Theses supervised by Prof. Dr. Ahmet Aksın

20 theses · Fırat University

DoctorateOpen AccessTR

Osmanlı Devleti'nde kadının sosyo-ekonomik konumu (1789-1850)

Toplumsal cinsiyet rollerinin kökeni insanlık tarihi kadar eski olmakla birlikte, kadınlar toplumsal hayatın içerisinde doğrudan ya da dolaylı bir şekilde rol almıştır. Medeniyetlerin ve dinlerin ortaya çıkması ile birlikte kontrol altında tutulmaya başlanan kadınların erkek egemenliği altındaki ikincil rolü, binlerce yıllık bir tarihsel sürece dayanmaktadır. Tüm dünyada kadınların toplumsal statüsünü ve varlığını sorgulamaya başlaması 18. yüzyıla rastlamaktadır. 1789 yılında ortaya çıkan Fransız Devrimi, kadın hakları mücadelesinde, önemli bir eşik olmuştur. Nitekim devrimin tüm vatandaşlara vadettiği eşitlik, hak ve özgürlük gibi kavramlar kadınların hak mücadeleleri için bir kıvılcım olmuştur. Bu nedenle Fransız Devrimi, kadın haklarının miladı olarak görülmektedir. Ancak kadınların bu mücadeleleri bütün toplumlarda aynı zamanda ortaya çıkmamıştır. Fransa menşeili olan kadın hakları mücadelesi, zamanla diğer Avrupa ülkelerine sıçramıştır. Osmanlı toplumunda kadınların birtakım girişimlerde bulunması ve hak arayışı mücadelesinde bulunması ise Tanzimat Dönemi'ne rastlamaktadır. Tanzimat Fermanı'nın Fransız Devrimi'nde olduğu gibi, toplumun her kesimine eşitlik getirme vaadi, Osmanlı kadınlarının arasında bu haklardan yararlanma fikrinin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Tanzimat Dönemi ile birlikte miras, hukuk, evlilik, boşanma, eğitim gibi kadına dair hemen her konu gündeme gelerek kadın hakları tartışılmaya başlanmıştır. Avrupa ve Osmanlı'da kadınların birey olma mücadelesinde iki mihenk taşı olan Fransız Devrimi'nden Tanzimat Dönemi'ne kadar geçen yaklaşık 60 senelik dönem çalışmamızın konusunu teşkil etmektedir. Çalışmamızda, Avrupa'da ve Osmanlı Devleti'nde kadın haklarının gelişimi, bu süreçte yaşanan gelişmeler, devrimin ve fermanın sonuçları, kadınlara getirileri, Osmanlı kadınının gündelik yaşantısı ve sosyo-ekonomik konumunun incelenmesi amaçlanmıştır.

KadınlarOsmanlı DevletiOsmanlı Dönemi+6
Hacer Yılmaz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Atik Şikayet Defterlerine göre savaş yıllarında Osmanlı Devleti'nin sosyo-ekonomik durumu (1788-1810)

Bu çalışmada, Osmanlı Devleti'nde 18. yüzyılın sonlarına doğru sosyal, siyasi, ekonomik, askeri ve adli yapıda meydana gelen bozulmalar ve yaşanan savaşlar sonucu devletin içinde bulunduğu kaotik durumun toplumsal hayata yansımalarının Atik Şikâyet Defterleri'ne dayanarak incelenmesi amaçlanmaktadır. Atik Şikâyet Defterleri, Osmanlı Devleti sınırları içerisinde yer alan hemen bütün sancak, kaza, nahiye ve köylerden gelen her türlü şikâyet ve istekleri barındırmaktadır. Bu defter serisi içerisinde devletin bütün bölgelerinden gelen sosyal, siyasi, askeri ve adli bozulmaları hakkındaki Şikâyetler dönemin sosyo-ekonomik durumu, ortaya çıkan sorunların yoğunlaştığı bölgeler, askeri yapıdaki bozulmalar ve halka yansıması, eşkıyalık faaliyetleri, ayanlık, voyvodalık, derebeylik veya şehir kethüdalığı iddiasıyla ortaya çıkan kişilerin yanlarına topladıkları mütegallibeler ile halka yaptıkları zulümler, görevini suiistimal eden devlet memurları, eşkıyalık faaliyetlerinin artmasına yardım eden devlet görevlilerinin halk üzerindeki baskıları, ekonominin temelinde yer alan vergilerin toplanması hususunda meydana gelen usulsüzlükler, Tekalif-i Şakka adı verilen kanun dışı alınan vergilerin artması ve zorla tahsili, kadınlara yapılan zulüm, eziyet ve tecavüz olayları, evli kadınların kaçırılarak zorla başkasına nikah ettirilmeleri, toplum içerinde bazı muafiyet sahibi olan Şeyh, Seyyit, İmam, Hatip vs. kişilere zulüm ve zorla onlardan vergi tahsil etme, toprağın has, zeamet ve tımar olarak işletilmesi usulünde meydana gelen bozulmalar, kişilerin birbirlerinin topraklarını gasp etmesi, yaşanan sorunlar neticesinde adli yapıya başvurulması ile adaletin sağlanamaması, haklının ezilmesi, zulüm eden kişilerin rahat gezmesi, bazı köy ve kazaların coğrafik ve fiziki yapıları sebebiyle eşkıya ve hırsız takımının odak noktasında olması, savaş durumunda sefere giden kişilerin evleri bazı zorbalar tarafından basılarak yağmalanması, kişilerin zulüm ve zorbalık sebebiyle vatanlarını terk ederek başka yere göç etmeleri sebebiyle meydana gelen karışıklıklar, Arnavut eşkıyasının artan faaliyetleri, miras sorunları, anne ve babasını kaybeden küçük çocuklara atanan vasilerin, bu çocukların mal varlıklarını zapt ederek zulüm etmeleri gibi sorunlar tespit edilerek bu sorunların toplumsal düzen, ekonomik yapı ve adalete olan etkilerini ve yansımalarını ortaya çıkararak Osmanlı'nın Sosyal-Ekonomik ve Adli tarihine önemli bir katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Çalışmamız 1788-1808 yıllarını yani III. Selim dönemini kapsamakta olup 18. Yüzyılın sonu 19. Yüzyılın başında Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu durumu, yaşanan ekonomik krizleri, savaşların sebepleri, sosyal düzenin içinde bulunduğu karmaşayı ve bu durumun merkezde ve taşrada meydana getirdiği serzenişleri ortaya çıkarmak hususunda önemli bir yere sahiptir. Çalışmamızda yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda Devlet Arşivinde 1789-1808 yıllarını içeren Atik Şikâyet Defterler tespit edilmiş ve ilgili defterlerin büyük bir çoğunluğunun transkripti ve değerlendirmesi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca çalışma, arşiv kaynakları ve gerekli tetkik eserler ile desteklenerek, Osmanlı Devleti'nde sözü edilen dönemde ortaya çıkan sosyal, ekonomik ve adli yapıda meydana gelen boşlukları, o dönemde yaşayan bireylerin karşılaştıkları sorunları ortaya koymuştur.

18. yüzyılDefterlerOsmanlı Devleti+6
Kader Demir
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı Devleti'nde muhamminlik kurumu

Muhammin, tahmin eden, değer biçen, eksper anlamına gelmektedir. Osmanlı Devleti'nde Muhamminlerin 16.yüzyıldan itibaren aktif olarak görev aldıklarını görmekteyiz. İlk olarak 1544 senesinde meydana gelen bir depremde oluşan hasarların incelenip, hasarların tadilatı için kıymetlendirilme yapılmasında görev aldıklarını görüyoruz. Ayrıca, daha sonraları işlenemez hale gelen tuz ocaklarının, köprülerin, kalelerin yeniden inşa edilebilmesi için gereken taş, kireç, ağaç gibi malzemelerin belirlenmesi amacıyla Osmanlı Devleti tarafından muhamminler görevlendirildiğini incelediğimiz arşiv belgelerinden anlıyoruz. 19. yüzyıldan itibaren, muhamminlerin sayılarında ve görevlerinde çeşitlilik meydana gelmiştir. Tamiratlarda görev alan muhamminlerin, 19. yüzyılda artık; emlak ve arazilerde, ekilen tütünlerin incelenip fiyatlarının belirlenmesinde, gümrüklerde, demiryollarında, zecriye, eşya ve patent gibi birçok konuda görev almaktadırlar. Bu çalışmamızdaki temel amacımız, muhamminlerin görev alanlarının fazlalaşmasına paralel olarak, incelediğimiz dönemlerin ekonomik ve sosyal olaylarına etkisini açıklamaktır. Bu konuyu doğrudan ele alan bir çalışma olmamakla birlikte, konunun kapsamına giren dönemleri konu alan kitaplar, muhamminlerin görevlerini içeren kanunnameler ve arşiv belgeleri incelenip, Osmanlı devletinde muhamminlik kurumu ve muhamminler hakkındaki ilk özgün çalışma bu olacaktır.

Arazi değeriEkspertizEmlak+5
Dilan Özdoğan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

2 numaralı Mühimme-i Mektume Defteri (H.1208-1211/M.1793-1796) transkripsiyon ve değerlendirilmesi (S.31-60)

Osmanlı Devleti'nin en üst düzey karar mekanizmalarından olan Divan-ı Hümayun'da devlete ait siyasi, sosyal, ekonomik ve askeri meseleler görüşülür ve karara bağlanırdı. Divanda alınan kararlar Mühimme Defterleri adı verilen defterlere kaydedilirdi. Mühimme Defterleri'ne ayrıca merkezden ilgili makam ve kişilere gönderilen fermanların da bir sureti kaydedilirdi. Gerçekleştirildikleri divana göre isim alan Mühimme Defterleri'nin içerisinde gizli öneme sahip olanlara ise Mühimme-i Mektume Defterleri adı verilmekteydi. Bu çalışmada toplamda 10 adet olan Mühimme-i Mektume Defterleri'nden 2 numaralı defterin transkripsiyon ve hüküm özetleri çalışılmıştır. H.1208-1211/M.1793-1796 yıllarını kapsayan defterin 31-60 sayfaları arasında toplam 124 hüküm mevcut olup paşa, kadı, mutasarrıf, naip gibi dönemin idari görevlilerine gönderilen hükümleri içermektedir. Hükümlerin büyük bir çoğunluğu eşkıyalık, gasp, verilen veya kaldırılan cezalar, askeri yardım ve emeklilik konularından oluşmaktadır. Bu ise dönemin sosyal, ekonomik ve askeri yapısı hakkında araştırmacılara mühim bilgiler vermektedir. Anahtar Kelimeler: Osmanlı Devleti, Mühimme Defterleri, Hüküm, Eşkiyalık, Mühimme-i Mektume Defterleri.

CezaEşkiyalıkHüküm+2
Ayten Ertürk
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Birinci Dünya Savaşı sonrası yeni dünya düzeni

Birinci Dünya Savaşı önemli bir kırılma anını temsil eder. Savaş, Dünya sistemi ve güç dengeleri üzerinde yaygın etki oluşturmuştur. Siyasi ve entelektüel çevrelerde büyük değişimler yapmış olan savaş sonrasında adeta yeni bir dünya düzeni kurulmuştur. Ortak güvenlik ele alınmış ve ABD öncülüğünde güçler topluluğu kurulmuştur. Ülkelerin barış için örgütlenmeleri, iç siyasetin yenilenmesi ve şeffaflık üzerinde durulmuştur.

Amerika Birleşik DevletleriDünya Savaşı IKüreselleşme+6
Selami Akbal
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

10 Numaralı Kısas Defteri (H.1291-1327 / M.1874-1903) Shf. 1-40

Osmanlı devleti kendinden önce tarih sahnesinde yerini almış diğer Türk devletlerinden aldığı hukuk mirasını ve kültürel mirası İslam hukuku ile birleştirmiştir. Osmanlı Devleti'nin büyük ölçüde Anadolu Selçuklu, Büyük Selçuklu ve Abbasi Devletleri esas itibariyle İslam hukukuna dayanan bir hukuk düzenine sahiptir. Bu durum da şer'i hukukun yanı sıra örfî hukukun da beraberce uygulandığı bir sistemin oluşturduğunu göstermektedir. Böylece toplum içerisinde meydana gelen suç tiplerine şer'i ve örfî hukuk kurallarına göre farklı yaptırımlar uygulanmıştır. Kısas cezaları, en ağır cezalardan birini teşkil etmektedir.Kısas davaları Osmanlı adli sistemi içerisinde nerdeyse hataya yer vermeyen bir alanı içermekte olup, uygulanacak cezalar da kanunnameler tarafından belirlenmektedir. İncelemiş olduğumuz 10 Numaralı Kısas Defteri'nde Osmanlı adli sisteminin hata affetmeyen bu dalında nekadar adil ve hızlı bir yargılama yapmış olduğunu göreceğiz. Anahtar Kelimeler: Kısas, Ceza, Suç,Osmanlı Hukuku, İslâm Hukuku.

CezaDefterlerKısas+5
Şule Naz Bekmez
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Rusya'nın Ortadoğu'ya yönelik dini politikalarında misyoner kurumları (1840-1917)

Sanayi İnkılabı Batılı devletlerin hammadde ve pazar ihtiyacını da beraberinde getirmiştir. Bu durum sanayileşmeye başlayan devletlerin sömürge arayışı içerisine girmesine neden olmuştur. 1699 Karlofça Antlaşması'nın imzalanmasının ardından Avrupa kıtasından yavaş yavaş çekilmeye başlayan Osmanlı Devleti batıdaki teknolojik ve bilimsel yenilikleri takip edememesi, kapitülasyonların Avrupalı devletlerce sömürü aracı olarak kullanılması nedeniyle 19.yüzyılda çöküş sürecine girmiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nun üç kıtaya hakim stratejik coğrafi konumu, teknolojik yetersizlik nedeni ile işletilmemiş yer altı ve yer üstü zenginlikleri sömürgeci devletler için bulunmaz fırsatlar sunmaktaydı. Kapitülasyonlarla sağladıkları imtiyazların yanı sıra merkezi otoritenin zayıfladığı Osmanlı ülkesinde arzularını daha kolay gerçekleştirecekleri ve nüfuzlarını daha fazla arttırabilecekleri başka bir vasıtaya ihtiyaçları vardı. Sonuçta kapitülasyonlar Osmanlı Devletinin iradesine bağlı hukuki bir işlemdi. Bu noktada, dinin devlet çıkarlarını gerçekleştirmenin bir vasıtası olarak dış politikaya girmesi ve Fransız Devrimi'nin ürünü olan milliyetçilik fikriyle birleşmesi Osmanlı içerisindeki azınlıkların kaderini değiştirmişti. Avrupalı Devletler İmparatorluk içerisinde kendi nüfuz alanlarını oluşturmak için Hıristiyan azınlıklar üzerinde dinsel politikalarını alabildiğine uygulamışlardır. Bunu kimi zaman 19.yüzyılda Osmanlı ülkesini istila eden dini misyonları aracılığıyla, misyonların yetersiz kaldığı durumlarda ise diplomatik temsilcilikleri ile Hıristiyanların azınlıkların uhrevi ve dünyevi reislikleri olan Patrikhaneler vasıtasıyla gerçekleştirmeye çalışmışlardır. Batılı devletlerin her biri kendi mezhebini etkin kılmak ve yaymak için başta "Kutsal Topraklar" olarak tabir edilen Suriye ve Filistin olmak üzere İmparatorluk genelinde kıyasıya bir mücadeleye girmişlerdir. Bu dinsel mücadele siyasi, diplomatik, ideolojik ve askeri yönlerden de desteklenmiş Osmanlı Devletinin yıkılmasının en büyük sebeplerinden biri olmuştur. Bu bağlamda Batılı Devletlerin yayılmacı ve sömürgeci siyasetleri karşısında Osmanlı İmparatorluğunun kuzeyinde gittikçe güçlenen, ticaret yolu ile ekonomisini güçlendirmek isteyen bu nedenle de sıcak denizlere açılmayı milli politikası haline getiren Rusya'nın din, etnik köken ve kültür olgularını dış politika aracı olarak kullanmaması düşünülemezdi. Üstelik Osmanlı'ya olan coğrafi yakınlığı, nüfuz edebileceği Ortodoks nüfusun fazlalığı, Doğu Kiliselerinin Rusya'ya olan sempatisi nedeni ile diğer ülkelere göre daha avantajlı durumdaydı. Rusya için önemli olan bu avantajı çıkarlarını en yüksek düzeyde maksimize edecek şekilde diğer devletlere karşı kullanmaktı. Bu nedenle Rusya başta aynı mezhebe mensup oldukları Ortodokslar olmak üzere Ermeniler, Süryaniler ve diğer azınlık Hıristiyanları kullanarak Osmanlı İmparatorluğu içerisinde nüfuz alanları oluşturmaya çalışmıştır. Bu Hıristiyan azınlıklar da Rusya'ya kurtarıcı gözüyle bakmışlar, ileride kendi bağımsız devletlerini kurmak ümidiyle himayesini talep etmekten çekinmemişlerdir. Rusya'nın misyoner faaliyetleri Suriye, Filistin ve Urmiye'de yoğunlaşmış din, eğitim, iletişim ve bilimsel alanda çalışmalar yapmışlardır. Ancak 1905 Rus-Japon Savaşı ve I.Dünya Savaşı Rusya'nın kaderini de etkilemiştir. Savaşın başlamasıyla birlikte İtilaf Devletleri tarafında yer alması nedeniyle bütün diplomatik ve dini temsilcilikleri kapanmış 1917 Bolşevik İhtilali ile de bir daha açılmamıştır. Diplomatik temsilcilikler ancak Rus Çarlığı yerine kurulan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği adına yeni kurulacak Türkiye Cumhuriyeti'nde açılmıştır. Savaş sonrası ayakta kalabilen dini temsilcilikler ise Sovyet rejimi tarafından değil Amerika'da Kurulan Rus Ortodoks Kilisesi tarafından desteklenmiştir.

Din politikasıMisyonerlikMisyonerlik faaliyetleri+6
Arzu Çetinkaya
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

2 numaralı Mühimme-i Mektume Defteri (H.1208-1211/M.1793-1797)

Devletin bekası ve birliği için gizli tutulması gereken evrakların kaydolduğu yer Mühimme-i Mektumedir. Mühimme-i Mektume Osmanlı Tarihinin en önemli kaynaklarındandir. Osmanlının içinde eşkıyalık yapan, birliği bozan, isyan çıkarmaya çalışanlar ile ilgili merkezin gizli talimatı ile cezalandırlması bize hem suç ve cezaların içeriği ve niteliği hem de sosyal ve ekonomik anlamda dönemi tahlil etmemize yardımcı olmaktadır. Bu çalışma da Mühimme-i Mektume Defterini 61-90(H.1208-1211/M.1793-1797) çevirmeye çalıştık. Çalışmamız iki bölümden oluşmakta olup ilk bölüm de kısaca belge özetleri, ikinci bölümde ise belgenin çevirisi yapıldı. Bu çalışmada merkezden gelen hükümler Beylerbeyi, Alaybeyi, kadı naibi vb… görevlilere yazılan hükümleri içermektedir. Anahtar Kelimeler: Osmanlı Devleti, Eşkiyalık, Gizli Hükümler, Mühimme Defterleri.

EşkiyalıkHükümMühimme Defterleri+1
Songül Yılmaz Derin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

2 numaralı Mühimme-i Mektume Defteri (H. 1208-1211/M. 1793-1797) transkripsiyon ve değerlendirilmesi (s. 1-30)

Günümüzdeki Bakanlar Kurulu'nun işlevini gören Divân-ı Hümayûn toplantılarında iç ve dış meselelere ait idari, iktisadi, içtimai, askeri konular ve halkın şikâyetleri görüşülür, bunun sonucunda alınan önemli kararlar Mühimme Defterleri'ne kaydedilirdi. Bu defterler, modern tarih çalışmalarında kullanılmasının yanı sıra, yüksek karar organı vazifesi gören Divân'dan kalan belgeler olduğu için, hukuk tarihi açısından da önemli bir yer tutar. Toplamda 419 adet olan Mühimme Defterleri'nde, Osmanlı Devleti'nin merkez ve taşra teşkilatının yönetim ve askeri birimlerinin yapısı, çalışma şekilleri, savaş tarihleri, devlet ve gayr-i müslim halk arasındaki ilişki, hac siyaseti, kutsal bölgelerin korunması ve idaresi gibi önemli konularda bilgi içermektedir. İçerdikleri bu bilgilere göre; Rikâb Mühimmesi, Ordu Mühimmesi, Kaymakamlık Mühimmesi, Mektum Mühimmesi, Mısır Mühimmesi gibi çeşitli isimler almıştır. Mühimme-i Mektume, devlet için çok gizli olan kararların tutulduğu defterlerdir. Bu defterler, Hicri 1203-1302 Miladi 1788-1885 yılları arasında tutulmuş ve sayıları onu geçmemektedir. Mühimme-i Mektum Defterleri'ni inceleyerek, dönemde yapılmış yolsuzluk, eşkıyalık ve bu kimselere verilmiş cezalar hakkında bilgi edinebiliriz. Anahtar Kelimeler: Divân-ı Hümayûn, Mühimme Defterleri, Mühimme-iMektum, Osmanlı Devleti, Şikayet

18. yüzyılCezaDivan-ı Hümayun+5
Hacer Yılmaz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

19. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin idari taksimatı (1839-1914)

İdari yapı bir devletin temel birimidir. Bu birimin yanlış yapılanması ve işleyişi idari düzenin bozulmasında belirleyici bir etkendir. Bu nedenle bir devlet idari sistemini oluştururken idari taksimat birimlerini de doğru biçimlendirdiği sürece, güçlü ve sağlam bir idari sistemin temelleri atılır. Osmanlı Devleti de kurulduğu ilk yıllardan itibaren idari yapısını sürekli yenileyerek varlığını uzun süre korumayı başarmıştır. 19.yy dan itibaren ise siyasi vaziyetten kaynaklanan iç ve dış etkenler ile idari taksimat yeniden şekillenmiştir. Hazırladığımız tez 19.yy Osmanlı Devleti idari taksimat birimlerini yıllar arasındaki değişikliklerle ortaya çıkarmayı hedeflemiştir. Anahtar Kelimeler: 19.yy, İdari Taksimat, Vilayet, Sancak

19. yüzyılDevlet idaresiOsmanlı Devleti+3
Ela Özkan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Cumhuriyet Döneminde Tunceli (1940-1970)

Bu çalışmada Tunceli ilinin Cumhuriyet Dönemindeki(1940-1970) durumu analiz edilmiştir. Çalışmamız altı bölümden oluşmuştur. Birinci Bölümde Tunceli'de Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemindeki idari yapılanma, Tunceli Vali ve Belediye Başkanları, sınır sorunları, ilçelerin tarihi ve turistik yerleri ele alınmıştır. İkinci Bölümde Tunceli'deki Milletvekilleri ve senatörlerin çalışmaları ve Tek parti Döneminde CHP'nin Tunceli'deki faaliyetleri incelenmiştir. Üçüncü Bölümde Tunceli'deki okullar ve halkevleri ile halkodaları incelenmiştir. Dördüncü bölümde Tunceli'ye yapılan kamu yatırımlarına kapsamlı olarak değinilmiştir. Ayrıca Tunceli'de kişi başına düşen kamu yatırımları doğu illeri ve Türkiye geneli ile kıyaslanarak ortaya konmuştur. Beşinci Bölümde Tunceli nüfusu dil, din, medeni hal, meslek grupları, nüfus yoğunluğu gibi çeşitli yönleriyle incelenmiştir. Altıncı bölümde ise Tunceli'de meydana gelen doğal afetler saptanmıştır.Sonuç olarak Tunceli'nin Cumhuriyet Dönemindeki gelişimi, yapılan kamu yatırımlarının niteliği, ilde açılan eğitim ve kültür kurumları, ildeki siyasi faaliyetler ve siyasetçilerin ile yaptığı katkılar, il nüfusunun yapısı ve ildeki doğal afetlerin verdiği zararlar tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler : Tunceli, Dersim, Tarih,Yatırım.

Cumhuriyet DönemiDoğal afetlerKamu yatırımları+7
Savaş Sertel
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

1767-1774(H.1181-1188)tarihli Harput Şer'iyye Sicili(Metin değerlendirme varak 45-83)

Giriş bölümünde şer?iyye sicilleri, Harput şer?iyye sicilleri hakkında bilgiler verdik ve tezin tanıtımını yaptık. Daha sonra tezdeki belgelerin kısa özetlerini verdik. En sonda da tezdeki belgelerin çevirisini verdik. Anahtar Kelimeler: Osmanlı, Şer?iyye Sicilleri, Şer? i Hukuk, Sicil, Harput, Harput Sicilleri.

Duygu Baca
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

1310 Sene-i Hicriyesine Mahsus Mamurat'ul Aziz

Hazılamış olduğumuz 1310 Sene- i Hicriyesine Mahsus Salname-i Vilayet-i Mamuret'ül Aziz adlı çalışmada Elazığ'ın siyasi, sosyal, ekonomik, coğrafi yapısı, nüfusu ve Mamurat'ül Azize bağlı kazâlar hakkında detaylı bilgi verilmiştir. Bu çalışma giriş ve sonuç bölümleri hariç beş bölümden oluşmaktadır. Bu bölümlerde ise tablolar, sene içerisindeki olaylar, Mamurat'ul Aziz ve kendine bağlı olan kazâlar, vilayetdeki nehirler, vilayetin ileri gelenleri, köyleri ve merkeze uzaklıkları, hatime yer almaktadır. Anahtar Kelimeler : Mamuret'ül Aziz, Salname

Funda Duruksu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

19. yüzyılın ilk yarısında Harput şehrinin nüfus ve toplum yapısı

Bu tez çalışmasının amacı, 1834 yılında yapılan nüfus sayımı sonucunda Harput Sancağında bulunan mahalle ve köylerin nüfusunun ne kadar olduğunu belirlemektir. Çalışmada özellikle Başbakanlık Osmanlı Arşiv'indeki Nüfus Defterlerinin transkripsiyonu yapılarak bu transkripsiyonlar üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmamız giriş bölümüyle birlikte altı bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Osmanlı Devletinde 19. yy öncesi ile sonrasındaki nüfus sayımı niteliğinde olan tahrirler ile 1834 yılı nüfus sayımı ve incelediğimiz Harput Nüfus Defterinin özelliklerinden bahsedilmiştir. Ayrıca Harputun Adı, Coğrafyası ve Tarihi hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Harput Sancağının idari yapısından bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise Harput Sancağı ve bağlı köylerdeki nüfus sayılarından bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde Harput Sancağında kullanılan isimler, lakaplar ve şahıslar hakkında bilgi verilmiştir. Dördüncü bölümde Harput'ta yaşayan insanların eşkâlleri ve mesleklerinden bahsedilmiştir. Beşinci bölümde Harput Sancağındaki nüfus hareketlerinden bahsedilmiştir. Araştırmamızın sonuç kısmında elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Harput Sancağı köy, Osmanlı, Tahrir, Nüfus sayımı

Salih Akyel
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

1 numaralı Tevziât Defteri ( H.1207-1208 / M.1792- 1793 ) ( 1/ 32 Sayfa)

Bu çalışmada 18. yüzyılın sonları ve 19. yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti'nin merkezi otoritesinin iyice zayıflaması ve devamlı vukû bulan savaşlar neticesinde, devlet ekonomisinin kötü bir duruma düşmesi ele alınmıştır. Taşrada otoritesini kaybeden Osmanlı Devleti, halkı Ayân, Vali, Sancakbeyi, Mutasarrıf gibi yöneticilerin ve güçlü kişilerin ellerine bırakmak zorunda kalmış, bu yöneticiler ise devletin belirlediği vergiler dışında halka fazladan vergi yükleyip zulüm etmişlerdir. Bölgeye atanan devlet görevlileri ve yerli güçlerin anlaşmaları sonucu adalet kavramı iflas etmiş; halk hakkını arayamaz hale getirilmiştir. Savaş ve barış zamanında alınan imdâd-ı seferiyye ve imdâd-ı hazeriyye vergileri halktan devamlı alınır olmuş ve tekâlif-i şakka türünden vergiler ihdas edilerek halk perişan bir duruma düşürülmüştür. Sonuç olarak ağır vergi yükü altında ezilen fakir halk ya yerini yurdunu terk etmek zorunda kalmış ya da eşkıyalık hareketlerine katılmıştır.Bu dönemde ''adalet'' kavramının içi boşaltılmaya başlanmış, adaleti uygulamakla görevli olan kadılar gücü elinde bulunduranlarla hareket edip; halktan imza ve harcı defter adıyla devletin almadığı aşırı vergiler talep etmişlerdir. Anahtar kelimeler: Osmanlı Devleti, Vergi, Kadı, Vali, Adalet

18. yüzyılAdaletOsmanlı Devleti+4
Emrah Maral
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

19.yy'da Rusya'nın Ortadoğu'da uyguladığı dini politikalar

Hazırlamış olduğumuz 19.yy'da Rusya'nın Ortadoğu'ya Yönelik Dini Politikaları adlı çalışmamızda, sözü edilen dönemde Rusya'nın Ortadoğu'da uyguladığı dini politikaları, bu politikaların içerdiği siyasal, sosyal, iktisadi faaliyetler ve yine aynı çerçeve içerisinde Osmanlı Devleti ile olan ilişkileri incelenmiştir.Bu çalışmamızda Rusya'nın Bizans İmparatorluğu vasıtası ile Hıristiyanlığı kabulü ve bu dinin Rus Devlet İdaresinde gelişimi hakkında bilgi verildikten sonra, genel olarak Osmanlı-Rus ilişkilerine ve Rusya'nın Osmanlı topraklarına yönelik tarihi emellerine değinilmiştir.Çalışmanın ilerleyen kısımlarında ise 19.yy başlarından yakın tarihe kadar olan dönemde Rusya'nın emellerine ulaşmak için dinsel araçları Osmanlı İmparatorluğu içerisindeki Rum, Ermeni, Arap ve Süryani unsurlar üzerinde nasıl kullandığı, bunun sonuçları ve bu unsurlar üzerinde batılı diğer devletlerle girmiş olduğu güç mücadeleleri incelenerek değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Osmanlı, Rusya, Ortadoğu, Ortodoksluk,19.yüzyıl

19. yüzyılDin politikasıOrta Doğu politikası+3
Arzu Aytekin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

53 Numaralı Adana Şer'iyye Sicili 1808?1821 (H.1223?1237)

Hazırlamış olduğum H.1223?1237 (M.1808?1821) 53 numaralı Adana Şer'iye Sicili adlı çalışmada sözü edilen dönemde Adana'nın siyasi, sosyal, iktisadi faaliyetleri ve yine aynı çerçeve içerisinde Osmanlı Devleti ile olan ilişkileri incelenmiştir.Bu çalışmamızda Adana'da ki siyasi kimlik, bu kimlikte rol alan aşiretlerin iskânı hakkında bilgi verildikten sonra; Adana'da ki mahalleler, idari ve şer'i görevliler, esnaf grupları, para birimi ve nüfusu hakkındaki bilgiler elde edildikten sonra incelenerek değerlendirilmiştir.

19. yüzyılAdanaAskeri yapı+7
Ela Özkan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Osmanlı Devleti'nde hapis ve sürgün cezaları (1791-1808)

Osmanlı Devleti, uygulamış olduğu hukuk sistemi içerisinde yer alan kuralların uygulanmasına özen göstermiştir. Bu kurallara uyulmaması halinde ise ceza sistemi uygulamaya konulmuştur. Uygulanan cezalar çeşitli olmakla beraber hapis ve sürgün cezaları öne çıkmaktadır. Bu cezaların uygulanmasında her hangi bir standart bulunmamakta, benzer olaylarda farklı cezalar uygulanmaktadır. Ayrıca benzer suçlardan aynı cezaları alan kişiler farklı zamanlarda serbest bırakılmaktadır.İncelemiş olduğumuz dönemde mevcut sorunlar, toplumsal karışıklıklar ve yapılan ıslahatlar ile beraber ortaya çıkan sorunların çözümünde cezalar öne çıkmaktadır. Olumsuz davranışların sorumluları yakalanıp yargılanmakta, suçlu bulunması halinde ise cezalandırılmaktadır. Uygulanan cezalardan hapis ve sürgün cezaları bu sorunlarda sıklıkla kullanılmıştır. Hapis ve sürgün cezalarının uygulanmasında ise suçluların ıslah edilmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle suçlulara verilen cezaların süreleri belirtilmemiş, bunun yerine ıslah oluncaya kadar ibaresi kullanılmıştır. Mahkûmların serbest bırakılmaları ise padişahın izniyle gerçekleşmektedir. Mahkûmlar, hapsedildikleri yerlerde kendi hallerine bırakılmamakta, bunların temel bazı ihtiyaçları karşılanmaktadır.Anahtar Kelimeler: Suç, Ceza, Hapis, Sürgün

CezaCeza infaz kurumlarıOsmanlı Devleti+2
Suha Oğuz Baytimur
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı Devletinde kadına şiddet vakaları ve kadın cinayetleri

Bu çalışmada; Osmanlı Devleti'nde kadına yönelik şiddet vakaları ve kadın cinayetleri arşiv belgelerinin ışığında ele alınmış şer'iye sicilleri, mahkeme tutanakları, kısas ve kalebent defterlerine yansıyan hükümler incelenerek değerlendirilmiştir. Son yıllarda etkileri ve sonuçları ile sosyal ve psikolojik bir çöküntü haline gelen "Kadına Yönelik Şiddet Vakaları ve Kadın Cinayetleri" olgusu tarihsel planda analiz edilerek şiddete maruz kalan veya cinayete kurban giden kadınlara ilişkin davaların Osmanlı hukuk sisteminde nasıl tatbik edildiği ve suçluların ne tür cezalara çarptırıldığı incelenmiştir. Osmanlı Hukukundaki mevcut yasaların şiddet mağduru kadınları ne ölçüde koruyabildiği sorgulanmıştır.

CezaCinsel şiddetFiziksel şiddet+7
Mine Esenel
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Değişim dönüşüm ve buhran döneminde Osmanlı Devleti 1789-1807

"Değişim Dönüşüm ve Buhran Döneminde Osmanlı Devleti ( 1789-1807)" adlı bu çalışma ile III. Selim döneminde başlatılan Nizam-ı Cedid hareketi kapsamında yapılan yenilikler ve karşılaşılan mücadeleler tespit edilmeye çalışılmıştır. 1788-1792 savaşları esnasında devletin her alanda zaafiyet içinde olduğunu gören III. Selim, tüm kurumlarda yenilikler yapma gayreti içinde olmuştur. Bu amaçla yapılacak yenilikler için, öncelikle devlet tecrübesi olan kişilerden layiha hazırlamalarını istemiştir. Hazırlanan layihalardan çıkan sonuçlar genellikle askeri sistemde yenilik ya da ıslah üzerine olduğu için öncelikle askeri alanda düzenleme başlamış ve daha sonra tüm kurumları kapsamıştır. Yapılacak ıslahatların başarıya ulaşması için ihtiyaç duyulan mali kaynak, oluşturulan İrad-ı Cedid hazinesi ile sağlanmaya çalışılmıştır. Ayrıca oluşturulan Zahire ve Tersane Hazineleri ile beraber idari alanda da düzenlemelere gidilmiştir. Dar manada Nizam-ı Cedid dönemi, askeri yenilik olarak algılansa da, gerçekte devletin sosyal, ekonomik, siyasi, kültürel alanlarında yapılan düzenlemeleri içermektedir. III. Selim, bir taraftan Osmanlı Devleti'ni yeniden eski gücüne ulaştırmak için gayret ederken, diğer taraftan iç ve dış yeni sorunlarla karşılaşmıştır. 1798 yılında Mısır'ın Fransızlar tarafından işgali, Pazvantoğlu İsyanı, Vehhabi hareketleri, Dağlı eşkıyası ile Anadolu ve Rumeli'de çıkan karışıklıklar, büyük sorunlara neden olmuştur. Osmanlı Devleti mevcut sorunların yanında bu sorunlarla da uğraşmak zorunda kalmıştır. Ortaya çıkan sorunlar mali krizleri tetiklemiş, toplum tabanında hoşnutsuz bir kitlenin oluşmasına ve çıkarları elden giden grupların devlet ve padişah aleyhine muhalif hareketlere girişmelerine neden olmuştur. Hayat pahalılığı, iç huzursuzluklar, menfaat gruplarının çıkar çatışması ve yeniliklere karşı oluşan tepkiler toplum tabanında huzursuzlukları arttırmıştır. İngilizlerin Boğaz çıkarması ve sonrasında başlayan Osmanlı-Rus savaşı III. Selim aleyhine bir isyan hareketine dönüşmüş ve Kabakçı Mustafa isyanı ile III. Selim tahttan indirilmiştir. Padişahın tahttan indirilmesiyle, yapılmak istenen yenilikler bir süreliğine sekteye uğratılmış ve Osmanlı Devleti'nin gelecek yıllarına bir darbe vurulmuştur.

DeğişimDönüşümOsmanlı Devleti+6
Emrah Maral
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Other supervisors