Theses supervised by Doç. Dr. Gökben Bayramoğlu
11 theses · Hitit University
İşle bütünleşmenin pozitif ses çıkartma davranışı üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılığın aracılık rolü
Bu tez çalışmasında, işle bütünleşmenin pozitif ses çıkartma davranışı üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılığın aracılık rolü belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışanların örgütsel faaliyetlere katkı sağlamak üzere fikirlerini açıklayabilmesi ve diğer fikirler hakkında düşüncelerini söyleyebilmesi hem örgüt performansını hem de çalışan motivasyonunu önemli derecede etkilemektedir. Örgüt içerisinde çalışanların örgüt yararını gözeterek düşüncelerini paylaşabilmesi, yaratıcı fikirlerin ortaya çıkmasını sağlamaktadır. İşiyle bütünleşen kişiler ise enerjilerini işlerine aktararak çalıştıkları için başarılı sonuçlara ulaşma arzusu taşırlar. Bu nedenle pozitif ses çıkartma davranışı sergilemeleri beklenebilir. Bu düşünceden hareketle araştırma değişkenleri bağlamında en etkin sonuçlara entelektüel sermayenin yoğun olduğu örgütlerden ulaşılabileceği düşünülmüş ve çalışmanın uygulaması üniversitelerde gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubu ise uygulamanın yapıldığı tarih itibariyle Türkiye'de bulunan 129 devlet üniversitesi ve 78 vakıf üniversitesi bünyesinde görev yapan akademisyenler olarak belirlenmiştir. Anket uygulaması sonucunda 452 katılımcıdan elde edilen veriler istatistiki olarak incelemeye alınmıştır. Anket uygulaması sonrasında elde edilen veriler, öncelikle analizlere uygunluk açısından test edilmiştir. Bu doğrultuda çalışmanın temel hipotezlerini analiz edebilmek için öngörülen varsayımlar test edilmiştir. Ardından ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlik analizlere yapılmıştır. Araştırma verilerinin ve ölçeklerinin analizlerde kullanılabilecek yeterliliklere sahip olduğu anlaşıldıktan sonra analizlere başlanmıştır. Betimleyici analizler SPSS programı aracılığıyla yapılmıştır. Çalışmanın temel hipotezlerini test etmek için kurulan yapısal eşitlik modelleri ise LISREL programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analizler sonucunda akademisyenlerin işle bütünleşmelerinin pozitif ses çıkartma davranışları üzerinde etkisi olduğu ve örgütsel bağlılığın bu etki üzerinde aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan işle bütünleşmenin örgütsel bağlılık üzerinde ve örgütsel bağlılığın pozitif ses çıkartma davranışı üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda akademisyenlerin kişisel gelişimlerini desteklemek için yeterli düzeyde fon ayrılarak araştırmalara katılmaları teşvik edilebilir. Ayrıca eğitim ve idari alanda yapılacak görevlendirmelerde akademisyenlerin görüşleri alınarak kararlara katılımları sağlanabilir. Ulaşılan sonuçların ve yapılan önerilerin üniversitelerdeki yöneticilere ve bundan sonra yapılacak benzer çalışmalarda araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kavramlar: Bütünleşme, İşle Bütünleşme, Ses Çıkartma Davranışı, Seslilik, Örgütsel Bağlılık
Kişilik özelliklerinin iş yerinde sosyal cesaret davranışına etkisinde kararlara katılmaya yönelik tutum ve karar vermeyi erteleme davranışının aracılık rolü
Örgütlerin başarı düzeyleri, çalışanların verimliliğinin yanı sıra çalışanların örgütte gördükleri sorunları dile getirebilmesine, inisiyatif alabilmesine ve kararlara katılabilmelerine de bağlıdır. Bu düşünceden hareketle kişilik özelliklerinin iş yerinde sosyal cesaret davranışına etkisinde kararlara katılmaya yönelik tutum ve karar vermeyi erteleme davranışının aracılık rolü belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma evreni değişkenler bağlamında eğitim faaliyetlerinde kararlarını kendileri veren ve cesaret davranışı göstermesi beklenen öğretmenler seçilmiştir. Örneklem grubu ise uygulamanın yapıldığı tarih itibariyle Çorum'da bulunan lise düzeyinde görev yapan öğretmenler olarak belirlenmiştir. Anket uygulaması sonucunda 556 katılımcıdan elde edilen veriler istatistiki olarak incelemeye alınmıştır. Anket uygulaması sonrasında elde edilen veriler, öncelikle analizlere uygunluk açısından test edilmiştir. Bu doğrultuda çalışmanın temel hipotezlerini analiz edebilmek için öngörülen varsayımlar test edilmiştir. Ardından ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Araştırma verilerinin ve ölçeklerinin analizlerde kullanılabilecek yeterliliklere sahip olduğu anlaşıldıktan sonra analizlere başlanmıştır. Betimleyici analizler SPSS programı aracılığıyla yapılmıştır. Çalışmanın temel hipotezlerini test etmek için kurulan yapısal eşitlik modelleri ise AMOS programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analizler sonucunda öğretmenlerin kişilik özelliklerinin (sorumluluk, dışa dönüklük, deneyime açıklık, nevrotiklik) iş yerinde sosyal cesaret davranışı üzerinde etkisi olduğu ve kararlara katılmaya yönelik tutum ve karar vermeyi erteleme davranışının bu etki üzerinde aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan kararlara katılmaya yönelik tutumun erteleme davranışı üzerinde ve erteleme davranışının sosyal cesaret üzerinde negatif ve anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda cesur insanların rol model alınma durumu olduğu için bu kişiler, daha göz önünde bulunan ve ekip çalışması gereken işlerde görevlendirilebilir. Karar vermenin bir beceri işi olduğunu düşünecek olursak, karar verme becerilerinin geliştirilmesi için çalışmalar yapılabilir. Erteleme davranışının kronik hale gelmemesi için örgüt içi kontrol sistemleri oluşturulabilir. Ulaşılan sonuçların ve yapılan önerilerin üniversitelerdeki yöneticilere ve bundan sonra yapılacak benzer çalışmalarda araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Aile işletmelerinde stratejik satın alma
Ülke ekonomisinde önemli bir yere sahip olan aile işletmelerinde kurumsallık, işletmenin sonraki kuşaklarda da varlığını başarı ile devam ettirebilmesi bakımından oldukça önemlidir. Kurumsallaşmanın bir getirisi olarak stratejik yönetim süreçlerinin işletme faaliyetlerine uygulanması önem taşımaktadır. Günümüzde yenilikçi, esnek, kendini sınırlamayan, yenileyen, araştıran, müşteri odaklı, finans kaynaklarını rasyonel biçimde kullanan, insan kaynağından en iyi düzeyde yararlanan bir işletme yaklaşımı ön plana çıkmıştır. Bu da stratejik süreçlerin uygulanmasını daha da önemli hale getirmektedir. Satın alma fonksiyonu bir işletmede en önemli fonksiyonlardan biri olup son yıllarda ortaya çıkan bir kavram olan stratejik satın alma, özellikle aile işletmelerinin başarısı ve sürekliliği için gerekli ve önemlidir. Bu çalışmada, niteliksel araştırma yöntemlerinden görüşmeye dayalı tümevarım analizi yöntemi kullanılarak aile işletmelerinde stratejik satın almanın önemi ve etkisinin ortaya konması amaçlanmaktadır.
Aile işletmelerinde nepotizmin algılanan örgütsel adalete etkisi
Ülkelerdeki işletmeler içerisindeki aile işletmelerinin payı incelendiğinde işletmelerin büyük çoğunluğunu aile işletmelerinin oluşturduğu görülmektedir. Ülke ekonomilerinde önemli bir role sahip olan aile işletmelerinin başta gelen temel sorunlarından birisi de nepotizmdir. Kayırmacılığın bir türü olarak akraba kayırmacılığını ifade eden nepotizm kavramı, akrabalık ilişkilerinin ön plana çıktığı aile işletmelerinde kendini göstermektedir. Aile işletmelerindeki bu kayırmacı uygulamalar, örgütün bir parçası olan çalışanların zihninde adil olup olmaması yönünde birtakım değerlendirmelerden geçmektedir. Bireyin kayırmacı uygulamalara ilişkin bu yargısı adalet algısını oluşturmakta ve söz konusu adalet algısı örgütsel adalet kavramını ifade etmektedir. Bu anlamda aile işletmelerindeki nepotizm uygulamalarının çalışanların örgütsel adalet algısına olan etkisi önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı aile işletmelerindeki nepotizm uygulamalarının örgütün bir parçası olan çalışanların adalet algısına olan etkisini ortaya koymaktır. Ayrıca cinsiyet, yaş, işletmede çalışma süresi, mesleki kıdem gibi çalışanların demografik özelliklerinin nepotizm ve algılanan örgütsel adalete göre farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir. Bu amaçla nicel paradigmayla, araştırmanın örneklemini oluşturan Çorum ilinde çalışmakta olan 397 beyaz yakalı aile işletmesi çalışanı ile anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışmada elde edilen veriler SPSS programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde; bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi (Anova), Pearson korelasyon analizi ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda algılanan örgütsel adalet üzerinde nepotizmin işe alma ve işlem boyutunun negatif yönde bir etkisi olduğu, terfi boyutunun anlamlı bir etkisi olmadığı ve nepotizmi oluşturan bu üç boyutun algılanan örgütsel adaletteki değişim üzerinde %14 oranında açıklayıcı olduğu (Düzeltilmiş R2=0,147) bulgusuna varılmıştır. Ayrıca nepotizmin çalışanların mesleki kıdemleri ve eğitim düzeylerine göre farklılaşma gösterdiği; algılanan örgütsel adaletin ise çalışanların yaşları, işletmede çalışma süreleri, mesleki kıdemleri ve eğitim düzeylerine göre farklılık gösterdiği bulgusuna varılmıştır.
Havacılıkta emniyet kültürünün oluşturulmasında bir araç olarak emniyet yönetim sistemi: Nitel bir araştırma
Emniyet kültürü, örgüt içindeki ve dışındaki bireylerin olumsuz veya tehlikeli koşullara maruz kalmasını en aza indirmekle ilgilenen örgüt içi inançlar, normlar, tutumlar, roller, sosyal ve teknik uygulamalar seti olarak ifade edilmektedir. Herhangi bir ihlalden, engelden ve baskıdan bağımsız olarak örgütü ulaşılabilecek en yüksek emniyet hedefine doğru yönlendiren bir araç olma özelliği de taşımaktadır. Çalışanların sürekli olarak daha emniyetli çalışma koşullarına sahip olması için motivasyonlarını sağlayacak etkili bir araç olan bu kültür ayrıca emniyet ile ilgili risklerin daha kolay fark edilerek emniyetsiz davranışlardan sakınılmasına yardımcı olan bir emniyet yaklaşımı olarak da ifade edilebilir. Yüksek emniyet kültürü düzeyine sahip örgütlerde; yönetim ve çalışanlar arasında karşılıklı güvene dayalı etkili bir iletişim ortamı mevcuttur. Operasyonel tehlikeler ve hatalar daha kolay fark edilir. Çalışanların uygun emniyet davranışında bulunabilmeleri için bir çerçeve oluşmuştur ve çalışanlar yüksek riskli tesislerde emniyetli davranışlar gösterirler. Havacılık örgütlerinin tamamında yüksek düzeyde emniyet kültürü seviyesine ulaşılabilmesi ile insan faktörü kaynaklı kazalar, olaylar, hatalar, tehlikeler ve riskler büyük oranda engellenerek yüksek emniyet seviyesine ulaşılmasına büyük katkı sağlanacaktır. Bu seviyeye erişebilme noktasında en önemli unsur ise etkili bir Emniyet Yönetim Sistemi (EYS) aracılığı ile emniyet kültürünün oluşturulmasıdır. Emniyet kültürünün oluşturulabilmesi için EYS'ye yoğun bir şekilde odaklanmak önemlidir. EYS, çalışanların emniyet ile ilgili davranışlarına yön verebilmeleri için bir çerçeve sağlamakta ve bu çerçeve yönetimin uygun liderliği ile desteklenmelidir. EYS bileşenleri ve süreçlerinin etkin ve dinamik olarak uygulanması ile emniyet kültürü oluşturulabilir. Bu çalışmada, havacılıkta emniyet kültürünün oluşturulmasında EYS'nin bir araç olarak kullanılabileceği temel görüşünün doğruluğu sınanmak amacı ile Türkiye'de faaliyet gösteren havacılık işletmelerinde niteliksel bir araştırma yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda ise EYS ve süreçlerini etkin olarak uygulamayan işletmelerin emniyet kültürü seviyesinin düşük olduğu saptanmıştır. Etkin olarak uygulayan işletmelerde ise yüksek emniyet kültürü seviyesine ulaşıldığı tespit edilmiştir.
Duygusal emek ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide psikolojik iyi olma halinin aracılık rolü: Bir alan araştırması
Bu çalışmanın amacı duygusal emek ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide psikolojik iyi oluş halinin aracılık rolünün incelenmesidir. Bu kapsamda çalışmada önerilen ilişkiler için 3 model oluşturulmuştur. İlk modelde duygusal emeğin alt boyutu olan yüzeysel davranışın işten ayrılma niyeti ile ilişkisinde psikolojik iyi oluş halinin aracılık etkisi incelenmiştir. İkinci olarak duygusal emeğin derinlemesine davranış boyutu ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide psikolojik iyi oluş halinin aracılık rolü incelenmiştir ve son olarak duygusal emeğin alt boyutu olan samimi davranış ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide psikolojik iyi oluş halinin aracılık rolü incelenmiştir. Çalışmanın verisi Çorum ilinde çalışan 250 satış danışmanından toplanmıştır. Analiz sonuçları incelendiğinde duygusal emeğin alt boyutlarından sadece samimi davranış ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide psikolojik iyi oluş halinin aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir; samimi davranışın psikolojik iyi oluş halini arttırdığı, artan psikolojik iyi oluş halinin işten ayrılma niyetini azalttığı sonucu bulunmuştur. Çalışmanın sonunda ise ulaşılan sonuçlara göre hem gelecekteki çalışmalar hem de yönetimdeki uygulamalar için önerilerde bulunulmuştur.
İş özellikleri ve örgüt kültürünün iş erteleme davranışı üzerindeki etkisinde dış kontrol odaklılığın düzenleyici rolü
Araştırmanın amacı; iş özellikleri ve örgüt kültürünün iş erteleme üzerindeki etkisini incelemek, varsa bu etkide dış kontrol odaklılığın düzenleyicilik rolünü belirlemektir. Araştırmanın evrenini; Strateji ve Bütçe Başkanlığı kaynaklarına göre Türkiye genelinde 2022 yılı itibariyle görev yapan 5.052.409 adet kamu kurumu çalışanları oluşturmaktadır. Anket uygulaması sonucunda 714 katılımcıdan elde edilen veriler istatistiki olarak incelemeye alınmıştır. Anket uygulaması sonrasında elde edilen veriler, öncelikle analizlere uygunluk açısından test edilmiştir. Bu doğrultuda çalışmanın temel hipotezlerini analiz edebilmek için öngörülen varsayımlar test edilmiştir. Ardından ölçeklerin yapısal geçerlilik ve güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Betimleyici analizler SPSS programı aracılığıyla yapılmıştır. Çalışmanın temel hipotezlerini test etmek için kurulan yapısal eşitlik modelleri ise LISREL programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analizler sonucunda katılımcıların iş özellikleri, klan kültürü ve adhokrasi kültürü algılarının iş erteleme davranışı üzerinde negatif ve anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilirken, hiyerarşi ve piyasa kültürü algılarının ise iş erteleme davranışı üzerinde pozitif ve anlamlı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca dış kontrol odaklılığın bu etkilerin tümünde düzenleyicilik rolünün olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak yapılan T-Testi ve ANOVA analizleri sonucunda ise katılımcıların iş özellikleri, örgüt kültürü ve iş erteleme davranışına ilişkin algıları ile çeşitli demografik değişkenleri arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Anahtar Kavramlar: Erteleme, İş Erteleme, Örgüt Kültürü, İş Özellikleri, Dış Kontrol Odağı.
Bilinçli farkındalığın çalışmaya tutkunluğa ve psikolojik dayanıklılığa etkisinde işin anlamlılığının aracılık rolü
Bu çalışmanın amacı, bilinçli farkındalığın hem çalışmaya tutkunluğa hem de psikolojik dayanıklılığa bir etkisinin olup olmadığını araştırmak, ayrıca bu etkileşimde işin anlamlılığının aracı bir rol üstlenip üstlenmediğini tespit etmeye çalışmaktır. Ayrıca bazı demografik özelliklere göre değişkenler açısından bir farklılık olup olmadığını belirlemek de çalışmanın alt amaçları arasında yer almaktadır. Çalışmanın verileri Türkiye genelinde çalışan 415 kargo çalışanından anket yoluyla elde edilmiştir. Çalışmada dört ölçek kullanılmıştır. Ölçeklerin güvenirlik analizi için Cronbach alfa kat sayısına bakılmış, geçerliliği için ise açıklayıcı faktör analiz (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) yapılmıştır. Farklılıkların tespiti için bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Değişkenler arası ilişkileri belirleyebilmek için korelasyon analizi yapılmıştır. Değişkenler arası etkileşimleri belirlemek için ise regresyon analizi yapılmıştır. Model testleri için yapısal eşitlik modellemesinden faydalanılmıştır. Verileri analiz edebilmek için SPSS ve AMOS programlarından yararlanılmıştır. Sonuç olarak bilinçli farkındalığın çalışmaya tutkunluğu, psikolojik dayanıklılığı ve işin anlamlılığını pozitif ve anlamlı bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Diğer taraftan işin anlamlılığının da çalışmaya tutkunluğu ve psikolojik dayanıklılığı pozitif ve anlamlı bir şekilde etkilediği saptanmıştır. Bilinçli farkındalığın çalışmaya tutkunluğa ve psikolojik dayanıklılığa etkisinde işin anlamlılığının aracılık rol üstlendiği de belirlenmiştir. Çalışmanın bu bulguları sonucunda bilinçli farkındalığın ve işin anlamlılığının çalışmaya tutkunluğa ve psikolojik dayanıklılığa etkisindeki önemi anlaşılmış, gelecek zamanda yapılacak araştırmacılara ve uygulamacılara önerilerde bulunulmuştur.
Kurumsal imajın çalışanların işe adanmışlık düzeyindeki etkisinde yaşam doyumunun aracı rolünün incelenmesi
Bugünün kurumları için en önemli zorluklardan biri, çalışanların işlerine olan bağlılıklarını sağlamaktır. Özellikle nitelikli çalışanların yüksek düzeyde işe bağlılık göstermeleri, kurumlar için çeşitli olumlu sonuçlar doğurabilir. Bu yüzden, çalışanların işe adanma düzeylerini etkileyebilecek faktörlerin incelenmesi önemlidir. İşe adanma, yalnızca iş ve çalışan arasındaki bir ilişki olarak değerlendirilmemeli, birçok faktörün bu sürece etki edebileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Bu bağlamda, kurum imajının da önemli bir unsur olduğu vurgulanmalıdır. Kurum imajı, yalnızca müşteriler üzerinde değil, aynı zamanda çalışanlar üzerinde de motive edici bir etki oluşturarak onların işe adanmışlığını ve yaşam doyumunu artırabilir. Bu doğrultuda, kurumsal imajın işe adanma düzeyini etkileyebileceği ileri sürülebilir. Ayrıca, kurum imajı ve işe adanma arasındaki etkileşimde, yaşam doyumunun aracı bir rol oynayabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada, Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) kullanılarak yapılan analizler sonucunda, kurumsal imajın alt boyutları olan güvenilirlik ve yenilikçiliğin, çalışanların işe adanmışlık seviyelerini anlamlı bir şekilde artırdığı görülmüştür. Özellikle güvenilirliğin, çalışanların enerjileri ile işlerine yoğunlaşma düzeylerini olumlu yönde etkilediği gözlemlenmiştir. Bununla birlikte, kurumsal imaj algısı ile işe adanmışlık arasındaki ilişkide yaşam doyumunun aracılık etkisinin performans alt boyutuyla sınırlı olduğu belirlenmiştir. Sonuçlar, literatürle uyumlu olmakla birlikte, kurumsal imajın yenilikçilik boyutunun işe adanma üzerindeki pozitif etkisinin tespit edilmesi, literatüre yeni bir katkı sunmaktadır. Yaşam doyumunun aracılık rolü, çalışanların genel memnuniyet düzeylerinin iş performanslarını artırmada kritik bir faktör olduğunu ortaya koymaktadır. Bu araştırma, işverenlere çalışan bağlılığını güçlendirmek adına kurumsal imajın geliştirilmesi ve çalışanların yaşam memnuniyetine odaklanmaları gerektiği konusunda pratik öneriler sunmaktadır.
İşle bütünleşmenin pozitif ses çıkartma davranışı üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılığın aracılık rolü
Bu tez çalışmasında, işle bütünleşmenin pozitif ses çıkartma davranışı üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılığın aracılık rolü belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışanların örgütsel faaliyetlere katkı sağlamak üzere fikirlerini açıklayabilmesi ve diğer fikirler hakkında düşüncelerini söyleyebilmesi hem örgüt performansını hem de çalışan motivasyonunu önemli derecede etkilemektedir. Örgüt içerisinde çalışanların örgüt yararını gözeterek düşüncelerini paylaşabilmesi, yaratıcı fikirlerin ortaya çıkmasını sağlamaktadır. İşiyle bütünleşen kişiler ise enerjilerini işlerine aktararak çalıştıkları için başarılı sonuçlara ulaşma arzusu taşırlar. Bu nedenle pozitif ses çıkartma davranışı sergilemeleri beklenebilir. Bu düşünceden hareketle araştırma değişkenleri bağlamında en etkin sonuçlara entelektüel sermayenin yoğun olduğu örgütlerden ulaşılabileceği düşünülmüş ve çalışmanın uygulaması üniversitelerde gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubu ise uygulamanın yapıldığı tarih itibariyle Türkiye'de bulunan 129 devlet üniversitesi ve 78 vakıf üniversitesi bünyesinde görev yapan akademisyenler olarak belirlenmiştir. Anket uygulaması sonucunda 452 katılımcıdan elde edilen veriler istatistiki olarak incelemeye alınmıştır. Anket uygulaması sonrasında elde edilen veriler, öncelikle analizlere uygunluk açısından test edilmiştir. Bu doğrultuda çalışmanın temel hipotezlerini analiz edebilmek için öngörülen varsayımlar test edilmiştir. Ardından ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlik analizlere yapılmıştır. Araştırma verilerinin ve ölçeklerinin analizlerde kullanılabilecek yeterliliklere sahip olduğu anlaşıldıktan sonra analizlere başlanmıştır. Betimleyici analizler SPSS programı aracılığıyla yapılmıştır. Çalışmanın temel hipotezlerini test etmek için kurulan yapısal eşitlik modelleri ise LISREL programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analizler sonucunda akademisyenlerin işle bütünleşmelerinin pozitif ses çıkartma davranışları üzerinde etkisi olduğu ve örgütsel bağlılığın bu etki üzerinde aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan işle bütünleşmenin örgütsel bağlılık üzerinde ve örgütsel bağlılığın pozitif ses çıkartma davranışı üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda akademisyenlerin kişisel gelişimlerini desteklemek için yeterli düzeyde fon ayrılarak araştırmalara katılmaları teşvik edilebilir. Ayrıca eğitim ve idari alanda yapılacak görevlendirmelerde akademisyenlerin görüşleri alınarak kararlara katılımları sağlanabilir. Ulaşılan sonuçların ve yapılan önerilerin üniversitelerdeki yöneticilere ve bundan sonra yapılacak benzer çalışmalarda araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kavramlar: Bütünleşme, İşle Bütünleşme, Ses Çıkartma Davranışı, Seslilik, Örgütsel Bağlılık
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin stres yönetimi ve psikolojik sağlık üzerine etkileri
Günümüzde en önemli sorunlardan biri olan şiddet, özellikle çalışma alanlarında gitgide artan bir sorun haline gelmesi nedeniyle bütün meslek gruplarını olumsuz etkiler hale gelmiştir. İş yerlerinde şiddet olaylarının gitgide artması sonucunda bu durum hem kurumlar hem de çalışanlar için bir halk sağlığı sorunu halini almıştır. İş yerindeki şiddet çalışanın işi ile ilgili bilinçli biçimde gerçekleştirilen psikolojik ya da fiziksel zararlara neden olan her çeşit olay ve davranış biçimini içermektedir. Bu çalışmanın amacı, sağlık çalışanlarının maruz kaldığı şiddetin stres yönetimi ve psikolojik sağlık üzerindeki etkilerinin incelenmesidir. Araştırma kapsamında, sağlık çalışanlarının karşılaştığı şiddet türleri ve sıklığı ele alınarak, bu deneyimlerin bireylerin stresle başa çıkma mekanizmalarına olan etkileri analiz edilmektedir. Çalışma kapsamında sorulan soruların yanıtları ile sağlık çalışanlarının karşılaştığı şiddetin doğası ve kapsamının aydınlatılması, şiddet kaynaklarının belirlenmesi, sağlık çalışanlarının üzerindeki psikolojik ve profesyonel etkilerini değerlendirmesi ve önleme stratejilerinin önerilmesi hedeflemektedir. Bu araştırma ile ayrıca, sağlık personelinin maruz kaldığı şiddet unsurları ve bunların engellenmesi/ortadan kaldırılması için çözüm önerileri sunulabilmesi de amaçlanmaktadır.