Theses supervised by Doç. Dr. Çağatayhan Bekir Ersü
10 theses · Çukurova University
Adana kent merkezi için kükürt dioksit kirlenmesi ile meteorolojik koşullar arasındaki ilişkinin mevsimsel değişiminin istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmesi
Bu çalışmada, Adana İli merkezindeki Valilik hava kalitesi ölçüm istasyonundan alınan ve önemli bir hava kirleticisi olarak tanımlanan SO2 (kükürt dioksit) verilerinin meteorolojik parametrelerden sıcaklık, basınç, nem ve rüzgar hızı ile ilişkisi Minitab17™ programıyla istatistiksel analizleri yapılmak suretiyle mevsimsel olarak incelenmiştir. Çalışma dönemi Haziran 2012-Haziran 2014 arasında 8 dönemi (mevsimi) kapsamaktadır. Dönemsel verilerin regresyon analizinde bu 8 dönemden 7 tanesinde SO2 hava kirleticisinin meteorolojik koşullardan rüzgar hızı hariç en az biriyle ilişkili olduğu görülmüştür. İlişki tespit edilen 7 dönemin 6 sında sıcaklığın, 3 ünde basıncın ve nemin etkili olduğu görülmüştür.
Balık işleme endüstrisi atıksularının farklı arıtma yöntemleri ile arıtılabilirliğinin incelenmesi
Balık işleme endüstrisi yüksek su tüketimi ve ham madde türü çeşitliliği nedeni ile çevresel anlamda önem arz eden bir üretim prosesidir. Yüksek organik madde, tuz ve nütrient içeriğinden dolayı balık endüstri atıksularının arıtılması büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, koagülasyon/flokülasyon ve adsorpsiyon yöntemleri ile balık işleme endüstrisi atıksularının fizikokimyasal arıtılabilirliğinin KOİ giderimi açısından incelenmesidir. Koagülant miktarının ve türünün KOİ giderimine etkisi ile beraber toz ve granül aktif karbonun izoterm ve kinetik değerlendirmeleri yapılarak KOİ giderim performansları araştırılmıştır. 50-750 mg/L arasında koagülant dozları seçilerek yapılan jar test çalışmalarında, demir- (III)-klorür (FeCl3.6H2O) ve alüm Al2(SO4)3.16H2O ile en yüksek KOİ giderimleri sırasıyla %74 ve %62 olarak hesaplanmıştır. Toz ve granül aktif karbon ile yapılan çalışmalarda ise farklı kütlelerde ve zaman aralıklarıyla adsorbanlar kullanılarak kapasite, izoterm ve kinetik çalışmaları da yapılmıştır. Elde edilen verilerle toz aktif karbonun adsorpsiyon kapasitesinin granül aktif karbonun adsorpsiyon kapasitesinden 14 kat daha büyük olduğu hesaplanırken, toz ve granül aktif karbonun sırasıyla Langmuir(Tip 4) ve Freundlich İzoterm modellerine uyduğu görülmüştür. Kinetik çalışmasında ise her iki adsorbanın da Pseudo ikinci derece hız denklemine uyum sağladığı belirlenmiştir.
Bir üniversite hastanesinde mevcut atık yönetimi uygulamalarının değerlendirilmesi ve geliştirilmesi
Üniversite hastaneleri sunmuş oldukları sağlık, uygulama ve araştırma faaliyetleri sonucu evsel, ambalaj, tıbbi, tehlikeli ve radyoaktif türde ve yüksek miktarlarda atık üretiminin gerçekleştiği, çevreyi kirletici etkiye sahip sağlık kuruluşlardır. Bu kuruluşlarda oluşan tehlikeli atıkların ilgili yasal mevzuatlara uygun olmayan şekilde yönetiminin sağlanması, çevre ve halk sağlığı açısından önemli risklerin oluşmasına sebebiyet verecektir. Çalışmanın gerçekleştirildiği üniversite hastanesinde, yıllık ortalama 595.230 kg tıbbi atığın üretildiği tespit edilmiş, oluşan bu atığın Adana İl'inde yıllık üretilen tıbbi atığın ortalama %23,16'sını oluşturduğu görülmüştür. Çalışma kapsamında, 1200 yatak kapasitesine sahip Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Sağlık Uygulama Araştırma Merkezi'ndeki mevcut atık yönetimi uygulamaları ve atık yönetim süreçleri mevzuat kapsamında değerlendirilmiş, elde edilen bulgular çerçevesinde atık yönetim süreçlerinin iyileştirilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur. Sağlık kuruluşunun atık yönetim politikalarında yapılan değişimlerle atık miktarının ve atık bertaraf maliyetlerinin azaldığı görülmüş, hasta başına oluşan atık miktarının 2014-2016 yılı arasında ortalama 0,94 kg/kişi/gün ve 2017-2019 yılı arasında 0,68 kg/kişi/gün olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca günlük yatak başına oluşan ortalama atık miktarının ise 2018 yılında 1,51 kg/yatak/gün, 2019 yılında ise 1,43 kg/yatak/gün olduğu saptanmıştır.
Seyhan ilçesi meskûn mahallerde su kayıplarının azaltılması için hidrolik modelleme çalışması
Adana ili şebeke hattı esas alındığında, su kaybının en yüksek olduğu Adana ili Seyhan ilçesi Mıdık, Hadırlı, Akkapı, Bey ve Barbaros bölgelerinde su kayıplarının azaltılması ve basıncın ayarlanması (kalibrasyonu) için hipotetik olarak çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışma şebekelerde basınç planlaması için bir kılavuz niteliğinde olacak şekilde hazırlanmıştır. Çalışılan bölgenin coğrafik ve topoğrafik durumu, nüfusu ve nüfus yoğunluğu gibi bilgilerden yararlanılmış ve saha çalışmaları ile desteklenmiştir. Yapılan modelleme çalışması ile basınç düşürücü vananın çapı belirlenmiş ve sonrasında yapılacak basınç ayarlamaları ile şebeke kalibrasyonu elde edilmiştir. Su şebekesine gelen hattın cazibeli akış olduğu dikkate alınmıştır. Hipotetik modelleme çalışması EpaNet v2.0.0.12 programı kullanılarak yapılmıştır. Adı geçen bölgelere ait şebekelerde basınç değişimleri belirlenmiş ve profilleri oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ölçülebilir Alt Alanlar, Hidrolik Modelleme, Basınç Düşürücü Vana, Basınç Değişimi
Bir petrokimya tesisi için atık kabul tesisi tasarımı ve sıfır atık uygulamaları
Liman trafiğinin ve deniz ticaretinin artması, gemi kaynaklı atık miktarlarının artmasını da beraberinde getirmektedir. Çoğu devlet MARPOL 73/78 Sözleşmesini ve eklerini uygulamakta ve olası deniz kirliliğinin önlenmesi adına gemi kaynaklı atıkların ve kargo atıklarının toplanması amacıyla limanlarında atık kabul tesisi kurmalarını istemektedirler. Petrokimya tesislerinin çoğunda Atık Kabul Tesisi mevcut olup sıfır atık anlayışı ile işletilmektedir. Fakat gemilerin büyük çoğunluğu Atık Kabul Tesisinin kapasitesinin altında atık vermektedir. Toplanan atık miktarının yetersiz olması nedeniyle, Türkiye'de bulunan çoğu atık kabul tesisi fazla kapasiteye sahiptir. Bu nedenle bu tesislerin önemli bir kısmı atıl kalmış veya kullanışsız durumdadır. Ayrıca, arıtılan hacim ne kadar az ise birim işleme maliyeti de o kadar yüksek olmaktadır. Bundan dolayı atık kabul tesislerinin birleştirilerek ya da bölgesel tesisler oluşturularak tek bir tesis üzerinden atıkların alınması ve işletilmesinin uygun olacağı tespit edilmiştir.
Arıtılmış atık suların çayır ve meralarda kullanım olanaklarının araştırılması
Arıtılmış atık suların yeniden kullanımı söz konusu olduğunda bu suyun kullanım amacına uygun olup olmadığı esas konu haline gelmektedir. Özellikle sulama alanlarında, meyve ve sebze yetiştiriciliğinde ve çayır-mera alanlarının sulanmasında yüksek seviyede arıtma işlemi ve güvenirlilik gerekmektedir. Sulu tarımda kullanılması planlanan arıtılmış atık suların, çevre ve halk sağlığına yönelik olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi için bu suların kullanımı ile ortaya çıkması muhtemel patojen veya kimyasallardan kaynaklanan risklerin iyi değerlendirilmesi gereklidir. Bu çalışmada, Adana Seyhan Batı Atıksu Arıtma Tesisi çıkış sularının analiz sonuçları kullanılarak, Adana bölgesinde bulunan çayır ve mera alanlarına uygulanabilirliği ilgili mevzuat ve yönetmeliklerde belirtilen parametreler referans alınarak karşılaştırılmış olup, diğer tüm riskler açısından yönetme stratejileri ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Evsel nitelikli atıksular, arıtılmış atıksuların tarımsal sulamada kullanılabilirliği, çayır, mera
Konya-karaman bölgesinde kömür sahalarında yeraltı su kalitesinin ve membran uygulamaları ile arıtılabilirliğinin değerlendirilmesi
Çalışma alanı Konya İli Karapınar İlçesi sınırları içerisinde Maden Tetkik Arama (MTA) kurumuna ait ruhsat sahasında olup geniş bir kömür yayılımına sahiptir. Söz konu sahada yeraltı işletmeciliği açısından sorun teşkil edebilecek yeraltı suyunun drenajına yönelik hidrojeoloji ön etüt ve detay etüdü yapılmış, sonraki yıllarda bu bölgede yapılacak kömür üretimi faaliyetleri esnasında karşılaşılabilecek olası hidrojeolojik etkileri tespit edilmiş, bu etkilerin çevre ve halk sağlığı açısından uygun ve ekonomik şekilde çözülmesi için membran uygulamalarının uygunluğunu değerlendirmiştir. Membran uygulaması ile birlikte seçici çöktürme ön işlemi de kullanılarak bu su akımlarından değerli madenleri zenginleştirerek kazanma imkanlarını çalışmak da önemli hedeflerdendir. Bu işlemler neticesinde elde edilecek arıtılmış suyun alıcı ortamlara deşarjda uygunluklarının ve madencilik faaliyetlerinde farklı alanlarda kullanımlarının değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yeraltı Suyu, Membran, Kömür Sahası, Tuzluluk Giderimi, Anyonlar, Katyonlar
Sektörel bazda geri dönüştürülebilir atık ile üretim arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Son yıllarda hızlı nüfus artışı, teknolojik gelişmeler, sanayileşme ve kentleşmeler sonucu katı atık miktarında ve türünde ciddi artışlar görülmüştür. Bunun sonucunda ortaya çıkan çevre kirliliğinin azaltılması ve kontrol altına alınması en önemli günümüz sorunlarındandır. Atıklar sadece doğayı değil toplumu, aileyi ve bireyi de olumsuz yönde etkilemektedir. Doğadaki kaynaklar hızla tükenmekte ve ekolojik denge bozulmaktadır. Toprağa kontrolsüz olarak terk edilen katı atıklar yer altı ve yer üstü su kaynaklarının da kirlenmesine neden olmaktadır. Atıkların meydana getirdiği sorunlar tahminimizden daha ciddi boyutlardadır. Sürdürülebilir bir çevre için kaynakların sınırlı miktarlarda bulunması insan geleceğini tehdit etmekte ve sürdürülebilirlik için çevrenin korunması önem arz etmektedir. Dolayısıyla gerek çevre kirliliğinin önlenmesi gerekse doğal kaynakların ve hammadde tüketiminin bilinçli kullanılması için katı atık yönetim sistemleri oluşturulmuştur. Uygun bertaraf yöntemleri ile katı atık sorunları minimize edilmektedir. Bu anlamda karşımıza geri dönüşüm kavramı çıkmaktadır. Katı atıklar geri dönüştürülerek doğal kaynaklar korunabilir, hammadde tüketimi azalır ve ekonomik olarak büyük kazançlar sağlanabilir. Katı atıklar uygun bir şekilde değerlendirilmediği zaman kaybolan ekonomik bir değerdir. Bu çalışmada üretim sürecinde oluşan katı atıkların geri kazanımı incelenmiştir. Tesisler seçilirken sektör çeşitliliğine dikkat edilmiş olup atık ile geri kazanım ilişkisi değerlendirilmiştir.
Zeytinyağı üretim tesislerinde tesis içi kontrol, üretim - atıksu ilişkisinin değerlendirilmesi: Hatay örneği
Bu çalışmada, Hatay'da bulunan zeytinyağı fabrikalarının üretim sistemlerine göre oluşan atık miktarları ve türleri karşılaştırılmıştır. Hatay'da 103 tane (50 adet 2 fazlı, 53 adet 3 fazlı) kontinu sistemle çalışan zeytinyağı fabrikası bulunmaktadır. 2 fazlı sistemlerden sulu pirina+yağ oluşurken 3 fazlı sistemlerden pirina+karasu+ yağ oluşmaktadır. Fabrikalardan kaynaklanan atıkların miktarları TÜBİTAK MAM Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü tarafından "Zeytin Sektörü Atıklarının Yönetimi" Projesi ile hazırlanan program ile hesaplanmıştır. Sonuçlara göre 2 fazlı sistemle çalışan fabrikalardan toplam 4.300 ton/gün sulu pirina, 1.250 ton/gün atıksu oluşacaktır. 3 fazlı sistemlerle çalışan fabrikalardan toplam 3.720 ton/gün kuru pirina, 5.501,4 ton/gün karasu oluşacaktır. 3 fazlı sistemden oluşan atıksu (karasu+atıksu) 2 fazlı sistemde oluşan atıksudan 4-5 kat daha fazladır.
Aşağı Seyhan Ovası'ndaki YD3 drenaj kanalının ve Akyatan lagününün su kalitelerinin belirlenmesi
Bu çalışmada, Akyatan Lagünü ile 3 nolu Yüreğir Drenajı (YD3 drenaj kanalı) su kaliteleri arasındaki etkileşimin belirlenmesi amacıyla 2018 yılı Haziran ayında, 2020 yılı Ocak ayında, 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Ekim aylarında ve 2022 yılı Mayıs ve Ağustos ayları olmak üzere on iki dönem boyunca lagün ve kanal üzerinde kırk dört adet numune bölgesinde arazi çalışması gerçekleştirilmiştir. pH, elektriksel iletkenlik (Eİ), tuzluluk, toplam çözünmüş katı madde (TÇK), çözünmüş oksijen (ÇO), sıcaklık, askıda katı madde (AKM), kimyasal oksijen ihtiyacı (KOİ), alkalinite, klorür, fosfor, renk ve bulanıklık olmak üzere 13 adet su kalitesi parametresi izlenmiştir. Akyatan lagününde ilgili parametrelerin dağılımının izlenmesi amacıyla Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak bölgesel dağılımlar belirlenmiştir. Ayrıca Haziran 2018 döneminde lagünün derinleştirilmesi için bir inceleme yapılarak Mayıs 2022 ve Ağustos 2022 dönemlerinde lagün ve YD3 drenaj kanalının su kalitesi nütrient bazlı değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, Akyatan lagününde pH, ÇO, sıcaklık, KOİ, alkalinite, klorür, fosfor, renk ve bulanıklık değerlerinin, YD3 drenaj kanalında ise bu çalışmada incelenen on üç adet parametrenin dönemsel olarak değiştiği tespit edilmiştir. Akyatan lagününde Eİ, tuzluluk, TÇK, KOİ ve klorür parametreleri bölgesel olarak değişirken YD3 kanalında ise pH ve fosfor değerlerinin bölgesel olarak değiştiği anlaşılmıştır. Yapılan değerlendirmede, Akyatan lagünü ve YD3 drenaj kanalının özellikle fosfor parametresinin yüksek olması sebebiyle orta kalite su sınıfına girdiği görülmüştür.