Theses supervised by Doç. Dr. Mehmet Sağlam

16 theses · Yozgat Bozok University, İnönü University

Master'sOpen AccessTR

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü mezunu öğretmenlerin öğretmenlik deneyimlerinin incelenmesi

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi tarafından 2000 yılında Okul Öncesi bölümü açılmış ve aynı yıl bölüme öğrenci alınmaya başlanmıştır. Bölümü sadece kız meslek lisesi çocuk gelişimi bölümünden mezun olmuş ve üniversiteye giriş sınavından yeterli puanı almış öğrenciler tercih edebilmişlerdir. 2011 yılına kadar bu şartları sağlayan öğrencilerin alımı devam etmiş ve 2012 yılında öğrenci alımına son verilmiştir. Sadece mevcut öğrenciler mezun edilerek bölüm daha sonra kapatılmıştır. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi mezunu okul öncesi öğretmenlerinin kendi özgün anlatılarına dayalı mesleki deneyimleri ortaya çıkarılmak istenmiştir. Çalışmanın yöntemi sözlü tarih yöntemi olup görüşülen kişilere kartopu tekniği ile ulaşılıp görüşmeler öğretmenlerin izinleri doğrultusunda kayıt altına alınıp gerçekleştirilmiştir. Görüşülen öğretmenlerin tamamı kadın olup, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Okul Öncesi Lisans Programı bölümü mezunu, ikisi deneme amaçlı toplam 22 kişiden oluşmaktadır. Çalışmanın bulgular kısmı görüşmelerden edinilen detaylı özgün anlatıları kapsamaktadır. Görüşmelerden elde edilen verilerin analizi sonucu ulaşılan bulgulara göre öğretmenlerin açık öğretim fakültesini tercih etmelerinin en büyük nedenlerinden birinin ailenin yanında kalmak olduğu görülmüştür. Ailelerinin yanında kalan bireyler eğitimlerine maddi olarak daha rahat devam etmişlerdir. Eğitimleri süresinde ücretli öğretmenlik yapma olanaklarının olması da öğrenciye maddi ve mesleki deneyim açısından üstünlük sağlamış ancak derslerle birlikte yürütüldüğü için öğrencileri oldukça yorduğu görülmüştür. Öğrenciler alan derslerinin daha verimli geçtiğini ifade etmişlerdir. Açık öğretim fakültesinde okumanın en önemli olumsuzluğunun ise iletişimsizlik olduğunu söylemişlerdir. Dersin öğretmeniyle görüşme imkânı bulamayan öğrenciler, öğretmenlerin tecrübelerinden yararlanma şansı da bulamadıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenler genel olarak açık öğretim mezunu olmanın herhangi bir sınırlılığının olmadığını belirtmişlerdir. Ancak yüz yüze eğitimin açık öğretime göre daha iyi olduğunu vurgulayanlar da olmuştur. Anahtar Kelimeler: Açık Öğretim, Okul Öncesi Eğitimi, Sözlü Tarih Yöntemi

Anadolu ÜniversitesiAçıköğretim FakültesiMesleki deneyim+4
Osman Cesur
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan hakları, yurttaşlık ve demokrasi dersinin teorik ve uygulama boyutunun ilkokul 4. sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre incelenmesi

İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi dersi 2015-2016 yılından itibaren 4. sınıflarda haftada iki ders saati olarak verilmektedir. Bu çalışmanın amacı, İHYD dersinin teorik ve uygulama boyutunun ilkokul 4. sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre incelenmesidir. Araştırma nitel araştırma desenlerinden olgu bilim desenine göre yürütülmüştür ve yapılan araştırmanın katılımcıları amaçlı örnekleme yönteminden ölçüt örnekleme yöntemine göre ilkokul 4. sınıf öğretmeni İHYD dersi okutan ve Yozgat il merkezinde çalışan 30 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırma sorularına yanıt aramak üzere yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak veriler toplanmıştır. Verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Görüşmeler sonrasında ortaya çıkan kodlardan hareketle benzerlikler ve farklılıklara göre kategoriler oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda öğretmenler 4. sınıf İHYD dersi kazanımlarını gerçekleştirilebilir ve yararlı olarak bulmasına rağmen kazanım sayısının fazla olduğundan sadeleştirilmesini önermektedir. Dersin içeriğinin 4. sınıf öğrenci yaş seviyesine uygun olmadığı, soyut kaldığını, anlaşılmayan konular olduğu tespit edilmiştir. Öğrenme öğretme sürecinde kullanılan ders kitabının güncelleştirilerek yaş grubuna uygun hazırlanması önerilmiştir. Değerlendirmede geleneksel klasik yöntemlerden uzaklaşmak gerektiği de belirtilmiştir. Ders ile ilgili teorik ve uygulama boyutuna dair önerilerde bulunulmuştur.

Program değerlendirmeÖğretim programlarıÖğretmen görüşleri+3
Zöhre Metin
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Annelere yönelik hazırlanan duyusal gelişim destek programının otizmli çocuklarının duyusal ve sosyal gelişimlerine olan etkisinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırma annelere yönelik hazırlanan duyusal gelişim destek programının otizmli çocuklarının duyusal ve sosyal gelişimleri üzerindeki etkisini incelemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Araştırma öntest, sontest ve kalıcılık testi kontrol gruplu deneysel desen olarak Şubat 2020-Haziran 2021 tarihleri arasında Batman il merkezinde yer alan otizm tanısı almış çocukların eğitim aldığı otizm sınıfı olan ilkokullarda ve Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde yürütüldü. Araştırma 7-11 yaş arası otizmli çocuğa sahip olan 26 anne (11 deney, 15 kontrol) ile tamamlandı. Veriler Kişisel Bilgi Formu, Otizmli Çocuklar İçin Duyusal Değerlendirme Formu ve Otizm Sosyal Beceri Profili-Türkçe Formu kullanılarak toplandı. Deney grubunda yer alan annelere 12 oturumluk Duyusal Gelişim Destek Programı uygulandı, kontrol grubundaki annelerle herhangi bir uygulama yapılmadı. Verilerin analizinde betimsel istatistikler (sayı, ortalama, standart sapma, yüzde) ile normallik varsayımı için çarpıklık ve basıklık değeri ve homojenlik varsayımı için Levene testi sonrasında verilerin analizi için de ki kare, t testi, ANOVA kullanıldı. Bulgular: Deney grubunda yer alan otizmli çocukların duyusal değerlendirme puanlarına (Deneysonets-öntets=-21.81 < Kontrolsonets-öntets=1.27) ve sosyal beceri puanlarına (Deneysonets-öntets=5.09 > Kontrolsonets-öntets=-4.40) ait ortalama puanlardaki değişim dikkate alındığında Duyusal Gelişim Destek Programının uygulanmasından sonra deney ve kontrol grubunda yer alan çocukların duyusal değerlendirme puanları ve sosyal beceri puanları üzerindeki ortak etkilerinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu sonucuna ulaşıldı (p<0.05). Sonuç: Annelere uygulanan duyusal gelişim destek programının otizmli çocuklarının duyusal ve sosyal gelişimleri üzerinde etkili olduğu belirlendi. Anahtar Kelimler: Otizm, Duyu, Duyusal Gelişim, Sosyal Gelişim

AnnelerDestek programlarıDuyu gelişimi+4
Rukiye Arslan
İnönü University · Institute of Health Sciences
2021
10
DoctorateOpen AccessTR

Erken çocuklukta dijital oyun bağımlılığının yordayıcıları olarak; dijital ebeveynlik, aile içi ilişkiler ve sosyal yeterlilik

Amaç: Bu araştırmada erken çocuklukta dijital oyun bağımlılığı, dijital ebeveynlik, aile içi ilişkiler ve sosyal yeterliliğin birbirleriyle olan ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve metot: Araştırmanın evrenini Türkiye'de yaşayan yaşları 48-72 ay arası olan okul öncesi eğitim çağındaki çocukların ebeveynleri oluşturmaktadır. Araştırmada seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Erken çocuklukta; dijital ebeveyn farkındalığı, dijital oyun bağımlılığı, çocuklarda sosyal yeterlilik, ebeveynler arası ilişkiler ve ebeveyn-çocuk arasındaki iletişimi açıklamak için nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise YEM analizi yapılmıştır. Bulgular: Araştırma bulgularına göre dijital ebeveynlik farkındalığı; anne baba çocuk ilişkisini, çocuklarda sosyal yeterliliği pozitif yönde, dijital oyun bağımlılığını ise negatif yönde anlamlı düzeyde, doğrudan ve dolaylı, evlilik yaşamını ise pozitif yönde anlamlı düzeyde doğrudan etkilediği belirlenmiştir. Evlilik yaşamı; anne baba çocuk ilişkisini pozitif yönde, dijital oyun bağımlılığını ise negatif yönde anlamlı düzeyde doğrudan, sosyal yeterliliği ise pozitif yönde anlamlı düzeyde dolaylı etkilediği saptanmıştır. Anne baba çocuk ilişkisi; çocuklarda sosyal yeterliliği pozitif yönde anlamlı düzeyde doğrudan, dijital oyun bağımlılığını negatif yönde anlamlı düzeyde, dolaylı etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak çocuklarda sosyal yeterlilik dijital oyun bağımlılığını negatif yönde anlamlı düzeyde, doğrudan etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç: Erken çocuklukta; dijital oyun bağımlılığı, dijital ebeveynlik, aile içi ilişkiler ve sosyal yeterliliğin birbirleriyle doğrudan ve/veya dolaylı aracı etkilerinin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimler: Aile ilişkileri, Bağımlılık, Dijital, Ebeveyn, Erken Çocukluk, Oyun, Sosyal

Aile içi ilişkilerBağımlılıkDijital ebeveynlik+3
Mehmet Akif Kay
İnönü University · Institute of Health Sciences
2022
10
DoctorateOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda etkileşimli sanat etkinliği programının tekrarlayan davranışlara, sosyal becerilere ve ebeveynlerin duygularına etkisinin incelenmesi

Amaç: Araştırma, otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda etkileşimli sanat etkinliği programının tekrarlayan davranışlara, sosyal becerilere ve ebeveynlerin duygularına etkisinin incelenmesi amacıyla yapıldı. Materyal ve metot: Araştırma, Eylül 2021-Mart 2022 tarihleri arasında Batman il merkezinde yer alan otizm tanısı almış çocukların, gittikleri otizm sınıfları ve özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde yürütülmüştür. Araştırma, 28 OSB'li çocuk (5-17 yaş arası) ve anneleri ile sonlandırılmıştır (13 deney, 15 kontrol). Veriler Kişisel Bilgi Formu, OSBP-T Formu, Otizmde Yaşam Kalitesi Anketi- Ebeveyn Sürümü ve Otizm Olan Çocuklarda Tekrarlayan Davranışlar Ölçeğinin Sosyal Etki Formu kullanılarak toplandı. Analizde ise, Uygulama grubunda ön test, son test, kalıcılık verilerinin karşılaştırılmasında verilerin normal dağılıma uygun olması durumunda Tekrarlı Ölçümler ANOVA, uygun olmaması durumunda ise Friedman analizi kullanılmıştır. Kontrol grubunda verilerinin karşılaştırılmasında verilerin normal dağılıma uygun olması durumunda Paired T test, uygun olmaması durumunda Wilcoxon test kullanılmıştır. Bulgular: Eğitim sonrası deney grubundaki çocukların ve annelerin Sosyal Beceri, Tekrarlayan Davranışlar ve Yaşam kaliteleri üzerinde anlamlı farklılık olduğu p<0.05, kontrol grubunda ise genel olarak herhangi bir anlamlı farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç: Otizmli çocuklarda etkileşimli sanat etkinliği programının tekrarlayan davranışlara, sosyal becerilere ve ebeveynlerin duygularına olumlu yönde etkisi olduğu saptandı. Anahtar Kelimeler: Otizm, Sanat, Sosyal Gelişim, Tekrarlayan Davranış, Yaşam Kalitesi.

Ana-babaDavranışEtkileşimli sanat+6
Ramazan İnci
İnönü University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Adölesan annelerin annelik algıları ile prenatal ve postnatal dönem ihtiyaçlarının belirlenmesi

Amaç: Bu çalışma adölesan annelerin annelik algıları ile prenatal ve postnatal dönemlerdeki ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metod: Araştırma 2022 yılının Ocak-Mayıs ayları arasında ve Iğdır ilinde ikamet eden ve araştırmanın dahil edilme kriterlerine uyan 30 adölesan anne ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak Demografik ve Kişisel Bilgi Formu ile araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış Adölesan Anne Görüşme Formu kullanılmıştır. Bu çalışma nitel bir araştırma olarak yapılmış ve yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığı ile elde edilen veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Bulgular: Araştırmanın bulgularına bakıldığında, çalışmaya katılan adölesan annelerin yaş ortalamasının 19.8 olduğu, katılımcıların kendilerini anneliğe hazır hissetmedikleri, gebelik süreci, bebek bakımı, sağlığı ve beslenmesi gibi konularda yeterli bilgiye sahip olmadıkları ve desteklenmeye ihtiyaç duydukları, bununla ilişkili olarak da annelik konusunda kendilerini tam olarak yeterli bulmadıkları tespit edilmiştir. Sonuç: Adölesan annelerin büyük ölçüde anneliği olumlu algıladığı ve prenatal ve postnatal dönemlerde pek çok konudaki bilgi-becerilerinin eksik olmasına bağlı olarak destek almaya ihtiyaç duyduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Adölesan, Adölesan anne, Annelik ihtiyaçları.

AlgıAnnelerAnnelik+4
Cansu Vural
İnönü University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Doğum öncesi dönemde algılanan sosyal desteğin baba bebek bağlanmasına etkisinin incelenmesi

Amaç: Araştırma, doğum öncesi dönemde babaların algılandığı sosyal desteğin baba bebek bağlanmasına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve metot: Araştırma, nicel ve nitel araştırma verilerinin bir arada kullanıldığı karma yöntem araştırması olarak tasarlanmıştır. Verilerin analiz edilmesinde ilişkisel araştırma yöntemi kullanılarak değişkenler arası ilişkiler modellenmiştir. Nitel olarak toplanan verilerden elde edilen kelimelerin ise sıklık sayımları yapılarak kelime bulutu elde edilmiştir. Araştırmanın nicel verileri için 380 baba ve nitel verileri için ise 30 baba ile görüşmeler yapılmıştır. Veriler "Rahim İçi Baba Bağlanma Ölçeği", "Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği", "Demografik Bilgi Formu", "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma kapsamındaki verilerin analizleri SPSS 25.0 programı kullanılarak yapılmıştır. Ölçek puanlarının değişkenler açısından karşılaştırılmasında Independent Samples T test ve One Way ANOVA analizi kullanılmıştır. Ölçek puanlarının arasındaki ilişkinin yönünün incelenmesinde Pearson Korelasyon analizi kullanılırken, algılanan sosyal desteğin baba fetüs bağlanma üzerindeki etkisinin incelenmesinde Çoklu Doğrusal Regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Babaların doğum öncesi dönemde algıladıkları sosyal desteğin ve bebekleriyle bağlanma düzeylerinin orta seviyede olduğu, algıladıkları sosyal destek düzeyi arttıkça bebekleriyle bağlanma düzeyinin de arttığı belirlenmiştir. Sonuç: Doğum öncesi dönemde babaların algıladıkları sosyal desteğin bağlanmayı olumlu yönde etkilediği sonucuna varılmıştır. . Anahtar Kelimeler: Baba-Bebek, Baba-Bebek Bağlanma, Bağlanma, Sosyal Destek

Algılanan sosyal destekAna-babaya bağlanmaBabalar+2
Zeynep Yılmaz
İnönü University · Institute of Health Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemdeki çocukların problem çözme becerileri ile ebeveynlerin bilişsel esneklikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırma okul öncesi dönemdeki çocukların problem çözme becerileri ile ebeveynlerin bilişsel esneklikleri arasındaki etkinin incelenmesi amacıyla planlanmıştır. Materyal ve Metot: Bu araştırma 01.01.2021- 30.0.2021 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini okul öncesi döneminde olan 4-6 yaş aralığındaki 302 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplanmasında, kişisel bilgi formu, Çocuklar İçin Problem Çözme Becerisi Ölçeği ve anne ve babalara uygulanan Bilişsel Esneklik Envanteri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler, frekans ve yüzde dağılımı, Kolmogorov-Smirnov testi, Shapiro-Wilks testi, Anova testi, Tukey testi, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi ve korelasyon analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırmada kontrol anne puanı ile Problem Çözme Becerisi Ölçme (PÖÇ) puanı arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki görülmektedir. (r=0,712; p<0,05). Kontrol anne puanı arttıkça Problem Çözme Becerisi Ölçme (PÖÇ) puanıda artmaktadır. Alternatif alt boyutlarda yer alan maddelerde kontrol anne puanı ile Problem Çözme Becerisi Ölçme (PÖÇ) puanı arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki görülmektedir. (r=0.709;p<0.05). Bu bağlamda alternatif alt boyuttaki anne puanı arttıkça Problem Çözme Becerisi Ölçme (PÖÇ) puanıda artmaktadır. Kontrol baba puanı ile Problem Çözme Becerisi Ölçeği (PÖÇ) puanı arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki görülmektedir. (r=0.723;p<0.05). Kontrol baba puanı arttıkça Problem Çözme Becerisi Ölçeği (PÖÇ) puanıda artmaktadır. Yine alternatif alt boyutlarda yer alan maddelerde baba puanı ile Problem Çözme Becerisi Ölçme (PÖÇ) puanı arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki görülmektedir. (r=0.740;p<0.05). Bu bağlamda alternatif alt boyutta baba puanı arttıkça Problem Çözme Becerisi Ölçme (PÖÇ) puanıda artmaktadır. Sonuç: Araştırmada çocukların problem çözme becerilerinin anne ve babaların bilişsel esneklik düzeyleri kontrol, alternatif alt boyutunlarına göre incelendiğinde olumlu bir ilişki bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Bilişsel Esneklik, Okul Öncesi, Problem Çözme Becerisi.

Ana-babaBilişsel esneklikOkul öncesi dönem+3
Hayriye Akkurt
İnönü University · Institute of Health Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinde dijital oyun bağımlılığı ve internet bağımlılığının sosyal problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinde dijital oyun bağımlılığının ve internet bağımlılığının sosyal problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Malatya ili Battalgazi ve Yeşilyurt ilçelerinde Milli Eğitime bağlı ortaokullara devam eden 5, 6, 7 ve 8. Sınıfa devam eden toplam 418 çocuk oluşturmaktadır. Nicel verilerin toplanması aşamasında; çocukların internet bağımlılığını ölçmek amacıyla Taş tarafından geliştirilen Çocuklar İçin İnternet Bağımlılığı Ölçeği, çocukların dijital oyun bağımlılığı düzeylerini ölçmek amacıyla Hazar ve Hazar tarafından geliştirilen Çocuklarda Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği, çocukların problem çözme becerisi düzeylerini ölçme amacıyla Serin, Serin ve Saygılı tarafından geliştirilen İlköğretim Düzeyindeki Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri (ÇPÇE) ve Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Bulgular: Örneklem grubunun internet bağımlılık düzeyleri, dijital oyun bağımlılığı düzeyleri orta seviyenin altında bulunurken sosyal problem çözme becerilerinin orta seviyede olduğu tespit edilmiştir. Cinsiyet faktörüne bakıldığında internet bağımlılığı ve sosyal problem çözme becerisinde anlamlı bir farklılık bulunmazken dijital oyun bağımlılığında erkek öğrencilerin bağımlılık seviyelerinin kız öğrencilere göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ebeveynlerin eğitim durumları ve çalışma durumlarına bakıldığında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Sonuç: İnternet kullanım süresi arttıkça internet bağımlılığı ve dijital oyun bağımlılığının arttığı bunun sonucunda ise sosyal problem çözme becerisinin anlamlı düzeyde etkilendiği bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Dijital Oyun Bağımlılığı, Ergenlik Dönemi, İnternet Bağımlılığı, Sosyal Problem Çözme Becerisi

BağımlılıkErgenlerOrtaokul öğrencileri+4
Şengül Ulaş
İnönü University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

Determination of adhd profile in EARLY childhood: Example of Malatya province

Aim: Research, in determining the ADHD profile in early childhood; early diagnosis was made to investigate the relationship between family attitudes (democratic, authoritarian and protective/demanding attitude sub-dimensions) and ADHD findings. Material and Method:This research was conducted as a relational survey model, one of the survey models.The universe of the research; It consists of registered students in public and private kindergartens in the city center of Malatya in the 2021-2022 academic year.The sample of the study consisted of the parents of the students who attended kindergartens and agreed to participate in the research voluntarily, and preschool teachers.It was learned from Malatya Provincial Directorate of National Education that the number of registered students before starting the research was 5277, and as a result of the interviews with the school principals, the form was distributed to 2768 continuing students, and 1942 of them were collected.Data; Personal Information Form, Vanderbit ADHD teacher rating scale, and Parental Attitude Scale were used.The research data were collected by sending the forms to the teachers and parents by hand. Percentage, frequency, chi-square analysis, Independent Samples T test, One Way ANOVA analysis were used in the analysis of the data collected in the study. Results: It was found that the data on the sub-dimensions and total scores of the Vanderbilt ADHD Teacher Evaluation Scale and the democratic attitude sub-dimension of the parent attitude scale were highly reliable, while the data on the other sub-dimensions and the total score of the parent attitude scale were found to be sufficiently reliable for analysis. Conclusion: In the sample of 1942 students attending pre-school education institutions, ADHD criteria were determined in 388 children, according to the condition of accepting the presence of symptoms if they got sufficient points from the teacher and parent forms who filled the Vanderbilt ADHD teacher evaluation scale and parent attitude scales for the same student. Keywords:Attention Deficit, Hyperactivity, Preschool

Parents attitudeAttention deficit disorder with hyperactivityMalatya+2
Şahin Göğebakan
İnönü University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Dijital okuryazarlık programının bebeklerde dijital bağımlılık eğilimine ve ebeveynlerde dijital tükenmişliğe etkisi

Amaç: Bu çalışmada, Dijital Okuryazarlık Programının bebeklerde dijital bağımlılık eğilimine ve ebeveynlerde dijital tükenmişliğe etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Karma desen olarak tasarlanan araştırmanın nicel boyutunu; ön test, son test ve kalıcılık testi kontrol gruplu deneysel desen oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel boyutunda ise, ebeveynlere yönelik hazırlanan "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" uygulanarak ebeveyn görüşleri incelenmiştir. Çalışma, 6-36 aylık bebeği olan 40 ebeveyn (15 deney grubu, 25 kontrol grubu) ile yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, bebekler için dijital bağımlılık eğilimi ölçeği ve dijital tükenmişlik ölçeği kullanılmıştır. Deney grubunda yer alan ebeveynlere 12 oturumluk Dijital okuryazarlık eğitimi uygulanırken, kontrol grubunda yer alan ebeveynlere herhangi bir uygulama yapılmamıştır. Deneysel işlemin etkisinin belirlenmesi amacıyla öntest ve sontestler arasında grupiçi, gruplararası ve ortak etkiyi beraber ele alabilen karışık desenler için iki faktörlü ANOVA yöntemi kullanılmıştır. BİDBEÖ ile DTÖ ölçekleri ve DTÖ ölçeğinin alt boyutlarına ait öntest puanlarının deney ve kontrol gruplarına göre farklılığının incelenmesi amacıyla T testi uygulanmıştır. Deneysel işlemin kalıcılığını incelemek amacıyla ise sadece deney grubunda öntest, sontest ve kalıcılık puanlarının değişimi tekrarlı ölçümler için ANOVA testi ile incelenmiştir. Bulgular: Dijital okuryazarlık eğitim programı uygulamasından sonra deney grubunda yer alan ebeveynlerin dijital tükenmişlik düzeylerinde ve bebeklerin dijital bağımlılık eğiliminde anlamlı bir şekilde farklılık olduğu saptanmıştır (p<0.05). Sonuç: Dijital okuryazarlık programının bebeklerde dijital bağımlılık eğilimine ve ebeveynlerde dijital tükenmişliğe olumlu yönde etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Ana-babaBağımlılıkBebekler+5
Ebru Boğa Baran
İnönü University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde internet bağımlılığının öz-yeterliğe etkisinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırmada ergenlerde internet bağımlılığının öz-yeterliğe etkisinin incelenmesi amacıyla planlanmıştır. Materyal ve Metot: Bu araştırma 10.05.2018-08.06.2018 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini 15-18 yaş aralığındaki 202 ergen oluşturmaktadır. Veri toplanmasında, kişisel bilgi formu, Çocuklar İçin Öz-yeterlik Ölçeği ve İnternet Bağımlılığı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler, frekans ve yüzde dağılımı, Kolmogorov-Smirnov testi, Shapiro-Wilks testi, Anova testi, Tukey testi, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi, ve korelasyon analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Öğrencilerin %63,4'ü kız, %36,6'sının erkek, %57,4'ünün evinde internet varken, %42,6'sının evinde internet olmadığı, %68,3'ünün akıllı telefonu olduğunu %31,7'sinin ise olmadığı belirlenmiştir. Öğrencilerin okul türü, cinsiyeti, yaşları, devam ettikleri okul, interneti olup olmama, akıllı telefonu olup olmama, kendisine ait bir bilgisayarı olup olmama, Facebook hesabı olup olmama durumları ile öz-yeterlik ve öz-yeterliğin akademik, sosyal ve duygusal alt boyut ölçeği puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Öğrencilerin cinsiyeti ve Twitter hesabı olanlar ve olmayanlar ile duygusal puanı arasında, İnstagram hesabı olanlar ile olmayanlar arasında sosyal alt boyut arasında, istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmıştır. Sonuç: İnternet bağımlılığı ile öz-yeterlik arasında istatistiksel olarak bir ilişki saptanmazken, internet bağımlılığı ile kontrol kaybı ve daha fazla online kalma isteği, sosyal ilişkilerde olumsuzluk alt boyutları arasında pozitif yönlü ve çok kuvvetli bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ergen, Öz-yeterlik, İnternet Bağımlılığı

ErgenlerÖz yeterlilikİnternet+1
Esma Erkişi
İnönü University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Erken çocukluk döneminde iki dilliliğin çocukların alıcı ve ifade edici dil gelişimine etkisinin incelenmesi

Amaç:Bu araştırmada erken çocukluk döneminde iki dilliliğin çocukların alıcı ve ifade edici dil gelişimine etkisinin incelenmesi hedeflenmiştir. MateryalveMetot:Bu araştırma 26.06.2018-15.04.2019 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Adıyaman ili merkez ve bağlı köylerinde yaşayan 2-7 yaş aralığındaki iki dilli (n=60) ve tek dilli (n=60) 120 çocuk oluşturmaktadır. Veri toplamada, kişisel bilgi formu ve Türkçe Erken Dil Gelişim Testi (TEDİL) kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizi için uygun istatistik program kullanılmış, elde edilen veriler Kolmogorov-Smirnov testi, t testi, Tukey, ANOVA ve Ki-kare testi kullanılarak analiz edilip değerlendirilmiştir. Bulgular:Araştırmaya katılan çocukların sosyo-demografik özellikleri incelendiğinde kızların %45.5'i tek dil, %54.5'i ise iki dil; erkeklerin %55.6'sı tek dil, %44.4'ü ise iki dil kullanmaktadır. Tek dil kullananların %13.3ü 24-36 ay, %20.0'si 36-48 ay, %20.0'si 48-60 ay, %33.3'ü 60-72 ay, %13.3'ü 72-84 ay grubunda; iki dil kullananların %11.7'si 24-36 ay, %6.7'si 36-48 ay, %23.3'ü 48-60 ay, %35.0'i 60-72 ay ve %23.3'ü 72-84 ay grubunda yer aldığı belirlenmiştir. Çocukların yaş, cinsiyet, baba eğitim düzeyi, kardeş sayısı, kardeşler arasındaki sıra sayısı, okul durumu, kitap okuma sıklığı, ekran kullanım süresi açısından anlamlı fark bulunmazken, çocukların yaşadığı yer, anne eğitim durumu, anne ve baba mesleği, aile yapısı, çocukla kitap okuma sıklığı, ekran kullanma yaşı ve ekranı kiminle kullandığı değişkenleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Sonuç: Araştırma sonucunda; iki dilli ve tek dilli çocukların alıcı dil ve ifade edici dil becerileri karşılaştırılmış ve iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Iki Dillilik, Dil Gelişimi, Alıcı Dil, İfade Edici Dil

Alıcı dil becerileriDil gelişimiÇocuklar+3
Murat Özpolat
İnönü University · Institute of Health Sciences
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Mülteci çocukların resimlerinin mülteci olmayan çocukların resimleriyle karşılaştırılarak çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Amaç: Bu araştırma mülteci çocukların ve mülteci olmayan çocukların aile resimlerinin ve serbest konulu resimlerinin karşılaştırılmalı olarak incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Bu çalışma 20.01.2019-25.06.2019 tarihleri arasında Gaziantep ili merkezde yaşayan ilkokul birinci kademeye devam eden mülteci (n: 60) ve mülteci olmayan (n:60) 120 çocuk ile ikamet yerlerinde uygun fiziki ortamlarda yapılmıştır. Veri toplamak için Çocuk Bilgi Formu kullanılmıştır. Çocukların yaptıkları aile resimlerini değelrlendirmek amacıyla Aile Çiz Testi Değerlendirme Formu, serbest resimleri değerlendirmek amacıyla Serbest Resim Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler, iki ya da daha çok bağımsız grup arasında fark olup olmadığını tespit etmek için kullanılan Ki-kare (Chi-square) testi kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Çocukların serbest resimlerindeki bulgulara göre her iki grupta da insan figürü tercih etme oranının yüksek olduğu ve çizimlerin gelişimsel sıraya uygun olduğu elde edilmiştir. Aile resimlerindeki bulgulara göre her iki grupta da ilk çizilen figürün yüksek oranda anne ya da baba olduğu, yakın çizilen figürün kardeş olduğu elde edilmiştir. Sonuç: Çocukların çizdikleri serbest resimlerin figür, çizim, renk, konu ve kağıttaki konum özellikleri açısından gruplar arasında anlamlı farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çocukların çizdikleri aile resimlerinin çizilen kişilerin dizimi, çizimde mırıldanma davranışı, anormal çizilen kişi, çizilmeyen kişi, resimde kullanılan belirgin renk özelliklerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık olmadığı; çocuğun kendisine yakın çizdiği kişi, uzak çizdiği kişi, ilk çizdiği kişi, son çizdiği kişi, anormal çizdiği kişi ve özenle çizdiği kişi özelliklerinde ise istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Mülteci Çocuk, Aile Resmi, Serbest Resim

AileMültecilerResim çizme+2
Neslihan Akçay
İnönü University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yenidoğan işitme tarama programının gelişim alanlarına etkisinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı Yenidoğan İşitme Tarama Programı kapsamında işitme kaybı tanısı alan ve normal işiten 0-6 yaş çocukların gelişimsel değerlendirmelerinin yapılarak çeşitli değişkenlerin gelişime etkisini saptamaktır. Materyal ve Metot: Araştırma grubu, 2018-2020 yılları içinde Malatya ve Kahramanmaraş ilinde ikamet eden 50 işitme kayıplı ve 51 işitme kaybı bulunmayan 101 bebek/çocuk ve ailesi araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. DGTT, AGTE ile Genel Bilgi Formu uygulanmıştır. İstatistiksel analizler için NCSS 2007 programı, tanımlayıcı istatistik metotları, Pearson ki-kare, Fisher's Exact, Fisher Freeman, Halton testi kullanıldı. Uyumun değerlendirilmesinde Mc Nemar test ve Kappa uyum düzeyi kullanılmıştır. Bulgular: Tüm olguların AGTE genel sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). İşitme kaybı olması durumuna göre olguların DGTT sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır (p=0,031; p<0,05). İşitme kaybı olan olguların DGTT sonucunun normal olması oranı, işitme kaybı olmayan olgulara göre anlamlı düzeyde düşük saptanmıştır. İşitme kaybı olması durumuna göre olguların DGTT "DG" sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmazken (p=0,052; p>0,05), işitme kaybı olan olguların DG'nin normal olması oranı, işitme kaybı olmayan olgulara göre dikkat çekici düzeyde düşük saptanmıştır. AGTE "İMG" sonucu normal olan olguların tanı yaşları, test sonucu normal olmayan olan olgulara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p=0,040; p<0,05). İşitme kaybı tanısı erken konan, erken cihazlanan ve erken özel eğitime başlayan çocuklarda AGTE ve DGTT sonuçları arasında anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Annenin gebelikte risk faktörü taşıma durumu ise işitme kaybı olgularında anlamlı düzeyde yüksek oranda saptanmıştır (p<0,01). İşitme kaybı gruplarına göre anne ve babanın yaş, eğitim, çalışma ve gelir durumları arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır. Sonuç: YİTP işitme kayıplı çocukların erken tespit edilmesini sağlarken erken müdahalede hedeflenen düzeye ulaşılamadığını ve gelişimde kritik evrelerin kaçırılabileceğini göstermiştir. Ayrıca Sağlık Bakanlığı tarafında topuk kanı, görme tarama, işitme tarama gibi rutin programlara gelişim tarama programının eklenmesi de önemlidir. Anahtar Kelimeler: Gelişim, erken müdahale, Yenidoğan İşitme Tarama Programı.

Bebek-yenidoğmuşBebek-yenidoğmuş hastalıklarıBebekler+3
Seçil Başpınar
İnönü University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Ebeveyn duygu düzenleme becerileri ve tutumları ile çocuk mizacı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Araştırmanın amacı; erken çocukluk dönemindeki çocukların mizaç yapılarını incelemek ve ebeveyn duygu düzenleme becerilerinin ve ebeveyn tutumlarının çocuk mizacı ile olan ilişkisini açıklamaktır. Materyal ve metot: İlk aşamada çocuk mizacı konusunda yapılan araştırmalar bibliyometrik açıdan incelenmiştir. İkinci aşamada çocuk mizacının demografik verilerle ilişkisi, ebeveyn duygu düzenleme becerisi ve tutumlarının mizaca etkisi incelemiştir. Araştırmada amaçsal örnekleme kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini okulöncesi çağındaki çocukların anneleri oluşturmaktadır. Veriler; Kişisel Bilgi Formu, Çocuklarda Mizaç Ölçeği, Ebeveyn Tutum Ölçeği (ETÖ) ve Ebeveynler için Duygu Düzenleme Ölçeği (EDDÖ) kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde çoklu doğrusal regresyon ve hiyerarşik regresyon analizi yapılmıştır. Bulgular: Çocuk mizacına ilginin son yıllarda arttığı, en ilgili disiplin alanının gelişimsel psikoloji olduğu, zor mizaç, bozukluk, bebek mizacı konularının popüler olduğu, mizaç ebeveynlik, çocuk mizacı anahtar kelimelerinin birbiriyle ilişkili olduğu görüldü. Demografik açıdan çocuk mizacının cinsiyet, doğum sırası, ebeveyn öğrenim düzeyinden etkilendiği, 40 yaş üstü ebeveynlerin çocuklarında çekingen mizaç özelliklerinin yüksek olduğu, yaş, gelir durumu ve annenin çalışması açısından farklılığın olmadığı görülmüştür. Regresyon analizi sonucunda ebeveyn duygu düzenlemesinin demokratik, otoriter ve aşırı koruyucu tutum üzerinde etkisinin olduğu, ebeveyn tutumlarının çocuk mizacının tepkisellik, olumluluk ve çekingenlik boyutu üzerinde etkisinin olduğu görülmüştür. Ebeveyn duygu düzenlemesi ve tutumlarının çocuk mizacı üzerinde etkili olduğu ve ebeveyn tutumlarının düzenleyici rolü olduğu görülmüştür. Sonuç: Çocuk mizacının popüler bir konu olduğu, mizacın bazı demografik değişkenlerle ilişkili olduğu, çocuk mizacında ebeveyn duygu düzenlemesi ve tutumlarının etkisinin olduğu görülmüştür.

Nurcan Alagöz
İnönü University · Institute of Health Sciences
2024
00

Other supervisors