
683
Archived Theses
1
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Bürokrasi ile öğretmen yeterliği arasındaki ilişki
Bu çalışmanın amacı, okul yöneticilerinin görüşlerine göre bürokrasi ile öğretmen yeterliği arasındaki ilişkiyi incelemektir.Çalışmanın evreni 2007?2008 öğretim yılında Uşak il merkezinde bulunan 61 ilk ve orta dereceli okulda görev yapan 181 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini de evrendeki bütün okul yöneticileri oluşturmaktadır. Bu bakımdan örneklem evrenin tamamını temsil etmektedir. Bu araştırmada kullanılan ölçme araçlarından ?bürokrasiyi tasvip? ile ?bürokratikleşmeyi tasvir? anketleri Yücel (1999)'in geliştirdiği ?bürokratikleşme anketi?nden uyarlanarak geliştirilmiş; ?öğretmen yeterlikleri anketi? ise Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğünün 2006 yılında hazırladığı ?Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlikleri? raporu ile literatürdeki ilgili verilerden yararlanılarak geliştirilmiştir. Anketlerde beşli Likert tipi ölçek kullanılmıştır.Kullanılabilir olarak geri dönen anket sayısı 129'dur. Verilerin analizinde SPSS 15.0 paket programı kullanılmıştır. Faktör analizi, ortalama, standart sapma, anova, Tukey ve t- testleriyle veriler analiz edilmiştir.Araştırmada öğretmen yeterliği üzerinde bürokratikleşmenin etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Yöneticiler, en çok kuralcılığı ve kuralları önemserken, yaşları ilerledikçe öğretmenleri yeterli görme eğilimleri de artmaktadır. Hiyerarşik otorite kullanımının önemsenmesi, öğretmenlerin iletişim ve etkileşim becerilerini düşürürken, okuldaki bürokratikleşmenin artması öğretmen yeterliğini artırmaktadır.Anahtar Kelimeler: Bürokrasi, bürokratikleşme, yeterlik, öğretmen yeterliği, öğretmen, yönetici.
İlköğretim okulu yöneticilerinin kişisel ve örgütsel değer uyumunun örgütsel adanma ve yabancılaşma üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, 2008/2009 Öğretim yılında Afyonkarahisar ilindeki ilköğretim okullarında çalışan ilköğretim okulu yöneticilerinin kişisel ve örgütsel değer uyumunun örgütsel adanma ve yabancılaşma üzerine etkisi olup olmadığını belirlemektir.Bilimsel bir özellik taşıyan araştırmanın evrenini Afyonkarahisar ilinde bulunan ilköğretim okullarındaki yöneticiler oluşturmaktadır. Bu araştırmada ?Yücel Değerler Ölçeği?, ?Yücel Yabancılaşma Ölçeği? ve ?Yücel Kurumsal Sadakat Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırmada anket yöntemi ile elde edilen veriler, öncelikle faktör analizine tabi tutularak; korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmak suretiyle analiz edilmiştir.Yapılan bu araştırma sonuçlarına göre, yöneticiler tarafından en fazla kişisel gelişimin önemsendiği görülmüştür. Bedensel aktivitenin ise en az önemsenen değer olduğu görülmüştür. Kurum tarafından en fazla desteklenen değerler ise etki etme ve etkili olma olarak saptanmıştır. Bağımsızlık ve otonomi değerinin ise kurum tarafından en az desteklenen değer olduğu görülmüştür. Yöneticilerin kişisel ve örgütsel değer uyumunda etki etme ve etkili olma değeri ile arkadaşlık ve dostluk değerlerinde uyumluluk görülmüştür. Diğer değerlerde ise uyum tespit edilememiştir.İlköğretim okulu yöneticileri tarafından arkadaşlık ve dostluk, etki etme ve etkili olma, kabul görme ve farkına varılma, çalışma mekanı, yükselme ve ilerleme, ekonomik güvence ve yardımlaşmaya verilen önem ile kuruma olan adanmışlık arasında pozitif ilişki bulunmuştur.Ortamın bağımsızlık ve otonomiyi destekleme derecesi, bedensel aktiviteyi destekleme derecesi, iş çeşitliğini desteme derecesi, kişisel gelişimi artırma derecesi, kabul görme ve farkına varılma derecesi, çalışma mekanının kişiye hitap etme derecesi, yardımlaşmanın desteklenme derecesi ve iş ortamının yükselme ve ilerlemeyi destekleme derecesi ile kurama olan adanmışlık arasında pozitif ilişki bulunmuştur.
İlköğretim öğretmenlerinin öğretmen örgütlerine (sendikalara) üye olmama sebepleri
Tüm meslek gruplarında olduğu gibi öğretmenlerin de çeşitli amaçlarla kurdukları mesleki örgütler vardır. Bu örgütler ?sendikal faaliyetler? adı altında üyesi olan öğretmenlerin beklentilerine cevap vermeye çalışmaktadır. Bu çalışma ile herhangi bir öğretmen örgütüne katılmayan öğretmenlerin, katılmama sebepleri araştırılmıştır. Uşak ilinde merkezdeki ilköğretim okullarında 2007-2008 Eğitim-Öğretim yılında görev yapan öğretmeler ziyaret edilerek ve sendikalara üye olmama sebepleri araştırılmıştır. Araştırma sırasında öğretmenlerin yaş, cinsiyet ve kıdem yılları, branşları dikkate alınmıştır. Hazırlanan ölçekte öğretmenlerin sendikalara üye olmama sebepleri çeşitli başlıklarda incelenmiştir. Bu başlıklar; Sendikalardan Kaynaklanan Problemler, Sosyal Problemler, Öğretmenlerden Kaynaklanan Problemler olarak sıralanmıştır. Ölçek dört bölümden oluşmaktadır. Ölçek soruları hazırlanırken uzman görüşlerinden ve sendika üyesi olmayan öğretmenlerin görüşlerinden yararlanılmıştır. Hazırlanan anketle merkez ilköğretim okullarında görev yapan yaklaşık 250 öğretmene ulaşılmıştır. Çalışma sonucunda sendikalara üye olmama sebebi olarak en çok sosyal problemler sebep olarak gösterilmiştir. Ayrıca her hangi bir sendikaya üye olmayan öğretmenlerin sendikalara karşı genel olarak olumsuz bir tutuma sahip oldukları çalışma sonucu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte herhangi bir sendikaya üye olmayan öğretmenler sendikalara karşı olumsuz bir tutuma sahip olsalar da, sendikaların gerekli kurumlar olduğunu düşünmektedirler. Bu duruma çözüm olarak ise, sendikaların siyasal oluşumlardan uzak durması ve yeniden yapılanmaya giderek mesleki örgüt havasına bürünmesi önerilmektedir.Anahtar Kelimeler:Örgüt, Mesleki Örgüt, Öğretmen Örgütleri
Yapılandırmacı öğrenme yaklaşımını uygulayan sınıf öğretmenleri ile bu yaklaşımı uygulamayan dal öğretmenlerinin sınıf yönetimi yaklaşımlarının karşılaştırılması (Gaziantep ili örneği)
Bu araştırmada; ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulayan sınıf öğretmenleri ile bu yaklaşımı uygulamayan Türkçe dal öğretmenlerinin sınıf yönetimi yaklaşımları karşılaştırılmıştır.Yeterince ön hazırlık çalışması yapılmadan uygulamaya konulduğu eleştirilerine maruz kalan ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı? temele alan öğretim programlarının ilk aşamada sorunlarla karşılaşması kaçınılmazdır. Ayrıca bir öğretim programının uygulanış biçimi ve başarısı, her şeyden önce öğretmenlerin bu konudaki tutum ve becerilere ne kadar sahip olduklarına bağlıdır. Çünkü hangi öğrenme yaklaşımı temele alınırsa alınsın öğretim programı uygulamalarının öğretmenler tarafından içselleştirilmesi, öğretim programlarının başarılı olmasındaki temel etkenlerdendir. Nitelikli eğitim için nitelikli öğretim programları ne kadar gerekliyse nitelikli öğretim programları için de nitelikli öğretmen gereklidir ve ön koşuldur.Millî Eğitim Bakanlığı, 2005?2006 öğretim yılından itibaren ilköğretim I. Kademe (1?5.) sınıflarında ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı benimseyen öğretim programlarını uygulamaya başlamıştır. Öte yandan da II. Kademede (6. , 7. ve 8. sınıflar) 2006/2007 öğretim yılında 6. sınıftan başlamak üzere ve birer öğretim yılı arayla ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?na kademeli geçişi öngörmüştür.Araştırmada, 2005?2006 öğretim yılında ilköğretim okulu 1?5. sınıflarında ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulayan sınıf öğretmenleri ile henüz ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulamaya başlamayan ve 6. , 7. ve 8. sınıflarda ?Davranışçı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulamaya devam eden Türkçe dal öğretmenlerinin, Türkçe derslerindeki sınıf yönetimi yaklaşımlarının karşılaştırılması yapılarak bu yaklaşımların ilköğretim okulu öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin algılarına etkileri incelenmeye çalışılmıştır. İki yaklaşımın da henüz uygulamada olduğu geçiş döneminde yapılan bu araştırmayla, iki yaklaşımın karşılaştırılması fırsatı yakalanmıştır.Araştırmada, 200'ü sınıf öğretmeni, 200'ü Türkçe dal öğretmeni, 600'ü I. Kademe (3. , 4. ve 5. sınıf) öğrencisi ve 600'ü II. Kademe (6. , 7. ve 8. sınıf) öğrencisi olmak üzere toplam 1600 ölçek uygulaması yapılmıştır. Ayrıca 15 sınıf öğretmeni, 15 Türkçe dal öğretmeni ile bunların birer öğrencisi olmak üzere toplam 30 öğretmenin ve 30 öğrencinin görüşlerine başvurulmuş, sınıf gözlemi ve doküman incelemesi yapılmıştır. Böylece araştırma, hem nicel hem de nitel araştırma yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın analiz aşamasında öncelikli olarak, deneklerin ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı Ölçeği?nin her bir boyutunda almış oldukları puanlar arasında fark olup olmadığını belirlemek amacıyla aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmıştır, varyansların homojen dağılıp dağılmadığının belirlenebilmesi için Levene'nin Varyansların Homojenliği Testi (Levene's Test for Equality of Variences) uygulanmıştır. Yapılan T-testinde varyansların homojen olması durumunda eşit dağılım varsayımı (Equal Variances Assumed), homojen olmaması durumunda da eşit olmayan dağılım varsayımı (Equal Variances Not Assumed) kullanılarak sig (2 tailed) değerlerine bakılmıştır ve gruplar arasında anlamlı fark olup olmadığı buna göre belirlenmiştir. Benzer biçimde varyansların homojen olması durumunda deneklerin ölçek maddelerine verdikleri yanıtlar arasında okulun bulunduğu sosyo-ekonomik düzey (SED) açısından anlamlı bir fark olup olmadığını test etmek için tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Varyansların homojen olmadığı durumlarda ise varyans analizi yerine Kruskal Wallis H-Testi yapılmıştır, ayrıca bu durumda hangi gruplar arasında fark olduğunu belirlemek için de Mann Whitney U-testi yapılmıştır.Araştırma sonucunda, Türkçe derslerinde ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulayan sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin uygulamaları ile bu yaklaşımı uygulamayan dal öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin uygulamaları karşılaştırıldığında; sınıf öğretmelerinin genelde, sınıf yönetimi uygulamaları konusunda ve özelde de Sınıf Örgütlenmesi, Öğrenme İklimi, Öğrenme Süreci ve Değerlendirilmesi, Eğitim Teknolojisinden ve Okul Dışı Öğrenme Ortamlarından Yararlanma, Çoklu Zekâ Uygulamaları, Yaparak Yaşayarak Öğrenme, Öğrenilenlerin Sorgulanması, Öğrenci Gelişimi boyutlarında olmak üzere Türkçe dal öğretmenlerine göre daha olumlu bir algı geliştirdikleri belirlenmiştir.Nicel araştırma teknikleriyle elde edilen bulguların, nitel araştırma tekniklerinden olan gözlem, görüşme ve doküman incelemesi ile elde edilen bulgular tarafından da desteklendiği görülmüştür.
Çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında çalışan personelin empatik eğilim düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmada çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında çalışan personelin empatik eğilim düzeyleri incelenmiştir.Araştırmanın örneklemi, Güneydoğu Anadolu Bölgesinden Diyarbakır, Adıyaman, Gaziantep ve Şanlıurfa; Doğu Anadolu Bölgesinden Van, Elazığ, Bingöl ve Malatya illerinde bulunan 11 çocuk yuvası ve 8 yetiştirme yurdunda çalışan 243 personelden oluşmuştur.Araştırmada çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında çalışan personelin empatik eğilim düzeyi Dökmen (1988) tarafından geliştirilen ? Empatik Eğilim Ölçeği? ile çeşitli kişisel niteliklerine ilişkin bilgiler ise ?Kişisel Bilgi Formu? ile elde edilmiştir.Elde edilen veriler, grupların ikili olmaları durumunda bağımsız gruplar için kullanılan t-testi, ikiden fazla olması durumunda Tek Yönlü Varyans Analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Varyans analizi sonucunda elde edilen F değerinin anlamlı çıkması durumunda gruplar LSD testi ile karşılaştırılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi .05 olarak kabul edilmiştir.Verilerin analizi sonucunda çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında çalışan personelin cinsiyet, eğitim düzeyi, kendini algılama biçimi ve aldıkları maaşa göre empatik eğilim düzeylerinde anlamlı fark bulunmuştur.Ayrıca, çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında çalışan personelin çalıştıkları kurum, yaş, medeni durum ve çocuk sahibi olup-olmamalarına göre empatik eğilim düzeylerinde anlamlı bir fark bulunmamıştır.
Orta öğretim 9. sınıf öğrencilerinin saldırganlık düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırma, ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin saldırganlık düzeylerinin bazı değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini incelemek amacıyla yapılmıştır. Söz konusu ilişki araştırılırken ergenin saldırgan davranışlarının cinsiyet, okul türü, okul başarısı, anne-baba eğitim düzeyi, gelir düzeyi, anne-baba tutumu, yaş, arkadaşlık ilişkilerinden memnun olup-olmama, öğretmenleriyle ilişkilerinden memnun olup-olmama, aile yapısı ve devamsızlık durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir.Araştırmanın evrenini 2007-2008 eğitim öğretim yılında Malatya merkez ilçede bulunan ortaöğretim 9. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Malatya merkez ilçede bulunan Meslek Liseleri (Şehit Kemal Özalper Endüstri Meslek Lisesi, Ticaret Lisesi, İmam Hatip Lisesi, Yunus Emre Endüstri Meslek Lisesi, Kız Meslek Lisesi), Genel Liseler (Cumhuriyet Lisesi, Fatih Lisesi, Malatya Lisesi, Sümer Lisesi, Akıncı Lisesi), Anadolu Liseleri (Turgut Özal Anadolu Lisesi, Malatya Anadolu Lisesi, Beydağı Anadolu Lisesi) ve Fen Lisesinden 537'si kız, 693'ü erkek olmak üzere toplam 1230 öğrenciden oluşmaktadır.Araştırmanın veri toplama aşamasında Kocatürk'ün 1982'de geliştirmiş olduğu Saldırganlık Envanterinden yararlanılarak Tuzgöl (1998) tarafından geliştirilen Saldırganlık Ölçeği kullanılmıştır. Bağımsız değişkene ait veriler Kişisel Bilgi Formu kullanılarak toplanmıştır.Araştırmanın analiz aşamasında öncelikli olarak, varyansların homojen olarak dağılıp dağılmadığının belirlenmesi için Levene'nin Varyansların Homojenliği testi uygulanmıştır. Varyansların homojen olması durumunda Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Varyansların homojen olmadığı durumlarda ise varyans analizi yerine Kruskall Wallis testi yapılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi .05 olarak kabul edilmiştir.Araştırmada elde edilen bulgular özetle şöyledir:Ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin saldırganlık düzeyleri cinsiyet, okul türü, okul başarısı, anne-baba eğitim düzeyi, gelir düzeyi, anne-baba tutumu, yaş, arkadaşlık ilişkilerinden memnun olup-olmama, öğretmenleriyle ilişkilerinden memnun olup-olmama, aile yapısı ve devamsızlık durumuna göre farklılaşmaktadır. Fakat annenin eğitim düzeyi, babanın eğitim düzeyi, gelir düzeyi ve aile yapısının 9. sınıf öğrencilerinin saldırganlık düzeyleri üzerinde önemli bir etkisi olmadığı ortaya çıkmıştır.
İlköğretim 4. sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler dersine yönelik akademik başarıları üzerinde proje tabanlı öğrenme yaklaşımının etkisi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 4. sınıf öğrencilerinin Sosyal Bilgiler dersine yönelik akademik başarıları üzerinde proje tabanlı öğrenme yaklaşımının etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu Malatya ili Fatih İlköğretim Okulu 4. sınıflarında öğrenim gören 80 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmada eşitlenmemiş kontrol gruplu ön-test son-test deseni kullanılmıştır. Geçerlilik ve güvenirlik çalışması yapılmış 20 maddeden oluşan başarı testi öğrencilere ön-test olarak uygulanmıştır. Deney değişkeni olan proje tabanlı öğrenme yaklaşımına ve geleneksel öğretim yöntemlerine dayalı olarak hazırlanan programlar, deney ve kontrol gruplarına haftada 3 ders saati olmak üzere toplam 5 hafta ilköğretim 4. sınıf Sosyal Bilgiler dersi ?İnsanlar ve Yönetim? ünitesinde uygulanmıştır. Uygulama süreci sonunda öğrencilere son-test uygulanmıştır. Araştırmanın başarı testinden elde edilen veriler bağımlı ve bağımsız gruplar t testi ile Windows SPSS 11.5 paket programında analiz edilmiştir. Analizlerde anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır.Araştırma sonucunda, proje tabanlı öğretim yaklaşımının kullanıldığı deney grubu ile geleneksel öğretim yönteminin kullanıldığı kontrol grubunun akademik başarısında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık gözlenmiştir.Anahtar Sözcükler: Proje, Proje Tabanlı Öğrenme, İlköğretim, SosyalBilgiler
İlköğretim okulu öğrenci ve öğretmenlerinin gerçek ve tercih edilen sınıf atmosferi algılarının bazı değişkenlere göre incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okulu öğrencilerinin sınıf atmosferine ilişkin gerçek durum ve tercih ettikleri durum algılarını, bu algılarının cinsiyet, sınıf ve okulların sosyo-ekonomik düzeyi (SED) ile ilişkilerini; ilköğretim okulu öğretmenlerinin sınıf atmosferine ilişkin mevcut durum ve tercih ettikleri durum algılarını ve bu algılarının cinsiyet, branş ve kıdem ile ilişkilerini araştırmaktır.Araştırmanın evrenini Tokat ili merkez ilçe sınırları içerisinde bulunan ilköğretim okullarındaki 6., 7. ve 8. sınıf öğrencileri ile İngilizce ve Türkçe öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmaya tabakalı örnekleme yöntemiyle belirlenen 1799 öğrenci ve 84 öğretmen katılmıştır. Veriler ?İlköğretim Okulları Sınıf Atmosferi Ölçeği? kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler t-test ve Anova değerleri yardımıyla SPSS paket programında analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda öğrencilerin gerçek sınıf atmosferi algıları ile tercih ettikleri sınıf atmosferi algıları arasında, kız öğrencilerin sınıf atmosferi algıları ile erkek öğrencilerin sınıf atmosferi algıları arasında, 6., 7., ve 8. sınıfların sınıf atmosferi algıları arasında, alt, orta ve üst SED'lerin sınıf atmosferi algıları arasında anlamlı farklılklar bulunmuştur.Öğretmenlerin gerçek sınıf atmosferi algıları ile tercih ettikleri sınıf atmosferi algıları arasında, kıdem değişkeninin katılım alt boyutunda öğretmenlerin gerçek sınıf atmosferi algıları arasında anlamlı farklılıklar olduğu, branş ve cinsiyet değişkeninde öğretmenlerin gerçek ve tercih edilen sınıf atmosferi algılarında anlamlı bir farklılık olmadığı bulunmuştur.Ayrıca öğretmenlerin sınıf atmosferi algıları ile öğrencilerin sınıf atmosferi algıları arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.
Yabancı dil öğretiminde dil bilgisi çeviri yöntemi ve iletişimci yaklaşım uygulamalarının öğrencilerin öğrenme becerileri üzerindeki etkisi
Bu çalışma, yabancı dil öğretiminde kullanılan dilbilgisi çeviri yöntemi ile iletişimci yaklaşımın, öğrencilerin öğrenme düzeyleri üzerindeki etkileri arasındaki farklılığı ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, öncelikle basılı kaynaklar taranmış, yabancı dil öğretiminde kullanılan yöntem ve yaklaşımlar hakkında bilgi verilmiş, sonrasında dilbilgisi çeviri yöntemi ile iletişimci yaklaşım üzerinde durulmuştur. Araştırmanın uygulama kısmı, 2007?2008 öğretim yılı ikinci döneminde Malatya Beydağı Abdulkadir Eriş Anadolu Lisesi'ndeki iki 10. sınıf üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada denk olmayan kontrol gruplu ön-test son-test deneysel desen kullanılmıştır. Uygulamadan önce kırk soruluk bir test hazırlanarak, doksan öğrenciye verilmiş, madde analizinden sonra yirmibeş soruluk bir test elde edilmiştir. Bu test, deney ve kontrol gruplarına ön-test olarak verilmiştir. Ardından, İngilizce öğretim programından seçilen ?birinci tip ve ikinci tip şart cümleleri? konusu, kontrol grubuna dilbilgisi çeviri yöntemi ile deney grubuna iletişimci yaklaşımla sekiz ders saati süresince toplam iki hafta işlenmiştir. Bu sürecin sonunda öğrencilere son-test verilmiştir. Test ortalamaları arasındaki farkların anlamlı olup olmadığı; bağımlı ve bağımsız gruplar t testi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonunda, iletişimci yaklaşımın kullanıldığı deney gurubu ile dilbilgisi çevri yönteminin kullanıldığı kontrol grubunun akademik başarı düzeylerinde deney grubunun lehine anlamlı bir farklılık görülmüştür.
İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin fen bilgisi dersi kimya konularındaki kavram yanılgıları ilköğretim sekizinci sınıf fen bilgisi dersi kimya konularındaki kavram yanılgıları
Bu çalışma İlköğretim 8. sınıf Fen Bilgisi dersinin kimya konularını oluşturan; periyodik tablo, kimyasal bağlar, kimyasal tepkimeler, asitler-bazlar konularında öğrencilerin sahip olduğu kavram yanılgılarını tespit etmek ve bu kavram yanılgılarının giderilmesi için öneriler sunmak amacıyla yapılmıştır.2007-2008 eğitim öğretim yılı 1. dönemi içinde Ankara ili, Etimesgut ilçesinde yer alan; Ağa Ceylan, Hasan Şükran Saruhan, İstiklal Ve Nasrettin Hoca İlköğretim Okullarında okuyan 633 öğrenci bu çalışmaya katılmıştır.Tez çalışması süresince öğrencilere kimyasal kavramlar testi uygulanmış ve test sonuçlarının değerlendirilmesinden sonra ortalamaya yakın puanlar alan dört öğrenci ile en yüksek puan alan öğrenciler acık uçlu sorulardan oluşan bir mülakata alınmıştır.Araştırmada toplanan verilerin analizi, bilgisayar ortamında SPSS for Windows ve Microsoft Office Excel programları kullanılarak yapılmıştır. Tespit edilen kavram yanılgıları literatürde yer alan kavram yanılgıları ile örtüşmektedir. Literatürde yer almayan yeni kavram yanılgıları da tespit edilmiştir. Kavram yanılgılarının tespit edilmesi ve giderilmesine yönelik Fen Bilgisi öğretmenlerine öğrenme-öğretme süreçleri ve değerlendirmede dikkate alabilecekleri önerilerde bulunulmuştur. Eğitim programı uzmanlarının da dikkatine sunulan önerilere yer verilmiştir.ANAHTAR KELİMELER: İlköğretim, Fen Bilgisi, Kimya Konuları, Kavram Yanılgısı.