Theses supervised by Dr. Adil Serdar Saçan
16 theses · Yeditepe University
Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri okul müdürlerinin yetiştirilme ve atanma süreçlerinin karşılaştırılması
Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde Batılılaşma Hareketleri çerçevesinde, ?Eğitimde Reform? çalışmaları Türk nüfusun yoğunlukta olduğu coğrafi bölgelerle bugünkü Türk Cumhuriyetleri'ne de ?Ceditçilik? olarak yansımıştı.SSCB'nin bünyesinde geçirilen zaman dilimi içindeki eğitim yönetimi süreci ile bağımsızlıktan sonraki eğitim yönetimine ilişkin politikaların bilinmesi önem kazanmaktadır.Atatürk'ün 1933 yılında Türk Cumhuriyetlerinin önemine binaen işaret ettiği hususiyet;Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile dil,din,ırk,kültür,tarih birliği ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Türk Cumhuriyetlerini tanıyan ilk ülke olması sebebiyle eğitim alanında yapılan ve yapılacak olan çalışmaların amacına ulaşması için Azerbaycan,Kırgızistan,Türkmenistan,Özbekistan ve Kazakistan eğitim yönetimi uygulamalarının tanınmasına ihtiyaç duyulmuştur.Bu araştırmanın amacı;Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri (Azerbaycan,Kırgızistan, Türkmenistan,Özbekistan , Kazakistan) Okul Müdürlerinin Atanma ve Yetiştirilme Süreçlerinin ve bu süreçlerde izlenilen kriterlerin karşılaştırmalı olarak incelenmesidir.Araştırmanın kapsamı;Türkiye,Azerbaycan,Kırgızistan, Türkmenistan,Özbekistan, ve Kazakistan Okul Müdürleridir.Betimsel yöntemle yapılan bu araştırmada; Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri ve diğer ülkelerdeki ilgili alan yazın;internet tarama,belgesel tarama ve mülakat tekniklerinden yararlanılmıştır.Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan,Kırgızistan, Türkmenistan,Özbekistan, ve Kazakistan Cumhuriyeti okul yönetimlerini etkileyen doğal ve sosyal faktörler karşılaştırıldığında;her altı ülkenin okul yönetimlerinin de bu faktörlerden etkilendiği görülmüştür.Yapılan araştırmada Türkiye Cumhuriyeti okul yöneticilerinin atanma ve yetiştirilmeleri dışında beş Türk Cumhuriyetindeki okul yöneticilerinin atanma ve yetiştirilmeleri süreçleri benzerlik arz etmektedir.Türkiye Cumhuriyeti ile Türk Cumhuriyetleri okul müdürlüğüne atanma da aranılan süre şartı da farklıdır.Atama organlarında ise,Türkiye Cumhuriyeti okul müdürlerini atama organları ile diğer beş Türk Cumhuriyeti atama organları arasında Ortaöğretimde benzerlik,ilköğretimde ise farklılık görülmüştür.
İlk ve ortaokul öğrencilerinin algılarıyla öğretmenlerin mesleki etik kapsamındaki davranışlarının değerlendirilmesi
İlkokul ve otaokul öğrencilerinin, öğretmenlerinin mesleki etik ilkelere uygun davranıp davranmadıklarına yönelik düşüncelerini belirlemek genel amacıyla aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır:1.Öğrencilerin öğretmenlerinin mesleki etik ilkelere uygun olarak davranmalarına yönelik düşünceleri nelerdir?2.Öğrencilerin öğretmenlerinin mesleki etik ilkelere uygun olarak davranmalarına yönelik düşünceleri ile cinsiyetleri arasında bir bağıntı var mıdır?3.Öğrencilerin öğretmenlerinin mesleki etik ilkelere uygun olarak davranmalarına yönelik düşünceleri ile bulundukları öğretim kademeleri arasında bir bağıntı var mıdır?Araştırmada karşılaştırma türü tarama modeli kullanılmıştır. İlkokul ve ortaokul öğrencilerinin, öğretmenlerinin mesleki etik ilkelere uygun olarak davranmalarına yönelik düşünceleri ile cinsiyetleri ve bulundukları öğretim kademeleri karşılaştırılmış ve bir bağıntı olup olmadığı sorgulanmıştır.Araştırmanın amacına uygun olarak İstanbul ili çalışma evreni alınmış ve bu evren içerisinde küme örnekleme ile Anadolu yakasında bulunan, Kartal, Maltepe, Pendik ve Avrupa yakasında bulunan Esenyurt, Beylikdüzü, Silivri ve Büyükçekmece ilçeleri random olarak seçilmiş;bu ilçelerden uygulama izni alınan 1 ilkokul ve 1 ortaokul okulu tespit edilmiş toplam 14 okulda 515 (240 kız, 275 erkek) öğrenci ile evreni temsil ettiği düşünülen örneklem grubu oluşturulmuştur.Toplanan verilerin değerlendirilmesinde ankette yer alan her sorunun seçeneklerine verilen cevapların frekans ve yüzdeleri hesaplanmış, cinsiyet ve öğretim kademesi değişkenine göre bağıntılar yapılırken ki- kare tekniği kullanılmıştır ve anlamlılık seviyesi p<0.05 kabul edilmiştir.Tüm istatiksel hesaplamalar, bilgisayar ortamında SPSS 12. 0 programı kullanılarak yapılmıştır.Öğrencilerin bulundukları öğretim kademeleri ile öğretmenlerinin
Okul müdürlerinin yeterlilik düzeylerinin ve yönettikleri okulların ikliminin kadın ve erkek müdürler bazında karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Kadınların iş hayatına erkeklere oranla daha az katıldığı dünya genelinde bilinen ve araştırmalarla da net olarak tespit edilen bir gerçektir. Bu araştırma, bu gerçekten hareketle çalışan kadınların iş hayatındaki performansını ölçerek varsa kadın ve erkek çalışanlar için geliştirmeye açık alanları ve özellikle kadınların başarılı oldukları/olacakları istihdam alanlarını belirleme, kadınları iş hayatına katılma hususunda destelemek ve cesaretlendirmek üzere yapılmıştır.Bu araştırmada ilköğretim ve liselerde görev yapan kadın ve erkek okul müdürlerinin yeterlilik düzeylerinin ve çalıştıkları okulların ikliminin öğretmen görüşlerine dayalı olarak, okul türüne, okul müdürünün cinsiyetine, yaşına, hizmet yılına, yöneticilik süresine, öğrenim düzeyine, mezun olduğu fakülteye, okulun öğrenci sayısına, öğrenci cinsiyet oranına, öğretmen cinsiyet oranına, öğretmenlerin yaş ortalamasına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Anadolu yakasındaki Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Tuzla, Üsküdar ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilköğretim okulu ve liselerde görev yapan 70 okul müdürü ve 570 öğretmen oluşturmaktadır. Bu doğrultuda ölçekler, bu evrenden kotalı-oranlı-tesadüfi örnekleme yöntemleri ile seçilmiş 28 kadın, 42 erkek müdürün görev yaptığı okullarda, tesadüfi yöntemi ile seçilmiş toplam 570 öğretmene uygulanmıştır.Okul müdürlerinin yeterlilik düzeylerini belirlemek üzere Şahin (2003) tarafından geliştirilen ?Okul Müdürlerinin Yeterlilikleri? adlı veri toplama aracı kullanılmıştır. Ölçek, Öğretimsel Liderlik, Araştırma ve Mesleki Gelişim, İnsan Kaynakları Yönetimi, Okul-Çevre İlişkileri, İletişim, Öğrenci İşleri, Okul İşletmeciliği, Kişilik Özellikleri olmak üzere sekiz yeterlilik alt boyutunu betimleyen 97 maddeden oluşmaktadır. Okul iklimi algılarını belirlemek için ise Halpin ve Croft tarafından geliştirilen ve Paknadel (1988) tarafından uyarlanan Örgütsel İklimi Betimleme Anketi (= Organizational Climate Description Questionnaire, OCDQ/ÖİBA) kullanılmıştır. ÖİBA, Çözülme, Engellenme, Moral, Samimiyet (Öğretmen Grubu Davranışları) ve Yüksekten Bakma, Yakından Kontrol, İşe Dönüklük ve Anlayış Gösterme (Yönetici Davranışları) olmak üzere sekiz alt boyuttan oluşmaktadır.Verilerin çözümlenmesinde SPSS 15.0 paket programı kullanılarak demografik özelliklerin frekans ve yüzde değerleri incelenmiş, ölçeklerden alınan puanların aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmış, ayrıca gruplar arası farkı belirlemede Kruskal Wallis-H Testi; hangi gruplar arasında farklılık olduğunu belirlemede Mann Whitney-U Analizleri uygulanmıştır.Araştırma sonucunda okul müdürlerinin yeterlilik düzeyleri ile yönettikleri okul ikliminin cinsiyete göre farklılaşmadığı, ancak yeterlilik düzeyinde kadın müdürlerde görev yaptıkları okul türüne, erkek müdürlerde ise yaşa ve hizmet yılına göre; okul ikliminde kadın müdürlerde okul türüne, müdürün öğrenim düzeyine, okuldaki öğretmen ve öğrenci cinsiyet oranına göre çözülme, engellenme, samimiyet ve yüksekten bakma alt boyutlarında, erkek müdürlerde ise okul türüne, müdürün hizmet yılına, öğrenci sayısı ve öğretmen cinsiyet oranına göre engellenme, yüksekten bakma ve yakından kontrol alt boyutlarında anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Erkek müdürlerde 36-40 yaş grubu müdürlerin yeterlilik düzeyinin diğer yaş gruplarına göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonunda müdürün branşı, yöneticilik süresi, mezun olduğu fakülte ve okuldaki öğretmenlerin yaş ortalaması değişkenlerinin müdürlerin yeterlilik düzeyleri ve yönettikleri okulların ikliminde anlamlı fark yaratacak düzeyde etkili değişkenler olmadıkları tespit edilmiştir.
Yapılandırmacı ve işbirlikçi eğitim yaklaşımının ilköğretim 4. ve 5. sınıf İngilizce kitaplarına etkisinin karşılaştırılması
Çalışmanın konusu Yapılandırmacı eğitimin ve işbirlikçi öğrenmenin ilköğretim 4. ve 5. sınıf kitaplarına etkisinin araştırılmasıdır. Bu amaçla toplam her biri ikişer kitaptan oluşan dört çift kitap incelenmiştir. Araştırma sonucunda İngilizce ders kitaplarının yapılandırmacı eğitim yaklaşımına ve işbirlikçi öğrenmeye göre şekillendirildiği, öğrencilerin ezbere dayalı öğrenme tekniklerinden uzaklaştırılarak, görerek, bilerek ve eğlenerek öğretmeye doğru taşındığı görülmüştür.Araştırmada öncelikle kavramsal çerçeve üzerinde durulmuş, yapılandırıcı eğitim ve işbirlikçi öğrenme kavramlarına yer verilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ilköğretim 4. ve 5. sınıf ders kitapları incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Yabancı dil, İngilizce, Yapılandırmacı Eğitim, Ders Kitabı.
İlköğretim 4. ve 5. sınıf Türkçe ders kitaplarının yapılandırmacı eğitim ve çoklu zeka kuramı bağlamında incelenmesi
Bu çalışmada ilköğretim Türkçe ders kitapları yapılandırmacı eğitim ve çoklu zekâ kuramı açısından incelenmiştir. Yapılandırmacı eğitim anlayışı bakımından incelenen kitaplar ilköğretim 4. ve 5. sınıf Türkçe ders kitapları olup, 2010-2011 öğretim yılından itibaren 5 yıl süreyle ders kitabı olarak kabul edilmiştir. Çoklu zekâ kuramına göre incelenen kitaplar da ilköğretim 4. ve 5. sınıf Türkçe ders kitaplarıdır. Araştırma sonucuna göre, yapılandırmacı eğitim anlayışı çerçevesinde tasarlanan Türkçe ders kitapları, öğrencinin okuma, dinleme/izleme, konuşma ve yazma becerilerini daha fazla geliştirebilecek niteliktedir.Anahtar Kelimeler: Türkçe, Yapılandırmacı Eğitim, Çoklu Zekâ.
İstanbul ili Bayrampaşa ilçesindeki resmi ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin öğrenen organizasyona ilişkin algıları
Bu arastırmanın amacı, ilköğretim okullarında öğrenen organizasyona ait özelliklerin (öğrenen organizasyonun bes disiplini boyutunda), yönetici ve öğretmen algılarına göre ne düzeyde gerçeklestiğini tespit etmektir. Arastırmanın örneklemini, 2005-2006 eğitimöğretim yılında ?stanbul ili Bayrampasa ilçesinde bulunan, 25 resmi ilköğretim okulunda görevli, basit tesadüfi örneklem yöntemiyle seçilen 58 yönetici (müdür ve müdür yardımcısı) ve 240 öğretmen (sınıf ve brans öğretmenleri) olmak üzere toplam 298 kisi olusturmaktadır. Tarama modeli kullanılan arastırmada, amaca ulasabilmek için veri toplama aracı olarak anket kullanılmıstır. Frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız grup ?t? testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), non-parametric Kruskal Wallis ve Mann Whitney-U testi arastırmada kullanılan istatistiksel tekniklerdir. Farklılıklarda anlamlılık düzeyi olarak .05 alınmıstır. Arastırma; giris, ilgili literatür, yöntem, bulgular ve yorum, sonuç-tartısma ve öneriler olmak üzere bes bölüm altında toplanmıstır. ?lköğretim okullarında öğrenen organizasyona ait özelliklerin, yönetici algılarına göre ?yüksek?, öğretmen algılarına göre ise ?orta? düzeyde gerçeklestiği saptanmıstır. Algılar, tüm disiplinlerde yöneticiler lehine farklılasmaktadır. Yönetici ve öğretmenler genel olarak, ilköğretim okullarında kendilerini gelistirebilmeleri için mevcut olanakları yetersiz bulmaktadır, takım çalısmasına katılmaya isteklidir ve yapılan takım çalısmalarından memnundurlar. Yöneticilerde ve öğretmenlerde sorunların kaynağını dısarıda görme eğilimi vardır. Erkekler bayanlara göre daha olumlu düzeyde okulda ortak bir vizyonun olduğunu düsünmektedir, sistem düsüncesine daha hakimdir ve takım çalısmalarına daha yatkındırlar. Algılar, tüm disiplinlerde yasça büyük ve mesleki kıdemi fazla olan yönetici ve öğretmenler lehine farklılasmaktadır ve yöneticilerin çoğunluğu eğitim yönetimi konusunda ya eğitim almamıs ya da yetersiz bir eğitim almıstır. Arastırmanın bazı önerileri sunlardır: Okullarda öğrenmeye dayalı bir kurum kültürü olusturulmalıdır. Hizmet içi eğitimler, katılanların gereksinimlerini karsılayacak ve ilgilerini çekecek hale getirilmeli ve daha sık yapılmalıdır. Öğretmenler arasında takım çalısması yapmayı gerektirecek uygun ortamlar yaratılmalı ve takım çalısması tesvik edilmelidir. Okullarda paylasılan bir vizyon gelistirebilmek için kararlarda öğretmenlerin görüsleri de alınmalıdır. Anahtar Kelimeler: Öğrenen organizasyon, öğrenme, örgütsel öğrenme, öğrenen okul
Görsel medya ekseninde orta öğretim çağı gençliğinin şiddet eğilimlerinin incelenmesi (İstanbul ili uygulaması)
?Görsel Medya Ekseninde Orta Ögretim Çagı Gençliginin Siddet Egilimlerinin Incelenmesi (Istanbul Ili Uygulaması)? konulu tezin amacı, 15?18 yas çagı gençliginde siddet egilimlerinin ve siddet kültürünün ögrenilmesinde bir etken olarak görsel medyanın etkilerini ortaya koymak olarak belirlenmistir. Söz konusu yas grubunun siddet içeren yayın ve programlardan olumlu ya da olumsuz nasıl etkilendigi temel degiskenler açısından karsılastırmalı olarak tespit edilmeye çalısılmıstır. Saptanan durum ile ilgili olarak olgular arası iliskileri de ortaya çıkarmaya yönelik olarak bir çalısma yapılmıstır. Arastırmamızda elde edilen verilerin degerlendirilmesinde uygulanan x2 testi sonucunda, yüksek düzeyde tespit edilen iliskiler tablolar halinde ele alınarak yorumlanmıstır. Arastırmamız sonucu elde ettigimiz verilerden, görsel medyanın siddet içerikli yayınların gençlere tasınmasında ve ögretilmesinde bir islev üstlendigi tespit edilmistir. Arastırmanın ana evreni, Istanbul Ili ortaögrenim çagı gençligi olarak adlandırdıgımız, Ortaögretimde (Devlet Genel Lise, Özel Genel Lise, Devlet ve Özel Anadolu Liseleri, Mesleki ve Teknik Liseler) okuyan ve Mesleki Egitim Merkezlerinde ögrenimlerini sürdüren örgün egitimin dısında kalmıs 15?18 yas grubu gençligidir. Arastırma; giris ve problem durumu, kitle iletisimi araçlarında siddet gösteriminin sosyo-kültürel etkileri, sosyal ögrenme kuramı, orta ögretim çagı gençligi ve sorunları, görsel-isitsel medya, siddet ve suç, yöntem, bulgular ve yorum, sonuç ve öneriler olmak üzere sekiz bölüm altında toplanmıstır. Anahtar Kelimeler: Siddet, medya, kitle iletisim araçları, televizyon, sosyal ögrenme, gençler
Rehber öğretmenlerin görevlerine ilişkin öğretmenlerin beklentileri ve algıları
lkögretim okullarında görev yapan ögretmenlerin okullarında görevli olan rehber ögretmenlerin görevleri hakkında ne düzeyde bilinçli olduklarını ölçmeye yönelik analizlerini içeren bu arastırma ile Yalova ilindeki ilkögretim okullarında görevli ögretmenlerin, rehberlik hizmetlerinden sorumlu rehber ögretmenin görevleri konusunda halihazırdaki beklenti ve algı düzeylerini saptamak amaçlanmıstır. Bu çalısmada Milli Egitim Bakanlıgı rehberlik ve psikolojik danısma hizmetleri yönetmeliginin rehber ögretmene yükledigi görevler dikkate alınarak hazırlanan anket ögretmenlere uygulanmıs, elde edilen veriler frekans ve yüzdeler, aritmetik ortalama ve standart sapmalar halinde Çizelgelestirilmis ayrıca bagımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (anova) gibi istatistiksel analizlere tâbi tutulmustur. Tarama modelinin kullanıldıgı arastırmada veri toplama aracı olarak; arastırmacı tarafından yeniden düzenlenen ve rehber ögretmenin görevleri hakkında ögretmenlerin bilinç düzeylerini ölçmeyi hedefleyen toplam 40 soruyu, kisisel bilgileri saptamak amacıyla toplam 5 soruyu içeren ?rehber ögretmenin görevleri? anketi uygulanmıstır. Ankette likert tipi 5'li derecelendirme ölçegi kullanılmıstır. Bu kapsamda Yalova ilindeki ilkögretim okullarında görevli toplam 170 ögretmen arastırma grubunu teskil etmektedir. Arastırma sonucunda, ögretmenlerin rehber ögretmenlerin asli görevleri konusunda yeterli bilinç düzeyine sahip oldukları gözlenirken, rehber ögretmenlerin kesinlikle yapmaması gereken görevleri de onlardan bekledikleri tespit edilmistir. Ayrıca deneklerin verdikleri cevaplarla cinsiyet, yas, kıdem, bulundukları okulda çalısma süresi ve brans degiskenleri arasında 0. 5 düzeyinde anlamlı bir farklılıga rastlanmamıstır.
Eğitim çalışanlarının eğitim sendikalarına bakışı, beklentileri ve sendikaların eğitim çalışanlarına yönelik faaliyetleri ve beklentileri
Bu araştırma Türkiye' de mevcut eğitim iş kolu sendikaları, bu sendikaların eğitimin temelsorunlarına ilişkin görüşleri, yapılan faaliyet ve etkinliklerin değerlendirilmesi veöğretmenlerin sendikalara ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır.Çalışma evrenini, üç eğitim işkolu sendikası (Eğitim- Bir-Sen, Eğitim-Sen, Türk Eğitim-Sen)ve İstanbul ili Kartal ve Ümraniye ilçesi içinde bulunan ilköğretim okulu öğretmenlerioluşturmaktadır. Öğretmenlerin eğitim sendikalarına yönelik düşüncelerini belirlemek için,Basit Tesadüfi Örnekleme Yöntemi tekniği kullanılarak; İstanbul ili Kartal ve Ümraniyeilçelerinde görev yapan toplam 120 öğretmen basit tesadüfi küme yöntemine göre seçilmiştir.Araştırma verilen, varolan durumu belirleyen eğitim işkolu sendikalarının tüzüklerinden,yayınlarından, bültenlerinden, basın açıklamalarından, bildirilerinden ve internet sitelerindenyararlanılarak, öğretmenlerin sendikalara ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla da, Kurt(1994) tarafından geliştirilen, ancak araştırmacı tarafından konuya uyarlanan anketaracılığıyla toplanmıştır. Anket iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölüm, kişisel bilgileri,ikinci bölüm ise, öğretmenlerin sendikalara ilişkin görüşlerini saptayıcı sorular içermiştir.Öğretmenlerin, anketteki maddelere verdikleri cevapların yüzde ve frekansı alınmıştır.Öğretmenlerin sendikalara ilişkin görüşlerinde cinsiyete, medeni duruma ve mesleki kıdemegöre, anlamlı bir fark olup olmadığını ortaya koymak için ?Kay Kare ( x2 ) Testi? yapılmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlar kısaca şöyledir:1.Şuan eğitim iş kolunda beş eğitim sendikasının faaliyet de olduğu; bunların Türk Eğitim-Sen, Eğitim-Sen, Eğitim Bir-Sen, Eğitim-İş ve Anadolu Eğitim-Sen olduğu görüldü.2. 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu, memurlara sendika kurma hakkı vetoplu görüşme hakkı tanırken, bu yasada grev hakkından ise söz edilmemiştir. Mevcut Eğitimişkolu Sendikaları grevli, toplu sözleşme hakkı tanıyan bir yasa istemektedir.3. Eğitim işkolu sendikaları, öğretmenlik mesleğinin kazançlı ve ayrıcalıklı bir meslek halinegetirilmesini ve öğretmen yetiştirme işine gereken önemin verilmesini istemektedir.4. Erkek öğretmenler, kadınlara göre sendikalara daha fazla oranda üye olmaktadır.5. Öğretmenler, öğretmen sendikalarına grev ve toplu sözleşme hakkının tanınmasınıistemektedir.6. Sendikaların daha çok siyasal nitelikli faaliyetlerde bulunması görüşü, öğretmenlertarafından sendikalara üye olunmama nedenleri arasında, ilk sırada yer almaktadır.7. Sendikaların düzenlemiş oldukları etkinliklere eğitimcilerin % 65'inin hiç katılmadığı, %32,5'nin ara sıra katıldığı, % 2,5 inin ise sık katıldığı görüldü.8. Öğretmenler eğitim işkolunda kurulmuş sendikalardan, yalnızca öğretmenlerin üyeolabildiği üç sendikayı tanımakta, diğerlerini ise tanımamaktadır.
Milli Eğitim sisteminin millilik boyutunun sorgulanması (İstanbul ili örneği)
Bu araştırmada, 1982 Anayasasında belirtilen Cumhuriyetin Temel Niteliklerinin gerektirdiği özelliklerin Türk Milli Eğitim Sisteminin orta öğretim düzeyinde öğrencilere kazandırılıp kazandırılmadığının saptanması amaçlanmıştır. Çalışma, İstanbul İli Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı faaliyet gösteren, klasik eğitim veren, devlet, özel ve imam hatip liselerinde okuyan son sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma ilişkisel tarama modellerinden ?karşılaştırma? türünde, betimsel nitelikte bir çalışmadır. Çalışmada Sn. Kemalettin Parlak tarafından geliştirilen ?Eğitim Değerleri Ölçeği? kullanılmıştır (Parlak, 2000). Değerlendirmeler, Eğitim Değerleri Ölçeğine ait 5 alt boyut olarak tespit edilen Ulusçuluk, Devletçilik ve Halkçılık, Laiklik, Cumhuriyetçilik ve Demokratiklik kapsamında yapılmıştır.Araştırmada; Principal Component Analysis, Varimax with Kaiser Normalization tekniği, parametrik bağımsız gruplar t-testi ve tek yönlü varyans analiz (ANOVA) ile post-hoc LSD testi ve Pearson Çarpım Moment Korelâsyon Analizi uygulanmıştır. Analizler sırasında manidarlık değeri 0,05 seçilmiştir.Ortalama puanları takip ettiğimizde , orta öğretim kurumları Cumhuriyetin Temel Niteliklerini kazandırmada genel olarak başarılı olmakla birlikte, Laiklik ve Demokratiklik değerlerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Genel olarak, okul türleri, sosyo-ekonomik düzey ve cinsiyet açısından da farklılaşmalar mevcuttur. Bulgular, özel liselerin, Devletçilik ve Halkçılık, Ulusçuluk, Cumhuriyetçilik boyutlarını öğrencilere devlet liseleri ve imam-hatip liselerinden daha az kazandırabildiklerini göstermektedir. Devlet liselerinin Demokratiklik boyutunu diğer iki okula oranla öğrencilerine daha fazla verebildiğini söylemek mümkündür. Ortalama puanlara genel olarak baktığımızda ekonomik düzey düştükçe, öğrencilerin Demokratiklik boyutuna verdikleri puanlar da düşmektedir. Değerlendirmede, İmam-hatip lisesi öğrencilerinin diğer iki okula göre Laiklik boyutuna daha düşük puan verdikleri görülmüştür. Sosyo- ekonomik düzey ele alındığında ailenin geliri arttıkça Laiklik boyutuna verilen puanların da arttığını söyleyebiliriz.Anahtar Kelimeler : Millilik, Eğitim, Öğretim, Cumhuriyetin Temel Nitelikleri
Birleştirilmiş sınıflı ilköğretim okullarında görev yapan müdür yetkili öğretmenlerin yönetim sürecinde karşılaştıkları sorunlar
Ülkemizin coğrafi özellikleri ve ekonomik şartlarından dolayı genellikle kırsal yerleşim alanlarında eğitim sistemimizde yer alan Birleştirilmiş Sınıf uygulaması yapılmaktadır. Birleştirilmiş sınıf uygulaması ile ilköğretimin amaçları öğrencilerimize kazandırılmaya çalışılmaktadır. Birleştirilmiş Sınıflı İlköğretim okullarında görev yapan Müdür Yetkili Öğretmenler kırsal kesimin yani köyde kalmanın getirmiş olduğu zorlukların yanında, öğretmenlik mesleğinde ve okulun yönetim sürecinde birçok alanda sorunla karşı karşıyadır. Eğitimin her hangi bir kademesinde bulunan okulun sorunları arttıkça, o kurumun veya okulun vermiş olduğu hizmetlerin kalitesi de düşmektedir.2006 yılı verilerine göre ilköğretimde her 20 öğrenciden biri Birleştirilmiş Sınıf uygulamasıyla eğitim almaktadır. Birleştirilmiş sınıf uygulamasının en çok uygulandığı il olan Şanlıurfa'dır. Bu ilimiz ilköğretimle ilgili birçok sorunla karşı karşıyadır. Şanlıurfa derslik başına en fazla öğrenci düşen il olması sebebiyle araştırmanın örneğini buradan almayı uygun buldum. Araştırmada; Müdür Yetkili Öğretmenlerin, yönetim sürecinde rol alanlarına göre birkaç boyutta sorunlarla karşılaştığı görülmektedir. Araştırmada bu sorunların çözümüne yönelik öneriler getirilmeye çalışılmıştır.
İlköğretim okullarında uygulanan disiplin uygulamaları ve veli beklentileri
This research is done to have information about the idea of parents on the discipline and applications at primary schools.The 88 parents from lower, mid and upper socio-economic levels in Anatolian part of İstanbul are placed in the centre of the research.The data are obtained from the interview form developed by the researcher. The data obtained from the form are analyzed by the ?content analyze? technique. The answers for 8 questions in the form are questioned and in the final part in addition to the questions, the parents' idea and suggestions are asked.The results of the Research are below :The motivation, punishment and rewarding techniques applied at schools to provide the discipline at school and in the classroom are not sufficient.The parents agreed that,the students should contribute to the process of deciding the school rules,the social relationship of the students should be developed,the number of students in the classroom should be decreased,a good atmosphere of communication should be provided,the guidance services at school are not sufficient,school should be more patient and tender in order to correct the undesirable behaviours,the parents should be informed about the rules in order to apply them more easily,and school-parents partnership should be improved.
İstanbul ili özel ilk ve ortaöğretim okullarında uygulanmakta olan toplam kalite yönetimi uygulamasının yönetici ve öğretmenlerin örgütsel adanmışlık düzeyine etkisi
Bu araştırmanın amacı; İlk ve orta öğretim okullarında toplam kalite yönetimi uygulamasının, yönetici ve öğretmenlerin örgütsel adanmışlık düzeyine etkisini ortaya koymaktır. Ayrıca yönetici ve öğretmenlerin demografik özelliklerinin toplam kalite yönetimi uygulama düzeyi ile örgütsel adanmışlık düzeyini değerlendirmede bir farklılaşma nedeni olup olmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışma; okullarda yönetimden kaynaklanan sorunların ortadan kaldırılması, yönetici ve öğretmenlerin örgütsel adanmışlık düzeyinin artmasıyla Türk Milli Eğitim Sisteminin hedeflerine ulaşmasına katkı sağlaması açısından önemlidir. Bu araştırma; özel ilk ve ortaöğretim okullarında çalışan yönetici ve öğretmenlerin TKY ölçeğine verdikleri cevaplardan alınan puanlarla örgütsel adanmışlık ölçeğine verdikleri cevaplardan alınan puanları karşılaştırmak üzere yapılan, ilişkisel tarama modellerinden ?karşılaştırma? türünde, betimsel nitelikte bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini İstanbul'daki özel ilk ve ortaöğretim okullarında çalışan yönetici ve öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, İstanbul İli Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren ve rasgele yöntemiyle seçilen 38 özel ilk ve ortaöğretim Okulunda görevli 106 yönetici ve öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada; parametrik bağımsız grup t testi, parametrik tek yönlü varyans analizi (ANOVA), farklılıkların kaynağını belirlemek üzere post-hoc LSD testi (en küçük anlamlı farklar), non-parametrik Kruskal Wallis-H testi, non-parametrik Mann Whitney-U testi ve Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Analizlerde manidarlık değeri olarak ? = .05 kullanılmıştır. TKY uygulamaları ile yönetici ve öğretmenlerin adanmışlıkları arasında pozitif yönde bir ilişki mevcuttur. Özel ilk ve ortaöğretim kurumlarında uygulanan yönetim modelleri hizmet verenlerin kuruma adanmışlıklarını sağlamada bazı sorunlara neden olmaktadırlar. En önemli problem yönetim anlayışının klasik, hiyerarşik yapısını sürdürmesi olup, çalışanların kuruma adanmışlık düzeyini olumsuz etkilemektedir.
İstanbul ili özel okullarındaki halkla ilişkiler uygulamaları
Bu araştırmada özel okulların halkla ilişkiler uygulama düzeyleri, temel olarak öğrenci sayılarıve faaliyette bulunma süreleri bakımından incelenmişolup, özel okullarda halkla ilişkilere ne derece önem verildiğini ortaya koymayıamaçlamıştır. Çalışma, İstanbul İli sınırlarıdâhilinde faaliyet gösteren 52 özel ilk ve ortaöğretim okulunda görev yapan kurucu, müdür, müdür yardımcısıve halkla ilişkiler sorumlusuna uygulanan, toplam 40 maddelik bir anketin ile gerçekleştirilmiştir. Literatür taramasısonrası, araştırma ile elde edilen veriler, SPSS 13.0 programıile parametrik (parametric) ve parametrik olmayan (non-parametric) analizlere tabi tutularak, değişkenler arasındaki ilişkiler ortaya konmuştur. Analizlerde manidarlık ?= 0,5 düzeyinde sınanmıştır. Araştırma ile elde edilen verilerin sonucunda, özel okullarda halkla ilişkilerin ve uygulama düzeylerinin genelde oldukça tatmin edici olduğu, okulun öğrenci sayısıile bir halkla ilişkiler bölümünün varlığıarasında oldukça olumlu bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Öte yandan, okulun faaliyette bulunduğu süre ile bir halkla ilişkiler bölümünün varlığıarasında ise negatif bir ilişki olduğu bulunmuştur. Eğitim sektöründe daha kısa süredir faaliyette bulunan özel okulların, eski olanlara göre halkla ilişkiler uygulamalarına daha fazla önem verdikleri görülmektedir. Araştırma bize, halkla ilişkiler uygulamalarıarasında sayılan ve ankette yer verilen faaliyetlerin çok büyük oranda özel okullar tarafından gerçekleştirildiği göstermiştir. Ancak, yine araştırmanın önemli sonuçlarından biri olarak, halkla ilişkiler bölümlerinin önemli bir kısmının özel okul bünyesinde, kendilerine ait bir bütçeleri olmadığıortaya çıkmıştır
İlköğretim birinci kademede görev yapan sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları disiplin problemleri ve bunlarla başetme yolları
İlköğretim okulları birinci kademede görev yapan sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları disiplin problemlerini ve bunlarla baş etme yollarını saptamak amacıyla yapılan araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Anket çalışması ile ilköğretim birinci kademedeki öğretmenlerin sınıf disiplinine ilişkin görüşleri, karşılaştıkları disiplin problemleri ve bunlarla baş etme yolları belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca öğretmenlerin sınıf disiplinine ilişkin görüşlerinin ve bunlarla baş etme yollarının cinsiyet, eğitim süresi, bitirilen okul ve sınıftaki öğrenci sayısına göre farklılaşma durumu faktör bazında incelenmiştir. Anket soruları tesadüfî olarak belirlenen farklı ilköğretim okullarında görev yapan 256 öğretmene uygulanmıştır. Anket, öğretmenlerin demografik özellikleri ile sınıf mevcutlarının ölçüldüğü sorular ile öğretmenlerin sınıf disiplininle baş etme yollarını ölçen sorulardan oluşmaktadır. Değerlendirme sorularında beşli likert ölçeği kullanılmıştır. Katılımcılardan sınıf disiplinine ilişkin görüşlerini her bir maddeyi (1) Tamamen Katılıyorum, (2) Katılıyorum, (3) Kararsızım, (4) Katılmıyorum, (5) Hiç Katılmıyorum, Sınıf disiplininde karşılaştıkları sorunlar ve bunlarla baş etme yollarına yönelik görüşlerini her bir maddeyi (1) Çok Fazla, (2) Fazla, (3) Orta, (4) Az, (5) Çok Az seçeneklerinden birini kullanarak değerlendirmeleri istenmiştir.Araştırmada veri toplama araçları ile elde edilen bilgilerin çözümlenmesi SPSS 15 paket programı kullanılarak bilgisayar ortamında gerçekleştirilmiştir. Anketin güvenilirliğinin test edilmesinde Alfa Katsayısından (Coranbach Alfa) yararlanılmıştır. Yapılan analizlerde 256 katılımcıdan elde edilen veriler kullanılmıştır. Ayrıca soruların, alfa katsayısına ne derecede ve ne yönde etkide bulunduklarını saptayabilmek için; ?Değişken Silindiği Taktirde Ölçeğin Alfa Katsayısı? (Alpha if Item Deleted) değerleri her iki ölçek için ayrı ayrı hesaplanmıştır. Söz konusu değerler, herhangi bir değişken silindiği taktirde, geri kalan değişkenlerin iç tutarlılıklarını göstermektedir. Bu kapsamda öğretmenlerin sınıf disiplininle baş etme yolları ölçeğinin güvenilirlik katsayısının ? = 0,513 olduğu gözlenmektedir.Öğretmenlerin disiplin anlayışlarının sınıf disiplinine etkisine erkek öğretmenlerin bayanlara oranla daha fazla katıldıkları, ailenin ve sınıf mevcudunun sınıf disiplinine etkisi konusunda ise tam tersi bir durumun söz konusu olduğu görülmüştür.Öğretmenlerin, öğrencilerin sosyo-ekonomik durumlarının sınıf disiplinine etkisine eğitim fakültesi mezunu öğretmenlerin açık öğretim fakültesi ve eğitim enstitüsü mezunu öğretmenlere oranla daha fazla katıldıkları görülmüştür.Öğretmenlerin, öğrencilerin sosyo-ekonomik durumlarının sınıf disiplinine etkisi, öğretmenlerin disiplin anlayışlarının sınıf disiplinine etkisi ve öğretmenlerin tavizsiz tutumlarının sınıf disiplinine etkisine ilişkin görüşlere öğretmenlerin katılım oranının yaşlarına bağlı olarak azaldığı sonucuna varılmıştır.Eğitim enstitüsü mezunu öğretmenlerin ?Uyarı ve Ceza Kullanımı? ve ?Disiplin Kurallarını Öğretme? uygulamalarına diğer okullardan mezun öğretmenlere göre daha az başvurdukları sonucuna varılmıştır.Öğretmenlerin disiplin sorunun nedenlerine ilişkin görüşlerinde ?Öğretmenlerin Davranışlarının Tutarsız Olması? temel sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Öğretmenlerin öğrencilerin cinsiyetinin sınıf disiplinine etkilerine ilişkin görüşleri incelendiğinde, öğretmenlerin % 29'u cinsiyetin disipline etkisinin olduğunu, % 63'ü etkisinin olmadığını düşünmektedirler.Sınıf disiplini bozan davranışların nedenlerine ilişkin görüşlerde, ?Öğrenci? temel neden olarak karşımıza çıkmaktadır. Öğretmenlerin ceza verdikleri öğrenciye aynı hatayı tekrar yaptığında izleyecekleri tavırları incelendiğinde ise, öğretmenlerin büyük bir bölümünün ?Öğrenci? ve ?Ailesi? ile görüşecekleri anlaşılmaktadır. Öğretmenlerin sınıfta disiplini mimikle bozan öğrencilere ilk yaklaşımları incelenmiştir. Buna göre öğretmenlerin % 64'ü sözsüz uyarı, % 28'i sözlü uyarıyı kullanmaktadır.Sınıf disiplini bozan öğrencilerin davranışlarını düzeltmek için öğretmenlerin büyük bir bölümünün ?Öğrenci? ile görüşeceklerini ifade etmektedirler. Bunu ?Veliler? ve ?Rehber Öğretmen? takip etmektedir. Öğretmenleri ceza verirken öncelikle davranışın ?Sürekliliğine? dikkat etmekte, bunun yanında ?Davranışın Şiddeti?, ?Sıklığı? ve ?Oluştuğu Şartlara? ikincil derecede dikkat edilmektedir. ?Öğrencinin Gelişim Özellikleri? en az dikkat edilen konu olarak karşımıza çıkmaktadır.Anahtar Kelimeler: Disiplin, Sınıf Disiplini, Problem Davranış.
Kariyer Basamakları Yükselme Sınavı (KBYS): Ortaöğretim öğretmenleri görüşleri çerçevesinde nitel bir araştırma
Öğretmenler ve diğer kamu personelinin, kendilerini geliştirmeleri için çeşitli fırsatlar yaratılmaktadır. Bu fırsatların bazılarına örnek olarak Kamu Personeli Dil Sınavı (KPDS), Kamu Personeli Seçme Sınavı(KPSS) ve en son Kariyer Basamakları Yükseltme Sınavı(KBYS) gibi çeşitli sınavlar gelmektedir. Bu sınavlar, objektif ölçüm ve kişilerin kariyerlerinde yükselmelerinde önemli adımlar olmaktadır. Artan teknolojik gelişmelerin ışığında son yıllarda bilgisayar ve yabancı dil için hizmet içi eğitim seferberliği başlatılmış ve eğitim camiasında kendini yetiştirme elzem duruma gelmiştir. Ayrıca hayat boyu öğretim felsefesine uyan öğretmenlerle, kendilerini yetiştirmek için yüksek lisans ve doktora tahsili yapanların sayısı artmıştır. Bu araştırmanın amacı; İstanbul Anadolu Yakasında bulunan ortaöğretim okulu öğretmenlerinin 2005 Kariyer Basamaklarında Yükselme Sınavı(KBYS) ile 2006 Ek-KBYS' na ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırma için gerekli veriler literatür taraması ve birebir görüşme tekniği yoluyla elde edilmiştir. Görüşme formunun geliştirilmesinde ise ilk önce ilgili literatür taranmış, daha önceden yapılmış görüşme tekniği ile ilgili formlar ve araştırmalarda sunulan öneriler dikkate alınarak araştırmacı tarafından görüşme soruları oluşturulmuştur. Uygulanan görüşme formuyla elde edilen veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Görüşme formunda bulunan toplam on soruya cevap aranmıştır. Araştırmanın sonuçları şöyledir: Bu sınava giriş nedenlerinin başında maaşlara gelecek ek zam birinci sıradadır. Ortaöğretim öğretmenleri kendilerini geliştirmek istemelerine rağmen sınavın içeriğindeki bölümler ve soruların öğretmenlerin yeterliliğini ölçmede zayıf bulmuşlardır. Ayrıca uzmanlık için gereken belgeler ile değerleme komisyonunun görevleri hakkında bilgi karmaşası ve eksikliği olduğu görüşündedirler. Buna ek olarak öğretmenler sınav sisteminin uygulanabilirliği hakkında olumsuz görüş belirtmişler ve daha da geliştirilmesi için önerilerde bulunmuşlardır. Öğretmenler eğitim düzeyleri ile bilimsel ve sosyal etkinliklere katılımın mesleklerinde ilerlemelerinde gerekli bir ölçüt olduğunu düşünmekte ancak sınav uygulamasındaki sicil notlarının sonuçların değerlendirilmesinde kullanılmasına karşı oldukları görüşündedirler. Anahtar kelimeler: Kariyer sınavı, ortaöğretim öğretmenleri, görevde yükselme