Muğla Sıtkı Kocman University
Anabilim Dalı

Çağdaş Türk Lehçeleri Anabilim Dalı

Muğla Sıtkı Kocman University

30

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

30 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muhtar Avezov'un Abay Yolu romanında tur, jür, otır, jatır kalıp fiilleri

Muhtar Avezov, Kazak eğitimci, yazar, çevirmen, eleştirmen, siyasetçi, düşünür. Kazakların en verimli yazarlarından biridir. Kazak destanları ve genel Türk edebiyatı ile araştırmalar yapmış; hikâye, çeviri, deneme, roman türlerinde eserler vermiştir. Abay Yolu, Muhtar Avezov'un kaleme aldığı dört ciltlik destansı biyografik roman. Avezov'un, hatta bütün Kazak Edebiyatının en büyük eseri olarak değerlendirilir. Abay Yolu, Kazak halkını, edebiyatını, kültürünü, folklorunu dünyaya tanıtan ve en iyi şekilde temsil eden eserdir. Avezov'un adını ebediyen yaşamasını sağlayan ve onu "sönmeyen yıldızlar"dan birisi yapmıştır. Kazak Türkçesinde şimdiki zaman kipinin en sık karşılaşılan bu şekli, fiil kök veya gövdesine -p, -a, -e, -y zarf-fiil eklerinden birinin ilave edilmesinin ardından "jatır", "jür", "tur", "otır" unsurlarından birisinin getirilmesiyle yapılır. Kazak Türkçesinde yaygın olarak kullanılan birleşik yapıların içerisinde sıkça geçen "jatır", "jür", "tur", "otır" yapıları cümlede gerçek anlamlarını koruyarak temel fiil olarak da kullanılmaktadır. Şimdiki zaman çekiminde "tur", "jür", "otır", "jatır" unsurlarının hangisinin ne zaman kullanılacağına dair kesin kurallar yoktur ve bunların kullanım sahaları dili konuşan insanların alışkanlıklarıyla ilgilidir. Ayrıca, başka bir bakış açısıyla değişik anlam ayrıntılarının oluşması, temel fiille yardımcı fiiller arasında bağlantı sağlayan -p, -a, -e, -y zarf-fiillerinden hangisinin tercih edileceğine bağlıdır.

Abay YoluAvezov, MuhtarDilbilgisi+2
Ayfer Çevik
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kazak yazar Cüsipbek Aymawıtulı'nın Akbilek isimli romanının muhteva bakımından incelenmesi

Çalışmanın konusu ve kapsamını Kazak Türklerinin 20. yüzyıl başlarında yetiştirdiği büyük yazarlardan birisi olan Cüsipbek Aymawıtulı'nın "Akbilek" romanının Kazak Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarılması ve metin üzerinde muhteva bakımından inceleme yapılması oluşturmaktadır. Ayrıca çalışmada yazar ve eser hakkında bilgi de verilmiştir. Aktarmada kullanılan yöntem olarak kelime kelime aktarma esas alınmıştır. Ancak, mecbur kalınan yerlerde kelime kelime aktarılma bırakılmış, metinde verilmek istenen manayı aktarma yoluna gidilmiştir. Romanda geçen Kazakça kelimelerin Türkçe harfleri ile ifadesinde telaffuz olarak tam karşılığı verilmeyen sesler olmuştur. Bu sesler yerine Türk alfabesinde en yakın karşılığı olan harfler kullanılmıştır. Sesler ve yerine kullanılan harfler şunlardır: ae arası ses veren harf yerine Ä, ä harfi, uı arası ses veren harf yerine W, w harfi ve genizden söylenen K, k sesi yerine Q, q harfi kullanılmıştır. Öte yandan, çalışmanın metodu gereği eser incelenmesinde metne bağlı kalınmıştır. Önemli sonuç olarak şu hususlar sıralanabilir. Roman akıcı bir üslupla yazılmış olup kullanılan dil günümüzdeki Kazakçadır. Rus yönetiminin o dönemde ki siyasetinin Kazak halkı üzerindeki etkileri, Kazak gençlerinin kendi kültür ve âdetlerinden kopmaları, geçlerin yozlaşmaları, toplumda kadına bakış açısı, kadının aldığı eğitimin önemi gibi o dönemdeki önemli sosyal konulara yazar tarafından eleştirisel bir gözle bakılmıştır. Anahtar Sözcükler 1. Kazak 2. Roman 3. Türkçeye çeviri 4. Muhteva incelemesi 5. Sosyal meseleler

Aksaule Açıkel
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tengri Berdi'nin ' Müfîdü'l-Emvât' eserinin dil hususiyetleri

Bu çalışmada Afganistan Özbek şairlerinden Tengri Berdi'nin Çağatay Türkçesi ile yazdığı 'Müfîdü'l-Emvât' eserini incelemeye aldık. Öncelikle eserin transkripsiyonu yapılmış ve daha sonra eser imla özellikleri, ses bilgisi (fonetik) , şekil bilgisi açısından incelenmiştir. Eserin daha sağlıklı okunabilmesi için Prof. Dr İsmail PARLATIR'ın 'Osmanlı Türkçesi Sözlüğü' ve Afganistan Özbek Türklerinden Nurullah ALTAY'ın 'Özbekçe-Özbekçe Sözlüğü'nden yararlanmıştır. Giriş bölümünde çalışmanın amacı, yöntemi ve kapsamı detaylıca verildikten sonra birinci bölümde eser ve yazarı hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise tezin ana metnini oluşturan inceleme kısmı ele alınmıştır. İncelediğimiz her kelimenin yanında eserin orijinal (Arap) alfabesi ile yazılışı da gösterilmiştir. Üçüncü bölümde eserin okunuşu yer alırken sonuç bölümünde ise çalışmamızda incelenen eserin ses, şekil ve imla konusu incelenerek dil özelliği tespit edilmeye çalışılmıştır.

Afgan edebiyatıBiçimbilimDil özellikleri+7
Abdurrahim Masumi
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Altay dillerinde temel sözcüklerin karşılaştırılmalı semantiği

Altay dilleri olarak adlandırılan; Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin tek bir kökenden geldiğini reddedenlerin en önemli dayanak noktalarından biri temel sözcüklerin büyük kısmının fonolojik veya morfolojik açılardan uyuşmazlığıdır. Bu sebeple ilgili diller, dilbilimince kabul görmüş olan Morris Swadesh'in temel sözcükler listesi esas alınarak incelenmiştir. İncelemede temel sözcükler, fonetik benzerliklerden saptanarak sözcüklerin semantik paralellikleri araştırılmıştır. Bu çalışmanın amacı, Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinde, temel sözcüklerin ve bu sözcüklerin varsa türeyenlerinin, semantik açıdan karşılaştırılarak benzerliklerin ve/veya farklılıkların ortaya çıkartılması, dillerin sözcük türetme eğilimlerinde anlam yönünden ortaklıkların belirlenmesi, belirtilen dillerin köken birlikteliğinin bu yollar ile araştırılmasıdır.

Altay dilleriAnlam bilimJaponca+6
Furkan Çağlar
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Koşke Kemengerulı Şığarmaları (1.tom) adlı eserdeki piyes, hikâye ve makalelerin Türkiye Türkçesine aktarılması ve incelenmesi

Koşke (Koşmuhamed) Kemengerulı Stalin zamanında katliama uğramış bir Kazak aydınıdır. 1876 yılında dünyaya gelen Kemengerulı, 1937 yılında kurşuna dizilmiştir. Koşke Kemengerulı yaşadığı döneme göre kendini geliştirebilmiş ve iyi yetişmiş bir entelektüeldir. Kemengerulı'nın yazdıkları o dönem için oldukça aydınlatıcı şekildedir. Dönemin adaletsizliklerini, sağlık, eğitim ve sosyal hayatını piyeslerinde, hikâyelerinde ve makalelerinde kaleme almıştır. Piyeslerinde Kazak geleneklerine çokça rastlanılır, yer yer eski gelenek ve görenekler eleştirilir. Makaleler başlığı altında kısa yazılar da mevcuttur. Çalışmada Kazak kadınlarının çektiği zorluklar ve Kazak halkının sıkıntıları görülebilir. Yazarın eserlerinde kullandığı betimlemeler ve benzetmeler metinlere hareketlilik kazandırmış ve metinleri canlandırmıştır.

Dil bilgisiDil bilimEdebi eserler+6
Sümeyra Demiral
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sovyet döneminde Kazakistan'da yaşanan açlık ve kıtlığın edebiyata yansıması (Seçilen eserlerin Türkiye Türkçesine aktarılması ve incelenmesi)

Bu çalışmada; Kazak tarihinin önemli olaylarından biri olan suni açlık ve kıtlık konusunun Kazak edebiyatına yansımasının incelenmesi, Kazak edebiyatından seçilen eserlerin Türk edebiyatına kazandırılması ve bu konuda yapılacak olan çalışmalara katkı sağlanması amaçlanmıştır. Öncelikle araştırma konusuyla ilgili literatür taraması yapılmıştır. Kazak Türkçesi ve Türkiye Türkçesinde ulaşılabilen kitap, makale gibi yazılı kaynaklardan yararlanılmıştır. Edebî eserlerin yanında tarihî eserlerden de faydalanılmıştır. Literatür taraması sonucunda elde edilen eserlerden konuyu en iyi ifade ettiği düşünülen eserler seçilmiştir. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikle suni açlığın tarihsel arka planı verilmiştir. Yazıldığı yıllara göre edebî eserler seçilmiş ve incelemesi yapılmıştır. Çalışma esnasında, eserlerde kıtlık konusunun yıllara göre ele alınma şeklinde farklılıklar bulunduğu görülmüştür. Kıtlık konusu, sansürün yoğun olduğu özellikle Stalin döneminde üstü kapalı bir şekilde kaleme alınırken bağımsızlığa doğru daha açık ve detaylar verilerek ele alınmıştır. Sovyet Döneminde daha çok kısa hikâyeler şeklinde kaleme alınmıştır. Yaşanan açlığın sınıf eşitsizliğine dayandırıldığı ve daha çok açlık çeken insanların tasvir edildiği hikâyeler karşımıza çıkmaktadır. Konu, bağımsızlıktan sonra daha geniş kapsamda incelenmiş ve daha çok edebî eserler verilmiştir.

AçlıkEdebi eserlerEdebiyat+6
Şeyma Çelik
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Abdulla Aripov'un şiirleri üzerine dil ve üslup çalışması (İnceleme-metin)

Abdulla Aripov'un şiir türündeki eserleri üzerinden yapılan doktora tez çalışmasıyla şairin dil ve üslup özellikleri, Özbek Türkçesi'nin ifade kudreti, anlam evreni tespit edildikten sonra Özbekistan'ın bağımsızlığını kazanmasından sonraki döneminde şiir alanında işlenen konular tematik olarak tasnif edilmiştir. Ayrıca bu çalışmada şairin eserlerindeki vezinlerin, kafiyelerin, atasözlerinin, deyimlerin, epigrafların, ithafların, söz sanatlarının, leksikolojik özelliklerin, üslup çeşitlerinin incelenmesiyle ortak kültür mirasına katkı sağlaması hedeflenmiştir. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bağımsızlık, vatan, millet, bayrak, dil, din gibi kutsal kavramlar etrafında yeniden şekillenen Özbek Edebiyatı, diğer edebî türlerde olduğu gibi şiir türünde de bu asli temalar çerçevesinde işlenmiştir. Sovyet tahakkümü altında varlık mücadelesi veren diğer Türk Cumhuriyetleri'nde olduğu gibi, Özbekistan halkının da maruz kaldığı sıkıntıları yerinde tetkik etmek, şiir sahasında tanınmış araştırmacılar ile görüşmek, buhranlı dönemlerin edebiyata nasıl aksettirildiğini gözlemlemek özgün bir çalışma için son derece önemlidir. Abdulla Aripov'un eserlerine ilişkin yapılan dil ve üslup çalışmasında sadece dönemin dil özellikleri tespit edilmemiş, aynı zamanda bağımsızlık konusu etrafında konumlanan tüm kavram ve motiflerin oluşturduğu muhteva incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı; Özbekistan ile Türkiye arasındaki kültürel ilişkilere bağımsızlık kavramının sembol ismi Aripov'un kültürel mirası ekseninde akademik katkı sağlamaktır. Bu bağlamda şair ve onun eserleri üzerine çok yönlü okumalar yapılarak ulaşılan sonuçlar ortaya konulan tezde bilimsel bir perspektifle sunulmaya çalışılmıştır.

Aripov, AbdullaDil bilgisiDil bilim+6
Tuğba Yılmaz
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Mahtumkulu ve eserlerinde metafor

Metafor, iç dünya ile gerçekliği birbirine bağlayan düşünsel kavrayış sürecidir. Günlük iletişim hayatımızdan entelektüel birikimin aktarılmasına kadar hemen her bilişsel süreçte anlatım yolu ve konuşma tarzı olarak varlık gösterir. Dış dünyayı kelimelerin kavram boyutuyla algıladığımız gerçeği, araştırmacıları metaforun doğasını analiz etmeye sevk etmiştir. Bu durum metaforu, bilişsel anlam biliminin inceleme alanı ve alt disiplini olarak ayrıcalıklı bir noktaya taşımıştır. Psikologların liderliğinde bilişsel dilbilimciler, antropologlar ve şairlerin katkılarıyla metafor konusundaki bilişsel yaklaşım; sosyal bilimler alanındaki araştırmalara yeni bir boyut kazandırmıştır. Nitekim bilişsel dil bilim çatısı altında yapılan modern metaforoloji çalışmaları, psikologlar ve sosyalbilimcilerin ortak çabalarıyla semantik ve pragmatik analizler üzerinde yoğunlaşmıştır. Bilişsel bilim alan taramasıyla temellendirilen "Mahtumkulu Eserlerinde Metafor" adlı çalışmada elde edilen veriler, algılamadan yorumlamaya giden bir süreçte değerlendirilmiştir. Üç temel bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümü şairin biyografisine ayrılmıştır. Özellikle belirtmek gerekir ki; şairin eğitim aldığı kurumlar, sınıf arkadaşları ve hocaları hakkında dikkatlerden kaçan yeni bilgilere, yeni şiirlere ulaşılmıştır. İkinci bölümde teorik bilgilere yer verilmiş, metafor çalışmalarının genel durumu ve farklı bakış açıları ele alınmıştır. Metafor biliminin tanımı, inceleme alanı, teoriler, tasnifte kullanılan ölçüt ve yöntemler belirtilmiştir. Üçüncü bölümde metaforik bulgular, Gerald Zaltman ve ekibinin öngördüğü metafor çıkarım tekniğinin yanı sıra özellikle George Lakoff ve Mark Johnson'un çalışmalarıyla gelişip şekillenen çağdaş metafor teorisi veya literatürdeki adıyla kavramsal metafor teorisi ışığında değerlendirilmiştir.

Dil bilgisiDil bilimEdebi eserler+5
Emrah Yılmaz
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkmence Varka ile Gülşah metni esasında bir gramer incelemesi

Türkmen Türkçesi genel Türkçenin Oğuz (Güneybatı) grubunda yer alan bir lehçedir. Uzun ünlüler, ünlü yuvarlaklaşmaları, /s, z/ ünsüzlerinin sızıcı olması gibi bazı tipik ve belirleyici ses özellikleri bakımından diğer Türk lehçelerinden ayrılmakta ve Türkoloji alanında çalışanların dikkatini çekmektedir. Türkmenler yakın tarihe kadar konargöçer yaşamış bir Türk topluluğudur. Bu hayat biçimleri edebiyatlarına da yansımış; böylece Türkmen edebiyatında sözlü edebiyat yazılı edebiyattan daha gelişmiştir. Sözlü edebiyat ürünleri arasında en başta destanlar gelir. Türkmenler 1990lı yıllarda bağımsızlığını kazanarak sözlü gelenek ürünlerini derleme ve yayınlama sürecine hız vermiştir. "Varka ile Gülşah" destanı da bu sürecin sonucunda ortaya konulan bir Türkmen destanıdır. Bu çalışmada "Varka ile Gülşah" adlı Türkmen destanın üç ayrı nüshası Türkiye Türkçesine aktarılıp nüshalar arasındaki benzer ve farklı yönler giriş bölümünde değerlendirilmiştir. Tez; "Giriş", "İnceleme" ve "Metin" olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde kısaca Türkmenler ve Türkmenistan üzerinde durulmuş ve Türkmenlerin konuştuğu Türkmen Türkçesi hakkında bilgi verilmiştir. "İnceleme" bölümünde "Varka ile Gülşah" destan metninin ses ve şekil bilgisi bakımından bir gramer incelemesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkmen Türkçesi, Varka ile Gülşah destanı, Türkmence, Ses ve Şekil Bilgisi, Oğuz grubu Türk lehçeleri.

Elif Yıldırım
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bekmirza Rahman Uulu'nun "Ministrdin Kızının Mahabatı" romanında birleşik fiiller

Bu çalışmada, Kırgız Türkçesindeki birleşik fiiller üzerinde durulmuştur. Çalışmamız Giriş, Kırgız Türkçesinde İsim+Fiil Kuruluşundaki Birleşik Fiiller, Fiil+Fiil Kuruluşundaki Birleşik Fiiller ve Tasvir Fiilleri ve Sonuç bölümlerinden oluşmaktadır.Giriş Bölümünde Kırgız Türkçesi ile Türkiye Türkçesinde Birleşik Fiiller hakkında bilgi verildikten sonra Ministrdin Kızının Mahabatı romanı ve yazarı üzerinde durulmuştur. Tespit ettigimiz birleşik fiil örneklerini içinde geçtikleri cümleler veya ibarelerle birlikte Türkiye Türkçesine aktardık. Bu aktarmayı tabloda iki sütun halinde her cümle veya ibarenin Kırgız Türkçesi örneginin tam karşısında Türkiye Türkçesine aktarması olacak şekilde verdik. Böylece Ministrdin Kızının Mahabatı romanında geçen birleşik fiiller iki lehçe arasındaki karşılaştırmanın daha kolay yapılabilecegi bir sekilde göz önüne getirilmiş oldu.İncelemeden sonra elde edilen sonuçlar Sonuç bölümünde yer almaktadır.Anahtar Kelimeler1. Birleşik Fiiller2. Tasvir Fiilleri3. Kırgız Türkçesi4. Birleşik Fiillerin İşlevleri5. Tasvir Fiillerinin İşlevler

AğızlarBirleşik eylemDil bilgisi-eylem+4
Çınar Abidinova Karacan
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çuvaşçanın isim söz varlığı bakımından Kırgızca ve Türkiye Türkçesi ile karşılaştırılması

Çuvaş Türkçesi, Orta Asya'dan Balkanlara kadar uzanan geniş bir coğrafyada konuşulan büyük Türk dili ailesinin bir üyesidir. Çuvaş Türkçesi, sahip olduğu özellikler bakımından Türkçenin r kolu arasında değerlendirilir. Çuvaş Türkçesinin diğer Türk lehçeleri ile aynı kökten gelip gelmediği konusu Türkoloji'de zaman zaman tartışılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda Çuvaşçanın da diğer Türk lehçeleriyle aynı kökten geldiği ve onun bir Türk dili olduğu konusunda fikir birliği oluşmuştur. Bu çalışmada, Çuvaş Türkçesindeki isimlerin Kırgız Türkçesi ve Türkiye Türkçesindeki isimlerle karşılaştırılarak Çuvaşçanın Kıpçak grubuna mı yoksa Oğuz grubuna mı daha yakın olduğunu sorusuna cevap bulmak amaçlanmıştır. Çuvaş Türkçesi, coğrafi konumu ve tarih boyunca yaşadığı etkileşimler nedeniyle hem Kırgız Türkçesine hem de Türkiye Türkçesine benzerlikler gösterebilir. İşte bu çalışmada, özellikle isim kategorisi üzerinden yapılan karşılaştırmalarla bu benzerliklerin ve farklılıkların ortaya konulması hedeflenmiştir. Tezde, Çuvaş Türkçesi Sözlüğü'nde yer alan isimler, Kırgız Türkçesine ve Türkiye Türkçesine ait sözlüklerdeki karşılığı tespit edilerek incelemeye tabi tutulmuştur. Ele alınan kelimeler ses değişimleri, ünlü uyumu, anlam farklılıkları ve yapısı bakımından karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmalar sonucunda, Çuvaş Türkçesinin hem Kıpçak grubuna hem de Oğuz grubuna olan yakınlığına dair yeni perspektifler sunmak amaçlanmıştır.

Merve Ekiz
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Abılay Han ve Kabanbay Batır destanları üzerine karşılaştırma ve inceleme

Bu çalışmada, Abılay Han ile ilgili on, Kabanbay Batır ile ilgili dokuz, toplamda on dokuz tarihî destan metni Kazak Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Abılay Han ile ilgili destanlar, yüz ciltlik Babalar Sözü Serisi'nin, Kazakistan'da 2010 yılında yayımlanan 57. cildinden; Kabanbay Batır ile ilgili destanlar ise aynı serinin aynı yıl yayımlanan 58. cildinden alınmıştır. Tezin birinci bölümünü "Giriş" başlığı oluşturur. İkinci bölümde, Kazak destanları üzerine yapılan sınıflandırmalarda Kazak tarihî destanlarının yeri ortaya konulmuştur. Üçüncü bölümde ele alınan destanlar, tarihle ilişkileri bakımından incelenmek suretiyle destanlarda tarihle örtüşen ve örtüşmeyen hususlar değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümde incelenen destanların çoğu benzer metin özelliği gösterdiği için birbirleri arasında epizotları bakımından karşılaştırılmaları yapılmıştır. Beşinci bölümde destan metinlerinin Kazak Kiril Alfabesinden Türk Latin Alfabesine transkripsiyonları ile birlikte Türkiye Türkçesine aktarmaları verilmiştir. Tezde kullanılan destan-tarih ilişkisi metodu ile benzer metin karşılaştırma metodu Türkiye'de doktora tezi düzeyinde başka bir çalışmada kullanılmamış, ilk kez bu çalışma için geliştirilmiştir. Sonuç bölümünde tespitler ve değerlendirmeler yer almaktadır.

Abılay HanBatırlık DestanıDestanlar+6
Zeynep Aslan
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mirkerim Asım'ın "Otrar" adlı hikayesi - aktarma, dil ve üslup çerçevesinde inceleme-

Bu çalışmada Mirkerim Asım'ın Otrar adlı hikâyesi öncelikle Türkiye Türkçesinde aktarılmıştır. Devamında aktarma farklılıkları ve yaşanan sıkıntılar değerlendirilmiştir. Son olarak da dil ve üslup açısından incelenmiştir. Tezin ilk bölümü "Giriş" kısmıdır. Bu kısımda Mirkerim Asım'ın hayatı, eserleri ve Otrar eseri hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölüm olan Aktarma bölümünde metinin Türkiye Türkçesine aktarılmış şekli yer almaktadır. Üçüncü bölümde aktarma farklılıkları ve yaşanan sıkıntılar yer almaktadır. Dördüncü bölümde metin, üslup ve muhteva açısından incelenmiştir. Çalışma sonuç bölümünde genel bir değerlendirme yapılarak tamamlanmıştır. Son olarak kaynaklar bölümüne yer verilmiştir.

Asım, MirkerimDil bilgisiDil bilim+7
Seda Kuru
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şûra Dergisi (1908-1917) esasında Tatarcanın dil özellikleri

1908-1917 yılları arasında yayınlanan "Şûra" dergisi; 20. yüzyılın başlarında basılan Tatar gazete ve dergileri arasında konu genişliği, içeriği, eğitime verdiği değer, yazarlarının yenileşmeye bakış açısı bakımından en önemli yayın organlarından biridir. Dergi, Orenburg'da on beş günde bir basılmıştır. İlk sayısı 10 Ocak 1908'de yayınlanmıştır. Son sayısı ise 31 Aralık 1917'de yayınlanmıştır. Böylece bir yılda 24 sayı çıkmıştır. Dergi, toplamda 240 sayı basılmıştır. 1918'de Halk Komiserleri Konseyi'nin "Matbuat Üzerine Kararnamesi" (27 Ekim, 1917) gerekçesiyle 1918 Ocak ayında resmî olarak kapatılmıştır. Genel bilgisini verdiğimiz dergi, tezin ana konusudur. Tez; giriş, inceleme, seçilmiş metinler ve sonuç olmak üzere dört bölümden oluşmuştur. İnceleme kısmında Türkiye Türkçesi grameri esas alınmıştır. Tatarcaya özel ünlülerin okunması oldukça zor olmuştur. Dönemin eserlerini inceleyen çalışmalar, ünlü harfleri okumada örnek alınmıştır. İnceleme kısmındaki kelimeler, Arap harfleriyle birlikte verilmiştir. Tezin amacı; ortak edebî dili, kullanım örnekleriyle beraber göstermektir.

DergilerDil bilgisiDil bilim+6
Nermin Vargeloğlu
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

17. yüzyılda iran sahasında yazılmış üç dilli (İtalyanca-Farsça-Eski Azerbaycan Türkçesi) bir sözlük -inceleme ve metin-

Bu sözlük, 17. yüzyılda Safevî Devleti'ne gelen Hıristiyan gruplardan Karmelit Tarikatı mensuplarının günlük hayattaki iletişimlerini ve propaganda faaliyetlerini kolaylaştırması amacıyla hazırlanmıştır. İtalyanca, Farsça ve Eski Azerbaycan Türkçesi olmak üzere üç dilli olan bu sözlük; hazırlandığı yer, hazırlandığı dönem, hazırlayan kişiler ve içerdiği dil malzemesiyle dar çerçevede Azerbaycan Türkçesi tarihi, geniş çerçevede ise Türk dili tarihi için önemli veriler sunmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde bu sözlük detaylı bir şekilde tanıtılıp çalışmanın kapsamı, sınırlılıkları ve araştırma yöntemlerinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde Safevîye Tarikatı'nın kuruluşundan Şah Abbas'ın ölümüne kadar olan dönem geniş bir şekilde ele alınmıştır. Daha sonra Safevî Devleti'nin Avrupa'yla ilişkileri ve misyonerlerin Safevî coğrafyasındaki faaliyetlerinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde bu sözlük, sözlükbilimin ilkeleri doğrultusunda değerlendirilmiştir. Ardından sözlükteki Türkçe söz varlığından hareketle dil incelemesi yapılmıştır. Bu kısım kendi içinde yazım bilgisi, ses bilgisi, şekil bilgisi, cümle bilgisi ve söz varlığı başlıklarından oluşmaktadır. Dil incelemesinin özellikle ses bilgisi ve şekil bilgisi kısımlarında art zamanlı ve eş zamanlı inceleme metotları uygulanmıştır. Söz varlığı kısmında Türkçe sütundaki veriler tasnif edilerek incelenmiştir. Daha sonra Türkçe-Farsça dil ilişkilerinin geçmişten günümüze uzanan tarihi hakkında geniş bir tahlil yapılmıştır. Bu bölümde ayrıca Farsça sütunda yer alan Türkçe kelimeler de tasnif edilmiştir. Bu incelemelerin ardından sözlük metniyle ilgili kısımlar gelmektedir. Sözlüğün orijinal metni İtalyanca alfabetik sıraya göre düzenlendiği için Türkçe veriler alfabetik değildir. Bu bölümde ilk olarak Türkçe sütundaki veriler alfabetik hâle getirilmiş ve Türkiye Türkçesindeki karşılıkları verilmiştir. Ardından ise orijinal nüshadan hareketle matbu olarak hazırlanan tam metin yer almaktadır. Burada hem Türkçe hem de Farsça sütundaki madde başlarının transkripsiyonlarına da yer verilmiştir. Yapılan incelemelerde sözlüğün Türkçe sütunundaki verilerin Eski Oğuz Türkçesiyle günümüz Güney Azerbaycan Türkçesi arasında geçiş özelliği gösterdiği tespit edilmiştir. Bahsi geçen dönem için ise tarafımızdan Eski Azerbaycan Türkçesi ya da Safevî Türkçesi tabirlerinin kullanılması önerilmiştir.

17. Yüzyıl Türkçesi ve Söz VarlığıAzeri TürkçesiEski Anadolu Türkçesi+7
Orhan Baldane
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muhtar Mağavin'in "Tazının Ölimi" adlı eserindeki tasvir fiillerinin incelenmesi

Tasvir fiil, ana fiile zarf fiil eki ve ardından yardımcı fiil eklenerek oluşturulan, ana fiildeki kılışın biçimini ve tarzını, ayrıca ana fiilin yapılışını göz önünde canladırmamızı, sözlü ve yazılı olarak tasvir etmemizi sağlayan fiillerdir. Bu birleşik fiil yapısı dile canlılık kazandırırken, anlatılmak istenen olayı daha açık ve net bir şekilde anlamamızı ve açıklamamızı sağlar. Bu yapının Türk Dilinin en eski dönemlerinden beri ve şu anda günümüz Kazak Türçesinde de çok yaygın bir şekilde kullanımı mevcuttur. Bu tezde de, Muhtar Mağavin'in "Tazının Ölimi" adlı eseri transkribe edilerek Türkiye Türkçesinde aktarımı yapılmış olup bu eserden yola çıkılarak Kazak Türkçesindeki tasvir fiiller incelenmiş ve cümleye kattıkları anlamlara göre sınıflandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kazak Türkçesi, Muhtar Mağavin, Tazının Ölimi, Tasvir Fiil.

Kubilay Özcan
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Azerbaycan Türkçesi ile Eski Anadolu Türkçesindeki hayvan adlarının karşılaştırılması

Hayvan isimleri söz varlığında önemli yer tutmaktadır. Bir dilin söz varlığında bulunan hayvan isimleri o dilin sahibi olan milletin sosyal hayatının bir göstergesidir. İnsanoğlu tarih boyunca hayvanlarla iç içe yaşamış, dolayısıyla birlikte yaşam sürdükleri hayvan isimleri milletlerin dillerine de yansımıştır. Azerbaycan yazı dili, Azerbaycan Türklerinin yaşadıkları coğrafya ve bu coğrafyanın iklim şartları nedeniyle zengin hayvan türlerine sahiptir. Hayvan isimlerinin çeşitliliği Azerbaycan Türkçesinin söz varlığında da kendini göstermektedir. Azerbaycan Türkçesi ile Eski Anadolu Türkçesindeki Hayvan İsimlerinin Karşılaştırılması adlı çalışmamızda Azerbaycan yazı dilinde geçen hayvan isimlerini Eski Anadolu Türkçesinde kullanılıp kullanılmadığını tespit etmeye çalıştık. Tespit edilen hayvan isimlerinin Azerbaycan Türkçesi ile Eski Anadolu Türkçesi arasındaki biçim ve anlam açısından benzer ve farklı olanları belirlemeye çalıştık. Aynı zamanda Eski Anadolu Türkçesinde geçen hayvan isimlerinin bugün Azerbaycan edebi dilinde kullanılmaya devam edip etmediğini saptamaya çalıştık. Bunun yanında Azerbaycan diyalektlerinde kullanılan hayvan isimlerini de vermeye çalıştık.

AdlarAzericeDil bilgisi+6
Azar Mırzabayov
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkmen Şair Kerim Gurbannepesov'un "Acı Günler Süyci Günler" adlı eserinin bağlam sözlüğünün oluşturulması

Sözcükler, kullanıldığı yere göre her zaman akla ilk gelen anlamını vermeyebilir. Çoğu sözcük birden fazla bağlamda kullanılabildiği için onları bağımsız olarak değil metnin bütünüyle iliĢkilendirmek gerekir. Bu konuda araĢtırmacılara ve okuyuculara fayda sağlamak adına bağlamlı dizin ve iĢlevsel sözlük çalıĢmaları yapılmaktadır. Bu sözlük çalıĢmaları TEBDĠZ (Türk Edebiyatı Bağlamlı Dizinleri ve ĠĢlevsel Sözlüğü) ile sistemleĢmiĢtir. Bu çalıĢmada da Kerim Gurbannepesov‟un "Acı Günler Süyci Günler" adlı eserin bağlam sözlüğü TEBDĠZ yardımı ile hazırlanmıĢtır. Bu çalıĢma ile Türk dünyası edebiyatları için büyük önem taĢıyan Kerim Gurbannepesov‟u tekrar anmak ve Türkmen Türkçesinde daha önce yapılmamıĢ olan bağlam sözlüğü çalıĢmasının ilk defa yapılması amaçlanmıĢtır. Bunlarla birlikte Ģairin hayatı, edebi kiĢiliği, eserleri, Ģair hakkında literatür çalıĢması iv gibi konularda bilgiler verilip Türkmenler ve Türkmen edebiyatına değinilmiĢtir. Böylelikle eserin kelime hazinesi hem de Kerim Gurbannepesov‟un üslup özellikleri ortaya konulmaya çalıĢılmıĢtır. Türkmen Türkçesi üzerine yapılan çalıĢmaların az olması nedeniyle yapılacak nitelikli çalıĢmaların bilim dünyasına katkıda bulunması umulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Türkmen Türkçesi, Kerim Gurbannepesov, Acı Günler Süyci Günler, bağlamlı dizin, iĢlevsel sözlük.

BağlamDil bilgisiDil bilim+7
Arif Bayram
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sarinci Bököy Destanı'nın bağlamsal sözlüğü (İsimler ve fiiller)

Sözcükler, her zaman akla ilk gelen anlamı ile kullanılmayabilir. Pek çok sözcüğün birden fazla bağlamının olabileceğini göz önünde bulundurup sözcükleri metnin bütünüyle ilişkilendirip ona göre anlamlandırmak gerekir. Bu noktada okuyuculara ve araştırmacılara fayda sağlamak amacıyla oluşturulan bağlamsal sözlük çalışmalarından yararlanılmalıdır. Çalışmada TEBDİZ (Türk Edebiyatı Bağlamlı Dizinleri ve İşlevsel Sözlüğü) sistemi kullanılarak okuyuculara ve araştırmacılara sisteme yüklenmiş bağlamsal sözlüklerin içeriklerine ulaşma imkanı bulunmaktadır. Çalışmada Sarinci Bököy Destanı'nın en hacimli varyantı olan 6233 dizelik Alımkul Üsönbayev varyantının bağlamsal sözlüğü TEBDİZ yardımı ile hazırlanmıştır. Destan içerisindeki isim, fiil ve söz öbeği yapılarının bağlamları tespit edilerek, sayısal veriler ve örneklerle belirtilmiştir. İsim, fiil ve söz öbeği yapıları anlamları bakımından tek ve çok anlamlı olarak ayrılmış, bunların gerekli tanıkları ve sıklıkları verilmiştir. İnceleme kısmında örnekler ve metinde geçen sıklıklara da yer verilmiştir. Ayrıca Alımkul Üsönbayev'in hayatı, edebî kişiliği ve eserleri hakkında bilgiler verilerek Kırgızlar, Kırgız tarihi ve Kırgız edebiyatına da değinilmiştir. Çalışmanın son kısmında ise TEBDİZ (Türk Edebiyatı Bağlamlı Dizinleri ve İşlevsel Sözlüğü) sistemi üzerinden destanın bağlamsal dizini oluşturulmuştur. Çalışmamızda eserin sözcük hazinesi ve Alımkul Üsönbayev'in üslup özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmayla birlikte, Kırgız Türkçesi ve edebiyatı alanı başta olmak üzere, bütün Türk lehçelerinin bağlamsal söz varlığına bir katkı sunmak hedeflenmektedir. Anahtar Kelimeler: Kırgız Türkçesi, Bağlamsal Sözlük, Sarinci Bököy, Alımkul Üsönbayev.

DestanlarKırgız edebiyatıKırgızca+5
Fatma Hanım Tunç
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rumeli ağızlarında ilgi cümleleri

14. yüzyıldan itibaren Balkanlarda geniş bir kullanım alanı bulan Türk dili, tarihsel süreçte, başta Slav dilleri olmak üzere bölgedeki halklar tarafından konuşulan Hint-Avrupa dillerinin etkisi altında kalmış ve böylece, bölgede yeni ve Anadolu ağızlarından farklı bir ağız alanı oluşmuştur. Rumeli veya Balkan ağızları olarak anılan bu varyantlar çeşitli sosyo-linguistik sebepler dolayısıyla fonetik, morfolojik ve sentaktik açıdan değişime maruz kalmıştır. Çalışmamızın ana konusunu oluşturan ve sentaksın çalışma alanına giren ilgi cümleleri de bahsedilen etkiler sonucunda farklı bir görünüm kazanmıştır. Bu çalışmada, çeşitli metinlerin taranmasıyla elde edilen örnekler üzerinden, Balkan coğrafyasında konuşulan Türkçe varyantlardaki ilgi cümlelerinin kullanımdaki işlevleri, dil etkileşimi sonucu değişen yapısal ve sözdizimsel özellikleri ele alınacaktır. Rumeli ağızlarında kullanılan ilgi cümlelerinin Türkiye Türkçesindeki benzer yapılardan ayrılan yönleri üzerinde durulacak ve işlevsel açıdan ilgi cümleleri yerine kullanılabilen bazı cümle çeşitleri de bu bağlamda değerlendirilecektir. Anahtar Sözcükler Rumeli ağızları, ilgi cümleleri, bağımlı cümle, sözdizimi.

AğızlarCümleRumeli ağızları+2
Sedef Kılıç
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Modern Uygurcada ve Türkçede geçmiş zaman: Karşılaştırmalı bir inceleme

Çağdaş Uygurca ile Türkçe iki akraba dil olarak fiil çekim sisteminde bir çok ortak biçimler bulundurmaktadır. Ancak bu benzer biçimlerin işlevleri kimi zaman bir birini karşılarken, kimi zaman karşılamamaktadır. Geçmiş zaman işaretleyen yapılarda ve bu yapıları oluşturan biçimbirimlerde de aynı durum söz konusu olmaktadır. Geçmiş zaman söz konusu iki dilde de en temel zaman ilişkisidir. Bu yüzden geçmiş zaman biçimleri hem biçimsel yönden, hem işlevsel yönden çok zengindir. Özellikle Çağdaş Uygurcada geçmiş zaman işaretleyen yapılarda karşımıza çıkan biçimbirimler sayıca çoktur. Bunlara yardımcı fiillerle oluşan katmerli yapılar da eklenirse, çok daha karmaşık bir görüntü sunmaktadır. Bu yüzden bu çalışmanın amacı geçmiş zaman işaretleyen yapılarda karşımıza çıkacak olan temel biçimbirimleri zaman-görünüş-kiplik açısından inceleyerek, işlevsel özelliklerini tespit etmektir. Çalışma beş bölümden oluşamaktadır. Birinci bölümünde çalışmanın amacı, literatür özeti, arştırma yöntemi ve temel kavramların açıklamalarına, İkinci bölümünde Çağdaş Uygurcanın geçmiş zaman biçimleri hakkında bilgi verilecek ve bu biçimlerin işlevsel yönden farklılıkları ve benzerlikleri örnekler ışığında incelenecektir. Çalışmanın üçüncü bölümünde Türkçedeki geçmiş zaman biçimlerinden bahsedilecek ve bu biçimleri oluşturan biçimbirimlerin işlevleri üzerinde kısaca durulacaktır. Dördüncü bölümde Çağdaş Uygurcadaki geçmiş zaman biçimleri ile Türkçedeki geçmiş zaman biçimlerinin incelenmesinden elde edilen sonuçlar karşılaştırılacaktır. En son bir sonuç bölümüyle çalışma tamamlanacaktır.

Dil bilgisi-zamanDil bilgisi-zamanGeçmiş zaman+2
Baısıer Tuerkezhatı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kıpçak grubu Türk dillerinde olumsuzluk

İletişimin en etkili yolu olan dil, kullanıcılarının aktarmak istediği her iletiyi yansıtabilecek güce sahiptir. Söz konusu iletiler onaylayan ve doğrulayan ifadeler kadar reddeden, inkâr eden, olumsuzlayan beyanlar da olabilmektedir. Her dilin kendi ilkeleri ve kuralları olduğu düşünüldüğünde evrensel bir ihtiyaç olan olumsuzluk kategorisinin de her dilde başka görünümlerde olması olağandır. Tonlama, belirli bir yapı yokluğu, olumsuzlayıcı enklitikler, öge sıralamasında değişiklik dillerin olumsuzluk işaretleme yöntemlerinden yalnızca birkaçıdır. Türkçe ise dış açılı olumsuzluğun çekim ile yapıldığı bir dildir. Fiil kök ve gövdelerine getirilen standart olumsuzlayıcı ile temel olumsuzluk elde edilir. Ancak birçok dilde olduğu gibi isim tümcelerinin, fiil tümcelerinin, isimlerin ve fiillerin olumsuzlanması farklı metotlarla sağlanmaktadır. Bu çalışmada dilbilimsel olumsuzluk Türkçenin yapısı, olumsuzluk stratejileri ve olumsuzluğun etkilediği seviye dikkate alınarak Tümcesel Olumsuzluk, Morfolojik Olumsuzluk ve Sözlükbirimsel Olumsuzluk olmak üzere üç başlığa ayrılmış; Kıpçak grubu Türk dillerinde görülen olumsuzluk bu kategoriler kapsamında incelenmiştir. Tümcesel Olumsuzluk kapsamına standart olumsuzlayıcı ile kurulan olumsuzluk, standart olumsuzlayıcı kullanılmaksızın elde edilen olumsuzluk, geniş zamanın olumsuzu, olumsuz ek fiil kuruluşu, ne...ne bağlacı, çoklu olumsuzluk ve soru yoluyla olumsuzluk dahildir. Morfolojik Olumsuzluk kapsamında Türkçe -sXz yapım eki ile Arapça gayr-, Farsça nâ- ve bî- ön eklerinin olumsuzladığı sözcükler ele alınmıştır. Doğal olumsuzluk ve olumsuz varlıksal tümce kurucusu ise Sözlükbirimsel Olumsuzluk dâhilindedir.

Dil bilgisi-eklerDilbilgisiKıpçakca+2
Simge Yarba
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancılara Türkçe öğretiminde Türkçeye yolculuk A1 ve A2 kitaplarında söz varlığı unsurlarının incelenmesi

Bilginin hızla yenilendiği bugünün dünyasında, toplumların ve bireylerin bilgiye ulaşması, bilgiyi kullanması ve bilgiyi üretmesi yaygınlaşmıştır. Türkiye'nin dışa açılım sürecinde "Büyük Öğrenci Projesi" kapsamında yabancılara Türkçe öğretimi, son yıllarda gelişme göstererek sadece Türk ve akraba topluluklara değil, dünyaya açılan bir proje haline gelmiştir. Yabancı dil olarak Türkçenin öğretimi, yalnız bir dil öğretimi değil aynı zamanda Türk kültürünün ve değerler sisteminin de dışa açılım süreci demektir. Bu bağlamda yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde nasıl bir yol izleneceği, sürecin başarısının daha iyiye nasıl götürüleceği ile ilgili çalışmalar yapılmakta ve bu çalışmaların gelişerek artmasına zemin hazırlanmaktadır. Avrupa Ortak Başvuru Metninde sınıflandırıldığı gibi yabancı dil olarak Türkçenin öğretiminde de A (temel), B (orta), C (üst) olmak üzere üç ana yeterlilik düzeyi belirlenmiştir. Söz konusu düzeylerin yeterlilikleri baz alınarak yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ile ilgili çeşitli materyaller, alanyazında mevcuttur. Bu materyallere örnek olarak ders kitapları, çalışma kitapları, Z kitaplar ve diğer teknolojik materyaller verilebilir. Bu çalışmada da yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan Türkçeye Yolculuk A1 ve A2 düzeyi ders ve çalışma kitapları nitel araştırma yönteminin doğasına uygun olarak incelenmiş olup çalışma, kuramsal nitelik taşımaktadır. Çalışma, söz varlığı unsurlarını; atasözleri, deyimler, ikilemeler, iletişim ifadeleri, özel adlar ve ünlemleri tespit etmeyi; söz varlığı ve kelime sıklığı dağılımını ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Çalışmada kelime sıklığı, Cibakaya 2.0 dizin programı ile verileştirilmiştir. Ayrıca çalışmada dil ve kültür arasındaki bütünlük ilişkisi incelenmiş, söz varlığının kültür aktarımı üzerindeki etkisi ortaya konmuştur.

KültürTürkçe öğretimiYabancı dil
Göknur Çetinkaya
Ardahan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Derleme sözlüğü'ndeki oyun ve oyunla ilgili kavram alanları

İnsanlar yaşadıkları ilk andan itibaren bütün duygu, düşünce ve isteklerini aktarma ve diğer canlılar ile anlaşma ihtiyacı hissetmişlerdir. Dil; insanların kendi aralarında anlaşmalarını sağlayan, insanın gereksinimlerine yanıt veren ve ait oldukları toplumu, tarihi, kültürü, coğrafyayı, bulundukları topluma ait yaşayış şekillerini yansıtan çok kapsamlı bir yapıdır. Bu kapsamlı yapıyı her yönüyle inceleyen bilim dalı ise, dil bilimdir. Dil bilim, dilin barındırdığı genel ve özel niteliklerin tamamını araştıran, dilin içerisinde bulunan sorunlara yönelen, diller arasındaki ortaklıkları ve farklılıkları inceleyen, kendi içerisinde birçok farklı dala ayrılan ve diğer bilim dallarıyla da ilişki içerisinde olan oldukça geniş bir alandır. Oyunlar, canlılar ile birlikte var olmuş ve bütün medeniyetlerde, tarihin her döneminde yerini almıştır. Oyunlar; insanı eğitmesi, zamanını değerlendirmesi, birlik ve beraberliği sağlaması, geçmiş ve gelecek arasında köprü vazifesi görmesi, topluma ait kültürel yapıyı gözler önüne sermesi açısından çok önemlidir. Bu nedenle oyun ve oyunla ilgili kavram alanlarına ait adlandırmalar, bilimsel açıdan incelendiğinde tarihsel birçok yapıyı da aydınlığa kavuşturacaktır. Dil bilim içerisinde oyun ve oyunla ilgili kavram alanlarına ait bir alt kol bulunmamaktadır. Buna rağmen oyun ve oyunla ilgili kavram alanlarına ait adlandırmalar, içerdiği çeşitli yapılar bakımından dil bilim ile yakından ilişkilidir. Oyun ve oyunla ilgili kavram alanlarına ait adlandırmaların ortaya çıkışı ve adlandırma süreci, geçmişe birçok yönden ışık tutmaktadır. Bu nedenle, barındırdığı dilsel ögeler sebebiyle aydınlatılması gereken bir alandır. Oyun ve oyunla ilgili kavram alanlarına ait adlandırmaların yapılan çalışmalar neticesinde yaşa, kimliğe, bölgeye, kullanılan araç ve gerece, bireysel veya toplu olarak oynanması gibi özelliklere göre çeşitli adlandırmaları bünyesinde bulundurduğu görülmektedir. Çalışmada ağız araştırmaları alanında yapılmış en büyük çalışmalardan biri olarak kabul edilen "Derleme Sözlüğü"ndeki oyun ve oyunla ilgili kavram alanlarına ait adlandırmalar tespit edilmiştir. Tespit edilen oyun ve oyunla ilgili kavram alanlarına ait adlandırmalar, birçok açıdan değerlendirilerek kendi içerisinde çeşitli sınıflamalara tabi tutulmuştur. Bu çalışma, halk ağzında kullanılan oyun ve oyunla ilgili kavram alanlarına ait adlandırmaları kapsamlı bir şekilde açıklamayı ve Türkiye'deki oyun ve oyunla ilgili kavram alanlarına ait adlandırmalar ile ilgili yapılan çalışmalara katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

AdbilimiDerlemeDerleme sözlüğü+7
Zuhal Doğan
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Galım Jaylıbay'ın seçilmiş şiirleri üzerine dil incelemesi (inceleme-aktarma)

Bu çalışmada, Modern Kazak Edebiyatı'nın önde gelen isimlerinden biri olan şair Galım Jaylıbay'ın "Esil Ağadı" adlı şiir kitabından seçilen altmış şiirinde ses bilgisi ve şekil bilgisi olarak dil incelemesi yapılmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde Kazak Edebiyatı, Kazak Türkçesi ve Galım Jaylıbay'ın hayatı ile şairliğinden bahsedilmiştir. Ardından ele alınan altmış şiirin ses bilgisi ve şekil bilgisi özelliklerinin incelemesi yapılmıştır. Dil İncelemesi kısmından sonra incelediğimiz şiirlerin Kiril alfabesinden Latin alfabesine transkripsiyonu ve Türkiye Türkçesine aktarımı verilmiştir. Sonuçta ise, yaptığımız çalışmanın değerlendirilmesi yapılmış ve ortaya çıkan sonuçlar değerlendirilmiştir. Bu çalışmanın amacı, ortak kökenden gelen bu iki Türk toplumunun birbirlerinin dilini ve edebiyatlarını daha iyi tanıması ve Türk dünyası edebiyatlarının güçlenmesini sağlamaktır. Çalışmanın sonunda çalışma süresince yararlandığımız kaynakların sunulduğu "Kaynakça" bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Galım Jaylıbay, Şiir, Dil İncelemesi, Aktarım.

AktarımBiçimbilimDil özellikleri+5
Esra Şahin
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Galım Jaylıbay'ın seçilmiş şiirleri üzerine dil incelemesi (inceleme-aktarma)

Bu çalışmada, Modern Kazak Edebiyatı'nın önde gelen isimlerinden biri olan şair Galım Jaylıbay'ın "Esil Ağadı" adlı şiir kitabından seçilen altmış şiirinde ses bilgisi ve şekil bilgisi olarak dil incelemesi yapılmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde Kazak Edebiyatı, Kazak Türkçesi ve Galım Jaylıbay'ın hayatı ile şairliğinden bahsedilmiştir. Ardından ele alınan altmış şiirin ses bilgisi ve şekil bilgisi özelliklerinin incelemesi yapılmıştır. Dil İncelemesi kısmından sonra incelediğimiz şiirlerin Kiril alfabesinden Latin alfabesine transkripsiyonu ve Türkiye Türkçesine aktarımı verilmiştir. Sonuçta ise, yaptığımız çalışmanın değerlendirilmesi yapılmış ve ortaya çıkan sonuçlar değerlendirilmiştir. Bu çalışmanın amacı, ortak kökenden gelen bu iki Türk toplumunun birbirlerinin dilini ve edebiyatlarını daha iyi tanıması ve Türk dünyası edebiyatlarının güçlenmesini sağlamaktır. Çalışmanın sonunda çalışma süresince yararlandığımız kaynakların sunulduğu "Kaynakça" bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Galım Jaylıbay, Şiir, Dil İncelemesi, Aktarım.

AktarımBiçimbilimDil özellikleri+5
Esra Şahin
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elçin Efendiyev romanlarında halk kültürü unsurları

Azerbaycan Türk Edebiyatının önemli isimlerinden biri olan Elçin Efendiyev, Azerbaycan sahasının yanı sıra yirmiden fazla dile çevrilmiş eserleriyle uluslararası bir öneme sahiptir. Sovyetler döneminin baskıcı ve yıkıcı politikalarının hâkim olduğu sıralarda ve sonrasında kaleme aldığı eserleriyle gerek siyasi gerek kültürel ve sosyal olmak üzere pek çok alanda millî doğruların savunucusu olmuş ve bir döneme tüm gerçekçiliğiyle ışık tutma gayesini yazılarına taşımıştır. Tüm bu sosyal, kültürel-trajik meselelerle birlikte eserlerinde halk kültürünün zengin mirasını vurgulamayı da ihmal etmemiştir. Öne çıkan zengin mirasın tespitinden hareketle hazırlanmış olan bu çalışma, Elçin Efendiyev'in Türkiye Türkçesine aktarılmış olan Ak Deve, Mahmut ile Meryem, Ölüm Hükmü ve Kafa romanlarının halk kültürü unsurları bakımından incelenmesinden oluşmuştur.

Azeri edebiyatıEfendiyev, ElçinHalk bilimi+3
Yağmur Söğüt
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elçin Efendiyev romanlarında halk kültürü unsurları

Azerbaycan Türk Edebiyatının önemli isimlerinden biri olan Elçin Efendiyev, Azerbaycan sahasının yanı sıra yirmiden fazla dile çevrilmiş eserleriyle uluslararası bir öneme sahiptir. Sovyetler döneminin baskıcı ve yıkıcı politikalarının hâkim olduğu sıralarda ve sonrasında kaleme aldığı eserleriyle gerek siyasi gerek kültürel ve sosyal olmak üzere pek çok alanda millî doğruların savunucusu olmuş ve bir döneme tüm gerçekçiliğiyle ışık tutma gayesini yazılarına taşımıştır. Tüm bu sosyal, kültürel-trajik meselelerle birlikte eserlerinde halk kültürünün zengin mirasını vurgulamayı da ihmal etmemiştir. Öne çıkan zengin mirasın tespitinden hareketle hazırlanmış olan bu çalışma, Elçin Efendiyev'in Türkiye Türkçesine aktarılmış olan Ak Deve, Mahmut ile Meryem, Ölüm Hükmü ve Kafa romanlarının halk kültürü unsurları bakımından incelenmesinden oluşmuştur.

Azeri edebiyatıEfendiyev, ElçinHalk bilimi+3
Yağmur Söğüt
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Alaş hareketi temelinde dil ve edebiyat

Kazakistan'ın kaderini değiştiren hadiseler 17. yüzyılın başlarına kadar uzanmaktadır. Bu tarihlerde, özellikle Kalmuklar tarafından olmak üzere birçok istila ve baskıya maruz kalan Kazak halkı, başlarındaki musibetlerden kurtulmak maksadı ile geçici olarak Rusların koruması altına girmek istemişlerdir. Onların bu talebini çeşitli siyasi entrikalar ve hukuk dışı tasarruflar ile avantaja çeviren Ruslar, zaman içinde Kazakistan'ı hem işgal etmiş hem de Kazak halkını asimile etme yolunda birçok çalışma yapmışlardır. Yaptıkları büyük hatanın farkına sonradan varan Kazak halkının esaret altına girmesi birçok ulusal, kültürel ve sosyal sorunu da beraberinde getirmiş, içine düştükleri bataklıktan kurtuluş yolları aramaya başlamaları ile isyanlar kaçınılmaz bir hâle gelmiştir. Bu bağlamda, istiklal mücadeleleri arasında bilhassa önem taşıyan "Alaş" hareketi Kazakistan'ın kaderini ikinci kez değiştirmiştir. Sovyet iktidarının başlangıç yıllarında ortaya çıkan "Alaş Partisi" ve "Alaş egemenliği" sorunu Kazak halkını sosyolojik ve politik açıdan derinden etkilemiştir. Bir yandan bağımsızlık mücadelesi veren halk diğer yandan geçim sıkıntısının zorluklarına, misyonerlik faaliyetlerinin olumsuz sosyo-kültürel sonuçlarına ve uzun süren savaşların getirdiği psikolojik çöküntülere göğüs germek zorunda kalmıştır. Ulusun kaderini değiştirecek kahraman vatan evlatları işte bu ahval ve şerait içinde ortaya çıkmış ve mücadelelerine halka ulusal liberalizmin gerekliliğini basın-yayın yolu ile anlatarak başlamışlardır. Edebiyatın halk üzerindeki tesir gücünü de ortaya koyan milliyetçi Kazak aydın kesimin Kazak siyasi düşüncesinin modernize edilmesi sürecindeki rolü büyük ehemmiyet taşımakla birlikte, bu dönemde neşredilen birçok eser günümüz çağdaş Kazak edebiyatının temelini teşkil etmesi açısından ayrı bir kıymete sahiptir. Bu çerçevede gelişen olayların Kazak halkı ve Kazakistan'ın siyasal yapısı üzerindeki izi büyük önem arz etmektedir. Neticede, Alaş hareketi başarısız olduysa da Kazak halkı üzerinde uyandırdığı etki uzun yıllar devam etmiştir. Hareketin izlerini yok etmek isteyen Ruslar ise bu yönde 1930'lu yıllara kadar çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Anahtar Kelimeler: Kazak, Kazakistan, Kazak Türkçesi, Kazak Edebiyatı, Alaş

Alaş HareketiAlaş Orda PartisiKazak edebiyatı+3
Muhammed Delibaş
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Alaş hareketi temelinde dil ve edebiyat

Kazakistan'ın kaderini değiştiren hadiseler 17. yüzyılın başlarına kadar uzanmaktadır. Bu tarihlerde, özellikle Kalmuklar tarafından olmak üzere birçok istila ve baskıya maruz kalan Kazak halkı, başlarındaki musibetlerden kurtulmak maksadı ile geçici olarak Rusların koruması altına girmek istemişlerdir. Onların bu talebini çeşitli siyasi entrikalar ve hukuk dışı tasarruflar ile avantaja çeviren Ruslar, zaman içinde Kazakistan'ı hem işgal etmiş hem de Kazak halkını asimile etme yolunda birçok çalışma yapmışlardır. Yaptıkları büyük hatanın farkına sonradan varan Kazak halkının esaret altına girmesi birçok ulusal, kültürel ve sosyal sorunu da beraberinde getirmiş, içine düştükleri bataklıktan kurtuluş yolları aramaya başlamaları ile isyanlar kaçınılmaz bir hâle gelmiştir. Bu bağlamda, istiklal mücadeleleri arasında bilhassa önem taşıyan "Alaş" hareketi Kazakistan'ın kaderini ikinci kez değiştirmiştir. Sovyet iktidarının başlangıç yıllarında ortaya çıkan "Alaş Partisi" ve "Alaş egemenliği" sorunu Kazak halkını sosyolojik ve politik açıdan derinden etkilemiştir. Bir yandan bağımsızlık mücadelesi veren halk diğer yandan geçim sıkıntısının zorluklarına, misyonerlik faaliyetlerinin olumsuz sosyo-kültürel sonuçlarına ve uzun süren savaşların getirdiği psikolojik çöküntülere göğüs germek zorunda kalmıştır. Ulusun kaderini değiştirecek kahraman vatan evlatları işte bu ahval ve şerait içinde ortaya çıkmış ve mücadelelerine halka ulusal liberalizmin gerekliliğini basın-yayın yolu ile anlatarak başlamışlardır. Edebiyatın halk üzerindeki tesir gücünü de ortaya koyan milliyetçi Kazak aydın kesimin Kazak siyasi düşüncesinin modernize edilmesi sürecindeki rolü büyük ehemmiyet taşımakla birlikte, bu dönemde neşredilen birçok eser günümüz çağdaş Kazak edebiyatının temelini teşkil etmesi açısından ayrı bir kıymete sahiptir. Bu çerçevede gelişen olayların Kazak halkı ve Kazakistan'ın siyasal yapısı üzerindeki izi büyük önem arz etmektedir. Neticede, Alaş hareketi başarısız olduysa da Kazak halkı üzerinde uyandırdığı etki uzun yıllar devam etmiştir. Hareketin izlerini yok etmek isteyen Ruslar ise bu yönde 1930'lu yıllara kadar çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Anahtar Kelimeler: Kazak, Kazakistan, Kazak Türkçesi, Kazak Edebiyatı, Alaş

Alaş HareketiAlaş Orda PartisiKazak edebiyatı+3
Muhammed Delibaş
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00