Theses supervised by Doç. Dr. Mehmet Soysal
10 theses · Hacettepe University
Kapalı döngü tedarik zincirlerinde yatay lojistik iş birliği altında iadesi mümkün nakliye malzemelerinin yönetimi için bir matematiksel model önerisi
Dünyanın küreselleşmesi ve iş dünyasında artan rekabet, iş süreçlerinin giderek karmaşıklaşmasına neden olmuştur. Bunun sonucunda firmalar birbirleri ile iş birlikleri ve iş ilişkileri kurmaya başlamışlar, tedarik zincirleri bu iş ilişkileri neticesinde ortaya çıkmıştır. Artançevresel duyarlılık tedarik zincirlerinde sürdürülebilirlik çalışmalarını da artırmış, bu durum kapalı döngü tedarik zincirlerini meydana getirmiştir. Birden çok kez kullanılabildikleri için hem çevresel hem de ekonomik açıdan pek çok fayda sağlayan iadesi mümkün nakliye malzemelerinin (İMNM) kapalı döngü tedarik zincirlerinde yönetimi, günümüzde lojistik operasyonlarının önemli bir parçasıdır. Bu çalışmada birden çok tedarikçinin ve müşterinin yer aldığı kapalı döngü tedarik zincirlerinde ürün dağıtımı ve boş İMNM'lerinin toplanması, araç rotalaması ve depolarda tutulacak olan envanter miktarı kararlarının verildiği bir kapalı döngü envanter rotalama problemi türevi için bir karma tam sayılı doğrusal programlama modeli önerilmektedir. Tedarik zinciri elemanları arasında kurulabilecek olan farklı yatay lojistik iş birliği türlerinin faydaları çalışma kapsamında incelenmiştir. Problemde ürün talep yapısı hem statik hem de dinamik olarak ele alınmış, planlama ufku içerisinde talep miktarlarında yaşanan değişikliklerin farklı yatay lojistik iş birliği senaryolarında toplam maliyete etkilerine de çalışmada yer verilmiştir. Bilindiği kadarıyla bahsedilen faktörleri bir arada içeren bir çalışma literatürde mevcut değildir. Çalışma kapsamında önerilen matematiksel modelin uygulanabilirliği örnek bir veri seti üzerinde gösterilmiş, ardından bahsedilen incelemeler nümerik analizler ile yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda talep yapısından bağımsız olarak hem müşteriler hem de tedarikçiler arasında kurulan yatay lojistik iş birliklerinin incelenen bütün durumlarda en az maliyet doğuran iş birliği seçeneği olduğu görülmüştür. Ayrıca kurulan yatay iş birliği türünün tedarik zinciri boyunca oluşan toplam maliyetin farklı kalemlerini farklı şekillerde etkilediği de yapılan analizler ile ortaya çıkarılmıştır.
Yatay işbirliği altında son mil taşımacılıkta kullanılan mobil kargo dolapları yer seçimi ve rotalama problemi için bir matematiksel model önerisi
Büyüyen e-ticaret etkisi ile artan teslimat sıklıkları ve küçük hacimli teslimatlar, yeni ve verimli son mil taşımacılık çözümlerinin geliştirilmesini sağlamıştır. Bu bağlamda, elektrikli araçlarla dinamik olarak yerleştirilen ve müşterilerin günün herhangi bir saatinde kargolarını almalarını sağlayan mobil kargo dolapları yenilikçi teslimat şekli olarak ortaya çıkmıştır. Bu tez çalışmasının amacı, son mil taşımacılıkta mobil kargo dolaplarını kullanan kuruluşlara bir karar destek modeli sunmaktır. Çalışmada, mobil kargo dolapları kullanılarak yatay işbirliği ortamında toplama ve bırakma ile yer seçimi ve rotalama problemi için karma tam sayılı doğrusal programlama modeli önerilmiştir. Modelin amacı, mobil kargo dolabı taşıması ve yerleştirmesi, müşteri kargo taşıması, araç kullanım ve sürücü maliyetlerinden oluşan toplam maliyeti azaltmaktır. Model kapsamında, dolu kargo dolaplarını müşterilere en yakın noktalara yerleştirme ile bir önceki dönemden kalan kargo dolaplarını toplama için rota planı oluşturma, depodan çıkan dolu kargo dolapları için doğru kurulum noktası seçimi ve heterojen kapasiteye sahip mobil kargo dolaplarının farklı boyutlarda kargolar ile yüklenmesi kararları alınmaktadır. Model öncelikle üç varsayımsal şirketin operasyonları işbirliği olmaksızın için çözülmekte, ardından şirketlerin ikili ve üçlü yatay işbirliğine sahip olduğu senaryolar için çözümler üretilerek sonuçlarda yatay işbirliğinin maliyet açısından faydaları değerlendirilmektedir. Senaryo çözümleri, yatay işbirliği içinde bulunan şirketlerin operasyon alanlarının birbirlerine fiziki yakınlığının işbirliğinden elde edilecek faydada önemli bir unsur olduğunu göstermiştir. Çalışmada, üçlü yatay işbirliklerinin şirketler için maliyet açısından daha faydalı olduğu ortaya koyulmuştur. Ayrıca bu senaryolar üzerinden duyarlılık analizleri yapılarak ortak müşteri sayısı ve kargo dolapları kapasite değişimlerinin sonuçlara etkisi incelenmiştir. Analiz sonuçları, şirketlerin ortak müşteri sayısının artmasıyla yatay işbirliği faydasının arttığını ve mobil kargo dolabı kapasiteleri arttıkça toplam maliyetin ve kargo dolabı doluluk oranlarının azaldığını göstermiştir.
Heterojen araçlar ile sürdürülebilir birebir toplama ve dağıtım problemi üzerine bir analiz
Lojistik yönetimi sürecini etkin planlama, işletmeler için rakipleri arasında karşılaştırmalı üstünlük elde etmeyi sağlayan yollardan biri olarak kabul edilmektedir. Son yıllarda giderek önemi artan sürdürülebilir büyümenin sağlanması amacıyla, sürdürülebilir lojistik yönetimi çerçevesinde çevreye verilen zararı azaltan, çevre kirliliğinin önüne geçmeyi amaçlayan uygulamalar tercih edilmeye başlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, oluşturulan dağıtım planlarında alternatif enerji kaynaklarını kullanan elektrik motorlu araçların kullanıldığı görülmektedir. Bu tez çalışmasında, araç rotalama problemlerinin bir türü olan bire bir toplama ve dağıtım problemi ele alınmıştır. Literatürde bire bir toplama ve dağıtım problemi üzerine yeralan çalışmalardan farklı olarak bu çalışmada, dağıtım için kullanılacak araç filosunun dizel ve elektrikli araçlardan oluştuğu kabul edilmekte ve Karışık Tam Sayılı Programlama modeli kullanılarak farklı senaryolar üzerinde taşımacılık faaliyetlerinden kaynaklanan yakıt tüketimi ve emisyon salınımı göstergeleri üzerinden değerlendirmeler yapılmaktadır. Çalışmanın bu yönüyle sürdürülebilir lojistik yönetimi konusuna katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Nümerik analizler sonucunda, kısa mesafe yük taşımacılığında elektrik motorlu araçların kullanımının hem maliyet hem taşımadan kaynaklı emisyon salınımı açısından faydaları ortaya konulmuştur. Ayrıca, elektrikli araçlar için ihtiyaç duyulan enerjiyi elde etmek için güneş panellerine yatırım yapıldığı ve buradan elektrik enerjisinin üretildiği bir durum üzerinden maliyet analizi yapılmıştır. Güneş panellerine yapılan bu yatırımın getiri oranı düşük olduğu için (ortalama %6), söz konusu yatırımın finansal olarak avantajlı olmadığı görülmektedir. Diğer yandan, elde edilecek olan çevresel fayda göz önünde bulundurulduğunda, yatırımın yük taşımacılığında sürdürülebilirliğe katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir lojistik, Kısa mesafe yük taşımacılığı, Birebir Toplama ve Dağıtım Problemi, Heterojen araçlar, Enerji tüketimi, CO2 Emisyonu
İnsani yardım lojistiğinde tesis yer seçimi ve rotalama problemi için bir matematiksel model önerisi
Sayısı giderek artan afetler, çok sayıda can ve mal kaybına neden olmaktadır. Bu kayıpların en aza indirilmesi amacıyla sürdürülen insani yardım lojistik faaliyetlerinin etkili bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda afetzedelerin ihtiyaçlarının en hızlı ve en uygun maliyetle karşılanması için tesis konumlarının belirlemesi ve buna bağlı olarak dağıtım planı oluşturulması gerekmektedir. İnsani yardım lojistiğinde tesis konumu ve araç rotalama kararları verilmesinde afetin sebep olduğu altyapı hasarlarının ve talebin belirsizliği gibi belirsizliklerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu tez çalışmasının amacı, insani yardım faaliyetlerinde bulunan kuruluşlara bir karar destek model önerisi sunmaktır. Bu kapsamda insani yardım lojistiğinde tesis yer seçimi ve rotalama problemi için olasılıklı iki amaçlı karışık tam sayılı doğrusal programlama modeli önerilmektedir. Bu modelin amaçlarından birini maliyet minimizasyonu, diğerini ise seyahat süresi minimizasyonu oluşturmaktadır. Maliyet minimizasyonu; araç sabit maliyetini, tesis sabit maliyetini ve yakıt maliyetini içermektedir. Bu doğrultuda yakıt tüketiminin hesaplamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunulmaktadır. Önerilen model heterojen araç filo yapısını ve afet sonrasında yolların kapanma durumunu dikkate almaktadır. Bununla birlikte afetzedelerin taleplerinin belirsizliği de göz önünde bulundurulmaktadır. Modelin doğruluğu ve uygulanabilirliği, İstanbul ili Kartal ilçesinde meydana gelebilecek olası bir depremi ele alan örnek olay ve sonrasında yapılan nümerik analizlerle gösterilmektedir. Bu çerçevede yapılan nümerik analizlerle gerçek hayatta karar vericilere destek niteliğinde karşılaşılabilecek durumlar üzerinde durulmaktadır. Nümerik analizler toplam maliyet ve seyahat süresi arasındaki ödünleşmeyi ortaya koymaktadır. Ayrıca, heterojen araç filosu kullanma, talebin belirsizliği ile yol kapanma durumunun dikkate alınmasının sağlamış olduğu avantajlar değerlendirilmektedir.
Sürdürülebilir envanter rotalama problemi için bir matematiksel model önerisi
Son yıllarda sera gazı salınımı ve küresel ısınma gibi olumsuz çevresel şartların artması sonucunda dünya genelindeki ekolojik farkındalık seviyesi yükselmiştir. Bununla birlikte iş kazası sayısı ve gürültü seviyesinin artması gibi sosyal hakların azalması ile de sosyal sürdürülebilirlik ön plana çıkmıştır. Dolayısıyla işletmelerin operasyonlarını çevresel ve sosyal dışsallıkları dikkate alarak gerçekleştirmeleri kaçınılmaz olmuştur. Küreselleşme ve artan rekabet ortamı ile birlikte maliyetlerini azaltmak isteyen işletmeler lojistik operasyonlarındaki en yüksek maliyet kalemlerinden olan envanter ve taşımacılık faaliyetlerinin verimliliğine yoğunlaşmaktadır. Literatürde hem envanter hem de rotalama kararlarını eş zamanlı ele alan envanter rotalama problemi, araştırmacılar tarafından sıklıkla çalışılmaktadır. Bu çalışmada sürdürülebilir envanter rotalama problemi için karışık tam sayılı doğrusal programlama modeli önerilmektedir. Geliştirilen matematiksel modelde maliyet minimizasyonu sağlanmaya çalışılırken çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik ile ilişkili konulara da önem verilmektedir. Bu çalışmayı literatürde bulunan benzer çalışmalardan ayıran özellikler; detaylı yakıt tüketiminin hesaplanması, bozulabilir ürünler için soğutmalı araç kullanımını dikkate alması, elde kalan atık ürünlerin toplanarak gıda atık ayrıştırma merkezine bırakılması ve çalışanlara çalışma saatlerini düzenleme hakkı vermesidir. Ayrıca, gerçek hayat problemlerini daha iyi ele alabilmek için müşteri taleplerindeki belirsizlik dikkate alınmıştır. Nümerik analizler sonucunda, geliştirilen matematiksel modelin kullanımı ile çalışanlara çalışma saatlerini düzenleme avantajı sağlaması bakımından sosyal sürdürülebilirliğe, atık ürünlerin toplanması ve yakıt tüketiminin minimize edilmesi ile de çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlandığı gözlenmektedir. Anahtar Sözcükler Lojistik yönetimi, sürdürülebilirlik, satıcı güdümlü envanter, envanter rotalama problemi, kapalı döngü tedarik zinciri
Sürdürülebilir yük taşımacılığı için bir karar destek modeli önerisi
Sürekli artış gösteren sera gazı salınımı, doğal kaynakların tükenmesi, küresel ısınma gibi çevresel sorunlar ve artan rekabet sonucunda işletmelerin faaliyetlerini planlarken sürdürülebilirlik konusunu dikkate almaları bir zorunluluk haline gelmektedir. Artan taşımacılık faaliyetleri ile beraber işletmeler açısından yük taşımacılığı planlarının etkin ve verimli bir şekilde oluşturulması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, araştırmacılar sürdürülebilir yük taşımacılığı için karar vericilerin kullanabileceği çeşitli karar destek modelleri geliştirilmeye çalışılmaktadır. Bu çalışmada, sürdürülebilir yük taşımacılığı alanında karşılaşılan araç tahsis problemi için çift amaçlı doğrusal programlama modeli önerilmektedir. Tez çalışması kapsamında oluşturulan matematiksel model kullanılarak üzerinde durulan problem için kar maksimizasyonu ve emisyon minimizasyonu eş anlı olarak yapılabilmektedir. Bununla beraber, modelin filo karmasında farklı araçları dikkate alması ve talep reddine ilişkin ceza maliyeti içermesi de gerçek hayatta oluşabilecek durumlara uygun varsayımlar olarak değerlendirilmekte ve karar vericiler için önem arz etmektedir. Bilinebildiği kadarıyla, söz konusu faktörleri bir arada dikkate alan bir model literatürde bulunmamaktadır. Önerilen modelin uygulanabilirliği ve kullanımı sonucu elde edilebilecek potansiyel faydaları örnek bir olay üzerinde nümerik analizler yapılarak gösterilmektedir. Nümerik analizlerde, gerçek hayatta karar vericilerin karşılarına çıkabilecek durumlar temel alınmıştır. Bu amaç doğrultusunda; her analizde gelir ve maliyet durumları gösterilmiş, bu seviyelerde oluşan toplam kar ve emisyon miktarları ortaya konulmuştur. Çalışma bu yönü ile karar vericiler açısından, analizleri daha anlaşılır ve uygulanabilir kılmakla birlikte; araç tahsis problemlerinde sürdürülebilirlik kavramının öneminin anlaşılması açısından da örnek teşkil etmektedir. Yapılan analizler sonucunda örnek olay olarak adlandırılan ve karşılaştırmalar için temel alınan problem çözümünde, amaç karı maksimize etmek olduğunda toplam kar, emisyon minimizasyonu durumdan yaklaşık olarak 10 kat daha fazla bulunmuştur. Emisyon minimizasyonu durumunda ise, kar maksimizasyonu ile karşılaştırıldığında toplam emisyon yaklaşık 7 kat daha az bulunmuştur. Anahtar Sözcükler Sürdürülebilir lojistik yönetimi, karayolu yük taşımacılığı, araç tahsis problemleri, çift amaçlı doğrusal programlama
Lojistik iş birliği ve heterojen müşteri segmentleri varsayımlarıyla ağ tasarımı ve envanter rotalama problemlerinin modellenmesi
Karmaşık endüstriyel ortamlarda faaliyet gösteren işletmeler, müşterilerinin artan beklentilerini karşılayabilmek ve rekabet ortamında ayakta kalabilmek için sürekli bir gelişme süreci içinde olmalıdır. Bu bağlamda, işletmelerin üretim ve dağıtım süreçlerini iyileştirmek amacıyla birbirleriyle kurdukları iş ilişkileri, günümüz tedarik zincirlerinin temelini oluşturmaktadır. Tedarik zincirinde iş birliği yapılması, işletmelerin rekabet avantajını sürdürmeleri ve operasyonel etkinliklerini artırmaları için kritik bir gerekliliktir. Öte yandan, müşteri segmentasyonu, tedarik zinciri yönetiminde potansiyel avantajları olan önemli bir diğer konudur. Farklı müşteri gruplarının özel ihtiyaçlarına ve tercihlerine odaklanarak özelleştirilmiş hizmetler sunma kabiliyeti, müşteri memnuniyetini artırabilir ve müşteri sadakatini güçlendirebilir. Bu tez çalışması kapsamında üzerinde durulan ilk problem olan ağ tasarımı problemi, talep belirsizliği varsayımı altında aralarında yatay iş birliği bulunan heterojen müşteri segmentlerini ve sonlu bir planlama ufkunu içeren bir yapıya sahiptir. Problem, dağıtım kanalı seçimi, dağıtım planlaması, envanter, aktarma ve atama kararlarını içeren bir matematiksel model ile ifade edilmiştir. Çalışma kapsamında ele alınan ikinci problem olan envanter rotalama problemi ise, talep belirsizliği varsayımı altında, aralarında iş birliği bulunan heterojen müşteri segmentlerine sahip, dağıtım kanalı seçimi, dağıtım planlaması, envanter ve aktarma kararlarını içerecek şekilde matematiksel olarak modellenmiştir. Envanter rotalama probleminin çözümü amacıyla üç aşamalı sezgisel bir çözüm yaklaşımı önerilmiştir. Sezgisel çözüm yaklaşımı ile büyük ölçekli envanter rotalama problemlerinin daha etkili bir şekilde çözülmesine katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Çalışmada elde edilen bulgular, heterojen müşteri segmenti ve iş birliğinin ağ tasarımı ve envanter rotalama problemlerindeki stratejik önemini vurgulamaktadır. Çalışma, özellikle karmaşık dağıtım ağlarına sahip olan ve farklı müşteri segmentlerine hizmet sunan işletmeler için karşılıklı yararlı iş birliklerinin kurulmasının avantajlarını detaylı bir şekilde ortaya koymaktadır. Elde edilen bulgular, işletmelerin sürdürülebilirlik, maliyet etkinliği ve müşteri memnuniyeti açısından daha etkili stratejiler geliştirmelerine olanak tanımaktadır. Anahtar Sözcükler Ağ Tasarımı Problemi, Envanter Rotalama Problemi, Lojistik İş Birliği, Müşteri Segmentasyonu, Belirsizlik, Sezgisel Çözüm Yaklaşımı.
Ar-ge projelerindeki kritik başarı faktörlerinin algılanan proje performansı üzerindeki etkileri: Havacılık sektöründe bir araştırma
Ürün ömürlerinin azaldığı ve ürün karmaşıklığının arttığı savunma sanayisinde, yeni ürün geliştirme projelerinin başarısı, şirketlerin ayakta kalabilmesi için büyük önem arz etmektedir. Savunma sanayisinde teknolojik üstünlük içeren yeni ürünün daha kısa sürede ve yüksek performansta üretilmesi, ülkelere stratejik bir üstünlük sağlamaktadır. Türk savunma ve havacılık sanayisinde hazır ürün alımından özgün ürünler geliştirme aşamasına geçiş hızlı bir şekilde devam etmektedir. Bu geçiş aşamasında yeni ürün geliştirme projelerini etkileyen kritik başarı faktörlerinin tespiti ve etkili faktörlerin iyileştirilmesi giderek daha önemli hale gelmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türk savunma ve havacılık sanayisindeki projelerde çalışan tasarım mühendislerinin algıladıkları kritik başarı faktörleri ile algılanan proje performansı arasındaki ilişkiyi incelenmektedir. Çalışmanın literatürdeki farkı Türk savunma ve havacılık sanayisinde Ar-Ge projelerindeki algılanan kritik başarı faktörleri ve algılanan proje performansı arasındaki ilişkiyi inceleyen, bilinebildiği kadarı ile ilk çalışma olmasıdır. Çalışmanın veri toplama aşamasında, 211 tasarım mühendisi ile yüzyüze görüşerek iki ayrı zamanda anket uygulanmıştır. Korelasyon analizinde algılanan kritik başarı faktörleri ve algılanan proje performansı arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Regresyon analizinde sorun giderme, proje misyonu, müşteriye danışılması ve teknik görevler faktörleri ile algılanan proje performansı arasında anlamlı ilişki bulunmuştur.
Elektrikli araçların detaylı enerji tüketimini dikkate alan dinamik gezgin satıcı problemi
Elektrikli araçlar, konvansiyonel araçlara oranla çevreye daha az zarar verdiklerinden son yıllarda özellikle şehir içinde lojistik operasyonlarda sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır. Hem araç teknolojilerindeki gelişim, hem de bilgi teknolojilerindeki ilerleme sayesinde araçlardan anlık olarak elde edilen veriler, araç rotalaması yapılırken daha verimli ve daha az maliyetli dağıtım planlarının oluşumuna temel oluşturmuştur. Bu çalışmada ilk olarak seyahat esnasında araç hızlarının dinamik olarak değişebildiği varsayımıyla ele alınan deterministik batarya tüketimi altında dinamik Gezgin Satıcı Problemi için dinamik programlama tabanlı ve bağlantı eleme yöntemine dayalı bir algoritma geliştirilmiştir. Büyük ölçekli problemlerin çözümü için önerilen algoritma 90 problem üzerinde uygulanmış ve bu problemlerin 51 tanesinde önerilen algoritmanın Kısıtlı Dinamik Programlama algoritmasından daha iyi sonuçlar ürettiği gözlenmiştir. Çalışma kapsamında ele alınan trafik yoğunluğunun belirsizliği nedeniyle batarya tüketim hızının kesin olarak bilinmemesi probleminde, belirsiz batarya tüketimi altında dinamik Gezgin Satıcı Problemi için dinamik programlama tabanlı ve Prim algoritması destekli sezgisel bir algoritma önerilmiştir. Önerilen yaklaşım ile trafik yoğunluğunun ve ihtiyaç duyulan batarya miktarının önceden kesin olarak bilinmediği, her ikisinin taşıma süreci içinde değişiklik gösterdiği durumlarda şehir içi trafik yoğunluğunun, CO2 salınımlarının ve elektrikli araç sürücülerinin menzil kaygılarının (range anxiety) azaltılmasına katkı sağlayacak taşıma planlarının elde edilmesi amaçlanmıştır. Büyük ölçekli 270 problem üzerinde yapılan analizler, önerilen algoritmanın Kısıtlı Dinamik Programlama algoritmasına göre, toplam enerji tüketimi açısından ortalama %6,87 daha iyi performans gösterdiğini ortaya koymaktadır. Detaylı enerji tüketimini dikkate alan her iki karar destek modeli de kısa mesafeli yük taşımacılığında karşılaşılan büyük ölçekli rotalama problemleri için dağıtım planlarının oluşturulmasında kullanılabilir.
İnsani yardım lojistiğinde şehir içi dağıtım planlama
Afetlerin sayısı yıllar geçtikçe artmaktadır ve afetler can ve mal kayıplarına neden olmaktadır. Meydana gelen kayıpların en aza indirilmesi için insani yardım lojistiğindeki faaliyetlerin etkin bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, afetzedelerin ihtiyaçlarının hızlı bir şekilde karşılanabilmesi için uygun dağıtım planları oluşturulmalıdır. İnsani yardım lojistiğinde yardım malzemesi dağıtımı için araç rotalama kararları verilirken, afetin neden olduğu altyapı hasarları gibi belirsizlikler göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Bu hasarlar, büyük tonajlı araçların gerekli yardım malzemelerini ulaştırmasına engel olabilmektedir. Bu tür hususlar göz önünde bulundurularak uygun dağıtım ağı oluşturulması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, insani yardım faaliyetlerinde bulunan kuruluşlara bir karar destek modeli önermektir. Bu amaç doğrultusunda, bu çalışmada insani yardım lojistiğinde İki Aşamalı Araç Rotalama Problemi (2A-ARP) için Karma Tamsayılı Doğrusal Programlama (KTDP) modeli önerilmektedir. Bu modelin amacı toplam seyahat süresini en aza indirmektir. İstanbul ili Kartal ilçesinde meydana gelebilecek bir deprem senaryosu örneği ile modelin doğruluğu ve uygulanabilirliği gösterilmektedir. Afet sonrasında yolların kapanma durumu dikkate alınmaktadır. Söz konusu problemde dağıtım için heterojen araç filosu ve yayalara yer verilmektedir. Araç tiplerine göre araçların kapasiteleri, hızları ve yollarda ilerleme kabiliyetleri farklılık göstermektedir. Yolların kapanma ihtimali nedeniyle araçların ulaşamadığı talep noktalarına yayalar vasıtasıyla devretme noktaları kullanılarak teslimat yapılabilmektedir. Bu çalışmanın literatüre katkısı, dağıtım filosunda farklı türdeki araçlara yer vermesi, araçların hızlarının ve yollardaki ilerleme kabiliyetlerinin birbirinden farklı olmasına ek olarak dağıtım için yayaların kullanımını önermesidir. Numerik analizler sonucunda toplam seyahat süresini en aza indirmek için, belirlenen araç turu kapanmama ihtimalleri dikkate alınarak uygun dağıtım şekli belirlenmektedir. Bu sayede, gerçek hayatta karar vericilere destek olabilecek durumlar üzerinde durulmaktadır. Bu önerilen model IBM CPLEX bilgisayar programı yardımıyla kodlanarak hem yakıt hem zaman hem de araç tipi açısından incelenerek her amaç fonksiyonu için optimum sonuca ulaşılmaya çalışılacaktır. Bu çalışmadaki temel amaç yolların kapanma ihtimalinin göz önüne alınması ve farklı araç türlerinin probleme dahil edilmesiyle zaman, maliyet ve yakıt tüketimi değişkenlerinin senaryo analizlerinden elde edilen farklı sonuçların karşılaştırmasını yapmaktır. Bu modelde ilk aşamada yüklenilen araçların kapasitesi, hızı ve gidebileceği yollar belirlenecektir. Daha sonra aktarma yapılacak olan aracın kapasitesi ve bu ikinci aşama araçların hızı ve kullanılabilirliği incelenecektir. Bunlara ek olarak kullanılacak araçların sebep olduğu emisyon miktarları da göz önüne alınacaktır. Modelde kullanılacak olan mesafe ve yol verileri AFAD sitesi aracılığıyla elde edilecektir.