Dr. Öğr. Üyesi Fevzi Nuri Kara danışmanlığındaki tezler

12 tez · Afyon Kocatepe University

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağdaş seramik sanatında ifadeci yaklaşımlar ve figüratif dışavurumculuk

İnsanlık tarihinin en eski ürünü olan seramik, yüzyıllar içinde gelişim göstererek evrensel bir dile sahip güçlü bir ifade aracı olmuştur. Tarihsel süreç içinde toplumların yaşama biçimlerini, kültürlerini etkilemiş ve kültürel olgulardan etkilenerek şekillenmiştir. Dolayısıyla seramik malzeme, her çağın sanat üretiminde özel bir alanda yer bulmuştur. Sanatın ne olduğu ya da olmadığı Antik Çağ'dan itibaren tartışılagelmektedir. Platon ile başlayan ve günümüzde yoğunlaşan bu tartışmalar aynı zamanda sanatın kuramsal söylemlerini doğurmuştur. Bu çalışmada, "Dışavurumcu (Anlatımcı) Sanat Kuramı" çerçevesinde çağdaş seramik sanatında figüratif dışavurumculuk incelenmektedir. Sanat eserinin subjektif görünüşleriyle ilgilenen "Dışavurumcu Sanat Kuramı"nda sanat eserinin anlatımcı niteliği önem kazanmaktadır. Bu kurama göre sanat eseri, sanatçının duygularının bir yansımasıdır. Sanatı bilişsel, yaratıcı, tinsel bir edinim olarak gören Croce'ye göre sanatçı: İçindekileri dışavuran, ifade eden kişidir. İfadeci yaklaşımlar çerçevesinde figüratif temalı eserlere yönelen bu çalışmada, Çağdaş Seramik Sanatı'nda figüratif ifadeci tavrın yeri amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenen sanat yapıtları üzerinden incelenmiştir. Araştırmanın son bölümünde kişisel yaratım sürecine değinilmiş, konu ile ilgi içerisinde üretmiş olduğum eserlerimin kuramsal temelleri metinleştirilmek istenmiştir.

EkspresyonizmFigüratif sanatModern sanat+1
Fatma Ay
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağdaş sanatta doğa algısı ve metaformoz

Ġnsan doğanın bir parçasıdır ve bu yüzden doğa teması, geleneksel sanat tarihinden günümüz sanatına kadar sanatçıların etkilendiği ve eserlerine yansıttığı konu olmuĢtur. Aydınlanma Çağı ve Sanayi Devrimi sonrasında toplumun yaĢayıĢ biçimleri, düĢünceleri değiĢerek bireycilik ve özgür düĢünce yapıları etkili hale gelmiĢtir. Bu değiĢimler, sanatçıların modern anlayıĢ ve sanat üretimlerini ortaya çıkarmıĢtır. 20. yüzyıl baĢlarında endüstrileĢme ve teknolojinin ilerlemesiyle sanat alanındaki değiĢikler sanatçıların doğaya olan bakıĢ açılarını da etkilemiĢtir. Bu bağlamda doğa, sanatçıların yaklaĢımlarında çeĢitli sembolik ögeler ve metamorfik anlamlar kazanmıĢtır. 1960‟larda kavramsal sanatın önem kazanmasıyla sanat nesnesi ve doğa, değiĢim ve dönüĢüme uğramıĢtır. Özellikle Ġkinci Dünya SavaĢı sonrasında ortaya çıkan özgürleĢme hareketleri ve çevre bilincinin ön planda olduğu yıllardır. ÇağdaĢ sanatta resim, Enstalasyon, Performans Sanatı, Video Art, Art Povera ve Land Art gibi hareketlerde sanatçılar, çevresel ve toplumsal farkındalığı yaratmak adına doğayı hem fikir hem malzeme yönünden metaforik ifadeleriyle ele almıĢlardır. Bu araĢtırmada, doğa algısının sanatçılar üzerindeki etkileri ve günümüze kadar olan süreçte sanatçıların doğa teması üzerinden kullandıkları biçim ve malzemenin dönüĢümleri ele alınmıĢtır. ÇağdaĢ Sanatta Doğa Algısı ve Metamorfoz adlı bu çalıĢmada, özellikle doğa kavramının sanat tarihi boyunca değiĢen ve baĢkalaĢıma uğrayan süreçlerinde sanatçı ve eser örnekleri üzerinden incelenmek istenmiĢtir. Anahtar Kelimeler: Doğa, doğa algısı, metamorfoz, çağdaĢ sanat.

DoğaMetamorfozModern sanat+3
Tansu Ordukaya
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağdaş sanatta fraktal form üretim yöntemi olarak parametrik tasarım

Sanat geçmişten günümüze çağına, toplumsal yapısına doğrudan ya da dolaylı etki eden her türlü olumlu ya da olumsuz durumdan, gelişmeden etkilenen değişime açık bir görsel-estetik yapıdır. Toplumsal, kültürel olaylar kadar teknolojik gelişmeler ve bu gelişime katkı sağlayan olanaklardan da aynı şekilde etkilenir. Özellikle 19. yüzyılın sonlarında geliştirilen bilimsel teoriler ve ondan beslenen yeni dünya görüşleri, doğanın yol gösterici yapısını çözümlemeye yarayan matematik, fraktal geometri, kaos, düzen kavramları sanatta da etkisini göstermiştir. 21. yüzyıla gelindiğinde dijital olanakların gelişmesi, bilgisayar teknolojisinin sanat/tasarım sürecine katkı sağlayacak özelliklere sahip olması, dijital sanat, dijital üretim kavramlarını ortaya çıkarmış ve beraberinde sergileme olanaklarını farklılaştırmıştır. Bunlardan biri program olanaklarıyla oluşturulan parametrik tasarımdır. Çoğunlukla mimari, iç mekan tasarımı ve endüstri ürünleri tasarımında kullanılan parametrik tasarım, özellikle son dönemde sanatçıların eserlerini oluştururken kullandıkları malzemeyi çeşitlendirmesini sağlayan ve sanat eserini mekanıyla, mekan için tasarlatan bir yöntem olmuştur. Çalışmada hem mimari hem de sanata ilişkin belli başlı parametrik tasarım örneklerine yer verilmiştir. Bu araştırma sayesinde çağdaş sanatta dijital bir üretim yöntemi olan parametrik tasarımın, hem kuramsal hem de uygulama açısından oluşturulan örnek eserlerle temsil edilmesi, yöntem ve uygulama açısından sanat alanına katkı sağlaması bakımından önem taşımaktadır.

FraktalKaosModern sanat+3
Mustafa Yüzükoca
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağdaş Türk resim sanatında sürrealist nesne üzerine bir inceleme

20'nci yüzyılın başlarında yaşanan I. Dünya Savaşı, insanlar üzerinde büyük travmalar ve derin yaralar bıraktı. Tüm bu acılara rağmen hayatın her alanında yenilikler ve gelişmeler meydana gelmiştir. Kentleşme ve sanayileşmenin hızla ilerlemesi de toplum üzerinde önemli bir etki yaratmıştır. Toplumun bir parçası olan sanatçılar, yeni bir ortamda çalışma hayatlarını sürdürürken çağın duyarlılıklarını imleyen eserler yarattılar. Böylece 20. yüzyıldaki birçok sanat akımı gibi etkisini yıllarca sürdüren Sürrealizm sanat akımı 1924 yılında Avrupa'nın sanat başkenti Paris'te doğdu. Edebiyat alanında Tristan Tzara ile başlayan ve sanatın birçok alanında önemli bir yer edinen Sürrealizm, Dadaist hareketin burjuva kültürüne karşı devamı olarak özgür düşünceyi savunur. Sürrealist hareket estetik ve ahlaki ötesinde insanın özgürleşmesi ilkesini ortaya koymaktaydı. Konu malzemesi rasyonel değil, irade dışından gelen bilinçaltı çağrışımlar olan Sürrealist harekette, duyulur objenin yerini bilinçdışı ve rüyayı da içine alan mantıksal-rasyonel düşüncenin ortadan kaldırılmasıyla otomotik bir yaratıcı süreç almıştır. Bu nedenle sürrealist nesne tesadüfi, şaşırtıcı, tuhaf, nedensiz olduğu kadar kendi bağlamından koparılmış, gizemli, çağrışımsal hatta metafizik ve semboliktir. Öte yandan Sürrealist nesneler Dada hareketinin bir devamı olarak bulunmuş (Max Ernst, ManRay, Dora Maar, Meret Oppenheim) nesneleri de kapsamaktaydı. Sürrealist hareketin Türk sanatına etkileri ise Türk sanatında 1950 sonrası artan bireysel sanat hareketleri çerçevesinde 1955-1960'lara gider. Bu yıllar yenilikçi sanat hareketlerinin Türk resminde öne çıktığı yıllardır. Ancak Türk resminde Sürrealist dili içeren eserler olsa da Batı sanatında olduğu gibi bir sürrealist akımın varlığı her zaman tartışmalı olmuştur. Bu çalışmada, amaçlı örneklem yöntemiyle belirlenen Türk sanatında Sürrealist etkiler içeren eserler ve Batı sanatıyla olan farklılıkları sürrealist nesne bağlamında ele alınmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise Sürrealist bir dil içeren çalışmalarımda nesne ve nesneye yaklaşımım kuramsal bir zeminde sorunsallaştırılarak metinleştirilmesi amaçlanmaktadır.

Yağmur Demir
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağdaş Türk performans sanatında beden, eylem ve mekan ilişkileri üzerine bir inceleme: Mehmet Kavukcu örneği

Gelenekselciliği reddeden fütüristler, savaşa karşı olan dadaistler ile kıvılcım bulan, soyut dışavurumcuların "Aksiyon/Eylem Resimleri"nden ilham alan ve kavramsal sanat ile doğuşunu tamamlayan performans sanatı, beden kullanımını ön planda tutan fakat tüm sanat türlerini içine alan sınırsız yapıdadır. 1960'larda adı konulan performans sanatı, uygulayıcıları tarafından insanların tüm duyularına hitap etmeyi başarabilen işler ortaya koyan ender sanat türlerinden biridir. En önemli özelliği, izleyicinin pasif alıcı konumundan aktif katılımcı konumuna geçmesini sağlamasıdır. Buradaki katılımcılık sadece eşlik etmek değil, kimi zaman bir sanatçıya, kimi zaman ise bir sanat nesnesine dönüşebilmesi anlamı taşıyabilmektedir. Yaşam ile sanatı birbirine yakınlaştıran performans sanatı, avangart doğası ve çağdaş sanat teriminin anlamını tamamen karşılayan yapısı ile daima güncelliğini koruyan bir düzlemdedir. Performans sanatının, Türkiye sanat ortamına 1960'larda kavramsal çalışmalar oluşturma süreçleriyle birlikte dâhil olduğu gözlemlenmektedir. Performans sanatı, buradaki etkinliğini 1990'larda kuvvetli anlamda hissettirmiştir. Performansların her zaman düşünsel ve kavramsal temelleri bulunmaktadır. Söz konusu kavramsal temeller incelendiğinde, bu sanat biçiminin sadece bedensel aktivitelerden ibaret olmadığı, uygulayıcısının belirlediği tema doğrultusunda verilmek istenen bir mesajının olduğu da görülebilmektedir. Performanslar genellikle kişisel veya çevresel etkilerden beslenmekte ve çoğunlukla mekan sınırlaması bulunmamaktadır. Ayrıca, performanslar sosyolojik özelliğin yanında politik, psikolojik ve teknolojik özellikler de taşımaktadır. Bu çalışmada performans sanatı, dünyada ve ardından Türkiye'de tarihsel süreci ile birlikte ele alınmış, amaçlı örneklem yöntemi ile belirlenen önemli performans çalışmaları çözümlenmeye çalışılmıştır. Son olarak da güncel performans sanatçısı Prof. Dr. Mehmet Kavukcu'nun hayatı, sanat görüşü ve beden, eylem, mekan ilişkileriyle çeşitli eserleri, Türk Çağdaş Sanat ortamına kattıkları bağlamında aktarılmıştır.

Multidisipliner sanatPerformans sanatıÇağdaş sanat+1
Yasin Mutlu
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anadolu kilim motiflerinin çağdaş türk sanatındaki etkisi ve medya araçları ile yeniden yorumu

Geleneksel Anadolu kilim motifleri, toplumsal belleğin, kimliğin ve kültürel anlatımın önemli bir yansıtıcısı olmuştur. Ancak çağımızda gelişen teknolojiler ve küreselleşmenin etkisiyle görsel kültürdeki yerini zamanla kaybetmeye başlamıştır. Bu durum, kültürel sürekliliğin kesintiye uğramasına ve geleneksel simgelerin çağdaş sanat pratiklerinden dışlanmasına neden olmuştur. Söz konusu problem, yalnızca motiflerin estetik değerini değil, aynı zamanda taşıdıkları sembolik ve tarihsel anlamların da kaybolasına yol açmaktadır. Bu tez çalışasının amacı, Anadolu kilim motiflerinin kültürel ve simgesel değerini koruyarak, bu motiflerin çağdaş Türk sanatındaki temsillerini incelemek ve sayısal medya araçları ile nasıl yorumlanabileceğini ortaya koymaktır. Bu çalışmada geleneksel kilim sanatı ve hem Türkiye'de hem de dünyada çalışmalarında geleneksel sanatı kullanan sanatçıların eserleri amaçlı örneklem yöntemi ile belirlenmiş, tarihsel süreci, sembolik ve kültürel değerler bağlamında ele alınarak, analiz edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda veri toplama yöntemleri, Feldman Yöntemi, Panofsky Yöntemi ve Kültürel Analiz Yöntemleri kullanılmıştır.

Arzu Kantemir
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dijital teknolojilerin özgün baskı resim sanatına etkileri ve yeni arayışlar

İnsanlığın var olduğundan beri var olan sanat, insanın doğa karşısında güç kurmaya yönelik mağara duvarlarına bırakılan el baskılarından günümüze kadar içinde bulunduğu zamanın koşullarından beslenerek kendine yeni anlatım biçimleri oluşturmuştur. Sanatın bir dalı olan özgün baskı resmin, mağara duvarlarındaki el izlerinden Sümer kil tabletlerine, tahta kalıplarla yapılmış mühürlerin basılmasına kadar geçen süredeki gelişimi, Çin'de M.S. 105 yılında kâğıdın bulunmasıyla değişmiş ve günümüz baskı sanatının temelleri atılmıştır. 15. yy. da Gutenberg'in matbaayı icadıyla baskı alanında yeni bir çığır açılmıştır. Sanayi devrimiyle başlayan makineleşme toplumda yaşam biçimini değiştirmiş ve sanat da değişimler göstermiştir. Modern sanat akımları içinde özgün baskı resim, kullanılan malzeme ve teknik olarak akımların düşüncelerini ifade etmede kullanılmıştır. 1960'lı yıllarla birlikte farklı malzemeler ve farklı teknikler bir arada kullanılarak deneysel arayışlarda bulunulmuştur. Böylece özgün baskı resmin çoğaltılmasında kullanılan kurallar ve sınırlar yumuşamaya başlamıştır. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren teknolojik bir araç olan bilgisayarın ortaya çıkmasıyla birlikte özgün baskı resimde dijital baskıların temeli atılmıştır. Sanatçılar yeni anlatım biçimi olan dijital sanatı benimsemiş ve 1990'lı yıllarla birlikte dijital sanatı daha fazla kullanmaya başlamışlardır. Ayrıca diğer baskı teknikleriyle birleştirerek yeni arayışlarda bulunmuşlardır. Her geçen gün gelişen yeni teknikler ortaya çıkaran ve kullanılan malzemeyle sınırsız üretim şekli geliştiren baskı resim dijital baskıyla bambaşka boyut kazanmıştır. Anahtar Kelimeler: Baskı Resim, Sanat, Teknoloji, Dijital Baskı Resim, Dijital Teknoloji

Resim sanatıSayısal teknolojiTeknoloji+3
Esra Bülte Selçuk
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeni dışavurumculuğun 1970 sonrası Türk resim sanatına etkisi

20. yüzyıl da ortaya çıkan Dışavurumculuk, bir akım olmaktan çok bir ifade biçimidir. Döneme damgasını vuran bu hareket renk, üslup, farklı anlatım biçimleri ve soyutlamalarıyla tüm ülkede ses getirmiştir. Dışavurumculuğu üç dönem olarak ele alırsak, son dönemi Yeni Dışavurumculuktur. Yeni Dışavurumculuğun farklı resimsel kaygıları vardır. Gerçeği arayışın sanatıdır. 1970'lerden itibaren sanat tüm ülkelerde yeni arayışlar içerisine girer. Sanat gelişiminin biçimlenmesinde de Türkiye'nin toplumsal ve ekonomik gelişmeleri belirleyici bir etkiye sahiptir. Sonuç olarak, bu araştırmanın sanatsal çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülerek önerilerde bulunulmuştur.

EkspresyonizmNeo-ekspresyonizmResim sanatı+1
Sevim Sunar
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şematik dönemdeki çocukların sanatsal gelişiminde çok alanlı sanat eğitiminin yeri

"Çok Alanlı Sanat Eğitimi"; "sanat tarihi", "sanat eleştirisi", "uygulama" ve "estetik" alanlarından oluşan, çağcıl bir eğitim yöntemidir. Bu yöntemin ilköğretim çağının ilk kademesi içerisinde yer alan şematik (7-9 yaş) dönem çocuklarının sanatsal yaratıcılıkları üzerindeki katkılarının incelenmesi tezin konusunu oluşturmaktadır. "Çok alanlı sanat eğitimi yönteminin alanları, haftalık sanat derslerindeki etkinlikler aracılığıyla, 7-9 yaş çocukları üzerinde uygulandığında ne tür sonuçlar doğurabilir?" Sorusu, bu araştırmanın problemini oluşturmaktadır. Tez araştırması kapsamında temel amaç, yöntemi tanıtmakla birlikte, gerekliliğini ve sonuçlarının (işlevlerinin) neler olabileceğini (yönteme ilişkin basamaklara da değinerek) açıklamaktır. Bu tez araştırması, 7-9 yaş dönemini yaşayan (şematik dönem) ilköğretim birinci kademe çocukları (araştırmanın evreni) ile birlikte yürütülmüş çeşitli sanat etkinlikleri üzerinden kendisini inşa etmektedir. Araştırmanın örneklemini Özel Mektebim Okulları Afyon Şubesi İlköğretim Okulu ve Lisesi, İlköğretim Birinci Kademe 3-A sınıfı oluşturmaktadır. Sonuç olarak bu araştırma; çok alanlı sanat eğitimi yönteminin, çocukları bilgilendirme, kültürlü kılma, dilsel gelişimine katkıda bulunma, sanata, sanatçıya, yaşadıkları doğaya, çevreye duyarlı kılma ve eleştirel bakabilme şeklinde sıralayabileceğimiz amaçlarını, 7-9 yaş (şematik dönem) çocuklarına ilişkin sanat uygulamaları üzerinden kavratmaya yönelik bir çabayı ortaya koymaya çalışmıştır. Anahtar Kelimeler: Görsel sanatlar, çok alanlı sanat eğitimi, şematik dönem, sanat, çocuk.

Görsel sanatlarGörsel sanatlar eğitimiSanat+3
Kayhan Metin
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağdaş Türk sanatında kavramsal hareketler ve öncü sanatçılar

Türkiye'de Cumhuriyetle başlayan çağdaşlaşma hareketleri ile geleneksel sanat alanının sınırları zorlanarak aşılmış ve yeni bir düşünce olgusu doğmuştur. Cumhuriyetin ilanından sonra reform ve yenilik sürecinin başlamasıyla sosyal, kültürel, politik, ekonomik ve sanat alanında köklü değişimler yaşanmaya başlanmıştır. Türkiye'de 1920'lerin başından günümüze kadar uzanan plastik sanatlara ilişkin gelişmelerde, çağdaşlaşma hareketleriyle biçimlenen özgür ve çağcıl felsefede temellenmektedir. Gerek tek partili dönem gerekse çok partili dönem içerisinde yaşanan düşün ve sosyal yaşam alanındaki tüm olgular Türk resim sanatının da kuramsal temellerini oluşturmuştur. Her ne kadar çağdaş Türk resim sanatının temelini Batı sanatının temel kavram, yöntem, teknik ve yaklaşımları oluştursa da yapıtlar bazında incelendiğinde Türk resim sanatında özde kendi toplumsal koşullar ve düşünce kaynaklarının sanatçı üzerinden bir yorumu öne çıkmaktadır. Bu bağlamda çağdaş Türk resim sanatının kuram-düşünce boyutunu başta 18. yüzyıl Batılılaşama hareketi, Ulu Önder Atatürk'ün önderliğinde gerçekleşen Milli Mücadele ve sonrası çağdaşlaşma hareketi, modernleşme hamleleri ve devrimler, 1950'lerde çok partili siteme geçiş, sanayileşme hamleleri, kırsaldan kente göç, ihtilaller ve askeri darbeler, liberal ekonomik politikalarla dışa açılma süreci, globalleşme vb. birçok gelişmenin sosyal yaşam ve düşündeki etkileri doğal olarak Türk resim sanatında da tekrarlanmıştır. Özellikle 1980'li yıllarda geleneksel tekniğe dayalı betimlemenin yerini, kuramsal söylemin almasıyla sanatsal anlatıda kavram ön plana çıkmış, 1980'lerden sonra Türkiye'de Kavramsal Sanat anlayışı yaygınlaşmıştır. Malzeme ve yöntem olarak sınır tanımayan sanatçılar tuvalin dışına çıkarak yeni yorumlamalar getirmiştir. Sanatçı, sanat eseri, müze ve galeriler sorgulanarak sınırlar aşılmaya çalışılmış, bu bağlamda Kavramsal Sanatta günlük hayattaki hazır nesneler resim ve heykelin yerini alarak yeni bir eğilim sürecine girilmiştir.

Kavramsal sanatModern resim sanatıModernizm+6
Müjgan Çakar
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağdaş Türk sanatında video yerleştirmelerinin kavram, zaman, mekân ilişkileri çerçevesinde incelenmesi

Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren başlayan çağdaşlaşma süreci her alanda olduğu gibi Türk Sanatına da yeni ifade biçimlerinin kapılarını aralamıştır. Toplumsal olaylar ile birlikte siyasi, ekonomik, kültürel ve teknolojik gelişimler sanat alanını şekillendirmiştir. 1950'li yıllarda sanayileşme, modernleşme hamleleri, ekonomi politikaları ve dışa açılma süreçleri birçok kavramın ortaya çıkmasına neden olmuştur. 1980 askeri darbe sonrasında küreselleşmenin ortaya çıkması, İstanbul gibi büyük kentlere göçün başlamasını tetiklemesiyle birlikte, kültürel, etnik kimlik karmaşası ortaya çıkmıştır. Bu durum sanat alanını da etkilemiş ve sanatçı ortaya çıkan kavramları kuramsal çerçevede ele almıştır. Toplumsal hareketlerin yoğun olduğu 1980 döneminde üretim ve tüketim politikalarının artması özellikle kadın bedeni üzerinden oluşturulan popüler kimlik imgeleri sanatçılar tarafından yerleştirme, video gibi sanatsal pratiğe dönüşmüştür. Kavramsal Sanatın hakim olduğu süreçte yöntem ve malzeme çeşitliliğini arttırarak sanatçı geleneksel anlatımı yıkmıştır. Geleneksel sanat anlayışı teknoloji ve bilim alanındaki değişimlerden etkilenmiştir. Batı'da 1960'lı yıllarda hakim olan "video sanatı", teknolojik gelişmeler ile birlikte Türkiye'de 1990'lı yıllarda hareketlilik kazanmıştır. Böylece sanatsal dil olarak kullanılmaya başlanan video, sanat alanına yeni bir söylem kazandırmıştır. Bu bilgiler doğrultusunda günümüz sanat anlayışı ve disiplinini anlayabilmek için video sanatının sanat alanındaki etkisini kavramak gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı Çağdaş Türk Sanatındaki yeni ifade tekniklerinin oluşum sürecini video çalışmaları üzerinden betimsel bir inceleme yaparak önemini saptamaktır.

KavramlarMekanModern sanat+6
Burçak Yazıcı
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Renk üzerine yapılan bilimsel araştırmaların resim sanatına etkisinin yapıtlar üzerinden analizi

Renk, bilimsel anlamda Newton'un cam prizma deneyi vasıtasıyla nicelik kazanmıştır. Tarih öncesi dönemlerde rengin kullanımı, mağara resimlerine dayanmaktadır. Tarih öncesi dönemde yaşayan insanlar mağara duvarlarına yaptıkları resimlerde anlatımlarını kuvvetlendirmek adına rengi doğadan elde etmeye çalışmışlardır. Daha sonra birçok bilim insanı kendi renk teorisini geliştirmek istemiştir. Renk üzerine yaptıkları çalışmalarla teorilerini güçlendirerek bilim dünyasına ve yaşamımıza oldukça faydalı olacak şekilde bilgiler aktarmışlardır. Kimyasal olarak rengi Le Blon ele almıştır ve renk incelemeleri adı altında CIE (Uluslararası Aydınlatma Komisyonu) Goethe'nin renk teorisini kabul görmüştür. Goethe, rengin karanlık ve aydınlık yönünü incelerken aynı zamanda psikolojik etkilerine de değinmiştir. Bilim ve sanat dünyasına oldukça büyük katkı sağlamıştır. Dönemin sanatçıları renk kullanımında Goethe' den etkilenerek üretim yapmaya başlamışlardır. Rengin bilimsel netlik kazanması sanat dünyasına büyük katkı sağlamıştır. Bu çalışmada; renk fiziksel, kimyasal, psikolojik ve fizyolojik açıdan detaylıca incelenmiştir. Renk kuramıyla ilgilenmiş olan bilim insanlarının rengi ele alma biçimleri arasında kıyaslamalar yapılmıştır. Tarihsel süreçte sanat alanında renklerin armonik durumları, oranları ve resimlerin üretiminde psikolojik duygular ile dışavurumsal renk tercihleri örnekler üzerinden incelenmiştir.

Bilimsel araştırmalarRenklerResim sanatı+1
Seçil Aras Özcan
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
10

Diğer danışmanlar