Pamukkale University
Institute

Institute of Graduate Studies in Science

Pamukkale University

438

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Bitkisel ekstraktlı nanoliflerin elektro-eğirme yöntemi ile üretimi ve sosis kaplamada kullanımı

Bu çalışmanın ilk aşamasında elektro-eğirme yöntemiyle polimerin %5 (w/w)'i oranında karanfil ekstraktı ve çörekotu atığı ekstraktı ilaveli pullulan ve pullulan/peynir altı suyu proteini nanolifleri farklı çalışma koşullarında (voltaj, iğne ucu-toplayıcı mesafesi, akış hızı) elde edilmiştir. Elde edilen nanoliflerin çapları 168-600 nm arasında değişmektedir. Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopi (FTIR), X-Işını Kırınımı (XRD) ve Diferansiyel Taramalı Kalorimetre (DSC) sonuçları, elde edilen nanolifler ile karanfil ekstraktı ve çörekotu atığı ekstraktı arasında uyumlu bir etkileşim olduğunu göstermiştir. Nanoliflerin fenolik madde içeriği 0,62-48,05 mg GAE/g km ve antioksidan aktivitesi (DPPH) 274-4174 µmol TE/g km arasında değişmektedir. Elde edilen nanoliflerden bazıları S. aureus, M. luteus ve C. albicans'a karşı antimikrobiyal aktivite göstermiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında ise ilk aşamada kullanılan koşullardan dördü seçilerek polimerin %30 (w/w)'u oranında karanfil ekstraktı ve çörekotu atığı ekstraktı ilaveli pullulan ve pullulan/peynir altı suyu proteini nanolifleri elde edilmiştir. Liflerin fenolik madde içeriği 26,17-167,02 mg GAE/g km ve antioksidan aktivitesi 1905-17165 µmol TE/g km aralığında saptanmıştır. Karanfil ekstraktı içeren pullulan nanolifi S. aureus, M. luteus, E. coli, C. albicans ve A. flavus'a karşı antimikrobiyal aktivite gösterirken, aynı oranda çörekotu atığı ekstraktı içeren pullulan nanolifi S. aureus ve E. coli bakterilerine karşı antimikrobiyal aktivite göstermiştir. Çalışmanın üçüncü aşamasında ise ikinci aşamada üretilen nanoliflerden kesiksiz üretilen, antibakteriyal aktivitesi, antioksidan aktivitesi yüksek olan ve homojen morfolojiye sahip olan ikisi seçilip sosis örneklerini kaplamada kullanılmıştır. Ekstrakt ilaveli nanolifler ile kaplanan sosis örneklerinin pH'si depolama boyunca kontrol grubunun pH'sine göre daha yavaş artmıştır. Ekstrakt ilaveli nanolifler ile kaplanan sosis örneklerinin L* (parlaklık) renk değerleri, kontrol grubuna göre daha yüksek bulunmuştur. Ekstrakt ilaveli nanolifler ile kaplanan sosis örneklerinin a* değeri depolama süresince azalmış fakat bu azalma kontrol grubuna göre daha yavaş gerçekleşmiştir. Karanfil ekstraktı ve çörekotu atığı ekstraktı içeren nanolifler ile kaplanan sosis örnekleri, kontrol grubuna göre TBARS değerini sırasıyla %20 ve %17 oranında, E. coli sayısını sırasıyla 1,98 ve 1,01 log düzeyinde ve L. monocytogenes sayısını ise sırasıyla 1,33 ve 0,87 log düzeyinde azaltmıştır.

Elektroeğirme yöntemiKaranfilNanolif+3
Özlem Zambak
Pamukkale University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Değişken komşuluk arama algoritmaları ile elektrikli araç rotalama problemlerinin çözümü

Dünya, Paris Anlaşması'nı uygulayarak iklim değişikliğinin etkilerini sınırlamayı kabul etmiştir. Bu da dünya ekonomisinin en yoğun karbon-yoğun sektörlerinden biri olan ulaştırma sektöründe temel ve köklü değişiklikleri gerektirmektedir. Sektörde açık ara baskın enerji kaynağı petrol olduğu için, kullanılan araçların elektrifikasyonu dekarbonizasyon açısından önemli bir rol oynayacaktır. Böylece sera gazı emisyonuna ek olarak hava ve gürültü kirliliği de azaltılarak, bu kapsamdaki sağlık sorunlarının önlenmesine katkıda bulunulacaktır. Lojistik şirketleri açısından ise araç filolarının elektrifikasyonu, fosil yakıtlardaki yüksek ve dalgalı fiyatlara karşılık yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektrik enerjisinin kullanımı ile lojistik maliyetlerinde ciddi oranda tasarruf anlamına gelmektedir. Lojistik faaliyetlerinde elektrikli araçların (EA'ların) kullanımının yaygınlaşmasının önünde aşılması gereken bazı engeller bulunmaktadır. EA'ların enerji ihtiyacının karşılandığı bataryanın enerji kapasitesinin düşük olması sürüş mesafesine, şarj süresinin uzun olması da şarj istasyonunda (Şİ'de) bekleme süresine olumsuz anlamda etki etmektedir. EA filosuna sahip lojistik şirketleri açısından filonun rotalamasının müşterilerin servis taleplerini miktar ve zaman açısından karşılayabilecek şekilde olması gerekmektedir. Bu tez çalışması kapsamında, şirketlerin EA filolarının rotalanması amacıyla Elektrikli Araç Rotalama Problemi (EARP) türevlerinin etkin bir şekilde çözülmesi amaçlanmıştır. EARP'ye ek olarak zaman penceresi ve eş zamanlı topladağıt kısıtlarını birlikte ve ayrı ayrı içeren üç EARP türevi matematiksel olarak modellenmiş, küçük boyutlu problemlerin kesin çözümleri bulunmuş, büyük boyutlu problemlerin çözümü için ise Değişken Komşuluk Arama (DKA) algoritmasını merkezine alan sezgisel çözüm yöntemleri önerilmiştir. Ayrıca DKA kapsamında literatürde kullanılan yerel arama operatörlerine ek olarak probleme özgü operatörler geliştirilmiştir. Yapılan deneysel çalışmalar sonucunda, önerilen sezgisel çözüm yöntemlerinden İndirgenmiş DKA'nın boru ve döngüsel komşuluk değiştirme adımını içeren iki versiyonunun problemlerin çözümünde en etkili algoritmalar olduğu görülmüştür. DKA operatörlerinin çözümü iyileştirme oranlarının problem türüne göre değişiklik gösterdiği, düşük performansa sahip operatörlerin kullanılmaması ile daha kısa sürede daha iyi çözümlere ulaşıldığı gözlemlenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Elektrikli araç rotalama problemi, değişken komşuluk arama algoritması, sezgisel çözüm yöntemi, kesin çözüm yöntemi

Yusuf Yılmaz
Pamukkale University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kısıtlı veri ve belirsizlik altında elektronik atık (e-atık) miktarlarının tahmin edilmesine yönelik model önerileri

Teknolojik değişim ve gelişimlerle birlikte, elektronik atık (e-atık) oluşumu son yıllarda hızlı bir şekilde artmıştır. Oluşan e-atık miktarının tahmin edilmesi ise e-atık yönetimi için önemli bir konu haline gelmiştir. Ancak e-atık oluşumunun ve ürün ömürlerinin belirsiz yapısı ile kayıtlı e-atık verilerin sınırlı olması ise e-atık tahminini zorlaştırmaktadır. Bu tez kapsamında e-atık tahmini için üç farklı metodolojik yaklaşım sunulmuştur. İlk olarak girdi-çıktı analizine dayalı Geliştirilmiş Carnegie Mellon (GCM) yöntemi önerilmiştir. Bu modelde e-atık tahmini, klasik Carnegie Mellon yönteminin aksine ürün ömrünün ürünün satış yılına göre farklı olma durumu dikkate alınarak yapılmaktadır. İkinci olarak ise, e-atık tahmini için sistematik bir tahmin yaklaşımı önerilmiş, bu yaklaşım Türkiye'nin 2001-2035 yılları atık cep telefonu (ACT) tahmininde uygulanmıştır. Önerilen yaklaşım, satış verileri ve dinamik ürün ömrünü dikkate almakta, gelecek tahmini yaparken alternatif zaman serisi modellerini (Basit üstel düzeltme, Holt's, Lojistik, Gompertz, Logaritmik, Bass ve ARIMA modelleri) kullanarak en iyi performans sergileyen modeli seçmektedir. Devamında ise atık malzeme miktarları ve getiri potansiyelleri hesaplanmaktadır. Önerilen yaklaşım ile 2035 yılında Türkiye'de ACT miktarının 11,5 milyon adedi geçeceği ve 52 milyon dolarlık bir getiri potansiyeline sahip olacağı tahmin edilmiştir. Üçüncü olarak ise, e-atık tahmini için Trigonometri Tabanlı Ayrık Gri Model (TBDGM (1,1)) önerilmiştir. Önerilen model doğrusal olmayan veri yapısına sahip e-atık oluşumunu trigonometrik ifadelerle modelleyebilme ve model parametrelerini meta sezgisel algoritma ile optimize etme kabiliyeti sayesinde başarılı sonuçlar üretmiştir. TBDGM (1,1) modeli ile Türkiye e-atık oluşumu modellenerek 2021-2030 yılları için e-atık miktarı tahmin edilmiştir. Sonuç olarak, tez kapsamında önerilen modeller ve yaklaşımların, e-atık yönetim sürecinde yer alan tüm paydaşlara stratejik ve taktiksel seviye kararlarda katkı sağlaması beklenmektedir.

Zeynep Özsüt Boğar
Pamukkale University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sirkülasyon pompaları için yüksek verimli senkron relüktans motor ve sürücü tasarımı

Sirkülasyon pompaları, hidrolik pompa, elektrik motoru ve değişken hız sürücüsü içeren bütünleşmiş yapılar olarak tanımlanabilir. Dolaşım pompaları, yeterli basınçla ısınma veya soğutma akışkanlarını konutlar, endüstriyel tesisler ve ofis binaları için taşımak amacıyla kullanılır. Dünya genelinde, elektrikli makinelerin toplam enerji tüketiminin büyük bir kısmına karşılık gelen bu sistemlerde yüksek verimli motorların ve sürücülerin kullanılması enerji maliyetlerini ve karbon emisyonunu azaltmaktadır. Güvenilirlikleri ve basit yapıları sebebiyle, indüksiyon motorları (IM) günümüze kadar pompa uygulamalarında en çok tercih edilen motor tipi olmuştur. Ancak, bu motorlar, Avrupa Birliği'nin belirlediği yeni enerji verimliliği standartlarını karşılayamadığı için yüksek verimli kalıcı mıknatıslı senkron motorlara (KMSM) bir eğilim oluşmaktadır. KMSM'lar enerji verimliliği standartlarını sağlayan yüksek enerji yoğunluğuna sahip motorlardır. Ancak rotor yapısında kullanılan mıknatıslar ülkemizde bulunmayan nadir elementlerdir. Motor üretilebilirliğini azaltarak sistem maliyeti arttırırlar. Yüksek sıcaklık uygulamalarında demagnetizasyon sonucunda moment kayıplarına neden olabilirler. Bu bağlamda, nadir ve hassas elementleri içermeyen yapıları ile dikkat çeken ve yüksek verimlilik sınıfında konumlanan senkron relüktans motorları (SynRM), bu standartları karşılamak adına önemli bir potansiyele sahip olmasına rağmen düşük güç faktörü ve kontrol algoritmasının nispeten zor olmasından dolayı sektörde pek tercih edilmemektedir. Bu tez kapsamında, sirkülasyon pompaları için 750 W gücünde SynRM'un tasarımı ve üretimi yapılmıştır. Güç faktörü düzeltmeli (GFD) bir motor sürücü tasarlanarak alan yönlendirmeli denetim algoritması ile kontrol edilmiştir. GFD devresi sayesinde motor sürücü performansı arttırılmış ve senkron relüktans motorlarının düşük güç faktörünün şebekeye olumsuz etkisi önlenmiştir. Geliştirilen alan yönlendirmeli denetim algoritması ile kararlı bir motor kontrolü sağlanmış ve motorun en verimli çalıştığı akım vektörü açısı belirlenerek motor verimi IE5 sınıfına yükseltilmiştir. Verimlilik standartlarını karşılamak için IM motorlardan KMSM motorlara geçişte SynRM'ların yüksek potansiyele sahip olduğu uygulamalı olarak gösterilmiştir.

Arda Kılıç
Pamukkale University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Manyetik katı faz ekstraksiyonu ile nikel ve kobalt tayininde biyokompozit kullanımı

Hızlı kentleşme ve sanayileşme sonucu toprak ve suda nikel, kobalt gibi ağır metallerin birikmesi sonucu su, hava ve toprak gibi çevresel etmenler kirlenir. Bu kirlilik ekolojik besin zincirinde toksisiteye sebep olur. Çevresel etmenlerde bulunan bu ağır metaller hem bitkileri hem de bu bitkiler yoluyla beslenen insan sağlığını tehdit eder. Bu sebeplerden dolayı su kalitesi ve çevreye olan etkilerinde, suda bulunan ağır metallerin analizi önem arz etmektedir. Bu çalışmada nikel ve kobalt iyonlarının aloe vera ile modifiye edilmiş yeni bir biyolojik partikül ile manyetik katı faz ekstraksiyonu ile önderiştirme yapılarak yöntem geliştirilmesi ve alevli atomik absorpsiyon spektrometresi ile tayinleri amaçlanmıştır. Fe0 yüklü aloe vera biyopolimerin yapısal karekterizasyonu Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopisi (ATR-IR), Enerji Dağılımlı X-ışını sepektroskopisi (EDS) ve Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM) ile incelenmiştir. Katı faz materyali olarak 50 mg Fe0 yüklü aloe vera biyopolimer kullanıldı. Nikel ve kobalt iyonlarının kantitatif tutunmaları pH 7' de sağlanarak 0.5 mL, 1 M HNO3 ile kantitatif olarak elüe edildi. Çalışılan iyonlar için kantitatif geri kazanımın sağlandığı örnek hacmi 100 mL olarak bulundu. Bu sebeple zenginleştirme faktörü 200 hesaplandı.

AbsorpsiyonAloe veraBiyopolimerler+3
Recep Armağan
Pamukkale University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Bağımsız hareketli hava araçları için konumlandırma sistem tasarımı

İnsansız hava araçlarının ve özellikle dronların hava içerisinde stabil hareket etmelerine yönelik bilim insanlarının yoğun çalışmaları, bu sorunun büyük oranda üstesinden gelinmesini sağlamıştır. Açık ve kapalı alanda GPS'den bağımsız navigasyon sistemleri, günümüz bilim insanlarının üzerinde fazlaca vakit harcadığı bir çalışma alanı haline gelmiştir. Bu çalışmada, AruCo markerlarla görsel odometri kullanan bir hava aracının, anlık topladığı görüntülere dayalı konumlandırmayı yüksek başarım oranıyla yapabildiği gösterilmeye çalışılmıştır. Konumlandırma başarım oranının hesaplanabilmesi için CoppeliaSim simülasyon programında bir simülasyon ortamı hazırlanmıştır. Kapalı alan simülasyonu olarak bir depo alanı tasarlanmıştır. Depo alanının etrafına ve alanın ortasına bir dizi toplamda 27 adet raf yerleştirilmiştir. Simülasyonda toplam 27 rafın her biri 6x6'lık ArUco tipi etiket kullanılarak etiketlenmiştir. ArUco etiketlerinin konumları her rafın sağ üst köşesine yerleştirilmiş ve numaralama saat yönünün tersi yönde yapılmıştır. Simülasyon ortamında hava aracının hareketi esnasında, aracın konum, atalet ölçüm birimleri (Inertial Measurement Units-IMU) ve kamera bilgileri alınmaktadır. Kameradan alınan görüntüden, artırılmış gerçeklik (Augmented Reality-AR) etiketlerinin varlığı tespit edilmiş ve etiket ID'sine göre etiketin var olup olmadığı, etiketin kameradaki piksel cinsinden koordinatları ve etiketin alanı hesaplanmıştır. Bu veriye ek olarak hava aracının pusula bilgisi de alınmaktadır. Hava aracının gerçek konum bilgisi ise makine öğrenmesi tahminlemesinde çıkış değeri olarak kullanılmak üzere alınmaktadır. Her konum verisi için bir regresyon modeli oluşturulmuştur. Regresyon modelleri ile hava aracının kamerasının AR etiketleri gördüğü her yerde anlık konum ve poz tahmini üretilmiş ve hata değeri hesaplanmıştır. Hava aracının konum bilgileri olan x, y, z ve poz bilgisi olan γ açısı regresyon tahminleri ile gerçek değerlerin ilişkisi hakkında bilgi veren R^2 performans değerleri hesaplanmıştır. Kullanılan öğrenme algoritmaları için scikit-learn kütüphanesinden faydalanılmış olup varsayılan alt parametreler kullanılmıştır. Uygulanan algoritmalar arasında konumlandırma için en yüksek x değeri tahmininde 0,991 ile AdaBoost, en yüksek y değeri tahmininde 0,976 ile AdaBoost, en yüksek z değeri tahmininde 0,979 ile AdaBoost ve en yüksek Theta değeri tahminin de ise 0,816 değeri ile AdaBoost algoritması vermiştir. Mevcut konumlandırma ve poz tahmininde elde edilen R^2 metriğine göre AdaBoost algoritması ile yapılan tahmin sonuçlarının daha yüksek olduğu görülmüştür.

DroneGörsel referanslarKapalı alanlar+2
Murat Ekici
Pamukkale University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Mikroşebekeler için hiyerarşik enerji yönetim sistemi tasarımı ve uygulaması

Mikroşebekeler, yenilenebilir enerji kaynaklarının güç sistemlerine entegre edilmesine olanak sağlayarak yerel enerji kaynaklarının doğrudan tüketimi, depolanması ve dağıtımı için bir çözüm sunar. Bu tez çalışmasında, fotovoltaik, rüzgâr türbini, dizel generatör ve enerji depolamalı adalanmış DC mikroşebeke sistemi için hiyerarşik üç seviyeli kontrol yaklaşımına sahip bir enerji yönetim sistemi önerilmiş ve benzetim çalışmaları yapılmıştır. Hiyerarşik üç seviyeli kontrolde birincil kontrol seviyesi, dönüştürücülerin kontrolünü sağlar. İkincil kontrol seviyesi, bara gerilim restorasyonunun sağlanması ve akım paylaşım doğruluğunun eşzamanlı olarak arttırılması için kullanılır. Üçüncül kontrol seviyesinde ise optimum yük paylaşımı gerçekleştirilerek üretim maliyetlerinin en aza indirilmesi amaçlanır. Bu kontrol yapısının işletilmesinde, hibrit sistemin enerji talebini değişken yük koşulları altında otonom ve optimum şekilde yönetecek bir strateji önerilmiştir. Enerji yönetim sisteminde Mod-I, Mod-II ve Mod-III olmak üzere üç çalışma stratejisi belirlenmiştir. Mod-I'de yenilenebilir kaynakların maksimum güç noktası takibi sağlanır. Mod-II'de dizel generatörün yakıt tüketimi ve karbon salınımının en aza indirilmesi için enerji tüketim minimizasyon stratejisi tabanlı doğrusal programlama, genetik algoritma ve örüntü arama algoritmaları kullanılır. Mod-III'te ise dizel generatöre ihtiyaç duyulmayıp dağıtık kaynaklar arasındaki güç akışı, bulanık mantık kontrolör ve durum makine kontrol stratejisi kullanılarak optimize edilir. Mikroşebeke uygulamalarında güç dönüştürücüleri, yenilenebilir enerji kaynaklarının yönetiminde önemli bir rol oynamaktadır. Bu amaçla güç faktörü düzeltmeli, yüksek verimli yükselten tip bir dönüştürücü tasarımı ve uygulaması gerçekleştirilmiştir. Tasarlanan DC-DC dönüştürücü, deneysel çalışmalarda kullanılıp test edilmiştir. Deney test düzeneği için üç özdeş dağıtık enerji kaynağı, yük ve kontrol bloğundan oluşan bir DC mikroşebeke yapısı oluşturulmuştur. Dağıtık enerji kaynakları arasındaki güç paylaşımında iki seviyeli hiyerarşik enerji yönetimi kullanılmıştır. Deneysel çalışmalarda; geleneksel eğim kontrolü, uyarlanabilir eğim kontrolü, farklı akım paylaşım oranlarına göre güç paylaşımı, sistemin referans gerilimin değişimine gösterdiği tepki ve sistemin tak-çalıştır performansının incelenmesi sistematik olarak ele alınmış ve değerlendirmeler yapılmıştır. Sonuçlar göstermiştir ki, önerilen uyarlanabilir eğim kontrol yöntemi, DC bara gerilim restorasyonu ve akım paylaşım doğruluğu açısından daha iyi sonuçlar vermiştir.

Ahmet Kaysal
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sinyalize dönel kavşakların tasarım yöntemlerinin analizi

21. yüzyılın ilk çeyreğinde, gelişen Dünya yapısı ile her ülkede ulaşım büyük bir problem halini almıştır. Genel ulaşım stratejisi büyük oranda karayolu olan Türkiye'de de bu durum daha fazla hissedilmektedir. Ülkemizde trafik mühendisliği uygulamalarında hala eksikler bulunmakta ve yeni çözümler üretilmektedir. Dönel kavşak uygulaması, dünya üzerinde oldukça yaygın olmasına karşılık, sinyalizasyon tekniği açısından oldukça zayıftır. Son yıllarda bu konu hakkında bazı çalışmalar yapılmıştır. Bu tezde, bahsedilen çalışmalardan olan "Çakıcı ve Murat Yöntemi", "Yang Yöntemi" ve "Akçelik Yöntemi" kullanılmış, çeşitli senaryolar oluşturularak, "VISSIM" simülasyon programı ile analizleri yapılmıştır. Senaryolar, "Akçelik Gecikme Formülü" ile tekrar hesaplanarak, simülasyon gecikme değerleri ile karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonucunda, gecikme değerlerinin yakınlığı saptanarak Akçelik Gecikme Formülünün dönel kavşaklarda kullanılabilirliği ispatlanmıştır. Böylece, literatürde eş düzey kavşakların sinyal hesabı kullanılan "Avusturalya (Akçelik) Yöntemi" nin dönel kavşak sinyal hesabı için uygulanabilirliği hususunda ümit verici sonuçlara ulaşılmıştır. Analizlerde, farklı senaryolar için, ele alınan üç yöntem için de hacim değerlerinin artması ile gecikme sürelerinde artış gözlemlenmiştir. Dönel adanın çapı, şerit sayısı, devre diyagramı seçimi, faz sayısı, yeşil süre ve devre süresi gibi parametrelerdeki değişimin gecikme sürelerinde olumlu veya olumsuz manada etkileri olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.

Dönel kavşaklar
Gizem Çırak
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Manyetik aloe vera biyokompoziti ile krom tayini

Bu tezde, krom(III) tayini için, Aloe vera ile modifiye edilmiş Fe3O4 nano biyokompozit kullanılarak, manyetik katı faz ekstraksiyonu ile (Aloe vera-nZVI-MSPE) yöntem geliştirilmesi ve atomik absorpsiyon spektrometresiyle tayini amaçlanmıştır. Aloe vera-nZVI nano biyokompozitin yapısal karekterizasyonu Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopisi (ATR-IR), Enerji Dağılımlı X-ışını sepektroskopisi (EDS) ve Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM) ile incelenmiştir. Krom(III) iyonu alıkonması, 50 mg Aloe vera-nZVI nano biyokompozitiyle, pH 7'de 200 mL'lik örnekten, 1 mL 1 mol/L HNO3 elüentiyle ≥ %95 kantitatif geri kazanımla elde edilmiştir. Ekstraksiyon süresi 10 dk olarak belirlenmiştir. Zenginleştirme faktörü 200 mL örnek hacmi ve 1 mL elüent hacmiyle 200 olarak hesaplandı. Optimum şartlarda, gözlenebilme sınırı 3,4 µg/L, tayin sınırı 8,9 µg/L, yöntemin bağıl hatası %5,5 olarak bulunmuştur. Sertifikalı referans su örneklerinin analizi ve standart ekleme deneyleri ile doğrulanmıştır ve yöntemin doğrululuğu test edilmiştir. Yöntem çeşitli su örneklerindeki krom(III) tayinine başarıyla uygulanmıştır.

Aloe veraAtomik absorpsiyonBiyokompozit+2
Berivan Sevinç
Pamukkale University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Elma sularında ozon uygulamasının ürün kalitesi üzerine etkisi

Bu çalışmada, ham elma suyu örneklerinde pastörizasyon (92 °C, 30 saniye) ve farklı sürelerde (15-90 dakika) ozonlama uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Bu uygulamaların mikroorganizmalar (E. coli, koliform, toplam aerobik mezofilik bakteri [TAMB] ve maya-küf) üzerine etkisi incelenmiştir. Elma suyu örneklerinde pastörizasyon ve ozon uygulamaları ile farklı seviyelerde mikrobiyal inaktivasyon sağlanmıştır. Koliform grubu bakterilerin sayılarının 15 dakika ozon uygulaması sonunda tespit edilebilir seviyenin altına düştüğü görülmüştür. TAMB ve maya-küf grubu mikroorganizmaların koliform grubu mikroorganizmalara göre ozona daha dirençli olduğu ve 90 dakika ozon uygulaması sonucunda test edilen tüm mikroorganizma gruplarının sayılarının tespit edilebilir seviyenin altına düştüğü belirlenmiştir. Ozon uygulamasının elma suyundaki pestisitler (Acetamiprid, Difenoconazole, Dimethoate, Fluopyram, Imidacloprid, Methoxyfenozide, Pyrimethanil, Thiachloprid, Trifloxystrobin) üzerine etkisi de incelenmiştir. Ozonlama süresinin artmasıyla pestisit degradasyonunda genel olarak artışlar gözlenmiştir. 90 dakikalık ozon uygulaması sonunda bazı pestisitlerde sınırlı bir düzeyde degradasyon (%7.1-23.7) gözlenirken bazılarının degradasyon oranı ise yüksek seviyelerde (%74.9-100) gerçekleşmiştir. Elma suyu örneklerindeki fenolik madde miktarında pastörizasyon uygulaması ile %20, 15 dakika ozon uygulaması sonucunda %31 ve 90 dakika ozon uygulaması sonucunda ise %55.4 oranlarında kayıp tespit edilmiştir. Elma sularının antioksidan aktivite değerinin pastörizasyon uygulaması ile %16 oranında arttığı, kısa süreli (15-30 dakika) ozon uygulamalarında %31.3-48.7 oranında ve 90 dakika ozonlama işlemi sonucunda ise %92 oranında azaldığı tespit edilmiştir. Ozonlama işlemi, uzun uygulama sürelerinin neden olduğu besin değerindeki kayıpları önlemek koşuluyla, mikroorganizmaların ve pestisit kalıntılarının meyve suyundan uzaklaştırılması için pastörizasyona alternatif olarak umut vericidir.

Antioksidan aktiviteFenolik maddelerMeyve suları+4
Tuğçe Evkuran
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00