Doç. Dr. Fulya Akyıldız danışmanlığındaki tezler
16 tez · Uşak University
Rusya'da kamu personel sisteminin dönüşümü
Devlet aygıtının üstlendiği faaliyetlerin günümüzdeki hizmet taleplerini etkin ve verimli bir şekilde karşılayabilmesi için kamu yönetimi alanında dönüşüm ve reform çabaları baş göstermektedir. Gelişmiş toplumlardaki vatandaşların devlet aygıtına bakış açıları global düzeyde dönüşüm ve reform isteklerine yol açmaktadır. Sovyetler Birliği'nin çökmesinden sonra sosyalizmden liberalizme geçiş sürecinde kamu yönetimi bağlamında Rusya Federasyonu'nda dönüşüm ve reform ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Çalışma nitel araştırma yöntemi ile yapılmış olup, literatür taramasına ve veri analizine dayalı bir çalışmadır. Literatür taramasına dayanan ve ikincil kaynaklardan elde edilen verilerin analiz edildiği bu çalışmada, Sovyetler Birliği sonrası Rusya'da kamu hizmeti ve kamu personeli ile ilgili dönüşüm ve reform girişimleri incelenmiştir. 1991 yılından günümüze uzanan dönemde uygulanan dönüşüm ve reform faaliyetleri sonucunda teorik olarak liyakat esaslı rütbe sınıflandırmasına dayanan bir personel sisteminin yanı sıra modern bir kamu hizmeti sistemi oluşturulmuştur. Bununla beraber; reform sürecini yürüten özel bir organın olmaması, kalifiye uzman eksikliği, şeffaflık seviyesinin düşüklüğü gibi problemler dönüşüm ve reform çabalarında gözlemlenen başlıca sorunlardandır.
Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde kamu yönetimi reformları: Türkiye ve Polonya örneği
Kamu yönetiminde Avrupalılaşma çerçevesinde Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerde olduğu gibi aday ülkelerde de önemli reformlar yapılmıştır. Bu çalışmada, bir eski Doğu Bloku ülkesi ve AB üyesi olan Polonya ile Birliğe aday ülke statüsünde olan Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde yapmış oldukları kamu yönetimi reformları incelenmektedir. İkincil kaynakların karşılaştırmalı bir yöntemle analiz edildiği çalışmada, her iki ülkeye ilişkin kamu personel yönetimi, e-devlet, kamu mali yönetimi, etik yönetim, yerel yönetimler, bölgesel kalkınma ve ombudsmanlık kategorileri kapsamındaki reform alanları değerlendirilmektedir. Bunun yanı sıra her iki ülkede de ön plana çıkan kamu yönetimi reform ilkeleri belirtilmekte ve AB tarafından yayınlanan raporlar, Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verileri, uluslararası kuruluşların yayınladığı endeksler ışığında reform çalışmalarının başarıları değerlendirilmektedir. Çalışmanın sonucunda şu bulgular elde edilmiştir: Her iki ülkede yürütülen reform alanları ve reformlara temel oluşturan ilkelerde benzerlik bulunmaktadır. Özellikle, AB tarafından verilen mali yardımların denetimini kolaylaştırmayı amaçlayan kamu mali yönetimi reformlarında benzerlik bulunmaktadır. Türkiye'de, bölgesel politikalar alanında gerçekleştirilen reformlar biçimsel ve kurumsal düzeyde kalırken; Polonya'da ise, bölgesel kalkınma kapsamında sergilenen performans AB ülkeleri ortalamasının altında kalmıştır. Son olarak; AB'ye hâkim olan kamu yönetimi anlayışı, hem Türk hem de Polonya kamu yönetimi sistemini yakından etkilemiştir. Her ikisi de köklü bir tarihe ve devlet geleneğine sahip olan Türkiye'de ve Polonya'da kamu yönetimi alanında yürütülen reformlar, her iki ülkenin kamu yönetimi yapısını benzeştirmektedir. Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Türkiye, Polonya, Kamu Yönetimi Reformu
Engellilere yönelik yerel yönetim hizmetleri: Bursa Büyükşehir Belediyesi örneği
Bu araştırmanın amacı, yerel yönetimlerin engellilere yönelik ne tür hizmetler sunduğunu örnek bir büyükşehir belediyesi çerçevesinde incelemektir. Araştırmanın konusu, Bursa BŞB'nin sosyal belediyecilik bağlamında engellilere yönelik sunduğu hizmetler ile sınırlandırılmıştır. Bu araştırma, sosyal bilimler alanında yapılan nitel bir araştırmadır. Bu doğrultuda araştırma konusuna uygun veriler doküman incelemesi ve görüşme teknikleri kullanılarak elde edilmiştir. Bu veriler Bursa BŞB kurumsal yapısında engellilere yönelik hizmet sunumunu gerçekleştiren birimlerden elde edilen dokümanlar ve ilgili birimlerde görevli kişilerin katılımıyla gerçekleştirilen görüşmeler ile araştırma verileridir. Bu çalışmanın evrenini Bursa BŞB oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi belirtilen evren içerisinden amaçsal örnekleme yöntemi kullanılarak seçilen Engelliler Şube Müdürlüğü ve BŞB'nin ilgili birimi olan Bursa Kent Konseyi Engelliler Meclisi'dir. Bursa BŞB'nin sosyal belediyecilik bağlamında engellilere yönelik uyguladıkları hizmetlerin ortaya konulması amacıyla elde edilen veriler içerik analizi kullanılarak tasnif edilmiştir. Araştırmada Bursa BŞB'nin engellilere yönelik eğitim, bakım ve sağlık, erişebilirlik ve ulaşılabilirlik, sosyal yardım ve sosyal hizmet, sosyal yaşam ile istihdam hizmetleri sunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca sunulan hizmetlerinde projeler ile desteklendiği tespit edilmiştir. Bu hizmetlerden Bursa BŞB'nin erişebilirlik ve ulaşabilirlik hizmetleri ve Engelsiz Yaşam Merkezi ile sosyal yaşama dair hizmetlerinde yoğunlaştığı görülmüştür. Bu hizmetlerinin amaçları da engellileri toplumsal yaşama dahil etmek, istihdamını sağlamak, kent içerisinde ulaşımı ve erişimi sağlamak, sosyalleşmelerini sağlamak, sağlıklı yaşam sürdürmelerini sağlamak ve diğer bireyler tarafından farkındalık oluşturmak gibi çok boyutlu olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Yerel yönetimler, sosyal belediyecilik, engelliler, büyükşehir belediyesi.
Avrupa Birliği ve Türkiye örneğinde vatandaşın dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı
Günümüzde önemi hızla artan açık ve şeffaf yönetim anlayışı beraberinde yönetimde gizlilik ve kapalılık anlayışının sona ermesine ve vatandaş odaklı bir yönetim anlayışının inşa edilmesine katkı sağlamıştır. Bu bağlamda devlet ile olan ilişkilerinde vatandaşın rolü artmış ve kamu yönetiminin denetlenmesi ve yönetime katılması yönünde önemli gelişmeler olmuştur. Bu süreçte atılan adımlardan biri dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkının vatandaşa anayasal bir hak olarak tanınmasıdır. Bu çerçevede kamu yönetimini denetlemesinde ve yönetimde açıklık ve şeffaflığın sağlanmasında vatandaşın dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahip olmasının taşıdığı önemin ortaya konulması gerekmektedir. Özellikle Türkiye'de Avrupa Birliği (AB) müktesebatına uyum sürecinin kamu yönetimi açısından en önemli adımlarından birisi,bilgi edinme hakkını ve kamu denetçisine başvurma hakkını düzenleyen mevzuatların yasalaşmasıdır. Bu iki hak, 2010 Anayasa değişikliği ile 1982 Anayasası'nın dilekçe hakkını düzenleyen 74. maddesinde 'Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı' başlığı altında birlikte yer almıştır. Literatür taramasına dayanan ve ikincil kaynaklardan elde edilen verilerin analiz edildiği bu araştırma ile kamu yönetiminde açıklık ve şeffaflık uygulamalarının artmasında ve kamu yönetiminin vatandaş tarafından denetlenmesinde birer araç olan dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvuru hakları Türkiye ve AB örneğinde incelenmektedir. İnceleme ve karşılaştırma; yasal mevzuatların içeriği (amaç, kapsam ve hakları kullanmanın koşulları) ve yönetimde şeffaflığın sağlanması ve yönetimin denetlenmesindeki etkileri üzerinden yapılmaktadır.
Belediyelerde halkla ilişkiler: Uşak Belediyesi örneği
Bu çalışmanın amacı, Uşak Belediyesi'nin halkla ilişkiler faaliyetlerinin Uşak halkı tarafından nasıl algılandığını ortaya koymaktır. Bu bağlamda halkla ilişkilerin ilke ve amaçları doğrultusunda oluşturulan bir anket ile Uşak ilinde 454 kişiyi içeren bir alan araştırması yapılarak halkın tutumu ölçülmeye çalışılmıştır. Elde edilen veriler istatistiksel analize tabi tutulmuştur. Verilerin analizinde güvenilirlik analizleri, frekans, yüzdelik, ortalama, standart sapma, Varyans Analizi Testi, T Testi, Tek Yönlü Anova ve Regresyon testleri kullanılmıştır. Ayrıca Uşak Belediyesi ziyaret edilerek halkla ilişkiler sorumlusu ile bir görüşme gerçekleştirilmiştir. Ulaşılan sonuçlar çerçevesinde Uşak Belediyesi'nin halkla ilişkiler faaliyetleri değerlendirilmiş ve halkın, belediyenin halkla ilişkiler çalışmalarına dair algı ve tutumlarında demografik yapı, cinsiyet, eğitim düzeyi, gelir düzeyi, meslek grubu gibi hususlarda anlamlı farklılıklar ya da benzerlikler gösterdiği görülmüştür. Halkla ilişkiler alanında gösterilen gelişmelerin, kurumsal imajı doğrudan etkilediği görülmüştür. Çalışma, birtakım öneriler ifade edilerek sonlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Uşak Belediyesi, Halkla İlişkiler, İletişim, Tanıma, Tanıtma
Yavaş kent ve sürdürülebilir kent bağlamında Halfeti
Bu araştırmanın amacı, sürdürülebilir kente örnek olabilecek yavaş bir kenti incelemektir. Araştırmanın konusu, Halfeti'nin yavaş kent (Cittaslow) ve sürdürülebilir kent kapsamında değerlendirilmesidir. Bu araştırma, sosyal bilimler alanında yapılan nitel bir çalışmadır. Araştırmada, literatür taramasına dayanarak ikincil kaynaklardan elde edilen verilerin incelemesinin yanısıra görüşme tekniği kullanılmıştır. Bu doğrultuda araştırmada iki tür kaynaktan elde edilen veriler analiz edilmiştir. Bu araştırmanın evrenini yavaş kentler, örneklemini ise Halfeti oluşturmaktadır. Belirtilen örneklemde amaçsal örnekleme yöntemi kullanılarak seçilmiş olan Halfeti Cittaslow temsilcileri ve vatandaşlar ile görüşme yapılmıştır. Araştırmada Halfeti'de yavaş kent kapsamında yapılan çevre, altyapı, sosyal uyum, kentsel yaşam kalitesi, tarımsal, turistik, esnaf ve sanatkârlara dair politikalar, misafirperverlik, farkındalık için eğitim ve son olarak da ortaklıklar ile ilgili hizmetler (kriterler) başlıklar altında incelenmiştir. Söz konusu hizmetler aracılığıyla sosyal ve kültürel yaşam kalitesi artmıştır. Ayrıca yürütülen yavaş kent hizmetlerinin daha çok turizm alanında yoğunluk kazandığı görülmüştür. Sonuç olarak yapılan çalışmalar kenti ziyarete gelen misafirlerin hoşça vakit geçirmesine, yerel halkın hayat standartlarını yükseltmesine ve son olarak da kentin gelişimini devam ettirmesine yöneliktir. Bu ise bize Halfeti'de yavaş kent anlayışının sürdürülebilir kentsel kalkınmanın daha çok toplumsal ve ekonomik boyutu ile ilişkilendirildiğini göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Yavaş Kent, Sürdürülebilir Kent, Sürdürülebilirlik, Halfeti
Yavaş kent ve sürdürülebilir kent bağlamında Halfeti
Bu araştırmanın amacı, sürdürülebilir kente örnek olabilecek yavaş bir kenti incelemektir. Araştırmanın konusu, Halfeti'nin yavaş kent (Cittaslow) ve sürdürülebilir kent kapsamında değerlendirilmesidir. Bu araştırma, sosyal bilimler alanında yapılan nitel bir çalışmadır. Araştırmada, literatür taramasına dayanarak ikincil kaynaklardan elde edilen verilerin incelemesinin yanısıra görüşme tekniği kullanılmıştır. Bu doğrultuda araştırmada iki tür kaynaktan elde edilen veriler analiz edilmiştir. Bu araştırmanın evrenini yavaş kentler, örneklemini ise Halfeti oluşturmaktadır. Belirtilen örneklemde amaçsal örnekleme yöntemi kullanılarak seçilmiş olan Halfeti Cittaslow temsilcileri ve vatandaşlar ile görüşme yapılmıştır. Araştırmada Halfeti'de yavaş kent kapsamında yapılan çevre, altyapı, sosyal uyum, kentsel yaşam kalitesi, tarımsal, turistik, esnaf ve sanatkârlara dair politikalar, misafirperverlik, farkındalık için eğitim ve son olarak da ortaklıklar ile ilgili hizmetler (kriterler) başlıklar altında incelenmiştir. Söz konusu hizmetler aracılığıyla sosyal ve kültürel yaşam kalitesi artmıştır. Ayrıca yürütülen yavaş kent hizmetlerinin daha çok turizm alanında yoğunluk kazandığı görülmüştür. Sonuç olarak yapılan çalışmalar kenti ziyarete gelen misafirlerin hoşça vakit geçirmesine, yerel halkın hayat standartlarını yükseltmesine ve son olarak da kentin gelişimini devam ettirmesine yöneliktir. Bu ise bize Halfeti'de yavaş kent anlayışının sürdürülebilir kentsel kalkınmanın daha çok toplumsal ve ekonomik boyutu ile ilişkilendirildiğini göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Yavaş Kent, Sürdürülebilir Kent, Sürdürülebilirlik, Halfeti
Belediyelerde halkla ilişkiler: Uşak Belediyesi örneği
Bu çalışmanın amacı, Uşak Belediyesi'nin halkla ilişkiler faaliyetlerinin Uşak halkı tarafından nasıl algılandığını ortaya koymaktır. Bu bağlamda halkla ilişkilerin ilke ve amaçları doğrultusunda oluşturulan bir anket ile Uşak ilinde 454 kişiyi içeren bir alan araştırması yapılarak halkın tutumu ölçülmeye çalışılmıştır. Elde edilen veriler istatistiksel analize tabi tutulmuştur. Verilerin analizinde güvenilirlik analizleri, frekans, yüzdelik, ortalama, standart sapma, Varyans Analizi Testi, T Testi, Tek Yönlü Anova ve Regresyon testleri kullanılmıştır. Ayrıca Uşak Belediyesi ziyaret edilerek halkla ilişkiler sorumlusu ile bir görüşme gerçekleştirilmiştir. Ulaşılan sonuçlar çerçevesinde Uşak Belediyesi'nin halkla ilişkiler faaliyetleri değerlendirilmiş ve halkın, belediyenin halkla ilişkiler çalışmalarına dair algı ve tutumlarında demografik yapı, cinsiyet, eğitim düzeyi, gelir düzeyi, meslek grubu gibi hususlarda anlamlı farklılıklar ya da benzerlikler gösterdiği görülmüştür. Halkla ilişkiler alanında gösterilen gelişmelerin, kurumsal imajı doğrudan etkilediği görülmüştür. Çalışma, birtakım öneriler ifade edilerek sonlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Uşak Belediyesi, Halkla İlişkiler, İletişim, Tanıma, Tanıtma
Avrupa Birliği ve Türkiye örneğinde vatandaşın dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı
Günümüzde önemi hızla artan açık ve şeffaf yönetim anlayışı beraberinde yönetimde gizlilik ve kapalılık anlayışının sona ermesine ve vatandaş odaklı bir yönetim anlayışının inşa edilmesine katkı sağlamıştır. Bu bağlamda devlet ile olan ilişkilerinde vatandaşın rolü artmış ve kamu yönetiminin denetlenmesi ve yönetime katılması yönünde önemli gelişmeler olmuştur. Bu süreçte atılan adımlardan biri dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkının vatandaşa anayasal bir hak olarak tanınmasıdır. Bu çerçevede kamu yönetimini denetlemesinde ve yönetimde açıklık ve şeffaflığın sağlanmasında vatandaşın dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahip olmasının taşıdığı önemin ortaya konulması gerekmektedir. Özellikle Türkiye'de Avrupa Birliği (AB) müktesebatına uyum sürecinin kamu yönetimi açısından en önemli adımlarından birisi,bilgi edinme hakkını ve kamu denetçisine başvurma hakkını düzenleyen mevzuatların yasalaşmasıdır. Bu iki hak, 2010 Anayasa değişikliği ile 1982 Anayasası'nın dilekçe hakkını düzenleyen 74. maddesinde 'Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı' başlığı altında birlikte yer almıştır. Literatür taramasına dayanan ve ikincil kaynaklardan elde edilen verilerin analiz edildiği bu araştırma ile kamu yönetiminde açıklık ve şeffaflık uygulamalarının artmasında ve kamu yönetiminin vatandaş tarafından denetlenmesinde birer araç olan dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvuru hakları Türkiye ve AB örneğinde incelenmektedir. İnceleme ve karşılaştırma; yasal mevzuatların içeriği (amaç, kapsam ve hakları kullanmanın koşulları) ve yönetimde şeffaflığın sağlanması ve yönetimin denetlenmesindeki etkileri üzerinden yapılmaktadır.
E-devlet hizmetlerinden vatandaşların memnuniyeti: Uşak ili örneği
Teknolojideki gelişmeler siyasetten ekonomiye, toplumsal yaşamdan yönetime kadar her alanı etkiler. Bu değişim sürecinin getirdiği en büyük yeniliklerden biri, kamu hizmetlerinin elektronik platformlar üzerinden sunulmaya başlamasıdır. Mart 2020 tarihinden sonra tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını, e-devlet hizmetlerinin önemini artırmıştır. COVID-19 salgını, birçok ülkede sosyal mesafenin korunması önlemlerine paralel olarak e-devlet hizmetlerinin kullanımını hızlandırmış ve gönüllü kullanımı, zorunlu kullanıma dönüştürmüştür. Bu, salgın öncesinde e-devlet hizmetlerine mesafeli duran vatandaşların kamu hizmetlere online olarak erişmelerini sağlamış ve kamu kurumlarına fiziksel olarak gitme ihtiyacını azaltmıştır. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı, e-devletin kavramsal çerçevesini çizerek, vatandaşların COVID-19 salgını sırasında e-devlet hizmetlerini kullanımlarını ve bu hizmetlerden memnuniyetlerini demografik ve sosyo-ekonomik özellikleri ile ilişkilendirerek ölçmek ve analiz etmektir. Bu amaçla çalışmada vatandaşların e-devlet hizmetlerinden memnuniyetini etkileyen faktörleri ölçen bir ölçek geliştirildi. Pilot testin ardından Uşak ilinde 13 mahallede yaşayan ve basit tesadüfi örneklem yöntemiyle seçilen 396 vatandaş üzerinde anket soru formu ile bir alan araştırması yapıldı. SPSS-26 programına işlenen verilerin güvenilirlik, Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA), korelasyon, regresyon ve tanımlayıcı istatistiki analizleri yapıldı. 19 maddeli ölçeğin dört alt boyutlu (faktörlü) bir yapıdan oluştuğu ve bu faktörlerin toplam varyansın yaklaşık % 70,028'ini açıkladığı tespit edildi. Faktörler sırasıyla e-devlet kapasitesi, verimlilik, gizlilik ve güvenlik ve devlete güven olarak adlandırıldı. Faktörlerin e-devlet hizmetlerinden memnuniyeti anlamlı düzeyde yordayıp yordamadığını belirlemek için çoklu doğrusal regresyon analizi yapıldı. Regresyon analizi sonucuna göre model anlamlı bulundu. (F=57,592; p=.00). R2 değeri incelendiğinde e-devlet kapasitesi, verimlilik, gizlilik ve güvenlik ve devlete güvenin e-devlet hizmetlerinden memnuniyetin %37'sini açıkladığı tespit edildi. Anahtar Sözcükler: E-devlet, Vatandaş, Memnuniyet, E-devlet hizmetleri, Uşak, Bilgi İletişim Teknolojileri
E-devlet hizmetlerinden vatandaşların memnuniyeti: Uşak ili örneği
Teknolojideki gelişmeler siyasetten ekonomiye, toplumsal yaşamdan yönetime kadar her alanı etkiler. Bu değişim sürecinin getirdiği en büyük yeniliklerden biri, kamu hizmetlerinin elektronik platformlar üzerinden sunulmaya başlamasıdır. Mart 2020 tarihinden sonra tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını, e-devlet hizmetlerinin önemini artırmıştır. COVID-19 salgını, birçok ülkede sosyal mesafenin korunması önlemlerine paralel olarak e-devlet hizmetlerinin kullanımını hızlandırmış ve gönüllü kullanımı, zorunlu kullanıma dönüştürmüştür. Bu, salgın öncesinde e-devlet hizmetlerine mesafeli duran vatandaşların kamu hizmetlere online olarak erişmelerini sağlamış ve kamu kurumlarına fiziksel olarak gitme ihtiyacını azaltmıştır. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı, e-devletin kavramsal çerçevesini çizerek, vatandaşların COVID-19 salgını sırasında e-devlet hizmetlerini kullanımlarını ve bu hizmetlerden memnuniyetlerini demografik ve sosyo-ekonomik özellikleri ile ilişkilendirerek ölçmek ve analiz etmektir. Bu amaçla çalışmada vatandaşların e-devlet hizmetlerinden memnuniyetini etkileyen faktörleri ölçen bir ölçek geliştirildi. Pilot testin ardından Uşak ilinde 13 mahallede yaşayan ve basit tesadüfi örneklem yöntemiyle seçilen 396 vatandaş üzerinde anket soru formu ile bir alan araştırması yapıldı. SPSS-26 programına işlenen verilerin güvenilirlik, Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA), korelasyon, regresyon ve tanımlayıcı istatistiki analizleri yapıldı. 19 maddeli ölçeğin dört alt boyutlu (faktörlü) bir yapıdan oluştuğu ve bu faktörlerin toplam varyansın yaklaşık % 70,028'ini açıkladığı tespit edildi. Faktörler sırasıyla e-devlet kapasitesi, verimlilik, gizlilik ve güvenlik ve devlete güven olarak adlandırıldı. Faktörlerin e-devlet hizmetlerinden memnuniyeti anlamlı düzeyde yordayıp yordamadığını belirlemek için çoklu doğrusal regresyon analizi yapıldı. Regresyon analizi sonucuna göre model anlamlı bulundu. (F=57,592; p=.00). R2 değeri incelendiğinde e-devlet kapasitesi, verimlilik, gizlilik ve güvenlik ve devlete güvenin e-devlet hizmetlerinden memnuniyetin %37'sini açıkladığı tespit edildi. Anahtar Sözcükler: E-devlet, Vatandaş, Memnuniyet, E-devlet hizmetleri, Uşak, Bilgi İletişim Teknolojileri
Engellilere yönelik yerel yönetim hizmetleri: Bursa Büyükşehir Belediyesi örneği
Bu araştırmanın amacı, yerel yönetimlerin engellilere yönelik ne tür hizmetler sunduğunu örnek bir büyükşehir belediyesi çerçevesinde incelemektir. Araştırmanın konusu, Bursa BŞB'nin sosyal belediyecilik bağlamında engellilere yönelik sunduğu hizmetler ile sınırlandırılmıştır. Bu araştırma, sosyal bilimler alanında yapılan nitel bir araştırmadır. Bu doğrultuda araştırma konusuna uygun veriler doküman incelemesi ve görüşme teknikleri kullanılarak elde edilmiştir. Bu veriler Bursa BŞB kurumsal yapısında engellilere yönelik hizmet sunumunu gerçekleştiren birimlerden elde edilen dokümanlar ve ilgili birimlerde görevli kişilerin katılımıyla gerçekleştirilen görüşmeler ile araştırma verileridir. Bu çalışmanın evrenini Bursa BŞB oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi belirtilen evren içerisinden amaçsal örnekleme yöntemi kullanılarak seçilen Engelliler Şube Müdürlüğü ve BŞB'nin ilgili birimi olan Bursa Kent Konseyi Engelliler Meclisi'dir. Bursa BŞB'nin sosyal belediyecilik bağlamında engellilere yönelik uyguladıkları hizmetlerin ortaya konulması amacıyla elde edilen veriler içerik analizi kullanılarak tasnif edilmiştir. Araştırmada Bursa BŞB'nin engellilere yönelik eğitim, bakım ve sağlık, erişebilirlik ve ulaşılabilirlik, sosyal yardım ve sosyal hizmet, sosyal yaşam ile istihdam hizmetleri sunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca sunulan hizmetlerinde projeler ile desteklendiği tespit edilmiştir. Bu hizmetlerden Bursa BŞB'nin erişebilirlik ve ulaşabilirlik hizmetleri ve Engelsiz Yaşam Merkezi ile sosyal yaşama dair hizmetlerinde yoğunlaştığı görülmüştür. Bu hizmetlerinin amaçları da engellileri toplumsal yaşama dahil etmek, istihdamını sağlamak, kent içerisinde ulaşımı ve erişimi sağlamak, sosyalleşmelerini sağlamak, sağlıklı yaşam sürdürmelerini sağlamak ve diğer bireyler tarafından farkındalık oluşturmak gibi çok boyutlu olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Yerel yönetimler, sosyal belediyecilik, engelliler, büyükşehir belediyesi.
Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde kamu yönetimi reformları: Türkiye ve Polonya örneği
Kamu yönetiminde Avrupalılaşma çerçevesinde Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerde olduğu gibi aday ülkelerde de önemli reformlar yapılmıştır. Bu çalışmada, bir eski Doğu Bloku ülkesi ve AB üyesi olan Polonya ile Birliğe aday ülke statüsünde olan Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde yapmış oldukları kamu yönetimi reformları incelenmektedir. İkincil kaynakların karşılaştırmalı bir yöntemle analiz edildiği çalışmada, her iki ülkeye ilişkin kamu personel yönetimi, e-devlet, kamu mali yönetimi, etik yönetim, yerel yönetimler, bölgesel kalkınma ve ombudsmanlık kategorileri kapsamındaki reform alanları değerlendirilmektedir. Bunun yanı sıra her iki ülkede de ön plana çıkan kamu yönetimi reform ilkeleri belirtilmekte ve AB tarafından yayınlanan raporlar, Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verileri, uluslararası kuruluşların yayınladığı endeksler ışığında reform çalışmalarının başarıları değerlendirilmektedir. Çalışmanın sonucunda şu bulgular elde edilmiştir: Her iki ülkede yürütülen reform alanları ve reformlara temel oluşturan ilkelerde benzerlik bulunmaktadır. Özellikle, AB tarafından verilen mali yardımların denetimini kolaylaştırmayı amaçlayan kamu mali yönetimi reformlarında benzerlik bulunmaktadır. Türkiye'de, bölgesel politikalar alanında gerçekleştirilen reformlar biçimsel ve kurumsal düzeyde kalırken; Polonya'da ise, bölgesel kalkınma kapsamında sergilenen performans AB ülkeleri ortalamasının altında kalmıştır. Son olarak; AB'ye hâkim olan kamu yönetimi anlayışı, hem Türk hem de Polonya kamu yönetimi sistemini yakından etkilemiştir. Her ikisi de köklü bir tarihe ve devlet geleneğine sahip olan Türkiye'de ve Polonya'da kamu yönetimi alanında yürütülen reformlar, her iki ülkenin kamu yönetimi yapısını benzeştirmektedir. Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Türkiye, Polonya, Kamu Yönetimi Reformu
Ağlar, yönetişim ve bölgesel kalkınma bağlamında Zafer Kalkınma Ajansı: Bir sosyal ağ analizi çalışması
Bu tezin temel odağı, TR33 Bölgesi'nde kurumlar arası işbirliği durumunun sosyal ağ analizi ile tespit edilmesi, Zafer Kalkınma Ajansı (ZKA)'nın kurumlar arası işbirliği ve ağ ilişkilerinin oluşturulmasında ne derece etkili olduğunun görüşme verileri ile ortaya konmasıdır. Araştırmada, TR33 Bölgesi (Afyonkarahisar, Kütahya, Manisa, Uşak) il merkezlerinde bulunan, Ajansın yönetim kurulu üyeleri ve en son Kalkınma Kurulu üyelerinden oluşan 43 kurum yöneticisi veya Ajans ile ilgili olan yetkililerle anket ve yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. İşbirliği ağ ilişkilerini ortaya koymak üzere bu kurum yetkililerine, son bir yıl içinde bölgesel kalkınma ile ilgili hangi kurumlarla iletişim kurdukları, bilgi ve kaynak alışverişinde bulundukları, proje yaptıkları ve hangi kurumlara güvendikleri sorulmuştur. Sorulardan elde edilen veriler UCINET 6 ve Gephi programlarında analiz edilerek bölgenin işbirliği ağ haritaları çıkarılmıştır. İşbirliği ağları; iletişim, bilgi, kaynak, proje ve güven alt ağları olacak şekilde analiz edilmiştir. Veri analiz tekniği olarak sosyal ağ analizi kullanılmıştır. Bölgenin işbirliği ağlarının oluşmasının arka planında kurumların algı ve görüşlerini yansıtan yarı yapılandırılmış görüşme formlarından elde edilen veriler, tematik olarak analiz edilmiş ve sosyal ağ analizi verileriyle karşılaştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, ZKA, işbirliği ağlarının hepsinde aracılık görevi bakımından; Valilikler, Ticaret ve Sanayi Odaları ve İl Özel İdareleri de bağlantı sayısı bakımından ağların merkezinde konumlanmaktadır. Analizi yapılan ağların tümünde kamu kurumları ve yerel yönetimler sayıca fazladır. Kurumlar, bölgenin diğer illerindeki kurumlar ile işbirliği yapmaktansa kendi illeri içindeki kurumlarla işbirliğini tercih etmektedir. Afyonkarahisar, Kütahya ve Uşak illerindeki kurumlar arasında sınırlı da olsa işbirliği gözlemlenirken, Manisa çoğunlukla bölgenin diğer illeriyle işbirliği yapmamaktadır. Bölgede ağırlıklı olarak sanayi ve eğitim sektöründe hizmet veren kurum ve kuruluşların aktif işbirliği söz konusudur. Kamu- Sanayi- Üniversite İşbirliği (KÜSİ) platformu üyeleri Ajans ile en sıkı etkileşimde bulunan kurumlar olduğundan, bu kurumlar Ajans ile işbirliği yapmaktadır. Kurumlar çoğunlukla Ajansın proje hibelerinden yararlanmak için Ajansla etkileşim kurmaktadırlar. Ajans, bölge aktörlerinin birçoğu tarafından hibe veren kuruluşlar olarak algılanmaktadır. İşbirliği ağlarının merkezinde konumlanan aktörler, ajansa kolaylıkla erişebilirken, ağların çeperinde kalan aktörler ajans ile etkileşim kurmakta zorlanmaktadır. Ajansın bölgesel yönetişim ve işbirliği geliştirmeye yönelik doğrudan ağ stratejisi bulunmamaktadır. Ajans, bölgede doğrudan ve dolaylı olarak sanayi sektörü ile ilgili aktörlerin işbirliği ağı oluşturmasında kurumlar arasında koordinasyonu sağlamaktadır. Bölgesel kalkınma, bölgedeki tüm aktörleri kapsayan bölgesel yönetişim yapılarına dayanarak sağlanmamaktadır. Ajans, bölgesel yönetişim mekanizmasını belli sektörler açısından sağlasa da, kamu, özel ve sivil toplum kuruluşlarının hepsini kapsayan bir yönetişim sürecini yürütmekte başarı sağlayamamaktadır.
Ağlar, yönetişim ve bölgesel kalkınma bağlamında Zafer Kalkınma Ajansı: Bir sosyal ağ analizi çalışması
Bu tezin temel odağı, TR33 Bölgesi'nde kurumlar arası işbirliği durumunun sosyal ağ analizi ile tespit edilmesi, Zafer Kalkınma Ajansı (ZKA)'nın kurumlar arası işbirliği ve ağ ilişkilerinin oluşturulmasında ne derece etkili olduğunun görüşme verileri ile ortaya konmasıdır. Araştırmada, TR33 Bölgesi (Afyonkarahisar, Kütahya, Manisa, Uşak) il merkezlerinde bulunan, Ajansın yönetim kurulu üyeleri ve en son Kalkınma Kurulu üyelerinden oluşan 43 kurum yöneticisi veya Ajans ile ilgili olan yetkililerle anket ve yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. İşbirliği ağ ilişkilerini ortaya koymak üzere bu kurum yetkililerine, son bir yıl içinde bölgesel kalkınma ile ilgili hangi kurumlarla iletişim kurdukları, bilgi ve kaynak alışverişinde bulundukları, proje yaptıkları ve hangi kurumlara güvendikleri sorulmuştur. Sorulardan elde edilen veriler UCINET 6 ve Gephi programlarında analiz edilerek bölgenin işbirliği ağ haritaları çıkarılmıştır. İşbirliği ağları; iletişim, bilgi, kaynak, proje ve güven alt ağları olacak şekilde analiz edilmiştir. Veri analiz tekniği olarak sosyal ağ analizi kullanılmıştır. Bölgenin işbirliği ağlarının oluşmasının arka planında kurumların algı ve görüşlerini yansıtan yarı yapılandırılmış görüşme formlarından elde edilen veriler, tematik olarak analiz edilmiş ve sosyal ağ analizi verileriyle karşılaştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, ZKA, işbirliği ağlarının hepsinde aracılık görevi bakımından; Valilikler, Ticaret ve Sanayi Odaları ve İl Özel İdareleri de bağlantı sayısı bakımından ağların merkezinde konumlanmaktadır. Analizi yapılan ağların tümünde kamu kurumları ve yerel yönetimler sayıca fazladır. Kurumlar, bölgenin diğer illerindeki kurumlar ile işbirliği yapmaktansa kendi illeri içindeki kurumlarla işbirliğini tercih etmektedir. Afyonkarahisar, Kütahya ve Uşak illerindeki kurumlar arasında sınırlı da olsa işbirliği gözlemlenirken, Manisa çoğunlukla bölgenin diğer illeriyle işbirliği yapmamaktadır. Bölgede ağırlıklı olarak sanayi ve eğitim sektöründe hizmet veren kurum ve kuruluşların aktif işbirliği söz konusudur. Kamu- Sanayi- Üniversite İşbirliği (KÜSİ) platformu üyeleri Ajans ile en sıkı etkileşimde bulunan kurumlar olduğundan, bu kurumlar Ajans ile işbirliği yapmaktadır. Kurumlar çoğunlukla Ajansın proje hibelerinden yararlanmak için Ajansla etkileşim kurmaktadırlar. Ajans, bölge aktörlerinin birçoğu tarafından hibe veren kuruluşlar olarak algılanmaktadır. İşbirliği ağlarının merkezinde konumlanan aktörler, ajansa kolaylıkla erişebilirken, ağların çeperinde kalan aktörler ajans ile etkileşim kurmakta zorlanmaktadır. Ajansın bölgesel yönetişim ve işbirliği geliştirmeye yönelik doğrudan ağ stratejisi bulunmamaktadır. Ajans, bölgede doğrudan ve dolaylı olarak sanayi sektörü ile ilgili aktörlerin işbirliği ağı oluşturmasında kurumlar arasında koordinasyonu sağlamaktadır. Bölgesel kalkınma, bölgedeki tüm aktörleri kapsayan bölgesel yönetişim yapılarına dayanarak sağlanmamaktadır. Ajans, bölgesel yönetişim mekanizmasını belli sektörler açısından sağlasa da, kamu, özel ve sivil toplum kuruluşlarının hepsini kapsayan bir yönetişim sürecini yürütmekte başarı sağlayamamaktadır.
İdari reform bağlamında 1980 sonrası Türk kamu bürokrasisi
Çalışma; küresel ölçekte kamu yönetimi değerler dizisinde gerçekleşen farklılaşmalar çerçevesinde yaşanan gelişmelerin, Türk kamu yönetimine yansımalarını irdelemeyi hedeflemektedir. Bu doğrultuda 'geleneksel kamu yönetiminde' 1970'ler ve özellikle 1980 sonrası yaşanan gelişmeler; başta idari reformlar olmak üzere, 'Türk kamu yönetimi' ekseninde değerlendirilmiştir. Geleneksel kamu yönetimi Weber, Wilson ve Taylor etrafında büyük oranda şekillenmiştir. Büroların yönetimi, kamu yönetimi gibi anlamları karşılayan bürokrasi kavramı üzerinde Weber'in gerçekleştirdiği çalışmalar geleneksel kamu yönetiminde önemli bir yere sahiptir. Özellikle 20.yy son çeyreğinde yaşanan gelişmeler hem Weber bürokrasisinin hantal, verimsiz, kuralcı ve detaycı niteliklerinin hem de refah devleti anlayışının belirgin biçimde eleştirilmesine yol açmıştır. Diğer taraftan 1980 sonrası küreselleşmenin ivmelenen yükselişi ile birlikte ağırlığını giderek hissettiren küresel rekabet; ülke özelinde, başta Türk kamu bürokrasisi olmak üzere farklı başlıklarda reformlara duyulan ihtiyacı arttırmıştır. Zira bürokrasiye yönelik değişim, dönüşüm ve farklılaşmada küresel ve özellikle kapitalist beslenme kanallarının ilgili değişim, dönüşüm ve farklılaşmayı şekillendirebilen bir etkisi söz konusudur. Bu bağlamda 1980 sonrası Türk kamu bürokrasisinde yaşanan gelişmeler ilgili kapsam ve çalışma amacı doğrultusunda analiz edilmiştir. Çalışma bir bütün olarak değerlendirildiğinde küresel anlamda geleneksel kamu yönetiminde yaşanan farklılaşma ve ayrışmanın, ulusal ölçekte Türk kamu yönetimine yansıdığı ve özellikle 1980 sonrası yaşanan çeşitli gelişmeler ve idari reformların yönünün belirlenmesinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.