Yozgat Bozok University
Anabilim Dalı

Tarla Bitkileri Anabilim Dalı

Yozgat Bozok University

956

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pamukta (Gossypium hirsutum L. ) yaprağa bor uygulamlarının verim ve lif kalitesine etkisi

Bu çalışma, 2002 yılında Çukurova Bölgesi koşullarında yaprağa bor uygulamalarının pamuğun verim ve lif kalite özelliklerine etkisini belirlemek amacıyla yürütiitaüştür. Bor uygulamaları, her uygulamada 0.15, 0.30, 0.45 ve 0.60 kg/ha olmak üzere taraklanma, ilk çiçeklerime ve çiçeklerime doruğu dönemlerinde yapılmıştır. En yüksek koza sayısı 0.90 kg/ha bor uygulamasında, en düşük koza sayısı ise kontrolda oluşmuştur. Koza kütlü pamuk ağırlığı ve çırçır randımanında, sırasryla, 1.80 ve 0.90 kg/ha bor uygulamaları ile önemsiz artışlar elde edilmiştir. Bor uygulaması koza ağırlığında kontrole oranla önemli düzeyde artışa yol açmıştır. En yüksek koza ağırlıkları 0.45 ve 1.35 kg/ha bor uygulamalarından elde edilmiştir. Bor uygulamaları ile kütlü pamuk ve lif veriminde önemli artışlar olmuştur. Gerek kütlü pamuk gerekse de lif veriminde düşük dozda (0.45 kg/ha) bor uygulamaları kontrolden farksız verim vermiştir. Bor uygulamalarının lif kalite özelliklerinde önemli etkisi gözlenmemiştir. Anahtar Kelimeler: Pamuk, yaprak gübrelemesi, bor, verim, lif kalitesi.

BorGübrelemeLif kalitesi+3
Abdulveli Yıldırım
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üç farklı lif rengine (yeşil, kahverengi ve beyaz) sahip pamuk genotiplerinin (Gossypium hirsutum L. ) yaprak, lif, tohum kabuğu ile tohum iç kısmının, ağır metal - mikro besin elementi konsantrasyonlarının saptanması

Bu çalışma, üç farklı lif rengine (beyaz, kahverengi ve yeşil) sahip pamuk genotiplerinin (Gossypium hirsutum L.), yaprak, lif, tohum kabuğu ve tohum iç kısmının, kimi ağır metal-mikro besin elementi (Cu, Mn, Fe and Zn) konsantrasyonlarının saptanması amacı ile yürütülmüştür. Bakır konsantrasyonu, beyaz, kahverengi ve yeşil renkli liflerde, sırayla, 0.92, 1.23 ve 1.58 mg/kg. Mangan konsantrasyonu, beyaz, kahverengi ve yeşil renkli liflerde, sırayla, 4.73, 6.94 ve 11.20 mg/kg. Çinko konsantrasyonu, beyaz, kahverengi ve yeşil renkli liflerde, sırayla, 2.27, 2.94 ve 5.49 mg/kg. Demir konsantrasyonu, kahverengi, beyaz ve yeşil renkli liflerde, sırayla, 4.24, 7.29 ve 12.43 mg/kg. Demir konsantrasyonu, kahverenkli liflerde, 4.24 mg/kg ile en düşük. Çinko konsantrasyonları, beyaz ve kahverekli liflerde, sırayla 2.27 ve 2.94 mg/kg üe en düşük ve benzerdir. Fakat, yeşil renkli liflerde 5.49 mg/kg ile en yüksek değerdedir. Pamuk genotiplerinin, incelenen tasımlarında, ağır metal - mikro besin elementi konsantrasyonların, genelde beyaz lifli pamukta en düşük, buna karşılık yeşil lifli pamukta en yüksek, kahverengi lifli pamuktaki konsantrasyonlar ise beyaz ve yeşil lifli pamuktaki konsantrasyonlar arasında yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Doğal renkli pamuk, micro besin elementi- ağır metal, lif, yaprak, pamuk tohumu

Ağır metallerLiflerMikrobesin elementleri+3
Kenan Boyacı
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2003
00
DoktoraAçık ErişimTR

Pamukta (Gossypium hirsutum L. ) azot kullanım etkinliğinin damlama sulama ve salma sulama yöntemleri yönünden karşılaştırılması üzerine bir araştırma

Bu çalışma, Çukurova koşullarında, damlama sulama yöntemi ile sulanıp, dekara, 4, 8, 12 ve 16 kg azot ve karık yöntemi uyarınca sulanıp, dekara 16 kg azot gübrelemesi uygulamalarının, Çukurova-1518 ve Adana-98 pamuk çeşitlerinin verim ve lif kalite özelliklerine olan etkilerini incelemek amacı ile Ç.Ü. Pamuk Araştırma ve Uygulama Merkezi deneme alanında, 2000 ve 2001 yıllarında, tesadüf blokları deneme deseninde, 4 tekrarlamak olarak yapılmıştır. Araştırmadan, Çukurova-1518 çeşidinin; kütlü verimi, bitki boyu, bitkide koza sayısı, koza kütlü pamuk ağırlığı, 100 tohum ağırlığı, çenet sayısı, koza ağırlığı ve erkencilik oram yönünden Adana-98 çeşidinden daha üstün bir genetik potansiyele sahip olduğu; Adana-98 çeşidinin ise; çırçır randımanı, şif oranı, odun dalı sayısı, lif inceliği, lif kopma dayanıklılığı, lif uzunluğu, lif yeknesaklığı, kısa lif oram ve lif esnekliği yönünden Çukurova-1518 çeşidinden; daha üstün bir genetik potansiyele sahip olduğu saptanmıştır. Çalışmada, kütlü pamuk verimi, koza sayısı, çırçır randımanı, 100 tohum ağırlığı ve odun dalı say ismin, damlama sulama yöntemi ile dekara 8 ve 12 kg azot uygulamalarında artış gösterdiği; bu artışın damlama sulama yönteminin bitkilerin azot kullanım etkinliğini artırmasından kaynaklandığı; farklı uygulamaların lif kalite özellikleri üzerinde önemli bir etkisinin olmadığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler : Pamuk, karık usulü sulama, damlama sulama, azot dozu

Azot dozuDamla sulamaKarık sulama yöntemi+1
Petek Toklu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2003
00
DoktoraAçık ErişimTR

Pamukta (Gossypium hirsutum L.) in vitro rejenerasyon olanakları üzerinde araştırmalar

Bu çalışmada farklı pamuk çeşitlerinin farklı eksplantlanndan organogenesis ve somatik embriyogenesis yoluyla bitki elde edilmesinde farklı besi ortamlarının etkisi araştırılmıştır. Anter kültürü çalışmalarında, Gossypium hirsutum L. türünden Çukurova 1518, Coker 312, Nazilli 84, Erşan 92, Maraş 92, Adana 98 ve Sayar 314 pamuk çeşitlerinin anterleri; organogenesis çalışmalarında, Çukurova 1518, Coker 312 ve Erşan 92 pamuk çeşitlerinin 2 ve 5 haftalık in vitro fidelerinden elde edilen sürgün ucu ve kotiledon nodları, somatik embriyogenesis çalışmalarında, Çukurova 1518, Coker 312 ve Erşan 92 pamuk çeşitlerinin 5-7 günlük in vitro fidelerinden elde edilen hipokotilleri ve 14, 21 ve 28 günlük olgunlaşmamış zigotik embriyoları kullanılmıştır. Anter kültüründe, Coker 312 dışmda kullanılan çeşitlerde, genotiplere ve besi ortamlarına göre değişen oranlarda kallus elde edilmiş, kallus oluşumu açısından en yüksek değerler, 0.1 mgl kinetin ve 0.1 mg/1 2.4-D veya 0.1 mg/1 kinetin ve 0.5 mg/1 2.4-D içeren MS besi ortamlarında kültüre alman Adana 98 ve Erşan 92 çeşitlerinde sağlanmış, ancak farklı rejenerasyon ortamlarına aktarılan kalkışlardan bitki elde edilememiştir. Organogenesis çalışmalarında, kullanılan çeşitlerde, en uygun eksplantm sürgün ucu olduğu; eksplant reaksiyon tepkisinin besi ortamlarına göre değiştiği; Çukurova 1518 ve Erşan 92 pamuk çeşitlerinden 2 mg/1 kinetin ve 2 mg/1 BAP içeren MSB (B5 ortamı vitaminlerini içeren MS ortamı) besi ortamında diğer uygulamalara göre en yüksek sürgün sayılarının elde edildiği; ancak büyüme düzenleyicisi içermeyen MSB besi ortamında kültüre alman eksplantlardan çoğalma katsayısı düşük olmakla birlikte sağlıklı ve kısa sürede köklenen sürgünlerin elde edildiği gözlenmiştir. Somatik embriyogenesis çalışmalarında ise; 0.1 mg/1 kinetin ve 2 mg/1 NAA içeren MSB besi ortamında elde edilen embriyogenik kallusun büyüme düzenleyicisi içermeyen sıvı besi ortamında kültüre alınmasıyla Çukurova 1518 çeşidinin hipokotillerinden ve Coker 312 çeşidinin hipokotil ve 28 günlük embriyolarından somatik embriyolar elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gossypium hirsutum L., anter kültürü, organogenesis, somatik embriyogenesis

Şaire Ramiz Türkoğlu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2004
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kuraklık stresine dayanıklı pamuk ıslahında üstün ebeveyn ve melez kombinasyonlarının belirlenmesi

Bu çalışma, 2001 - 2002 yıllarında, amaç doğrultusunda seçilen 5 ana ve 3 baba pamuk (Gossypium hirsutum L.) genotipinin kullanılması ile Çoklu Dizi ( Line x Tester) kantitatif analiz yöntemi uyarınca oluşturulan populasyonda, incelenen özellikler yönünden, genetik yapıyı incelemek, F: melez gücünü saptamak, uygun anaç ve melez kombinasyonlarını belirlemek amacı ile T.C Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Güneydoğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü deneme alanında, tesadüf blokları deneme deseninde, 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Oluşturulan populasyonda incelenen; bitki boyu, yaprak alanı, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, koza sayısı, bitki kütlü pamuk verimi, ilk el kütlü oranı, lif inceliği, lif uzunluğu, lif kopma dayanıklılığı ve lif kopma uzaması özelliklerinin yönetiminde eklemeli; koza ağırlığı, koza kütlü pamuk ağırlığı, çırçır randımanı ve 100 tohum ağırlığı özelliklerinin yönetiminde eklemeli olmayan gen etkilerinin önemli olduğu; odun dalı sayısı, ilk el kütlü oranı, lif inceliği, lif kopma uzaması özellikleri için olumsuz; incelenen diğer özellikler için olumlu yönde heterosis oluştuğu; bitki boyu için Stoneville 453 ve Cabu CS 2-1-83; yaprak alanı için Kurak 2; odun dalı sayısı için Cabu CS 2-1-83 ve Blightmaster; koza sayısı için Stoneville 453; kütlü pamuk verimi için Blightmaster; ilk el kütlü oranı için Maraş 92 ve Cabu CS 2-1-83; çırçır randımanı için Erşan 92; lif uzunluğu ve lif kopma dayanıklılığı için Sicala 33; lif kopma uzaması için Blightmaster pamuk çeşitlerinin en iyi genel uyuşma yeteneği gösteren anaçlar olduğu; bitki boyu için Tamcot CD 3H x Stoneville 453 ve Cabu CS 2-1-83 x Stoneville 453; yaprak alanı için Blightmaster x Erşan 92; odun dalı sayısı ve lif kopma uzaması için Cabu CS 2-1-83 x Maraş 92; meyve dalı sayısı için Kurak 2 x Maraş 92; koza sayısı ve kütlü pamuk verimi için Blightmaster x Stoneville 453; ilk el kütlü oranı için Blightmaster x Maraş 92; çırçır randımanı için Tamcot CD 3H x Erşan 92; lif inceliği için Tamcot CD 3H x Stoneville 453; lif uzunluğu için Tamcot CD 3H x Maraş 92; lif kopma dayanıklılığı için Sicala 33 x Stoneville 453 melez kombinasyonlarının en ümitvar melezler olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Pamuk, kuraklık stresi, genel ve özel uyuşma yeteneği, heterosis,

Çetin Karademir
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diyarbakır koşullarında bazı kırmızı mercimek (Lens culinaris Medik.) çeşit ve hatlarında verim ve verimle ilgili özelliklerin saptanması üzerine bir araştırma

Güneydoğu Anadolu bölgesine uygun kışlık kırmızı mercimek çeşit/hatlannm tane verimi ve verimle ilgili özelliklerini saptamak amacıyla ele alınan bu araştırma 2003 yılı yetiştirme döneminde 25 mercimek genotipi ile kıraç arazi koşullarında tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekrarlamalı olarak bir yıl süreyle yürütülmüştür. Bu araştırmada ILL-7213 (252.9 kg/da), ILL-7686 (237.8 kg/da), ILL-8603 (228.4 kg/da), ILL-8189 (227.6 kg/da), ILL-7199 (221.9 kg/da), ILL-6789 (221.9 kg/da) hatları ve Seyran-96 (220.6 kg/da) çeşidi tane verimi ve erken çiçeklenme süreleri bakımından bölge koşullarında ümitli oldukları saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Mercimek, Çeşit, Verim, Kolerasyon

Lens culinarisMercimekVerim ögeleri
Murat Koç
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Donar bitkilerin yetişme koşulları ve anterlere farklı sürelerle soğuk uygulamasının ekmeklik buğdayda haploid bitki rejenerasyonuna etkileri üzerinde bir araştırma

Ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) anter kültüründe genotip, ekim zamanı ve soğuk ön uygulama sürelerinin haploid bitki üretimine etkisini saptamak amacıyla yürütülen bu araştırmada, sera ve tarla koşullarında beş farklı ekim zamanında (15 ekim, 1 Kasım, 15 Kasım, 1 Aralık, 15 Aralık) ekimleri yapılmış olan 2 ekmeklik buğday çeşidine (Seri 82 ve GENÇ 99) ait bitkilerden alman başaklara +4 °C'de farklı süreli (kontrol, 3 gün, 6 gün ve 9 gün) soğuk ön uygulaması yapılmış ve soğuk ön muamele süreleri sonunda başaklardan izole edilen anterler P2 ortamında kültüre alınmışlardır. Kültüre alman arterlerde, reaksiyon gösteren anter oranı, 100 anter başına rejenere olan bitki sayısı, yeşil bitki sayısı ve albino bitki sayısı saptanmıştır. Araştırma sonuçlan, genotipin anterlerden haploid bitki rejenerasyonunu etkileyen en önemli faktör olduğunu ortaya koymuştur. Donor bitkilerin, sera koşullarında 15 Ekimden sonra, tarla koşullarında ise 1 Kasımdan sonra ekilmesi anter reaksiyon oranında önemli derecede azalmaya neden olmuştur. Tarla koşullarında 15 Ekim tarihinde ekilen bitkilerden alman anterlere 9 günlük soğuk uygulaması en yüksek bitki rejenerasyon oranı ( 37.5 bitki/100 anter) sağlayan kombinasyon olmuştur. Sera koşullarında yetişen bitkilerde soğuk uygulaması yeşil bitki rejenerasyon oranında önemli bir farklılık yaratmamasına karşılık, tarla koşullarında 6 günlük soğuk uygulaması kontrole göre yeşil bitki rejenerasyon oranında önemli artışa neden olmuştur. Faktör kombinasyonları, albino bitki rejenerasyon oranında önemli farklılık yaratmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara dayanarak, ekmeklik buğday ıslah programlarında anter kültüründen etkin bir şekilde yararlanabilmek için, ıslah programında yer alan her genotip için uygun donor bitki yetişme koşullarının ve anterlere soğuk uygulama süresinin saptanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler : Ekmeklik Buğday, Genotip, Donor Bitkilerin Yetişme Koşullan, Anter, Soğuk Uygulaması

AnterlerBitki rejenerasyonuBitki yetiştirme ortamları+2
Sevda Altıntaş
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2004
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çukurova koşullarında sorgum-sudanotu (Sorghum bicolor x Sorhum sudanense) melezinde en uygun azot ve çinko gübre dozlarının saptanması üzerinde araştırma

Bu araştırma 2001-2002 yıllarında, Çukurova koşullarında Sorgum-Sudanotu melezinde en uygun azot ve çinko gübre dozlarını saptanmak için, Çukurova Tarımsal Araştırma Enstitüsünün araştırma alanında yapılmıştır. Bu araştırmada Sorgum-Sudanotu melezinin Grazer çeşidi kullanılmıştır. Denemede dekara saf olarak; 0, 7, 14, 18, 24 kg azot gübre dozları, 0, 0.5, 1.0 kg çinko gübre dozları kullanılmıştır. En yüksek yeşil ot verimi 3349.97 kg/da ile 1. biçimden N3-Znı uygulamasından elde edilirken, en düşük yeşil ot verimi ise 1665.03 kg/da değeri ile 2. biçimden No-Zno uygulamasından elde edilmiştir. En yüksek kuru madde verimi ise, 860.45 kg/da ile 1. biçimden N3-Znı uygulamasından elde edilirken, en düşük kuru madde verimi ise, 455.22 kg/da değeri ile 2. biçimden No-Zno uygulamasından elde edilmiştir. Azot ve çinko uygulamaları yeşil ot verimi ve kuru madde verimi üzerinde olumlu bir etkiye sahip olmuştur. En yüksek ham protein oram %7.19 ile 1. biçimden N3-Z110 uygulamasından elde edilirken, en düşük ham protein oram ise, %5.50 değeri ile 2. biçimden No-Zn2 uygulamasından elde edilmiştir. En yüksek selüloz + lignin (ADF) oram %48.64 ile 2. biçimden Nı-Zn2 uygulamasından elde edilirken, en düşük selüloz + lignin (ADF) oram ise %40.96 değeri ile 1. biçimden No-Znı uygulamasından elde edilmiştir. Çinko uygulamaları olgunlaşmayı artırdığı için protein oranının azalmasına ve selüloz + lignin (ADF) oranının artmasına neden olmuştur. Azotlu gübre uygulaması yaprağın azot ve potasyum içeriğini artırmış. Çinko gübre uygulaması da yaprağın potasyum, özellikle hayvanlar üzerinde olumlu etkiye sahip olan çinko ve demir içeriklerini artırmıştır.Anahtar kelimeler : Sorgum-Sudanotu Melezi, Azot, Çinko

Emine Serap Kızıl
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de yetişen arpa çeşitlerinde genetik çeşitliliğin ISSR basit dizilim tekrarları moleküler markör tekniği ile saptanması

Bu çal ma Türkiye orjinli 28 arpa çe idi içerisindeki genetik farkl l klarortaya ç karmak için yap lm t r. Genetik farkl l klar saptamak için fizyo-morfolojikbaz karakterler ile ISSR DNA Moleküler i aretleyi tekni i kullan lm t r. Arpaçe itleri, baz fizyo-morfolojik özellikleri incelemek için 2003-2004 yeti tirmey l nda Tarla Bitkileri Ara t rma ve Uygulama Alan na ekilmi tir. ncelemesonucunda hem iki s ral hemde alt s ral arpa çe itleri içersinde çe it baz ndafarkl l klar saptanamam t r.Arpa çe itlerinde DNA seviyesinde genetik çe itlili i saptamak için 64 ISSRprimerler ilk olarak 7 adet arpa çe idinde kullan lm ve 64 ISSR primer ndan 57tanesinin PCR ürünü üretti i saptanm t r. Polimorfizim oran na göre 10 ISSRprimer seçilmi tir. 28 arpa çe idinde kullan lan 10 ISSR primer toplam 75 adetband üretmi olup bunun 51 adedinin polimorfik oldu u görülmü tür. Polimorfizmseviyesinin göstergesi olan PIC de eri çal mada en yüksek 0.844, en dü ük 0.354olmak üzere ortalama 0.611 olarak bulunmu tur. Genetik uzakl k katsay s 0.05 ve0.37 s n rlar aras nda de i mi tir. Efes-2 ile Yesevi-93 çe itlerinin genetik olarakbirbirlerine en yak n, Karatay-94 ile Aday-4 çe itlerinin ise genetik olarak birbirineen uzak çe it oldu u tespit edilmi tir. Bu çal mada, arpa çe itleri aras ndakibenzerlik ve farkl l klar saptamada fizyo-morfolojik benzerliklerinkullan labilirli inin yetersiz, ?ISSR Markör Tekni i? ise yeterli oldu u sonucunavar lm t r.Anahtar Kelimeler : Arpa, Hordeum vulgare, ISSR, Genetik Çe itlilik

ArpaGenetik varyasyonHordeum vulgare+1
Deniz Yalım
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çukurova bölgesi kıraç ve taban arazi koşullarında yetiştirilen biberiye (Rosmarinus officinalis L.) çeşitlerinin verim ve kalitesi üzerine araştırmalar

ÖZDOKTORA TEZÇUKUROVA BÖLGES KIRAÇ VE TABAN ARAZ KOŞULLARINDAYET ŞT R LEN B BER YE (Rosmarinus officinalis L.) ÇEŞ TLER N N VER MVE KAL TES ÜZER NE ARAŞTIRMALARMuzaffer KIRPIKÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARLA B TK LER ANAB L M DALIDanışman :Prof. Dr. Menşure ÖZGÜVENYıl-Sayfa :2005-97Jüri Prof. Dr. Menşure ÖZGÜVENProf. Dr. Halis ARIOĞLUProf. Dr. Saliha KIRICIProf. Dr. Atilla GÜRYrd.Doç. Dr. Abdulhabip ÖZELÇukurova Bölgesi kıraç ve taban arazi koşullarında yetiştirilen biberiye (Rosmarinusofficinalis L.) genotiplerinin verim ve kalitesini belirlemek amacıyla yapılan bu çalışma 2003-2004 yılları arasında, Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü denemealanında yürütülmüştür. Denemeler taban ve kıraç koşullarda olmak üzere farklı ikilokasyonda tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuş,denemelerde 15 farklı genotip 40 X 40 cm sıra arası ve üzeri mesafelerle dikilmiş veyetiştirilmesi sağlanmıştır.Yürütülen bu çalışmada, biberiye (Rosmarinus officinalis L.) genotiplerinin verim veverim komponentlerinden; bitki boyu, dal sayısı, taze herba verimi, kuru herba verimi, kuruyaprak verimi, kuru yaprak oranı, kuru madde oranı, uçucu yağ oranı, uçucu yağ bileşenlerive uçucu yağ verimi değerlerinin farklı yetiştirme koşullarına göre sulama sonucu değişimgösterdiği belirlenmiştir. Özellikle, taban koşullarda, kıraç koşullara göre daha yüksekdeğerler elde edildiği saptanmıştır. Ancak kıraç koşullarda elde edilen verilerinde tatminkardüzeyde olduğu belirtilmelidir.Anahtar Kelimeler: Biberiye, Taze, Kuru, Herba, Yaprak

Muzaffer Kırpık
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
DoktoraAçık ErişimTR

Diyarbakır ekolojik koşullarında İzmir kekiği (Origanum onites L.)üzerinde agronomik ve teknolojik araştırmalar

Bu çalışma, 2002-2004 yılları arasında, Diyarbakır Ekolojik koşullarında, Origanum onitesL.'nin bazı agronomik ve teknolojik özelliklerini belirlemek amacıyla tarla koşullarındayürütülmüştür. Deneme, tesadüf blokları deneme desenine göre, 4 tekrarlamalı olarak kurulmuştur.Araştırmada, bir yılda yapılan iki biçimin ve dört farklı sıra üzerleri uygulamasının (20, 30, 40 ve 50cm) verim ve kaliteye olan etkisi incelenmiştir. Çalışmada, taze herba verimi, drog herba verimi, drogyaprak verimi, bitki boyu, bitki taç genişliği, drog yaprak / sap oranı, uçucu yağ oranı, α-pinen, β-pinen, α-terpinen, cineol, γ-terpinen, linalool, borneol ve carvakrol oranları gibi özelliklerincelenmiştir.Araştırma bulgularına göre, bir yılda yapılan iki biçim arasındaki fark, drog herba verimi hariç,diğer tüm özelliklerde istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Farklı sıra üzeri uygulamalarınınincelenen cineol ve γ-terpinen özelliklerinde önemli farklılıklar oluşturduğu; incelenen diğerözelliklerde ise istatistiksel olarak önemli fark oluşturmadığı, sıra üzeri x biçim interaksiyonunun isesadece carvakrol oranında istatistiksel olarak önemli fark oluşturduğu belirlenmiştir.Araştırma bulgularına göre, taze herba verimi, 1.biçimde 1381.7 kg/da, 2.biçimde 1199.4 kg/da;drog herba verimi, 1.biçimde 473.9 kg/da, 2.biçimde 428.7 kg/da; drog yaprak verimi, 1.biçimde 222.8kg/da, 2.biçimde 314.5 kg/da; drog yaprak / sap oranı, 1.biçimde % 47, 2.biçimde % 73; bitki boyu,1.biçimde 47.6 cm, 2.biçimde 25.9 cm; bitki taç genişliği, 1.biçimde 46.4 cm, 2.biçimde 42.4 cm;uçucu yağ oranı, 1.biçimde % 1.88, 2.biçimde % 1.59; α-pinen oranı, 1.biçimde % 0.67, 2.biçimde %1.09; β-pinen oranı, 1.biçimde % 1.64, 2.biçimde % 1.33; α-terpinen oranı, 1.biçimde % 1.56,2.biçimde % 1.36; cineol oranı, 1.biçimde % 5.98, 2.biçimde % 13.39; γ-terpinen oranı, 1.biçimde %5.49, 2.biçimde % 5.93; linlool oranı, 1.biçimde % 3.87, 2.biçimde % 2.38; borneol oranı, 1.biçimde% 1.60, 2.biçimde % 1.91; carvakrol oranı, 1.biçimde % 62.73, 2.biçimde % 45.12 olarak tespitedilmiştir.Anahtar Kelimeler: Origanum, Bitki sıklığı, Uçucu yağ, Uçucu yağ bileşenleri

Fethullah Tekin
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mısır bitkisinde (Zea mays L.)F1 ve F2 tohumlarının saf ve değişik oranlarda karıştırılarak ekiminin tane verimi ve bazı tarımsal özelliklere etkisi

ÖZYÜKSEK L SANS TEZMISIR B TK S NDE (Zea mays L.) F1 VE F2 TOHUMLARININ SAFVE DEĞ Ş K ORANLARDA KARIŞTIRILARAK EK M N N TANEVER M VE BAZI TARIMSAL ÖZELL KLERE ETK SSerhan SOYD NÇÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARLA B TK LER ANA B L M DALIDanışman: Prof.Dr. Ahmet Can ÜLGERYıl: 2005, Sayfa:Üye: Prof.Dr. Ahmet Can ÜLGERProf.Dr. Yusuf KIRTOKProf.Dr. Faruk EMEKS ZBu çalışma; Çukurova koşullarında, farklı yetişme sürelerine sahip üç mısırçeşidinin (P.31G98, Rx.9292 ve SELE); F1 ve F2 tohumlarının saf ve değişikoranlarda karıştırılarak (% 75 F1-% 25 F2, % 50 F1-% 50 F2, % 25 F1-% 75 F2)ekiminin, tane verimi ve bazı tarımsal özelliklere etkilerini belirlemek amacıyla,2003 yılı ana ürün mısır yetiştirme sezonunda tesadüf bloklarında bölünmüş parsellerdeneme deseninde yürütülmüştür. Denemede yer alan mısır çeşitleri arasındakifarklılıkların, tepe püskülü çiçeklenme süresi, koçan kalınlığı, koçan uzunluğu, ilkkoçan yüksekliği, koçanda tane sayısı, koçanda tane ağırlığı ve tane verimi özellikleriiçin istatistiki olarak önemli olduğu saptanmıştır. Farklı karışım oranlarının isesadece tane verimi üzerine etkisinin istatistiki olarak önemli olduğu saptanmıştır.Denemede yer alan farklı karışım oranlarında ve F2 generasyonunda, F1generasyonuna göre tane veriminin azaldığı belirlenmiştir. F1 generasyonundan 1246kg/da tane verimi elde edilirken, F2 generasyonundan 806 kg/da, % 75 F1-% 25 F2karışımından 1153 kg/da, % 50 F1-% 50 F2 karışımından 1083 kg/da, % 25 F1-% 75F2 karışımından 1039 kg/da tane verimi alınmıştır. Bu çalışmadan elde edilensonuçlara göre; yüksek tane verimi elde edebilmek için hibrit mısır çeşitlerintohumluğunun her yıl yenilenmesi gerektiği aksi takdirde verimin önemli ölçüdedüşeceği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Mısır, Tane Verimi, F1 , F2, Karışım, Karışım OranlarıI

Serhan Soydinç
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fiğ (Vicia sativa L.)+arpa (Hordeum vulgare L.) karışımlarında türler arası ve türiçi rekabetin saptanması

Seher Yılmaz
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ana ürün yerfıstığı yetiştiriciliğinde, farklı içerikli gübre uygulamalarının, verim ve bazı tarımsal özelliklere etkisi

ÖZYÜKSEK L SANS TEZANA ÜRÜN YERFISTIĞI YET ŞT R C L Ğ NDE, FARKLIÇER KL GÜBRE UYGULAMALARININ, VER M VE BAZITARIMSAL ÖZELL KLERE ETK Sbrahim Halil ÖNCELERÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARLA B TK LER ANA B L M DALIDanışman: Prof.Dr. H.Halis ARIOĞLUYıl: 2005, Sayfa: 76Üye: Prof.Dr. H.Halis ARIOĞLUYrd.Doç.Dr. Sezer S NANYrd.Doç.Dr. Tahsin SÖĞÜTBu çalışma, 2004 yılında, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi TarlaBitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama alanında yürütülmüştür. Deneme, ana ürünkoşullarında, tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak dizaynedilmiştir. Bu çalışmanın amacı, farklı içerikli gübrelerden, Triple süper fosfat,Diamonyum fosfat, 20.20.0, 15.15.15 taban gübreleri ile Üre, Amonyum Nitrat,Amonyum Sülfat üst gübrelerinin Osmaniye-2005 yerfıstığı çeşidinin tarımsalunsurlarına olan etkilerini belirlemektir. Araştırma sonucunda; uygulanan farklıiçerikli gübrelerden elde edilen dekara meyve verimleri, 569.8-702.5 kg/da arasındadeğişmektedir. En yüksek meyve verimi 702.5 kg/da ile 20 kg/da Triple süperfosfat+ (20+19) kg/da Amonyum Nitrat uygulamasından elde edilmiş olup, bunu 689.6kg/da ile 20 kg/da Diamonyum fosfat + 28 kg/da Amonyum Nitrat uygulamasıizlemiştir. En düşük meyve veriminin ise 569.8 kg/da ile 20 kg/da Diamaonyumfosfat + 45 kg/da Amonyum Sülfat uygulamasından elde edilmiştir. Ayrıca, farklıiçerikli gübre uygulamalarının; 100 tohum ağırlığı, 100 meyve ağırlığı, bitki başınameyve verimi ve yağ verimini etkilediği, incelenen diğer özellikler üzerine ise etkiliolmadığı saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Yerfıstığı, Osmaniye-2005, Farklı içerikli gübreler, VerimI

İbrahim Halil Önceler
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kahramanmaraş ekolojik koşullarında farklı ekim zamanları ve ekim sıklıklarının Lesquerella fendleri'nin verim ve kalitesine etkisi

ÖZDOKTORA TEZİKAHRAMANMARAŞ EKOLOJİK KOŞULLARINDA FARKLI EKİMZAMANLARI VE EKİM SIKLIKLARININ Lesquerella fendleri' NİN VERİMVE KALİTESİNE ETKİSİAli MUNGANÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALIDanışman : Prof. Dr. Sezen TANSIYıl : 2005, Sayfa : 117Jüri : Prof. Dr. L. Sezen TANSIProf. Dr. Oktay GENÇERProf. Dr. Halis ARIOĞLUProf. Dr. Sinan ETİDoç. Dr. Şengül KARAMANBu araştırma, Kahramanmaraş ekolojik koşullarında, farklı ekim zamanları veekim sıklıklarının Lesquerella fendleri'nin verim ve kalitesi üzerine etkisini belirlemekamacıyla, bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak 2002 ve 2003yıllarında yürütülmüştür. Denemede, ekim zamanları ana parselleri, ekim sıklıkları isealt parselleri oluşturmuş ve materyal olarak Lesquerella fendleri kullanılmıştır. Ekimzamanlarına ait uygulamalar, 15 Eylül, 15 Ekim, 15 Kasım, 15 Şubat, 15 Mart ve 15Nisan, ekim sıklıları ise 20x25, 30x25, 40x25 cm olarak uygulanmıştır.Deneme yıllarında, bitki boyu, salkım sayısı, dal sayısı, çiçek sap uzunluğu,çiçek salkım uzunluğu, salkım dal uzunluğu, kapsül sayısı, kapsül büyüklüğü, kapsülverimi, bitki başına tohum verimi, bindane ağırlığı, tohum verimi ve yağ oranıincelenmiştir. Verim açısından optimum ekim zamanının Şubat ayı; ekim sıklığının ise20x25 cm olduğu saptanmıştır. Deneme yıllarında uygulanan farklı ekim zamanları veekim sıklıklarından elde edilen en yüksek tohum verimi, 2002 yılında 37.3 kg/da' dır.Her iki yılda da 1000 dane ağırlığı (0.47-0.62 g) ve yağ oranları (% 19.3-22.5) farklıekim zamanı ve ekim sıklığı uygulamalarından etkilenmemiştir.Anahtar Kelimeler: Lesquerella fendleri, Verim, Ekim Zamanı, Ekim Sıklığı

Ali Mungan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova koşullarında bakla (Vicia faba L.)'nın arpa (Hordeum vulgare L.), tritikale (Triticale), buğday (Triticum aestivum L.) ve tek yıllık çim (Lolium multiflorum Lam.) ile karışımlarının biomas üretim kapasitelerinin saptanması üzerine bir araştı

Erhan Lami Parlak
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kahramanmaraş ili Türkoğlu ilçesi Araplar köyü Yeniyapan merasında botanik kompozisyonun tespiti ve farklı gübre uygulamalarının meranın verim ve botanik kompozisyonuna etkileri üzerinde araştırmalar

ÖZDOKTORA TEZKAHRAMANMARAŞ L TÜRKOĞLU LÇES ARAPLAR KÖYÜYEN YAPAN MERASINDA BOTAN K KOMPOZ SYONUN TESP T VEFARKLI GÜBRE UYGULAMALARININ MERANIN VER M VE BOTAN KKOMPOZ SYONUNA ETK LER ÜZER NDE ARAŞTIRMALARÖmer Süha USLUÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARLA B TK LER ANAB L M DALIDanışman : Prof. Dr. Rüştü HAT POĞLUYıl : 2005, Sayfa : 162Jüri : Prof. Dr. Rüştü HAT POĞLUProf. Dr. Tuncay TÜKELDoç Dr. Mustafa KIZILŞ MŞEKProf. Dr. Adem Emin ANLARSALYrd. Doç. Dr. Ersin CANBu araştırma 2001-2003 yılları arasında, Kahramanmaraş ili, Türkoğlu ilçesi, Araplar köyündebulunan doğal bir meranın üç farklı yöneyinin botanik kompozisyonunun tespiti ve Batı yöneyindefarklı gübre uygulamalarının meranın verim ve botanik kompozisyonuna etkilerini saptamak amacıylayürütülmüştür. Gübreleme çalışmalarında beş azot dozu (0, 5, 7.5, 10 ve 15 kg/da), beş fosfor dozu (0,4, 6, 8 ve 10 kg/da) ile kombine edilerek uygulanmıştır.Araştırmanın 2001 yılında yürütülen ve birinci aşaması olan vejetasyon ölçüm çalışmaları;meranın %81.6'sının bitki ile kaplı olduğunu, ağırlığa göre botanik kompozisyonun %46.4'ünübuğdaygil, %17.4'ünü baklagiller ve %36.2'sini diğer familya bitkilerinin oluşturduğunu,buğdaygillerin en fazla Batı yöneyinde (%54.2), baklagillerin en fazla Kuzey yöneyinde (%46.9),diğer familya bitkilerinin ise en fazla Güney yöneyinde (%43.6) bulunduğunu göstermiştir. ncelenenmerada 21 familyaya ait 54 cinsin 68 farklı türü saptanmıştır. Kuru ot verimi, mera yöneylerine bağlıolarak 128.4 kg/da ile 185.4 kg/da arasında değişmiştir. Meranın otlatma kapasitesi 170 BBHB olarakhesaplanmıştır.Araştırmanın 2002 ve 2003 yıllarında yürütülen ve ikinci aşaması olan iki yıllık gübrelemeçalışmalarının sonuçlarına göre; artan azot dozları kuru ot verimini, buğdaygillerin vejetasyonunverimine katılma oranını, ham protein verimini ve otlatma kapasitesini artırmıştır. Azot dozu arttıkçabaklagillerin vejetasyona katılma oranı azalmıştır. Ayrıca azotlu gübre uygulamaları kontrole göreham protein oranını azaltırken dozlar arasındaki fark önemsiz çıkmıştır. Bunun yanında, 4 kg/da fosfordozu baklagillerin vejetasyonun verimine katılma oranını, ham protein verimini ve otlatmakapasitesini artırırken, diğer familya bitkilerinin vejetasyona katılma oranını kontrol uygulamasınagöre önemli derecede azaltmıştır. ncelenen fosfor dozları buğdaygillerin vejetasyonun veriminekatılma oranında ve kuru otta ham protein oranında istatistiksel olarak önemli bir farklılıkyaratmamıştır. Denemeden alınan sonuçlara göre yüksek ve kaliteli ot verimi elde etmek için optimumazot dozunun 15 kg/da, fosfor dozunun ise 4 kg/da olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Mera, gübreleme, botanik kompozisyon, ot verimi, ot kalitesi.

Ömer Süha Uslu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kahramanmaraş koşullarında farklı azot dozları ile sıra üzeri ekim mesafelerinin II. ürün mısır (Zea mays L.) bitkisinde verim, verim unsurları ve bazı tarımsal karakterlere etkisi üzerine bir araştırma

ÖZDOKTORA TEZKAHRAMANMARAŞ KOŞULLARINDA FARKLI AZOT DOZLARI LESIRA ÜZER EK M MESAFELER N N II. ÜRÜN MISIR (Zea mays L.)B TK S NDE VER M, VER M UNSURLARI VE BAZI TARIMSALKAREKTERLERE ETK S ÜZER NE B R ARAŞTIRMASinan ALICIÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARLA B TK LER ANAB L M DALIDanışman : Prof. Dr. Yusuf KIRTOKYıl : 2005 Sayfa:137Jüri : Prof. Dr. Yusuf KIRTOK: Prof. Dr. Ahmet Can ÜLGER: Prof. Dr. Mustafa ÇÖLKESEN: Prof. Dr. Tacettin YAĞBASANLAR: Doç. Dr. Tevrican DOKUYUCUBu araştırma, Kahramanmaraş koşullarında, 2003 - 2004 yılları, II. ürün mısıryetiştirme sezonunda, bölünmüş parseller deneme desenine göre, 3 tekerrürlü olarakyürütülmüştür. Araştırmada, ASGROW - Piave hibrit mısır çeşidi kullanılarak beşfarklı azot dozu (0, 8, 18, 24, 32 kg N/da) ve beş farklı sıra üzeri mesafesinin (16, 18,20, 22, 24 cm) verim, verim unsurları ve bazı tarımsal karakterlere etkisi üzerindedurulmuştur.Araştırma sonuçlarına göre, sıra üzeri mesafesi arttıkça ilk koçan yüksekliği,bitki boyu, çiçeklenme süresi, hasat indeksi ve tane verimi azalmıştır. Buna karşılıkkoçan boyu, koçanda sıra sayısı, koçanda tane sayısı, koçan kalınlığı, gövde çapı,boğum sayısı, tek koçan verimi, bitki başına koçan sayısı, koçan kılıfının koçankalınlığına oranı, 1000 tane ağırlığı, toplam kuru madde oranı sıra üzeri mesafelerinartışına paralel olarak artış göstermiştir.Araştırmada incelenen özelliklerden sadece çiçeklenme süresi, azot dozlarınınartışına ters olarak azalma göstermiş diğer özellikler bakımından azot dozlarınınartışına bağlı olarak bir artış görülmüştür.Yapılan araştırma sonunda, en uygun sıra üzeri mesafelerinin 22 ve 24 cm veoptimum azot dozunun da 32 kg N/da olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Mısır, Azot Dozu, Sıra Üzeri Mesafesi, Verim, Verim Unsurları.

Sinan Alıcı
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çok yönlü dayanıklılık ıslahı ile geliştirilen pamuk çeşitleri (G.hirsutum) L.) ile bölge standart pamuk çeşitlerinin (G.hirsutum L.) melezlenmesi ile oluşturulan F1 döl kuşaklarında verim, erkencilik ve lif kalite özellikleri yönünden genetik yapını

ÖZDOKTORA TEZİÇOK YÖNLÜ DAYANIKLILIK ISLAHI İLE GELİŞTİRİLEN PAMUKÇEŞİTLERİ (G. hirsutum L.) İLE BÖLGE STANDART PAMUKÇEŞİTLERİNİN (G. hirsutum L.) MELEZLENMESİ İLE OLUŞTURULANF1 DÖL KUŞAKLARINDA VERİM, ERKENCİLİK VE LİF KALİTEÖZELLİKLERİ YÖNÜNDEN GENETİK YAPININ İRDELENMESİEmine KARADEMİRÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALIDanışman : Prof. Dr. Oktay GENÇERYıl : 2005, Sayfa :125Jüri : Prof. Dr. Oktay GENÇERProf. Dr. Halis ARIOĞLUProf. Dr. Doğan ŞAKARProf. Dr. Ahmet Can ÜLGERYrd. Doç. Dr. Sema BAŞBAĞBu çalışma, çok yönlü dayanıklılık ıslahı (MAR= Multi Adversity Resistance) ile geliştirilen 4pamuk çeşidi ve bölgede en çok ekimi yapılan 3 pamuk çeşidinin melezlenmesi ile 7x7 yarım diallelanaliz yöntemine göre oluşturulan populasyonda, incelenen özellikler yönünden genetik yapıyıirdelemek; F1 melez gücünü saptamak; uygun anaç ve melez kombinasyonları belirlemek amacı ile2003 ve 2004 yıllarında, Güneydoğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü denemealanında yürütülmüştür.Çalışmadan, oluşturulan populasyonda incelenen bitki boyu, ilk çiçek açma süresi, ilk kozaaçma süresi, odun dalı, meyve dalı ve koza sayısı, koza ağırlığı, koza kütlü pamuk ağırlığı, yaprakalanı, ilk el kütlü oranı, çırçır randımanı, 100 tohum ağırlığı, lif uzunluğu, lif inceliği, lif kopmauzaması özelliklerinin yönetiminde eklemeli; kütlü pamuk verimi, lif kopma dayanıklılığı, lifüniformite oranı ve kısa lif oranı özelliklerinin yönetiminde eklemeli olmayan gen etkilerinin önemliolduğu; ilk koza açma süresi, çırçır randımanı, 100 tohum ağırlığı, lif kopma uzaması ve lif üniformiteoranı özelliklerinde olumsuz, diğer özelliklerin tümünde olumlu yönde heterosis oluştuğusaptanmıştır.Bitki boyu, meyve dalı sayısı, kütlü pamuk verimi ve lif uzunluğu için Sayar 314, ilk çiçekaçma süresi, ilk meyve dalı boğum sayısı, odun dalı sayısı, lif üniformite oranı ve kısa lif oranı içinTamcot CD3H, ilk koza açma süresi ve lif kopma dayanıklılığı için Tamcot Sphinx, koza sayısı ve100 tohum ağırlığı için Stoneville 453, koza ağırlığı, ilk el kütlü oranı, çırçır randımanı ve lif kopmauzaması için Tamcot Luxor, koza kütlü pamuk ağırlığı ve yaprak alanı için Maraş 92, lif inceliği içinTamcot HQ 95 pamuk çeşitlerinin en iyi genel uyuşma yeteneği gösteren anaçlar olduğu; bitki boyu,ilk çiçek açma süresi, ilk el kütlü oranı ve odun dalı sayısı için Tamcot CD 3H x Tamcot Sphinx, ilkkoza açma süresi, koza ağırlığı ve koza kütlü pamuk ağırlığı için Maraş 92 x Tamcot Luxor, ilk meyvedalı boğum sayısı ve lif inceliği için Maraş 92 x Tamcot HQ 95, meyve dalı sayısı için Sayar 314 xTamcot Luxor, koza sayısı ve kütlü pamuk verimi için Stoneville 453 x Tamcot Sphinx, yaprak alanıiçin Stoneville 453 x Tamcot HQ 95, çırçır randımanı ve lif kopma uzaması için Tamcot HQ 95 xTamcot Sphinx, 100 tohum ağırlığı için Sayar 314 x Tamcot CD 3H, lif uzunluğu için Maraş 92 xSayar 314, lif kopma dayanıklılığı için Maraş 92 x Tamcot HQ 95 ve Tamcot CD 3H x TamcotSphinx, lif üniformite oranı ve kısa lif oranı için Sayar 314 x Stoneville 453 melezkombinasyonlarının en iyi özel uyuşma yeteneği gösteren ümitvar melezler olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Pamuk, çok yönlü dayanıklılık ıslahı, genel ve özel uyuşma yeteneği, heterosis,heterobeltiosisI

Emine Karademir
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova koşullarında yetiştirilen rahip biberi (Vitex agnus-castus L.)'nde morfogenetik, diurnal ve ontogenetik varyabilite

ÖZYÜKSEK L SANS TEZÇUKUROVA KOŞULLARINDA YET ŞT R LEN RAH P B BER (Vitexagnus-castus L.)'NDE MORFOGENET K, D URNAL VE ONTOGENET KVARYAB L TEFunda TOPALÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARLA B TK LER ANA B L M DALIDanışman : Prof. Dr. Menşure ÖZGÜVENYıl : 2005, Sayfa: 110Jüri : Prof. Dr. Menşure ÖZGÜVENProf. Dr. Saliha KIRICIDoç. Dr. Filiz AYANOĞLUEylül 2004- Kasım 2004 vejetasyon döneminde Adana ekolojik koşullarındayapılan bu çalışmada Rahip Biberi (Vitex agnus-castus L.)'nde uçucu yağ oranı veuçucu yağ verimi yönünden mevsimsel, morfogenetik ve diurnal varyabiliteye göredeğişimi araştırılmıştır. Deneme Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi TarlaBitkileri Bölümü Araştırma alanında yürütülmüştür.Çalışmada Eylül 2004 tarihinden başlayarak 8 hafta boyunca haftanın pazartesigünleri 08.00-12.00 ve 16.00 saatlerinde olmak üzere bitkinin yapraklarındanörnekler alınıp, uçucu yağ analizi yapılmıştır. Araştırma sonunda, Rahip Biberi(Vitex agnus-castus L.)'nde uçucu yağ oranının ve uçucu yağ veriminin mevsimlere,bitki kısımlarına ve günün saatlerine göre değiştiği belirlenmiştir. En yüksek uçucuyağ oranının ikinci haftada VAC-7 populasyonunda ve sabah saatlerindeki hasatlarda(% 5.42) olduğu tespit edilmiştir. Rahip Biberi (Vitex agnus-castus L.)'nde uçucuyağ veriminin haftalara göre değişim gösterdiği saptanmış, en yüksek uçucu yağverimine üçüncü haftada VAC-1 populasyonunda ve sabah saatlerindeki hasatlarda(20.07 l/da) ulaşıldığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Vitex agnus-castus, Uçucu Yağ Oranı ve Verimi, MevsimselVaryabilite, Morfogenetik Varyabilite, Diurnal Varyabilite.

Funda Topal
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Akdeniz defnesi (Laurus nobilis L.)'ında mevsimsel varyabilite ve optimal kurutma yöntemlerinin araştırılması

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİAKDENİZ DEFNESİ (Laurus nobilis L.)'NDE MEVSİMSELVARYABİLİTE ve OPTİMAL KURUTMA YÖNTEMLERİNİNARAŞTIRILMASIÜzeyir ERDENÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARLA BİTKİLERİ ANA BİLİM DALIDanışman : Prof. Dr. Menşure ÖZGÜVENYıl : 2005, Sayfa: 47Jüri : Prof. Dr. Meşure ÖZGÜVENProf. Dr. Saliha KIRICIDoç. Dr. Filiz AYANOĞLUAkdeniz defnesi (Laurus nobilis L.)'nde taze yapraktaki uçucu yağ ve meyvedeki sabityağ oranlarının mevsimsel değişimi ile kuru yapraktaki uçucu yağ oranının, farklı kurutmaortamları (gölge, güneş ve solar tünel kurutucu) ve sıcaklıklarındaki (35, 50, 65 ve 80 ºC)değişiminin araştırıldığı bu çalışma, Ekim 2003-Ağustos 2004 tarihleri arasında Mersin iliSilifke ilçesi kırsalında yürütülmüştür. Kurutma denemeleri ve laboratuar analizleri iseÇukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Tıbbi ve Aromatik Bitkilerlaboratuvarlarında yapılmıştır.Bu çalışmada, taze yaprakta aylara göre en yüksek uçucu yağ oranı % 1.68 ile Ekimayında belirlenmiştir. Kuru yaprakta ise, % 2.89 ve % 2.88 ile gölgede ve solar kurutucuda,% 3.02 ile kabin tipi kurutucuda Ekim ayında ve 50 ºC kurutma sıcaklığında en yüksek uçucuyağ oranları tespit edilmiştir. Meyve sabit yağı, % 25.55 ile Aralık ayının son haftasında enyüksek değere ulaşmıştır.Anahtar Kelimeler: Laurus nobilis L., Defne, Uçucu Yağ Oranı, Mevsimsel Varyabilite,Kurutma Yöntemleri ve SıcaklıklarıI

Üzeyir Erden
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yaprak sayısı ve yaprak alanının pamuğun (Gossypium hirsutum L.) tarımsal ve teknolojik özellikleri üzerine etkisi ve bu özellikler arasındaki ilişkiler

4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Remzi EK NCÖZYÜKSEK L SANS TEZYAPRAK SAYISI VE YAPRAK ALANININ PAMUĞUN (Gossypiumhirsutum L.) TARIMSAL VE TEKNOLOJ K ÖZELL KLER ÜZER NEETK S VE BU ÖZELL KLER ARASINDAK L ŞK LERRemzi EK NCÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARLA B TK LER ANAB L M DALIDanışman : Prof. Dr. Oktay GENÇERYıl : 2005, Sayfa 70Jüri : Prof. Dr. Oktay GENÇERProf. Dr. Halis ARIOĞLUYrd. Doç. Sema BAŞBAĞBu çalışma, Güneydoğu Anadolu Projesi alanı içindeki Diyarbakır likoşullarında yapılmıştır. Yaprak tipi yönünden, iki okra ve dört normal yapraklıolmak üzere Gossypium hirsutum L. türü içindeki altı pamuk çeşidi materyal olarakkullanılmıştır.Çalışmada yaprak sayısı ve yaprak alanının, pamuğun (Gossypium hirsutumL.) lif verimi ve lif kalite özelliklerine olan etkilerini incelemiş; incelenen özelliklerarasında oluşan ikili ilişkileri belirlenmiştir.Çalışma materyalini oluşturan çeşitler arasında, bitki boyu, yaprak sayısı,yaprak alanı, kütlü pamuk verimi, koza kütlü ağırlığı, koza sayısı, meyve dalı sayısı,odun dalı sayısı, ilk meyve dalı boğum sayısı, ilk el kütlü oranı, çırçır randımanı velif kopma dayanıklılığı özellikleri yönünden önemli farklılıkların olduğu; kısa liforanı, lif kopma uzaması, lif üniformite değeri, lif inceliği ve lif uzunluğu özellikleriyönünden oluşan farklılıkların, istatistiksel olarak önemli olmadığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Pamuk, yaprak alanı, yaprak sayısı, verim3

Remzi Ekinci
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova koşullarında Lesquerella fendleri hatlarında farklı ekim sıklıklarının verim ve kaliteye etkisi

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİÇUKUROVA KOŞULLARINDA Lesquerella fendleri HATLARINDA FARKLIEKİM SIKLIKLARININ VERİM VE KALİTEYE ETKİSİSevgi Yasemin KARANÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARLA BİTKİLERİ ANA BİLİM DALIDanışman: Prof.Dr.Sezen TANSIYıl...........: 2005, Sayfa: 55Jüri..........: Prof.Dr. Sezen TANSI: Prof.Dr. Halis ARIOĞLU: Prof.Dr. Sevgi PAYDAŞBu araştırma, Çukurova koşullarında 2004-2005 vejetasyon dönemindeLesquerella fendleri'de farklı ekim sıklıklarının verim ve kaliteye etkisini sağlamakamacıyla yürütülmüştür. Deneme Tesadüf Blokları deneme desenine göre 3tekrarlamalı olarak düzenlenmiştir. Ekim sıklıkları 20 x 20 ve 40 x 40 cm olarakbelirlenmiştir.Bu çalışma da, Lesquerella fendleri'nin bitki boyu, dal sayısı, çiçek salkımuzunluğu, bir salkımdaki kapsül sayısı, bir bitkideki kapsül sayısı, bir kapsüldekitohum sayısı, bir bitkideki kapsül ağırlığı, bir bitkideki tohum verimi, bin daneağırlığı, tohum verimi ve yağ oranı belirlenmiştir.En yüksek tohum verimi (22.08 kg/da) sonbahar ekiminde 20 x 20 cmsıklıktan elde edilmiştir.Anahtar kelimeler:Lesquerella fendleri, ekim sıklığı, verim, kaliteI

Sevgi Yasemin Karan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova koşullarında buğdayda azot kullanım etkinliğini artırma olanakları üzerinde bir araştırma

Buğday (Triticum aestivum L.)'da azotun bölünerek uygulanması ve bitki büyüme düzenleyicisi (BBD) kullanılması, azot kullanım etkinliğini iyileştirebilir. Azotun bölünerek uygulanmasının ve BBD uygulamasının etkileri 1998/99 yetiştirme mevsiminde Çukurova Tarımsal Araştırma Enstitüsü deneme alanında araştırılmıştır. Uygulanan toplam 210 kg ha-1 azot miktarı, ekim, kardeşlenme ve sapakalkmada uygulanacak şekilde dört farklı uygulama (Na: 80, 80, 50; Nb: 30, 90, 90; Nc: 30, 110, 70; ND: 30, 70, 110 kg N ha"7da ele alınmıştır. BBD olarak da sapakalkma başlangıcında, Chlormequat-Chlorid-Ethephon (CCE)'nun iki dozu (Ro: CCE verilmemiş-kontrol, Rı: 3500 cc ha-1, R2: 5500 cc ha-1) uygulanmıştır. Azot uygulamaları arasında, dane protein içeriği dışında incelenen özellikler yönünden belirgin bir farklılık saptanmamıştır. Bununla birlikte BBD, dane protein içeriği dışında, incelenen özelliklerin çoğunluğunda önemli etkide bulunmuştur. BBD dane verimini, buna bağlı olarak da azot kullanım etkinliğini sırasıyla % 1 7 ve % 20 oranında yükseltmiştir. BBD'nin dane veriminde sağladığı artış, başakta dane sayısı artışı sonucunda başak dane veriminin artması ile gerçekleşmiştir. Başak dane sayısındaki artışın ise, sap büyümesinin erken dönemlerinde, madde dağılımının başak lehine gerçekleşmesi ile ilişki içerisinde olabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Buğday, Azotun Bölünerek Uygulanması, Bitki Büyüme Düzenleyicisi, Azot Kullanım Etkinliği.

AzotBitki büyüme düzenleyicileriBuğday+1
Edip Yeniçeri
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova bölgesinde yetiştirilen atdişi melez mısır çeşitlerinde tane verimi ile bazı tarımsal özellikler arasındaki ilişkilerin belirlenmesi

Denemede yer alan mısır çeşitlerinde belirlenen tane verimine ait ortalama değerler 1039-1321 kg/da arasında değişim göstermektedir. En düşük tane verimi saptanan çeşit ise, LG.60 (1039 kg/da) olarak bulunmuştur. En yüksek tane verimi saptanan çeşit P.3163 (1321 kg/da) olarak bulunmuştur. Tane verimi ile tepe püskülü çıkış süresi (0.798**), koçan püskülü çıkış süresi (0.631**), ilk koçan yüksekliği (0.630**), bitki boyu (0.539**), bitkide yaprak sayısı (0.615**), kök kuru madde ağırlığı (0.567**), koçan kalınlığı (0.602**), sırada tane sayısı (0.549**), koçanda tane sayısı (0.616**), bin tane ağırlığı (0.742**) ve koçanda tane ağırlığı (0.739**) arasında 0.01 düzeyinde olumlu ve önemli, yaprak açısı (-0.473*) 0.05 düzeyinde arasında olumsuz ve önemli ilişkiler saptanmıştır. Path analizi sonuçlarına göre; tane verimine doğrudan ve olumlu etki gösteren özellikler ve etki oranları sırasıyla, koçanda tane ağırlığı (% 32.1010), kök kuru madde ağırlığı (% 17.6805), sömek oranı (% 16.1383), sırada tane sayısı (% 10.5966), koçanda sıra sayısı (% 7.1383), bitki boyu (% 6.5991), koçan püskülü çıkış süresi (% 1.3294) olarak bulunmuştur. Tane verimini doğrudan ve olumsuz etkileyen özellikler ise sırasıyla; bitkide yaprak sayısı (% 28.4782), bin tane ağırlığı (% 20.7304), koçan uzunluğu (% 10.4683), koçanda tane sayısı (% 10.4154), sap kalınlığı (% 8.7759), hasat indeksi (% 6.6575), yaprak açısı (% 2.3269) ve ilk koçan yüksekliği (% 0.7962) olarak saptanmıştır. Anahtar Kelimeler : Mısır, Çeşit, Korelasyon Katsayısı, Path Katsayısı.

KorelasyonMısırTane verimi+2
Gönül Özgentürk
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2001
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çukurova koşullarına uygun keten (Linum usitatissimum L.) çeşitleri ve ekim zamanlarının belirlenmesi üzerine araştırmalar

Çukurova koşullarında farklı ekim tarihlerinin 11 farklı keten çeşidinde önemli agronomik ve fizyolojik özelliklerine olan etkileri ve bunların verimle olan ilişkilerinin incelendiği bu çalışma; Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma Alanında 1997-1998 ve 1998-1999 yetiştirme yıllarında bölünmüş parseller deneme deseninde 3 tekerrürlü olarak yapılmıştır. Çalışmada onbir adet keten çeşidi (Jüpiter, Mikael, Barbara, Oliver, Linetta, Linda, Atlante, Antares, Mc Gregor, Gold Merchant ve Blue Chip) kullanılmıştır. Ekim tarihleri 20 Ekim ve 20 Kasım olmak üzere 8 kg/da tohum kullanılarak sıra arası 14.5 cm sabit tutulmak kaydıyla ekim Hege 80 mibzeri ile ekilmiştir. Parsel boyu 5 m ve her parselde 8 sıra olacak şekilde ekim yapılmıştır. Araştırma sonucunda ; ekim zamanı, bitki boyu, dal sayısı, kapsül sayısı, kapsüldeki tohum sayısı, yağ oranı, biyolojik verim ve tohum verimi üzerine önemli olumlu etkide bulunmuştur, özellikle tohum verimi ve yağ oranı erken ekimlerde daha yüksek bulunmuştur. Geciken ekimlerde tohum veriminin ve yağ oranının azaldığı tespit edilmiştir. 1997-1998 yetiştirme sezonunda tohum verimi en yüksek olan çeşit Antares (122 kg/da) ve en düşük verimli çeşit olarak Mikael (88.5 kg/da) bulunmuştur. 1998-1999 yetiştirme sezonunda ise tohum verimi en yüksek çeşit Antares (128.66 kg/da) ve en düşüğüde Mikael (99 kg/da) çeşidi olarak bulunmuştur. Yağ oranı açısından 1997-1998 yetiştirme sezonunda en yüksek oran Antares çeşidinde (% 40.83) ve en düşük ise Linda ve Mc Gregor çeşidinde (% 35.16) bulunmuştur. 1998-1999 yıllarında ise en yüksek yağ oranı Antares çeşidinde (% 42.66) ve en düşük yağ oranı da Gold Merchant çeşidinde (% 35.66) bulunmuştur. En yüksek tohum ve yağ oranlarına erken ekim ile ulaşılmış ve geciken ekimlerde önemli verim kayıpları meydana gelmiştir. Çukurova koşullarında ekimin erken yapılması (Ekim Ayı'nın ikinci haftası ile Kasım Ayı'nın ilk haftaları) ve çeşit olarak da Antares çeşidinin uygun olduğu tespit edilmiştir. Geciken ekimlerde verimin ve yağ oranının düştüğü ve ketenin özellikle fide dönemlerinde don zararına karşı hassas olduğu dikkate alınarak geç ekimden sakınılmalıdır. Anahtar Kelimeler : Keten, keten tohumu, çeşit, ekim zamanı, tohum verimi, yağ ve yağ asitleri oranı. I

Ekim zamanıKetenTohum verimi+2
Mehmet Özüstün
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2001
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova bölgesi koşullarında, farklı ekim zamanı ve potasyum uygulamalarının pamuğun (Gossypium hirsutum L.) verim ve lif kalite özelliklerine etkisi üzerine bir araştırma

oz YÜKSEK LİSANS TEZİ ÇUKUROVA BÖLGESİ KOŞULLARINDA, FARKLI EKİM ZAMANI \T POTASYUM UYGULAMALARININ PAMUĞUN (Gossypium hirsutum L.) VERİM VE LİF KALİTE ÖZELLİKLERİNE ETKİSİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA CEMAL YÜCEL ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Yrd. Doç. Dr. Özgül GÖRMÜŞ Yıl: 2001, Sayfa: 87 Jüri: Yrd. Doç. Dr. Özgül GÖRMÜŞ Prof. Dr. Menşure Özgüven Doç. Dr. İbrahim Ortaş Çalışma, 2000 yılında Çukurova Bölgesi koşullarında farklı ekim zamanı (10, 17 ve 24 Mayıs) ve potasyum (0 ve 15 kg/da) uygulamalarının pamuğun (Gossypium hirsutum L.) verim ve lif kalite özelliklerine etkisini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Kütlü pamuk verimi 10 vel5 Mayıs ekimlerinde, 24 Mayıs ekimine oranla önemli düzeyde yüksek olmuştur. Potasyum uygulaması, kontrola oranla, kütlü pamuk veriminde % 6.5 oranında bir artış oluşturmuştur. Ekim zamanının gecikmesi ile birlikte ilk koza açımı için gerekli gün sayısında (erkencilik oranında) artış belirlenmiş, potasyum uygulamasının erkencilik üzerine herhangi bir etkisi olmamıştır. Ekim zamanlarının çırçır randımanında farklılık oluşturmadığı, potasyum uygulaması ile çırçır randımanında, lif veriminde artış olduğu saptanmıştır. En düşük çırçır randımanı 1 7 Mayıs ekiminde 0 kg potasyum uygulamasından elde edilmiştir. Ekim zamanı ve potasyum uygulamaları incelenen lif kalite özelliklerinde farklılık oluşturmamıştır. Anahtar kelimeler: Pamuk, ekim zamanı, potasyum gübrelemesi, verim, lif kalitesi.

Ekim zamanıPamukPotasyum+1
Cemal Yücel
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2001
00
DoktoraAçık ErişimTR

İstanbul aktarlarında satılan bitkisel drogların kullanım alanlarının belirlenmesi ve bazılarının standartlara uygunluğunun araştırılması

Ülkemiz zengin florası nedeniyle tıbbi bitkiler yönünden büyük bir potansiyele sahiptir. Günümüzde önemi her geçen gün artan tıbbi bitkiler, ülkemizde farklı yörelere göre değişik isimlerle anılmakta ve kullanılmaktadır. Bu çalışmada İstanbul aktarlarında bulunan ve çeşitli amaçlarla kullanılan 248 adet bitki incelenerek Türkçe isimlerine göre alfabetik sıraya göre dizilmiş ve daha sonra bitkilerin bileşimleri etkili maddeleri ve kullanılışları ile yöresel isimleri verilmiştir. Ayrıca, 16 bitkinin uçucu yağ oranları belirlenerek, bunlardan dokuz bitkinin (Pimpinella anisum, Rosmarinus officinalis, Laurus nobilis, Thymbra spicata, Cuminum cyminum, Coriandrium sativum, Mentha piperita, Eucalyptus globulus ve Foeniculum vulgare) TSE standartlarına uygun olduğu, iki tanesinin (Eugenia caryophyllata ve Zingiber officinale) standarda uygun olmadığı saptanmış, incelenen bitkilerden beş tanesinin (Salvia triloba, Achillea millefolium, Âpium graveolens, Lavandula officinalis ve Myrtus communis) standardına ulaşılamamıştır. Anahtar Kelimeler: Geleneksel Tedavi, Aktar, Tıbbi Bitkiler

AktarlarTıbbi bitkilerİstanbul
M. Necat İzgi
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2001
00
DoktoraAçık ErişimTR

Diyarbakır koşullarında ekim zamanı ve bitki sıklığının şeker pancarı (Beta vulgaris L.)'nda önemli tarımsal ve kalite özellikleri üzerine etkileri

Bu araştırma, 1999 ve 2000 yıllarında, Diyarbakır koşullarında farklı ekim zamanı ve ekim sıklığının şeker pancarında önemli tarımsal özellikler ve kalite üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Deneme; beş farklı ekim zamanı (5 Şubat, 20 Şubat, 7 Mart, 22 Mart ve 5 Nisan) ve sıra aralığı 45 cm olacak şekilde beş farklı sıra üzeri ekim aralıklarında (15, 20, 25, 30 ve 35 cm), bölünmüş parseller deneme desenine göre 4 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Araştırma sonucunda; denemenin her iki yılında da, erken ekim ve dar sıra üzeri aralıklarda daha yüksek gövde ve şeker verimi elde edildiği belirlenmiştir. Denemenin ilk yılında; ekim zamanının gövde ve şeker verimi üzerine etkisi önemli olmamakla birlikte, en yüksek gövde ve şeker verimi, 5 Şubat tarihinde yapılan ekimlerde elde edilmiştir. Gövde ve şeker verimi üzerine ekim sıklıklarının etkisi ise önemli bulunmuş ve en yüksek gövde ve şeker verimi değerleri; 15, 20 ve 25 cm sıra üzeri aralıklarda yapılan ekimlerden elde edilmiştir. Denemenin ikinci yılında; ekim zamanı, ekim sıklığı ve ekim zamanı x ekim sıklığı etkileşimlerinin, gövde ve şeker verimi üzerine önemli etkide bulunduğu belirlenmiş ve en yüksek gövde ve şeker verimi değerleri, 5 Şubat tarihindeki 15 cm sıra üzeri aralığında yapılan ekimlerden elde edildiği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Şeker pancarı, ekim zamanı, ekim sıklığı, verim, kalite özellikleri

DiyarbakırEkim sıklığıEkim zamanı+4
Tahsin Söğüt
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2001
00
DoktoraAçık ErişimTR

GAP bölgesi Harran Ovası koşullarında farklı azot gübre dozlarının ve büyüme düzenleyicilerinin pamuğun (Gosypium hirsutum L. ) önemli tarımsal ve teknolojik özelliklerine etkisi ve bunlar arasındaki ilişkiler üzerine bir araştırma

Bu çalışma, Harran Ovası Koşullarında Farklı Azotlu Gübre Doz ve Büyüme Düzenleyicileri uygulamalarının Pamuğun {Gossypium hirsutum L.) Önemli Tarımsal ve Teknolojik Özelliklerine Etkisini ve Bunlar Arasındaki İlişkileri Belirlemek Amacıyla yapılmıştır. Denemeler, 1998-2000 yılları arasında, 3 yıl yürütülmüştür. Tesadüf Bloklarında Bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülen araştırmada, 0, 6, 12,18 kg /da azot dozları olarak 4 ana konu, kontrol, Pix (100 ml/da), Pix (200 ml/da), Atonik (150 ml /da) ve Atonik (300 ml/da) olmak üzere 5 alt konu ele alınmıştır. Yapılan varyans analiz sonucu azot ve büyüme düzenleyicileri uygulamalarının kütlü pamuk verimine etkisi istatistiki olarak önemli görülmüş, Azot x Büyüme düzenleyici etkileşimi ise önemsiz bulunmuştur. Her 3 yılda da 18 kg/da azot ve Atonik (300 kg/da) uygulamalarından en yüksek kütlü pamuk verimi elde edilmiştir. Yapılan regresyon analizinde azotlu gübre ile ürün arasındaki ilişki % 1 olasılıkla önemli (r=0.9649821) çıkmış; Y=266.117 + 21.547x - 0.623x2 quadratik denklemi elde edilmiştir. Bu denklemden yararlanılarak doğal optimum nokta 17 kg/da ekonomik gübre dozu 16 kg /da olarak tespit edilmiştir. Azotun, bitki boyu, meyve dalı sayısı ve koza sayısını arttırdığı; Pixin, bitki boyunu kısalttığı; Atonikin bitki boyunu arttırdığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Pamuk, Azot dozu, Pix, Atonik

Azot dozuAzotlu gübrelerBüyüme+3
Meral Anlağan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2001
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova koşullarında farklı buğdaygil yembitkilerinde biçim sıklığının bazı vejetatif ve generatif özelliklere etkisinin saptanması

Bu araştırma, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama Alanında bulunan taban arazide, üç farklı buğdaygil yembitkisinde [yumrulu yem kanyaşı (Phalaris tuberosa L.), kılçıksız brom (Bromus inermis Leyss.), yüksek çayır yumağı (Festuca arundinacea Schreb.)], üç değişik biçim sıklığının (10, 20 ve 30 gün) bu bitki türlerinin bazı vejetatif ve generatif özelliklerine etkisinin saptanması amacıyla 2001 yılında yürütülmüştür. Araştırma sonucunda, en yüksek yeşil ot verimi (5794.68 kg/da), kuru ot verimi (1450.41 kg/da) ve ham protein oranı (% 23.71) ile kılçıksız bromdan elde edilmiştir. Yumrulu yem kanyaşında elde edilen değerler de (sırasıyla 5200.98 kg/da, 1215.08 kg/da, % 18.50) kılçıksız broma yakın bulunmuştur. Ancak yüksek çayır yumağında bu iki türe kıyasla daha düşük değerler (sırasıyla 2683.24 kg/da, 702.76 kg/da, % 15.80) elde edilmiştir. Yeşil ot ve kuru ot verimleri farklı biçim sıklıklarından istatistiksel olarak etkilenmezken, ham protein oranlan biçimler arasındaki sürenin uzamasıyla (10, 20 ve 30 gün) azalma (% 20.97, 19.45 ve 17.59) göstermiştir. Sonuç olarak, Çukurova koşullarında, kılçıksız brom öncelikli olmak üzere her üç türün de başarılı bir şekilde yetiştirilebileceği, biçimler arasındaki sürenin artmasıyla ham protein oranlarının düştüğü ancak sık biçimlerin fazla işgücü gerektirmesi dikkate alındığı taktirde 20 gün aralıklarla yapılan biçimlerin uygun olacağı sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Buğdaygil yembitkisi, biçim sıklığı, ot verimi, ham protein oranı

Biçme sıklığıBuğdaygil yembitkisiHam protein+2
Alpaslan Kuşvuran
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kayseri'de doğal olarak bulunan ve boya olarak kullanılan bitkilerin kültüre alınma olanaklarının araştırılması

Bu araştırma, Kayseri'de doğal olarak bulunan ve boya olarak kullanılan bitkilerin kültüre alınma olanaklarının saptanması amacıyla 2000-2002 yıllarında Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma Alanında yürütülmüştür. Denemede kökboya (Rubia tinctorum L.), mahonya (Mahonia aquifolium Nutt.y), derici sumağı {Rhus coriaria L.), civanperçemi (A. biebersteinii Afan.^), karamuk (Berberis crataegina DC.j, boyacı papatyası {Chrysanthemum segatum L.) bitkileri kullanılmıştır. Araştırmada bitki boyu, dal sayısı, yaş kök verimi, kuru kök verimi, taze herba verimi, kuru herba verimi ve boyar madde oranı gibi özellikler incelenmiştir. Sonuçta; kökboya bitkisinde bitki boyu; 161 cm, dal sayısı; 10,3 adet/bitki, yaş kök verimi; 1053.7 kg/da, kuru kök verimi; 295 kg/da ve boyar madde oranı; %3, Mahonya bitkisinde bitki boyu; 49.6 cm, dal sayısı; 6 adet/bitki, yaş herba verimi; 48 g/bitki, kuru herba verimi; 26 g/bitki, boyar madde oranı; %2.6, Derici sumağı bitkisinde bitki boyu; 99.8 cm, dal sayısı; 4.3 adet/bitki, taze herba verimi; 2.18 kg/bitki, kuru herba verimi; 1.22 kg/da, boyar madde oranı %2.5, Civanperçemi bitkisinde bitki boyu; 13 cm, dal sayısı; 397.8 adet/bitki, taze herba verimi; 620.2 kg/da, kuru herba verimi; 195.7 kg/da, boyar madde oranı %1, Karamuk bitkisinde bitki boyu; 56.14 cm, dal sayısı; 8.7 adet/bitki, taze herba verimi; 263.5 kg/da, kuru herba verimi; 195.7 kg/da, boyar madde oranı; %2.6, Boyacı papatyasında bitki boyu; 73.6 cm, dal sayısı; 4.9 adet/bitki, taze herba verimi; 2.777 kg/da, kuru herba verimi; 1.222 kg/da, boyar madde oranı; %1.6 olarak hesaplanmıştır. Anahtar Kelimeler: Berberis ctrataegina, Rubia tinctorium L., Rhus coriaria L., Chrysanthemum segatum L., Achillea biebersteinii, Mahonia aguifoliım

Boya bitkileriKayseriKültür+1
Neziha İzci
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pamuk bitkisinde (Gossypium hirsutum L. ) azot ve pix (mepiquat chloride) uygulamalarının lif, iplik ve tohum kalitesine etkileri üzerine bir araştırma

Bu çalışma, 2000 yılında, pamuk bitkisinde azot (12, 18 ve 24 kg/da) ve Pix uygulamalarının (kontrol, taraklanma başlangıcında 25 cc/da, taraklanma başlangıcından 15 gün sonra 35 cc/da, çiçeklenme başlangıcında 35 cc/da, çiçeklenme başlangıcından 15 gün sonra 35 cc/da) koza, lif, iplik ve tohum kalitesine etkilerini saptamak amacı ile bölünmüş parseller deneme deseninde, üç yinelemeli olarak yürütülmüştür. En yüksek çırçır randımanı 18 kg azot dozunda çiçeklerime başlangıcından 15 gün sonra 35 cc/da Pix uygulamasında elde edilmiştir. Azot dozlarının ve Pix uygulamalarının incelenen tüm lif kalite Özelliklerine etkisi görülmemiştir. Soğuk çimlenme oranında azot uygulamalarının etkisi görülmezken, çiçeklenme başlangıcında 35 cc/da Pix uygulaması en yüksek soğuk çimlenme oranını sağlamıştır. İplik esnekliğinin artan azot dozu ile artma eğiliminde olduğu, en yüksek iplik esnekliğinin çiçeklenme döneminde yapılan Pix uygulamalarında oluştuğu belirlenmiştir. Taraklanma dönemine oranla çiçeklenme döneminde yapılan Pix uygulamalarının iplik kopma dayanıklılığında önemli düzeyde artış sağladığı bulunmuştur. İplikte kusur olarak bilinen ince ve kalın yerler yönünden en yüksek 24 kg azot dozunda ve çiçeklenme döneminde yapılan Pix uygulamalarında saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Pamuk, Azot gübrelemesi, Pix uygulaması, lif, iplik, tohum kalitesi.

Azotlu gübrelerGübrelemeLifler+5
N. Burçak Atçıoğlu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı dozlardaki Mg uygulamalarının pamuk bitkisinde verim ve kaliteye etkisi

Farklı dozlarda Mg uygulamasının, pamuk bitkisinde verim ve kaliteye olan etkisinin araştırıldığı bu çalışmada, Gossypium hirsutum L. türü içinde yer alan Çukuroval518 ve Laçhata pamuk çeşitleri ile Mg' un 4 farklı dozu materyal olarak alınmıştır. Denemeler, Tesadüf Blokları deneme desenine göre, 3 yinelemeli olarak kurulmuştur. Çalışmadan, uygulanan farklı Mg dozlarının, yapraklarda saptanan Mg miktarına, bitki boyuna, bitkideki koza sayışma, 100 tohum ağırlığına, şif oranına, meyve dalı sayısına ve kütlü pamuk verimine etkili olduğu; çeşitlerin, yapraklarda saptanan Mg miktarı, bitki boyu, bitki koza sayısı, şif oranı, lif inceliği, meyve dalı sayısı, lif kopma dayanıklılığı, lif uzunluğu, lif yeknesaklık indeksi ve kütlü pamuk verimi özellikleri yönünden birbirinden farklı olduğu; yapraklarda saptanan Mg miktarı yönünden çeşit x Mg interaksiyonunun önemli çıktığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Pamuk, Gossypium hirsutum L., Mg Dozları, Verim, Kalite

KaliteMagnezyumPamuk+2
Mesut Durmaz
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova koşullarında bazı bezelye (Pisum sativum L. ) çeşitlerinin tane verimi ve verimle ilgili özelliklerinin saptanması

Çukurova bölgesine uygun bazı bezelye çeşitlerinin tane verimi ve verimle ilgili özelliklerini saptamak amacıyla ele alman bu araştırma 2000-2001 yetiştirme döneminde 10 çeşit ile kıraç ve taban arazi koşullarında tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamak olarak yürütülmüştür. Bu araştırma koşullarında Apeksina, Progress, Sprinter, Rondo, Bohatry ve Suriye Lokal seleksyon-1690 çeşitlerinin tane üretimi yönünden bölge koşullarında ümitli oldukları saptanmıştır. Aynı zamanda Progress, Rondo, Bohatry yüksek 100 tane ağırlığına sahip olan çeşitler olarak saptanmıştır. Ele alınan çeşitlerin kıraç koşullarda saptanan bitki boyu, dal sayısı, bakla sayısı, tane sayısı ve tane verimleri taban arazi koşullarına göre daha yüksek olmuştur. Diğer taraftan, taban arazi koşullarında tane verimi ile dal sayısı arasında olumlu, boş bakla sayısı arasında ise olumsuz ilişkiler bulunmuştur. Kıraç koşullarda ise tane verimi ile diğer özellikler arasında önemli bir ilişki bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Bezelye, Çeşit, Verim, Korelasyon.

BezelyeKorelasyonPisum sativum+2
Semire Koku
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
DoktoraAçık ErişimTR

Hatay bölgesinde bazı nohut (Cicer arietinum L. ) çeşitlerini değişik rhizobium ırkları ile aşılamanın nodül oluşumu ve tane verimine etkileri

^^«DOofes oz DOKTORA TEZİ HATAY BÖLGESİNDE BAZI NOHUT (Cicer arietinum L.) ÇEŞİTLERİNİ DEĞİŞİK RHİZOBİUM IRKLARI İLE AŞILAMANIN NODUL OLUŞUMU VE TANE VERİMİNE ETKİLERİ CAHİT ERDOĞAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI Danışman:Prof. Dr. Yusuf KTRTOK Yıl:2002, Sayfa: 168 Jüri : Prof. Dr. Yusuf KIRTOK : Prof. Dr. Ahmet Can ÜLGER : Prof. Dr. A. Emin ANLARSAL : Prof. Dr. Mehmet KILINÇ : Yrd. Doç. Dr. Şaban YILMAZ Bu araştırma, 3 değişik Rhizobium ırkıyla (CP-31, CP-36 ve CP-39) aşılanmış 3 nohut çeşidinin (İzmir-92, Aydın-92 ve Menemen-92) farklı fenolojik dönemlerindeki azot ve/veya protein içerikleri, nodülasyonu, tane verimi ve buna etki eden bitkisel özellikleri araştırmak amacıyla Hatay ekolojik koşullarında 1998-1999 ve 1999-2000 kış yetiştirme dönemlerinde gerçekleştirilmiştir. Her iki yetiştirme döneminde de tane verimi bakımından çeşitler ve Rhizobium bakterileri arasında önemli bir fark bulunamamıştır. Bununla birlikte "çeşit x bakteri" interaksiyonu tane verimini önemli derecede etkilemiştir. Bu nedenle İzmir-92 çeşidinin CP-36 ve Menemen-92 çeşidinin CP-3 1 Rhizobium ırkıyla aşılanması gerektiği belirlenmiştir. Tam olum döneminde diğer fenolojik dönemlere göre çok daha fazla protein/azot birikimi olmuştur. Bu nedenle çiçeklenme/bakla tutma döneminde nohutun azota önemli düzeyde ihtiyacının olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler:Nohut, Biyolojik Azot Fiksasyonu, Aşılama, Rhizobium

Azot fiksasyonuAşılama-bitkiHatay+4
Cahit Erdoğan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çukurova bölgesinde sulanan koşullarda uygulanabilecek ekim nöbeti sistemlerinde farklı kışlık ara ürünlerin mısırın (Zea mays L. ) bazı tarımsal karakterleri ve tane verimine etkileri üzerinde araştırmalar

oz DOKTORA TEZİ ÇUKUROVA BÖLGESİNDE SULANAN KOŞULLARDA UYGULANABİLECEK EKİM NÖBETİ SİSTEMLERİNDE FARKLI KIŞLIK ARA ÜRÜNLERİN MISIRIN (Zea mays L.) BAZI TARIMSAL KARAKTERLERİ ve TANE VERİMİNE ETKİLERİ ÜZERİNDE ARAŞTİRMALAR İLKER İNAL ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Prof. Dr. TURAN SAĞLAMTÎMUR Yıl: 2002, Sayfa:97 Jüri: Prof. Dr. TURAN SAĞLAMTÎMUR Prof. Dr. Hasan GÜLCAN Prof. Dr. VEYİS TANSI Doç. Dr. MUSTAFA KKILŞİMŞEK Yard. Doç. Dr. Abdulhabip ÖZEL Çukurova koşullarında değişik ara ürünlerin, mısırın bazı tarımsal özellikleri ve tane verimine etkilerinin saptanması amacıyla yürütülen bu çalışmada, yeşil gübre bitkisi olarak iskenderiye üçgülü (Trifoliwn alexandrinum L.), bakla (Viciafaba L.), fiğ+yulaf karışımı (Vida sativa L.+Avena sativa L.) yetiştirilmiştir. Baklagil bitkileri hem parçalanmış ve yeşil gübre olarak toprağa karıştınlmış, hem de kaba yem olarak hasat edilmiştir. Hasat edilen bitkilerin hasat artıkları (anız ve kök) toprağa karıştırılmıştır. Ispanak (Spinacia okracea L.) ve marul (Lactuca serriola L.) ana ürünün ekim tarihini geciktirmeyecek şekilde kışlık ara ürün olarak yetiştirilip, hasat edildikten sonra, hasat artıkları parçalanarak toprağa karıştınlmış ve daha sonra ana ürün olarak mısır (Zea mays L.) yetiştirilmiştir. Mısır tane verimleri 1999 yılında 1050.97- 1341.79 kg/da arasında değişmiş, en yüksek mısır tane verimleri, Ispanak-Mısır (1341.79 kg/da) ve İskenderiye üçgülü (Kaba yem)-Mısır (1330.61 kg/da) sistemlerinden elde edilmiştir. 2000 yılında ise 1149.49-1335.43 kg/da arasında değişmiş, en yüksek değer Ispanak-Mısır (1335.43 kg/da) ve Bakla (Yeşil gübre)-Mısır (1323. 1 1 kg/da) sistemlerinden elde edilmiştir. Birim azot miktarının sağladığı mısır tane veriminin, özellikle baklagillerin yeşil gübre veya kaba yem olarak yetiştirildiği sistemlerde monokültür mısıra göre önemli derecede yüksek bulunduğu ve büyük oranda azotlu gübre tasarrufu sağladığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Yeşil Gübre, Yeşil Yem, Mısır Tane Verimi, Baklagiller, Ispanak, Marul IV

BaklagillerIspanakMarul+4
İlker İnal
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bazı yerel arpa çeşitleri ve karışımlarının Diyarbakır koşullarında verim ve biyolojik verim bakımından incelenmesi

Bu çalışma 3 arpa populasyonu, 3 saf hat (Zambaka, Arta, Wadi Hassa) ve bu saf hatların çeşitli oranlarda karışımından oluşan arpa materyalinde bazı agronomik karakterlerin verim ve biyoloik verim ile ilişkilerini incelemek amacıyla Diyarbakır koşullarında yürütülmüştür. Tarla denemeleri 1995/96 ve 1996/97 yetişme sezonunda Güneydoğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsünün deneme alanında tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekrarlı olarak kurulmuştur. Bu çalışmada 24 karakter deneme yılları itibariyle varyans analizleri yoluyla incelenmiş, birleşik olarak değerlendirme ön koşullan dikkate alınarak yapılan birleşik varyans analizleriyle karakterler hakkında daha inanılır bilgiler edinilmiştir. Ayrıca verim ve biyolojik verim karakterleri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Yapılan korelasyon ve path analizlerinde erkencilik ile hem tane, hem de saman verimi arasında pozitif ilişkiler tespit edilirken, geççilik ile negatif ilişkiler bulunmuştur. Çiçeklerime dönemi sonrası alman bazı karakterler ile tane ve saman verimi arasında bazı regresyon eşitlikleri, yüksek determinasyon katsayısı (% R2) değerleri ile tane ve saman verimindeki değişimi yeterlilikle ifade etmişlerdir. Wadi Hassa, Karışım 1, Pop 08 ve Karışım 3, en yüksek tane verimini vermiş, istatiksel önemli fark olmamasına karşın Pop 39, Pop 42 ve Zambaka saman veriminde ilk sıralarda yer almışlardır. Elde edilen tüm bulgulardan, populasyonlar tohumluk üretiminde yer almadığından devre dışı bırakılarak, tane verimi için Wadi Hassa çeşidinin, saman verimi için ise Zambaka çeşidinin seçilebileceği, karışımların ise; içinde yer alan çeşitlerin özelliklerine göre hem tane, hem de saman verimi için uygun oldukları ve sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler : arpa karışımları, tane ve saman verimi, sürdürülebilir tarım

ArpaDiyarbakırSaman verimi+3
Fethiye Özberk
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova koşullarında ketencik (Camelina sativa)'te farklı azot ve fosfor gübrelemesinin tohum verimi ve yağ oranına etkileri

Kasım 2001 - Mayıs 2002 tarihleri arasında Adana, ekolojik koşullarında yürütülen bu çalışmada, alternatif bir yağ bitkisi olan ketencik {Camelina sativa)'te farklı azot ve fosfor dozlarının tohum verimi ve yağ oranına olan etkileri incelenmiştir. Araştırmada aynı zamanda azot ve fosfor dozlarının bitki boyu, ilk dallanma yüksekliği, dal sayısı, harnup sayısı, harnuptaki tohum sayısı, bin dane ağırlığı gibi morfolojik özellikleri ile protein oranı üzerine olan etkileri de belirlenmiştir. 15 kg/da azot ve 10 kg/da fosfor uygulamalarına kadar tohum ve yağ verimlerinde artışlar sağlanmıştır. En yüksek yağ oranı (% 31) ile yağ verimi (72.39 kg/da) 15 kg/da azot ve 15 kg/da fosfor uygulamasından alınmıştır. Bölge için en uygun gübre miktarının 15 kg/da azot ve 5-10 kg/da fosfor olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Camelina sativa, Gübreleme, Verim

Azotlu gübrelerCamelina sativaCamelina sativa+5
Ahmet Karahoca
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova'da değişik ekim sıklıklarının iki farklı susam (Sesamum indicum L.) çeşitinde verim ve verimle ilgili bazı karakterlere etkisi üzerine bir araştırma

Çukurova koşullarında, değişik ekim sıklıklarının, iki farklı susam çeşitinin başlıca verim unsurlarına etkilerini incelemek amacı ile ele alınan bu çalışma; Çukurova üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma Alanı' nda, 1990 yılı II. ürün yetiiştirme sezonunda yapılmıştır. Araştırma; faktöryel düzende, tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı alarak oluşturulmuştur. Araştırımdan, incelenen özellikler yönünden saptanan sonuçlar aşağıda özetlenmiştir. 1- Bitki Boyu ; Bitki boyu, çeşitlerden ve ekim sıklıklarından önemli düzeyde etkilenmiş, ekim sıklıklıgı arttıkça bitki boyu artmıştır. En yüksek bitki boyu özberk-82 çeşitinden saptanmıştır. Bitki boyu ile protein oranı arasında önemli ve olumlu, bitki başına kapsül sayısı, kapsüldeki tohum sayısı, 1000 tohum ağırlığı, yag oranı, ham yag verimi ve tohum verimi arasında önemli ve olumsuz bir ilişki saptanmıştır. 2- Bitki Başına Dal Sayısı : Bitki başına dal sayısı, çeşitlerden ve ekim sıklıklarından önemli düzeyde etkilenmiş, ekim sıklığı azaldıkça bitki başına dal sayısı artmıştır. En yüksek dal sayısı özberk-82 çeşitinden saptanmıştır. Bitki başına dal sayısı ile bitki başına kapsül sayısı ve kapsüldeki tohum sayısı arasında önemli ve olumlu, yag oranı ve protein oranı arasında da önemli ve olumsuz bir ilişki saptanmıştır. Ayrıca tohum verimi ile bu özellik arasında önemsiz de olsa olumlu bir ilişki saptanmıştır. 3- Bitki Başına Kapsül Sayısı : Bitki başına kapsül sayısı, çeşitlerden ve ekim sıklıklarından önemli düzeyde etkilenmiş, ekim sıklığı azaldıkça bitki başına kapsül sayısı artmıştır. En yüksek bitki basına kapsül sayısı özberk-82 çeşitinden saptanmıştır. Bitki başına kapsül sayısı ile tohum verimi, ham yag verimi, bitki başına dal sayısı, kapsüldeki tohum sayısı ve 1000 tohum ağırlığı arasında önemli ve olumlu, bitki boyu ve protein oranı arasında da önemli ve olumsuz bir ilişki saptanmıştır.-56- 9- Seed Yield: Seed yield was significantly effected by the cultivars and the plant density. Plant density decreased with increased seed yield. Muganli-57 gave the highest seed yield. Seed yield was positively and significantly correlated with number of capsule/plant, number of seed/ capsule, 1000 seed weight, oil content and oil yield. Seed yield was negatively and significantly correlated with Plant height and protein content.-55- 4- lumber of Seed/ Capsule: Number of seed/capsule wasn' t effected by the cultivars. It was significantly effected by the plant density. Plant density decreased with increased number of seed/capsule. Number of seed/capsule was positively and significantly correlated with seed yield, oil yield, number of capsule/plant, Sumber of branch/ plant and 1000 seed weight. Number of seed/capsule was negatively and significantly correlated with Plant height and protein content. 5- 1000 Seed Veight: 1000 seed weight was significantly effected by the cultivars and the plant density. Plant density decreased with increased 1000 seed weight. Muganli-57 gave the highest 1000 seed weight. 1000 seed weight was positively and significantly correlated with seed yield, oil yield, oil content, number of capsule/plant and number of seed/capsule. 1000 seed weight was negatively and significantly correlated with Plant height. 6- Oil Content: Oil content was significantly effected by the cultivars and the plant density. Plant density decreased with increased oil content. Xuganli-57 gave the highest oil content. Oil content was positively and significantly correlated with seed yield, oil yield and 1000 seed weight. Oil content was negatively and significantly correlated with Plant height and Number of branch/ plant. 7- Protein Content: Protein content wasn' t effected by the cultivars. It was significantly effected by plant density. Plant density increased with increased protein content. Protein content was positively and significantly correlated with Plant height. Protein content was negatively and significantly correlated with seed yield, Sumber of branch/plant, number of capsule/plant and number of seed/capsule. 8- Oil Yield: Oil yield was significantly effected by the cultivars and the plant density. Plant density decreased, with increased oil yield. Huganli-57 gave the highest oil yield. Oil yield was positively and significantly correlated with seed yield, number of capsule /pi ant, number of seed/capsule, 1000 seed weight and oil content. Oil yield was negatively and significantly correlated with Plant height.

Bitki boyuEkim sıklığıSesamum indicum+4
Nejmi Ergel
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1992
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerfıstığı (Arachis hypogaea L.) tarımında bakteri ve azotlu gübre uygulamasının verim ve kalite özelliklerine etkisi üzerinde bir araştırma

-60- ÖZET Bu çalışmış Ç"ü. Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma Alanında İ99İ yılı ana ürün yetiştirme sezonunda yürütülmüştür.. Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Bakteri ve farklı dozlardaki azot gübresinin Çukurova Bölgesinin yerel yerfıstığı çeşidi olan Çom'un verim ve kalitesi üzerine etkileri incelenmiştir. Azot gübresi, ekim, maximum çiçeklenrne ve çiçeklenrne sonu olmak üzere üç.farklı samanda ve farklı dozlarda uygulanarak denenmiştir. Denemede incelenen özelliklere ait değerler aşağıda özetlenmiştir» ve Sayısı Bitki başına düşen meyve sayısına ait ortalama değerler 79.03-62.86 adet/bitki arasında değişerek dört farklı grup oluşturmuştur. En yüksek değer ekim, maximum çiçeklerime ve çiçeklenrne sonu olmak üzere üç farklı zamanda toplam 15 kg N/da uygulamasından, en düşük değer ise aynı zamanlarda toplam 25 kg N/da uygulamasından elde edilmiştir- Bitki başına meyve sayısı ile bitki başına meyve ağırlığı, meyve verimi, 100-tohum ve 100-meyve ağırlığı arasında önemli ve olumlu bir ilişki gözlenmiştir. Meyve Ağırlığı: Bitki başına düşen meyve ağırlığına ilişkin ortalama değerler dört farklı grup oluşturmuştur. En yüksek değer 109.07 gr/bitki ile üç farklı zamanda toplam 15 kg N/da uygulamasından, en düşük değer ise 90» SB gr/bitki ile aynı zamanlarda 25 kg N/da uygulamasından sağlanmıştır. Yüksek dozda uygulanan azot gübresi meyve ağırlığını en aza indirmiştir. Meyve ağırlığı ile 100-tohum ve 100-meyve ağırlığı arasında önemli ve olumlu bir ilişki vardır.-61- Kalite Sınıf laması s L Kalite meyve ağırlığı oranına, ilişkin en yüksek değer, ekim ve maximum çiçeklerime devresinde toplam 10 kg N/da uygulamasından en düşük değer ise kontrol parselden elde edilmiştir. Bütün uygulamalarda II kalite meyve ağırlığı oranları kontrolden düşük değerde bulunmuştur. Iskarta meyve ağırlığın? ilişkin en yüksek değer 5.52 ile kontrol parselden elde edilmiştir,, I " kalite meyve ağırlığına II. kalite ve ıskarta meyve ağırlıkları oranı1 sırasında önemli ve olumsuz bir ilişki saptanmıştır. " II o kalite meyve ağırlığı oranı ile I. kal it» meyve ağırlığı oranı arasında önemli ve olumsuz bir ilişki belirmiştir» Iskarta meyve ağırlığı oranı ile kabuk oranı arasında önemli ve olumlu, I» kalite meyve ağırlığı orranı arasında önemli ve olumsuz etkileşim saptanmıştır» İOO- Meyve Ağırlığım Azat. uygulamalarına göre 100-meyve ağırlığına ilişkin ortalama değerler beş faklı grup oluşturmuş, en yüksek değer 202 = 25 gr ile üç -farklı zamanda 15 kg N/da uygulamasından, en düşük değer ise 185,15 gr ile tohum aşılaması yapılan ve "O" azot dozu kullanılan uygulamadan elde edilmiştir. 100-meyve ağırlığı ile meyve verimi, meyve sayısı, meyve ağırlığı ve 100-tohum ağırlığı arasında önemli ve olumlu, kabuk oranı arasında önemli ve olumsuz bir ilişki saptanmıştır» İOO-Tohum Ağırlığı: 100-tohum ağırlığına ilişkin ortalama değerler dört -farklı grup oluşturmuştur» 85.22 ile ekim, maximum çiçeklenme ve çiçeklenme sonu 15 kg N/da en yüksek 5 80.52 ile ekimde bakteri aşılaması yapılan ve "0" azot dozu kullanılan uygulama en düşük değerleri oluşturmuşlardır. Meyvede tohum oranı ile meyve verimi, bitki başına meyve ağırlığı ve 100-meyve ağırlığı arasında önemli ve olumlu, kabuk oranı arasında önemli ve olumsuz bir ilişki saptanmıştır. Kabuk Oranı s Kabuk oranına ilişkin ortalama değerler altı -farklı grupta toplanmışlardır. En yüksek değer % 28» 88 ile üç -farklı zamanda (0+10=10+5) 25 kg N/da uygulamasından,-62- en düşük değer ise y.24.45 ile toplam 15 kg N/da uygulamasından elde edilmiştir. Kabuk oranı ile meyve verimi, meyve sayısı, 100-tohum ağırlığı ve 100-meyve ağırlığı arasında önemli ve olumsuz, ıskarta meyve ağırlığı arasında önemli ve olumlu bir ilişki vardır. Sleyve Verimi s Azot uygulamaları dekara meyve verimi değerleri bakımından beş grup oluşturmuştur. Dekara en yüksek verim 576.38 kg/da ile ekim, maximum çiçeklerime ve çiçeklenme sonu olmak üzere (6+5=5-1-5) toplam 15 kg N/da uygulamasından, en düşük verim ise 484» 68 kg/da ile aynı zamanlarda 25 kg N/da uygulamasından elde edilmiştir* Yüksek dozda uygulanan azot gübresi meyve verimi üzerine olumsuz etki göstermiştir. Dekara meyve verimi ile meyve sayısı, meyve ağırlığı, 10O- tohum ağırlığı ve 100-meyve ağırlığı arasında önemli ve olumlu, kabuk oranı arasında önemli ve olumsuz bir ilişki saptanmıştır. Yağı içeriğin En yüksek tohum yağ içeriği % 56.33 ile ekimde bakteri aşılaması yapılan ve "0" azot dozu kullanılan uygulamadan, en düşük yağ içeriği ise ekim, maximum çiçeklenme ve çiçeklenme sonu olmak üzere (0-1-10=5+5) üç.farklı samanda toplam 20 kg N/da uygulamasından elde edilmiştir. Protein içeriğin Tohumların protein içeriğine ilişkin uygulamalar arasında önemli fark bulunmuştur ve üç -farklı grup oluşmuştur. En yüksek değer 7. 28.23 ile ekim, maximum çiçeklenme ve çiçeklenme sonu olmak üzere toplam 25 kg N/da uygulamasından elde edilmiştir. Bütün uygulamalar tohumun protein içeriğinde kontrole göre bir artışa neden olmuştur.

Arachis hypogaeaAzotlu gübrelerBakteri aşılama+4
Sevgi Selçuk
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1992
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çukurova koşullarında mısır (Zea mays L.)ve soya (Glycine max (L) Merrill)'nın birinci ve ikinci ürün olarak birlikte yetiştirilmesinin verim ve bazı tarımsal karakterlere etkisi üzerinde araştırmalar

ÖZET Adana'da mısır ve soyanın birinci ve ikinci ürün olarak değişik birlikte yetiştirme sistemlerinde tane verimine etkilerini saptamak amacı ile yapılan bu çalışma; 1990 ve 1991 yıllarında Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü uygulama arazisinde yürütülmüştür. Deneme; Kombine tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekrarlamak olarak kurulmuştur. Araştırmada uygulanan ekim sistemleri aşağıdadır. 1. Sal' mısır (70x20) 2. Saf soya (70x5.0) 3. 1M+ İS (20+2.5) 4. I M+ İS (20+5.0) 5. 1M+ İS (15+2.5) 6. 1M+1 S (15+5.0) 7. 1M+ IS (10+2.5) 8. 1M+1S (10+5.0) 9. 2M+2S (20+2.5) 10. 2M+2S (20+5.0) 11. 2M+2S (15+2.5) 12. 2M+2S (15+5.0) 13. 2M+2S (10+2.5) 14. 2M+2S (10+5.0) Birlikle yetiştirme sistemleri mısır ve soya yoğunluğuna bağlı olarak mısır bitkisinde verim artışına, soya bitkisinde verim azalmasına neden olmuştur. Birinci Ürün Mısır : Bitki boyu, bitki çapı ve ilk koçan yüksekliği birlikte yetiştirme sistemlerinde mısır sıklıklarından etkilenmemiştir. Tür içi rekabet nedeni ile koçan sayısı, koçan boyu, koçan çapı, koçan ağırlığı, bin tane ağırlığı, tane verimi ve ham134 protein veriminde mısır sıklıklarından etkilenmiş, bu etkileşimde artış görülmüştür. Artan mısır sıklığı ile olgunlaşma süresi uzamıştır. Mısır tane veriminden lM+lS(20+2.5) birlikte yetiştirme sistemlerinde %1 8.8 ile %35. 1 oranında artış gerçekleşmiştir. İkinci Ürün Mısır : Bitki çapı ve bin tane ağırlığı uygulamalarda mısır sıklıklarında etkileşimi olumsuz etkilenmiştir. Mısır bitkilerinin kendileri ile rekabeti sonucu diğer karakterleri mısır sıklıklarından olumlu şekilde etkilenmişlerdir. İkinci ürün mısır tane veriminin lM+lS(20+5.0) birlikte yetiştirme sisteminde artış oranı %0.53 ile %44.0 arasındadır. Birinci Ürün Soya : Dal sayısı, bakla sayısı, baklada tohum sayısı, tane verimi ve ham protein verimi tüm yetiştirme sistemlerinde soya ve mısır bitkisinin sıklığı ile gölgeleme etkisi saf yetiştirmeye göre olumsuz etkilenmişlerdir. Diğer tüm özelliklerde ise önemli artışlar gözlenmiştir. Mısır sıklığının artışı, gölgeleme ve olumsuz rekabeti artırmıştır. İkinci Ürün Soya : Bakla sayısı, baklada tohum sayısı, bitki başına tohum verimi, tane verimi ve ham protein verimi değerlerinin ekim sistemlerinde bitki sıklıklarından etkilenmediği, diğer karakterlerin ise ekim sistemlerini etkilediği saptanmıştır. Alan Eşdeğerlik Oranı : (LER) bakımından en yüksek değerin 1. ve 2. ürün olarak denemenin her iki yılında ve iki yıllık verilerde, tüm birlikle yetiştirilen sistemlerde yüksek bulunmuş olup, l.ürün 1990'da lM+lS(15+5.0) sisteminde 1.73, 1991'de 1.68, iki yıllık verilerde 1.66, 2. ürün 199()'da lM+LS(20+5.0) sisteminde 1.46, 1991'de 1M+1S ve 2M+2S( 15+2.5) sistemlerinde 1.30, iki yıllık verilerde lM+lS(20+5.0) sisteminde del.33 olarak saptanmıştır.

Birinci ürünEkim sıklığıMısır+5
Mustafa Okant
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1992
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova koşullarında yüksek verimli uç hexaploid triticale hattında farklı tohum iriliklerinin tarımsal ve morfolojik karakterlere rtkisi üzerinde bir araştırma

IV ÖZ Çukurova'nın taban koşullarında, üç triticale hattında farklı tohum iriliklerinin verim ve verim unsurlarına etkisinin incelendiği bu çalışmada, incelenen özelliklerin hatlardan ve iriliklerden önemli derecede farklı etkilendiği görülmüştür. İncelenen hatlar arasında Çukurova koşullarına en uygun triticale hattının Drira OAP 6 olduğu saptanmıştır. Tane iriliğinin azalışına paralel olarak verim ve verim unsurlarında önemli düşüşlerin meydana gelmesi nedeniyle tohumluk olarak kullanılacak tanelerin en azından 2.2 mm'den büyük olması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Agronomik özelliklerMorfolojiTarla bitkileri+3
Okan Şener
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1993
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Flue-cured tipi tütün (Nicatiana tabacum L.) çeşitlerinin Çukurova koşullarına uyum yetenekleri üzerine araştırma

65 ÖZET Bu çalışma ; G-İİ. Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma Alanında 1991 yxlxn da tesadüf blokları, deneme desenine göre üç tekrar! amali, olarak kurulmuş ve yürütülmüştür.. Araştırmada Flue-cured tipi tütün çeşitlerinden Delgold, G80 ve (328 ''in Çukurova bölgesi toprak ve iklim koşullarına uyumu ile verimi ve verim unsurlara. araştırılmıştır. Denemede incelenen özellikler aşağıda özetlenmiştir. 1. Bitki Boyu : Denemede kullanılan tütün çeşitlerin bitki boyları 202.83 -167,50 cm arasında değişmiştir. En yüksek bitki boyu Delgold çeşitinde, en düşük bitki boyu ise G28 çeşidinde saptanmıştır. Bitki, boyu ile toplanı kuru yaprak verimi, yaprak uzunluğu ve yaprak genişliği arasında önemli ve olumlu bir ilişki saptanmıştır. 2. Bitki Başına Yaprak Sayısı : Bitki başına ortalama en yüksek yaprak sayışı Delgold (27.10 adet / bitki ) çeşidinde, en düşük yaprak sayısı ise (26.50 adet/bitki) G28 çeşidinde tesbit edilmiştir. Bitki başına yaprak sayısı ile çiçeklerime gün sayısı arasında önemli ve olumlu ilişki saptanmıştır. 3. Ellere Göre Yaprak Uzunluğu : Delgold çeşitinde en yüksek yaprak uzunluğu 63.73 cm ile 2. elden, en düşük yaprak uzunluğu 48"1B cm ile 6,. elden elde edilmiştir. G80 çetinde en yüksek yaprak uzunluğu G0" 91 cm ile 2. elden, en66 düşük yaprak uzunluğu 48.89 cm ile 6. elden elde edilmiştir. G28 çeşitinde ise, en yüksek yaprak uzunluğu 55. 6 3 cin ile 2. elden, en düşük yaprak uzunluğu ise 47.71 cm ile 6. elden elde edilmiştir. Yaprak uzunluğu ile toplam kuru yaprak verimi, bitki boyu, yaprak genişliği ve yaprak alanı, arasında önemli ve olumlu ilişki saptanmıştır. 4. Ellere Göre Yaprak Genişliği : Delgold çeşitinde en yüksek yaprak genişliği 32.01 cm ile 2. elden, en düşük yaprak genişliği 21. 69 cm ile 6. elden elde edilmiştir. G80 çetinde en yüksek yaprak genişliği 29.99 cin ile 2. elden, en düşük yaprak genişliği 21.32 cm ile 6. elden elde? edilmiştir. G28 çeşitinde ise, en yüksek yaprak genişliği 28.83 cm ile 2. elden, en düşük yaprak genişliği 22.10 cm ile 6. elden elde edilmiştir. Yaprak genişliği ile bitki boyu, toplam kuru, yaprak alanı, ve yaprak uzunluğu arasında önemli ve olumlu korelasyan bulunmuştur. 5. Ellere Göre Yaprak Alanı : Delgold çeşitlinde en yüksek yaprak alanı 1162.61 crn2 ile 2. elden, en düşük yaprak alanı 595.66 crn8 ile 6. elden elde? saptanmıştır. G80 çetinde en yüksek yarn-eık alanı 1150.63 cm8 ile 2.. elde, en düşük yaprak alanı 570.67 crn8 ile 6. elden elde saptanmıştır. G28 çeşitinde ise, en yüksek yaprak alanı 1010.05 crn2 ile 2. elde, en düşük yaprak alanı 650.50 crn8 ile 6. elden saptanmıştır. Yaprak cilanı ile bitki boyu, yaprak uzunluğu, yaprak genişliği yaprak genişliği ve toplam kuru yaprak verimi arasında önemli ve olumlu İlişki saptanmıştır. 6. îlk Çiçeklenme Zamanı : İlk çiçeklerime zamanı yönünden Delgold (59.00 gün) en uzun sürede çiçeklenirken, G28 (58.33 gün) çeşidi en kısa sürede çiçeklenıniştir. İlk67 çiçeklerime zamanı, ile bitki başına yaprak sayısı arasında önemli ve olumlu korelasyon bulunmuştur. 7. Vejetasyon Süresi : En uzun Vejetasyon süresi bakımından GÖO (121.67 gün) çeşidi olurken, en kısa vejetasyon süresi Delgold (120.33 gün) çeşidinde saptanmıştır. 8. Ellere Göre Yaş Yaprak Verimi : Delgold çeşit in de en yüksek yaş yaprak verimi 680.. 83 kg/ da ile 2. elde, en düşük yaş yaprak verimi ise "1.18.. 77 kg/da ile 6. elde saptanmıştır.. G80 çeşitinde en yüksek yaş yaprak verimi 670. G 7 kg/da ile 2. elde, en düşük yaş yaprak verimi ise 117.50 kg/ d a ile 6. elde saptanmıştır. G28 çeşitinde en yüksek yaş yaprak verimi 580.. 83 kg/da ile 2. elde, en düşük yaş yaprak verimi ise 174.17 kg/da ile 6. elde saptanmıştır. Yaş yaprak verimi ile bitki boyu, yaprak uzunluğu, yaprak genişliği, yaprak alanı, toplam yaş ve toplam kuru yaprak verimi arasında önemli ve olumlu korelasyon saptanmıştır. 9. Toplam Yaş Yaprak Verimi : Toplam yaş yaprak verimi en yüksek Delgold (2831.67 kg/da) çeşitinden elde edilirken en düşük toplam yaş yaprak verimi G28 (2617.33 k g / d a ) çeşisinden elde edilmiştir.Toplam yaş yaprak verimi ile yaprak uzunluğu, yaprak genişliği, bitki boyu ve toplam kuru yaprak verimi arasında önemli ve olumlu ilişki saptanmıştır. 10. Ellere Göre Kuru Yaprak Verimi : Delgold çeşitinde en yüksek kuru yaprak verimi 102.12 kg/da ile 2. elde, en düşük kuru yaprak verimi, ise 18.00 kg/da ile 6*.. elde saptanmıştır. G80 çeşitinde en yüksek kuru yaprak68 verimi 100.58 kg/da ile 2. elde, en düşük kuru yaprak verimi ise 17.62 kg/da ile 6. elde saptanmıştır. G28 çeşitinde en yüksek kuru yaprak verimi 87.12 kg/da ile 2. elde, en düşük kuru yaprak verimi ise 24.75 kg/da ile 8. elde saptanmıştır. Kuru yaprak verimi ile bitki boyu, yaprak uzunluğu, yaprak genişliği, yaprak alanı, toplam yaş ve toplam kuru yaprak verimi arasında önemli ve olumlu korelasyon saptanmıştır. 11. Toplam Kuru Yaprak verimi : Çeşitlerin toplam kuru yaprak verimleri 424.75 kg/ da ile 392.60 kg/ da çırasında değişmiştir. En yüksek verim Delgold çeşidinde, en düşük verim ise G28 çeşidinde saptanmıştır. Toplam kuru yaprak verimi ile yaprak uzunluğu, yaprak genişliği, bitki boyu ve? toplam yaş yaprak verimi arasında önemli ve olumlu ilişki bulunmuştur. 12. Toplam Azot Oranı : Azot oranı en yüksek G80 (%2.47) çeşidinde, en düşük Delgold (%2" 02) çeşidinde saptanmıştır.Azot oranı ile protein oranı arasında önemli ve olumlu ilişki bulunmuştur. 13. Toplam Protein Oranı : Çeşitlerin protein oranları %15.44 %12.82 arasında değişmiştir.. En yüksek protein oranı G80 çeşidinde saptanırken, en düşük protein ora n ı D e 1 g o 1 d ç e ş i d inde bu 1 u n muştur. 14. Kül Oranı : En yüksek kül oranı G28 (% 19.00) çeşidinde, en düşük kül oranı ise Delgold (% 16.83) çeşidinde bulunmuştur. Kül oranı ile bitki boyu arasında önemli ve olumsuz korelasyon saptanmıştır. 15. Petrol Eteri Ekstraktı : Petrol eteri ekstratı yönünden çeşitlere ait ortalamalar % 9. 00--ÎK8. 67 arasında değişim göstermiştir. En yüksek petrol eteri ekstraktı Delgold çeşitinde, en düşük G80 çeşitinde saptanmıştır.

Tarla bitkileriTütünÇukurova bölgesi
Doğan Sevgi
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1993
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

T. aestivum (Seri-82) x T. durum (Balcalı-85) türler arası buğday melezinin Fl ve F2 bitkilerinde sitolojik ve morfolojik araştırmalar

T.aestivum t Seri-82) X T.durum (Balcalı-85) Türler Arası Buğday Melezinin Y\ ve F2 Bitkilerinde Morfolojik ve Sitolojik Araştırmalar " konulu bu araştırmada F| ve F2 bitkilerin mitoz ve mayoz bölünmeleri, F2 bitkilerin çiçek tozu canlılığı ve bazı morfolojik özellikleri incelenmiştir. Araştırma sonuçlan aşağıda özetlenmiştir. 1. Taesthnjm (Seri-82) X T.durum (Balcalı-85) türler arası resiproklu melezinde T. aesSAvm ana olarak kullanıldığında dane bağlama oranı (%38.06) T durum ana olarak kullanıldığında elde edilen değere ( % 30.83) göre daha yüksek bulunmuştur. 2. Taestivum (Seri-S2) X T.durum (Balcalı-85) melezinin F^ bitkilerinden alman ve F2 bitkilerini verecek tohumlar düz, yan tansık ve tansık olmak üzere 3 gruba ayrıldıktan sonra anaçlar, F} ve F2 tohumlan çimlendirildiğinde çimlenme oranı, radicula, plumula ve toplam fide uzunluğu(cm) ve tohum çimlenme kuvveti (seed vigor index) değerleri F2 düz tohumlarında en yüksek, Y\ (BXA)'de ise en düşük bulunmuştur. 3. T.aesüi'Vm ( Seri-82) X T.durum (Balcalı-85) türler arası melez bitkiler 2n=35 kromozomlu (pentaploid) bulunmuştur. Pentaploid bitkilerin metai'az-I safhasında 5.44 univalent, 13.64 bivalent ve 0.72 multivalent oluşturduğu saptanmıştır. 4. T.aesmvm (Seri-82) X T.durum (Balcalı-85) türler arası buğday melezinin F2 bitkilerinde incelenen 600 adet tohumdan 94 tanesinde kromozom sayısı tespit edilmiştir, incelenen 94 bitkinin 47'sini 2n=29, 2n=30, 2n=31 ve 2n=32 kromozomlu bitkiler oluşturmaktadır. 2n=39 kromozoma sahip 1 bitki bulunurken 2n=42 kromozoma sahip bitki ise bulunamamıştır. Aynı zamanda kromozom sayısı ile gruplara ayrılan F2 tohumlan arasında bir ilişki saptanmamıştır. 5. Kromozom sayılan belli bitkilerden alınan başaklarda yapılan inceleme sonucu polen canlılığı 2n=29 kromozomlu bitkilerde en yüksek i% 92.3), 2n=39 kromozomlu bitkide ise en düşük (% 615) bulunmuştur.-68. 6. Kromozom sayıları belli olan bitkilerde metafaz-I safhasında kromozom eşleşmeleri incelendiğinde kromozom sayısı 2n<=28 ve 2n=42ye yaklaşıldıkça univalent sayısının azaldığı, 2n=28 ve 2n-42 kromozomlu bitkilerden 2n»35 kromozomlu bitkiye yaklaşıldıkça univalent sayısının arttığı saptanmıştır. Aynı zamanda steril ' ve fertti kromozom kombinasyonlarının da meydana geldiği belirlenmiştir. 7. F2'de yapılan mayoz araştırmalarında 2n=28 kromozomlu bitkilerin metafaz I'de 14*1 kromozom eşleşmesi gösterdiklerinden dizomik, 2n=41 kromozomlu bitkilerin 20II+1I kromozom eşleşmesi gösterdiklerinden monozomik, 2n=40 kromozomlu bitkilerin ise 19I1f2I kromozom eşleşmesi gösterdiklerinden çift monozomik olduklar anlaşılmıştır. Kromozom sayılan bakımından orto sıralarda yer alanlarda metafaz I'de fazla sayıda (5-6) univalent görülmüştür. 8. Kromozom sayılan belli bitkilerin dışında yetiştirilen F2 bitkileri başak tiplerine göre tetraploid ve hekzaploid fenotipik gruplara ayrılmış ve ayrıcada bitki boylarına göre de gruplandırılmıştır. iki grupta da tetraploid başak tipleri gösteren bitkiler çoğunluğu oluşturmuştur. 9. Anaçlar ve F2 bitkilerinin göstermiş olduklar varyasyondan dolayı bitki boyu, başak uzunluğu, başakta başakçık ve dane sayısı karşılaştırmıştır. En düşük bitki boyu 82.25 cm ile F2 (AxB) bitkilerinde, en yüksek ise 9835 Balcah-85 çeşidinde ; en uzun başak uzunluğu 8.88 cm ile Seri-82, en kısa başak uzunluğu ise 7.13 cm ile Balcah-85 çeşidinde ; başakta en fazla başakçık sayısı 20.65 adet ile Balcah-85 çeşidinde, en düşük ise 17.35 adet ile F2(AXB) bitkilerinde ; başakta en fazla dane sayısı 48.73 ile Seri-82 çeşidinde, en düşük ise F2 (AXB) ( 13.93 adet) bitkilerinde bulunmuştur. 10. Kromozom sayılan belli F2 bitkilerinde başak uzunluğu, başakta dane sayısı, başakta dane ağırlığı ve bin dane ağırlığı incelenmiştir. Başak uzunluğu ortalama 8.81 cm olup, 2n=34 kromozomlu bitkilerde en yüksek (9.90 cm), 2n=29 kromozomlu bitkilerde ise en düşük (6.38 cm) ; başakta ortalama dane sayısı 12.81 adet.olup 2n=29 kromozomlu bitkilerde en yüksek (42.45 adet), 2n=3Ş kromozomlu bitkilerde ise en düşük (1,30 adet) ; başakta dane ağırlığı ortalama1 036 gr olup 2n»29 ve 2n=28 kromozomlu bitkilerde en yüksek (0.73 ve 0.6/ gr ), 2n=33 kromozomlu bitkilerde en düşük (0.04 gr) ; bin dane ağırlığı ortalama 33.91 gr olup 2n=39 kromozomlu tek bitkide en yüksek (39.86 gr), 2n=31 kromozomlu bitkilerde ise en düşük (29.04 gr) bulunmuştur.

Bitki morfolojisiBuğdayEkmeklik buğday+4
Hakan Özkan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1993
00
DoktoraAçık ErişimTR

Tuzluluk stresinin bazı nohut çeşitlerinde çimlenme, bitki gelişimi ve simbiyotik sisteme etkisi

xmt iv ÖZ Bu çalışma, tuzluluk stresinin nohutun çimlenmesine, bitki gelişimine ve simbiyotik sisteme olan etkisini araştırmak için yapılmış ve nohutta etkili spesifik Rhizobium hatları kullanılarak tuzluluğa gösterilen tolerans mineral azot verilmiş bitkilere kıyaslanarak incelenmiştir. Artan tuzluluk konsantrasyonları çimlenme yüzdesini 75 mM'dan sonra düşürmüştür. Fidelerin kuru ve yas ağırlığı, radikula ve plumula boyları, vigor indeksi, kuru ağırlık stres indeksi, fide boyu stres indeksi 50 mM NaCl dozundan sonra düşmüştür. Çimlenme testleri sonuçlarına göre denenen çeşitlerden ILC-482 ile ILC-195 çeşitleri FLIP 84-19C ve FLIP 85-14C çeşitlerine göre daha iyi performans göstermiştir. Ayrıca, ILC-482 ve ILC 195 değişik toprak tuzluluğu koşullarında Rh.429, Rh.620, Rh.lQ02 Rhizobium hatları ile inokule edilerek veya mineral azot verilerek yetiştirilmiş ve tuzluluğun bitkinin gelişimi nodulasyon ve simbiyotik sisteme olan etkisi araştırılmıştır. Tuzluluk, bitkinin kök gelişimini, sürgün gelişimini, nodulasyonunu olumsuz olarak etkilemiş ve bitkinin azot içeriğini istatistiki olarak düşürmüştür. Rhizobium hatları kontrol ve % 1 NaCl tuzluluğu koşulunda her iki çeşitte de efektif simbiyoz oluşturmuştur. Kök gelişimi, sürgün gelişiminden daha fazla etkilenmiş ve mineral azot verilmesi bitkinin tuzluluktan etkilenmesini azaltmıştır.

Bitki gelişimiNohutSimbiyotik+3
Saim Özdemir
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1993
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova koşullarında anason (Pimpinella anisum)'da farklı ekim zamanlarının verim ve kaliteye etkisi

VI ÖZ Bu araştırma anasonun Çukurova koşullarında tarım olanaklarını incelemek drog verimi, uçucu yaş miktarı ve kalitesi yönünden optimum ekim zamanını saptamak amacıyla yapılmıştır. Altı farklı ekim zamanı (Ekim, Kaçım, Aralık, Ocak. Şubat, Mart) uygulanmış ve en yüksek tohum verimi 58; 75 kg/da ile Kasım ayı ekiminden, en yüksek uçucu yağ oranı % 2.70 ile Aralık ayı ekiminden elde edilmiştir. Geç ekimlerde nem, yağışlar ve vejatosyon sonlarına doğru artan sıcaklık nedenleriyle dane verimi ve kalitesi olumsuz etkilenmiştir.

AnasonEkim zamanıTarla bitkileri+1
Şengül Nacar
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1994
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova bölgesi doğal vejetasyonunda bulunan bazı tek yıllık yonca türlerinin (Medicago scutellata, Medicago orbicularis, Medicago polymorpha) sitolojik, morfolojik ve biyolojik özellikleri üzerine bir araştırma

78 5. ÖZET Bu araştırma, Çukurova Bölgesi doğal vejetasyonlarında yaygın olarak bulunan üç tekyıllık yonca türünün (Medi cago scutel lata, Medicago orbicularis ve Medi cago polymorpha) sitolojik, mor-folojik ve biyolojik özelliklerinin saptanması amacıyla sürdürülmüştür. Araştırmada, incelenen türlerin somatik kromozom sayıları, kromozom mor-foloji leri, yaprak, sap, kök, çiçek tozu ve tohum özellikleri incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular aşağıda özetlenmiştir. 1. Canakvari yonca (Medicago scutel lata) ' da kromozom sayısı 2n=30, Diskvari yonca (Medicago orbicularis) ' da kromozom sayısı 2n=16 ve Pıtraklı yonca (Medicago polymorpha) ' da ise 2n=14 olarak bulunmuştur. Bu türlerde kromozom boylarının sırasıyla PL. scutel lata' da 1.635 u ile 3.082 m, tU. orbicularis' de 1.434 « ile 2.140 ju ve M. polymorpha' da ise 1.763 u ile 3.095 u arasında olduğu tesbit edilmiştir. Ayrıca, bu türlerde kromozomların ortalama kol indekslerinin ise sırasıyla, M^. scutel lata' da 0.662 ile 0.8B2, M;, orbicularis' de 0.775 ile 0.828 ve M. polymorpha' da ise 0.586 ile 0.836 arasında olduğu tesbit edilmiştir. 2. incelenen türlerde çenek yaprağı uzunluk ortalaması 7.735-19.585 mm, genişlik ortalaması 3.478-9.425 mm, uzunluk/genişlik oranları 1.91-3.38 olarak bulunmuştur. ilk tekli yaprağın uzunluk ortalaması 5.475-11.865 mm, gen işlik ortalaması 7.295-10.475 mm vb uzunluk/genişlik oranları 0.735-1.128 arasında bulunmaktadır, üçüncü yaprakta bir yan yaprakcıgın uzunluk ortalamsı 6.338-10.423 mm, genişlik ortalaması 7.135-7.883 ve uzunluk/genişlik oranları 0.892- 1.323 arasındadır, üçlü yapraklarda orta yaprakcıgın uzunluk ortalaması 12.073-26.097 mm, genişlik ortalaması 11.936- 20.456 mm, uzunluk/genişlik oranları 0.989-1.359 arasında oldukları anlaşılmıştır.79 3. Türlerimizde çiçek uzunluğu ortalama 4.407-7.638 mm, bayrak genişliği 3.178-4.569 mm arasında değişmektedir. Salkımlardaki çiçek sayıları ise 1-4 arasında değişmiş ve çiçek renkleri sarı rengin tonları olarak tanımlanmıştır. 4. Çeşitlerimizin çiçek tozlarında uzunluk ortalaması 38.623-42.518 mikron, genişlik ortalaması 34.888-39.942 mikron arasında bulunmuştur. Çiçek tozu şekillerinin de ig- silindir ve küreseldir. 5. Denemeye aldığımız tekyıllık yoncaların meyve yüksekliği ortalama 4.832-9.349 mm, meyve çapı 9.722-16.161 mm, meyve diken uzunluğu 2.319" dur. Aynı türlerin meyvelerinde kıvrım sayıları 3-10 arasında, meyve kıvrım yönü saat aksi yönünde ve meyve şeklinin küresel veya silindirik olarak bulunmuştur. Meyvelerin, |1 orbicularis ve M. polymorpha türlerinde tüysüz, diğerinde ise tüylü olduğu anlaşı lmıştır. 6. Çalışma materyalimizin tohum uzunluğu ortalama 2.738- 4.942 mm, tohum genişi 1 iğinin ise bütün türlerde tohum renginden acık birer benek halinde bulunduğu görülmüştür. Tohum renklerinin sarı-kahverengi nin tonları olduğu anlaşı lmıştır. 7. Deneme türlerimizin 1000 dane ağırlıklarının 3.345- 15.978 gr arasında değiştiği saptanmıştır. 8. Türlerimizin sap uzunluğu ortalamsı 20.390-40.255 cm, sap kalınlığı ortalaması ise 1.620-3.095 mm arasında yer almaktadır. Türlerdeki dal sayısının 1-12 arasında değiştiği görülmüştür. Sap kesitlerinin ise bütün türlerde kareye yakın köşeli ve içlerinin özlü olduğu, sap tüylülügü yönünden farklılıklara rastlandığı, M_;_ orbicularis ve ÇU. polymorpha türlerinin yatık habituslu olduğu saptanmıştır.80 9. üzerinde çalıştığımız tekyıllık yoncaların vejetayon devreleri sonunda kök uzunlukları ortalamasının 20.910-25.885 cm, kök yayılma genişliği ortalamasının da 2.238-2.988 cm arasnda değiştiği anlaşılmıştır. 10. İncelenen türlerde çiçek tozu canlılığının çimlendirme denemelerinde % 2-18 arasnda, sıvı vazelende ise % 71.0-72. 4 aras'ında değiştiği bulunmuştur. 11. Çalıştığımız türlerin tohumlarında çimlenme oranı sırasıyla % 1-13, % 43-56 ve % 5-28 arasında değişmiştir.

Biyolojik özelliklerMorfolojik özelliklerSitolojik özellikler+3
Yaşar Karadağ
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1994
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova koşullarında farklı tohum miktarlarının iki keten (Linum usitatissumum L.) çeşidinde (Ceres ve Kreola) verim ve verim karakterlerine etkisi üzerine bir araştırma

Çukurova koşullarında iki keten çeşidinde farklı tohumluk miktarlarının önemli agronomik ve fizyolojik özelliklerine olan etkileri ve bunların verimle olan ilişkilerinin inccelendiği bu çalışma Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma Alanında 1992-93 yetiştirme sezonunda, Bölünmüş parsellerdeneme deseninde üç tekerrürlü olarak yapılmıştır. Tohumluk miktarları 3 kg/da, 6 kg/da, 9 kg/da ve 12 kg/da olarak alınmıştır. Parsel boyu uzunluğu 5 m ve her parselde 8 sıra olacak şekilde ekim yapılmıştır. Araştırma sonuçları aşağıda özetlenmiştir; 1. Bitki Boyu (cm): Yapılan istatistik! analiz neticesinde bitki boyu üzerine tohumluk miktarının etkisinin önemli çıkmadığı, çeşitlerin kendi aralarında önemli farklılıklar olduğu saptanmıştır. Çeşitlerin ortalama değerlerine göre en uzun bitki boyu Kreola çeşidinde 81,75 cm ve Ceres çeşidinde ise 79.425 cm bulunmuştur. Fakat bitki boyu tohumluk miktarı artarken yükselmiş ve belli bir sıklıktan sonra azalmaya başlamıştır. 2. Teknik Sap Uzunluğu (cm): Teknik sap uzunluğu üzerine hem çeşit hemde tohumluk miktarı etkili olmuştur. Çeşitler ortalamasına göre Ceres'te 60.35 cm ve Kreola'da 62 cm uzunluk bulunmuştur. Tohumluk miktarı ortalamalarına göre ise en yüksek değer 9 kg/da tohumluk miktarında 63.2 cm ve en düşük değer ise 3 kg/da tohumluk miktarında 58.7 cm olarak bulunmuştur. 3. Dal Sayısı (adet/bitki): Dal sayısı üzerine tohumluk miktarı etkili olmuştur. Tohumluk miktarlarının ortalamasına göre en fazla dal sayısına 3 kg/da tohumluk miktarında 4.25 adet/bitki ile ve en düşük dal sayısına 2.75 adet/bitki ile 12 kg/da tohumluk miktarında ulaşılmıştır. 4. Kapsül Sayısı (adet/bitki): Kapsül sayısı üzerine tohumluk miktarı etkili olmuştur. Tohumluk miktarlarının ortalamalarına göre en fazla kapsül sayısı 64.85 adet ile 3 kg/da tohumluk miktarında ve en düşük kapsül sayısı ise 36.47 adet ile 12 kg/da57 tohumluk miktarında bulunmuştur. 5. Kapsüldeki Dane Sayısı (adet/kapsül): Kapsüldeki dane sayısı üzerine tohumluk miktarı etkili olmuştur. Tohumluk miktarlarının ortalamalarına göre en fazla dane sayısı 3 kg/da tohumluk miktarında 8.60 adet ve en düşük dane sayısı ise 12 kg/da tohumluk miktarında 7.25 adet olarak bulunmuştur. 6. Bin Dane Ağırlığı (gr): Bin dane ağırlığı üzerine tohumluk miktarı etkili olmuştur. En yüksek bin dane ağırlığına 6 ve 9 kg/da tohumluk miktarlarında 7.7 gram olarak ve en düşük ağırlığı ise 12 kg/da tohumluk miktarında 7.3 gram olarak bulunmuştur. 7. Yağ Oranı (%): Yağ oramna çeşit ve tohumluk miktarının istatistiki olarak önemli etkisi görülmemiştir. Tüm tohumluk miktarlarında yaklaşık %38 yağ içeriği bulunmuştur. 8. Biyolojik Verim (kg/da): Biyolojik verime tohumluk miktarları önemli etkide bulunmuştur. En yüksek biyolojik verime 419.5 kg/da ile 9 kg/da tohumluk miktarında ve en düşük rakam ise 343.4 kg/da ile 3 kg/da tohumluk miktarında tespit edilmiştir. 9. Sap Verimi (kg/da): Sap verimi üzerine tohumluk miktarları önemli etkide bulunmuştur. En yüksek sap verimine 12 kg/da tohumluk miktarında 318.1 kg/da ve en düşük verim ise 3 kg/da tohumluk miktarında 240.5 kg/da olarak tespit edilmiştir. 10. Dane Verimi (kg/da): Dane verimi üzerine hem çeşit hem de çeşit x tohumluk miktarı interaksiyonu önemli çıkmıştır. En yüksek dane verimine 132.9 kg/da ile KREOLA çeşidinde 9 kg/da tohumluk miktarında ve en düşük dane verimi ise 56.38 kg/da ile CERES çeşidinde 12 kg/da tohumluk miktarında tespit edilmiştir. Sonuç olarak; yaptığımız bu çalışma neticesinde en yüksek dane verimine 132.9 kg/da ile 9 kg/da tohumluk miktarında KREOLA çeşidinde ulaşılmıştır. Ancak yapılan istatistiki analiz neticesinde 6, 9 ve 12 kg/da tohumluk miktarları aym grupta değerlendirildiğinden ekonomik açıdan 9 kg/da tohumluk miktarı yerine 6 kg/da değeri kullanılabilir. Çeşitlerden Kreola, Ceres çeşidine göre daha verimli olmuştur.

KetenTarla bitkileriTohumlar+2
Mehmet Özüstün
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1994
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova koşullarında hyoscyamus niger'de ( siyah banotu ) farklı ekim ve hasat zamanlarının drog verimleri ve alkaloit oranlarına etkisi

Bu çalışma Çukurova üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma alanında, Eylül 1993-Agustos 1994 tarihleri arasında bölünmüş parseller deneme desenine göre 4 tekrar i amali olarak yürütülmüştür. Deneme 5 farklı ekim zamanı < ikisi sonbahar, üçü ilkbahar) ve üç değişik hasat zamanında s Sırasıyla III. IV. ve V. ekim zamanlarında 87.62-47.37 cm., 88. 47-39. 78 cm., »86.59-51.69 cm. arasında değişim göstermiştir. 8e 1 isme dönemlerine göre de »ICiçe-k lenme öncesi, çiçek lenme sırası ve sonrası) bitki boylarında değişim görülmüştür. En yüksek değer <5i.69 cm.) çiçeklenme sırasında erlde edilmiştir. S, Yeşil Herba Verimi ikç/da> s Sırasıyla III. IV. ve V. ekim zamanlarında 313.64-586.38 kg/da, 808.81-875.45 kg/da, 558. 54 -SOS.79 kg /d a arasında deQ işim gös ter mistir. Be 1 i şme dönemlerine göre de <çiçek lenme öncesi, çiçeklenme sırası ve sonrası) yeşil herba verimlerinde değişim göstermiştir. En yüksek değer <808.79 kg/da) çiçeklenme sırasında elde edi İmiştir. 3.Drog Herba Verimi Ckg/da> s Sırasıyla III. IV. ve V. ekim zamanlarında 39.47-177.64 kg/da, 3i.84-59.13 kg/da ve 77.98- 178.07 kg/da arasında değişim göstermiştir. Gelişme dönemlerine göre de (çiçeklenme öncesi, çiçeklenme sırası ve sonrası) drog herba verimlerinde değişim göstermiştir. En yüksek değer (177.64 kg/da) çiçeklenme sonrasında elde edilmiştir. 4. Drog Folia Verimi s Sırasıyla III. IV. ve V. ekim zamanlarında 3i.90-48. 15 kg/da, 21.63-84.80 kg/da ve 55.81- 78.85 kg/da arasında değişim göstermiştir. Gelişme-44- dönemlerine göre de {çiçeklenme öncesi, çiçeklenme Birası vb sonrası) drog folia verimlerinde değişim göstermiştir.En yüksek değer {78.25 kg /da > çiçeklenme sarasında elde edi İmiştir. 5. Total Alkaloit Oranı Anahtar Kelime: Alkaloidler = Alkaloids ; Drog verimi = Drug yield ; Ekim zamanı = Sowing date ; Hasat zamanı = Harvesting date ; Tarla bitkileri = Field crops ; Çukurova bölgesi = Çukurova region

AlkaloidlerDrog verimiEkim zamanı+3
M.necat İzgi
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1994
00