Theses supervised by Doç. Dr. Emriye Hilal Yayan

16 theses · İnönü University

DoctorateOpen AccessTR

Cenin pozisyonunun ve beyaz gürültünün nazal CPAP'daki yenidoğanların serebral oksijenlenmesine etkisi

Amaç: Bu çalışma cenin pozisyonunun ve beyaz gürültünün nazal CPAP'daki yenidoğanların serebral oksijenlenmesine ve konforuna etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Fırat Üniversitesi Araştırma Hastanesi, yenidoğan yoğun bakım ünitesindeki nazal CPAP'da bulunan yenidoğanlar araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini yenidoğan yoğun bakım ünitesinde nazal CPAP desteği alan cenin pozisyonu (n= 37), beyaz gürültü (n= 37), kontrol (n= 37) gruplarındaki 111 yenidoğan oluştumaktadır. Araştırma 16 Şubat 2023 - 25 Mayıs 2024 tarihleri arasında randomize kontrollü deneysel olarak yapılmıştır. Deney grubundaki yenidoğanlarda cenin pozisyonu ve beyaz gürültü uygulamalarının serebral oksijenlenme ve konfor parametreleri üzerine etkisi değerlendirilmiştir. Kontrol grubundaki yenidoğanlara klinikdeki rutin uygulamalar dışında herhangi bir uygulama yapılmamıştır. 9 saat NIRS cihazı ile yenidoğanların serebral oksijen düzeyleri kayıt altına alınmıştır. Veriler 'Yenidoğan Tanıtıcı Bilgi Formu', 'NIRS Takip Çizelgesi' ve 'Yenidoğan Konfor Davranış Ölçeği' ile toplanmıştır. Bulgular: Cenin pozisyonu ve beyaz gürültü grubunda yer alan yenidoğanların girişim esnasında serebral oksijenlenme ortalamaları kontrol grubuna göre artış göstermiştir (p<0.05). Yenidoğanların konfor düzeylerininde cenin pozisyonu ve beyaz gürültü gruplarında arttığı belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç: Cenin pozisyonu ve beyaz gürültünün nazal CPAP'daki yenidoğanlarda serebral oksijenlenme ortalamalarını arttırdığı ve yenidoğanların konfor davranış ölçeği puan ortalamalarını düşürerek konforlarını yükselttiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Beyaz gürültü, CPAP, cenin pozisyonu, serebral oksijenlenme, yenidoğan

Selin Kaplan Laço
İnönü University · Institute of Health Sciences
2024
10
DoctorateOpen AccessTR

Yenidoğanlarda uygulanan masaj ve ayak refleksolojisinin uyku üzerine etkisi

Amaç: Bu araştırma prematüre bebeklere uygulanan masaj ve ayak refleksolojisinin uyku üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma randomize kontrollü deneysel tasarımda yapılmıştır. Araştırmanın evrenini İç Anadolu Bölgesinde yer alan bir hastanenin Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesine yatan 30-37 gestasyonel haftada olan prematüre bebekler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Masaj grubu (n=36), Ayak refleksoloji grubu (n=36) ve Kontrol grubu (n=36) olmak üzere 108 prematüre bebek oluşturmuştur. Veriler yenidoğan takip formu ve aktigrafi kullanılarak toplanmıştır. Masaj ve Ayak refleksolojisi gruplarına iki gün ard arda günde 2 defa (Sabah:07.00-09.00 ve Akşam:19.00-21.00) 15 dakika uygulama periyodu şeklinde toplamda 4 uygulama yapılmıştır. Kontrol grubuna rutin hemşirelik bakımı dışında herhangi bir girişim uygulanmamıştır. Her grupta ön test ve son test uygulamaları ile yenidoğanların 24 saatlik uykuları aktigrafi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Masaj grubunda yer alan prematüre bebeklerin uyku süresi uygulama öncesine (251 dk) ve kontrol grubuna göre (272 dk) artarken ayak refleksoloji grubunun uyku süresi uygulama öncesine (268 dk) ve kontrol grubuna göre (266 dk) artmıştır (p<0.001). Uyku verimliliği ise uygulama sonrası kontrol grubuna göre daha fazla artarak masaj grubunda %73'e, ayak refleksoloji grubunda %71.8'e yükselmiştir (p<0.001). Ayrıca uygulama sonrası masaj ve ayak refleksoloji grubunda uyanma sayısı ile uyanıklık süresinde kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir azalma olmuştur (p<0.001). Sonuç: Araştırma sonucunda, prematüre bebeklerde masaj ve ayak refleksoloji uygulamasının uyku süresi ile uyku verimliliğini arttırdığı, uyanıklık süresi ve uyanıklık sayısını azalttığı tespit edilmiştir ve uyku yönetiminde etkili non-farmokolojik yöntemler olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Yenidoğan, masaj, ayak refleksoloji, uyku

Ayşe Belpınar
İnönü University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Hemşirelere örgütsel vatandaşlık davranışı kazandırmada NLP uygulamalarının etkisi

Amaç: Bu araştırma hemşirelere "Örgütsel Vatandaşlık Davranışı (ÖVD)" bilinci kazandırılmasında Neuro Linguistic Programming (NLP) uygulamalarının etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma, randomize kontrollü ve deneysel tasarımda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini NLP eğitim (60), standart eğitim (60) ve kontrol (60) gruplarına atanan toplam 180 hemşire oluşturmuştur. Veriler Ocak-Nisan 2020 tarihleri arasında toplanmıştır. Verilerin toplanmasında Sosyo-Demografik Özellikler Bilgi Formu ve Örgütsel Vatandaşlık Düzeyi Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, tanımlayıcı istatistikler, Ki-Kare, Tukey HSD ve ANOVA testi kullanılmıştır. Bulgular: NLP eğitim grubundaki ÖVD toplam puanı, standart eğitim grubu ve kontrol grubundaki ÖVD toplam puanına göre istatistiksel olarak önemli farklılık saptandı (p<0.05). Son testte NLP eğitim grubunun ÖVD alt boyut puan ortalamalarının, standart eğitim grubu ve kontrol grubu ÖVD alt boyut puan ortalamalarıyla karşılaştırıldığında ÖVD alt boyutlarından bilgilendirme ve katılım, hoşgörülülük ve vicdanlılık alt boyutları arasında önemli farklılık saptandı (p<0.05). ÖVD alt boyutlarından kurumu övme ve yardım etme alt boyutlarında ise önemli bir farklılık olmamasına rağmen (p>0.05) en yüksek puan artışı NLP eğitim grubunda görüldü. Sonuç: Araştırmada hemşirelere ÖVD kazandırmada NLP uygulamalarının kullanımı etkili bir yöntem olabileceği belirlenmiştir. Hemşirelere ÖVD kazandırmada özellikle bilgilendirme ve katılım, hoşgörülülük ile vicdanlılık davranışlarında arzulanan hedeflere ulaşmada NLP uygulamalarının kullanılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemşireler, Neuro Linguistic Programming (NLP), Örgütsel Vatandaşlık Davranışı.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+3
Yasin Çetin
İnönü University · Institute of Health Sciences
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Hemofilili çocuğa sahip ebeveynlerin bakım yükünün algılanan sosyal destek ve yaşam kalitelerine etkisinin incelenmesi

Hemofilili Çocuğa Sahip Ebeveynlerin Bakım Yükünün Algılanan Sosyal Destek ve Yaşam Kalitelerine Etkisinin İncelenmesi Amaç: Araştırma, hemofilili çocuğa sahip ebeveynlerin bakım yükünün algılanan sosyal destek ve yaşam kalitesine etkisini değerlendirmek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Araştırma, Turgut Özal Tıp Merkezi Pediatrik Onkoloji/Hematoloji Polikliniğine Temmuz 2019 – Haziran 2020 tarihleri arasında başvuran hemofilili çocuğa sahip 44 ebeveynle tanımlayıcı olarak yapıldı. Veriler ''Ebeveyn Tanıtıcı Bilgi Formu'', ''WHOQOL-8.TR.Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Anketi'', ''Algılanan Çok Boyutlu Sosyal Destek Ölçeği'', ''Zarit Bakım Yükü Ölçeği'' kullanılarak toplandı. Araştırmacı tarafından veri toplama araçlarıyla toplanan veriler SPSS 25.0 paket programında hesaplanmıştır. Ebeveynlerin tanımlayıcı özelliklerinin belirlenmesi için sayı ve yüzde, bakım yükü, algılanan sosyal destek ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin belirlenmesinde korelasyon analizi, bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkinin yönü ve şiddetinin belirlenmesinde path analizi kullanılmıştır. Bulgular: Hemofilili çocukların %18.2'sinde ağrı, %13.6'sında kanama olduğu, %43.2'sinin ayda bir hastaneye başvurduğu görüldü. Bakım veren bireylerin %68.2'sinin kadın olduğu, %65.9' nun çalışmadığı ve %75'inin ekonomik durumlarının orta olduğu bulundu. Bakım verme zorluğu arttıkça yaşam kalitesi puan ortalamasının azaldığı gözlendi. Bakım verenlerin %86.4'ünün herhangi bir destek almadığı, %70.5'in hastalığın maddi yük getirdiği tespit edildi. Sosyal destek puan ortalamaları artan ebeveynlerin yaşam kalitesinin arttığı gözlendi. Sonuç: Araştırmada ebeveynlerin bakım yükünün artması ve sosyal desteklerinin olmaması yaşam kalitesini etkileyen faktörler arasında bulundu. Hemşirelerin ebeveynleri gereksinimleri doğrultusunda bilgilendirmeleri, ebeveynlere profesyonel destek sağlamaları ve danışmanlık yapmaları önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Bakım yükü, ebeveyn, hemofili, sosyal destek, yaşam kalitesi

Algılanan sosyal destekAna-babaBakım verenler+5
Tekcan Sevgi
İnönü University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Prematürelerde periferik damar yolu açma sırasında uygulanan üç farklı yöntemin ağrı ve konfor düzeyine etkisi

Amaç: Araştırma prematüre bebeklerde periferik damar yolu açma sırasında uygulanan kanguru bakımı, cenin pozisyonu ve kundaklamanın ağrı ve konfor düzeyi üzerine etkisini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma Aralık 2019- Haziran 2020 tarihleri arasında bir devlet hastanesinin yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde periferik damar yolu açılan 32-37 haftalık 148 prematüre bebekte randomize kontrollü olarak gerçekleştirildi. Deney grubundaki bebeklere periferik damar yolu açma sırası ve sonrasında kanguru bakımı, cenin pozisyonu, kundaklama yöntemleri uygulanırken, kontrol grubundaki bebeklere herhangi bir girişim uygulanmadan rutin periferik damar yolu açma işlemi gerçekleştirildi. Her grubun işlem öncesi, işlem sırası ve işlem sonrasında puanları ''Yenidoğan Bebek Ağrı Skalası (NIPS)'' ve ''Prematüre Bebek Konfor Ölçeği (PBKÖ)'' kullanılarak araştırmacı tarafından kaydedildi. Veriler yüzdelik, ki kare ve ANOVA testleri kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Prematüre bebeklerde periferik damar yolu açma sırasında ve sonrasında uygulanan kanguru bakımı, cenin pozisyonu ve kundaklamanın NIPS ağrı ve PBKÖ konfor puan ortalamalarının kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük olduğu saptandı (p<0.05). Yapılan ileri analiz sonucunda, deney grupları arasında periferik damar yolu açma sırasında ve sonrasında NIPS ağrı ölçeği puanlarını azaltmada ve PBKÖ konfor düzeyini arttırmada en etkili girişimin cenin pozisyonu olduğu, bunu kanguru bakımı ve son olarak kundaklama girişiminin takip ettiği saptandı. Sonuç: Prematüre bebeklerde periferik damar yolu açma sırasında ve sonrasında uygulanan kanguru bakımı, cenin pozisyonu ve kundaklamanın bebeğin ağrısını azalttığı ve konfor düzeyini artırmada etkili olduğu saptandı. Bu yöntemlerin yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde rutin hemşirelik bakımında kullanımı önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Ağrı, Cenin pozisyonu, Kanguru bakımı, Konfor, Kundaklama, Periferik damar yolu.

AğrıBebek-prematürBebekler+5
Kamile Çiftci
İnönü University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Karaciğer nakli olan çocuklara uygulanan terapötik dokunma ve müzik dinletisinin uykularına etkisi

Amaç: Bu çalışma terapötik dokunma ve müzik dinletisinin karaciğer nakli olan çocukların uykuları üzerindeki etkisini değerlendirmek amacı ile yapılmıştır. Materyal ve Metot: Çalışmanın verileri Şubat 2021- Kasım 2021 tarihleri arasında İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Enstitüsü pediatri kliniğinde toplanmıştır. Çalışma terapötik dokunma (25) ve müzik dinletisi (25) gruplarına alınan 50 hasta ile tamamlanmıştır. Terapötik dokunma ve müzik dinletisi uygulamaları üç gün arka arkaya, günde 1 defa ve 15-20dk şeklinde uygulanmıştır. Uygulama öncesi ve sonrası çocukların 24 saatlik uykuları aktigrafi ile değerlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, Mann-Whitney U, Kolmogorov-Smirnov ve Wilcoxon Eşlenik Testi kullanılmıştır. Bulgular: Terapötik dokunma grubundaki çocukların işlem sonrası yatakta kalma sürelerinin, uyku sürelerinin ve uyku etkinliklerinin arttığı (p<0.05) belirlenmiştir. Müzik dinletisi grubundaki çocukların ise işlem sonrası yatakta kalma sürelerinin ve uyku sürelerinin arttığı, uykuya dalma sürelerinin ise azaldığı tespit edilmiştir (p<0.05). Terapötik dokunma ve müzik dinletisi uygulamalarının işlem sonrası uyku parametreleri üzerindeki etkilerinin benzer olduğu belirlenmiştir (p≥0.05). Sonuç: Terapötik dokunma ve müzik dinletisi uygulamalarının karaciğer nakli olan çocukların uykuları üzerinde iyileştirici bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Karaciğer nakli olan çocukların uykularını desteklemek için terapötik dokunma ya da müzik dinletisi uygulamalarından yararlanılması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Hemşire, karaciğer nakli, müzik, terapötik dokunma, uyku

DokunmaHemşirelerHemşirelik+6
Maksude Yıldırım
İnönü University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Cenin pozisyonu ve beyaz gürültünün nazal CPAP'daki yenidoğanların stres ve uykularına etkisi

Amaç: Bu araştırma cenin pozisyonu ve beyaz gürültünün nazal CPAP'daki yenidoğanların stres ve uykularına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma 01 Kasım 2020 - 04 Şubat 2022 tarihleri arasında İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi, yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde nazal CPAP'daki yenidoğanlarda randomize kontrollü deneysel olarak yapıldı. Araştırmanın örneklemini yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde nazal CPAP desteği alan 108 yenidoğan (cenin pozisyonu (n₌36), beyaz gürültü (n₌36), kontrol (n₌36)) oluşturdu. Deney grubunda yer alan yenidoğanların cenin pozisyonu ve beyaz gürültü uygulamaları ile stres ve uyku parametreleri değerlendirildi. Kontrol grubunda yer alan yenidoğanlara kliniğin rutin uygulamaları dışında herhangi bir uygulama yapılmadı. 24 saat boyunca aktigrafı cihazı ile yenidoğanların uyku parametreleri kayıt altına alındı. Veriler 'Yenidoğan Tanıtıcı Bilgi Formu', 'Uyku Takip Formu' ve 'Yenidoğan Stres Ölçeği' ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik dağılım, ortalama, ki-kare, tek yönlü varyans analizi kullanıldı. Bulgular: Cenin pozisyonu ve beyaz gürültü grubunda yer alan yenidoğanların 15-18, 18-21, 21-24, 9-12 saatleri arasındaki uyku süreleri ile toplam uyku süreleri ve uyku verimliliği puan ortalamalarının arttığı, stres puan ortalamalarının azaldığı belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç: Cenin pozisyonu ve beyaz gürültünün nazal CPAP'daki yenidoğanlarda benzer sonuçlar göstererek yenidoğanların uyku sürelerini ve uyku verimliliklerini arttırdığı, stres düzeylerini azalttığı bulunmuştur.

Bebek-yenidoğmuşBeyaz gürültüPozitif basınç solunumu+3
Yeliz Suna Dağ
İnönü University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kanserli çocuklara uygulanan aromaterapi ve müzik dinletisinin uykuya etkisi

Amaç: Bu araştırma aromaterapi ve müzik dinletisinin kanserli çocukların uykularına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma randomize kontrollü deneysel çalışma olarak Şubat 2021- Mart 2022 tarihleri arasında İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi, Onkoloji Hastanesi çocuk onkoloji-hematoloji kliniğinde yapılmıştır. Araştırma aromaterapi (35), müzik dinletisi (35), kontrol (35) gruplarına alınan 105 hasta ile tamamlanmıştır. Aromaterapi ve müzik dinletisi uygulamaları üç gün süreyle ard arda, günde 1 defa ve 20 dk şeklinde uygulanmıştır. Uygulama öncesi ve sonrası çocukların 24 saatlik uykuları aktigrafi ile değerlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, Shapiro Wilk, Ki kare test istatistiği, tek yönlü varyans analizi, eşleştirilmiş örneklemler t testi ve bağımsız gruplar t testi kullanılmıştır. Bulgular: Aromaterapi grubundaki çocukların uyku sürelerinde ve uyku verimliliklerinde artış tespit edilmiştir (p<0.05). Müzik dinletisi grubunda ise uyku verimliliğinde anlamlı bir fark olup, uyku verimliliklerinin arttığı saptanmıştır (p<0.05). Aromaterapi ve müzik dinletisi girişimlerinin işlem sonrası uyku parametreleri üzerindeki etkilerinin farklı olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç: Aromaterapi ve müzik dinletisi uygulamalarının kanserli çocukların uykuları üzerinde iyileştirici bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Kanserli çocukların uykularını desteklemek için aromaterapi ya da müzik dinletisi uygulamalarından yararlanılması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: aromaterapi, kanserli çocuklar, müzik dinletisi, uyku

AromaterapiKanser hastalarıMüzik+5
Ayşe Arıcıoğlu Sülün
İnönü University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Prematüre bebeklere uygulanan masaj ve beyaz gürültü uygulamasının uyku üzerine etkisi

Amaç: Bu araştırma prematüre bebeklere uygulanan masaj ve beyaz gürültünün uyku üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma üç gruplu, randomize kontrollü deneysel tasarımda yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Haliliye Ek Binasını Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesine yatan 28-37 gestasyonel haftada olan prematüre bebekler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Masaj grubunda (40), beyaz gürültü grubunda (40) ve kontrol grubunda (40) olmak üzere 120 prematüre bebek oluşturmuştur. Araştırma Mart-Ekim 2021 tarihleri arasında yürütülmüştür. Verilerin toplanmasında yenidoğan ve ebeveyn izlem formu, actigrafi saati, beyaz gürültü, mp 3 Çalar, ses desibel ölçüm cihazı kullanılarak toplanmıştır. Bulgular: Masaj grubunda yer alan prematüre bebeklerin uyku süreleri ile uyku verimliliği uygulama öncesine göre artarken, uyanma sayısı ile WASO değerlerinde azalma görülmüştür. Beyaz gürültü uygulanan grup da uyku süresi uygulama öncesine göre yaklaşık iki saat artarken, uyku verimliliğinde artış olmuştur. Uyanma sayısı ile WASO değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir azalma olmuştur. Sonuç: Üç gruplu tasarlanan deneysel araştırmada; prematüre bebeklerde masaj ve beyaz gürültü uygulamasının uyku süresi ile uyku verimliliğini artırmada önemli bir non farmokolojik yöntem olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Preterm bebek, uyku, masaj, beyaz gürültü

Bebek-prematürBebeklerBeyaz gürültü+4
Mehmet Emin Düken
İnönü University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yenidoğanlara topuk kanı alma işlemi öncesi uygulanan ayak refleksolojisi, emzirme ve kanguru bakımının ağrıya etkisi

Amaç: Yenidoğanlarda topuk kanı alma öncesi uygulanacak non-farmakolojik uygulamalardan ayak refleksoloji masajı, kanguru bakımı ve emzirmenin ağrıyı azaltmada etkisinin karşılaştırılmalı bir şekilde araştırılması amaçlanmaktadır. Materyal Metot: Araştırma dört gruplu, randomize kontrollü, deneysel tasarımda ve çift kör yapılmıştır. Araştırma Malatya Eğitim Araştırma Hastanesi, Kadın Doğum servislerinde 25/12/2021–25/12/2022 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Refleksoloji grubunda (36), Kanguru bakımı grubunda (36), Emzirme grubunda (36) ve Kontrol grubunda (36) olmak üzere 144 yenidoğan oluşturmaktadır. Verilerin elde edilmesinde Yenidoğan Bilgi Formu, Yenidoğan Ağrı Ölçeği (NIPS), satürasyon cihazı ve kamera kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmamızda gruplar arasında bebeklerin ağlama sürelerinin ortalamaları arasında istatistiksel anlamlı bir fark bulunmamıştır (p=0.573). Her bir grupta işlem öncesi ve işlem sonrası ölçülen oksijen satürasyonu ve kalp tepe atımı ortanca değerleri arasında istatistiksel anlamlı fark bulunmamıştır (p>0.050). Araştırmacının işlem sırasında refleksoloji, kanguru ve emzirme ve kontrol gruplarında NIPS ortanca değerleri arasında istatistiksel anlamlı fark bulunmamıştır (p=0.299). Grupların (refleksoloji, emzirme, kanguru ve kontrol) işlem öncesi-sırası ve sonrasında ölçülen NIPS ortanca değerleri arasında istatistiksel anlamlı fark bulunmuştur (p<0.001). Kör değerlendiricinin işlem sırasındaki NIPS ortanca değerleri arasında istatistiksel anlamlı fark göstermemiştir (p<0.001). Araştırmacı ve kör değerlendiricinin işlem sırasındaki elde ettiği NIPS değerleri arasında istatistiksel olarak mükemmel uyum elde edilmiştir (ICC=0.942; p<0.001). Sonuç: Çalışmamızda ayak refleksolojisi, kanguru bakımı ve emzirmenin bebeklerden topuk kanı alınması işleminde, işlem sırasındaki ağrıyı azaltmada etkili olmadığı; bebeğin işlem öncesi ve sonrasında yaşadığı ağrıda etkili olup bebeği rahatlattığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: ağrı, emzirme, kanguru bakımı, refleksoloji, yenidoğan

AğrıBebek-yenidoğmuşBebekler+4
Sedef Seval Memiş
İnönü University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Prematüre doğum yapmış annelerin posttravmatik stresinin anne bebek bağlanması üzerine etkisi

Prematüre Doğum Yapmış Annelerin Posttravmatik Stresinin Anne Bebek Bağlanması Üzerine Etkisi Amaç: Bu araştırma prematüre doğum yapmış annelerin posttravmatik stresinin anne bebek bağlanması üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma Haziran 2018-Ocak 2020 tarihleri arasında İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinde prematüre doğum yapmış 107 anne ile kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında "Anne Bilgi Formu", ''Maternal Bağlanma Ölçeği'' ve ''Posttravmatik Stres Ölçeği'' kullanılmıştır. Verileri değerlendirmede yüzdelik, ANOVA, kolerasyon, Manny Whitney testi ve ki kare testi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan annelerin yaş ortalamasının 28.53±5.9 olduğu, %72'sinin ev hanımı olduğu belirlenmiştir. Annelerin yaşı düştükçe, bebeğin doğum kilosu ve haftası düştükçe posttravmatik stres puanları artmıştır. Örneklemin Maternal Bağlanma puan ortalaması 100.65±4.22'dir. Posttravmatik stres puan ortalaması 42.14±16.34'dür. Annelerin posttravmatik stres ve maternal bağlanma puan ortalamalarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Posttravmatik stres ile anne bebek bağlanması arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir (p=0.017). Sonuç: Yapılan çalışmada prematüre doğum yapmış annelerin posttravmatik stres düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Posttravmatik stres düzeyi arttıkça maternal bağlanma düzeyinin arttığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hemşire, prematüre, posttravmatik stres, anne bebek bağlanması

Ana-babaya bağlanmaAnnelerBağlanma+7
Mikail Özdemir
İnönü University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Çocuklarda kas içi enjeksiyon uygulaması sırasında oluşan ağrıyı azaltmada iki farklı dokunsal uyaran yönteminin etkisi

Amaç: Bu araştırma 7-10 yaş grubu çocuklarda ShotBlocker ve araştırmacılar tarafından geliştirilen Palm Stimulator uygulamasının kas içi enjeksiyon sırasında oluşan ağrıyı azaltmaya etkisini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma üç gruplu, randomize kontrollü ve deneysel tasarımda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Kahta Devlet Hastanesi acil servisine başvurup, kas içi enjeksiyon uygulanan, 7-10 yaş grubu çocuklar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Palm Stimulator (53), ShotBlocker (53) ve kontrol (53) gruplarına atanan toplam 159 çocuk oluşturmuştur. Araştırma Aralık 2018 – Şubat 2020 tarihleri arasında yürütülmüştür. Verilerin elde edilmesinde çocuk-ebeveyn bilgi formu, Çocuk Korku Ölçeği, Yüz İfadeleri Ağrı Ölçeği, Görsel Kıyaslama Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, varyans analizi testleri, ki-kare ve sınıf içi korelasyon testi kullanılmıştır. Bulgular: Palm Stimulator grubunda bulunan çocukların, ebeveynlerin ve gözlemcinin değerlendirdikleri ağrı puan ortalamalarının ShotBlocker ve kontrol grubu puan ortalamalarından istatistiksel olarak önemli düzeyde düşük olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Çocuk, ebeveyn ve gözlemci ağrı değerlendirme sonucunda ShotBlocker kullanımının ağrıyı azaltmada etkili olmadığı belirlenmiştir (p>0.05). Sonuç: Kas içi enjeksiyon uygulaması sırasında Palm Stimulator kullanımının çocuklarda ağrıyı azaltmada etkili bir yöntem olduğu ancak ShotBlocker kullanımının ağrıyı azaltmada etkisiz olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin çocuklarda kas içi enjeksiyon uygulamasına bağlı ağrıyı azaltmada etkili ve yeni bir non-farmakolojik yöntem olarak Palm Stimulator kullanması önerilmektedir.

AğrıDokunmaEnjeksiyonlar+4
Mürşide Zengin
İnönü University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Nazal CPAP uygulama sırasında terapötik dokunma ve anne sesinin ağrı ve konfor üzerine etkisinin incelenmesi

Amaç: Araştırma preterm yenidoğanlarda nazal cpap uygulama sırasında terapötik dokunma ve anne sesinin ağrı ve konfor üzerine etkisini incelemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Araştırma Nisan 2019- Ağustos 2020 tarihleri arasında Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi, yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde nazal cpap alan 28-37 haftalık 124 preterm yenidoğanda randomize kontrollü olarak yapıldı. Bebeklere anne sesi, terapötik dokunma, anne sesi + terapötik dokunma uygulandı. Kontrol grubundaki bebeklere herhangi bir girişim uygulanmadı. İşlem öncesi, sırası ve sonrası NIPS Ağrı puanı ve PBKÖ puanı ölçüldü. Veriler " Girişim Takip Formu' na " araştırmacı tarafından kaydedildi. Verileri değerlendirmede yüzdelik, ANOVA, ki kare testi kullanıldı. Bulgular: Preterm yenidoğanlarda uygulanan terapötik dokunma, anne sesi ve anne sesi+terapötik dokunma gruplarının nazal cpap uygulama sırasında ve sonrasında NIPS ağrı ve PBKÖ puan ortalamaları kontrol grubuna göre istatistiksel olarak önemli düzeyde düşük olduğu bulunmuştur (p<0.05). İşlem sırasında ve sonrasında terapötik dokunma ve anne sesi+terapötik dokunma gruplarının benzer NIPS ağrı ve PBKÖ puan ortalamalarına sahip olduğu farkın anne sesi ve kontrol grubundan ve işlem öncesinden kaynaklandığı bulunmuştur. Nazal cpap uygulama sırasında ve sonrasında NIPS ağrı ve PBKÖ puan ortalamalarına sırasıyla terapötik dokunma, anne sesi+terapötik dokunma ve anne sesi etki etmiştir. Sonuç: Çalışmada nazal cpap alan pretermlerde uygulanan anne sesi, terapötik dokunma, anne sesi+ terapötik dokunma uygulamalarının nazal cpap uygulama sırasında ve sonrasında oluşan ağrıyı azaltmada ve bebeğin konforunu artırmada etkili olduğu bulundu. Yapılan uygulamaların pozitif etkilerinden dolayı yenidoğan bakımında kullanılabileceği düşünüldü. Anahtar Kelimeler: Nazal cpap, terapötik dokunma, anne sesi, ağrı, konfor

Anne sesiAğrıDokunma+3
Ayşe Belpınar
İnönü University · Institute of Health Sciences
2020
20
DoctorateOpen AccessTR

Epilepsili çocuklara uygulanan aromaterapi ve müzik dinletisinin uyku ve serebral oksijen düzeyine etkisi

Amaç: Bu araştırma epilepsili çocuklara uygulanan aromaterapi ve müzik dinletisinin uyku ve serebral oksijen düzeyine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma Malatya İli, ilçeleri ve çevre illerde epilepsi tanısı olan çocuklar ile 2023 Şubat ve Aralık ayları arasında randomize kontrollü deneysel olarak yapıldı. Araştırmanın örneklemini Malatya İli, ilçeleri ve çevre illerde epilepsi tanısı olan 90 çocuk (aromaterapi (n=30), müzik dinletisi (n=30), kontrol (n=30)) oluşturdu. Deney grubunda yer alan çocuklara aromaterapi ve müzik dinletisi uygulamaları ile uyku parametreleri ve serebral oksijen düzeyi değerlendirildi. Kontrol grubunda yer alan çocuklara rutin uygulamalar dışında herhangi bir müdahale uygulanmadı. Veriler 'Hasta Tanıtım ve İzlem Formu', 'Aktigrafi' ve 'Serebral Oksijen Takip Formu' ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde varyans analizi, Kruksal Wallis, ki kare, ileri analiz olarak; Mann Whitney U, varyansların homojen olduğu durumda LSD, olmadığı durumda ise Dunnet C testi kullanılmıştır. Bulgular: Aromaterapi müdahalesinin epilepsili çocuklarda; serebral oksijen düzeyini, yatakta kalma süresini, uyku süresini ve uyku verimliliğini artırdığı belirlenirken, uyku başlangıcının gecikmesini azalttığı saptanmıştır (p<0.05). Müzik dinlemenin epilepsili çocuklarda; serebral oksijen düzeyini, uyku süresini ve uyku verimliliğini artırdığı tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç: Aromaterapi ve müzik dinletisinin, epilepsili çocukların uyku parametrelerini ve serebral oksijen düzeyini iyileştirdiği bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Aromaterapi, Müzik, Epilepsi, Uyku, Serebral oksijen

Mehmet Ali Akdemir
İnönü University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kahramanmaraş merkezli depremi yaşayan çocukların algıladıkları sosyal destek düzeyleri ile travma sonrası stres bozukluğu ve depresyon düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışma Kahramanmaraş merkezli depremi yaşayan 6 ile 12 yaş arasındaki çocukların algıladıkları sosyal desteğin travma sonrası stres bozukluğu ve depresyonlarına olan etkisi incelemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Kesitsel, tanımlayıcı ve ilişkisel olarak yapılan bu çalışma, Kahramanmaraş merkezli depremin ardından şehir merkezinde kurulan bir konteyner kentte 6-12 yaş arasında 528 çocuk ve ebeveynleri ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında Tanıtıcı Bilgi Formu, "Çocuklar İçin Travma Sonrası Stres Tepki Ölçeği (ÇTSTÖ)", "Çocuk Depresyon Ölçeği (ÇDÖ)" ve ebeveynlere "Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ)" kullanılmıştır. Verileri değerlendirmede tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Levene testi, çoklu karşılaştırma testi (Bonferroni ya da Tamhane's T2) kullanılmıştır. Model testi için path (yol) analizinden ve ölçekler arasındaki ilişkinin incelenmesinde pearson korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Bulgular: Çocuklar için travma sonrası stres tepki ölçeğinin çok boyutlu algılanan sosyal destek ölçeği üzerinde negatif yönde (β:-0,15, p:0,000), çok boyutlu algılanan sosyal destek ölçeğinin çocuk depresyon ölçeği üzerinde negatif yönde (β:-0,48, p:0,000) istatistiksel olarak anlamlı derecede bir etkisi bulunmuştur. Ayrıca çocuklar için travma sonrası stres tepki ölçeğinin çocuk depresyon ölçeği üzerindeki etkisinde çok boyutlu algılanan sosyal destek ölçeğinin (β:0,07, p:0,007) aracı bir rol üstlendiği tespit edilmiştir. Sonuç: Çalışma sonucunda, çok boyutlu algılanan sosyal desteğin çocuklarda travma sonrası stres bozukluğu ve depresyonu olumlu yönde etkilediği ve depremin yıkıcı etkisini düzeltmede sosyal desteğin önemli olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sosyal Destek, Travma Sonrası Stres Bozukluğu, Depresyon, Çocuk, Deprem.

Elanur Vicnelioğlu
İnönü University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kahramanmaraş depremini yaşayan ergenlerin algıladıkları sosyal desteğin travma sonrası stres ve depresyon düzeylerine etkisi

Amaç: Araştırma, Kahramanmaraş merkezli depremleri yaşayan ergenlerin, algıladıkları sosyal desteğin, travma sonrası stres bozukluğu ve depresyon üzerindeki etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tipte yapılan bu çalışma, Kahramanmaraş merkezli depremleri yaşamış 12-18 yaş arasındaki 525 ergenle gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında, Çocuk Bilgi Formu ile Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Çocuklar İçin Travma Sonrası Stres Tepki Ölçeği, Çocuklar İçin Depresyon Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde sayı, yüzdelik dağılım, ortalama, standart sapma, bağımsız örneklem t testi, Levene testi, Bonferroni, Tamhane's T2 testleri ile tek yönlü ANOVA, Pearson korelasyon analizi ve Path analizi yöntemleri kullanılmıştır. Bulgular: Cinsiyet, ekonomik durum travma sonrası stres düzeyini, deprem nedenli bir yakınını kaybetme durumu travma sonrası stres ve depresyon düzeyini etkileyen faktörlerdir. Katılımcıların %33.5'inde ağır, %29.9'unda orta düzeyde travma sonrası stres yaşandığı, %47.2'sinde depresyon olduğu saptanmıştır. Ayrıca çocuklar için travma sonrası stres tepki ölçeğinin çocuk depresyon ölçeği üzerindeki etkisinde çok boyutlu algılanan sosyal destek ölçeğinin (β:0.07, p:0.003) aracı rol üstlendiği tespit edilmiştir. Sonuç: Bu araştırma deprem sonrası ergenlerde travma sonrası stres ve depresyon semptomların varlığını ortaya koymuştur. Ayrıca algılanan sosyal desteğin deprem sonrasında görülen travma sonrası stres ve depresyon ile başa çıkmada önemli bir rol oynadığı sonucuna varılmıştır. Bu sonuçlar hem politika hem de sağlık profesyonelleri için, deprem sonrası müdahalenin geliştirilmesi açısından değerli bilgiler sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Deprem, Depresyon, Ergen, Sosyal destek, Travma sonrası stres bozukluğu.

Şüheyda Kaplan
İnönü University · Institute of Health Sciences
2024
00

Other supervisors