Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Akın Bulut
10 theses · Ibn Haldun University
Mesleki ve teknik liselerde bilişim teknolojilerinin kullanımı
Donanımlı eleman gereksiniminin karşılanmasına dair eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü hem mesleki hem de teknik liseler gerek ülke ekonomisi gerekse öğrenciler adına değer sağlayan kurum ve kuruluşlardır. Diğer taraftan kurum ve kişilerin çalışma yüklerini azaltılması ve çalışma süreçlerini geliştirmeye katkı vermesi olmak üzere birçok özellikten dolayı bilgi sistemlerinin devletler bakımından katkısı gittikçe artış göstermektedir. Bu kapsamda, bilişim teknolojileri eğitim hizmeti almış olan kişilerin alanlarında uzmanlık eğitimlerine geçmelerinin başlangıcı olan lise eğitiminin ne şekilde ilerlediğine dair bilgiler oldukça önemlidir. Yapılan çalışma ülkemizdeki hem mesleki hem de teknik liselerde kullanılan bilişim teknolojilerini konu edinmiştir. Dolayısıyla bu alanda bir kaynak oluşturması adına fayda sağlayacağı düşünülmektedir.
Bir vakıf üniversitesi örneği: İdari birimlerin dijitalleşme düzeylerinin incelenmesi
Dijital dönüşüm, iş dünyasında olduğu gibi yükseköğretimde de kaliteli ve verimli üretimin önemli itici güçlerinden olmuştur. Organizasyonların uyum sağlayabileceğinden daha büyük bir hızla değişen dünya, rekabet edebilmek için yeni teknoloji yatırımlarını, iş modellerini ve süreçlerini gerektirdiğinden dijital dönüşüm, özellikle COVID-19'dan sonra, kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu çalışmayla, içinde bulunduğumuz bilgi çağında bir ihtiyaç haline gelen ve özellikle COVID-19 Pandemisi ile birlikte önemi daha fazla anlaşılan dijitalleşme sürecinin, yükseköğretim kurumlarının idari birimlerinde hangi düzeyde bulunduğunun incelenmesi amaçlanmaktadır. Yarı yapılandırılmış görüşme soruları ve doküman analizi yöntemi kullanılarak elde edilmiş olan veriler, tema analizinden geçirilmiştir. Yanı sıra, birimlerde kullanılmakta olan belgelerin incelenmesi suretiyle destekleyici veriler elde edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma bulguları dijital dönüşümün başarısı için etkili eğitim ve öğrenme sürecinin hayati bir öneme sahip olduğunu göstermektedir. Kullanıcıların yeni dijital araçları etkin bir şekilde kullanabilmesi ve işlevselliğini anlayabilmesi için eğitim ve öğrenme deneyimi bir ön şarttır. Kullanıcıların alışkanlıkları, dijital araçların tasarımını ve kullanılabilirliğini etkilemektedir. Kullanıcı ihtiyaçları ve alışkanlıkları göz önünde bulundurularak tasarlanan dijital araçlar, kullanıcı deneyimini ve etkililiği önemli ölçüde iyileştirebilir. Anahtar Kelimeler: Üniversitelerin İdari Birimlerinde Dijital Dönüşüm, Vakıf Üniversitelerinin Dijital Olgunluk Düzeyleri, Yükseköğretim Kurumlarında Dijitalleşme.
Üniversite öğrencilerinin Covid-19 pandemisinde çevrim içi eğitime yönelik görüşlerinin incelenmesi: Vakıf üniversitesi örneği
İçinde bulunduğumuz bilgi çağının getirdiği ve beraberinde günümüzde hızla artan teknolojik gelişmelerden etkilenen sektörlerin başında şüphesiz eğitim kurumları yer almaktadır. Eğitim taleplerinin artması eğitimde değişim sürecini günden güne hızlandırırken, uzaktan eğitim modelinin gelişimi son yıllarda yaşanan salgın neticesinde zorunlu hale gelen çevrim içi uzaktan eğitim olarak ilerleme kaydetmiştir. Covid-19 pandemisi ile ortaya çıkan ani değişimin getirdiği yeni koşullar ile çevrim içi eğitimin önemi eğitimde dönüşüm sürecini başlatmıştır. Pandemi süreci ile tercih olmaktan çıkartılıp, eğitimde devamlılığının sağlanabilmesi ve eğitimin sürdürülebilir kılınması amacıyla yüz yüze eğitime bir süre ara verilerek uzaktan eğitim ile sürece devam edilmiştir. Araştırmanının amacını Covid-19 pandemisi sürecinde üniversite eğitimde meydana gelen ve değişim süreci olan çevrim içi eğitimin öğrenciler açısından değerlendirmesini oluşturmaktadır. Araştırmada vakıf üniversitesinde pandemi sürecinde eğitim alan lisans ve lisansüstü öğrencilerin çevrim içi eğitim sürecine dair görüşleri, motivasyon, özyeterlik, ölçme-değerlendirme, teknik yapı, öğretim yöntemleri, hazırbulunuşluk ve hayat boyu öğrenme deneyimlerine yönelik bakış açılarının neler olduğu ile dönem sonu öğrenci değerlendirme anketlerinden elde edilen verilerin analiz sonuçlarının karşılaştırılması temel alınmıştır. Araştırmada yer alan veriler nitel araştırma yöntem ve tekniklerine göre toplanmıştır. Veri toplama aşamasında çevrim içi eğitim sürecine yönelik derinlemesine bilgi alabilmek için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Hazırlanan açık uçlu sorular gönüllülük esasına dayalı olarak çevrim içi veya yüz yüze kayıt alınarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini Covid-19 salgını sürecinde çevrim içi eğitime katılan lisans ve lisansüstü programlara kayıtlı toplam 26 öğrenci oluşturmaktadır. Elde edilen verilerin analizinde yarı yapılandırılmış görüşme formu için betimsel analiz; dönem sonu öğrenci değerlendirme anketlerinden elde edilen veriler için doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada katılımcılardan elde edilen sonuçlar incelendiğinde üniversite özelinde uzaktan eğitim sürecinin avantajlı ve sürece dair genel görüşün olumlu olduğu ancak olumsuz yönlerinin de eğitim süreçleri için ciddi sorun teşkil etti tespit edilmiştir.
Yetişkinlerin eğitim ihtiyaçlarının karşılanmasında halk eğitimin rolü: Esenler örneği
İnsan yaşamının her döneminde eğitimin içinde bulunur. Eğitim bazen planlı ve isteğe bağlı bazen de plansız, fark etmeksizin gerçekleşir. Türkiye'de eğitim, formal ve informal olarak ayrıldığında formal eğitim Milli Eğitime bağlı ilerleyen okul öncesi + 12 yıl zorunlu eğitim ardından yüksek öğrenim olarak devam etmektedir. İnformal eğitim ise isteğe bağlı olup formal eğitime göre daha esnek kabul edilen imkanlarla yapılmaktadır. Yetişkinlerin eğitime ihtiyaç duyması ve bu ihtiyacını lisans, yüksek lisans, doktora gibi alanlar dışında karşılamak istediğinde özel veya vakıflar aracılığıyla yapılan kurslara katılma, Halk Eğitim bünyesindeki kurslara katılma şeklinde karşılanabilmektedir. Halk Eğitim kursları resmi bir karşılığı olan çokça branşa sahip yetişkin eğitimi verilen yerlerdendir. Bu çalışma İstanbul ili Esenler İlçesinde yaşayan yetişkin bireylerin eğitime olan ihtiyaçlarının belirlenmesi ve bu ihtiyaçlarının karşılanmasında ilçede yürütülen Halk Eğitim faaliyetlerinin rolünün incelenmesi için yapılmıştır. 2023-2024 eğitim öğretim yılında yapılan araştırma için ilçede yapılan Halk Eğitim kurslarından seçkisiz olmayan örneklem olarak seçilmiş kursiyer ve eğitmenler arasından 20 kişiyle yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak görüşmeler gerçekleştirilmiş, konuya dair görüşleri alınmıştır. Verilerin toplanmasının ardından elde edilen verilere betimsel analiz yapılmıştır. Yapılan araştırmanın sonucuna göre bölgede yaşayan yetişkinler eğitim ihtiyaçları karşısında ilçenin birçok mahallesinde bulunan kurumlarda Belediye ve Halk Eğitim ortaklığıyla yürütülen kurslardan faydalanmaktadır. Katılımcıların genel görüşü kurslardan memnuniyet duyulduğuna dair olmuştur. Verilere göre beklentilerin karşılanması, kurs verimliliği, imkanlar, kurs çeşitliliği bireylerin memnuniyet sebepleri arasında yer almaktadır.
Sosyal medya ve influencer paylaşımlarının sosyal öğrenme yoluyla ebeveynlerin çocuk yetiştirme anlayışlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, sosyal medya ve influencer paylaşımlarının sosyal öğrenme yoluyla ebeveynlerin çocuk yetiştirme anlayışlarına olan etkisini incelemektir. Eğitim Bilimleri alanında yürütülen bu çalışmada, sosyal medya içeriklerinin ebeveyn tutumları üzerindeki yansımaları nitel bir yaklaşımla ele alınmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış ve toplam 50 ebeveynle birebir görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sosyal öğrenmenin etkileri ile bireyler etkilendikleri kişileri gözlemleyerek kendi yaşamlarında bir takım tutum ve davranışlar sergilemektedirler. Bu tutum ve davranışlar kimi zaman kişinin yaşamına pozitif katkı sağlarken kimi zaman ise negatif etkiler göstermektedir. Elde edilen bulgulara göre, sosyal medya ve influencer paylaşımlarının ebeveynler üzerinde psikolojik bir baskı oluşturduğu, özellikle "mükemmel ebeveynlik" algısının yaygınlaştırdığı ve bunun ebeveynlerde yetersizlik, eksiklik hissi gibi olumsuz duyguları tetiklediği görülmüştür. Katılımcıların influencerlara güven duymadıkları ifade edilse de, bu tür içeriklerin bilinçdışı düzeyde etkili olduğu anlaşılmıştır. Araştırmanın sonucunda, sosyal medyanın yalnızca ebeveynleri değil, dolaylı olarak çocukları da etkilediği ortaya konmuştur. Bu bağlamda, ebeveynlerin sosyal medya kullanımında daha bilinçli olması, takip edilen içerik üreticilerinin alanında uzman kişilerden seçilmesi önerilmektedir.
Development and evaluation of a digital and ai-supported self-regulated learning program
This study aims to develop and evaluate a digital and AI-supported Self-Regulated Learning (SRL) program. Through interviews with students, the head of school counseling, and school managers, the study examines the program's impact on learning processes. The program, designed based on the ADDIE instructional design model, showed positive effects on increasing student motivation and enhancing self-regulation skills. However, challenges such as technology adaptation and the need for educator support were also identified. The research highlights the importance of digitalization and AI as key tools in strengthening self-regulated learning and provides insights to guide future implementations in education.
Bir vakıf üniversitesi örneği: İdari birimlerin dijitalleşme düzeylerinin incelenmesi
Dijital dönüşüm, iş dünyasında olduğu gibi yükseköğretimde de kaliteli ve verimli üretimin önemli itici güçlerinden olmuştur. Organizasyonların uyum sağlayabileceğinden daha büyük bir hızla değişen dünya, rekabet edebilmek için yeni teknoloji yatırımlarını, iş modellerini ve süreçlerini gerektirdiğinden dijital dönüşüm, özellikle COVID-19'dan sonra, kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu çalışmayla, içinde bulunduğumuz bilgi çağında bir ihtiyaç haline gelen ve özellikle COVID-19 Pandemisi ile birlikte önemi daha fazla anlaşılan dijitalleşme sürecinin, yükseköğretim kurumlarının idari birimlerinde hangi düzeyde bulunduğunun incelenmesi amaçlanmaktadır. Yarı yapılandırılmış görüşme soruları ve doküman analizi yöntemi kullanılarak elde edilmiş olan veriler, tema analizinden geçirilmiştir. Yanı sıra, birimlerde kullanılmakta olan belgelerin incelenmesi suretiyle destekleyici veriler elde edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma bulguları dijital dönüşümün başarısı için etkili eğitim ve öğrenme sürecinin hayati bir öneme sahip olduğunu göstermektedir. Kullanıcıların yeni dijital araçları etkin bir şekilde kullanabilmesi ve işlevselliğini anlayabilmesi için eğitim ve öğrenme deneyimi bir ön şarttır. Kullanıcıların alışkanlıkları, dijital araçların tasarımını ve kullanılabilirliğini etkilemektedir. Kullanıcı ihtiyaçları ve alışkanlıkları göz önünde bulundurularak tasarlanan dijital araçlar, kullanıcı deneyimini ve etkililiği önemli ölçüde iyileştirebilir. Anahtar Kelimeler: Üniversitelerin İdari Birimlerinde Dijital Dönüşüm, Vakıf Üniversitelerinin Dijital Olgunluk Düzeyleri, Yükseköğretim Kurumlarında Dijitalleşme.
Eğı̇tı̇mde ölçme ve değerlendı̇rme aşamasında yapay zeka desteklı̇ uygulamaların ı̇ncelenmesı̇ üzerı̇ne ı̇çerı̇k analı̇zı̇
Bu çalışma, ölçme ve değerlendirme alanında kullanılan yapay zeka destekli araçların incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, literatür taraması yöntemiyle yapılmış olup, veriler eğitim alanında kullanılan 16 yapay zeka destekli ölçme ve değerlendirme aracından toplanmıştır. Elde edilen veriler betimsel ve içerik analizi yöntemleri ile analiz edilmiştir. Sonuçlar, yapay zeka destekli araçların en çok üniversiteler ve yetişkinler için tasarlandığını göstermektedir. Yapay zeka destekli araçların kullanım alanları incelendiğinde, sınav yönetimi ve güvenliğinden dil eğitimi ve yazım-dilbilgisi analizine kadar geniş bir yelpazede yer aldığı belirlenmiştir. İncelemeler, matematik ve fen bilimlerinin baskın olduğunu, ancak dil ve konuşma gibi alanların da önemli bir yer tuttuğunu ortaya koymuştur. Araçlar, en fazla formative (süreç odaklı) ve summative (sonuç odaklı) değerlendirme türlerinde kullanılmaktadır. Yapay zeka destekli araçlar, en çok bilişsel alana yönelik ölçme ve değerlendirme yapabilmektedir. Bloom Taksonomi'sinin basamaklarından en fazla analiz aşamasında değerlendirme yapılmakta, ancak öğrenciler en çok kavrama aşamasında değerlendirilmektedir. Ölçme ve değerlendirme alanında kullanılan yapay zeka destekli araçların, Bloom taksonomisinin analiz basamağında öğrenciyi hedeflemediği belirlenmiştir. Bu araçların, eğitim süreçlerinde nasıl daha etkili kullanılabileceğine dair önemli bulgular elde edilmiştir. Eğitim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte, yapay zeka destekli araçların kullanımı daha da yaygınlaşacak ve farklı alanlarda da uygulanabilirlik kazanacaktır. Bu bağlamda, gelecekte yapılacak çalışmaların, yapay zeka destekli araçların etkililiğini ve verimliliğini artırmaya yönelik olması gerektiği sonucuna varılmıştır. Eğitimcilerin, bu araçları nasıl daha etkin kullanabilecekleri konusunda daha fazla bilgi ve beceriye sahip olmaları gerekmektedir. Bu nedenle, öğretmenlere yönelik eğitim programlarının geliştirilmesi önem taşımaktadır.
Bir vakıf eğitim modeli incelenmesi: 21. yüzyıl öğrenme becerileri informel eğitim durumları
Dünyamız değişimin hızlı bir şekilde gerçekleştiği bir noktaya gelmiştir. Bu hızlı değişimler ihtiyaçlarında değişkenliğine sebep olmuşlardır. Eğitim ise, tüm bu değişimler içerisinde kilit taşı konumundadır. Özellikle informal eğitimin çağımızdaki yeri örgün eğitime göre artmaya başlamıştır. Özellikle sivil toplum kuruluşları (STK) ve vakıf eğitimleri bu hal üzere ön plana çıkmaktadır. Bu çalışma sivil toplum kuruluşları (STK) ve vakıflarda verilen eğitim ve çalışmalardaki 21. yüzyıl öğrenme becerilerini incelemektedir. Sivil toplum kuruluşları (STK) ve vakıf kurumlarının eğitim süreçlerinde güncel olmayan yöntemler ve mükemmeliyet sorunları yaşanmaktadır. Yenilik ve inovasyon, eleştirel düşünme, iş birliği ve iletişim, problem çözme gibi yetkinliklerin bu tür kurumlardaki informal eğitimlerin ve müfredatların içerisinde ne kadar yer aldığı hususu soru işareti olarak durmaktadır. Bu minvalde, bu çalışma bir vakıf kurumunu durum çalışması yöntemiyle inceleyecektir. Bu amaçla, nitel durum çalışması yürütülerek incelenen vakıftaki eğitim süreçlerinde aktif rol alan eğitmen ve yöneticiler ile bu eğitimleri alan öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Bulgular olarak ise müfredatın güncel olmaması, eğitim süreçlerini iyileştirmek adına eğitici eğitimleri ve toplantıları, kaynak dokümanların güncellenmesi, mekanların fiziki durumunun iyileştirilmesi gibi temalar öne çıkmaktadır. Sonuç olarak çağın önemi ve nitelik açısından sivil toplum kuruluşları (STK) ve vakıflarda eğitimin ve faaliyetlerin her safhasında güncel yetkinlik ve becerilerin desteklenmesi, donatılması önem arz etmektedir. Bu çalışma vesilesi ile eğitimi destekleyen sivil toplum kuruluşları (STK) ve vakıf eğitimleri, çalışmalarının eksik kalınan noktalarına katkı sağlanmaya çalışılacaktır.
Exploring the social-emotional learning skills of university students in digital and ai-enhanced learning environments
The integration of digital technologies and AI has significantly influenced learning and teachings, and they have been shaping new circumstances in the educational realm. This study explores the social-emotional learning (SEL) skills and experiences of students within a foundational higher education institution whose courses are equipped with digital and AI tools. The research addresses a notable gap in the literature by investigating how using digital and AI tools shapes university students' SEL skills and, indirectly, academic successes. This qualitative research is a case study that has two primary aims: (1) to explore the SEL skills of university students and, depending on this, their academic success in digital and AI-enhanced learning environments and (2) to understand how teaching strategies that use digital and AI tools shape SEL. Collaborative for Academic, Social, and Emotional Learning constructed the study's theoretical framework, so students' SEL skills were investigated through self-awareness, self-management, social awareness, relationship skills, and responsible decision-making competencies. Data were collected through semi-structured interviews with twelve students and six faculty members, who were conveniently and intentionally chosen among those who already have been involved in digital and AI-enhanced learning. The study employs thematic analysis, and it was found that although there are very few negative statements, students' SEL skills and academic performance are majorly positively influenced by the use of digital and AI tools in learning and teaching environments. Keywords: CASEL, Digital and AI-enhanced Learning, Social and Emotional Learning.