
89
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Sporcularda akut yüklenme sonrası bioimpedans analiz yöntemiyle ölçülen vücut kompozisyonu parametrelerinin yüklenme skorları ile ilişkisinin araştırılması
Bu çalışmanın amacı, sporcularda akut yüklenme sonrası bioimpedans analiz yöntemiyle ölçülen vücut kompozisyonu parametrelerinin yüklenme skorları ile ilişkisinin araştırılmasıdır. Bu çalışmaya, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Özel Yetenek Sınavına katılan sporcular arasından rastgele örneklem yöntemiyle seçilen, yaş ortalamaları 18,791±1,257, ağırlık ortalamaları 53,381±7,677 kg ve boy ortalamaları 164,682±5,225 cm olan 111 bayan, yaş ortalamaları 19,095±1,305, ağırlık ortalamaları 66,790±12,283 kg ve boy ortalamaları 176,286±6,623 cm olan 105 erkek olmak üzere toplam 216 sporcu dahil edilmiştir. Tanita MC-780 bioimpedans cihazı kullanılarak sporcuların yağsız kütle, total kas kütlesi, total yağ oranı, total vücut sıvısı, hücre içi sıvı, hücre dışı sıvı, bazal metabolizma hızı, obezite derecesi, bel kalça oranı, bel boy oranı, protein, mineral, fiziksel inceleme, iskelet kası ve düz kas oranları belirlendi. Varyans analizi sonuçlarına göre yağ kütlesi % (p< 0.002), total yağ oranı %(p< 0.002) , total vücut sıvısı %(p< 0.001) ve total kas kütlesi % (p< 0.004) değişkenleri bakımından puan seviyeleri arasında çok anlamlı düzeyde farklılıklar bulunmuştur. Kruskal-Wallis H testi sonuçlarına göre Total yağ oranı kg değişkeni bakımından puan seviyeleri arasında anlamlı farklılık bulunmuştur (p=0.005). Mineral % değişkeni bakımından puan seviyeleri arasında anlamlı farklılık bulunmuştur (p=0,024). Sonuç olarak; Yüksek yüklenme skorlarına sahip sporcuların orta ve düşük yüklenme skorlarına sahip olan sporculara oranla yağ kütlesi % ve total yağ oranı % değişkenleri hariç diğer değişkenler bakımından daha iyi vücut kompozisyonu değerlerine sahip oldukları görülmüştür. Vücut yağ yüzdelerinin düşük olması, yağsız kütlenin yüksek olması, kas kütlesinin fazla olması, vücut su oranının yüksek olması sporcuların performansını artırırken sağlıklarını korumalarına da yardımcı olabilir.
Spor yapan ve yapmayan ortaokul öğrencilerin hırs düzeyleri ile bilişsel zekâ düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı belirlenen bazı soruları cevaplamaktır. Bilişsel zekânın, spor aktivitesi yapan ortaokul öğrencilerinin hırs düzeyinde pozitif veya negatif bir ilişkisi varmıdır? Şirgat şehrindeki ortaokul öğrencileri arasında bilişsel zekâ farklılıkları var mıdır? Şirgat şehrindeki ortaokul öğrencileri arasında hırs düzeyinde farklılıklar var mıdır? Araştırmanın amacı spor aktivitesi yapan ortaokul öğrencilerinin hırs düzeylerinin araştırılması ve seviye belirlenmesi olarak tasarlanmıştır. Ayrıca alt problemler incelendiğinde şu cevapları bulmak amaçlanmıştır. Spor aktivitesi uygulayan ortaokul öğrencileri arasında hırs düzeyi ile bilişsel zekâ arasındaki ilişkiyi belirlemek amaçlanmıştır. Spor aktivitesi uygulayan ortaokul öğrencileri arasında bilişsel zekâ derecesini belirlemek, spor aktivitesi yapan ortaokul öğrencileri arasında hırs ve bilişsel zekâ düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Şirgat şehrinde spor aktivitesi yapan ortaokul öğrencilerinin hırs düzeyleri ile bilişsel zekâları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Ghatfan ortaokulu, Al-Şirgat ortaokulu, Ahmed Bin Hanbal okulu, Al-Buweeb okulu olmak üzere her birinde ortaokul öğrencilerinin bilişsel zekâlarında farklılıklar vardır. Okulların her birinde öğrencileri arasında hırs düzeyinde farklılıklar olduğu görülmüştür. Ghatfan okulu, Al Şirgat okulu, Ahmed Bin Hanbal okulu, Al Bweeb okulundaki öğrencilere araştırmacı tarafından, betimleyici yaklaşımda araştırmanın niteliğini doldurmak için anket yöntemi ve korelasyon ilişkileri ile birlikte kullanmıştır. Çünkü metodolojik formül, betimleyici yaklaşımın anket yönteminde ve korelasyon ilişkilerinde kullanılmasını gerektirmektedir. Çünkü araştırmanın yöntem ve metodolojisine ve araştırmada objektif, net sonuçlar vermek için özel başlığına ve araştırma topluluğuna ve örneklemine yönelik araştırma metodolojisine uymaktadır. Tanımlayıcı yaklaşımın seçileceği alan, spor aktivitesi yapan ortaokul öğrencileri arasında hırs düzeyini ve bilişsel zekâ ile ilişkisini belirlemek için araştırmacı tarafından seçilmiştir. Örneklere uygulanacak anket yöntemi kullanılarak seçilmiş ve araştırma topluluğuna uygulanmıştır. Bu çalışma 2022-2023 akademik yılında gerçekleştirilmiştir. Temmuz 2023, 52 Sayfa. Anahtar Kelimeler: Spor, Hırs, Zekâ, Bilişsel Zekâ.
Genç kadın voleybolcularda core antrenmanlarının çeviklik, patlayıcı kuvvet ve denge parametreleri üzerine etkisi
Amaç: Bu çalışma 14-18 yaş genç kadın voleybolcularda core antrenmanlarının çeviklik, patlayıcı kuvvet ve denge parametreleri üzerine etkisini belirlemeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Aydın Gençlik Hizmetleri Spor Kulübü'nde voleybol oynayan 20 gönüllü sporcu katılmıştır. Tüm voleybolculara çalışmanın başında (ön testlerde) dikey sıçrama, yaylanarak sıçrama, pro-agility çeviklik testi ve dinamik denge testleri uygulanmıştır. Sporcular kura yöntemi ile seçilerek çalışma ve kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Çalışma grubunu oluşturan 10 sporcu voleybol antrenmanlarına ek olarak 8 hafta core antrenmanlarına katılmıştır. Kontrol grubunu oluşturan 10 sporcu ise sadece voleybol antrenmanlarına devam devam etmiştir. Core antrenmanları 8 hafta boyunca haftada 3 gün olacak şekilde voleybol antrenmanlarından önce uygulanmıştır. 8 haftanın sonunda core antrenmanlarının çeviklik, patlayıcı kuvvet ve denge parametreleri üzerine etkisini belirleyebilmek amacıyla ön testte uygulanan testler tüm katılımcılara tekrar edilerek analiz edilmiştir. Çalışmanın istatistiksel analizlerinde öncelikle verilerin normal dağılımlarının belirlenmesinde Kurtosis-Skewness testi kullanılmıştır. Grup içi ve gruplar arası karşılaştırılmaların yapılması için eşleştirilmiş paired-samples t test ve bağımsız iki örneklem independent-samples t testi yapılmıştır. Çalışma süresince anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışma ve kontrol grubu son test karşılaştırılmasında denge hassasiyeti indeksi, statik dikey sıçrama (cm), yaylanarak dikey sıçrama (cm) ve pro-agility çeviklik testi (sn) parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,01). Sonuç: Voleybol antrenmanlarına ek olarak uygulanan core antrenmanlarının çeviklik, patlayıcı kuvvet ve denge performansları üzerine olumlu yönde etkisi görülmektedir. Anahtar kelimeler: Core Antrenmanı, Çeviklik, Denge, Patlayıcvı Kuvvet, Voleybol
Ortaokul beden eğitimi dersi fiziksel gelişim performanslarının okul spor takımlarında yer alabilme durumuyla karşılaştırılması
Amaç: Bu çalışmanın amacı ortaokullarda ki beden eğitimi dersi uygulamalarının öğrencilerin okul spor takımlarında oynayabilecek fiziksel performans düzeyine ulaşabilmelerinde ne derecede etkili olabileceğine ilişkin, ders dışında bir spor etkinliğine katılma, spor takımlarında yer alma ve başarılı olabilme parametrelerini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın örneklemini İzmir ili Bornova ilçesindeki iki ortaokul oluşturmuştur. Bu okullardan 2016-2017 Öğretim yılı Bahar (2.Dönem), 2017-2018 Güz (1.Dönem) ve 2017-2018 Bahar (2.Dönem) Eğitim ve öğretim yıllarına ait 718 ortaokul öğrencisinin beden eğitimi dersine ilişkin beden eğitimi öğretmeni tarafından yapılmış fiziksel ölçümlerin üç yarıyıllık verileri kullanılmıştır. Bulgular: Okul takımında yer alan öğrencilerin fiziksel performans test skorlarının okul takımında yer alamayan sporculara göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuçlar: Okul spor takımlarında yer alan erkek ve kız öğrencilerin fiziksel gelişimi, okul spor takımlarında yer almayan öğrencilere göre daha hızlı gelişim göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi, Fiziksel Uygunluk, Fiziksel Performans, Okul Sporları
10-13 yaş grubu çocuklarda gözler kapatılarak yapılan psikomotor beceri öğretiminin niteliksel öğrenmeye etkileri
Amaç: Bu çalışmanın amacı, bir spor tekniğinin bileşenleri olan temel sportif becerilerin öğretiminde görsel enformasyonların, gözleri örtülerek engellendiği bir öğrenme ortamında yapılan çalışmanın, öğrenme çıktıları olan temel hareket becerilerinin niteliksel analizinin yapılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Basketbol topunu; yerinde durarak, yürüyerek, koşarak vb. top sürme (dripling), topu duvara, duvardaki bir hedefe, belirlenen bir çembere atma-tutma vb. becerileri (manipulatif) uygun koordinasyon ve postürde yapamayan 10-13 yaş grubu çocuklar deney (gözler kapalı) ve kontrol (gözler açık) gruplu çalışmaya alınmıştır. 8 hafta boyunca haftada iki kez (toplam 80 dk.) her iki gruba aynı beceri öğretimi aynı alıştırmalarla yaptırılmıştır. Dördüncü haftada ara test, sekizinci haftada son test değerlendirmeleri yapılmıştır. Bulgular: Ara test ve son test olarak saptanan bulguların istatistiksel analizlerine bakıldığında basketbolda top sürme tekniğinin alt becerilerinin öğrenimi, görme duyusu engellenen grup lehine anlamlı düzeyde farklılıklar ortaya koymuştur. Sonuçlar: Eğitimde farklı teknik kullanılmasının ("görme" duyusunu engelleme) öğrencilerin temel hareket becerilerinin gelişiminde daha etkili olduğu görülmüştür. Öğrencilerin gözleri kapatılarak yapılan çalışmalar sonucunda öğretilmesi hedeflenen hareket becerilerinin daha hızlı ve nitelikli bir öğrenmeyi sağladığı, eğitimde zamandan tasarrufa ve daha hızlı beceri kazanımına neden olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Gözler kapatılarak eğitim, Eğitimde görsel enformasyon, Kapalı gözlerle hareket eğitimi, Eğitimde duyu bütünleme
Modern olimpiyatlara katılan ve Türkiye'yi temsil eden kadın sporcuların katılım sürecine etki eden etmenler:1988-2012
Amaç: "Modern Olimpiyatlara Katılan ve Türkiye'yi Temsil Eden Kadın Sporcuların Katılım Sürecine Etki Eden Etmenler 1988-2012" başlıklı çalışmamızda olimpiyat oyunları sürecinde kadın sporcu sayısında gözle görülür bir artış olmuştur. Bu artışın nedenlerinin irdelenmesi bu çalışmanın amacıdır. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma betimsel bir çalışma olup, Türkiye'deki kadınların olimpiyat oyunları üzerinden spora katılımlarının artmasının nedenlerini sorgulamak için yaptığımız bir çalışma olup, içerik analizi yapılarak bulgular değerlendirilmiştir. Öncelikle bir kaynak taraması yapılmış, konuya ilişkin kadın katılımını arttıran etmenler belirlenmiştir. Örneklem grubundaki kişilerle yapılan görüşmeler ve onların yaklaşımları üzerine betimsel tasarımlar oluşturulmuştur. Bulgular: Olimpiyatlara katılımda sağlanan artışın ülkemizdeki kadın sporu ve kadının yaşam mücadelesi içindeki yerini göstermesi açısından değerlidir. Kadınların Modern Olimpiyat Oyunları'na kabul edilmesi büyük mücadeleler sonrası gerçekleşmiştir. Oyunların ilk yıllarında "antik dönemde olduğu gibi" kadınlar, erkek işi olduğu varsayılan spordan uzak tutulmuştur. Bunun üzerine kadınlar kendi oyunlarını düzenlemişler ve bu konuda ısrarcı olmuşlardır. Sporu erkekler gibi yapabildiklerini göstermişler ve böylelikle sporun tüm alanlarında kendilerini kabul ettirmeyi başarmışlardır. Zaman, gelişmeler ve bilim bu konuda kadınları haklı çıkarmıştır. Sonuç olarak: Kadınların sporda daha fazla yer almaları konusunda verdikleri mücadeleye ek olarak Uluslar arası Siyaset ve Spor Siyasetindeki bazı köklü değişimler IOC'nin profesyonelliği yeniden tanımlaması, kadınlara örgütsel yapısı, içinde yer vermesi ve daha ilerisi kadınlara pozitif destek sunması sonucunda oyunlardaki kadın varlığı belirgin şekilde artmıştır. Böylece spora ve olimpiyatlara yeni bir renk ve coşku kazandırmıştır. Bugün artık kadınlar olmadan spor düşünülemez. 2012 Londra Oyunlarında erkeklerin %81'i kadar kadın yarışmıştır. Yaşamın her alanında kadın hareketi (Feminizm) erkek egemenliğini ve önyargıları kırmaya devam etmektedir. Bireysel ve ortak karar vermede özgürlüktür. Spor kadınları kısıtlayıcı kıyafetlerden, davranışlardan, yasalardan ve kadının yarışamayacağı, kazanamayacağı inancından özgürleştirdi ve özgürleştirmeye devam ediyor.
Spor yöneticilerinin başarı ihtiyaçları güdüsü ve gelişimlerine yönelik verilen zorlu görevlerin yönetsel yetkinliklerine etkileri
Özet Amaç: Bu çalışmanın amacı: Türkiye'deki spor federasyonlarında görev alan üst ve orta seviyedeki spor yöneticilerinin başarı ihtiyacı güdüsü (BİG) ve yöneticilerin gelişimlerine yönelik verilen zorlu görevlerin (YG), yönetsel yetkinlik (YY) düzeylerini ortaya çıkarmaktı. Gereç ve Yöntem: Çalışmanın gerçekleştirilmesinde Türkiye'deki Spor Federasyonlarının merkez teşkilatlarında başkan, başkan yardımcısı, yönetim kurulu üyesi, bağlı ve yan kurullarda görev alan farklı mevkilerdeki (üst ve orta) spor yöneticilerinden veri toplanmıştır. Veri toplama aşamasında web tabanlı online form ve anketlerin araştırmacı tarafından yüz yüze doldurtulması yöntemleri kullanılmıştır. Spor yöneticilerinin yönetici yetkinliklerini belirlemek için kullanılan ölçek Ko ve ark. (2011) yetkinlik algısı çalışmasından uyarlanmıştır (21). Ko ve ark. (2011)'nın yetkinlik algısı ölçme aracı 11 alt ölçekten (Yönetim Teknikleri, Sporla İlgili Teoriler ve Temeller, Servis Sağlama ve Geliştirme, Yabancı Dil ve Öğrenme Yeteneği, Liderlik, Finans, Ekonomi ve Analitik Yetenekler, İletişim, Politik/Siyasi Farkındalık, Muhasebe ve Risk Yönetimi, Bilgi Yönetimi ve Teknolojileri, Yönetim Teorileri ve Bilgi Yönetimi) ve toplamda 70 maddeden meydana gelen ve cevap seçeneğinde 7'li Likert derecelendirme seçeneği kullanılan bir ölçektir. Yöneticilere verilen gelişimlerine yönelik zorlu görevlerle ilgili verilerin toplanmasında McCauley (1994)'un "Developmental Challenge Profile" ölçeğinde istifade edilmiştir. Bu ölçek toplamda 50 maddeden ve 10 alt ölçeğinden istifade edilmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda 10 alt ölçekten 5 tanesi; örgüte yeni yön verme, alışılmadık sorumluluklar, zor şartlarda karar verme, kültürler arası çalışabilme alt ölçekleri kullanılmıştır. Bu alt boyutlar 25 maddeden meydana getirilen 7'li Likert cevaplama seçeneği kullanılan bir ölçekle belirlenmiştir. Bir diğer ölçme aracı olarak yöneticilerin Başarı İhtiyacı Güdülerini belirlemede Heckert ve ark. (1999) 'nın başarı ihtiyacı alt ölçeği 5 maddeden ve 5'li Likert derecelendirme seçeneği ile meydana gelmektedir. Bulgular: Ölçme aracının güvenirliği SPSS 22.00 programıyla, geçerliği ise LISREL 8.15 programı ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan doğrulayıcı faktör analizi, güvenirlik ve geçerlik analizleri sonucunda yönetsel yetkinlik (YY) ölçeği 5 alt boyut 31 madde, yöneticilerin gelişimlerine yönelik verilen zorlu görevler (YG) ölçeği 5 alt boyut 16 madde ve başarı ihtiyacı güdüsü (BİG) alt ölçeği ise 5 maddeden meydana gelmiştir. Analizler sonucunda, yöneticilerin gelişimlerine yönelik zorlu görevlerin alt boyutları olan alışılmadık sorumluluklar (negatif yönlü), yönetim alanın genişliği ve kültürlerarası çalışabilme başarı ihtiyacı güdüsü aracılığı ile spor yöneticilerinin yönetsel yetkinleri üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Bu araştırmada spor yöneticilerinin yönetsel yetkinlikleri ile ilgili güvenilir ve geçerli bir model sunulmuştur. Bu modele göre, spor yöneticilerin alışılmadık sorumluluklar karşısında başarı ihtiyacı güdülerinin olumsuz etkilendiği söylenebilir. Bununla birlikte yönetim alanının genişliği ve kültürlerarası çalışabilme olanaklarının arttırılması, spor yöneticilerinin yönetsel yetkinlik düzeylerinin artmasında etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Spor yönetimi, yönetsel yetkinlik, zorlu görevler, başarı ihtiyacı.
Eli̇t ve eli̇t olmayan futbol oyuncularının karar verme performanslarının karar verme hızı ve veri̇len kararın doğruluğu açısından karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı, elit ve elit olmayan futbolcuların karar verme performanslarının arasındaki farklılığı saptamaya yöneliktir. Bu konu ile ilgili literatürün taranması ve altı deneyimli futbol antrenörleriyle yapılan görüşmeler neticesinde, futbol oyunundaki 10 hücum pozisyonu oluşturuldu. Bu pozisyonların fotoğrafları slayt olarak çekildi. Bu slaytlar, slayt makinasının yardımıyla ekrana yansıtıldığı anda dijital kronometre, otomatik olarak çalışmaya başladı ve bu görüntüler 5 sn. süreyle deneğe gösterildi. Denekler cevaplarını, ayağında top olan oyuncu için mümkün olduğunca hızlı ve doğru bir şekilde, şut, pas, dribbling, çalım ve orta olarak sese duyarlı mikrofona söyledikleri anda dijital kronometreyi durdurdular. Kararın doğruluk ve hızı bağımlı değişkenlerdi. Değerlendirmede doğru cevaplar için 1 puan, yanlış cevaplar için 0 puan verildi. Deneklerin (N=40) karar verme performansları, hem dinlenme hem de bisiklet ergometresinin efor esnasında test edildi. Bu çalışmaya yaşları 19 ve 29 yaş arasında olan 20 erkek profesyonel sporcu ve 20 erkek amatör sporcu katıldı. Araştırmanın istatiksel analizleri için Mann Whitney U ve Student T testleri kullanıldı. Bu çalışmanın geçerlilik ve güvenirlilik testleri, orijinal çalışmayı yapan Mc. Morris , T ve Grayton, J tarafından kendi çalışmalarında yapılmıştır. Araştırma sonunda, elit ve elit olmayan futbolcuların kararların hızı arasında istatiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunmamıştır(p>0.05). Fakat eforlu testte (eforsuz testte göre) her iki grubun karar hızlarında bir iyileşme tespit edilmiştir. Bunun yanında her iki grubun karar doğrulukları arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır.(p>0.05) Ayrıca her iki grubun eforsuz test karar doğruluklarının, eforlu teste göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Sporcu, Öncelleme, Algılama, Karar Verme, Sportif Başarı, Futbol
Üst düzey sporcularda zeka düzeyi ile sosyal uyum arasındaki ilişkinin araştırılması
ÖZET Bu çalışmanın amacı, izmir ve Manisa illerinde farklı spor branşlarıyla uğraşan üst düzey sporcuların zeka düzeyleri ile sosyal uyumları arasındaki ilişkinin saptanmasına yöneliktir. Üst düzey sporcuların sosyal uyumlarını saptamak üzere Sosyal Uyum Envanteri, zeka düzeylerini saptamak üzere R.B. Cattel testi uygulanmıştır. Araştırmaya 18-30 yaşlar arasında n=66 (erkek) üst düzey sporcu katılmıştır. Araştırma verilerinin değerlendirilmesi SPSS 9.05 istatistik programında yapılmıştır. Elde edilen veriler Paired Samples Test ve Varyans analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Verilerden elde edilen bulgular sonucunda zeka düzeyi ile sosyal uyum arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu saptanmıştır (p< 0.05) Anahtar kelimeler: Üst düzey sporcu, sosyal uyum, zeka düzeyi,
Sportif başarının yükseltilmesinde kulüp ikliminin rolünün araştırılması (II. Lig 2. Gurup- III. Lig 6. Gurup Futbol Kulüpleri örneği)
II ÖZET Araştırmanın amacı "sportif başarının yükseltilmesinde kulüp ikliminin roKfnün araştırılarak bu yönde kulüplere bilimsel yaklaşımlar sunabilmek ve ışık tutabilmektir. Araştırma; "Giriş, Kuramsal Açıklamalar, Araştırmanın Yöntemi, Bulgular, Sonuç ve Tartışma" konularını içeren dört bölümden oluşmuştur. Araştırmanın evrenini 2000-2001 sezonunda Türkiye deplasmanlı futbol liginde yer alan II. Lig ikinci gurup ve III. Lig altıncı guruptaki 28 takım, örneklemi ise belirlediğimiz guruplarda yer alan 10 takım oluşturmaktadır. Bu çalışmada spor psikolojisi doktora öğrencilerinin (Benjamin SCHENDER ve De COTİS) uyarladığı örgütsel iklim anketi veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS Ver.8.0 programında yapılmıştır. Kullanılan test yöntemleri: Geçerlilik ve güvenirlik için Alpha (Cronbach) yöntemi, Bağlantıların saptanması için Korelasyon (Bivariate, iki yönlü Spearman rho metodu) testi, Ortalamalar arasındaki farkların belirlenmesi için ise One Way ANOVA testi gibi testler kullanılmıştır. Sonuç ve tartışma bölümünde ise araştırma sonucunda elde edilen bulgular tartışılarak kişisel öneriler getirilmiştir. Kulüp ikliminin sportif başarıya etkisini araştırdığımız çalışmamızda; elde ettiğimiz önemli bulguları şöyle özetleyebiliriz. Takımların sportif başarıları ile kulüp iklimi (Güven, Algı, İletişim, Ödül-Ceza, Katılım) arasında istatistiksel bakımdan herhangi anlamlı bir ilişki yoktur. Ancak; ödül-ceza boyutu hariç kulüp iklimini oluşturan boyutların aralarında birbirleriyle olumlu yönde ilişkilerinin bulunduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler : Sportif Başarı, Kulüp İklimi, Katılım, Güven, İletişim, Algı, Ödül-Ceza.
Egzersiz uygulanan ratlarda koenzim Q10'nun kalp üzerine koruyucu etkisi
Bu çalışmanın amacı; Treadmil egzersizi uygulanan ratlarda, Q10 takviyesininkalp üzerine koruyucu etkisini (TNF-α, 1L-1β, leptin, Kardiyotrofin-1, Troponin-I ve Troponin-T) ortaya koymaktır. Çalışma; Fırat Üniversitesi Hayvan Deneyleri Etik Kurulu (FÜHADEK) onayı alındıktan sonra (Tarih: 27.12.2017, Toplantı: 2017/24, Karar No: 291 ve Protokol No: 2017/131) yürütüldü. Araştırmada kullanılan ratlar, Fırat Üniversitesi Deneysel Araştırmalar Merkezinden (FÜDAM) temin edildi. Araştırmada her grupta 7 adet olmak üzere toplam 42 adet 8 haftalık yaşta erkek Wistar albino ırkı rat kullanıldı. Gruplar; Grup 1 (Kontrol), Grup 2 (Koenzim Q10), Grup 3 (Egzersiz), Grup 4 (Egzersiz + Koenzim Q10), Grup 5 (Akut Egzersiz), 6 (Akut Egzersiz+Koenzim Q10). Uygulama sonunda, hayvanlar anestezi altında servikal dislokasyon yolu ile dekapite edilerek kas örnekleri alındı. Kesilen hayvanlardan alınan dokular analiz edilinceye kadar derin dondurucuda (Hettich, Almanya) -80 °C'de muhafaza edildi. Muhafaza edilen örnekler Süpernatant TNF-α, 1L-1β, leptin, Kardiyotrofin-1, Troponin-1 ve Troponin-T analizleri yapılmak üzere tüplere alındı. Protein konsantrasyonu Lowry prosedürüne göre çalışan Sigma (St. Louis, MO, ABD) protein testi kiti kullanılarak Western Blot metodu ile belirlenmiştir. Verilerde gruplar arasındaki farklılıkları ortaya koymak için SAS paket programında bulunan PROC GLM prosedürü kullanılarak analiz edilmiştir. İstatistiksel anlamlılık p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Bu çalışmada; egzersiz ve Koenzim Q10 takviyesine bağlı olarak TNF değeri kronik egzersize bağlı olarak düşüş göstermiş ancak akut egzersiz sonucundada yükselme olarak yanıt göstermiştir. Koenzim Q10 takviyesi TNF-α, değeri üzerinde düşüşilesonuçlanmıştır. Kalp 1L-1β düzeylerinde; gruplar bakımından Kronik egzersiz grubu ile Kronik egzersiz+Koenzim Q10 grubunun değerleri diğer gruplara göre farklılık göstersede bu değişiklik tam olarak ilişkilendirilememiştir. Leptin parametresi bakımından, kronik ve akut egzersiz uygulaması yapılan grupların değerleri diğer gruplara göre farklıydı. Kardiyotrofin-1 değerinin akut egzersize bağlı olarak yükseldiği Koenzim Q10 takviyesi uygulamasın Kardiyotrofin değerini düşürdüğü ve kronik egzersizin herhangi bir değişikliğe sebep olmadığı tespit edilmiştir. Troponin-I'e bakıldığında; yapmış olduğumuz uygulamaya bağlı olarak kronik egzersizin etkisinin olduğu ancak akut egzersizin daha fazla etkili olduğu tespit edilirken Koenzim Q10 uygulaması Troponin-I seviyesini baskılayarak bazal seviyelerde tuttuğunu söyleyebiliriz. Troponin T seviyesinin Koenzim Q10 ve Kronik egzersiz uygulaması sonucu düşüşe sebep olurken akut egzersizin Troponin T seviyesini yükselttiğini söyleyebiliriz. Sonuçta; TNF-α seviyelerinde değişiklik olması Yag yüzdesinde meydana gelen azalmaya bağlı olduğu düşünülmektedir. 1L-1β seviyesindeki azalmanın egzersizin metabolizma üzerindeki olumlu katkılarının bir sonucu olduğu, Enerji dengesi ve vücut yağ kütlesi üzerinde oluşturduğu güçlü etkilerin leptin salgılanmasında da değişiklik oluşturabileceği, Troponin değerlerindeki bu artışı kalbin fizyolojik hipertrofisi sonucu ortaya çıkan bir durum olarak ifade edebiliriz. Mevcut literatürler ışığında egzersiz fizyolojisi ve spor bilimleri alanında katkı sağlayacağını düşündüğümüz Egzersiz ve Koenzim Q10 arasındaki ilişkiyi ortaya koymak için farklı egzersiz uygulamalarının farklı araştırma gruplarına yönelik incelendiği çalışmalara ihtiyaç olduğu aşikârdır.
Okul spor yarışmalarına aktif olarak katılan ve katılmayan bireylerin öfke düzeylerinin değerlendirilmesi
Araştırma betimsel tarama modelinde olup amacı, okul spor yarışmalarına aktif olarak katılan ve katılmayan bireylerin öfke düzeylerini değerlendirerek, aktif spora katılımın öfke düzeyleri üzerinde etkisinin olup olmadığını ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında Antalya il merkezi, merkez ilçelerinden ulaşılabilirlik ve ilçelerini temsil ettiği düşünülen 5 ortaokul, örneklem grubu ise bu ortaokullarda öğrenim gören 500 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada verilere Smith Furlong ve Bates (2000) tarafından geliştirilen Çok Boyutlu Okul Öfke Ölçeği ile ulaşılmıştır. Ölçeğin cronboach alfa güvenirlilik katsayısı bu çalışma için 0.83 olarak hesaplanmıştır. Bu değerde araştırmacılara göre oldukça yüksek bir değerdir. Ölçek örneklem grubuna tesadüfi yöntemle konu hakkında bilgi verilerek doldurtulmuştur. Ölçeğe toplam 500 katılımcı cevap vermiştir. Katılımcılardan 198'i erkek, 302 kişi ise kadındır. Elde edilen veriler değerlendirmek üzere bilgisayar ortamına aktarılarak uygun istatistiki programla analizleri yapılmıştır. İstatistik işlemi olarak crosstabs, chi-square ve frekans (%) teknikleri kullanılmıştır. Farklılıkların tespiti için 0,05 güven aralığı kabul edilmiştir. Her bir soru önermesine verilen cevap dağılımlarına da göre de yorumlar yapılmıştır. Elde edilen veriler soncunda okul spor yarışmalarına katılan bireylerin öfke düzeylerinin, okul spor yarışmalarına katılmayan bireylere oranla daha olumlu etkilenip, öfke düzeylerinin daha düşük olduğu söylenebilir.
Oyun eğitiminin üniversite öğrencilerinin öznel iyi oluş ve öz yeterlik inançlarına etkisi
Araştırma oyun eğitimi programının üniversite öğrencilerinin öznel iyi oluş ve genel öz yeterlik inançları üzerine etkisini belirlemek amacı ile yapılmıştır. Çalışmaya Acıpayam Meslek Yüksek Okulu'nda öğrenim gören 234 öğrenci (141 kadın; 93 erkek) katılmıştır. Araştırma grubunu öznel iyi oluş toplam puanı (ÖİOTP) ve genel öz yeterlik toplam puanı (GÖZTYP) en düşük olan ve çalışmaya gönüllü olarak katılmak isteyen 37 öğrenci (çalışma n=20; kontrol n=17) oluşturmaktadır. Araştırma verileri Tuzgöl-Dost (2004) tarafından geliştirilen Öznel İyi Oluş Ölçeği ve Aypay (2010) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan Genel Öz Yeterlik Ölçeği ile toplanmıştır. Bu ölçekler çalışma ve kontrol grubuna oyun eğitimi uygulama programı sonrasında tekrar uygulanmıştır. Ayrıca çalışma grubundan oyun eğitimi programı sonlandıktan bir ay sonra tekrar izleme ölçümü alınmıştır. Verilerin analizinde SPSS 25.00 paket programı kullanılmıştır. Normal dağılıma uygunluğun incelenmesinde Shapiro-Wilk testi kullanılmıştır. Parametrik test varsayımları sağlandığında bağımsız grup farklılıkların karşılaştırılmasında iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi, parametrik test varsayımları sağlanmadığında ise bağımsız grup farklılıkların karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Bağımlı grup karşılaştırmalarında parametrik test varsayımları sağlandığında Tekrarlı Ölçümlerde Varyans Analizi ve İki Eş arasındaki farkın önemlilik testi, parametrik test varsayımları sağlanmadığında ise Friedman Testi kullanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre oyun eğitimi programı sonrasında çalışma grubunun ÖİOTP ve GÖZYTP ön-son test puanları değişimleri istatistiksel olarak anlamlıdır. Kontrol grubunun ÖİOTP ve GÖZYTP ön-son test puanları değişimleri istatistiksel olarak anlamlı değildir. Oyun eğitimi programı sonrası çalışma ve kontrol grubunun ÖİOTP ve GÖZYTP ön-son test puanlarından elde edilen fark değerleri incelendiğinde çalışma grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark belirlenmiştir. Bu durumun nedeni; oyun eğitimi programının grup oyunları ve bireysel beceri geliştirecek uygulamalar içermesi ve bu uygulamaların kısa aralıklarla, çeşitlendirilerek planlanmasından kaynaklanmış olabilir. Ayrıca öğrencilerin oyunlardan birini başaramasa bile diğerini başararak kendini daha yeterli hissetmeleri sağlanmış olabilir. Sonuç olarak; uygulanan oyun eğitimi programının öğrencilerin öznel iyi oluş ve genel öz yeterlik puanlarına olumlu etkisi olduğu söylenebilir.
15-17 yaş grubu erkek basketbolcularda seçilmiş fiziksel ve motorik özelliklerin basketbolda sıçrayarak şut isabetine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı 15-17 yaş grubu erkek basketbolcularda seçilmiş fiziksel ve motorik özelliklerin basketbolda sıçrayarak şut isabetine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya Isparta ilinde okul müsabakalarında ilk üç dereceye giren, takımlarında lisanslı olarak basketbol oynayan 15-17 yaş arasında 44 erkek sporcu katılmıştır. Çalışmada sporcuların sıçrayarak şut atışı ile boy uzunluğu, vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi, esneklik, dikey sıçrama, bacak kuvveti, dayanıklılık ve denge özellikleri arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Çalışma verilerinin değerlendirilmesinde SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğine bakılarak, veriler arasındaki ilişki Pearson Korelasyon analizi ile aşamalı (stepwise) regresyon analizi yapılmıştır. Analizler sonucunda Sıçrayarak şut atışı ile vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi, esneklik, dikey sıçrama, dayanıklılık (VO2 max) ve statik denge arasında ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak sıçrayarak şut atışı; vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi, esneklik, dikey sıçrama, dayanıklılık (VO2 max) ve statik dengeden etkilenebilir diyebiliriz.
Investigation of participation in sport and the effect of selected variables on peer bullying
The aim of this study is to investigate the effect of participation in sport and selected variables on peer bullying. A total of 618 people aged 14-18 participated in the study. The adolescent form of peer bullying determination scale developed by Ayas and Pişkin (2015) was used to measure participants' levels of peer bullying. The study data was analyzed using the SPSS 23.0 (Statistical Packet for Social Sciences) Program. As a result of the study data, it was found that sedentary bullying levels were significantly higher compared to the active ones. Again, the rates of peer bullying of licensed athletes were significantly lower than those without licensed. When peer bullying was evaluated by gender, men had higher levels of peer bullying than women. Those who spent 11 hours and above in the virtual environment had higher levels of verbal bullying than those who spent 10 hours and below. Consequently, it can be said that the level of peer bullying is affected by participation in sports and various selected features.
An investigation of sports disabilities in football players
The aim of this study is to identify the injuries that occur in football players. In this context, can be reached in various regions of Turkey's 46 amateur teams are determined. The teams were contacted at regular intervals in the 2018-2019 season and the injuries that occurred were questioned. Information about the type, type, place of occurrence and duration of disability occurred. The injured athletes were waited until the end of 21 days from the injury and they were informed about the severity of the injury. The injuries that occurred occurred were transferred to the electronic medium by encoding and statistical evaluation was evaluated in SPSS 22 package program. The most injury to the players was seen in the foot-ankle followed by the knee and calf, respectively. The most common ankle injury is sprain, while knee and calf strain. Consequently, lower extremity studies should be given more importance to minimize injuries in football players and protective measures should be increased in the lower limbs.
MAKÜ Spor Bilimleri Fakültesi ile MAKÜ Güzel Sanatlar Bölümündeki öğrencilerin değer yönelimlerinin karşılaştırılması üzerine araştırma
Bu araştırmanın amacı, spor bilimleri fakültesi öğrencileri ile eğitim fakültesi güzel sanatlar eğitimi bölümünde öğrenim gören öğrencilerin değer yönelimlerini yaş, bölüm, cinsiyet ve aylık ortalama gelir düzeyleri değişkenlerine göre anlamlı şekilde farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Araştırmada bilimsel araştırma modellerinden betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2018-2019 eğitim öğretim döneminde Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Spor Bilimleri Fakültesi ve Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümünde aktif olarak öğrenim görmekte olan ve araştırmaya gönüllü olarak katılım gösteren 311 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma amacına yönelik olarak araştırmacı tarafından demografik bilgilerin belirlenmesi amacı ile hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ile araştırma amacına yönelik olarak "Bireysel Değerler Envanteri" kullanılmıştır. Bireysel değerler envanterinin güvenilirlik katsayısı cronboach alfa ile hesaplamış .77 olarak tespit edilmiştir. Verilerin istatistiksel analizinde Spss 25.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise betimsel istatistiklerde frekans, yüzde, kullanılmış, gruplar arasında ki farkların belirlenmesi amacı ile t-tesi ve tek örneklem varyans analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarında ise cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık görülmemişken, bölüm, yaş, aylık ortalama gelir düzeyleri değişkenlerinde bireysel değerler yönelimlerinde anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir.
11-14 yaş grubu spor faaliyetine katılan adolesan bireylerin spora katılım tutumları ile yaşam kaliteleri arasındaki ilişkinin incelenmesi "Denizli ili örnek çalışma"
Sporun her kesimden ve her yaştan bireyler tarafından yapılmasının önemi büyüktür. Özellikle de belediyelerin yapmış olduğu spor faaliyetlerinin her kesime ve her yaştaki bireyin katılımına uygun olması spora yönelik tutum ve yaşam kalitesinin belirlenmesi açısından oldukça önemlidir. Bu sebeple araştırma "11-14 yaş grubu spor faaliyetine katılan adelosan bireylerin spora katılım tutumları ve yaşam kalitelerinin incelenmesi" amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Denizli ilindeki Denizli büyükşehir belediyesinin ve Merkezefendi belediyesinin düzenlemiş olduğu spor faaliyetlerine katılan çocuklardan oluşmaktadır. Araştırma grubu ise gönüllülük esasına göre 11-14 yaş aralığındaki bu spor faaliyetine katılan 384 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve spora yönelik tutum ve yaşam kalitesi ölçeği kullanılmıştır. Veri toplama araçları örneklem grubuna konu hakkında bilgi verildikten sonra doldurulmuştur. Ankete 213 kadın, 171 erkek olmak üzere toplam 384 öğrenci cevap vermiştir. Elde edilen veriler istatistik işlem için bilgisayar ortamında, uygun istatistik programa aktarılmıştır. İstatistik işlem olarak betimsel istatistik, bağımsız gruplarda t testi ve pearson korelasyon analizi işlemleri yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesi 0,05 anlamlılık düzeyi kabul edilerek yorumlar yapılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler sonucunda, "belediyelerin spor faaliyetine katılan bireylerde spora yönelik tutum ve yaşam kalitesinin yüksek olduğu, spora yönelik tutum ve yaşam kalitesinin cinsiyet ve spor türü değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı ancak spora yönelik tutum ve yaşam kalitesinin spora katılım yılı değişkeni açısından 0,05 manidarlık düzeyinde anlamlı farklılıkların olduğu görülmüştür. Ayrıca spora yönelik tutum ve yaşam kalitesi arasında yüksek düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür.
Toplumsal değişim sürecinde geleneksel ve dijital oyunlara yönelik çocuk ve ebeveyn görüşlerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı Burdur ilinde yaşayan çocuk ve ebeveynlerin geleneksel ve dijital oyunlarla ilgili görüşlerinin anlamlı olarak değişip değişmediğini belirlemektir. Nicel tarama modelinin kullanıldığı araştırmada veri toplama aracı olarak uzman görüşlerine göre geliştirilen anket formu kullanılmıştır. Çalışma evrenini Burdur ili, il merkezi ve köyleri, Bucak, Ağlasun, Tefenni ilçe merkezleri ve köylerinde yaşayan çocuklar ve bu çocukların ebeveynleri oluşturmuştur. Bu evrenden kolay ulaşılabilirlik ve gönüllük esasına göre çalışma örneklemi seçilmiştir. Örneklemde Burdur il merkezi ve köylerinden 236, Bucak ilçesi ve köylerinden 114, Ağlasun ilçesi ve köylerinden 57, Tefenni ilçesi ve köylerinden 146 olmak üzere toplam 556 katılımcı yer almıştır. Katılımcıların görüşleri kişi sayısı ve yüzde verilerek analiz edilmiş ve bu görüşler arasında anlamlı fark olup olmadığı parametrik olmayan testlerden ki-kare testiyle belirlenmiştir. Çalışma sonunda ebeveynlerin geleneksel, çocukların dijital; kadınların geleneksel, erkeklerin ise dijital oyunları tercih ettikleri ortaya çıkmıştır. Ayrıca ebeveynlerin geleneksel oyunları açık alanlarda, doğal materyalleri kullanarak, mahalle arkadaşları ve kardeşleriyle, 5 saatten fazla oynadıkları belirlenmiştir. Çocukların ise kapalı mekânlarda, hazır materyalleri kullanarak, sırasıyla okul-mahalle arkadaşları ve kardeşleriyle oynadıkları ve oyuna 4 saatten az zaman ayırdıkları tespit edilmiştir. Katılımcılar oyun oynarken zaman, araç-gereç ve oyun arkadaşı bulma konusunda benzer sorunları yaşarken; ebeveynlerin mekân bulma sorununu daha fazla yaşadıkları ortaya çıkmıştır. Katılımcılar toplumsal yaşam biçimindeki değişmelerin ve teknolojik gelişmelerin çocukların geleneksel oyunları tanımalarına ve oynamalarına engel olduğunu; mahalle ve sokak oyunlarının oynanmasını kısıtladığını ifade etmiştir. Ayrıca bu değişim ve gelişmelerin çocukları dijital oyunlara sevk ettiği, dijital bağımlılığa sebep olduğu, bu durumun da çocukların ders başarılarını, fiziksel, sosyal ve psikolojik sağlıklarını olumsuz yönde etkilediği ortaya çıkmıştır.
Türkiye'deki oryantiring sporcularının karşılaştığı temel sorunlar üzerine bir araştırma
Aratr??m ada oryantiring sporcularn?n? kalr?a ?t??? t? e mel sorunlar ?s aptamak amaçlanmtr??.? Aratr??m ann? evrenini Türkiye'de oryantiring yapan bireyler olut?u rmaktadr?. Bu aratr??m ann? örneklemini ise, 1. Kademe Antalya yamr?? a sn?a katl?an sporcular olut?u rmaktadr?. Aratr??m a sonucunda; Oryantiring sporu yapan bireylerin ei?t im düzeylerinin yüksek olduu?, · Federasyon yalr?a? rn ?n? ve kategorilerin yeterli bulunduu?, · Antrenörlerin her konuda yeterli olduu?, · Sporcularn? çou?n luu?n un oryantiring renk kodunu bilmedikleri, · Oryantiring kulüplerinin sporculara sal?a d?m?? addi destei?n yetersiz olduu?, · Ülkemizdeki oryantiring harita saysn??n? , kalitesinin ve güncellii?n in istenen düzeyde olma,d? ?? · Oryantiring sporcularn?n? oryantiring malzeme fiyatlarn?n? yüksek, çei?tl erin az bulduu? ve ulam? akta sk?n? t ?çe ktikleri, · Yararlanl?ac ak kitap, dergi ve kaynaklarn? yetersiz olduu?, · Sporcular, die?r sporcularn? adil olmadk?l arn? ?d üü?n mektedirler, sonuçlarn?a varl?mtr ??.? Please purchase PDFcamp Printer on http://www.verypdf.com/ to remove this watermark. iii Aratr??m a sonunda ortaya çk?a n sorunlara dayal ?o larak u? öneriler sunulabilir: · Yapl?an bu çaml?? a nn? oryantiring hakemlerine, idarecilerine ve oryantiring kulübü yöneticilerine uygulanmasn?n? fayda sal?a yaca ?d? ü ü?n ülmektedir. · Yapl?an bu aratr??m a oryantiring haritalar,? h arita çizicileri ve oryantiring malzemeleri konusunda aratr??m ann? genil?e tilerek devam etmesine fayda sal?a yacaktr?. · Bundan sonraki aratr??m alar gelecekte düzenlenecek olan ulusal ve uluslararas ?y amr?? a lar için de faydal ?o lacaktr?. · Yapm?t??z ? b u çaml?? a da yazl ?es er eksii? ortaya konmut?u r. Ülkemizde belli aralk?l arla çk?a cak bir dergi bize bu konuda fayda sal?a yacaktr?
Sporcularda vücut kompozisyonu ile denge parametreleri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı; Sporcularda vücut kompozisyonu ile denge parametreleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Çalışmaya son bir yıl içerisinde cerrahi müdahale görmemiş 6 erkek – 6 kadın milli atlet, 7 erkek - 7 kadın milli kayakçı, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde öğrenim gören 14 erkek - 11 kadın sedanter yine okul takımlarında oynayan 28 erkek - 9 kadın futbolcu, 8 erkek - 6 kadın hentbolcü olmak üzere toplam 77 sporcu 25 sedanter dahil edilmiştir. Katılımcılara ilk olarak boy ve kilo ölçümü yapıldı. Sonra sırasıyla vücut kompozisyonu ölçümü, deneklerin denge platformuna uyum sağlamaları için deneme ölçümleri, son olarak denge ölçümleri yapılarak çalışma sonlandırıldı. Vücut kompozisyonuna ilişkin veriler, Bodystat®1500 Vücut Analizi (Impedansmeter) cihazı kullanılarak, Denge ölçümüne ilişkin veriler ise TecnoBody Pro-Kin Type B 252 Test Cihazı kullanılarak elde edildi. Bu araştırma AİÇÜ, BESYO, Fizyoloji Labaratuvarında yapılmıştır. İstatistiksel değerlendirme SPSS 22.0 (SPSS Inc., Chicago, IL, USA) programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler olarak sunulmuştur. Normallik sınaması Shapiro-Wilk testi ile gerçekleştirilmiştir. Ölçümü yapılan parametreler arasındaki ilişkinin tespit edilmesinde korelasyon analizi uygulanmıştır. Normal dağılım gösteren parametrelerde Pearson korelasyon katsayısı ve normal dağılım göstermeyen parametrelerde Spearman korelasyon katsayısı dikkate alınmıştır. Sonuçlar %95 güven aralığında değerlendirilip, p<0.05 değeri anlamlı kabul edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; çalışmaya katılan sporcu ve sedanterlerin çift ayak statik denge testi ortalama değerleri incelendiğinde; sporcuların sedanterlerden daha iyi olduğu görülmektedir. Dinamik denge değerleri ise erkek sporcuların erkek sedanterlerden daha iyi olduğu, kadın sporcu ve kadın sedanterlerin değerlerinin birbirine çok yakın olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca deneklerin vücut kompozisyonu incelendiğinde; Sporcuların vücut yağ oranı, vücut yağı, yağsız kütle, bazal metabolik hız, impedans değerlerinin sedanterlere göre daha az olduğu, vücut sıvısının ise sedanterlerin sporculardan daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca sporcuların vücut yağ yüzdesi, yağ miktarı, kuru kütle, yağsız kuru kütle, vücut sıvısı, bazal metabolik hız, vücut kitle indeksi, impedans değerleri ile statik ve dinamik denge arasında ilişkinin olmadığı tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda; Sporcularda statik denge değerleri sedanterlerden daha iyi olduğu, Dinamik denge değerleri ise erkek sporcuların erkek sedanterlere göre daha iyi olduğu, fakat kadın sporcuların kadın sedanterlerle birbirine çok yakın olduğu tespit edilmiştir. Sporcuların vücut yağ oranı, vücut yağı, yağsız kütle, bazal metabolik hız ve impedans değerlerinin sedanterlere göre daha az olduğu, vücut sıvısının ise sedanterlerin sporculardan daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Vücut kompozisyonu ile statik ve dinamik denge arasında ilişkinin olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Sporcu, Vücut kompozisyonu, Statik denge, Dinamik denge
14 haftalık fiziksel aktivite programının 10 - 12 yaş görme engelli çocuklar üzerindeki etkileri
Bu arastırmanın amacı, fiziksel uygunluk ve denge özellikleri yönündengörme engelli çocukların gören akranları ile aralarındaki farklıkları belirlemekfiziksel aktivite programının fiziksel uygunluk ve denge özellikleri üzerindekietkisini incelemektir.Bu arastırmaya 10-12 yas arasında, görme engeli dısında baska hiçbir engeliolmayan, dogustan ya da dogumdan ilk bir yıl içinde görme engeli tanısı almıs olan19 (Deney: 8; Kontrol: 11) görme engelli çocuk ve karsılastırma grubu olarak 10gören çocuk alınmıstır.Fiziksel aktivite programı 14 haftalık süre ile haftada 3 gün sıklıklauygulanmıstır. Arastırmaya katılan çocuklara 14 haftalık fiziksel aktiviteprogramının öncesinde ve sonrasında Brockport Fiziksel Uygunluk testleri, posturalStabilite Degerlendirme testleri ve Çocuklar için Fiziksel Aktivite Formuuygulanmıstır.Bu çalısmanın sonucu olarak gören çocuklar (karsılastırma grubu), sag ve solkavrama kuvveti ve 20 m PACER yönünden deney grubundan sag el kavramakuvveti, sol el kavrama kuvveti, 20 m PACER, esneklik ve gövde kaldırmatestlerinde kontrol daha yüksek performans degerlerine sahip bulunmuslardır.(p<0.05).14 haftalık fiziksel aktivite programı sonunda, deney grubunda zaman içindeBMI de azalma, boy, sag ve sol el kavrama kuvvetlerinde, mekik 20 m PACER vekollar bükülü asılmada artma gözlenmistir (p<0.05). Agırlık, TR F, Calf F, otur-erisve postural stabilite ve gövde kaldırma parametrelerinde zamana baglı degisiklikgörülmemistir.Deney, kontrol ve karsılastırma gruplarının ön test ve son test farklılıklarıincelendiginde sol kavrama kuvveti açısından deney grubunun gören gruptan dahabüyük kazanç elde etmistir (p<0.05).Deney grubu kontrol ve karsılastırma grubu ile karsılastırıldıgında dengeperformansında önemli bir artıs göstermistir. Boy, Agırlık, BMI, CLF, TR, PençeKuvveti Sag, Mekik ve 20 m PACER parametreleri açısından grupların gösterdikleridegisimler istatistiksel olarak önemli bulunmamıstır (p>0,05) (Çizelge 4.9) Fizikselaktivite formunun istatistiksel degerlendirmesi gruplar arasında farklılık olmadıgını ,tüm grupların ve ailelerinin fiziksel aktiviteye katılım düzeylerinin düsük oldugunuortaya koymaktadır. .Anahtar kelimeler: Görme engelli çocuk, Fiziksel Aktivite, FizikselUygunluk, Postural Stabilite
Farklı ısınma yöntemlerinin okçulukta atış performansına etkisi
Bu araştırma farklı ısınma yöntemlerinin okçulukta atış performansına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma deneysel araştırma modeline uygun olarak düzenlenmiştir. Bu çalışmaya Sakarya ilinde okçuluk sporu yapan 10 erkek ve 5 bayan olmak üzere 15 sporcu (Yaş: 17,8 ± 2,4 yıl; Boy: 170,5 ± 6,5 cm; Ağırlık: 62,8 ± 9,4 kg) katılmıştır. Çalışmada sporculara 5 dakika hafif tempoda koşu yaptırıldıktan sonra statik ve dinamik ısınma protokollerinde belirlenen 3 farklı hareket 3 set halinde 30 saniye germe ve 20 saniye dinlenme süresi aralığıyla uygulanmıştır. Isınma protokollerinin her biri 15 dakika 30 saniye sürmüştür. Araştırmada verilerin elde edilmesi amacıyla ısınma protokollerinden sonra alınan sonuçları karşılaştırmak için Friedman testi, gruplar arasındaki farkı bulabilmek için ise Wilcoxon işaretli sıralar ( Wilcoxon Signed Rank ) testi uygulanmıştır. Çalışmada elde edilen veriler değerlendirildiğinde ilk 10 atışta ısınma protokolleri arasında atış performansında anlamlı bir fark bulunmazken ilk 20 ve toplam 30 atış değerlerinde anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). Dinamik ısınma yöntemi okçulukta atış performansının düşmesine neden olurken statik ısınma yöntemi atış performansında bir değişikliğe sebep olmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Performans, Okçuluk, Isınma.
Tüketicilerin spor sponsorluğu algıları ve sponsorluğun tüketici davranışlarına etkileri (Sakaryaspor Kulübü örneği)
Bu çalışmanın amacı Sakarya ilinde yaşayan Sakaryaspor kulübü taraftarlarının sporda sponsorluk hakkındaki algıları ve sponsorluğun tüketici davranışları üzerine etkilerinin olup olmadığını incelemektir. Sakaryaspor taraftarlarının, spor sponsorluğu algılarını belirlemek ve taraftarların tutumlarındaki sponsor firmanın ürünlerini ne kadar benimseyip, ilgilendikleri ve kullandıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca sponsorluğun tarihten günümüze kadar olan geçiş sürecinden, faydalarından, amaçlarından, Türkiye'deki yeri ve işleyişi incelenmiş ve pazarlamanın bir dalı olan sponsorluğun tüketiciler üzerindeki etkilerine dair gerekli literatür taraması yapılmıştır. Bu araştırmada, orjinalini Speed ve Thompson (2000) tarafından geliştirilen, Türkiye'de geçerliği ve güvenirliği Alay (2004) tarafından yapılmış olan Sponsorluk Değerlendirme Ölçeği (SDÖ) kullanılmıştır. Araştırmaya 700 kişi katılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimleyici istatistik, T-testi, One Way ANOVA, Korelasyon ve Regresyon testleri yapılmış ve SPSS (Statistical Package for Social Sciences) paket programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda; Sakarya ilinde yaşayan ve anket çalışmasına katılan Sakaryaspor futbol taraftarlarının, Sakaryaspor kulübüne sponsor olan Özgüllü markasını %84 oranında bildikleri sonucu çıkmıştır. Ürünle ilgilenme toplam değişkenliğinin sadece %2'sinin taraftarların etkinliğe yönelik tutumlarından kaynaklandığı bulunmuştur. Yapılan bu çalışma kadın taraftarların spor sponsorluğu ile algılarının erkek taraftarlara göre daha düşük olduğu söylenebilir. Ürünle ilgilenme, ürünü benimseme ve ürün kullanımı üzerinde sponsor-etkinlik uyumu, sponsorun imajı ve firmanın sponsorluk yapma sıklığı ve seçiciliğinin ortak etkisinin olduğu görülmektedir. Aylık geliri "1500 TL ve altı" olan taraftarların spor sponsorluğu ile ilgili algıları aylık geliri 1501 TL ve üzeri olan taraftarlara göre daha düşük olduğu ve taraftarların eğitim ve medeni durumlarına göre spor sponsorluğu algılarının değişmediği tespit edilmiştir.
Lisanslı olarak spor yapan ve spor yapmayan ortaöğretim öğrencilerinin özkontrol ve özyönetim düzeyleri
Bu çalışmanın amacı, lisanslı olarak spor yapan ve spor yapmayan öğrencilerin öz-kontrol ve öz-yönetim düzeylerini tespit etmektir. Bu araştırmanın örneklemi 2015-2016 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemin 'de Düzce İli, Merkez İlçede ortaöğretim 9. 10. 11. ve 12. sınıf düzeyinde öğrenim gören ve lisanslı olarak takım sporu ve bireysel spor yapan 355 öğrenci ve bu öğrencileri istatiksel olarak karşılaştırmaya uygun sayıdaki spor yapmayan 337 olmak üzere toplam 692 öğrenci oluşturmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı Mezo, (2009) tarafından geliştirilen ve Akın; Demirci ve Çardak (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan öz-kontrol ve öz-yönetim ölçeği kullanılmıştır. Verileri analiz etmek için SPSS paket programından yararlanılmıştır, kişisel bilgilerin analizi için yüzde ve frekans değerlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın alt problemlerine ilişkin verilerin analizinde ise öncelikle grupların normal dağılıp dağılmadığını görebilmek için Kolmogrow Simirnov testi yapılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edildikten sonra parametrik testlerden bağımsız gruplar t testi, tek yönlü varyans analizi ve veriler arasında fark bulunması durumunda Tukey ve Dunnet- C testilerinden yararlanılmıştır. Bu araştırmanın sonunda, lisanslı olarak spor yapan öğrencilerin spor yapmayanlara göre öz-kontrol ve öz-yönetim algılarının spor yapanlar lehine anlamlı düzeyde farklılaştığı, ayrıca cinsiyetin, yapılan spor branşının ve lisanlı spor yapma yılının öğrencilerin öz-kontrol ve özyönetimlerini anlamlı düzeyde etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelime: Özkontrol, Özyönetim, Spor, Lisanslı Sporcu
Üniversite öğrencilerinin fiziksel aktivite seviyeleri ile yaşam doyum düzeyleri arasındaki ilişki
Üniversiteli öğrencilerinin sağlık ve zindeliklerini geliştirmek ve korunmak için düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı sürdürmeleri temel bir ihtiyaçtır. Türkiye'de Üniversite öğrencilerinin okul, spor ve serbest zamanlardaki fiziksel aktivite alışkanlığını araştıran bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Amaçımız Amasya Üniversitesinin farklı sınıflarındaki erkek ve kadın öğrencilerin okul (iş), spor ve serbest zaman faaliyetlerindeki fiziksel aktivite alışkanlığının hangi düzeyde olduğunu belirlemek ve yaşam doyum seviyesi ile ilişkisini araştırmaktadır. Araştırmamızda; Amasya Üniversitesinde öğrenim göre 591 erkek 1068 kadın olmak üzere toplam 1659 öğrenciye Baecke'nin Fiziksel Aktivite Alışkanlığı Anketi (FAAA) uygulanmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda t-testi ve tek yönlü varyans analizleri kullanılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları, kadın ve erkekler arasında fiziksel özellikler ile okul, spor ve serbest zamanlarda fiziksel aktivite alışkanlığı düzeyi ile yaşam doyumunun istatistiksel olarak farklı olduğunu göstermiştir. Sadece serbest zaman etkinliğinde kadınların katılım oranları erkeklerden daha yüksektir. Birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflar arasında erkeklerde, yaş, boy uzunluğu ortalamaları ile iş indeksi skorları; kadınlarda ise yaş, boy uzunluğu, vücut ağırlığı ortalamaları ve spor indeksi skorlarında anlamlı farklılıklar gözlenmiştir. Sadece kadınlarda vücut ağırlığı sınıflar arasında farklılaşırken bir yıllık artışı ve diğer yılda azalma takip etmiştir. Okul, spor ve serbest zamanlardaki fiziksel aktivite alışkanlığı ile yaşam doyum seviyesi arasında hem erkeklerde hem de kadınlarda ilişki yoktur. Sonuç olarak Üniversiteli öğrencilerin fiziksel aktivite alışkanlığı düzeyleri okul ve serbest zaman etkinliklerinde orta seviyede iken sportif etkinliklerde ortanın altındadır. Okul ve spor indeksi ortalamaları sınıflara göre değişim göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Okul, Serbest Zaman, Spor, Yaşam doyum, Fiziksel Aktivite Alışkanlığı.
Farklı branşlardaki sporcularda antropometrik özelliklerin denge performansı ile ilişkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, farklı oyun yapısına sahip sporcuların antropometrik özelliklerinin, denge performansı ile ilişkisinin incelenmesidir. Çalışmaya düzenli olarak futbol (n=25), voleybol (n=25) ve judo (n=25) sporu yapan toplam 75 kişi katılmıştır. Antropometrik özelliklerin belirlenmesine yönelik, antropometrik set kullanılarak bacak boyu, oturma yüksekliği, uyluk uzunluğu, ayak boyu, ayak bileği genişliği, omuz-dirsek uzunluğu, önkol uzunluğu, omuz genişliği, omuz çevresi, uyluk çevresi, bel çevresi ve kalça çevresi olmak üzere toplam 12 bölgeden ölçüm alınmıştır. Çevre ölçümleri vücudun veya parçalarının uzun eksenine dik açılar alınarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda; futbol, voleybol ve judocuların antropometrik özellikleri incelendiğinde gruplar arasında anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Voleybolcuların oturma yüksekliği judoculardan anlamlı düzeyde farklıdır (p<0.05). Futbolcularda boy ile dominant bacak sağ ayak gözler açık kullanılan alan değerleri arasında pozitif ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır (p<0.05). Judocuların omuz genişliği değerleri diğer branşlara göre daha anlamlı farklılık göstermektedir. Uyluk çevresi değerleri incelendiğinde futbolcular voleybolculardan anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır (p<0.05). Bel çevresi ve kalça çevresi değerlerinde voleybolcular judo ve futbolculardan daha düşük değerlere sahip oldukları tespit edilmiştir (p<0.05). Futbolcuların statik denge performansı ile ayak boyu ile çift ayak gözler açık kullanılan alan ve çift ayak gözler açık kullanılan çevre değerleri arasında pozitif ilişki vardır (p<0.05). Futbolcuların omuz çevresi ile dominant olmayan bacak gözler kapalı kullanılan alan değeri arasında pozitif ilişki vardır (,619**). Judocuların dinamik denge performansı ile oturma yüksekliği ve uyluk uzunluğu arasında yüksek düzeyde ilişki olduğu görülmüştür (p<0.05). Çift ayak gözler açık ve kapalı statik ve dinamik dengenin çevre değerlerinde futbolcular hem judo hem de voleybolculardan anlamlı düzeyde daha yüksek değerlere sahip olduğu ortaya çıkmıştır (p<0.05). Futbolcuların vücut yağ yüzde değeri ile dominant olmayan bacak gözler kapalı kullanılan alan değeri arasında pozitif ilişki vardır (,414*). Voleybolcu ve judocuların vücut yağ yüzde değeri ile yağsız vücut kütlesi değerinde anlamlı farklılık yoktur (p>0.05). Araştırma sonucunda, sporcular arasında branş bazında antropometrik temel farklılıkların bulunduğu bu farklılıkların da denge performansına etki ettiği söylenebilir. Anahtar kelimeler: Antropometri, Dinamik denge, Statik denge.
Amatör futbolcuların algılarına göre antrenörlerin liderlik özelliklerinin incelenmesi
Bu araştırmanın konusu, futbol kulüplerindeki sporcuların farklı özelliklerine göre algıladıkları antrenör liderlik davranışları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmada kullanılan veri toplama aracı 2 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; katılımcıların demografik özelliklerini tespit etmeye yönelik 17 soru bulunmaktadır. İkinci bölümde ise Sporda Liderlik Ölçeği (sporcuların antrenör davranışını algılaması versiyonu) bulunmaktadır. Ölçek: Chelladurai ve Saleh (1980) tarafından geliştirilmiştir. Ölçeğin türk sporcuları için uyarlanması Toros ve Tiryaki (2006) tarafından yapılmıştır. Ölçek 40 maddeden oluşan beşli likert tipi bir ölçektir. Araştırmada kullanılan ölçeğe ait alt boyutlar ise demokratik davranış, eğitici ve öğretici davranış, otokratik davranış, sosyal destek davranışı ve pozitif geribildirim davranışı şeklindedir. Çalışmanın örneklemi ise bu takımlarda görev yapan, kolayda örnekleme yöntemine göre seçilen ve gönüllü olarak araştırmaya katılan 156 futbolcu oluşturmaktadır. Bu çalışmaya katılan futbolcuların algıladıkları antrenör davranışlarının tanımlayıcı istatistikleri incelendiğinde; sporcuların algıladıkları antrenörün eğitici öğretici davranış puan ortalaması 1,82±0,49 olarak bulunmuştur. Araştırmadaki sporcuların algıladıkları demokratik davranış puanları incelendiğinde 2.02±0,68 olduğu görülmektedir. Ayrıca otokratik alt boyutunda 2.81±0.91, sosyal destek alt boyutunda 1.98±0.55, pozitif geribildirim alt boyutunda ise 1.86±0.59 olarak teslim edilmiştir. Sonuç olarak elde edilen bulgulara göre, araştırma grubunun antrenörünün liderlik davranışları alt boyutları ile ilgili genel olarak puan ortalamalarının düşük olduğu görülmektedir. Araştırmanın yapıldığı il geneline bakıldığında liglere katılan takım sayısının az olmasından dolayı müsabaka sayılarının azlığı ve antrenörleri ile yeterince vakit geçirememesinden kaynaklı olduğu söylenebilir.
Beden eğitimi ve spor öğretmen adaylarının yansıtıcı düşünce eğilimleri ile yansıtma yetenekleri arasındaki ilişki
Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi öğretmeni adaylarının yansıtıcı düşünme eğilimleri ile yansıtma yetenekleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın yürütülmesinde, genel tarama modeli kullanılmıştır. Basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Örneklem gurubu, Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Beden Eğitimi ve spor öğretmenliği bölümünde öğrenim gören rastgele seçilmiş 217 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmada öğretmen adaylarının yansıtıcı düşünme becerilerine ilişkin görüşlerini belirlemek için veri toplama aracı olarak "Öğretmen ve Öğretmen Adayları İçin Yansıtıcı Düşünme Eğilimi Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın değişkenleri ile ilgili bilgileri elde etmek için ise "Kişisel Bilgi Formu" doldurmuşlardır. Elde edilen bu bulguya göre kadın öğretmen adayların erkek adaylara göre daha yüksek yansıtma yeteneğine sahip oldukları söylenebilmektedir. Ayrıca, kadın öğretmen adayların erkek adaylara göre daha yüksek sorgulayıcı ve etkili öğretim yansıtma düşünme eğilimine sahip oldukları söylenebilir. Son olarak, spor yapma değişkenine göre yansıtma yeteneği ve yansıtıcı düşünme eğilimi temalarının puan ortalamalarını karşılaştırmaya ilişkin yapılan t-testi sonucunda istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0.05). Sonuç olarak, beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının yansıtıcı düşünme ve yansıtma yetenekleri açısından incelenen değişkenler bakımından herhangi bir ilişki veya farklılık görülmemektedir. Anahtar Kelimeler: Öğretmen, Yansıtıcı Düşünme, Yansıtma Yeteneği
Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin medya okuryazarlık düzeyleri ile eleştirel okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin medya okuryazarlık düzeyleri ile eleştirel okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırmada medya okuryazarlık ve eleştirel okuryazarlık düzey belirleme ölçekleri kullanılmıştır. Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin medya okuryazarlık düzeyleri ile eleştirel okuryazarlık düzeyleri "cinsiyet, yaş, medeni hal, eğitim durumu, mesleki kıdem, görev yaptığı eğitim kademesi ve görev yeri" değişkenlerine göre incelenmiştir. Ayrıca araştırmada kullanılan iki ölçek düzeyi arasındaki ilişki de incelenmiştir. Araştırma modeli genel tarama modellerinden betimsel - ilişkisel tarama modelidir. Bu araştırmada genel tarama modeli, "Tesadüfi Örneklem" yöntemiyle örneklem grubuna uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini Sakarya ve Bartın İlinde farklı eğitim kademelerinde görev yapan 628 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Sakarya ve Bartın İlindeki beden eğitimi ve spor öğretmenleri arasından tesadüfi yolla seçilen 244 gönüllü beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Medya okuryazarlık düzeylerini belirlemek amacıyla Korkmaz ve Yeşil (2011) tarafından geliştirilen "Medya ve "Televizyon Okuryazarlık Düzeyleri Ölçeği"(MODBÖ) ve "Eleştirel Okuryazarlık düzeylerini belirlemek için Yılmaz (2013) tarafından geliştirilen "Eleştirel Okuryazarlık Düzey Belirleme Ölçeği" (EODBÖ) uygulanmıştır. Katılımcıların demografik özelliklerine göre medya okuryazarlık düzeyleri ile eleştirel okuryazarlık düzeylerini belirlemek amacıyla MANOVA testi ile veriler analiz edilmiştir. MODBÖ ve EODBÖ arasındaki ilişkinin belirlenmesi için ise korelasyon analizi yapılmıştır. Gruplar arasındaki farklılığı belirlemek amacıyla TUKEY testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularında "medeni hal" değişkeninin hem MODBÖ' nün hem de EODBÖ' nün alt boyutları üzerindeki etkisinin anlamlı farklılık içerdiği tespit edilmiştir. Diğer değişkenler, MODBÖ ve EODBÖ' nün alt boyutları üzerinde anlamlı farklılık içermemesine rağmen, faktörler boyutunda puanların anlamlı olarak farklılaştığı tespit edilmiştir. MODBÖ ve EODBÖ arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için yapılan korelasyon analizine göre beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin medya okuryazarlık düzeyleri ile eleştirel okuryazarlık düzeyleri arasında orta düzeyde ve pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda MODBÖ ve EODBÖ alt boyutları puan ortalamalarının orta düzeyin üzerinde olduğu tespit edilmiştir Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni, Medya, Medya Okuryazarlığı,Eleştirel Okuryazarlık
Beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin kişilik özelliklerinin girişimcilik eğilimleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi: Bartın üniversitesi örneği
Girişimcilik özellikle 1980'lerden sonra işletme yönetimi literatüründe ilgi çeken ve araştırılan konulardan birisidir. Girişimcilik ile yakından ilişkisi olan spor endüstrisi kavramı çok yönlü olarak düşünüldüğünde sporun girişimcilik açısından önemli bir sektör olduğu ve buna bağlı olarak da spor tabanlı girişimcilik olgusunun ön plana çıktığı düşünülmektedir. Girişimcilik konusu genel olarak; girişimciliğin tanımlanması, girişimcinin özelliklerinin belirlenmesi şeklinde alt başlıklar çerçevesinde ele alınmaktadır. Literatürde ise bir bireyin girişimciliğini etkileyen birçok değişken tartışılmaktadır. Bu değişkenlerin en önemlilerinden birisi de bireyin sahip olduğu kişilik özelliklerinin olduğu düşünülmektedir. Bundan dolayı araştırmada Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin kişilik özelliklerinin girişimcilik eğilimleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini; 2017-2018 Akademik Yılı Güz Dönemi'nde öğrenim gören ve basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 231'i kadın ve 454'ü erkek olmak üzere toplam 685 öğrenci (X̄yaş=21,425) oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak ölçek formu kullanılmış olup bu form üç bölümden oluşmaktadır. Ölçek formunun: birinci bölümünde "Kişisel Bilgi Formu"; ikinci bölümünde John, Donahue ve Kentle (1991) tarafından geliştirilmiş ve Sümer ve Sümer (2005) tarafından Türkçe'ye uyarlanmış "Beş Faktör Kişilik Ölçeği (The Big Five Inventory, BFI)" ve üçüncü bölümünde ise Yılmaz ve Sünbül (2009) tarafından geliştirilen "Üniversite Öğrencilerine Yönelik Girişimcilik Ölçeği" yer almaktadır. Araştırmada korelasyonel (ilişkisel) araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde değişkenlerin özelliklerine göre; t-Testi, Tek Yönlü ANOVA, Pearson Korelasyon Analizi, Basit Doğrusal Regresyon Analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi uygulanmıştır. Gruplar arasındaki farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunun belirlenmesi için ise Tukey Çoklu Karşılaştırma Testi kullanılmıştır. Araştırmaya ilişkin bulguların yorumlanmasında anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde; katılımcıların bölüm, iş deneyimi, sınıf, aile ikameti, anne mesleği, ailedeki girişimci durumu, anne eğitim durumu, mezun olunan lise türü, kişisel gelir, aile geliri, lisansüstü eğitim alma isteği, girişimcilik dersi alma durumu, işletme ile ilgili ders alma durumu ve ekonomi ve/veya finans ile ilgili ders alma durumu değişkenlerine göre girişimcilik eğilimleri puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Fakat katılımcıların cinsiyet, baba mesleği, baba eğitim durumu ve aktif olarak (lisanslı) spor yapma durumu değişkenlerine göre girişimcilik eğilimleri puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olmadığı belirlenmiştir. Katılımcıların yaş ve deneyime açıklık, dışa dönüklük, öz disiplin, nevrotiklik ve uyumluluk kişilik alt boyutları ile girişimcilik eğilimleri puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkilerin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların kişilik özelliklerinin girişimcilik eğilimleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkilere sahip oldukları belirlenmiştir. Sonuç olarak; araştırma bulgularına göre katılımcılara ilişkin kişilik özelliklerinin girişimcilik eğilimleri üzerinde etkili değişkenler oldukları anlaşılmaktadır.
Türkiye'deki bocce ve dart sporcularının ahlaki karar alma tutumlarının incelenmesi
Türkiye'de bocce ve dart sporları ile ilgilenen sporcuların ahlaki karar alma tutumlarının belirlenip, çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırma tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini en son yayınlanan 2017 yılı verilerine göre Türkiye Bocce Bowling ve Dart Federasyonuna bağlı olan 33,612 lisanslı sporcu oluştururken; örneklemini 2017- 2018 sezonunda Türkiye Şampiyonalarına katılan ve araştırmada kullanılan ölçek sorularını gönüllü şekilde yanıtlayan 383 sporcu oluşturmaktadır. Araştırmada Lee ve arkadaşları tarafından geliştirilen ve Bahri Gürpınar tarafınca Türkçe'ye uyarlanan Altyapı Sporlarında Ahlaki Karar Alma Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen verilerin yüzde (%), frekans (f) ve aritmetik ortalama () değerleri incelenmiş ve ölçeğin alt boyutlarının ilişkisine Spearman Korelasyon Testi ile bakılmış, iki ayrı kümenin verdiği cevapların analizinde Mann Whitney- U ve çoklu grup karşılaştırmalarında Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Araştırmaya katılan sporcuların %45,7'si dart ve %54,3'ü bocce sporcusu; %45,2'i IX kadın ve %54,8'i erkektir. Katılımcıların çoğunlukla; 18 yaş altı (yıldız ve genç) kategorisinde yarışan sporculardan oluştuğu, lise ve üniversite eğitim düzeyinde oldukları, spor yaşının bir ve dört yıl arasında olduğu, kulüp lisansı ile müsabakalara katıldıkları ve antrenörlerinin de erkek olduğu görülmektedir. Katılımcılar arasında kayda değer oranda milli sporcu bulunmaktadır. Araştırma bulguları, sporcuların olumsuzluk içeren Hileyi Benimsemek ve Yarışmaseverliği Benimsemek alt boyutlarına karşı olumsuz tutum içinde olduklarını, Adilce Kazanmayı Korumak alt boyutunda olumlu tutum sergiledikleri ve genel olarak Altyapı Sporlarında Ahlaki Karar Alma Tutumları Ölçeği'nden yüksek puan elde ettiklerini göstermektedir. Altyapı Sporlarında Ahlaki Karar Alma Tutumları Ölçeği'nin alt boyutları arasında pozitif yönde ve anlamlı korelasyon gözlenmiştir. Sporcuların branşı ve lisans durumları ile ölçeğin alt boyutlarından aldıkları puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görülürken; cinsiyet, yaş ve yarışma kategorileri, öğrenim durumları, spor yapma süreleri, milli olma durumları ve antrenörlerinin cinsiyeti ile ölçeğin tamamından ve alt boyutlarından aldıkları puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır.
Minik güreşçilerde propriosepsiyon antrenmanın bazı motorsal özellikler üzerine etkisi
Bu çalışma: Bartın ilinde, minikler kategorisindeki güreşçilere uygulanan 8 haftalık proprioseptif antrenmanın bazı motorsal özellikler üzerindeki etkilerinin araştırılması amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya 20 lisanslı minik güreşçi gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılar deney ve kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Tüm katılımcıların (deney ve kontrol grubu) öntest-sontest olarak sırayla yaş, vücut ağırlığı, otur-uzan, flamingo denge, bacak kuvveti, sırt kuvveti, pençe kuvveti, çift ayak sıçrama, mekik testi ve mekik koşusu ölçümleri alınmıştır. 8 hafta boyunca deney grubuna haftada üç gün olmak kaydıyla 45 dakikalık proprioseptif egzersizler uygulanmıştır. Veriler SPSS 22.0 paket programında analiz edilmiş olup, değişkenlerin aritmetik ortalama, standart sapmaları belirlenerek normallik analizi yapılmıştır. Normal dağılıma sahip olduğu belirlenen değişkenler arasındaki anlamlı farklılıkların belirlenmesinde Bağımsız Gruplara t Testi (Independent Sample t Testi) ve Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre uygulanan proprioseptif egzersizlerin minikler kategorisindeki güreşçilerin; denge, çabukluk, dayanıklılık, esneklik ve kuvvetleri üzerinde olumlu yönde etkileri olduğu, görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Propriosepsiyon, Güreş, Motorik özellikler, Minikler kategorisi
Beden eğitimi ve spor yüksekokulu ile fen fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin eleştirel düşünme ve empati kurma düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi spor yüksekokulunda ve fen fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin eleştirel düşünme ve empati kurma düzeylerinin incelenmesi ve bu iki değişken arasındaki farklılığı ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, mevcut durumu ortaya çıkartmayı amaçlayan betimsel taramaya ve ilişkisel taramaya yönelik bir yöntem kullanılmıştır. Araştırma iki aşamadan oluşmaktadır. Araştırmanın birinci aşamasında, beden eğitimi ve spor yüksekokullarında okuyan öğrencilerin ve fen fakültesinde okuyan öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimleri ve empati kurma düzeyleri; ikinci aşamasında, ilişkisel tarama modeline uygun bir şekilde fen fakültesi ile beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimi ile empati kurma düzeyleri arasındaki ilişki belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini, Bartın Üniversitesi'nde 2017-2018 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem kısmını 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ile Fen Fakültesi'nde öğrenim gören tesadüfi küme örneklem yöntemiyle seçilen toplam 673 (n(erkek)=362, n(kadın)=311) oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", Semerci (2003) tarafından geliştirilen "Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği" ve Dökmen (1988) tarafından geliştirilmiş olan Empatik Eğilim Ölçeği (EEÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde, katılımcıların kişisel özelliklerini betimleyici frekans ve yüzde dağılımları çıkarılmış, ölçeklere verilen cevapların aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanarak, eleştirel düşünme eğilimleri ve empati kurma düzeylerine ilişkin dağılımlar belirlenmiştir. Alt problemlere ilişkin bağımsız değişkenlerle; eleştirel düşünme ve empati kurma düzeyleri parametrik testlerle sınanmış, ikili karşılaştırmalar için t testi, üç veya daha fazla küme karşılaştırmaları için Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. ANOVA sonucu anlamlı bulunan farklılıkların kaynağını belirlemek üzere varyansların homojen olmasından dolayı Tukey HSD çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. Katılımcıların eleştirel düşünme eğilimi ile empati kurma düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak için ise Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon (r) Katsayısı tekniğinden yararlanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin cinsiyet, aktif olarak spor yapma durumu (Fen Fakültesi), kitap okuma alışkanlığı, gelir düzeyi gibi değişkenler dikkate alındığında empatik eğilim toplam puanları açısından anlamlı düzeyde farklılaşmaya neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimi üstbiliş, esneklik, sistematiklik alt boyutlarından kitap okuma değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılaşma yaşandığı görülürken, fakülte değişkeni açısından eleştirel düşünme eğilimi esneklik alt boyutu puan ortalamasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Ek olarak araştırma grubundan elde edilen veriler doğrultusunda, empatik eğilim ölçeği ortalama puanları ile eleştirel düşünme eğilimi ölçeği alt boyutları arasında olumlu yönde ve düşük düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.
Beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin eğitim kalite algılarının ölçülmesi (Bartın Üniversitesi örneği)
Kalitenin çok çeşitli tanımları yapılmakta, yapılan tanımlar kalite kavramına yüklenen anlamları değiştirmektedir. Kavrama yüklenen anlam ile kalite algısı şekillendirmektedir. Küreselleşmeyle birlikte yükseköğretimde değişimler yaşanması, paydaşların beklentilerini de değiştirmiştir. Yükseköğretimde kalite anlayışı ve yaklaşımlar değişse de, tüm anlayış ve yaklaşımların, yapılan kalite tanımlamalarının temelinde yükseköğretim hizmetinden faydalanan öğrenciler bulunmaktadır. Bu araştırmada, Bartın Üniversitesi BESYO'da eğitim gören öğrencilerin , eğitim gördükleri kurumun eğitim kalitesine ilişkin algılarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemi, "Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü", "Antrenörlük Eğitimi Bölümü" ve "Rekreasyon Bölümü" lisans seviyesinde eğitim gören 357 , 2. 3. ve 4. sınıf öğrencilerinden oluşmuştur. Araştırma nicel bir araştırmadır ve genel tarama yöntemiyle tasarlanmıştır. Araştırmanın veri toplama araçları, Paktaş (2015)," BESYO öğrencilerine yönelik Beden Eğitimi ve Spor Öğretimi Veren Üniversitelerde Eğitim Kalitesi Ölçeği (BESÖVÜEK)" ve kişisel bilgi formlarıdır. Araştırmadan elde edilen veriler ile Tamhane T2 testi, bağımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Levene testi ve Pearson Korelasyon testi analizleri yapılmıştır. Ayrıca, frekans, yüzde, standart sapma ve ortalama gibi betimleyici istatistikler kullanılmıştır. Veriler SPSS 25.0 ile istatistiksel teknikler kullanılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştır. Öğrencilerin,beden eğitimi ve spor eğitimi veren üniversitelerde eğitim kalitesi algıları, cinsiyet, yaş, bölüm,sınıf değişkenlerine göre incelenmiştir. Araştırma sonucunda: lisans seviyesindeki öğrencilerin eğitim kalitesine ilişkin algılarının sınıf değişkeni açısından anlamlı fark oluşturmadığı (p>0.05), cinsiyet ( Fiziksel Koşullar ve Ölçme Değerlendirme alt boyutları) ve bölüm(Öğretim Metotları hariç tüm alt boyutlar) değişkenlerine göre anlamlı fark oluşturduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Ayrıca, yaş ve sosyo-ekonomik düzey değişkenleri için yapılan Pearson Korelasyon analizi sonucunda, yaş değişkeni artan öğrencilerin Yönetici Özellikleri, Yönetici Vizyonu, Öğretim Elemanları Özellikleri, Eğitim Proglamları ve Ölçme Değerlendirme alt boyutlarına ilişkin eğitim kalite algısı görüşleri azalmaktadır.Sosyo-ekonomik düzey değişkeninde, sosyo-ekonomik düzey artarken, tüm ölçek alt boyutlarına ilişkin eğitim kalite algısı görüşleri de artmaktadır.
Spor tesislerinden yararlanan 15-18 yaş arası öğrencilerin madde bağımlılığından korunma öz yeterliliğinin araştırılması (Keçiören Belediyesi örneği)
Bu çalışmanın amacı, Keçiören Belediyesinin spor salonlarına giden gençlerin madde bağımlılığından korunma öz yeterlilik seviyelerini bazı değişkenlere göre incelemektir. Bu amaçla çalışmanın ilk bölümünde; madde ve madde bağımlılığı üzerinde durulmuş, bu kapsamda bağımlılık tanımı yapılmış, madde kullanımı ve sonuçları araştırılmış ve madde kullanımında risk etkenleri ve koruyucu etkenler üzerinde durulmuştur. Çalışmanın ikinci bölümünde ergenlik ve gençlik döneminde madde kullanımı üzerinde durulmuş, bu amaçla ergenlik dönemi ve gençlik dönemi sorunları incelenmiş, ergenlik ve gençlik döneminde zararlı alışkanlık ve bağımlılık yapan maddelerin kullanım durumu araştırılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde öz yeterlilik ve ergenlerde öz yeterlilik durumu araştırılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak ölçek kullanılmıştır. Ölçek iki bölümden oluşmaktadır. Bunlar; demografik bilgi formu ve Eker, Akkuş ve Kapısız (2013) tarafından geliştirilen Ergenler İçin Madde Bağımlılığından Korunma Öz-Yeterlik ölçeğidir (MBÖ). Araştırma IBM SPSS 20 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizde öncelikle öğrencilerin demografik bilgilerine ilişkin veriler frekans analizi yöntemiyle gösterilmiştir. Sonrasında öğrencilerin ilgilendikleri spor dalına ilişkin sorulara yönelik verilen cevaplar yine frekans analizi yöntemiyle gösterilmiştir. Daha sonra öğrencilerin MBÖ alt faktörlerinden aldıkları puanlar betimsel analiz yöntemiyle gösterilmiştir. Analizin sonraki kısmında öğrencilerin demografik bilgileri ve ilgilendikleri spor dalı ile ilgili sorulara verdikleri cevapların MBÖ alt faktörlerinden aldıkları puanlara göre farklılaşıp farklılaşmadığına tek yönlü varyans analizi ve bağımsız örneklem t testi yöntemiyle test edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen sonuçlar incelendiğinde yüzme sporu ile ilgilenen öğrencilerin diğer öğrencilere göre madde bağımlılığından korunma öz-yeterliklerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Spor tesisi, Madde bağımlılığı, Öz yeterlilik.
Muay-Thai antrenörlerinin liderlik anlayışları ve karar verme stratejileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, Türkiye'de görev yapan Muay-Thai antrenörlerinin liderlik özellikleri ile karar verme stratejilerinin ortaya konulması ve birbiri ile olan ilişkilerini değerlendirilmek amacıyla yapılacaktır. Çalışmanın örneklem grubu, antrenör gelişim seminerine katılan ve uygun örnekleme (convenience sampling) metodu ile belirlenmiş olan 119 Muay-Thai antrenöründen oluşturmaktadır.Çalışma amacına ulaşabilmesi için Orijinal formu Chelladurai ve Saleh (1980) tarafından geliştirilen "Antrenörler için Liderlik Ölçeği" ile Orijinal formu Mann ve diğerleri (1998) tarafından geliştirilen "Malbourne Karar Verme Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmaya katılan antrenörlerin demografik bilgilerinin dağılımları (f) ve yüzdeleri (%) tanımlayıcı istatistik (Descriptive Statistics) yöntemi ile belirlenmiştir. Farklılıkları belirlemek için Mann-Whitney U, Kruskall Wallis, Pearson Korelasyon Analizi test yöntemleri uygulanmıştır (α= 0.05).Yapılan analizler sonucunda antrenörlerin liderlik özellikleri ile sporculuk yapma durumu, milli olma durumu ve antrenörlük kademelerine göre anlamlı farklılıklar ortaya çıkarken; cinsiyet, yaş ve refah düzeyine göre anlamlı farklılıklar ortaya çıkmamıştır. Katılımcıların karar verme stilleri ile ise sadece yaş değişkeni ile anlamlı farklılıklar ortaya çıkmış, diğer değişkenler ile anlamlı farklılıklar bulunamamıştır. Antrenörlerin karar verme stilleri ile liderlik özellikleri arasında ise anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır.
Lisede öğrenim gören genç güreşçilerde akut kilo kaybının oluşturduğu fiziksel ve fizyolojik değerlerin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, lisede öğrenim gören genç güreşçilerde akut kilo kaybının oluşturduğu fiziksel ve fizyolojik değerlerin karşılaştırılmasıdır. Araştırma 13 kişi deney grubu ve 12 kişi kontrol grubu olmak üzere toplamda 25 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma grubuna ilk testler uygulandıktan sonra deney grubuna kilo düşme yöntemleri ile ilgili önerilerde bulunulmuştur. Fakat yöntemin seçimi sporcunun kendisine bırakılarak beş günlük bir sürede vücut ağırlığının yaklaşık % 4'ünü akut olarak kaybetmesi sağlanmıştır. Kontrol grubuna her hangi bir uygulamada bulunulmamıştır. Kontrol ve deney grubuna uygulanan ölçümler aynı şekilde ilk ölçümlerden beş gün sonra tekrar edilmiştir. Verilerin istatistiksel analizinde SPSS (Versiyon 23) paket programında Non-Parametrik Bağımlı Eş Örneklem Wilcoxon Testi kullanılmıştır. Bütün istatistiksel yöntemler için yanılma düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. p<0,05'in altındaki değerler anlamlı olarak kabul edilmiştir. Deney grubunun Vücut Ağırlığı ölçümü, BKİ (Beden Kitle İndeksi) ölçümü, Rackport 1 Mil Testi ölçümü, İllionis Çeviklik Testi ölçümü, Esneklik ölçümü, Pençe Kuvveti ölçümü Durarak Uzun Atlama ölçümü ve Flamingo ölçümü sonuçları kendi aralarında ön test-son test olarak karşılaştırdığımızda istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (P<0,05). Kontrol grubunun ise bütün ölçümler grup içinde karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (P>0,05). Sonuç olarak; bu çalışmada güreşçiler akut ağırlık kaybı yaşadığında performanslarının genel olarak olumsuz yönde etkilendiği ortaya çıkmıştır.
Beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin bireysel yenilikçilik düzeyleri ve yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin incelenmesi: Bartın Üniversitesi örneği
Sürekli değişen, gelişen ve yenilenen dünya bireyi sürekli gelişim ve öğrenmeye ihtiyaç duyurmaktadır. Bireyin ancak eğitim ile mümkün olacak olan aktif öğrenme yaşantısı, eğitim kurumları tarafından desteklenmelidir. Günümüzde nitelikli bireylerin yetiştirilmesinde; öğrencilerin yaşamları boyunca aktif ve sürdürülebilir öğrenme becerilerine sahip, değişen ve gelişen koşulların farkına varan ve yeniliklere karşı açık olmaları etkilidir. Bu yüzden, toplumların akademik ve sosyal alanda kalkınmasında yenilikçiliğin her bakımdan desteklenmesi ve yenilikçi eğitimin sağlanması gerekmektedir. Üniversiteler bireylere bilgi öğreten kurum olmaktan çok, bireysel öğrenme sorumluluğu bilincini oluşturan; öğrenme becerilerini geliştiren ve bu becerilerin yaşam boyu sürdürülebilir nitelikte olmasını sağlayan kurumlar olmalıdır. Bu bağlamda bu araştırmada, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin bireysel yenilikçilik düzeyleri ve yaşam boyu öğrenme eğilimlerini ortaya çıkarmak ve aralarındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Aynı zamanda bazı demografik değişkenlerin öğrencilerin bireysel yenilikçilik düzeyleri ve yaşam boyu öğrenme eğilimleri üzerinde etkili olup olmadığı da incelenmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda 2017-2018 akademik yılı bahar döneminde öğrenim gören öğrenciler, örneklemini ise 2017-2018 akademik yılı bahar döneminde Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda öğrenim gören 783 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma nicel bir araştırma olup, ilişkisel tarama yöntemiyle yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgiler Formu", Hurt, Joseph ve Cook (1977) tarafından geliştirilen, Kılıçer ve Odabaşı (2010) tarafından Türkçeye uyarlanan 20 maddeden oluşan beşli likert tipli "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği (BYÖ)" ve Diker-Coşkun ve Demirel (2010) tarafından geliştirilen 27 maddeden oluşan altılı likert tipli "Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimi Ölçeği (YBÖEÖ)" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler üzerinde bağımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Tukey Testi, Pearson korelasyon analizleri yapılmıştır. Ayrıca, frekans, yüzde, standart sapma ve ortalama gibi betimleyici istatistikler kullanılmıştır. Veriler SPSS 22.0 yardımıyla istatistiksel teknikler kullanılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda araştırmaya katılan BESYO öğrencilerinin bireysel yenilikçilik puanlarına göre % 56,4'ü yüksek düzeyde yenilikçi, %24,5'i orta düzeyde yenilikçi ve % 19'u düşük düzeyde yenilikçi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca BESYO öğrencileri bireysel yenilikçilik puanlarına göre sırasıyla % 49,6'sı "Sorgulayıcılar", % 30,4'ü "Öncüler" ve % 12,9'u "Kuşkucular" kategorileri içinde en az ise "Gelenekçiler" (% 3,3) kategorisinde yer almıştır. "Yenilikçiler" kategorisine ise 30 öğrenci (% 3,8) dâhil olmuştur. Katılımcıların BYÖ puan ortalamalarının cinsiyet, öğrenim görülen bölüm, sınıf, ikamet, lise türü, gelir değişkenlerine göre istatistiksel açıdan p<0,05 düzeyinde anlamlı bir farklılık gösterirken; baba eğitim durumu, anne eğitim durumu ve aktif (lisanslı) spor yapma durumu değişkenlerine göre p<0,05 düzeyinde anlamlı bir farklılık olmadığı gözlemlenmiştir. Katılımcıların YBÖEÖ puan ortalamalarının cinsiyet, sınıf, lise türü, gelir ve lisansüstü eğitim (yüksek lisans / doktora) alma isteği durumu değişkenlerine göre istatistiksel açıdan p<0,05 düzeyinde anlamlı bir farklılık gösterirken; öğrenim görülen bölüm, ikamet, baba eğitim durumu, anne eğitim durumu, aktif (lisanslı) spor yapma durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı gözlemlenmiştir. Katılımcıların yaş değişkeni ile BYÖ ve YBÖEÖ alt faktörleri arasındaki ilişkiyi göstermek için yapılan korelasyon analizi sonucunda BYÖ'nin (değişime direnç, fikir önderliği, risk alma) alt faktörlerinde ve YBÖEÖ'nin (motivasyon, öğrenmeyi düzenlemede yoksunluk) alt faktörlerinde istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Son olarak katılımcıların ölçek puan ortalamalarına göre BYÖ ve YBÖEÖ alt faktörleri arasındaki ilişkiyi göstermek için yapılan korelasyon analizi sonucunda ölçek alt faktörleri arasında ilişkiler bulunmuştur. BESYO öğrencilerinin bireysel yenilikçilik düzeylerinin, yaşam boyu öğrenme eğilimlerini etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.
Basketbol eğitimi alan genç sporcularda kor egzersizin sinir ileti hızına etkisi
Bu çalışmanın amacı, genç basketbolcularda kor egzersizin sinir ileti hızına etkisinin belirlenmesidir. Çalışmaya U18 basketbol takımında yer alan ve yaş ortalamaları 18.4±0.78 yıl, boy ortalamaları 191.6±8.65 cm ve kilo ortalamaları ise 80.9±10.15 kg olan ve herhangi bir sakatlığı olmayan 10 sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Sporculara ön ve son EMG testi ve 8 hafta süreyle haftada 3 gün kor egzersiz programı uygulanmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizinde, tüm veriler için tanımlayıcı istatistik (ortalama ve standart sapma) uygulanmış. İlk ve son test için gruplara MANOVA testi ile yorumlanmışır. Araştırma sonucunda sporcuların ön test ve son test EMG değerlerinde, dominant ve nondominant elin, bilek, dirsek ve dirsek üstü bölgesinde istatistiksel açıdan anlamlı fark saptanmamıştır (p>0.05). Çalışmada sonuç olarak; basketbol eğitimi alan genç sporculara uygulanan 8 haftalık kor egzersizin hem dominant el hem de non dominat el sinir ileti hızlarında istatistiki açıdan anlamlı fark oluşturmadığı tespit edilmiştir.
Beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimleri ile akademik öz-yeterliklerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi
21.yüzyılda yaşanan hızlı bilimsel ve teknolojik gelişmeler beraberinde eğitim anlayışının ve eğitim amaçlarının da değişmesi zorunluluğunu getirmektedir. Bu yeni eğitim anlayışında hazır bilgileri sorgusuz kabullenen kişiler yerine, neyi, niçin ve nasıl öğrenilmesi gerektiğini bilen, öz güveni olan, akademik öz-yeterlik inancı yüksek olan ve öğrendiği bilgileri ortaya çıkaran bireylerin yetiştirilmesi amaçlanır. Bilgi toplumunun öngördüğü bu özelikler eleştirel düşünme becerileri ve akademik öz-yeterlik kavramlarını ön plana çıkarmaktadır. Bu nedenle günümüzdeki eğitimin en önemli işlevi eleştirel düşünen ve akademik öz-yeterlik inancı yüksek olan bireyler yetiştirmek olmalıdır. Okullarda bireylere eleştirel düşünme becerilerini ve akademik öz-yeterlik inancı kazandırılabilir. Öğretmenlerin bu görevlerini etkili bir şekilde yapmaları için öncelikle öğretmenlik eğitimleri sırasında eleştirel düşünme becerilerini ve akademik öz-yeterlik inançlarını kazanmış olmaları gerektirir. Bu araştırma ile beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimleri ile akademik öz-yeterliklerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimleri ile akademik öz-yeterlikleri üzerinde etkili olan etmenleri ortaya çıkarmaktır. Tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmanın çalışma evrenini, Bartın Üniversitesi beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü öğrencileri oluşturmuştur. Örneklemi ise evrenin yaklaşık %64'üne denk gelen 178 beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma verileri öğrencilerin kişisel özeliklerinin belirlemesi için "Kişisel Bilgi Formu", Semerci (2016) tarafından geliştirilen "Eleştirel(Kritik) Düşünme Eğilimi(EDE) Ölçeği" ve Owen ve Froman (1988) tarafından geliştirilen ve Ekici (2012) tarafından Türkçe' ye uyarlama çalışması yapılan "Akademik Öz-yeterlik Ölçeği" aracılığıyla toplanmıştır. Toplam 10 sorudan oluşan "Kişisel Bilgi Formu" öğretmen adaylarının kişisel özelikleri, 49 sorudan oluşan "Eleştirel(Kritik) Düşünme Eğilimi(EDE) Ölçeği" ve 33 sorudan oluşan "Akademik Öz-yeterlik Ölçeği" ile de eleştirel düşünme eğilimleri ve akademik öz-yeterlikleri belirlenmiştir. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 15 programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde ikili küme karşılaştırmasında Bağımsız gruplar arası "Independent Samples T-Testi" ikiden çok küme karşılaştırmalarında ise, Tek Yönlü Varyans Çözümlemesinden (One Way ANOVA) yararlanılmıştır. Varyans Çözümlemesi sonucunda elde edilen test istatistiğinin anlamlı bulunması durumunda farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek amacıyla Turkey HSD çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır. Eleştirel düşünme eğilimleri ile akademik öz-yeterlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesinde ise Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonunda, beden eğitimi ve spor öğretmen adayların, cinsiyetleri, anne ve baba eğitim durumları, spor yapma alışkanlıkları, yapmış-yapıyor oldukları spor grubu ve düzenli kitap okuma alışkanlıkları eleştirel düşünme eğilimlerini etkilediği saptanmıştır. Akademik öz-yeterliklerini etkileyen etmenler ise öğrencilerin cinsiyetleri ve düzenli kitap okuma alışkanlıkları olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimleri ile akademik öz-yeterlikleri arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür.
Temel atletizm çalışmalarının 12-14 yaş ilköğretim öğrencilerinin fiziksel benlik algılarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, temel atletizm çalışmalarının 12-14 yaş ilköğretim öğrencilerinin fiziksel benlik algılarına etkisini ortaya koymaktır. Araştırmada kullanılan ölçümler ve testler yapılmadan önce öğrencilere bilgi verilmiş ve gönüllülük esasına bağlı olarak katılmışlardır. Çalışmanın evrenini 12-14 yaş grubu ilköğretim öğrencileri, örneklemini ise Karaman'ın Ermenek ilçesindeki Fikret Ünlü Yatılı Bölge Orta Okulunda 12-14 yaş grubu ilköğretim öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmanın deney grubunu 15 kız, 15 erkek toplam 30 öğrenci, kontrol grubunu 15 kız, 15 erkek olmak üzere toplam 30 öğrenci oluşturmaktadır. Bu çalışmada veri toplama aracı olarak Fiziksel Benlik Algısı Envanteri kullanılmıştır. Verilerin analizinde, Çok Değişkenli ANOVA (MANOVA) kullanılmıştır. Çalışmanın sonucuna göre spor yeteneği ön ve son testleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. İncelenen diğer parametreler (fiziksel kondisyon, vücut çekiciliği, kuvvet, genel fiziksel yeterlik, genel yeterlik, fiziksel benlik algısı ön ve son test sonuçlarında) arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Çalışmamızda cinsiyet farklılıklarına göre bulunan sonuçlarda temel atletizm hareketlerine katılan kız öğrencilerin fiziksel kondisyon ve vücut çekiciliği, erkek öğrencilerin spor yeteneği, fiziksel kondisyon, vücut çekiciliği, kuvvet, genel yeterlik, fiziksel benlik algısı ön ve son test sonuçlarında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Fiziksel aktivite yapan ilköğretim öğrencilerinin fiziksel benlik algısı arasında tutarlı ve birbirini etkileyen bir ilişki olduğu söylenebilir.
Düzenli spor yapan bireylere uygulanan CrossFit eğitiminin bazı performans parametreleri üzerine etkisi
Bu çalışma düzenli spor yapan bireylere uygulanan CrossFit eğitiminin bazı performans parametreleri üzerine etkisinin incelemek amacıyla yapılamıştır. Araştırmaya Xyaş=25.952.16 yıl, Xboy=177.390.07 cm ve Xvücutağırlığı=72.527.24 kg olan 203 erkek gönüllü olarak katılmıştır. Olguların vücut kompozisyonları TANITA Bioempedans cihazı ile fiziksel performans parametreleri şınav, mekik, barfiks, line-drill ve 1500 m koşu testleri ile değerlendirilmiştir. Katılımcılar iki ay süreyle haftada üç gün CrossFit eğitiminin üç ana bileşeni olan kuvvet gelişim programı, beceri gelişim programı ve metabolik kondisyon programı olarak isimlendirilen yüksek yoğunluklu interval programına tabi tutulmuşlardır. İki aylık süre öncesi ve sonrasında performans ölçümleri yapılarak olgular değerlendirilmiştir. Şınav, mekik, barfiks, çeviklik koşusu ve 1500 m koşu testleri ile ön ve son test arasındaki farklar normal dağılımdan gelen değişkenlere paramterik testlerden t testi, normal dağılımdan gelmeyen değişkenlere ise parametric olmayan testlerden Wilcoxon testi uygulanmıştır. Yaş grupları ile fark değişkenleri arasında ise parametrik olmayan testlerden Kruskal-Wallis testi uygulanmıştır. Kruskal-Wallis test değerlendirmelerinin ardından, farkın hangi gruptan kaynaklandığını göstermek için post-hoc (İkili karşılaştırma) testlerinden Tukey testi yapılmıştır.Araştırmanın bulgularına göre vücut ağırlığı, beden kitle indeksi, şınav, mekik, barfiks, çeviklik koşusu ve 1500 m ön test ile son test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark vardır. Yaş grupları ile vücut ağırlığı, beden kitle indeksi, şınav ve mekik (p>0.05) fark değişkeni arasında yapılan Kruskal-Wallis testi sonucunda iki değişken arasında anlamlı bir fark bulunmamış, yaş grupları ile barfiks line drill ve 1500 m fark değişkeni arasında yapılan Kruskal-Wallis testi sonucunda iki değişken arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak 2 ay süreyle uygulanan yüksek yoğunluklu fonksiyonel antrenmanlarının sağlıklı erkek bireylerin performans seviyelerinin gelişimine pozitif etkisi olduğu tespit edilmiştir.
Spor eğitimi alan ampute bireylerin sağlıklı yaşam biçimi, yaşam kalitesi ve boş zaman engel düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, spor eğitimi alan ampute bireylerin sağlıklı yaşam biçimi, yaşam kalitesi ve engel düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Ölçek formu dört bölümden oluşmaktadır. Ölçek formunun ilk bölümünde demografik bilgilerinden oluşan bilgi formu kullanılmıştır. İkinci bölümünde bireyin sağlıklı yaşam biçimi ile ilişkili olarak sağlığı geliştiren davranışlarını ölçmek amacıyla "Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği" kullanılmıştır. Üçüncü bölümünde ise bireyin yaşam kalitesi düzeyini belirlemek amacıyla "Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Kısa Formu Türkçe Ölçeği (WHOQOL-BREF-TR)" yer almaktadır. Dördünce bölümünde de bireylerin rekreasyonel etkinliklere katılımlarında engel oluşturabilecek durumları belirlemek amacıyla "Boş Zaman Engelleri Ölçeği" yer almaktadır. Ölçeklerin geçerlik çalışmaları kapsamında açımlayıcı faktör analizi; güvenirlik çalışması kapsamında madde analizi (madde toplam korelasyonu ve Cronbach Alpha) kullanılmıştır. Demografik değişkenlerine göre karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizinden (ANOVA) yararlanılmıştır. Ölçek ve alt boyutları arası ilişki analizi için Pearson korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Çalışmaya aktif spor yapan toplam 102 ampute futbolcuları, TSK Rehabilitasyon Merkezi Engelliler Spor Kulübü (16 erkek), Osmanlı Engelliler Spor Kulübü (20 erkek), İzmir Büyükşehir Belediye Gençlik ve Spor Kulübü (15 erkek), Anadolu Erciyes Engelliler Spor Kulübü (13 erkek), Şahinbey Belediye Spor Kulübü (14 erkek), Malatya Büyükşehir Belediye Spor Kulübü (12 erkek) ve Bursa Ampute Gücü Spor Kulübü (12 erkek) ampute futbolcuları gönüllü olarak katılmıştır. Sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeği alt boyutlarından alınabilecek en düşük (1) ve en yüksek (4) puanlar dikkate alındığında ampute bireylerin kendini gerçekleştirme (2,78±0,53), sağlık sorumluluğu (2,77±0,55), egzersiz (2,81±0,53), beslenme (2,80±0,58), kişilerarası destek (2,79±0,57), stres yönetimi (2,81±0,57) ve sağlıklı yaşam biçimi davranışları puanlarının (2,79±0,51) "sık sık" düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Yaşam kalitesi alt boyutlarından alınabilecek en düşük (0) ve en yüksek (20) puanlar dikkate alındığında ampute bireylerin egzersiz (12,79±4,19), psikolojik sağlık (12,29±3,92), sosyal ilişkiler (12,32±4,98) puanlarının "oldukça iyi" düzeyinde; fiziksel sağlık (11,87±3,81) ve çevre (11,93±3,80) puanlarının "orta" düzeyde olduğu; ölçek toplam puanı olarak alınabilecek en düşük (0) ve en yüksek (100) puanlar dikkate alındığında yaşam kalitesi puanlarının (61,20±18,67) "oldukça iyi" düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Boş zaman engelleri ölçeği alt boyutlarından alınabilecek en düşük (1) ve en yüksek (4) puanlar dikkate alındığında ampute bireylerin sırasıyla tesis yetersizliği (2,78±0,91), bilgi eksikliği (2,75±0,85), arkadaş eksikliği (2,70±0,79) ve zaman yetersizliğini (2,65±0,77) en önemli boş zaman engelleri olarak gördükleri tespit edilmiştir. Birey psikolojisi (2,50±0,80) ve ilgisizlik (2,50±0,71) engellerinin kısmen ve önemli değil düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Boş zaman engelleri ölçek puanının (2,79±0,51) "önemli" düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak araştırma grubunun incelenen değişkenleri açısından boş zaman faaliyetlerine katılım engelleri arttıkça yaşam kalitesi düzeyleri azalmıştır ve spor eğitimi almış ampute bireylerin sağlıklı yaşam biçimi davranışları, yaşam kalitesi ve boş zaman engel düzeyleri paralel bir şekilde artmaktadır, sonuçları elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ampute Futbol, Sağlıklı yaşam biçimi, Beslenme, Yaşam kalitesi, Bedensel Engelliler.
Ortaöğretim kurumlarındaki öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumları ile sosyal beceri düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Çalışmanın amacı, ortaöğretim kurumlarındaki öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutum ve sosyal beceri düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi. Çalışmanın evreni, Ankara ili, Yenimahalle İlçesindeki 10 Anadolu Lisesi'nden müteşekkildir. Toplamda 7398 öğrenci kapasitesine sahip bu evrenden 500 Ortaöğretim öğrencisine ulaşılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak kullanılan anket 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcıların kişisel bilgilerinin belirlenmesi için kişisel bilgi formu yer almaktadır. Veri toplama aracının ikinci bölümünde öğrencilerin sosyal beceri düzeyini ölçmek amacıyla Matson, Ratatory ve Helsel (1983) tarafından geliştirilen ve Erdoğan (2002) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Matson Çocuklarda Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği (MESSY) yer almaktadır. Öğrencilerin beden eğitimi dersine yönelik tutumlarını değerlendirmek amacıyla Pehlivan (1997) tarafından geliştirilen Beden Eğitimi Tutum Ölçeği yer almaktadır. Verilerin değerlendirilmesi için SPSS 21 istatistik paket programı kullanılmıştır. Puanların normallik sınamasında Çarpıklık (Skewness) katsayısı kullanılmıştır Ölçek ve alt boyut puanlarının cinsiyet, yaş ve ailede spor yapan bireyin varlığına göre karşılaştırılmasında bağımsız iki örneklem t testinden; okuduğu sınıf, anne ve baba öğrenim düzeyi, anne ve baba mesleği, okuldaki başarı durumu, ailenin spor yapmasına izin verme durumu ve beden eğitimi dersleri dışında düzenli olarak katıldığı etkinlik değişkenlerine göre karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizinden (ANOVA) yararlanılmıştır. ANOVA testinde gruplar arasında anlamlı farklılık görüldüğünde farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla ikili karşılaştırmalar için LSD post hoc testinden yararlanılmıştır. Ölçek ve alt boyutlar arası ilişki analizi için Pearson korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi 0,05 (p<0,05) olarak belirlenmiştir. Anahtar kelime: Tutum, Sosyal beceri, Beceri
Halk dansları eğitimi gören üniversite öğrencilerinin imgeleme ve optimal performans duygu durumu düzeylerinin belirlenmesi
Bu araştırma, halk dansları eğitimi gören öğrencilerin imgeleme ve optimal performans duygu durumu düzeylerinin belli değişkenlere göre incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, mevcut durumu ortaya çıkartmayı amaçlayan betimsel taramaya ve ilişkisel taramaya yönelik bir yöntem kullanılmıştır. Araştırma iki aşamadan oluşmaktadır. Araştırmanın birinci aşamasında, katılımcı olan halk dansları eğitimi gören öğrencilerin imgeleme ve optimal performans duygu durumu düzeyleri belirlenmiştir. Öğrencilerin cinsiyet, yaş, gelir düzeyi ve yarışmacılık düzeyi değişkenlerine göre imgeleme ve optimal performans duygu durumu düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığı çeşitli istatistiksel işlemler ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında, ilişkisel tarama modeline uygun bir şekilde halk dansları eğitimi gören üniversite öğrencilerinim imgeleme ile optimal performans duygu durumu düzeyleri arasındaki ilişki istatistiksel işlemler ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda öğrenim görmekte olan ve halk dansları eğitimi gören öğrenciler (n=552) oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise bu öğrenciler arasından tesadüfi örneklem seçme yöntemiyle belirlenen 149 [n(erkek)=91, n(kadın)=58] öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", Hall, Mack, Paivio, ve Hausenblas (1998) tarafından uyarlanmış olup Kızıldağ ve Tiryaki (2012) tarafından Türkçe'ye çevrilen "Sporda İmgeleme Envanteri" ve Jackson ve Marsh (1996) tarafından geliştirilmiş, Aşçı, Çağlar, Eklund, Altıntaş ve Jackson (2007) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılmış olan "Durumluluk Optimal Performans Duygu Durumu Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde, katılımcıların kişisel özelliklerini betimleyici frekans ve yüzde dağılımları çıkarılmış, ölçeklere verilen cevapların aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanarak, imgeleme ve optimal performans duygu durumu düzeylerine ilişkin dağılımlar belirlenmiştir. Alt problemlere ilişkin bağımsız değişkenlerle; imgeleme ve optimal performans duygu durumu düzeyleri parametrik testlerle sınanmış, ikili karşılaştırmalar için t testi, üç veya daha fazla küme karşılaştırmaları için Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. ANOVA sonucu anlamlı bulunan farklılıkların kaynağını belirlemek üzere varyansların homojen olmasından dolayı Tukey HSD çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. Katılımcıların imgeleme ile optimal performans duygu durumu düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak için ise Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon (r) Katsayısı tekniğinden yararlanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, katılımcı öğrencilerin yaş değişkeni ile imgeleme ve optimal performans duygu durumu alt boyutları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Katılımcı öğrencilerin cinsiyet değişkenini ile optimal performans duygu durumu ölçeği alt boyutlarının ortalama puanları arasında istatistiksel anlamda farklılık bulunamamıştır. Ancak, sporda imgeleme envanterinin motivasyonel genel uyarılmışlık alt boyutu ile cinsiyet değişkeninin ortalama puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Gelir düzeyi değişkeni ile imgeleme envanterinin motivasyonel özel imgeleme ve motivasyonel genel - uyarılmışlık alt boyutları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Yarışmacılık düzeyi değişkeni ile imgeleme ve optimal performans duygu durumu alt boyutları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ek olarak, imgeleme alt boyutları ile optimal performans duygu durumu alt boyutlarından elde edilen sonuçların amaca yönelik tartışılması ile imgeleme alt boyutları ile optimal performans duygu durumu alt boyutları arasında pozitif yönlü, anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.
Üniversitede öğrenim gören elit düzey bocce sporcularının rekreasyon faaliyetlerine yönelik tatmin ve benlik algısı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma üniversitede öğrenim gören elit düzey bocce sporcularının rekreasyon faaliyetlerine yönelik tatmin ve benlik algısı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya çeşitli üniversitelerde öğrenim gören, elit düzey bocce sporcuları gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılar 57'si kadın ve 49'u erkek olmak üzere toplam 106 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada demografik özelliklerin belirlenmesi amacıyla kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Katılımcıların benlik algı düzeylerinin ölçülmesi amacıyla Marsh, Hey, Johnson ve Perry (1997) tarafından geliştirilen ve Çağlar, Aşçı ve Kelecek (2017) tarafından, geçerlilik ve güvenilirlik çalışması yapılan "Elit Sporcu Benlik Algısı Envanteri (ESBAE)" kullanılmıştır. Ayrıca rekreasyon faaliyetlerine yönelik tatminlerin ölçülmesi amacı ile Beard ve Ragheb (1980) tarafından geliştirilen, Karlı, Polat, Yılmaz ve Koçak tarafından 2008 yılında geçerlilik, güvenilirlik çalışması yapılan "Serbest Zaman Tatmin Ölçeği (SZTÖ)" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik, t-Testi, ANOVA, Kruskal Wallis ve Pearson Korelasyon testleri ile analiz yapılmıştır. Elde edilen verilen SPSS 23.0 paket programında çözümlenmiştir. Araştırmanın bulgularında sporcuların ESBAE alt boyutlarında benlik algılarının yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Bocce sporcularının SZTÖ hem genel olarak hem de alt boyutlar bazında oldukça yüksektir. Cinsiyet değişkenine göre ESBAE alt boyutlarında anlamlı farklılıklar gösterdiği belirlenirken SZTÖ alt boyutlarında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Sporcularının benlik algıları ile serbest zaman tatminleri arasında pozitif yönde ve orta düzeyde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak elit düzey bocce sporcularının benlik algılarının ve serbest zaman tatminlerinin yüksek olmasının sebebi, sporun birey üzerindeki olumlu etkileri ile açıklanabilir.
Üniversitede öğrenim gören bocce sporcularının görüşlerine göre sakatlık türleri ve nedenlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, üniversitede öğrenim gören bocce sporcuların görüşleri doğrultusunda bocce sporunda meydana gelen sakatlık türleri ve nedenlerinin incelenmesidir. Sporcuların sakatlıklarına yönelik bilgilerinin detaylı olarak araştırılması amacıyla sporcuların beslenme, sağlık durumlarına ve antrenman süreçlerine yönelik bilgiler de elde edilmiştir. Bu doğrultuda araştırma genel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmaya 62 erkek ve 71 kadın olmak üzere toplam 133 üniversitede öğrenim gören bocce sporcusu gönüllü olarak katılım sağlamıştır. Veri toplama aracı olarak bocce sporcularının sakatlık türleri ve nedenlerini incelemek amacıyla anket formu oluşturulmuştur. Frekans ve yüzde değerleri hesaplanarak sporcuların demografik özelliklerine göre sakatlık süreçlerinin anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğinin tespit edilmesi amacıyla ki-kare testi uygulanmıştır. Anlamlılık değeri (p<.05) olarak kabul edilmiştir. Araştırmanın bulgularında erkek bocce sporcularının %75'inin, kadınların ise %53'ünün yetersiz ısınma nedeniyle sakatlandığı belirlenmiştir. Veriler incelendiğinde araştırma kapsamında görüşleri alınan ve daha önce sakatlandığını ifade eden sporcuların %60'ı (n=28) yetersiz ısınma nedeniyle sakatlandığını ifade etmektedir. Sporcuların %17,4'ü (n=8) fiziksel yapının uygunsuzluğu, %13'ü (n=6) konsantrasyon eksikliğinden, %8,7'si (n=4) motivasyon bozukluğundan kaynaklı sakatlığa uğradığını belirtmektedir. Sonuç olarak katılımcılar tarafından sakatlanma riskinin temel faktörünün yetersiz ısınma ve fiziksel yapının uygunsuzluğu olduğu ve sporcularının en çok el-el bileği bölgesinde sakatlık yaşadıkları belirlenmiştir. Dolayısıyla bocce sporuyla ilişkili olarak hem antrenman alanları hem de müsabaka şartlarının düzenlenerek fiziki açıdan sakatlığa neden olacak faktörlerin engellemesi gerekmektedir. Ayrıca sporculara antrenörler tarafından doğru ısınma yöntemlerinin aktarılması sakatlığın oluşmasını engellemede etkili olacağını söyleyebiliriz.
Antrenörlük eğitimi bölümü öğrencilerinin doping hakkındaki bilgi düzeyleri ve görüşlerinin incelenmesi: Bartın Üniversitesi örneği
Bu çalışmanın amacı antrenörlük eğitimi bölümü öğrencilerinin doping hakkındaki bilgi düzeylerinin ölçülmesi ve bu maddelerin kullanımı konusundaki görüşlerini ve düşüncelerini ortaya çıkarmaktır. Çalışmanın içeriğinde ulusal ve uluslararası alanda, geleceğin önemli sporcularını yetiştirecek olan antrenörlerin, doping ve dopingli maddeler hakkındaki bilgi düzeylerinin ve görüşlerinin önemi vurgulanmıştır. Bu araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden betimsel model yöntemi ile yapılmıştır. Çalışmanın örneklemini 2018-2019 eğitim öğretim yılında Bartın Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük eğitimi bölümünde öğrenci olan birinci, ikinci ve üçüncü sınıf öğrencilerinden toplam 161 kişi oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak amaca dönük olarak önceden hazırlanmış olan anket öğrencilere uygulanmıştır. Anket, aynı zamanda öğrenci olan antrenörler ve geleceğin antrenör gruplarına uygulanarak öğrencilerin dopingle ilgili bilgi düzeyleri belirlenmeye çalışılmış ve doping hakkındaki görüşleri alınmıştır. Sorular öğrencilerin bilgi düzeylerine, yaptıkları spora, spor yaşlarına ve varsa herhangi bir branştaki antrenörlük düzeylerine göre hazırlanmış anket sorularıdır. Öğrencilere, antrenör kimlikleriyle yaklaşılarak doping maddeleri ve ilaç kullanımıyla ilgili sorular sorulmuştur. Doping hakkındaki bilgi düzeyleri ölçülmüş, okulda doping hakkında aldıkları eğitimin yeterliliği ve sporcularına uygulama düşüncelerine yönelik fikirleri alınmıştır. Çalışmada bazı sorulara verilen cevaplar doping konusunun ülkemizde ehemmiyetle üzerinde durulması gerçeğini göstermiştir. Öğrencilere, dopingli ilaçlar hakkında gerekli bilgiye sahip olup olmadıkları sorusuna verilen cevapların, kadınlarda kısmen %52,4 ve hayır oranlarının %27,9 olduğu, erkeklerde kısmen %54 ve hayır oranının %24 olduğu görülmektedir. Bu sonuçlarla öğrencilerin dopingli ilaçlar hakkında daha fazla bilgiye sahip olmaları gerektiği görülmektedir. Çalışmadaki diğer bir önemli bulgu ise, Türkiye'de antrenörlerin doping konusunda yeterli bilgiye sahip olduklarına inanıyor musunuz sorusuna kadınların hayır cevabının %42,6 ve erkeklerde %56,1 ile çok yüksek olduğu görülmektedir. Bu çalışmayla doping konusunun üzerinde durulması gerektiği ve diğer bilimsel çalışmalara ışık tutacağı veriler neticesinde ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Antrenörlük eğitimi öğrencileri, Doping, Sporcu.
Basketbolcularda 12 hafta dayanıklılık antrenmanlarının antioksidan düzeylere etkisi
Bu araştırmada basketbolculara yapılan dayanıklılık antrenmanlarının serbest radikal oluşumunu ve vücudun serbest radikallere karşı oluşturduğu savunma mekanizması olan antioksidan parametrelerine etkisini incelemektir. Çalışmaya Bartın Üniversitesi bayan basketbol takımında yer alan yaş ortalamaları 21.12±0.64 yıl, boy ortlamaları: 162.25±2.12 cm ve kilo ortalamaları: 58.12±3.48 kg olan ve herhangi bir sakatlığı bulunmayan 13 sporcu gönüllü katılmıştır. Sporcuların antioksidan düzeylerinin ölçümünde tek gruplu Ön test-Orta test-Son test uygulanmıştır. Çalışmada haftada 8 hafta sürekli koşular, 4 hafta ise tekrarlı koşular olmak üzere 12 hafta interval metodu antrenman programı uygulanmıştır. Elde edilen verilerde; çalışmaya katılan deneklerin SOD değerlerleri karşılaştırıldığında ön test ile orta test SOD değerinde istatistiksel olarak anlamlı azalma, MDA değerleri karşılaştırıldığında ön test ile orta test ve son test değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı artış olurken, orta test ve son test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı azalma olduğu saptanmıştır(p<0.05). GSH değerlerinde azalma, CAT değerlerinde artış olsa da istatistiksel açıdan bir anlam ifade etmemiştir(p>0.05). Buna ek olarak; ALT ve AST karaciğer enzim değerlerinde anlamlı fark saptanamazken, CK enzim değerinde istatistiksel olarak anlamlı artış saptanmıştır(p<0.05). Sonuç olarak; 12 hafta boyunca basketbolculara uygulanan dayanıklılık antrenmanlarının oksidan üretimini arttırdığını, egzersizin ilk haftalarında SOD ve GSH'ın azalmasını oluşan oksidanlara karşı baş etmekte kullanıldığını, CAT aktivitesinin artışını egzersizin antioksidan kapasiteyi arttırdığını, MDA'nın azalmasında kullanılan antioksidanların neden olduğunu ve lipid peroksidasyonunu engellediğini söyleyebiliriz.