Theses supervised by Doç. Dr. Mustafa Akyıldız

16 theses · Çukurova University

Master'sOpen AccessTR

Mahmutçavuş (Oltu/Erzurum) damar tipi Cu- Pb-Zn cevherleşmesinin petrografik ve jeokimyasal incelemesi

Erzurum ili Narman ilçesi Mahmutçavuş köyü sınırları içinde gözlenen Cu cevherleşmesi jeolojik ve jeokimyasal açıdan değerlendirilmiştir. Cevherleşmeye ilişkin tüm değerler MTA dan alınmıştır.Çalışma alanında gözlenen litolojik birimler, tersiyer yaşlı bazik lav, aglomera ve tüflerden oluşmaktadır. Cevherleşmeye eşlik eden ve sadece Tüfler içinde gelişen hidrotermal alterasyonlar, kil-jips-limonit-kuvars-kalsit ve kil-klorit-kuvars-kalsitten ibarettir.Çalışma alanında gözlenen cevherleşme, damarlar şeklinde olup, kalkopirit, malakit azurit pirit ve çok az olarak galenittir. Yapılan toprak jeokimyası çalışmalarında 7-3130 ppm Cu, 7-1830 ppm Pb, 9-2800 ppm Zn değerleri tespit edilmiştir.Çalışma alanında gözlenen cevherleşme, oligo- miyosendeki volkanizma ve tektonik hareketler sonrası, hidrotermal çözeltilerin kırık hatlarını kullanarak, tüfler içine yerleşmiş olup, litolojik ve kırık kontrollü damar tip cevherleşmelere benzerlik göstermektedir.

Ceren Hakan Aslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ilgın (Konya) yöresinin linyit olanakları ve ekonomik değerinin tespiti

Bu çalışma; Ilgın (Konya) civarında MTA tarafından 2011-2013 yılında "Afyon (Emirdağ)–Konya Ilgın Neojen Havzası Linyit Aramaları Projesi" kapsamında etütlerine başlanan Konya-Ilgın Neojen Havzası Linyitlerinin sondaj-jeofizik, kimyasal analiz ve palinoloji çalışmalarını kapsamaktadır. Bu çalışma ile Ilgın (Konya) dolayını kapsayan inceleme alanı içerisinde kömürleşmeye uygun alanların belirlenmesi ile Kuvaterner yaşlı çökellerle örtülü Pliyosen yaşlı Dursunlu formasyonu içerisindeki kömürlü seviyelerin tespiti, havzadaki linyit oluşumlarının geometrisi, ekonomikliği, yayılımı, kimyasal özellikleri, rezerv ve kullanılabilirliğinin ortaya konması amaçlanmıştır. Bölgedeki Linyit damarları Pliyosen yaşlı beyaz, sarı, gri, yeşil, kırmızı renkli kumtaşı, silttaşı, kiltaşı, marn, çamurtaşı ve yer yer linyitli yer yer kumlu killer ve çamurtaşları seviyelerden oluşan ve göl ortamında çökelen Dursunlu formasyonu içinde bulunmaktadır. Dursunlu formasyonu içerisindeki kömürler havza genelinde aynı fiziksel özelliklere sahiptir. Kömürler açık kahve, kahve, siyah renkli, yumuşak, orta sert ve kırılgan olup, ince, orta, kalın, tabakalanmalar şeklinde gözlenirler. Damarlar arasında yer yer kumlu, siltli, killi, organik boyamalı killi ve gidyalı seviyeler bulunur. Ilgın (Konya) sondaj karotu örneklerinden elde edilen sporomorf toplulukları genellikle ayrılmamış Pinaceae, Engelhardia ve yaprak döken Quercus bitkilerinin baskınlığı ile temsil edilirler. Elde edilen orijinal tam analiz değerlerine göre kömürde ortalama; % 48,96 su, % 10,78 kül, % 23,46 uçucu madde, % 16,81 sabit karbon, % 0,86 külde kükürt, % 2,64 toplam kükürt ve 2163 Kcal/kg Alt Isıl değerleri belirlenmiştir. Elde edilen tam analiz sonuçlarına ilişkin izopak haritaları çizilmiştir. Kömürün görünür rezervinin 30.609.970 ton olduğu belirlenmiştir.

Alper Tunga Örtlek
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkoğlu (Kahramanmaraş) dolaylarındaki demir cevherleşmesinin jeokimyasal, mineralojik ve kökensel incelenmesi

Türkoğlu (Kahramanmaraş) Fe cevherleşmesi bölgede yüzeyleyen ofiyolitlere bağlı serpantinize harzburjit ve serpantinitlerle birlikte bulunmaktadır. Cevher mikroskopi incelemeleri sonucunda manyetit, hematit, Limonit, götit ve altın mineralleri saptanmıştır. SiO2 değerleri 86,47 ile 2,91 arasında değişirken ortalaması % 47,38dir. MgO % 29,6 ile 0,05 arasında değmekte olup, ortalaması % 5,38dir. Si /Mg oranlarının ortlaması 4,8 olup, Fe2O3 oranı % 4,27-89,1 arasında bulunmaktadır. XRD analizi sonucunda ise kuvars, montmorillonit, Notronit, kaolinit gibi kil minerlalleri saptanmıştır. Ni değerlerinin bulunmasında cevherşmenin lateritik Fe-Nisınıfalamasında Tip C sınıfında oluştuğunu göstermektedir. Jeolojik, petrografik ve jeokimyasal verilere göre bölgedeki cevherleşmenin ofiyolitk kayaçlara ait Harzburjitlerin ayrışması sonucu oluşan lateritleşemeye bağlı Fe cevherleşmesidir. Ni cevherleşmesi açısından yüksek değerler saptanmış ancak yaygın ekonomik sonuçlar sınırlı kalmıştır.

Ahmedou Mohamdy
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Bentonitlerden genleşmiş kil agregası üretimi ve karakterizasyonu

Bu çalışmada ülkemizin farklı bentonit sahalarından (Edirne-Yazır, İstanbul-Sinekli, Ordu-Keşköy, Tokat-Büşürümlü, Tokat-Akdoğmuş) alınan numuneler, laboratuar ortamında mineralojik-kimyasal analiz ve fiziksel testlerden geçirilmiştir. Hiçbir katkı malzemesi olmaksızın sahadan alınan bentonitler, doğal haliyle öğütülüp, 15 mm çapında şekillendirilip, sabit yüksek fırında 1100-1150-1200oC gibi sıcaklıklarda ısıl işleme tabi tutularak genleştirilmiştir. Örneklerin sıcaklığa karşı tepkilerini belirleyebilmek için DTA-TG çekimleri yapılarak sonuçlar incelenmiştir. Çalışma sonucunda birim hacim ağırlıkları azalmış, farklı oranlarda genleşme gösteren agregalar elde edilmiştir. Ham pelet ve genleşme gösteren agregaların SEM analizleri yapılarak içsel morfolojileri incelenmiştir. Sıcaklık yükseldikçe iç gözenekliliğin arttığı, dış kabukta sinterleşmenin başladığı ve 1250°C'den sonra malzeme de erimelerin gözlendiği tespit edilmiştir. Böylelikle, bentonitlerin genleşen kil agregası olarak da değerlendirilebileceği, özellikle aratip bentonitlerin, Ca-bentonitlere göre daha iyi genleşme gösterdiği ortaya konulmuştur. Bunda etken olan unsurun eritici major oksit değerleri (Na2O+MgO+K2O+Fe2O3+CaO) olduğu vurgulanarak, incelenmiş beş bentonit sahasından biri (Tokat-Büşürümlü) hariç diğerlerinin, doğal haliyle genleşmiş kil agrega hammaddesi açısından uygun olduğu tespit edilmiştir.

İlker Çandır
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Horzum-Kozan (Adana) bölgesindeki karbonat kayaçlarda oluşan Pb/Zn cevherleşmelerinin kökeni

Adana ilinin kuzeydoğusunda, Kozan-Feke ilçeleri arasında kalan inceleme alanında, birbirleriyle stratigrafik ve tektonik ilişkili farklı yaş, ortam ve kayaçlarla temsil edilen allokton konumlu yapısal birimler bulunur. Cevherleşmeler dolomit, dolomitik kireçtaşı ve kristalize kireçtaşlarından oluşan orta Kambriyen yaşlı Çaltepe formasyonuna ait açık renkli kireçtaşları içerisinde bulunmaktadır. Cevherleşmenin genel duruşu KD doğrultulu ve GD'ye eğimlidir. Cevherleşmede birincil sülfürlü mineraller; galenit, sfalerit, pirit ve çok az miktarda kalkopirittir. Oksitlenmiş cevher zonunda ise simitsonit, hidrozinkit, götit – limonit ve az miktarda serüzit minerallerini gelişmiştir. Sülfid minerallerinden pirit, sfalerit, kalkopirit ve galene ait 34S analiz sonuçları ‰ 18.2 ile 26.1 aralığında saptanmıştır. Galen örneklerinden yapılan Pb izotop analiz sonuçlarında 206Pb / 204Pb değeri 17.88-18.54 aralığında, 207Pb / 204Pb değeri 15.62-15.70 aralığında ve 208Pb / 204Pb değerleri ise 37.94-39.20 aralığında saptanmıştır. Simitsonitlerden 13C ve 18O izotop analiz sonuçlarına göre 13C oranı ‰ -6.68, -8.96 ile ‰ -9.72 arasında değişmektedir. Oksijen izotop değerleri ise ‰ -4.8, -5.46 ile ‰ –0.95 arasında bulunmaktadır. Sfalerit minerallerinnden yapılan sıvı kapanım çalışmalarında homojenleşme sıcaklığı ortalama 235 oC hesaplanmıştır. Mineralizasyonların ornatımla yerleşmesi, mineral birlikleri, ana-iz element içerikleri, sıvı kapanım verileri ve izotop çalışmaları cevherleşmenin gömülü intrüzifle ilişkili Karbonat Ornatım Tip olabileceğine işaret etmektedir.

Fatih Akyüz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Adana – Tarsus (Mersin) güneyinde kalan bölgenin topraklarındaki ağır metal kirliliğinin araştırılması

Yüksek lisans tez çalışmasında, Adana – Tarsus (Mersin) güneyinde yer alan topraklardaki ağır metal kirliliğinin saptanması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Doğankent, Tuzla ve Karataş mahalleleri ve civarından toplam 134 toprak numunesi alınmıştır. Alınan toprak numuneleri laboratuvar ortamında çeşitli işlemlerden geçirilmiş ve bu işlemler sonucunda elde edilen çözeltilerin ağır metal içerikleri A.A.S. cihazı ile saptanmıştır. Elde edilen sonuçlar, seçilen beş ülke standardı ile karşılaştırılmış ve bu sayede çalışma alanı içerisinde ağır metal kaynaklı bir kirliliğin olup olmadığı irdelenmeye çalışılmıştır. Ayrıca elde edilen tüm veriler bir CBS veritabanına aktarılmış ve bu sayede çeşitli haritalar oluşturulmuştur. Yapılan çalışmanın sonuçlarına göre, çalışma alanı ve civarında yüksek miktarlarda Cd, Ni, Pb ve Cr elementlerine rastlanılmıştır. Analizi yapılan diğer elementlerden Al, Fe, Zn, Hg, As, Cu, Co ve Mn elementleri, lokal düzeyde bazı noktalarda standartları aşmış olsa da genel olarak bakıldığında, çalışma alanında bu elementlerden kaynaklanan bir kirliliğin mevcut olmadığı saptanmıştır. Değerleri yüksek çıkan elementlerden Pb, trafiğin yoğun olduğu anayol civarlarında en yüksek değerlerine ulaşmıştır. Ayrıca kırsal bölgelerdeki böcek ilaçlama yöntemlerinin de kurşun değerlerini yükseltmesi de bir başka sebep olarak tahmin edilmektedir. Cd ise bölgenin genelinde çok yüksek değerler vermiştir ve bunun sebebinin tarımsal verimliliği arttırmak için kullanılan fosfat gübrelerinin neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bölge civarında yapılan çalışmalarda standartların çok üzerinde çıkan Ni değerlerinin, çalışma alanının yakınında yer alan ofiyolitik kayaçlardan kaynaklandığı, bunun yanında çalışma alanı ve civarındaki atölye, tamirhane ve sanayi kuruluşlarının da etkisi olduğu tahmin edilmektedir. Suni gübrelemenin Cr değerlerini yükselttiği de çalışmanın bir başka sonucu olarak saptanmıştır.

Can Ekin Yıldız
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yumurtalık – Karataş (Adana) arasındaki sahil kumlarındaki ağır metal kirliliğinin araştırılması

Bu yüksek lisans çalışması Yumurtalık ve Karataş ilçeleri arasındaki sahil şeridini kapsamaktadır. Bu iki bölge arasındaki sahil kumlarında canlı sağlığını olumsuz yönde etkileyen ağır metal kirliliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Yumurtalık-Karataş arasındaki sahil şeridindeki 24 lokasyondan örnekleri alınmıştır. Atomik Absorbsiyon Spektrometre (ASS) cihazı ile Fe, Mn, Cu, Zn, Hg, Ni, Cr, As ve Cd elementlerine ait kimyasal analizler yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Türkiye ve dört farklı ülkelere ait ağır metal konsantrasyon sınır değerleriyle karşılaştırılmıştır. As, Zn, Cu, Mn ve Hg elementleri standartların altında kalırken; Fe ve Cr elementleri Karataş bölgesinde sınırların üzerinde bulunmuştur. Cd ve Ni elementlerine ait analiz sonuçları ise her iki bölgedede standartların üzerinde saptanmıştır. Kirliliği oluşturan parametrelerin çevresel faktörlere bağlı olarak oluştuğu, Ni element miktarlarının artışındaysa kısmen bölgedeki jeolojik yapının etkisi olduğu düşünülmektedir. Bulunan tüm veriler CBS ortamına aktarılarak semboloji ve dağılım haritalaır oluşturulmuştur. Ayrıca kum örneklerinde; Zenginleşme Faktörü (Ef), Kirlilik Faktörü (Cf), Kirlilik Derecesi (Cd), Korelasyon ilişkileri ve Jeo-birikim İndeks (Igeo) değerleri hesaplanmıştır.

Esra Dardan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Horzum (Feke/Adana) çinko-kurşun cevherleşmesinin 3 boyutlu modellemesi

Hazırlanan Yüksek Lisans tezinde uygulama alanı olarak, Adana ilinin kuzeydoğusunda, Kozan-Feke ilçeleri arasında kalan bölgede yer alan Kurşun-Çinko Cevherleşmesi seçilmiştir. Cevherleşmeler Horzum-Akkaya arasında K-G hattı boyunca yaklaşık 20 km'lik alanda görülmektedir. Cevherleşmenin genel duruşu KD-GB doğrultulu ve GD'ye eğimlidir. Cevherleşme kristalize kireçtaşları, dolomit ve dolomititik kireçtaşlarından oluşan orta Kambriyen yaşlı Çaltepe formasyonuna ait açık renkli kireçtaşları içinde bulunmaktadır. Cevherleşmede birincil sülfürlü mineraller; galenit, sfalerit, pirit ve az miktarda kalkopirittir. Oksitlenmiş cevher zonunda ise hidrozinkit, simitsonit, götit, limonit ve az oranda serüzit mineralleri gelişmiştir. Blok model yöntemiyle yapılan hesaplamalarda Horzum Kurşun – Çinko yatağında %5 üzeri tenörde 108000 ton rezerv tespiti yapılmıştır.

Ceren Gizem Çetin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Madenköy ve dolaylarında bulunan altın cevherleşmesinin kökensel incelemesi

Çalışma alanı Orta Toroslarda (Madenköy/Niğde) yer almaktadır. Cevherleşmelerin büyük bir kısmı Bolkardağ mermerinin kuzeye devrik antiklinalinin kuzey kanadında yer almaktadır. Yan kayaçlar, iki grup altında incelenmiş ve bunlar sırasıyla intrüzif nitelikli derinlik ve yarıderinlik kayaçları ve bu kayaçların kestiği genellikle mermer karakterindeki metamorfik kayaçlardır. Sondajlardan derlenen felsik yarıderinlik kayalarına ait nadir toprak elementler (REE) ve tektonomagmatik sınıflandırma diyagramları, bu felsik intruzif kayaçların volkanik yay (aktif kıta kenarı) tektonik ortamında oluştuğuna işaret etmektedir. İncelemede alanındaki birincil cevherleşme; Pirit, kalkopirit, molibdenit, sfalerit ve galenitten oluşan sülfürlü minerallerden oluşmaktadır. İkincil cevherleşmeler ise smitsonit ile birlikte anglezit, serüzit, hidrozinkit, ve limonit gibi oksitli ve karbonatlı minerallerden oluşmaktadır. Au mineralleri limonitlerin içerisinde yer almaktakdır. Bu cevherleşmelere kalsit ve kuvars eşlik etmektedir. Cevherleşmeler tektonizmaya bağlı gelişen karstik boşluklar ile bunların kenarlarındaki kırklar içerisine yerleşmiştir. Cevher minerallerini oluşturan kükürtün kanağını belirlemek için galen minerali üzerinde kükürt izotop analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre galen örneklerinde 34S %o değerleri 4.7 ile 7,00 arasında değişmektedir. 206Pb/204Pb (238U kaynaklı 206Pb'nın, 204Pb'e oranı) değerleri oldukça dar aralıkta (18.998-18,563) değişim göstermektedir. Elde edilen veriler; Bolkardağ bölgesindeki cevherleşmenin birincil olarak hidrotermal kökenli olduğu ve mineralizasyonu meydana getiren eriyiklerin Horoz graniti-granodiyoritinden kaynaklandığı ve sonrasında sülfürlü cevherleşmenin oksidasyona uğraması ve karstlaşmnın etkisi ile bugünkü konumunu kazandığı düşünülmektedir.

Ahmet Sünger
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Baskil (Elazığ) dolaylarındaki tütün tepeleri Fe-oksit cevherleşmesinin jeokimyası ve oluşum koşullarının incelenmesi

İnceleme alanı Doğu Toroslarda, Malatya-Elazığ arasında yer alan Baskil bölgesindeki Tütün Tepelerinde bulunmaktadır. Cevherleşme, Geç Kretase yaşlı Bilaser Tepe magmatitlerince kesilen Baskil magmatitleri ile ilişkilidir. Çalışma alanında sodik-kalsik alterasyon, potasik ve serizitik alterasyonlar belirlenmiştir. Sodik-kalsik alterasyon zonunun ilk kez bu çalışma ile belirlenmesiyle cevherleşmeler Fe-Oksit-Cu-Au (IOCG) yatakları açısından değerlendirilmiştir. Bölgedeki cevherleşme, Koniasiyen-Santoniyen yaşlı (82-86 My), kalkalkalen karakterde ve I-tipinde Baskil Magmatitleri ile sonrasında gelişen daha genç (73-74 My) ve okyanusal yay ile Toros platformunun çarpışması sonrası genişlemeli bir ortamı temsil eden Kampaniyen yaşlı Bilaser Tepe Magmatitleri ile ilişkilidir. Bu cevherleşmeler diyoritlerde gelişmiş sodik-kalsik alterasyon içerisinde yoğun manyetit saçınımları ile ender olarak manyetit damarları şeklindedir. Mineral parajenezinde manyetit, molibdenit, pirit, arsenopirit, kalkopirit, sfalerit, galen, hematit, malakit ve azurit saptanmıştır. Manyetitlerde Ti içeriği % 0,13-0,64 olarak belirlenmiştir. Fe ort. % 20,13 şeklindedir. Kuvarslarda ölçülen sıvı kapanımlarda oluşum sıcaklıkları ortalama 320,3 0C ve tuzluluk ortalama olarak % 11.32 NaCl eşdeğeridir. Bu cevherleşmelere ait izotop analiz sonuçları δ34Spirit= 6-8,9; δ34Sk.pirit= 3,8-5,5; δ18Okuvars=10,8-13,2 ve δD= -37- -53 aralığında belirlenmiştir. Tütün Tepeleri cevherleşmelerinde belirlenen alterasyon tipleri, litolojik özellikleri, mineral birlikteliği, manyetitlerdeki düşük Ti içeriği, cevher ve yan kayaçların ana-iz element içerikleri, oluşum sıcaklıkları, tuzluluk, δ34S, δ18O ve δD izotop değerleri birlikte değerlendirildiğinde Fe-Oksit-Cu-Au (IOCG) yatakları ile büyük benzerlikler sunduğu saptanmıştır.

Burcu Karataş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Afşin-Elbistan termik santral çevresindeki topraklarda ağır metal içeriklerinin araştırılması ve kirlilik düzeylerinin belirlenmesi

Afşin-Elbistan Termik Santrali'nde kömürün yakılması sonucunda oluşan kül ve uçucular Elbistan ovasını etkilemektedir. Uçucu küllerin bünyesinde; As, Cd, Cr, Cu, Pb, Hg, Ni, Mo, Sb, Zn, Al, Fe gibi elementler bulunmaktadır. Bu amaçla topraklardaki ağır metal içeriklerinin araştırılması yapılmıştır. Afşin-Elbistan Termik Santrali çevresinden toprak örnekleri alınarak Atomik Absorbsiyon Spektrometre cihazı ile As, Cu, Hg, Zn, Fe, Cd, Cr, Mn, Ni, Al, Co ve Pb element analizleri yapılmıştır. Zenginleşme Faktörü (EF), Kirlilik Faktörü (CF) ve Jeolojik Birikim İndeksi (lgeo) hesaplanmıştır. Zenginleşme Faktörü'ne göre, Cu ve Co elementi için orta zenginleşme, Ni ve Cd elementleri için belirgin zenginleşme göstermektedir. Kirlilik Faktörü'ne göre ise, Cu için orta derecede kirlenme, Co için önemli derecede kirlenme, Cd ve Ni elementleri için aşırı derecede kirlenme belirlenmiştir. Jeolojik Birikim İndeksi'ne göre ise, Zn, Mn, Cu, Ni, Co, Fe ve Al elementleri aşırı kirlenmiş, As ve Cr çok-aşırı kirlenmiş sınıfında yer almaktadır.

Afşin-Elbistan Termik SantraliAğır metallerBirikim+2
Mert Arıkanoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Etekli (Karaisalı, Adana) bölgesinin Zn-Pb cevherleşmesinin mineralojik ve jeokimyasal incelenmesi

Bu çalışmada, Doğu Toroslar'ın batı bölümünde yer alan Aladağ Birliği'ne ait Jura-Kretase yaşlı Çamlık Formasyonu kireçtaşlarında bulunan Zn-Pb cevherleşmesi incelenmiştir. Cevherleşme, KD-GB doğrultulu ve KB'ya eğimli bir fay kontrolünde gelişmiştir. Cevherleşmeyi oluşturan ana fayın daha sonraki bir dönemde D-B yönlü faylar etkisiyle parçalanması, taşınması ve breşik bir yapı kazanması sözkonusudur. Cevherleşme, ana kırığın yüzeye yakın kesimlerinde fay dolgusu içerisinde daha çok yoğun demirli çinko karbonatlar şeklinde gözlenmektedir. Daha derin kesimlerde ise fay ile ilişkili karstik ceplerde, stok veya büyük mercekler şeklinde çinko sülfür olarak bulunmaktadır. Ana, iz ve nadir toprak elementleri analiz sonuçlarına göre cevherleşmenin kökeni hidrotermal çözelti ile ilişkilendirilmiştir. Sülfit minerallerinden sfalerit ve galenit'e ait 34S analiz sonuçları sırasıyla -11.3 ile-14.4 ve ‰3.45 aralığında saptanmıştır. Galenit örneklerinden yapılan Pb izotop analiz sonuçlarına göre 206Pb/204Pb değeri 18.68-18.75 aralığında, 207Pb/204Pb değerleri 15.70-15.71 aralığında ve 208Pb/204Pb değerleri 38.845-38.91 aralığında saptanmıştır. Simitsonitlerden ve kireçtaşından yapılan 13C ve 18O izotop analiz sonuçlarına göre 13C oranı sırasıyla -4.21, -2.26 ve 1.69 arasında değişmektedir. Oksijen izotop değerleri ise sırasıyla -2.7, -1.76 ve -6.36 arasında değişmektedir. Jeokimyasal analiz sonuçları ve arazi gözlemlerine göre, birincil sülfür mineralleri hidrotermal ve epijenetik proseslerle oluşmuş, daha sonra karasal ayrışım ve karstlaşma sonucunda ikincil karbonat ve oksit tipi yatakların oluşan boşluklara yerleştiği söylenebilir.

Adana-KaraisalıJeokimyaKurşun+1
Mehmet Baydan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Anavarza antik kentindeki Roma dönemi yapılarında kullanılan kayaç, harç, tuğla ve kurşun kenetlerin arkeometrik yöntemler ile incelenmesi

Bu çalışmada, Anavarza Antik kentinde bulunan kayaçların türleri, harç ve tuğlalar ile taş blokları bağlamada kullanılan kurşun kenetlerin özellikleri araştırılmıştır. Yapılarda kullanılan kayaçlar kireçtaşıdır. Antik kentte bulunan sütunlarda ise farklı kayaçlar kullanılmıştır. Bu kayaçlar mermer, breşik kireçtaşı ile granit kayaçlarından oluşmaktadır. Kullanılan kireçtaşları, mermerler ve breşleşmiş kireçtaşı sütunları bölge jeolojisi ile uyumluluk gösterirken, granitik sütünlar bölgeye dışarıdan getirilmiştir. Harçların içerisindeki agrega ve bağlayıcı türlerini saptamak için Petrografik, XRD, FTIR, SEM- EDS, Granülometrik analizleri yapılmış ve harçtaki CaO bağlayıcı miktarı saptanmıştır. Agrega olarak; kalsit (kireçtaşı), kuvars ve tuğla kırıkları kullanılmıştır. Farklı boyutlarda ve düzensiz şekilli taneler bir araya gelmiştir. XRD yöntemi ile kalsit, kuvars, korund, alüminyum oksit ve kireç saptanmıştır. FTIR yöntemi ile de Kuvars, kalsit, illit, jips, mineralleri ile karbonat (kireç) saptanmıştır. Kireç taneler arasındaki bağlayıcı malzemeyi oluşturmaktadır. %5 lik HCl asit deneyi ile CaCO3 oranı %24 ile 27 arasında bulunmuştur. Tuğlalar, polarizan mikroskop, XRD, SEM–EDS ile TGA-DTA yöntemleri ile analiz edilmiştir. Tuğla örneklerin bir kısmının düşük sıcaklıkta fırınlandığı görülürken, bazı örneklerde matriksin daha sıkı ve yoğun olduğu görülmüştür. Diyopsit, Akermanit ve Gehlenit gibi yüksek sıcaklık minerallerine rastlanması pişme sıcaklığının yüksek olduğunu göstermekte ve bu nedenle de daha iyi vitrifiye olduğu gözlenmektedir. Bütün tuğla örneklerinde magnetit mineraline rastlanmıştır. Magnetitin varlığı, tuğla örneklerinin kapalı ortamda redüksiyonlu atmosferde pişiriminin yapıldığını gösterirken, bazı örneklerde hem hematit, hem de magnetit minerali bir arada bulunmuştur. Bu örneklerin kapalı ortamda redüksiyonlu atmosferde fırınlandığı, soğuma aşamasında da oksijene daha fazla maruz kaldığı düşünülmektedir. Pb izotop sonuçları, Aladağ Delikakaya, Horzum (Feke), Kayseri (Yahyalı) bölgeleri ile benzerlik göstermektedir.

Erkan Ayna
Çukurova University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kozan, Dikilitaş ve Alapınar (Adana) arasında bulunan topraklardaki ağır metal içeriklerinin araştırılması

Yüksek lisans tez çalışmasında, Adana iline bağlı Kozan ilçesinde Dikilitaş ve Alapınar Mahalleleri arasında yer alan bölgedeki topraklarda bulunan ağır metal miktarlarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışma alanını temsil edecek noktalardan yüzeyin 5-10 cm altından 23 adet toprak numunesi alınmıştır. Örneklerin ağır metal içerikleri Atomik Absorbsiyon Spektrofotometre (A.A.S) cihazı ile ölçülmüştür. Elde edilen veriler CBS veritabanına aktarılarak semboloji ve dağılım haritaları oluşturulmuştur. Hg, Pb, Cd, Cr, Zn, Cu, Ni, Fe, Mn, Co, Al, As, elementlerinden Ni ve Co elementi Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının (Toprak Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinde) belirtilen değerlerinden yüksek çıkmaktadır. Zenginleşme faktörü (Ef) verilerine göre; Mn, Cu, Cr, Al, As, Hg ve Zn elementlerinde minimal zenginleşme; Ni, Co elementlerinde orta zenginleşme; Cd ve Pb elementlerinde ise belirgin bir zenginleşme saptanmıştır. Kirlilik faktörü (Cf); Mn, Al, As, Cu, Cr, ve Hg elementleri için az kirlenme; Zn elementi için orta derecede kirlenme; Pb, Ni ve Co elementleri için önemli derecede kirlenme Cd elementi için ise aşırı derecede kirlenme tespit edilmiştir. Jeo-birikim indeks verilerine bakıldığında; Dikilitaş-Alapınar arasında kalan bölgeden alınan toprak numunelerinde Cd elementi için orta derecede kirlenmiş; Hg elementi çok kirlenmiş; Zn, Mn, Cu, Ni, Co, Cr, Pb, Al ve As elementleri aşırı kirlenmiş olarak bulunmuştur.

Muhsin Savaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İmamoğlu, Dilekkaya ve Mercimek (Adana) arasında kalan topraklardaki ağır metal içeriklerinin araştırılması

Bu Yüksek Lisansçalışmasında İmamoğlu (Adana) ilçesi ile Dikilitaş ve Mercimek mahalleleri arasında yer alan bölgedeki topraklarda bulunan ağır metal miktarlarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışma alanını temsil edecek lokasyonlardan 39 adet örnek alınmış ve Atomik absorbsiyon spektrometre yöntemi ile analizler yapılmıştır. ArcGis programı ile bölgedeki mekânsal dağılım haritaları hazırlanmıştır. Analiz sonuçlarına göre topraklarda Nikel (Ni) ve Kurşun (Pb) elementine ait değerler Çevre Şehircilik Bakanlığı Toprak yönetmenliği standartların üzerinde saptanmıştır. Zenginleşme faktörü(Ef), Jeo-birikim indeksi (Igeo) ve Kirlilik faktör (Cf) değerleri hesaplanmıştır. Jeo-birikim indeks (Igeo) değerlerine göre Hg elementinde çok aşırı kirlenme; Zn, Mn, Cu , Ni, Co, Cr, Pb, Al ve As elementlerinde ise aşırı kirlenme tespit edilmiştir. Kirlilik faktörü (Cf) değerlerine göre Pb ve Co elementi için orta derecede kirlenme; Ni elementi için (7,45-3,36) önemli derecede kirlenme ve Cd elementi için aşırı derecede kirlenme tespit edilmiştir. Antropojen kaynaklı ağır metal miktarlarının etkisini değerlendirebilmek için yapılan zenginleşme faktörü (Ef) hesaplamaları sonucunda Ni, Co ve Pb elementi için orta zenginleşme gösterirken Cd elementi için çok yüksek zenginleşme göstermektedir. Bölgede yoğun olarak yapılmakta olan tarımsal faliyetlere bağlı olarak kullanılan tarımsal ilaçlar ve fosfatlı gübrelerin etkisi olduğu ayrıca Ni yoğunluğunun jeolojik kaynaklı olabileceği düşünülmektedir.

Fatımah Suleıman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sızma (Selçuklu, Konya) bölgesi polimetal cevherleşmesinin jeokimyasal incelenmesi

Çalışma alanı Konya ilinin 35 km kadar kuzeybatısında, Ladik kasabası, Sızma Köyü ve Kurşunlu köyü arasında yer almaktadır. Bölgede zinober, antimonit ve yersel olarak Cu ve Pb-Zn zenginleşmeleri de bulunmaktadır. Cevherleşmenin yan kayaçları başlıca şist ve karbonatlı kayaçlardır. Çalışma sahasından 612 adet toprak ve 980 adet kayaç örnekleri alınmıştır. Alınan örneklerde yapılan jeokimyasal analizler sonucunda kayaçtan en yüksek 2500 ppb ve toprak örneklerinden en yüksek 1185 ppb altın değerleri gelmiştir. Ayrıca bu değerlere As ve yer yer Sb-Ni değerleri de eşlik etmektedir. Analiz sonuçları ARCGIS programı kullanarak Ters Mesafe Ağırlıklı Enterpolasyon Yöntemi (Inverse Distance Weighting-IDW) ile Au, As, Sb ve Ni anomali ve semboloji haritaları hazırlanmıştır. Mineral parajeneji olarak zinober, rutil, pirit, kalkopirit mineralleri saptanmıştır. Altın değerlerinin büyük çoğunluğunun şistler, şist-mermer kontağı (dokanak faylı) ayrıca KB-GD, KD-GB yönlü ve kırık hatlarının kesiştiği yerlerde değerlerin yükseldiği görülmektedir. Yapılan çalışmalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde Sızma altın mineralizasyonunun kısmen karlin tipi ve orojenik altın yataklarıyla benzerlik sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Jeokimya, Konya, Polimetal, Sondaj, Sızma

Ahmet Işık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
10

Other supervisors