Uşak University
Department

Department of Business Administration

Uşak University

681

Archived Theses

2

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yönetime katılma yönetimi ve Uşak sanayi işletmelerinde bir uygulama

Günümüzde işletmeler yaşanan hızlı değişimin getirdiği sorunları aşmak, rekabet avantajı kazanmak, iş gücü kaynağını iyi yönetmek, elindeki mevcut kaynakları çok daha verimli ve etkin kullanmak zorundadırlar. İşgörenler, kendilerini ilgilendiren her türlü kararların görüşülmesinde ve sonuçlandırılmasında aktif olarak katılıp, fikirlerini ifade etmek istemektedirler. Bu noktadan hareket ederek, yönetime katılma yönetimi konusunun yöneticiler ve işgörenler açısından ne anlama geldiği ve yönetime katılma konusunun günümüz değişen koşullarındaki anlam farklılıkları ve önemi açıklanarak, yönetime katılmanın başka bir boyutu olan yönetime katılma yönetimi vurgulanmaktadır.Konuyla ilgili literatür taraması sonucunda; teorik bilgi verilip, uygulama bölümünde ise, işletmelerde yöneticilerin işgörenlerini yönetime katmaya yönelik tutumları tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla, Uşak Sanayi İşletmelerinde faaliyet gösteren işletmeler araştırma kapsamına alınmıştır.

Endüstri işletmeleriUşakYönetim+3
Selen Özler
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessEN

The influence of thinking style and mental construal on consistency of consumer preferences

The objective of this dissertation is to investigate the role of two cognitive theories, namely dual process theory and construal level theory in influencing consumers? evaluative processes and their consistency. For this purpose two experimental studies are conducted.The first study investigates the relationship between use of the experiential-rational systems and preference consistency. Findings demonstrate that affective stimuli induce more consistent preferences than analytical stimuli. Furthermore, it is shown that processing fluency is enhanced with the usage of experiential thinking and affective format compared to rational thinking and analytical format. Additionally, it is also shown that consistency of evaluations across consumers is improved when they relied on the rational system rather than the experiential system.The second study examines the relationship between mental construal level and preference consistency. Findings of this study reveal that when consumers adopt a high-level mental construal their evaluations become more consistent. Moreover, it is also shown that having matching high-level mental construals at two points in time rather than non-matching construals increases consistency of evaluations.

Cognitive consistencyThinking stylesConsumer psychology+2
Aslı Elif Aydın
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Finansal tehdit karşısında finansal davranış değiştirme eğilimlerinin incelenmesi

ÖZET Günümüzde ekonomik belirsizlikler, enflasyon baskıları, döviz kuru dalgalanmaları ve beklenmedik finansal şoklar, bireylerin finansal refahını doğrudan tehdit etmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, bireylerin karşılaştıkları finansal tehdit sürecinin finansal davranışlarını değiştirme isteği ve bu isteğin bileşenleri üzerindeki etkisini incelemek; demografik değişkenlerin söz konusu bileşenlerde ortaya çıkardığı farklılıkları ortaya koymaktır. Veri toplama kısmında demografik sorular, finansal tehdit ölçeği ve finansal davranışları değiştirme isteği ölçeği kullanılarak oluşturulan anket formu Erzincan’da yaşayan 18 yaş üstü 399 kişiye uygulanmıştır. Verilerin analiz sürecinde bağımsız örneklem t-testi, ANOVA testi, korelasyon ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada, finansal tehdit ile bireylerin finansal davranışlarını değiştirme isteği ve bu isteğin bileşenleri arasındaki ilişkiler ile bu ilişkilerin demografik faktörlere göre farklılık gösterip göstermediği analiz edilmiştir. Elde edilen bulgularda finansal tehdit sürecinin bireylerin finansal davranışı değiştirme isteği ve bileşenlerini anlamlı biçimde etkilediği ortaya koyulmuştur. Ayrıca cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu ve çocuk sayısı gibi demografik değişkenlere göre finansal tehdit algısı, finansal davranışı değiştirme isteği ve bileşenlerinde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Mevcut araştırma, finansal tehdidin finansal davranışı değiştirme isteği üzerindeki etkilerinin anlaşılmasına yönelik literatüre katkı sağlamayı hedeflemektedir. Araştırma sonuçları, davranışsal finans literatüründeki mevcut yaklaşımlarla büyük ölçüde paralellik göstermekte ve finansal tehdidin azaltılmasına yönelik olarak finansal danışmanlar ile politika yapıcılara uygulanabilir öneriler sunmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Davranışsal FinansFinansal Tehdit AlgısıFinansal Davranış.
Abdullah Çelik
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2026
40
doi.org/10.71008/ebyu.thesis.2026.282
Master'sOpen AccessTR

Erasmus değişim programının öğrencilerin dil yeterliliği, kişisel gelişim ve kariyer planlamalarına etkisi: OKÜ uygulama örneği

Bu çalışmanın amacı, Erasmus Değişim Programının değişimden yararlanan öğrencilerin dil yeterliliği, kişisel gelişim ve kariyer planlamalarının bazı değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini analiz etmektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın teorik kısmını, AB Gençlik Programları ve Erasmus Değişim Programı, Kariyer ve Kariyer Planlama, Kişisel ve Mesleki Gelişim konularıyla ilgili çalışmalar oluşturmaktadır. Araştırma kısmında ise Aydın (2012) ve Norris ve Gillespie (2008) tarafından geliştirilen veri toplama aracı Türkçe'ye çevrilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2011-2014 yılları arasında Erasmus Değişim Programı'na katılan Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi'nin lisans veya yüksek lisans düzeyindeki 72 öğrenci oluşturmaktadır. Evreninin içinden ulaşılabilen 61 öğrenci çalışma grubunu oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan anket verilerinin çözümlenmesi SPSS 18 paket programı ve STATA 11 paket programında gerçekleştirilmiştir. Öğrencilere uygulanan nicel veri toplama aracının örneklem yeterliliğini ölçmede Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) - Barlett testi yapılmıştır. Test sonucunda KMO değeri ,82 olarak bulunmuştur. Örneklemin yeterli olduğu görüldükten sonra faktör analizi uygulanmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından geçerlik ve güvenirlilik çalışması yapılmış ve iç tutarlılık sayısı (Cronbach Alpha) ,92 olarak tespit edilmiştir. Anket formundaki soruların aritmetik ortalama, frekans ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Daha sonra değişkenler arasındaki birebir ilişkiyi bulmak için korelasyon analizleri yapılmıştır. İki ayrı grubun aynı niteliklere ait ortalamalarının karşılaştırılmasında Independent T testi ve ikiden fazla grupların ortalamalarının farkını araştırmada One Way ANOVA testleri yapılmıştır. Birden fazla bağımsız veya nitel değişkenin bir bağımlı değişken üzerindeki etkisini açıklamak için regresyon analizinde dummy değişkenleri kullanılmış olup, verileri STATA 11 programında analiz edilmiştir. Araştırmada Dil Yeterlilikleri, Kişisel Gelişim ve Kariyer Planlaması Puanlarının ortalamalarında bağımsız değişken olan Birimler ile Dil Yeterlilikleri bağımlı değişkeni arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Post Hoc çoklu karşılaştırma sonuçlarına göre bu farklılığın İ.İ.B.F ile Mühendislik Fakültesi arasında Mühendislik Fakültesi lehine olduğu tespit edilirken (F=4,502; p<0.01); Dil Yeterlilikleri, Kişisel Gelişim ve Kariyer Planlaması puanlarının ortalamalarında bağımsız değişken olan Anne Eğitim düzeyi ile Kariyer Planlaması bağımlı değişkeni arasında ilişki tespit edilmiştir (F=4,228; p< 0,009). Post Hoc Multiple Comparisons test tablosunda Anne eğitim düzeyi gruplarına bakıldığında bu ilişkinin İlköğretim ile Lise grupları arasında İlköğretim grubu lehine farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Erasmus değişim programından faydalanan öğrencilerin cinsiyetlere göre karşılaştırılması neticesinde Kişisel Gelişim alt boyutunda kadınlar lehine anlamlı farklılık tespit edilirken (p<0,10); Öğrencilerin Dil Yeterlilikleri ve Kariyer Planlaması ortalamalarında cinsiyet faktörüne göre anlamlı farklılık bulunmadı. Ayrıca çalışmaya katılan öğrencilerin % 59'unun erkek olduğu, % 70'inin 2. ve 3. sınıf öğrencilerinden oluştuğu, % 44,3'nün gidilen ülke olarak Polonya'yı tercih ettiği, öğrencilerin % 41'nin aile gelirinin 751-1500 TL arasında olduğu, % 54,1'nin anne eğitim düzeyinin İlköğretim mezunu olduğu, giden öğrencilerin ortalama 3,37 ülke gezdikleri, öğrencilerin % 88,5'i (54 kişi) yurtdışına ilk kez Erasmus değişim programı sayesinde çıktığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: DeğiĢim, Erasmus, Kariyer Planlama, KiĢisel GeliĢim, OKÜ

DeğişimErasmusErasmus öğrenci değişim programı+5
Abdurrahman Akman
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası piyasalardan fon sağlamada sendikasyon kredilerinin önemi ve Türkiye`de faaliyet gösteren bankalara ilişkin bir araştırma

ÖZET Sendikasyon kredisi, bir grup finansal kurumun ortak vade ve koşullarda özelliği olan bir borçluya fon sunmaları şeklinde tanımlanmaktadır. Uluslararası bankacılığın önemli bir özelliğini yansıtan sendikasyon kredileri genellikle ödemeler bilançosu açıklarının finansmanında, borç geri ödemelerinde ve proje finansmanında kullanılmaktadır. Özellikle 1960'lı yılların sonlarında gelişmeye başlayan sendikasyon kredilerinde vade 12 yıl ve üzerine çıkmakla birlikte, ortalama olarak 5 ile 8 yıl arasında değişmektedir. Borçluların taleplerine göre düzenlenebilen bu krediler, esnek yapılarından dolayı uluslararası piyasalarda sürekli olarak gündemde kalmaktadır. Son derece dinamik bir yapıya sahip olan sendikasyon kredi piyasasında resmi verilerin olmaması ve çok çeşitli bilgi kaynaklarının kullanılması gereği, bu piyasada gerçekleşen işlem hacmi kesin olarak belirlenememektedir. Bununla birlikte, gerçekleşmiş işlemler, piyasanın trendinin yönü hakkında önemli bir göstergedir. Sendikasyon tekniğinin başarıyla sonuçlanması iyi yapılmış bir teklife, gelişmiş finansal aracılara ve teklifte belirtilen taahhütlerin anlaşılabilir olmasına bağlıdır. Ayrıca sendikasyon tekniğinin zor ve karmaşık bir süreç içermesi bir ekip çalışmasını zorunlu kılmaktadır. Sendikasyon kredilerinde fiyatlama genellikle LIBOR üzerine eklenen bir marj yardımıyla belirlenmektedir. Bu marj krediyi almak isteyenin risk yapışma ve piyasadaki pozisyonuna bağlıdır. Sendikasyon kredilerinde maliyeti etkileyen birçok faktör söz konusu olmaktadır. Bu faktörlerden en önemlisi ülke riskidir. Bilindiği gibi ülke riski, herhangi bir ülkenin çeşitli nedenlerden dolayı dış borçlarını ödeyememesi ya da ödemek istememesi nedeniyle ortaya çıkan ve diğer tümborçlanma ve dış yatırımlarda karşılaşılan genel risklerin dışında kalan bir risk olarak tanımlanmaktadır. Bankacılık alanında yerel kredi değerlemesine ek olarak uluslararası kredilerin artması sonucu, belirli bir borçlunun risk değerlemesinin yanı sıra, o borçlunun bulunduğu ülkenin riskininde değerlendirilmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Bundan dolayı tüm dünyada geri ödenmeme riskini ortadan kaldırmak ya da azaltmak amacıyla, kredilerin düzenlenmesinde sendikasyon tekniği kullanılmaktadır. Uluslararası piyasalardan fon sağlamada önemli bir araç olan bu krediler, ülkemiz kamu kurum ve kuruluşları ile Türkiye'de faaliyet gösteren bankalar tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır.

BankalarBorçlanmaFon sağlama+2
Mehmet Başar
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Performans değerleme sistemleri ve 360 derece performans değerleme sisteminin uygulanabilirliği üzerine bir araştırma

Performans, bir işi yapan bireyin, bir grubun ya da bir teşebbüsün o işle amaçlanan hedefe yönelik olarak nereye varabildiğinin nicel (miktar) ve nitel (kalite) olarak anlatımıdır. Performans değerlendirme, önceden saptanmış standartlarla karşılaştırma ve ölçme yoluyla işgörenlerin görevdeki başarılarını, etkinlik ve verimliliğini, yeniliklere uyum yeteneğini, tutum ve davranışlarını değerleyen, işletmeye katkılarını belirleyen bir süreçtir.360 derece performans değerleme yöntemi; bir çalışanın davranışları ve bu davranışların etkileri hakkında o çalışanın üstlerinden, arkadaşlarından, parçası olduğu proje takımlarının diğer üyelerinden, müşterilerden veya tedarikçilerden bilgi toplandığı bir sistemdir.Bu çalışma, Malatya Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı gıda ve tekstil sektöründe faaliyet gösteren orta ve büyük ölçekli işletmelerde çalışan yönetici ve çalışanların, performans değerleme yöntemlerinin önemi, uygulanma şekli, ideal bir performans değerleme yönteminin ne gibi özelliklere sahip olması gerektiği ile varsa uygulanan 360 derece performans değerleme yöntemlerinin uygulanışları hakkındaki görüş ve tecrübelerinden yararlanarak söz konusu sektörler için optimum bir performans değerleme yönteminin ana hatlarını ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır.Bu çalışma dört bölümden oluşmuştur:İlk bölümde performans kavramının tanımı, amacı ve faydaları ile performans değerleme süreci ayrıntılı olarak incelenmiştir.İkinci bölümde günümüzde halen kullanılmakta olan performans değerleme yöntemleri örnek uygulama ve değerleme formlarıyla anlatılmış, her yöntemin diğer yöntemlere göre avantaj ve dezavantajları üzerinde durulmuştur.Üçüncü bölümde 360 Derece Performans Değerleme yöntemi tanımı ve süreci ayrıntılı olarak anlatılmış, bu çağdaş yöntemin uygulanmasındaki önemli noktalar ile yöntemin olumlu ve olumsuz yönleri incelenmiştir.Dördüncü bölümde 360 derece performans değerlemenin uygulanabilirliği üzerine bir alan araştırması yapılmıştır.

PerformansPerformans değerlendirmePerformans ölçümleri
Kenan Yıldırım
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Hisse senedi getirilerinin panel veri analizi ile tahmini: İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında bir inceleme

Ülke ekonomisinde önemli bir yere sahip olan menkul kıymet borsaları şirketlerin fon ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra yatırımcıların tasarrufları için getiri sağlama işlevlerine de sahiptir. Menkul kıymet borsalarının önemli bir yatırım aracı ise hisse senetleridir. Yatırımcılar hisse senedi getiri analizi yapmak için birçok yöntem kullansa da temel olarak iki yöntemden bahsedilebilir: Temel analiz ve teknik analiz. Temel analiz şirketin finansal oranlarını ve makroekonomik değişkenleri kullanarak hisse senedi fiyatlarını tahmin eder. Bununla birlikte, teknik analiz ise sadece hisse senedinin geçmiş fiyat verilerini kullanarak gelecekteki fiyatını tahmin eder.Bu çalışmada hem temel analizin hem de teknik analizin esasını teşkil eden değişkenler; yani finansal oranlar, makroekonomik değişkenler ve hisse senedi geçmiş fiyat verileri kullanılarak sanayi, mali ve hizmet sektöründeki şirketlerin hisse senedi fiyatları tahmin edilmiştir. Bu amaçla, tek ve iki yönlü sabit etkiler panel veri ve Arellano-Bond ile Arellano-Bover dinamik panel veri regresyon modelleri kullanılmıştır.Kurulan panel veri regresyon modelleri sonucunda sanayi sektörü için hisse senedi fiyatlarını belirleyen önemli değişkenler olarak piyasa değeri/defter değeri oranı, enflasyon oranı, faiz oranı ve döviz kuru; mali sektör için piyasa değeri/defter değeri, hisse başına kazanç oranları ve bütün makroekonomik değişkenler ve hizmet sektörü için ise piyasa değeri/defter değeri oranı, dönen varlık devir hızı, enflasyon oranı ve faiz oranı tespit edilmiştir.

Hisse senedi getirileriPanel veri modelleri
Ahmet Uğur
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Yap işlet devret modelinde muhasebe düzeni

Yap işlet devret modeli (YİD), büyük finansman gerektiren bayındırlık ve altyapı işlerinin yerli veya yabancı özel kesim katılımı ile oluşturulan ortak girişim şirketleri tarafından sözleşme ile yapılması, bu tesislerin işletilerek belirli bir süre nemasından yararlanılması, daha sonra organizasyonun işler bir durumda kamu idaresince özelleştirilerek halka devredilmesidir.

MuhasebeMuhasebe düzeniYap işlet devret modeli
Ebru Turan
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Liderlerin yönetsel davranışları ile çalışanların iş tatmini arasındaki ilişki

İyi yetişmiş, kalifiye personelin istihdamı ve bu personelin çalışma sürekliliğinin sağlanması, idarecilerin devamlı ilgilendikleri bir alan olmuştur. Performansın hayati önem taşıdığı rekabetçi pazarda çalışanların iş tatmini, yönetimin uğraş verdiği kritik konulardan birisi haline gelmiştir.İşletmelerin önceden belirlenen hedeflere ulaşması, çalışanların iş tatmininin sağlanması ve onların yaşam kalitesinin artırılması ile mümkündür. İş yaşamının kalitesinin artırılması; çalışma şartlarının ve iş çevresinin düzenlenmesi, çalışanların psikolojik, ekonomik ve toplumsal ihtiyaçlarının karşılanması ve iş hayatında ortaya çıkacak sorunların en aza indirilmesi yani iş tatmininin sağlanması ile mümkündür. Liderlik davranışı, çalışanların performansını artırabilmek açısından önemlidir.

LiderlerLiderlikYönetici davranışı+5
Emin Ilıcak
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
20
Master'sOpen AccessTR

Stokastik programlama yaklaşımı ile portföy optimizasyonu: İMKB' de bir uygulama

Portföy optimizasyonu farklı yatırım kategorileri arasından seçim yapılmasını sağlayan sistematik bir yöntemdir. Bu yöntem, yatırım yapılacak menkul kıymetlerin farklı sınıflara tahsis edilmesi için en iyi yöntemin kullanılmasını amaçlamaktadır. Portföy optimizasyonu riskin ve portföyün getirisinin belirlenmesinde kullanılmaktadır. Menkul kıymetlerin gelecekte alabileceği değerler tam olarak tahminlenememekte; ancak tesadüfi ya da belirsiz olarak ele alınabilmektedir. Bu çalışmada, portföy optimizasyonu probleminin çözümü için İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'ndan (İMKB) Ocak - Nisan 2008 tarihleri arasındaki hisse senetlerinin günlük verileri kullanılmıştır. Seçilen farklı hisse senetleri için farklı yatırımcı tipleri göz önüne alınarak altı farklı senaryo oluşturulmuş ve bu senaryoların çözümlenmesiyle maksimum getirinin elde edilmesi amaçlanmıştır.

Matematiksel programlamaPortföy optimizasyonuStokastik programlama
Elçin Timur Çakmak
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00