Theses supervised by Prof. Dr. Ahmet Mermer

18 theses · Gazi University

DoctorateOpen AccessTR

İsmail Hikmetî ve Dîvânı

Yaklaşık altı yüzyıl süren Divan Edebiyatı döneminde sayısız eser verilmiştir. Bu eserler geçmişimize ait vesikalardır. Geçmişimize ait bilgilerin bulunduğu en önemli kaynaklardır.Hikmetî 18. yy.da yaşamış bir şairdir.Onun ?Divan?ı ?Tuhfe-i Nâ-dîde? isimli iki eseri vardır.İlk bölümde Hikmetî'nin hayatı ve edebî kişiliği incelenmiştir. İkinci bölümde divanın şekil ve muhteva özellikleri geniş çaplı incelenmiştir. Sonra ise divanın tenkitli metni verilmiştir.Hikmetî Divanı'nda din ve tasavvuf önemli bir yer tutar. İlk kısımda dibâce olmak üzere, divanda 131 kaside, 430 gazel, 38 murabba, 11 muhammes, 10 müseddes, 6 müsemmen, 2 muaşşer, 3 kıta, 3 mesnevi, 11 müfred olmak üzere 645 manzume vardır.Hikmetî, Halvetiye yolunun Uşşakiye şubesine mensup mutasavvıf bir şairdir. Yaşamını Edirne'de sürdürmüş, 1773 yılında ise vefat etmiştir.Şair, Türkçe'yi kullanmada başarılıdır. Divan edebiyatının mazmunlarını yeri geldikçe kullanmakta, ikilemelerden de faydalanmaktadır.Hikmetî, deyimlerden ve kısmen de atasözlerinden yararlanmıştır. Bu onun diline zenginlik katmıştır.Hikmetî, başarılı bir şairimiz olup kültür tarihimiz içerisinde yerini almıştır.

18. yüzyılDivan edebiyatıDivan şiiri+3
Fatih Sona
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

18. yüzyıl tarih manzumelerinde toplumsal yaşam

Çalışmamızda XVIII. yüzyılda yazılmış tarih manzumelerinden yola çıkarak dönemin toplumsal yaşamını, tarih düşürme geleneğini ve tarih düşürme sanatının yöntemlerini değerlendirmeye çalıştık.Tezimizin birinci bölümünde geçmişten günümüze tarih düşürme sanatından ve bu geleneğin XVIII. yüzyıla yansımalarından bahsettik. İncelediğimiz divanlardaki tarihlerden hareketle şairlerin yazdıkları tarih manzumelerinin tüm divan içindeki yerini, kullandıkları nazım şekillerini ve nelere tarih düşürdüklerini tespit ettik.XVIII. yüzyılda yazılan tarih manzumelerini incelediğimizde şairlerin padişahların tahta çıkışları, sadrazam ve şeyhülislam tayinleri, şehzade ve devlet büyüklerinin çocuklarının doğumları, ölümler ve evlenmeler gibi kişiye özgü olayların yanı sıra savaşlar, sulhlar, toplum için önemli olan mimari yapıların inşası gibi toplumu ilgilendiren hemen her konuda tarih düşürdüğünü gördük. Tezimizin ikinci bölümünde ise düşürülen bu tarihleri konularına göre tasnif ederek dönemin sosyo-kültürel yapısını tahlil ederek sonuç kısmında genel bir değerlendirme yapmaya çalıştık.Anahtar Kelimeler: XVIII. yüzyıl, Tarih manzumeleri, Tarih düşürme sanatı, Toplumsal Yaşam, Divan Edebiyatı

18. yüzyılDivan edebiyatıDivanlar+3
Aliye Deniz Şamer
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Divan şiirinde eğlence mekânları (Kâğıthane ve Sa'dâbâd)

Kâğıthane ve Sa'dâbâd, yüzyıllar boyunca Osmanlı halkının önemli mesire yerlerinden olmuştur. Doğasıyla ve mimarîsiyle İstanbul'un en dikkate değer semtlerinden biri olan Kâğıthane, 14. yüzyıldan 19. yüzyıla gelinceye kadar halkın yanı sıra Osmanlı padişahlarının da gözde mekânlarından olmuştur.?Divan Şiirinde Eğlence Mekânları (Kâğıthane ve Sa'dâbâd)? başlıklı yüksek lisans tezimizle Kâğıthane ve Sa'dâbâd'ın divan şiirindeki yansımaları ortaya konmaya çalışılmıştır. Sosyal hayatın önemli gözlemcilerinden olan dîvân şâirleri, bu mesire yerini çeşitli benzetmelerle ve farklı yönleriyle ele almıştır. Çalışmamızda da bu unsurların değerlendirilmesi esas alınmıştır.Divan şiirinin başlangıcından sonuna kadar pek çok divan taranmış ve bu divanlardan toplanan örneklerle Kâğıthane'nin tarih içindeki seyri incelenmiştir. 18. yüzyılda burada inşa edilen ?Sa'dâbâd Kompleksi? ile bölge artık bu isimle anılır olmuştur. Dolayısıyla Kâğıthane'nin divanlarda yoğun olarak işlendiği süreç, bu yüzyıla denk gelmektedir.Yaptığımız çalışmada Osmanlı sosyal hayatının ve divan şiirinin bu önemli eğlence mekânı, bütün olarak ele alınmış; divan şiirindeki yansımaları başlangıcından bitişine kadar ortaya konmaya çalışılmıştır.Anahtar Sözcükler: Divan, Şiir, Mesire, Kâğıthane, Sa'dâbâd.

Divan şiiriEdebiyatEğlence mekanları+4
Burcu Bolat
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Hüsn ü Aşk'ın anlam dünyası ve Hüsn ü Aşk bağlamında Şeyh Galib'in üslup özellikleri

Şeyh Galib 24 yaşında Divan'ını, altı ay gibi kısa bir sürede olmak üzere 26 yaşında da divan şiirinin zirvesi kabul edilen Hüsn ü Aşk mesnevisini kaleme almıştır.Anlatma esasına bağlı bir metin olan Hüsn ü Aşk mesnevisi, temasını tasavvuftan alır. Toplumsal hayata dair birçok âdet, gelenek ve inançların şiir estetiği içinde yer verildiği eser, divan edebiyatının ortak kültür dünyasını yansıtan muhteva zenginliği ile örülüdür. Hüsn ü Aşk'ın en önemli özelliği ise ince, zarif ve parıltılı hayallerle işlenmiş bir şiir metni olmasıdır. Hüsn ü Aşk, Beşir Ayvazoğlu'nun ifadesiyle okuyanı ışıklar ve renkler dünyasına götüren çok özel bir şiir iklimidir.Bu çalışmada, Hüsn ü Aşk'ın anlam dünyasının belirlenmesi ve Hüsn ü Aşk bağlamında Şeyh Galib'in üslup özelliklerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır.Çalışma, Giriş bölümü dışında üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Mesnevi'nin hikâye öncesi şiirlerine yer verilmiş, ayrıca itibarî bir metin olarak hikâye bölümü öyküleme yöntemiyle incelenmiştir. İkinci bölümde kültürel dokuyu oluşturan kavramlar klasik divan tahlili yöntemiyle incelenmiş olup bu kavramların şiir estetiği içindeki yeri belirlenmeye çalışılmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise Mesnevi dil ve üslup özellikleri yönünden incelenmiştir. Bu bölümde ayrıca İbni Kemal, Bâkî, Fuzulî ve Galib kullandıkları kelime kadrosu ve bu kelimelerin kullanım sıklığı bakımından mukayese edilerek Galib'in sözü edilen şairlerle ortak ve farklı yönleri veriler ışığında analiz edilmiştir. Böylelikle Galib'in, dil ve üslup özelliklerinin belirlenmesine, onun divan şiiri ortak üslubu içindeki yerinin ve farklılıklarının tespit edilmesine çalışılmıştır.Beşir Ayvazoğlu'nun, Kuğunun Son Şarkısı olarak tavsif ettiği Hüsn ü Aşk mesnevisi kanaatimizce aynı zamanda imparatorluğun seremonisidir.

Eski Türk edebiyatıTürk edebiyatıÜslup+2
İbrahim Gültekin
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Peşteli Hisali Metali'ün-neza'ir (II. cilt) inceleme-metin

Bu çalışmanın konusu, XVII. yüzyılın şair, nazire mecmuası sahibi Peşteli Hisâlî'nin Metâli'ü'n-nezâ'ir adlı eserinin II. cildinin transkripsiyonlu metninin hazırlanmasıdır. Eserin II. cildi, ?gayın ? ye? harfleri arasındaki beyitleri kapsamaktadır. (gayın ve ye harfleri dâhil) Metâli'ü'n-nezâ'ir, adından da anlaşılacağı gibi; Hisâlî'nin yüzlerce şairin nazire matlalarını topladığı mecmuasıdır. Günümüze kadar bilinen diğer nazire mecmuaları, nazire şiirleri ihtiva ederken Metâli'ü'n-nezâ'ir'in sadece matlaları bir araya getirmesi diğer mecmualardan farklı bir özelliktir. Bu çalışmada, nazire mecmuaları ve Türk Edebiyatındaki görünümleri üzerinde durulmuştur. Bunun yanı sıra Hisâlî'nin hayatı, edebî şahsiyeti ve eserleri hakkında bilgiler verilmiştir. Eserin transkripsiyonlu metni hazırlanarak dizini oluşturulmuştur. Peşteli Hisâlî eserinde Anadolu sahasında gelişen Türk edebiyatına mensup şairlerin matlalarının yanı sıra Balkanlar ve Orta Asya'da gelişen edebiyatımızın pek çok şairinin matlalarına da yer vermiştir. Bu açıdan bakıldığında Hisâlî'nin çok geniş bir coğrafyada gelişen, varlığını sürdüren Türk edebiyatına mensup şairlerin matlalarını biraraya getirmesi dikkat çekicidir. Metâli'ü'n-nezâ'ir'in Türk edebiyatının 13. ve 17. yüzyıllar arası şiirlerinin özeti niteliğinde olduğunu söyleyebiliriz.Metâli'ü'n-nezâ'ir'in I. Cildi Bilge Kaya tarafından doktora tezi olarak hazırlanmıştır. Tarafımızdan Metâli'ü'n-nezâ'ir'in II. cildi üzerinde yapılan bu çalışma ile Hisâlî'nin eserlerinin gün yüzüne çıkarılıp edebiyat dünyasına tanıtılmasına katkıda bulunulması hedeflenmiştir. Bu çalışma ile aynı zamanda edebiyatımızın yüzlerce şairinin şiir örneklerinin bir arada görülmesi mümkün olacaktır.Anahtar Sözcükler1. Türk edebiyatı2. Divan şiiri3. Nazire4. Peşteli Hisâlî5. Metâli'ü'n-nezâ'ir

17. yüzyılDivan edebiyatıEdebiyat+7
Abuzer Kalyon
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

17. yüzyıl sosyal hayatı'nın Nâbî Divanı'na yansımaları ve anlam çerçevesi

Bu çalışma, 1642-1712 yılları arasında yaşamış divân şairi, Nâbî'nin divânında yer alan 1772 şiir metni üzerinde yürütülmüştür. Şairin divânında sosyal hayatla ilgili malzemeler tespit edililerek 1753 adet unsur fişlenmiştir. Tespit edilen fişler konularına göre tasnif edilip değerlendirilmiştir.İncelenen divân metninde, 17.yüzyıl Osmanlı toplumunun sosyal yapılanması, gelenek, inanış, davranış ve uygulamaları, eğlence hayatı, yiyecek ve giyecekleri, eşyaları, yerleşim merkezleri, hastalıklar ve tedavi yolları, suçlar ve ceza yöntemleri, spor faaliyetleri, haberleşme ve ulaşım araçları gibi insanı ve toplumu ilgilendiren unsurlar söz konusu edilmiştir. Şair, bu unsurları sanatsal bir üslupla şiirlerinde kullanmıştır. Bu başlıklara ek olarak, 17.yüzyılda Osmanlı Devleti'nin yaşadığı siyasî, ekonomik, toplumsal birçok problemin şair tarafından estetik bir malzeme şeklinde yorumlandığı tespit edilmiştir. Divânda Sosyal yapılanma ve gelenekler şairin en çok bahsettiği konular olurken en az bilgi verdiği konular ise; suçlar ve cezalandırma yöntemleri ile haberleşme ve ulaşım araçlarıdır.Anahtar Sözcükler:1. Nâbî2. Sosyal Hayat3. 17.yüzyıl Divân şiiri4. Kültür5. Tarih

17. yüzyılDivan edebiyatıDivan şiiri+5
Sezayi Özçelik
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

XVIII. Yüzyıl Dîvân Şâiri Mehmed Sıdkî Esîf ve Dîvânı (İnceleme-Metin)

Esîf, XVIII. yüzyılın ilk yarısında yaşamış olan Mevlevî bir dîvân şâiridir. Asıl adı Mehmed'dir. Kütahya'nın Tavşanlı kasabasında doğmuş ve burada bir Mevlevîhâne kurarak ömrünün sonuna kadar bu dergâhta şeyhlik makamında bulunmuştur. Şiirlerinin büyük bir kısmında Esîf mahlasını kullanan şâir, birkaç şiirinde ise Sıdkî mahlasını tercih etmiştir. Mutasavvıf bir şâir olan Esîf Dede'nin şâirlik yönü çok kuvvetli değildir. Mevlevîlik ve tasavvuf, onun şiirlerinde önemli bir yer tutar.Esîf'in tek eseri, çalışmamıza konu olan tek nüsha dîvânıdır. Üzerinde çalıştığımız bu tek nüshada oldukça fazla imlâ hatası vardır. 78 varaktan oluşan eserde 187 manzûme bulunmaktadır.Tezimiz, Esîf'in hayatı, edebî şahsiyeti ve divânı; Esîf Dîvânı'nın şekil, dil ve muhtevâ özellikleri bakımından incelenmesi ve dîvânın metni olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde, Esîf'in hayatı, edebî şahsiyeti ve dîvânı çeşitli kaynaklardan hareketle ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.İkinci bölümde, dîvânda yer alan şiirlerin nazım şekilleri, vezin, kafiye ve redifleri ele alındıktan sonra dîvânın dil ve anlatım özellikleri üzerinde durulmuştur. Dîvânın muhtevâsında öne çıkan hususiyetler, şiirlerden verilen örneklerle açıklanmıştır.Üçüncü bölümde ise, dîvânın metni transkripsiyon alfabesi ile yazılmış, şiirler kafiyelerinin harf sırasına göre dizildiği için nüshadaki sıralamaya müdahale edilmemiştir.Anahtar Kelimeler: Esîf, Sıdkî, dîvân, metin, Mevlevî.

18. yüzyılDivan edebiyatıDivan şiiri+7
Reyhan Dinç
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ömer Şevki Mardini ve Divanı

Tezimiz 19. yy'da yaşamış olan Ömer Şevki Mardini'nin, 3 dilde yazmış olduğu Divanı'nın şekil ve muhteva yönünden tanıtılmasını ve Türkçe kısmının çevriyazılı olarak günümüze aktarılmasını ihtiva eder. Tezimiz 2 ana bölümden oluşur ve en sonda da divanımızın çevriyazılı olarak yazımı mevcuttur.1.Bölümde Ömer Şevki'nin hayatı ve şiir dünyası, 2. bölümde ise Divanın şekil ve muhteva yönünden incelemesi yer alır.Tezimizi, divanın tespit edebildiğimiz 2 nüshasından hazırladık. Bu nüshalar:Millet Kütüphanesi Ali Emirî Manzum Eserler Bölümü(235 numara) ve diğeri ise Milli Kütüphane nüshası'dır. ( 06 Mil Yz 7928)AE nüshasında toplam 262 şiir vardır. Bunlardan 16'sı kaside, 245'i gazel ve 1'i de Nâbî'nin ?kalmamış? redifli gazeline tahmistir. MK nüshasında ise 260 şiir vardır. Bunlardan 16'sı kaside, 243'ü gazel ve 1'i de (257.şiir) Nâbî'nin ?kalmamış? redifli gazeline tahmistir.Her iki nüshanın sonunda yer alan ?müşeccer?in görsel şiir olarak dikkat çekeceği kanaatindeyiz.Anahtar Sözcükler:1.Ömer Şevki Mardinî2.Divan3.Eski Türk Edebiyatı4.Müşeccer5.Çevriyazı

19. yüzyılDivan edebiyatıDivan şiiri+3
Fatma Esra Kanmaz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal hayatın 17.yüzyıl dîvân şiirine yansımaları ve anlam çerçeveleri

Bu çalışma, 1615-1720 yılları arasında yaşamış 70 divân şairinin divânlarında yer alan 24440 şiir metni üzerinde yürütülmüştür. Bu divânlarda sosyal hayatla ilgili malzemeler tespit edilmiş, 14341 fiş elde edilmiştir. Tespit edilen fişler de konularına göre tasnif edilerek değerlendirilmiştir.İncelenen divân metinlerinde, 17.yüzyıl Osmanlı toplumunun sosyal yapılanması, gelenek, inanış, davranış ve uygulamaları, eğlence hayatı, yiyecek ve giyecekleri, eşyaları, yerleşim merkezleri, ekonomik faaliyetleri, hastalıklar ve tedavi yolları, suçlar ve cezalandırma yöntemleri, spor faaliyetleri, haberleşme ve ulaşım araçları gibi insanı ve toplumu ilgilendiren her unsur söz konusu edilmiştir. Şairler, bu unsurları teşbih, istiare, teşhis, mecâz-ı mürsel, îhâm, tevriye sanatları çerçevesinde şiirde kullanmışlardır. Bu başlıklara ek olarak, 17.yüzyılda Osmanlı Devleti'nin yaşadığı siyasî, ekonomik, toplumsal birçok problemin şairler tarafından estetik bir malzeme şeklinde yorumlandığı tespit edilmiştir.O dönemdeki padişah merkezli olan devlet yapısının bir uzantısı olarak şairler en çok padişah ve onunla ilgili unsurlardan bahsetmişlerdir. Kültür devamlılığını sağlayan gelenekler de yine şairlerin en çok bahsettikleri konular arasındadır. Divânlarda en az bilgi verilen konular ise spor faaliyetleri ile haberleşme ve ulaşım araçlarıdır.Divânlar dışında, Evliya Çelebi ve bu yüzyılda Osmanlı Devleti'ne çeşitli görevlerle gelmiş yabancı seyyahların verdikleri bilgiler de şairlerin dile getirdiklerini desteklemektedir.

17. yüzyılDivan edebiyatıHalk bilimi+2
Neslihan İlknur Keskin
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Nedim Divanı'nda uçarı aşk anlayışı ve anlam çerçevesi

`Nedîm Divânı'nda Uçarı Aşk Anlayışı ve Anlam Çerçevesi' adlı çalışmamızda,Nedîm'in şiirlerinde, aşk teminin ele alınış tarzı üzerinde durduk. Bizi, böyle birçalışmaya iten ana sebep, Nedîm'in aşk anlayışının Divân Edebiyatı içinde taşıdığıhusûsilikler oldu. Klasik şiirin, başta aşk olmak üzere bütün duygu ve düşüncelerimazmunlar yoluyla stilize ederek verme merâkından ve soyut anlatım tarzındanhazzetmeyen şâir, tüm verileriyle somut olan bir aşk anlayışını benimsemiş ve buduyguyu, toplumsal yaşamdan bağımsız olarak değil, tam tersine sosyal hayâtın,gündelik kaygıların bir uzantısı olarak ele almaya özen göstermiştir.İnsanlarla iç içe yaşamaktan hoşlanan, dışa dönük bir mîzâca sâhip olanNedîm, aşkın felsefesini yapmak yerine, çapkın âşığın sevgiliyle olan mâcerâlarını,âşığın sevgilisine dokunma isteğiyle yanıp tutuştuğu anları, sevgilinin de iştirâk ettiğisazlı sözlü içki âlemlerini, devirdiği kadehlerin etkisiyle kendinden geçip erotik pozlarabürünen şûh dilberleri, sevgilisiyle baş başa kalma fırsatını yakalayan âşığın yaşadığıyoğun heyecânı, alımlı dilberlerin düğünlerde, eğlencelerde ve Sadâbâd gezilerindekigiyim kuşamlarını, tavır ve edâlarını, güzellikleriyle akılları baştan alan zerâfet timsâlişûh dilberleri konu alan şiirler yazmayı tercîh etmiştir. Bu tercihler ışığında, Nedîm'inşiirlerinde ifâdesini bulan aşk anlayışını nitelemek için kullanılabilecek en doğruifâdenin `uçarılık' olduğu kanaatine vardık.Divândaki şiirler içinde, uçarı söylemin ön plana çıktığı kısımları alıpyorumlarımızı ilâve ederek siz değerli okurların beğeni ve istifâdesine sunduk.Şâirin, resmetme merâkı, aşkı ilâhi özelliklerinden sıyırıp ona dünyevî bir kimlikkazandırma çabası, betimlemelerinde dikkati çeken canlılık, gerçeğe sâdık kalmak2konusunda gösterdiği hassâsiyetle, bilinçli bir şekilde olmasa da, edebiyatımızı batıedebiyatının, batılı düşünce tarzının etkilerine açık hâle getirdiği sonucuna vardık.Biz, her eserin, müessiri ve ait olduğu toplum olmak üzere iki sâhibi olduğunudüşünüyoruz. XVIII. yüzyıla ait olan Nedîm Divânı'nın da hem Osmanlı şâirlerinin veaydınlarının hem de Osmanlı toplumunun zihniyet yapısında yaşanan değişim vedönüşümün izdüşümlerine dâir oldukça zengin bir içerik sunduğu kanaatindeyiz.Dolayısıyla, XVIII. yüzyılın ilk yarısını, özellikle de kayıtlara Lâle Devri diye geçen 12yıllık dönemin, edebî ve sosyal yaşantısını anlamak ve anlamlandırmak, Türkedebiyatının, batı edebiyatının tesirine tamâmiyle açık hâle gelmeden evvel hangihazırlık aşamalarından geçtiğini saptamak isteyen her insanın Nedîm'in eseriyle özelolarak ilgilenmesi gerektiği düşüncesindeyiz.Anahtar Kelimeler1. Nedîm2. Uçarı Aşk3. Hercâî4. Şûh5. Âfet

AşkDivan edebiyatıDivan şiiri+3
Alev Erdoğan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Nedim Divanı'nda mimari, eşya ve kıyafet

Çalışmamızda, XVIII. yüzyıl şâirlerinden Nedîm'in dîvânı üzerinde durulmuş, dîvânda yer alan mimârî, eşya ve kıyafet ile ilgili unsurların analizi yapılmıştır. Bu esnada tüm dîvân taranmış ve elde edilen malzeme, tez projesi esas alınarak tasnif edilmiştir. Yapılan tasnif çalışmalarından sonra, elde edilen malzemenin değerlendirmesi yapılmış ve değerlendirme örneklerle desteklenmiştir.Nedîm de diğer tüm şâirler gibi döneminin sosyal yaşantısını, kültürünü şiirlerine yansıtmıştır. Ancak gerek sarayla yakın ilişkide olması gerekse zevke ve eğlenceye düşkün kişiliği sebebiyle Nedîm şiirlerinde şatafatlı ve güzel olan her şeyi oldukça fazla kullanmıştır. Bunların içinde dönemin en güzel mimârî yapıları, en kullanışlı eşyaları ve en yeni kıyafetleri de vardır. Nitekim incelenen beyitlerin pek çoğu bu üç unsura gönderme yapan ifadelerle doludur. Zaten Nedîm demek madde demektir. Şâir, maddî âleme olan düşkünlüğünü şiirlerine de çokça yansıtmıştır.Çalışmamızdan yola çıkılarak dönemin mimârî özellikleri ve zevkleri ile ilgili fikir edinilebilmekte, kullanılan eşyalar ve onların kullanım alanları öğrenilebilmekte ve yine o dönem kullanılan kıyafetler tasavvur edilebilmektedir.Çalışmamızda, şiirlerde yer alan maddi kültür unsurlarının yanında dönemin gelenek ve görenekleri, inanış şekilleri ile sözlü kültür unsurlarından olan deyimlere de yer verilmiştir. Ayrıca dîvândan elde edilen bilgilerle Nedîm'in inanış ve zihniyet dünyasına ışık tutacak yargılar da zaman zaman dile getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Nedim, mimari, eşya, kıyafet.

Leyla Kağnıcı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Nef'î'nin Türkçe divânında maddi unsurlar

17. yy şairlerinden olan Nef´î'nin Türkçe Divânındaki maddi unsurları incelemiş bulunmaktayız. Çalışmamızı divânın maddi unsurları üzerinde yoğunlaştırmamızın nedeni, Divân Edebiyatı hakkında yapılan ?halktan ve sosyal hayattan kopuk olma? konusundaki eleştirilere cevap vermek idi. Bu amaçla yola çıkarken Nef´î gibi çığır açmış, devrinde ve devrinden sonra okul olmuş bir şair tercihimiz olmuştur. Bilindiği gibi Nef´î Türk Edebiyatında kasideciliğin, fahriye şiirlerinin en meşhur şairlerindendir. Onu seçmemizin bir başka nedeni de şiirlerinin her birinin dönemini aydınlatan tarihi birer vesika niteliği taşımasıdır. Hemen her şiirinde Sultan Ahmet, Sultan Murat ve diğer devlet görevlilerini bulabildiğimiz Nef´î, Türkçe Divânıyla Divân Edebiyatını halktan, sosyal hayattan kopuk ve tamamen şâirâne hayallerden oluşan bir edebiyat olarak değerlendirenlere yy.lar öncesinden cevap vermiş gibidir.Çalışmamız incelendiğinde her bir maddenin tek başına ele alındığı ve eser içindeki kullanım sayılarının teker teker verildiği görülecektir. Genel olarak bakıldığında, eser içinde fazlaca tekrar edilen kelime guruplarının, şairimizin mizacı ve yaşam tarzı ile yakından alakalı olduğu dikkat çekmektedir. Örneğin; divânda ?savaşla ilgili unsurlar? en fazla tekrar edilen kelimeler arasında yer almaktadır. Bu durum hem şairimizin sözünü esirgemeyen tabiatıyla, hem de kasidelerini genellikle devrin padişah ve paşalarına sunuyor olmasıyla alakalıdır.Kısacası eser içindeki maddi unsurların incelenmesi şairi, yaşam tarzını, kişiliğini daha iyi anlamamıza yardım ettiği gibi; genel olarak Divân Edebiyatı hakkındaki yersiz eleştirileri de tekrar değerlendirmemiz gerektiğini göstermiştir.KEY WORDSMaddi kültür=Materical cultureNef’i=Nef’iDivan edebiyatı=Divan literatureDivan şiiri=Court poemTürkçe Divan=Turkish Divan

Divan edebiyatıDivan şiiriMaddi kültür+1
Tuğba Güngör
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Klasik Türk şiiri'nde sebk-i hindî (Hint üslûbu)

Bu tez, 17 ve 18. yüzyıllarda, Klasik Türk Şiiri'nde, Hint üslûbu ile şiirler yazan yedi önemli şairin şiirlerinden yola çıkarak, söz konusu üslûbun ortak özelliklerine ulaşmayı amaçlamaktadır. Yani bir tür, devir üslûbu araştırmasıdır. Böylece, yaklaşık altı asır, kesintisiz devam eden Klasik Türk Şiiri'nin, kendi içinde farklı ekollere sahip olduğu görülecektir.Çalışmamız, çağdaş üslûp bilimi metotlarına dayanmaktadır. Bu yüzden yer yer, istatistikî metotlar da kullanılmıştır. Ancak örnek alınan metinler, Klasik şiirin ürünleri olduğundan, yeri geldikçe, geleneksel belâgat terim ve metotlarından da istifade edilmiştir.Çalışmamızda, Sebk-i Hindî'nin Klasik şiirimizde, 17 ve 18. yüzyıllarda, belli bir çevrede etkili olduğunu gördük. Ancak onun etkileri, söz konusu yüzyıllarda yaşayan bütün şairlerde görülmez. Bu üslûp Hint-İran estetiğini, Türkçe üslûbun tabii gelişimi içinde ilerletebilen şairlerce kullanılmıştır. Dil gelişimi açısından, Türkçe'nin doğal seyrinden sapma sayılabilecek bu üslûp; mana, muhteva ve estetik açısından, Klasik şiirimizi çok önemli noktalara ulaştırmıştır.Anahtar Kelimeler:1.Sebk-i Hindî (Hint üslûbu)2.Üslûp3.Klasik Türk Şiiri4.Divan Edebiyatı5.Estetik

Divan edebiyatıEdebi akımlarEdebiyat+2
İsrafil Babacan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Kabûlî İbrahim Efendi, hayatı, edebî kişiliği ve divanı (inceleme-tenkitli metin-dizin)

Tezin amacı; bilim dünyasında pek fazla tanınmayan Kabûlî İbrahim Efendi adlı Türk divan şairini ve Divan'ını tanıtmak, bunların Türk divan şiirindeki yerlerini tespit etmek ve eserin tam metnini ortaya koymaktır. Tezin kapsamı; Kabûlî İbrahim Efendi'nin hayatı, edebî kişiliği, Kabûlî Divanı'nın şekil ve muhteva yönünden incelenmesi ve eserin tenkitli metninin ortaya konulmasıdır. Bunun için araştırma, inceleme ve tenkit yöntemlerine baş vurulmuştur.Kabûlî, XVI. yüzyılda yaşamış bir divan şairidir. Asıl adı İbrahim'dir. Kütahya'nın Gediz ilçesinde doğmuş ve büyümüştür. İlk tahsilini de burada yapan Kabûlî, daha sonra İstanbul'a giderek burada medrese eğitimi görmüş ve ardından kadılık mesleğine atılmıştır. Sivas, Kars, Mısır gibi yerlerde ve daha çok Doğu Anadolu civarında kadılık yapmıştır. Kabûlî, devrin ileri gelen devlet adamlarından Sultan III. Murad, Özdemiroğlu Osman Paşa ve Ferhad Paşa ile ilişki kurmuş ve zaman zaman onlara şiirler sunmuştur. Kabûlî, 1591-1592 tarihinde son görev mahalli olan Mısır'dan gemiyle dönerken denizde boğularak ölmüştür. Kişilik olarak zevk ve safaya düşkün biri olarak anlatılan Kabûlî, Hanefî mezhebine bağlı, Sünni bir müslümandır.Kabûlî'nin bilinen tek eseri Divan'ıdır. Bu Divan'ın İzmir, İstanbul, Berlin ve Londra'da olmak üzere dört yazma nüshası bulunmaktadır. Divan'da 516'sı gazel olmak üzere 933 manzûme vardır. Ayrıca birçok yazma şiir mecmuasında Kabûlî'nin şiirlerinin bulunması, şiirlerinin beğenildiğini göstermektedir. Kabûlî Divanı; içindeki sosyal ve tarihî unsurların bolluğu, halk dili ve kültüründen alınma ?yumuş?, ?bıldır? benzeri ifadelerin çokluğu, arkaik kelimelerin ve deyimlerin çok sık kullanılması, ayrıca edebî sanatlar içinde cinasa ayrı bir önem verilip bu sanatın çok sık ve başarılı şekilde kullanılmış olmasıyla dikkati çekmektedir.

16. yüzyılDivan şiiriDivanlar+1
Mustafa Erdoğan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Mecdi Mehmed Efendi'nin Gazelleri (Metin-İnceleme)

Divan edebiyatı metinleri, edebiyatımızın geçmişine ışık tutan eserlerdir.Bu çalışmamızda edebiyatın nazım ve nesir olmak üzere her iki kolunda da eser vermiş, tezkirelerde âlim, şâir, nâsir olarak nitelendirilen bir isim olan Edirneli Mecdî Mehmed Efendi'yi ele aldık. Onaltıncı yüzyıl edebiyatında Edirne'de yetişen âlim ve şâirler arasında önemli yere sahip olan Mecdî, asıl şöhretini Şakâyık-ı Nu`maniyye`nin tercümesi olan Hadâiku'ş-Şakâik ile yapmıştır. Bu hâl tercümesinin dışında gazelleri, telif ve tercüme eserleri de vardır.Çalışmamızın ilk bölümünde Mecdî'nin hayatı, eserleri ve edebî şahsiyeti incelenmiştir. İkinci bölümde gazellerin şekil, dil-üslûp ve muhteva özellikleri üzerinde durulmuş, üçüncü bölümde ise transkripsiyonlu metin verilmiştir.Bu çalışmamızda amaç, Edirneli Mecdî Mehmed'in şâirlik yönünü tezkireler ve şiirleri ışığında daha ayrıntılı olarak tanımak ve tanıtmaktır.Anahtar kelimeler: Mecdî Mehmed Efendi, Gazel, Edirne, Şakâyık-ı Nu'maniyye, Transkripsiyonlu Metin

Ayşe Derya Eskimen
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

17. yy. divan şairi Şerif Nehci, hayatı, eserleri ve Divanı'nın tenkitli metni

Tezimizin konusu, XVII.yy.'da yaşamış olan Şerif Nehcî'nin hayatı, eseri ve edebî kişiliği ile Dîvânı'nın tenkitli metnini oluşturmaktır. Nehcî hakkında kaynaklarda verilen bilgiler son derece kısıtlıdır. Bilgilere göre; Nehcî'nin asıl adı Mustafa'dır. Doğum yeri konusunda farklı görüşler ileri sürülen şâirin doğum tarihi de belli değildir. Kaynaklarda peygamber sülâlesinden geldiği için "Şerif lakabım aldığı öne sürülmüştür. Nehcî, 1715 tarihinde vefat etmiştir. Mevcut bilgilere göre Nehcî'nin tek eseri Dîvânı'dır.Dîvân'ın nüshaları İstanbul'da bulunmaktadır. Tezimiz, Giriş kısırımdan başka, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Şerif Nehcî'nin hayatı, eseri ve edebî kişiliği hakkında kaynaklardan yola çıkarak bilgi verilmiştir.Edebî kişiliği ortaya konulurken hem kaynaklardaki bilgi kullanılmış hem de Nehcî'nin şiirlerinden yararlanılmıştır. Bu bölümde daha çok edebiyat tarihine kaynaklık edecek bilgiler sunulmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde, Şerif Nehcî Dîvânı'nın şekil, muhteva, dil ve üslûp özellikleri incelenmiştir. Şekil özellikleri, tablolar yardımıyla ortaya konmaya çalışılmıştır. Muhteva bölümünde, dîvânda bulunan şiirlerin konulan değerlenduilmiştir. Nehcî'nin dil ve anlatım özellikleri de, dil ve üslûp bölümünde ifâde edilmiştir. Üçüncü bölümde ise, Nehcî Dîvânı'nın dört nüshası tanıtılmış ve tenkitli metin verilmiştir. Çalışmamızın konusunu oluşturan Şerif Nehcî Dîvâm'nda 6 kasîde, 1 tercic- bend,343 gazel, 42 kıfa, 116 rubâ'î, 42 mu'ammâ ve 1 maüac yer almaktadır. Nehcî, nazım şekillerinden en çok "gazel" yazmakta başarılıdır. Onun şiirlerinde kaynaklarda belirtildiği üzere, "Haveulik" ya da "Mevlevîlik" terimlerine rastlayamadık. Ayrıca onun şiirlerinde tasavvuf! ağırlıktaki şiirler yazdır.Bu sebeple onun lirik bir şâir olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Nehcî Dîvân Edebiyatı'nın geleneklerine uyarak şiirlerinde "aşk", "sevgilinin vefasızlığı" "ayrılık acısı"...vb. konulan işlenıiştk.Şâirimiz aynı zamanda dönemine göre sâde, konuşma diline yakın üslubuyla dikkat çekmektedir.

17. yüzyılDivan edebiyatıDivan edebiyatı+6
Neslihan İlknur Koç
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

Feyzi-i Kefevi Divanı: Tahlil-metin

Feyzî-i Kefevî Dîvanı: Tahlil-Metin adlı Doktora tezimiz, 17. yüzyıl şâirlerinden Feyzî'yi konu olarak ele almaktadır. Feyzî, Kırım'ın Kefe şehrinde doğmuş bir şâirdir. Feyzî ilköğrenimini Kefe'de yükseköğrenimini ise devrin kültür merkezi İstanbul'da tamamlamıştır. Öğrenimini bitirdikten sonra Kefe 'ye tekrar dönmüş, hocalık ve din adamlığı yaparak toplum hayatında yerini almıştır. Hayatının son dönemlerinde İstanbul'a gelmiş ve burada 1614 yılında geride bir çok eser bırakarak vefat etmiştir. Tezimizde Feyzî'nin hayatıyla ilgili bu bilgileri tespit ederken, şairlik yönünü de değerlendirmeye çalıştık. Yaptığımız araştırma; Feyzî'nin Hayatı, Eserleri ve Şahsiyeti, Divanın Şekil ve Muhteva Özellikleri, Divanın Tenkidli Metni isimli üç bölümden oluşmaktadır. Araştırmamızın sonucunda Feyzî'nin şiirlerinin; devrinin estetik ölçülerini taşıdığı, yaşadığı bölgeyle ilgili çeşitli unsurları yansıttığı ortaya çıkmıştır. Tezin sonuna ise divan metnindeki kelimeler verilerek şâirin kelime dünyasına girilmeye çalışılmıştır.

17. yüzyılDivan edebiyatıDivan edebiyatı+6
Muvaffak Eflatun
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

Fransa Ulusal Kütüphanesi TURC 302 numaralı Şiir Mecmûası (İnceleme-metin ve MESTAP'a göre tasnifi)

Tezimizin konusu olan eser, 16. yüzyılda tertip edilmiş olması kuvvetle muhtemel olan Mecmû'a-i Eş'âr adlı seçme şiirler mecmûasıdır. Mecmû'a-i Eş'âr, Fransa Ulusal Kütüphanesi Turc 302 numarada kayıtlıdır. Mecmûada eserin mürettibine dair kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Eserde 51 şâir ve 183 şiir yer almaktadır. Mecmûada yoğun olarak gazel, müfred ve musammatlar bulunmaktadır. Mecmûa, 14. ve 16. yüzyıllar arasında yaşamış şâirlerin şiirlerini ihtivâ etmektedir. Seçilmiş şiirler büyük oranda 16. yüzyıla aittir. Mecmûada bir kısmı zemin şiir ile birlikte bir kısmı ise zemin şiir olmaksızın tertip edilen nazîre şiirler de mevcuttur. 14. yüzyıl şâirlerinden Yusûf-ı Meddâh'a ait Kadı ile Uğru hikâyesinin mensûr bir nüshası mecmûada müstakil bir bölüm olarak yer almaktadır. Didaktik konulu eser, Türkçe-Farsça-Arapça karışık dilli olarak yazılmıştır. Mecmûanın içeriğine dair bilgiler mecmûalar üzerine yapılan araştırmalar ışığında değerlendirilmiştir ve Klasik Türk Edebiyatı literatürüne katkıları ile edebiyat tarihindeki yeri ortaya konulmuştur. Mecmûanın çeviri yazılı metni verilmiş, şiir noktasında teferruatlı bir biçimde tahlîli ve dizini yapılmıştır. Ayrıca MESTAP ile ilgili tablo tezimizin sonuna eklenmiştir.

FransaMecmu`a-i Eş`arMecmuaların Sistematik Tasnifi Projesi+3
Elif Nur Anbar
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Other supervisors