Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Ramazan Ceylan
10 theses · Bayburt University
Profesyonel futbolcuların antrenörleriyle ilgili karizmatik liderlik algılarının farklı değişkenlere göre incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, profesyonel futbolcuların antrenörleriyle ilgili karizmatik liderlik algılarının farklı değişkenlere göre etkisini incelemektir. Araştırmaya Türkiye Futbol Federasyonunun farklı lig seviyelerinde aktif futbol oynayan, 18'den başlayan 36 ve üzerine kadar devam eden yaş aralığındaki toplam 509 profesyonel sporcu gönüllü olarak katıldı. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu ile birlikte Veli Onur Çelik (2013) tarafından geliştirilen 10 boyut ve 35 maddeden oluşan Karizmatik Liderlik Ölçeği (KLÖ) kullanıldı. SPSS 26.0 paket programı ile incelenen veriler normal dağılım gösterdiğinden dolayı ikili grup karşılaştırmalarında 'Bağımsız Örneklem T Testi', çoklu grup karşılaştırmalarında ise 'Tek Yönlü Varyans Analizi' ile birlikte Posthoc testlerinden Tukey testi kullanıldı. Sonuçlar. P<0.05 anlamlılık düzeyine göre yorumlandı. Ölçek analiz sonuçları incelendiğinde yaş değişkenine, futbolcu ve antrenör arasındaki gelir düzeyine, profesyonellik süresi değişkenine, oynadıkları lig değişkenine, takım antrenörleri ile birlikte çalıştıkları yıl değişkenine, futbolcuların yıllık gelir düzeyi değişkenine, eğitim düzeyi değişkenine ve oyun mevkileri değişkenine göre sporcuların antrenörleriyle ilgili karizmatik liderlik algılarında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir.
Thera band egzersizlerinin fonksiyonel hareket taraması sonuçları ve biyomotorik özellikler üzerindeki etkisinin araştırılması
Fonksiyonel Hareket Taraması (FHT), hareket asimetrilerini ortaya koymak amacıyla planlanmış, sakatlık riskini belirlemeye yarayan pratik bir yöntemdir. Bu çalışma, theraband egzersizlerinin FHT skorlarına ve biyomotorik özellikler üzerine etkisinin olup olmadığını araştırmak amacıyla planlandı. Çalışmaya Bayburt Üniversitesi'nde öğrenim gören 80 sedanter birey katıldı. Katılımcılar deney ve kontrol grubu olmak üzere rastgele iki gruba ayrıldı. Katılımcılara, antrenman programı öncesinde ve sonrasında; FHT ve biyomotorik testler (esneklik, altıgen koordinasyon, durarak uzun atlama, stork denge, rockport yürüyüş, 20m sürat, dikey sıçrama ve sırt kuvveti testleri) uygulandı. Deney grubunda olup FHT testinden 3 puan altı alan katılımcılara, düşük puan aldıkları her bir hareket için ayrı planlanmış theraband egzersizleri, 8 hafta boyunca haftanın 3 günü 3 set 12 tekrar olacak şekilde toplamda 24 seans uygulandı. Kontrol grubundaki katılımcılara herhangi bir egzersiz programı uygulanmadı. Araştırmada elde edilen veriler SPSS for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edildi. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi kullanıldı. Grup içi tekrarlı ölçümlerin değişimleri bağımlı gruplar t-testi ile analiz edildi. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearson korelasyon analizi uygulandı. Deney grubundaki katılımcıların, egzersiz sonrası test sonuçları; FHT'nin temel hareketlerinde ve toplam skorda ön test sonuçlarına göre anlamlı (p<0.05) olarak artış gösterdi. Deney grubunun toplam FHT skorları ve esneklik değerleri, kontrol grubuna göre anlamlı (p<0,05) artış gösterirken biyomotorik özelliklerin diğer parametrelerinde gruplar arası anlamlı (p>0,05) fark bulunmadı. Deney grubundaki kişiler cinsiyete göre incelendiğinde; dikey sıçrama, durarak uzun atlama ve sırt kuvveti erkek katılımcılarda; sürat ise kadın katılımcılarda anlamlı (p<0.05) farklılık gösterdi. Sonuç olarak; theraband egzersizlerinin, deney grubundaki katılımcıların esneklik ve FHT toplam skorlarında kontrol grubuna göre anlamlı (p<0,05) düzeyde artışa sebep olduğu görüldü.
Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarının ders programında yapılma saatine göre incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; Ortaokul öğrencilerinin Beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarının ders programındaki yapılma saatine göre etkisi olup olmadığını incelemektedir. Çalışmaya,2021-2022 eğitim-öğretim yılında İstanbul/Pendik İlçesi Muhsin Yazıcıoğlu Ortaokulundan 5.6.7. ve 8. sınıf öğrencileri gönüllü olarak katıldı. Çalışma da iki ayrı veri toplama aracı kullanıldı. Veri toplama araçlarının birincisi araştırmacı tarafından oluşturulan katılımcıların demografik bilgilerinin yer aldığı 10 soruluk kişisel veri formu, diğeri ise katılımcıların Beden eğitimi dersine karşı tutumlarını belirlemek amacı ile Güllü ve Güçlü (2009) tarafından geliştirilen ve 35 sorudan oluşan "Beden Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği'' kullanıldı. Elde edilen veriler, istatistiksel olarak işlenebilmesi için Microsoft Excell'de düzenlendi. SPSS paket programı ile incelenen veriler normal dağılım gösterdiğinden dolayı ikili grup karşılaştırmalarında "Bağımsız Örneklem T Testi", çoklu grup karşılaştırmalarında ise "Tek Yönlü Varyans Analizi" testi uygulandı. Sonuçlar p<.005 anlamlılık düzeyine göre yorumlandı. Analiz sonuçları incelendiğinde ilk dönem derse ilişkin tutumların kararsızlık düzeyinde, ikinci dönem ortalamasının ise katılıyorum düzeyine yükseldiği belirlenmiştir. İkinci dönem ders programında değişiklik yapılarak birinci yarıyıl döneminde ilk saatlerde yapılan dersler ikinci yarıyıl döneminde ders programının son saatlerine alınmıştır. Bu değişim ikinci yarıyıl döneminde Beden eğitimine ilişkin olumlu tutumun gelişmesine katkı sağlamıştır. Günün saatine bağlı olarak öğrencilerin Beden Eğitimi dersine karşı tutumları arasında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir.
Teniscilerin optimal performans duygu durumları ile tenis performansları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Araştırmanın amacı tenisçilerin performans duygu durumları ile tenis performansları arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Araştırmaya Türkiye Tenis Federasyonunda lisanslı ve aktif olarak 5 yıldan fazla tenis oynayan yılda en az 15 turnuvaya katılan sporculardan çalışma gurubu oluşturdu. 24 erkek 17 kadın sporcu olmak üzere toplam 41 sporcu gönüllü olarak katılımı sağlandı. Araştırmada üç farklı veri toplama aracı kullanıldı. Birincisi sporcuların demografik özelliklerinin belirlenmesi için araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" uygulandı. İkincisi fiziksel aktivite ve spor ortamındaki optimal performans duygu durumunu değerlendirmek amacı ile Jackson ve Eklund (2004) tarafından geliştirilen ve Aşçı, Çağlar, Eklund, Altıntaş ve Jackson (2007) tarafından Ölçeğin Türk sporcular için geçerlik ve güvenilirlik çalışmasını yapılmış olan "Durumluk ve Sürekli Optimal Performans Duygu Durum" ölçeği uygulandı. Üçüncüsü sporcuların oynamış olduğu dört turnuvanın müsabaka sonucuna Türkiye Tenis Federasyonunun i-kort sisteminden bakılarak elde edildi.Verilerin analizinde değişkenler arasındaki farklar ve ilişkiler sırasıyla t-testi ve pearson korelasyonu ile incelenmiştir. Ayrıca değişkenlerin normalliği, shapiro-wilk, kolmogorov smirnov ve q-q plot ile araştırılmıştır.Araştırmanın sonucunda tenis sporcularının tenis performansları ile performans duygu durumları arasında cinsiyetlere göre anlamlı farklılık bulunamadı (p>0,05). Kadın tenisçilerin tenis performansı ile performans duygu durumları ilişkileri arasında anlamlı bir fark bulunamadı (p>0,05). Sadece Erkek tenisçilerin tenis performansı ile performans duygu durumları arasında pozitif yönde ve orta düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. (p<0,001). Diğer yandan tüm tenis sporcularının tenis performansları ile performans duygu durumları arasında orta düzeyde ve pozitif yönde bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.(p<0,001).
Üniversite öğrencilerinin öznel iyi oluş düzeylerinin başta spor olmak üzere seçili değişkenlere göre incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; Üniversite öğrencilerinin öznel iyi oluş düzeylerinin başta spor olmak üzere seçili değişkenlere göre incelenmesidir. Materyal ve yöntem; bu çalışmada araştırmanın evrenini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Bayburt Üniversitesinde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklem grubu ise bu evrenin içerisinde uygun örneklem alma yoluyla belirlenen parçalanmış ve parçalanmamış ailelerde büyüyen ve spor yapan veya yapmayan, yaşları 18-24 arasında değişen toplamda 385 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışmada araştırmacı tarafından oluşturulan katılımcıların demografik bilgilerinin yer aldığı 7 soruluk kişisel bilgi formu ve katılımcıların öznel iyi oluş düzeylerini belirlemek amacı ile Tuzgöl Dost, M. (2005) tarafından geliştirilen ve 46 sorudan oluşan "Öznel iyi oluş ölçeği'' olmak üzere iki ayrı veri toplama aracı kullanıldı. İstatistiksel analiz; Elde edilen ham veriler, istatistiksel olarak işlenebilmesi için Microsoft Excell'de düzenlendi. SPSS istatistiksel programına aktarılarak normallik testleri yapıldı. Verilerin normal dağılım (p=,195) gösterdiği saptandı. Verilerin analizinde bağımsız grupların ortalamalarının karşılaştırılmasında Inthependent t ve One Way Anova testleri yapıldı. Yapılan analizler neticesinde cinsiyet ve ailenin gelir durumuna göre katılımcıların öznel iyi oluş ölçek puan ortalamalarında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunurken, ailenin birliktelik durumu, anne-baba eğitim düzeyi, spor yapma alışkanlığı ve yapılan spor türü değişkenlerinin katılımcıların öznel iyi oluşlarını anlamlı düzeyde etkilemediği anlaşıldı. Sonuç olarak cinsiyetin ve ailenin maddi gelirinin üniversite öğrencilerinin öznel iyi oluşlarını etkilendiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Spor, parçalanmış aile, öznel iyi oluş.
Süper lig düzeyindeki hentbolcularda bench throw ile sıçrama kuvvetinin atış hızı ve isabetine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada, süper lig düzeyindeki erkek hentbolcularda bench throw ile sıçrama kuvvetinin atış hızı ve isabetine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye Hentbol Federasyonu Türkiye Süper Lig 2022-2023 sezonunda yer alan 12 takımda mücadele eden 215 sporcu, örneklem grubunu ise Türkiye Süper Lig 2022-2023 sezonunda yer alan Trabzon Büyükşehir Belediye Hentbol takımında oynayan 33 erkek sporcu oluşturdu. Araştırmada düzenlenmiş ve denetim altında bir ortamda bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki etkisini saptama süreci ve bu sürecin sonunda elde edilen dirik bilgi olarak tanımlanan deneysel araştırma ve deneysel araştırma desenlerinden biri olan kontrol grupsuz son test deseni yöntem olarak belirlenmiştir. Araştırma sürecinde örneklem grubuna uygulanan testlerden ve ölçümlerden sağlanan verilerin analizi SPSS (23.0) programı aracılığı ile gerçekleştirildi. Verilerin analizinde öncelikli olarak dağılım örüntüsünün tespit edilmesi ve normallik dağılımını test etmek amacıyla çarpıklık-basıklık normallik analizi yapıldı. İkiden fazla gruba ve değişkene sahip olan boy uzunluğu, vücut ağırlığı, bench throw kuvvet değeri, dikey sıçrama yüksekliği test değerleri, kol yan atış hızı, atış hızı ve atış isabeti arasındaki farklılık tek yönlü varyans analizi (Anova) testi, normal dağılım örüntüsü göstermeyen "spor yaşı" değişkeni ile ilgili de Anova testinin non parametrik karşılığı olan Kruskal-Wallis testi uygulandı. Tüm testler p<,05anlamlı farklılık düzeinde yorumlandı ve testlerin güven aralığı %95 olarak belirlendi. Araştırmada anlamlı farklılık bulunan değişkenlerin hangilerinde daha yüksek fark olduğunu belirlemek için Post Hoc analizi yapıldı ve etki LSD (Least Significant Difference) testi ile bulundu. Yapılan analizler sonucunda, sporcuların bench throw ve sıçrama kuvvetinin atış isabeti ile ayrıca sıçrama kuvvetinin de atış hızı ile arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmedi (p>0.05). Buna karşın bench throw kuvveti ile atış hızı arasında ise anlamlı bir farklılık bulundu (p<0.05). Sonuç olarak, süper lig düzeyindeki erkek hentbolcularda bench throw kuvvetinin hentbolcularda atış hızını etkilediği ancak atış isabetini etkilemediği anlaşıldı. Bununla birlikte sıçrama kuvvetinin ise hem atış hızını hem de atış isabetini anlamlı düzeyde etkilemediği görüldü. Anahtar Kelimeler: Bench Throw, Sıçrama, Atış Hızı, İsabet.
Adölesan bireylerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının bazı değişkenlere göre incelenmesi (Bayburt ili örneği)
Bu çalışmada; adölesan dönemlerini yaşamakta olan lise öğrencilerinin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının bazı değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanıldı. Araştırmanın evrenini, Bayburt ilindeki adölesan bireyler oluştururken örneklemini ise ortaöğretim kurumlarının 9., 10., 11. ve 12'nci sınıflarında öğrenim görmekte olan 281 kadın ve 229 erkek olmak üzere toplamda 510 lise öğrencisi oluşturdu. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan ve 9 sorudan oluşan demografik bilgi formu ile Walker (1996) tarafından geliştirilen, Türkçe'ye uyarlanma çalışması Bahar (2008) tarafından yapılan 52 madde ve 6 alt boyuttan oluşan "Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği-II" kullanıldı. SPSS 26.0 paket programına aktarılan ve normallik analizleri yapılan verilerin normal bir dağılıma sahip olduğu görüldü. Verilerin analizinde bağımsız değişkenin kategori sayısına bağlı olarak ikili gruplarda Independent t-testi, kullanılırken çoklu gruplarda ise tek yönlü varyans analizi (Anova) kullanıldı. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre SYBDÖ-II ölçek toplam puanları analiz edildiğinde; cinsiyet, barınma yeri, anne -baba eğitim durumu, aile gelir düzeyi ve spor yapma durumu değişkenlerinde anlamlı farklılıklar olduğu görüldü (p<0,05). Ancak aile yapısı türü ve kardeş sayısı değişkenlerinde ortaya çıkan farklılığın anlamlı olmadığı belirlendi (p>0,05). Sonuç olarak; adölesan bireylerin sağlıklı yaşam biçimi davranışları üzerinde cinsiyet, barınma yeri, anne-baba eğitim durumu, aile gelir düzeyi ve spor yapma durumu değişkenlerinin etkili olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Sağlıklı yaşam biçimi davranışları, fiziksel aktivite, adölesan bireyler.
Genç futbolcuların aerobik ve anaerobik kapasiteleri ve futbola özgü teknik becerilerin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı genç futbolcuların aerobik ve anaerobik kapasiteleri ve futbola özgü teknik becerilerinin incelenmesidir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanıldı. Araştırmanın örneklem grubu Bayburt Özel İdare Spor Kulübü U-19 kategorisinde futbol oynayan 38 futbolcudan oluşturuldu. Futbolculardan antropometrik ölçümler (boy, kilo), anaerobik testler (dikey sıçrama testi, esneklik testi, illinois çeviklik testi, bacak kuvvet testi, yıldız denge testi), aerobik test (cooper testi) ve Mor-christian genel futbol yetenek testi (top sürme, şut ve pas isabeti) ölçümleri alındı. Araştırma sonucunda elde edilen ölçüm sonuçları SPSS 22 paket programına aktarılarak öncelikle normallik testi uygulandı. Yapılan ölçümlerde elde edilen verilerin ortalama ve standart sapma değerleri hesaplandı. Elde edilen sonuçlara göre veri dağılımının çarpıklık ve basıklık değerleri, Tabachnick ve Fidell (2013)'in bir verinin normal dağılıp dağılmadığının göstergesi olarak bildirdiği -1,5 ile + 1,5 arasında olduğu görüldü ve verilerin normal dağılım gösterdiği anlaşıldı. Normal dağılım gösteren bu veri setlerinin analizlerinde parametrik testlerden One Away Anova (Tek Yönlü Varyans Analizi) ve descriptives testleri yapıldı. Sporculara uygulanan testler sonucunda futbolcuların anaerobik testleri (çeviklik, esneklik, bacak kuvvet, dikey sıçrama ve yıldız denge) aerobik testi(dayanıklılık) futbola özgü becerilerin ve yeteneklerin (top sürme, şut ve pas isabeti) uygulanması üzerinde sırasıyla (p<,000-, p<,000-, p<,000) anlamlı farklılık olduğu bulgularına ulaşıldı. Çalışmanın sonucu olarak motor becerlerilerin (çeviklik, esneklik, kuvvet, dayanıklılık ve güç) futbola özgü teknik becerileri (top sürme, şut ve pas isabeti) olumlu yönde etkilediği düşünülmektedir.
Okülo-motor egzersizlerinin tenis becerileri üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada, tenisçilere uygulanan okülo-motor egzersizlerinin tenis becerileri (servis, hewitt, forehand, backhand, ITN) üzerindeki etkilerini araştırmak amaçlandı. Çalışmanın evrenini En az üç yıl tenis geçmişi olan ve resmi müsabakalara katılmış tenisçiler oluştururken örneklem grubunu Trabzon büyük şehir belediyesi bünyesinde spor yapan 20 tenisçi oluşturmaktadır. Çalışma grupları rastgele yöntemle 10'an kişilik deney ve kontrol grupları olmak üzere iki gruba ayrıldı. Her iki grup normal antrenmanlarına devam etmesine, ek olarak deney grubuna haftanın 6 günü günlük 10 dk 2 set halinde 8 hafta boyunca okulo-motor egzersizler uygulandı. Bu araştırmada bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki etkisini incelemek için kontrol gruplu ön test son test deseni yöntem olarak belirlendi. Çalışmada; atış hızı (radar cihazı ile), servis atış hızı, servis isabet testi, tenis beceri testi (Hewitt testi), ve ITN testi uygulanarak ölçümler yapıldı. Verilerin sayısal sunumunda aritmetik ortalama, standart sapma, standart hata, güven aralığı değeri (95% güven aralığında) ve normal dağılım istatistiği (Shapiro-Wilks) testleri, sonucunda verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edildi. Verilerin analizinde araştırma desenine uygun parametrik testlerden karışık ölçümler için iki yönlü varyans analizi kullanıldı. Sporculara uygulanan testler sonucunda; sağ servis maksimal atış hızı ön test-son test puanı sonuçlarında, forehand ve backhand derinlik vuruşu puanları sonuçlarında, sağ ve sol servis kutusuna servis atma mesafeleri ön test-son test sonuçlarında, sağ servis kutusuna servis atma puanları ön test-son test sonuçlarında anlamlı farklılık olduğu bulgularına ulaşıldı (p<,001, p<0,05). Yapılan çalışma sonucunda; tenisçilerde uygulanan okülo-motor egzersizlerin tenis becerileri üzerinde etkisi vardır hipotezi desteklenmiştir. Anahtar kelimeler: Görsel egzersizler, tenis, Okülo-motor egzersizler.
Voleybolcuların psikolojik iyi oluş düzeyleri ile zihinsel dayanıklılıkları arasındaki ilişkinin bazı değişkenlere göre incelenmesi
Bu çalışmanın amacı voleybolcuların demografik ve sportif özelliklerini kapsayan bazı değişkenlere göre psikolojik iyi oluş ve zihinsel dayanıklılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi ve karşılaştırılmasıdır. Bu çalışma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel ve anlık-tarama tekniğiyle desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini 2022-2023 sezonunda üniversite voleybol takımlarındaki sporcular oluşturuken, örneklem grubunu ise Üniversiteler Arası Süper Lige Yükselme Müsabakaları'na katılan ve yaşları 18-27 arasında değişen 116'sı kadın, 110'u erkek, toplamda 226 voleybolcudan oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından soruları hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, Diener ve arkadaşları (2009) tarafından geliştirilen ve Telef (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan Psikolojik İyi Oluş Ölçeği ile Sheard ve arkadaşları (2009) tarafından geliştirilen ve Türkçeye uyarlaması Altınbaş ve Koruç (2016) tarafından yapılan Sporda Zihinsel Dayanıklılık Envanteri kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS (v23) istatistiksel paket program ile analiz edilmiştir. Verilerin iç tutarlılık katsayısı ve çarpıklık-basıklık değerleri normal dağılım gösterdiğinden araştırmanın amaçları doğrultusunda ikili gruplar karşılaştırılırken bağımsız örneklem t-Testi, üç ve daha fazla gruplu karşılaştırmalarda tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmış olup, ayrıca ölçekler arasındaki ilişkiyi incelemek için ise korelasyon test yöntemi uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre; spor yaşı, oyun mevkisi, sporcunun müsabakalara katıldığı en üst lig seviyesi, yaş ve cinsiyet değişkenlerinde zihinsel dayanıklılık ve alt boyutlarında anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Bununla birlikte voleybolcuların psikolojik iyi oluş düzeylerinde cinsiyet değişkenine göre kadın sporcular lehine anlamlı farklılık (p<0,05) görülmüş olsa da, diğer değişkenlerin psikolojik iyi oluş düzeylerinde belirleyici bir rolü olmadığı görülmüştür (p>0,05). Ayrıca voleybolcuların zihinsel dayanıklılıkları ile psikolojik iyi oluşları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır (p<0,01). Sonuç olarak kadın voleybolcuların psikolojik iyi oluşları erkeklere kıyasla daha yüksek düzeyde fakat zihinsel dayanıklılıklarının erkek voleybolculardan daha düşük seviyede olduğu ifade edilebilir. Ayrıca voleybolcuların oynadıkları lig seviyesinin yükselmesi ve spor yaşındaki artış sporcuların zihinsel dayanıklılıklarını pozitif yönde etkilediğini söylenebilir. Bu sonuçlara ek olarak voleybolcularda görülen psikolojik iyi oluş ve zihinsel dayanıklılık arasındaki pozitif yönlü ilişkinin, sporun psikolojik iyi oluş ve zihinsel dayanıklılık arasındaki ilişkiyi etkileyebilen bir rolde olabileceği düşünülmektedir.