
9
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
İstanbul ilinde bir işletmenin elektrik enerji ihtiyacının güneş enerjisi ile karşılanmasının araştırılması
Çalışmada İstanbul ili Büyükçekmece ilçesinde bulunan bir sanayi işletmesinde enerji ihtiyacının fotovoltaik güneş panelleri ile karşılanması araştırılmıştır. Teknolojik gelişmelerin ve insan popülasyonun artması, tüketim ihtiyacına yönelik olarak üretimin artması ile küresel çapta enerji ihtiyacı artış göstermektedir. Sanayi işletmelerinde elektrik enerjisi giderleri en büyük gider kalemlerinden birini oluşturmaktadır. Bu durum enerjiye olan ihtiyacın ve üretim giderlerinin azaltılmasının istenmesi ile enerjinin karşılanmasına yönelik olarak farklı alternatif arayışlara neden olmaktadır. Bu nedenle enerji ihtiyacının karşılanmasında alternatif enerji kaynakları büyük önem taşımaktadır. Çalışmamızda yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerjisinin fotovoltaik sistemlerle elektrik enerjisine dönüştürülmesi ile bir sanayi işletmesinin elektrik enerji ihtiyacının karşılanması araştırılmıştır. Çalışmada, İstanbul ili Büyükçekmece ilçesinde sanayi sitesi içinde yer alan işletmede tüketilen elektrik enerjisinin işletmenin atıl vaziyette bulunan çatı alanı'nın elektrik enerjisi üretiminde aktif olarak kullanılması ile işletmenin enerji giderlerinin azaltılmasına yönelik olarak kurulan sistemin mono-kristal veya poli-kristal panel kullanılması durumunda amortisman süreleri hesaplanmıştır. Seçilen işletmenin çatısında kurulacak olan fotovoltaik güneş enerjisi sisteminin toplam gücü, inverterlerin toplam gücü ve elde edilecek elektrik enerjisi üretim kapasitesi hesaplanmıştır. Araştırmada İstanbul ili Büyükçekmece ilçesinde bulunan sanayi işletmesinde 465 W panel kullanıldığında kullanılacak toplam panel gücü 180,885 kWp ve sistemden yıl içinde elde edilebilecek elektrik enerjisi 242.482,60 kWh olarak bulunmuştur. Sistemin kendini amorti etme süresi 3,46 yıldır.
Yeraltı suyu araştırmalarında jeofizik özdirenç yönteminin uygulanması: Sultan sazlığı-Develi bölgesi örneği
Yeraltı suyu çalışmalarında jeofizik yöntemlerin kullanılmasının ana nedeni, yeraltı suyunu taşıyan jeolojik yapının (akifer) derinliği ve kalınlığı belirleyerek gereksiz su sondajını engellemek ve yeraltı suyu üretimiyle ilişkili sondaj maliyetini düşürmektir. Jeofizik yöntemler, genellikle zamandan ve maliyetten tasarruf sağladıkları için yeraltı suyu araştırmalarında başarıyla kullanılmıştır. Bu tez çalışmasında Develi Kapalı Havzası (Kayseri)'nda yer alan Sultan Sazlığı Sulak Alanı'nda yeraltı suların jeofizik özdirenç yöntemi ile araştırılmış ve bu bağlamda Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından 2009 yılında düşey elektrik sondajı (DES) tekniğiyle 98 noktada ölçü alınmıştır. Bu tez çalışmasında ilk önce DSİ tarafından ölçülen veriler bir boyutlu yer (1-B) varsayılarak IPI2win programı kullanarak ters çözümü yapılmıştır. Daha sonra 1-B profiller üzerine denk gelen DES verilerine iki boyutlu (2-B) ters çözümü yapılmıştır. Bu tez çalışmasında Uchida ve Murakami (1990) ve Ulugergerli (2017) şeklinde iki algoritma kullanılarak ters çözüm sonuçları elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, su içeren yeraltı yapılarının haritalanmasının yanı sıra, bölgedeki örtülü fayların izlerini ve yeraltındaki biçimlerini görüntülemeye de yardımcı olmuştur. Sultan Sazlığı sulak alanındaki bu uygulama ile araştırma alanın hem jeoloji hem de hidrojeolojik yapısına katkı sağlanmaya çalışılmıştır.
Edirne ili (Merkez ilçe, Uzunköprü, Keşan, İpsala, Enez) afetsonrası acil toplanma ve geçici barınma alanlarınınverilere göre değerlendirilmesi
Edirne İline ait deprem riskleri ortaya konularak, afetlere yönelik planlama çalışmalarında yer alan afet sonrası acil toplanma ve geçici barınma alanları, coğrafi bakış açısıyla ele alınarak değerlendirilmesi, belirlenen alanların seçimindeki olası yanılgıların ortaya konması ve mümkünse seçenekli alanların önerilmesi amaçlanıştır. Afet toplanma alanı, geçici barınma alanları hazır olana dek geçen sürede sağlıklı bilgi alışverişi sağlayarak toplumu tehlikelerden uzak tutmak için belirlenen alanlardır. Geçici barınma alanları ise afetzedelerin barınma, eğitim, sağlık gibi yaşamlarını aksatmayacak şekilde her türlü ihtiyacını karşılayacak çadırkent – konteyner kent olarak kullanılan alanlardır. Edirne İline ait AFAD tarafından belirlenen kriterler dahilinde seçilen afet sonrası acil toplanma ve geçici barınma alanları öncelikle ulusal ve uluslararası kriterler kapsamında detaylı bir biçimde incelenecektir. Daha sonra çalışma alanı dahilinde belirlenen afet sonrası acil toplanma ve geçici barınma alanlarının altyapı, ulaşım, nüfus ve arazi kullanımı gibi beşeri coğrafya özellikleri ile jeoloji, jeomorfoloji, hidrografya gibi fiziki coğrafya özellikleri dikkate alınarak coğrafi bilgi sistemler ve uzaktan algılama metodolojisi kullanılarak değerlendirilmesi planlanmıştır.
Edirne ili rüzgar enerjisi potansiyelinin değerlendirilmesi
Çalışmada rüzgar, rüzgar enerjisi, rüzgar enerjisinden elektrik üretimi, rüzgar türbinleri, rüzgar enerji santralleri, Edirne ili rüzgar enerjisi potansiyeli incelenmiştir. Tez araştırmamız, Edirne ilinin rüzgar enerji potansiyelinin rüzgar enerji santrali kurulması açısından avantajları ve dezavantajlarına cevap bulmak için yapılmıştır. Yenilenebilir enerjiler, birçok ülkenin enerji karışımında giderek daha önemli hale geliyor. Özellikle, küresel rüzgar enerjisi üretimi son yıllarda giderek büyümüştür. Ayrıca rüzgar enerjisinin, uluslararası toplum için bir öncelik haline gelen iklim değişikliğinin azaltılmasında çok önemli bir rol oynadığının altı çizilmelidir. Birçok avantajına rağmen rüzgar enerjisi en değişken kaynaklardan biridir. Üretilen enerjiyi elektrik şebekesine entegre etmek zordur. Bu yüzden saatlik rüzgar hızı ortalamalarından mevsimsel dalgalanmalara kadar rüzgar enerjisi ile ilgili zaman ölçeklerinin bir analizi yapılmalıdır. Bu analiz ile rüzgar enerji santralinin güç çıkış profilini tahmin etmek için istatiksel model belirlenir. Böylelikle yatırımcılar rüzgar enerji santrali kurulumunda ortak güç çıkışlarının güvenirliğini tahmin edebilir ve en doğru santral kurulumunu gerçekleştirebilirler. Bu konuyla ilgili Türkiye'nin değişik bölgelerinde araştırma yapılmış olup Edirne ve çevresinde rüzgar enerjisi değerlendirilmesinin yapılmadığı görülmüştür. Araştırmanın temelini Edirne ilindeki meteorolojik rüzgar verileri oluşturmuştur. Rüzgar enerjisi ile ilgili literatür taraması yapılmış ayrıca çeşitli kurumlardan elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Yapılan araştırma ile Edirne ilindeki rüzgar enerji potansiyeli incelenmiş, elde edilen bilimsel veriler ışığında, kurulması planlanan rüzgar enerjisi santralleri için gerekli olan rüzgar enerjisi potansiyelinin hesaplanmasında kullanılacak en doğru yöntem bulunmuştur.
Kültürel mirasın korunması amaçlı yer radarı araştırmaları ve bir uygulama örneği: Edirne evi
Geçmişten günümüze kadar disiplinler arası çalışma konusu olan kültür, kapsamlı bir kavram olarak tanımlanmaktadır. Kültür kelimesi Latince "Colere" veya "Cultura" kelimelerinden gelmekte ve bakmak-yetiştirmek gibi anlamları içerisinde barındırmaktadır. Colere; kelime anlamlarında yetiştirmek, onarmak, ekip-biçmek, bakmak, eğitmek gibi anlamları içerdiği için çok zengindir. Kültürel miras bir topluluğun geçmişten gelen gelenekleri, sanat eserleri, dil ve diğer kültürel öğelerini kapsayan mirası ifade eder. Bu miras, toplumların kimliğini geçmişini ve değerlerini yansıttığından korunması gerekmektedir. Anıtsal (/anıtsal olmayan) yapılardan oluşan kültürel mirasa dair yapıların korunması için Yer radarı çalışmaları, modern teknolojinin kültürel mirasın araştırılması, belgelenmesi ve korunmasındaki rolünü vurgular. Yer radarı, arkeolojik kazı tasarımında yeraltındaki yapı kalıntılarını tahribatsız bir şekilde görüntüleyerek arkeologlara ve uzmanlara tarihi kalıntıları daha iyi anlama ve koruma stratejilerini geliştirme imkanı tanır. Bu teknik, arkeoloji sitelerin haritalanması, mezar alanlarının belirlenmesi ve tarihi yapıların durumunun değerlendirilmesi gibi alanlarda kullanılabilir. Bu bağlamda, yer radarı çalışmaları, kültürel mirasın hassas ve detaylı olarak incelenmesine katkıda bulunarak koruma çabalarını desteklemektedir. Bu tez kapsamında incelenen Osmanlı döneminden bugüne ulaşan Babademirtaş Mahallesi, Karanfiloğlu sokağında, 272. ada 18 numaralı parsel üzerinde yer alan Miralay Fethi Bey (Ayten AKBAL) evinin bir duvarı GRP (Yer radarı) ile görüntülenerek gözle görünmeyen taşıyıcı sistem geometrisi, duvar kalınlığı duvar iç yapısı hakkındaki bilgileri tahribatsız şekilde elde etmek ve röleve çalışmalarına, restorasyon projelerine fayda sağlar nitelikte veriler elde edilmesini amaçlamıştır. Yer radarı tarihi miras korumasında ve inşaat mühendisliğinde önemli bir araçtır. İşbirliği içinde kullanıldığında bu tür teknolojiler birçok avantaj sağlar bunlar kısaca gizli detayların tespiti, yapısal bozulmaların incelenmesi (duvar çatlakları, nem ve gizli yapısal sorunlar), temel analizi, restorasyon planlama gibi işleri oluşturur. Bu çalışmada Osmanlı dönemine ait geleneksel Edirne evinin bir duvarında GPR (Yer Radarı) ölçümleri yapılmıştır. Röleve, restorasyon, güçlendirme ve bakım-onarım projelerine altlık olabilecek duvar kalınlığı, sıva kalınlığı ve duvarın iç yapısına ait bilgiler hasar vermeden elde edilmiştir. Tarihsel sürece ilişkin araştırmalardan bölgede daha önce hazırlanan tez çalışmaları, literatür araştırmaları yapılmıştır. Tahribatsız jeofizik yöntemlerin (Yer radarı) tarihi (Geleneksel Edirne Evi) yapı araştırmalarında kullanılması ile elde edilen sonuçlar; mimarlık, inşaat mühendisliği ve sanat tarihçileri gibi kültürel mirasın korunması aşamasında veri toplamaya çalışan tüm meslek gruplarına önemli katkı sağladığı görülmektedir.
Bebek çoraplarında konfor ve performans özelliklerinin araştırılması
Konfor tüketici memnuniyetinin önemli bir belirleyicisidir. Çoraplar, ayak ve çevre arasında bariyer oluşturarak kişilerin hem termal hem de duyusal konforunu sağlar. Ayak konfor durumu, vücudun genel konforu üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğu için çok önemlidir. Su emme oranı, ısı iletkenliği, hava ve su buharı geçirgenliği, ilmek yoğunluğu, çorap yapımında kullanılan tekstil malzemelerinin türüne bağlı olarak değişir. Bebeğin çorabı, sağlığı ve konforu açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle bebek çorabı üretiminde birçok faktörü dikkate almak gerekmektedir. Konfor açısından,hava almayı sağlayan, teri emen, anti bakteriyel özelliklere sahip olmalıdır. Sıkı çoraplar ayağın geli¬şimini engellerken, hava ve su buharı geçirgenliği olmayan, çoraplar da çocuğu ra¬hatsız edebilir. Bu nedenle bebek çorabı tasarımlarında termal konfor özellikleri dikkate alınarak tekstil malzeme seçimi yapılmalıdır. Kullanım öncesi çorapların performans özelliklerinin bilinmesi ve bu şekilde bebek ayak konforunun sağlanmasını gerekmektedir. Bu tez çalışmasında, farklı elyaflardan üretilmiş farklı yapısal özellikteki boyalı ve boyasız bebek çoraplarından rastgele yöntemle mağaza ve pazarlardan örnekler toplanarak konfor özellikleri ve antibakteriyel performansları uluslar arası standartlara uygun testlerle belirlenecektir. Kumaş yapısal özelliklerine, lif çeşidine ve üretim yöntemine bağlı olarak konfor ve anti bakteriyel özellikleri karşılaştırılacaktır. Çorapların termal konfor özellikleri; hava geçirgenliği (TS 391 EN ISO 9237 (T)), Termal Geçirgenlik Direnci Ölçümü (Sweatıng Guarded) (TS EN ISO 11092 ), Su Buharı Geçirgenliği Direnci Ölçümü (Sweatıng Guarded) TS EN ISO 11092), Isı İletkenliği (TS EN 12667) Hidrofilite (TS 866 ) analizleri ile belirlenecektir. Seçilecek bakteri ve maya türlerine karşı antimikrobiyal aktiviteleri JIS 1902 standardına göre ölçülecektir. Ayrıca patlama mukavemet(ISO 13938) , yıkama sonrası boyutsal değişim(TS EN ISO 3759 (T), boncuklanma testleri( TSE EN ISO 12945–2), Kumaş – Birim Alan Ağırlığı (gramaj, TS 251 (T) ) uygulanarak fiziksel özellikleri de belirlenecektir. Elde edilen sonuçlar ile bebek çoraplarının performas özellikleri hakkında veri tabanı niteliğinde detaylı bilgi kaynaklarının oluşturulmasına katkı sağlanması planlanmaktadır.
Bebek çoraplarında konfor ve performans özelliklerinin araştırılması
Konfor tüketici memnuniyetinin önemli bir belirleyicisidir. Çoraplar, ayak ve çevre arasında bariyer oluşturarak kişilerin hem termal hem de duyusal konforunu sağlar. Ayak konfor durumu, vücudun genel konforu üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğu için çok önemlidir. Su emme oranı, ısı iletkenliği, hava ve su buharı geçirgenliği, ilmek yoğunluğu, çorap yapımında kullanılan tekstil malzemelerinin türüne bağlı olarak değişir. Bebeğin çorabı, sağlığı ve konforu açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle bebek çorabı üretiminde birçok faktörü dikkate almak gerekmektedir. Konfor açısından,hava almayı sağlayan, teri emen, anti bakteriyel özelliklere sahip olmalıdır. Sıkı çoraplar ayağın geli¬şimini engellerken, hava ve su buharı geçirgenliği olmayan, çoraplar da çocuğu ra¬hatsız edebilir. Bu nedenle bebek çorabı tasarımlarında termal konfor özellikleri dikkate alınarak tekstil malzeme seçimi yapılmalıdır. Kullanım öncesi çorapların performans özelliklerinin bilinmesi ve bu şekilde bebek ayak konforunun sağlanmasını gerekmektedir. Bu tez çalışmasında, farklı elyaflardan üretilmiş farklı yapısal özellikteki boyalı ve boyasız bebek çoraplarından rastgele yöntemle mağaza ve pazarlardan örnekler toplanarak konfor özellikleri ve antibakteriyel performansları uluslar arası standartlara uygun testlerle belirlenecektir. Kumaş yapısal özelliklerine, lif çeşidine ve üretim yöntemine bağlı olarak konfor ve anti bakteriyel özellikleri karşılaştırılacaktır. Çorapların termal konfor özellikleri; hava geçirgenliği (TS 391 EN ISO 9237 (T)), Termal Geçirgenlik Direnci Ölçümü (Sweatıng Guarded) (TS EN ISO 11092 ), Su Buharı Geçirgenliği Direnci Ölçümü (Sweatıng Guarded) TS EN ISO 11092), Isı İletkenliği (TS EN 12667) Hidrofilite (TS 866 ) analizleri ile belirlenecektir. Seçilecek bakteri ve maya türlerine karşı antimikrobiyal aktiviteleri JIS 1902 standardına göre ölçülecektir. Ayrıca patlama mukavemet(ISO 13938) , yıkama sonrası boyutsal değişim(TS EN ISO 3759 (T), boncuklanma testleri( TSE EN ISO 12945–2), Kumaş – Birim Alan Ağırlığı (gramaj, TS 251 (T) ) uygulanarak fiziksel özellikleri de belirlenecektir. Elde edilen sonuçlar ile bebek çoraplarının performas özellikleri hakkında veri tabanı niteliğinde detaylı bilgi kaynaklarının oluşturulmasına katkı sağlanması planlanmaktadır.
Bebek çoraplarında konfor ve performans özelliklerinin araştırılması
Konfor tüketici memnuniyetinin önemli bir belirleyicisidir. Çoraplar, ayak ve çevre arasında bariyer oluşturarak kişilerin hem termal hem de duyusal konforunu sağlar. Ayak konfor durumu, vücudun genel konforu üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğu için çok önemlidir. Su emme oranı, ısı iletkenliği, hava ve su buharı geçirgenliği, ilmek yoğunluğu, çorap yapımında kullanılan tekstil malzemelerinin türüne bağlı olarak değişir. Bebeğin çorabı, sağlığı ve konforu açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle bebek çorabı üretiminde birçok faktörü dikkate almak gerekmektedir. Konfor açısından,hava almayı sağlayan, teri emen, anti bakteriyel özelliklere sahip olmalıdır. Sıkı çoraplar ayağın geli¬şimini engellerken, hava ve su buharı geçirgenliği olmayan, çoraplar da çocuğu ra¬hatsız edebilir. Bu nedenle bebek çorabı tasarımlarında termal konfor özellikleri dikkate alınarak tekstil malzeme seçimi yapılmalıdır. Kullanım öncesi çorapların performans özelliklerinin bilinmesi ve bu şekilde bebek ayak konforunun sağlanmasını gerekmektedir. Bu tez çalışmasında, farklı elyaflardan üretilmiş farklı yapısal özellikteki boyalı ve boyasız bebek çoraplarından rastgele yöntemle mağaza ve pazarlardan örnekler toplanarak konfor özellikleri ve antibakteriyel performansları uluslar arası standartlara uygun testlerle belirlenecektir. Kumaş yapısal özelliklerine, lif çeşidine ve üretim yöntemine bağlı olarak konfor ve anti bakteriyel özellikleri karşılaştırılacaktır. Çorapların termal konfor özellikleri; hava geçirgenliği (TS 391 EN ISO 9237 (T)), Termal Geçirgenlik Direnci Ölçümü (Sweatıng Guarded) (TS EN ISO 11092 ), Su Buharı Geçirgenliği Direnci Ölçümü (Sweatıng Guarded) TS EN ISO 11092), Isı İletkenliği (TS EN 12667) Hidrofilite (TS 866 ) analizleri ile belirlenecektir. Seçilecek bakteri ve maya türlerine karşı antimikrobiyal aktiviteleri JIS 1902 standardına göre ölçülecektir. Ayrıca patlama mukavemet(ISO 13938) , yıkama sonrası boyutsal değişim(TS EN ISO 3759 (T), boncuklanma testleri( TSE EN ISO 12945–2), Kumaş – Birim Alan Ağırlığı (gramaj, TS 251 (T) ) uygulanarak fiziksel özellikleri de belirlenecektir. Elde edilen sonuçlar ile bebek çoraplarının performas özellikleri hakkında veri tabanı niteliğinde detaylı bilgi kaynaklarının oluşturulmasına katkı sağlanması planlanmaktadır.
Bebek çoraplarında konfor ve performans özelliklerinin araştırılması
Konfor tüketici memnuniyetinin önemli bir belirleyicisidir. Çoraplar, ayak ve çevre arasında bariyer oluşturarak kişilerin hem termal hem de duyusal konforunu sağlar. Ayak konfor durumu, vücudun genel konforu üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğu için çok önemlidir. Su emme oranı, ısı iletkenliği, hava ve su buharı geçirgenliği, ilmek yoğunluğu, çorap yapımında kullanılan tekstil malzemelerinin türüne bağlı olarak değişir. Bebeğin çorabı, sağlığı ve konforu açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle bebek çorabı üretiminde birçok faktörü dikkate almak gerekmektedir. Konfor açısından,hava almayı sağlayan, teri emen, anti bakteriyel özelliklere sahip olmalıdır. Sıkı çoraplar ayağın geli¬şimini engellerken, hava ve su buharı geçirgenliği olmayan, çoraplar da çocuğu ra¬hatsız edebilir. Bu nedenle bebek çorabı tasarımlarında termal konfor özellikleri dikkate alınarak tekstil malzeme seçimi yapılmalıdır. Kullanım öncesi çorapların performans özelliklerinin bilinmesi ve bu şekilde bebek ayak konforunun sağlanmasını gerekmektedir. Bu tez çalışmasında, farklı elyaflardan üretilmiş farklı yapısal özellikteki boyalı ve boyasız bebek çoraplarından rastgele yöntemle mağaza ve pazarlardan örnekler toplanarak konfor özellikleri ve antibakteriyel performansları uluslar arası standartlara uygun testlerle belirlenecektir. Kumaş yapısal özelliklerine, lif çeşidine ve üretim yöntemine bağlı olarak konfor ve anti bakteriyel özellikleri karşılaştırılacaktır. Çorapların termal konfor özellikleri; hava geçirgenliği (TS 391 EN ISO 9237 (T)), Termal Geçirgenlik Direnci Ölçümü (Sweatıng Guarded) (TS EN ISO 11092 ), Su Buharı Geçirgenliği Direnci Ölçümü (Sweatıng Guarded) TS EN ISO 11092), Isı İletkenliği (TS EN 12667) Hidrofilite (TS 866 ) analizleri ile belirlenecektir. Seçilecek bakteri ve maya türlerine karşı antimikrobiyal aktiviteleri JIS 1902 standardına göre ölçülecektir. Ayrıca patlama mukavemet(ISO 13938) , yıkama sonrası boyutsal değişim(TS EN ISO 3759 (T), boncuklanma testleri( TSE EN ISO 12945–2), Kumaş – Birim Alan Ağırlığı (gramaj, TS 251 (T) ) uygulanarak fiziksel özellikleri de belirlenecektir. Elde edilen sonuçlar ile bebek çoraplarının performas özellikleri hakkında veri tabanı niteliğinde detaylı bilgi kaynaklarının oluşturulmasına katkı sağlanması planlanmaktadır.