Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Gökçe
18 theses · Uşak University
Çağdaş seramik sanatında Möbius şeridi ve özgün uygulamalar
Matematik ve sanat her ne kadar birbirinden farklı olarak bilinse de yüzyıllar boyunca matematik, sanatı ve sanatçıları etkilemiştir. İlerleyen zamanla matematiğin bütün dalları daha genel ve soyut bir bilim dalı haline gelmiş olup "Zaman" kavramı uzayın 4. boyutu olarak ele alınmaya başlamıştır. Möbius Şeridi'nden bahsetmeden önce, yeni bir bilim dalı olarak karşımıza çıkan, Uzay'ın 4. boyutu olan uzaklık ve ölçü kavramından da bahsetmemiz gerekmektedir. Topoloji bir bakıma köşeleri olmayan şekillerin geometrisidir. Möbius Şeridi; tek yüzlü, süreklilik gösteren, devingen bir formdur. Möbius şeridi sadece matematikçilerin değil aynı zamanda bilim, fen, edebiyat ve sanat alanlarının da ilgisini çekmiştir. Bu doğrultuda iki ayrı disiplin olan Möbius Şeridi ve Seramik Sanatı arasındaki ilişkinin aktarılması amaçlanmıştır. Möbius şeridi ilk olarak Seramik Sanatına M.Ö 600-640 yıllarında Oryantalizan Döneminde yapılmış olunan Orta Yaban Keçisi Uslub'unda oinokhoe, stomnosu formaların da solgun ve kremsi astarlar üzerine geometrik bezemeler ile yapılmıştır.* Vazo ressamları boşluk bırakmama korkusu nedeni ile hayvan figürleri arasında kalan kısımlara bitkisel motifler ve soyut geometrik motifler ile doldurmuştur. Kullanılan bazı soyut geometrik şekillerin isimleri bilinmemesiyle beraber tam olarak Möbius şerididir. Bu tez çalışmasında, Möbius Şeridi tanımı, tarihçesi ve uygulama alanları incelenmiş olup sadece matematiksel olarak değil aynı zamanda plastik sanatlar dalları arasındaki yeri ve önemi de araştırılmıştır. Seramik sanatı içerisinde Möbius Şeridi'nin değerlendirilmesi yapılmıştır. Möbius şeridinin formdan önce bir bezeme örneği olduğuna yer verilmiştir. Möbius Şeridi'nin Seramik Sanatı üzerindeki etkisi ve konumu incelenir iken seramik sanatçılarından da örnekler verilmiştir. Tüm bu bilgiler doğrultusunda kişisel uygulamalar yapılmıştır.
Çağdaş seramik sanatında Möbius şeridi ve özgün uygulamalar
Matematik ve sanat her ne kadar birbirinden farklı olarak bilinse de yüzyıllar boyunca matematik, sanatı ve sanatçıları etkilemiştir. İlerleyen zamanla matematiğin bütün dalları daha genel ve soyut bir bilim dalı haline gelmiş olup "Zaman" kavramı uzayın 4. boyutu olarak ele alınmaya başlamıştır. Möbius Şeridi'nden bahsetmeden önce, yeni bir bilim dalı olarak karşımıza çıkan, Uzay'ın 4. boyutu olan uzaklık ve ölçü kavramından da bahsetmemiz gerekmektedir. Topoloji bir bakıma köşeleri olmayan şekillerin geometrisidir. Möbius Şeridi; tek yüzlü, süreklilik gösteren, devingen bir formdur. Möbius şeridi sadece matematikçilerin değil aynı zamanda bilim, fen, edebiyat ve sanat alanlarının da ilgisini çekmiştir. Bu doğrultuda iki ayrı disiplin olan Möbius Şeridi ve Seramik Sanatı arasındaki ilişkinin aktarılması amaçlanmıştır. Möbius şeridi ilk olarak Seramik Sanatına M.Ö 600-640 yıllarında Oryantalizan Döneminde yapılmış olunan Orta Yaban Keçisi Uslub'unda oinokhoe, stomnosu formaların da solgun ve kremsi astarlar üzerine geometrik bezemeler ile yapılmıştır.* Vazo ressamları boşluk bırakmama korkusu nedeni ile hayvan figürleri arasında kalan kısımlara bitkisel motifler ve soyut geometrik motifler ile doldurmuştur. Kullanılan bazı soyut geometrik şekillerin isimleri bilinmemesiyle beraber tam olarak Möbius şerididir. Bu tez çalışmasında, Möbius Şeridi tanımı, tarihçesi ve uygulama alanları incelenmiş olup sadece matematiksel olarak değil aynı zamanda plastik sanatlar dalları arasındaki yeri ve önemi de araştırılmıştır. Seramik sanatı içerisinde Möbius Şeridi'nin değerlendirilmesi yapılmıştır. Möbius şeridinin formdan önce bir bezeme örneği olduğuna yer verilmiştir. Möbius Şeridi'nin Seramik Sanatı üzerindeki etkisi ve konumu incelenir iken seramik sanatçılarından da örnekler verilmiştir. Tüm bu bilgiler doğrultusunda kişisel uygulamalar yapılmıştır.
Zeugma (Belkıs) antik kenti mozaiklerinde kullanılan bordür motiflerinin çini sanatına uyarlanması
İnsanoğlunun ilk buğday tohumunu toprakla buluşturduğu yerdir Mezopotamya. Tarihe adını "Bereketli Hilal" olarak yazdıran bu hilalin en önemli parçası Fırat ve Dicle nehirlerini doğuran Anadolu topraklarıdır. Dünyanın kadîm bilgelik ve tekniği ile bütün medeniyetleri emziren, besleyen, ismi ile müsemma Anadolu'dur. Bu Hilal'in en önemli medeniyetlerinden biri olan Zeugma'lılar, her alanda olduğu gibi sanat alanında da çok başarılı olmuşlardır. Bu başarıyı mozaiklerindeki estetik kaygısı, kullanılan teknikler ve hikâyeler zenginleştirmiştir. Zeugma mozaiklerini diğer medeniyetlerin mozaiklerinden ayıran en önemli fark kullanılmış olan on üç renk armonisidir ki bunu başka mozaiklerde göremeyiz. Bu farkı Fırat nehrinin getirdiklerine borçludur. Zeugma'lılar kentlerini eşsiz mimari eserlerle donatırken bu eserleri ustalık isteyen mozaiklerle süslemişlerdir. Tıpkı İslam tezyinatlarında olduğu gibi Zeugmalı sanatçılar da mimari süslemede motiflerin diline hâkim tasarımlar yapmışlardır. Bu tasarımlarının neredeyse tamamının etrafını bordür (kenar suyu) adı verdiğimiz çerçeveler ile süslemişlerdir. Bu iki medeniyetin süsleme sanatında kullandığı ortak bir motif vardır, bu tez bu motifin sentezi niteliğindedir. Konumuz doğrultusunda öncelikle Gaziantep ve Zeugma mozaikleri araştırılmıştır. Bu eserlerin Anadolu Mimarisindeki önemi ve çini sanatlarındaki yeri incelenmiştir. Bu doğrultuda bu iki sanatın motifleri kullanılarak yeni tasarımlar yapıldı ve bu tasarımlar çini sanatına uygulanarak çini pano ve tabaklara uygulanmıştır. Sonuç olarak yeryüzünde hiçbir şey geçmişten bağımsız değildir. Türkler fethettikleri toprakların üzerine inşa ettikleri medeniyetleri; o coğrafyanın kültür, sanat anlayışını kendi sanat, kültür, estetik ve dini anlayışını birleştirerek kültürel bir bağ kurulmuştur. Türkler eşsiz bir bilgi birikimi ile geçmişten aldığı mirası daha da geliştirerek sanata kendine münhasır imzalarını atmışlardır. İstisnasız bu imza batı sanatlarında gıpta ile bakılan ve taklitleri yapılan eserler haline gelmiştir. Anahtar Kelime: Belkıs, Zeugma, Mozaik, Çini, Mimari, Süsleme
Zeugma (Belkıs) antik kenti mozaiklerinde kullanılan bordür motiflerinin çini sanatına uyarlanması
İnsanoğlunun ilk buğday tohumunu toprakla buluşturduğu yerdir Mezopotamya. Tarihe adını "Bereketli Hilal" olarak yazdıran bu hilalin en önemli parçası Fırat ve Dicle nehirlerini doğuran Anadolu topraklarıdır. Dünyanın kadîm bilgelik ve tekniği ile bütün medeniyetleri emziren, besleyen, ismi ile müsemma Anadolu'dur. Bu Hilal'in en önemli medeniyetlerinden biri olan Zeugma'lılar, her alanda olduğu gibi sanat alanında da çok başarılı olmuşlardır. Bu başarıyı mozaiklerindeki estetik kaygısı, kullanılan teknikler ve hikâyeler zenginleştirmiştir. Zeugma mozaiklerini diğer medeniyetlerin mozaiklerinden ayıran en önemli fark kullanılmış olan on üç renk armonisidir ki bunu başka mozaiklerde göremeyiz. Bu farkı Fırat nehrinin getirdiklerine borçludur. Zeugma'lılar kentlerini eşsiz mimari eserlerle donatırken bu eserleri ustalık isteyen mozaiklerle süslemişlerdir. Tıpkı İslam tezyinatlarında olduğu gibi Zeugmalı sanatçılar da mimari süslemede motiflerin diline hâkim tasarımlar yapmışlardır. Bu tasarımlarının neredeyse tamamının etrafını bordür (kenar suyu) adı verdiğimiz çerçeveler ile süslemişlerdir. Bu iki medeniyetin süsleme sanatında kullandığı ortak bir motif vardır, bu tez bu motifin sentezi niteliğindedir. Konumuz doğrultusunda öncelikle Gaziantep ve Zeugma mozaikleri araştırılmıştır. Bu eserlerin Anadolu Mimarisindeki önemi ve çini sanatlarındaki yeri incelenmiştir. Bu doğrultuda bu iki sanatın motifleri kullanılarak yeni tasarımlar yapıldı ve bu tasarımlar çini sanatına uygulanarak çini pano ve tabaklara uygulanmıştır. Sonuç olarak yeryüzünde hiçbir şey geçmişten bağımsız değildir. Türkler fethettikleri toprakların üzerine inşa ettikleri medeniyetleri; o coğrafyanın kültür, sanat anlayışını kendi sanat, kültür, estetik ve dini anlayışını birleştirerek kültürel bir bağ kurulmuştur. Türkler eşsiz bir bilgi birikimi ile geçmişten aldığı mirası daha da geliştirerek sanata kendine münhasır imzalarını atmışlardır. İstisnasız bu imza batı sanatlarında gıpta ile bakılan ve taklitleri yapılan eserler haline gelmiştir. Anahtar Kelime: Belkıs, Zeugma, Mozaik, Çini, Mimari, Süsleme
Seramikte serigrafi tekniği, günümüzde Kütahya çinilerinde kullanımı ve özgün uygulamalar
Serigrafi baskı tekniği, sanat ve endüstri alanında oldukça önemli bir yere sahip olan bir teknik niteliğindedir. Bu tekniğin, birçok alanda ve çok yönlü kullanılması nedeniyle, var olan diğer baskı sistemleri arasında öne çıkmıştır. Tez çalışması üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; Seramikte serigrafi tekniğinin tanımı, genel olarak dünya tarihçesi ve günümüz serigrafi tekniği anlatılmıştır. Serigrafi tekniğinde kullanılan malzemeler saptanarak, bu malzemeler açıklanmaya çalışılmıştır İkinci bölümde ise; Kütahya çini tarihi hakkında bilgiler verilmiştir. Serigrafi tekniğinin; Kütahya çini ve seramik sanatındaki yeri, önemi, kullanımı ve gerekliliği hakkında araştırmalar yapılmıştır. Günümüz Kütahya çini ve seramiklerinin üzerinde önemli bir potansiyele sahip olan serigrafi tekniğinin üretimini ve uygulamasını yapan atölyeler belirlenerek açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü ve son bölümde; Kütahya çini desen ve motiflerinin yorumlanarak, serigrafi tekniği ile birlikte özgün uygulamalar yapılmıştır.
Seramikte serigrafi tekniği, günümüzde Kütahya çinilerinde kullanımı ve özgün uygulamalar
Serigrafi baskı tekniği, sanat ve endüstri alanında oldukça önemli bir yere sahip olan bir teknik niteliğindedir. Bu tekniğin, birçok alanda ve çok yönlü kullanılması nedeniyle, var olan diğer baskı sistemleri arasında öne çıkmıştır. Tez çalışması üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; Seramikte serigrafi tekniğinin tanımı, genel olarak dünya tarihçesi ve günümüz serigrafi tekniği anlatılmıştır. Serigrafi tekniğinde kullanılan malzemeler saptanarak, bu malzemeler açıklanmaya çalışılmıştır İkinci bölümde ise; Kütahya çini tarihi hakkında bilgiler verilmiştir. Serigrafi tekniğinin; Kütahya çini ve seramik sanatındaki yeri, önemi, kullanımı ve gerekliliği hakkında araştırmalar yapılmıştır. Günümüz Kütahya çini ve seramiklerinin üzerinde önemli bir potansiyele sahip olan serigrafi tekniğinin üretimini ve uygulamasını yapan atölyeler belirlenerek açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü ve son bölümde; Kütahya çini desen ve motiflerinin yorumlanarak, serigrafi tekniği ile birlikte özgün uygulamalar yapılmıştır.
Osmanlı dönemi İznik çinilerinde (Yemek kapları) görülen bitkisel kompozisyonlar ve sıraltı fırça dekorlu porselen yemek takımı uygulamaları
Türk sanatında görülen motiflerin İslamiyet öncesi Asya'da yaşamış Türk kavimlerine kadar uzandığı bilinmektedir. Motiflerin İslamiyet sonrası çeşitlilik kazanarak farklı üsluplar ile birlikte geliştiği görülmektedir. Türk sanatı bu sayede dini, mimari yapılarda ve çeşitli kullanım eşyalarında, yemek sunum kaplarında kendine has üslubunu ortaya çıkartarak bir sanat çerçevesi oluşturmuştur. Çini sanatına Osmanlı imparatorluğu döneminde büyük önem verilerek saray atölyelerinde görkemli çalışmalar yapılmıştır. Bu sayede Türk çini sanatı en muazzam dönemine 16. yüzyılda ulaşmıştır. İznik bu dönemin en önemli üretim merkezi olmuştur. Yoğun olarak görülen bitkisel motiflerin yanında, yazı süsleme, geometrik motifler, sembolik motifler de Osmanlı imparatorluğunun bu sanatı icra ettiği her dönemde özellikle yemek sunum kaplarında görülmektedir. Motifler ve üsluplar ile ilgili bilgilere tez çalışmasının birinci bölümünde detaylı olarak yer verilmiştir. Tez çalışmasının ikinci bölümünde ise çini sanatında önemli bir yere sahip olan yemek sunum kaplarının işlevselliği, boyutları ve üzerine uygulanan kompozisyonlar ele alınmıştır. Bu bölümde yemek ve servis kapları sahanlar, tabaklar, tepsiler ve kâseler olarak incelenmiştir. Yemek ve servis kapları biçim ve motif açısından ele alınarak renk, desen ve kompozisyon özellikleri anlatılmaya çalışılmıştır. Yemek sunum kaplarının süsleme elemanları tasarım ilkelerine bağlı kalınarak ortaya çıkartılmıştır. Tüm bu biçim, motif ve renk gibi yardımcı elemanlar dönemin kültürel algısı ve sanat üslubuna göre oluşturulmuştur. Tez çalışmasının son bölümünde incelenen dönem örneklerinden yola çıkılarak yeni yorumlarla uygulamalar yapılmıştır. Yapılan araştırmalarda İznik dönemi yemek sunum kaplarının bulunduğu kitaplar, müze ve koleksiyonlardaki örnekler incelenerek bu kaynaklardan faydalanılmıştır.
Osmanlı dönemi İznik çinilerinde (Yemek kapları) görülen bitkisel kompozisyonlar ve sıraltı fırça dekorlu porselen yemek takımı uygulamaları
Türk sanatında görülen motiflerin İslamiyet öncesi Asya'da yaşamış Türk kavimlerine kadar uzandığı bilinmektedir. Motiflerin İslamiyet sonrası çeşitlilik kazanarak farklı üsluplar ile birlikte geliştiği görülmektedir. Türk sanatı bu sayede dini, mimari yapılarda ve çeşitli kullanım eşyalarında, yemek sunum kaplarında kendine has üslubunu ortaya çıkartarak bir sanat çerçevesi oluşturmuştur. Çini sanatına Osmanlı imparatorluğu döneminde büyük önem verilerek saray atölyelerinde görkemli çalışmalar yapılmıştır. Bu sayede Türk çini sanatı en muazzam dönemine 16. yüzyılda ulaşmıştır. İznik bu dönemin en önemli üretim merkezi olmuştur. Yoğun olarak görülen bitkisel motiflerin yanında, yazı süsleme, geometrik motifler, sembolik motifler de Osmanlı imparatorluğunun bu sanatı icra ettiği her dönemde özellikle yemek sunum kaplarında görülmektedir. Motifler ve üsluplar ile ilgili bilgilere tez çalışmasının birinci bölümünde detaylı olarak yer verilmiştir. Tez çalışmasının ikinci bölümünde ise çini sanatında önemli bir yere sahip olan yemek sunum kaplarının işlevselliği, boyutları ve üzerine uygulanan kompozisyonlar ele alınmıştır. Bu bölümde yemek ve servis kapları sahanlar, tabaklar, tepsiler ve kâseler olarak incelenmiştir. Yemek ve servis kapları biçim ve motif açısından ele alınarak renk, desen ve kompozisyon özellikleri anlatılmaya çalışılmıştır. Yemek sunum kaplarının süsleme elemanları tasarım ilkelerine bağlı kalınarak ortaya çıkartılmıştır. Tüm bu biçim, motif ve renk gibi yardımcı elemanlar dönemin kültürel algısı ve sanat üslubuna göre oluşturulmuştur. Tez çalışmasının son bölümünde incelenen dönem örneklerinden yola çıkılarak yeni yorumlarla uygulamalar yapılmıştır. Yapılan araştırmalarda İznik dönemi yemek sunum kaplarının bulunduğu kitaplar, müze ve koleksiyonlardaki örnekler incelenerek bu kaynaklardan faydalanılmıştır.
Günümüz Kütahya çiniciliğinde kullanılan çini formlarının araştırılması ve kişisel uygulamalar
Günümüz çini sanatına bakıldığında; Kütahya 'da başlaması 14. yüzyılda "Milet İşi" olarak adlandırılan kırmızı çamurla başlayarak; İznik ile aynı paralellikte sürmüştür. Beyaz çamur ile üretime geçiş İznik ile aynı dönemde, 16. yüzyılın ilk çeyreğinde başlamış olup; 17.yüzyılın sonuna kadar sürmüştür. Kütahya'daki çini ve seramik üretimlerinin gelişiminin hem sanatsal hem de zanaat olarak anlaşılmasına imkân tanıyan zenginlikte olan eserler aracılığıyla dönemin çini desen ve form çeşitliliği, hamur ve sır kalitesindeki değişim takip edilebiliyor. Yüzyıllardır ayakta kalmayı başarmış bu sanat dalı her dönem farklı yaratıcılık ve üslup tarzı ile günümüzde bile bizlere ışık tutmaktadır. Kütahya'da hala birçok atölye tarafından çini üretimi devam etmektedir. Yapılan araştırmada, günümüz Kütahya'sında çini ve seramik üretim aşamaları incelenmiştir. Osmanlı döneminde ve günümüz Kütahya'sında üretilmiş olan formaların özellikleri incelenmiştir. Kütahya'da çini üretimi süreci boyunca kullanılan formlar, üsluplar, desenler ve dekor teknikleri incelenmiş. Bunların yanında Kütahya'daki atölyelerin kullandıkları teknikler ve teknolojik makineler temin edilerek üretim kapasitesini artıracak yöntemlere çağa uyum sağladıkları görülmekte. Kütahya'da günümüzde üretimini sürdüren atölyelerin üretim tekniklerine bakıldığında, çağın teknik koşullarından (sır, çamur, dekor teknikleri v.b.) yararlanıldığı görülmüştür. Günümüzde popüler olan formları üreten kişi ve işletmelerle görüşülüp isimleri listelenmiştir. Formların birçoğu dekoratif amaçlı üretilirken günümüzde ise üretilen formların işlevselliklerini kullanıma yönelik üretimler yapılarak yeni bir soluk getirilmiştir. Kütahya'da üretimini aktif sürdüren çini ve seramik atölyeleriyle görüşülerek görüşmeler sonucunda değerlendirmelere popüler ürünlerinden örneklere yer verilmiştir. Araştırmamın son bölümde ise; günümüzde çini formlarını yorumlayarak uygulayan sanatçılar ve üretim yapan atölyeler örnekler doğrultusunda incelenmiş görüş ve değerlendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kelime:Çini ,Seramik , Form , Dekor ,Kütahya
Günümüz Kütahya çiniciliğinde kullanılan çini formlarının araştırılması ve kişisel uygulamalar
Günümüz çini sanatına bakıldığında; Kütahya 'da başlaması 14. yüzyılda "Milet İşi" olarak adlandırılan kırmızı çamurla başlayarak; İznik ile aynı paralellikte sürmüştür. Beyaz çamur ile üretime geçiş İznik ile aynı dönemde, 16. yüzyılın ilk çeyreğinde başlamış olup; 17.yüzyılın sonuna kadar sürmüştür. Kütahya'daki çini ve seramik üretimlerinin gelişiminin hem sanatsal hem de zanaat olarak anlaşılmasına imkân tanıyan zenginlikte olan eserler aracılığıyla dönemin çini desen ve form çeşitliliği, hamur ve sır kalitesindeki değişim takip edilebiliyor. Yüzyıllardır ayakta kalmayı başarmış bu sanat dalı her dönem farklı yaratıcılık ve üslup tarzı ile günümüzde bile bizlere ışık tutmaktadır. Kütahya'da hala birçok atölye tarafından çini üretimi devam etmektedir. Yapılan araştırmada, günümüz Kütahya'sında çini ve seramik üretim aşamaları incelenmiştir. Osmanlı döneminde ve günümüz Kütahya'sında üretilmiş olan formaların özellikleri incelenmiştir. Kütahya'da çini üretimi süreci boyunca kullanılan formlar, üsluplar, desenler ve dekor teknikleri incelenmiş. Bunların yanında Kütahya'daki atölyelerin kullandıkları teknikler ve teknolojik makineler temin edilerek üretim kapasitesini artıracak yöntemlere çağa uyum sağladıkları görülmekte. Kütahya'da günümüzde üretimini sürdüren atölyelerin üretim tekniklerine bakıldığında, çağın teknik koşullarından (sır, çamur, dekor teknikleri v.b.) yararlanıldığı görülmüştür. Günümüzde popüler olan formları üreten kişi ve işletmelerle görüşülüp isimleri listelenmiştir. Formların birçoğu dekoratif amaçlı üretilirken günümüzde ise üretilen formların işlevselliklerini kullanıma yönelik üretimler yapılarak yeni bir soluk getirilmiştir. Kütahya'da üretimini aktif sürdüren çini ve seramik atölyeleriyle görüşülerek görüşmeler sonucunda değerlendirmelere popüler ürünlerinden örneklere yer verilmiştir. Araştırmamın son bölümde ise; günümüzde çini formlarını yorumlayarak uygulayan sanatçılar ve üretim yapan atölyeler örnekler doğrultusunda incelenmiş görüş ve değerlendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kelime:Çini ,Seramik , Form , Dekor ,Kütahya
Kütahya çini müzesinde bulunan 14 ve 15. y.y. ait milet işi seramiklerin kataloglanması
Anadolu Beylikleri dönemi ve erken Osmanlı dönemi üretimi olan ve "Milet İşi" olarak adlandırılan seramikler hakkındaki yapım tekniği, hamur, sır ve astar gibi bilgilere yapılan kazı ve çalışmalar sayesinde ulaşabilmekteyiz. Bu çalışmanın amacı Kütahya Çizi Müzesi'nde bulunan 14. ve 15. Yüzyıl erken Osmanlı Dönemi seramiklerinin kataloglanmasıdır. Bu nedenle, müzede bulunan bu gruptaki eserler incelenmiş ve erken Osmanlı Dönemi seramiklerine ait yapılan ve yayınlanmış çalışmalar referans alınarak ilerlenmiştir. Çalışma kapsamında 27 farklı eser incelenmiş, yapım tekniği, bezeme çeşitleri hakkında bilgi verilip çizimileri yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Milet işi, Seramik, Çini, Kütahya, Arkeoloji
Kütahya çini müzesinde bulunan 14 ve 15. y.y. ait milet işi seramiklerin kataloglanması
Anadolu Beylikleri dönemi ve erken Osmanlı dönemi üretimi olan ve "Milet İşi" olarak adlandırılan seramikler hakkındaki yapım tekniği, hamur, sır ve astar gibi bilgilere yapılan kazı ve çalışmalar sayesinde ulaşabilmekteyiz. Bu çalışmanın amacı Kütahya Çizi Müzesi'nde bulunan 14. ve 15. Yüzyıl erken Osmanlı Dönemi seramiklerinin kataloglanmasıdır. Bu nedenle, müzede bulunan bu gruptaki eserler incelenmiş ve erken Osmanlı Dönemi seramiklerine ait yapılan ve yayınlanmış çalışmalar referans alınarak ilerlenmiştir. Çalışma kapsamında 27 farklı eser incelenmiş, yapım tekniği, bezeme çeşitleri hakkında bilgi verilip çizimileri yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Milet işi, Seramik, Çini, Kütahya, Arkeoloji
Seramik sanatçısı Mustafa Tunçalp ve eserlerinde çini sanatının etkileri
Sanatçı Mustafa Tunçalp'in Türk Seramik Sanatında önemini ve eserlerinde kullandığı Türk desenleri etkilerini bir kaynakça çerçevesinde paylaşmayı amaçlayan bu araştırma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde; hayatının büyük bir kısmını seramik sanatıyla iç içe geçiren ve seramik yapmayı yaşam tarzı haline dönüştüren Mustafa Tunçalp'in yaşam öyküsü, çalışma hayatı ve sanat etkinliklerinin detaylarından bahsedilerek, Sanatçının seramik sanatına katkılarına tanıklık eden birçok kişinin görüşlerine yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde; çininin tanımı, tarihçesi anlatılmıştır. Geleneksel Türk seramik sanatının oluşum aşamaları ve çağdaş Türk seramik sanatına olan etkilerine yer verilerek, eserlerinde çini sanatından izler taşıyan seramik sanatçılarından bahsedilmiştir. Bu bölümün devamında, araştırmamın asıl konusunu oluşturan "Mustafa Tunçalp'in Türk seramik sanatında ki yeri ve eserlerinde taşıdığı, çini sanatının etkileri" anlatılmıştır. Bu anlatım yapılırken Sanatçının yapıtlarında kullandığı çini motifler seçilerek; tarihsel süreçlerinden ve çıkış noktalarından bahsedilmiştir. Tunçalp'in seçilen eserleriyle birlikte o döneme ait motifler görselleriyle birlikte sunulmuştur. Üçüncü bölümde ise; yapılan araştırmalar ve incelemeler sonucu Mustafa Tunçalp'in seramik sanatına bakış açısının ve eserlerinin ışığında, yeni bir yorum katılarak kişisel uygulamalara yer verilmiştir.
Seramik sanatçısı Mustafa Tunçalp ve eserlerinde çini sanatının etkileri
Sanatçı Mustafa Tunçalp'in Türk Seramik Sanatında önemini ve eserlerinde kullandığı Türk desenleri etkilerini bir kaynakça çerçevesinde paylaşmayı amaçlayan bu araştırma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde; hayatının büyük bir kısmını seramik sanatıyla iç içe geçiren ve seramik yapmayı yaşam tarzı haline dönüştüren Mustafa Tunçalp'in yaşam öyküsü, çalışma hayatı ve sanat etkinliklerinin detaylarından bahsedilerek, Sanatçının seramik sanatına katkılarına tanıklık eden birçok kişinin görüşlerine yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde; çininin tanımı, tarihçesi anlatılmıştır. Geleneksel Türk seramik sanatının oluşum aşamaları ve çağdaş Türk seramik sanatına olan etkilerine yer verilerek, eserlerinde çini sanatından izler taşıyan seramik sanatçılarından bahsedilmiştir. Bu bölümün devamında, araştırmamın asıl konusunu oluşturan "Mustafa Tunçalp'in Türk seramik sanatında ki yeri ve eserlerinde taşıdığı, çini sanatının etkileri" anlatılmıştır. Bu anlatım yapılırken Sanatçının yapıtlarında kullandığı çini motifler seçilerek; tarihsel süreçlerinden ve çıkış noktalarından bahsedilmiştir. Tunçalp'in seçilen eserleriyle birlikte o döneme ait motifler görselleriyle birlikte sunulmuştur. Üçüncü bölümde ise; yapılan araştırmalar ve incelemeler sonucu Mustafa Tunçalp'in seramik sanatına bakış açısının ve eserlerinin ışığında, yeni bir yorum katılarak kişisel uygulamalara yer verilmiştir.
Osmanlı Dönemi Karamemi üslubunda İznik çini tabaklarında görülen motifler, kompozisyonların incelenmesi ve uygulanması
Özellikle 16.yüzyıldan itibaren İznik'te yoğunlaşan Osmanlı Dönemi Çini Sanatı, Saray nakkaşhanesinin saray ustaları tarafından çini komposizyonlarına getirilen yeni yaklaşımlar Osmanlı dönemine özgü yeni üslupların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Osmanlıya özgü olan Karamemi üslubuda bunlardan sadece bir tanesidir. Kanuni dönemindeki Saray nakkaş hanesinin en önemli sanatkârları Şah Kulu ve onun öğrencisi olan KaraMemi'dir. KaraMemi, klasik çini komposizyonlarının yanı sıra çalışmalarında kendi zevkini ve görüşünü yansıtan natüralist bir yaklaşım izlemiştir. KaraMemi tabak çalışmalarında ana tema olarak, bahçe çiçekleri ile beraber bahar dalları ve servi ağacıda motiflerini karakterlerini kaybetmeden desen içerisinde kullanılmıştır. Motiflerin karakterlerinin üzerinde oynanılmamasından dolayı yarı üsluplaştırılmış çiçeklerin kendi sapı ve yaprağı ile komposizyon içerisinde yer almıştır. Anahtar Kelimeler: Karamemi, Çini, İznik, Üslup
Osmanlı Dönemi Karamemi üslubunda İznik çini tabaklarında görülen motifler, kompozisyonların incelenmesi ve uygulanması
Özellikle 16.yüzyıldan itibaren İznik'te yoğunlaşan Osmanlı Dönemi Çini Sanatı, Saray nakkaşhanesinin saray ustaları tarafından çini komposizyonlarına getirilen yeni yaklaşımlar Osmanlı dönemine özgü yeni üslupların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Osmanlıya özgü olan Karamemi üslubuda bunlardan sadece bir tanesidir. Kanuni dönemindeki Saray nakkaş hanesinin en önemli sanatkârları Şah Kulu ve onun öğrencisi olan KaraMemi'dir. KaraMemi, klasik çini komposizyonlarının yanı sıra çalışmalarında kendi zevkini ve görüşünü yansıtan natüralist bir yaklaşım izlemiştir. KaraMemi tabak çalışmalarında ana tema olarak, bahçe çiçekleri ile beraber bahar dalları ve servi ağacıda motiflerini karakterlerini kaybetmeden desen içerisinde kullanılmıştır. Motiflerin karakterlerinin üzerinde oynanılmamasından dolayı yarı üsluplaştırılmış çiçeklerin kendi sapı ve yaprağı ile komposizyon içerisinde yer almıştır. Anahtar Kelimeler: Karamemi, Çini, İznik, Üslup
Türk hamam kültürü, hamamlarda kullanılan eşyalar ve çini sanatına uyarlanması
İnsanlık tarihi, bir sosyal evrim ve gelişimin tarihidir. Yüzyıllar öncesinden bu yana insanlar, bir yandan temel gereksinimlerini karşılama ve doğa şartları ile mücadele içindeyken; bir yandan da yaratıcı güdülerini hayata geçirme, hayal dünyasının tahayyüllerini dışa vurma eğilimi içerisinde olmuştur. Sanat dediğimiz olgu, bu bağlamda tezahür etmiştir. Yaşam biçimi, coğrafi şartlar, inanç ritüelleri, arzu ve istekler, toplumların sanatsal üretiminde belirleyici olmuştur. Bu bağlamda sanatı, toplumların estetik ve karakteristik izdüşümü noktasında değerlendirmek mümkündür. Bir toplumun sanat eserleri, o toplumun ruhunu ve sosyolojik arka planını yansıtır. Anadolu toprakları, günümüze kadar bırakmış olduğu sanat eserleri ile kadim bir bilgeliğin ve zarafetin meyvelerini sunmaktadır. Farklı kültürleri ve kavimleri bağrına basan bu kutsal topraklar, tüm renkleri ve çeşitliliğiyle bir sanat panayırına dönüşmüştür. Memleketin her karış toprağında, kültür ve sanatın gücünü ve direncini kaybetmeyen bütün zengin imgeleriyle karşılaşmamız mümkündür. Çalışmamızın temelini, topraklarımızın eşsiz sanatsal imgelerinden olan ve neredeyse bizimle özdeşleşmiş "Çini" sanatı oluşturmaktadır. Bizlere miras kalan bu topraklar, çini sanatının muazzam örnekleri ile doludur. Buradan hareketle; tarihimizin en önemli kültürel miraslarından olan eski Türk hamamları, çini sanatının yansımaları noktasında ele alınmıştır. Çini sanatı, Türk hamam kültüründe kullanılan hamam eşyalarına uygulanarak tasarlanmıştır.
Türk hamam kültürü, hamamlarda kullanılan eşyalar ve çini sanatına uyarlanması
İnsanlık tarihi, bir sosyal evrim ve gelişimin tarihidir. Yüzyıllar öncesinden bu yana insanlar, bir yandan temel gereksinimlerini karşılama ve doğa şartları ile mücadele içindeyken; bir yandan da yaratıcı güdülerini hayata geçirme, hayal dünyasının tahayyüllerini dışa vurma eğilimi içerisinde olmuştur. Sanat dediğimiz olgu, bu bağlamda tezahür etmiştir. Yaşam biçimi, coğrafi şartlar, inanç ritüelleri, arzu ve istekler, toplumların sanatsal üretiminde belirleyici olmuştur. Bu bağlamda sanatı, toplumların estetik ve karakteristik izdüşümü noktasında değerlendirmek mümkündür. Bir toplumun sanat eserleri, o toplumun ruhunu ve sosyolojik arka planını yansıtır. Anadolu toprakları, günümüze kadar bırakmış olduğu sanat eserleri ile kadim bir bilgeliğin ve zarafetin meyvelerini sunmaktadır. Farklı kültürleri ve kavimleri bağrına basan bu kutsal topraklar, tüm renkleri ve çeşitliliğiyle bir sanat panayırına dönüşmüştür. Memleketin her karış toprağında, kültür ve sanatın gücünü ve direncini kaybetmeyen bütün zengin imgeleriyle karşılaşmamız mümkündür. Çalışmamızın temelini, topraklarımızın eşsiz sanatsal imgelerinden olan ve neredeyse bizimle özdeşleşmiş "Çini" sanatı oluşturmaktadır. Bizlere miras kalan bu topraklar, çini sanatının muazzam örnekleri ile doludur. Buradan hareketle; tarihimizin en önemli kültürel miraslarından olan eski Türk hamamları, çini sanatının yansımaları noktasında ele alınmıştır. Çini sanatı, Türk hamam kültüründe kullanılan hamam eşyalarına uygulanarak tasarlanmıştır.