Theses supervised by Doç. Dr. Vugar Ali Türksoy

12 theses · Yozgat Bozok University

Master'sOpen AccessTR

Hazır yemek imalatı sektöründe çalışanların risk değerlendirmesi algıları ve uygulama kültürleri

Ülkemizde artan nüfus beraberinde farklı iş kollarını, sektörlerini de beraberinde geliştirmektedir. Çalışan sayısının artması ve ergonomi öncelikli işyerlerinde toplu olarak yemek yeme kültürleri de değişkenlik göstermektedir. Ayrıca kanun ve yönetmeliklerin uygulama alanlarının geliştiği ülkemizde İş sağlığı ve güvenliği bakımından bu işletmede çalışanların, almış oldukları eğitimlerden ve uygulamalardan oluşturdukları içselleştirme kültürlerinin de ölçülmesi hedeflenmektedir.6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, ilgili mevzuatlarla birlikte işveren-çalışan iş ilişkileri yeni bir döneme girmiştir. Yozgat Organize Sanayi Bölgesi'nde yer alan hazır yemek imalatı yapan bir işletmede 106 çalışanla yüz yüze anket çalışması yapıldı. Veriler, sosyo-demografik veri formu (13 soru), iş güvenliği algı ölçeği (32 soru) ve iş sağlığı ve güvenliği kültürü ölçeği (19 soru)şeklinde değerlendirildi. Çalışmaya katılım sağlayan çalışanlarda işyeri temel riskini anlamlı derecede etkileyen elektrik, kullanılan ekipman, makine, kaygan zemin gibi faktörler oluşturdu (p<0,05). İSG eğitimi almış çalışanların risk algısını etkileyen temel parametrelerin saha güvenliği, çalışan yönetici iletişim eksikliği, riskli işi sorgusuz yapma durumu ve risk alma durumu olduğu saptandı (p<0,05). Yapılan çalışmada hazır yemek imalatı sektörü çalışanlarında risk değerlendirmesi algıları ve uygulama kültürleri düzeylerinin belirlenmesi amaçlandı. 2024, xii + 61 Sayfa Anahtar Kelimeler: Hazır yemek sektörü, Risk değerlendirmesi, İş kazası, Meslek hastalıkları

Mustafa Hakan Bektaş
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bina inşaatlarında çalışanların toksik metal maruziyetlerinin değerlendirilmesi ve çalışanların bilgi düzeylerinin ölçülmesi

Bu çalışmada bina inşaatları çalışanlarında toksik metal maruziyetinin belirlenmesi ve anket çalışmasıyla çalışanların bilgi düzeylerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmamız kapsamında Kocaeli İli sınırları içerisinde 12 farklı bina inşaatında, 81 kişiden saç ve idrar örneği alındı. Ayrıca 81 çalışanla yüz yüze anket çalışması yapıldı. Analizler indüktif eşleşmiş plazma kütle spektrometresinde (ICP-MS) yapıldı ve tüm veriler SPSS paket programı ile değerlendirildi. Çalışmaya dahil olan işçilerin ortalama Pb idrar düzeyleri 66,12±32,93 µg/L olarak bulunurken, 12 kişinin değerleri limitlerin çok üstünde bulundu. Ortalama Pb saç düzeyleri ise 4,17±2,00 µg/g olarak hesaplanırken, 31 kişinin değerleri limitlerin çok üstünde bulundu. Ortalama Hg saç düzeyleri 1,10±0,96 µg/g olarak hesaplanırken, 24 kişinin değerleri limitlerin çok üstünde bulundu. 4 kişide As saç düzeyleri yüksek bulundu. Ayrıca 12 kişide Cd, 4 kişide Co, 9 kişide Ni, 6 kişide Cr ve 2 kişide Al idrar düzeyleri limitlerin üstünde bulundu.

Fatma Füsun Çakır
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İplik fabrikasında çalışan işçilerde ağır metal maruziyetinin değerlendirilmesi

Ağır metaller canlılar, özellikle de insanlar için önemli bir tehdittir. Ağır metallere doğadan maruz kalındığı gibi çalışma ortamında da maruz kalınabilir. Çalışma ortamı maruziyetinin incelenmesi amacıyla yapılan çalışmamızda, iplik fabrikasında çalışan 70 işçiden alınan saç numunesi ve anket uygulaması ile maruziyetin belirlenmesi amaçlanmıştır. Alınan saç numunelerinin analizi indüktif eşleşmiş plazma kütle spektroskopisinde (ICP-MS) yapıldı. Sonuçlar SPSS paket programı ile değerlendirilmeye alındı. Çalışmaya katılan erkek işçilerin Pb düzeyleri 4,68±2,97μg/g, kadın işçilerin Pb düzeyleri 4,43±2,73μg/g olarak bulundu. Cd düzeyleri erkek çalışanların 2,50±1,90μg/g, kadın çalışanların 2,26±1,78μg/g olarak bulundu. Ni düzeyleri erkek çalışanların 1,17±1,32μg/g, kadın çalışanların 1,02±1,07μg/g olarak bulundu. Bu bağlamda normal değerlerin üzerinde bulunan toksik metallerin yukarıda belirtilen Pb, Cd ve Ni olduğu tespit edildi. 2024, xiv + 126 Sayfa Anahtar Kelimeler: Ağır metal, Maruziyet, Pamuk

Esra Yalçın
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık sektöründe el koruma için kişisel koruyucu donanım (KKD) eldiven ile kişisel koruyucu tıbbi ekipman (KKTE) tıbbi eldiven koruyuculuk özelliklerinin değerlendirilmesi

Sağlık sektöründe doğru eldiven seçimi ve eldivenlerin doğru kullanımı ile ilgili ihtiyaçlar ve bilgi düzeyinin tespit edilmesi el teması gerektiren işlerde olası iş kazaları, meslek hastalıkları ve işe bağlı hastalıkların önlenmesi yanı sıra Sağlık Hizmetine İlişkin Enfeksiyonların (SHİE) önlenmesinde de çok önemli rol oynamaktadır. Ülke mevzuatı ve uluslararası mevzuat gereği eldivenler kişisel koruyucu donanım ve kişisel koruyucu tıbbi ekipman olarak farklı amaçlarla üretilen, farklı koruyuculuk özellikleri ve standartları olan ürünlerdir. Kullanım amacına uygun iş görebilmeleri için doğru koruma sınıfında seçilmiş olmaları ve doğru bir şekilde kullanılmaları elzemdir. Bunun için doğru içerik ile tasarlanmış satın alma teknik ister / şartnamelere ihtiyaç vardır. Eldivenlerin diğer el hijyeni uygulamaları ile birlikte ya da art arda kullanımı konusunda da eğitim içeriklerinin tasarlanması gereklidir. Bu araştırma ile tespit edildiği üzere eldivenlerin birbirinden farklılıkları, hangi amaçla hangi eldivenin kullanılacağı, bunların güvenli ürün olarak tedarik sürecinde neler dikkat edileceği, bu eldivenlerin diğer el hijyeni ürünleri ile birlikte kullanımı konusunda bilgi düzeyi yeterli olmayıp, eğitim ihtiyacı ve bir satın alma rehberi hazırlanması söz konusudur. Sağlık sektöründe bu alanda hazırlanacak rehberin hem SHİE önleme hem de iş kazası ve meslek hastalıkları ihtimaline karşı çalışanları koruma amacıyla içerik tasarımının özel olarak yapılması gereklidir. Eğitimin dahil edildiği bir program ve kampanya ile süreç yürütülmelidir ve gerekli etkinlik değerlendirme süreçleri de dahil edilerek bir program oluşturularak takip edilmesi gereklidir.

Yasemin Öymez
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı endüstriyel hijyen modüllerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi

"daha sonra doldurulacaktır"

İş güvenliğiİş hijyeniİş sağlığı
İsmail Kaya
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Demir yolu üstyapı ve elektromekanik yapım işi sektöründe iş kazaları ve etkileyen faktörler

Bu araştırma, demiryolu üst yapı inşaatında meydana gelen iş kazalarının retrospektif bir değerlendirmesini yaparak, alınması gereken önlemler ve olumlu çalışma koşullarının oluşturulmasına katkı sunmayı amaçlamaktadır. Çalışmanın genel çerçevesi, iş sağlığı ve güvenliği kavramının karmaşıklığını vurgulamak ve özellikle inşaat sektöründe bu konuda ortaya çıkan sorunlara odaklanmaktadır. Çalışmada, demiryolu üst yapı inşaatında görev yapan çalışanların yaş, meslek, kıdem, olayın gerçekleştiği vardiya, mevsim, kaza şekli, yaralanan uzuv gibi faktörlerle iş kazası sonucu rapor alma durumları incelenmiştir. Toplam 172 erkek katılımcının yer aldığı araştırmada, iş kazalarının genellikle 20-34 yaş grubundaki çalışanlar arasında meydana geldiği ve yaşlı çalışanların daha az rapor aldığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, iş kazalarının meslek grupları, vardiya durumu, mevsimsel özellikler, mesleki kıdem ve kazanın eğitimle önlenebilir olma durumu gibi faktörlere göre incelenerek istatistiksel analizler yapılmıştır. Analiz sonuçları, özellikle kaza sonucu yaralanan uzuv, kaza şekli ve mevsimsel özelliklerin iş kazası sonucu rapor alma durumunu etkileyen önemli faktörler olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, demiryolu üst yapı inşaatında iş kazalarının azaltılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yaş, kaza şekli, mevsimsel faktörler gibi önemli değişkenlere odaklanan öneriler geliştirilmiştir. Araştırmanın, iş sağlığı ve güvenliği alanında bu tür sektöre özgü analizlerin önemini vurgulayarak literatüre katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, İnşaat Sektörü, Demiryolu Üst Yapı İnşaatı, İş Kazaları, Retrospektif Değerlendirme

Süleyman Yaman
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İş sağlığı ve güvenliği risk analizi için kararsız bulanık dilsel terim setleri yaklaşımı: Kaldırma ekipmanları/mobil vinç uygulaması

İnşaat sektörü, yüksek riskler barındıran ve sürekli değişen dinamiklere sahip bir alandır, bu yüzden İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) ve risk değerlendirmesi bu sektörde çok önemli bir yere sahiptir. Çalışanların güvenliğini sağlamak, kazalardan kaynaklanabilecek maliyetleri ve projenin gecikmesini önlemek, hukuki yükümlülükleri yerine getirmek, firmanın reputasyonunu korumak ve çevresel etkileri minimize etmek için risk değerlendirmesi zorunludur. Bu araştırma, karar verme süreçlerinde yaygın olarak başvurulan Çok Kriterli – Kararsız Bulanık Dilsel Terim Setleri (ÇK-KBDTS) metodolojisini temel alarak, inşaat projelerinde "Kaldırma Ekipmanları/Mobil Vinç" operasyonlarına odaklanan bir risk değerlendirme analizi yapmayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda alandaki üç İSG uzmanından, önceden belirlenen tehlikelerin KBDTS yöntemi kullanılarak birbirleriyle karşılaştırmaları istenmiş, sonrasında ise veriler analiz edilerek tehlikeler için önem ağırlıkları hesaplanmış ve sıralama yapılmıştır. Bu sıralamaya göre, zeminin vincin sabitlenmesi için uygun olmaması yaklaşık %16 ağırlıkla en büyük tehlike olarak öne çıkmaktadır. Diğer taraftan, kaldırma alanına yetkisiz kişilerin izinsiz girmesi, uygun şeritleme ve kati barikatların kullanılmaması %7 ağırlıkla en önemsiz tehlike olarak belirlenmiştir. Çalışmanın sonunda uzman görüşlerine başvurularak her risk için koruyucu tedbirler önerilmiştir.

Karar analiziSezgisel bulanık mantıkÇok amaçlı karar verme
Mustafa Demirbilek
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Lokman Hekim Sağlık Grubu Ankara Hastaneleri'nin iş sağlığı ve güvenliği performans düzeylerinin karşılaştırmalı olarak belirlenmesi

daha sonra doldurulacaktır

Ali Emre Dinkçioğlu
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tıbbi laboratuvarlarda ağır metal / eser element testlerine ait numune alma tüplerinin karşılaştırma ölçümlerinin değerlendirilmesi

Tiryaki, Ö. & Kelağalar, E. ve arkadaşları yapmış oldukları çalışmalarda hastanın tanı ve tedavisinin takibinde, hastaneye yatış, taburcu ve ilaç başlamada verilecek kararların alınmasında laboratuvar test sonuçlarının hayati önem sahip olduğu, tanı testlerinin doğru ve zamanında çıkmasını etkileyen en önemli faktörler kan örneklerinin eğitim almış kişiler tarafından iyi uygulama standartlarına uygun şekilde alınması ve bu sırada uygun malzemeler kullanılması gerektiğini, bu sebeple hastalara zamanında ve doğru teşhis konulabilmesi için laboratuvar süreçlerinin doğru ve etkili şekilde yürütülmesi gerektiği ile birlikte preanalitik dönemde kan numunesi alma ile ilgili hemşirelerin bilgi durumunun incelenmesini belirtmişlerdir. Çeşitli sorular ile yapılan işin hastaya maddi ve manevi durumlara yol açtığı durumlarından bahsedilmiştir. Süreçlerin iyileştirilmesi için hemşirelere verilen eğitimin öneminden bahsedilmiştir. Çalışmaya katılan 282 hemşirenin hepsinin yataklı klinikte görev yapmakta olduğu her yıl bir defa hizmet içi eğitimlerde ''Kan Numunesi Alma Eğitimi'' aldıkları iletilmiş, Katılımcılardan %46,1'inin tüplerin renklerine göre kan alma sıralamasını doğru yapabildiği Hemşirelerin "Tüp sıralamasındaki karışıklık neden kaynaklanıyor?'' sorusuna verdikleri yanıtlar değerlendirildiğinde: %51'i bilgi eksikliği, %34,3'ü iş yoğunluğu, %6,1'i tüpleri sıralamasının önemli olmadığı, %2,9'u dikkatsizlik ve elzem bakılması gereken tetkike öncelik verildiği, %1,7'si çok fazla tüpe kan almanın karışıklığa yol açtığı, %1,1'i alışkanlık gibi nedenleri şeklinde belirtmişlerdir. Yapılan çalışma sonunda hemşirelerin preanalitik kan numunesi alma ile ilgili bilgi düzeyinin kısmen (%46,1) yeterli olduğu görülmüş, tüp sıralamasına bilgi eksikliğine bağlı dikkat edilmediği (%51), numune reddinin en önemli sebebinin yetersiz numune olduğu (%53,6) tespit edildiği görüldüğü iletilerek hizmet içi eğitimlerin arttırılarak hasta güvenliği ve sağlık sistemi sonuçlarının daha fazla iyileştirileceği belirtilmiştir[1]. Aykal ve arkadaşları yapmış oldukları çalışmalarda laboratuvar test sonuçlarının klinik olarak öneminden bahsederken Laboratuvar test sürecinin preanalitik, analitik, ve post analitik evreleri kapsadığını laboratuvar sonuçları ile ilgili hataların yaklaşık %60-70'i preanalitik hataların varlığından bahsedilerek Venöz kan alımında preanalitik evrenin basamakları incelenmiştir. Kan alma işlemi olarak tanımlanan Filebotomi hakkında Clinical Laboratory Standards Institute (Klinik Laboratuvar Standartları Enstitüsü) (CLSI) tarafından 2007'de yayınlanan GP41-A6 rehberi ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 2010'da yayınlanan kan alma kılavuzu uluslararası platformda en kabul gören dökümanlar olarak çalışmada kaynak olarak ele alındığını belirtilmiştir. Türk Biyokimya Derneği Preanalitik Evre Çalışma Grubu tarafından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve 5 hastane yürütülen çalışmada kan alma ünitelerinde kan alan personelin, katılımcı olmayan gözlem yöntemi ile anket uygulaması yapılarak CLSI GP41-A6 kılavuzuna uyumu değerlendirilmeye alınmış. Venöz kan alımı preanalitik evrenin önemli basamaklarından biri ve sağlık hizmetlerinde en sık gerçekleştirilen girişimsel prosedür olduğu farklı basamaklardan oluşan ve her basamağın hasta güvenliği bakımından potansiyel hatalara açık olduğu belirtilmiştir. CLSI EP 41-A6 Kılavuzuna Uyumun Gözlemsel Anket ile 1. Numune alan kişi alım öncesi tüm malzemelerini hazırlamamış mı? (ekipman yeterli mi?) 2. Numune alan kişi kullandığı tüm malzemenin son kullanma tarihini kontrol etti mi? 3. Numune alan kişi kimliklendirme yapıyor mu? 4. Numune alan kişi işlem öncesi ellerini dezenfekte etti mi? 5. Numune alan kişi işlem öncesi hastanın hazırlığı konusunu sorguladı mı? 6. Kan alma koltuğu bu işlem için uygun özellikte mi? 7. Hasta yatıyorsa kola uygun pozisyon verildi mi? 8. Numune alan kişi kan alınan bölgenin dört parmak genişliğinde (10 cm) üstünden turnikeyi bağladı mı? 9. Numune alan kişi uygun kan alma noktası seçti mi? 10.Numune alan kişi her hastada temiz birçift eldiven giydi mi? Gibi soruların yöneltilmesi ile Venöz kan almada; kullanılan malzemenin son kullanma tarihi, hasta kimliklendirilmesi ve örnek etiketlenmesi basamaklarını kırmızı bölge olarak tanımlandığı tespit edildiği belirtilmiştir. Pre-analitik faz çalışma grubu yaptıkları çalışma sonucunu: "Kan alma ile ilgili mevcut uygulamaların gözden geçirilmesi ve önemli basamakların tanımlanmasına ihtiyaç olduğu, ulusal kan alma kılavuzu olmayan AB ülkelerinde CLSI 41-A6 kılavuzunun adapte edilmesi ve kullanılması, ulusal derneklerin temel ve sürekli eğitim programlarını geliştirmelerine ihtiyaç vardır "yetkinlik sertifika uygulaması" şeklinde açıklandığı belirtilmiştir. Venöz kan alımı uygulama kılavuzlarına uyum ile ilgili iş yeri eğilimleri ve sağlık çalışanının uyumu hakkında çok az ve yetersiz sayıda çalışma olduğu Gelecekteki çalışmalarda kan alma çalışanlarının eğitim ve uygulamalarına standardizasyon getirilmesi planlanarak Bu amaçla ulusal kan alma sertifikasyon programlarının oluşturulmalı ve hizmet içi eğitim ve kontrollerle sürecin takibi sağlanarak CLSI GP41-A6kılavuzu (CLSI 2007) ve DSÖ'nün yayınladığı venöz kan alımı kılavuzunun süreçleri iyileştirmede yardımcı olunacağı belirmişlerdir[2]. Hacı Kemal Erdemli ve arkadaşları çeşitli testlerin kan alma tüplerine konulan ek maddelerden etkilendiği çeşitli yöntemler ile çalışılan testlerde interferansa sebebiyet verdiği ticari markalardaki testler, değişik tüp katkı maddelerinden etkilendiği tüplerin hangi testlerde kullanılabileceği ile ilgili yeterli validasyon çalışmaları yapılmadığı belirtilmiştir. Yapılan çalışmada istenen testler en az 3 serum tüpüne kanı alınması ile yapılmış olup preanalitik durumlar kontrol edilerek Vacutest REF11030 (Grup A),Becton Dickinson (BD) Vacutainer CAT REF367896 (Grup B) ve BD Vacutainer SST TM II Advance REF367953 (jelli) (Grup C) tüpleri ile validasyon çalışması yapılarak ölçüm interferansı tespit edilmeye çalışılmıştır. Kan alma tüplerinin üretimde farklı markalarda tüplerin içerdikleri çeşitli kimyasallar nedeni ile özellikle mmunassay yöntemlerde ölçülen testlerde interferansa sebebiyet verdiği belirtilmiştir[3]. Özbolat G. Ve arkadaşları ağır metallerin neler olduğu ve toksik etkisinden bahsetmişlerdir. Ağır metallerin biyolojik süreçlere etki derecelerine göre yaşamsal (esansiyel) ve yaşamsal olmayan (non-esansiyel) olarak sınıflandırılmasının enzimatik bir tepkimede ko-faktör olarak rol oynayan, organizma yapısında belirli bir derişimde bulunması gerekli olan vitamin ve hormonların bileşenlerinde bulunanlar yaşamsal olarak, Ayrıca belirli bir derişimden (1-10 ppm: part per million/ milyonda bir) sonra toksik olarak etki göstermeleri ( Fe, Cu, Zn, Ni ve Se). Buna karşın, yaşamsal olmayan ağır metallerin (Hg, Cd ve Pb), başlangıç derişimlerinden itibaren toksik etki göstermekte ve çok düşük derişimlerde bile psikolojik yapıyı etkileyerek sağlık problemlerine yol açabileceği Hg ve Cd 0,001-0,1 ppm gibi çok düşük derişimlerde bile toksik olabildiklerinden bahsedilmiştir. Ağır metallerden bazılarının genel özelliklerinden bahsedilmiştir. Civa (Hg), modern teknolojide özellikle plastiklerin üretiminde katalizör olarak, çeşitli ölçü ve kontrol aygıtlarında (barometre, termometre), elektrik ve çimento endüstrisinde, madencilikte, selüloz üretiminde, boya ve kâğıt sanayisinde ve diş tedavilerinde dolgu malzemesi olarak yaygın olarak kullanıldığı, Civanın toksitesi kimyasal formuna bağlı olarak değişim gösterdiği, toksitesi ve etkilediği organları, Civa maruziyetinin kesin tanısında, sık kullanılan ve geçerliliği kanıtlanmış olan idrar ve kan düzeylerinde ölçüm yöntemlerinin kullanıldığı. Bir kişinin Hg temasının belirlenmesinde kan ve idrar (24 saatlik) düzeylerindeki değerlerin birlikte değerlendirilmesi önerildiğinden bahsedilmiştir. Kurşun (Pb), endüstriyel olarak yaygın biçimde organik ve inorganik formda bulunduğu, toksitesi ve etkilediği organları, Kurşuna maruz kalmayı belirlemek için kullanılan bir dizi yöntemlerin olduğunu Kan örneklerinin içerisinde bulunan niceliksel kurşun miktarı en yaygın olarak atomik absorpsiyon spektrofotometresi (AAS) kullanılarak yapıldığını Bunun dışında Anodik Sıyırma Voltametresi (ASV) ve İndüktif Eşleşmiş Plazma Kütle Spektrometresi (ICP-MS) de kullanıldığından bahsedilmiştir. Bakır (Cu), çeşitli kaya ve minerallerde bol bulunan esansiyel mikro besin elementlerinden olduğu, elektrik ve boya sanayinde, tesisat borularının üretiminde kullanıldığı bakır tuzları veteriner hekimlikte antelmintik olarak, tarımda fungisit olarak geniş kullanım alanına sahip olduğu, toksitesi ve etkilediği organları, bakırın kantitatif tayini için yüksek duyarlıklı analitik tekniklere ihtiyaç olduğu Atomik Absorpsiyon Spektrofotometresi (AAS), İndüktif Eşleşmiş Plazma Atomik Emisyon Salınımı (ICP-AES), İndüktif Eşleşmiş Plazma Kütle Spektrofotometresi (ICP-MS) ve voltametrik metotlar kullanılmakta ise de en çok AAS ile yapılmış makalelerin olduğundan bahsedilmiştir. Arsenik (As), Arsenik bileşikleri anorganik ve organik olmak üzere sınıflandırıldığı Karbon bağı bulunmayan arsenik bileşikleri anorganik arsenikler olarak tanımlanırken, yapısında karbon bağı bulunduran arsenik bileşikleri de organik arsenikler olarak bilindiği İnorganik arsenik türleri arsenat ve arsenit, organik türlerinden bazıları ise metillenmiş türleri olan monometil arsenik asit ve dimetil arsinik asit olduğu Arsenit, arsenat, monometil arsonik asit (MMA) ve dimetil arsinik asit (DMA) sularda bulunan arsenik türleri olduğu Arseniğin toksisitesi kimyasal yapısına bağlılığı ve genellikle çözünebilir inorganik arsenik türleri organik arsenik türlerine (MMA ve DMA gibi) göre daha toksik olduğu, ve etkilediği organlardan bahsedilmektedir. Genel olarak Ağır metallerin zehirli etkileri her metalin özelliğine göre değişmektedir. Ancak genel olarak hepsi birden fazla organ ve sistemi etkilemektedir. Zehirli ağır metaller; sinirlere ve kemiklere zarar vermekte, önemli enzim gruplarının fonksiyonlarını bloke etmekte ve kansere neden olmaktadır. Aynı zamanda; denekler üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda ağır metallere maruz kalan insanlarda, ruhsal ve nörolojik etkilere bağlı davranış bozuklukları, nörotransmiter üretimi ve bunların fonksiyonunda düzensizlikler ortaya çıkması gözlemlendiği belirtilmiştir.[4]. CLSI EP15A2 User Verification Of Performance For Precision And Trueness; Approved Guideline [5] CLSI EP15A3 User Verification of Precision and Estimation of Bias, [6] IFCC Uluslararası Klinik Kimya ve Laboratuar Tıbbı Federasyonu (International Federation of Clinical Chemistry and Laboratory Medicine) [7] College of American Pathologists (CAP) [8] ISO 15189:2012. Medical laboratories – Requirements for quality and competence. [9] Westgard JO. Basic method validation, 3. baskı, Madison, 2008. [10] The Clinical and Laboratory Standards Institute (CLSI), [11]

Volkan Kınacı
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kaynak işçilerinde toksik metal maruziyet düzeylerinin değerlendirilmesi

Kaynak işleri pek çok alanı kapsayan iş kollarından birisidir. Metallerin belli sıcaklık değerlerinde eritilerek birbirine kaynamasını sağlayan kaynak işlemi kullanıldığı metallerin yapısına göre işlem sırasında zararlı toksik duman çıkartırlar. İşçi ile kaynak edilen malzeme arasında oluşan bu duman insan sağlığına ciddi şekilde akut veya kronik zararlar verir ve geri dönüşü olmayan etkiler meydana getirebilir. Kaynak işleri ve etkileri adına araştırma yaparak toplanan verilere baktığımızda toksik etkiye neden olan kaynak işleriyle ilgili pek fazla çalışma yapılmamış veya çalışılan toksik metal sayısı sınırlı kalmıştır. Literatürde de yapılan çalışmalara bakıldığında solunum sistemi özellikle hedef organ durumundadır. Yozgat ilinde bir sanayi sitesinde 5 farklı işyerine gidildi ve her birinde kaynak işleri ile uğraşan kaynakçılara önce anket uygulanıp daha sonra her birinden idrar ve saç örneği toplandı. Çalışanların idrar ve saçında ağır metal ölçümü gerçekleştirmek üzere analizler, İndüktif Eşleşmiş Plazma Kütle Spektrometresinde (ICP-MS) yapıldı ve tüm veriler SPSS paket programı yardımı ile değerlendirildi. Sonuçlara bakıldığında, Mangan idrarda 51 kişiden 48'inde limit değerin üzerinde çıkmıştır ve saç numunelerinde toplamda 40 kişide yine üst seviyelerde görülmüştür. Kurşun seviyeleri idrarda 19 kişide yüksek çıkarken, saçta 6 kişide yüksek çıkmıştır. Kadmiyum idrarda 12 kişide limit değerlerin üzerinde ve saçta 2 kişide yüksek, Krom seviyeleri idrarda 2 kişide, saçta ise 1 kişide limit değerin üzerindedir. Alüminyum ise 1 çalışanın idrarında yüksek miktarda görülmektedir. Çinko idrarda 9 kişide yüksek çıkmıştır. Kobalt idrarda 4 kişide, Arsenik, çalışanlardan 7 kişinin saçında sınır üstündedir. Nikel, çalışanlarda 3 kişinin idrarında görülmüştür. Kaynak işleri için iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması, düzenli risk analizlerinin yapılması, çalışanların eğitimi, bilgilendirilmesi ve kişisel koruyucu donanımların kullanılması ve gözetimi çok önemlidir.

Sağlık
Deniz Karaca
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite hastanesinde sağlık çalışanlarının iş güvenliği ve yaşam kalitesini etkileyen faktörler

Sağlık çalışanları, mesleklerinin doğası gereği fiziksel ve ruhsal risklerle karşı karşıyadır. Zorlu çalışma koşulları, uzun mesai saatleri, mesleki stres ve yetersiz iş güvenliği önlemleri hem çalışan sağlığını hem de hizmet kalitesini olumsuz etkiler. Bu çalışma, bir üniversite hastanesinde görev yapan doktor, hemşire, sağlık teknisyeni ve yardımcı sağlık personelinden oluşan dört meslek grubunun yaşam kalitesi, anksiyete, depresyon ve iş güvenliği düzeylerini karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği, Beck Anksiyete Ölçeği, Beck Depresyon Ölçeği ve Sağlık Personeli İçin İş Güvenliği Ölçeği kullanılarak veriler elde edilmiştir. Veriler, SPSS 25.0 yazılımı kullanılarak analiz edilmiş ve parametrik dağılım gösteren veriler için tek yönlü varyans analizi (ANOVA), non-parametrik dağılım gösteren veriler için ise Kruskal-Wallis H testi uygulanmıştır. Çalışmada, dört meslek grubu arasında yaşam kalitesi, anksiyete ve depresyon puanları açısından anlamlı bir fark bulunmamışken (p > 0.05), iş güvenliği ölçeği alt başlıklarında gruplar arasında farklılıklar tespit edilmiştir. Özellikle "Mesleki Hastalıklar ve Şikayetler" başlığında doktorlar ve hemşireler daha yüksek risk taşırken, "Yönetsel Destek ve Yaklaşımlar" ile "Sağlık Taraması ve Kayıt Sistemleri" başlıklarında yardımcı sağlık personelinin puanları daha yüksek bulunmuştur (p < 0.05). Bulgular, meslek gruplarının farklı ihtiyaçları olduğunu ve iş güvenliği uygulamalarının buna göre düzenlenmesi gerektiğini göstermektedir. Anksiyete ve depresyon düzeylerindeki benzerlik, çalışanların ortak psikososyal risklerle karşılaştığını ortaya koymaktadır. Sağlık çalışanlarının iş güvenliği ve yaşam kalitesini artırmak için mesleğe özgü müdahaleler önemlidir.

Yeliz Gökçen
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık idarelerinde iş sağlığı ve güvenliği bilinci ve risk algısı

Bu araştırma kesitsel nitelikte olup 2022-2023 yılları arasında Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü çalışanları arasında yapıldı. Veriler çevrimiçi (online) anket uygulanarak toplandı. Çalışma 215 kişi ile tamamlandı. Anket ve ölçekten elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak bilgisayar ortamına aktarıldı ve verilerin analizinde bu programdan yararlanıldı. Araştırmada Yozgat İl Sağlık Müdürlüğünde görev yapan personellerin ( İdari, Ebe, Hemşire, VHKİ, Memur, İşçi) İş sağlığı ve güvenliği bilinç ve risk algı düzeyleri araştırılarak aralarındaki ilişkiyi değerlendirmek amaçlanmaktadır. Çalışmada katılımcı personellerin %61,4'ünün erkek, %78,6'sının evli,%73,5'inin çocuk sahibi olduğu ve çoğunluğun %36,3 oran ile 36-45 yaş aralığında olduğu tespit edildi. Anket uygulanan kişilerin; medeni durumu, cinsiyeti, çocuk sahibi olabilme durumu, yaş düzeyi, çalışılan birimdeki pozisyonu ile bilinç düzeyleri ve risk algıları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilemedi. Katılımcıların eğitim düzeyleri ile, iş sağlığı ve güvenliği biliminin temel felsefesini bilmeleri, İş sağlığı ve güvenliğini önemli bir bilim dalı olarak kabul etmeleri, bu alandaki eğitimlere katılımın ve yaşam boyu tekrarlanması gerektiğini düşünmeleri arasında pozitif bir ilişki görüldü. Katılımcıların iş sağlığı güvenliği bilinci ile risk ve tehlike farkındalıkları arasında anlamlı pozitif ilişkiler saptandı. Çalışmamızda sağlık idaresi çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği konusundaki bilgi ve tutumlarının eksik olması durumunda, sağlık durumlarının olumsuz yönde etkilendiği tespit edildi. Araştırma pek çok istihdam türünü bünyesinde barındıran ve geniş bir demografik yelpazeye sahip olan sağlık idareleri personeli üzerinde yapıldığından dolayı temsiliyet yönünün güçlü olduğuna dolayısıyla da çıkan sonuçlara çözüm üretilmesi hususunda dikkate alınmaya değer bir çalışma olduğuna inanılmaktadır.

Alper Yıkılmaz
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00

Other supervisors