Toros University
Anabilim Dalı

Uluslararası Ticaret ve Lojistik Anabilim Dalı

Toros University

304

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lojistik eğitimi alan öğrencilerin staj algılarının işletme ile ilgili faktörler bağlamında incelenmesi

Lojistik kavramı askeri bir kavram olarak ortaya çıkmıştır. Daha sonra lojistik birçok alanda müşteri memnuniyetine odaklanarak mal ve hizmetleri minimum maliyetle hedef pazara ulaştıran bir sektör haline gelmiştir. Lojistik sektörü faaliyetlerini daha etkili bir şekilde yerine getirebilmek ve rekabet avantajı sağlayabilmek için nitelikli işgücüne gereksinim duymaktadır. İşgücünün sektöre yönelik gerekli bilgi, beceri ve tecrübeyi elde etmesinde lojistik eğitimi önemli bir rol oynamaktadır. Lojistik eğitimi üniversitelerin ön lisans, lisans ve lisansüstü programlarında verilmektedir. Lojistik eğitimiyle, teorik bilgileri edinen öğrenciler becerilerini geliştirmek ve tecrübelerini arttırmak için staj da yapmaktadırlar. Öğrenciler staj programlarıyla sektörü, mesleği ve iş hayatını daha yakından tanımakta ve kariyerlerine yön vermektedirler. Staj sırasında yaşanan olumlu veya olumsuz durumlar öğrencilerin hem sektöre yönelik bakış açılarını hem de stajdan duydukları memnuniyet düzeyini etkilemektedir. Bu durumların ortaya çıkmasına neden olan çeşitli faktörler vardır. Bunlardan birisi de işletmenin özellikleridir. Bu araştırmanın amacı da, öğrencilerin staja yönelik algılarının işletmelerin sahip olduğu özelliklere göre farklılık gösterip göstermediğini ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın örneklemini Mersin, Hatay, Konya ve Gaziantep illerindeki üniversitelerin lojistik eğitimi veren ön lisans ve lisans bölümlerinde okuyan ve staj programlarını tamamlamış olan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada veriler anket tekniği kullanılarak toplanmış ve sonuç olarak 407 anket formu analize tabi tutulmuştur. Araştırmanın analiz kısmında yüzde ve frekans dağılımlarının yanı sıra, faktör analizi, T testi ve ANOVA yapılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin stajdan duydukları memnuniyetin farklı departmanlarda görev alma ve çalışılan departman sayısına göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin stajdan duydukları memnuniyet ve sektöre bakış açıları işletmenin türü, yetkililer tarafından sorulara yeterli cevap verilme durumu ve işletmelerin sunduğu imkanlara göre de anlamlı bir farklılık göstermiştir.

LojistikLojistik eğitimiLojistik sektörü+3
Rukiye Özkan
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Teknoloji yoğun malların sektörel ihracatı: Türkiye örneği

Günümüzde ülkelerin dış ticaretlerindeki teknoloji yoğun mallar, geçmişe göre daha fazladır. Bir ülkenin teknoloji yoğun mal ihracat kapasitesini artırması, ekonomisinin daha fazla rekabetçi olmasına olanak sağlamaktadır. Bu nedenle ülkelerin teknoloji yoğun malların ihracatına önem vermesi gerekmektedir. Teknoloji, ekonomide girdi olarak kabul edilmekte ve ekonominin genişlemesinde teknolojik gelişime olumlu etki etmektedir. Teknolojinin gelişiminde de bilgi ön plandadır. Bilgi ekonomisi çerçevesinde teknoloji yoğun malların ihracatının artması bilgi ekonomisinin araştırma ve geliştirme faaliyetlerine bağlıdır. Türkiye'nin sürdürülebilir ihracat performansı sergilemesi ve dünya sıralamasında ön sıralarda yer alabilmesi için teknoloji yoğun malların ihracatının sektörel bazda araştırılması gerekmektedir. Bu doğrultuda çalışmada, Türkiye'nin sektörel bazda teknoloji yoğun mal ihracatına milli gelirin, döviz kurunun ve kriz kukla değişkeninin etkisi incelenmiştir. Dış ticaret teorileri genel bir çerçeve ile ele alınmış, teknoloji yoğun malların bilgi ekonomisi içerisindeki yeri ve rolü üzerinde durulmuştur. Literatür taramasının ardından teknoloji yoğun malların ticaretini ele alan çalışmalar öne çıkarılmıştır. Çalışmanın analizinde, AB'nin milli geliri ve Türkiye'nin reel döviz kurunun ve kriz kukla değişkeninin teknoloji yoğun mal ihracatına etkisi araştırılmıştır. Yapılan ekonometrik analizde, 2003:I - 2017:IV dönemlerini kapsayan üçer aylık veriler kullanılmış, geleneksel ve yapısal kırılmalı birim kök testleri ile yapısal kırılmalı eşbütünleşme testi yapılmıştır. Teknoloji yoğunluğuna göre sınıflandırılan 26 sektörün ihracatı Tam Değiştirilmiş En Küçük Kareler Yöntemi ile tahmin edilmiş ve elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır. Yapılan analizlerden elde edilen sonuçlara göre reel döviz kurunun ve GSYİH'nın ihracat üzerindeki etkisi her sektör için farklı sonuçlar vermektedir. Dolayısıyla analize dâhil edilen sektörler için genelleme yapılması mümkün değildir.

Bilgi ekonomisiTeknolojiTeknoloji sektörü+4
Enes Bolkan
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lojistik işletmelerinde cam tavan sendromu ve iş motivasyonu: Mersin ili örneği

Motivasyona cam tavan algısı açısından bakıldığında motivasyonun bir örgütte kadın ve erkek yönetici sayısının eşit olmasına katkı sağlayan itici bir güç olduğu söylenebilir. Bu itici güç yine cam tavan algısı açısından düşünüldüğünde, cam tavan algısının kadın çalışanların motivasyonunu düşürdüğü, yokluğunun ise artırdığı yapılan birçok çalışmada görülmüştür. Kadın çalışanların motivasyonun derecesini belirleyen cam tavan algısı, aynı zamanda üst düzey yöneticilik pozisyonundaki cinsiyet farklılıklarını anlamada da önemli bir rol oynamaktadır. Cam tavan algısı ile motivasyon arasında var olduğu düşünülen bu ilişkiyi daha kapsamlı bir şekilde incelemek amacıyla yapılan bu çalışmada öncelikle anket yöntemiyle veriler toplanmıştır. Anketler Mersin ilinde faaliyet gösteren lojistik firmalarında çalışan 100 kadın personel üzerinde elektronik ortamda gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bu veriler SPSS 20.0 (Statistical Package for Social Sciences) ve AMOS 24.0 (Analysis of Moment Structures) programları kullanılarak değerlendirilmiştir. Önce çalışanların demografik bilgilerini tespit etmek amacıyla frekans analizi daha sonra ise sırasıyla geçerlilik ve güvenilirlik analizi, normallik analizi, korelâsyon analizi, regresyon analizi, independent-sample t testi ve one-way anova testleri yapılmıştır. Yapılan testler sonucunda cam tavan algısı ile motivasyon arasında negatif yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu saptlanırken, alt boyutlar itibariyle de analizler gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Cam Tavan Sendromu, Motivasyon, Lojistik Sektörü. Danışman:Doç Dr. Oya KORKMAZ, Tarsus Üniversitesi, Uluslar arası Ticaret ve Lojistik Anabilim Dalı, Tarsus-Mersin.

Cam tavan sendromuLojistikLojistik hizmetler+3
Kader Yanmaz
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tüketicilerin gösterişçi tüketim eğilimleri ve marka farkındalıklarının küresel marka tercihleri üzerindeki etkisi

Tüketim insanlığın oluşumundan bu yana var olan bir olgudur. İlkel zamanlarda insanlar temel istek ve ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüketim davranışında bulunurken, zamanla tüketim anlayışı değişmiş, insanların kendilerini diğer insanlara kanıtlamak amacıyla yaptığı bir eylem halini almıştır. Tüketiciler kendilerini diğerlerine olduğundan daha farklı göstermek amacıyla pahalı ve markalı ürünleri tercih edebilmektedirler. Markalı ürünler tüketicilerin gözünde pahalı ve kaliteli algısı yaratarak tüketicilerin satın alma tercihlerini etkileyebilmektedir. Tüketici ile bağ kurmanın en etkili yollarından birisi markalaşmak olduğu için, tüketicide oluşturulan marka farkındalığı önem arz etmektedir. Bu nedenle de işletmeler çeşitli stratejiler kullanarak tüketicilerde marka farkındalığı yaratmaya çalışmaktadır. Bir markanın küresel bir marka haline gelmesi kolay bir süreç olmadığından dolayı da özellikle küresel markalara sahip işletmelerin bu konuya hassasiyet göstermeleri gerekmektedir. Tüketicilerin küresel markaları tercih etme ve etmeme nedenleri çeşitli faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir. Bu araştırmanın amacı da tüketicilerin gösterişçi tüketim eğilimleri ve marka farkındalıklarının küresel marka tercihleri üzerindeki etkisini ortaya çıkartmaktır. Araştırmanın örneklemini Hatay'ın İskenderun ilçesinde yaşayan 18 yaş üstü tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırmada veriler yüz yüze anket tekniği kullanılarak toplanmış ve toplamda 402 anket formu faktör, korelasyon ve regresyon analizlerine tabi tutulmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre, katılımcılar en fazla kıyafeti daha sonra sırasıyla teknolojik aletleri ve ayakkabıyı küresel marka olarak satın almaktadırlar. Küresel markayı tercih etmeyi marka bilinci ve gösterişçi tüketimin pahalılık boyutu olumlu, küresel markayı tercih etmemeyi ise pahalılık boyutu olumsuz, eşsizlik boyutu ise olumlu olarak etkilemektedir.

Gösterişçi tüketimMarka bilinirliğiMarka farkındalığı+5
Özlem Öztaş
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası petrol üretiminin oyun teorisi ile analizi

Petrol, günümüzde birçok sektörün üretim sürecinde gerek hammadde olarak gerekse de enerji olarak önemli bir girdi faktörüdür. Ülkeler arasında ham petrol rezervlerinin eşit bir şekilde dağılmaması kimi ülkeleri kaynak ülke konumuna, kimi ülkeleri de petrole bağımlı ülke konumuna getirmektedir. Böylece petrole sahip olma isteği rekabete neden olmaktadır. 1960'lı yılların başında birçok ülkenin bir araya gelerek Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC)'nü kurması petrol piyasalarındaki rekabeti devasa boyutlara taşımıştır. OPEC'in ham petrol piyasalarındaki rekabet anlayışının yanında petrolü politik bir araç olarak görmesi ise 1973 yılında batıya yönelik uyguladığı petrol ambargosu ile kanıtlanmıştır. Söz konusu ambargo ile yaşanan ekonomik durgunluklar ham petrol piyasalarının modellenmesi ve OPEC davranışlarının test edilmesi gibi akademik çalışmaları da hızlandırmıştır. Özellikle iki veya daha fazla karar mekanizması arasındaki çatışma durumunu modelleyen oyun teorisi yaklaşımı ham petrol piyasalarındaki rekabetin modellenmesi çalışmalarında da kullanılmıştır. Bu doğrultuda çalışmada OPEC'in ve OPEC'e dâhil olmayan petrol üreten ülkelerin petrol piyasalarındaki üretim miktarlarına dayalı rekabeti, oyun teorisi temelinde analiz edilmiştir. Bu amaçla, OPEC ve OPEC'e dâhil olmayan petrol üreten ülkeler (ham petrol piyasası oyuncuları) iki oyuncu olarak ayrılmış, oyunculara ait 1972-2017 dönemini kapsayan üretim miktarı ve petrol fiyat serileri analizde kullanılmıştır. Yapılan analizde, petrol üretim miktarlarının oyunculara göre ne olması gerektiği, bu oyuncuların üretim miktarlarının birbirleri açısında en ideal noktalarının ne olduğu ve oyuncuların üretim kararlarında birbirleri açısından kimin kimi takip ettiği tespit edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, uluslararası ham petrol piyasasının varsayım olarak düopol yapısı içerisinde, OPEC'in üretim kararlarında OPEC'e dâhil olmayan petrol üreten ülkeleri takip ettiği tespit edilmiştir.

Uluslararası petrol piyasası
Kayhan Çelik
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğrenen organizasyonun iç girişimciliğe etkisi: Lojistik sektörü üzerine bir uygulama

Sürekli değişen iş çevresine uyum sağlayamayan organizasyonların geride kaldığı bir dünyada yaşamaktayız. Rekabetin kızışması ve teknolojinin gelişmesi organizasyonları kendilerini yenilemelerine ve fikren geleceğe dayalı planlar yapmaya zorlamaktadır. İşte tam bu noktada öğrenen organizasyonlar işin içerisine girmektedir. Çünkü öğrenen organizasyonlar çalışanların kendini sürekli geliştirdikleri, rakiplerine göre her alanda en hızlı bir şekilde cevap verebildikleri ve gelecekte faaliyetlerini sürdürebilecekleri öngörülen organizasyonlardır. Günümüzün değişen ve gelişen çevre şartları işletmeleri başarıya ulaştıracak gelişmeler ve güncellemeler yapmalarını olmazsa olmaz kılmaktadır. Organizasyonların sahip olduğu en önemli sermaye insandır. Bu nedenle amaçlarına ulaşmak için kullandıkları kaynaklar arasında insan unsuru en fazla dikkati çeken faktörlerden birisidir. Dolayısıyla örgütsel yaşamda iç girişimcilik, yenilik ve ekip çalışması faaliyetleri ile insan unsurunun etkinliğini sağlamak için büyük çabalar sarf edilmektedir. Öğrenen organizasyonlar ve iç girişimcilik, sürdürülebilir yetkinlik avantajı sağlayarak uzun vadede hayatta kalmak için mücadele eden organizasyonlar için en önemli kavramlar arasındadır. Öğrenen organizasyonun iç girişimciliğe etkisini incelemek amacıyla yapılan bu çalışmada öncelikle anket yöntemiyle veriler toplanmıştır. Anket çalışması Mersin ilinde faaliyet gösteren lojistik firmalarında çalışan 150 beyaz yakalı personel üzerinde gerçekleştirildi. Elde edilen bu veriler SPSS 20.0 (Statistical Package for Social Sciences) ve AMOS 24.0 (Analysis of Moment Structures) programları kullanılarak değerlendirilmiştir. Önce çalışanların demografik bilgilerini tespit etmek amacıyla frekans analizi daha sonra ise sırasıyla geçerlilik ve güvenilirlik analizi, normallik analizi, korelâsyon analizi, regresyon analizi, independent-sample t testi ve one-way anova testleri yapılmıştır. Yapılan testler sonucunda öğrenen organizasyonun iç girişimciliğe etkisinin pozitif yönde olduğu tespit edilmiş ve alt boyutlar itibariyle de analizler gerçekleştirilmiştir.

Öğrenen organizasyonlarİç girişimcilik
Bekir Ergün
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Liderlik tarzının yenilikçilik iklimine, yenilikçilik ikliminin ise çalışanların yenilik yapma davranışı üzerine olan etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, lojistik yöneticilerinin dönüşümcü ve babacan liderlik özelliklerinin yenilikçilik iklimine ve yenilikçi iş davranışına olan etkisini ortaya çıkarmaktır. Bu çalışmada dönüşümcü liderlik ve babacan liderlik yenilikçilik ikliminin, yenilikçilik iklimi de yenilik yapma davranışının belirleyicisi olarak düşünülmüş ve bu duruma göre araştırmanın modeli oluşturulmuştur. Bu amaçla Önhon ve Turgut (2016)'un "Türkiye'de Telekomünikasyon Sektöründe İşyerlerindeki Yenilikçilik İklimi ile Çalışanların Yenilik Yapma Davranışları Arasındaki İlişki ve Bu İlişkiye Liderlik Algılarının Etkileri" başlıklı tezinde kullandıkları dönüşümcü liderlik, babacan liderlik, yenilikçilik iklimi ve yenilik yapma davranışı ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Mersin ilinde faaliyet gösteren forwarder şirketler oluşturmaktadır. Araştırmada tam sayım yöntemi kullanılmış olup 114 personelden elektronik ortamda yapılan anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Toplanan bu 114 anketin 7'si hatalı doldurulduğundan dolayı 107 anket değerlendirmeye alınmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler SPSS 20.0 (Statistical Package for Social Sciences) ve AMOS 24.0 (Analysis of Moment Structures) programları kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmada ölçeklerin güvenilirlik düzeyleri ve yapı geçerlilikleri test edilmiştir. Ölçeklerin yapı geçerliliğini test etmek için doğrulayıcı faktör analizi (DFA) yapılmıştır. Dolayısıyla araştırmada kullanılan ölçeklerin yüksek düzeyde güvenilir oldukları ve yapı geçerliliğini sağladıkları görülmüştür. Araştırmanın hipotezleri korelasyon ve regresyon analizi ile incelenmiştir. Dönüşümcü liderlik ile babacan liderliğin yenilikçilik iklimine ve yenilikçilik ikliminin de çalışanların yenilik yapma davranışına anlamlı bir şekilde ve pozitif yönde etki ettikleri saptanmıştır. Demografik değişkenlerin ise çalışma pozisyonu hariç diğer grupları arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Bu çalışma, örgüt içinde uygulanan liderlik tarzının yenilikçilik iklimini ve dolayısıyla örgütün devamlılığı açısından oldukça önemli olan çalışanların yenilik yapma davranışını etkilediğini uygulamacılara gösterme açısından iyi bir rehber olma niteliği taşımaktadır. İleride yapılacak çalışmalarda örgütlerin gerek yönetim tarzını gerekse örgüt yapısını etkileyecek değişimler sonucu ortaya çıkabilecek yeni liderlik tarzları ve bu liderlik tarzlarının neden olabileceği yenilikçilik iklimi ve bu iklimin bir yansıması olan yenilik yapma davranışının sonuçlarının incelenmesi ayrı bir çalışma konusu olabilir.

Babacan liderlikDönüşümcü liderlikYenilik iklimi+2
Mehmet Berat Bozkurt
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Örgütsel bağlılık ve iş tatmininin iş performansı üzerine etkileri: Gümrük muhafaza teşkilatı örneği

Örgütsel bağlılığın iş tatmini ile olan ilişkisi kurumsal başarıda belirleyici bir rol oynamaktadır. İş tatmininin yüksek olduğu çalışanlara sahip örgütler, çalışanlar tarafından benimsenerek kişisel hedef ve amaçlarınörgütsel hedef ve amaçlarla bağdaştırılması ve bu yolla kurumsal başarınınbireysel başarı gibi görülmesi sağlanabilmektedir. Bu empatiyi sağlama başarısı göstermiş örgütler başarıyıyakalarken, işgörenlerise oluşan iş tatminiylebirlikte bireysel hedeflerini gerçekleştirerek daha mutlu olmaktadırlar. Bunun sebebi olarak performans kavramının çalışan ile doğrudan bağlantılı bir kavram olması gösterilebilir. Teknolojik gelişmeler ve yenilenen üretim tekniklerini emek faktöründen bağımsız düşünmek zordur. Örgütlerinçalışanlarından yeterli verimi alamaması diğer üretim faktörlerininatıl hale gelmesi sonucunu doğurabilmektedir. Verimden uzak iş görenlerin iş tatmin düzeylerinde azalma ve bununla beraber içerisinde bulundukları örgüte karşı bağlılıklarında zayıflama ortaya çıkabilir. Bunun önlenmesi bağlamında örgütlerinçalışanlarını yakın takibe alması ve ihtiyaçlarını cevaplandırabilmesi gerekmektedir. Bu yönde başarı sağlayabilen örgütlerde gelecek kaygısı diğer örgütlerden çok daha az olmakta ve işletmelerin temel hedefi olan "kârlılık, büyüme ve faaliyette süreklilik" gerçekleştirilebilecektir.Bu çalışmanın amacı da, Gümrük Muhafaza Teşkilatı çalışanlarının örgütsel bağlılık ve iş tatmininin iş performansına ne derecede etki ettiğini ortaya çıkarmaktır. Çalışmanın örneklemini Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Gümrük Muhafaza Teşkilatı çalışanları oluşturmaktadır. Çalışmada veriler anket tekniği kullanılarak toplanmış ve sonuç olarak 480 anket formu analize tabi tutulmuştur. Çalışmada güvenirlik, faktör, aritmetik ortalama, standart sapma, frekans, yüzde, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır.Çalışma sonucunda duygusal bağlılığın görev performansı ve bağlamsal performansa olan etkisinin negatif yönlü, devamlı bağlılığın görev performansı ve bağlamsal performansa olan etkisinin doğrusal ve pozitif yönlü olduğu, normatif bağlılığın ise yalnız bağlamsal performansa olan etkisinin doğrusal ve pozitif yönlü olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Bunun yanı sıra içsel tatminin görev performansı ve bağlamsal performansa olan etkisinin doğrusal ve pozitif yönlü olduğu, dışsal tatminin ise görev performansı ve bağlamsal performansa anlamlı herhangi bir etkisinin olmadığı görülmektedir.

Gümrük muhafaza hizmetleriGümrük ve Ticaret BakanlığıKamu personeli+4
Göknil Çelik
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeşil tedarik zinciri yönetimi Mersin ili örneği

Sanayi Devrimi ile birlikte küreselleşen dünyada rekabet edilebilirlik işletmeler için daha önemli hale gelmiştir. İşletmeler birbirleriyle rekabet edebilmek için çevreye verdikleri zararı gözardı etmeye başlamışlardır. Bunun sonucunda, işletmelerin havaya yaydığı zararlı gazlar, sulara bırakılan kimyasal maddeler ve katı atıklar gibi olumsuz etkiler doğada kalıcı zararlara sebep olmuştur. Bu sorunlar ile baş edebilmek için başta gelişmiş devletler olmak üzere uluslararası büyük işletmeler, sivil toplum örgütleri ve çevre bilinci olan tüketiciler çevreye verilen zararın en az düzeye indirilmesi hususunda çalışmalar yapmaktadır. Bu uygulamaların bir tanesi de yeşil tedarik zinciri yönetimidir. Yeşil tedarik zinciri yönetimi hem işletmeye hem de çevreye fayda sağladığı için tüm sektörlerde uygulanması gerekmektedir. Bu sektörlerden biri de gıda sektörüdür. Gıda sektörü; tarım ürünlerinin değerlendirilmesi, sanayiye hammadde temini, toplumun beslenmesi, istihdama ve dış ticarete katkısı sebebiyle her ülkenin ekonomik ve sosyal kalkınması için büyük önem taşımaktadır. Bu yüzden gıda sektöründe üretim arzının arttırılabilmesi ve sürdürülebilirlik konusunda bilincin sağlanabilmesi için yeşil tedarik zinciri yönetimi oldukça önemlidir. Araştırmanın amacı, yeşil uygulamaların ve yeşil tedarik zincirine zorlayan nedenlerin işletme performansı üzerindeki etkisini ortaya çıkartmaktır. Araştırmanın örneklemi Mersin'de faaliyet gösteren gıda ürünleri imalatı yapan 114 işletmeden oluşmaktadır. Araştırmada anket yolu ile elde edilen veriler faktör, korelasyon ve regresyon analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda yeşil tedarik zinciri uygulamalarının ve yeşil tedarik zinciri yönetimine zorlayan nedenlerin işletme performansını etkilediği tespit edilmiştir.

MersinTedarik zinciriTedarik zinciri yönetimi+1
Suna Çalıcı
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lojistik sektöründe büyük veri kullanımı: Mersin ili örneği

Sanayi devriminin gerçekleşmesiyle üretilen buhar makinaları ve yapılan bilimsel araştırmalar 2000'li yıllarda teknolojik gelişmelerin hızla artmasına yol açmıştır. Bu bağlamda günümüzde teknolojinin hemen hemen her alanda hayatımıza etki ettiği bilinmektedir. Yerelde ve küresel anlamda faaliyet gösteren işletmeler, teknolojiyi en iyi kullanabilen işletmelerin rekabet avantajı yakalayabildiği bilinciyle, imkânları dâhilinde teknolojik yatırımlar yapmaktadırlar. Bu anlamda her geçen gün yeni teknolojik gelişmeler beraberinde yeni kavramlar ortaya çıkartmaktadır. Bu kavramlardan en güncel olanı ve teknolojik anlamda en iddialı olanı ''Büyük Veri'' kavramıdır. Büyük veri, çeşitli alanlarda verilerin analiz edilmesi ve depolanması hususunda kolaylık sağlayan, günümüzde ki en önemli teknolojik gelişmelerinden biri haline gelmiştir. Büyük veri kavramsal olarak çok güncel olup, işletmeler, kurum ve kuruluşlar vasıtasıyla bilginin hacmi, çeşitliliği, hızı ve değerinin anlaşılmasını, gelişmesini ve etkilerini tanımlamak için kullanılmaktadır. Bu çalışmanın uygulama aşamasında büyük veri teknolojilerine yatırım yapan lojistik şirketleriyle yapılan görüşmelerde; sektörün küresel anlamda ilerlemesi için zorunlu bir yatırım haline dönüşen büyük veri yatırımlarının gerek devlet tarafından gerekse bu sektörde öncü olan lojistik işletmeleri tarafından desteklenmesi gerektiğine dair görüşler tespit edilmiştir. Bu çalışmanın amacı, büyük veri kavramını ve bileşenlerini tanımlayarak, lojistik sektöründeki uygulamalarını ve yönetimini açıklamaktır. Bu çalışmada ayrıca büyük verinin çeşitli alanlarda da kullanılabilirliğine dair örneklere yer verilerek günümüzde büyük verinin önemine açıklık getirilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışmada olası büyük veri uygulamalarının gelecekteki kullanım alanlarının gelişmesine ve mevcut kullanım alanlarının daha da geliştirilmesine dair bazı öneriler sunulmuş, ülkemizde ve dünyada lojistik sektöründe büyük veri kullanımının ne derecede önemli olduğu ve lojistik sektörü için büyük veri kullanımının büyük bir fırsat olduğu açıklanmıştır.

Büyük veriLojistikLojistik sektörü+1
Yakup Dinç
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İhracata yönelik devlet teşviklerinin etkinliği: Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesi üzerine bir uygulama

Ülkelerin ekonomik büyümesinin en önemli aktörlerinden olan dış ticaretin gelişmesi, uygulanan dış ticaret politikalarının etkinliğine bağlıdır. Bu nedenle ülkeler dış ticaret politikalarına önem vermektedir. Uluslararası piyasalarda her geçen gün artan rekabet koşulları, işletmelerin hareket alanını kısıtladığından ülkeler, işletmelerin rekabet gücünü artıracak politikalar uygulamakta ve çeşitli politika araçlarından yararlanmaktadır. İhracatın özendirilmesi için işletmelere verilen teşvikler de ülkelerin dış ticarete müdahale için kullandığı araçlardan birisidir. Bu çalışmada Türkiye'de uygulanan ihracat teşviklerinin etkinliği Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesi'ndeki işletmeler üzerinden ele alınarak değerlendirilmiştir. Ayrıca çalışma kapsamında, işletmelerin gerek ihracatta gerekse ihracata yönelik teşviklere ulaşma ve kullanma sürecinde yaşadıkları sorunlar araştırılarak çözüm önerileri üzerinde durulmuştur. Araştırma nicel bir araştırma olarak tasarlanmış, istatistiksel ve matematiksel yöntemler kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Mersin - Tarsus Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren 196 işletme araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında örneklem seçilmemiş, tam sayım yapılmıştır. 196 işletme ile iletişime geçilmiş ancak ankete cevap vermeyi kabul eden 106 anketten geçerli olan 101 anket analize dahil edilmiştir. Elde edilen parametrik olmayan veriler üzerinde etkinlik analizi yapılmış ve SPSS paket programı aracılığıyla nonparametrik testler uygulanmıştır. Analizler sonucunda, ihracatı teşvik politikalarının etkinliğinin işletme sahibinin eğitim durumuna, işletme çalışan sayısına, işletmenin ihracat yapma süresine ve işletme ihracatının cirodan aldığı paya göre düzeyine göre farklılık gösterdiği, işletmenin yönetim durumuna, sermaye yapısına ve faaliyette bulunduğu sektöre göre ise farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Araştırma kapsamındaki işletmeler en fazla bürokratik işlemlerin fazlalığı, destek süreçlerinin uzun sürmesi, teşviklerin miktarının göreceli olarak düşük olması ve nitelikli eleman eksikliğinden şikayet etmiştir. Çalışma kapsamında, teşviklerin daha etkin kullanılmasına yönelik politika yapıcılara ve işletmelere öneriler getirilmiştir.

Devlet desteğiMersinOrganize endüstri bölgesi+3
Hüseyin Şık
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sektör-ülke açısından ihracat çeşitlendirmesi ve ihracatı etkileyen faktörler: Türkiye üzerine bir uygulama

Türkiye son yıllarda orta ve uzun vadeli ihracat hedefleri belirlemiş, bu hedeflere ulaşmak için de strateji ve planlamalar yapmıştır. Söz konusu hedeflere ulaşabilmesi için ihracatın dengeli ve sürdürülebilir bir yapıda olması gerekmektedir. Bu bağlamda Türkiye'nin sektörel ihracat yapısının araştırılması önem arz etmektedir. Bu çalışmada Türkiye'nin sektörel ihracatının ülke bazında çeşitlendirmesi ve sektörel ihracatını etkileyen temel faktörlerin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda birinci aşamada Entropi Endeksi yöntemi kullanılarak Türkiye'nin sektörel ihracatının ülke bazında çeşitlendirmesi, ikinci aşamada Poisson Pseudo Maksimum Olabilirlik (PPML) yöntemi kullanılarak sektörel ihracatını etkileyen temel faktörler tespit edilmiştir. Çalışma, 2010-2019 dönemini ve SITC Rev4 Haneli 1'de sınıflandırılan 10 sektörü kapsamakta olup, toplam ihracat verileri Türkiye İstatistik Kurumu'ndan (TÜİK) alınmıştır. Çalışmada ayrıca Türkiye ve ithalatçı ülkelerin GSYİH'sı, ithalatçı ülkelerin Türkiye'den uzaklıkları, Türkiye'nin reel döviz kuru endeksi yıllık panel verileri kullanılmıştır. Yapılan çeşitlendirme analizine göre ihracat yapılan 10 sektörden 8'inde son yıllarda ülke çeşitlendirmesi söz konusudur. Bu durum pazarda ülke sayısının dengeli bir şekilde arttığını göstermektedir. Yapılan PPML analizi sonucunda ise Türkiye sektörel ihracatının ihracat partneri olan ülkenin GSYİH ile ülkeler arası uzaklığa duyarlı olduğu, reel döviz kur endeksi ile Türkiye'nin GSYİH'nin etkisinin sektörel bazda değiştiği görülmüştür. Elde edilen sonuçlar, Türkiye'nin özellikle yakın coğrafyasında ekonomik olarak gelişme potansiyeline sahip ülkelerle ticaretini artırmasının gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Sonuç olarak Türkiye'nin sürdürülebilir ihracat performansı sergilemesi ve ihracat hacminde dünya sıralamasında ön sıralarda yer alabilmesi için pazar çeşitliliğini sağlaması ve yakın coğrafyası ile iyi ekonomik ilişkiler kurması gerekmektedir.

Panel veri modelleriSektörel analizÇeşitlendirme+1
Melisa Bolat
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin ihracat sorunları: Mersin ilinde bir uygulama

Ekonomik büyüme, uluslararası rekabeti sağlama, refah düzeyini artırma, işsizliği azaltma gibi konular ülkelerin en önemli önceliklerindendir. Günümüz ekonomik ve rekabet koşulları değerlendirildiğinde bu amaçlara ulaşmak sadece ulusal pazara dönük bir ekonomi modeli ile gerçekleştirilemez. Ekonomik ve sosyal yaşam içerisinde önemli bir yere sahip KOBİ'lerin (Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler) ihracat yapabilecek seviyeye gelmeleri ülke ekonomileri açısından çok önemlidir. Bu nedenle ülkelerin dış pazarda rekabet edebilmeleri, ihracat rakamlarını artırabilmeleri ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümeyi yakalayabilmeleri için KOBİ'lerin ihracat yapmaları ve dış pazarda boy göstermeleri gerekmektedir. Bu sebeple KOBİ'lerin ihracat sürecinde karşılaştıkları sorunların tespiti ve çözüme kavuşturulması önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, KOBİ'lerin ihracat sorunları algısının, KOBİ'lerin özellikleri ve ihracatı etkileyen faktörlere göre farklılık gösterip göstermediğini ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın örneklemini Mersin ilinde ihracat yapan KOBİ'ler oluşturmaktadır. Araştırmada veriler anket yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Mersin ilinde ihracat yapan işletmelere e-posta olarak anket formu gönderilmiş ve 155 KOBİ ankete cevap vermiştir. Araştırmanın analiz bölümünde faktör analizi yapılmış ve sonrasında Kruskal Wallis ve Mann-Whitney U testleri uygulanmıştır. İşletmelerin yaşadıkları sorunların çalışmada yer verilen bağımsız değişkenlere göre faktör bazında farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. İşletmelerin, ihracat yaptığı süre değişkeninde genel ihracat sorunları algı düzeyinde ve ürün adaptasyonu alt boyutunda, KOSGEB desteklerinden faydalanma değişkeninde ürün adaptasyonu boyutunda, ihracat yapılan ülke sayısı değişkeninde ise pazar bilgisi ve nitelikli iş gücü alt boyutlarında farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.

KOBİKOSGEBMersin+1
Ali Can Aydın
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İç girişimciliğin inovasyon ve örgütsel inovasyon kültürü üzerindeki etkisi: Lojistik sektöründe bir uygulama

Son dönemlerde küreselleşmenin hızlı bir biçimde gerçekleştiği dünya üzerinde birçok köklü değişim yaşanmaktadır. Değişim sonucu ticari anlamda ülkeler arasındaki sınırların ortadan kalkmasıyla zorlu rekabet koşullarının meydana gelmesi söz konusu olmaktadır. Bu bağlamda işletmelerin, zorlu rekabet koşullarına uyum sağlayabilmek için çeşitli inovasyon ve rekabet odaklı stratejiler belirlemesi ve uygulaması gerekmektedir. İşletmelerin bu tarz stratejileri hayata geçirebilmesi için iç girişimcilik faaliyetlerini desteklemesi önem arz etmektedir. Risk alma, yenilikçilik ve proaktiflik gibi iç girişimcilik özelliklerinin işletmelerin inovasyon faaliyetlerini ve örgütsel inovasyon kültürlerini destekleyebileceği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, lojistik sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin iç girişimciliklerinin inovasyon ve örgütsel inovasyon kültürleri üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Bu çalışmanın örneklemini lojistik sektör çalışanları oluşturmaktadır. Bu bağlamda lojistik sektörü çalışanlarına anket uygulaması yapılmıştır. Toplamda 321 anket elde edilmiştir. Elde edilen veriler ile değişkenler arasındaki ilişkiyi analiz etmek amacıyla çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre risk alma boyutu firma yenilikçiliği, paylaşılan görüş, açık görüşlülük, teknolojik yeniliğe yönelim, öğrenme yönelimi, risk alma isteği ve gelecekteki pazar yönelimi boyutları üzerinde anlamlı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Proaktiflik boyutunun ise kurum içi bilgi paylaşımı, öğrenme yönelimi, risk alma isteği ve gelecekteki pazar yönelimi boyutları üzerinde anlamlı etkisi olduğu saptanmıştır. Yenilikçilik boyutunun da firma yenilikçiliği, öğrenmeye bağlılık, paylaşılan görüş, açık görüşlülük, kurum içi bilgi paylaşımı, teknolojik yeniliğe yönelim, öğrenme yönelimi, risk alma isteği ve gelecekteki pazar yönelimi boyutları üzerinde olumlu yönde anlamlı etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Lojistik, İç Girişimcilik, İnovasyon, Örgütsel İnovasyon Kültürü

GirişimcilikLojistikLojistik sektörü+4
Safa Kocademir
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İş yeri beceri eğitimi bağlamında ortaöğretim kurumları ulaştırma hizmetleri alanı lojistik dalı öğrencilerinin verimlilikleri ve karşılaşılan sorunlar üzerine bir uygulama

Ekonomik kalkınma sürecindeki hızlı değişimler birçok yeniliği ve gelişmeyi beraberinde getirmektedir. Bu süreçte ülkelerin değişimlere uyum sağlayabilmesi lojistik sektörünün ekonomiye verdiği destek ve yarattığı katma değer stratejileri ile mümkün olmaktadır. Küresel ekonomide artan gelişmeler ve yenilikler nedeniyle ticari pazarda üstünlüğü yakalamak ve lojistik üs olmak isteyen Türkiye, sektörünün ihtiyaç duyduğu eğitim, alt yapı ve teknolojik gelişmelere yatırım yapmaktadır. Bu yatırımlardan bir tanesi; lojistik sektörüne yeterli düzeyde bilgi ve beceriye sahip nitelikli iş gücü kazandırmak amacıyla mesleki eğitim ile ortaöğretim okullarında öğrencilere ''Lojistik'' eğitimi verilmesidir. Öğrenciler mesleki eğitim sayesinde hem teorik eğitim almakta hem de işletmelerde beceri eğitimi uygulamasına katılarak meslek alanlarıyla uyumlu iş yerlerinde sektör stajı yapmaktadır. Bu uygulama esnasında öğrencilerin karşılaştığı olumlu veya olumsuz durumlar öğrencilerin, sektör stajından duyduğu memnuniyet düzeyini, sektöre bakış açılarını ve okulda almış oldukları mesleki eğitimin uygulanmasını etkileyebilmektedir. Bu araştırmada, iş yeri beceri eğitimi bağlamında orta öğretim kurumları ulaştırma hizmetleri alanı lojistik dalı öğrencilerinin verimlilikleri ve karşılaştıkları sorunların incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini; 2019-2020 eğitim öğretim yılında mesleki eğitim verilen resmi ortaöğretim okullarında, 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'na göre işletmelerde beceri eğitimine katılan Ulaştırma Hizmetleri alanı ve Lojistik dalı 12.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Türkiye'deki 7 coğrafi bölge dikkate alınarak her bölgeden en az bir okulun katılacağı şekilde araştırmanın yapılması hedeflenmiştir. Araştırmada veriler anket tekniği yöntemi ile toplanmış ve sonuç olarak 513 anket formu analiz edilmiştir. Araştırmanın analiz bölümünde yüzde ve frekans dağılımları, faktör analizi, T testi ve ANOVA uygulanmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin staj yaptığı işletmelerde beceri eğitimlerine ilişkin memnuniyet düzeyleri ile okulun bulunduğu coğrafi bölge arasında anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin staj yaptığı işletmelerde beceri eğitimlerine ilişkin sektöre bakış açıları ile cinsiyet arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin staj yaptığı işletmelerde beceri eğitimlerine ilişkin okulda almış oldukları mesleki eğitimin katkısı ile cinsiyet arasında anlamlı bir fark bulunmuştur.

Beceri eğitimiLise öğrencileriLojistik+6
Ümit Örnek
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hizmet içi eğitimin tükenmişlik sendromu üzerindeki etkisi: Lojistik çalışanları üzerine bir araştırma

Teknolojik gelişmeler ve küreselleşme ile ticari sınırların ortadan kalkması lojistik sektörüne duyulan ihtiyacı artırmıştır. Lojistik sektörüne duyulan ihtiyaç ve lojistik sektörünün dinamik yapısı iş yükünün artmasına ve böylelikle de lojistik çalışanlarının stres seviyesinin yükselmesine neden olmuştur. Stres seviyesinin yükselmesi ile çalışanların psikolojik ve fiziksel olarak kendilerini kötü hissetmeleri tükenmişlik sendromuna yakalanma olasılığını artırmaktadır. İşletmeler iş yükü karşısında oluşan stresi azaltmak, değişimler karşısında çalışanların hazırlıklı olmalarını sağlamak, niteliklerini geliştirmek ve rekabet ortamında üstünlük sağlamak amacıyla çalışanlarına hizmet içi eğitimler vermektedir. Bu araştırmanın amacı da lojistik işletmelerinde çalışanların almış oldukları hizmet içi eğitimlerin tükenmişlik sendromu üzerindeki etkisini cinsiyet bağlamında incelemektir. Araştırmanın örneklemini Türkiye'de faaliyet gösteren lojistik işletmelerinin hizmet içi eğitimi almış 336 çalışanı oluşturmaktadır. Araştırmada veriler online anket tekniği ile toplanmış ve Yapısal Eşitlik Modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda lojistik işletmelerinde verilen oryantasyon eğitiminin kadınlarda tükenmişlik sendromunun alt boyutlarından duygusal tükenmişliği, duyarsızlaşmayı ve kişisel başarısızlığı, erkeklerde ise sadece kişisel başarısızlığı olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca rotasyon eğitiminin erkeklerde ve kadınlarda kişisel başarısızlığı, ayrıca erkeklerde duygusal tükenmişliği olumsuz etkilediği gözlemlenmiştir.

Hizmet içi eğitimHizmet içi eğitim programlarıLojistik+5
Sergen Mum
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Afet yönetimi, afet lojistiği ve insani yardım lojistiği alanında yapılan tez çalışmalarının bibliyometrik analizi

İnsanlık tarihi boyunca çok sık şekilde yaşanan, toplumu maddi ve sosyal açıdan etkileyen sorunların temelinde afet olayları yatmaktadır. Afet, meydana geldiği toplumun yaşam akışını sekteye uğratarak toplumun ilerlemesine engel olmaktadır. Meydana gelen afetlerde arzulanan, can ve mal kaybının hiç yaşanmamasıdır. Afetlerin olası etkilerini azaltabilmek amacıyla insanoğlu sürekli bir arayış ve çaba içerisindedir. Bu arayış ve çabanın en önemli unsuru afet yönetimi faaliyetleri olarak ifade edilmektedir. Ülkemizde 1999 Marmara Depreminden sonra afet yönetimi çalışmaları dinamizm kazanmıştır. Bu dönemden sonra sürekli biçimde yönetmelik, kanun ve planlar hazırlanmış, afet konusunda yapılan bilimsel çalışmalar artış göstermiştir. Herhangi bir bilim dalında meydana gelen gelişmeleri ortaya çıkarmanın en iyi yolu da ilgili bilim dalı alanında yapılan çalışmaları incelemektir Yapılan çalışmaların incelenmesi ilgili alandaki eğilimlerin ve eksik kısımların ortaya çıkarılmasında yol gösterici niteliktedir. Bu nedenle bu araştırmanın amacı Türkiye'de afet yönetimi, afet lojistiği ve insani yardım lojistiği alanında yazılmış olan tezleri çeşitli parametreler açısından inceleyerek tezlerin bibliyometrik özelliklerini belirlemektir. Araştırmanın kapsamını YÖK'ün Ulusal Tez Merkezinden elde edilen afet yönetimi, afet lojistiği ve insani yardım lojistiği alanında yazılmış 332 tez oluşturmaktadır. Bu tezler vasıtasıyla elde edilen veriler bibliyometri yöntemi kullanılarak sayısallaştırılmıştır. Yapılan analiz neticesinde en çok tezin afet yönetimi konusunda ve afet süreci alt başlığında yazıldığı, tezlerin en çok 2019 yılında tamamlandığı, tezlerin büyük bir kısmının Türkçe ve yüksek lisans tezi olduğu, en fazla tez yazılan üniversitenin İstanbul Teknik Üniversitesi, en çok kullanılan yöntemin doküman analizi ve en çok tercih edilen analiz yönteminin diğer sayısal analiz ve modelleme olduğu görülmüştür.

Afet yönetimiAfetlerBibliyometri+5
Mustafa Öztürkel
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lojistik faaliyetlerinde dış kaynak kullanımındaki maliyet algısının ölçülmesi: Gıda sektörü örneği

Küreselleşme ve teknolojik gelişmeler, üretim ve yönetim sürecinde yaşanan hızlı değişimlerle birlikte işletmeler açısından lojistik faaliyetlerde dış kaynak kullanımını önemli bir yönetim stratejisi ve rekabet aracı haline getirmiştir. Lojistik faaliyetlerinde dış kaynak kullanımı, son yıllarda ürünlerin yeniden değer kazanma sürecini içermesi ve işletmelerin ana faaliyet alanlarına odaklanmalarına olanak tanıması bakımından verimlilik artışına neden olması yönüyle dikkat çeken konular arasında yer almaktadır. Dış kaynak kullanımı, işletmelerin üretebileceği mal ve hizmetleri başka işletmelere ürettirmesi anlamına gelmektedir (Gül, 2005: 159). Dış kaynak kullanımı, işletmelere sürdürülebilir rekabet imkânı kazandırmakta ve işletmelerin kendi faaliyetlerine odaklanmasına fırsat vermektedir. İşletmeler lojistik faaliyetlerinde dış kaynak kullanımı ile kalite standartlarına uygun yönetim stratejisi belirleyebilmekte ve maliyet açısından avantaj elde edebilmektedirler. Bu çalışma, lojistik faaliyetlerde dış kaynak kullanımının maliyetler üzerindeki etkisine yönelik işletme algısını Mersin ilinde faaliyet gösteren gıda sektörü örneğiyle açıklamayı amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini Mersin Ticaret ve Sanayi Odasına bağlı 99 gıda işletmesi oluşturmaktadır. Araştırmada veriler online anket tekniği ile toplanmış ve analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; lojistik faaliyetlerde dış kaynak kullanımının maliyet üzerindeki etkisine yönelik algının; işletme karlılığını artmasına yol açtığı, sabit maliyetlerin değişken maliyetlere dönüştürülmesini sağladığı, personel maliyetlerini düşürdüğü, işletme sermayesi gereksinimini azalttığı, yatırım sermayesi gereksinimini azalttığı, aracı maliyetlerini ortadan kaldırdığı, enerji maliyetlerinin düşmesini sağladığı yönünde olduğuna ilişkin bulgulara ulaşılmıştır.

Dış kaynaklardan yararlanmaGıda sektörüLojistik+1
Bilal Özmen
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası ticaret ve lojistik ile uluslararası ticaret ve lojistik yönetimi ana bilim dallarında yazılan tezlerin incelenmesi

Küreselleşmenin beraberinde getirdiği hızlı teknolojik ilerleme ile beraber uluslararası ticarette gelişmeler yaşanmış ve bu durum ülkeler arasında rekabet ortamının artmasına yol açmıştır. Rekabet avantajı elde etmek isteyen işletmeler ticarete konu malları hızlı ve güvenilir şekilde teslim edebilmek için lojistik sektörüne ihtiyaç duymaktadır. Uluslararası ticaretin lojistik faaliyetlerin güçlenmesine katkı sağlaması, lojistik faaliyetlerin de uluslararası ticaret işlemlerini kolaylaştırması bakımından uluslararası ticaret ve lojistik arasında güçlü bir bağ olduğundan söz edilebilmektedir. Geçmişe nazaran daha karmaşık ve kapsamlı bir yapı barındıran bu sektör, çalışan bireylerin de nitelikli olmasını gerektirmektedir. Lisans eğitiminin bir üst basamağı olan lisansüstü eğitimde hem lisans eğitiminde edinilen bilgi ve beceriler geliştirilmekte hem de yeni bilgi ve beceriler kazandırılmaktadır. Bu durum herhangi bir bilim alanında uzmanlaşabilmek ve yetkinleşebilmek adına lisansüstüne verilen önemi artırmaktadır. Lisansüstünde verilen eğitimin yanında burada yazılan tezler de bir bilim dalında meydana gelen gelişmelerin ortaya çıkarılmasında önemli rol oynamaktadır. Bu sebeple bu araştırmanın amacı Türkiye'de Uluslararası Ticaret ve Lojistik ile Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yönetimi Ana Bilim Dallarında yazılmış lisansüstü tezleri içerik analizi yöntemiyle inceleyerek, bu tezlerle ilgili genel bir profil ortaya koymaktır. Araştırmanın kapsamını YÖK'ün Ulusal Tez Merkezinden elde edilen Uluslararası Ticaret ve Lojistik ile Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yönetimi Ana Bilim Dallarında yazılan 380 tez oluşturmaktadır. Bu tezler aracılığıyla elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile sayısallaştırılmıştır. Bulgular frekans tablolarında sıklık ve yüzde değerleri ile yüksek lisans ve doktora durumu ayrımı yapılarak sunulmuştur. Yapılan analiz sonucunda en çok tezin Maltepe Üniversitesinde yazıldığı, tezlerin en fazla 2019 yılında tamamlandığı, tezlerin yoğun olarak yüksek lisans programlarında, Türkçe dilinde, lojistik ana konu başlığında, vakıf üniversitelerinde, nicel yöntemler kullanılarak yazıldığı, örneklem olarak en çok işletme ve veri setinin tercih edildiği, veri toplama yöntemi olarak çoğunlukla anket yöntemine başvurulduğu ve analiz yönteminde sırasıyla frekans, korelasyon ve faktör analizinin uygulandığı tespit edilmiştir.

Bilimsel yayınDoktoraLojistik+6
Pınar Bedlek
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Online alışveriş sitelerinin fiziksel dağıtım hizmet kalitesinin tüketicinin e-memnuniyeti ve e-sadakati üzerindeki etkisi

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte internet kullanımının artması sonucu insanlar geleneksel alışverişten e-ticarete yönelmişlerdir. Ürünlerin internet ortamında daha güvenilir ve hızlı bir şekilde tüketiciye ulaştırılması noktasında lojistik ile birlikte online alışveriş sitelerinde fiziksel dağıtım hizmet kalitesi kavramı da ön plana çıkmıştır. Buna bağlı olarak fiziksel dağıtım faaliyetinin güvenli ve sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilmesi müşterilerde e-memnuniyet ve e-sadakat olgusunun oluşmasına katkı sağlamaktadır. Tüketicilerin hizmet kalitesi algısı, sadakat ve memnuniyet durumları ile gelir arasında da bir ilişki mevcuttur. Bu doğrultuda bu araştırmanın amacı online alışveriş sitelerindeki fiziksel dağıtım hizmet kalitesinin tüketicinin e-memnuniyet ve e-sadakatine olan etkisini gelir bağlamında incelemektir. Araştırmanın örneklemini Türkiye'de yaşayan 18 yaş ve üzeri online alışveriş yapan 988 kişi oluşturmaktadır. Veriler online anket ile toplanmış olup yapısal eşitlik modeli ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre tüketiciler güvenilir, kolay ve hızlı olması, çeşitlerin bolluğu ve kalitesi, fiyat uygunluğu ve iade kolaylığı gibi nedenlerle online alışverişi tercih etmektedirler. Ek olarak 6000 TL ve altı gelire sahip olanlarda dakiklik ve teslimat durumunun e-memnuniyeti, teslimat durumunun e-sadakati ve e-memnuniyetin e-sadakati olumlu olarak etkilediği, 6001 TL ve üstü gelire sahip olanlarda ise dakiklik ve teslimat durumunun e-memnuniyeti, dakiklik ve e-memnuniyetin ise e-sadakati olumlu olarak yordadığı görülmüştür.

Dağıtım kanallarıDağıtım sistemleriDağıtım şebekeleri+7
Fatma Öztürk
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Taşıma şekillerine göre ihracatı etkileyen faktörler: Türkiye üzerine bir uygulama

Kazan-kazan/kazan-kaybet oyunu temelinde değerlendirilen dünya ticaret sisteminde son yıllarda orta gelirli ülkeler, yüksek gelirli ülkelere göre aldıkları paylarını arttırmıştır. Jeopolitik ve stratejik olarak avantajlı bir konumda yer alan Türkiye, diğer orta gelirli ülkelerle karşılaştırıldığında, dünya ticaretinden aldığı payın potansiyelinin altında kaldığı gözlemlenmiştir. Bu bağlamda Türkiye'nin dünya ticaretinden aldığı payın arttırılmasında önemli bir etken olduğu düşünülen taşıma şekillerine göre ihracatı etkileyen faktörlerin araştırılması önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı Türkiye'nin taşıma şekillerine göre ihracatını etkileyen faktörleri araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada Türkiye'nin karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu taşıma şekillerini kullanarak gerçekleştirdiği ihracatını etkilemesi muhtemel faktörler belirlenmiştir. 2000:01-2020:12 dönemine ait aylık verilerin kullanıldığı çalışmada taşıma şekillerine göre ihracat verileri bağımlı değişken, Türkiye'nin sanayi üretim endeksi, AB ülkelerinin sanayi üretim endeksi, reel döviz kuru endeksi, brent petrol fiyatı, Baltık Kuru Yük Endeksi (Baltic Dry Index- BDI) değişkenleri bağımsız değişken olarak ele alınmıştır. Yapılan ekonometrik analizler sonucunda tüm taşıma şekillerine göre ihracatı etkileyen en önemli değişkenin Türkiye'nin sanayi üretim endeksi olduğu belirlenmiştir. Sanayi üretim endeksinin ardından reel döviz kuru endeksinin oluşturulan model ve kullanılan yöntemlere göre diğer önemli değişkenlerden biri olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Türkiye'nin taşıma şekillerine göre ihracat hacmini, rekabetçi kur politikalarından daha çok üretim kapasitesini arttırmaya yönelik politikaların etkileyeceği tespit edilmiştir.

Ekonomik zaman serisiReel döviz kuruSektörel dış ticaret+6
Zehra Albayrak
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Örgütsel zekâ ve örgütsel çeviklik ilişkisinde örgütsel öğrenmenin aracı rolü

Günümüzde örgütler; değişen müşteri ihtiyaçlarının, kızışan rekabetin ve değişimin yarattığı sorunların üstesinden gelebilmek için yeni yönetim araçları aramaktadır. Örgütlerin başvurduğu bu yeni yönetim araçlarından birisi insan zekâsı ile makine zekâsının (yapay zekânın) toplamından oluşan örgütsel zekâdır. Örgütsel zekâ ise örgütsel öğrenmenin öncülü konumundadır. Değişimin oranı ve hızı, artan rekabet örgütsel öğrenmeyi önemli ölçüde zorunlu hale getirmiştir. Bu gerçeğe rağmen hala birçok örgüt aynı oranda öğrenmeye önem vermemektedir. Bu nedenle her örgütün çıktısını (verimliliğini, performansını, stratejisini ve yönetim kararlarını) etkileyen farklı öğrenme dereceleri bulunmaktadır. Öğrenme derecesine bağlı olarak her örgütün çevresine uyum sağlama hızı yani çevikliği de değişmektedir. Örgütsel çeviklik örgütlerin çevrelerindeki değişikliklere hızlı ve başarılı bir şekilde yanıt verme yeteneğidir. Çeviklik, değişken ve belirsiz ortamlarda örgütlerin kullanabileceği en faydalı araçlardan birisidir. Karar alıcıların öğrenmenin yarattığı fırsatlara ilgisini çekmek amacıyla yaptığımız bu çalışmada örgütsel zekânın örgütsel çeviklik üzerindeki etkisinde örgütsel öğrenmenin aracı rolü incelenmiştir. Ayrıca bu çalışma, bu kavramlara yabancı olan ve bu kavramların sağladığı avantajların henüz farkına varmamış olan örgütlere yol göstermek, rehber olmak amacıyla yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Zekâ, Örgütsel Öğrenme, Örgütsel Çeviklik.

Örgütsel zekaÖrgütsel çeviklikÖğrenen organizasyonlar
Rabia Seğmen Demirkıran
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye imalat sanayinde firma bazlı ihracatı etkileyen faktörler

Türkiye ekonomisi, Onuncu ve On Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planları'nda uluslararası rekabet gücünü ve dünya ihracatındaki payını artırmak hedefiyle imalat sanayinde yüksek katma değerli üretimi, yeni teknolojilerin geliştirilmesini, yatırım ve ara malı ithalatını azaltmayı amaçlamıştır. Türkiye ekonomisinin imalat sanayisine verdiği bu önem çalışmanın temel motivasyonunu oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye imalat sanayinde firmaların ihracatını etkileyen fakörler iki modelde ele alınmaktadır. Çalışmada ISIC Rev.4 Düzey 2 sınıflandırmasına göre 21 sektöre ait 2006-2019 yıllarını kapsayan veriler kullanılmaktadır. Sektörel ortalama ihracat verileri bağımlı değişken, sektörel reel efektif döviz kuru endeksi, sektörel ihracat ağırlıklı GSYH, sanayi üretim endeksi, çalışan saat başına üretim endeksi, brüt ücret maaş endeksi ve sanayi istihdam endeksi verileri bağımsız değişkenler olarak modelde yer almaktadır. Değişen varyans, otokorelasyon ve yatay kesit bağımlılığı sorunlarına karşı dirençli standart hatalar üreten sabit etkili Driscoll-Kraay tahmincisi kullanılmaktadır. Yapılan analiz sonucunda her iki modelde de sektörel reel efektif döviz kuru endeksi, sektörel ihracat ağırlıklı GSYH, sanayi üretim endeksi, çalışan saat başına üretim endeksi ve brüt ücret maaş endeksine ait değişkenler firma ihracatını pozitif ve anlamlı şekilde etkilemektedir. Ancak istihdam değişkeni ile firma ihracatı arasında kesin bir sonuç elde edilememiştir. Bağımsız değişkenler arasında firma ihracatına en yüksek etkiyi dış gelirdeki artış sağlamaktadır. Sektörel ihracat ağırlıklı GSYH hariç diğer değişkenlerdeki katsayıların oldukça küçük olduğu gözlemlenmiştir.

Firma performansıPanel veri modelleriReel döviz kuru+4
Ahmet Koluman
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası pazarlamada etik tüketim davranışı: Kozmetik sektörü üzerine bir araştırma

Bu çalışmada dünya pazarının en önemli sektörlerinden biri olan kozmetik sektöründe tüketicilerin etik bilinçleri ve etik tüketim çatısı altında sektördeki firmalara karşı tutumları çeşitli boyutlarda incelenmiştir. Oldukça büyük bir pazar olan kozmetik pazarında, kozmetik ürün kullanıcılarının etik tüketim bilincinin ölçülmesi önem arz etmektedir. Özellikle hayvansever tüketiciler için tüketimleri sonucunda hayvanların zarar görmemiş olması satın alma kararlarını verirken büyük önem taşımaktadır. Alan yazında etik tüketim ve kozmetik alanında yapılan önemli çalışmalar bulunmaktadır ancak özellikle hayvan refahının etik tüketicilerin satın alma davranışları üzerindeki etkilerinin tam olarak irdelenmediği görülmüştür. Yapılan çalışma literatürde görülen bu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Çalışmada nicel veri toplama araçlarından biri olan anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de ikamet eden kozmetik ürün satın alan 18 yaş üstü kadın ve erkek tüketiciler oluşturmaktadır. Katılımcılara e-posta ve sosyal medya üzerinden ulaşılarak araştırma ile ilgili bilgi verilmiş ve 397 kişiyle çalışma yürütülmüştür. Elde edilen veriler; kikare analizi, frekans analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve yol analizleri kullanılarak, SPSS ve AMOS paket programları yardımıyla analiz edilmiştir. Yapısal eşitlik modellemesi ile ulaşılan sonuçlara göre tüketicilerin etik davranışa verdikleri önemin hem ödüllendirme niyetleri üzerinde hem de cezalandırma niyetleri üzerinde pozitif etkisi olduğu saptanmıştır. Tüketicilerdeki çevresel kaygının firmaları cezalandırma niyetine pozitif, ödüllendirme niyetine ise negatif etkisi olduğu görülmüştür. Ayrıca tüketicilerin önemli çoğunluğunun kozmetik ürünün geri dönüştürülebilir olduğunu gösteren logo ve hayvan sağlığıyla doğrudan ilgili olan logo hakkında bilgi sahibi olduğu anlaşılmıştır.

EtikEtik değerlerKozmetik sektörü+3
Esma Betül Eyyüpoğlu
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Örgütsel adalet algısının iş performansına etkisinde örgütsel özdeşleşmenin aracılık rolü: Mersin ili lojistik sektörü çalışanları üzerine bir araştırma

Günümüz dünyasında artan nüfusla birlikte yaşanan talep artışı ve işletmelerin bu talebe cevap verme istekleri lojistik işletmelerinin önemini daha belirgin hale getirmiştir. Özellikle üretim modellerinde (Just In Time-JIT) yaşanan değişimler de bu belirginliği biraz daha artırmıştır. Lojistik işletmeler oluşturdukları tedarik zincirleriyle sürekli gelişen ve değişen teknoloji sayesinde müşterilerinin ihtiyaçlarını en hızlı, en güvenilir ve en ekonomik şekilde karşılamaya çalışmaktadır. Karmaşık lojistik operasyonların planlanması ve hayata geçirilmesi süreçlerinde insan faktörü çok önemli bir yer tutmaktadır. Bu sebeple lojistik işletmeleri çalışanlarının motivasyon ve verimliliklerini artıracak ve teşvik edecek etkin insan kaynakları yönetimi politikalarını hayata geçirmek zorundadır. Çalışanlar işletmelerinden adil muamele görmek ister ve buna performans artışıyla yanıt verirler. Adil muamele algısı, çalışanların örgütleriyle özdeşleşmelerini sağlayarak extra performans çabası sonucunu doğurmaktadır. Bu araştırmanın amacı, Mersin ili lojistik işletmelerinde çalışan bireylerin, örgütsel adalet algılarının iş performansına etkisinde, örgütsel özdeşleşmenin aracılık rolünü incelemektir. Araştırmanın örneklemini Mersin'de faaliyet gösteren lojistik işletmelerinde çalışan 433 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada verilerin toplanma yöntemi online anketlerle sağlanmış ve SPSS Regresyon analiz modeli kullanılmıştır. Araştırma sonucunda lojistik çalışanlarının, bağlı bulundukları kurumlarından gördükleri örgütsel adalet muamelesinin, iş performanslarını ve özrgütsel özdeşleşmelerini anlamlı ve pozitif olarak etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca, örgütsel adalet algılarının iş performansına etkisinde, örgütsel özdeşleşmenin aracılık rolü üstlendiği sonucuna varılmıştır.

AdaletAdalet algısıLojistik sektörü+6
Tuğrul Özaltın
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Küresel markaya yönelik tutumun müşteri katılımı, müşteri tatmini ve tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkisi

Küreselleşme ile birlikte markalar yeni pazarlarda faaliyet gösterip küresel marka haline gelmiştir. Bazı tüketiciler kültürel kimlik ve etnosentrik eğilim gibi nedenlerden dolayı küresel markalara karşı olumsuz tutum sergilemektedir. Bu olumsuz tutumlar tüketicilerin markayla özdeşleşmesine yani müşteri katılımına ya da müşteri tatminine de etki etmektedir. Markadan tatmin sağlamayan ya da o markayı hayatlarında önemli yerde konumlandırmayan tüketicilerin de o markayı tekrar satın alma olasılıkları azalmaktadır. Hem küresel markalara karşı tutum, hem de müşteri tatmini ve tekrar satın alma niyetinde cinsiyetin de önemli bir faktör olduğu bilinmektedir. Bu nedenle araştırmanın amacı tüketicilerin yerel ve küresel markalara yönelik tercihlerinde kültürel kimlik ve etnosentrizmin müşteri katılımı, müşteri tatmini ve tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkisini cinsiyet bağlamında incelemektir. Araştırmanın örneklemini Türkiye'de yaşayan ve kahve zinciri mağazalarına giderek kahve tüketimi yapan 18 yaş ve üzeri 388 tüketici oluşturmaktadır. Araştırmada veriler online anket yöntemiyle toplanmış ve yapısal eşitlik modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre kadın tüketicilerde kültürel kimlik etnosentrizmi, etnosentrizm müşteri katılımını, kültürel kimlik ve müşteri katılımı müşteri tatminini, müşteri katılımı ve müşteri tatmini tekrar satın alma niyetini olumlu, etnosentrizm müşteri tatminini ise olumsuz olarak etkilemektedir. Erkek tüketicilerde ise kültürel kimlik etnosentrizmi, etnosentrizm müşteri katılımını, müşteri katılımı müşteri tatminini, müşteri katılımı ve müşteri tatmini ise tekrar satın alma niyetini olumlu olarak yordamaktadır. Anahtar Kelimeler: Etnosentrizm, kültürel kimlik, müşteri tatmini, müşteri katılımı, tekrar satın alma

Küresel markalarMarkaMarka duyarlılığı+6
Yusuf Usal
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dış ticaret işlemlerinin Türkiye Muhasebe Standartlarına göre muhasebeleştirilmesi ve bir uygulama

Küreselleşmenin hızla artması ülkeler arasında dış ticareti zorunlu hale getirmiştir. Tüm dünyada dış ticaret yapan işletme sayısı gün geçtikçe hızla artmaktadır. Çünkü insanlar ihtiyaçlarını karşılarken sadece kendi bulundukları şehir ya da ülkede değil farklı ülkelerden de alışveriş yapabilmektedir. Bu durum, ihracat ve ithalatta artışa neden olmaktadır. Bu artışın kayıt altına alınabilmesi için bilgi sistemlerinden yararlanılması gerekmektedir. Bu bilgi sistemleri arasında işletmelerin mali nitelikli işlemlerinin kayıt altına alınabilmesi ve gerçeğe uygun bilgi üretilebilmesi için muhasebe bilgi sisteminden yararlanılmalıdır. Çalışmanın amacı; dış ticaret yapan işletmelerin mali nitelikteki işlemlerinin Türkiye Muhasebe Standartlarına göre muhasebeleştirme işlemlerinin nasıl yapılması gerektiğini açıklamak olarak belirlenmiştir. Bu amaç doğrultusunda çalışma üç bölüm olarak tasarlanmıştır. Birinci bölümde dış ticaret kavramı, dış ticarette kullanılan belgeler, dış ticarette ödeme şekilleri ve dış ticarette teslim şekilleri konuları genel hatlarıyla açıklanmıştır. İkinci bölümde muhasebe standartlarının tanımı, dış ticarette önem arz eden standartlar, finansal raporlama standartlarına uygun hesap planı taslağı ve bu taslakta yer alarak dış ticaret işlemlerinde kullanılan hesaplar incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise uygulama örneği olarak dikkate alınan A İşletmesi'nin ithalat ve ihracat işlemleri Türkiye Muhasebe Standartları dikkate alınarak Kamu Gözetimi Kurumu tarafından oluşturulan finansal raporlama standartlarına uygun hesap planı taslağındaki hesaplar aracılığıyla muhasebeleştirilmiştir.

MuhasebeMuhasebe standartlarıTicaret+5
Tuğba Çamur
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lojistik işletmelerde maliyetlerin hesaplanması ve bir uygulama

Günümüzde globalleşen dünya ile teknoloji, ekonomi, iletişim ve ulaşım gibi alanlarda yaşanan gelişmeler ürün tedariği ve satışının ülke sınırları dışına çıkmasını sağlamıştır. Yaşanan bu gelişmeler lojistik faaliyet olarak bilinen taşıma, depolama elleçleme, stok yönetimi/envanter, ambalajlama ve talep tahmini gibi temel lojistik faaliyetler ve gümrükleme, sigortalama, müşteri hizmetleri vb. destekleyici lojistik faaliyetlerin kapsamını genişleterek nitelik ve niceliklerinin değişmesine neden olmuştur. Bu durum işletmelerin bünyesinde bulundurdukları lojistik faaliyetlerin üzerinde çalışılarak etkin ve sistemli bir şekilde yürütülmesini gerekli kılmaktadır. İşletmelerin artan rekabet koşullarında yarışabilmek, piyasadaki yerini koruyabilmek ya da iyileştirmek için lojistik faaliyetlerin etkin yönetimiyle müşteri memnuniyet düzeyinin arttırılmasına önem vermeleri gerekmektedir. Ancak bu gelişmeler işletmelerde lojistik faaliyetlerin çoğalmasına ve beraberinde de maliyet kalemlerindeki artışa neden olmaktadır. Bu nedenle lojistik işletmeler için bu faaliyetler ve faaliyetlerin yarattığı maliyetlerin minimize edilebilmesi, incelenmesi, kontrol edilmesi ve hesaplanması önem arz etmektedir. Çalışmanın amacı; lojistik kavramı, lojistik faaliyetler ve lojistik maliyetler ile ilgili bilgi verilerek lojistik maliyetlerin uygulama örneği aracılığıyla geleneksel maliyetleme yöntemi kullanılarak hesaplanması olarak belirlenmiştir. Bu amaç doğrultusunda çalışmanın birinci bölümünde lojistik kavramıyla ilgili genel bilgilere, ikinci bölümünde lojistik faaliyetler ve maliyetlerle ilgili teorik bilgilere yer verilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise X Lojistik İşletmesi'nin maliyet verileri dikkate alınarak geleneksel maliyetleme yöntemine göre uygulama örneğine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Lojistik, Lojistik işletmeler, Lojistik maliyetler

Esin Ülger
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'nin hizmet ihracatının belirleyicileri

Ulusal ve uluslararası ticaretteki payı her geçen gün artan hizmet sektörü, dünya ekonomisinde temel gelir kaynağı sağlayan sektörlerden biri olarak gösterilmektedir. Türkiye ekonomisi içinde dinamik bir role sahip olan hizmet dış ticareti, cari işlemler hesabının dengelenmesinde önemli rol üstlenmektedir. Hizmet dış ticaretinin öneminden hareketle oluşturulan bu çalışmada, Türkiye'nin hizmet ihracatı ile reel döviz kur endeksi, sanayi üretim endeksi, hizmet sektörü güven endeksi ve Avrupa Birliği'nin sanayi üretim endeksi arasındaki ilişki 2011:01-2023:06 dönemine ait aylık verilerle analiz edilmiştir. Çalışmada öncelikle geleneksel birim kök testi ile yapısal kırılmalı birim kök testleri kullanılarak serilerin durağanlıkları incelenmiştir. Daha sonra ARDL sınır testi ile seriler arasındaki eşbütünleşme ilişkisinin varlığı araştırılmıştır. Son olarak uzun ve kısa dönem katsayı tahmin sonuçları elde edilmiştir. Sonuçlara göre; uzun dönemde AB'nin sanayi üretim endeksinde yaşanan bir birimlik artış, Türkiye'nin hizmet ihracatını pozitif etkilemektedir. Ancak reel döviz kur endeksi, Türkiye'nin sanayi üretim endeksi ve Türkiye'nin hizmet sektörü güven endeksi uzun dönemde hizmet ihracatını etkilememektedir. Ayrıca kısa dönem tahmin sonucuna göre; kısa dönemde meydana gelecek sapmalar 3,28 dönem sonrasında uzun dönem dengesine ulaşmaktadır. Bu sonuçlara göre; Türkiye'nin hizmet ihracatında etkili olan en önemli faktörün, Avrupa Birliği'nin ekonomik performansı olduğu anlaşılmaktadır.

ARDLHizmet sektörüUluslararası ticaret+1
Havva Dilara Atiş
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

COVİD-19 sürecinde dijitalleşme ve inovasyon uygulamaları: Mersin lojistik sektörü örneği

Hayatın her alanını etkileyen ve küresel bir krize dönüşen Covid-19 pandemisi dünyayı derinden etkilemiştir. Covid-19 pandemisinin ekonomik ve toplumsal boyutlarının olması, arz ve talep şoklarının yaşanması uluslararası ticareti yavaşlatmıştır. Lojistik sektörü Covid-19 pandemi krizi yönetmek ve ticaretin devamlılığı sağlamak için inovasyona yönelmiştir. Covid-19 sürecinde lojistik sektöründe endüstri 4.0 araçlarına ve dijitalleşmeye ilgi artmıştır. Bu araştırma, Covid-19 sürecinde dijitalleşme ve inovasyonu Mersin lojistik sektörü açısından incelemektedir. Araştırmanın literatür kısmında ikincil veriler kullanılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi, görüşme (mülakat) tekniği ve fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Mersin'de faaliyette bulunan lojistik şirketlerinden seçilen 10 üst düzey yönetici ile görüşme (mülakat) yapılmıştır. Yapılan görüşmelerde, yöneticilerin ortak görüşü Covid-19'dan önce başlayan dijitalleşme ve inovasyon sürecinin Covid-19 pandemisi ile hızlandığı yönündedir. Anahtar kelimeler: Lojistik, Covid-19, Dijitalleşme, Endüstri 4.0, İnovasyon

Özge Tutkun
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Lojistik işletmelerinin lojistik 4.0 algılarının incelenmesi: Akdeniz Bölgesi örneği

Endüstriyel devrimlerin tamamı yaşanan dönemdeki üretim faaliyetlerini doğrudan etkilemiştir. Nihai dönem olan Dördüncü Endüstri Devrimi teknoloji üzerine kurulmuş olan bir dönemdir. Endüstri 4.0'ın lojistiği doğrudan etkilemesi sonucu ortaya çıkan Lojistik 4.0 kavramı güncel ve teknolojinin etkisiyle gelişim gösteren bir yeniliktir. Lojistik 4.0 lojistik sektöründe yürütülen faaliyetlerin teknoloji etkisiyle ilerlemesini önceliğine alan ve buna yönelik olarak da sektörün gelişimini içeren bir kavramdır. Bu kapsamda araştırmanın amacı Lojistik 4.0 etkisiyle sektörel açıdan uygulanan teknolojileri ve sektörün Lojistik 4.0'a bakış açısını derinlemesine incelemektir. Bu amaç doğrultusunda nicel araştırma yöntemleri ve nitel araştırma yöntemlerinden faydalanılarak lojistik sektöründe hizmet veren işletmelerin Lojistik 4.0 yeniliğine olan farkındalık düzeyi ve yaklaşımı incelenmiştir. Çalışmanın örneklemi Akdeniz Bölgesinde faaliyet gösteren lojistik işletmelerinden oluşmakta olup; örneklem sayısı 161 olarak belirlenmiştir. Yürütülmesi tasarlanan nicel analiz için 206 lojistik işletmesi yöneticisi ile anket çalışması yürütülmüştür. Nitel araştırma yöntemleri arasından yapılandırılmış görüşme yöntemi ile 20 katılımcıya ulaşılmıştır. Nicel veri analizi for Windows 25.0 programı; nitel veri analizi MAXQDA 2022 programı ile yürütülmüştür. Çalışmanın sonucunda sektörel açıdan taşınan yük türüne göre Lojistik 4.0 algısında farklılıkların söz konusu olduğu, Lojistik 4.0 ile güncel teknolojinin, ekonomik üstünlük ve rekabet avantajının sağlanabildiği, sektörün Lojistik 4.0 teknolojileri ile uyumlu çalışma kapsamında yatırımlara yöneldiği sonucuna ulaşılmıştır.

Şule Güngör
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'deki kara sınır kapılarının veri zarflama analizi yöntemi ile etkinliklerinin ölçümü

Türkiye'nin jeopolitik konumu itibarıyla Avrupa, Asya ve Ortadoğu ekseninde mal akışının hızlı ve güvenilir şekilde sağlanması için sınır kapılarının verimliliği incelemek önemli hale gelmiştir. Bu çalışmada parametrik olmayan veri zarflama analizi yöntemi kullanılmıştır. Günümüzde her türlü mal ve hizmet üretiminin faaliyetleri incelendiğinde tek girdi kullanarak ve tek çıktı elde edilecek şekilde bir üretim anlayışı görülmemektedir. Mal ve hizmet üretiminde çoklu girdi ve çoklu çıktı ile bir üretim anlayışı mevcut olup, karar verme birimlerinin (KVB) etkinliğini ölçen en uygun yöntemlerden biri veri zarflama analizidir (VZA). VZA farklı birimlerde olan girdileri ve çıktıları ayrı ayrı ağırlıklandırmak ve aynı formülde yer vermek suretiyle hesaplama yapan bir analiz yöntemidir. Analiz sonucunda KVB'lere 0 ile 1 arasında (veya 0-100) değerler vererek etkinlik skorları elde edilir. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de bulunan kara sınır kapılarının etkinliğini ölçmektir. Bu doğrultuda sınır kapılarının etkinliği VZA analizi modellerinden VZA-CCR ve VZA-BBC modelleri kullanılarak analiz edilmiştir. VZA-CCR analizi sonucunda 18 sınır kapısından Kapıkule, Sarp ve Habur kara sınır kapıları tam etkin kara sınır kapıları olmuştur. Etkin olmayan diğer 15 sınır kapısı Hamzabeyli, İpsala, Karkamış, Çobanbey, Cilvegözü, Dilucu, Öncüpınar, Aktaş, Kapıköy, Esendere, Gürbulak, Zeytindalı, Türkgözü ve Ceylanpınar kara sınır kapılarıdır. Etkin olmayan sınır kapıları içerisinde çıktı değişkenlerinden sırasıyla küçük taşıtlar, yolcu sayıları ve büyük taşıtlar çıktıları etkin değildir. VZA-BCC yöntemi ile elde edilen sonuçlara göre tam etkin kara sınır kapıları Aktaş Sınır Kapısı, Çobanbey sınır kapısı, Habur Sınır Kapısı, Dilucu Sınır Kapısı, Sarp Sınır Kapısı, Kapıkule Sınır Kapısı, Cilvegözü Sınır Kapısı ve Akçakale Sınır Kapısı olmuştur. Bu modelde diğer 10 sınır kapısı etkin olmayan sınır kapıları sonucuna ulaşılmıştır. Etkin olmayan sınır kapıları içerisinde çıktı değişkenlerinden sırasıyla büyük taşıtlar, küçük taşıtlar ve yolcu sayıları çıktıları etkin değildir. Anahtar kelimeler: Sınır Kapısı, Etkinlik Ölçümü, Veri Zarflama Analizi

Abdullah Kamış
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dış ticaretin kolaylaştırılması: Türkiye-OECD üzerine bir inceleme

Uluslararsı ticaret, farklı coğrafyalardan kişi ve kurumları etkilemesi nedeniyle karmaşık ve zor bir süreçtir. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), Dünya Gümrük Örgütü (DGÖ) ve Birleşmiş Milletler (BM) gibi uluslarası kurum ve kuruluşlar mevzuatsal düzenlemeler, teknolojik alt yapı çalışmaları, ortak taşıma programları, teminatlar ve güvenceler konusunda çalışmalar yaparak dış ticaretin kolaylaştırmasını katkı sunmaktadır. Bu çalışmanın amacı ülkelerin dış ticareti kolaylaştırmasına yönelik çalışmaları dikkate alarak Türkiye'nin OECD ülkeleri arasındaki konumu VZA yöntemi ile incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Gümrük İşlemleri Performans Endeksi ve İş Yapma Kolaylığı Endeksi olmak üzere iki adet çıktı belirlenmiştir. GSYH, Doğrudan Yabancı Yatırımlar/Net girişler, Ticari Açıklık, Siyasi İstikrar ve Şiddetin/Terörün Yokluğu olmak üzere dört adet de girdi değişkeni belirlenmiştir. Çıktı yönelimli Charnes, Cooper, Rhodes (CCR) tarafından geliştirilen CCR ve Banker, Charnes, Cooper (BCC) tarafından geliştirilen BCC modelinin birlikte incelendiği çalışmada Türkiye'ye İsrail, Güney Kore, Lüksemburg ve Yeni Zelanda referans olmuştur. Yapılan analiz sonucunda, Türkiye'nin Gümrük İşlemleri Performansı ve İş Yapma Kolaylığı alanlarında düzenlemeler yapması halinde etkin bir yapıya kavuşacağı değerlendirilmektedir.

GümrüklerUluslararası ticaret
Erkan Peksoy
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Lojistik performans endeksini etkileyen faktörlerin makine öğrenmesi yöntemleriyle belirlenmesi

Küresel ticaretin artan karmaşıklığı ve uluslararasılaşan tedarik zincirleri, ülkelerin lojistik performansını stratejik bir öncelik haline getirmiştir. Bu doğrultuda, ülkelerin lojistik yeterliliklerini karşılaştırmalı biçimde değerlendiren Lojistik Performans Endeksi (LPI), politika yapıcılar ve araştırmacılar açısından önemli bir gösterge niteliğindedir. Bu çalışmanın amacı, LPI üzerindeki belirleyici faktörleri tespit etmek ve bu değişkenlerin önem derecelerini değerlendirmek üzere makine öğrenmesi algoritmalarını kullanmaktır. Bağımlı değişken olarak LPI, bağımsız değişkenler olarak ise enflasyon oranı, GSYH ve kişi başına GSYH büyümesi, insani gelişim endeksi (HDI), karbon emisyonları, kentleşme, nüfus artışı, mal ve hizmet ticareti ile taşımacılık hizmetleri gibi göstergeler dikkate alınmıştır. Veriler, Dünya Bankası ve Our World in Data gibi uluslararası kaynaklardan elde edilmiştir. Özellik seçimi ve modelleme aşamasında altı farklı denetimli öğrenme algoritması uygulanmış, modellerin tahmin başarımı karşılaştırılmıştır. Sonuçlar, LPI üzerinde en yüksek etkiye sahip değişkenlerin HDI, karbon emisyonları, nüfus artışı, taşımacılık hizmetleri (ihracat oranı) ve taşımacılığa bağlı karbon salınımları olduğunu göstermektedir. Elde edilen bulgular, ülkelerin lojistik performanslarını geliştirmeye yönelik politika oluşturma süreçlerine katkı sağlamaktadır.

Safa Kocademir
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mersin Yenice lojistik merkezinde faaliyet gösteren işletmelerin merkezi kullanma düzeyinin belirlenmesi

Küreselleşmenin ve artan rekabetin etkisiyle, lojistiğin önemi gün geçtikçe artmaktadır. Özellikle Türkiye'nin coğrafi konumu ve kalkınma planlarında lojistik üs olma hedefi göz önünde bulundurularak lojistik alanında yeni çözümler üretme gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları öncülüğünde lojistik merkezlerin kurulumuna başlanmıştır. Lojistik merkezler ile taşımacılık, elleçleme, depolama, ayrıştırma, konsolidasyon, ihracat, ithalat, gümrükleme, transit işlemler, alt yapı hizmetleri, danışmanlık, sigorta ve bankacılık gibi hizmetlerin ticari amaçlar doğrultusunda koordine edildiği ve lojistik hizmetlerin bir arada sunulduğu alanların oluşturulması hedeflenmiştir. Lojistik merkezlerin faaliyete geçmesi ile birlikte daha verimli lojistik sistemler kullanılarak işletmelerin rekabet gücünün arttırılması, lojistik maliyetlerin azaltılması, ülke ekonomisinin gelişimine katkı sağlanması ve taşımaların farklı modlarda yapılmasına olanak sağlanması hedeflenmiştir. Bu çalışmada Mersin Yenice Lojistik Merkezi'nde kullanıcı algısı nitel bir araştırma yöntemi ile incelenmiştir. Lojistik merkezi kullanan 16 katılımcının 14'ü ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş ve katılımcıların lojistik merkez algısı kullanıcı perspektifi yönünden değerlendirilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmelerde elde edilen bilgiler ile lojistik merkezin: hizmet kullanımı, karşılaşılan sorunlar, teslimat süresi, maliyet etkisi, bölgesel etkisi, güçlü ve zayıf yönleri, kullanım durumu, kiralık alan kullanımı ve hizmet yeterliliği gibi temalar oluşturularak bu temalar betimsel analiz yönetimi ile derinlemesine ele alınmıştır. Ayrıca katılımcı görüşleri, saha gözlemleri ve elde edilen ikincil kaynaklar derlenerek Mersin Yenice Lojistik Merkezi'nin SWOT analizi yapılmıştır. Elde edilen bulgularda katılımcıların merkezi düzenli olarak kullandıkları ve taşımacılık, depolama, yükleme-boşaltma ve elleçleme hizmetlerinden faydalandıkları, verilen hizmetlerin katılımcılar tarafından yeterli bulunduğu ve merkezin bölgesel açıdan etkili olduğu değerlendirilmiştir. Yapılan çalışma döneminde Mersin ilinde Yüksek Hızlı Tren projesi nedeniyle yol çalışmalarının devam etmesine bağlı olarak teslimat süresi ve maliyetlerde çift yönlü bir etki olduğu görülmüştür. Lojistik merkezin stratejik konumu, ulaşım ve liman erişimi ile işletmelere mekânsal yakınlığı güçlü yanlar olarak belirlenirken, manevra ve organizasyon yetersizliği ile merkezde demir yolu sayısının yetersizliği zayıf yanlar olarak belirtilmiştir. Mersin Yenice Lojistik Merkezi'nin etkinliğinin arttırılması için kamu-özel sektör iş birliği odaklı işletme modeli ve merkezin pazarlama ve tanıtım organizasyonlarının geliştirilmesi önerisinde bulunulmuştur.

Yemliha Yavuz Durukan
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

E-ticarette müşteri ilişkileri yönetimi: Hazır giyim sektöründe bir firmada analitik CRM uygulaması

Günümüzde işletmeler için rekabet kavramının giderek önem kazandığı ve kapsamanın her alana yayıldığı bir döneme girilmiştir. Bu bağlamda müşteri ilişkileri yönetimi (CRM), şirketlerin rekabet gücünü artırmak için hayati öneme sahip bir konu haline gelmiştir. Buna ek olarak, son yıllarda gelişen bilgi teknolojileri ile şirketlerin veri tabanlarında büyük miktarda müşteri verileri toplanabilmektedir. İşletmeler bu büyük veri tabanlarından, veri madenciliği teknikleri ile anlamlı bilgilere ulaşarak, rekabet avantajı sağlamaktadır. Bu çalışmada öncelikle e-ticaret, müşteri ilişkileri yönetimi, analitik müşteri ilişkileri yönetimi kavramları hakkında temel bilgiler verilmiştir. Uygulama kısmında, hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren öncü bir firmasına ait e-ticaret sitesinin 2017 yılına ait müşteri verileri öncelikle istatiksel analizler uygulanmıştır. Sonra RFM tekniği ve Apriori algoritması ile analiz edilmiştir. Müşteriler satın alma davranışına göre RFM tekniği yardımıyla 9 segmente ayrılmıştır. Her segment için farklı pazarlama stratejileri geliştirilmiştir. Apriori algoritması yardımıyla, müşteri verisi için birliktelik (market sepet) analizi yapılmıştır. Kategori ve renk bazında, farklı destek ve güven aralıkları için birliktelik kuralları bulunmuştur.

Elektronik müşteri ilişkileri yönetimiElektronik pazarlamaElektronik ticaret+4
Elif Özdemir
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de reel efektif döviz kurunun ödeme yöntemleri bazında ihracata etkisi: 2000 yılı sonrasına yönelik bir analiz

Bu çalışmanın amacı; ülkelerin en önemli ekonomik göstergelerinden biri olan döviz kurunun yine ekonomik açıdan önem taşıyan ihracata etkisinin ödeme yöntemleri bazında incelenmesidir. Bu amaçla çalışmada, 2000-2015 tarihlerindeki Reel Efektif Döviz Kuru ile Mal Mukabili Ödeme, Vesaik Mukabili Ödeme, Peşin Ödeme, Akreditifli Ödeme (Peşin ve Vadeli Dâhil) değişkenleri arasında ilişki varsa ortaya çıkarmak için ekonometrik analiz yöntemlerinden olan VAR analizi modeli kullanılmıştır. Oluşturulan bu modelde Johansen eşbütünleşme ve Granger nedensellik testleri uygulanmıştır. Analizler sonucunda elde edilen verilerde Birim Kök Testi sonucunda değişkenlerin birinci farklarında durağan oldukları görülmüştür. Uygulanan Granger Nedensellik testi sonucunda peşin ödeme yönteminin; vesaik mukabili ödeme yönteminin Granger nedeni olduğu, vesaik mukabili ödeme yönteminin; mal mukabili ödeme yönteminin Granger nedeni olduğu, akreditifli ödeme yönteminin peşin ödeme yönteminin Granger nedeni olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca mal mukabili ödeme yöntemi ile peşin ödeme yöntemi arasında çift yönlü Granger nedensellik ilişkisi olduğu tespit edilmiştir.

Döviz kuruEşbütünleşmeGranger Nedensellik Testi+3
Çağtay Mersin
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası ticarette ödeme ve teslim şekilleri: Karınca Lojistik örneği

Globalleşen Dünya'da uluslararası ticaret kavramı, ülkeler açısından ekonomik anlamda çok önemli bir yer tutmaktadır. Uluslararası ticaret yani diğer bir deyişle dış ticaret; birden fazla ülkenin birbirleri arasında mal alım-satımını ifade eder. Ülkeler arasında bu alım-satımın daha kolay ve güvenli yapılabilmesi için bazı önlemlerin alınması şarttır. Bu önlemlerin en başında gelen husus uluslararası ticarette her iki taraf için de en hassas konulardan birisi olan ödeme ve teslim şeklinin belirlenmesi konusudur. Taraflar birbirileri için en güvenilir ve uygun teslim ve ödeme şeklini kullanmalıdır. Böylelikle uluslararası ticaret bir güven ortamında daha sağlıklı yapılabilecektir. Uluslararası ticarette ithalatçı ve ihracatçıların hak ve yükümlülüklerini korumak, taraflar arasındaki anlaşmazlıkları, uyuşmazlıkları ve hukuksal ihtilafları ortadan kaldırmak ve böylece gereksiz para ve zaman kaybını önlemek amacıyla alım-satım işlemlerine bazı kurallar getiren INCOTERMS uygulaması, 1936 yılında merkezi Paris'te bulunan Uluslararası Ticaret Odası (ICC) tarafından yürürlüğe konulmuştur. INCOTERMS, uluslararası ticarette iki taraf arasındaki teslim koşullarının nasıl olması gerektiğiyle ilgili olup, 13 adet teslim şeklinden oluşmaktadır. Bu teslim şekillerinden 6 tanesi deniz yolu taşımacılığında kullanılmakta olup, FAS, FOB, CFR, CIF, DES ve DEQ'dir. 7 tanesi ise çoklu taşımacılıkta kullanılmakta olup, EXW, FCA, CPT, CIP, DAF, DDU ve DDP'dir. Yukarıda verilen bilgiler ışığında, bu çalışmada uluslararası ticarette ödeme ve teslim şekillerinin neler oldukları, incoterms uygulaması ve bunların sahip oldukları avantaj ve dezavantajların neler olduğu anlatılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dış Ticaret, Dış Ticaret Ödeme Şekli, Dış Ticaret Teslim Şekli, İncoterms Uygulaması, Karınca Lojistik

Karınca LojistikLojistikLojistik sektörü+5
Murat Okur
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tedarik zincirinde blok zincir teknolojisinin kullanımı: Gümrük sektörü üzerine bir uygulama

Günümüzde Küresel rekabetin artması, müşterilerin artan ve çeşitlenen istek ve ihtiyaçları firmaların hayatta kalmalarını zorlaştırmaktadır. Firmalar Artan rekabet ile mücadelede karlılıklarını düşürmemek için maliyetlerini azaltmanın yolunu bulmaya çalışmaktadır. Tedarik zincirlerinin firma maliyetlerindeki payı oldukça yüksektir. Tedarik zincirlerinin dijitalleşmesi ve iyi bir entegrasyon ile en düşük maliyet ve en yüksek verimliliğin elde edilmesi mümkündür. Teknolojinin gelişmesiyle beraber, sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinde de yeni yaklaşımlar kullanılmaya başlanmıştır. Bu noktada, Blokzincir teknolojisi sınırlı alanlarda pilot uygulamaları olan yeni bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Süreçleri hızlandırarak zamandan kazanmak, maliyetleri düşürmek, klasik kağıt tabanlı işlemleri bırakıp, evraksal prosedürden kurtulmak ve dolayısıyla operasyonel verimlilik kazanmak, hata ve atlamalar ile yanlış beyanların önüne geçmek gibi kazanımları sağlayacağı tespit edilen blok zincir teknolojisinin tedarik zincirlerinin her aşamasında kullanılabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada, blokzincir teknolojisinin, tedarik zincirinde önemli bir paydaş olarak yer alan gümrük sektöründe uygulanıp uygulanamayacağı ve bu teknolojinin gümrük süreçlerine sağlayacağı avantajlar ile uygulanmasının önündeki engeller araştırılmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine mülakat ve gözlem uygulanmıştır. Amaca yönelik sorular, sektör duayenlerinden de görüş alınarak hazırlanmış ve katılımcılara yöneltilmiştir. Çalışmanın sonunda, blok zincir teknolojisinin tedarik zincirinde kullanımının verimli olacağı gümrük alanında yapılan uygulama ile tespit edilmiştir.

BlockchainBlok zinciri sistemiEndüstri 4.0+6
Canan Özsomuncu
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

COVID 19 pandemi sürecinde hava yolu ve kara yolu entegrasyonunda karşılaşılan sorunlar ve çözümüne ilişkin kalitatif bir çalışma

Covid 19 Pandemi sürecinde, her ne kadar insanların seyahatleri ve serbest dolaşımı kısıtlanmış olsa da, ürünlerin ulusal ve uluslararası ticareti devam etmiş, tüm dünyada lojistiğin önemi giderek artmış ve daha iyi anlaşılmıştır. Havacılık sektörü daha önce tarihinde deneyimlemediği boyutta bir krizle karşı karşıya gelmiştir. Özellikle yolcu taşımacılığı tarafında pandeminin seyrine bağlı olarak operasyonların tamamının durduğu dönemler dahi yaşanmıştır. Kargo taşımacılığı tarafında ise bunun tam tersi gelişmeler yaşanmış, yolcu uçaklarının altında kargo taşıması için ayrılan kapasitelerin ortadan kalkması nedeniyle pazara sunulabilen kapasite azalırken, hem pandemiye has yeni alışveriş alışkanlıkları nedeniyle hem de hijjenik malzemelerin hızla ihtiyaç bölgelerine ulaştırılabilmesini teminen kargo taşımacılığına olan talep hızla artmıştır. Hava limanlarına uçaklara yüklenmek üzere getirilen kargoların ve limanlara indikten sonra nihai varış noktasına ulaştırılması gereken yüklerin tamamı kara yolu ile entegrasyon halinde olup, hava kargo tarafında yaşanan her değişim kara yolunu da etkilemektedir. Bu tez çalışmasında, nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak durum analizi yapılmıştır. Araştırmanın katılımcılarından yüz yüze görüşme yoluyla elde ettiği veriler NVivo paket programıyla tematik analize tabi tutulmuştur ve Türkiye'de Covid 19 Pandemi sürecinde yük taşımacılığında, hava yolu-kara yolu entegrasyonunda karşılaşılan sorunlar ve çözümüne ilişkin kalitatif bir analiz yapılmıştır.

BütünleşmeCOVID 19Hava alanları+7
Semra Erener Özalçın
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

COVID-19 pandemisinin lojistik faaliyetlerine etkisi: İstanbul örneği

Bu çalışmanın amacı tüm dünyayı etkisi altına alan Covid- 19 pandemisinin lojistik faaliyetlere etkisini araştırmaktır. Pandemi döneminde yaşanan kısıtlamalar, karantinalar ve salgın önlemleri, birçok sektörü olumsuz etkilemiş ve bu durum lojistik sektörü üzerinde baskı yaratmıştır. Bununla beraber ilaç, temizlik malzemeleri, maske, eldiven gibi ürünlere yönelik artan talebe bağlı olarak lojistik sektöründe önemli kazanımlar da söz konusu olmuştur. Lojistik sektöründe faaliyet gösteren firmalar ile yapılan görüşmelerle pandeminin bu işletmelerin faaliyetlerine olumlu ve olumsuz yansımaları çalışmada irdelenmiştir. Araştırmada yöntem olarak nitel veri analizi yöntemi kullanılmıştır. Görüşme formları kapsamında elde edilen bilgiler, içerik analizi kapsamında analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu İstanbul Merkezli en az 1 lojistik faaliyeti bulunan 13 şirket oluşturmaktadır. Şirketlerde çalışanlar ile görüşmeler yapılarak elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Sonuç olarak Covid-19 pandemisine yönelik fırsatlar incelendiğinde talepteki artış ile beraber gümrükleme ve depolama faaliyetlerinde artış yaşandığı tespit edilmiştir. Bununla beraber pandemi dönemine yönelik çeşitli sıkıntıların üstesinden gelebilmek amacıyla işletmeler tarafından yenilik çalışmaları yapılmış ve işletmelerin potansiyellerinin ortaya çıktığı belirtilmiştir. Ayrıca evden çalışma sistemine bağlı olarak işletme maliyetlerinde önemli düzeyde düşüşler yaşandığı, dijitalleşme ile beraber desteklenen iş süreçlerinin ise işletmeye katkı sağladığı ifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Covid-19 Pandemisi, Lojistik Faaliyetler, Covid-19 Pandemisi etkisi

COVID 19LojistikLojistik hizmetler+3
Sinem Tekeli
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lojistik sektörü çalışanlarında koronavirüs (Covid-19) korkusunun lojistik performansına etkisi: İstanbul ili örneği

Bu tezin amacı, lojistik, Covid-19 salgını ve bilgi teknolojilerindeki gelişmelerin lojistik sektöründekiçalışanlar üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu kapsamda, Bu çalışmada lojistik sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin pandemi döneminin olumsuzluklarından nasıl etkilendiği ve oluşan sorunlara karşı alınabilecek önlemlerin neler olabileceği araştırılacaktır. Bu araştırmanın soru cümlesi; korona virüs (Covid-19) salgını, lojistik işletmelerinin performansını etkiler mi? şeklide ifade edilebilir. İstanbul Avrupa yakasında faaliyet gösteren toplamda 83 adet Uluslararası yük ve eşya taşıyan lojistik işletmelerinde çalışman toplam 35.844 kişi evrenini oluşturmuştur. Anketin ilk bölümünde demografik bilgileri almaya yönelik sorular, ikinci bölümde işletmelerin lojistik performansı düzeyini belirlemeyi amaçlayan, "Lojistik Performansı Ölçeği" ve üçüncü bölümde çalışanların Koronavirüs'ten (Covid-19) etkilenme düzeyini belirlemeyi amaçlayan, "Koronavirüs (Covid-19) Korkusu Ölçeği" yer almıştır. Yapılan analizler sonucunda: Psiko-sosyal etkilerin çalışanların lojistik performansı üzerinde; duygusal tepkilerin çalışanların lojistik performansı üzerinde ve Covid-19 bulaşma kaygısının; çalışanların lojistik performans üzerinde olumlu yönde bir etkisi olduğu tespit edilmiştir.

COVID 19KorkuLojistik+6
Alime Şeyma Aracı
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

COVİD-19 pandemisinin lojistik sektörüne etkileri: Türkiye'de faaliyet gösteren lojistik firmalarından örnekler

Lojistik, küreselleşmenin etkisi ile dijitalleşmeye olan talebin artması ve sürekli artan genç nüfusa da paralel olarak önemi artarak gelişme gösteren genç bir sektördür. Türkiye konum itibariyle Ortadoğu ve Avrupa arasında köprü görevi sayesinde lojistik üssü olma niteliği taşımaktadır. 2019 yılının aralık ayında Çin'in Hubei eyaletinin Wuhan kentinde ortaya çıkan yeni koronavirüs salgını tüm dünyayı etkisi altına almış ve büyük salgın olarak adlandırılan bu dönem yalnızca insanların sağlığını etkilemekle kalmamış aynı zamanda salgının yayılmasıyla da uluslararası ticaret neredeyse durma noktasına gelmiştir. Covid -19 pandemi sürecinde sağlık ve lojistik gibi sektörlerin önemi daha çok anlaşılarak diğer sektörlerinde erişilebilirlik açısından değeri daha çok anlaşılmıştır. Bu süreçte insanlar günlük yaşantısında internet trafiği oluşturmuştur. Dünya konjonktüründe online uygulamalara geçişler sayesinde dijital dönüşüm kavramı benimsenerek süreçler sadeleşmiş ve işler daha hızlı bir şekilde gerçekleşmiştir. Bu çalışma kapsamında, Covid-19 pandemisinin lojistik sektörüne etkileri incelenmiş ve Türkiye'de faaliyet gösteren lojistik firmalarından pandeminin lojistik sektörüne etkileri ortaya konulmuştur.

Duygu Dokucu
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lojistik performansının müşteri memnuniyetine etkilerinin analizi

Bu tezin amacı, lojistik performansının, müşterilerin memnuniyetine etkilerinin analizidir. Günümüz rekabet koşullarında, çok önemli bir yere sahip olan entelektüel sermaye (çalışanlarda, süreçlerde ve müşterilerde oluşan fikirler), gerek kamu kurumlarının ve gerekse işletmelerin; kadın çalışanların yeteneklerinden en üst düzeyde yararlanmak adına pozitif ayrımcılık yapmalarını ve kadınların özel yaşamları ile işleri arasında denge kurabilecekleri bir iş ortamı yaratmalarını gerekli kılmaktadır. Bu araştırmanın evreni; Türkiye genelinde Omega Global Uluslararası TAŞ. Loj. Tic. Ltd. şirketinde faaliyet gösteren 520 müşteri işletmesinin lojistik, dış ticaret departmanı sorumlularıdır. Araştırmanın verilerinin elde edilmesinde kullanılan ölçekler; "Lojistik performans ölçeği" ve "müşteri memnuniyeti ölçeği"dir. Anketlerden elde edilen verilere SPSS 21 programı yardımıyla güvenilirlik analizleri, frekans analizleri, regresyon analizi ve anova analizi uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda işletmelerin lojistik performansı ile müşterilerin memnuniyeti arasında pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlılık bulunmuştur.

LojistikLojistik performans endeksiMüşteri tatmini+2
Halil Yıldız
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Endüstri 4.0 ve sürdürülebilir tedarik zinciri uygulamalarının lojistik süreçlere etkisi

Bu çalışmanın amacı, endüstri 4.0 ve sürdürülebilir tedarik zinciri uygulamalarının lojistik süreçlere olan etkilerinin analizidir. Bu kapsamda araştırılacak konuları, "endüstri 4.0 ve sürdürülebilir tedarik zinciri uygulamaları işletmelere hangi avantajları sağlamaktadır? İşletmelerin sürdürülebilir tedarik zinciri uygulamalarının rekabet ortamında en üst seviyeye çekilmesi için neler yapılabilir? Sürdürülebilir tedarik zinciri uygulamalarının sürdürülebilirliğini etkileyen faktörler nelerdir? Endüstri 4.0 teknolojilerinin; sürdürülebilir tedarik zinciri uygulamalarını ve örgütlerin sürdürülebilirliğini artırması için neler yapılabilir?" şeklinde sırlamak mümkündür. Endüstri 4.0 ve sürdürülebilir tedarik zinciri faaliyetlerinde Lojistik işletmelerinin piyasadaki rekabette başarılı olmasının işletmeye ne gibi avantajlar sağlayabileceği, çalışanlara, işletmelere ve ülke ekonomisine ne gibi faydalar sağlayabileceği konusunda anketlerden elde edilen verilerine dayalı istatistiksel analizler yapılarak ilgililerin yararına sunulmıştır. Bu araştırmanın evreni; evreni İstanbul'da faaliyet gösteren toplan 500 lojistik işletme olup örneklem ise 462 kişidir. Araştırmanın verilerinin elde edilmesinde kullanılan ölçekler; "Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Uygulamaları Ölçeği" ve "Endüstri 4.0 Kavramsal Farkındalık Ölçeği"dir. Anketlerden verilerine SPSS 21 programında; "güvenilirlik analizleri", "frekans analizleri", "regresyon analizi" ve "anova analizi "uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda; "Endüstri 4.0"ın "Sosyal Sürdürülebilirliği" %52,6 oranında pozitif yönde; "Endüstri 4.0"ın "Çevresel Sürdürülebilirliği" %73,7 oranında pozitif yönde ve "Endüstri 4.0"ın Ekonomik Sürdürülebilirliği %75,6 oranında pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir.

Endüstri 4.0Lojistik 4.0Lojistik+2
Evren Dölek
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aktarmasız hava yolu taşımacılığının Türkiye'nin ihracatına etkisi

Ulaşım sektörü küresel ekonominin en az görünen fakat hayati derecede önemli bileşenlerinden birisidir. Hava yolu taşımacılık sektörü ise yolcu ve yük taşımacılığı ile taşıma modları arasında hem dış ticarete hem de ülke ekonomisine katkısı önde gelen sektörlerden biri olarak hızla büyümesini sürdürmektedir. Küresel ekonomide, gelişmekte olan ülkelerin dünya ticaretini kontrol etmeleri ve küreselleşmenin faydalarından pay almaları için uluslararası hava yolu taşımacılığı özel bir öneme sahiptir. Nitekim ithalata veya ihracata konu olan ürünler hava yolu taşımacılığı hizmetlerine konu olmaktadırlar. Bu araştırma, aktarmasız hava yolu taşımacılığının Türkiye'nin ihracat dinamiklerine olan etkisini kapsamlı bir şekilde analiz etmeyi amaçlamıştır. Bu doğrultuda çalışmada 2015-2022 yılları arasındaki veriler kullanılarak panel veri analizi uygulanmıştır. Çalışmada kullanılan yolcu sayısı ve kargo uçuş sayısı verileri Türk Hava Yolları (THY) veri tabanından elde edilmiştir. Ayrıca çalışmanın bir diğer değişkeni olan ihracat miktarı ise Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) dış ticaret istatistikleri veri tabanından sağlanmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, Türkiye'nin başka bir ülkeye gerçekleştirdiği doğrudan kargo uçuşları ve yolcu sayısının, o ülkeye olan ihracatı üzerinde önemli bir etkisinin olduğunu göstermektedir.

Hava yolu taşımacılığıSivil havacılıkTaşımacılık+5
Eyüp Daban
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

COVID 19 pandemisinin Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki dış ticarete ve lojistiğe etkileri: Algan Intermodal ve Asset firmaları örneği

Lojistik, dış ticaretin önemli bir unsuru olarak kabul edilir. Dış ticaret, bir ülkenin mal ve hizmetlerini diğer ülkelerle takas etmesini ifade ederken, lojistik bu mal ve hizmetlerin taşınması, depolanması, dağıtımı ve tedarik zinciri yönetimi gibi faaliyetleri içermektedir. Dış ticaretin başarılı olması ve büyümesi için etkili bir lojistik sisteminin varlığı önemlidir. Lojistik, mal ve hizmetlerin üreticiden tüketiciye veya üreticiden ithalatçıya ulaşmasını sağlayan bir köprü görevi görür. Dış ticaretteki tedarik zinciri, malların üretiminden başlayarak taşıma, depolama, gümrük işlemleri ve dağıtım aşamalarını içerir ve bu süreçte lojistik hizmetler büyük bir öneme sahiptir. 2019 yılının aralık ayında Çin'in Hubei eyaletinin Wuhan kentinde ortaya çıkan yeni koronavirüs salgını tüm dünyayı etkisi altına almıştır. Covid 19 etkisi ile dış ticaret faaliyetleri hakkında analizler ve Türkiye ithalat ve ihracatı üzerindeki değişimlerin analizleri, taşıma türlerine etkileri karşılaştırılmıştır. Bu çalışma kapsamında, öncelikle COVID-19 pandemisinin lojistik sektöründeki yayılma hızını ve etkisini analiz eder. Pandemi nedeniyle dünya çapında sınırlamaların getirilmesi ve karantina önlemlerinin uygulanması, lojistik operasyonların akışını kesintiye uğratmıştır. Bu durum, mal taşımacılığı, depolama ve dağıtım gibi lojistik faaliyetlerin etkinliğini olumsuz yönde etkilemiştir. Anahtar Kelimeler: Lojistik, Covid-19, Dış Ticaret.

Avrupa BirliğiCOVID 19Lojistik+5
Hande Doğar
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İklim değişikliğinin Türkiye'nin tarım ürünleri dış ticaretine etkileri: Buğday örneği

Doğayı ve canlı nesillerini etkileyen küresel ısınma sebebiyle meydana gelen iklim değişiklikleri artık dünyada devletlerin gündem başlıkları arasında ifade edilmektedir. Tarihte Sanayi Devrimi'ne kadar iklim değişiklikleri doğal yollarla meydana gelirken, 19. Yüzyıl ortalarında endüstriyel teknolojinin hayata dâhil olması ve insanoğlunun etkileriyle birlikte bu değişikliklerin artmakta olduğu görülmektedir. En eski sektörlerden biri olan tarım, doğa ile iç içe yürütülmektedir. İklim olayları da bu yönü ile tarımı, gıda güvenliğini, gıdaya erişilebilirliği ve tarım ürünleri dış ticaretini etkilemektedir. İklim değişikliklerinin tarım üzerindeki etkileri insan yaşamının devamlılığı için en temel ihtiyaçlardan biri olan gıda açısından önem arz etmektedir. Son yıllarda uygulamaya alınan iklim anlaşmaları, kurulan paneller, örgütler, çalışılan projeler de aslında gıda için riskin zaman ilerledikçe büyüyebilme ihtimalini göstermektedir. Bu çalışmada hem iklim değişikliği ile tarım arasındaki bağlantı ve tarihsel süreç içindeki etkileşimleri hem de iklim değişikliğinin buğday ve tarım ürünleri dış ticaretine etkileri literatür yaklaşımlarıyla ele alınıp, bilimsel istatistiki tablolarla ve hem öğretim üyesi hem resmi kurumlarla gerçekleştirilen 3 ayrı derinlemesine mülakatla analiz edilmiştir. Türkiye'de belirgin şekilde hissedildiği görülebilen kuraklık, yağışlardaki düzensizlikler, nüfus artışının da etkisi ile su kaynaklarının azalması gibi iklim değişikliklerinin Türkiye'nin tarım alanları, buğday ekim alanları, üretimi, miktarı ve verimi ile doğrudan ve tarım ürünleri dış ticareti ile de dolaylı şekilde bağlantılı olduğu bulgularına varılmıştır. Aynı zamanda Türkiye'de iklim değişikliği etkilerinin hissedilmesine rağmen yarı kurak coğrafyasına bağlı olarak buğdayda kendi kendine yeterli üretim gerçekleşmektedir. Türkiye, ürettiği ve ithal ettiği buğday neticesinde makarna üretimi ve ihracatı yapmaktadır. İklim değişikliği karşısında Türkiye açısından buğday için kendi kendine yeterliliğin, üretimin ve ihracatın sürdürülebilir olmasının da önemli olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: İklim Değişikliği, Küresel Isınma, Tarım, Tarım Ürünleri Dış Ticareti, Buğday

BuğdayKüresel ısınmaTarım+4
Gökçen Gökmen
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

E-ticaret lojistik uygulamalarının tüketicinin satın alma niyeti üzerindeki etkisi: Trendyol örneği

Küreselleşmenin etkisi ile kültür ve toplumlar birbirlerine yakınlaşmıştır. Gelişen teknolojinin sağladığı fayda ile birlikte e-ticaret hacminin artması, firmaları ve pazarlama stratejilerini değiştirmiştir. Firmalar, aktif sosyal medya kullanımı sayesinde elektronik pazarlama ve elektronik lojistik stratejileriyle avantaj sağlayıp, müşterinin ürün ve tüketime olan ilgisini arttırmıştır. Bazı ülkeler lojistik süreci etkin ve başarılı yönetmesi ile diğer ülkeler ise sermaye gücünün kullanımı ile ticaret alanında ön plana çıkmaktadır. Ülkeler, güçlü yönlerini birbirleriyle uyumlu biçimde kullanıp dünyadaki elektronik ticaret ağının büyüyerek gelişmesini sağlamıştır. Küreselleşmeye en büyük darbelerden biri, birkaç yıl önce ortaya çıkan Covid-19 pandemisidir. Bu pandemi, geleneksel ticareti negatif yönde etkilerken, e-ticaret sektörünün gelişmesini sağlamıştır. Doğru stratejiler kullanımı ile lojistik sektörü krizi fırsata çevirmiştir. Geleneksel tüketici, dijital tüketici seyrine geçmiştir. Tüketicinin, alışveriş motivasyonunu ve davranışlarını etkileyen birçok unsur bulunmaktadır. Ürüne göre müşteri bulma bakış açısı değişmiş ve müşterinin tercihine göre ürün üretim şeklini almıştır. Ülkemizde en çok alışveriş yapılan e-ticaret sitelerinden biri olan Trendyol, kendi lojistik ağları, geniş ürün yelpazesi ve marka güvenirliliği ile tüketicinin tercih sebebi olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Elektronik Ticaret, Lojistik, Tüketim, Tüketici, Dijital pazarlama

Mina Özen
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki dış ticaret ve kullanılan taşıma modları üzerine bir araştırma

Türkiye ve Suudi Arabistan'ın ekonomik büyümesi 2000'li yılların başında başlamıştır. Büyümeleri arttıkça, iki ülke de bu büyümeyi sürdürmek için diğer ülkelerle aralarındaki ticari ilişkileri artırma yoluna gitmiştir. Böylece iki ülke arasındaki ticari ilişkiler önceki yıllara göre artarak ileri bir aşamaya geçmiştir. İki ülke arasındaki dış ticarete odaklanan akademik araştırmaların azlığı göz önüne alındığında, bu tez bu konuyu ayrıntılı olarak ele alan ilk çalışmalardan biri olmayı amaçlamaktadır. Bu nedenle, 2013-2023 yılları arasındaki zaman dilimini temel alan bu çalışma, önceki çalışmalardaki eksikliği tamamlamak amacıyla üç ana ekseni içermektedir.Birinci ana eksen, iki ülke arasındaki ticaret verilerinin tarihsel seyrinin analizidir. İkincisi, iki ülke arasında mal taşımasında kullanılan taşıma modlarının ve bunlara bağlı olarak kilogram fiyatlarının analizidir. Üçüncü ana eksen Multilayer Perceptron, Holt winnters, SMOreg ve Gaussian processes olan öngörüleme modelleri kullanılarak iki ülkenin dış ticareti hakkında bir gelecek vizyonu sunmaktır. Bu üç eksene ulaşmak için tez, TÜİK'ten alınan verilere dayanmaktadır. Bu veriler; Türkiye'den Suudi Arabistan'a ihraç edilen 97 fasıl ve bunların FOB/dolar cinsinden değerleridir. Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye ithal edilen 93 fasıl ve bu fasılların FOB/Dolar cinsinden değerleri. İki ülke arasında malların taşınmasında kullanılan ve 11 adet olan taşıma modları ve her bir modla taşınan ürünlerin kilogramıdır. Bu veriler kullanılmadan önce Pareto analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Hem ihracat hem de ithalat için ticaretin %80'ini oluşturan fasıllar seçilmiştir. Buna ilaveten, bu fasılların bedelleri kilograma bölünerek her bir fasıl için kilogram başına ortalama fiyat elde edilmiştir. Tahminlerin esas alınacağı veri seti Ocak2013'ten Ekim2023'e kadar ve Mart2020'den Ekim2023'e kadar olmak üzere iki bölüme ayrılmıştır. Fasıl değerlerinin seyri incelenirken, değerlerin Covid-19'dan etkilenmeye başlamasından önceki dönem olduğu için ortalama 2013-2019 dönemi için hesaplanmıştır. Tezin sonuçları bu paragrafta özetlenmiştir. Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki tüm ticari gelişmelere rağmen toplam ihracat düşüş eğilimindedir. İhraç edilen başlıca fasıllara bakıldığında 7'sinin düşük, 7'sinin yüksek ve 8'inin değişken eğilim gösterdiği görülmektedir. İhracatın kilogram başına ortalama fiyatına bakıldığında, 11 fasıl düşüş gösterirken, 10 fasıl artış göstermiş, 1 fasıl ise değişmemiştir. Kilogram başına ortalama fiyatta en büyük düşüş %84 ve en küçük düşüş %4 olurken, en büyük artış %38 ve en küçük artış %3 olmuştur. İthalatta ise iki ana ithalat faslı dalgalı bir eğilim göstermektedir. İthalat için kilogram başına ortalama fiyata bakıldığında, iki ana ithalat faslı sırasıyla %39 ve %12'lik bir düşüş göstermektedir.

Aliaa Abujami
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00