Sivas University of Science and Technology
SİVAS

Sivas University of Science and Technology

Sivas, Türkiye
Founded: 2018
Websitetwitterlinkedininstagramfacebook

101

Archived Theses

0

DOIs Assigned

1

Institute

0%

DOI Rate

Recently Added Theses

View All
Master'sOpen AccessTR

Polimetilmetakrilat filmlerde yüzey ıslanabilirliğinin kontrolü

Polimetilmetakrilat (PMMA), optik geçirgenliği, yeterli mekanik dayanımı, kolay işlenebilirliği ve film oluşturma kabiliyeti gibi özellikleri nedeniyle kritik öneme sahiptir. PMMA'nın yüzey ıslanabilirliğinin kontrol edilebilmesi, yüzey odaklı uygulamaların geliştirilmesi açısından dikkate değerdir. Bu çalışmada, intrinsik viskozitenin ve çözücü/çözücü olmayan sıvı karışımı kompozisyonunun PMMA'nın yüzey ıslanabilirliği üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çözücü/çözücü olmayan sıvı yaklaşımının sınırlı kaldığı durumlarda, silika katkısının ıslanabilirlik üzerindeki etkisi ek olarak incelenmiştir. Bu amaçla, farklı intrinsik viskozitelere sahip PMMA'lar, benzoil peroksit (BPO) başlatıcısı kullanılarak serbest radikalik polimerizasyonla sentezlenmiştir. BPO miktarının beslenen monomere göre kütlece %2,77'den %0,35'e düşürülmesiyle sentezlenen PMMA'ların intrinsik viskozite değerleri 9,13 mL/g'dan 24,83 mL/g'a doğru kademeli olarak artmıştır. Elde edilen PMMA'lar toluen ortamında hazırlanan ve farklı miktarlarda metanol ilavesi yapılan kaplama çözeltilerinden daldırmayla kaplama yöntemiyle cam lameller üzerine film olarak kaplanmıştır ve bu filmlerin ıslanabilirliği temas açısı ölçümleriyle değerlendirilmiştir. İntrinsik viskozite değerine ve PMMA/toluen çözeltisine ilave edilen metanol miktarına bağlı olarak elde edilen filmlerin su temas açısı değerleri 77° ile 46° arasında değişirken, serbest yüzey enerjileri geometrik ortalama yaklaşımına göre 57,41 mJ/m2 ile 45,68 mJ/m2 arasında, asit-baz yaklaşımına göre ise 47,05 mJ/m2 ile 39,53 mJ/m2 arasında değişmiştir. Toluen/metanol karışımlarıyla hazırlanan PMMA filmleri hidrofilik davranış gösterirken, toluen ortamında damla döküm yöntemiyle hazırlanan silika katkılı filmlerde su temas açısının 128°'ye kadar yükseltilebildiği ve hidrofobik davranışın gözlenebildiği görülmüştür. Bilim Kodu : 91218 Anahtar Kelimeler : Polimetilmetakrilat, temas açısı, serbest yüzey enerji, ıslanabilirlik Sayfa Adedi : 54 Danışman : Doç. Dr. Salih ÖZBAY 2. Danışman : Dr. Yılmaz MERT

IslanabilirlikTemas açısı
Şeyma Aktaş
Sivas University of Science and Technology · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı endofitik bakterilerin in vitro koşullarda çemen (trigonella foenum-graecum) bitkisinin büyümesi üzerindeki etkileri

Çemen (Trigonella foenum-graecum L.), yüksek besin değeri ve zengin fitokimyasal içeriği nedeniyle hem gıda hem de tıbbi açıdan önemli bir baklagil bitkisidir. Çemen bitkisinde çimlenme ve erken gelişim dönemi, bitki büyümesi ve verim açısından kritik öneme sahiptir. Bu tez çalışmasında, çemen bitkisinde çinko oksit nanopartikülleri (ZnO-NP) ve endofitik bakterilerin (Rhizobium nepotum strain K12d, Pseudomonas kilonensis strain K116, Enterobacter cloacae strain K154 ve Pseudomonas donghuensis strain T93) tohum çimlenmesi, fide gelişimi ve biyokimyasal özellikler üzerindeki etkileri incelenmiştir. Deneyler in vitro koşullarda yürütülmüş, tohumlar %0,1 HgCl₂ ile sterilize edilerek pH 5,8'e ayarlanmış MS besiyerinde yetiştirilmiştir. Her uygulamada 15 tohum kullanılmış ve denemeler 4 tekerrürlü olarak gerçekleştirilmiştir. ZnO nanopartikülleri 25, 50 ve 100 mg/L konsantrasyonlarda uygulanmış ve tohumlar 2, 4 ve 6 saat bu çözeltilere maruz bırakılmıştır. Endofitik bakteri uygulamaları ise 10, 20 ve 30 dakika sürelerle biyopriming şeklinde yapılmıştır. Uygulamaların etkileri; çimlenme oranı, fide büyüme parametreleri, antioksidan aktivite ve toplam fenolik içerik üzerinden değerlendirilmiş, veriler ANOVA ve Yanıt Yüzeyi Metodolojisi (YYM) kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, uygun dozlarda ZnO nanopartikülleri ile endofitik bakteri uygulamalarının bitki gelişimi, çimlenme performansı ve stres toleransı üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu göstermiştir. Sonuç olarak, nanoteknolojik yaklaşımlar ve faydalı mikroorganizmaların ayrı ayrı uygulanmasının çemen bitkisinde büyüme, gelişim ve biyokimyasal kaliteyi artırmada etkili ve uygulanabilir yöntemler sunduğu belirlenmiştir. Bu bulgular, sürdürülebilir tarım uygulamaları kapsamında çevre dostu ve yenilikçi stratejilerin geliştirilmesine katkı sağlamaktadır.

Büşra Çelik
Sivas University of Science and Technology · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessEN

Investigation of the effects of permanent magnet synchronous machines on the power system parameters within the scope of microgrid

In this thesis, the effects of jointly integrating Permanent Magnet Synchronous Motor (PMSM)- and Permanent Magnet Synchronous Generator (PMSG)-based units within a microgrid (MG) on power quality and dynamic variation are investigated, with particular emphasis on PMSG-based wind turbines and PMSM-based electric vehicle (EV) charging stations. A multi-voltage MG model encompassing the 34.5 kV–20 kV–6 kV–400 V levels was developed in the MATLAB/Simulink environment; the model includes photovoltaic (PV) generation, PMSG wind units, PMSM-based EV charging loads, and conventional RLC loads. Using the baseline (reference) configuration as the basis, four scenarios were evaluated: aggregated wind generation increase, distributed EV load increase, combined wind generation increase (distributed and aggregated–distributed layouts), and combined EV load increase (distributed and aggregated–distributed layouts). For each scenario, bus level time-domain analyses were conducted across the high-, medium-, and low-voltage levels, and the following indicators were assessed: voltage and current total harmonic distortion (𝑉𝑇𝐻𝐷 and 𝐼𝑇𝐻𝐷), frequency profiles, voltage deviations, and current fluctuations. The findings demonstrate that, in addition to the number of units, physical placement exerts a decisive influence on harmonic behavior. While aggregated connections at the same bus may lead to local harmonic accumulation, increased frequency oscillations, and longer transient settling times, distributed placement enables a more balanced propagation of harmonics, improved frequency variation, and lower THD levels at end-user buses.

Arda Ahmet Ateş
Sivas University of Science and Technology · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Akıllı kontakt lensler: Sağlık ve savunma sanayiinde çift kullanım (dual-use) senaryoları üzerine bir literatür incelemesi

Bu tez çalışması, kontakt lens teknolojilerinin güncel gelişim sürecini, çok yönlü uygulama alanlarını ve özellikle sağlık sektörü ile savunma sanayii açısından taşıdığı stratejik önemi kapsamlı bir literatür taramasıyla analiz etmeyi amaçlamaktadır. Geleneksel optik düzeltme işlevlerinin ötesine geçerek akıllı sistemlere dönüşen kontakt lensler, biyosensör entegrasyonu, kablosuz iletişim, enerji yönetimi ve esnek elektronik yapıların birleştiği ileri düzey giyilebilir platformlar olarak değerlendirilmektedir. Çalışma kapsamında, sağlık alanında diyabetli hastalar için sürekli fizyolojik izleme, glikoz seviyesi ölçümü ve ilaç salınımı gibi kritik uygulamalar; savunma sanayii açısından ise artırılmış gerçeklik, gece görüş ve taktiksel karar destek sistemleri gibi yenilikçi kullanım senaryoları incelenmiştir. Ayrıca, bu teknolojilerin ilerlemesini mümkün kılan malzeme bilimi, mikro-nano sistemler, optoelektronik ve enerji verimliliği temelli alt disiplinler bütüncül bir yaklaşımla ele alınmıştır. Literatürdeki güncel prototipler ve araştırma eğilimleri üzerinden, kontakt lenslerin gelecekteki gelişim yönüne ilişkin öngörüler sunulmuş ve potansiyel uygulama önerileri geliştirilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma, hızla büyüyen giyilebilir teknoloji ekosisteminde kontakt lenslerin yenilikçi ve çift kullanımlı (dual-use) potansiyelini vurgulayarak, disiplinler arası araştırmalara ve ileri teknoloji geliştirme süreçlerine bilimsel katkı sağlamayı hedeflemektedir.

Aslı Erdal
Sivas University of Science and Technology · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Eklemeli imalat yöntemiyle üretilen alüminyumun bakıra sürtünme karıştırma kaynağı ile birleştirilmesinin araştırılması

Alüminyum ve bakırın birçok önemli endüstride yan yana kullanılması nedeniyle, bu metallerin birleştirilmesi önem arz etmektedir. Bu malzemelerin kaynaklanarak bir arada kullanılmasıyla bakırdan etkin bir şekilde tasarruf edilebileceği, daha hafif ve verimli sistemler üretilebileceği düşünülmektedir. Bu kapsamda, eklemeli imalat yöntemiyle üretilen AlSi10Mg alüminyum alaşımının ticari saf bakıra sürtünme karıştırma bindirme kaynağı (SKBK) yöntemi kullanılarak birleştirilebilirliği araştırılmıştır. SKBK'da en önemli kaynak parametreleri olan takım dönme ve ilerleme hızının; kaynak geometrisi, mikroyapısı, mekanik özellikler ve kaynak bölgesinde oluşan intermetalik bileşikler üze-rindeki etkilerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Takım dönme ve ilerleme hızlarının, kaynak geometrisi ve mekanik özellikleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu görül-müştür. Yapılan kaynaklarda kanca, boşluk ve intermetalik bileşikler gibi kusurların var-lığı tespit edilmiştir. Kanca kusuru, çekme testi sırasında kaynakların dayanımı ve kopma davranışını belirleyen baskın faktör olarak ortaya çıkmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, söz konusu malzemelerin SKBK yöntemiyle birleştirilmesinin mümkün olduğu sonucuna varılmıştır.

Emre Şanlı
Sivas University of Science and Technology · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Led ışık kaynağı ve 2D sürekli dalgacık dönüşümü yöntemi ile 3D profilometre

Saçak projeksiyonu profilometrisi (Fringe Projection Profilometry, FPP), temassız üç boyutlu (3B) yüzey ölçümleri için yaygın olarak kullanılan ve güvenilir yöntemlerden biridir. Ancak bu teknik, mikrometrik ve milimetrik ölçekte uygulandığında sınırlı derinlik alanı ve özellikle lazer tabanlı saçaklarda ortaya çıkan beneklenme (speckle) gürültüsü nedeniyle ölçüm doğruluğunda azalmalar gösterebilmektedir. Bu çalışmada, LED ışık kaynağına dayalı ve Gates interferometresi konfigürasyonu esas alınarak geliştirilmiş özgün bir optik düzenek sunulmaktadır. Önerilen sistem, düşük koherensli LED ışığı sayesinde speckle etkisini azaltmayı hedeflemektedir. Ayrıca iki küp ayırıcıya (beam splitter, BS) ek olarak yatay saçak yapısı oluşturan ilave bir ışın ayırıcı kullanılarak saçak deseni çeşitlendirilmiş ve sistemin uzaysal çözünürlüğünün artırılması amaçlanmıştır. Deneysel olarak elde edilen faz haritaları, iki boyutlu sürekli dalgacık dönüşümü (2D Continuous Wavelet Transform, 2D CWT) yöntemi kullanılarak analiz edilmiş ve bu sayede 3B yüzey rekonstrüksiyonu gerçekleştirilmiştir. LED ışık kaynağının performansını değerlendirmek amacıyla, aynı ölçüm bölgelerinden lazer ışık kaynağı kullanılarak da görüntüler alınmış ve karşılaştırmalı analiz yapılmıştır. Karşılaştırma sonuçları, arakesitsel ölçümlere dayanarak LED tabanlı konfigürasyonun lazer tabanlı sistemlere kıyasla, sınırlı da olsa, gürültü seviyesinde bir azalma ve yüzey profili stabilitesinde bir iyileşme sağladığını göstermektedir. Bununla birlikte, LED'in düşük koherensli yapısı saçak kontrastının azalmasına neden olmakta; bu durum ölçüm alanının sınırlanmasına ve saçak kontrastına bağlı olarak ölçüm kalitesinin olumsuz etkilenmesine yol açabilmektedir.

Dalgacık dönüşüm tekniğiDalgacık dönüşümleri
Tahsin Aydın
Sivas University of Science and Technology · Institute of Graduate Studies
2026
00