
917
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Toprağa ve yaprağa uygulanan bor gübrelemesinin pamuğun büyümesi ve verimine etkisi
ÖZYÜKSEK L SANS TEZTOPRA A VE YAPRA A UYGULANAN BOR GÜBRELEMES N NPAMU UN BÜYÜMES VE VER M NE ETK SMehmet Ha im M EKÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARLA B TK LER ANAB L M DALIDan man : Yrd.Doç.Dr. Özgül GÖRMÜY l-Sayfa : 2006-102Jüri : Yrd.Doç.Dr. Özgül GÖRMÜ: Prof. Dr. Saliha KIRICI: Yrd.Doç.Dr. Ayfer TORUNÇal ma, 2004 y l nda Çukurova Bölgesi ko ullar nda topra a (ekimle birlikte1.5, 3.0 ve 4.5 kg/da) ve yapra a (ekimden 45, 60 ve 90 gün sonra 200 ml/da) boruygulamalar n n pamu un (Gossypium hirsutum L.) büyüme, verim ve verimunsurlar na etkisini belirlemek amac yla yürütülmü tür.Ara t rma sonuçlar na göre, bor uygulamalar n n, incelenen ço u tar msalözelliklerde, kontrola oranla önemli düzeyde farkl l k olu turdu u belirlenmi tir.Ekimden 130 gün sonra yap lan örneklemelerde, en yüksek toplam kuru maddea rl , en yüksek yaprak alan indeksi, en yüksek generatif kuru madde a rl veen yüksek koza kuru madde a rl ekimden 60 gün sonra yapra a 200 ml/da boruygulamalar ndan elde edilmi tir. Hasat döneminde yap lan gözlemlerde; en yüksekkoza say s n n, koza a rl n n, ç rç r rand man n n ekimden 60 gün sonra yapra a200 ml/da uygulamas ndan elde edildi i saptanm t r. En yüksek kütlü verimiekimden 60 gün ve 45 gün sonra yapra a 200 ml/da bor uygulamalar ndan eldeedilmi tir (s ras yla, 395 kg/da ve 387 kg/da).Tüm uygulamalar içerisinde en dü ükkütlü verimi (330 kg/da) ekimle birlikte topra a 1.5 kg/da bor uygulamas ndaolu mu tur. En yüksek lif verimleri ekimden 60, 45 ve 90 gün sonra yapra a 200ml/da uygulamalar nda saptanm t r.Anahtar Kelimeler: Pamuk, Bor Gübrelemesi, Verim, Kuru Madde A rlI
Diyarbakır ekolojik koşullarında yetiştirilen fesleğen (Ocium basilicum L. ) popülasyonlarının agronomik ve kalite özellikleri
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİDİYARBAKIR EKOLOJİK KOŞULLARINDA YETİŞTİRİLENFESLEĞEN (Ocimum basilicum L.) POPÜLASYONLARININAGRONOMİK VE KALİTE ÖZELLİKLERİLütfiye ERŞAHİNÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARLA BİTKİLERİ ANABİLİMDALIDANIŞMAN : Prof. Dr. Menşure ÖZGÜVENYıl : 2006, Sayfa : 49Jüri : Prof. Dr. Menşure ÖZGÜVEN: Prof. Dr. Saliha KIRICI: Yrd. Doç. Dr. Abdülhabip ÖZELBu araştırma, 2004 yılında Güneydoğu Anadolu Tarımsal Araştırma EnstitüsüMüdürlüğü'nün deneme alanında yürütülmüştür. Araştırmanın amacı Diyarbakırekolojik koşullarında farklı fesleğen (Ocimum basilicum L.) (Adana, Osmaniye,İzmir ve Diyarbakır) popülasyonlarının verim ve kalite özelliklerini belirlemektir.Deneme 30x70 cm dikim sıklığında planlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; bitkiboyu 37.13- 82.07 cm; dal sayısı 10.67-27.47 adet; taze herba verimi 421.0-3197.0kg/da; kuru herba verimi 78.4-644.1 kg/da; kuru yaprak verimi 54.7-339.3 kg/da vekuru yapraktaki uçucu yağ oranı % 0.49-1.25 olarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak,Diyarbakır koşullarında Adana küçük yapraklı ve Diyarbakır Top Fesleğenpopülasyonlarının verim ve kalite açısından üstün olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Ocimum basilicum, Popülasyon, Biçim Zamanı, Kuru YaprakVerimi, Kuru Yaprakta Uçucu Yağ Oranı
Kahramanmaraş koşullarında üç mısır çeşidinde farklı bitki sıklığının verim ve bazı özelliklere etkisi
ÖZDOKTORA TEZKAHRAMANMARA KO ULLARINDA ÜÇ MISIR ÇE D NDE FARKLIB TK SIKLI ININ VER M VE BAZI ÖZELL KLERE ETK SMerve R KCÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARLA B TK LER ANAB L M DALIDan man : Prof. Dr. Yusuf KIRTOKYl : 2006 Sayfa:116Jüri : Prof. Dr. Yusuf KIRTOK: Prof. Dr. Ahmet Can ÜLGER: Prof. Dr. Mustafa ÇÖLKESEN: Prof. Dr. Sadrettin KARAALTIN: Prof. Dr. Turan SA LAMT MURBu ara t rma, Kahramanmara ko ullar nda, 2004 - 2005 y llar nda, farkl s raüzeri mesafeleri ile ikinci ürün m s r çe itlerinde, verim ve verim unsurlar n nbelirlenmesi amac yla yap lm t r. Çal mada, be farkl ekim s kl (70x10, 70x14,70x18, 70x22, 70x26) ile Borja, Girona, Donana hibrid m s r çe itleri kullan lm t r.Deneme bölünmü parseller deneme desenine göre, 3 tekerrürlü olarakyürütülmü tür.Ara t rma sonuçlar na göre, s ra üzeri mesafesi artt kça tepe püskülü ve koçanpüskülü ç karma süreleri, bitki boyu, ilk koçan yüksekli i k sal rken, sap kal nl ,koçan boyu, koçan çap , koçanda tane say s , koçanda tane a rl , koçanda s rasay s , tek koçan a rl , bin tane a rl yükselmi tir.Bu ara t rmada; tane verimi bak m ndan en yüksek verim Donana çe idindenve 70x18 cm s ra üzeri mesafesinden elde edilmi tir.Anahtar Kelimeler: M s r, S ra Üzeri Mesafe, Verim, Verim UnsurlarI
Kahramanmaraş koşullarında farklı bitki sıklıklarının kışlık ve yazlık ekilen bazı nohut çeşitlerinde (Cicer arietinum L. ) verim ve verim ile ilgili özelliklere etkisi
ÖZDOKTORA TEZKAHRAMANMARA KO ULLARINDA FARKLI B TK SIKLIKLARININKI LIK VE YAZLIK EK LEN BAZI NOHUT ÇE TLER NDE (Cicerarietinum L.) VER M VE VER M LE LG L ÖZELL KLERE ETK SDidem Y TO LUÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARLA B TK LER ANAB L M DALIDan man : Prof. Dr. A.Emin ANLARSALYl : 2006, Sayfa: 163Jüri : Prof. Dr. A.Emin ANLARSALProf. Dr. Hasan GÜLCANProf. Dr. Mustafa ÇÖLKESENProf. Dr. Veyis TANSIYrd. Doç. Dr. B. Tuba B ÇERBu ara t rma, Kahramanmara bölgesinde nohutta (Cicer arietinum L.), enuygun ekim zaman , çe it ve ekim s kl n saptamak amac yla, KahramanmaraTar msal Ara t rma Enstitüsü deneme alan nda 2003-04 ve 2004-05 y llar nda erkenilkbahar ve erken k ekimleri halinde bölünmü parseller deneme desenine göre,dört tekrarlamal olarak yürütülmü tür.Ara t rmada, iki ekim zaman (Erken K ve Erken lkbahar) ve s kl n n (15,25, 35 ve 45 bitki/m2) dört nohut çe idinde ( zmir-92, Menemen-92, Akçin-91 veDiyar-95) verim ve verimle ilgili özelliklere etkisi incelenmi tir.Ara t rma sonucunda her iki y lda ele al nan farkl ekim zaman ve s kl klar ntane verimi üzerine istatistiksel olarak önemli etkide bulundu u saptanm t r. Eleal nan çe itlerde tane verimi de erleri 2003-04 y l nda erken k ekimlerinde 156.6-255.4 kg/da, erken ilkbahar ekimlerinde 126.8-216.4kg/da; 2004-05 y l nda erken kekimlerinde 148.3-236.0 kg/da, erken ilkbahar ekimlerinde 120.3-215.7kg/da; ikiy ll k birle tirilmi ortalamalarda ise erken k ekimlerinde 152.4-245.7 kg/da, erkenilkbahar ekimlerinde 123.5-216.0 kg/da aras nda de i mi tir. ki y ll k birle tirilmiortalamalara göre, en yüksek tane verimi Menemen-92 ve Diyar-95 çe itlerinden vem2'de 45 bitki ekim s kl ndan elde edilmi tir.Anahtar Kelimeler: Nohut (Cicer arietinum L.), çe it, ekim zaman , ekim s kl ,verimI
At dişi mısırda (Zea mays indentata Sturt. ) diallel melez analizleri ile bazı tarımsal ve tane kalite özelliklerinin kalıtımı üzerinde araştırmalar
Bu çalışma, 6 kendilenmiş mısır hattı ile bunların 30 F1 melezini içeren tam diallelmelez mısır populasyonunda verim ve verim komponentleri için; genetik yapıyı, genel ve özeluyum yeteneklerini ve melez güçlerini belirlemek için yapılmıştır. Melezlerin yer aldığıdeneme, 2004 yılında, Çukurova koşullarında ana ürün yetiştirme sezonunda 3 tekerrürlüolarak tesadüf blokları deneme deseninde kurulmuştur.Varyans analizi sonuçlarına göre, incelenen tüm özellikler yönünden F1 melezleriarasındaki varyasyonun önemli olduğu saptanmıştır.İncelenen özelliklerden bitki boyu, koçan yüksekliği, sap kalınlığı, koçan uzunluğu,koçanda tane sayısı, tane oranı, tanede protein, nişasta ve yağ oranlarında üstün dominantlık,koçan kalınlığı, koçanda tane ağırlığı ve tane verimi özelliklerinde ise eksik dominantlıkbelirlenmiştir.İncelenen tüm özelliklerde genel ve özel uyum yetenekleri önemli bulunmuştur. Geneluyum yeteneği, koçan yüksekliği ve koçan uzunluğu hariç diğer tüm özelliklerde özel uyumyeteneğinden daha yüksek bulunmuştur. 1 ve 6 numaralı ebeveynler çeşit geliştirme amacıylaönerilebilecek en uygun hatlar olarak belirlenmiştir. Tane veriminde ortalama %60.9heterosis, %40.8 heterobeltiosis belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Mısır, diallel melez, genel ve özel uyum yetenekleri, heterosis,heterobeltiosis.
Çukurova bölgesinde farklı sıra arası ve hasat zamanlarında kediotu (Valeriana officinalis L. ) bitkisinin verim ve uçucu yağ kalitesinin araştırılması
ÖZDOKTORA TEZÇUKUROVA BÖLGES NDE FARKLI SIRA ARASI ve HASATZAMANLARINDA KED OTU (Valeriana officinalis L.) B TK S N N VER MVE UÇUCU YAĞ KAL TES N N ARAŞTIRILMASID. Alpaslan KAYAÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARLA B TK LER ANAB L M DALIDanışman : Prof. Dr. Saliha KIRICIYıl : 2006Sayfa :114Jüri : Prof. Dr. Saliha KIRICI: Prof. Dr. Menşure ÖZGÜVEN: Prof. Dr. E. Sultan G RAY: Yrd. Doç. Dr. Abdulhabip ÖZEL: Yrd. Doç. Dr. Ahmet MERTÇukurova Bölgesi Kıraç arazi koşullarında farklı çeşit, sıra aralığı ve hasatzamanlarının Valeriana officinalis L. bitkisinin verim ve uçucu yağ kalitesininaraştırıldığı bu çalışma 2003-2004 ve 2004-2005 yetiştirme sezonlarında ÇukurovaÜniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü kıraç deneme alanlarındayürütülmüştür. Tarla denemeleri bölünen-bölünmüş parseller deneme desenine göreüç tekrarlamalı olarak düzenlenmiştir. Ana parseli çeşitler (Anton ve Mehrfahrig), altparselleri hasat zamanları (Haziran ve Temmuz) ve altın altındaki parselleri ise sıraaralıkları (25 cm, 50 cm ve 75 cm) oluşturmuştur.Bu çalışmada, Valeriana officinalis L. bitkisinin Çukurova Bölgesi'nderahatlıkla yetiştirilebileceği, kuru kök verimi açısından denemeye alınan Antonçeşidinin bölgeye daha uygun olduğunu ve en uygun sıra aralığının en dar sıra arasımesafe olan 25 cm sıra aralığı uygulaması olduğu belirlenmiştir (331 kg/da). Uçucuyağ verimi için en uygun hasat zamanının Haziran ayı ve en uygun sıra aralığının da25 cm olduğu tespit edilmiştir. Çukurova Bölgesinde yetiştirilen V. officinalis L.uçucu yağında 79 adet bileşik tanımlanmıştır. Sonuç olarak, her iki çeşidin de anabileşenlerinin bornil asetat (% 14.8-30.8) ve valerenal (% 8.4-19.7) olduğu, bunlarısırasıyla kamfen (% 1.6-12.4), sedran-diol (% 1.3-9.8), spatulenol (% 2.2-9.0), α-pinen (% 2.7-6.5) ve fençen (% 3.2-6.1) izlediği belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Kediotu, Valeriana officinalis L., Agronomik Özellikler,Verim, Uçucu Yağın Kalitesi, GC-MS analizi.
Çukurova sulu koşullarında suni mera tesisinde ak üçgülle (Trifolium repens L.) karışıma girebilecek çok yıllık buğdaygil yembitkilerinin ve bunların en uygun karışım oranlarının saptanması
ÖZDOKTORA TEZÇUKUROVA SULU KOŞULLARINDA SUN MERA TES S NDE AKÜÇGÜLLE (Trifolium repens L.) KARIŞIMA G REB LECEK ÇOK YILLIKBUĞDAYG L YEMB TK LER N N VE BUNLARIN EN UYGUN KARIŞIMORANLARININ SAPTANMASIbrahim ATIŞÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARLA B TK LER ANAB L M DALIDanışman: Prof. Dr. Rüştü HAT POĞLUYıl: 2006, Sayfa: 166Jüri: Prof. Dr. Tuncay TÜKELProf. Dr. Hasan Rüştü KUTLUProf. Dr. Turan SAĞLAMT MURYrd. Doç.Dr. Nafiz ÇEL KTAŞBu araştırma, Çukurova sulu koşullarında suni mera tesisinde ak üçgüllekarışıma girebilecek çok yıllık buğdaygil yembitkilerinin ve bunların en uygunkarışım oranlarının belirlenmesi amacıyla 2002-2005 yılları arasında yürütülmüştür.Araştırmada ak üçgülle (Trifolium repens L.), çokyıllık çim (Lolium perenne L.),domuz ayrığı (Dactyls glomerata L.) ve kamışsı yumak (Festuca arundinaceaeSchreb.) türlerinin ikili (ak üçgül + bir buğdaygil) ve üçlü karışımları (ak üçgül + ikibuğdaygil) oluşturulmuştur. Oluşturulan karışımlara ak üçgül % 20, % 30 ve % 40oranlarında katılmış, ak üçgülün bu oranına göre buğdaygiller ikili karışımlarda %80, % 70 ve % 60, üçlü karışımlarda ise % 40, % 35 ve % 30 oranlarında yeralmıştır.Araştırma sonuçları, ak üçgülün tesis hızının çok yavaş olduğunu, ancak tesisyılından sonraki yıllarda botanik kompozisyon içindeki oranını önemli derecedearttırdığını, çok yıllık çimin ise ekilen türler içerisinde en hızlı tesis olan türolduğunu, ancak kısa ömürlü bir tür olduğunu göstermiştir. Kullanılan domuz ayrığıçeşidinin (Fleurance) ise bölgenin ekolojik koşullarına adapte olamadığı sonucunavarılmıştır. Kamışsı yumak ak üçgülle en iyi rekabet edebilen ve girdiği karışımlardagenellikle yüksek verimin elde edildiği tür olmuştur. Ham protein oranı ve NDForanları bakımından, çok yıllık çim ve domuz ayrığı ile ak üçgülün yer aldığı ikili veüçlü karışımların daha kaliteli ot ürettiği belirlenmiştir.Karışımların ekiminde kullanılan farklı karışım oranları ise incelenen özelliklerbakımından anlamlı ilişkiler ortaya koymamıştır. Ayrıca, kullanılan türlerin tamamıyaz döneminde dormant hale geçmiş ve tümünün ot üretimi önemli derecedeazalmıştır.Anahtar Kelimeler: Suni Mera, Çokyıllık Karışımlar, Verim, Kalite
İkinci ürün mısırda farklı sulama zamanlarının fotosentetik su kullanım etkinliği ve bununla ilgili diğer yaprak özelliklerine etkisi
biyokütle.i §g iÿ ıö ö óü¢§ Â¥ £¡IÿXû1ıDbùh0S8ÃöX$ı¦ ¤ ¢  þ þ ü û ÷ úùø ÷ö ô à à Ãà à à ô Çã Ã40UG¡ÂgÃIãyaprak alan indeksi, net Anahtar Kelimeler :ÂUbg%Q§D!h4¡³§iT¢¹8Ã©Ö Çãà Ãã Ã Û Ãà û à à ã ìã ä à Ãà Ûà Ûà Ãà çà à Çà ë ÃÃ Ã Ã Û Â Ûã Ûã Ç Ãà 1iÃI1Ãò§G8IDThñUT¡0Isà 4i1hThÃà Ãà à à â à 4U1g©1UgDU1iII¢XÂà Ãà à à à ÛÃ Ç Ã Ã çÃà à à æ0g§4T{DhITðDTDI4¢8©ÃUbg%{hDÃh4¡ÃUà I§¢ÂGêDBDI8êÂSÃX§gÃÂ8BÃç Ã Ç û à â Ç Ã Ã¬Ã Ã¤ Û Ã Û Ã Ã Ã Ã¨ Ûï Ö Çãà Ãã Ã Û Ãà û à à à à à ì à Çà ë ç Ã Ç Ãà é à à à à à à à à à à D¢80r%{0¹§4UI1ÃÂà ç à è Û Ã ÃÃ Ã Ã Ã Û Ã Ã Ã ççTD¢8XµI{0ThÂà äâà æåä ÃÃ Ã Ã Û Û Ã Ã¤ Ûã Ç Ãà à à Ãà à à â ÃD§1g4U¢Q0iGÂT§á¹DiTgÃ{gD8İ8DîÃhÂSÃÂ8gÃÂ1$bÃÃg%{$DáThÃà à Ãà à à à ÃÃ Ç Ã Ü Ã Û Ã Ã Öà à Ãà à à Ãà à à ÃÃà ÇÃà ÃÃ Ã Ç Ã Ã Ã Â%bÂ4Ã%Q0TX¿4gDi ´£¢Â  Â    ¾  %§¢1½1§I%1xº¹0IGgş4!ÂD·iÂh§ ´ ²ÂÂbgI{²I8s®§IsµDg4i ´¢ »  ¼  Â¢ »¢ Â¢    Â    Â  Â © ¡ ¶ ¤  £ Â    Â  ÂÂÂÂs2 -1©£ ©  ÂÂg³XuD²±k FSKE ise I80 konusunda 125.3 mmol H2O m- konusundan 142.3 mmol H2O m-2s-18g®©T#V0ÂG8§ü§¦ÂÂg!Q§0%1ÂGh§§¡ÂQÂi1S4§¢TÂ0¢4gU§Â8x¢!Âs8DTÂUgDbQDT° ¯  ¥ ¬ « ª     © ¡  ¥ ¤ ¢ £¢   Â   ¡   ¡     Â            Â    Â  Â      Â  Â   Âh010ÂD0§%8Us¢0Â8TG0g§ÂÂr6§§XSU%IG0iIG0i%1§ÂS%§T§¡18X1ÂXS8§Â6§§§¡o p     r ~  ~   }l ~  ~ ~ } r r ~ n | v  s r p q p o nmlm  ~l r ~ll p z  om ~ } r p o p r | z v  x w v y s r p q pnmlm  ~l r ~ll pi%G0U!10U!18z §T8BG8XT{8g#8Tur§§§gÂ¥Uil T0I%TDi%T8 §1§I%1g4§ÂIg§g§ÂD§Â4h1§SG§hTÂ~ } r p o p r | z v y x w v t s r p q p o nm d k Âej  Âee  f  Âd hde Âd  f  ed     Â   Â       ÂT$Â08gDIT§Â©xUbB!8UI4tIsrXXSih§ga §T$b`¡18X1VQ0UTSQIG$DB@86§4010(&d ca ) A 3 C AF ) R y w CHv uH 2 )HF A 'F ' q d p a e d f e d caY R P R ) W E A 2 AF R P HF EC A 9 7 5 ' 3 ' 2 ' ) 'ÂP%¦¢¯¦ üñd!g$§¢ÃÂÃÂûhëdÃÂûhë¯PhÃþ ÂÂ#üôÃ!Âñı ô óò ë ¦ó ¦ô ¦ è ú ûô ê ì ë ù ú þ ò ÿ " ê  êû ¢Âgd¥ìdªüûÂUÂÃPà ¦ ¦Pû ÃhûdPdªüûhëdª¢ªnÂñ¢Â©Â¢Y¥ód§Â¥êÂüôþ n¢X¥ón¡ÃÂ¥ü¯ìñô ö û à ê ì ë û ÿ ñÿ ìÿ ñ ë ñ ë ù ÿ ü ô ê ðû ëû êôû ü þ ÿ ë ¦ úû ¤ óûû þ ÿ þ ôÿ þû ü ûô ù ú ù ÷ û ñ êóò ûô ö ı êóòê ëê ð û è û à ê ê è ç æ æ à à ã à à à ¾ à à ÃÇ Ã Ã Â¼ Ã Ã Ã Â¾Ç Ã Ã Ãà à gÂPP"ø ªÂ%üôY¶ÂQSÃ¥ôvÂYÂäñ'dÃüïü¥ì'hëdéPdÃ¥ ÂÃdäöÃÂâªáÃXà ÃÃCü¥£ h¼d'Ãd¥¢ªÂÜ İıâüà ¯ü¾hÃhöÂg¢PªüÃÃPÂÃÃüÃÂà hï'°¬d ÃFüÂÃhà hÃÃGFüÂY¦PhÃÂï¥ÂdY°ÃüÃdüÃ'dÂ¿Â¢Â¼Ã Ã Ã Ã Ü Û Â¾ ÃÃ Ã Ã Ã Ã Ã Ã Ö Â Ã Ã Ã Â¾Ç Ã Ã Ã Ã Ã Ã Ã Ã Ã Ã Ã Ã ÃÃ Ã Ã Ã Â¾Ç Ã Ã Â Ãà ½ ¾ ½ fotosentetiküşÂ¯Â¥şÂ¢hµd¶WPg9± °h¯¢¯Â¯%v¤gÂ¥¬)P%ªüü¤dü¤gü¥¤£hÂÂÂd¢dü©gÂPP"VÂÂ'©» ȼ ¹ ş µ · µ ´ ² ³ ²    Â  Â Â®  ¦    ¤ « « § © § §  ¦   Â    ¡        Â    ÂProf. Dr. Ahmet Can ÜLGERProf. Dr. Attila YAZARProf. Dr. Müjde KOÇ : JüriSayfa : 130 2006 hÂWÂÂProf. Dr. Müjde KOÇ :  Â¦ÂÂÂÂW Âd¢v¤xvdvÂQQFv ©dR%¢Â© 1©¢R| Ây Ây ~ v x y s z Ây r |y ~ v  s vPd%GÂ1ÂÂÂdS%dv 1z }w { w |y | { x z y s z  Ây Ây ~ xy { z |y { s z uy x w v u t s p r p©R%üQ¢v)VCF¤Â¢V¢qonW¤ühgWeem l e k j i fd9¢ÂGw Â i yw s  w i q  i r    w    q  q r q s p s p  w   Â q s i y w ut s r q q p)'ÂÂÂÂq¢vHqÂdwdFÂCQ"¢rFÂdV¢1¤Gv5ÂW3WV¤¤ÂG)Y¤RHxvWFRG¢FiIh%#GddcWRfgead¤bB`YW&X2QARWVU¢RCSQRQPHGF©¢DC¤%9753¢1)'¢%#8 $ c f & 8 c a &6 6 E & A 4 A T A 4 A E I 8 6 E $ 2 A B A @ 26 86 4 & 0 2 0 # ( &# $" ¤©ü¦¤¢ ! § Â¥ Â¥ £ §¥ £ ¡ÖZ
Donor bitkilerin yetişme koşulları ve farklı kültür sıcaklıklarının ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) anter kültüründe haploid bitki rejenerasyonuna etkileri üzerine bir araştırma
Ekmeklik buğday anter kültüründe genotip, donor bitki yetiştirme koşulları ve anter kültürsıcaklığının haploid bitki rejenerasyonu üzerine etkisini saptamak amacı ile yürütülen bu araştırmada,tarla veya sera koşullarında yetiştirilen üç farklı ekmeklik buğday genotipinden (Seri 82, Genç 99,Balatilla) alınan anterler P2 ortamında dört farklı sıcaklıkta (25 ºC, 27 ºC, 30 ºC, 32 ºC) kültüredilmiştir. Kültüre alınan anterlerde, reaksiyon gösteren anter oranı, 100 anter başına rejenere olanbitki sayısı, yeşil bitki sayısı ve albino bitki sayısı saptanmıştır.Araştırma sonuçları, donor bitki yetiştirme koşullarının anter reaksiyon oranında istatistikselolarak önemli bir farklılık yaratmadığını, genotip ve anter kültür sıcaklığının anter reaksiyon oranındaistatistiksel olarak önemli farklılık yarattığını göstermiştir. Anter reaksiyon oranı ortalamasıgenotiplere bağlı olarak % 0.4 ile % 2.4 arasında değişmiş ve Seri 82 çeşidi incelenen diğer iki çeşidegöre daha yüksek anter reaksiyon oranı ortalaması göstermiştir. Kültür sıcaklığının 25 ºC'den 30ºC'ye kadar artırılması anter reaksiyon oranında artışa neden olmuş ve 30 ºC'de kültür edilen anterler25 ºC'de kültür edilen anterlere göre istatistiksel olarak daha yüksek anter reaksiyon oranı ortalamasıgöstermişlerdir. 32 ºC'de kültür edilen anterler 30 ºC'de kültür edilen anterlere göre istatistikselolarak önemli derecede daha düşük reaksiyon oranı ortalaması göstermişlerdir.Donor bitkilerin yetişme koşulları ve anter kültür sıcaklığı bitki rejenerasyon oranı, yeşil bitkirejenerasyon oranı ve albino rejenerasyon oranını istatistiksel olarak önemli derecede etkilememiştir.Bitki rejenerasyon oranı, yeşil bitki rejenerasyon oranı ve albino bitki rejenerasyon oranı genotiplerebağlı olarak önemli derecede farklılık göstermiş ve Seri 82 çeşidinin söz konusu özellikler açısındanincelenen diğer iki çeşide göre daha üstün olduğu ortaya çıkmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgulara dayanarak, ekmeklik buğday anter kültüründe, haploid bitkirejenerasyonunu etkileyen en önemli faktörün genotip olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Buğday, Genotip, Donor, Anter, Sıcaklık
Çukurova'nın taban ve kıraç koşullarında bazı ekmeklik buğday genotiplerinin morfolojik ve teknolojik özelliklerinin belirlenmesi
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİÇUKUROVA'NIN TABAN VE KIRAÇ KOŞULLARINDA BAZI EKMEKLİKBUĞDAY GENOTİPLERİNİN MORFOLOJİK VE TEKNOLOJİKÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİAhmet KAYAÇukurova ÜniversitesiFen Bilimleri EnstitüsüTarla Bitkileri Anabilim DalıDanışman : Prof. Dr. Tacettin YAĞBASANLARYıl : 2006 , Sayfa : 82Juri : Prof. Dr. Tacettin YAĞBASANLARProf. Dr. Ali ALTANDoç. Dr. Hakan ÖZKANBu çalışma, Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümündentemin edilen 23 adet ekmeklik buğday çeşit ve hattının taban ve kıraç koşullarda morfolojikve teknolojik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Deneme 2004-2005yetiştirme mevsiminde taban ve kıraç koşullarda olmak üzere iki lokasyonlu olarak, tesadüfblokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulmuştur.Çalışma sonucunda morfolojik özellikler yönünden W 462//Vee//KOEL,BHRIKUTI ve PUNJAB 96 hatlarının, teknolojik özellikler yönünden CHOIX/STAR/CNO79/SERİ, RABE/2*MO88, CHOIX/STAR/3/HE 1/3* CNO 79 ve CROC1/AE.SQUARROSA hatlarının diğer genotiplere üstünlük sağladığı belirlenmiştir.Denemede yer alan genotiplerin m2 `de bitki sayısı, m2 `de sap sayısı, m2 `de başaksayısı ve dane verimi gibi özellikler yönünden taban koşullarda kıraç koşullara göre dahaüstün olduğu; başak uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta dane sayısı ve başak verimigibi özellikler yönünden genotiplerin kıraç koşullarda üstünlük gösterdiği, bitki boyu vebaşaklanma süresinin taban koşullarda daha uzun olduğu belirlenmiştir. Bin dane ağırlığı,hektolitre ağırlığı, sedimantasyon değeri, dane iriliği ve dane sertliği gibi özellikleryönünden taban koşullarda; yaş ve kuru öz oranları bakımından kıraç koşullarda daha iyisonuçların ortaya çıktığı; protein, nem ve kül oranları yönünden ise taban ve kıraç koşullararasında önemli bir farkın oluşmadığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler : Ekmeklik Buğday, Genotip, Taban, Kıraç.
Çukurova bölgesi çiftçi koşullarında yetiştirilen soya ürününde bazı önemli kalite özelliklerinin belirlenmesi
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİÇUKUROVA BÖLGESİ ÇİFTÇİ KOŞULLARINDA YETİŞTİRİLEN SOYAÜRÜNÜNDE BAZI ÖNEMLİ KALİTE ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİOkşan SARIMEHMETOĞLUÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARLA BİTKİLERİ ANA BİLİM DALIDanışman: Prof.Dr.Halis ARIOĞLUYıl:2006, Sayfa: 75Üye: Prof.Dr.Halis ARIOĞLUY.Doç.Dr.Sezer SİNANY.Doç.Dr.Sevgi ÇALIŞKANBu araştırma; Çukurova bölgesi çiftçi koşullarında, ikinci ürün olarak yetiştirilensoya ürününde bazı önemli kalite özelliklerini belirlemek amacıyla 2004 yılında Adana,İçel ve Osmaniye illerini kapsayan 74 farklı bölgede yapılmıştır. Araştırmada bölgedeyaygın olarak yetiştirilen NOVA, A.3935 ve S.4240 gibi soya çeşitleri materyal olarakkullanılmıştır.Hasat döneminde; soya üretiminin yoğun olarak yapıldığı 74 farklı bölgeyegidilerek, hasat sonrasında elde edilen Nova, A.3935 ve S.4240 çeşitlerine ait ürünlerdenikişer kilogram soya numuneleri alınmıştır. Bu numuneler daha sonra laboratuarlardagerekli ölçüm ve analizlere tabi tutularak; 1000 tohum ağırlığı, rutubet oranı, kırıktohum oranı, safiyet oranı, yağ oranı ve protein oranı gibi önemli kalite özelliklerine aitdeğerler belirlenmiştir.İncelenen özellikler bakımından çeşitler ve bölgeler arasında önemli farklılıklarınolduğu saptanmıştır. Çiftçi bilgilerine dayanılarak yapılan hesaplamalarda; dekaraortalama tohum veriminin en yüksek S.4240 çeşidinde (367.8 kg/da), ikinci sıradaA.3935 çeşidinde (354.4 kg/da) ve en düşük ise Nova çeşidinden (353.3 kg/da) eldeedildiği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Soya, Nova, A.3935, S.4240, Kalite ÖzellikleriI
Ankara koşuıllarında yüksek drog ve uçucu yağ oranına sahip oğulotu (Melissa officinalis L.) hatlarının geliştirilmesi
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİANKARA KOŞULLARINDA YÜKSEK DROG VE UÇUCU YAĞORANINA SAHİP OĞULOTU (Melissa officinalis L.)HATLARININ GELİŞTİRİLMESİYusuf ARSLANÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALIDanışman: Prof. Dr. L. Sezen TANSIYıl: 2006, Sayfa: 109Jüri: Prof. Dr. L. Sezen TANSIJüri: Prof. Dr. Halis ARIOĞLUJüri: Prof. Dr. Bilal GÜRBÜZBu çalışma 2004-2005 yıllarında, Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü,Araştırma ve Uygulama Çiftliğinde yürütülmüştür. Çalışmanın amacı Orta Anadoluşartlarına adapte olabilen yüksek uçucu yağ oranı ve drog verimine sahip oğulotuhatlarının geliştirilmesidir.Yapılan çalışma sonucunda birinci biçimde; bitki boyu 38.3-52.7 cm, bitkiçapı 55.9-83.3 cm, taze herba verimi 186.7-361.7 g/bitki, taze yaprak oranı % 56.7-75.7, taze yaprak verimi 121.7-237 g/bitki, yaprakta kuru madde oranı % 27.0-40.3,drog yaprak verimi 40.3-85.6 g/bitki, herbada kuru madde oranı % 27.8-46.5, drogherba verimi 53.7-160.4 g/bitki ve uçucu yağ oranı % 0.007-0.054 arasında; ikincibiçimde ise bitki boyu 11-30 cm, bitki çapı 31.3-51.3 cm, taze herba verimi 52.9-150.6 g/bitki, taze yaprak oranı % 62.3-95.3, taze yaprak verimi 34.4-122.1 g/bitki,yaprakta kuru madde oranı % 18.9-39.9, drog yaprak verimi 10.4-42.8 g/bitki,herbada kuru madde oranı % 23.2-41.2, drog herba verimi 12.9-53.7 g/bitki ve uçucuyağ oranları ise % 0.025-0.198 arasında bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Oğulotu, Melissa officinalis L., uçucu yağ oranı, drog verimi.
Mersin-Tarsus Oluk Koyak Köyü Topak Ardıç mevkisinde 1997 yılından beri korunmuş ağaçlandırma sahasındaki otsu vejetasyonun özellikleri üzerine bir araştırma
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİMERSİN-TARSUS OLUK KOYAK KÖYÜ TOPAK ARDIÇMEVKİSİNDE 1997 YILINDAN BERİ KORUNMUŞAĞAÇLANDIRMA SAHASINDAKİ OTSU VEJETASYONUNÖZELLİKLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMAAbdul Haluk TÜRKERÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALIDanışman : Prof. Dr. Tuncay TÜKELYıl : 2006, Sayfa : 78Jüri : Prof. Dr. Tuncay TÜKELProf. Dr. Rüştü HATİPOĞLUYrd. Doç. Dr. Necattin TÜRKMENBu çalışma, Mersin ili Tarsus ilçesi Olukkoyak köyü sınırları içerisindeki Topakardıçmevkisinde bulunan, 1997 yılından beri otlatmadan korunan mera vasfındaki erozyon kontrolü veağaçlandırma sahasındaki üç farklı yöneyin botanik kompozisyon ve verim bakımındankarşılaştırılması amacıyla gerçekleştirilmiştir.Araştırma sonuçları; araştırma sahasının %47.72'sinin bitkiyle kaplı olduğunu, kaplamaalanına göre botanik kompozisyonun %44.37'sini buğdaygil, %9.29'unu baklagil ve %46.34'ünüdiğer familya bitkilerinin oluşturduğunu, botanik kompozisyon içerisinde buğdaygillerin en fazlaKuzey yöneyinde (%58.50), baklagillerin en fazla Kuzeydoğu yöneyinde (%32.36) ve diğergillerin iseen fazla Güneybatı yöneyinde (%50.74) bulunduğunu göstermiştir. İncelenen alanda 25 familyaya ait63 cins ve 83 bitki türü tespit edilmiştir.Sahada en yaygın türlerin sırasıyla Bromus tomentellus (%80.0), Galium album (%35.69),Asphodeline isthmocarpa (%20.97), Teucrium chamaedrys (%12.08), Onobrychis sp. (%11.11) veDaphne oleoides (%9.31) türleri olduğu tespit edilmiştir.Kuru ot veriminin, yöneylere bağlı olarak 53.67 kg/da ve 112.0 kg/da arasında değiştiği veyöneylerin kuru ot verimi açısından istatistiksel olarak önemli bir farklılık göstermediği tespitedilmiştir. Sahanın otlatma kapasitesi 9 BBHB olarak hesaplanmıştır.Ağırlığa göre botanik kompozisyonun %49.11'ini buğdaygil, %5.11'ini baklagil ve%45.77'sini diğer familya bitkilerinin oluşturduğu, ağırlığa göre botanik kompozisyon oranıiçerisinde Güneybatı ve Kuzey yöneyinde buğdaygillerin oranlarının (%52.0 ve %54.67), Kuzeydoğuyöneyinde ise diğer familya bitkilerinin (49.67) oranlarının yüksek olduğu tespit edilmiştir.Kuru ot ham protein oranının, yöneylere bağlı olarak %10.26 ila %12.85 arasında değiştiği veistatistiksel olarak birbirlerinden 0.05 (%95) olasılık sınırlarında önemli derecede farklılık gösterdiğitespit edilmiştir.Ham protein veriminin, yöneylere bağlı olarak 5.56 kg/da ve 14.30 kg/da arasında değiştiğive incelenen yöneylerin ham protein verimleri açısından istatistiksel olarak birbirlerinden farklılıkgöstermediği tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler : Mera, Yöney, Bitkiyle Kaplı Alan, Botanik Kompozisyon, Kuru Ot VerimiI
Çukurova'da sulanamayan koşullarda ayçiçeği (Helianthus annus l.) çeşitlerinin verim ve teknolojik özellikleri üzerinde bir araştırma
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİÇUKUROVA'DA SULANAMAYAN KOŞULLARDA AYÇİÇEĞİ (Helianthusannus L.) ÇEŞİTLERİNİN VERİM VE TEKNOLOJİK ÖZELLİKLERİÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMAF. FUNDA MIZRAKÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALIDanışman : Yrd. Doç. Dr. Sezer SİNANYıl : 2006 Sayfa: 39Jüri : Yrd. Doç. Dr. Sezer SİNAN: Prof. Dr. Oktay GENÇER: Yrd. Doç. Dr. Abdulhabip ÖZELBu çalışma, Çukurova sulanamayan koşullarına uygun ayçiçeği çeşitlerininbelirlenmesi amacıyla, 2005 yılında Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi, TarımsalYapılar ve Sulama Bölümü Araştırma Alanında, tesadüf blokları deneme deseninegöre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Çalışmada farklı 10 adet ayçiçeği çeşidininbitki boyu, boğum sayısı, tabla çapı, tabladaki tohum sayısı, 1000 tohum ağırlığı,tohum verimi, ham yağ oranı, ham yağ verimi gibi özellikleri incelenmiştir.Çalışma sonucunda denemeye alınan ayçiçeği çeşitlerinin incelenenözellikleri arasında önemli düzeyde farklılıklar saptanmıştır. Elde edilen ortalamasonuçlara göre, en yüksek ham yağ verimi Koral (59.34 kg/da ) çeşidinden eldeedilmiş, bunu Sanbro (58.57 kg/da ) çeşidi izlemiştir. En düşük ham yağ verimi iseİsera (49.59 kg/da ) çeşidi olarak bulunmuştur. En yüksek tohum verimi Sanbro G3(174.6 kg/da ) çeşidinden elde edilmiş olup, bunu AS6310 (173.2) çeşidi izlemiştir.En düşük tohum verimi değeri ise XF 4826 (148.5 kg/da ) çeşidinde bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Ayçiçeği Çeşitleri, Tohum verimi, Tabla Çapı, Ham YağVerimiI
Yerfıstığında (Arachis hypogaea L.) verim ve verim unsurlarının korelasyon ve path katsayısı analizi üzerinde bir araştırma
Çukurova Bölgesinde NC-7 yerfıstığı çeşidi ile yürütülen bu çalışmada, eldeedilen korelasyon analizi sonuçlarına göre; meyve verimini, 100 tohum ağırlığı(0.871), 100 meyve ağırlığı (0.789), bitki başına meyve verimi (0.696), iç oranı(0.858), II. Kalite meyve ağırlığı oranı (0.700) ve yağ oranının (0.842) olumlu yöndeetkilediği, bitki başına meyve sayısının (-0.630) ise olumsuz yönde etkilediğisonucuna varılmıştır.Path analiz sonuçlarına göre; meyve verimini en yüksek oranda, olumluyönde ve doğrudan etkileyen verim unsurları sırasıyla, 100 meyve ağırlığı (0.8346),bitki başına meyve verimi (0.4537), iç oranı (0.2987), 100 tohum ağırlığı (0.1902) veyağ oranı (0.1171) olduğu saptanmıştır. Bu nedenle NC-7 yerfıstığı çeşidinde meyveverimini arttırmak için yapılacak ıslah çalışmalarında; 100 meyve ağırlığı ve bitkibaşına meyve veriminin önemli kriterler olarak kullanılabileceği sonucunavarılmıştır.Anahtar Kelimeler: NC-7, Yerfıstığı, Çeşit, Path , Korelasyon
Çukurova koşullarında farklı ekim sıklıklarında bakla çeşitlerinin tane verimi ve verimle ilgili özelliklere etkisi üzerinde bir araştırma
ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİÇUKUROVA KOŞULLARINDA FARKLI EKİM SIKLIKLARINDABAKLA ÇEŞİTLERİNİN TANE VERİMİ VE VERİMLE İLGİLİÖZELLİKLERE ETKİSİ ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMACüneyt KÖSEOĞLUÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALIDanışman : Prof. Dr. Hasan GÜLCANYıl : 2006 Sayfa : 40Jüri : Prof. Dr. Hasan GÜLCANProf. Dr. A.Emin ANLARSALYrd. Doç. Dr. Nafiz ÇELİKTAŞBu araştırmada Çukurova koşullarında farklı ekim sıklıklarının bazı bakla(Vicia faba L.) çeşitlerinde verim ve verim ile ilgili etkisi saptanmıştır. Taneverimleri çeşitlere göre 243.5-344.2 kg/da , ekim sıklıklarına göre 270.8-372.9kg/da arasında değişmiştir. En yüksek tane verimi Seher çeşidinden elde edilmiştir.Ekim sıklıkları dikkate alındığında 5cm ve 10cm sıra üzerinde elde edilen taneverimleri 15cm sıra üzerine göre önemli düzeyde yüksek bulunmuştur. Bölgemizdeyapılan bu çalışma sonucunda üreticilerimizin daha iyi bir üretim ve verim almalarıaçısından bitki aralığının 5cm ve 10cm olarak tavsiye edilmesi uygun bulunmuştur.Anahtar Kelimeler : Bakla, Ekim Sıklığı, Çeşit.I
Çukurova koşullarında farklı kökenli çöven (Gypsophıla sp.) türlerinde kök verimleri ve saponin içeriklerinin araştırılması
ÖZDOKTORA TEZÇUKUROVA KOŞULLARINDA FARKLI KÖKENL ÇÖVEN (GYPSOPHILA SP.)TÜRLER NDE KÖK VER MLER VE SAPON N ÇER KLER N NARAŞTIRILMASIMemet NANÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARLA B TK LER ANAB L M DALIDanışman: Prof. Dr. Saliha KIRICIYıl: 2006, Sayfa: 90Jüri: Prof. Dr. Saliha KIRICIProf. Dr. Menşure ÖZGÜVENYrd. Doç. Dr. Abdulhabip ÖZELProf. Dr. Halis ARIOĞLUProf. Dr. Atilla GÜRBu çalışma, bazı Gypsophila türlerinin kök verimleri ve saponin içeriklerininbelirlenmesi amacıyla 2002- 2003 ve 2003- 2004 yetiştirme sezonlarında, ÇukurovaKoşullarında yürütülmüştür. Çalışmada G. pallida (Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi TarlaBitkileri Bölümü), G. paniculata (Ticari Çeşit), G. bicolor (Van- Özalp Yeni Tulgalı Köyü)ve G. arrosti var. nebulosa (Isparta- slamköy, Atabey Ovası ve Kuleönü) türünün üç farklıekotipi bölgeye uyum sağlarken, G. bitlisensis (Bitlis- Alacabük Dağı), G. pilosa (Urfa-Birecik) ve G. ruscifolia (Van- Başkale, Köprüağzı Köyü) türleri çoğaltılamamıştır.Çoğaltılabilen türlerde bitki boyu 5.03- 123.50 cm, dal sayısı 3.9- 12.97 adet/bitki, bintohum ağırlığı 0.537- 2.519 g, tohum verimi 39.25- 80.08 kg/da, kök boyu 27.27- 44.53 cm,kök çapı 0.65- 4.42 cm ve protein oranı % 7.03- 9.31 arasında değişim göstermiştir. Enyüksek kuru kök verimi bir yaşındaki bitkilerde 472.15 kg/da ve iki yaşındaki bitkilerde837.87 kg/da olarak G. pallida türünde tespit edilmiştir. En düşük kuru kök verimi ise biryaşındaki bitkilerde 14.00 kg/da ve iki yaşındaki bitkilerde 143.59 kg/da olarak G. bicolortüründe belirlenmiştir. Köklerdeki en yüksek saponin oranı (% 16.79- 18.02) bir ve ikiyaşındaki bitkilerde G. bicolor türünde saptanırken, en düşük saponin oranı da G. paniculata(% 8.89- 9.02) türünde saptanmıştır. Saponin verimleri ele alındığında bir ve iki yaşındakibitkilerde G. pallida türü bölge için önerilmektedir.Anahtar Kelimeler: Gypsophila, Çöven, Saponin Oranı, Kültüre Alma
Çukurova koşullarında ayçiçeği (Helianthus annuus l.) ve börülce (Vigna sinensis l.)'nin hasıl olarak birlikte yetiştirilme olanaklarının saptanması üzerine bir araştırma
Bu çal ma, Çukurova ko ullar nda, ayçiçe i ile börülcenin has l amac ylabirlikte yeti tirilme olanaklar n ara t rmak amac ile Yüre ir Ovas Do ankentBeldesi taban arazisinde, 2003 ve 2004 y llar nda, tesadüf bloklar denemedeseninde, 4 tekrarlamal olarak yap lm t r.Ara t rmada, birlikte yeti tirme uygulamalar n n ayçiçe inin ye il ot verimi vekuru ot verimi, börülcenin ye il ot verimi ve kuru ot verimi, ayçiçe i ve börülcenintoplam ye il ot verimi, toplam kuru ot verimi, protein verimi ve alan e de erlikoranlar gibi özellikleri üzerinde önemli bir etkisinin oldu u saptanm t r.Çal mada, birlikte yeti tirme uygulamalar n n ayçiçe inin, bitki boyu, bo umsay s , ye il otta yaprak, sap, tabla oranlar , kuru otta yaprak, sap, tabla oranlar ,protein oranlar üzerinde ve börülcede ye il otta yaprak, sap, bakla oranlar , kuru ottayaprak, sap, bakla oranlar ve protein oranlar üzerinde önemli bir etkisinin olmadsaptanm t r.Anahtar Kelimeler : Ayçiçe i, börülce, birlikte yeti tirme, ye il ot verimi, kuruot verimiI
Yazlık ekmeklik buğday (Triticum aestium l.) veriminde son çeyrek yüzyılda gerçekleşen ilerlemenin morfolojik ve fizyolojik esasları
ÖZDOKTORA TEZİYAZLIK EKMEKLİK BUĞDAY (Triticum aestivum L.)VERİMİNDESON ÇEYREK YÜZYILDA GERÇEKLEŞEN İLERLEMENİNMORFOLOJİK VE FİZYOLOJİK ESASLARIAyşe KUŞCUÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALIDanışman: Prof. Dr. Müjde KOÇYıl: 2006, Sayfa: 225Jüri: Prof. Dr. Müjde KOÇProf. Dr. İbrahim GENÇProf. Dr. Aydın AKKAYAProf. Dr. Ahmet Can ÜLGERProf. Dr. Mehmet KILINÇÇukurova'da ekmeklik buğdayda gerçekleşmiş olan verimdeki ilerlemeler vebuna esas oluşturan morfolojik ve fizyolojik özellikler çok iyi araştırılmamıştır. 1976yılından sonra tescil edilen 16 çeşitle iki azot dozunda Çukurova koşullarında2002/03 ve 2003/04 buğday yetiştirme mevsiminde bu özellikler incelenmiştir.Azot dozunun 80 kg ha-1'dan 160 kg ha-1 'a çıkarılması dane verimini sadece2. yılda 418 g m-2'den 553 g m-2 'ye artırmıştır. Ortalama verim 464 g m-2 ile(Cumhuriyet 75) 596 g m-2 (Sagittario) arasında değişim göstermiştir. İlk generasyonolan Cumhuriyet 75'e göre 2. generasyonda (Çukurova 86) yıllık % 0.74'lük birdüşüş gerçekleşmiştir. Daha sonra 2000 yılında geliştirilen Balattila çeşidine kadarartış (% 0.79 yıl-1) söz konusu olmuştur. Pandas çeşidi hariç son yıllarda geliştirilençeşitlerde 2002 yılına kadar verim ilerlemesinin stabil olduğu görülmüştür. Ortalamailerleme hızı % 0.64 yıl-1 (3.22 g m-2 yıl-1) olmuştur. Verim artışları hasat indeksininartışıyla sonuçlanmış ve bitki boyu, özellikle başak başına daha fazla daneoluşumuyla ilişkili bulunmuştur.İncelenen agronomik ve fizyolojik özelliklerin tamamında önemli çeşitfarklılıkları bulunmuştur. Bu özellikler üzerine azotun etkisi ve uygulanan azotaçeşitlerin tepkisi kararlı olmamıştır. Fizyolojik özelliklerin yıllara göre değişimeğilimleri de çoğunlukla kararlı olmamıştır. Azot hasat indeksi, yaprak alanı indeksi,klorofila, klorofilb ve klorofila+b içeriği tescil tarihi ile artarken, bayrak yaprak alanıazalmıştır.Anahtar Kelimeler: Yazlık ekmeklik buğday, Verim ilerlemesi, Azot alımı vekullanımı, Yaprak alanı indeksi, Bayrak yaprak fizyolojiközellikleriI
Çukurova koşullarında değişik bitki sıklıkları ve farklı azot dozlarında mısırın verim ve verim özellikleri ile azot alım ve kullanım etkinliğinin belirlenmesi
ÖZDOKTORA TEZÇUKUROVA KOŞULLARINDA DEĞ Ş K B TK SIKLIKLARI ve FARKLIAZOT DOZLARINDA MISIRIN VER M ve VER M ÖZELL KLER ileAZOT ALIM ve KULLANIM ETK NL Ğ N N BEL RLENMESBurhan KARAÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARLA B TK LER ANAB L M DALIDanışman : Prof. Dr. Yusuf KIRTOKYıl : 2006, Sayfa:162Jüri : Prof. Dr. Yusuf KIRTOKProf. Dr. Ahmet Can ÜLGERProf. Dr. Hayriye BR KÇProf. Dr. Tacettin YAĞBASANLARProf. Dr. Mustafa ÇÖLKESENBu araştırma, Çukurova koşullarında 2004 ve 2005 yıllarında, farklı sıra üzerimesafeler ile azot dozlarında yetiştirilen ana ürün mısırda, verim ve verim unsurlarıile azot alım ve kullanım etkinliğinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma,Pioneer 31G98 hibrid mısır çeşidinde, beş farklı sıra üzeri mesafesi (70x10, 70x14,70x18, 70x22 ve 70x26) ve beş farklı azot dozu (0, 9, 18, 27 ve 36 kg N/da)kullanılarak, bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarakyürütülmüştür.Araştırma sonuçlarına göre; sıra üzeri mesafesi ve azot dozları arttıkça tepe vekoçan püskülü çıkarma süreleri kısalırken, bitki boyu, ilk koçan yüksekliği, sapkalınlığı, koçan çapı, koçan boyu, koçandaki tane sayısı, tek koçan ağırlığı, bin taneağırlığı, tane verimi ve tanedeki azot oranı yükselmiştir. Çiçeklenme ve hasat dönemibitkinin toprak üstü aksamınca kaldırılan azot miktarı ve azottan yararlanma etkinliğideğerleri, farklı sıra üzeri mesafeler ve azot dozlarında değişkenlik göstermiştir. Azotkullanım etkinliği, çiçeklenme ve hasat dönemi azot alım etkinliği değerleri ise,farklı sıra üzeri mesafelerde değişirken, azot dozlarının artışına paralel olarakdüşmüştür.Bu araştırmada; Pioneer 31G98 çeşidinde en uygun sıra üzeri mesafe 18 cm veen uygun azot dozu ise 27 kg/da olarak tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler:Mısır, Azot Dozu, Sıra Üzeri Mesafe, Azot KullanımEtkinliği, Azottan Yararlanma EtkinliğiI
Çukurova bölgesinde bazı kışlık nohut (Cicer arietinum L.) hat ve çeşitlerinin bitkisel ve tarımsal özelliklerinin saptanması
ÖZYÜKSEK LİSANSÇUKUROVA BÖLGESİNDE BAZI KIŞLIK NOHUT (Cicer arietinum L.) HATVE ÇEŞİTLERİNİN BİTKİSEL VE TARIMSAL ÖZELLİKLERİNİNSAPTANMASISavaş YEŞİLGÜNÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALIDanışman: Prof. Dr. Hasan GÜLCANYıl: 2006, Sayfa: 46Jüri: Prof. Dr. Hasan GÜLCANProf. Dr. A. Emin ANLARSALProf. Dr. Mustafa GÖKÇukurova bölgesine uygun bazı kışlık nohut hat ve çeşitlerinin tane verimi veverimle ilgili özelliklerini saptamak amacıyla ele alınan bu araştırma 2004/ 2005 yılıyetiştirme döneminde 14 nohut çeşit ve hattı ile kıraç arazi koşullarında tesadüfblokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür.Bu araştırma koşullarında, kontrol çeşit İnci ile benzer ya da yüksek taneverimine sahip olan, orta iri taneli FLIP 99-34C, FLIP 00-39C, FLIP 01-54C ve FLIP01-1C hatları bölge koşullarında ümitli görülmüştür. Diğer taraftan yapılan buçalışmada tane verimi ile hasat indeksi arasında önemli ve olumlu; anılan özellik ileçiçeklenme süresi arasında ise önemli ve olumsuz ilişkiler saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Nohut, Çeşit, Verim, KorelasyonI
Ankara koşullarında farklı ekim makineleri ile değişik bitki sıklıklarında ekilen ve merdane uygulanan arpada verim ve verim öğeleri
ÖZDOKTORA TEZANKARA KOŞULLARINDA FARKLI EK M MAK NELER ile DEĞ Ş KB TK SIKLIKLARINDA EK LEN ve MERDANE UYGULANAN ARPADAVER M ve VER M ÖĞELERFatma KAYAÇET NÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARLA B TK LER ANAB L M DALIDanışman : Prof. Dr. Yusuf KIRTOKYıl : 2006, Sayfa: 165Jury : Prof. Dr. Yusuf KIRTOKProf. Dr. Ahmet Can ÜLGERProf. Dr. Cemalettin Yaşar Ç FTÇProf. Dr. Tacettin YAĞBASANLARProf. Dr. Sadrettin KARAALTINBu araştırma, Ankara koşullarında 2004 ve 2005 yıllarında, farklı ekimmakineleri ile değişik bitki sıklıklarında ekilen ve merdane uygulanan arpa bitkisindeverim ve verim unsurları üzerine etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır.Çalışma, TARM-92 iki sıralı arpa çeşidinde, üç farklı ekim makinesi (pinomatik,normal ve baskılı), iki farklı merdane uygulaması (ekimden sonra merdane çekilmişve çekilmemiş uygulama) ve altı farklı ekim sıklığı (175 tane/m2=8.3 kg/da, 300tane/m2=14.3 kg/da, 425 tane/m2=20.2 kg/da, 550 tane/m2=26.1 kg/da, 675tane/m2=32.1 kg/da ve 800 tane/m2=38.0 kg/da) kullanılarak; bölünen bölünmüşparseller deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak yürütülmüştür.Araştırma sonuçlarına göre; ekim makinelerinin ve merdane uygulamasınınbitkide kardeş sayısı, metrekaredeki başak sayısı, başak boyu, başaktaki tane sayısı,başak tane verimi, biyolojik verim, tane verimi, hasat indeksi, bin tane ağırlığı,hektolitre ağırlığı ve ham protein oranını etkilediği tespit edilmiştir. Artan ekimsıklığı ile başaklanma süresi kısalırken; bitkide kardeş sayısı, başak tane verimi, bintane ağırlığı, ham protein oranı ve irilik sınıfı değerleri olumsuz yönde; bitki boyu,metrekaredeki başak sayısı, biyolojik verim ve tane verimi değerleri olumlu yöndeetkilenmişlerdir. Tane verimi bakımından yılların ortalaması olarak en yüksek taneverimi değeri 476.73 kg/da ile normal ekim makinesi x 550 tane/m2 ekim sıklığıinteraksiyonunda elde edilmiştir.Bu araştırmada; TARM-92 arpa çeşidinde normal veya pinomatik ekimmakinesi ile 425-550 tane/m2 ekim sıklıklarının en uygun olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Arpa, Ekim Makinesi, Merdane Uygulaması, EkimSıklığı, Verim ve Verim Unsurları
Ekonomik öneme sahip soğanlı bitkilerin Diyarbakır ekolojik koşullarında kültür olanakları
ÖZYÜKSEK L SANS TEZEKONOM K ÖNEME SAH P BAZI SOĞANLI B TK LER N D YARBAKIREKOLOJ K KOŞULLARINDA KÜLTÜR OLANAKLARIFırat PALAÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARLA B TK LER ANAB L M DALIDanışman (lar): Prof. Dr. Menşure ÖZGÜVENYrd. Doç. Dr. Süleyman KIZILYıl : 2006, Sayfa: 61Jüri : Prof. Dr. Menşure ÖZGÜVENProf. Dr. Saliha KIRICIYrd. Doç. Dr. Süleyman KIZILYrd. Doç. Dr. Abdulhabip ÖZELYrd. Doç. Dr. Özgül GÖRMÜŞBu çalışma, ile Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri BölümüDeneme Alanında 2004-05 yetiştirme sezonunda kurulan soğanlı bitkiler koleksiyonbahçesinde Güneydoğu Anadolu Bölgesi florasında yayılış gösteren ve ihraç edilenönemli bazı soğanlı bitki türlerinin Diyarbakır ekolojik koşullarında yetiştirilebilmeolanakları araştırılmıştır.Tarla çalışmalarında materyal olarak Amaryllis ssp., Crocus sativus,Fritillaria imperialis, Fritillaria persica, Galanthus ssp., Hyacinthus orientalis, Irisgermanica., Narcissus pseudonarcissus, Narcissus tezzetta, Sternbergia clusiana veTulipa ssp. kullanılmış ve dikimde soğan çevre uzunluğu, bitki boyu, bitki başınayaprak sayısı, yaprak eni, yaprak uzunluğu, bitki sap çapı, çiçek sayısı, çiçek eni,çiçek boyu, hasatta soğan çevre uzunluğu, yavru soğan sayısı ve soğan çevre artışoranı özellikleri incelenmiştir.Araştırma sonucunda, ele alınan türlerde çiçeklenme periyodunun yaklaşıkaltı ay gibi bir süreye yayıldığı belirlenmiştir. Hyacinthus, Sternbergia ve Fritillariatürleri bölgede doğal olarak yetişmekte olup adaptasyon bakımından uyumlarınınoldukça iyi olduğu; Fritillaria imperialis, Fritillaria persica, Hyacinthus orientalisve Sternbergia clusiana'da sırasıyla, dikimde soğan çevre uzunluğu 15.6, 15.8, 15.5ve 19.8 cm, bitki boyu 35.2, 33.4, 19.6 ve 28.2 cm, hasatta soğan çevre uzunluğu20.6, 23.1, 16.0 ve 18.7 cm, yavru soğan sayısı 1.4, 2.4, 3.2 ve 1.4 adet/bitki, çiçeksayısı 5.6, 40.4, 14.7 ve 2,2 adet/bitki ve soğan çevre artış oranı 31.86, 46.16, 3.0 ve -2.6 olarak tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Soğanlı bitkiler, Diyarbakır, agronomik özellikler
Dört at dişi mısır (Zea mays indentata sturt.) homozigot hattından elde edilen tek melez, üçlü melez ve çift melezlerde tane verimi ve bazı agronomik özelliklerin saptanması
ÖZDOKTORA TEZİDÖRT AT DİŞİ MISIR (Zea mays indentata Sturt.) HOMOZİGOT HATTINDANELDE EDİLEN TEK MELEZ, ÜÇLÜ MELEZ VE ÇİFT MELEZLERDE TANEVERİMİ VE BAZI AGRONOMİK ÖZELLİKLERİN SAPTANMASIİbrahim CERİTÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜTARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALIDanışman : Prof. Dr. Ahmet Can ÜLGERYıl : 2006, Sayfa: 142Jüri : Prof. Dr. Yusuf KIRTOKDoç. Dr. Hüseyin GÖZÜBENLİDoç. Dr. Abdullah ÖKTEMDoç. Dr. Süleyman SOYLUBu araştırma, tek melez, üçlü melez ve çift melez mısırların tane verimpotansiyellerinin ve bazı agronomik özelliklerinin saptanması amacıyla 2002-2004yılları arasında Çukurova Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde yürütülmüştür.Çalışmada, Enstitüde yapılan ıslah çalışmaları kapsamında seçimi yapılmış, yedigenerasyon kendilenerek homozigot hale getirilen, dört adet at dişi mısır hattı vebunlardan elde edilen 6 tek melez (TM), 12 üçlü melez (ÜM) ve 6 çift melez (ÇM) mısırincelenmiştir. Ayrıca anaçlar ve F1'lerden elde edilen veriler kullanılarak mutlak veoransal heterosis, heterobeltiosis değerleri ile anaçlar ve melezler arasındakikorelasyonlar hesaplanmıştır.Tek melez (TM), üçlü melez (ÜM) ve çift melezlerin (ÇM) tane verimleriningenel ortalamaları arasında yapılan ortoganal karşılaştırmalı varyans analizinde,istatistiki olarak bir fark bulunamamıştır. Tek melezlerde, anaç ortalamaları (P) ilehibritler (F1) arasındaki en yüksek korelasyon katsayısı koçan kalınlığında ( 0.70**), endüşük korelasyon katsayısı ise tane veriminde (0.06) bulunmuştur. Araştırmada eldeedilen bulgulara göre, yüksek tane verimine sahip kendilenmiş hatların tek melezlerininde tane veriminin yüksek olmayabileceği sonucuna varılmıştır. Kendilenmiş hatlarınbitki ve koçan özellikleri, tek melezlerin performansı belirlemek için yeterli bir indikatörolmadığı ortaya konulmuştur. Heterosis ve heterobeltiosis değerlerinde; en düşük değer,koçan püskülü çıkış süresinde, en yüksek değer ise tane veriminde saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Hibrit mısır, Tek melez, Üçlü melez, Çift melez ve HeterosisI
Bazı yabani gernik genotiplerinin morfolojik ve fizyolojik özelliklerinin saptanması
Bu çalışma, 70 adet yabani gernik (T. turgidum ssp. dicoccoides), 5 adet makarnalık (T. turgidum ssp. durum) ve 5 adet ekmeklik buğdayda (T. aestivum ssp. aestivum) bazı morfolojik ve fizyolojik özellikleri saptamak amacıyla 2005?2006 yetiştirme yılında yürütülmüştür. Araştırmada, bitki boyu (cm), başakta başakcık sayısı (adet), başakta dane sayısı (adet), bitki verimi (g), biyolojik verim (g), hasat indeksi (%), büyüme habitusu, coleoptil rengi, yaprak genişliği, kulakçık rengi, başaklanma tarihi (gün), bin tane ağırlığı (g) ve doğal koşullar altında oluşan sarı pas (Puccinia striiformis) ve kahverengi pas (Puccinia recondita) gibi hastalıklar incelenmiştir.Çalışma sonucunda, yabani gernik genotiplerinin incelenen bazı morfolojik ve fizyolojik özellikler bakımından tetraploid ve hekzaploid kültür buğdaylarından daha fazla genetik varyasyon gösterdikleri saptanmıştır.
Plastik malçlı pamuk (Gossypium hirsutum L.) ekim yönteminin pamukta erkencilik verim ve verim unsurları ile lif teknolojik özellikleri üzerine etkisi
Bu çalışma, 2006 yılında, Çukurova Üniversitesi Pamuk Araştırma ve Uygulama Merkezi deneme alanında, farklı zamanlarda geçici plastik malçlama ile yapılan ekim tekniğinin, pamuğun tarımsal ve teknolojik özelliklerine olan etkilerini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışmada SG 125, PAUM 15 ve PAUM 23 pamuk (Gossypium hirsutum L.) çeşitleri materyal olarak kullanılmıştır.Çalışmada, genelde malçlı ekim ile oluşan kütlü pamuk veriminin, normal zamanda malçsız olarak yapılan ekim ile oluşan kütlü pamuk veriminden önemli düzeyde yüksek olduğu; erkencillikte 20-30 güne varan bir avantaj sağlandığı; bitkideki koza sayısını olumlu yönde etkilendiği, ve çırçır randımanının arttığı saptanmıştır.Çalışmada, incelenen bitki boyu, ilk meyve dalı yüksekliği, koza ağırlığı, bitkideki koza sayısı, koza kütlü pamuk ağırlığı, erkencilik, çırçır randımanı, lif uzunluğu, lif inceliği, lif mukavementi, lif yeknesaklığı, kısa lif içeriği, lif elastikiyeti, lif parlaklığı, lif sarılığı yönünden materyal olarak ele alınan çeşitler arasında, istatistiksel olarak önemli farklılıkların olduğu; 100 tohum ağırlığı özelliği yönünden oluşan farklılığın, istatistiksel olarak önemli olmadığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Pamuk, plastik malç, erkencilik, verim
Türkiye orjinli yabani diploid buğday (T. monococcum spp. boeoticum) populasyonlarının morfolojik ve moleküler karakterizasyonu
Çalışma, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü'nde, 51 yabani kaplıca (T. monococcum ssp. boeoticum), 2 kaplıca (T. monococcum ssp. monococcum) ve 2 T.urartu genotipi arasındaki morfolojik, tarımsal ve moleküler farklılıkların saptanması amacıyla, 2006-07 yetiştirme mevsiminde yürütülmüştür. Moleküler karekterizasyon için ISSR (Tekrarlanan Basit Baz Dizilimi Arası) DNA markırları kullanılmıştır.Araştırma sonucunda genotipler arasında, çalışmada incelenen bitki boyu, 100 tohum ağırlığı ve tohum uzunluğu gibi morfolojik ve tarımsal özellikler bakımından yüksek bir varyasyon olduğu saptanmıştır. Moleküler karekterizasyonda en yüksek polimorfik ISSR primerlerini bulmak için, 35 ISSR primeri, 7 kaplıca genotipinde ön taramaya tabii tutulmuştur. Seçilen en polimorfik 16 ISSR primeri toplam 88 band üretmiş ve bunların 79 adedi polimorfik olarak bulunmuştur. ISSR verileri kullanılarak Jaccard's katsayısı, NTSYSpc2.1 bilgisayar paket programı vasıtasıyla hesaplanmıştır. Jaccard's benzerlik katsayısına göre, çalışılan genotipler arasındaki benzerlik 0.43 ile 0.95 arasında değişmiş olup, ortalaması 0.73 bulunmuştur. Benzerlik indeksine göre oluşturulan dendogramda A ve B olmak üzere 2 farklı grup oluşmuştur. A grubu kendi içerisinde 2 gruba ayrılmış ve B grubunda sadece T. urartu genotipleri yer almıştır. Araştırma sonucunda T. monococcum ssp. monococcum genotipi Karacadağ/Diyarbakır populasyonlarıyla genetik olarak yakın bulunmuş ve Karacadağ/Diyarbakır bölgesinin diploid buğdayın ilk kültüre alındığı yer olduğu bir daha doğrulanmıştır.Anahtar Kelimeler: T. monococcum, Morfolojik Özellikler, Tarımsal Özellikler, ISSR Markörleri
Diyrbakır koşullarında kükürt uygulamasının pamuğun verim ve kalite özelliklerine etkisi
Bu çalışma Diyarbakır koşullarında, kükürt kaynağı ve kükürt uygulamadozlarının, pamuk bitkisinin büyümesi, verimi ve lif kalitesi üzerine etkileriniaraştırmak amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada elementer kükürt (0, 15 ve 30 kg/da)ve jips (0, 5 ve 10 kg/da) kükürt kaynakları değişik dozlarda ekimle birlikte toprağauygulanmıştır. Ekimden 50, 70 ve 96 gün sonra çeşitli vejetatif ve generatif büyümeözellikleri saptanmıştır. Anılan dönemlerde saptanılan büyüme özelliklerinde kükürtgübrelemesi farklılık oluşturmamıştır. İncelenen tüm özellikler yönünden kükürtkaynağı x kükürt uygulama dozları interaksiyonu önemsiz bulunmuştur.Kükürt kaynağı uygulamalarının kütlü pamuk verimi ile lif verimi üzerineetkisinin önemli olduğu belirlenmiştir. Jips uygulamalarından elde edilen kütlüpamuk verimi ile lif verimi elementer uygulamasında elde edilen kütlü pamuk verimive lif veriminden önemli düzeyde yüksek olmuştur. Kükürt kaynağı'nın etkisi lifuzunluğu ve lif esneme oranında önemli bulunmuştur. Jips uygulamalarında eldeedilen lif uzunluğu ve lif esneme oranı elementer kükürt uygulamalarında elde edilenlif uzunluğu ve lif esneme oranından daha fazla olmuştur.Böylece, Diyarbakırkoşullarında jips kükürt kaynağında saptanan verimler ve bazı lif kalite özelliklerinindaha yüksek bulunması sonucunda anılan uygulamanın kullanımının önerileceğisonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler : Pamuk, Jips, Elementer Kükürt, Verim, Lif Kalitesi
Ana ürün yerfıstığı yetiştiriciliğinde bitki yoğunluğunun verim ve bazı tarımsal özelliklere etkisi
Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma Alanında 2004 yılında ana ürün yetiştirme sezonunda yürütülen bu çalışmada, bitki yoğunluğunun yerfıstığında verim ve önemli tarımsal özelliklere etkileri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada; 70 cm sabit sıra arası uzaklığı ve 5, 8, 13, 15, 18, 20, 22, 25 ve 30 cm sıra üzeri olacak şekilde ekim yapılmıştır. Ekimde; Osmaniye-2005 isimli Virginia tipi, yarı yatık gelişme gösteren yerfıstığı çeşidi materyal olarak kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; sıra üzeri mesafesi arttıkça bitki başına meyve veriminde önemli artışlar elde edilmiş, ancak, toplam verimde aynı düzeyde bir artış olmamıştır. Dekara en yüksek meyve verimi, 70 x 15 cm bitki sıklığında yapılan ekimlerden elde edilmiştir (666.6 kg/da). Birim alandaki bitki yoğunluğu azaldıkça, 100 meyve ağırlığı da artmıştır. 100 meyve ağırlığı, 70x5 cm ekim sıklığında 292.7 g iken, 70x30 cm ekim sıklığında 353.0 g olmuştur. Aynı şekilde; 70x5 cm sıklığında yapılan ekimlerde bitki başına meyve sayısı 10.3 adet iken, 70x15 cm sıklığında 31.7 adet/bitki ve 70x30 cm sıklığında ise 49.8 adet/bitki olmuştur. Bitki başına meyve verimi de; 70x5 cm de 22.6 g iken, 70x30 cm de 119.7 g olmuştur.
Çukurova koşullarında Capparis ovata'da farklı ekim sıklıklarının verime etkisi
Bu çalışmada, 2005-2006 yıllarında, Çukurova koşullarında kebere (Capparis ovata)'de farklı ekim sıklıklarının (1x1 m, 1x2 m) ve hasat zamanlarının verime etkisi incelenmiştir. Deneme bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür Hasata 17 Mayıs tarihinde başlanmış ve 4 Ağustos'a kadar 15 kez ürün alınmıştır. Kaliteli tomurcuk elde etmek için hasat başlangıçta 7 gün ara ile sona doğru 3-4 gün ve son iki hasatta yine 7 gün ara ile yapılmıştır. Araştırma sonucunda, keberede bitki boyu 56.30-98.33 cm, bir bitkideki ortalama dal sayısı 4.21-6.47 adet/bitki, çiçek tomurcuk uzunluğu 0.6-1.01 cm, çiçek tomurcuk çapı 0.69-0.80 cm, çiçek tomurcuk verimi 4.50-1.95 g/bitki, bindane ağırlığı 1x1 m sıklıkta 8.66 g, tohum verimi 1x1 m sıklıkta 0.77 kg/da olarak bulunmuştur.
Türkiye'de tescil ettirilmiş bazı fiğ (Vicia sativa L.) çeşitleri arasındaki morfolojik ve moleküler farklılıkların saptanması üzerine bir araştırma
Türkiye'de tescil ettirilmiş 10 adi fiğ çeşidi arasındaki morfolojik, tarımsal ve moleküler farklılıkları saptamak amacıyla sürdürülen bu araştırma, 2005-2006 yılları arasında Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü'nde yürütülmüştür. Çeşitler arasındaki morfolojik ve tarımsal farklılıklar tarla koşullarında kurulan üç tekrarlamalı tarla denemelerinde, moleküler farklılık ise 12 adet ISSR primerı kullanılarak saptanmıştır. Araştırma sonuçları, incelenen çeşitlerin bitki boyu, sap uzunluğu, en uzun saptaki yaprak sayısı, yapraktaki yaprakçık sayısı, % 50 çiçeklenme süresi, bitki başına dolu meyve sayısı, meyve uzunluğu, bin dane ağırlığı ve bitki başına tohum verimi açısından önemli farklılıklar gösterdiğini, sap kalınlığı, bitki başına ana dal sayısı, bitki başına yaş ot ve kuru ot verimi, bitki başına boş meyve sayısı, meyve genişliği ve bakla başına tohum sayısı açısından ise çeşitlerin istatistiksel olarak birbirinden farksız olduğunu göstermiştir. Jaccard benzerlik katsayısı 10 fiğ çeşidinde 0.36 ile 0.62 arasında değişmiş olup, ortalama 0.52 olarak bulunmuştur. Jaccard benzerlik katsayısına göre Cumhuriyet-99 ile Emir ve Nilüfer ile Ürem-79 fiğ çeşitleri 0.62 ile birbirlerine genetik olarak en yakın çeşitler olarak saptanırken, Kubilay-82 ile Karaelçi fiğ çeşitleri 0.36 benzerlik katsayısı ile birbirlerine genetik olarak en uzak çeşitler oldukları belirlenmiştir. ISSR analizleri sonucu oluşturulan soyağacına göre 10 fiğ çeşidine ait 56 bitki A ve B olmak üzere iki ana gruba ayrılmıştır. Soyağacındaki A kümesi kendi içinde AI ve AII olmak üzere ikiye ayrılmış olup, AI grubu içinde Alınoğlu-2001, Selçuk-99, Bakır-2001, Cumhuriyet-99 ve Emir fiğ çeşitleri yer alırken, AII grubu içinde Nilüfer, Kubilay-82 ve Ürem-79 çeşitlerine ait bitkiler yer almıştır. Soyağacındaki B kümesinde ise Farukbey-2001 ve Karaelçi fiğ çeşitlerine ait bitkiler yer almıştır. Emir çeşidine ait bitkilerin herhangi bir grup oluşturmadığı, hem AI hemde AII grubu içersinde yer aldığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Vicia sativa, Morfoloji, tarımsal Özellik, ISSR Markörleri
Diyarbakır koşullarında çördük otu (Hyssopus officinalis L.)'nda farklı gelişme dönemlerinde verim ve morfogenetik varyabilitenin saptanması
Bu çalışma, Diyarbakır koşullarında çördük otunda ( Hyssopus officinalis L.) farklı gelişme dönemlerinde verim ve morfogenetik varyabilitenin belirlenmesi amacıyla Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Deneme Alanında 2005-06 yetiştirme sezonunda yürütülmüştür. Çalışmada çiçeklenme öncesi, tam çiçeklenme ve çiçeklenme sonrası dönemlerde, bitki boyu, yaş herba verimi, kuru herba verimi, kuru yaprak verimi, uçucu yağ oranı ve uçucu yağ verimi incelenmiştir. Uçucu yağ bileşenleri GC cihazında belirlenmiştir. Araştırma sonucunda; bitki boyu değerleri 43.06-48.63 cm, taze herba verimi 1433.3-1520.7 kg/da, kuru herba verimi 416.3-534.8 kg/da, kuru yaprak verimi 200.9- 273.5 kg/da, uçucu yağ oranı % 0.70-1.22 arasında değişmiştir. Yaprak verimi ve uçucu yağ oranı dikkate alındığında en uygun hasat zamanının çiçeklenme dönemi olduğu saptanmıştır. Uçucu yağın temel bileşenleri olarak iso pinokamfon, beta-pinen, simol, 1.8-sineol, cis-osimen, Homomirsenol, sabinen, mirsenol ve elemol olarak belirlenmiş, iso pinokamfon oranı % 26.88-53.61 arasında değişmiştir. Anahtar Kelimeler: Çördük otu; Hyssopus officinalis L., verim, uçucu yağ, pinocamphone
Diyarbakır ekolojik koşullarında bazı yem bezelyesi (Pisum arvense L.) hat ve çeşitlerinin verim ve verim öğelerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma
Bu araştırma Güneydoğu Anadolu Bölgesi kıraç arazi koşullarında 18 yem bezelyesi genotipinde verim ve verim unsurlarının saptanması amacıyla ele alınmıştır. Araştırma, 2006?2007 yılı yetiştirme döneminde tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak düzenlenmiştir. Ele alınan hatlarda bazı önemli bitkisel ve tarımsal özellikler saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilere göre, yeşil ot verimi 884.58?1648.06 kg/da, kuru ot verimi 189.59?332.72 kg/da, tohum verimi 71.66-246.33 kg/da arasında değişim göstermiştir. Kuru ot verimi ile yeşil ot verimi ve bitki boyu arasında çok önemli düzeyde ve olumlu, yine benzer şekilde biyolojik verim ile tohum verimi arasında çok önemli düzeyde ve olumlu ilişki saptanmıştır. Öte yandan 1000 dane ağırlığı ile bitkideki bakla sayısı arasında çok önemli düzeyde ve olumsuz bir ilişki olduğu saptanmıştır. Araştırma sonucuna göre, yem bezelyesinde yeşil ot veya kuru ot elde etmek amacıyla P.51 hattı başta olmak üzere P00.1.4.9.661 hatları ile Gezi ekotipi, tohum elde etmek için de yine P00.1.4.9.661 hattı başta olmak üzere P.104 ve P.101 hatları Diyarbakır koşulları için önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Yem Bezelyesi, Ot Verimi, Tohum Verimi, Verim Unsurları, Korelasyon.
Pamukta (Gossypium ssp.) F1 döl kuşağında tarımsal ve teknolojik özelliklerin genetik yapısı üzerinde bir çalışma
Qalisma, Çukurova Universitesi Pamuk Arastirma ve Uygulama Merkezi tarafmdan gelistirilen PAUM-15 pamuk (Gossypium hirsutum L.) 9esidinin kimi ozelliklerinin gelistirilebilmesi ydminde olusturulan lslah programi i9inde, amlan 9esidin ozellikle lif teknolojik ozellikleri ustiin olan Coker 4104/75 (Gossypium hirsutum L.) ve Delcerro (Gossypium harbadense L.) 9esitleri ile melezlenmesi sonueu olusturulan Fj dol kusagmda incelenen ozelliklerin genetlk yapisim ortaya koymak amaciyla yapilmistir. Qalismada olusturulan populasyonda, incelenen bitki boyu, odun dali sayisi, meyve dali sayisi, koza sayisi. koza kiitlti pamuk agirligi, kiitlii pamuk verimi, 9ir9ir randimam, 100 tohum agirligi, lif uzunlugu, lif inceligi ve lif kopma dayaniklihgi ozellikleri yoniinden onemli diizeyde genetik varyasyon olu§turuldugu; PAUM-15 x Cocer 4104/75 melezinin, bitkideki meyve dali ve 9ir9ir randimamn; Coker 4104/75 x PAUM-15 melezinin, bitki boyu ve koza kiitlii pamuk agirligmm; PAUM-15 x Delcerro melezinin, bitkideki odun dali sayisi, koza sayisi ve kiitlii pamuk veriminin; Delcerro x PAUM-15 melezinin, lif uzunlugu, lif inceligi ve lif kopma dayamkliligmm gelistirilebilmesi 9alismalarmda iimitvar melez kombinasyonlar oldugu belirlenmistir. Anahtar Kelimeler: Pamuk, melezleme, heterosis, heterobeltiosis
Ana ürün yer fıstığı yetiştiriciliğinde tek ve çift sıralı ekim yöntemlerine göre değişen bitki yoğunluğunun verim ve bazı tarımsal özelliklere etkisi
Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma Alanında 2005 yılında ana ürün yetiştirme sezonunda yürütülen bu çalışmada, farklı ekim yöntemlerinin yerfıstığında verim ve önemli tarımsal özelliklere etkileri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada; 70 cm,75 cm, 80 cm (tek sıralı normal ekim) ve 70-25-70 cm, 75-25-75 ve 80-25-80 cm (çift sıralı ekim) sıra arası uzaklıkları ve 10, 15, 20 cm sıra üzeri olacak şekilde ekim yapılmıştır. Ekimde; Halisbey isimli Virginia tipi, yarı yatık gelişme gösteren yerfıstığı çeşidi materyal olarak kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; sıra üzeri mesafesi arttıkça bitki başına meyve veriminde önemli artışlar elde edilmiş, ancak, toplam verimde aynı düzeyde bir artış olmamıştır. Dekara en yüksek meyve verimi, 70-25-70x15 cm çift sıra ekim yöntemiyle yapılan ekimlerden elde edilmiştir (865 kg/da). Birim alandaki bitki yoğunluğu azaldıkça bitki başına meyve sayısı artmıştır 70x20 cm ekim yöntemiyle yapılan ekimlerde bitki başına meyve sayısı 38.82 adet iken, 70-25-70x10 cm ekim yöntemiyle yapılan ekimlerde 13.93 adet/bitki olmuştur. Aynı şekilde bitki başına meyve verimi de; 70x20 cm ekim yöntemiyle yapılan ekimlerde 91.66 g iken, 70-25- 70x10 cm çift sıra ekim yöntemiyle yapılan ekimlerde 34 g olmuştur. Anahtar Kelimeler: Ekim mesafesi, Meyve verimi, Meyve kalitesi, Çift Sıra, Yerfıstığı
Güney ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden toplanan bazı kırmızı mercimek (Lens culinaris Medik.) yerel genotiplerinin bitkisel ve tarımsal özelliklerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma
Bu araştırma Güney ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden toplanan mercimek (lens culinaris Medik.) yerel genotiplerinin bitkisel ve tarımsal özelliklerini belirlemek amacıyla, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü Deneme Alanında 2004-2005 ve 2005-2006 yetiştirme dönemlerinde yürütülmüştür. Araştırmada 40 yerel mercimek genotipi ile çeşitli yerlerden temin edilen 3 tescilli çeşit (Kafkas, Seyran-96, Yerli Kırmızı) kullanılmıştır. Araştırmada, çıkış süresi 24.8-26.8 gün, çiçeklenme süresi 142.3-156.3 gün, olgunlaşma süresi 173.5-183.2 gün, bitki boyu 31.3-44.0 cm, ilk bakla yüksekliği 18.4-27.1 cm, ana dal sayısı 2.12-2.66 adet/bitki, yan dal sayısı 0.90-1.86 adet/bitki, metrekaredeki bitki sayısı 163.8-252.1 bitki/m2, dolu bakla sayısı 22.6-28.8 adet/bitki, boş bakla sayısı 3.4-9.9 adet/bitki, bitkideki tane sayısı 26.8-50.6 adet/bitki, tek bitki verimi 0.682-1.645 g/bitki, 100 tane ağırlığı 2.485-3.940 g, tane verimi 117.0-323.1 kg/da, hasat indeksi % 24.6-% 47.7 arasında değişim göstermiştir. İki yıllık ortalama sonuçlara göre bitki boyunda % 11.99, ilk bakla yüksekliğinde % 17.98, ana dal için % 20.59, yan dal için % 63.84, dolu bakla sayısında % 36.51, boş bakla sayısında % 71.36, bitkideki tane sayısında % 47.67 oranında varyasyon saptanmıştır. Path analizi sonucunda, ilk bakla yüksekliği, dolu bakla sayısı ile 100 tane ağırlığının, tane verimi üzerindeki doğrudan etkisi diğer olumlu etkilere oranla daha yüksek, bitkideki tane sayısının etkisi doğrudan, ancak olumsuz bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Mercimek, Genotip, Korelasyon Katsayısı, Path Katsayısı
Çukurova koşullarında değişik azot dozu uygulamalarının iki cin mısırı (Zea mays everta Sturt.) çeşidinde tane verimi, tarımsal özellikler ve bazı kalite özelliklerine etkisi
Bu çalışma, 2003 ve 2004 yıllarında, Çukurova koşullarında, ana ürün yetiştirme sezonunda, iki cin mısırı çeşidi ile (Ant-cin 98 ve Nermin-cin), 7 farklı azot dozu uygulanarak (0, 5, 10, 15, 20, 25, 30 kg N/da), bölünmüş parseller deneme desenine göre, 4 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Tane verimi açısından azot dozlarının verim üzerindeki etkisi önemli bulunmuştur. Azot dozu miktarı arttıkça verimde de artış gözlenmiştir. Her iki çeşit arasındaki fark da önemli çıkmış olup, Nermin-cin çeşidinden Ant-cin 98 çeşidine oranla daha iyi bir verim elde edilmiştir. Her iki çeşit için de, en uygun azot dozu 20 kg N/da'dır. Patlama hacmi açısından azot dozları arasında belirleyici bir fark oluşmaz iken, çeşitler arasındaki fark önemli bulunmuştur. Ant-cin 98 çeşidinde patlama hacmi Nermin-cin çeşidinden daha yüksek olarak ortaya çıkmıştır. Patlama hacmi açısından, Ant-cin 98 çeşidinde en yüksek değer 29,6 cm3/g ile 30 kg/da azot dozundan elde edilmiştir. Nermin-cin çeşidinde ise en yüksek patlama hacmi 28 cm3/g ile 5, 15 ve 20 kg/da azot dozlarından elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Cin Mısırı, Azot Dozu, Tane Verimi, Patlama Hacmi
Buğday ve yabani türlerinin beslenme ve verim yönünden mikorizaya bağımlılığının araştırılması
2 yıllık çalışmada, buğday ve yabani türlerinin mikorizaya bağımlığı sera koşullarında araştırılmıştır. I. yıl mikorizaya bağımlılığı test etmek için, buğdayın yabani ve primitif formlarını da içeren 21 diploid, 29 tetraploid ve 7 hekzaploid buğday genotipi saksı denemesinde materyal olarak kullanılmıştır. Bitkiler 71 gün için mikorizalı (Glomus mossea) ve mikorizasız olarak yetiştirilmişlerdir. Herbir genotip için, kök, sap, ve toplam kuru madde ağırlığı, büyüme tepkisi, kök infeksiyonu ve mikorizaya bağımlılık hesaplanmıştır. Yapılan bu ölçümlerden, mikoriza inokulasyonu kontrolle kıyaslandığında, kök, sap ve toplam kuru madde ağırlığını sırasıyla, 3.97, 5.23 ve 4.77 kat arttırmıştır. Ploidy düzeylerine göre yüksek bir varyasyon gösteren mikorizaya bağımlılık, diploid, tetraploid ve hekzaploid türler için sırasıyla, % 70.4-91.1, 56.8-90.5 ve 70.9-79.5 arasında değişim göstermiştir ve diploid türler, tetraploid ve hekzaploid türlerden daha yüksek bağımlılık sağlamışlardır. Büyüme tepkisi de mikorizaya bağımlılıkta olduğu gibi, diploid > tetraploid > hekzaploid buğdaylar olarak sıralanmasına karşın, kök infeksiyonu tür içi ve türler arasında daha düşük bulunmuştur. I. yıl sonucunda mikorizaya bağımlılığa göre 20 genotip (11 tür) II. yıl için denenmek için seçilmiştir. II. yılda tüm bitkiler fizyolojik olgunlukta hasat edilmişlerdir. I yılda incelen tüm özellikler, ayrıca verim ve verim öğeleri ve bitki besin elementleri incelenmiştir. İncelenen özellikler tür içi ve türler arasında büyük bir varyasyon göstermiştir. İncelenen özellikler arasında mikoriza inokulasyonu kontrolle kıyasladığında, kök, sap ve toplam kuru madde ağırlığını, bitkideki başak sayısını, bitki boyunu, başak uzunluğunu, başaktaki başakcık sayısını ve başaktaki dane sayısını arttırmasına rağmen, başaklanma süresini kısaltmış; başak verimini ve 1000 dane ağırlığını ise değiştirmemiştir. Mikoriza inokuleli bitkilerden elde edilen danelerin P ve Zn konsantrasyonu artmasına karşın, K, Mg, Fe, Mn ve Cu konsantrasyonları ya azalma (Mn, Cu), yada değişim göstermemişlerdir (K, Mg, Fe). Mikorizaya bağımlılık ploidy düzeylerine göre yüksek bir varyasyon göstermiş olup, diploid, tetraploid ve hekzaploid türler için sırasıyla, %11.5-50.0, -0.10-35.4 ve 13.4-21.2 arasında değişim göstermiş ve diploid türler, tetraploid ve hekzaploid türlerden daha yüksek bağımlılık sağlamışlardır. Bu çalışma sonuçları, buğdayın S(B) genomunun yüksek düzeyde mikorizaya bağımlılık gösterdiğini, AA ve BBAA genomlarının hem bağımlılık, hem de bağımsızlık, buna karşın BBAADD genomunun ise en düşük tepki sağladığını göstermiştir. Böylece yabani ve primitif türler bitki ıslah programlarında yeni kültür buğdayların geliştirilmesinde yabani gen kaynağı olarak kullanılabilirler. Anahtar kelimeler: Triticum, Aegilops, Genom, Mikorizaya Bağımlılık, Arbuskular Mikoriza
Kahramanmaraş koşullarında farklı gübre dozlarının değişik mısır çeşitlerine etkisinin saptanması ve ceres-maize bitki büyüme modelinin değerlendirilmesi
Bu çalışma, Kahramanmaraş koşullarında, 2004 ve 2005 yıllarında, farklı gübre dozlarının değişik mısır çeşitlerine etkisinin saptanması ve CERES-Maize bitki büyüme modelinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada, Borja, Girona ve Donana hibrid mısır çeşitlerinde üç farklı azot dozu (15, 25 ve 35 kg/da N) kullanılarak, bölünmüş parseller deneme desenine göre, 3 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Uygulama sonucunda genotipler arasında elde edilen verim ve verim unsurları bakımından istatistiki olarak önemli farklılıklar oluşmuştur. Bitki boyu, yaprak alanı, yaprak alanı indeksi, ilk koçan yüksekliği, koçanda tane sayısı, bin tane ağırlığı, tane verimi uygulanan azotlu gübre miktarının artmasıyla artarken, tepe püskülü çiçeklenme süresi azalmış ve yukarıdaki parametreler için en yüksek değerler ise 35 kg/da N uygulamasında elde edilmiştir. CERES-Maize programı düşük N düzeylerinde gözlenen değerlere yakın tahmin yaparken, yüksek N düzeylerine ise duyarsız kalmıştır. Çalışmanın ikinci yılında tahmin edilen değerler birinci yıla göre daha yüksek ve gözlenen değerlere daha yakın olmuştur. Anahtar Kelimeler: Mısır, Fizyolojik özellikler, Verim, Verim Unsurları, Ceres- Maize bitki büyüme modeli.
Bazı mürdümük (Lathyrus sativus L.) varyete, hat ve çeşitleri arasındaki morfolojik, tarımsal ve moleküler farklılıkların saptanması üzerine bir araştırma
Bu çalışma 2006?2007 yetiştirme sezonunda 5 mürdümük varyetesi, 4 mürdümük hattı ve bir adet tescil edilmiş mürdümük çeşidi arasındaki morfolojik, tarımsal ve moleküler farklılıkları saptamak amacıyla yürütülmüştür. Morfolojik ve tarımsal farklılıklar Çukurova Üniversitesi Tarla Bitkileri Bölümü araştırma alanında kurulan üç tekrarlamalı tarla denemelerinde, moleküler farklılık ise 10 adet ISSR primerı kullanılarak saptanmıştır. Çalışma sonuçları, incelenen çeşit varyete ve hatlar arasında, bitki boyu, sap uzunluğu ve kalınlığı, bitki başına ana dal sayısı, en uzun saptaki yaprak sayısı, bitki başına yaş ve kuru ot verimi, % 50 çiçeklenme süresi, bitki başına dolu ve boş meyve sayısı, meyve uzunluğu ve genişliği, bakla başına tohum sayısı ve verimi ile bin dane ağırlığı açısından önemli farklılıklar olduğunu göstermiştir. Jaccard benzerlik katsayısı 0.33 ile 0.79 arasında değişmiş ve ortalama 0.58 olarak bulunmuştur. 0.79 Jaccard benzerlik katsayısıyla L. sativus var. albus ve L. sativus var. azureus `un genetik olarak birbirlerine en yakın varyeteler olduğu saptanmıştır. L. sativus var. coloratus varyetesi ile 452 nolu hat 0.33 Jaccard benzerlik katsayısı ile birbirlerine genetik olarak en uzak mesafeyi göstermiştir. ISSR analizleri sonucu oluşturulan soyağacına göre incelenen çeşit, varyete ve hatlar A ve B olarak 2 ana gruba ayrılmıştır. 452 nolu hat A grubu içerisin yer almıştır. B grubu ise kendi içinde B1 ve B2 olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. L.sativus var. coloratus B1 grubu içerisinde yer almıştır. B2 grubu ise, B21 ve B22 olarak alt gruplara ayrılmıştır. B21 alt grubunu Gürbüz çeşidi oluşturmuştur. B22 alt grubunda ise; 439, 455, 463 hatları ile L.sativus var. albus, L. sativus var.azureus, L. sativus var.biflorus ve L .sativus var.leucatetragonus varyeteleri yer almıştır. Anahtar Kelimeler: Lathyrus sativus , Morfoloji, Tarımsal Özellik, ISSR Markörleri
Kahramanmaraş koşullarında farklı süs biberi (Capsicum frutescens L.) populasyonlarında damla sulamanın verim ve kalite özelliklerine etkisi
Bu araştırma, Kahramanmaraş ekolojik koşullarında farklı süs biberi populasyonlarında damla sulamanın bazı verim özellikleri ve capsaisin oranı üzerine etkisini belirlemek amacıyla, bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak 2003 ve 2004 yıllarında yürütülmüştür. Denemede sulama uygulamaları ana parselleri, populasyonlar alt parselleri oluşturmuş ve materyal olarak C. frutescens 37, C. frutescens M9, C. frutescens M5, C. frutescens M2, C. frutescens 35 populasyonları kullanılmıştır. Sulamalara ait uygulamalar 4 saat/hafta, 5 saat/hafta ve 6 saat/hafta olarak uygulanmıştır. Sonuç olarak; denemeye aldığımız süs biberi populasyonlarında, ortalama bitki boyu uzunlukları 44.60-70.77 cm, dal sayısı 5.44-8.44 adet/bitki, meyve eni 0.68-0.95 cm, meyve boyu 4.35-6.85 cm, meyve sayısı 75.93-156.93 adet/bitki, yaş meyve verimleri 33.30-73.79 kg/da, kuru meyve verimleri 10.11-21.39 kg/da, kuru/yaş ağırlık oranları %22.76-37.98 ve capsaicin oranı 0.345-3.650 mg/g arasında değişim göstermiştir. En yüksek verim özellikleri ve capsaicin oranı 5 saat/hafta sulama uygulamasından elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Biber (C. frutescens L), Damla Sulama, Verim, Capsaicin
Bitki sıklığı ve pix (Mepiquat chloride) uygulamalarının pamuk büyümesi, verimi ve lif kalitesi üzerine etkileri
Bu çalışma bitki sıklığı ve Pix bitki büyüme düzenleyicisi uygulamalarının, pamuk bitkisinin büyümesi, verimi ve lif kalitesi üzerine etkilerini araştırmak amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada m2'ye 12.5, 8.30 ve 6.25 bitki sıklıklarında ekilen pamuğa, taraklanma başlangıcında 25 cc/da ve çiçeklenme başlangıcında 75 cc/da Pix uygulaması yapılmıştır. Ekimden 70 ve 100 gün sonra vejetatif kuru madde ağırlığı, generatif kuru madde ağırlığı, sap kuru madde ağırlığı, yaprak kuru madde ağırlığı, koza kuru madde ağırlığı, toplam kuru madde ağırlığı, yaprak alan indeksi (LAI), bitki boyu, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, boğum sayısı, koza sayısı gibi vejetatif ve generatif büyüme özellikleri saptanmıştır. İncelenen tüm özellikler yönünden bitki sıklığı x Pix uygulamaları interaksiyonu önemsiz bulunmuştur. Bitki sıklığı uygulamalarının bitki boyu, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, boğum sayısı, ilk meyve dalı boğum sayısı, lif yeknesaklığı ve lif kopma dayanıklılığı; Pix uygulamalarının ise bitki boyu, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, kütlü pamuk verimi, koza ağırlığı ve lif verimi özelliklerinde farklılık oluşturduğu; bitki sıklığı ve Pix uygulamalarının koza sayısı, koza kütlü pamuk ağırlığı, çırçır randımanı, lif uzunluğu, kısa lif indeksi, lif esneme oranı, lif inceliği ve lif rengi özelliklerinde etkisinin önemli olmadığı belirlenmiştir.
Diyarbakır koşullarında bazı kırmızı mercimek (Lens culinaris Medik.) çeşitlerinde önemli bitkisel ve tarımsal özelliklerin belirlenmesi üzerine bir araştırma
Güneydoğu Anadolu Bölgesine uygun kışlık bazı kırmızı mercimek çeşit ve hatlarının önemli bitkisel ve tarımsal özelliklerinin belirlenmesi amacıyla ele alınan bu araştırma 2005 yılı yetiştirme döneminde 20 mercimek genotipi ile kıraç arazi koşullarında tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak bir yıl süreyle yürütülmüştür. Ele alınan hatlarda bazı önemli bitkisel ve tarımsal özellikler saptanmıştır. Bu araştırmada ele alınan çeşit ve hatlarda tane verimi 214.61-345.00 kg/da arasında değişmekle birlikte, ilk sıraları paylaşan ve kontrol çeşitlerden daha yüksek tane verimine sahip olan F 95-29 L, F 96-17 L ve F 98-2 L hatları Diyarbakır koşullarında ümitvar olarak saptanmıştır. İncelenen özellikler arası ilişkilere göre, tane verimi ile 1000 tane ağırlığı ve bitkide bakla sayısı arasında önemli ve olumlu; ana dal sayısı ile önemli ve olumsuz ilişkiler saptanmıştır.
Güncel ekmeklik buğday çeşitlerinde azot alım ve kullanımının yüksek sıcaklıktan etkilenişi
Çukurova bölgesi güncel ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşitlerinde azot alım ve kullanımı ile bu yönden çeşitlerin yüksek sıcaklığa tepkisini araştırmak üzere 14 çeşit tarla koşullarında iki sıcaklık rejiminde (normal ekim zamanı: normal sıcaklık rejimi ve geç ekim zamanı: yüksek sıcaklık rejimi) su ve bitki besin elementlerinin sınırlayıcı olmadığı koşullarda 2005/2006 yetiştirme mevsiminde incelemeye alınmıştır. Çalışma sonucunda yüksek sıcaklığın; steril sap kuru madde ağırlıklarında artışa neden olurken diğer bitki organlarının kuru madde ağırlıklarında azalmalara neden olduğu görülmüştür. Sıcaklığın tüm çeşitlerin dane ağırlığı ve dane sayılarında önemli düzeyde azalmalara neden olduğu saptanmıştır. Dane verimi normal sıcaklık koşularında 492 g m-2 (Cumhuriyet-75) ile 679 g m-2 (Adana-99)' arasında çeşitlere göre önemli bir değişim göstermiştir. Yüksek sıcaklık rejiminde dane verimi tüm çeşitlerde önemli olmak üzere ortalama %50 oranında düşüş göstermiştir. Verim yönünden sıcaklığa tepkileri farklı olan çeşitlerden en duyarlısı Sagittario, en toleranslısı ise Balattila olmuştur. Verimdeki bu düşüşler dane ağırlığından çok dane sayısındaki azalmalar sonucunda gerçekleşmiştir. Azot beslenmesi ile ilgili incelenen özellikler (N konsantrasyonu, N alımı, organlara göre dağılımı, alım ve kullanım etkinliği) yönünden de önemli çeşit farkları ortaya çıkmıştır. Yüksek sıcaklıkta bitki organlarında N konsantrasyonu artmış olmasına rağmen özellikle danelerdeki ağırlık azalmaları nedeniyle N alımı olumsuz etkilenmiştir. Bu yönden ortaya çıkmış olan çeşit farkları da N konsantrasyonundaki varyasyondan çok ağırlıktaki varyasyondan kaynaklanmıştır. Anahtar kelimeler: Ekmeklik buğday, verim, azot alımı, azot hasat indeksi, yüksek sıcaklık
Diyarbakır ekolojik koşullarında farklı gelişme dönemlerinde sulanan nohudun (Cicer arietinum L.) sulama suyu gereksinimi ve su tüketimi üzerine bir araştırma
Bu çalışma Diyarbakır ekolojik koşullarında farklı gelişme dönemlerinde sulanan nohudun sulama suyu gereksinimi ve su tüketiminin saptanması amacıyla 2007 yılında tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Çalışmada sulama uygulamasının verim ve verim komponentlerini önemli ölçüde artırdığı saptanmıştır. Çıkış süresi,çiçeklenme süresi, bitkideki ana dal sayısı,bitkideki boş bakla sayısı ve 100 tane ağırlığı yönünden konular arasında istatistiki olarak önemli bir fark bulunamamıştır. Sulama uygulamalarının bakla bağlama ve olgunlaşma sürelerini önemli derecede geciktirdiği saptanmıştır. Sulama ile tane verimi %13.2-%68.0, bitki boyu % 22.9-% 42.9, ilk bakla yüksekliği % 14.2-% 39.2, bitkideki bakla sayısı % 14.7-% 89.9, dolu bakla sayısı % 15.9-% 102.8, bitkideki tane sayısı % 15.9-% 73.2, biyolojik verim %36.5-%50.6 ve bakladaki tane sayısı'nın ise % -23.1 ile % 46.2 oranında artığı saptanmıştır. Hasat indeksi ise en yüksek % 39.6 oranında D (tane doldurma süresinde verilen bir su) konusunda saptanmıştır. Diyarbakır koşullarında bitki gelişim dönemlerine göre;çiçeklenme döneminde bitkiye 128 mm sulama suyu verildiğinde 212 kg/da, bakla bağlama döneminde 175 mm sulama suyu verildiğinde 226 kg/da ve tane doldurma dönemlerinde 213 mm sulama suyu verildiğinde 224 kg/da tane verimi elde edilmiştir.Anahtar kelimeler : Nohut (Cicer arietinum L.), sulama, verim, verim komponentleri
Çukurova ve Orta Anadolu bölgelerinden toplanan bazı yerel nohut (Cicer arietinum L.) genotiplerinin verim ve verimle ilgili özelliklerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma
Bu araştırma Çukurova ve Orta Anadolu Bölgelerinden toplanan nohut (Cicer arietinum L.) yerel genotiplerinin bitkisel ve tarımsal özelliklerini belirlemek amacıyla, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü araştırma alanında 2005-2006 ve 2006-2007 yetiştirme dönemlerinde yürütülmüştür. Araştırma materyali olarak iki tescilli nohut çeşidi (İnci, İzmir-92) ve 43 nohut yerel genotipi kullanılmıştır.Araştırmada, çıkış süresi 35.1-36.5 gün, metrekaredeki bitki sayısı 15.8-20.3 adet, çiçeklenmeye kadar geçen süre 119-124 gün, olgunlaşmaya kadar geçen süre 164-178 gün, bitki boyu 60.1-70.5 cm, ilk bakla yüksekliği 31.5-40.7 cm, ana dal sayısı 2.68-4.71 adet, yan dal sayısı 3.19-5.97 adet, bitkide bakla sayısı 19.2-37.9 adet, bitkide tane sayısı 18.0-31.4 adet, bitkide tane verimi 6.6-16.1 g, tane verimi 91-211 kg/da, 100 tane ağırlığı 37.6-51.5 g arasında değişim göstermiştir.İki yıllık ortalama sonuçlara göre bitki boyunda % 9.25, ilk bakla yüksekliğinde % 14.5, ana dal sayısı % 25.5, yan dal sayısı % 26.7, bitkide bakla sayısı % 20.2, bitkide tane sayısı % 19.8 oranında varyasyon saptanmıştır.Ayrıca tane verimi ile 100 tane ağırlığı, bitkide bakla sayısı, bitkide tane sayısı ve bitkide tane verimi arasında olumlu ve önemli ilişki olduğu belirlenmiştir.
Mardin/Derik ekolojik koşullarında ikinci ürün olarak yetiştirilebilecek pamuk (Gossypium hirsutum L.) çeşitlerinin tarımsal ve teknolojik özellikleri ve bunlar arasındaki ilişkilerin belirlenmesi üzerinde bir araştırma
Bu çalışma, bölgeye uygun ikici ürün pamuk çeşitlerinin belirlenmesi amacıyla 2007 yılında Mardin'in Derik ilçesinde yürütülmüştür. Deneme, Derik ekolojik koşullarında Tesadüf Blokları Deneme Deseninde, 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Denemede, Gossypium hirsutum L. türüne ait Primera, Fantom, Nazilli NCCH 8/1, Nazilli NMCHBC-1/4, BA mig 119, DP 388, Stoneville 373 ve Stoneville 453 pamuk çeşitleri materyal olarak kullanılmıştır.Araştırmada incelenen bitki boyu, meyve dalı sayısı, odun dalı sayısı, koza sayısı, birinci el kütlü oranı, kütlü pamuk verimi, koza kütlü pamuk ağırlığı, çırçır randımanı, 100 tohum ağırlığı, lif inceliği, uzama yüzdesi, lif kopma dayanıklılığı, lif uzunluğu, iplik olabilirlik özelliği ve kısa elyaf oranı özellikleri yönünden çeşitler arasında istatistiki olarak önemli farklılıklar bulunmuşken; incelenen, lif düzgünlük değeri istatistiki yönden önemsiz bulunmuştur.Çalışmada kütlü pamuk verimi yönünden Fantom ve Nazilli NCCH 8/1, ilk el kütlü oranı yönünden Nazilli NMCHBC - 1/4 ve Fantom; çırçır randımanı yönünden Nazilli NMCHBC - 1/4, Primera, Nazilli NCCH 8/1ve DP 388, 100 tohum ağırlığı yönünden, Stoneville 373 ve Stoneville 453, lif esnekliği yönünden, BA mig 119, Stoneville 373, Fantom ve DP 388, lif inceliği yönünden, DP 388, Primera ve Nazilli NCCH 8/1, lif kopma dayanıklılığı yönünden, BA mig 199, Primera, DP 388 ve Fantom, lif uzunluğu yönünden, Stoneville 373 ve Fantom, düzgünlük değeri yönünden, DP 388, BA mig 199, Stoneville 373, Primera, Stoneville 453 ve Fantom, kısa elyaf oranı yönünden, Nazilli NCCH 8/1, Nazilli NMCHBC- 1/4, Primera ve BA mig 119, uzama yüzdesi yönünden, Primera, iplik olabilirlik özelliği yönünden ise Stoneville 373, BA mig 119, Fantom ve Nazilli NMCHBC- 1/4 çeşitlerinin öteki çeşitlere oranla daha üstün değerlere sahip oldukları belirlenmiştir.
Yerel mısır populasyonlarının morfolojik ve dna moleküler işaretleyicilerinden ssr tekniği ile karakterizasyonu
Yerel mısır populasyonları bitki ıslahı ve genetik çalışmalar için çok değerli genetik kaynaklardır. Bu araştırmada, 13 morfolojik özellik ve 13 SSR (basit tekrarlı dizi) markörü kullanılarak, 20 açık tozlanan Türk yerel mısır populasyonlarının morfolojik ve genetik çeşitliliği araştırılmıştır. Morfolojik özelliklere ait varyans analizi populasyonlar arasında önemli farklılıklar olduğunu ortaya koymuş ve populasyonlar arasında yüksek derecede fenotipik çeşitliliğin bulunduğunu göstermiştir. Koçan yüksekliği, koçan tane ağırlığı, bitki verimi ve koçan tane sayısı yüksek varyasyon gösterirken tane oranı, tepe püskülü çıkış süresi ve koçan kalınlığı düşük varyasyon göstermiştir.Kullanılan bütün SSR lokuslarının polimorfik olduğu bulunmuştur. Bu 13 SSR lokusunun incelenen 20 yerel mısır populasyonunda toplam 53 tane allel verdiği saptanmıştır. Her SSR lokusu için ortalama allel sayısı 4.03 bulunmuş olup, allel sayısı 2 ile 5 arasında değişim göstermiştir. PIC (Polimorfizm Bilgi İçeriği) değeri SSR lokusları için ortalama 0.735 hesaplanmış olup 0.525 ile 0.958 arasında değişmiştir. Yerel populasyonlarda ortalama gen çeşitliliği (He) en yüksek 0,25 ile Uşak populasyonundan, en düşük He değeri ise 0,12 ile Bursa populasyonundan elde edilmiştir. Yerel mısır populasyonları arasındaki genetik benzerlik 0.79 ile 0.95 arasında değişim göstermiştir. SSR işaretleyicisine dayalı ve UPGMA metodu yoluyla dendogram oluşturulmuştur. UPMGA analizine göre yerel mısır populasyonları iki ana gruba ayrılmıştır.Araştırma bulgularına dayanılarak, açık tozlanan yerel mısır populasyonlarının; mısır ıslah programları için gerekli materyali sağlamak açısından zengin genetik çeşitliliğe sahip olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar kelime: Genetik çeşitlilik, Mısır, SSR, Yerel mısır köy populasyonları
Doğu Karadeniz bölgesinde doğal olarak bulunan faydalı bitkiler ve kullanım alanlarının araştırılması
Bu araştırmada, Doğu Karadeniz Bölgesi florasında doğal olarak bulunan tıbbi, aromatik ve diğer faydalı bitkiler ilgili literatür taranarak, botanik ve yöresel adları, botanik özellikleri, bileşimleri, etki ve kullanım alanları araştırılmıştır. Ayrıca aktarlarda satılan bitkiler ile insanların doğadan toplayarak farklı amaçlarla kullandıkları bitkilerin envanteri çıkarılmıştır.Bölgede yapılan inceleme gezileri ve literatür çalışmaları sonucunda Doğu Karadeniz Bölgesinde doğal olarak bulunan, tıbbi, aromatik ve diğer amaçlarla kullanılan 117 farklı bitkinin bulunduğu saptanmıştır. 117 bitkinin tamamından ilaç olarak yararlanılmakta olup ayrıca 10'undan boya bitkisi, 4'ünden insektisit, 6'sından hayvan hastalıklarında, 28'inden yemek olarak, 14'ünün uçucu ve sabit yağından, 8'inin reçine ve zamkından yararlanılmaktadır. Aktarlarda kuru ya da taze herba, çiçek ve yağı çıkarılmış halde 222 adet bitki türünün satıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan gezi ve doğal yayılış alanlarının incelenmesi sonucu Capparis, Origanum, Astralagus, Allium, Hypericum, Ranunculus, Thymbra ve Mentha türlerinin Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yoğunluk gösterdiği gözlenmiştir.Doğu Karadeniz Bölgesi tıbbi, aromatik ve diğer amaçlı kullanılan bitkiler bakımından zengin bir floraya sahiptir. Bu bitkilerin kültüre alınarak, yetiştirilmelerinin teşvik edilmesiyle, bitkilerin doğadan toplanarak yok olması önleneceği gibi çiftçilere ek gelir kaynağı da sağlanacaktır.Anahtar Kelimeler: Tıbbi bitkiler, aromatik bitkiler, faydalı bitkiler, boya bitkileri
Diyarbakır ekolojik koşullarında farklı zamanlarda ve dozlarda uygulanan pixtm'in pamuğun (Gossypium hirsutum L.) tarımsal ve teknolojik özellikleri üzerine etkisi
Bu çalışma farklı zamanlarda ve farklı dozlarda uygulanan PixTM (mepiquat chloride) bitki büyüme düzenleyicisinin pamuğun verimi ve lif kalitesi üzerine etkilerini araştırmak amacıyla D. Ü. Ziraat Fakültesi Deneme Alanında 2007 yılında yürütülmüştür. Deneme, bölünmüş parseller deneme deseninde, 3 tekrarlamalı olarak kurulmuş; uygulama zamanları ana parselleri, uygulama dozları ise alt parselleri oluşturmuştur. Bitki büyüme düzenleyicisi PixTM uygulaması, çiçeklenme başlangıcında 50?100?150 cc/da, çiçeklenme doruğunda 50-100-150 cc/da olacak şekilde uygulanmıştır.Çalışmada, koza kütlü pamuk ağırlığı, 100 tohum ağırlığı, çırçır randımanı özellikleri yönünden uygulama zamanlarının; bitki boyu, meyve dalı sayısı yönünden uygulama dozlarının; bitki boyu, 100 tohum ağırlığı, koza sayısı, lif inceliği ve lif kopma dayanıklılığı yönünden ise uygulama zamanı x uygulama dozları interaksiyonunun istatistiki anlamda önemli olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: pamuk, mepiquat chloride, büyüme düzenleyici, verim, kalite