Theses supervised by Doç. Dr. Ekrem Ayan
16 theses · Muğla Sıtkı Kocman University
Afganistan Türkmen ağzı (Şamal bölgesi)
Afganistan'da en çok nüfusa sahip olan beşinci kavim Türkmenlerdir. Afganistan'da yaşayan Türkmenler farklı boylardan oluşmaktadır. Bu çalışmada haklarında az bilgi sahibi olduğumuz Afganistan Türkmenlerin dilleri, tarihleri hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmada konu olan bilgiler için Afgan Türkmenlerine mesup olan şairlerin eserlerinden ve ağız çalışmalarından faydalanmıştır. Kendimizin yaptığı saha çalışmasında kaynak kişilerden derlediğimiz metinler ile daha önce yapılmış çalışmalar ışığında çalışmamız tamamlandı. Bu çalışmada Afganistan Türkmenlerinin tarihi, coğrafyası ve dilleri hakkında bilgiler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Afganistan Türkmen Türkçesi, Afganistan Türkmenlerin ağzı
Şükür Halmirzayev'nin "Bändi Bürgüt" ve "Azadlik" adli eseri üzerine dil incelemesi (hayatı-inceleme-aktarma)
Şükür Halmirzayev 20. yüzyılın ikinci yarısında Özbek edebiyatının gelişmesinde büyük pay sahibi olup, 21. yüzyılın kaynak yaratıcılığı açısından diğer yazarlardan farklı olarak eserlerini kaleme almıştır. Şükür Halmirzayev'in 2014 yılında yayımlanan "Bӓndi Bürgüt" ve 2006 yılında yayımlanan "Äzӓdlik" adlı hikâyeleri üzerine yaptığımız dil incelemesi çalışmamızın amacı, Türk dünyası edebiyatlarının güçlenmesi ve birbirlerini daha iyi tanımaları için kolaylık sağlamaktır. Çalışmamızın Giriş bölümünde, Özbek edebiyatında önemli bir yeri olan Özbek hikâyecilik geleneği hakkında kısaca bahsedilmiştir. Birinci bölümde, Şükür Halmirzayev'in hayatı, edebi kişiliği ve Özbek edebiyatındaki yeri hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümünde, hikâyeler üzerinden Özbek Türkçesinin ses ve şekil bilgisi özellikleri incelendi. Üçüncü bölümde ise, hikâyelerin transkripsiyonu ve Türkiye Türkçesine aktarımı verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Özbek Türkçesi, Hikâye, Aktarım, Dil İncelemesi
Uygur çocuk edebiyatından seçme oyunlar ve oyunların çocuklara kazanımları
Bu çalışmada, Çağdaş Uygur Edebiyatı yazarları arasında yer alan Muhammet Abliz Böreyar'ın yazmış olduğu "Uyġur Balilar Eġiz Edebiyati Kamusi" adlı eserinde bulunan çocuk oyunlarından 100 oyun seçilerek Latin alfabesine transkript edilmiş, Türkiye Türkçesi'ne çevrilmiş ve ardından oyunların çocukların üzerindeki kazanımları incelenmiştir. Muhammet Abliz Böreyar tarafından yazılmış olan ve düzenlemeleri yapılarak Kaşgar Uygur Neşriyatı tarafından yayımlanan bu ansiklopedik eser çalışmamızda birincil kaynak olarak kullanılmıştır. Çalışmamızın amacı, Uygur Çocuk Edebiyatı alanında çok kıymetli çalışmalara imza atmış ve eserleriyle dönemine damga vurmuş yazar Muhammet Abliz Böreyar'ın, çocuk folkloru temasına dahil olan ve daha önce dilimize çevirisi yapılmamış olan "Uygur Çocuk Folkloru Ansiklopedisi" adlı eserinde bulunan yüz adet çocuk oyununu, orijinal olarak yazıldığı Arap alfabesinden Latin alfabesine transkript etmek, bu oyunların Türkiye Türkçesi'ne çevirisini yapmak ve ardından çevirisi yapılan bu oyunları inceleyerek, çocuklara sağlamakta olduğu kazanımları tespit etmektir. Çalışmanın giriş bölümünde kısaca Uygurlar, Uygur Türklerinin Kültürü, Uygur dilinin yapısı ve alfabesi, Uygurlarda Çocuk Folkloru, Çağdaş Uygur Edebiyatı, Oyun ve kazanım kavramları ve son olarak da Türkiye Türkçesine aktarımını yaptığımız eserin yazarı Muhammet Abliz Böreyar ve Böreyar'a ait, çalışmamızın kaynağı olan "Uygur Çocuk Folkloru Ansiklopedisi" adlı eser hakkında genel bilgiler kendi içinde başlıklara ayrılarak verilmiştir. Bu çalışma toplam üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Arap Alfabesi ile yazılmış olan eserdeki 100 çocuk oyununun Latin Alfabesine Transkripti yer almaktadır. İkinci bölümde Yeni Uygur Türkçesi ile yazılan Uygur Çocuk Folkloru Ansiklopedisi adlı eserden alıntılanan bu 100 adet çocuk oyununun Türkiye Türkçesine aktarımı yapılmış ve her bir oyun çevirisinin altında, oyunun çocuklara olan kazanımları ayrı ayrı incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise çevirisi yapılan oyunlarda sıkça geçen Uygurca kelimelerin derlenerek bir araya getirildiği Yeni Uygurca- Türkçe Seçme Sözlüğünün olduğu bölüm yer almaktadır.
Toplumdilbilim açısından Antalya'da yaşayan Ahıska Türklerinin dil incelemesi
Ahıska, bugün Gürcistan sınırları içerisinde yer alan Türkiye'nin Ardahan iline komşu olan bir bölgedir. Ahıska'daki Türk varlığı yoğun olarak XI. yüzyıldan itibaren bölgeye yerleşen Kıpçaklarla birlikte kendisini göstermeye başlamıştır. Aynı dönemlerde Kıpçaklarla birlikte Başkurt, Peçenek, Karluk ve Oğuz boyları da Ahıska'ya yerleşen diğer Türk boyları arasında yer almıştır. Osmanlı Devleti Ahıska'yı XVI. yüzyılda hâkimiyeti altına almış ancak XIX. yüzyılda bölge Ruslar tarafından ele geçirilmiştir. Bunun üzerine Osmanlılar ile Ruslar arasında hâkimiyet mücadeleleri başlamış ve son olarak 1921 Moskova Anlaşması ile bölge resmî olarak Türk topraklarından çıkarılıp Gürcistan sınırları içerisinde bırakılmıştır. II. Dünya Savaşı döneminde 1944 yılının 14 Kasım gecesinde Ahıska'da yaşayan ve adlarını buradan alan Ahıska Türkleri, Sovyetler Birliği'nin kararı ile Orta Asya'nın çeşitli bölgelerine sürgün edildiler. Bu sürgün ile 100.000'in üzerinde Ahıska Türkü anavatanlarından koparılıp Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Azerbaycan'a yerleştirildi. Bugün nüfusları 500.000'i aşan Ahıska Türkleri dünyanın dört bir yanında dağınık bir şekilde yaşamaktadırlar. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte yoğun olarak Türkiye'ye göç etmeye başlamışlardır. Günümüzde Türkiye dışında Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Federasyonu, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Gürcistan ve Kafkasya'nın diğer bölgelerinde yaşamlarını sürdürmektedirler. Ahıska Türkleri her geçen sene Türkiye'ye yönelik göçlerini artırmaktadırlar. Bu göçlere bakıldığında Antalya'nın tercih edilen ilk il olduğu ortaya çıkmaktadır. Bunun başlıca sebebi ise önceden yaşadıkları Orta Asya bölgelerinde Rusçayı ikinci dil olarak edinmek durumunda kalmaları ve buna bağlı olarak turizm sektöründe iş bulma imkânına sahip olmalarıdır. Bu nedenle çalışmamızı Antalya ilinde yaşayan Ahıska Türkleri üzerine dayandırmayı gerekli gördük. Ahıska Türklerinin konuştukları dil Türkiye Türkçesinin bir ağzı olarak değerlendirilmektedir. Çalışmamız da Antalya'da yaşayan Ahıska Türklerinin ağız özelliklerinin toplumdilbilim (sosyolinguistik) çerçevesinden bakılarak yapılan bir dil incelemesidir. Bir dildeki değişkeleri ortaya koymaya çalışan ve dilbilimin bir alt dalı olan toplumdilbilim, XIX. yüzyılda bağımsız bir disiplin olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Toplumdilbilimin ne olduğu, neleri kapsadığı ve bu alanda yapılan çalışmalara tezimizin birinci kısmında yer verdik. İkinci kısımda Ahıska Türklerinin kim olduklarına ve tarihî süreçlerine değinip Antalya'da yaşayan kesimin sosyolojik görünümlerine yer verdik. Üçüncü bölümde Antalya ilinde yaşayan Ahıska Türklerinin dili ses ve şekil bilgisi yönünden incelenerek dillerindeki değişkeler yaşa, cinsiyete, ölçünlü dilin ve Rusçanın etkisine göre toplumdilbilim alanı içerisinde değerlendirildi. Dördüncü bölümde ise kaynak kişilerin konuşmalarından mülakat yoluyla edinilen ses kayıtları fonetik alfabe kullanılarak metin olarak aktarıldı. Temel olarak dört bölümden oluşan çalışmamız sonuç ve öneriler kısmı ile sonuçlandırılıp kaynakça ve ekler bölümüyle tamamlanmıştır. Anahtar kelimeler: Ahıska Türkleri, Toplumdilbilim, Dil İncelemesi
Ulug'bek Hamdam'ın "Künglimdӓgi Dӓryå", "Sӓfӓr", "Qaytiş", "Binӓfşӓ" ve "Yöl (Fӓlsӓfiy Råmӓn)" adlı eserleri üzerine dil incelemesi (metin-inceleme)
Türk dilinin Karluk Grubuna mensup olan Özbek ve Uygur Türkçeleri 15. yy. da başlayan Çağatay Türkçesinin modern temsilcileridir. Özbek Türkçesi bugün çoğunlukla Özbekistan'da, Kazakistan'ın güneyinde, Kuzey Afganistan'da, Tacikistan'da, Türkmenistan'da ve Çin'de konuşulmaktadır. Özbekler farklı milletlerin inanç ve dillerinden etkilenmelerine rağmen öz dillerini muhafaza edebilmişlerdir. Bağımsızlık sonrası Özbek Türkçesi ve edebiyatı ayrı bir değer ve önem taşımıştır. Ahmed Azam, Halime Hudaberdiyeva, Begali Kasımov, Çolpan, Ulug'bek Hamdam, Abdulla Kadiri, İsacon Sulton vb. yazar ve şairler Modern Özbek Edebiyatına eserleri ile katkı sağlamışlardır. Çalışmamız Özbekistan'da yaşayan Özbeklerin yirminci asır başlarından günümüze kadar olan yazılı edebiyatı kastedilen Modern Özbek Edebiyatının hikâye türünde örnekler veren kıymetli yazarlarından biri olan Ulug'bek Hamdam hakkında bilgi verip "Künglimdӓgi Dӓryå", "Sӓfӓr", "Qaytiş", "Binӓfşӓ" ve "Yöl (Fӓlsӓfiy Råmӓn)" hikayelerinin dil incelemesi yapılıp Türkiye Türkçesine aktarımı yapılacaktır. Anahtar Kelimeler: Özbek Türkçesi, Modern Özbek Türkçesi, Ulug'bek Hamdam
Ulug'bek Hamdam'ın "Künglimdӓgi Dӓryå", "Sӓfӓr", "Qaytiş", "Binӓfşӓ" ve "Yöl (Fӓlsӓfiy Råmӓn)" adlı eserleri üzerine dil incelemesi (metin-inceleme)
Türk dilinin Karluk Grubuna mensup olan Özbek ve Uygur Türkçeleri 15. yy. da başlayan Çağatay Türkçesinin modern temsilcileridir. Özbek Türkçesi bugün çoğunlukla Özbekistan'da, Kazakistan'ın güneyinde, Kuzey Afganistan'da, Tacikistan'da, Türkmenistan'da ve Çin'de konuşulmaktadır. Özbekler farklı milletlerin inanç ve dillerinden etkilenmelerine rağmen öz dillerini muhafaza edebilmişlerdir. Bağımsızlık sonrası Özbek Türkçesi ve edebiyatı ayrı bir değer ve önem taşımıştır. Ahmed Azam, Halime Hudaberdiyeva, Begali Kasımov, Çolpan, Ulug'bek Hamdam, Abdulla Kadiri, İsacon Sulton vb. yazar ve şairler Modern Özbek Edebiyatına eserleri ile katkı sağlamışlardır. Çalışmamız Özbekistan'da yaşayan Özbeklerin yirminci asır başlarından günümüze kadar olan yazılı edebiyatı kastedilen Modern Özbek Edebiyatının hikâye türünde örnekler veren kıymetli yazarlarından biri olan Ulug'bek Hamdam hakkında bilgi verip "Künglimdӓgi Dӓryå", "Sӓfӓr", "Qaytiş", "Binӓfşӓ" ve "Yöl (Fӓlsӓfiy Råmӓn)" hikayelerinin dil incelemesi yapılıp Türkiye Türkçesine aktarımı yapılacaktır. Anahtar Kelimeler: Özbek Türkçesi, Modern Özbek Türkçesi, Ulug'bek Hamdam
Edige Destanları edisyon kritiği (Bütünleştirilmiş yeni metin tespiti)
Türk dünyasının önemli destanlarından biri olan Edige - Edige Batır Destanı- Nogay Türklerinin bir kahramanına dayalı olarak ortaya çıkmıştır. Özellikle Kıpçak sahası halkları (Kazak, Kazan Tatarları, Karakalpak, Başkurt gibi) ile Özbek, Türkmen gibi Türk boylarında da bu destan bilinmektedir. Edige Destanı'nın ortaya çıkışı 14.-15. yüzyıllara dayanmaktadır. Ortaya çıktığı zamandan günümüze kadar bu eserin bilinen elliden fazla varyantı bulunmaktadır. Sovyet Türkolojisi, Eski ve Orta Türkçe dönemi eserler başta olmak üzere Türk soylu halkların önemli tarihi metinlerini ve destanlarını incelemiş ve bunların analizlerini yaparak yazın hayatına geçirmiştir. Ancak, Stalin döneminde Edige Destanı Sovyet tarihine yönelik olumsuz söylemler içerdiği gerekçesiyle eleştirilmiştir. 1944 yılındaki Tataristan Sovyet Bölgesel Yönetimi Komitesi'nin kararı hem bu eleştirilere yasal zemin oluşturmuş hem de destana yönelik çalışmaları durdurmuştur. Bu yüzden Edige Destanı üzerine yapılacak olan çalışmaların hayata geçmesi de gecikmiştir. Ancak Rus bilim insanı V.M. Jirmunskiy'nin 1974 yılında yayınlanan 'Türkskiy Geroiçeskiy Epos - Türk Kahramanlık Destanı' adlı çalışması Edige Destanı üzerine yapılacak çalışmalara yeniden ivme kazandırmıştır. Özellikle son dönemlerde bu çalışmaların sayısı artmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde Edige ve Edige Destanı hakkında detaylı bir çerçeve sunulduktan sonra Edige Destanı'nın üzerine yapılan araştırmalardan bahsedilecektir. İkinci bölümde Edige Destanı'nın Kazak, Karakalpak, Nogay, Kazan (Tatar), Özbek, Türkmen, Başkurt Türklerine ait tespit edilen 61 varyantı hakkında bilgi verilecektir. Son bölümde bütünleştirilmiş yeni metin tespiti yapıldıktan sonra tarafımızca Türkiye Türkçesine çevrilen Karakalpak Türklerinin Erpolat Rayımberdioğlu varyantına yer verilecektir. Anahtar Kelimeler: Edige, Kazak, Karakalpak, Tatar, Nogay, Başkurt, Özbek
Edige Destanları edisyon kritiği (Bütünleştirilmiş yeni metin tespiti)
Türk dünyasının önemli destanlarından biri olan Edige - Edige Batır Destanı- Nogay Türklerinin bir kahramanına dayalı olarak ortaya çıkmıştır. Özellikle Kıpçak sahası halkları (Kazak, Kazan Tatarları, Karakalpak, Başkurt gibi) ile Özbek, Türkmen gibi Türk boylarında da bu destan bilinmektedir. Edige Destanı'nın ortaya çıkışı 14.-15. yüzyıllara dayanmaktadır. Ortaya çıktığı zamandan günümüze kadar bu eserin bilinen elliden fazla varyantı bulunmaktadır. Sovyet Türkolojisi, Eski ve Orta Türkçe dönemi eserler başta olmak üzere Türk soylu halkların önemli tarihi metinlerini ve destanlarını incelemiş ve bunların analizlerini yaparak yazın hayatına geçirmiştir. Ancak, Stalin döneminde Edige Destanı Sovyet tarihine yönelik olumsuz söylemler içerdiği gerekçesiyle eleştirilmiştir. 1944 yılındaki Tataristan Sovyet Bölgesel Yönetimi Komitesi'nin kararı hem bu eleştirilere yasal zemin oluşturmuş hem de destana yönelik çalışmaları durdurmuştur. Bu yüzden Edige Destanı üzerine yapılacak olan çalışmaların hayata geçmesi de gecikmiştir. Ancak Rus bilim insanı V.M. Jirmunskiy'nin 1974 yılında yayınlanan 'Türkskiy Geroiçeskiy Epos - Türk Kahramanlık Destanı' adlı çalışması Edige Destanı üzerine yapılacak çalışmalara yeniden ivme kazandırmıştır. Özellikle son dönemlerde bu çalışmaların sayısı artmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde Edige ve Edige Destanı hakkında detaylı bir çerçeve sunulduktan sonra Edige Destanı'nın üzerine yapılan araştırmalardan bahsedilecektir. İkinci bölümde Edige Destanı'nın Kazak, Karakalpak, Nogay, Kazan (Tatar), Özbek, Türkmen, Başkurt Türklerine ait tespit edilen 61 varyantı hakkında bilgi verilecektir. Son bölümde bütünleştirilmiş yeni metin tespiti yapıldıktan sonra tarafımızca Türkiye Türkçesine çevrilen Karakalpak Türklerinin Erpolat Rayımberdioğlu varyantına yer verilecektir. Anahtar Kelimeler: Edige, Kazak, Karakalpak, Tatar, Nogay, Başkurt, Özbek
Çuvaş Türkçesinde yer alan kelime başı vokal köklerinin sınıflandırılması
Eski Batı Türkçesinin bir kolu ve İdil Bulgarcasının bir devamı olarak görülen, başlıca İdil ırmağının orta mecrasında bulunan Çuvaş Özerk Cumhuriyeti'nde ve bugün ağırlıklı olarak Rusya Federasyonu'nda yaşayan Çuvaşlar tezimizin kapsam alanındadır. Bu kapsam alanı Çuvaş Türklerinin konuştukları dil ile sınırlandırılmıştır. Türk lehçeleri, Altay ve Fin-Ugor dilleri ile ortak özellikler taşıyan ve Türk lehçeleri içerisindeki yeri uzun tartışmalar ile belirlenmiş olan Çuvaşça, Türk dil birliğinden ilk ayrılan dil olduğu için, en eski dönemlere ait izler taşır ve bu yönüyle de Türk lehçelerinin kimi sorularının ve sorunlarının çözümünde bize yol göstermektedir. Ses sembolizmi, ses ve anlam arasında sistematik bir ilişkinin olduğu varsayıldığı bir disiplindir. Çalışmamızda ses sembolizmi temelinde Çuvaş Türkçesi'nin vokal ile başlayan kelime köklerinin tespiti yapılmıştır. Çuvaş Türkçesi'ndeki vokaller sahalarında yazılmış olan sözlüklerden incelenerek kayda alınmıştır. Türk lehçelerinden alıntılanan kelimeler haricinde yabancı kaynaklı olan kelimeler çıkarılmaya çalışılmıştır. Belirlediğimiz kelimelerin yer aldığı vokal kökler ses sembolizmi temelinde incelenmiş, kavram alanlarına göre sıralandırılmıştır. Buna ek olarak uzun ünlülerde görülen kelime başı v- ve y- türemesi konusuna ve yapılan inceleme neticesinde ulaşılan kelimelere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çuvaş Türkçesi, ses sembolizmi, vokal köklü kelimeler, kavram alanı.
Çuvaş Türkçesinde yer alan kelime başı vokal köklerinin sınıflandırılması
Eski Batı Türkçesinin bir kolu ve İdil Bulgarcasının bir devamı olarak görülen, başlıca İdil ırmağının orta mecrasında bulunan Çuvaş Özerk Cumhuriyeti'nde ve bugün ağırlıklı olarak Rusya Federasyonu'nda yaşayan Çuvaşlar tezimizin kapsam alanındadır. Bu kapsam alanı Çuvaş Türklerinin konuştukları dil ile sınırlandırılmıştır. Türk lehçeleri, Altay ve Fin-Ugor dilleri ile ortak özellikler taşıyan ve Türk lehçeleri içerisindeki yeri uzun tartışmalar ile belirlenmiş olan Çuvaşça, Türk dil birliğinden ilk ayrılan dil olduğu için, en eski dönemlere ait izler taşır ve bu yönüyle de Türk lehçelerinin kimi sorularının ve sorunlarının çözümünde bize yol göstermektedir. Ses sembolizmi, ses ve anlam arasında sistematik bir ilişkinin olduğu varsayıldığı bir disiplindir. Çalışmamızda ses sembolizmi temelinde Çuvaş Türkçesi'nin vokal ile başlayan kelime köklerinin tespiti yapılmıştır. Çuvaş Türkçesi'ndeki vokaller sahalarında yazılmış olan sözlüklerden incelenerek kayda alınmıştır. Türk lehçelerinden alıntılanan kelimeler haricinde yabancı kaynaklı olan kelimeler çıkarılmaya çalışılmıştır. Belirlediğimiz kelimelerin yer aldığı vokal kökler ses sembolizmi temelinde incelenmiş, kavram alanlarına göre sıralandırılmıştır. Buna ek olarak uzun ünlülerde görülen kelime başı v- ve y- türemesi konusuna ve yapılan inceleme neticesinde ulaşılan kelimelere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çuvaş Türkçesi, ses sembolizmi, vokal köklü kelimeler, kavram alanı.
Galım Jaylıbay'ın seçilmiş şiirleri üzerine dil incelemesi (inceleme-aktarma)
Bu çalışmada, Modern Kazak Edebiyatı'nın önde gelen isimlerinden biri olan şair Galım Jaylıbay'ın "Esil Ağadı" adlı şiir kitabından seçilen altmış şiirinde ses bilgisi ve şekil bilgisi olarak dil incelemesi yapılmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde Kazak Edebiyatı, Kazak Türkçesi ve Galım Jaylıbay'ın hayatı ile şairliğinden bahsedilmiştir. Ardından ele alınan altmış şiirin ses bilgisi ve şekil bilgisi özelliklerinin incelemesi yapılmıştır. Dil İncelemesi kısmından sonra incelediğimiz şiirlerin Kiril alfabesinden Latin alfabesine transkripsiyonu ve Türkiye Türkçesine aktarımı verilmiştir. Sonuçta ise, yaptığımız çalışmanın değerlendirilmesi yapılmış ve ortaya çıkan sonuçlar değerlendirilmiştir. Bu çalışmanın amacı, ortak kökenden gelen bu iki Türk toplumunun birbirlerinin dilini ve edebiyatlarını daha iyi tanıması ve Türk dünyası edebiyatlarının güçlenmesini sağlamaktır. Çalışmanın sonunda çalışma süresince yararlandığımız kaynakların sunulduğu "Kaynakça" bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Galım Jaylıbay, Şiir, Dil İncelemesi, Aktarım.
Galım Jaylıbay'ın seçilmiş şiirleri üzerine dil incelemesi (inceleme-aktarma)
Bu çalışmada, Modern Kazak Edebiyatı'nın önde gelen isimlerinden biri olan şair Galım Jaylıbay'ın "Esil Ağadı" adlı şiir kitabından seçilen altmış şiirinde ses bilgisi ve şekil bilgisi olarak dil incelemesi yapılmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde Kazak Edebiyatı, Kazak Türkçesi ve Galım Jaylıbay'ın hayatı ile şairliğinden bahsedilmiştir. Ardından ele alınan altmış şiirin ses bilgisi ve şekil bilgisi özelliklerinin incelemesi yapılmıştır. Dil İncelemesi kısmından sonra incelediğimiz şiirlerin Kiril alfabesinden Latin alfabesine transkripsiyonu ve Türkiye Türkçesine aktarımı verilmiştir. Sonuçta ise, yaptığımız çalışmanın değerlendirilmesi yapılmış ve ortaya çıkan sonuçlar değerlendirilmiştir. Bu çalışmanın amacı, ortak kökenden gelen bu iki Türk toplumunun birbirlerinin dilini ve edebiyatlarını daha iyi tanıması ve Türk dünyası edebiyatlarının güçlenmesini sağlamaktır. Çalışmanın sonunda çalışma süresince yararlandığımız kaynakların sunulduğu "Kaynakça" bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Galım Jaylıbay, Şiir, Dil İncelemesi, Aktarım.
Olcas Süleymanov (hayatı-edebi kişiliği-diplomasisi)
Olcas Süleymanov edebiyat ve siyaset alanında Kazakistan'a önemli katkılarda bulunmuş, büyük başarılara imza atmış bir şahsiyettir. Aynı zamanda dil incelemeleri ve tespitleri ile bir döneme damga vurmuş, millî bilinci ülkesine yeniden kazandırmıştır. Bu çalışmada kendisini her yönüyle incelemek hedeflenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde Kazak edebiyatı ele alınmıştır. İkinci bölümde Olcas Süleymanov'un hayatı ve dilbilimi üzerine yazdığı eserlerinden üçü incelenmiştir. Üçüncü bölümde Olcas Süleymanov'un edebî kişiliği incelenmiştir. "İnsanoğluna Eğil Yeryüzü!" isimli şiiri Rusçadan Türkçeye çevrilmiş, söz konusu şiir tematik bakımdan incelenmiştir. Harici on üç şiiri Rusçadan Türkçeye çevrilmiştir. Dördüncü ve son bölümde ise bağımsızlık sonrası Kazakistan siyaseti ve Olcas Süleymanov'un diplomatik başarıları ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Olcas Süleymanov, Kazak Edebiyatı, Az i Ya
Olcas Süleymanov (hayatı-edebi kişiliği-diplomasisi)
Olcas Süleymanov edebiyat ve siyaset alanında Kazakistan'a önemli katkılarda bulunmuş, büyük başarılara imza atmış bir şahsiyettir. Aynı zamanda dil incelemeleri ve tespitleri ile bir döneme damga vurmuş, millî bilinci ülkesine yeniden kazandırmıştır. Bu çalışmada kendisini her yönüyle incelemek hedeflenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde Kazak edebiyatı ele alınmıştır. İkinci bölümde Olcas Süleymanov'un hayatı ve dilbilimi üzerine yazdığı eserlerinden üçü incelenmiştir. Üçüncü bölümde Olcas Süleymanov'un edebî kişiliği incelenmiştir. "İnsanoğluna Eğil Yeryüzü!" isimli şiiri Rusçadan Türkçeye çevrilmiş, söz konusu şiir tematik bakımdan incelenmiştir. Harici on üç şiiri Rusçadan Türkçeye çevrilmiştir. Dördüncü ve son bölümde ise bağımsızlık sonrası Kazakistan siyaseti ve Olcas Süleymanov'un diplomatik başarıları ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Olcas Süleymanov, Kazak Edebiyatı, Az i Ya
Alaş hareketi temelinde dil ve edebiyat
Kazakistan'ın kaderini değiştiren hadiseler 17. yüzyılın başlarına kadar uzanmaktadır. Bu tarihlerde, özellikle Kalmuklar tarafından olmak üzere birçok istila ve baskıya maruz kalan Kazak halkı, başlarındaki musibetlerden kurtulmak maksadı ile geçici olarak Rusların koruması altına girmek istemişlerdir. Onların bu talebini çeşitli siyasi entrikalar ve hukuk dışı tasarruflar ile avantaja çeviren Ruslar, zaman içinde Kazakistan'ı hem işgal etmiş hem de Kazak halkını asimile etme yolunda birçok çalışma yapmışlardır. Yaptıkları büyük hatanın farkına sonradan varan Kazak halkının esaret altına girmesi birçok ulusal, kültürel ve sosyal sorunu da beraberinde getirmiş, içine düştükleri bataklıktan kurtuluş yolları aramaya başlamaları ile isyanlar kaçınılmaz bir hâle gelmiştir. Bu bağlamda, istiklal mücadeleleri arasında bilhassa önem taşıyan "Alaş" hareketi Kazakistan'ın kaderini ikinci kez değiştirmiştir. Sovyet iktidarının başlangıç yıllarında ortaya çıkan "Alaş Partisi" ve "Alaş egemenliği" sorunu Kazak halkını sosyolojik ve politik açıdan derinden etkilemiştir. Bir yandan bağımsızlık mücadelesi veren halk diğer yandan geçim sıkıntısının zorluklarına, misyonerlik faaliyetlerinin olumsuz sosyo-kültürel sonuçlarına ve uzun süren savaşların getirdiği psikolojik çöküntülere göğüs germek zorunda kalmıştır. Ulusun kaderini değiştirecek kahraman vatan evlatları işte bu ahval ve şerait içinde ortaya çıkmış ve mücadelelerine halka ulusal liberalizmin gerekliliğini basın-yayın yolu ile anlatarak başlamışlardır. Edebiyatın halk üzerindeki tesir gücünü de ortaya koyan milliyetçi Kazak aydın kesimin Kazak siyasi düşüncesinin modernize edilmesi sürecindeki rolü büyük ehemmiyet taşımakla birlikte, bu dönemde neşredilen birçok eser günümüz çağdaş Kazak edebiyatının temelini teşkil etmesi açısından ayrı bir kıymete sahiptir. Bu çerçevede gelişen olayların Kazak halkı ve Kazakistan'ın siyasal yapısı üzerindeki izi büyük önem arz etmektedir. Neticede, Alaş hareketi başarısız olduysa da Kazak halkı üzerinde uyandırdığı etki uzun yıllar devam etmiştir. Hareketin izlerini yok etmek isteyen Ruslar ise bu yönde 1930'lu yıllara kadar çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Anahtar Kelimeler: Kazak, Kazakistan, Kazak Türkçesi, Kazak Edebiyatı, Alaş
Alaş hareketi temelinde dil ve edebiyat
Kazakistan'ın kaderini değiştiren hadiseler 17. yüzyılın başlarına kadar uzanmaktadır. Bu tarihlerde, özellikle Kalmuklar tarafından olmak üzere birçok istila ve baskıya maruz kalan Kazak halkı, başlarındaki musibetlerden kurtulmak maksadı ile geçici olarak Rusların koruması altına girmek istemişlerdir. Onların bu talebini çeşitli siyasi entrikalar ve hukuk dışı tasarruflar ile avantaja çeviren Ruslar, zaman içinde Kazakistan'ı hem işgal etmiş hem de Kazak halkını asimile etme yolunda birçok çalışma yapmışlardır. Yaptıkları büyük hatanın farkına sonradan varan Kazak halkının esaret altına girmesi birçok ulusal, kültürel ve sosyal sorunu da beraberinde getirmiş, içine düştükleri bataklıktan kurtuluş yolları aramaya başlamaları ile isyanlar kaçınılmaz bir hâle gelmiştir. Bu bağlamda, istiklal mücadeleleri arasında bilhassa önem taşıyan "Alaş" hareketi Kazakistan'ın kaderini ikinci kez değiştirmiştir. Sovyet iktidarının başlangıç yıllarında ortaya çıkan "Alaş Partisi" ve "Alaş egemenliği" sorunu Kazak halkını sosyolojik ve politik açıdan derinden etkilemiştir. Bir yandan bağımsızlık mücadelesi veren halk diğer yandan geçim sıkıntısının zorluklarına, misyonerlik faaliyetlerinin olumsuz sosyo-kültürel sonuçlarına ve uzun süren savaşların getirdiği psikolojik çöküntülere göğüs germek zorunda kalmıştır. Ulusun kaderini değiştirecek kahraman vatan evlatları işte bu ahval ve şerait içinde ortaya çıkmış ve mücadelelerine halka ulusal liberalizmin gerekliliğini basın-yayın yolu ile anlatarak başlamışlardır. Edebiyatın halk üzerindeki tesir gücünü de ortaya koyan milliyetçi Kazak aydın kesimin Kazak siyasi düşüncesinin modernize edilmesi sürecindeki rolü büyük ehemmiyet taşımakla birlikte, bu dönemde neşredilen birçok eser günümüz çağdaş Kazak edebiyatının temelini teşkil etmesi açısından ayrı bir kıymete sahiptir. Bu çerçevede gelişen olayların Kazak halkı ve Kazakistan'ın siyasal yapısı üzerindeki izi büyük önem arz etmektedir. Neticede, Alaş hareketi başarısız olduysa da Kazak halkı üzerinde uyandırdığı etki uzun yıllar devam etmiştir. Hareketin izlerini yok etmek isteyen Ruslar ise bu yönde 1930'lu yıllara kadar çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Anahtar Kelimeler: Kazak, Kazakistan, Kazak Türkçesi, Kazak Edebiyatı, Alaş