Theses supervised by Prof. Dr. Ali Osman Alakuş

19 theses · Dicle University

Master'sOpen AccessTR

Güzel sanatlar lisesi 10. sınıf iki boyutlu ana sanat atölye dersinde sanat eleştirisi yönteminin öğrencilerin öğrenme süreçlerine etkileri

Sanat eğitiminin gelişmiş olduğu toplumlarda, sanatın yaşama yansıyan belirginlikleri olmakla beraber insanların sanatsal duyarlılığı ve bilinci gelişkin olabilmektedir. Toplumların eğitim-öğretim alanlarının başında gelen okullarda Görsel Sanatlar eğitiminin, çağdaş pedagojik yöntemler ile zenginleşmesinin büyük önemi vardır. Bu pedagojik yöntemlerden biri olan Çok Alanlı Görsel Sanatlar Eğitimi Yöntemi ile uygulama çalışmalarının yanında sanat tarihi, sanat eleştirisi ve estetik yaklaşımları birlikte ele alınmaktadır. Bu alt disiplinlerden sanat eleştirisi yöntemi ile sanat eserini tanıma, eleştirel yaklaşma, analiz etme, fikir yürütme gibi yetilerin sanatsal gelişime etki edebilen yanları olabilmektedir. Bu araştırma ile Güzel Sanatlar Lisesi 10. Sınıf İki Boyutlu Ana Sanat Atölye Dersinde Sanat Eleştirisi Yönteminin Öğrencilerin Öğrenmelerine Etkisi problem durumuna ve alt problemlere ilişkin ÇAGSEY disiplinlerinden sanat eleştirisi yöntemi ile ele alınan bir süreç izlenmiştir. Araştırma, 2022-2023 eğitim öğretim yılında Hatay Bedii Sabuncu Güzel Sanatlar Lisesi 10. Sınıf öğrecileri ile gerçekleştirilmiştir. Deneysel desenlerden öntest-sontest kontrol gruplu seçkisiz desen (The randomized pretest-posttest control group desing) modeli ile yapılan araştırma uygulama sürecinde, 40 kişilik denek havuzundan seçkisiz belirleme ile 20 öğrenci deney grubunu, 20 öğrenci de kontrol grubunu oluşturmuştur. Araştırma uygulama 5 haftalık süre ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada deney grubunda ''Sanat Eleştirisi ve Estetik'' ünitesine uyarlanan Edmund Feldman modeli sanat eleştirisi yöntemi ile öğrencilerin öğrenme düzeyleri, tutumları ve öğrenmelerinde oluşan kalıcılık düzeyine ilişkin etkilerin neler olduğu belirlenmek istenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi ile elde edilen bulgular, iki boyutlu ana sanat atölye dersinde uygulama öncesi ve sonrası yapılan öntest ve sontest sonuçlarıyla ortaya konmuştur. Yapılan araştırma sonucunda sanat eleştirisi yönteminin, deney grubu öğrencilerinin öğrenme, tutum ve başarı düzeylerine ilişkin anlamlı sonuçlar verdiği görülmüştür.

Eren Aktaş
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bir çizgi karakter tasarım yöntemi olarak "Zoomorfizm"

Çizgi filmlerin ortaya çıkmasıyla 20. Yüzyılın başlarından itibaren canlandırma filmleri ve çizgi filmler, modern sinema, televizyon, reklamcılık ve oyun tasarımı gibi mecralarda önemli bir konuma gelerek film yapım süreçlerinde temel çalışma alanlarından biri haline gelmeyi başarmış bulunmaktadır. Çalışma alanları arasında en önemli sektörlerden biri olan karakter tasarımı, basit ve çizgisel olarak ele alınırken zamanla biçim, şekil, renk, silüet, kostüm ve aksesuar gibi unsurların yaratıcı bir şekilde bir araya getirilmesiyle özgün karakterlere dönüştürülmekte ve bu süreçte karakterlere çeşitli kişilik özellikleri kazandırılmaktadır. Karakterleri okuyan izleyen ve dinleyen bireyler bu karakterlerle duygusal bağ kurma çabası içinde bulunurken yaratıcılıkla şekillendirilen karakterler, temel stillerine göre ayrıştırılarak Antropomorfizm, Metamorfizm ve Zoomorfizm gibi temel olguları ortaya çıkarmaktadır. Bu noktada Zoomorfizm insanların ve nesnelerin hayvansal özelliklerle donatıldığı bir tasarım yaklaşımı olarak, karakterlerin niteliklerinin sembolik ve estetik bir şekilde yansıtılması yoluyla izleyicilerle duygusal etkileşim kurmasını sağlayıp karakter tasarımına anlam ve derinlik katmaktadır. Belirlenen doğrultuda bu çalışmanın amacı, Zoomorfizm kavramını derinlemesine inceleyerek karakter tasarımı sürecinde geliştirilen zoomorfik karakterlerin oluşumunu analiz etmek ve bu karakterlere atfedilen özellikler ile diğer nitelikleri zoomorfizm perspektifinden değerlendirilmesini sağlamaktır. Araştırmanın kavramsal çerçevesinin temelinde kapsamlı literatür taramasına dayalı kaynak tarama modeli etkin bir şekilde kullanılmaktadır.

Grafik tasarımıGrafik tasarımı eğitimiÇizgi karakter+1
Nazlı Çelik Ateş
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel iletişimde ikonik temsil-görsel metonimi

İnsanlığın varoluşundan günümüze evrensel bir iletişim aracı olan görsel iletişim; duygu, düşünce ve bilgilerin görsel araçlar aracılığıyla aktarılması süreci olarak tanımlanmaktadır. İmgeler, semboller, grafikler, renkler, şekiller ve tipografi gibi görsel unsurlar kullanılan bu süreçte metafor, metonimi, düz anlatım, benzetme gibi görsel ifade biçimleri mesaj iletmede sıklıkla başvurulan dilsel ve sanatsal pratikler olarak dikkat çekmektedir. Görsel ifade biçimlerinden biri olan görsel metonimi ise bir nesne, kavram ya da olgunun yerine onunla doğrudan ilişkili başka bir görsel unsurun kullanıldığı temsil biçimidir. Görsel metonimi ile anlam inşasında, nesne ya da olgunun biçimsel benzerlik yoluyla görselleştirilmesi olarak tanımlanan ikonik temsilin sıklıkla bir arada kullanıldığı gözlemlenmektedir. Bu yönüyle görsel metonimi görsel tasarımlarda anlam aktarımını kolaylaştıran etkili bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Bu araştırma, görsel iletişimde önemli bir anlatım biçimi olan görsel metonimi kavramını açıklamak, lise öğrencilerinin sanatsal üretim süreçlerinde bu kavramı kullanmalarını sağlamak ve öğrencilerin görsel metonimiye yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada karma yöntem benimsenmiş; nitel veriler içerik analizi ve literatür taraması yöntemleriyle, nicel veriler ise tutum ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın evrenini Malatya ilindeki lise öğrencileri, örneklemini ise Malatya Mehmet Ali Aydınlar Fen Lisesinde öğrenim gören 9. ve 10. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında öğrencilerden görsel metonimi yöntemiyle sanatsal çalışmalar üretmeleri istenmiş ve bu çalışmalar "Sanat Eleştirisi Çalışma Yaprağı" ile Forceville'in (2009) görsel metonimi analiz yöntemi doğrultusunda değerlendirilmiştir. Ayrıca araştırmacı tarafından geliştirilen "Görsel Metonimiye Yönelik Tutum Ölçeği" ile öğrencilerin bu yönteme ilişkin tutumları analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin sanatsal üretimlerinde çeşitli metonimik stratejiler (parça-bütün, neden-sonuç vb.) kullanabildikleri, görsel metonimiye yönelik farkındalık geliştirdikleri ve yaratıcı müdahalelerle anlatımlarını zenginleştirdikleri gözlemlenmiştir. Ayrıca, öğrencilerin görsel metonimiye yönelik genel tutumlarının olumlu düzeyde olduğu; özellikle özel ders veya kurs alan öğrencilerin tutum puanlarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda, görsel metonimi lise düzeyindeki öğrencilerin sanatsal ifade becerilerini geliştirdiği, yaratıcı ve eleştirel düşünme süreçlerine katkı sağladığı görülmüştür. Bu bağlamda, sanat eğitimi müfredatında görsel metonimiye dayalı uygulamalara daha fazla yer verilmesi önerilmektedir.

Emine Batar
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Güzel sanatlar lisesi öğrencilerinin sanat yönelimlerinde Türk İslam Sanatları Tarihi dersinin etkisine ilişkin görüşleri

İnsanların sanat yoluyla kendilerini ifade etme biçimi, asırlardır başvurulan bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sanatsal ifade biçimi temelde kişinin seçtiği sanat ve yönelimlerinin etkisi altındadır. Sanatsal yönelimi belirleyen pek çok faktör olmakla beraber, sanat eğitiminde verilen derslerin içeriği, uygulama dersleri ve sanat tarihinin bu yönelime etkisi tartışılmaz bir gerçektir. Yönelinecek sanat alanının birey tarafından uygunluğu ve yeteneklerini daha iyi sergileyebilecek bir alan olması gelecekte yaşanılabilecek sıkıntılar için önemli bir süreç olmaktadır. Bu durum göz önüne alınarak öğrencilerin sanat yönelimlerinde, seçtikleri sanat alanını belirlemede, hangi etmenlerin rol oynadığı ve sanatsal uygulama alanlarını belirlerken, Türk İslam Sanatları Tarihi dersinin etkisi ile baz aldıkları temel kriterler hakkında veri toplamak amaçlanmıştır. Bu araştırmada, Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü öğrencilerinin sanat yönelimlerinde Türk İslam Sanatları Tarihi dersinin etkisine ilişkin görüşlerinin alınması amaçlanmıştır. Aynı zamanda sanat yönelimlerini etkilen faktörler, atölye çalışmaları ve Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü derslerinin etkisi araştırılmaktadır. Araştırma kapsamında sanat yönelimlerini etkileyen etmenlerin tespiti ile bu tespitlerin ölçülmesi amacıyla Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü 11. Sınıfta öğrenim gören 23 öğrenci ve 12. Sınıfta öğrenim gören 13 öğrenciye anket uygulanarak görüşleri alınmıştır. Aynı okulda eğitim veren 7 öğretmene ise görüşme formu uygulanmıştır. Anket ve görüşme formundan elde edilen veriler ile öğrencilerin sanatsal alanda hangi yöne evirilecekleri ve evirilmenin nedenleri hakkında görüşleri değerlendirilmiştir. Araştırma evreni, Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinden oluşmaktadır. Evren içinde örneklem ise Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü öğrencileri seçilmiştir. Araştırmayla ilgili gerekli veriler, literatür taraması, Güzel Sanatlar Lisesi 11. ve 12. Sınıf öğrencilerine uygulanan anket ve öğretmen görüşme formu, araştırmacı tarafından veri toplama araçlarından elde edilen bulgulardan oluşmaktadır. Yapılan araştırmada, öğrencilerin sanat yönelimlerinde Türk İslam Sanatları Tarihi dersinin etkisinin düşük düzeyde olduğu görülmüştür. Yönelimlerinde çeşitli faktörlerin etkili olduğu ve en fazla etkili olan etmen ise okuldaki sanatsal uygulamalar olduğu gösterilmiştir. Öğretmenler ise öğrenci tercihlerinde ilgi ve isteklerinin belirleyici olduğunu dile getirmişlerdir.

Şahin Beki
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Karakter tasarımlarında Tronie'ye dair öğrenci görüşleri

Sanatın birçok alanının içerisinde olan görsel sanatlar eğitimi, sanatın aslında eğitime yansıması olarak düşünülebilir. Görsel sanatlar çatısındaki bölümde yer alan ve zamanla sadece bir kitapta değil çizgi filmlerde, bir markanın temsili olarak reklamlarda, oyunlarda vb. her alanda görülen karakter tasarımı, özgün tasarımlarıyla göz alıcı ve ilgi odağı olan bir alan/konu olmuştur. Hayatımızın ilgi odağı haline gelen karakter tasarımı görünüşte belirgin özellikleri basit çizgiler ve renklendirmeler ile tasarlanan bir izlenim verebildiği gibi aslında siluet, biçim, kostüm, aksesuar, renk gibi süreçler içerisinde tasarlanması zorlayıcı ve yorucu olan özellikle topluma hitap edilmesi için birçok detaylara dikkat edilmesi gerekmektedir. Karakterin tasarım süreci eğitiminde de bir hayli zorluk ve zamansal sorunlarla da karşılaşmak mümkündür. Bu oluşan olumsuz durumları ve şartları azaltmak için kolaylık sunabilen tronie çalışma türü kullanılabilir. Tronie çalışma türü ortaya çıktığı dönemde bir eğitim aracı olarak kullanılan ve en basit anlamıyla abartılı yüz ifadesi olarak tabir edilen tronie; belirsiz kişilerin yani hayali kişi, ortam, kostümler ile abartılı yüz ifadelerinin özgün düşüncelerle tasarlanmasıdır. Bu tanımıyla karakter tasarımının eski zamanlardaki çalışma türüyle tasarlanması ve bu ifadesiyle anılması denilebilen tronie, karakter tasarımı eğitimine kolaylık sağlayabilen bir kapı aralayabilmektedir. Karakter tasarımı ve tronie çalışma türünün benzerliği, karakter tasarımında tronie çalışma türünü kullanılarak zor, yorucu ve zaman kaybını ortadan kaldırıp aslında tornie çalışma türünün karakter tasarımı eğitiminde kullanılabileceğini amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda araştırma, nitel araştırma içerisinde yer alan alanyazın taraması ve eylem araştırması kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Diyarbakır Dicle Üniversitesi, örneklemi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Anabilim Dalı Resim İş Öğretmenliği Grafik Tasarım Ana Sanat Atölyesi ve Sanat ve Tasarım Fakültesi Görsel Sanatlar Bölümü Grafik Tasarım Ana Sanatı 3. ve 4. sınıf öğrencileri olmak üzere toplam 30 öğrenci olarak belirlenip uygulama yapılmıştır. Uygulama Dicle Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Görsel Sanatlar Bölümü Grafik Tasarım Ana Sanatı iki hafta (6+6 ders saati) ve Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim İş Öğretmenliği iki hafta (5+5 ders saati) içerisinde gerçekleştirilmiştir. Belirlenen uygulama süreci içerisinde öncelikle öğrenmiş oldukları karakter tasarımı eğitimi doğrultusunda tasarladıkları karakter çalışmaları toplanmıştır. Ardından bu karakter tasarımları tornie çalışma türüyle tasarlayarak ortaya çıkardıkları sanatsal çalışmalar ve öğrencilerin görüşlerini öğrenmek için yarı yapılandırılmış görüşme formuyla elde edilen veriler toplanılmıştır. Toplanılan bulgular nitel veri analiz yöntemlerinden olan betimsel analiz ile analiz edilmiştir. Araştırma doğrultusunda elde edilen bulguların analizi sonucunda karakter tasarımı ile tronie çalışma türünün arasında anlamlı bir farklılık ortaya çıkmamış ve karakterleri tronie çalışma türü ile tasarlarken çoğunlukla öğrenciler için yorucu olmadığı, daha hızlı olduğunu aynı zamanda karakterde olması gereken yüz ifadelerinin belirginleştiği, durağanlığın azaldığı, özgün düşünmelerinin arttığı ve en önemlisi zamansal tasarrufta yardımcı olduğu sonuçlara varıldığı söylenilebilmektedir. Çıkan bu sonuçlarda baz alınarak tronie çalışma türünün karakter tasarım eğitiminde kullanılabileceği sonucuna varıla bilinmektedir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda araştırmanın karakter tasarımı eğitimine kolaylık ve gelişme kazandırdığı gibi bilimsel araştırmalarda yeni bir konu sunarak literatürü zenginleştirmektedir. Ayrıca farklı araştırmalara da kapı aralayacak fikirler ve öneriler sunarak topluma, bilime ve sanata önemli katkılar sağladığı belirtilebilir.

Rozelin Aras
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ders dışı etkinlikler kapsamında ebru sanatının origami sanatına dönüşümünün formal eğitime katkıları

Bu araştırma, ders dışı etkinlikler kapsamında Ebru sanatının Origami sanatına dönüşümünün öğrencilerin formal eğitime yönelik tutumlarına ve bireysel gelişim alanlarına katkılarını incelemeyi amaçlamaktadır. Geleneksel Türk Sanatı olan Ebru ile Japon kültürüne ait Origami Sanatının disiplinler arası bir yaklaşımla birleştirilerek öğrencilere sunulması yoluyla, sanat eğitiminin bilişsel, duyuşsal ve psikomotor gelişim üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Araştırma, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Elazığ Hacı Hulusi Yahyagil Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde öğrenim gören dokuzuncu sınıf erkek öğrencilerden oluşan 79 kişilik bir çalışma grubuyla yürütülmüştür. Araştırmada karma yöntem tercih edilmiş; nicel veri toplama aracı olarak 16 maddelik ön test-son test anketi, nitel veri toplama aracı olarak ise sekiz sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 programı ile tanımlayıcı istatistikler ve bağımlı örneklem t-testi kullanılmış; nitel veriler ise içerik analizi yoluyla değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, uygulama öncesine kıyasla öğrencilerin sanatsal etkinliklere olan ilgilerinde, yaratıcılık düzeylerinde, sosyal ilişkilerinde ve el becerilerinde anlamlı düzeyde artışlar gözlemlenmiştir. Ayrıca, Ebru ve Origami sanatlarının öğrencilerin problem çözme becerileri ve gündelik yaşama yönelik farkındalıkları üzerinde de olumlu etkiler yarattığı belirlenmiştir. Görüşme bulguları da bu sonuçları destekler nitelikte olup, öğrencilerin uygulamayı hem eğlenceli hem de öğretici olarak değerlendirdikleri görülmüştür. Elde edilen bulgular doğrultusunda, disiplinler arası sanat uygulamalarının formal eğitime entegre edilmesinin, öğrencilerin çok yönlü gelişimini destekleyen etkili bir yöntem olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Çok alanlı sanat eğitimi yöntemi
Şeyma Demirel
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin görsel okuryazarlığını geliştirmede görsel kültür kuramının etkileri

Güzel Sanatlar Lisesi Öğrencilerinin Görsel Okuryazarlığını Geliştirmede Görsel Kültür Kuramının Etkileri Günümüz teknolojilerinde yaşanan gelişmelerin insanın çevresini günden güne görsel hale getirmesiyle görsel kültür iletişimde hâkim dil halini almaktadır. Görsel kültürün yoğun bir şekilde kuşatması altında yaşamını sürdüren günümüz bireylerini, bu kültür, dinamiklerini ve dilini öğrenmeye mecbur etmektedir. Gördüğü şeyleri doğru okuyabilen, görünenin altındaki anlam katmanlarını çözümleyebilen bireyler yetiştirebilmek bu kültürün eğitimi ile mümkün görünmektedir. Bu çalışmada, sanat eğitiminin temellerini alan güzel sanatlar lisesi öğrencilerinin görsel okuryazarlığını geliştirmede Görsel Kültür Kuramı'nın etkilerini ortaya çıkarmak amaçlanmaktadır. Araştırmada, ön test- son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmış olup bu bağlamda, seçkinsiz örneklem belirleme yöntemi ile evren oluşturulmuştur. Uygulama, Şanlıurfa Kazancı Bedih Güzel Sanatlar Lisesi 11. sınıf öğrencilerinden, deney ve kontrol grubu olmak üzere toplam 20 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplamak için ön test-son test, gözlem ve uygulama çalışmasının incelenmesi kullanılmıştır. Öncelikle her iki gruba da görsel okuryazarlık yeterliliklerini ölçmek maksadıyla ön test uygulanmıştır. Sonrasında deney grubuna görsel kültür tabanlı grafik tasarım dersi verilmiş, kontrol grubunda ise geleneksel grafik tasarım dersi yöntemi kullanılarak eğitimler sürdürülmüştür. Öğrencilerden piktogram tasarımı yapmaları istenmiş ve bu çalışmalar yürütüldüğü esnada gerçekleştirilen gözlem ile öğrencilerin görsel kültüre dair farkındalıkları tespit edilmeye çalışılmıştır. Derslerin ve uygulama çalışmalarının tamamlanmasından ardından her iki gruba da araştırmanın başında uygulanan ön test, bu defa son test olarak uygulanmıştır. Bu yöntemlerle toplanan veriler, Wilcoxon işaretli sıralar ve Mann-Whitney U testleri ile değerlendirilmiş olup uygulanan ön test-son test, gözlem formu ve piktogram tasarımı incelenmesi sonucunda deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, güzel sanatlar lisesi öğrencilerinin görsel okuryazarlığına, görsel kültür kuramı tabanlı öğretim sürecinin olumlu katkıları olmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda görsel kültürün, sanat eğitiminde yer alması gerektiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Görsel Kültür, Görsel Okuryazarlık, Sanat Eğitimi, Piktogram

Görsel kültürGörsel okuryazarlıkGüzel sanatlar liseleri+3
Hayriye Demirkol
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Lise 9. sınıf öğrencilerinin frotaj tekniğini kullanarak yaptıkları çalışmalardaki metaforlar

Görsel sanatlar dersinin öğrencilerin hayal gücü, yaratıcı düşünme becerileri ve eleştirel bakış açısı kazanmasına katkı sağladığı düşünülmektedir. Bu ders kapsamında öğrencilere sanatın elemanları ve sanatsal düzenleme ilkeleri kavratılmaya çalışılmaktadır. Araştırmanın temel amacı; Lisede öğrenim gören öğrencilerin sanatın elemanlarından biri olan doku konusu kapsamında öğrencilere frotaj tekniğinin kavratılması, bu teknikle çalışma yapmanın onlara ne gibi katkı sağladığı, oluşturdukları tasarımlarda kendi görüşlerinden yola çıkarak çalışmalarında ne gibi metaforlar (benzetmeler) yaptıklarının incelenmesidir. Araştırma nitel ve nicel verilerin bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemi şeklinde yapılandırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Bingöl İli, Yedisu İlçesi, Yedisu Çok Programlı Anadolu Lisesi 9. sınıfta öğrenim gören ve tesadüfi örneklem seçimi yöntemiyle belirlenmiş 20 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma kapsamında öğrencilerin frotaj tekniğine dair bilgi düzeylerini ölçmek için ön test uygulanmıştır. Ardından öğrencilerle detaylı olarak frotaj tekniği içerikli dersler işlenmiş ve bu tekniği kullanarak birer çalışma yaptırılmıştır. Ayrıca yapılan son test uygulamasıyla tekniğe ilişkin bilgi düzeylerinde gelişme olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Uygulama çalışması tamamlandıktan sonra; öğrencilerin açık uçlu sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formları aracılığıyla, frotaj tekniği ile çalışmanın kendilerine ne gibi katkıda bulunduğunu ifade etmeleri sağlanmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerin ön testleri ile son testleri arasında olumlu yönde anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Bu yöntemlerle toplanan veriler Wilcoxon işaretli sıralar testi aracılığıyla analiz edilmiştir. Yapılan uygulamadan sonra öğrencilerin kendi görüşlerinden yola çıkarak çalışmalarında ne gibi metaforlar (benzetmeler) yaptıkları tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin yaptıkları uygulama çalışmalarında yaşadıkları coğrafyadan esinlendikleri ve bu yönde metaforlar kullandıkları belirlenmiştir. Frotaj tekniği ile çalışmanın öğrencilere farklı bakış açısı kazandırdığı, onların hayal güçlerini geliştirdiği, aynı zamanda malzeme ve zaman açısından oldukça ekonomik olduğu için görsel sanatlar dersinde doku konusu işlenirken frotaj tekniğinin ders içerisinde yer alması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Frotaj, Metafor, Max Ernst, Doku, Otomatizm,

FrotajLise öğrencileriMetafor+2
Rojda Kut
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 8. sınıf Görsel Sanatlar dersi renk konusunun işlenişinde Van Gogh'un resimlerinin etkisi

Görsel sanatlar dersi ile tanınan renk kavramı, temel sanat eğitiminin yapı taşlarından birini oluşturmaktadır. Uygulama yapılması ile bilinen görsel sanatlar dersinde renk konusu sadece yüzeysel bilgilerin anlatılması ile sınırlı olabilmektedir. Öğrencilerin rengi çözümleyip eserlerine yansıtabilme becerilerinin geliştirilmesinin sanat tarihinden ve sanatçı eserlerinden örnekler gösterilmesi ile mümkün olabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada ortaokul 8. sınıf görsel sanatlar dersi renk konusunun işlenişinde Van Gogh'un resimlerinin öğrenci çalışmalarına etkisinin olup olmadığını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırma nitel ve nicel verilerin bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemi şeklinde kurgulanmıştır. Araştırmanın evreni Şanlıurfa ili Hilvan ilçesi, örneklemi ise Bedrettin Kem İmam Hatip Ortaokuludur. Araştırmanın çalışma grubu ortaokul 8. sınıfta öğrenim gören rastgele seçim yöntemiyle belirlenmiş 20 öğrenciden oluşmaktadır. Tek grubun ele alındığı araştırmada öğrencilerin renk bilgisi ile Van Gogh ve eserlerini bilme düzeylerini ölçmek amacıyla hazırlanmış ön test uygulanmış, öğrencilere ön resim çalışması yaptırılmıştır. Uygulamalar esnasında öğrenciler gözlem formları aracılığıyla gözlemlenip değerlendirilmiştir. Detaylı konu anlatımı yapılıp sanatçı eserlerinden örnekler gösterildikten sonra son test uygulanmıştır. Resim çalışmasının tekrar yapılması istenip, öğrenciler gözlemlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerin ön test-son testinde ve gözlem formlarında olumlu yönde anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Üç uzman tarafından değerlendirilen öğrenci çalışmalarında ise yüksek oranda olumlu yönde anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Analizler ile elde edilen bulgulara göre sonuç olarak, ortaokul 8. sınıf görsel sanatlar dersi renk konusunun işlenişinde Van Gogh'un resimlerinin öğrenci çalışmalarına etkisinin olduğu ortaya çıkmıştır. Renk konusu işlenirken sanatçı eserlerinden örnekler verilerek konunun anlatılması ile öğrencinin renkleri daha iyi kavradığı ve bunu sanatsal çalışmalarına yansıttığı görülmüştür. Görsel sanatlar dersinde renk konusunun yüzeysel bilgilerle işlenmeyip sanat tarihinden, sanatçılardan ve eserlerinden örnekler verilmesiyle öğrencilerin kültürel kazanım elde etmesi açılarından da fayda sağlamıştır. Elde edilen sonuçlara göre görsel sanatlar dersinde konu işlenirken bu metodun uygulanması önerilmektedir.

Görsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimiOrtaokullar+3
Rumeysa Büşra Şanda Şahin
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sanat kavramının Esmâ'ül Hüsnâdaki yansımaları

Sanat, yüzyıllar boyu insanoğlunun aklını meşgul etmiş ve sınırlarını zorlama isteği uyandıran bir konu olagelmiştir. Kimi zaman doğrudan taklitle, kimi zaman soyutlamayla bazen de çok farklı arayışlarla yapılan denemeler sonucu bugüne kadar gelmiştir. Ancak bu sanat anlayışına genel olarak bakıldığında bir şeylerin ihmal edildiği hissi uyanmaktadır. Bu ihmal ise, "Sanat"ı gerçek anlamıyla kavramayı zorlaştırmaktadır. Sanki dünyada izlemekte olunan ve kimi zaman eksik bir tanımlama ile "Tabiat" denilen varlıklara ontolojik bakımdan doğru yaklaşılmadığı anlaşılmaktadır. Toplumumuzda sanat kavramı ve sanatsal olgular, ne yazık ki başka birilerinin sanat anlayışı ile okunduğu izlenimi vermektedir. Bütün bu yapılanlara bakıldığında Allah'ın "Yaratma Sanatı" nın eksik tanımlandığı ve bizim, yani İslami Sanat anlayışının daha farklı olduğunu söylemek mümkündür. Müslümanlar çağlar boyu sanat eseri üretirken, "Allah İnancı" kavramını özgün bakış açıları ve yaklaşımlarıyla eserlerinin özüne yerleştirdikleri en belirgin fark olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzdeki salt sanat olgusuna bakıldığında ise, Yaratıcımızın tüm evrendeki "Yaratma Sanatı" kavramının sanat camiasında yeterince doğru tanımlanmadığı görülmektedir. Asıl "Sanat Eserleri" yeryüzünün her yerine yayılmış, Musavvir ve Mülevvin gibi birçok ismin tezahürü olarak farklı tasarımlar, desenler, renklerle karşımızda iken bu bağlamda doğru okumalara çok büyük ihtiyaç vardır. Bu araştırmada, bahse konu kavramlar Allah'ın Esmâü'l-Hüsnâsı ekseninde ele alınmaya çalışılmıştır.

AllahEsma-i HüsnaGüzellik+5
Şule Yüksel Avan
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation the problems that encountered on application of the visual arts lesson according to teacher's opinion

In this thesis study, in which Structural problems of the visual arts course is evaluated by visual arts course teacers; screening method is used and the datas are collected based on the survey technique. Survey in this thesis study, is realized in the Elazığ city center and it's boroughs, with the participation of the 90 Visual Arts teachers from 79 secondary schooll. In the research, in the light of the obtained datas from the survey which are applied to visual arts teachers is confirmed that the teachers think that they could reach to the level of secondary school visual arts curriculum application in great extend. However, it is confirmed the excistence of various problems wich prevent reaching to the goals of the visual arts course, wich the visual arts teachers wipe out such as absence of visual arts courses, the inadequacy of course periods, the society indifference, towards to the visual arts course and the course teachers, financial difficulties, the necessery of doing extra job, feeling inadequate ownself. At the end of the research, for the purpose of applying the visual arts and reaching it's general purpose curiculum with the least problems, some suggestions are made such as owning a visual arts class of the secondary schools, raising the lesson hours to the least two hours in a week and developing of the visual arts curriculum in the directions of the visual arts teacher's views.

Course evaluationVisual arts courseVisual arts education+4
Ayhan Özgökçe
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi görsel sanatlar eğitimine yönelik öğrenci velilerinin bakış açısı

Bu araştırmada okul öncesi görsel sanatlar eğitimine yönelik öğrenci velilerinin bakış açılarının ne düzeyde olduğu demografik yönleri de dikkate alınarak belirlenmeye çalışılmıştır.Araştırmanın evrenini, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili Ergani ilçesindeki anaokullarında öğrenim gören öğrencilerin velileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise seçkisiz örnekleme yolu ile belirlenen Diyarbakır ili Ergani ilçesi Zübeyde Hanım Anaokulu, Mevlana Anaokulu, Halide Edip Adıvar Anaokulu ve Cahit Sıtkı Tarancı Anaokulundaki 414 öğrencinin velisi oluşturmaktadır. Tutum ölçeğinden yararlanılan araştırmada öğrenci velilerine iki bölümden oluşan 19 madde içeren bir tutum ölçeği uygulanmıştır. Uygulanan anket ölçeğin sonuçları, SPSS istatistik programında çözümlenip yorumlanmıştır. Araştırmada, öğrenci velilerinin okul öncesi görsel sanatlar eğitimine yönelik tutumlarının öğrenci cinsiyeti, veli cinsiyeti, medeni durum, yaş, meslek, eğitim durumu, aylık gelir, ikamet edilen konut tipi, ailedeki birey sayısı gibi değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği bulgulanmıştır. Ayrıca velilerin kendilerine yöneltilen açık uçlu soruya belirtmiş olduğu kişisel fikirleri de değerlendirilerek araştırmaya dâhil edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, öğrenci velilerinin okul öncesi görsel sanatlar eğitimine yönelik tutumlarının genel olarak olumlu olduğu görülmüştür. Bunla birlikte öğrencinin cinsiyeti, velinin cinsiyeti, medeni durumu, yaşı, ailedeki birey sayısı gibi değişkenlere göre anlamlı farklılık bulunmadığı, meslek, eğitim durumu, aylık gelir, ikamet edilen konut tipi değişkenlere göre anlamlı bir farklılaşma olduğu görülmüştür. Görülen bu farklılıkların nedeninin sosyo-ekonomik ve kültürel yapının değişkenlik göstermesinden kaynaklandığı ve velilerin görsel sanatlar dersi hakkında gerekli bilgi ve birikime sahip olmamalarının da bunda etkili olduğu belirlenmiştir. Bu sebeple öğrenci velilerinin görsel sanatlar eğitiminin önemi ve gerekliliği hakkında bilgilendirilmesi gerektiği, eğitim paydaşları arasında yer alan öğretmen, okul idaresi ve veli işbirliğinin güçlendirilmesiyle bunun mümkün olabileceği, sanat eğitiminin hak ettiği düzeye çıkarılmasında bu paydaşlar arasındaki ilişkinin geliştirilmesinin önemli bir fayda sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Görsel Sanatlar Eğitimi, Okul Öncesi Eğitim, Öğrenci Velileri, Ailede Sanat Eğitimi, sosyo-Ekonomik Düzey

EbeveynlerGörsel sanatlarGörsel sanatlar eğitimi+4
Mahmut Özkan
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Resim iş öğretmenliği programındaki öğrencilerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri

Bu araştırmanın amacı, resim iş öğretmenliği programındaki öğrencilerin yaşam boyu öğrenme eğilimlerini çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Araştırmada tarama model kullanılmıştır. Araştırma, 2017-2018 öğretim yılında Dicle Üniversitesi, Harran Üniversitesi ve İnönü Üniversitesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarında öğrenim gören toplam 307 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada iki bölümden oluşan bir veri toplama aracı kullanılmıştır. Veri toplama aracının birinci bölümde araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, ikinci bölümde ise Coşkun (2009) tarafından geliştirilen Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri Ölçeği yer almaktadır. Araştırma soncunda, resim iş öğretmenliği programındaki öğrencilerin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin cinsiyet, akademik başarı, öğrenim gördükleri programı tercih etme şekli ve lisansüstü eğitimi isteme durumları açısından anlamlı farklılık gösterdiği saptanmış; öğrenim görülen üniversite, sınıf düzeyi, sosyoekonomik düzey, anne ve baba eğitim durumu değişkenleri açısından ise farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Resim iş öğretmeni, yaşam boyu öğrenme, yaşam boyu öğrenme eğilimi

Eğitim programlarıResim iş dersiResim iş eğitimi+5
Berçem Altay Yorulmaz
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İki boyutlu tasarımların öğretilmesinde atık malzeme kullanmanın öğrencilerin sanatsal gelişimlerine katkılarının değerlendirilmesi

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda okutulan Görsel Sanatlar dersinde beklenen amaçların gerçekleştirilebilmesi için geleneksel öğretim yöntemlerinin dışında araştırmaya dayalı ve yeni öğretim metotlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bilindiği gibi bu dersin öğretim programında öğretilmesi planlanan öğrenme alanları arasında iki boyutlu sanatsal biçimlendirme çalışmalarının yanında üç boyutlu sanatsal biçimlendirme çalışmalarına da yer verilmektedir. Son yıllarda atık malzemelerin geri dönüşümüne yönelik birçok proje geliştirilmektedir. Geri dönüşüm işlemleri bağlamında kimi sanatçılar tarafından sanatsal formlara dönüştürülen atık malzemeler kullanılarak yapılan tasarımlar ile hem sanat alanında yenilikler yaratılmakta hem de atık malzemelerle topluma tüketim çılgınlığının sonuçları ve atıkların doğaya verdiği zararın boyutları vurgulanmaya çalışılmaktadır. Bu araştırmanın temel amacı; Ortaokul 7. sınıf düzeyinde verilen Görsel Sanatlar dersinde atık malzemeler kullanılarak yapılacak tasarımların öğrencilerin sanatsal gelişimlerine ve çalışmalarının niteliğine ne tür katkı sağladığını belirlemek, dersteki başarı ile derse karşı tutumlarına etkisini ölçmektir. Araştırma deneysel desenlerden öntest-sontest kontrol gruplu desen modeliyle yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Şanlıurfa ili, örneklemini Hacı Abdurrahman Özdemir Ortaokulu'nda öğrenim gören toplam 54 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma 2017-2018 eğitim öğretim yılı, bahar döneminde yürütülmüştür. Çalışma için hazırlanan veri toplama araçları; derse yönelik başarı ve tutumu ölçmek için öntest-sontest, atık malzemelerin kullanımına yönelik öğrenci görüşleri ve gözlem formlarıdır. Çalışmalarında atık malzemeleri kullanan deney grubu ile geleneksel yöntemleri kullanan kontrol grubu öğrencilerinin derse karşı tutumlarını ölçmek amacıyla uygulanan sontest puan ortalamaları arasındaki farkın deney grubu lehine anlamlı olduğu saptanmıştır. Deney ve kontrol gruplarına uygulanan başarı değerlendirme ölçekleri incelendiğinde deney grubunun başarı ortalaması kontrol grubunun ortalamasına oranla yüksek olduğu gözlenmiştir. Özellikle çalışmayı belirlenen sürede tamamlama, uygulamada isteklilik alt başlıklarına dair değerler kontrol grubunun sonuçlarına göre oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Sonuç olarak, uygun ortam ve malzeme sağlanması, görsel sanatlar öğretmenlerine de yeterli eğitimler verilmesi halinde atık malzemeler kullanarak iki boyutlu tasarımların öğrencilere öğretilmesiyle sanatsal gelişimlerine katkıda bulunulacağı anlaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Sanat, Sanat Eğitimi, Atık Nesne, Kolaj, Dekolaj

AtıklarGörsel tasarımKolaj+3
Mehmet Yücel
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Telkâri sanatı alanında öğrenci yeterliklerinin öğrenci görüşlerine göre temel tasarım ilke ve öğeleri açısından değerlendirilmesi

Araştırmanın genel amacı, telkâri sanatı alanında öğrenci yeterliklerinin inovatif tasarımlar ile temel tasarım ilke ve öğeleri açısından değerlendirilmesidir. Araştırmada nitel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Mardin, örneklemini ise Mardin ili Midyat ilçesinde bulunan Artuklu Üniversitesi Meslek Yüksek Okulunda öğrenim gören toplam 33 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma iki aşamalı olup 8 haftaya yayılmıştır. Araştırmanın ilk dört haftasında teorik dersler işlenmiştir. Teorik ders aşamasında öğrencilere temel tasarım ilke ve öğeleri konuları anlatılmış, bu konular çerçevesinde çizimlerin nasıl değerlendirileceği aktarılmıştır. Araştırmanın ikinci aşaması olan dört haftalık dönemde şu uygulamalar yapılmıştır. Uygulamalar her bir haftada; görüşme, gözlem, uygulama ve değerlendirmeden ibarettir. Araştırmada, nitel araştırma modeline göre hazırlanmış görüşme formu, gözlem formu ve kişisel bilgiler formu kullanılmıştır. Araştırmanın verileri değerlendirildiğinde; Araştırmaya katılan öğrencilerin telkâri eğitiminin yaratıcılıklarını geliştirdiğini ve yaratıcılıklarının üzerinde etkili olduğunu vurgulamışlardır. Ayrıca bireyler telkâri eğitiminin gümüşe şekil verme süreci olduğu, üç boyutlu çalışmalar yapıldığı, zevk alındığı, eğlenceli olduğu, el becerisini geliştirdiği, mutlu olmalarını sağladığı, sabırlı olmayı öğrettiği, kişisel doyuma ulaştırdığını belirtmişlerdir. Öğrenciler telkâri sanatı uygulamalarının iyi vakit geçirmelerini sağladığı ve telkâri eğitimine yönelik öz yeterliklerini geliştirdiğini belirtmişlerdir. Ayrıca öğrenciler tarafından telkâri çalışmalarının aşamalarını bilmelerini sağladığı, el becerilerini geliştirdiği, huzur ve mutluluk verdiği, derse yönelik olumlu tutum geliştirdiği, üç boyutlu çalışmaların nasıl yapıldığını öğrettiği ve yaratıcılıklarını geliştirdiği belirtilmiştir. Sonuç olarak; bireylerin eğitimi üzerinde ailenin olumlu ya da olumsuz tutumunun etkili olduğu ve bu tutumun bireyin telkâri sanatına bakışını etkilediği tespit edilmiştir. Dolayısıyla bu tutumların telkâri sanatı alanında öğrenci yeterliliklerini bu anlamda etkilemiş olduğu söylenebilir. İnovatif tasarımlar üzerinde bireyin yaşı ve ailenin ekonomik düzeyi konusunda anlamlı bir fark bulunamamıştır. Bireylerin demografik özellikleri tasarım sürecini etkilemediği anlaşılmıştır. Araştırmaya bakıldığında toplumsal beklentilerinde birey üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Araştırmaya katılan öğrencilerin görüşme formlarına verdikleri cevaplar değerlendirildiğinde, telkâri çalışmalarından mutluluk duyduğu, bu çalışmaların onları iyi hissettirdiği ve onlara sabırlı olmayı öğrettiği ve estetik haz aldıkları sonucuna varmak mümkündür. Araştırma sonuçlarına dayalı olarak; inovatif tasarım konularını içeren ders saatlerinin artırılması, bu dersin lisans düzeyinde verilmesi, uygun fiziki şartları içeren atölyelerin oluşturulması ve bu sanatın tanıtılması amacıyla sanatsal ve bilimsel tanıtım faaliyetlerinde bulunulmasında yarar olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Sanat Eğitimi, Telkâri, Gümüş işlemeciliği, İnovatif Motifler, Temel Tasarım.

MotiflerSanat eğitimiTelkari+2
Ercan Gündüz
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bilim ve sanat merkezi öğrencilerinin ortaokul 5-8. sınıf görsel sanatlar dersine ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi

İnsanlığın yaşam serüveninin başladığı ilkel çağlardan, teknolojinin merkeze alındığı günümüze kadar resim sanatı bir ifade aracı olarak kullanılmıştır. İnsanların ihtiyaçlarını karşılayarak yaşam kalitelerini yükseltmeyi amaçlayan bilim ve teknolojinin baş döndüren hızına yetişmeye çalışan dijital yerliler olarak nitelendirilen küreselleşen dünya insanı, estetik ihtiyacını sanat ile karşılamaktadır. Bilgi çağının sermayesi olan özel yetenekli bireyler toplumda lokomotif görevi görmektedirler. Bu bireylerin beyin gücünden yararlanma bilincinde olan ülkeler, özel yeteneklilerin eğitimine büyük önem vermektedirler. Türkiye bu bilinçle geleceğin bilim insanlarını ve sanatçılarını küçük yaşlarda tanılayıp onların zekâ seviyelerine uygun eğitimi sunma amacıyla Bilim ve Sanat Merkezlerini faaliyete geçirmiştir. Özel yetenekli genç popülasyon geleceğe yatırım niteliğindedir. Özel yetenekli genç kuşağı doğru ivme, içsel motivasyon ve estetik duyarlılık gibi olguların merkezinde eğitmek başarı ile sonuçlanacaktır. Araştırmanın amacı, özel yetenekli olarak nitelendirilen BİLSEM öğrencilerinin görsel sanatlar dersi hakkındaki görüşlerini belirleyerek akademik başarı ve sanatsal üretimin orantısını tespit etmek ve görsel sanatlar dersinin önemine vurgu yapmaktır. Araştırmada nicel araştırma türlerinden tarama araştırması yapılmıştır. Diyarbakır BİLSEM'e devam eden 11-13 yaş seviyesi 74 öğrenciye, araştırmacı tarafından geliştirilen Görsel Sanatlar Anketi uygulanmıştır. Verilerin SPSS 22.0 programı ile frekans ve yüzde analizi yapılmıştır. Görsel Sanatlar Anketinin güvenirlik katsayısı (Cronbach's Alpha) 0,85 olarak belirlenmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin 25'i kız, 49'u erkektir. Öğrencilerin 60'ı genel yetenek alanında, 14'ü özel yetenek (görsel sanatlar-müzik) alanında kayıtlıdır. Araştırma sonuçlarına göre; görsel sanatlar dersi öğretim programının özellikle kültürel miras öğrenme alanının uygulanmasında aksaklıklar bulunmaktadır; müze gezileri düzenlenmemektedir; görsel sanatlar dersinde akıllı tahta kullanım oranı düşüktür ve görsel sanatlar ders süresi yetersizdir. Ayrıca görsel sanatlar dersinin atölyelerde işlendiği ve derste teknolojiden yararlanıldığı, görsel sanatlar öğretmenlerinin öğrencileri resim yapmaya motive ettikleri ve derste demokratik davrandıkları sonuçlarına ulaşılmıştır.

Bilim ve sanat merkezleriDers programlarıGörsel sanatlar+5
Dilek Güneş Egin
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır ilindeki resmi kurum ve kuruluşların sanatsal etkinlikleriyle görsel sanatlar eğitimine katkılarının incelenmesi

Araştırmanın amacı Diyarbakır ilindeki resmi kurum ve kuruluşların yaptıkları görsel sanatlar etkinlikleriyle, görsel sanatlar eğitimine katkılarını incelemektir. Bu kurumların yaygın eğitim kapsamında sunduğu görsel sanatlar eğitimleri ve düzenledikleri sanatsal etkinliklerin neler olduğu, yaklaşımları, donanımları ve sorunlarının neler olduğu genel hatlarıyla saptanmaya çalışılmıştır. Araştırma modelini nitel araştırma modellerinden çoklu durum çalışması yöntemi oluşturmaktadır. Görüşme, gözlem ve doküman incelemesi yoluyla veriler toplanmıştır. Araştırma Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Yenişehir Belediyesi, Sur Belediyesi, Kayapınar Belediyesi, Dicle Üniversitesi ve Diyarbakır Kültür ve Turizm Müdürlüğünü kapsamaktadır. Görüşmeler kurumlardaki ilgili kişilerle yapılarak betimsel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Eğitimlerin verildiği atölyelerde gözlem sonuçları yüzde olarak ve varsa derslikler ile sergi alanlarındaki gözlem sonuçları ise genel olarak değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Doküman incelemeleri ile yapılan etkinlikler incelenmiş ve sonuçlar değerlendirilmeye çalışılmıştır. Kurumların görsel sanatlar eğitimlerine bünyelerinde yer verdikleri, destekledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Kurumların eğitimleri planlarken talep olmasına, kurumun alt yapı ve eğitmen yeterliliklerine göre karar verdikleri anlaşılmaktadır. Altyapı eksikleri olduğu, eğitimcilerin yaygın eğitimin özgün yaklaşımları konusunda sıkıntı yaşadıkları, etkinliklerin çeşitliliğinin olmadığı, kurumlar arası işbirliğine gerekmedikçe açık olunmadığı, bunların yanında kurumların eksikleri giderme yönünde destekleyici oldukları, sanat eğitiminin faydalarının farkında oldukları ve yaptıkları etkinliklerle sanat eğitimine katkılarının olduğu anlaşılmıştır.

Devlet teşkilatıDiyarbakırEğitim+7
Cemile Geyik
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır surlarındaki figüratif öğelerin plastik analizi

Sanatın insanlık tarihiyle eş zamanlı başlaması, gelişmesinin de insan ürünü uygarlıkla eş zamanlı olduğunu ortaya çıkarmıştır. Tarihin tüm kesitlerindeki bu beraberlik ise günümüze kadar süregelmiştir. Diyarbakır Surlarındaki görseller, bazen geometrik ve sembolik bazen de figüratif hayvan ve bitki motifleriyle onlarca medeniyetten izler taşımaktadır. Sanatsal anlam yüklenmeye de müsait plastik değerdeki bu ögelerin, sanatsal analizlerinin yapılmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Diyarbakır Surlarında bulunan figürlerin plastik analizinin sanat eseri eleştirisiyle incelendiği bu çalışmada, figürler yerlerinde fotoğraflanıp yorumlanırken ilgili kaynaklardaki görüşlerden de yararlanılmıştır. Araştırmada amaç, önem ve yönteme ilişkin bilgiler verilmiş, Diyarbakır kentinin ve surlarının tarihçesi ile araştırıcı sanat eseri eleştirisi yaklaşımına dair teorik düzlemde incelenen verilerden kuramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Çalışılan araştırma problemi ile ilgili yazılı kaynaklardan yararlanılmış ve surlardaki görsel materyaller de araştırmaya katılarak üzerinde analizler yapılmıştır. Araştırmada, Diyarbakır surları üzerindeki figüratif öğelerin estetik bakımdan incelenmesi temel amaç olarak ele alınmıştır. Anılan figüratif ögeler sanatsal bir bakışla nasıl eleştirilebileceği ile yapılacak plastik analizlerle sanatsal değerine nasıl dikkat çekileceğine dair cevap aranmış ve örnek analizler yapılmıştır. Böylece bu çalışma ile öğrencilerden yetişkin bireylere kadar tüm sanat tüketicilerinin anılan eserleri rahatlıkla algılayabileceği, ileride yapacakları müze ve ören yerleri ziyaretlerinde gördükleri eserler üzerinde doğru analizler yapabileceği bir alt yapıya erişecekleri hedeflenmiştir. Sonuçta, Diyarbakır Surlarındaki figüratif eserlerin taşa detaylı olarak işlenmiş olduğu, anlamlı mesajları içerdiği ve sanatsal haz uyandıran nitelikte eserler olduğu anlaşılmıştır. Yapılan araştırmanın bağlam içinde sanat eser eleştirisi yöntemiyle de sanat eserlerine sanat tüketicisi diye nitelen bireylerin görsel algılarına katkıda bulunulmuştur.

DiyarbakırFigüratif resimFigüratif sanat+3
Ergin Kaya
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Teknolojinin resim sanatına getirdiği yenilikler bağlamında dijital resim

Teknolojinin Resim Sanatına Getirdiği Yenilikler Bağlamında Dijital Resim İnsanlık tarihiyle yaşıt olan resim sanatı, dünden bugüne gelişen teknolojiden sürekli etkilendiği bir süreç yaşamaktadır. İnsanoğlu doğayı anlama çabasıyla eş zamanlı olarak kendini ifade etmenin iki boyutlu bir türüyle çizgi, şekil ve nihayetinde resmi kullanmıştır. Bu nedenle uygarlıklar ile sanatın gelişmesi sürekli bir etkileşim içinde olduğu görülmektedir. Sanat her dönemde çağ ile sürekli bir ilişki içerisine girmiştir. Günümüzde de sanat-teknoloji birlikteliğinin en yüksek düzeyde devam ettiği görülmektedir. Bu olgu sayesinde 21. yüzyıldaki sanatın teknolojiyle buluşması, farklı biçimlerde de olsa sanatın birçok disiplinlerinde önemli izler bırakmıştır. Bu bağlamda kullanılan malzeme çeşitliliği ve tekniklerin farklılaşmasıyla sanatsal ürünler değişmiş ve sanatta yeni kimlik arayışları başlamıştır. Bilişim teknolojilerine eş zamanlı olarak internet altyapısının da baş döndürücü gelişimi, yeni sanat dallarını ortaya çıkartmış ve sanatçılar özgünlüklerini bu yolla ifade etmeye başlamışlardır. Bu araştırmanın amacı, günümüz teknolojisinin plastik sanatlar bağlamında sanat eğitimine, dijital sanata ve resim becerilerine olan katkısını incelemek, geleneksel ve dijital yolla elde edilen ürünler üzerinde değerlendirmeler yapmaya çalışmaktır. Nitel bir araştırma olan bu çalışmada döküman inceleme yöntemi kullanılmış ve çalışılan araştırma problemine ilişkin yazılı ve görsel materyaller incelenmiştir. Sözü edilen değişimler sonucu oluşan yeni dijital sanat akımlarının ürünleri bu araştırmanın veri kaynağı olarak kullanılmış ve üzerinde eser analizleri yapılmıştır. Ayrıca araştırma probleminin anlaşılır hale gelmesi için araştırmanın bulgular bölümünde Adobe Photoshop, Corel Painter ve Autodesk SketchBook programlarıyla örnek sanatsal uygulamalar üretilmiştir. Sonuç olarak, anılan programlarla resim oluşturma aşamaları uygulamalar desteğiyle incelenmiş ve gerekli donanımlar ve yazılımlar hakkında bilgiler verilmiştir. Böylece dünyadan ve Türkiye'den örnek çalışmaların analizleriyle yeni neslin, resim sanatındaki ve sanat eğitimindeki değişim ve gelişime uyum sağlamalarına katkı sağlanmaya çalışılmıştır.

Resim sanatıSayısal resimTeknoloji+2
İbrahim Halil Demir
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00

Other supervisors