Doç. Dr. Ersen Ersoy danışmanlığındaki tezler
10 tez · Kütahya Dumlupınar University
British Library or 4129 numaralı yazma şiir mecmuası (İnceleme-metin)
Bu çalışmada İngiltere British Library'de bulunan 4129 numarada kayıtlı şiir mecmuasının transkripsiyonlu metni sunulup eser üzerinde incelemelerde bulunulmuştur. Mecmuanın tanımı ile birlikte bunun edebiyat tarihindeki yeri ve önemi anlatılmıştır. Daha sonra 116 varaklık araştırma konusu olan mecmua ile ilgili bilgiler verilmiştir. Gazellerin çoğunlukta olduğu ve 408 şiir içeren bu mecmuada, kasîde, terciè-bend, tahmis, muhammes ve müseddes nazım şekilleri de bulunmaktadır. Tez, giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında Klasik Türk Edebiyatında mecmua ve nazîre ile ilgili genel bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde çalışma konusu olan mecmuanın şekil ve muhtevasına dair incelemelerde bulunulmuştur. İkinci bölümde ise mecmuanın divanlarla karşılaştırmalı metni ve sonuç yer almaktadır. Anaftar Kelimeler: Klasik Türk Edebiyatı, Mecmua Geleneği, Şiir Mecmuaları, Nazîre.
Elmastraşzâde Mustafa Hilmî'nin 2. dîvânı (İnceleme-metin)
Bu çalışmayla 19. yüzyılın ilk yarısında yaşamış âlim, mutasavvıf ve musikişinas bir şâir olan Elmastraşzade Mustafa Hilmî'nin ikinci dîvânını tanıtmak ve Türk Edebiyatına kazandırmak amaçlanmıştır. 48 varaktan ibaret olan bu dîvân Marmara Üniversitesi Kütüphanesi Nadir Eserler Bölümü'nde T 819.1 HİL numarasıyla kayıtlıdır. Aşk, musiki, Allah ve Hz. Muhammed sevgisi ağırlıklı konuları oluşturmaktadır. Diğer konular dünyanın geçiciliği, zamanının bozukluğu vs.dir. Kadirî tarikatine mensup şâirin şiirleri bu tarikatten izler taşır. Şiirleri, gerek dil ve üslûp gerekse edebî sanatlar bakımından dîvân şiirinin genel özelliklerini yansıtmaktadır. Çalışmamız üç ana bölümden oluşmaktadır. Girişte, Hilmî'nin yaşadığı dönem olan XIX. yüzyılın sosyal, idârî ve edebî ortamının genel özelliklerini belirtmeye çalıştık. Birinci bölümde Hilmî'nin hayatına, edebî kişiliğine ve eserlerine âit bilgilere yer verdik. İkinci bölümde Dîvân'ı ana hatlarıyla şekil, muhteva ve dil açısından incelemeye çalıştık. Üçüncü bölümde Dîvân'ın transkripsiyonlu metnini verdik. Anahtar kelimeler: Dîvân Edebiyatı, Dîvân Şiiri, Hilmî
Gedizli Azmi'nin Kitâb-ı Hiyel adlı Eseri
Kütahya şehrine bağlı Gediz'de asıl ismi "Murad" olan "Azmi" tarafından kaleme alınmış "Kitâb-ı Hiyel" adlı eser Klasik Türk Edebiyatının hikâye geleneği açısından gayet mühimdir. Nakli hikâyelerin yanı sıra Azmi'nin bizzat şahitlerinden duyduğu anlatılara ve olay mahalli Türkiye olan hikâyelere sahip olan bu eserin ilim dünyasına kazandırılması, edebiyatın yanında tarih ve sosyoloji alanları için de faydalı olacaktır. Çalışmamızda Klasik Türk Edebiyatındaki mensur hikâye geleneği hakkında bilgi verildi, Azmi'nin hayatı ve eserlerine değinildi, daha sonra "Kitâb-ı Hiyel" hakkında bilgi verilip eserin metni transkripsiyon alfabesiyle aktarıldı. Sonuç bölümündeyse kısa bir değerlendirme yapıldı. Anahtar Kelimeler: Azmi, Kitâb-ı Hiyel, Klasik Türk Edebiyatı, Mensur Hikâye.
Menâkıb-ı Eşref-zâde'nin sözlüğü [Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük]
Eşrefoğlu Rûmî, XV. yüzyıl dînî-tasavvûfî Türk edebiyatının en önemli şahsiyetlerinden birisidir. Tarihî kaynaklarda onun hayatı hakkında yeteri kadar bilgi olmasa da Menâkıb-ı Eşrefzâde bu konuda önemli bir kaynaktır denilebilir. Bursalı Abdullah Veliyyüddin tarafından kaleme alınan bu eser, Eşrefoğlu Rûmî'nin hayatını, menkıbelerini, yetiştirdiği talebelerini, kendisinin ve halifelerinin çeşitli kerâmetlerini anlatır. Bu bakımdan tarihî bir kaynak özelliği taşıyan Menâkıb-ı Eşrefzâde dînî-tasavvûfî Türk edebiyatı açısından önemli görüldüğünden, bu çalışmada onun söz varlığının ortaya çıkartılması amaçlandı. Bu amaç doğrultusunda bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük çalışması yapılmaya karar verildi. Sözlük hazırlanırken TEBDİZ veritabanına Menâkıb-ı Eşrefzâde'nin transkripsiyonlu metni yüklendi. Ardından metin içerisindeki kelimeler bağlama uygun olarak anlamlandırıldı. Bu çalışma ile Menâkıb-ı Eşrefzâde'nin sözvarlığı ve mana dünyası ortaya çıkartılarak XVII. yüzyılın sözlüğünün oluşturulmasına katkı sağlanması hedeflenmiş olup bir kültür varlığı daha araştırmacıların istifâdesine sunulmaya çalışılmıştır. Çalışma, giriş dışında iki ana bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında ise Türk edebiyatında menâkıb türüne genel bir bakış başlığı altında menkıbe ve menâkıbnâme edebiyatı hakkında genel bilgiler verildi. Birinci bölümde Menâkıb-ı Eşrefzâde'nin yazarı, konusu, yazılış sebebi ile alakalı bilgiler verilip ele alınan eser hakkında yapılan diğer çalışmalara yer verildi. İkinci bölümde ise Menâkıb-ı Eşrefzâde hakkında daha ayrıntılı inceleme yapılması amaçlandı. Bu amaçla eser içinde yer alan şahıs isimleri, tasavvuf terimleri, kerâmet motifleri, şiirler ve mecaz anlam taşıyan kelime grupları çıkartılarak bunlar hakkında gerekli bilgilendirmeler yapıldı. Çalışmanın ekler kısmı ise Menâkıb-ı Eşrefzâde'nin TEBDİZ projesi kapsamıyla oluşturulan Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğüne ayrılmıştır.
Azîzî Dîvânı ve İstanbul Şehrengizi'nin sözlüğü [Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük]
Kelime, bir ya da birkaç heceden oluşan dil birimleridir. Kelimeler cümle ya da cümle üstü birlikler içerisinde başka kelimelerle yan yana geldiğinde değişik anlam katmanları oluşturmaktadır. Bunun yanında tarihsel olarak da kelimelerin anlamları zamanla değişmiş ve bu değişme neticesinde eski edebî metinlerin anlamlandırılması bir hayli zorlaşmıştır. Bu çalışmada XVI. yüzyılın sıra dışı şairi olarak tavsif edilen Azîzî'nin Dîvân'ı ve İstanbul Şehrengizi'nin bağlamlı dizini ve işlevsel sözlüğü hazırlanmıştır. Şairin şiirlerindeki kelimelerin diğer kelimelerle olan ilintisi tespit edilmiş ve ortaya çıkan zengin mana katmaları şiirdeki bağlama göre anlamlandırılmıştır. Bu çalışmada Azîzî'nin Dîvân'ı ve İstanbul Şehrengizi ele alınmış, Azîzî'nin kelimelere yüklediği anlamların en doğru şekilde tespit edilmesi amaçlanmıştır. Böylece şairin kelimelerindeki anlamlar bağlamlı olarak incelenmiş, XVI. yüzyılın söz varlığına ve leksikoloji literatürüne katkı sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Azîzî, Dîvân, İstanbul Şehrengizi, Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük, XVI. yüzyıl.
Kâtib Çelebi'nin Fezleke'sindeki şair biyografileri
Kâtib elebi birçok alanda kaleme aldığı eserleriyle 17. yüzyılın en nemli ilim adamlarından biridir. Eserleri hem yaşadığı d neme ışık tutmuş hem de ünümüze kadar yapılan birçok çalışmada kaynak olarak kullanılmıştır. Günümüzde ise Osmanlı tarihi ve Osmanlı biyo ra i eleneği hakkında çalışma yapanların başvurduğu eserlerinden biri de Fezleke'dir. Bu çalışmada Osmanlı biyo ra i eleneğinin nemli bir rneği olan Fezleke ele alınmıştır. Fezleke'deki şairlerin derli toplu bir şekilde edebiyat dünyasına kazandırılması amaçlanmıştır. Eser dikkatli bir şekilde incelenmiş ve 110 şair tespit edilmiştir. Tespit edilen şairler hakkındaki bil iler klasik kaynakların çoğuyla ve modern kaynakların bir kısmıyla karşılaştırılarak esere ori inallik kazandıran bil iler üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: 17. yüzyıl Kâtib elebi Fezleke, şair biyografi.
Abdülkadir el-Bağdâdî'nin Şehnâme Lügati (inceleme-metin)
Sözlükler, bir dilin geçmişini, söz varlığını, kazandığı yeni anlamları, deyimleri, incelikleri, mecaz, terim ve gerçek anlamlarını geleceğe kazandıran ve geçmiş ile gelecek arasında köprü kuran dil hazineleridir. Sadece tek bir dilin barındırdığı kelime ve kelime grupları toplamını değil aynı zamanda başka dillerdeki karşılığını da barındırırlar. Bu nedenle dillerin yaşayabilmesi ve büyüyerek gelişebilmesi için sözlüklere ihtiyaç duyulur. Bu çalışma XVII. yy. âlimi, dil bilgini, seyyahı ve edebiyatçısı olan Abdülkadir el-Bağdâdî'nin Şehnâme Lügati'ni ihtiva etmektedir. Firdevsî'nin meşhur eseri Şehnâme'deki güç anlaşılan Farsça kelimelerin Türkçe karşılıkları bu sözlükte verilmektedir. Bu nedenle bugün mevcut olan sözlüklerde bile bulunmayan veya sadece bir kısmında bulunan kelimelere de bu sözlükte rastlanabilmektedir. Bu da esere ayrı bir değer katmaktadır. Kelimelerin madde başı verildikten sonra Arap harfli orijinal hali parantez içinde verilmektedir. Daha sonra madde başı açıklamaları transkripsiyon alfabesine göre ve o dönemde konuşulan, yazılan Türkçe'ye bağlı kalınarak latinize edilmiştir. Bu şekilde XVII. yy'ın söz varlığına da katkı sağlanacaktır. Ayrıca inceleme kısmında şahıslar, şahitler, arkaik unsurlar, gelenek ve adetler gibi sözlüğün gerçek değerini ortaya koyan unsurlar da tespit edilip, açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Abdülkadir, el-Bâğdadî, Şehnâme, Lügat, İnceleme, Metin.
Şerif'in Yusuf u Züleyha'sı
Ahsenü'l- kasas vasıflandırmasıyla Kur'an kıssaları içinde çok özel bir yeri olan Yusuf kıssası, dini ve beşeri yönleriyle insanlığı derinden etkilemiştir. Kitab-ı Mukaddes'in Tekvin bölümünde de geniş ve ayrıntılı olarak işlenmiştir. Edebiyat dünyasına zengin bir kaynak sunmuştur. Hikâyenin bu yönüyle evrensel kültürde çok önemli bir ortak taban oluşturduğu söylenebilir. Bu çalışmamızı Uppsala Üniversitesi Kütüphanesinde O. BJ. 22 numarada kayıtlı Eski Türk edebiyatı metinlerden olduğunu tespit ettiğimiz Şerîf mahlaslı müellifin Kıssa-i Yûsuf adlı mesnevisi oluşturmaktadır. Giriş bölümünde Yûsuf Kıssası başlığıyla Yûsuf Kıssasının Kur'an ve Tevrat'taki metinleri nakledildi. Sonrasında Arap ve Fars edebiyatında yazılan Kıssa-i Yûsuflar hakkında bilgiler verildi. Bu bölümde son olarak Türk Edebiyatında yazılan Kıssa-i Yûsuf mesnevîleri XV. yüzyıl ve öncesi yazılanlar ve XV. yüzyıl sonrası yazılanlar olarak iki grupta incelendi. Bu mesnevilerle ilgili bilgiler verildi. Birinci bölüm Şerîf ve Kıssa-i Yûsuf Mesnevîsi başlığını alır. Bu bölümde eserin müellifi, nazım şekli, vezni, yazılış sebebi ve eserin kaynaklarıyla ilgili bilgiler verildi. Bununla beraber eserin yazılış tarihinin belli olmadığından, eserin neden XV. yüzyılda yazılmış olabileceği ifade edildi. İkinci bölüm Kıssa-i Yûsuf'un incelenmesi başlığını alır. Bu inceleme Kıssa-i Yûsuf'un dış yapısı ve Kıssa-i Yûsuf'un içyapısı olarak iki grupta ele alındı. Üçüncü bölümde metnin transkripsiyon harfleri, metnin çevirisinde izlenen yol ve metne yer verildi. Son olarak da sonuç, arkaik kelimeler sözlüğü, dizin ve kaynakça konularak araştırmacıların istifadesine sunuldu. Anahtar Kelimeler: Mesnevî, Yûsuf, Zeliha, Yakûb, Eski Türk edebiyatı, Şerîf
Mahzen-i Maârif ve Mecma'ı Letâif/Paris Milli Kütüphanedeki supplement Turkc 1035 numaralı kaside mecmuası (metin-inceleme)
Edebiyat; hayatın içinde oluşan, hayatın kendisi olan bir kavramdır. Hayatta yaşanan her şey edebiyatta kendisini gösterir. Türk Edebiyatı da eski dönemlerden beri Türk milletinin kültürünü, zevkini ve yaşantısını bugünlere aktarmıştır. Edebiyat tarihimiz içerisinde Divan edebiyatı, Osmanlı Devleti zamanında oluşan ve o dönemin özelliklerini yansıtan bir edebiyat geleneğidir. Günümüzde Divan edebiyatına değişik kaynaklar vasıtasıyla ulaşabilmekteyiz. Bu kaynakların içinde mecmuaların önemli bir yeri vardır. Bir mecmuada, o dönemde yaşamış olan pek çok şairin şiirine rastlarız. Bu yönüyle mecmualar, içerisinde pek çok kıymeti barındıran bir hazine gibidir. Mecmuaları, yazıldığı dönemin sanat ve edebiyat anlayışını yansıtan bir gökkuşağı gibi de düşünebiliriz. Bizim çalışmamıza konu olan "Mahzen-i Maarif ve Mecma'ı Letaif" adlı Paris Milli Kütüphanedeki Supplement Turkc 1035 numaralı mecmua, 1603-1617 yılları arasında Osmanlı Devletine padişahlık yapan Sultan I. Ahmed'e yazılmış olan övgü şiirlerini barındırmaktadır. Her ne kadar övgü denince aklımıza kaside gelse de bu mecmuada Sultan Ahmed övülürken kaside dışında nazım şekilleri de kullanılmıştır. Aynı zamanda Sultan I.Ahmed'in yaptıkları, şiirlerde kendisini göstermektedir. Çalışmamızın amacı Sultan I. Ahmed devrinin edebiyatımıza yansımasını gözler önüne sermek, divan edebiyatının sosyal ve siyasi hayattan kopuk olmadığını belirtmektir. Çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde mecmuanın tavsifi, mecmuada ismi geçen şairler, mecmuada yer alan nazım şekilleri ve şiirlerin muhtevaları; ikinci bölümde ise metnin transkripsiyonu verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Divan edebiyatı, mecmua, kaside, Sultan I. Ahmed
Kütahya Belediyesi Mustafa Yeşil Kütüphanesi 24227 numaralı şiir mecmuası: Sefînetü'l-Esrâr (inceleme-metin)
Klasik Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olan mecmuaların kültür, sanat ve edebiyat dünyamıza katkısı oldukça fazladır. Kaynak konumundaki bu tür eserlerde; tanınmış veya tanınmamış birçok şairin gün yüzüne çıkmamış şiirleri bulunabilir ya da daha önce tezkirelerde adına rastlanmamış birçok şair karşımıza çıkabilir. İçinde seçme şiirlerin bulunduğu bir tür antoloji niteliğindeki bu mecmualar, özellikle yazıldıkları dönemde yaşayan insanımızın zihniyetini, edebiyat zevkini ve hissiyatını yansıtmaları açısından son derece öneme sahiptir. İncelememize konu olan bu eser, Kütahya Belediyesi Mustafa Yeşil Kütüphanesi 24227 demirbaş numarası ile kayıt altına alınmış, Sefînetü'l-Esrâr adlı bir Bektaşî mecmuasıdır. Hz. Ali ve Ehl-i Beyt methiyeleri, Hz. Hüseyin ve Kerbela mersiyeleri başta olmak üzere klasik Türk şiirinin birbirinden kıymetli örneklerini ihtiva etmektedir. 13. ile 19. yüzyıllar arasında yaşamış Seyyid Nesimî, Şah Hatâyî, Kaygusuz Abdal gibi çoğunluğu Alevî-Bektaşî-Hurufî olan şairlerin yanında; isimleri yüzyıllar boyunca en önde gelen divan edebiyatının meşhur şairleri Fuzulî, Nedim, Ruhî, Şeyh Gâlib gibi sanatçıların da şiirleri mevcuttur. Çalışmamız giriş kısmı ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında mecmuaların Türk edebiyatında önemine dair bilgi verilmiştir. Birinci bölümde araştırmamıza konu olan mecmuanın şekil ve muhteva bakımından incelemesi yapılmış, metin tesisinde izlenilen yol ana hatlarıyla belirtilmiş ve mecmuada yer alan şairlerin kısa biyografileri verilmiştir. İkinci bölümde ise mecmuanın divanlar ile karşılaştırılmış, transkripsiyon alfabesi ile gösterilmiş metin kısmı bulunmaktadır. Anahtar kelimeler: Klasik Türk Edebiyatı, Mecmua, Alevî-Bektaşî, Sefînetü'l-Esrâr