Theses supervised by Doç. Dr. Cihan Doğruöz

16 theses · Çankırı Karatekin Üniversitesi

Master'sOpen AccessEN

Influence of soil classification based on physical and geotechnical properties

Soil properties estimate is very serious and major in structure and related on the physical, chemical, and engineering properties employed for soil covers that are influenced by the stresses from the loads enjoined on it. The geotechnical analysis is extending to contain discovering the location and analysis of soil and its relation with physical, chemical, and engineering properties soil to realize soil attitude in the situation of definite constructions on it. Geotechnical estimation contains the analysis of geometric possessions, and the stress impact on the soil as unification, confrontation, and compressibility.

Physical propertiesGeotechnical propertiesChemical properties+2
Balsam Khalıd Husseın Husseın
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Enhancement the dams concrete performance using recycled HDPE plastic additives

Enhancing concrete dam structure is a main target to improve dams performance against various stresses reflection and deformation. Utilizing HDPE (high-density polyethylene) protects and improves reinforced dam concrete strength and reduce the weight of total concrete with enhances the foundation performance and cost. The experimental work was carriedout using a model of concrete dam to study response and resistance against subjected overflow effect. The laboratory experimental program marked as two groups; the simulation tests specify Koyna Dam as a sample for validation, and extend the study to investigate three different types of dams with different sizes. The recent research results indicate that the HDPE with a percentage of 5%, size (5*20) mm and fc 25 has a significant improvement on the behavior of concrete under the same conditions, also in general the shear strength improved with respect to HDPE and the results observed more concrete ability with it. Finally, HDPE presents a superior results interms of concrete mechanical characteristic in all dams crest heights

Walaa Waqar Alı Alı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Koyunbaba Barajının hidrolojik davranışının incelenmesi

Koyunbaba Barajı, Çankırı ilinin Şabanözü ilçesinde yer alan ve sulama, evsel ve endüstriyel amaçlar için su kaynağı olarak hizmet veren bir su depolama tesisidir. Barajın su kaynağı potansiyeli, iklim değişikliği, arazi kullanım değişiklikleri ve diğer insan kaynaklı faaliyetler gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. Su kaynaklarının en iyi şekilde kullanılmasını sağlamak için, barajın su mevcudiyetini doğru bir şekilde tahmin edebilecek ve su yönetimi kararlarına rehberlik edebilecek güvenilir bir hidrolojik model geliştirmek gerekmektedir. Bu çalışmada, Koyunbaba Barajı için bir hidrolojik model geliştirmek adına ArcGIS ve HEC-HMS kullanılmıştır. Çalışmada ilk adım, topografik veriler, arazi kullanım haritaları ve hidrolojik veriler de dahil olmak üzere barajın su toplama alanına ilişkin verilerin toplanmasını ve analizini içermektedir. Toplanan veriler, daha sonra ArcGIS ile bir sayısal yükseklik modeli (DEM) oluşturmak için kullanılmıştır. Bir sonraki adım ise geçmiş hidrolojik veriler kullanılarak HEC-HMS modelinin kalibrasyonunu ve doğrulanmasını içermektedir. Kalibre edilen model, kuraklık ve sel gibi farklı iklim senaryoları altında barajın su kaynağı potansiyelini simüle etmek için kullanılmıştır. Simülasyon sonucunda akışın pik zamanı, debisi ve hacim değerleri paylaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Hidrolojik Model, HEC-HMS Yazılım Simülasyonu, Model kalibrasyonu, ArcGIS, Su kaynağı.

Ismael Alı Mohamed Ismael Alı Mohamed
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Study of the soil hydraulic properties in the governorates Babylon, Najaf and Karbala

Soils are permeable materials because of the lifestyles of interconnected voids that allow the go with the flow of fluids whilst a distinction in strength head exists. A right information of soil permeability is wanted for estimating the amount of seepage beneath dams and dewatering to facilitate underground production. Soil permeability, also termed hydraulic conductivity, is measured using numerous techniques that include consistent and falling head laboratory assessments on intact or reconstituted specimens. The moisture content of the soil has a clean impact on its homes. When water flows thru a soil, it generates Leakage forces have an impact on the protection of water structures, and as can be clarified later, the shear resistance of the soil might be required partially by the volume of loose discharge all through pressure utility. It relies upon on the price of subsidence of the clay layer Compressed on its permeability as the quantity of water saved and filtered through (Consolidation settlement) depends The ground dam and under it relies upon on the permeability of the dam and on the foundations, whilst it's miles required to make a hole for a foundation in a place under the level The groundwater surface, the quantity of filtered water inside the hole may be expected if the close by soil permeability is known Accordingly, permeability is one of the essential soil properties that should be regarded to remedy many engineering issues. Which is witnessing a large urban movement and because the permeability of the soil is one of the important factors that affect its stability facilities and due to the change in the values of the permeability coefficients from one region to another in the city of Najaf , karbala and Babylon at the same time they change horizontally and vertically in One region (from point to point), so this research dealt with finding a general situational equation to calculate the permeability coefficient for any region in a cities and at any depth.

BabylonianPorosityHydraulics+1
Alı Abdulrıdha Abdulamır Abdulamır
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yazılımları yardımıyla Çankırı Acıçay Deresi taşkın risk analizi

Küresel iklim değişikliğinin etkileri; iklim kuşaklarının kayması, hava sıcaklıklarında artışların olması, buzulların erimesi, buzulların erimesine bağlı deniz seviyelerinde yükselme olarak bilinse de bu etkenlerin beraberinde getirdiği şiddetli fırtınalar ve yağışlar, taşkın olaylarının şiddetinde ve sıklığında artışa neden olmaktadır. Bunun neticesinde son yıllarda aşırı hava olayları ve meteorolojik afetler yaşanmaktadır. Bunlar içinde sel ve taşkınlar, en yıkıcı tehlikelerden birisi olarak kabul edilmekte ve ciddi can ve mal kayıplarına neden olmaktadır. Türkiye'de kuraklık, deprem, fırtına gibi doğal afetlerden sonra en büyük can ve mal kaybına neden olan doğal afet sel ve taşkınlardır. Bundan dolayı taşkın haritalama, ülkemizde taşkın risk yönetiminde kullanılan çok önemli bir unsurudur. Bu çalışmada Çankırı Acıçay Deresi taşkın risk analizi yapılabilmesi için çalışma alanı olarak Çankırı-Ankara karayolu Eldivan ayrımı ile Merkez ilçeye bağlı Süleymanlı köyü hattı arasında kalan kısım ele alınmıştır. Havzanın üç boyutlu modelinin elde edilmesinde ve incelenmesinde Surfer yazılımından faydalanılmıştır. Analiz geometrisinin oluşturulması için 1/25000 ölçekli halihazır harita kullanılarak Autocad Civil 3D'de toplam 143 enkesit tanımlanmıştır. Enkesitler HEC-RAS yazılımına aktarılarak Q2, Q5, Q10, Q25, Q50, Q100 ve Q500 taşkın tekerrür debilerine göre analiz yapılmıştır ve analiz sonucu taşkın yayılım haritaları elde edilmiştir. En olumsuz koşula göre olan taşkın yayılım haritası sonucuna göre değerlendirmeler yapılmıştır ve önerilerde bulunulmuştur.

Tuğrul Özdemir
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bir sanayi yapısının çatısının tasarımında üç farklı çatı sisteminin üç farklı açıklıkta maliyet analizi

Demir çelik ürünleri, sanayide dayanıklı tüketim ve yatırım mallarının temel girdileri arasında yer almaktadır. Bir ülkenin demir çelik tüketim düzeyi, o ülkenin refah ve gelişmişlik seviyesinin önemli bir göstergesidir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde demir çelik tüketimi sürekli olarak artmaktadır ve buna uygun üretim kapasiteleri oluşturulmaktadır. Çelik, inşaat sektöründe sürdürülebilirlik, ekonomiklik ve dayanıklılık gibi özellikleriyle ön plana çıkan bir yapı malzemesidir. Çelik yapılar deprem gibi doğal afetlere karşı dayanıklıdır, uzun ömürlü ve güvenli yapılar inşa etmeyi mümkün kılar. Bu kapsamda yapılan tez çalışmasında, bir sanayi yapısının çatısının tasarımında üç farklı çatı sistemi (profil, kafes, örgü kafes) ve üç farklı açıklık boyutu (10m, 20m, 30m) kullanılarak çatı tasarımlarının analiz edilmesi ve maliyet analizinin yapılması hedeflenmektedir. Çalışmada ilk adımda, çatı sistemi dolu gövdeli, kafes kiriş veya örgü kafes türüne sahip, yükseklik 10 m, 20 m veya 30 m olan bir yapı SAP2000 ağırlığı optimum ağırlığı sağlayacak şekilde modellenmiştir. Toplamda 9 adet modelimiz bulunmaktadır ve her açıklık boyutu (10m, 20m, 30m) için farklı çatı sistemi temsili olan 3 farklı (profil, kafes, örgü kafes) modelimiz mevcuttur. Bu 9 model, SAP2000 programında modellenecek ve her bir model için minimum kesitler belirlenmiştir. Analizler tamamlandığında, elde edilen sonuçları yorumlayarak her açıklık boyutu için en ekonomik modeli belirlenmektedir. Sonuçlar kısmında, önceki bölümde elde edilen bulgulara dayalı olarak yapılan çıkarımlar ve tavsiyeler sunulmuştur.

Kadır Mohamed Ibrahım
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of groundwater on building foundations

This research aimed to explore and examine the effect of groundwater on building foundations. The descriptive analytical approach was adopted. This approach is based on the examination and exploration of real-life situations or phenomena, with a focus on providing a precise and comprehensive depiction of them. It involves describing these phenomena with accuracy, both qualitatively and quantitatively, utilizing specific methods that involve gathering data and analyzing its content. The applied method was used, which included the use of many statistical methods and treatments related to the subject of the study. The sample procedure was a random sampling technique whereby a number of dints from a randomly selected samples would be considered for the sake of varying conclusions and accurate analysis of results. A sample of (60) respondents were depended. SPSS program was used, the main results were, it is important to assess the groundwater level in the area, the impact of groundwater on buildings can be seen in a number of ways. There is a number of construction alternatives that can be used to control the impact of groundwater on buildings. There is a number of obstacles that can prevent the implementation of these construction alternatives. One obstacle is the lack of finance. The main recommends is the rise of water by capillary action through the walls of buildings can be controlled by incorporating damp proof membrane such as, asphalt, polythene which will serve as a barrier between water from the ground and the walls and floors.

Hıba Abdulrazzaq Abdulrahman Alshaıkhlı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Strategies for roads and bridges maintenance on Iraqi expressways and highways: Opportunities and difficulties

Study of thesis is determining the relationship between the management of the road maintenance program and the socioeconomic development of the populations as a public policy. The present investigation contributed to provide theoretical information on the variables such as, the highway maintenance program and socioeconomic development as a public policy of the Government of Iraq, which can be considered for the elaboration of plans, other projects, on the basis of the theories that are detailed in the investigation. The importance of transportation for physical cohesion and market integration is emphasized in this study, as are massive investments in road and bridge construction. Maintenance, rather than the extension of unmaintained infrastructure, will maximize ROI (Return on investment). The latter is associated with a lack of a maintenance culture. It should come as no surprise that Iraqi roads are riddled with potholes. Iraq's transportation costs are many times higher than the rest of the surrounding countries. The study discusses strategies for improving infrastructure maintenance, such as self-help schemes, national and sub-regional road maintenance funds, improvements in recurrent expenditure planning and policy design, implementation, monitoring, and evaluation, and massive infusions of foreign aid, such as road no. 1 the expressway in Iraq as part of the Silk Road

Alaa Husseın Rashıd Barem
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Energy dissipation for non-darcian flow of water passing through different gravel and rock grading

Darcy's law can become invalid under certain conditions where the flow velocity is larger or smaller than a critical value, thereby producing a non-Darcian flow. Non-Darcian flow problems are relatively more difficult to deal with due to associated high degree of nonlinearity. Nevertheless, in the past few decades, great progress has been made in studying non-Darcian flow problems in several geoscience disciplines. In this review paper, we introduce the background of the laws governing non-Darcian flow behavior. We also review and elaborate on the recent developments on non-Darcian flow in high- and low-permeability media and non-Darcian flow associated with heat transfer, gas phase non-Darcian flow, and multiphase. Gravel materials are widely used in hydraulic structures such as self-spillway dams. Darcy's law is used in engineering applications to represent flow through soil in this case the flow will be Laminar. When analyzing the flow through coarse porous materials such as gravel it leads to deviation in the results from Darcy's law because of high velocity of flow that causes a nonlinear relationship between hydraulic gradient and bulk flow velocity. The present study aimed to investigate the behaviour of flow through monosized gravel and to determine the effect of hydraulic gradient and gravel mean size in hydraulic conductivity under turbulent flow condition. The porous materials used in this study were seven monosized gravel samples with diameters ranging from -4.75+4 to -31.5+25" " mm. A hydraulic conductivity test rig was constructed to measure the hydraulic conductivity of the gravel samples. The results showed that increasing gravel size lead to decrease the pressure variation due to increase the outlet pressure comparison with small size particle grave media. Moreover, level of flow turbulence increased with increase frictional factor for all selected media, at the same time increasing gravel size from (-4.75+4) to (-31.5+25 mm) lead to decrease m-index for level of flow turbulence to less than 30% of media with (-31.5+25 mm) grave size.

Yaqoob Kadhım Imran Al-mamoorı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi Çankırı Evleri mimarisinin ve yapısal bozulma etkenlerinin incelenmesi

Çankırı birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış medeniyetler şehridir. M.Ö.1200 döneminden itibaren birçok uygarlığın merkezi olmuştur. Cumhuriyet Dönemi'nin başlangıç izlerini hissedilir şekilde taşıyan Çankırı'nın, kültürel mirasını geleceğe en iyi bir biçimde aktarmanın yolunu mimari dokusunu korumak ve geleceğe referans verebilmek için güncel durumun da irdelenmesiyle devam ettirilebilecektir. Bu çalışmada Tarihi Çankırı Evleri'nin karakteristik özellikleri, kullanılan malzeme ve yapısal bozulma nedenleri incelenmiştir. Bu sistemin diğer sosyal alanlarla ilişkisi de gözlemlenmiştir.

Uğur Güler
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tünelcilikte zemin iyileştirmede kullanılan kaya bulon uygulamaları

Tünelcilik, modern ulaşım sistemlerinin gelişimi ve doğal kaynakların çıkarılması gibi önemli altyapı projelerinde vazgeçilmez bir rol oynamaktadır. Ancak bu büyük inşaat projelerinin birçoğu, zemin koşulları nedeniyle büyük mühendislik zorluklarını beraberinde getirir. Zemin koşulları, tünelcilik projelerinin güvenliği ve verimliliği üzerinde doğrudan etkili olabilir. Bu nedenle, zemin iyileştirmesi ve zeminin stabilizasyonu, tünelcilik endüstrisinde hayati bir öneme sahiptir. Bu tez, tünelcilikte zemin iyileştirmesi için kullanılan kaya bulon uygulamalarını incelemeyi amaçlamaktadır. Kaya bulonları, tünelcilik ve madencilik sektörlerinde kullanılan zemin iyileştirme ve tünel destekleme tekniği olarak karşımıza çıkar. Bu cihazlar, kayaçların içine yerleştirilen uzun çelik çubuklardır ve bu çubuklar, kaya kütlesini tünelin iç yüzeyine sabitlemek ve güçlendirmek için kullanılır. Kaya bulonlarının temel amacı, tüneldeki zeminin stabilitesini artırmak ve çökme veya göçmelere karşı koruma sağlamaktır. Tünelcilik projeleri, genellikle sert kayaçlar, topraklar veya diğer jeolojik oluşumlarla karşı karşıya gelir ve bu zeminlerin özellikleri tünelcilik inşaatının başarısı üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Tünelcilik projelerinde karşılaşılan ana zemin sorunları arasında çökme, yüzey sızıntıları, kayaç kopmaları ve göçmeler bulunmaktadır. Bu sorunlar, işçi güvenliğini tehlikeye atabilir ve projelerin maliyetini artırabilir. Kaya bulonları, tünelcilikte zemin iyileştirmesi ve destekleme amacıyla yaygın bir şekilde kullanılan bir tekniktir. Bu bulonlar, zeminin stabilitesini artırmak ve çökme riskini azaltmak için kullanılır. Kaya bulonlarının uygulanması, zemin koşullarına, projenin özelliklerine ve güvenlik gereksinimlerine bağlı olarak değişebilir. Bu nedenle, kaya bulonlarının doğru bir şekilde tasarlanması ve uygulanması, tünelcilik projelerinin başarısını sağlamak için hayati bir öneme sahiptir. Bu tezde, tünelcilikte zemin iyileştirmesi için kaya bulonlarının kullanımının detaylarına odaklanılacak, bu tekniklerin nasıl çalıştığı, hangi koşullarda etkili olduğu ve avantajlarının neler olduğu incelenecektir. Bu tez, tünelcilik endüstrisinde zemin iyileştirmesi ve güvenli inşaatın sağlanması konularında bir katkı sağlayacaktır.

Murat Dede
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Malatya Kuluncak bölgesi kaya kalitesi tayini ve zemin sıvılaşmaları

Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle farklı fay hatlarına sahiptir. Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı, Batı Anadolu Fay Hattı ve Güney Anadolu Fay Hattı gibi birçok büyük fay hattı Türkiye'nin fay hatları arasında yer alır. Bu fay hatları, Türkiye'nin neredeyse tamamında deprem riski yaratan büyük kırılma hatlarıdır. Doğu Anadolu Fay Hattı, Türkiye'nin en uzun fay hatlarından biridir ve Türkiye'nin doğusunda uzanmaktadır. Bu fay hattı, 1983'ten bu yana 6 büyük depremle bilinmektedir. Bunlardan bazıları, 2011 Van Depremi, 2020 Elazığ Depremi ve 2023'te yaşanan Gaziantep ve Kahramanmaraş depremleridir. Bu fay hattının en yıkıcı depremlerinden biri olan 2011 Van Depremi, binlerce insanın ölümüne neden olmuştur. Zemin sıvılaşması ya da zeminde sıvılaşma, yeraltı su seviyesi altındaki tabakaların geçici olarak mukavemetlerini kaybederek, katı yerine viskoz sıvı gibi davranmalarıdır. Sıvılaşma, deprem gibi dinamik yüklemeler altında gevşek daneli zeminlerde görülen bir olaydır. Bu tez çalışmasında Dünya genelindeki büyük depremlerin etkisiyle oluşan deprem hasarları ve zemin sıvılaşması üzerine yapılan çalışmalar incelenmiştir. Örneğin, Tayvan'ın en kötü depremlerinden biri olan 1999 Chi Chi depreminde meydana gelen sıvılaşma, 1993 Japonya Hokkaido limanında yanal yayılma nedeniyle oluşan hasar, California'da Most Landing depremindeki yanal yayılma, 1995 Kobe limanındaki hasar, 1991 Kosta Rika depreminde oluşan hasarlar, 1990 Lozan depreminde oluşan hasarlar, 1994 Northridge depremi sonrası meydana gelen hasarlar, 1990 Bakugan Filipinler depreminde oluşan hasarlar, 1993 Guam depremi ile oluşan hasarlar, 1995 Manzanilo Meksika depremi ile oluşan hasarlar incelenmiştir. Bu tez çalışmasında ayrıca, Büyük depremler neticesinde ülkemizdeki zemin sıvılaşmasının önemi de incelenmiştir. Örneğin, Türkiye'de 1999 Kocaeli depreminde Adapazarı'nda meydana gelen zemin sıvılaşması, 2011 Van depremi Erciş'e bağlı Çelebibağı beldesinde Kumluk mevkiinde yaşanan sıvılaşma, Elazığ'da 17 Şubat 2023 tarihinde Yol Üstü ve Uzunova köylerinde görülen zemin sıvılaşması, 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında Antakya'da Gölbaşı ve Türkoğlu bölgelerinde meydana gelen zemin sıvılaşması incelenmiştir. Ayrıca, 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında TOKİ'nin yeniden yaşam alanlarının inşası çalışmalarından biri olan Malatya Kuluncak ilçesinde yapılacak konutların zeminleri incelenmiş, zeminden alınan numunelerin kaya kütle sınıflandırması (RQD) değerlendirmesi yapılarak zemin yapısı hakkında bilgi edinilmiştir.

Zemin sıvılaşması
Furkan Tarakçı
Çankırı Karatekin Üniversitesi
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Çankırı alüvyonlarının fiziksel ve mekanik özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı, Çankırı ili Merkez ilçesinde yer alan dayanımı düşük ve üzerine yapılacak yapılar için risk oluşturabilecek alüvyal zeminlerin mekanik ve fiziksel özelliklerinin tespit edilmesidir. Çalışma sırasında, gelecekte bu zemin türü üzerine yapılacak herhangi bir yapı inşası öncesi yapılması gereken zemin güçlendirme çalışmalarına öncülük etmesi ve uygun alanların belirlenmesi amacıyla Çankırı Belediyesi'nden temin edilen inceleme alanında yapılmış olan saha çalışmaları ve laboratuvar çalışmaları kullanılmıştır. İnceleme alanında 21 adet ada/parsele ait her biri ortalama 10-13 metre derinliklerde yapılmış 56 tane sondaj çalışmasına ulaşılmıştır. Çalışma sırasında, uluslararası standartlara göre yapılan Standart Penetrasyon Deneyi sonucu ve sondajlardan alınmış örselenmiş ve örselenmemiş numuneler üzerinde yapılan laboratuvar deney sonuçları kullanılmıştır. İnceleme alanına ait fiziksel ve mekanik özellikler sırasıyla şu şekildedir. Çankırı Merkeze ait zeminin yaklaşık %60.5'ini ince birimler (kil ve silt), %28'ini kum ve %11.5'ini çakıl oluşturmaktadır. γ_n değeri Çankırı Merkez için ortalama minimum ve maksimum ꙋn değerleri sırasıyla 17.2 kN/m2 ve 18.8 kN/m2 olarak belirlenmiştir. Ardından belirtilecek olan parametre değerleri Buğdaypazarı ve Abdülhalik Mahalleleri olarak sırasıyla belirtilmiştir. Efektif kayma direnci açısı ve kayma direnci açısı her iki mahalle de birbirine çok yakın değerlerde bulunmuş olup 30˚ ve 33.4˚, drenajsız elastisite modülü değerleri 21.4 MN/m2 ve 30 MN/m2 olup drenajlı elastisite modülü değerleri 13.6 MN/m2 ve 20 MN/m2, drenajsız kayma dayanımı 43.8 kPa ve 52.2 kPa ve hacimsel sıkışma katsayıları ise 0.18 MPa ve 0.14 MPa olarak belirlenmiştir.

AlüvyonlarFiziksel özelliklerMekanik özellikler+1
Ali Üftade Çeltek
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Beton karışım verilerinin yapay zekâ teknikleri kullanılarak tahmin edilmesi

Yapay zekâ bilimi ve bir alt dalı olan makine öğrenmesi konularında günden günde inanılmaz gelişmeler yaşanmaktadır. Asıl amacı problemi insan zekasından ilham alarak çözmek olan bu disiplin, gayesini çok sayıda bilim dalında başarıyla gerçekleştirmektedir. Yapılan çalışmada, inşaat mühendisliği alanında yorucu yöntemlerle belirlenebilen ve zaman alan beton basınç dayanımı tespiti için makine öğrenmesi yöntemleriyle sayısız dijital tahmin deneyleri yapılmıştır. Yapılan deneyler sırasında özellikle veri ön işleme aşaması için özgün yöntemler geliştirilmiş ve geliştirilen yöntemlerin tahminlere katkısı test edilmiştir. Birçok yaygın model ve yaygın modellerin birleştirildiği topluluk modelleriyle, geliştirilen ön işleme yöntemlerinin verimliliği kanıtlanmıştır. Ayrıca bu sayede tahmin algoritmalarının veri setine uyumluluğu gözlemlenmiş ve performans sıralaması yapılmıştır.

Beton karışımlarıMakine öğrenmesiVeri işleme+2
Bahadır Erin
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kerkük il merkezinde bulunan çevre yolu güvenliği ve geometrik standartlarının incelenmesi

Karayolları ülkemizde en popüler ulaşım şeklidir. Karayolu tercihinin yüksek olması araç sayısının artmasına ve dolayısıyla trafik yoğunluğunda artışa neden olmaktadır. Trafik yoğunluğundaki artış trafik kazalarının yaşanmasına neden olmaktadır. Yol güvenliğinde iyileştirilme, trafik kazalarını ve kazalardan kaynaklanan kayıpları azaltacaktır. Irak İstatistik Bürosu'na göre trafik kazalarına yol açan faktörler arasında yol faktörü neredeyse yok denebilecek kadar düşüktür. Fakat gelişmiş ülkelere baktığımızda yol faktörlerine bağlı kaza oranlarının yüksek olduğunu görüyoruz. Meydana gelen kazalarda yol kaynaklı kusurların tespiti, istatistiklere yansıyan diğer faktörleri de azaltacaktır. Bu çalışma, Kerkük'ün merkezindeki yol geometri standartlarını ve yol güvenliğini araştırarak, incelenen ve ters yatay kavislere sahip olan yollarda en düşük geometrik standartlara sahip iki bölümü tanımlamaktadır. Materyaller yol kesiminin ilgili kurumlarından temin edilmiştir. Proje tarafından belirlenmiş yol kesit verileri (mühendislik hızı, yatay kurp yarıçapı, geçiş eğrisi, yatay kurp uzunluğu, çıkma, eğim, düşey kurp uzunluğu elde edilir. Projedeki değerlerin uygulamadaki değerlerden farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için saha çalışmaları da yapılmıştır. Saha gezisi sırasında belirlenen bölümlerde güncel bir yol haritası temin edilmiştir. Elimizde bulunan bu harita ile projede yer alan değerler karşılaştırılmıştır. Veriler farklı ise, mevcut değer kabul edilmiştir. Ulaşılan değerler geometrik standart tablo ile karşılaştırılmıştır. Geometrik standart tabloda düz kesitler dikkate alınmıştır. Yol bölümlerinin belirlenmesi için geometrik kriterler tespit edildikten sonra, ilgili kurumlardan bu yol bölümlerine ilişkin dört yıllık trafik kazası verileri elde edilmiştir. Trafik kazası oluşum kalıpları ile geometrik kriterler arasındaki ilişki incelenmiş ve sonuçlar ortaya konmuştur.

Irak-KerkükKaza analiziTrafik kazaları+1
Mohammed Fadhıl Tawfeeq Tawfeeq
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Suya doygun zeminlerde kazıklı temellerin sismik yük karşısındaki davranışı

Bu araştırmanın amacı, sismik yük karşısında sıvılaşabilen zeminlerde kazıklı temellerin davranışlarını incelemek, suya doygun zeminlerin deprem sonrası temelde oluşabilecek hasarlardaki önemini vurgulayarak, hasarlar oluşmadan deprem öncesinde ekonomik,uygulanabilirlik ve hızlı mühendislik çözümlerini saptamak, kazık modellenirken alınması gereken önlemler ve literatürdeki bu konu ile ilgili çalışmaları karşılaştırarak elde edilen sonuçlarla gerçeğe yakın uygulanabilir çıkarımlarda bulunmak, deprem sonrası hasarları minimalize veya yok edebilecek düzeye getirmek için, mühendislerimizin modelleme yaparken gözardı ettiği kısımların aslında çok önemli olduğunu vurgulamaktır. Zemin iyileştirme yöntemi olarak en çok tercih edilen kazıklı temellerinde, zemin cinsinin, yeraltı su seviyesinin, kazıkların ebatlarının, sismik yük derecesinin vb. birçok parametrelerin doğru analizlerle belirlendikten sonra modellemesinin yapılması gerektiğini vurgulamaktır.

Kazıklı temellerSismik yüklerSıvılaşma+1
Asena Nur Tüzen
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00

Other supervisors