Doç. Dr. Erdal Bay danışmanlığındaki tezler

16 tez · Gaziantep University

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üçüncü sınıf fen bilimleri dersi öğretim programının öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi

Bu araştırma, T.C. MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan ve ilk defa 2014-2015 eğitim öğretim yılında uygulamaya konulan 3. Sınıf Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı'nı (FBDÖP) öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Öğretmenlerin programa ilişkin yeterlilik düzeyleri, programın geliştirilme sürecine ilişkin görüşleri, programa yönelik görüşleri, programın uygulama sürecine ve daha iyi uygulanmasına yönelik görüşleri araştırılmıştır. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Şanlıurfa merkez ilçelerindeki ilkokullarda görev yapan 110 tane 3. sınıf öğretmeni üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada verilerin toplanması için araştırmacı tarafından geliştirilen anket, doğru-yanlış testi ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizi SPSS 20.00 paket programında gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, mod, medyan, ranj, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre 3. Sınıf FBDÖP ile ilgili öğretmenlerin bilgi yeterlilik düzeylerinin ''orta düzeyde'' olduğu, öğretmenlerin büyük çoğunluğunun yeni uygulamaya konulan bu programla ilgili herhangi bir eğitim almadığı, bu programla ilgili bilgiye ulaşmada en çok internet, en az ise MEM e-posta bilgilendirmesiyle ulaşıldığı, internetin ''yüksek'' MEM e-posta bilgilendirmesinin ise ''düşük'' düzeyde yeterli görüldüğü belirlenmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin 3. Sınıf FBDÖP'nın genel yapısını, programda yer alan kazanımları, programın içeriğini ve öğrenme-öğretme sürecini ''yüksek'' düzeyde yeterli gördükleri, ölçme-değerlendirme boyutunu ise ''orta'' düzeyde yeterli gördükleri belirlenmiştir. Sonuç olarak öğretmenler programın genel yapısını, kazanımları boyutunu, programın içeriğini, öğrenme-öğretme sürecini ve ölçme-değerlendirme boyutunu genel olarak olumlu görmekte; ancak eksikliklerinin olduğunu da belirtmektedirler.

Fen bilgisiFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+5
İsmail Başıbeyaz
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kuantum öğrenme döngüsü ile desteklenen harmanlanmış öğrenmenin etkililiği üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın amacı Kuantum öğrenme döngüsü ile desteklenen harmanlanmış öğrenmenin öğrenci başarısı, motivasyonu, bilişsel-sosyal-öğretimsel buradalığı ile algısı üzerindeki etkisinin ve harmanlanmış öğrenmenin etkili bileşenlerinin belirlenmesidir. Eldeki çalışma öğretmenlere ve öğretim elemanlarına rehber olabilecek spesifik bir harmanlanmış öğrenme modeli sunmakta, bir ders sürecini bütünüyle ele alarak harmanlanmış öğrenmenin etkili bileşenlerini ortaya koymakta böylelikle gelecekte daha nitelikli harmanlanmış öğrenme ortamlarının oluşturulma-sına katkıda bulunmaktadır. Çalışma ayrıca, ders sürecinin çevrimiçi kısmında Edmodo'nun kullanılması ve araştırmanın bir kısmında Q metodunun kullanılması noktalarında önem taşımakta ve literatüre bu şekilde katkıda bulunulmaktadır. Çalışmada karma yöntem kullanılmıştır. Bu çalışma bağlamında özellikle odaklanılan nokta, öğrencilerin başarılarına katkıda bulunan etkenleri belirlemek ve bu etkenlerle ilgili görüşlerini derinlemesine irdelemektir. Bu nedenle bu çalışmada karma araştırma yöntemlerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Çalışmanın deneysel kısmı öntest-sontest kontrol gruplu desen, nitel kısmı ise olgubilim desenindedir. Çalışma 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılı Bahar döneminde Gaziantep Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği 3. sınıfta öğrenim görmekte olan 63 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. 63 öğrencinin 31'i deney 32'si kontrol grubundadır. Araştırma sonuçlarına göre Kuantum öğrenme döngüsü ile desteklenen harmanlanmış öğrenme sürecine katılan deney grubu öğrencilerinin başarı, motivasyon ve bilişsel, sosyal ve öğretimsel buradalıklarının harmanlanmış öğrenme sürecine katılan kontrol grubu öğrencilerine göre deney grubu lehine anlamlı olarak farklılaştığı ortaya konmuştur. Sürece ilişkin öğrenci algıları incelendiğinde öğrencilerin sürece ilişkin olumlu fikir birliği içerisinde oldukları, kendilerinin aktif olduğu gösterme, tekrar etme gibi etkinliklerde yer almaktan memnun oldukları ve süreçte öğretim elemanının rolünü önemsedikleri tespit edilmiştir. Gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda öğretim elemanının rolü, tasarıma özgü etkinlikler, öğrenme yönetim sisteminin özellikleri, çevrimiçi öğrenmenin tamamlayıcısı olarak yüz yüze dersler, çevrimiçi ders materyallerinin özellikleri, öğrenci-öğrenci etkileşimi, ölçme-değerlendirme süreci, öğrenci rolü ve ders dışı çevrimiçi paylaşımlar harmanlanmış öğrenme sürecinin etkili bileşenleri olarak belirlenmiştir. Sonuçlara yönelik olarak araştırmacı ve uygulayıcılara önerilerde bulunulmuştur.

Aday öğretmenlerAlgıBilişsel buradalık+5
Sevilay Çırak
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Otantik görev odaklı uygulamaların yabancı dil eğitimine etkisinin incelenmesi

Bu çalışma otantik görev odaklı uygulamaların ortaokul 5. sınıf yabancı dil eğitimine etkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışmada, karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda deneysel yöntemlerden Dönüşümlü Tekrar Desen (Switching Replications Design) kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise durum çalışması yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmada otantik görev odaklı olarak hazırlanan öğretim programının deney grubu ile kontrol grubu arasında başarıları açısından anlamlı farklılık olup olmadığı araştırılmıştır. Ayrıca kendini değerlendirme ve öğretmen değerlendirme puanlarının sonuçları ile araştırmaya katılan öğretmenlerin otantik görevler ile ilgili görüşleri alınmıştır. Araştırma bir ortaokulun 5. sınıf öğrencileri ile yürütülmüş olup deney grubunda 26, kontrol grubunda 26 olmak üzere toplam 52 öğrenci ile çalışılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre, otantik görevlerin öğrenci başarıları üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu ve başarı düzeylerini arttırmada her iki aşamada da daha etkili olduğu bulunmuştur. Öğrencilerin kendini değerlendirme puanlarına ilişkin mutlak başarı düzeylerine bakıldığında, her iki aşamada da deney grupları kontrol gruplarındaki öğrencilere göre kendilerini daha yeterli görmektedir. Öğretmen değerlendirme puanlarına ilişkin mutlak başarı düzeylerine bakıldığında, her iki aşamada da öğretmen, deney gruplarındaki öğrencileri kontrol gruplarındaki öğrencilere göre daha yeterli görmektedir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin otantik görevlere ilişkin görüşleri genel olarak olumludur, ancak uygulama aşamasında karşılaşılabilecek bazı olumsuzluklardan da bahsetmişlerdir. Sonuç olarak elde edilen bulgular otantik görev odaklı uygulamaların öğrenci başarıları üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Anahtar kelimeler: Otantik görev odaklı yaklaşım, Otantik öğrenme, Yabancı dil eğitimi

Görev temelli öğretimOtantikOtantik öğrenme+2
Berna Karakoç
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Fen bilimleri dersinde etkili öğretim stratejilerinin etkililiğinin değerlendirilmesi

Bu araştırma, etkili öğretim stratejilerinin kullanıldığı ders sürecinin ilkokul 4. sınıf fen bilimleri dersindeki etkililiğinin belirlenmesi ve öğretim sürecindeki etkili öğretim stratejilerinin uygulanmasında oluşan durumu ortaya koyması amacıyla yapılmıştır. Araştırma eylem araştırması biçiminde desenlenmiştir. Eylem araştırmasının ise teknik/bilimsel/işbirlikçi türü esas alınmıştır. Araştırmanın uygulaması 2015–2016 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Kahramanmaraş Merkez ilçeye bağlı bir okulda, 18 kişilik 4/B sınıfının fen bilimleri dersinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu seçilirken ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Öğretim sürecinde uygulanmak üzere "Geçmişten günümüze aydınlatma ve ses teknolojileri" ünitesinde etkili öğretim stratejilerinin kullanıldığı bir öğretim planı tasarlanmış ve uygulamaya konulmuştur. Öğretim uygulamaları çalışma grubunun tümü üzerinde gerçekleştirilmiş ve oluşan durumu ortaya koymak amacıyla tüm öğrencilerle odak grup görüşmesi ve sınıf öğretmeni ile yarı yapılandırılmış görüşme şeklinde gerçekleştirilmiştir. Uygulama başlamadan önce süreç içerisinde kullanılacak plan hazırlanmış 6 ders saati boyunca uygulanarak pilot uygulama gerçekleştirilmiştir. Asıl uygulama ise toplam 6 hafta 23 ders saati sürmüştür. Araştırma verileri çoktan seçmeli test, klasik sınav, görüşme formları aracılığı ile toplanmıştır. Verilerin analizi; nitel ve nicel verilerin analizleri olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Nicel verilerin analizinde verilerin frekans ve yüzde analizleri ve t-testi yapılmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmada ulaşılan sonuçlar, etkili öğretim stratejilerinin kullanıldığı uygulamalar sonucunda öğrencilerin başarıları ve üstbilişsel farkındalık düzeylerinde olumlu yönde değişme sağladığını göstermiştir. Ayrıca yapılan uygulamalar sonucunda öğrencilerin derse ve uygulayıcı öğretmene ilişkin görüşleri ve tutumlarının olumlu yönde olduğu görülmüştür. Uygulama sonrasında öğrencilerin ve gözlemci olarak yer alan sınıf öğretmeninin de öğrenme sürecine ilişkin görüşleri incelenmiş ve hem öğrencilerin hem de sınıf öğretmeninin uygulayıcı öğretmen, öğrenci ve stratejilerle ilgili genel olarak olumlu görüşleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Olumsuz olarak ise sadece öğrencilerden birinin ödevleri yapmakta zorlandığına ve sınıf öğretmeninin stratejilerin bazılarının zaman aldığına ilişkin bir olumsuz görüşe rastlanmıştır. Uygulama sürecinde ve sonrasında etkili öğretim stratejilerini öğretim sürecinde uygulamaya koyan uygulayıcı konumundaki araştırmacının tuttuğu günlük sonucu ulaşılan görüşleri incelendiğinde ise öğretmene, öğrencilere, stratejilere ve eğitim ortamına ilişkin olumlu ve olumsuz görüşlerinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Etkili öğretim, etkili öğretim stratejileri, Fen bilimleri eğitimi

Etkili öğrenme yöntemleriEğitim stratejileriFen bilgisi dersi+3
Kevser Kara
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı dil olarak İngilizce öğretiminde etkili öğretim stratejilerin analizi (Durum çalışması)

Bu çalışma, bir okulda yabancı dil eğitimi ile ilgili okul iç paydaşlarının görüşlerin dikkate alınmasını ve 5.sınıf İngilizce dersinde etkili öğretim stratejilerini analiz etmeyi amaçlamıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden biri olan bütüncül tek durum deseni kullanılmıştır. Çalışma, Adana'da bulunan bir devlet okulunda uygulanmıştır. Çalışma grubunu İngilizce öğretmenleri, okul yöneticileri, öğrenciler ve araştırmacı oluşturmaktadır. Araştırmada görüşme, gözlem, doküman analizi, anket ve araştırmacı günlüğü kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, birinci problem durumuyla ilgili olarak okul yöneticileri yabancı dil öğretimindeki sorunları eğitim sistemi, öğretmen sıkıntısı, materyal eksikliği ve bölgesel farklılıklar olarak belirtirken, öğretmenler ise müfredat sıkıntısı, dilbilgisine dayalı öğretim anlayışının olması ve materyal eksikliği şeklinde ifade edilmiştir. Öğrencilerle yapılan görüşmede ise öğrencilerin İngilizce dersini sevme nedeni olarak iletişim kurma vedil öğrenmeyi sevme durumu ortaya çıkmıştır. İngilizce dersini en iyi öğrenme yolları olarak öğrenciler " tekrar yapma,alıştırma,ev ödevi, görsel materyal ve sınıf ortamı" olarak ifade etmişlerdir. Çalışmanın ikinci problem durumuyla ilgili olarak doküman analizinde daha çok "işbirliğine dayalı öğrenme ve dile dayalı olmayan temsiller" stratejilerin yer aldığı görülmüştür. Çalışmanın ikinci problem durumuyla ilgili olarak öğretmenlerin etkili öğretim stratejileri ile ilgili lisans dönemlerinde herhangi bir eğitim almadıkları, öğretimin etkili olması için öğretmenlerin görsel materyal kullanmak, beden dilini kullanmak, öğrenciyi aktif olarak sürece dahil ettikleri anlaşılmıştır. Araştırmanın dördüncü problem durumuyla ilgili olarak öğretmenlerin farklı etkili öğretim stratejilerini farklı şekilde kullandıkları anlaşılmıştır. Ayrıca farklı etkili öğretim stratejilerinden sadece "özet çıkarma ve not tutma", "işbirliğine dayalı öğrenme" ve "varsayım üretme ve test etme" stratejilerini kullanmadıkları gözlenmiştir.

Dil öğretimiEtkili öğrenme yöntemleriYabancı dil+6
Hatun Buğra Altunöz
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İngilizce öğretmenlerinin Eğitim Bilişim Ağı (EBA) kullanım durumlarının incelenmesi

Bu çalışma, İngilizce öğretmenlerinin FATİH Projesi'nin bileşenlerinden biri olan Eğitim Bilişim Ağı'nı (EBA) kullanım durumlarının incelenmesini amaçlamıştır. Araştırmada nicel araştırma desenlerinden betimsel tarama deseni tercih edilmiştir. Çalışmada Karabük il merkezinde ve Safranbolu ilçesinde proje kapsamında donanım ve yazılım kurulumu tamamlanmış 50 okulda görev yapan 105 İngilizce öğretmenine anket uygulanmıştır. Anket uygulanan öğretmenlerden gönüllülük esasına göre seçilen 8 kişi ile de yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre İngilizce öğretmenleri etkileşimli tahtayı belirli sıklıklarla kullanırken EBA'yı kullanma sıklıkları istenen düzeyin altındadır. EBA'yı en çok içerik sağlamak için kullanan İngilizce öğretmenleri, EBA'da içerik geliştirmemekte ve paylaşmamaktadır. İngilizce öğretmenlerinin EBA'ya karşı olumlu tutum geliştirdikleri ve EBA kullanım öz-yeterliklerinin de iyi düzeyde olduğu çalışmada ulaşılan sonuçlar arasındadır. Öğretmenler EBA'da bulunan ders içeriklerini ise sayıca yeterli fakat verimsiz olarak değerlendirmekte ve EBA'da daha kaliteli içeriklerin bulunmasını beklemektedirler.

Branş öğretmenleriEğitim Bilişim AğıFatih Projesi+5
Muhammet Esad Kuloğlu
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Okul öncesi eğitimde STEM yaklaşımının uygulanabilirliği (Eylem araştırması)

STEM, [Fen (Science), Teknoloji (Technology), Mühendislik (Engineering) ve Matematik (Mathematics)] kelimelerinin İngilizce karşılıklarının baş harflerinin kısaltmasından meydana gelen ve bu alanları kapsayan bir yaklaşımdır. STEM yaklaşımı öğrencinin aktif katılımının sağlandığı, disiplinler arası ve uygulamaya yönelik eğitim modelini ifade ettiğinden okul öncesi eğitimde yer alması kaçınılmazdır. Bu çalışmanın genel amacı, okul öncesinde STEM yaklaşımının uygulanabilirliğini ve etkililiğini araştırmaktır. Üç aşamalı olarak gerçekleştirilen çalışmada ilk olarak okul öncesinde STEM uygulaması için gerekli olan fiziksel kapasite ve öğretmen özellikleri boyutunda bağlamın nasıl olması gerektiği araştırılmıştır. İkinci aşamada, okul öncesinde STEM uygulanabilmesi için eğitici eğitim programı geliştirilmesi, uygulanması ve uygulamada ortaya çıkan sorunlar ile bu sorunların çözümüne odaklanılmıştır. Üçüncü aşamada, okul öncesi öğretmenlerinin STEM etkinlikleri geliştirme, gerçek sınıf ortamlarında uygulama ve süreç yönetme becerileri araştırılmıştır. Ayrıca STEM eğitim yaklaşımına uygun olarak geliştirilen etkinliklerin öğrencilerin bilişsel süreç, sosyal ürün ortaya koyma, takım çalışması ve sunum becerileri üzerindeki etkileri de araştırılmıştır. Araştırmada eylem araştırmasının teknik/bilimsel/işbirlikçi modeli temel alınmıştır. Araştırma 2017-2018 eğitim - öğretim yılında Gaziantep ilindeki özel bir okulda ve bu okulda görev yapan üç okul öncesi öğretmeni ve 57 okul öncesi dönemdeki çocuklar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında okulun STEM yaklaşımına uygun özelliklere sahip olup olmadığı incelendikten sonra STEM için gerekli özellikler tamamlanmıştır. Daha sonra öğretmenlere yönelik sekiz ana oturum ve iki ek oturum olmak üzere toplamda on oturumdan oluşan iki buçuk aylık STEM eğitici eğitim programı geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Uygulama sürecinde ortaya çıkan sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştirilmiştir. Bir sonraki aşamada eğitici eğitimi alan öğretmenler kendi sınıflarında araştırmacı mentörlüğünde STEM yaklaşımına uygun etkinlikleri uygulamışlardır. Bu süreçte öğretmenlerin STEM becerilerini transfer etme durumları, gerçek sınıf ortamında ortaya çıkan sorunlar belirlenmiş ve buna yönelik çözüm önerileri geliştirilmiştir. En son aşamada STEM etkinliklerinin okul öncesi dönemdeki çocuklar üzerindeki etkiliği incelenmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak, uygulama okulu yıllık ve aylık planları, eğitim alanı ortam fotoğrafları, öğretmenlerin özgeçmişleri, öğretmenler tarafından geliştirilen STEM etkinlikleri, öğretmenlerle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler, bilgi temelli hayat problemi (BTHP) rubriği, STEM ders planı rubriği, öğretmenlere yönelik başarı testi, STEM eğitici eğitimi değerlendirme anketi, bilişsel süreç: mühendislik rubriği, sosyal ürün genel rubriği, sosyal ürün: takım çalışması rubriği, yarı yapılandırılmış gözlem formu, öğretmen günlükleri şeklinde farklı nitel ve nicel veri toplama araçlarından yararlanılmıştır. Nitel veri toplama araçlarından elde edilen veriler betimsel ve içerik analizine tabi tutulurken, nicel veri toplama araçlarından elde edilen veriler SPSS 23.0 Paket Programı üzerinden aritmetik ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde hesaplamalarıyla birlikte Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Friedman Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; okul öncesi öğretmenlerinin STEM eğitimine yönelik pozitif bir tutuma sahip olmalarına rağmen okul öncesi eğitim kurumlarının STEM'e yönelik teknik, fiziki ve beşeri kapasitelerinin geliştirmeye açık olduğu saptanmıştır. Araştırmada katılımcıların, amaca uygun olarak tasarlanan bir STEM eğitici eğitiminde kazandıkları beceri ve yeterlikleri sınıf ortamına başarıyla transfer ettikleri tespit edilmiştir. Öğretmenlerin STEM ile ilgili BTHP ve ders planı hazırlama boyutlarında eksiklikler gözlemlenmiştir. Geliştirilen çözüm önerileri ile eksikliklerin azaldığı tespit edilmiştir. Buna ek olarak, sınıf içi STEM etkinlik uygulamalarının okul öncesi dönemdeki çocukların sosyal ürün ortaya koyma, sosyal ürün takım çalışması, sosyal ürün sunum ve bilişsel süreç mühendislik becerileri üzerinde pozitif yönde kalıcı bir etki meydana getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, STEM yaklaşımının okul öncesinde uygulanabileceği ve etkili olabileceği söylenebilir. Araştırma kapsamında, araştırmacılara, politika geliştiricilere ve uygulayıcılara yönelik öneriler getirilmiştir.

FeTeMMOkul öncesi eğitimSTEM eğitim yöntemi
Mehmet Başaran
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bilgi işlemsel düşünme becerisine yönelik program tasarımının geliştirilmesi ve etkililiğinin değerlendirilmesi

21. yüzyıl becerileri arasında yer alan bilgi işlemsel düşünme her bireyin sahip olması gereken bir beceri olarak tanımlanmakta ve önemi çeşitli çalışmalarla ifade edilmektedir. Bu beceri, öğrencilere kazandırılması için öğretim programlarında yerini almaya başlamıştır; ancak bu eğitimi verecek öğretmenlerin de bu beceriye ve bu beceriyi aktarma yetkinliğine sahip olması gerekmektedir. Literatürde bilgi işlemsel düşünme becerisini kazandırmak üzere hazırlanmış ve sadece bilişim teknolojileri alanında olmayan program tasarımına rastlanmamıştır. Bu araştırma ilgili alandaki eksikliğe katkıda bulunmak için öğretmen adaylarına bilgi işlemsel düşünme becerisini kazandırmayı amaçlamıştır. Bunun için bilgi işlemsel düşünme becerisinin kazandırılmasına ilişkin program tasarımının hazırlanması, uygulanması ve etkililiğinin değerlendirilmesi planlanmıştır. Bu çalışmada yeni ürünler tasarlamayı amaçlayan, yenilikçi bakış açısına sahip, değişikliklerin yer aldığı döngüleri içeren tasarım tabanlı araştırma yöntemi seçilmiştir. Tasarım tabanlı araştırmaya göre arzulanan sonuç elde edilene kadar araştırma sürecine devam edilir. Bu çalışmada bilgi işlemsel düşünme becerisi için program geriye dönük model ile tasarlanmış ve ilk çalışma grubuna uygulanmıştır. Uygulama sonunda elde edilen veriler değerlendirilerek program tasarımı güncellenmiş ve başka bir çalışma grubuna uygulanmıştır. İkinci uygulamadan elde edilen veriler de değerlendirilerek program tasarımına son hali verilmiştir. Çalışma grubu vakıf üniversitesinde öğrenim gören sınıf öğretmenliği üçüncü sınıf öğrencilerinden gönüllü olan 11 öğrenciden oluşmaktadır. İlk uygulamada beş öğretmen adayı, ikinci uygulamada altı öğretmen adayı yer almıştır. İlk uygulama hafta içi her gün olmak üzere toplamda dokuz gün boyunca 40 saat sürerken, ikinci uygulama hafta sonları toplamda sekiz gün-dört hafta sonu olmak üzere toplamda 52 saat devam etmiştir. Programdaki etkinlikler sınıf öğretmenliği göz önünde bulundurularak çeşitli konu alanlarında olmasına ve günlük yaşamdan örneklerin yer almasına özen gösterilmiştir. Bilgi işlemsel düşünme becerilerini ölçmek için bilgi işlemsel düşünmenin boyutlarını içeren beceri testi eğitim öncesi ve sonrasında uygulanmış, değerlendirilmesi için analitik rubrik geliştirilmiştir. Ayrıca eğitimi bitirme koşulu olarak öğretmen adaylarından bilgi işlemsel düşünmenin iki ana boyutu için bitirme projeleri istenmiştir. Bu projeleri de değerlendirebilmek için yine analitik rubrik geliştirilmiştir. Programın değerlendirilmesine ilişkin eğitim süresince etkinlik değerlendirme formları kullanılırken, eğitim sonunda öğretmen adaylarıyla görüşme yapılmıştır. Ayrıca program tasarımı için farklı alanlardan uzman görüşü alınarak da değerlendirilmiştir. Tüm sürecin içinde yer alması ve tasarım tabanlı araştırmanın doğası gereği araştırmacının aynı zamanda uygulayıcı olması nedeniyle araştırmacı günlüğü tüm süreci betimlemek için kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre katılımcıların bilgi işlemsel düşünme becerilerinde eğitim sonrasında artış olmuştur. Problem çözme, sorgulama, analitik düşünme becerilerinde gelişme olduğunu, meslek yaşamlarında bilgi işlemsel düşünmeyi kullanabileceklerini, buna ilişkin etkinlikler hazırlayabileceklerini, bu alanda çalışanlarla işbirliği yapabileceklerini ifade etmişlerdir. Katılımcılar, aldıkları eğitimi anaokulundan başlamak üzere her eğitim düzeyinden bireyin alması gerektiğini, günlük yaşamdan örnekleri içermesi yönüyle anlaşılır olduğunu, ancak algoritmalarda zorlandıklarını belirtmişlerdir. Tüm elde edilen verilere göre bilgi işlemsel düşünme becerisi için iki aşamada hazırlanan program tasarımının çalışma grubunda etkili olduğu görülmüş ve bu tür eğitimlerin yaygınlaşmasına ilişkin öneriler sunulmuştur.

Aday öğretmenlerBilgi işlemsel düşünmeEtkililik+4
Özlem Üzümcü
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Benzerlikler ve farklılıklar stratejisinin sosyal bilgiler dersinde öğrenci başarısı üzerinde etkililiğinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın temel amacı Marzano'nun etkili öğretim stratejilerinden benzerlik ve farklıkları belirleme stratejisinin 2017-2018 eğitim öğretim yılı Sosyal Bilgiler dersi ünitelendirilmiş yıllık planına göre 6. Sınıf "Ülkemizin Kaynakları" ünitesinde öğrencilerin başarısına etkisinin olup olmadığının incelenmesidir. Araştırmada çalışmanın amaçlarına ulaşmak için yöntem olarak deneysel model belirlenmiştir. Çalışma, Gaziantep'te bulunan bir özel okulda uygulanmıştır. Çalışma grubunu 6. sınıflardan deney ve kontrol grubu öğrencileri olarak iki şube oluşturmaktadır. 5 hafta olmak üzere planlanan "Ülkemizin Kaynakları" ünitesinde eğitim öncesi ön-test, eğitim sonrası son-test ve eğitimden 6 hafta sonra kalıcılık testi uygulanmıştır. Ayrıca öğrencilerin SOLO taksonomi düzeyine göre değişimlerinin belirlemek için eğitim öncesi ve sonrası açık uçlu sınav uygulanmıştır. Çalışma için bir deney ve bir kontrol grubu bulunmaktadır. Başarı ölçümleri de dikkate alındığında 2x3 deneysel tasarım kullanılmıştır. Ön-test, son-test ve kalıcılık sınav puanları karşılaştırmak için tekrarlı ölçümler testi kullanılmıştır. Test sonuçlarına göre Deney ve kontrol gruplarının ön-test puanlarına göre son-test ve kalıcılık testlerindeki gelişimleri istatistiksek olarak anlamlılık düzeyindedir. Deney ve kontrol grubun arasındaki farklılaşma ise istatistiksel olarak anlamlılık düzeyinde değildir. Açık uçlu sınav analizlerine göre ise öğrencilerin cevapları SOLO taksonomiye göre farklı düzeylerdedir. Tek yönlü yapı ve çoklu yönlü yapıda daha fazla cevap bulunmaktadır. Öğrencilerin ön sınav ve son sınav cevaplarının değişimi incelendiğinde ise daha üst yapılara geçiş olmakla birlikte daha alt yapılara da geçişler gözlemlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarındaki aynı kalma ve değişme oranlarına göre kontrol grubunda değişkenlik daha az iken deney grubunda değişkenlik daha fazla olmuştur. Yapılan etkinlikler öğrencilerin bilişsel farkındalık düzeylerini artırdığı söylenebilir.

BenzerlikEtkili öğrenme yöntemleriEtkililik+7
Cevahir Duman
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2013 okul öncesi eğitim programının karakter eğitimi açısından değerlendirilmesi

Okul öncesi dönem çocuğun karakterinin büyük bir kısmının şekillendiği, gelecekte nasıl bir kişi olacağının temellerinin atıldığı kritik bir dönemdir. Bu nedenle de bu dönemde çocuğa verilecek olan karakter eğitimi ve eğitimin niteliği büyük bir önem arz etmektedir. Bu çalışmanın genel amacı, okul öncesi eğitimi karakter eğitimi bağlamında analiz etmektir. Üç aşamalı olarak gerçekleştirilen çalışmada ilk olarak 2013 Okul Öncesi Eğitim Programı ve 2013 Okul Öncesi Eğitim Programları Etkinlik Kitabı ile 2018 Okul Öncesi Etkinlik Kitabı karakter eğitimi açısından analiz edilmiştir. İkinci aşamada 2013 Okul Öncesi Eğitim Programının analizinden çıkarılan karakteristik özelliklerin gerçekleşme ve önem düzeyine yönelik öğretmen görüşleri belirlenmiştir. Üçüncü aşamada ise yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla okul öncesi öğretmenlerinin, karakter eğitimine ilişkin görüşlerinin neler olduğu saptanmaya çalışılmıştır. Araştırmada nitel ve nicel veri yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemi, desen olarak da açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırma 2018-2019 eğitim - öğretim yılında Gaziantep ili Şahinbey ilçesindeki resmi, bağımsız anaokullarında görev yapan okul öncesi öğretmenleri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "2013 Okul Öncesi Eğitim Programı, 2013 Okul Öncesi Eğitim Programları Etkinlik Kitabı, 2018 Okul Öncesi Etkinlik Kitapları", araştırmacı tarafından geliştirilen anket ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma kapsamında dökümanlar ve yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Anket formundan elde edilen veriler ise SPSS paket programıyla betimleyici istatistikler belirlenerek analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; 2013 Okul Öncesi Eğitim Programında en fazla dikkatli, yetenekli, yaratıcı ve bağımsız karakter özelliklerine yer verildiği saptanmıştır. Yine 2013 Okul Öncesi Eğitim Programı ile 2013 Okul Öncesi Eğitim Programları Etkinlik Kitabının ve 2018 Okul Öncesi Etkinlik Kitabının karakter eğitimi açısından uyumlarının olduğu görülmüştür. Okul öncesi öğretmenlerine göre, programdan çıkarılan kırk yedi karakteristik özelliğin önem düzeylerinin bir özellik hariç çok önemli olarak görüldüğü; yine bu karakteristik özelliklerin gerçekleşme düzeylerinin ise iki özellik haricinde yüksek gerçekleşme düzeyinde olduğu bulunmuştur. Yarı yapılandırılmış görüşme sorularından elde edilen sonuçlarda, okul öncesi öğretmenlerinin karakter eğitimini sıkça değer eğitimi ile karıştırdıkları; okul öncesi dönem çocuklarına verilmesi gereken karakter özelliklerinin başında saygı, sevgi ve dürüstlük özelliklerinin geldiği; karakter eğitimini etkileyen en önemli faktörün aile ve daha sonra da okulun bulunduğu çevre olduğu tespit edilmiştir. Görüşme sorularından elde edilen bir diğer sonuç ise karakter eğitiminin mevcut okul öncesi eğitim programına ek kazanımlar aracılığıyla eklenmesidir. Öğretmenlerin ise karakter eğitimi hakkında çeşitli hizmetiçi eğitimlerle bilgi sahibi olmalarının sağlanması gerektiği sonucu da bir diğer görüşme verileri sonucu olarak bulunmuştur. Sonuç olarak; okul öncesi dönemde karakter eğitimi uygulamalarının önemi ve neler yapılması gerektiği konusunda araştırmacılara, uygulayıcılara ve politika yapıcılara yönelik öneriler getirilmiştir. Anahtar kelimeler: Okul Öncesi Eğitim Programında Karakter Eğitimi, Okul Öncesi Karakter Eğitimi, Karakter, Karakter Eğitimi.

Eğitim programlarıKarakterKarakter eğitimi+3
Evrim Kocalar
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı dil olarak İngilizce öğretimi alanındaki araştırma eğilimleri

Bu araştırmanın amacı yabancı dil olarak İngilizce Dil öğretimi alanındaki araştırma eğilimlerini incelemektir. Araştırmada doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu amaç doğrultusunda 2015-2018 yılları arasında yapılmış olan yüksek lisans ve doktora tezleri çalışma grubu olarak belirlenmiştir. YÖK tez tarama merkezinde çevrim içinde ulaşılabilen tezler çalışma grubuna dahil edilmiştir. Çalışmada verilerin Sözbilir, Kutu ve Yaşar tarafından geliştirilen "yayın sınıflama formu" ile düzenlenmiştir. Çalışma türü, yılı, veri toplama araçları, örneklem, örneklem büyüklüğü, öğeleri ile ilgili veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre nicel ve karma desenlerin en çok tercih edilen desen olduğu veri toplama araçlarında ise likert tipi anket/ölçek ile yarı yapılandırılmış görüşme formların ön plana çıktığı görülmüştür. Örneklem olarak lisans grubu ve öğretmenler ön plana çıkarken örneklem büyüklüğü olarak 31-100 ve 11-30 örneklem büyüklükleri ön plana çıkmaktadır. Nicel analizlerden betimsel analiz ön plana çıkarken, kestirimsel analizlerde en çok t -testinin kullanıldığı görülmüştür. Konu alanlarına göre ise en çok iletişim becerileri, İngilizce eğitim öğretimi ve öğrenimi, kelime öğretimi gibi konular üzerinde çalışıldığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak elde edilen bulgular doğrultusunda ileriki çalışmalar için birtakım anlaşılamayan olguları derinlemesine inceleme imkanı sunan nitel desenlerin daha sık kullanılması, yabancı dil olarak İngilizce eğitiminin asıl hedef kitlesi olan ilkokul, ortaokul , lise öğrencilerinin daha sık örneklem olarak belirlenmesi ve eğitim politikacılarının bu yönde zorlayıcı prosedürleri ortadan kaldırması, araştırmacıların derinlemesine inceleme imkanı sunan veri toplama araçlarına daha sık başvurması, veri analizinde ise ileri analiz tekniklerinden yararlanılması, konu alanları olarak ise iletişim becerileri, İngilizce eğitim öğretim ve öğrenimi, kelime öğretimi gibi konuların yanında çalışılmamış konu alanlarına yönelinmesi gibi öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İngiliz dili eğitimi, araştırma eğilimi, araştırma deseni, yabancı dil

Araştırma eğilimiYabancı dil eğitimiYabancı dil öğretimi+1
Elvan Acıroğlu
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Öğretmenlerin program uyumluluğu ve program uyumluluğunu etkileyen faktörlerin analizi (ortaokul 5. sınıf fen bilimleri dersi örneği)

Bu araştırmanın amacı Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) belirlediği ortaokul 5. sınıf Fen Bilimleri dersi öğretim programı ve bu doğrultuda geliştirilen ünitelendirilmiş yıllık planlar ile Fen Bilimleri öğretmenlerinin eğitim-öğretim sürecinde uyguladıkları öğretim programları arasındaki uyumluluğun ve bu uyumlulukları etkileyen faktörlerin incelenmesidir. Araştırma nitel araştırma desenlerinden durum çalışması modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada katılımcılar, Adıyaman ili merkez ilçesinde bulunan ve TEOG sınavı başarı sonuçlarına göre belirlenen en yüksek, orta ve en düşük başarı seviyesine sahip birer okul ile özel bir ortaokulda görev yapan toplam 4 Fen Bilimleri öğretmeninden oluşmaktadır. Veriler, öğretim uygulamalarının video kayıt yoluyla gözlenmesi ve yarı yapılandırılmış görüşmeler yardımıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde ise betimsel ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmada ulaşılan sonuçlar kapsamında; uygulamaya katılan öğretmenlerin öğretim sürecinde öğretim programını MEB'in belirlediği şekliyle uyguladıklarını belirttikleri, ancak yapılan gözlem ve görüşme sonuçlarına göre farklı başarı seviyesine sahip bu okullardaki öğretmenlerin hepsinin program uyumluluğunun tanımı hakkında net bir bilgiye sahip olmadıkları ve programa tam anlamıyla uyumlu davranmadıkları görülmüştür. Ayrıca yapılan gözlem sonrasında yapılan görüşmeler sonucu öğretmenler, program uyumluluğunu etkileyen faktörleri program, okul, öğretmen, öğrenci ve diğer durumlara ilişkin faktörler olarak sıralamış ve bu konuda birtakım önerilerde bulunmuşlardır. Sonuç olarak bu konuda öğretim programını hazırlayanlara, bu konuda politika belirleyenlere, uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik birtakım önerilere yer verilmiştir. Anahtar kelimeler: Program uyumluluğu, Program uyumluluğunu etkileyen faktörler, Öğretim programı, Fen bilimleri dersi, Öğretmen

Fen bilgisi dersiOrtaokul öğretmenleriProgram+5
Esen Turan Özpolat
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitim fakültesi birinci sınıf öğretmen adaylarının öğretmenliğe giriş özelliklerinin analizi

Bu araştırmada, eğitim fakültesi birinci sınıf öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleği için giriş özellikleri olarak tanımlanan, kendini tanıtma, dil kullanımı ve konuşma becerileri, sosyalleşme ve hobi sahibi olma, genel kültürleri ve mesleğe yönelik tutumlarının analizi amaçlanmıştır. Bunun yanı sıra giriş özellikleri ile birinci sınıf ilk yarıyıl akademik başarı arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada nitel ve nicel verilerin bir arada kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep Eğitim Fakültesi 1. sınıf öğrencileri arasından bölümlerine giriş puanlarına göre yüksek, orta ve düşük LYS puanlı olarak her bölümden 9'ar adet olarak seçilen toplam 45 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada görüşme formu ve "Öğretmenlik Mesleği Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre öğrencilerin bölümlere yerleşme puanlarıyla mesleğe yönelik tutumları arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Yine öğrencilerin bölümlere yerleşme puanlarıyla dil becerileri ve genel kültür seviyeleri arasında da anlamlı ilişki bulunamamıştır. Sonuç olarak öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının yüksek düzeyde olduğu, sosyalleşme düzeyleri ve dil kullanım becerilerinin iyi düzeyde olduğu ve genel kültür bilgilerinin düşük seviyede olduğu bulunmuştur. Elde edilen bulgulara göre üniversiteye giriş puanlarının öğretmen adaylarının seçiminde tek kriter olarak kullanılmasının nitelikli adayların seçimini engelleyebileceği düşünülebilir. Bu verilerden yola çıkarak müzik ve beden eğitimi öğretmenliğine girişte olduğu gibi her branşın öğretmen adaylarına sözlü mülakat sınavı uygulanması önerilebilir.

Aday öğretmenlerEğitim programlarıÖğretmen yetiştirme+1
Erhan Yokuş
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Matematik dersinde otantik görev odaklı öğrenme süreçlerinin incelenmesi: Bir eylem araştırması

Bu araştırma, otantik görev odaklı öğretim uygulamalarının matematik dersindeki etkililiğinin belirlenmesi ve öğretim sürecindeki durumu ortaya koyması amacıyla yapılmıştır. Araştırma kuram ve uygulamayı bütünleştirmek ve öğretimi iyileştirmek adına eylem araştırması biçiminde desenlenmiştir. Araştırmanın uygulaması 2014–2015 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde 30 kişilik 7/A sınıfının matematik dersinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu seçilirken ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Öğretim uygulamaları çalışma grubunun tümü üzerinde gerçekleştirilmiş, yarı yapılandırılmış görüşmeler ise 6 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Uygulama başlamadan önce süreç içerisinde kullanılacak etkinlikler hazırlanmış 12 ders saati boyunca uygulanmıştır. Daha sonra öğrencilere otantik görevler verilerek çalışmalarını hazırlamalarında rehberlik edilmiştir. Öğrenciler hazırladıkları çalışmalarını sınıf içerinde sunarak farklı değerlendirme yöntemleri kullanmışlardır. Uygulama toplam 7 hafta sürmüştür. Araştırma verileri çoktan seçmeli test, klasik sınav, görüşme formu, otantik değerlendirme formları aracılığı ile toplanmıştır. Verilerin analizi; nitel ve nicel verilerin analizleri olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Nicel verilerin analizinde verilerin frekans ve yüzde analizleri yapılmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmada ulaşılan sonuçlar, otantik görev odaklı öğrenme uygulamaları ile desteklenen öğrenme ortamlarının öğrencilerin üstbilişsel farkındalık düzeylerinde olumlu yönde değişme sağladığını göstermiştir. Ayrıca yapılan uygulamalar sonucunda öğrencilerin sınıf içerisindeki uygulamalarda ve problem çözme aşamalarında motivasyonlarının ve özgüvenlerinin arttırdığı görülmüştür. Bu durumun, gerek günlük hayatta gerekse okul hayatında karşılaştıkları problemleri çözerken öğrencilere yardım edeceği düşünülmektedir. Çalışma grubu öğrencilerinin öğrenme ortamına ilişkin görüşleri incelendiğinde ise öğrencilerin olumlu görüşlere sahip olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak elde edilen bulgular otantik görev odaklı öğrenme ortamlarının öğrenmenin etkililiği, problem çözme ve üstbilişsel farkındalık düzeylerine olumlu etki sağladığını göstermektedir.

Görev temelli öğretimMatematik dersiMatematik eğitimi+4
Zeynep Aydın Aşk
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

5E modelinin ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin matematik dersi kümeler konusundaki erişi ve kalıcılığına etkisi

Ülkemizde 2005 yılında eğitimde yapılan değişiklikle birlikte yapılandırmacı yaklaşım anlayışı benimsenmiştir. Bu bağlamda değişikliğe gidilen ders programlarında da yapılandırmacı yaklaşımın 5E modeli benimsenmiştir. 5E modelinin okullarda kullanılmaya başlanması bu modelin etkililiğinin incelenmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Bu araştırma, matematik eğitiminde yapılandırmacı yaklaşımın 5E modelinin etkililiğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada yapılandırmacı yaklaşımın 5E modelinin uygulandığı deney grubu ile sunuş yolu yaklaşımının kullanıldığı kontrol gruplarının arasında erişi ve kalıcılık düzeyleri açısından anlamlı bir farklılık olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmada ayrıca, deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin klasik test sonuçları SOLO taksonominin basamaklarına göre sınıflandırılmış ve iki grup arasındaki bilişsel düzey farklılıkları ortaya konulmuştur. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma Tahsin Yentur İlköğretim Okulu 29 kişilik 6-A ve 32 kişilik 6-B şubelerindeki toplam 61 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada verilerin elde edilmesinde, çoktan seçmeli test ve SOLO taksonomiye uygun olarak hazırlanan klasik test kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgularda, deney grubunun ön test, son test, kalıcılık testi ve klasik test sonuçlarının kontrol grubundan daha yüksek olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak yapılandırmacı yaklaşımın 5E modeli kullanılarak hazırlanmış matematik programının sunuş yolu kullanılarak hazırlanan programdan daha etkili olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacı Öğrenme Kuramı, 5E Öğrenme Döngüsü Modeli, Solo Taksonomi, Kümeler

5E ModeliAkademik başarıKalıcılık+7
Ayşe Şahiner
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Öğretmen yetiştiren kurumlara öğrenci seçiminde kullanılacak giriş standartları ve bu standartların nasıl ölçülebileceği üzerine bir araştırma

Araştırmanın amacı, öğretmen yetiştiren kurumlar için öğretmen olmak isteyen adaylara yönelik giriş standart alanlarını ve performans göstergelerini belirlemek ve bu performans göstergelerinin nasıl ölçülebileceğini ortaya koymaktır. Bu amaç çerçevesinde araştırma iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşamada, öğretmen yetiştiren kurumlar için giriş standartlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu aşamada, öğretmen yetiştiren kurumlar için giriş standartları NBPTS (1999) tarafından takip edilen üç basamağa göre belirlenmiştir. Bu basamaklar; uzman grubun belirlenmesi, standartların geliştirilmesi ve standartların gözden geçirilmesidir. Araştırmanın uzman grubu belirli ölçütleri sağlayan 34 uzmandan oluşmaktadır. İkinci basamakta standartların geliştirilmesinde delphi tekniği kullanılmıştır. Son aşama ise standartların gözden geçirilmesi basamağı tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma 309 öğretim elamanı üzerinde yapılmıştır. Veriler, birinci aşamada ortaya çıkan "Giriş Standartları anketi" yoluyla toplanmıştır. Anket araştırmaya katılan öğretim elemanlarını tanımaya yönelik sorulardan ve 5'li likert tipinde 56 maddeden oluşmaktadır. Oluşturulan anket performans göstergelerinin önem derecesini belirlemeyi amaçlamaktadır. Verilerin yorumlamasında aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri kullanılmıştır. İkinci aşamada ise belirlenen performans göstergelerinin nasıl ölçülebileceği ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu aşamada çalışma, nitel bir araştırmadır. Araştırmada ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma gurubunu ise standart geliştirme basamağında yer alan uzmanlar oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde yüzde ve sıklıktan yararlanılmıştır. Birinci aşamanın araştırma sonucunda, öğretmen yetiştiren kurumlar için giriş standartları, 8 standart alanı ve 56 performans göstergesi olarak belirlenmiştir. Bu standart alanlar; kişilik özellikleri, ilgi, sağlık, alan bilgisi, entelektüel düzey, tutum, beceri, teknolojidir. İkinci aşamanın araştırma sonucunda, araştırmaya katılan öğretim elamanlarının büyük çoğunluğu kişisel özellik standart alanında yer alan performans göstergelerinin kişilik testleri, mülakat sınavı ve öğretmen gözlem raporları ile ölçülebileceğini ifade etmişlerdir. İlgi standart alanında yer alan performans göstergelerinin ölçülmesinde mülakat sınavı ve ilgi envanteri ön plana çıkarken, sağlık standart alanında psikolojik testler ön plana çıkmıştır. Alan bilgisi standart alanında yer alan performans göstergelerinin ölçülmesinde ise ön plana çıkan uygulama başarı testleridir. Entelektüel düzey standart alanında mülakat sınavı; tutumda, beceride ve teknoloji standart alanında ise öğretmen gözlem raporları ön plana çıkan alternatif uygulamadır. Anahtar kelimeler: Standart, Giriş Standartları, Öğretmen Yetiştirme, Duyuşsal Özellik, Kişisel Özellik

Aday öğretmenlerEğitim programlarıGiriş sınavları+7
Recep Kahramonoğlu
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2014
00

Diğer danışmanlar