Theses supervised by Doç. Dr. Ünsal Deniz

16 theses · İnönü University

Master'sOpen AccessTR

Kolu Açık Hacım Sultan Ocağı müzik pratiklerinin incelenmesi

Türk müzik kültürü içerisinde klasik Türk müziğinden halk müziğine, askeri müzikten tasavvuf müziğine kadar farklı form ve türde zengin bir müzik geleneği vardır. Bu gelenekler içerisinde inançsal boyutuyla Alevi Bektaşi müzik pratikleri farklı bir yere ve özel bir konuma sahiptir. Zira Alevi/Bektaşi ayinleri müzik eşliğinde yapılmaktadır. Özellikle cem törenlerinde bağlama ve müziğin önemli bir rolü vardır. Cem törenlerinde icra edilen deyiş ve tevhidler Alevi/Bektaşi kültürünün kuşaktan kuşağa aktarmada ve geleneğin yeniden yaratımını sağlamada önemli bir yer tutmaktadır. Bu anlamda Dede ve Zakirlerin önemli bir rolü bulunmaktadır. Her yöre ve bölgede her ne kadar coğrafi ve kültürel farklılıklar olsa da cem törenlerinde büyük oranda birliktelik sağlanmıştır. Buna karşılık bazı Alevi/Bektaşi ocaklarında ki müzik pratiklerinde farklılıklar da bulunmaktadır. Örneğin Kolu Açık Hacım Sultan ocağında başka hiçbir ocakta örneği bulunmayan cem ayini sırasında alkış ile eşlik etme geleneği bulunmaktadır. Alkışla eşlik etme geleneği gelişi güzel olmamakla birlikte nerelerde alkış eşliği yapılacağı yazılı olmayan bir kuralla günümüze kadar sürdürülmüştür. Bu araştırmada Alevi/Bektaşi inancı genelinde kolu açık hacım sultan ocağının müzik pratiklikleri incelenmiş, diğer Alevi/Bektaşi ocaklarından ne gibi farklılıkların olduğu araştırılmış ve hem eski hem yeni cem ayini törenleri irdelenmiştir. Araştırmada durum tespiti yapmak için gözleme dayalı betimlemelere yer verilmiştir. Ayrıca cem törenlerinde icra edilen deyiş ve tevhidler okunduğu gibi notaya alınmış müziksel analiz yöntemleriyle ritmik ve melodik yapıları ortaya konulmuştur. Bunun yanında kişisel görüşmelerle araştırmanın geçerlilik ve güvenirlik bakımından desteklenmesi sağlanmıştır.

Mısra Çiçek Şahin
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Konservatuvarı Derleme Defterlerinde bulunan Çankırı yöresine ait türkülerin TRT THM repertuvarındaki mevcut notasyonlarının karşılaştırmalı analizi

Türkiye'de Cumhuriyet dönemiyle başlayan kurumsal THM derlemelerinde çok sayıda Çankırı türküsü derlenmiş ve kayıt altına alınmıştır. Günümüzde TRT THM repertuvarında kayıtlı olan Çankırı türkülerinin yanı sıra İstanbul Konservatuvarı (Dârü'l-Elhân) derleme defterlerinde de çok sayıda Çankırı türküsü bulunmaktadır. Bu türkülerin bir kısmı TRT THM repertuvarında kayıtlı olmasına karşın, bir kısmı ise kayıtlı değildir. Bu yüzden yaygınlık kazanmamış ve zamanla unutulmuştur. Bu bakımdan yapılan bu çalışmayla İstanbul Konservatuvarı derleme defterlerindeki Çankırı türkülerinin incelenmesi önemli görülmüştür. Yapılan bu çalışmayla, İKDD'de bulunan Çankırı türkülerinin TRT THM repertuvarına kayıtlı Çankırı Türküleri ile karşılaştırılarak incelenmesi; unutulan Çankırı türkülerini gün yüzüne çıkarılması, yöre aidiyetini tespit edilmesi, yaygınlaştırılması, günümüz halk müziği nazariyatına göre yeniden ele alınması, zaman içerisindeki değişim/dönüşümlerinin tespit edilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması bakımından önemli görülmektedir.Bu araştırmada, nitel ve nicel araştırma yöntem ve tekniklerinin birlikte kullanıldığı karma bir model kullanılmıştır. Araştırma kapsamında verilerin toplanması için tarama modeli kullanılmıştır. Bu sayede İstanbul Konservatuvarı Derleme Defterleri ve TRT THM Repertuvarı taranarak bulgular ve yorum bölümünde yer alan Çankırı yöresine ait türkülere ulaşılmıştır. Bu yörelere ait türküler müziksel analiz yöntemi kullanılarak karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Türkülerin analizlerinde betimsel analiz yöntemi tercih edilmiş ve durum tespiti yapılmıştır. Araştırmanın verimliliğini artırmak için tarihsel yöntem (doküman analizi) tekniği de kullanılmıştır. Elde edilen veriler kolay anlaşılması bakımından tablolara dönüştürülerek yorumlanmıştır. Bu araştırmada elde edilen veriler ışığında; İKDD Defter 8 – 14 arasında toplam 390 türkünün, %11.03 oranıyla 44 türkünün Çankırı yöresine ait olduğu, bu türkülerden bazılarının TRT THM repertuvarına kayıtlı olmasına karşın bir kısmının kayıtlı olmadığı, İKDD'de bulunan Çankırı türkülerinin yöresel ağız özelliklerini taşıdığı ve yöre kültürünü yansıttığı, İKDD yer alan eserlerin çoğunluğunda 4/4'lük, 9/8'lik ve 2/4'lük usûl kalıbında olduğu, İKDD ve TRT THM Repertuvarında yer alan türkülerin büyük oranda LA karar sesli olduğu ve genellikle sekiz ses aralığında olduğu ulaşılan sonuçlardan bazılarıdır. Anahtar Sözcükler: Müzik, Türk Halk Müziği, Derleme,

DerlemeHalk müziğiTRT+3
Süleyman Sidar Yetişmiş
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Konservatuvarı Derleme Defterlerinde bulunan Kastamonu türkülerinin TRT THM repertuvarındaki mevcut notasyonlarının karşılaştırmalı analizi

Türküler birer kültürel bellek mekânı olarak, yaratıldıkları coğrafyanın dili, gelenek göreneği, inançları, acıları ve dünya görüşleri gibi pek çok kültürel bileşeni yansıtırlar. Kastamonu türküleri de bu kapsamda Kastamonu yöresine ait kültürel kodları gerek melodik/ritmik yönden gerekse sözleri bağlamında yansıtmaktadır. Günümüz TRT THM repertuvarında, tespit edilen 79 Kastamonu türküsü bulunmakla beraber repertuvarda bulunmayan fakat İstanbul Konservatuvarı Derleme Defterlerinde (İKDD) bulunan çok sayıda Kastamonu türküsü bulunmaktadır. Bu kapsamda 1920'li yıllarda derlenen ve İKKD'de bulunan Kastamonu türkülerinin ortaya çıkarılması, incelenmesi ve araştırmacıların ilgisine/bilgisine sunulması önem arz etmektedir. Ayrıca unutulmaya yüz tutmuş olan Kastamonu türkülerini yeniden gündeme getirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması da önemli bir kültür hizmeti olarak görülmektedir. Bu araştırmada, nicel ve nitel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Araştırmada tarama modeli kullanılarak, İstanbul Konservatuvarı Derleme Defterleri ve TRT THM Repertuvarında bulunan Kastamonu yöresine ait türküler tespit edilmiştir. Tespit edilen türküler müziksel analiz yöntemi kullanılarak karşılaştırmalı olarak analiz edilmiş ve durum tespiti yapılmıştır. Araştırma bu açıdan betimsel bir çalışma özelliği göstermektedir. Bu araştırmada elde edilen veriler ışığında; İKDD Defter 8 – 14 arasında toplam 390 türkünün, %8.72 oranıyla 34 türkünün Kastamonu yöresine ait olduğu, İKDD'de bulunan Kastamonu türkülerinin yöresel ağız özelliklerini taşıdığı ve yöre kültürünü yansıttığı, bu türkülerden bazılarının TRT THM repertuvarına kayıtlı olmasına karşın bir kısmının kayıtlı olmadığı, İKDD ve TRT THM Repertuvarında yer alan türkülerin büyük oranda LA karar sesli olduğu ve genellikle beş ses aralığında olduğu, İKDD yer alan eserlerin çoğunluğunda 3/4'lük, 4/4'lük, 9/8'lik ve 2/4'lük usûl kalıbında olduğu, ulaşılan sonuçlardan bazılarıdır. Anahtar Kelimeler: Derleme, Kastamonu, Türkü, Geleneksel Türk Halk Müziği

DerlemeHalk müziğiKastamonu+4
Nurullah Çetin
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kabak kemane müfredat programlarının, metot kitaplarının karşılaştırmalı analizi

Bu araştırmada müzik eğitimi açısından kabak kemane metotlarının ve mevcut öğretim programlarının karşılaştırmalı analizinin yapılması ve her seviyeye uygun standart bir müfredat ve metot sentezi ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Güzel sanatlar lisesi kabak kemane kitapları, Halk eğitim kabak kemane kursu müfredat kazanım kitabı, Müzik öğretmenliği kabak kemane müfredat kazanım kitabı, Özgür Çelik kabak kemane metodu-1 ve kabak kemane metodu 2, Zeki Halhallı ve Cafer Nazlıbaş kabak kemane metodu-1, Salih Urhan kabak kemane metodu-1 ve Mehmet Akif Teke kabak kemane metodu-1 kitapları oluşturmaktadır. Bütün çalgı metotları ve müfredat kazanımları detaylı bir şekilde incelenmiştir. Yapılan incelemeler doğrultusunda ana problem ve alt problemlerle ilgili bulgular üzerinde durulmuştur. Çalışmada nitel araştırma yöntemi durum deseni kullanılmıştır. Elde edilen bulgular üzerinden sonuçlara ulaşılmış ve yeni bir sentez ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu çalışmada öncelik olarak diğer çalgı eğitimleri gibi standart bir süreç ortaya çıkarmak ve aynı zamanda çalgının metodoloji üzerinde gelişimini sağlamak farklı kazanımlar dışında aynı kazanımlar üzerinden ilerlenmesi amaçlanmıştır. Eğitim ve öğretim sürecinde standartlık sağlanması araştırmamızın önceliği olmuştur. Araştırmamız; analizden çok, kabak kemanenin eğitim ve öğretim sürecine yeni bir bakış açısı kazandırıp, ülke genelinde ki kabak kemane eğitimine katkı sağlayıp süreci, farklı kazanımlara dayanan karmaşık yapıdan çıkarıp daha standart bir eğitim süreci oluşturmaktır. Elde edilen bulgular yorumlandığında ortaya, bu çalgının eğitim ve öğretim sürecinde tutarsızlıklar olduğu ve bu karmaşık yapının; kademelere, programlara uygun şekilde çıkarılması araştırmamızın en öncelikli amacı olmuştur. Anahtar Sözcükler: Kabak kemane, eğitim, öğretim, standartlık.

Ders kitaplarıEğitim programlarıGüzel sanatlar liseleri+5
Veli Garip
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkı̇ye'de Kültür Bakanlığına bağlı Türk Halk Müzı̇ğı̇ topluluklarında bulunan rı̇tı̇m ı̇cracılarının yöre özellı̇klerı̇ne göre ı̇cra görüşlerı̇

Bu çalışmada, Türkiye'de Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Türk Halk Müziği topluluklarında görev yapan ritim icracılarının, bulundukları yöreye özgü müziksel özelliklere göre icra yaklaşımları ve görüşleri incelenmiştir. Çalışmada öncelikle Türk Halk Müziği'nin tanımı, tarihçesi, genel yapısı, usulleri ve derleme faaliyetleri ele alınmış; sözlü ve yazılı repertuvar ile yöresellik kavramları detaylandırılmıştır. Ayrıca, geleneksel çalgı yapıları ve vurmalı çalgıların tarihçesi, türleri ve ritimdeki önemi doğrultusunda ilgili literatüre dayanılarak kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. Araştırmanın yöntem bölümünde, nitel araştırma modeli çerçevesinde, Bakanlık korolarında görev yapan ritim icracılarıyla yapılan derinlemesine görüşmeler ve doküman incelemeleriyle veri toplanmış, betimsel analiz yöntemiyle yorumlanmıştır. Bulgular, icracıların modern tekniklere kısmen uyum sağlasa da ağırlıklı olarak geleneksel icra biçimlerini koruduklarını; yöresel vurgu ve üslup farklılıklarını sürdürdüklerini göstermiştir. Ayrıca, Muzaffer Sarısözen öncülüğündeki derleme ve notaya aktarma çalışmalarının ritim icracıları tarafından olumlu bulunduğu ve icra pratiklerine katkı sağladığı saptanmıştır. Anahtar Kelime: Türk Halk Müziği, Repertuvar, Aidiyet, Ritim, Ritim İcrası

Yusuf Oğuzhan Acıbucu
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Muallim İsmail Hakkı Bey'in Cumhurbaşkanlığı arşivindeki bestelediği eserlerinin bibliyografisi

Muallim İsmail Hakkı Bey, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında yaşamış önemli bir müzik adamıdır. Türk müziğine büyük katkılarda bulunmuş önemli bir besteci, müzik teorisyeni ve eğitmendir. Müziğe olan tutkusu, teorik çalışmaları ve Türk Musikisi Cemiyeti'ndeki faaliyetleri, Türk müziği tarihinde ona saygın bir yer kazandırmıştır. Hem yetiştirdiği öğrencilerle hem de bıraktığı eserlerle Türk müziğinin gelişiminde ve yayılmasında önemli bir roloynamıştır. Türk müziğinin önemli bestekârlarından olan Muallim İsmail Hakkı Bey'in Türk müziğinin hemen her formunda çok sayıda eseri bulunmaktadır. Bazı kaynaklar bestecinin 2000 civarında eseri olduğu bildirilmekle birlikte toplamda ne kadar eseri olduğu hakkında literatürde yeterli bilgi bulunmamaktadır. Cumhuriyet döneminde, Türk müziği nota koleksiyonları sistematik olarak Devlet Arşivleri'nde kayıt altına alınmış ve muhafaza edilmiştir. Günümüzde Cumhurbaşkanlığı Arşivleri'nde bulunan binlerce Türk müziği notası, Türk müziğinin tarihi ve kültürel mirasının korunması ve akademik incelemeler açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada Muallim İsmail Hakkı Bey'e ait eserlerin Cumhurbaşkanlığı Arşivleri'nde taranarak form, makam ve usul değişkenlerine göre tespiti ve tasnifi yapılması amaçlanmıştır. Araştırma sonucuna göre Cumhurbaşkanlığı Arşivleri'nde Muallim İsmail Hakkı Bey'e ait 3913 adet eser bulunmuştur. Arşivde yer alan mükerrer eserlerin çıkarılmasından sonra besteciye ait toplam 2477 eser olduğu görülmüştür. Bu eserler form, makam ve usul değişkenlerine göre incelenmiştir. Eserlerde 61farklı form kullanıldığı bulunmuştur. En yaygın olanları Şarkı 1015 eser (% 40,98), Marş 256 eser (% 10,34), Nakış 170 eser (% 6,86) formları olduğu bulunmuştur. Besteci eserlerinde 128 farklı makam kullanılmış olup en sık kullanılanlar makamların Nihavent 203 eser (%8,20), Rast 154 eser (% 6,22), Hicaz 114 eser (% 4,60) olduğu görülmüştür. Usul açısından değerlendirildiğinde besteci 47 farklı usul kullanılmıştır. En sık kullandığı üç usul Düyek 357 eser (% 14,41), Yürük Semai 255 eser (% 10,29) ve Aksak 254 eser (%10,25) olduğu görülmektedir.

Eda Albayrak
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Vecihe Daryal koleksiyonunda bulunan Türk müziği eserlerinin bibliyografyası

Türk müziği, Türk tarihine paralel bir şekilde gelişmiş, zenginleşmiş ve kendine has özellikleriyle çok geniş bir repertuara sahip olmuştur. Cumhuriyet öncesi dönemlerde Ali Ufki Bey, Kantemiroğlu ve Hamparsum gibi müzik adamlarıTürk müziğini kayda geçirmek için kendi geliştirdikleri notasyon sistemleriyle birçok Türk müziği eserini yok olmaktan kurtarmışlardır. Osmanlının son dönemlerinde ve erken Cumhuriyet dönemini de kapsayan evrelerde Batı müziği notasyon sisteminin Türk müziği notasyonunda kullanılması birçok Türk müziği eserinin kayıt altına alınmasına vesile olmuştur. Başlangıçta kişisel koleksiyon, arşiv ve Türk müziği repertuarları oluşturulurken Cumhuriyet döneminde bu türden Türk müziği nota koleksiyonları Devlet Arşivlerinde yer alarak kayıt altına alınmış ve korunmuştur. Devlet Arşivlerinde bulunan binlerce Türk müziği notası özellikle Muallim İsmail Hakkı Bey koleksiyonu ve Vecihe Daryal koleksiyonunda mevcuttur. Bu araştırmada Vecihe Daryal'ın nota koleksiyonunda bulunan eserlere odaklanılmıştır. Nitel ve Nicel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı araştırmada, arşiv ve literatür taraması yapılmış; Vecihe Daryal koleksiyonunda 5679 adet eser tespit edilmiş, bu eserler makam, usul, form, besteci ve söz yazarı gibi değişkenler göz önüne alınarak tespit ve tasnifi yapılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler ışığında, koleksiyonda en fazla ; Rast, Hicaz, Uşşak, Hicazkâr, Suzinak, Kürdilihicazkâr, Nihavend, Karciğar, Hüzzam ve Hüseyni makamlarında eserlerin olduğu, usul yönünden ise aksak, curcuna, yürük semai, düyek, aksak semai, ağır aksak, devr-i hindi, sengin semai, devr-i kebir, sofyan, evfer, türk aksağı, hafif ve nimsofyan usullerinin sayısının fazla olduğu, form yönünden ise Şarkı, Peşrev, Saz Semaisi, Türkü ve Beste formlarında eserlerin fazla olduğu ulaşılan sonuçlardan bazılarıdır.

Zeynal Ozan Camci
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Vecihe Daryal koleksiyonunda bulunan Türk müziği eserlerinin bibliyografyası

Türk müziği, Türk tarihine paralel bir şekilde gelişmiş, zenginleşmiş ve kendine has özellikleriyle çok geniş bir repertuara sahip olmuştur. Cumhuriyet öncesi dönemlerde Ali Ufki Bey, Kantemiroğlu ve Hamparsum gibi müzik adamlarıTürk müziğini kayda geçirmek için kendi geliştirdikleri notasyon sistemleriyle birçok Türk müziği eserini yok olmaktan kurtarmışlardır. Osmanlının son dönemlerinde ve erken Cumhuriyet dönemini de kapsayan evrelerde Batı müziği notasyon sisteminin Türk müziği notasyonunda kullanılması birçok Türk müziği eserinin kayıt altına alınmasına vesile olmuştur. Başlangıçta kişisel koleksiyon, arşiv ve Türk müziği repertuarları oluşturulurken Cumhuriyet döneminde bu türden Türk müziği nota koleksiyonları Devlet Arşivlerinde yer alarak kayıt altına alınmış ve korunmuştur. Devlet Arşivlerinde bulunan binlerce Türk müziği notası özellikle Muallim İsmail Hakkı Bey koleksiyonu ve Vecihe Daryal koleksiyonunda mevcuttur. Bu araştırmada Vecihe Daryal'ın nota koleksiyonunda bulunan eserlere odaklanılmıştır. Nitel ve Nicel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı araştırmada, arşiv ve literatür taraması yapılmış; Vecihe Daryal koleksiyonunda 5679 adet eser tespit edilmiş, bu eserler makam, usul, form, besteci ve söz yazarı gibi değişkenler göz önüne alınarak tespit ve tasnifi yapılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler ışığında, koleksiyonda en fazla ; Rast, Hicaz, Uşşak, Hicazkâr, Suzinak, Kürdilihicazkâr, Nihavend, Karciğar, Hüzzam ve Hüseyni makamlarında eserlerin olduğu, usul yönünden ise aksak, curcuna, yürük semai, düyek, aksak semai, ağır aksak, devr-i hindi, sengin semai, devr-i kebir, sofyan, evfer, türk aksağı, hafif ve nimsofyan usullerinin sayısının fazla olduğu, form yönünden ise Şarkı, Peşrev, Saz Semaisi, Türkü ve Beste formlarında eserlerin fazla olduğu ulaşılan sonuçlardan bazılarıdır.

Zeynal Ozan Camci
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Muallim İsmail Hakkı Bey'in Cumhurbaşkanlığı arşivindeki bestelediği eserlerinin bibliyografisi

Muallim İsmail Hakkı Bey, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında yaşamış önemli bir müzik adamıdır. Türk müziğine büyük katkılarda bulunmuş önemli bir besteci, müzik teorisyeni ve eğitmendir. Müziğe olan tutkusu, teorik çalışmaları ve Türk Musikisi Cemiyeti'ndeki faaliyetleri, Türk müziği tarihinde ona saygın bir yer kazandırmıştır. Hem yetiştirdiği öğrencilerle hem de bıraktığı eserlerle Türk müziğinin gelişiminde ve yayılmasında önemli bir roloynamıştır. Türk müziğinin önemli bestekârlarından olan Muallim İsmail Hakkı Bey'in Türk müziğinin hemen her formunda çok sayıda eseri bulunmaktadır. Bazı kaynaklar bestecinin 2000 civarında eseri olduğu bildirilmekle birlikte toplamda ne kadar eseri olduğu hakkında literatürde yeterli bilgi bulunmamaktadır. Cumhuriyet döneminde, Türk müziği nota koleksiyonları sistematik olarak Devlet Arşivleri'nde kayıt altına alınmış ve muhafaza edilmiştir. Günümüzde Cumhurbaşkanlığı Arşivleri'nde bulunan binlerce Türk müziği notası, Türk müziğinin tarihi ve kültürel mirasının korunması ve akademik incelemeler açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada Muallim İsmail Hakkı Bey'e ait eserlerin Cumhurbaşkanlığı Arşivleri'nde taranarak form, makam ve usul değişkenlerine göre tespiti ve tasnifi yapılması amaçlanmıştır. Araştırma sonucuna göre Cumhurbaşkanlığı Arşivleri'nde Muallim İsmail Hakkı Bey'e ait 3913 adet eser bulunmuştur. Arşivde yer alan mükerrer eserlerin çıkarılmasından sonra besteciye ait toplam 2477 eser olduğu görülmüştür. Bu eserler form, makam ve usul değişkenlerine göre incelenmiştir. Eserlerde 61farklı form kullanıldığı bulunmuştur. En yaygın olanları Şarkı 1015 eser (% 40,98), Marş 256 eser (% 10,34), Nakış 170 eser (% 6,86) formları olduğu bulunmuştur. Besteci eserlerinde 128 farklı makam kullanılmış olup en sık kullanılanlar makamların Nihavent 203 eser (%8,20), Rast 154 eser (% 6,22), Hicaz 114 eser (% 4,60) olduğu görülmüştür. Usul açısından değerlendirildiğinde besteci 47 farklı usul kullanılmıştır. En sık kullandığı üç usul Düyek 357 eser (% 14,41), Yürük Semai 255 eser (% 10,29) ve Aksak 254 eser (%10,25) olduğu görülmektedir.

Eda Albayrak
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Rauf Yektâ Bey'in 1932'de Kahire'de düzenlenen Arap Mûsikîsi Kongresindeki fikir, öneri ve izlenimleri

1930'lu yıllar Türkiye'de Türk müziğinin bulunduğu durum/konum ve geleceği ile ilgili tartışmaların yoğunlaştığı yıllardır. 1930'lu özellikle halk şarkılarını armonize etmek, Türk makam müziğini anakronik olarak sadece arşivlemek ve Batılı anlamda millî bir Türk müziği yaratmak fikirleri ekseninde polemiklerin yaşandığı dönemdir. Ayrıca Türk mûsikî inkılâbının görünürlük kazandığı ve devlet politikalarının müzik konusunda belirleyici rol üstlendiği bir zaman dilimidir. Devlet politikalarına bu anlamda yön veren fikrî temel Ziya Gökalp'in Türk makam müziğinin Arap, Bizans ve Fars kaynaklı olduğu asıl millî Türk müziğinin Anadolu'da yaşayan halk şarkıları iddiasıdır. Hatta Anadolu'da yaşayan Türk halk müziğinin mevcut durumunun yeterli olmadığı ve armonize edilmesi gerektiğini savunur. Bu fikir ve devletin müzik politikaları uzun yıllar mûsikîşinâslar, politikacılar ve halk tarafından tartışıldı. Özellikle polemik konusunda sıklıkla gündeme gelen ve Türk müziğinin mevcut durumunu savunan en önemli aktör Rauf YEKTÂ Bey'di. Türkiye'de bu minvalde tartışma, çalışma ve polemikler yaşanırken, benzer bir durum Arap müziğinin öncüsü olarak görülen Mısır'da da gündeme geldi. Bu araştırmada, Arap müziğinin tarihini, gelişimini ve geleceğini tartışmak üzere 1932 yılında Kahire'de yapılan Arap Müziği Kongresi'ne Türk temsilci olarak katılan Rauf YEKTÂ Bey ve Mesut Cemil Bey'in, kongre hakkındaki görüşleri, kongrede aldıkları görev ve sundukları raporlar Arapçadan Türkçeye çevirisi yapılarak incelenmiştir. Rauf YEKTÂ Bey'in Arap Müziği kongresine katıldığı bilinmekte, akademik yayınlarda yüzeysel olarak değinilmekte ise de Kahire'deki kongre ile ilgili görüşlerinin tamamı bugüne kadar detaylı incelenmemiştir. YEKTÂ Bey'in bu kongredeki görüş, öneri ve izlenimlerinin araştırılarak betimlendiği bu araştırma büyük bir önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Rauf Yektâ Bey, Mesut Cemil Bey, Türk Müziği, Arap Müziği, Müzik.

Yammen Jazbeh
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Konservatuvarı Derleme Defterlerinde bulunan on altı Elazığ (Harput) türküsünün TRT THM repertuvarındaki mevcut notasyonlarının karşılaştırmalı analizi

Bu araştırma, İstanbul Konservatuvarı Derleme Defterlerinde yer alan Harput/Elazığ yöresine ait on altı türkünün, TRT Türk Halk Müziği Repertuvarında bulunan mevcut notasyonlarıyla karşılaştırmalı olarak ele alınmasını konu edinmektedir. Çalışmanın odağında, erken Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen derleme faaliyetleri kapsamında kayıt altına alınan Harput türkülerinin günümüzdeki repertuvar karşılıkları yer almaktadır. Araştırma kapsamında, derleme defterlerinde bulunan Harput türkülerinin TRT repertuvarındaki benzerleri belirlenmiş; eserlerin türkü adı, türkü sözleri, yöre bilgisi, repertuvar numarası, karar sesi, ses aralığı, değiştirici işaretleri ve usul özellikleri bakımından örtüşen ve farklılaşan yönleri ortaya konulmuştur. İnceleme sonucunda, bazı eserlerin repertuvarda benzer notasyonlarla yer aldığı, bazı türkülerde ise belirgin notasyon farklılıklarının bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, derleme defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen TRT repertuvarında karşılığı bulunmayan bazı Harput türkülerinin varlığı da belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, derleme sürecinden günümüze uzanan zaman diliminde, notaya alma anlayışı ve repertuvar oluşturma yaklaşımlarında değişimler yaşandığını göstermektedir. Bu yönüyle çalışma, Harput/Elazığ yöresine ait müzik mirasının tarihsel süreç içerisindeki aktarımını ortaya koyarak Türk halk müziği alanındaki literatüre katkı sunmayı hedeflemektedir. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden literatür ve arşiv taraması modelleri kullanılmıştır. Sonuçlar elde edilen bilgi ve bulgulara göre yorumlanarak betimlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Darül Elhan, Harput/Elazığ, Derleme, Türk Halk Müziği

İrem Yılmaz
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Zeybek icrasında kabak kemane kullanımı: Parmak ve yay tekniklerinin uygulamalı çözümlemesi

Türkiye'de çalgı eğitiminde kullanılan metot kitaplarının ve etüt kitaplarının son dönemlerde arttığı ve çalışmaların yoğunlaştığı gözlemlenmektedir. Söz konusu Türk halk müziği olduğunda özellikle bağlama metodu adı ile yayınlanan kitapların yöntem ve teknikten çok birer repertuvar kitabı şeklinde hazırlandığı ve konuya bilimsel yaklaşımla eğilme konusunda aksaklıklar olduğu tespit edilmiştir. Bu araştırmada Türk halk müziğinin renk sazlarından biri olan kabak kemane ve yörelere göre çalım teknikleri incelenmiş, araştırmanın odak noktası olarak zeybek tavrının kabak kemaneye yay ve parmak tekniği olarak nasıl uygulanacağı ele alınmıştır. Araştırmanın odak noktasından hareketle literatür taraması yapılarak mevcut kabak kemane metotları incelenmiş bunun yanında bağlamada zeybek tavrının tezene vuruşları ve bu tezene vuruşlarının varyasyonları incelenmiştir. Bağlama icrasındaki zeybek tavrının tezene vuruşlarının kabak kemane çalgısı üzerinde nasıl uygulanacağı ve bu uygulamanın notasyona nasıl yansıtılacağı araştırılmıştır. Anahtar Sözcükler: Kabak Kemane, Zeybek, Türk Halk Müziği, Tavır, Çalgı Eğitimi

Süleyman Tuncer
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkı̇ye'de Kültür Bakanlığına bağlı Türk Halk Müzı̇ğı̇ topluluklarında bulunan bağlama ı̇cracılarının yöre özellı̇klerı̇ne göre ı̇cra görüşlerı̇

Bu çalışmada Türkiye'de Kültür Bakanlığına bağlı bulunan Türk Halk Müziği topluluklarındaki bağlama icracılarının yöre özelliklerine göre icra görüşlerinin değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Bu kapsamda çalışmada Türk Halk Müziğinin özellikleri, tanımı ve tarihçesine dair bilgi verilmiş, Cumhuriyet öncesi ve sonrası dönemdeki Türk Halk Müziği değerlendirilmiş, Cumhuriyet öncesi ve sonrasında yapılan derleme çalışmaları ele alınmış, Türk Halk Müziğinin genel yapısı, türleri, usulleri, sözlü ve yazılı repertuvarları, yöresellik ve aidiyetlik konularına değinilmiştir. Çalışma kapsamında Türk Halk Müziğinde kullanılan çalgılara yönelik bilgi verilmiş, bağlama ve bağlama icracılarının düşünceleri aktarılmıştır. Çalışma sonucunda Türk Halk Müziği topluluklarındaki bağlama icracılarının modern tekniklere yer yer uyum sağlamasına karşın genel olarak geleneksel özellik gösterdikleri ve yöresel özellikler barındırmayı sürdürdükleri görülmüştür. Buna ek olarak bağlama icracılarının Muzaffer Sarısözen'in liderliğinde yapılan çalışma ve uygulamaları destekledikleri, Türk Halk Müziği yönünde yapılan derleme ve notaya aktarma çalışmalarını yararlı buldukları görülmüştür. Anahtar Kelime: Türk Halk Müziği, Repertuvar, Aidiyet, Bağlama, Bağlama İcrası

Cenk Bıkmaz
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Adıyaman yöresi Alevi Bektaşi kültürü çerçevesinde azizdede türbesi (Apaziz)'nin ve Zakirlik geleneğinin incelenmesi

Anadolu coğrafyasında birçok kültür bir arada yaşamaktadır. Bu kültürler arasında bulunun Alevi Bektaşi kültürü bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Bu araştırma ile Alevi Bektaşi kültürünün açıklaması, ritüelleri, Adıyaman yöresine göre bu kültürün tanımı, Adıyaman yöresinde bulunan ve önemli kişilik olarak görünen Aziz Dede'nin türbesi ve bu türbede Aziz Dede anma törenlerinde yapılmakta olan müziksel faaliyetler ortaya konulmaktadır. Bu araştırmada literatür tarama ve kişisel görüşme yöntemi kullanılmaktadır. Doküman ve kayıt incelemesi yapılarak konunun daha iyi özümsenmesi sağlanmıştır. Yapılan görüşmeler gerekli izinler çerçevesinde ses kaydı ve video görüntüsü olarak kayıt altına alınmıştır. Alevi toplumu içerisinde bu toplumun ibadet şekli bulunmakta, bu ibadete cem adı verilmektedir. Alevi toplumu ibadetlerini yerine getirirken bazı unsurları göz önüne almaktadır. Cem ayinini yürütmekte olan kişiye dede adı verilmektedir. Dedeler cem törenlerini başından sonuna kadar belli bir düzen içerisinde yürütmektedirler. Bu törenler yapılırken cem geleneği içerisinde on iki hizmet bulunmaktadır. Zakirlik geleneğinin de bu on iki hizmet içeresinde geçtiği görülmektedir. Zakirler dedelerden sonra alevi toplumunda önemli görülen bir diğer kişilerdir. Zakirler usta-çırak ilişkisi içerisinde kendilerini geliştirerek cem ayinlerinde bağlama çalan kimseler olarak adlandırılmaktadır. Cem törenlerini dedeler ile birlikte bir düzen içerisinde devam ettirdiği bilinmektedir. Bu çalışma ile Adıyaman yöresinde bulunan Aziz dede türbesinde, Aziz Dede adına yapılan anma törenlerine katılan ünlü Ozan, Âşık ve Zakirlerin müzikal faaliyetleri ortaya koyulmaktadır. Yapılan görüşmeler sonucunda alevi kültüründeki beş farklı deyişin Adıyaman yöresindeki icra farklılıkları ortaya koyularak analizleri yapılmış ve kendilerine ait icra biçimleri notaya alınmıştır. Anahtar Sözcükler: Kültür, Zakir, Türbe, Ritüel.

Leyla Boyraz
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Malatyalı âşıklar Abuzer Kaplan ve Kenan Kaplan'ın biyografileri ve eserleri

Bu çalışmada halk müziğinin temelini oluşturan âşıklık geleneğinden ve tarihi sürecindeki etkileşimlerinden bahsedilerek, bu gelenekte zengin bir geçmişi olan Malatya' nın âşıklık geleneğini içindeki yerini tanımak, teknolojinin gelişmesi ile sayıca azalan âşıklarımızı ve eserlerini gün yüzüne çıkarmak hedeflenmiştir. Âşıkların deneyimlerini, duygularını, fikirlerini, dünya görüşlerini ve diğer kültürel faaliyetlerini gözlemlemek ve âşıklık geleneğinin usta-çırak ilişkisi içinde aktarım süreçlerini anlamaya çalışmak için yapılmıştır. Bu çalışma, Türk kültürü bakımından önemli yere sahip olan ve büyük emek isteyen âşıklık geleneğini, günümüzde hâlâ sürdüren, bu değeri kuşaktan kuşağa aktaran, üreten baba-oğul (usta-çırak ) iki âşığımızın hayat hikâyeleri ve eserleri hakkında bilgi vermek amacı ile yazılmıştır. Abuzer KAPLAN ( Âşık Kaplani )' nin ve Kenan KAPLAN (Sükûti)' nin yazmış oldukları şiirlerin bir bölümünün sunulması ayrıca âşıklarımızın çok sayıda bestelenmiş eserlerinden 15 tanesinin notaya alınmış halinin THM repertuvarına kazandırılması hedeflenmiştir. Anahtar kelimeler: Biyografi, Ozanlık, Âşıklık Geleneği, Âşık Kaplani, Abuzer KAPLAN, Kenan KAPLAN, Sükûti

Meltem Türün
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de Kültür Bakanlığına bağlı Türk Halk Müziği topluluklarında bulunan dilsiz kaval icracılarının yöre özelliklerine göre icra görüşleri

Bu yüksek lisans tezi, dilsiz kaval icrasında yöresel özelliklerin nasıl yansıtılması gerektiği sorusu etrafında şekillenmektedir. Türk Halk Müziği'nin köklü üflemeli çalgılarından biri olan dilsiz kaval, Türk Musikisi Devlet Konservatuvarlarının kurulmasıyla birlikte akademik eğitimin bir parçası hâline gelmiş ve farklı icra yaklaşımlarıyla gelişimini sürdürmüştür. Özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki Türk Halk Müziği Topluluklarında görev yapan kaval icracıları, belirli bir eğitim ve mülakat sürecinden geçerek bu gelişime önemli katkılar sunmaktadır. Araştırmada, dilsiz kaval icracılarının, ait oldukları veya temsil ettikleri yörenin müzikal kimliğini icralarına ne ölçüde yansıttıkları incelenmiştir. Bu bağlamda, bir eserin icrasında dinleyiciye o yörenin hissiyatını ve karakteristik özelliklerini aktarabilmenin yolları araştırılmıştır. Dilsiz kavalı icra eden kişilerin, Türk müziğinin tarihsel gelişimiyle birlikte Türk Halk Müziği'nin yöre özelliklerini, dilsiz kavalın yapısını ve icra şekillerini de bilmeleri gerektiği vurgulanmaktadır. Araştırmanın temelini, Kültür Bakanlığı'na bağlı topluluklarda görev yapan dilsiz kaval icracılarıyla gerçekleştirilen görüşmeler oluşturmaktadır. Bu görüşmeler sayesinde, yöreye özgü tavır, üslup ve icra anlayışlarının kaval aracılığıyla nasıl aktarılması gerektiğine dair tecrübeye dayalı bilgiye ulaşılmıştır. Bulgular, dilsiz kavalın yalnızca teknik bir çalgı değil; aynı zamanda kültürel kimlik taşıyıcısı bir anlatım aracı olduğunu ortaya koymaktadır. Tezde ayrıca Türk Müziği, Türk Halk Müziği ve dilsiz kaval enstrümanı hakkında kuramsal bilgiler sunulmuş; bu bilgiler literatür taraması ve uygulama deneyimlerine dayanan nitel görüşmelerle desteklenmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma dilsiz kaval icrasında yöresel özelliklerin doğru, etkili ve hissedilir biçimde yansıtılmasının önemini ortaya koymakta; bu yönde müzik eğitimi, repertuvar aktarımı ve kültürel sürdürülebilirlik açısından önerilerde bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Dilsiz Kaval, Yöresel İcra, Türk Halk Müziği, Yöre

Ferhat Çelik
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00

Other supervisors