Theses supervised by Doç. Dr. Habib Özğan

11 theses · Gaziantep University

Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin örgütsel ve bireysel değerlerine ilişkin uyum algılarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin örgütsel ve bireysel değerleri arasındaki uyumu çeşitli değişkenler açısından incelemek ve okulda birey-örgüt değer uyumuna yönelik bazı çıkarımlar sunmaktır. Bu amaçla, öncelikle bireysel değerler ile örgütsel değerlerin uyumuna ilişkin genel bir kavramsal çerçeve sunulmuştur. Ayrıca, araştırma kapsamında, birey-örgüt değer uyumunun sonuçları yaş, cinsiyet, mesleki kıdem gibi kavramlarla ilişkilendirilerek tartışılmıştır. Tarama modelinde olan bu araştırmada, sınıf öğretmenlerinin birey-örgüt değerler uyumuna ilişkin algıları, araştırmanın bağımlı değişkenini oluşturmuştur. Bireysel ve örgütsel değerler uyumu üzerinde etkisi araştırılan cinsiyet, öğretmenlerin çalıştıkları okuldaki mesleki kıdem, hizmet süresi, yaş, öğrenim durumu, çalıştığı kurumda kendini değerli ve önemli hissedebilme durumu, öğretmenlerin mezun oldukları okullara ve kurumlara göre algıladıkları tutuma ilişkin değişkenleri ise, araştırmada bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Ayrıca, araştırma kapsamında sınıf öğretmenlerinin bir dizi değere ilişkin verdikleri önem sıraları da incelenmiştir. Araştırma, 2013-2014 eğitim ve öğretim yılı içinde, Gaziantep ili Şahinbey ve Şehitkamil merkez ilçelerinde bulunan ilkokullarda yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Şahinbey ve Şehitkamil merkez ilçelerinden seçilen 36 ilkokulda görev yapan 550 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada verilerin toplanması amacıyla Sezgin'in (2006) geliştirdiği ölçek kullanılmıştır. Araştırmadaki alt problemlerin analiz ve çözümlenmesi amacıyla İlişkisiz Örneklemler İçin t-Testi, Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçları, araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin bireysel ve örgütsel değerlere ilişkin algıları arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Sınıf öğretmenlerinin bireysel ve örgütsel değerler uyumuna ilişkin algıladıkları arasında, cinsiyet değişkeni, çalıştıkları okuldaki hizmetlerinin süresi, yaş, öğrenim durumu, mezun oldukları kurum değişkenlerine göre istatistiki açıdan anlamlı farklılık bulunmamıştır. Katılımcıların bireysel ve örgütsel değerlerin uyumuna ilişkin algılarında; kendini okulun değerli ve önemli bir üyesi olarak hissetme, mesleki kıdem ve okula karşı algılanan tutum değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık görülmüştür. Ayrıca, araştırma sonuçları, birey ve örgüt değerleri açısından "güven", "empati" ve "saygı" gibi değerlerin önem sırası daha ön planda görülmesine karşın, "katılım", "risk alma" ve "hassasiyet" gibi değerlerin önem sırası açısından daha gerilerde yer aldığını göstermiştir. Araştırmaya katılan öğretmenler tarafından okulda güvene ve karşılıklı saygıya dayalı, olumlu ve destekleyici bir çalışma ortamının oluşturulması, ilişkilerin dürüstlük temeline dayandırılması, yardımlaşma, işbirliği ve karşılıklı anlayışın pekiştirilmesi, sorumluluk ve görev bilincine önem verilmesi önerilmiştir.

BireysellikDeğerlerEmpati+5
Mehmet Selman Kayan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin sosyal bütünleşme algılarının geliştirilmesine yönelik bir uygulama

Bu araştırmanın amacı sosyal bütünleşmenin geliştirilebilir olma durumunu ampirik olarak ortaya koymak ve üniversite öğrencilerinin uygulanan Sosyal Bütünleşme Geliştirme Programı'na (SOBGEP) ilişkin algılarını ve deneyimlerini incelemektir. Araştırmanın ilk basamağında, 8 haftalık bir Sosyal Bütünleşme Geliştirme Programı (SOBGEP) tasarlanmış ve deney grubunda yer alan üniversite öğrencilerine uygulanmıştır. Ayrıca, araştırmanın bütün oturumları bir kamera aracılığıyla kaydedilmiştir. Araştırmada, nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı iç içe karma araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 eğitim-öğretim yılında sınıf öğretmenliği programındaki üniversite öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya deney (N=36) ve kontrol (N=31) grubunda yer alan 67 üniversite öğrencisi katılmıştır. Nitel görüşmeler ise deney grubunda yer alan 10 üniversite öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. SOBGEP'in etkililiğinin incelenmesi amacıyla, Şimşek ve Şimşek (2013) tarafından geliştirilen Sosyal Bütünleşme Ölçeği kullanılmıştır. Son olarak, programa katılan üniversite öğrencilerinin programla ilgili tutum ve algılarını incelemek amacıyla günlük sayfaları ve kaydedilen videolar analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, uygulanan SOBGEP deney grubunda yer alan üniversite öğrencilerinin sosyal bütünleşme algıları üzerinde anlamlı bir farklılığa yol açmıştır. Hiçbir eğitimin verilmediği kontrol grubunda ise sosyal bütünleşme son test puanlarında anlamlı bir farklılığın oluşmadığı saptanmıştır. Nitel araştırma sonuçlarına göre ise, uygulanan SOBGEP üniversite öğrencileri üzerinde hem bireysel hem de toplumsal açıdan olumlu katkılar sağlamıştır. Katılımcıların, benzer programların olumlu etkilere yol açacağına inandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularına dayalı olarak araştırmacılara ve uygulayıcılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Sosyal bütünleşmeÖlçeklerÖğrenci algısı+1
Şahabettin Akşab
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda öğretmenlerin örgütsel mutluluğunu etkileyen faktörlerin incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda çalışan öğretmenlerin örgütsel mutluluğunu etkileyen faktörlerin belirlenerek örgütsel mutluluğun kurumda artırılması için yapılması gerekenler konusunda öğretmen görüşlerinin derlenmesidir. Çalışmada temel yöntem olarak nitel araştırma desenlerinde olgu bilim yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde ortaokullarda çalışan öğretmenler oluşturmaktadır. Yapılan nitel araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemiyle çalışma grubu belirlenmiştir. Öğretmenlerin örgütsel mutluluğunu etkileyen faktörlerin araştırılması ve bu faktörlerin geliştirilmesine yönelik yapılacakların saptanması amacıyla 2016-2017 eğitim-öğretim yılında birinci dönemde Şahinbey ilçesine bağlı on okulda görev yapan kırk öğretmenle görüşme yapılmıştır. Veri toplama aşamasında görüşme formu kullanılmış ve veriler içerik analizi metoduyla incelenmiştir. Örgütsel mutluluğu etkileyen altı tema elde edilmiştir. Bunlar; yönetsel süreçler, işedönük davranışlar, bağlılık, iletişim, çevresel faktörlerdir. Araştırma sonucunda öğretmenleri en çok mutlu eden faktörler; takdir görme; okulda sevgi, saygı ve hoşgörü; öğretme ve öğrenci sevgisi; empati; öğrenci mutluluğu ve yeterli gelirdir. Örgütsel mutluluğun artırılması konusunda da en çok dile getirilen konular; "şikâyetler ve öneriler önemsenmeli; verimli çalışılmalı, aidiyet artırıcı etkinlikler planlanmalı; önyargısız davranılmalı; ek kitap sağlanmalı; okullara ek bütçe sağlanmalı" şeklindedir. Elde edilen bu sonuçlar, öğretmenlerin örgütsel mutluluğunu artırmak için yapılması gerekenler başlığında kim tarafından ne yapılacağı ve bu işlemin nasıl yapılacağı şeklinde raporlaştırılmıştır. Anahtar kelimeler: Mutluluk, örgütsel mutluluk, ortaokul öğretmenleri.

MutlulukOrtaokul öğretmenleriÖrgütsel mutluluk+2
Cahide Selbi
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitim kurumlarında işyeri ruhsallığının geliştirilmesine yönelik deneysel bir uygulama

Bu araştırmanın amacı işyeri ruhsallığı çerçevesinde tasarlanan Okul Ruhsallık Programı'nın (ORP) öğretmenlerin ruhsallık düzeyleri üzerindeki etkisini incelemek ve öğretmenlerin bu programa ilişkin görüşlerini belirlemektir. Çalışmada işyeri ruhsallık konusu incelenmiş ve araştırmacı tarafından hazırlanan 6 haftalık ORP uygulanmıştır. Çalışma nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanılmasından oluşan karma araştırma olup çalışmada açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2016–2017 eğitim-öğretim yılında Şanlıurfa ilinde görevli, deney (N=19) ve kontrol (N=19) gruplarında yer alan 38 öğretmen oluşturmaktadır. Nicel verilerin toplanmasında İşyeri Ruhsallığı Ölçeği (Özğan, 2017) kullanılmış, nitel veriler için de yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Katılımcıların ORP'ye ilişkin algı ve tutumlarını belirlemek için ORP Değerlendirme Formu ve ORP'nin 6 haftalık video kayıtları analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda ORP'nin toplam ölçek puanı boyutunda anlamlı bir farka yol açmadığı saptanmıştır. Boyutlar bazında sonuçlar incelendiğinde ise ön test ve son test sonuçlarına göre ORP'nin "Aşkınlık, Anlamlı İş" boyutlarında anlamlı bir farka yol açtığı görülürken "Özalgı ve Örgütsel Değerler" boyutlarında herhangi bir farka yol açmadığı belirlenmiştir. ORP sonuçlarına ve etkililiğine ilişkin katılımcılar ile yapılan görüşmelerde ORP'nin katılımcılar üzerinde "Hayat, Okul içi İlişkiler, Özbenlik, Amaçlar, Anlam" temalarında olumlu etkilere yol açtığı görülmüştür. Katılımcılar ORP'yi faydalı bulduklarını, bu program çerçevesinde yapılan etkinliklerin işlerine anlam kattığını, ruhsal farkındalıklarını artırdığını, ruhsal olgular ile daha derinden tanıştıklarını, okul içi çalışmalarında ve ilişkilerinde amaç bütünlüğü ve gerçek anlam bilinci kazandıklarını belirtmişlerdir. Çalışma bulguları kapsamında ayrıca katılımcılar açısından nicel ve nitel verilerin karşılaştırmalı analizi, ORP değerlendirme formu ve video kayıtlarından elde edilen veri sonuçları, katılımcıların ORP'yi tavsiye etme nedenleri, programa ilişkin önerileri ve tanımları sunulmuştur.

Eğitim kurumlarıEğitim yönetimiKarma yöntemler+2
Ahmet Göçen
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerine ilişkin öğretmen görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı öğretmen algıları doğrultusunda, eğitim kurumlarının sosyal sorumluluklarının belirlenmesidir. Aynı zamanda eğitim kurumlarının ve öğretmenlerin, sosyal sorumluluk uygulamalarının neler olduğu ve sosyal sorumluluk uygulamalarının önündeki engeller belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni çerçevesinde yapılandırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2016-2017 eğitim-öğretim yılında kolay ulaşılabilir durum örneklemesi tekniği ile belirlenen ve Adıyaman İlinde görev yapan 40 öğretmen oluşturmaktadır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığı ile toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmada ulaşılan başlıca sonuçlar şunlardır: Öğretmenlerin kurumsal sosyal sorumluluk algıları yasal sorumluluklar, gönüllü sorumluluklar ve etik sorumluluklar çevresinde toplanmaktadır. Katılım gösterdikleri sosyal sorumluluk faaliyetleri öğrencilere yönelik faaliyetler, velilere yönelik faaliyetler ve çevreye yönelik faaliyetlerdir. Eğitim kurumlarının sosyal sorumlulukları yasal sorumluluklar, gönüllü sorumluluklar, etik sorumluluklar ve ekonomik sorumluluklar olarak tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, eğitim kurumlarının sosyal sorumluluklarını yerine getirme düzeyi zayıf olarak belirlenmiştir, sosyal sorumlulukların önündeki engeller ise paydaşlardan kaynaklanan engeller ve kurumsal engeller olmak üzere iki boyutta ele alınmaktadır. Ayrıca araştırmada eğitim kurumları tarafından yürütülen sosyal sorumluluk uygulamalarının toplumsal katkıları, kurumsal katkıları, öğrencilere yönelik katkıları ve velilere yönelik katkılarının olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin sosyal sorumluluk uygulamalarına katılım düzeylerinin arttırılması için bireysel ve kurumsal çalışmaların yapılması gerekmektedir; eğitim kurumlarının sosyal sorumluluk uygulama düzeylerini arttırmak için ise öğretmenler düzeyinde, kurum düzeyinde ve bakanlık düzeyinde çalışmalar yapılması gerekli görülmektedir.

Eğitim kurumlarıKurumsal sosyal sorumlulukSorumluluk+3
Cengiz Alper Karadağ
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de girişimci üniversitenin oluşturulmasına ilişkin bir model önerisi ve uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada yükseköğretimin yeni bir yapılanması girişimci üniversite kavramı üzerinde durulmuştur. Girişimci üniversite, teknoloji transfer ofisleri, kuluçka merkezleri üniversite temelli teknoparklar yoluyla teknolojinin ve bilimsel bilginin akademiden endüstri sektörüne doğrudan aktarımını sağlayan ve girişimcilik eğitimi ile de endüstri sektörüyle dolaylı bağlantılar kuran çok katmanlı bir yapıdır. Girişimci üniversite, geleneksel üç rolünü -eğitim, araştırma ve topluma hizmet- yeni bir yaklaşımla sürdürür. Bu şu anlama gelmektedir, eğitim ve araştırma yapmanın yanı sıra kurumsal olarak girişimci üniversite, teknoloji transfer merkezleri, araştırmaya dayalı patent ve lisans hakları elde eder. Girişimci üniversite, bilimsel araştırmalardan elde edilen sonuçları direk mal ve hizmete çevirerek karşılığında maddi kazanç sağlar ve böylelikle hem kendine ve hem içinde bulunduğu topluma hizmet eder. Aynı şekilde girişimci üniversite, hızla değişen işletme dünyasına bir cevap olarak, iş dünyasının küresel çağda karşılaştığı git gide artan karmaşık sorunlara çözümler bulabilecek niteliklere sahip mezunlar yetiştiren üniversitelerdir. Burada girişimci üniversitenin hedef kitlesi sanayi sektörü ve işletme dünyasıdır. Bu çalışmada, ülkemize uygulanabilecek bir girişimci üniversite modeli ortaya konmuştur. Önerilen model, alt boyutları bulunan yerleşke olanaklarının değerlendirilmesi, akademik ve idari yönetim, devlet boyutu, finansman boyutu, eğitim-öğretim faaliyetleri, sektörle işbirliği (ticarileşme) gibi altı temadan oluşmaktadır. TÜBİTAK'ın 2014 Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi'ne giren ilk 50 üniversite bu çalışmanın evrenini oluşturmaktadır. Bu endeksten amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen 12 üniversitede görevli ve ilgili alanda yayınları bulunan 12 öğretim üyesi ile modelin uygulanabilirliğini değerlendirmek amacıyla yüzyüze görüşmeler yapılmıştır. Yapılan değerlendirmelerde önerilen girişimci üniversite modelin uygulanabilir olduğu görülmüş, ancak ülkemizde yasal, mali, idari kısıtlamalar nedeniyle girişimci üniversite modelinin tam olarak uygulanamayacağı ifade edilmiştir. Anahtar kelimeler: Girişimci üniversite, Üçüncü kuşak üniversite, Multiversite, Üniversite-sanayi işbirliği, İnovatif üniversite.

Endüstri ilişkileriGirişimcilerTeknoparklar+3
Muhammet Baş
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin psikolojik sermaye algısına ilişkin faktörlerin incelenmesi

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bireylerin yaşadığı olumsuz durumlar yerine pozitif noktalara odaklanma düşüncesi pozitif psikolojinin ortaya çıkışını sağlamıştır. Bunun yanında ekonomik, beşeri ve sosyal sermaye gibi girdilerin günümüz insan kaynaklarının verimli şekilde kullanılmasında yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Bu anlamda pozitif psikolojinin bir çıktısı olarak psikolojik sermaye kavramının önemi de her geçen gün artmaktadır. Bu çalışmada, temel kaynağı insan olan eğitim örgütlerindeki olumsuzlukların ortadan kaldırılmasına katkıda bulunacağı düşünülen psikolojik sermayenin öğretmenler tarafından nasıl algılandığı ve bu algının temelinde yatan faktörlerin neler olduğu tespit edilmiştir. Karma yöntemle hazırlanan araştırmada ilk olarak öğretmenlerin psikolojik sermaye algılarını tespit etmek amacıyla Özgan ve Tösten (2014) tarafından geliştirilen "Psikolojik Sermaye Ölçeği" basit seçkisiz yöntemle seçilen 610 öğretmene uygulanmıştır. Yapılan analizlerde yüksek çıkan algıya ilişkin faktörleri belirlemek amacıyla görüşme tekniği kullanılarak nitel araştırma yapılmıştır. Maksimum çeşitlilik örnekleme ile oluşturulan nitel çalışma grubunu ise ilkokul ve ortaokul kademelerinde görev yapan 14 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin psikolojik sermaye algılarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Psikolojik sermayeyi olumlu yönde etkileyen faktörler arasında ise yönetici tutumları bakımından destekleyici davranışlar, öğretmene pozitif yaklaşma, iş birliğine girme ve iletişimi görev paylaşımı; çalışma ortamı bakımından okulun fiziki durumunun elverişliliği, diğer öğretmenlerle olumlu ilişkiler, velilerin olumlu yaklaşımları; mesleğin özellikleri bakımından insanı eğitme düşüncesi ve topluma karşı sorumluluk duygusu; olumlu yaşantılar; kişisel ve mesleki birikimlerin olması ve bazı kişisel özellikler ön plana çıkmaktadır. Bunun yanında yöneticilerin sürekli müdahalede bulunması ve bürokratik davranmaları; okulun fiziki altyapısının yetersiz olması, velilerden ve öğretmenlerin olumsuz tutumları; mesleğin itibarsızlaşması ve monoton bir yapıda yürümesi; yaşanılan olumsuz deneyimler psikolojik sermayeyi olumsuz yönde etkileyen faktörler olarak belirlenmiştir. Araştırmanın son kısmında ise araştırmacılara ve uygulayıcılara psikolojik sermaye ile ilgili bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Psikolojik Sermaye, Öğretmen, Dayanıklılık, Umut, İyimserlik, Öz Yeterlilik

Eğitim psikolojisiPozitif psikolojiPsikolojik sermaye+4
İsmail Çimen
Gaziantep University
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin sosyal sorumluluk temelli liderlik becerilerinin geliştirilmesine yönelik deneysel bir çalışma

Bu tezin amacı araştırma kapsamında oluşturulan Sosyal Sorumluluk Temelli Liderlik (SSTL) Eğitim Programının üniversite öğrencilerinin sosyal sorumluluk, liderlik, vatandaşlık, değişim oluşturma, ortak amaç etrafında işbirliği halinde uyumlu bir şekilde çalışma, kendini tanıma gibi davranışlarına etkisini incelemektir. Tez SSTL becerilerinin öğrenciye kazandırılması açısından önemli görülmektedir. Bu çalışma dört aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşamada SSTL ölçeği Türkçeye uyarlanarak ölçeğin geçerlik, güvenirlik ve norm çalışmaları yapılmıştır. İkinci aşamada SSTL ölçeğinin bazı demografik değişkenler açısından incelenmesi yapılmıştır. Üçüncü aşamada 12 haftalık Sosyal Sorumluluk Temelli Liderlik Eğitim Programı hazırlanarak deney grubu oluşturulmuş ve öğrencilere eğitim verilip eğitimin öğrencilere etkisi belirlenmiştir. Dördüncü aşamada ise deney grubunda bulunan üniversite öğrencilerinin almış olduğu eğitimin değerlendirmesi yapılmıştır. Programın değerlendirilmesi amacıyla eğitim alan öğrencilerle görüşme yapılmıştır. Çalışma hem nicel hem nitel araştırmadan oluşan karma araştırma deseni (mixed method design) olarak tasarlanmıştır. Çalışma grubu olarak 2013-2014 eğitim öğretim yılında Kilis 7 Aralık Üniversitesi öğrencileri seçilmiştir. Araştırmanın sonucunda öğrencilerin SSTL algı ve alt boyutlarına yönelik algıları ile cinsiyet, fakülte, anne-baba eğitim düzeyi, öğrenci topluluklarına üyelik durumu, öğrenim durumu, sınıf düzeyi, yaşanılan yer ve bölge arasında anlamlı farklılık olduğu ancak yaş grupları ile herhangi bir anlamlı farklılığın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuca göre eğitim programını alan öğrencilerde eğitimi almayan öğrencilere göre Sosyal Sorumluluk Temelli Liderlik algıları ve alt boyutlardan Medeni Tartışma, Değişim, Uyum, İşbirliği, Sorumluluk ve Vatandaşlık boyutlarında anlamlı farklar bulunmuştur. Verilen eğitim programının ardından öğrencilerle yapılan görüşmeler sonucunda eğitim programının öğrencilerin işbirliği halinde daha etkin çalışmalarına, bir gruba liderlik etme becerilerini kazanmalarına, yaşadıkları toplum için bir farklılık oluşturma isteğinin oluşumuna katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu tez kapsamında yapılan araştırmalar sonucunda öğrencilerin bir gruba liderlik etme becerilerinin ve sosyal sorumluluk bilincinin gelişmesinde eğitimin etkili olduğu ve bu şekilde verilen eğitimlerle üniversite öğrencilerinin topluma daha fazla katkı sağlayacak etkinliklere katılımının artırılarak toplumsal değişime liderlik etme becerilerini geliştirmeleri önemli görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Değişim Modeli, Sosyal Sorumluluk Temelli Liderlik, Eğitim Programı

EğitimEğitim programlarıLiderlik+7
Ebru Külekçi
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermayelerine ilişkin algılarının incelenmesi

Pozitif psikoloji, II. Dünya Savaşı sonrasında olumsuzluklara odaklanmak yerine bireyin pozitif yönlerini ortaya çıkarmayı amaçlayan ve bu kapsamda çalışmaların yoğunlaştığı bir akımdır. Pozitif psikolojik sermaye ise temellerini pozitif psikoloji ve pozitif örgütsel davranış yaklaşımlarından alan, çalışan verimliliğinin artışına olumlu yönde etki edecek bir dizi nitelik olarak tanımlanan sermaye türüdür. Pozitif psikolojik sermayenin çalışan verimliliğine ve örgütsel davranışlara etkisi büyüktür. Yapılan bu araştırmanın temel amacı öğretmenlerin pozitif psikolojik sermayelerine yönelik algılarını incelemektir. Araştırma açımlayıcı sıralı karma yöntemle desenlenmiştir. Araştırmada öğretmen algılarını belirlemek amacıyla araştırmacılar tarafından ölçek geliştirilmiş olup bulgular nitel çalışmayla desteklenmiştir. Nicel kısımdaki bazı sonuçlar öğretmenlerle paylaşılarak görüşme düzenlenmiştir. Araştırmanın nicel kısımdaki çalışma grubunu Türkiye örnekleminden alınan, yedi coğrafi bölgeden ikişer il; gelişmişlik düzeyine göre alt, orta ve üst sınırdan oluşan beşer il gözetilerek toplam 15 ilde 1750 öğretmen oluşturmaktadır (2014 yılı itibariyle). Nitel kısmına ait çalışma grubunu ise Dicle Üniversitesinde Eğitim Yönetimi Teftiş Planlama ve Ekonomisi Anabilim Dalı'nda lisansüstü eğitim gören ve aynı zamanda MEB'de çalışan 18 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin pozitif psikolojik sermayelerine yönelik algılarının yüksek olduğu; illerin gelişmişlik düzeyi ile öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algısının ters orantılı olduğu; medeni durumun, kıdemin, yaşın, maaş memnuniyetinin, mezun olunan fakülte türünün, okul büyüklüğünün psikolojik sermayeyi etkilediği görülmüştür. Psikolojik sermayenin güçlenmesini engelleyen durumlar ve gerekli çözüm önerileri öğretmenlerle yapılan görüşmelerle ayrıntılı olarak incelenmiştir. Son olarak araştırmacılara ve uygulayıcılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Psikolojik Sermaye, Pozitif Psikoloji, Pozitif ÖrgütselDavranış

Pozitif psikolojiPsikolojik sermayeVerimlilik+3
Rasim Tösten
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaöğretim öğretmenlerinin örgütsel mutluluk algılarının incelenmesi: Bir norm çalışması

Bu araştırmanın amacı ortaöğretim okullarında çalışan öğretmenlerin Türk toplumu özelliklerini göz önünde bulundurarak, örgütsel mutluluk algılarını ve örgütsel mutluluğun alt boyutlarını belirlemektir. Ayrıca eğitim örgütlerinde mutluluk algı düzeyini artırabilmek için ne tür önlemlere ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymaktır. Türkiye'de okullarda örgütsel mutluluk alanında yapılan araştırmaların olmaması nedeniyle, bu çalışma alanda önemli boşluğu dolduracağı öngörülmektedir. Araştırmada hem nitel hem de nicel veri toplama yöntemlerini içeren karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada ardışık yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunun evrenini Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışan ortaöğretim öğretmenleri oluşturmaktadır. Çalışma örneklemini ise 2013-2014 eğitim öğretim yılında ortaöğretim okullarında görev yapan 1344 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel boyutu için amaçlı örnekleme yöntemlerinden seçkisiz örneklem yoluyla kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunu Gaziantep ili 2014-2015 eğitim öğretim yılında ortaöğretim okullarında görev yapan 37 ortaöğretim öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada nicel verileri toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen "Okul Örgütsel Mutluluk Ölçeği" (OÖMÖ) kullanılmıştır. Geliştirilen bu veri toplama aracı için doğrulayıcı ve açımlayıcı faktör analizleri yapılmıştır. Bunun yanı sıra güvenirlik çalışmaları için iç tutarlılık katsayıları belirlenmiştir. Ayrıca demografik özelliklere ilişkin verilerin analizleri için T testi, ANOVA ve betimsel istatistikler yapılmıştır. Norm çalışması için ise ham puanları Z puanlarına, T puanlarına ve yüzdelik puanlara çevrilerek kullanılmıştır. OÖMÖ; yönetim süreçleri, mesleki tutum, iletişim, adanmışlık ve ekonomik koşullar olmak üzere beş̧ boyuttan oluşmaktadır. Nicel veriler OÖMÖ aracılığıyla internet üzerinden ve okullara gönderilen posta yoluyla toplanmıştır. Verilerin toplam puanlar üzerinden aritmetik ortalama ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Nitel verileri toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmada; ortaöğretim öğretmenlerinin yönetim süreçleri, mesleki tutum, iletişim ve adanmışlık boyutunda "yüksek düzeyde" ekonomik koşullar boyutunda "düşük düzeyde" örgütsel mutluluk algıları olduğu görülmüştür. Araştırmada elde edilen bulgular, katılımcıların sorunları ve çözüm önerileri doğrultusunda öneriler yazılmıştır. Anahtar kelimeler: Örgütsel Mutluluk, Ortaöğretim Öğretmenler, Ölçek geliştirme, Norm Çalışması, Mutluluk

Eğitim psikolojisiEğitim örgütleriMutluluk+3
Ayhan Bulut
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de yeni kurulan kamu üniversitelerindeki kurumsallaşmanın incelenmesi

Bu araştırmann amacı; Türkiye'de yeni açılan (2006, 2007 ve 2008) kamu üniversitelerinin kurumsallaşma düzeylerini belirlemek ve kurumsallaşma sürecinde karşılaşılan sorunları ortaya koymaktır. Çalışmada aynı zamanda kamu üniversitelerinin kurumsallaşma sürecinde hangi baskılar (zorlayıcı, taklitçi ve normatif) altında kalarak kurumsalllaştıklarını belirlemek amaçlanmıştır. Bu çalışma, tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Çalışmada nicel ve nitel araştırma metodu birlikte kullanılmıştır. Bu çalışmada ardışık yöntem kullanılmıştır. Çünkü araştırmada öncelikle nicel veriler toplanmış daha sonra daha zengin ve derin veri elde etmek için nitel araştırma metodu kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunun örneklemini 2006, 2007 ve 2008 yılında açılan kamu üniversitelerinde görev yapan öğretim elemanları oluşturmaktadır. Araştırmaya 2012-2013 yılında üniversitelerde görevli 630 öğretim elemanı katılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunun örneklem belirlemede maksimum çeşitlik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Nitel boyutta örneklem belirlemek için URAP'ın yaptığı üniversite sıralamasından 50-99, 100-199, 200-299, 300-399 ve 400-499 puan aralıklarından birer tane üniversite belirlenmiş ve burada görev yapan 45 öğretim elamanı çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırmada nicel verileri toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen "Üniversite Kurumsallaşma Ölçeği" (ÜKÖ) kullanılmıştır. Üniversite Kurumsallaşma Ölçeği; sorumluluk, nesnellik, kültürel güç, formalleşme ve kaynak yeterliliği olmak üzere beş boyuttan oluşmaktadır. Nitel verileri toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Üniversite Kurumsallaşma Ölçeği elektronik posta yoluyla Üniversitedeki öğretim elemanlarına gönderilerek veriler toplanmıştır. Verilerin toplam puanlar üzerinden aritmetik ortalama ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Nitel veriler görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesinde içerik analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırmada; 2006, 2007 ve 2008 yıllarında açılan kamu üniversitelerinin sorumluluk, nesnellik, kültürel güç, formalleşme ve kaynak yeterliliği boyutunda "orta düzeyde" kurumsallaştıkları yani bir kurumsallaşma süreci içinde oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Kamu üniversitelerin en fazla kurumsallaştıkları boyut "sorumluluk" iken en az kurumsallaştıkları boyut ise "kaynak yeterliliği"dir. Kamu üniversiteleri kurumsallaşma sürecinde en fazla yaşadıkları sorunlar ise; personel eksikiliği, bilimsel çalışmalara desteğin olmaması, şehrin özelliklerinden kaynaklı sorunlar, ideolojik yakınlığa göre görev verilmesi, çatışmaların çözülememesi, kurum kültürünün oluşmaması, oryantasyon programının olmaması, görevlerin açık ve net olmaması, kütüphane yetersizliği ve sosyal alanların yetersizliğidir. Araştırmada ayrıca kamu üniversitelerinin kurumsallaşma sürecinde en fazla sırasıyla; zorlayıcı (YÖK, kanun ve yönetmelikler), taklitçi (Diğer üniversitelerin uygulamarını taklit etme) ve normatif (ortak bir anlayışa ve biçimselliğe sahip olma) baskılar altında oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular ve katılımcıların çözüm önerileri doğrultusunda çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Kurumsallaşma, Üniversite, Öğretim Elemanları

KurumsallaşmaÖğretim elemanlarıÜniversiteler
Fatih Bozbayındır
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2014
00

Other supervisors