artırmada ebeveynlerin katılımının güçlü bir etkisi olduğu görülmüştür. Uzaktan eğitimle birlikte ebeveynlerin süreci iyi yönetemediği ve çocukların duyuşsal ve sosyal alanlarda yetersiz kaldıkları belirtilmiştir. Elde edilen bulgulardan hareketle ebeveynlere, öğretmenlere ve diğer paydaşlara uzaktan eğitim sürecinin verimli geçirilmesi ile ilgili önerilerde bulunulmuştur.

Acil durumlarCOVID 19Ebeveynler+1
Özge Akgül Uğur
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin uzaktan eğitim uygulamalarına ilişkin görüşleri ile teknostres düzeylerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada ortaokul öğretmenlerinin uzaktan eğitime ilişkin algıları ve teknostres algı düzeyleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Karma araştırma yöntemi ile hazırlanan bu çalışmanın katılımcıları Samsun ili merkez ilçelerindeki devlet okullarında görev yapmakta olan 500 ortaokul öğretmeninden oluşmaktadır. "Uzaktan Eğitim Uygulamalarına İlişkin Öğretmen Görüşleri (UEDÖ)" ölçeği ile uzaktan eğitime ilişkin algılarına ait nicel veriler, "Öğretmenlerin Teknostres Düzeylerini Belirleme Ölçeği" ile teknostres algı düzeylerine ait nicel veriler analiz edilmiştir. Araştırmanın nitel kısmında ise 13 katılımcı öğretmenle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler analiz edilmiştir. SPSS 22.0 paket programıyla incelenen nicel verilerde tek yönlü varyans analizi (ANOVA), çift yönlü varyans analizi (two-way ANOVA), pearson korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Nitel bulgular ise içerik analizi yöntemi kullanılarak NVIVO 12 paket programıyla incelenmiştir. Araştırma bulgularına göre katılımcıların uzaktan eğitime ilişkin algıları ve teknostres algı seviyelerinin orta düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin uzaktan eğitime ilişkin algılarının yaş, branş ve bilgisayar kullanım deneyimi değişkenlerine göre anlamlı şekilde farklılaştığı ancak cinsiyet, eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Uzaktan eğitime ilişkin algılarda 31-40 yaş öğretmen grubu, bilişim teknolojileri branşı ve 10 yıl ve üzeri bilgisayar kullanım deneyimine sahip kullanıcılar lehine anlamlı farklılaşan sonuçlar elde edilmiştir. Öğretmenlerin teknostres algı seviyelerinin ise yaş, branş, bilgisayar kullanım deneyimi değişkenlerine göre anlamlı şekilde farklılaştığı ancak cinsiyet, eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık oluşmadığı görülmüştür. Teknostres algı düzeylerinde 21-30 yaş öğretmen grubu, beden eğitimi branşı ve "1-5" yıl arası bilgisayar kullanım deneyimi olan katılımcılar lehine anlamlı farklılaşmalar olduğu görülmüştür. Uzaktan eğitime karşı algı ile teknostres algı seviyesi arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki olduğu ayrıca teknostres algısının uzaktan eğitime ilişkin algılar üzerindeki rolünün anlamlı düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Nitel verilerde elde edilen bulgularda; öğretmenlerde uzaktan eğitim sürecinde sözel branşların sayısal branşlara göre daha avantajlı olduğu, yüz yüze eğitime göre verimin düştüğü, öğrenci katılım yetersizliği ve sosyalleşme olanağını sınırlandırdığı için kişisel performanslarının düştüğü sonuçlarına ulaşılmıştır. Teknostres yaratan unsurlarda teknolojiyi yakalayamama ve uyum sağlayamama korkusunun tetikleyici olduğu bu durumun yaş ile doğru bilgisayar tecrübesiyle ise ters orantılı olarak geliştiği öğretmenler tarafından ifade edilmiştir. Elde edilen sonuçlardan öğretmenlerin uzaktan eğitime ilişkin algılarının geliştirilmesi ve teknostres algısının düşürülmesine yönelik olarak onlara teknoloji rehberliği ve desteğinin sağlanması, var olan teknolojik altyapının iyileştirilmesi, fırsat eşitsizliğinin ortadan kaldırılması, uygun yöntem tekniklerin geliştirilmesi ve bu konuda hizmet içi eğitimlerin düzenlenmesi önerilmektedir.

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüOrtaokul öğretmenleriTeknostres+1
Asena Özge Kutlu
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

STEM temelli programlama etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin grupla çalışmaya yönelik tutumlarına ve girişimcilik becerilerine etkisi

Bu çalışma, STEM eğitimine göre hazırlanmış olan programlama etkinliklerinin öğrencilerin grupla çalışmaya yönelik tutumlarına ve girişimcilik becerilerine etkisini araştırmak için gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini Samsun ili Atakum ilçesinde yer alan bir devlet okulunun altıncı sınıfında öğrenim gören 57 öğrenciden oluşturmaktadır. Araştırma açıklayıcı sıralı karma desene göre gerçekleştirilmiştir. Nicel boyutta ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen, nitel boyutta durum çalışması kullanılmıştır. Nicel verilerin toplanmasında "Grupla Çalışmaya Karşı Tutum Ölçeği" ve "Ortaokul Öğrencilerine Yönelik Girişimcilik Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel veriler ise araştırmacı tarafından oluşturulan "Yarı yapılandırılmış görüşme formu", "Değerlendirme rubriği" ve "Araştırmacı günlüğü ve gözlem notları" ile toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde parametrik testler, nitel verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre STEM eğitimine göre hazırlanmış programlama etkinlikleri, mevcut programlama etkinliklerine göre ortaokul öğrencilerinin grupla çalışmaya yönelik tutumlarına ve girişimcilik becerilerine anlamlı düzeyde katkı sağlamamıştır. Ayrıca nitel bulgulara göre etkinlik esnasında yaşanan çatışma ve sorumsuzlukların, öğrencilerin grupla çalışmaya yönelik olumsuz tutum edinmelerine sebep olduğu saptanmıştır.

GirişimcilikGrup çalışmasıOrtaokul öğrencileri+1
Rabia Karataş Özbek
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin bilgisayarca düşünme becerileri, problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri ve araştırma sorgulamaya dönük öz yeterlilik algılarının incelenmesi

Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin bilgisayarca düşünme beceri düzeyleri, problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri ve araştırma sorgulamaya dönük öz yeterlilik algılarının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Amasya ilinde bulunan 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma 239'u kız ve 200'ü erkek olmak üzere toplamda 439 öğrenci katılmıştır. Bu öğrencilerden 79'u 5. sınıf, 120'si 6. sınıf, 121'i 7. sınıf ve 119'u 8. sınıf öğrencileridir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Bilgisayarca Düşünme Beceri Düzeyleri Ölçeği", "Araştırma Sorgulamaya Dönük Öz Yeterlilik Algı Ölçeği" ve "Problem Çözmeye Yönelik Yansıtıcı Düşünme Becerisi Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçekler google form aracılığıyla öğrencilere ulaştırılmış ve veri toplama süreci tamamlanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler betimsel istatistik, t testi, anova, korelasyon ve regrasyon analizleri kulanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda ortaokul öğrencilerinin genel olarak bilgisayarca düşünme beceri düzeyleri, araştırma sorgulamaya dönük öz yeterlilik algıları ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerinin yüksek olduğu görülmüştür. Cinsiyet faktörü açısından öğrencilerinin problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri ve araştırma sorgulamaya dönük öz yeterlilik algıları için kız öğrencilerin lehine fark varken bilgisayarca düşünme beceri düzeyleri için anlamlı bir faklılaşma yoktur. Sınıf düzeylerine göre incelendiğinde öğrencilerin bilgisayarca düşünme beceri düzeyleri ve araştırma sorgulamaya dönük öz yeterlilik algılarında anlamlı bir farklılık varken, problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerinde fark görülmemektedir. Öğrencilerin bilgisayarca düşünme beceri düzeyleri, araştırma sorgulamaya dönük öz yeterlilik algıları ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri ve araştırma sorgulamaya dönük öz yeterlilik algılarının bilgisayarca düşünme becerilerini yordadığı bulunmuştur. Daha sonra bilgisayarca düşünme becerileri ve araştırma sorgulamaya dönük öz yeterlilik algılarının problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerini yordadığı sonucu elde edilmiştir. Son olarak bilgisayarca düşünme becerileri ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerinin araştırma sorgulamaya dönük öz yeterlilik algılarını yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Edanur Yazıcı
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yapılmış transaksiyonel mesafe çalışmaları üzerine tarama çalışması

Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de transaksiyonel uzaklık kuramı çerçevesinde yapılmış lisansüstü tezler ve bilimsel makaleleri sistematik derleme modeliyle analiz etmek ve bu alandaki eğilimleri yapısal yönleriyle ortaya koymaktır. Araştırmada, Türkiye'de transaksiyonel uzaklık konusunu ele alan 20 lisansüstü tez ve 41 bilimsel makale analiz edilmiştir. Çalışmaya dâhil edilen tezler Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi'nden, makaleler ise Web of Science, Scopus, Google Scholar, ERIC, Dergipark ve ULAKBİM gibi bilimsel veri tabanlarından taramalar yapılarak seçilmiştir. Çalışmalar yayın türü, yılı, yazım dili, kurum, danışman/yazar unvanı, araştırma yöntemi, veri toplama araç ve teknikleri, veri analiz teknikleri, anahtar kelimeler, örneklem düzeyi ve türü, makale yazar sayısı, araştırma konularındaki temalar, transaksiyonel mesafeyi etkileyen/etkilenen değişkenler, transaksiyonel mesafe ile arasında ilişki aranmış değişkenler, transaksiyonel mesafeyi azaltma önerileri ve araştırmaların sonuçları bağlamında incelenmiştir. Elde edilen veriler frekans ve yüzde dağılımlarıyla tablolar ve grafikler şeklinde sunulmuş, bulgular betimsel analiz yöntemiyle yorumlanmıştır. Tez bulgularına göre, çalışmaların büyük kısmı 2019–2023 yılları arasında yoğunlaşmaktadır. Tezlerin çoğunluğu nicel yöntemlerle gerçekleştirilmiş, veri toplama aracı olarak en yaygın şekilde ölçekler kullanılmıştır. Araştırmaların örneklem grubunu genellikle üniversite öğrencileri oluşturmuş ve örneklem büyüklükleri çoğunlukla 301–1000 kişi aralığında toplanmıştır. Transaksiyonel uzaklık en çok "demografik değişkenler", "yapı", "diyalog" ve "öğrenen özerkliği" bağlamında ele alınmış, bu değişkenlerin öğrenci başarısı, memnuniyeti ve motivasyonu gibi çıktılar üzerindeki etkisi incelenmiştir. Tezlerde, transaksiyonel mesafeyi azaltmaya yönelik olarak etkileşim artırıcı öğretim tasarımı, esnek yapı, güçlü iletişim ve öz düzenlemeye dayalı öğrenme yaklaşımları önerilmiştir. Makalelere ilişkin bulgularda yayınların çoğunluğu son beş yıl içinde yayımlanmış, yazım dili olarak en çok ingilizcee olarak kaleme alınmıştır. Yazarlar en çok Bartın ve Sakarya üniversitelerinde görev yapmaktadır. Araştırma yöntemleri incelendiğinde, makalelerde nitel araştırmaların daha fazla tercih edildiği, parametrik analizlerin yanı sıra içerik ve betimsel analiz gibi nitel tekniklerin de yoğun kullanıldığı görülmektedir. Makalelerdeki örneklemlerin büyük kısmını üniversite öğrencileri oluşturmaktadır. Ttransaksiyonel mesafenin etkilediği faktörler arasında öğrenci motivasyonu, sosyal etkileşim, bilişsel farkındalık ve öğrenme çıktılarına yer verilmiştir. Öneriler arasında, teknolojik araçların pedagojik amaçlarla kullanımı, sosyal öğrenme ortamlarının oluşturulması, bireysel farklara duyarlı öğretim tasarımları yer almaktadır. Bu bağlamda yürütülen bu araştırma, Türkiye'de transaksiyonel uzaklık kuramı bağlamında yapılan çalışmaların bütüncül bir bakışla değerlendirilmesini sağlamaktadır. Son olarak bu alanda çalışma yapacak olan araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

Ercan Bayak
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokullarda bilgisayarlı ve bilgisayarsız programlama öğretiminin akademik başarıya ve programlama öz yeterliliğine etkisi

Bu çalışma, derslerde bilgisayarlı ve bilgisayarsız kodlama etkinliklerinin programlama akademik başarısına ve programlama öz yeterliliğine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma da nicel veri toplama tekniklerinden öntest- sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Amasya ilinin Suluova ilçesinde öğrenim görmekte olan deney grubu 24 kontrol grubu 26 olmak üzere toplam 50 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında uygulama süreci toplam 6 hafta sürmüştür. Bu süreçte belirlenen kazanımlar deney grubuna Code.org sitesi üzerinden işlenmiş, etkinlikler yapılmıştır. Kontrol grubuna da aynı kazanım ve etkinlikler belirlenmiş olup etkinlikler Code.org sitesi üzerinden çıktı alınarak kâğıt-kalem etkinlikleri olarak öğrencilerle birlikte yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Programlama Öz yeterlilik Ölçeği" ve "Code.org programlama Akademik Başarı Testi" kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Toplanan programlama akademik başarı testi ve programlama öz yeterlilik ölçeği verileri analizlerinde ve grupların akademik başarı son test ve programlama öz yeterlilik son test puanlarının karşılaştırılmasında Ancova (kovaryans) analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, bilgisayarlı ve bilgisayarsız programlama öğretiminin programlama akademik başarısına katkı sağladığı ve gruplar arasında anlamlı bir farkın bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda bilgisayarlı programlama etkinlikleri ile bilgisayarsız programlama etkinliklerinin öğrencilerin programlama öz yeterliliklerini artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Programlama öz yeterliliğindeki artış incelendiğinde deney grubu lehine anlamlı yönde fark tespit edilmiştir

Gamze Orta
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı infografik tasarımlarının öğrenme çıktılarına, bilişsel yüke ve motivasyona etkisi

Web teknolojilerinde meydana gelen gelişmelerle birlikte bireylerden beklentiler artarken bilginin daha kolay ve hızlı işlenebilmesi önem kazanmaktadır. Bu süreçte çağın gereksinimlerini karşılamada yetersiz kalan geleneksel öğrenme ortamları yerini yazılı materyallerin görsel ögelerle bütünleştirilmesi temeline dayanan çoklu ortamlara bırakmıştır. Çoklu ortam tasarımında kullanılan sözel ve görsel öge yoğunluğu ise öğrenen özellikleri temelinde farklılaşabilmektedir. Çoklu ortamla öğrenme sürecinde temel amaç anlamlı öğrenmenin gerçekleşmesi olup bu çerçevede işe koşulan öğretim materyalinin etkililiği önem kazanmaktadır. Bu bağlamda sözel ve görsel ögelerin kesişim noktasından bulunan infografikler etkili ve hatırlanabilir bilgi sunma konusunda eğitim alanında da önemli bir güce sahiptir. Bu noktadan hareketle bu araştırmanın amacı, farklı infografik tasarımlarının başarı, bilişsel yük ve motivasyon üzerindeki yansımalarını incelemektir. İç içe deneysel karma desene dayalı araştırma, 58 öğretmen adayı ile dört hafta boyunca çevrimiçi ortam ve yüz yüze ortam olmak üzere iki aşamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmanın nicel ve nitel verilerinden elde edilen bulgulara göre başarı, bilişsel yük ve motivasyon bağlamında farklı materyal türleri arasında görsel yoğun infografik lehine anlamlı farklılık elde edilmiştir. Görsel yoğun infografik basit ve somut olması bakımından anlaşılır bir öğretim materyali olarak bilişsel yükü ve harcanan zamanı azaltırken dikkat çekici ve eğlenceli bir öğrenme deneyimi sunarak motivasyon düzeyini arttırmıştır. Diğer yandan katılımcılar tarafından dikkat dağıtıcı ve uzun olarak nitelendirilen yalnız metin materyali tüm değişkenler bağlamında en zayıf öğretim materyali olarak öne çıkmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen bulgular alanyazın çerçevesinde tartışılmış ve gelecek araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur.

Aday öğretmenlerAkademik başarıBaşarı düzeyi+7
Cansu Çaka
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Uzaktan ve yüz yüze eğitim sürecinde verilen derslerin ölçme değerlendirme boyutunda karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı; lisans öğrencilerinin yüz yüze ve Covid-19 dönemi uzaktan eğitim sürecindeki akademik başarıları arasındaki farkı saptayarak; bu farklılığa ilişkin nedenler hakkında öğrencilerin ve bu uygulamada görev alan öğretim üyelerinin görüşlerini almak ve çözüm önerilerini belirlemektir. Çalışmada karma araştırma tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda 2019-2020 ve 2020-2021 eğitim öğretim yıllarında gerçekleştirilen, eğitim fakültesinde öğrenim gören, Eğitime Giriş dersini alan öğrencilerin başarıları arasındaki fark incelenmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda ise aynı dönemde İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde eğitim gören öğrenciler ve Eğitime Giriş dersi veren, eğitim-öğretim faaliyetlerine aktif olarak katılan öğretim üyeleri ile görüşmeler yapılmıştır. Çalışmada veri toplama tekniği olarak görüşme formu uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre; Covid-19 sonrası uzaktan eğitimde yüz yüze eğitime oranla başarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Bununla ilgili olarak katılımcılar; kopya çekme, çeşitli kaynaklardan ve arkadaşlarından yardım alma gibi davranışların uzaktan eğitimde başarının artmasında etkili olduğu şeklinde görüş bildirmişlerdir. Ölçme değerlendirme sürecine ilişkin en sık karşılaşılan sorunların; sistemsel aksaklıklar, öğrenci kontrolünün güçlüğü ve kopya olduğu belirtilmiştir. Karşılaşılan sorunlara ilişkin en sık verilen çözüm önerisi ise; "öğrencileri üst düzey düşünme becerilerini ölçecek, ezber gerektirmeyen sınavlar yapmak" olmuştur. Alternatif ölçme değerlendirme uygulamalarının çözüm önerisi olarak sunulmasına karşın öğretim üyelerinin hepsinin çoktan seçmeli test uyguladıkları görülmüştür. Bu tercihin nedeni olarak ifade edilen görüşler; öğrenci sayısının fazla olması, tekniğin kullanışlılığı, geçerlik ve güvenirliğinin yüksek olması ve tekniğin sunduğu objektif değerlendirme imkânıdır.

Akademik başarıCOVID 19Uzaktan eğitim+2
Sümeyra Oğuz
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sürükleyici sanal gerçeklik kullanımının yabancı dil eğitiminde dinleme becerisine etkisi

Eğitimde teknoloji kullanımının artmasıyla birlikte öğrenme ve öğretme süreçlerinde sanal gerçeklik uygulamaları önemli bir araç haline gelmiştir. Bu çalışmada, öğrencilerin sürükleyici sanal gerçeklik deneyimlerinin ve sanal gerçekliğin İngilizce dinleme becerisine etkisinin çok boyutlu olarak araştırılması amaçlanmaktadır. Bu çalışmada öğrenme deneyiminin ardından katılımcıların akademik başarılarının incelenmesi öncelikli hedeflerdendir. Öğrenme sürecine ilişkin bir değerlendirme yapılması noktasında ise katılımcıların sanal gerçeklik ortamı ve öğrenme süreçleriyle ilgili tutum ve görüşlerinin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Uygulama yapılırken İngilizce dinleme becerilerinin eğitimi için geliştirilmiş olan Mondly VR uygulaması kullanılmıştır. Çalışma grubu, 2021-2022 eğitim öğretim yılında İnönü Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu'nda öğrenim gören ve çalışmaya gönüllü katılmak isteyen 32 İngilizce hazırlık öğrencisinden oluşmaktadır. Çalışma grubu amaca uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Çalışmada yabancı dil eğitiminde sürükleyici sanal gerçeklik kullanımının dinleme becerilerine etkisinin incelenmesinde araştırma yöntemi olarak karma yöntem kullanılmıştır. Öğrencilerin sanal gerçeklik eğitimleri sürecinde deneyimlerini, tutumlarını ve başarı algılarını incelemek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu, sanal gerçeklik uygulamasının öğrenci başarısına etkisini belirlemek amacıyla başarı testi, eğitim esnasında kullanılacak gözlem formu ve öğrencilerin sanal gerçeklik uygulaması sürecinde dinleme becerilerinin ölçülmesi amacıyla dereceli puanlama anahtarı veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Ayrıca sanal gerçeklik uygulaması içinde öğrencilere uygulanan dinleme ve konuşma testlerinin verileri toplanmıştır. Araştırmada öğrencilerden elde edilen nitel veriler, nitel veri analiz yöntemlerinden tematik analiz yöntemine uygun olarak analiz edilmiştir. Nitel verilerin analizi sırasında Nvivo 12 programı kullanılmıştır. Çalışmanın nicel verilerini analizi için SPSS programı kullanılmıştır. Bu çalışmada sanal gerçekliğin yabancı dil eğitiminde dinleme becerilerini artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca sanal gerçekliğin eğitimi ilgi çekici hale getirme, motivasyonu artırma, iletişim kurma becerisini artırma, etkileşim imkanı sağlama, aktif katılımı artırma, iletişim kaygısını azaltma, farklı mekanlarda bulunma imkanı verme, probleme dayalı öğrenmeyi sağlama, kendi hızında öğrenmeyi sağlama ve yaratıcılığı artırma gibi birçok olumlu etkisinin olduğu görülmüştür. Öte yandan sanal gerçeklik uygulaması sırasında İngilizce dinleme ve konuşmada yetersizlik, çekingenlik ve heyecan, boşlukta hissetme ve düşme korkusu, teknik problemler, eğitsel içerik ile ilgili problemler, hareket alanının sınırlarını kestirememek, deneyim eksikliği, fiziksel problemler, güvensizlik ve dikkat dağınıklığı ile ilgili bazı olumsuz durumların yaşandığı ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın yabancı dil eğitiminde kullanılan sürükleyici sanal gerçeklik teknolojisinin kullanımına ilişkin literatüre önemli bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Bilgisayar destekli dil eğitimiBilgisayar destekli eğitimBilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü+2
Yasemin Bozdemir
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Teknolojik cihaz kullanım düzeylerinin öğrencilerin akademik başarı ve kişisel değişkenler üzerindeki etkisi

Teknolojinin gelişimi ve yaygınlaşması teknolojik cihazların insan hayatına doğrudan etki eder bir hale gelmesini sağlamıştır. Teknolojik cihazların insan hayatında bu denli bir yere sahip olması etkilerinin incelenmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Bu araştırma öğrencilerin teknolojik cihaz kullanım düzeylerinin, sınıf düzeyi, cinsiyet, kardeş sayısı, evde internet bağlantısı bulunma durumu ve akademik başarı değişkenleri arasındaki ilişkinin belirlenmesine yöneliktir. Araştırmanın modeli nicel bir model olan genel tarama modelidir. Araştırmanın çalışma grubu için Malatya ilinde bulunan ortaokul kademesindeki 3 farklı okulda öğrenim gören 634 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrencilerin teknolojik cihaz kullanım düzeylerini belirlemek amacı ile dörtlü Likert Ölçeği türünde 13 maddeden oluşan anket geliştirilmiştir. Öğrencilerden alınan verilere ek olarak okul idaresinden öğrencilerin 1 yıllık not ortalaması temin edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre teknolojik cihaz kullanım düzeyi ile sınıf düzeyi ve akademik başarı değişkenleri arasında güçlü bir ilişki vardır. Ayrıca cinsiyet, kardeş sayısı ve evde internet bağlantısı bulunma durumu değişkenlerinin teknolojik cihaz kullanım düzeyi ile olan ilişkileri, sınıf düzeyi ve akademik başarı değişkenlerine oranla daha kısıtlı bir ilişki göstermektedir. Öğrencilerin sınıf düzeyi yükseldikçe, daha yoğun bir teknolojik cihaz kullanımı sergilemekte, teknolojik cihazlar nedeniyle ailesi ile daha fazla sorun yaşamaktadırlar. Bu durum akademik başarı değişkenine göre incelendiğinde akademik başarı düştükçe, teknolojik cihaz kullanımı artmakta ve aile ile teknolojik cihazlardan kaynaklanan sorunların yaşanma sıklığı artmaktadır.

Akademik başarıBilişim teknolojisiEğitim bilimleri+2
Abdulmelik Derinkök
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Belediyeler için teknoloji temelli hizmet içi eğitim ölçme aracı geliştirme

Kentlerin yüksek ekonomik potansiyele sahip olması kent nüfusunun hızla artmasına sebep olmaktadır. Bu durum kamu ve yerel yönetim hizmetlerinin artan nüfusun oluşturduğu kentleşme talebine aynı oranda karşılık verebilmesi ihtiyacını doğurmaktadır. Artan taleplerin karşılanması kurum ve kuruluşların hem hızlı hem de çağın gerektirdiği standartlara uygun nitelikte hizmetleri arz etmesine bağlıdır. Nitelikli hizmet sunumunu nitelikli insan gücü sağlayabilir. Nitelikli insan gücüne eğitimle ulaşılabilir. Bu çalışma, nitelikli insan gücü oluşturma araçlarından biri olan teknoloji temelli hizmet içi eğitimlerin değerlendirilmesi için ölçme aracı geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın örneklemini farklı bölgelerdeki toplam 7 büyükşehir olmak üzere 10 belediyeden toplam 313 belediye personeli oluşturmaktadır. Soru havuzu oluşturmak amacıyla görüşme formu aracılığıyla veri toplanarak nitel analiz yapılmıştır. Nitel araştırma sonucunda teknoloji temelli hizmet içi eğitimlerin; gerekli olduğu, kariyere olumlu etkisi olduğu, iş başarı düzeyine olumlu etkisinin olduğu, işe ve iş yerine olan bağlılığa olumlu etkisinin olduğu, işleri kolaylaştırdığı, işleri kalitesini artırdığı, vatandaş memnuniyetini artırdığı görüşleri bildirilmiştir. Uzman görüşüne sunulan ve analizleri yapılan soru havuzundan uygunsuz sorular çıkarılarak deneme ölçme aracı maddelerine ulaşılmıştır. Deneme ölçme aracı uygulandıktan sonra analizleri yapılarak nihai ölçme aracı maddelerine ulaşılmıştır. Deneme ölçme aracının croanbah alfa güvenirlik katsayısı .938, faktör analizi sonucu geçerlik oranı %78,457 olarak bulunmuştur. Nihai ölçme aracının croanbah alfa güvenirlik katsayısı .894, faktör analizi sonucu geçerlik oranı %58,688 olarak bulunmuştur.

BelediyelerEğitimHizmet içi eğitim+1
Sümeyye Yel Acar
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

Yedinci sınıf öğrencilerinin işbirlikli öğrenme sırasında ve sonrasında üstbilişsel süreçlerinin incelenmesi: bilim merkezi bağlamında çoklu yöntem çalışması

Metacognition is a fuzzy term and needs deeper investigation in different learning context to inform the psychological learning theories and instructional design practices. Science centers among the world provide life-long learning environments for the citizens. As they become widespread, the constant need to understand cyclical educational and organizational practices to inform instructional design practices under the lens of theoretical perspectives have become one of the primary issues to deal with. Figuring out the current educational and instructional design considerations might give a privilege to designers, practitioners, and researchers to understand in which conditions learners are at the core of the educational processes. For a deeper investigation of instructional design issues within the science centers, this qualitative inquiry-driven multimethod study underpinned the current practices of science centers and investigated the indicators of individual and shared metacognition within these learning environments. Underpinning the current practices led to propose instructional design considerations that might increase the educational effectiveness in science centers, and provide an auxiliary resource for researchers from different professional branches who are engaged in or prepared to make researches on science centers. Whereas, investigating the indicators of metacognition within science center settings both informed the learning theories and instructional design practices.

Peer collaborationDepartment of Computer Education and Instructional TechnologyScientific field trips+1
Gamze Türkmen
Middle East Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Disiplinler arası proje geliştirmede nesnelerin interneti (IoT) deneyimi: Bilişim teknolojileri ve fen bilgisi öğretmen adayları örneği

Dijital çağda meydana gelen teknolojik gelişmeler sonucunda, öğretmenlerin teknolojik bilgi ve becerilere sahip olmaları, anlamlı pedagojik araçlarla birlikte teknolojiyi kullanmaları konusunda beklentiler oluşmuştur. Bilgi iletişim teknolojilerinin ilgi çekiciliği ve genç bireyleri motive ettiği, dijital yerlilerin çalışma ve öğrenme kalıplarının değiştiği gerçeği düşünüldüğünde eğitim ve öğretim faaliyetlerinde yeni yönelimlerin oluşturulması ve araştırılması gerekmektedir. Toplumsal yapıyı ve teknolojiyi şekillendiren gelişmeler düşünüldüğünde günümüz teknolojisinde Endüstri 4.0 bileşenlerinden Nesnelerin İnterneti (IoT) teknolojisi birçok alanda çalışmaların yapıldığı dikkat çekici bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Gün geçtikçe önemi, kullanım alanı, yoğunluğu artan ve nesne tanımının yeniden yapılanmasını sağlayan Nesnelerin İnterneti teknolojisi eğitim ve öğretim çalışmalarında da yerini bulmaktadır. Kullanım alanının günlük hayatla bağdaştırılmasının kolay ve anlaşılır olması, çevresel verilerin işlenebilmesi, girdi/çıktı işlemlerinin somut bir şekilde görülebilmesi, internet teknolojilerinin kullanılıyor olması, disiplinler arası birçok alana hitap ediyor olması bu teknolojinin eğitimde kullanılabilmesini olanaklı kılar. Bu bağlamda, bu çalışmada bilişim teknolojileri ve fen bilgisi öğretmen adaylarının Nesnelerin İnterneti eğitimi ile disiplinler arası proje geliştirme sürecindeki deneyimleri incelenmiştir. Karma araştırma modeli ile kurgulanan çalışma, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi'nde öğrenim görmekte olan fen bilgisi öğretmenliği bölümünden 19, bilgisayar ve öğretim teknolojileri öğretmenliği bölümünden 17 olmak üzere toplamda 36 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Araştırmada öğretmen adaylarına 7 hafta süren Nesnelerin İnterneti eğitimi verilmiştir. Eğitimin sonunda sunmak için, farklı disiplinlerden öğretmen adaylarından oluşan grup üyeleri işbirliği yaparak Nesnelerin İnterneti projeleri geliştirmişlerdir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Problem Çözmeye Yönelik Yansıtıcı Düşünme Beceri Ölçeği", "Akademik Motivasyon Ölçeği", "İşbirliği Süreci Ölçeği" ve "Bilgi İşlemsel Düşünme Becerisi Testi" öntest ve sontest olarak kullanılmıştır. Ayrıca eğitimin sonunda "Geliştirme Kartı ve Çevre Birimleri Bilgisine Yönelik Açık Uçlu Sınav ve Bilgi Formu", "Toplantı Tutanakları", "IoT Eğitimi Değerlendirme Anketi", "Grup Projesi Raporu" ile elde edilen nitel veriler içerik analizi ile çözümlenerek kodlanmış ve temalar oluşturulmuştur. Çalışmada elde edilen bulgulara göre, verilen eğitim sonucunda, grup ayrımı yapılmaksızın katılımcıların problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerinde, akademik motivasyon düzeylerinde ve bilgi işlemsel düşünme becerilerinde anlamlı bir artış olduğu belirlenmiştir. Grup bazında incelendiğinde fen bilgisi öğretmen adaylarının bilgi işlemsel düşünme becerilerinde ve problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerilerinde anlamlı bir artış varken, bilişim teknolojileri öğretmen adaylarının puanlarındaki artış anlamlı değildir. Araştırmada proje geliştirme sürecinde toplantıya katılan grup üyelerinin katılmayanlara göre işbirliği becerilerinin anlamlı bir şekilde arttığı belirlenmiştir. Bir diğer araştırma bulgusuna göre katılımcıların disiplinler arası Nesnelerin İnterneti eğitimine ilişkin olumlu algılara sahip oldukları, Nesnelerin İnterneti eğitiminin bilişim teknolojileri ve fen bilgisi derslerini olumlu yönde destekleyebileceği görüşünde oldukları tespit edilmiştir. Katılımcıların Nesnelerin İnterneti eğitiminin kariyer gelişimlerine yönelik proje yönetim süreci, eğitimde teknoloji kullanımı, bilişsel beceri ve yeterlikler, istihdam olanağı yaratması konularında katkılar sağlayacağı görüşünde oldukları belirlenmiştir. Araştırmada ayrıca disiplinler arası Nesnelerin İnterneti grup projeleri geliştirme sürecinde katılımcıların grup çalışması, yazılım, donanım, süre ve fikir bulma konularında sıkıntılar yaşadıkları tespit edilmiştir. Karşılaşılan problemlerden yazılım ve donanımla ilgili problemlere çözümler bulunurken, grup çalışması, süre ve proje fikri bulma konusundaki problemlere çözümlerin bulunması konusunda zorluk yaşadıkları belirlenmiştir. Grupla işbirliği konusunda problem yaşadığını belirten grupların işbirliği süreç becerilerinin düşüş gösterdiği sonucuna varılmıştır. Araştırmada ayrıca yapılan toplantı sayılarının karşılaşılan zorlukların sayısına göre artış gösterdiği görülmüştür. Bu çalışma; disiplinler arası çalışabilen Nesnelerin İnternetini oluşturan geliştirme kartları, gömülü sistemler ve sensörler ile proje geliştirebilen ve bu konuda öğrencilere rehberlik yapabilecek öğretmen yetiştirmek isteyen eğitim fakültelerine örnek teşkil etmesi açısından önemlidir. Bulguların gerek Milli Eğitim Bakanlığı gerekse eğitim fakültelerinde çalışan konu alan uzmanlarına katkı sağlaması ve ileride yapılacak çalışmalara ışık tutması beklenmektedir.

Aliye Saraç
Marmara University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim birinci kademe öğrencilerinin akran zorbalığı davranışı sergileme durumlarının sorunlu teknoloji kullanımı bağlamında incelenmesi

Bu çalışmada, ilkokul öğrencilerinin akran zorbalığına dâhil olma durumları ve bunun sorunlu teknoloji kullanımıyla ilişkisi incelenmiştir. Okullarda artan zorbalık vakaları, öğrencilerin akademik başarıları ve sosyal gelişimleri üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır. Zorbalık, fiziksel, sözel, ilişkisel ve siber olmak üzere çeşitli şekillerde ortaya çıkmakta ve mağdurlara psikolojik ve akademik zorluklar yaşatmaktadır. Aynı zamanda, sorunlu teknoloji kullanımındaki artış, öğrencilerin sosyal etkileşimlerini etkilemek suretiyle zorbalık vakalarını körüklemektedir. Araştırma, Türkiye'nin Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki bir devlet okulunda nitel araştırma yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Örneklem, zorbalık deneyimi olan ilkokul öğrencileri, ebeveynler, öğretmenler ve okul rehber öğretmenlerinden oluşan 27 katılımcıdan oluşmaktadır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmış ve içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma, zorbalığın altında yatan nedenleri, öğrencilerin zorba, mağdur ve izleyici rollerini ve öğretmenlerin ve ebeveynlerin bu olaylara ilişkin bakış açılarını incelemiştir. Bulgular, akran zorbalığını önlemeye yönelik tek boyutlu müdahaleler yerine bütüncül, çok boyutlu bir stratejiye ihtiyaç olduğunu vurgulamıştır. Sonuçlar, teknoloji kullanımının zorbalık davranışlarının sıklığını ve yapısını etkilediğini göstermiştir. Bu bağlamda, zorbalığı önleme çabalarının medya ve aile okuryazarlığı programlarının yanı sıra sosyal beceri eğitimini de içermesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Akran zorbalığıİnternet bağımlılığı
Gökhan Cengiz
Recep Tayyip Erdogan University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Oyun temelli öğrenme etkinliklerinin türkçe dersi başarımına ve derse yönelik tutuma etkilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, oyun temelli öğrenme etkinliklerinin Türkçe dersi akademik başarısına ve derse yönelik tutuma etkilerini incelemektir. Çalışma, 6. sınıf düzeyinde "deyimler ve atasözleri" konusu bağlamında yürütülmüş olup, kontrol gruplu yarı deneysel boylamsal bir araştırma tasarımı kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını bir devlet okulunda öğrenim gören 82 altıncı sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma üç gruptan meydana gelmektedir. Konu anlatımlarının ardından, birinci deney grubu dijital oyun etkinlikleriyle, ikinci deney grubu sınıf içi fiziksel oyun etkinlikleriyle, kontrol grubu olan üçüncü grup ise geleneksel öğretim yöntemleriyle (çoktan seçmeli, boşluk doldurma, doğru–yanlış soruları vb.) pekiştirme etkinlikleri yapmıştır. Uygulama 6 hafta boyunca toplam 12 ders saati sürmüştür. Her üç gruba da uygulama öncesi, ortası ve sonrasında başarı testi; uygulama öncesi ve sonrasında ise tutum ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen bulgular, hem dijital hem de fiziksel oyun temelli etkinliklerin öğrencilerin Türkçe dersi akademik başarılarını anlamlı düzeyde artırdığını ve bu etkinin fiziksel oyun grubunda daha güçlü olduğunu göstermiştir. Öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumlarında ise anlamlı bir değişim tespit edilememiştir. Sonuç olarak, oyun temelli öğretim yöntemlerinin geleneksel yöntemlere kıyasla öğrencilerin gelişimlerini desteklemede daha etkili olduğu ortaya konmuştur. Bununla birlikte, oyun temelli etkinliklerin tutum üzerinde etkileri sınırlı kalmıştır.

Eğitici oyunlarTürkçe
Züleyha Bezci Üçüncü
Recep Tayyip Erdogan University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik eğitiminde teknoloji entegrasyonuna yönelik lisansüstü tezlerde pedagojik odaklar

Bu araştırmada matematik eğitimi alanında, 2015-2023 yıllarında YÖK Ulusal Tez Merkezi'nde yayınlanan teknoloji entegrasyonuna yönelik gerçekleştirilen yüksek lisans ve doktora tezlerinin öğretimsel aktörler (öğrenme-öğretme süreci bileşenleri, öğrenci, öğretmen, içerik ve bu bileşenler arasındaki etkileşimler), uygulama alanları, yöntem, öğrenme alanları, veri toplama aracı, örneklem türü ve sayısı, veri analiz teknikleri, ele alınan teknolojiler, kullanılan kuramlar gibi değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında sistematik literatür taraması yöntemi kullanılmıştır. Araştırma, 2015-2023 yıllarında ülkemizde matematik eğitimi alanında teknoloji entegrasyonu ile ilgili yapılan, YÖK Yayın ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı Ulusal Tez Merkezi'nde yayınlan lisansüstü tezleri kapsamaktadır. Araştırma kapsamında, 255 tez analiz edilmiştir. Veriler, Eğitim Araştırmaları Yayın Sınıflandırma Formu, Didaktik Odak Sınıflaması kullanılarak toplanmıştır. Tezlerde temel alınan teknoloji ve kuramlar ise tüm tezlerde ele alınan teknoloji ve kuramlar incelenip ortak temalar olşturularak sınıflandırılmıştır. Hazırlanan Google Form üzerinden veri girişleri yapılmış ve Excel dosyasına aktarılmıştır. Veri girişi ve kontrolü tamamlandıktan sonra araştırma sorularına göre veriler betimsel ve içerik analize tabi tutulmuştur. Elde edilen verilerin analizi sonucunda, tezlerde daha çok öğrencilerin içerik ve teknolojiyle ilgili görüşlerine, teknolojiyi kullanırken sergiledikleri eylemlere, yapılan öğretimsel müdahalenin öğrenci çıktıları üzerindeki etkilerine odaklanıldığı belirlenmiştir. Tezlerde daha çok örnek olay, müdahaleli karma araştırma yöntemlerinin kullanıldığı tespit edilmiştir. Tezlerin daha çok Geometri ve Ölçme, Geometri öğrenme alanlarında dinamik geometri yazılımları kullanılarak gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Verilerin dökümanlar, görüşmeler, testler, ölçekler ve anketler aracılığı ile toplandığı, örneklem türü olarak ortaokul öğrencilerinin tercih edildiği, örneklem sayısı olarak en çok 11-50 kişiyle çalışma yapıldığı, en çok içerik ve betimleyici analizlerinin kullanıldığı belirlenmiştir. Kuram olarak en çok öğrenme kuramlarının temel alındığı tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçların özellikle matematik eğitimi alanında teknoloji entegrasyonu konusunda neye ihtiyaç duyulduğuna ilişkin araştırmacılara fikir vereceğine inanılmaktadır.

Teknolojik pedagojik alan bilgisiÖğretim teknolojileri
Mühibe Nur Marangoz
Recep Tayyip Erdogan University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimi için geliştirilen hikaye oluşturma yazılımına yönelik görüşlerin incelenmesi

Bu çalışma; okul öncesi eğitiminde fen ve doğa dersi etkinlikleri kapsamında kullanılmak üzere geliştirilen IOS tabanlı dijital hikaye oluşturma yazılımının uzman, öğrenci, veli görüşlerini nitel araştırma yöntemi ile değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Yazılım geliştirme sürecinde eğitsel yazılım geliştirme modeli ADDIE kullanılmıştır. Yazılımın programlaması XCode ortamında Objective-C programlama dili kullanılarak iPad'lerde çalışacak şekilde yapılmıştır. Geliştirilen mobil yazılım ile okul öncesi öğrencilerinin dijital hikaye oluşturma, hikayeyi kaydetme ve sunum formatında açabilmeleri sağlanmıştır. Hikaye oluşturma ortamında öğrenciye resim kütüphanesinden resim ekleme, ses kaydetme, kalemler ile çizim yapma, fotoğraf çekebilme özellikleri sunulmuştur.Yazılım araştırma sürecinde geliştirilen değerlendirme formu ile uzman görüşüne sunulup geri bildirimler doğrultusunda iyileştirmeler yapılmıştır. Uygulanma safhasında ise 5 okul öncesi öğrenci ile 4 haftayı kapsayan bir süreçte dijital hikaye yönteminin kullanıldığı 4 farklı etkinlik yapılmıştır. Yürütülen eğitim sonunda öğrenciler ve velilerle yarı yapılandırılmış görüşme formları ile mülakatlar yapılarak verilen eğitimi ve yazılımı değerlendirmeleri istenmiştir. Nitel araştırma yöntemi, tekli durum çalışması deseninde gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerden, velilerden ve uzmanlardan toplanan verilerin analizi sonucunda gerekli düzenlemeler yapılarak yazılım son şekline getirilmiştir. Sonuç olarak, yazılım ile ilgili alınan veli, öğrenci, uzman görüşleri yazılımın okul öncesi yaş dönemi sosyal, psikolojik, bilişsel özelliklerine uygun olduğu şeklinde olmuştur. Çocuklar ürünlerinde dijital bir hikayeyi oluşturan ses, resim, içerik gibi birçok bileşeni kullanmayı başarmış. Çocuklar ve veliler eğitim sonunda süreçten keyif aldıklarını ve eğitimin verimli geçtiğini dile getirmişlerdir. Anahtar Sözcükler: Mobil Öğrenme, Dijital Hikaye, Okul Öncesi, Fen ve Doğa Eğitimi

Gökben Turgut
Ege University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin tablet uyumlu ders içerikleri ile çalışma eğilimlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, öğrencilerin tablet uyumlu ders içerikleri üzerinde çalışma ve gezinme davranışlarının incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda öğrenciler tablet uyumlu içerikler üzerinde çalışırken gezinti yapıları ve bunların nedenleri, farklı gezinti yapılarının akademik başarılarıyla ilişkisi ve tabletle çalışma hakkındaki yaklaşımları incelenmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Erzincan Üniversitesi Üzümlü Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Bölümünde okuyan 16 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışma kapsamında lisans düzeyinde uzaktan eğitim öğrencileri için önceden hazırlanmış etkileşimli bir elektronik kitap kullanılmıştır. İçerikler tablet bilgisayarlara yüklenerek öğrencilerden bu içerikler üzerinde çalışmaları istenmiştir. Ortalama 25 dakika süren öğrenci çalışmalarının video kaydı tutulmuştur. Çalışma uygulaması tamamlandıktan sonra öğrencilerle birlikte videolar izlenerek yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen gözlem (video kaydı) ve görüşme verileri üzerinde içerik analizi yaparak kod, kategori ve temalar belirlenmiştir. Çalışma sonuçlarına göre, öğrenciler gezinme ve yakınlaştırma/uzaklaştırma davranışlarında farklı gezinti yapıları sergilemişlerdir. Ayrıca öğrenciler farklı çalışma ekranlarında farklı miktarlarda not alma eyleminde bulunmuşlardır. Çalışmada öğrencilerin çalışma sırasındaki gezinti ve not alma davranış farklılıkları sınıflandırılarak belli desenler ortaya çıkarılmıştır. Başarılı öğrencilerin çoğunlukla düzenli ve sıralı gezinim deseni gösterdikleri tespit edilmiştir. Aynı zamanda öğrenciler tablet ile çalışma deneyimini eğlenceli bulduklarını ve ilgi ve motivasyonlarının arttığını ifade etmişlerdir. Anahtar Sözcükler: Tablet PC, Z kitap, Mobil Öğrenme, Çalışma yaklaşımları, E Kitap

Bilgisayar destekliBilgisayar destekli eğitimElektronik ders+7
Zafer Duraklı
Atatürk University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanımlarının iyileştirilmesi: Bir insan performans teknolojileri uygulaması

Çalışmanın amacı öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanıma ilişkin algı ve becerilerinin iyileştirmeye yönelik performans teknolojileri çözümlerin geliştirilmesidir. Bu amaç doğrultusunda analiz, sentez, tasarlama, geliştirme ve değerlendirme adımları takip edilerek İnsan Performans Teknolojileri süreçleri uygulanmıştır. Bu süreçte öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanımını engelleyen faktörler (bilgi, olanak ve motivasyon vb.) belirlenmiş ve bu engelleri aşmayı sağlayacak performans teknolojileri uygulamaları tasarlanmış ve değerlendirilmiştir. Çalışmanın yöntemi Gelişimsel Araştırma (Developmental Research) olarak belirlenmiştir. Çalışmada araştırma grubunu Uluköy Yatılı Bölge Okulu'nda görev yapan beş branş öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmaya ait veriler gözlem ve yarı yapılandırılmış görüşmelerle elde edilmiştir. Uygulama öncesinde öğretmenlerim mevcut kullanım düzeylerinin belirlenmesi amacıyla gözlem ve görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanımına ilişkin performans probleminin nedenlerini belirlenerek ortadan kaldırılmasına yönelik 1 saatlik teknik eğitim, 3 saatlik örnek uygulama ve yazılı materyaller tasarlanmış, geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Uygulama sonrasında ortaya çıkan değişimin belirlenmesi amacıyla öğretmenlere yönelik tekrar gözlem ve görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Çalışmada elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ve betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Müdahaleler sonrasında öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanımının eğitim faaliyetleri açısından sahip olduğu potansiyele ilişkin algılarında iyileşme görülmüştür. Bu iyileşmenin sonucu olarak öğretmenlerin etkileşimi tahta kullanma sürelerinde önemli bir artış görülmüştür. Çalışma sonucunda elde edilen en önemli sonuç ise öğretmelerin etkileşimli tahta kullanma sürelerinden ziyade kullanım niteliğinin değişim göstermesi olmuştur. Anahtar Sözcükler: Etkileşimli Tahta, İnsan Performans Teknolojileri ( İPT)

Akıllı tahtaEğitim teknolojisiPerformans+4
Bünyami Kayalı
Atatürk University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Güvenliği artırılmış bir çevrimiçi sınav sistemi geliştirilmesi ve teknoloji kabul düzeyinin incelenmesi

Uzaktan eğitim ortamlarının günümüzde en çok konuşulan problemlerinden bir tanesi çevrimiçi sınav sistemi ve bu sınavlardaki hileli davranışlardır. Web teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte, bazı çalışmalarda bu soruna çözüm üretmeye odaklanıldığı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı güvenliği artırılmış bir çevrimiçi sınav sistemi (GAOSS) geliştirilmesi ve bu sistemin teknoloji kabul düzeyinin incelenmesidir. Sınav sisteminin geliştirilmesi için öncelikle alanyazında sistematik bir tarama yapılarak çevrimiçi sınavlarda kopya çekmeyi tespit etme yöntemleri ve güvenliğin sağlanması için alınabilecek güvenlik tedbirleri belirlenmiştir. Bu tedbirler ışığında "görüntü", "ses" ve "log" verilerini toplayıp analiz eden, buna göre kopya belirleme ve önleme işlevlerine sahip bir çevrimiçi sınav sistemi geliştirilmiştir. Bu noktada, kullanıcıların bilgisayar laboratuvarında, kamera ve mikrofon eşliğinde, sınava makine gözetiminde katılabileceği bir çevrimiçi sınav ortamı oluşturulmuştur. Kullanıcıların geliştirilen bu sisteme karşı teknoloji kabul düzeyini ve bu düzeyi etkileyen etmeleri incelemek için karma araştırma desenine göre bir araştırma yürütülmüştür. 2014-2015 eğitim öğretim yılında 105 meslek yüksekokulu öğrencisinin, geliştirilen sistem üzerinden iki kez çevrimiçi sınava girmeleri sağlanmıştır. Geliştirilen sistemin kabul edilme düzeyinin belirlenmesi ve kabul edilme düzeyiyle ilgili faktörler arasındaki ilişkinin sorgulanması amacıyla Teknoloji Kabul Modeli ölçeği aracılığıyla katılımcılardan veri toplanmıştır. Kabul edilme düzeyini etkileyen etmenlerin ortaya çıkarılması amacıyla katılımcılar arasından maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemiyle seçilen 20 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Teknoloji Kabul Modelinde yer alan faktörler, çalışmanın nitel boyutunda tema olarak ele alınmış ve öğrenci ifadeleri üzerinde bu temalar çerçevesinde içerik analizi yapılmıştır. Çalışma kapsamında, geliştirilen sistem ve sınav uygulama adımları sayesinde, güvenli ve öğrenciler tarafından kabul edilme düzeyi yüksek bir çevrimiçi sınav sisteminin nasıl olabileceğine yönelik bulgulara ulaşılmıştır. Ayrıca, GAOSS'un kabul edilme düzeyinin orta seviyede olduğu ve bu düzeyin 14 adet etmenden etkilendiği görülmüştür. GAOSS'da uygulanan teknik tedbirlerin çevrimiçi sınav güvenliği için yeterli olduğu, sınava hazırlık çalışmalarının verimliliğini artırdığı, lise ve üniversite düzeyinde, sözel içerikli derslerin sınavlarında ve çoktan seçmeli cevaplama yönteminde kolaylıkla kullanılabileceği anlaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Güvenliği artırılmış çevrimiçi sınav, güvenli çevrimiçi sınav, teknoloji kabul modeli

Bilgisayar destekli eğitimGiriş sınavlarıGüvenlik önlemleri+7
Arif Cem Topuz
Atatürk University · Institute of Educational Sciences
2017
00