Sinop University
Anabilim Dalı

Bileşik Sanatlar Anabilim Dalı (disiplinlerarası)

Sinop University

10

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağdaş batı resim sanatında portrenin anlatısı

19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren modernizmin etkisiyle resim sanatında gelenekten kopuş başlamış, bu kopuş, yeni bir sanat anlayışı oluşturmuştur. Özellikle figürün anlatısında yaşanan büyük değişimler portrenin anlatısını da değiştirmiştir. 20. yüzyılın başlarında portrenin tasvirinde (anlatısı) yaşanan önemli değişimler, Çağdaş Batı Sanatında da portrenin anlatısına zemin oluşturmuştur. Çağdaş sanatta, model-portre yaklaşımının dışına çıkılmış, sanatçıların bireysel yaklaşımları önem kazanmıştır. Çalışmanın sınırlılığı kapsamında Çağdaş sanat akımlarından Pop Art, Neo Ekspresyonizm, Postmodernizm, Foto Realizm ve Güncel Sanatta portrenin ele alınışı incelenmiştir. Modernizmin salt estetiğine ve sınırlı anlatısına dayanan portre, çağdaş sanatla birlikte biçimsel, renksel ve anlatısal değişimlerin yanı sıra teknik ve malzeme bakımından da önemli değişimlere uğradığı görülmüştür. Özellikle postmodern söylemler resim sanatında köklü değişimler yaratmış bu büyük değişimler özellikle portrenin anlatısı üzerinde olmuş, portre, sanatın ana elamanı durumuna yükselmiştir. Modernizmin devamı olmayan bu portrelerde biçim, renk, form, kompozisyon, teknik malzeme ve özellikle anlatıda önemli değişimler yaşanmış, Çağdaş resim sanatının portrelerinin yüklendiği bu değişim ve anlatıların anlaşılması oldukça zorlaşmış, bilgi temelli bir anlatılmaya dönüşmüştür. Çağdaş sanatçıların portreleri ele alışlarında sergiledikleri yeni yaklaşımların giderek zenginleştiği, gelecekte de portreler üzerinde yeni yaklaşımların konu, yeni malzeme ve tekniklerle çeşitleneceği ön görülmüştür.

Yunus Emre Kılıç
Sinop University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sinop şehri üzerine görsel betimlemeler

Bu tezin konusunu resim sanatında Sinop şehrini görsel olarak betimleyen sanatçılar ve eserleri oluşturmuştur. Çalışma kapsamındaki sanatçıların bilgisi, eserlerin tarihsel süreçte nasıl çalışıldığı, akım ve üslup, teknik-malzeme açısından incelemesi tezin içeriğinde yer almıştır. Yine tezin içeriğinde Sinop'a ait sanat eserleri incelenip araştırma sonunda Sinop konulu kompozisyonlar çalışılmış ve bu görsel çalışmalar açıklaması ile sunulmuştur. Kentin kültürel değerleri, tarihi ve doğası yeni bir bakış açısıyla ele alınacak ve bu bakış açısı resim ve fotoğraf çalışmaları ile üretime dönüştürülecek olması amacıyla bu tezin konusu önem kazanmaktadır. Bu tez ile resim sanatında çalışılmış olan Sinop temalı görsel eserler bir araya getirilip bir kaynak altında derlenip toplanmış olup, aynı zamanda envanteri çıkarılmıştır. Sinop'a ait tarihsel belge niteliği taşıyan görsellerin ilk defa araştırılıp bir araya getirilmesi, aynı kaynak içinde künyesi ile beraber tarihsel ve arkeolojik bilime katkıda bulunması, gelecek nesillere taşınması açısından tez önem taşımaktadır. Bu tez sürecinde yapılacak olan Sinop şehrine ait sanatsal çalışmalarla amaç, yaşadığımız çevreye olan duyarlılığı artırarak kültürel bağlamda etkin bir rol oynamaktır. Kent konusunun sanata içerik olarak katkısını araştırmak, Sinop üzerine yapılmış eserleri incelemek, kenti doğası, kültürü, tarihi açısından görselleştirmek ve bu öğeleri sanatsal bir üretime dönüştürmek tezin asıl amacını oluşturmaktadır.

Huriye Bulut
Sinop University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Feminist analysis of the image of women in Turkish movie posters within the framework of graphic design principles

Movie posters are one of the most widely used areas of graphic design in our age, with a wide range of developing, changing and transforming technology. Used to inform, raise awareness and mobilize the society, movie posters have the potential to convey their message quickly and effectively. The social importance of the movie poster is not limited to providing information; it can also shape cultural and social norms. In this context, movie posters are effective visual tools used to emphasize the existence and rights of women in social, economic and cultural fields. In this study, the image of women in Turkish movie poster designs is critically analyzed within the scope of graphic design principles and feminist theories. The changes created by social norms on women are analyzed within the framework of the conceptual tools of Feminist theory. In addition, the social role of women, who gained visibility in the context of modernization, was tried to be associated with the analysis of film posters. Within the scope of the limitations of the study, 11 Turkish movie posters, which are still recognized today, were analyzed in terms of content and image (design) by using observation and written document analysis from qualitative research methods. It has been observed that movie posters with effective visual expressions and accurate message conveyors are not only valuable as promotional tools, but also as a mirror of the sociological and cultural structure, telling the social life and gender roles of the period, not only in terms of cinema history, but also in terms of monitoring and understanding social transformations.

Beste Kuzucan
Sinop University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

COVİD-19 pandemisinin sanat eserlerine yansıması

Sanat tarihine bakıldığında, hastalık olgusu sanatçılara ilham veren başlıca konuklardan biri olurken psikolojik ve toplumsal yıkımlar sanatçıların resimlerine her dönemde konu olmuştur. Öyle ki büyük felaketlere ve kayıplara sebep olan bu hastalıkların, sanatçıların çalışmalarında ilk çağlardan günümüze kadar yer aldığı görülmektedir. Bu bağlamda sanatçının zihin dünyası sadece güzeli değil, trajedileri, yıkımları, çirkinlikleri ve hastalıkları da konu edinmektedir. Sanatçı toplumun aksine olgulara sıradan bir bakış açısı ile bakmaz, çevresindeki olup biten her şeyi zihnindeki iç süzgeçten geçirerek imgelere dönüştürür. Hastalıkların yarattığı psikolojik travmalar, toplumsal yıkımlar sanatçıların eserlerine konu olmuştur. Söz gelimi cüzzam, çiçek hastalığı, sıtma, frengi, veba, kolera, ispanyol gribi, AIDS, yakın dönemde yaşadığımız covid-19 salgını ve bu salgınların yarattığı etkiler eserlerde öne çıkmaktadır. Sanat tarihinde hastalığa ve hastalığın sebep olduğu duygu durumlarına yer veren pek çok farklı teknikte eser görülmektedir. Bu tez kapsamında tarih boyunca meydana gelen önemli salgın hastalıkların toplumları nasıl etkilediği ve bu etkilerin sanatsal yapıtlara ne şekilde yansıdığı ele alınmakla birlikte son dönemde yaşadığımız Covid-19 pandemisinin postmodern süreç içerisinde sanata yansıma biçimleri incelenmektedir.

Raziye Çam
Sinop University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kavramsal sanatta nesne bellek ilişkisi

Kavramsal sanat, nesne ve bellek ilişkisinin ilk kıvılcımlarının atıldığı ve o dönemden sonra sanatın farklı bir yere evrildiği açıkça görülmektedir. Kavramsal sanat nesne, mekân, kelime ve resim üzerinden çalışmalarını sürdürmektedir. Kavramsal sanatçılar, gündelik nesneleri veya kişisel hatıra eşyalarını alıp, onlara yeni anlamlar yükleyebilmektedir. Sanatçı, nesneyi eserine dâhil ederek onu sıradan bir eşya olmaktan çıkarır ve daha derin, sembolik bir anlama dönüştürmektedir. Sanatta belleğin kullanımı ise bireyin geçmişle bugün arasında bağlantı kurarak nesnenin fiziksel varlığından ziyade taşıdığı fikir ve anlam üzerine kurulu bir temsili ifade etmektedir. Özellikle kavramsal sanatta, nesnenin kendisi değil, onun sanatsal bağlamı veya fikirsel yönü vurgulanmaktadır. İnsanın hafızasında her alan hatıralar nesne üzerinden tasvir edilmektedir. Geçmişte yaşadığımız olaylar duygu veya bireysel/tarihsel bir deneyimi temsil eden nesneler olarak önemli bir yer tutmaktadır. Bu tür nesneler, sadece fiziksel varlıklarıyla değil, taşıdıkları anı ve anlam katmanlarıyla değerlidir. Kavramsal sanatta hatıra nesneleri, izleyiciyi düşünmeye, geçmişi sorgulamaya ve kendi deneyimleriyle ilişki kurmaya teşvik eden güçlü bir araçtır. Kavramsal sanatta hatıra nesnesi hem bireysel hem de toplumsal bağlamda büyük bir anlam taşıyan aynı zamanda geçmişle bağlantı kuran güçlü bir sembol olmuştur.

Suzan Rümeysa Demirel
Sinop University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bourdieu'nun "kültürel sermaye, alan, habitus" ilişkisi bağlamında sinop'ta müzik ve profesyonel müzisyenlik

Canlı müzik üretiminin toplumsal ve kültürel boyutları, Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Sinop ili özelinde sosyolojik bir bakış açısıyla ele alınarak; bu süreç, Pierre Bourdieu'nun kültürel sermaye, habitus ve alan kuramı çerçevesinde analiz edilmiştir. Bu kapsamda araştırmanın amacı, Sinop kent merkezinde ve Gerze ilçesinde faaliyet gösteren profesyonel ve yarı profesyonel müzisyenlerin sahne pratikleri, repertuvar stratejileri, mekânsal tercihler, toplumsal temsiliyet biçimleri ve mesleki kimlik inşa süreçlerini incelemektir. Araştırma, etnografik yöntem doğrultusunda yapılandırılmış; nitel veri toplama araçlarıyla desteklenmiştir. Çalışma süresince 22 katılımcı ile görüşme yapılmış; Sinop merkezde dört; Gerze ilçesinde iki canlı müzik mekânında doğrudan ve katılımcı gözlemler gerçekleştirilmiştir. Bu gözlemler, hem kapalı iç mekânlarda hem de açık hava mekânlarında yürütülmüş; ayrıca beş düğün, iki açık hava konseri, 13 canlı müzik mekânındaki müzik ve müzisyen pratikleri, iki koro ekibi, dört müzik dinletisi, iki Helesa ritüeli ile toplam 28 gözlem yapılmıştır. Veri toplama sürecinde yarı yapılandırılmış görüşme formları, ses kayıtları, gözlem formları ve alan notları kullanılmıştır. Gözlemler sırasında mekânın fiziksel yapısı, sahne düzeni, müşteri profili ve performansın biçimi detaylı biçimde incelenmiş; görüşmelerde ise katılımcıların sosyo-kültürel kimlikleri, müzik geçmişleri, repertuvar tercihleri ve mekân sahipleriyle kurdukları ilişkiler araştırılmıştır. Elde edilen bulgular, müzik pratiğinin yalnızca estetik ve eğlenceye dayalı bir faaliyet olmadığını; aynı zamanda kültürel kimliklerin ifade alanı, toplumsal statü inşasının bir aracı ve sembolik sermayenin dönüştürüldüğü bir toplumsal alan olduğunu gösterir. Bu bağlamda araştırma, Sinop'taki müzik alanının geleneksel kültürel kodlar ile modern sektör dinamiklerinin kesiştiği çok katmanlı bir yapı arz ettiğini ortaya koyarak, Bourdieu'nun kültürel sermaye, habitus ve alan kavramlarının yerel bir bağlamda nasıl işlerlik kazandığına dair önemli bir örnek sunar.

Canlı müzikEtnomüzikolojiYerel müzik
İrem Ermiş Kerim
Sinop University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aphrodısıas antik kenti propaganda imgelerine dair görsel çözümlemeler

Bu çalışma, Afrodisias Antik Kenti'ndeki Sebasteion kabartmaları üzerinden, Roma İmparatorluğu döneminde sanatın bir propaganda aracı olarak nasıl kullanıldığını görsel çözümleme yöntemiyle incelemektedir. İmparatorların tanrısal soylarla ilişkilendirilmesi ve mitolojik sahnelerle siyasi meşruiyetin pekiştirilmesi gibi unsurlar dönemin ideolojik söylemlerine ışık tutarken, tezde bu imgelerin çağdaş sanat pratikleriyle nasıl yeniden yorumlanabileceği de ele alınmıştır. Yapay zekâ destekli görsel üretim, dijital kolaj ve sembol analizine dayanan uygulamalarla, antik ikonografi günümüz estetik kodlarıyla harmanlanmış; Afrodit ve İnanna figürleri Anadolu kadını imgesiyle birleştirilerek kültürel kimliğe dair çok katmanlı bir anlatı oluşturulmuştur. Bu tez; arkeoloji, sanat ve iletişim alanlarını buluşturarak geçmişin imgelerini bugünün sanat anlayışıyla yeniden üretmeye yönelik disiplinlerarası bir katkı sunmaktadır.

Merve Kurt Güzle
Sinop University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanatta çocukluk travması

Çocukluk travmalarının bireyler üzerindeki etkilerini ve sanatın bu travmalarla nasıl görünür kılındığını incelemek tezin konusunu oluşturmaktadır. Çocukluk travmaları, bireylerin duygusal, bilişsel ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyerek uzun vadeli psikolojik ve fizyolojik sorunlara yol açabilmektedir. Çocukluk döneminde yaşanan travma, bireyin duygusal, fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişiminde derin izler bırakmakta; bu izlerin çoğu zaman bastırılmış bir anlatı olarak varlığını sürdürmektedir. Sanat, travmatik deneyimlerin estetik bir biçimde ifade edilmesini ve temsil edilmesini mümkün kılar. Resim, edebiyat, müzik ve sinema gibi çeşitli sanat dalları, bireylerin travmatik deneyimlerini yeniden biçimlendirdirerek temsil zemini oluşturur. Bu bağlamda sanat, çocukluk travmalarının izini süren, onları nesneleştirerek bellekteki kırılmaları görünür kılan ve bu etkileri anlamaya olanak tanıyan bir araç olarak öne çıkar. Araştırmada, sanatın bireyler üzerindeki etkileri, çocukluk travmalarıyla özdeşlik kurularak ele alınmıştır. Sanatsal ifadenin bireysel farklılıklar doğrultusunda değişkenlik gösterebildiği göz önünde bulundurularak; sanat eserlerinden yapılan alıntılar ve bu eserler üzerinden yürütülen betimsel analizler aracılığıyla, sanatın biçimsel çeşitliliği ve ifade gücünün bireyin içsel gerçekliğine nasıl temas ettiği irdelenmiştir. Araştıma, özellikle çocukluk travmalarının tarihsel, kültürel ve bireysel bağlamda izini süren, kuramsal çerçeve eşliğinde görsel sanatlar odağında yapılandırılmıştır. Travmanın resimsel temsili üzerinden bireyin yaşantısal kırılmalarının sanatsal düzlemde nasıl estetik bir forma dönüştüğünü, aynı zamanda bu dönüşümün bireysel ifade stratejileriyle nasıl bütünleştiğini ortaya koymaktadır. Araştırmanın bireysel çalışmaların olduğu bölümünde ise göstergelerarası bağlamda incelenen resim, heykel gibi sanat dallarından seçilen örnekler aracılığıyla, bireyin içsel dünyasındaki izlerin sanatsal düzeyde çocukluk travmasına nasıl yansıdığı aktarılmıştır.

Nesrin Şemşek
Sinop University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Göstergelerarasılık bağlamında seçilmiş örnekler: Resim sanatından sinemaya yapılan alıntılamalar

Sanatın evriminde belirleyici bir dönüm noktası olarak görülen Sanayi Devrimi, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin toplumsal yapı, üretim biçimleri ve estetik paradigmalar üzerindeki etkilerini görünür kılmıştır. Mekanikleşmenin hız kazandırdığı üretim süreci, kültürel değerlerin yeniden sorgulanmasına zemin hazırlarken, aynı zamanda geleneksel sanat yaklaşımlarının yerini de, modern yaşamın dinamiklerini yansıtan yeni estetik ifade biçimleri almıştır. Bu bağlamda ortaya çıkan fotoğrafın icadının, görüntüleri anlık olarak saptayabilmesi ve belgeleyici işlevinin belirginleşmesiyle, sanat üretiminin teknik ve kavramsal boyutları da yeniden şekillenmiştir. Fotoğraf, salt gerçekliğin nesnel bir kaydı olmanın ötesinde, özellikle Realizm'den Dadaizm akımlarına kadar uzanıp, resim sanatının estetik yönelimlerine etkide bulunan ve sanatın ifade sınırlarını genişleten temel bir estetik unsur olarak değerlendirilmiştir. Teknolojik ilerlemeler doğrultusunda kameranın gelişim göstermesiyle hareketli görüntülerin ve zaman boyutunun kaydedilme girişimleri de, sinemanın keşfine olanak tanımıştır. Sinema, belgesel ve kurgusal anlatı tekniklerinin ses ve renk gibi unsurlarla bütünleşmesiyle, disiplinlerarası bir sanat formuna dönüşmüştür. Esasen sinemanın teknolojik bir buluş olmanın ötesinde, farklı sanat disiplinlerinin estetik unsurlarını bir araya getiren, kapsamlı bir ifade formu haline geldiği görülmüştür. Bu çalışmada, sanat disiplinleri arasındaki etkileşimlerin kuramsal olarak incelenebilmesi amacıyla, metinlerarasılık yönteminden hareketle kapsamı daha geniş bir yaklaşım sunan göstergelerarasılık yöntemi temel alınmıştır. Çalışma kapsamında Gotik, Rönesans, Neoklasizm, Romantizm, Empresyonizm, Post Empresyonizm ve Sürrealizm dönemlerinden seçilmiş yedi resim ile Coppola, Branagh, Payne, Del Toro, Kurosawa ve Weir gibi yönetmenlere ait yedi film, nitel içerik analizi çözümleme yöntemiyle incelenmiştir. Araştırmanın bulguları, resim sanatından sinemaya yapılan alıntıların yalnızca görsel bir benzerlik değil, aynı zamanda çok katmanlı estetik ve anlamsal bir diyalog oluşturduğunu göstermektedir. Bu bağlamda çalışma, resim-sinema ilişkisini göstergelerarasılık yöntemi çerçevesinde inceleyerek literatürdeki kuramsal tartışmalara katkı sunmakta ve disiplinlerarası yorum süreçlerine özgün bir perspektif kazandırmaktadır.

DisiplinlerarasıFotoğrafGöstergelerarasılık+3
Emre Yetkin
Sinop University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanat tarihindeki ezoterik sembollerin incelenmesi: kutsal tasvirler

Bu çalışma, sanat tarihinde mağara resimlerinden günümüze kadar uzanan süreçte Ezoterik bilginin etkilerini inceleyen nitel bir durum çalışmasıdır. Araştırmanın temel amacı, farklı dönemlerde üretilmiş sanat eserlerinde ortak sembollerin ve Ezoterik anlamların izini sürerek, bu sembollerin tarihsel ve kültürel bağlamda nasıl dönüştüğünü ortaya koymaktır. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yöntemiyle yürütülmüştür. Veri toplama sürecinde sanat eserlerinin görsel ve kuramsal analizleri, belgesel incelemeleri ve basılı kaynaklar kullanılmıştır. Elde edilen veriler, Ezoterik bilgi bağlamında yorumlanarak sembolik okumalarla incelenmiştir. Çalışmada, mağara resimlerinden başlayarak Orta Çağ, Rönesans, Barok ve modern dönemlere kadar uzanan süreçte Ezoterik öğelerin sanat üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Boğa, boynuz, spiral, daire gibi sembollerin büyüsel, metafizik ve düşünsel anlamlar taşıdığı; ışık ve geometrik formların mimari ve görsel sanatlarda Ezoterik bağlamda nasıl kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu verilere göre sanatçılar, Ezoterik sembolleri yalnızca estetik değil, aynı zamanda düşünsel bir ifade aracı olarak kullanmış; bu semboller aracılığıyla kozmik ve içsel anlamları sanat yoluyla aktarmışlardır. Sanatçılar, Ezoterik sembolleri yalnızca estetik değil, aynı zamanda metafizik ve düşünsel bir araç olarak kullandıkları yadsınamaz bir gerçekliktir. Bu durum, sanatın yalnızca görsel bir ifade biçimi değil, aynı zamanda bilgi üretiminde ve aktarımında işlevsel bir alan olduğunu da gözler önüne sermektedir. Bu çalışma ile Ezoterik bilginin, mağara resimlerinden başlayarak günümüz sanatına kadar uzanan süreçte sanat eserlerinin biçimsel ve içeriksel yapısını etkilediği incelenmektedir. Bu durum çalışması, Ezoterik sembollerin tarihsel sürekliliğini ve sanatçıların bu sembolleri yeniden üretme biçimlerini ortaya koyarak, sanatın düşünsel derinliğine dair kuramsal bir çerçeve sunması bakımından önemlidir.

EzoterizmKozmosSembolizm+4
Adnan Kara
Sinop University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00