Theses supervised by Prof. Dr. Aydın Tüfekçioğlu
19 theses · Artvin Çoruh University
Bilecik ili değişik yörelerinde ormandan açılan arazilerin bazı toprak özelliklerinde meydana gelen değişimlerin araştırılması
Arazi kullanımı ile birlikte toprak özellikleri değişmektedir. Bu çalışmada Bilecik ili değişik yörelerinde ormandan açılan arazilerin bazı toprak özelliklerinde meydana gelen değişimlerin araştırılması amacıyla orman, ormandan açılarak tarla ve meyve bahçesi olarak kullanılan toprakların fiziksel ve kimyasal özelliklerindeki değişimler belirlenmiştir. Bu amaçla her kullanım grubuna ait alanlardan 0-15, 15-30 ile 30-60 cm derinliklerden olmak üzere, tesadüfî örnekleme yöntemine göre 16 'şar adet toprak örneği alınmıştır. Alınan toprak örneklerinde fiziksel (tarla kapasitesi ve solma noktası nem içeriği, toprak tekstürü, hidrolik iletkenlik, hacim ağırlığı) ve kimyasal (organik madde, total kireç içeriği, pH, EC, katyon değişim kapasitesi, azot, fosfor, değişebilir sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum) toprak özellikleri incelenmiştir. Yapılan istatistikî değerlendirmeye göre, yüzey toprakta (15?30 cm) kullanımlar arasında azot, fosfor, toz ve değişebilir sodyum dışındaki toprak özellikleri farklı iken (p<0,05), yüzey altı toprakta (30?60 cm) toz, değişebilir sodyum ve hidrolik iletkenlik dışındaki toprak özellikleri farklıdır (p<0,05). Bu çalışmadan anlaşılacağı gibi toprak kalitesinin korunabilmesi için toprakların özellikleri belirlendikten sonra nitelik ve yeteneğine uygun bir şekilde kullanılmalıdır.
Ardahan Yalnızçam ve Merkez yöresinde saf sarıçam meşcerelerinin toprak özelliklrinin belirlenmesi
Bu çalışmada, Ardahan ili Yalnızçam ve Ölçek yörelerinde saf sarıçammeşçerelerinde bazı toprak özellikleri ve toprak altı kök kütlesi belirlemeyeçalışılmıştır. Bu amaçla Erzurum Orman Bölge Müdürlüğü, Göle Orman İşletmeMüdürlüğü, Ardahan işletme Şefliği sınırları içerisinde I. (0-20 yıl) yaş sınıfından6, II. (20-40 yıl) yaş sınıfından 5, III. (40-60 yıl) yaş sınıfından 5, IV. (60-80 yıl)yaş sınıfından 12 ve V. (80-100 yıl) yaş sınıfından 3 olmak üzere rastgele yöntemletoplam 31 deneme alanı seçilmiştir. Seçilen bu deneme alanlarında çeşitli meşçereözellikleri ve bazı toprak özelliklerinin değişimi incelenmiştir.Çalışmada incelenen toprak özelliklerinin belirlenmesi amacıyla 80 x 100 cmboyutlarında toprak çukurlarından dört derinlik kademesinden (0-20 cm, 20-40 cm,40-60 cm ve 60-100 cm) toprak örnekleri alınmıştır. Alınan toprak örneklerindetoprak tekstürü, toprak organik maddesi, toprak reaksiyonu analizi yapılmıştır.Ayrıca silindir boru çakılmak sureti ile toprak altı kök örneklemesi yapılmıştır.Meşçere özelliklerinin belirlenmesi için deneme alanlarındaki tüm ağaçların yaşıölçülmüş ve yaş sınıfları belirlenmiştir. Ayrıca her bir alana ilişkin yükselti, eğim,bakı ve deneme alanı koordinatları belirlenmiştir.Yapılan analizler sonucunda elde edilen veriler değerlendirildiğinde en yüksekkum oranı II. yaş sınıfında, en düşük değer ise V. yaş sınıfında çıkmıştır. Kil oranıyaş sınıfı artıkça artış göstermiştir. pH değerleri toprak derinlik kademesi arttıkçayükselmiştir. pH değeri en yüksek I. ve V. yaş sınıfında bulunmuştur. Yine toprakderinlik kademesi arttıkça organik madde miktarının azaldığı görülmüştür. Üsttoprakta en yüksek organik madde miktarı II. yaş sınıfında bulunmuştur. En fazlakök miktarı III. ve IV. yaş sınıfında bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Toprak Özellikleri, Yaş Sınıfı, Organik Madde, Sarıçam,Ardahan.
Artvin-Tütüncüler yöresi farklı yaşlardaki saf ve karışık sarıçam meşcerelerinde ve bitişiğindeki çayırlık alanlarda azot mineralizasyonu
Bu çalışma, farklı bitki örtüleri altındaki topraklarda azot mineralleşmesinin laboratuar koşullarında değişimini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bunun için örneklik alanlara temel oluşturmak üzere 2010 yılı Eylül ayında bölgenin ağaç toplulukları hakkında bir ön çalışma yapılarak ağaç toplulukları belirlenmiştir. Çalışmanın konusunu Artvin Yöresi Tütüncüler Mevkii'ndeki ladin-sarıçam karışık meşceresi, genç sarıçam meşceresi, yaşlı sarıçam meşceresi ve bitişiğindeki çayırlık alandan 0-15 cm derinlik kademesinden alınan toprak örnekleri oluşturmuştur. Her bir bitki örtüsünden üç adet örnekleme alanı seçilmiş, seçilen örnekleme alanlarından 3 adet toprak örneklemesi yapılmıştır. Toprak örneklemesi 15x15x15 cm çelik küp silindir ile yapılmıştır. Alınan toprak örneklerinde, toprak tekstürü (%), pH'sı, organik madde miktarı (%-kg/ha), maksimum su tutma kapasitesi (%), mineral azot (kg/ha), net mineral azot (kg/ha) ve toplam azot (%-kg/ha) değişimleri incelenmiştir. Ortalama değerler bakımından en yüksek değerler sırasıyla; kum miktarı (%) çayırlık alanda, kil miktarı (%) ladin-sarıçam meşceresinde, toz miktarı (%) ise genç sarıçam meşceresinde, toprak pH'sı ve maksimum su tutma kapasitesi (% MSK) genç sarıçam meşceresinde bulunurken toprak organik maddesi (%-kg/ha) çayırlık alanda ve toplam azot (%-kg/ha) ladin-sarıçam meşceresinde bulunmuştur. Ortalama en yüksek net NH4++N değeri 21. günde genç sarıçam meşceresinde, 42. günde çayırlık alanda ve 63. günde ise yaşlı sarıçam meşceresinde bulunmuştur. Ortalama en yüksek net NO3--N değeri 21. günde ladin-sarıçam meşceresinde, 42. ve 63. günde çayırlık alanda bulunmuştur. Ortalama en yüksek net NH4++N+NO3--N değeri 21. günde genç sarıçam meşceresinde, 42.günde yaşlı sarıçam meşceresinde ve 63. günde çayırlık alanda bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Toprak Tekstür, Toprak pH, Maksimum Su Tutma Kapasitesi, Toplam Azot, Organik Madde, Net Mineral Azot.
Farklı eğim gruplarında ve farklı bakılardaki meşe meşçerelerinde ve bitişiğindeki çayırlık alanlarda ince kök kütlesinin mevsimsel olarak değişiminin incelenmesi
Bu çalışmada, Artvin ili Saçinka yöresinde farklı eğim gruplarında ve farklı bakılardaki meşe meşçerelerinde ve bitişiğindeki çayırlık alanlarda kök kütlesinin mevsimsel olarak değişimi belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla Artvin Orman İşletme Müdürlüğü, Saçinka Orman İşletme Şefliği sınırları içerisinde meşelik ve bitişiğindeki çayırlık alanlardan 15'er adet olmak üzere rastgele yöntemle toplam 30 adet deneme alanı seçilmiştir. Seçilen bu deneme alanlarında kök kütlesinin, bitki örtüsü, eğim ve bakı özelliklerine göre değişimi incelenmiştir. Kök kütlesinin belirlenmesi amacıyla her deneme alanından iki döneme ait toplam 300 adet örnek alınmıştır. Her bir deneme alanından alınan örnekler topraklardan, dal ve yaprak parçalarından temizlenip analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda elde edilen veriler değerlendirildiğinde meşelik alandaki toplam kök kütlesi miktarının çayırlık alandaki toplam kök kütlesi miktarından fazla olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen verilere göre çayırlık alanlarda eğim arttıkça kılcal, ince ve toplam kök miktarının azaldığı tespit edilmiştir. Meşelik alanlarda ise eğim arttıkça kılcal kök miktarının arttığı ince, kaba ve toplam kök miktarının azaldığı tespit edilmiştir. Bakılara göre değerlendirildiğinde mevsim sonu ( vejetasyon sonu) itibari ile güneşli bakılardaki toplam kök kütlesi miktarı, gölgeli bakılara nazaran daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Mevsim sonu itibari ile çayırlık alandaki toplam kök kütlesi 9789 kg/ha bulunmuşken meşe alanındaki kök kütlesi 20575 kg/ha olarak bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Kılcal kök, Toplam kök, Meşe, Saçinka, Artvin.
Artvin-Kafkasör yöresi yaşlı ve genç ladin meşcerelerinde ve bitişiğindeki çayırlık alanlardaki azot mineralizasyonunun belirlenmesi
Azot mineralleşmesi topraktaki besin maddesi dolaşımında ve bitki beslenmesinde önemli rol oynamaktadır. Bunun sayısal olarak ortaya konulması için Artvin-Kafkasör yöresinde, genç ladin meşceresi, yaşlı ladin meşceresi,ladin-orman gülü karışımı ve yanında bulunan çayırlık alanlarda standart deneylik koşullarındaki azot mineralleşmesi belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla 2010 yılındadeneme alanlarından 0-15 cm derinlik kademesinden her bir alandan örneklemeleri yapılmıştır. Toprak örneklemesi 15x15x15 cm çelik küp silindir ile yapılmıştır.Alınan toprak örneklerinde toprak tekstürü (%), pH'sı, organik madde miktarı (%-kg/ha), maksimum su tutma kapasitesi (%), mineral azot (kg/ha), net mineral azot (kg/ha) ve toplam azot (%-kg/ha) değişimleri incelenmiştir.Ortalama değerler bakımından en yüksek değerler; kum miktarı ladin- O.gülü meşceresinde, kil miktarı genç ve yaşlı ladin meşcereleri, toz miktarı çayırlık alanda, toprak pH'sı genç ladin meşceresinde, maksimum su tutma kapasitesi (% MSK), toprak organik maddesi (%-kg/ha), toplam azot (%-kg/ha) yaşlı ladin meşceresinde bulunmuştur. Ortalama en yüksek net NH4+ değeri 21. günde çayırlık alanda, 42. günde ladin-o.gülü meşceresinde ve 63.günde çayırlık alanda bulunmuştur. Ortalama en yüksek net NO3- değeri 21.günde ladin-o.gülü meşceresinde, 42.gün ve 63. günde çayırlık alanda bulunmuştur. Ortalama en yüksek net NH4+ + NO3-değeri 21.günde ladin-o.gülü meşceresinde, 42.gün ve 63. günde çayırlık alanda bulunmuştur.Toplam azot mineralleşmesi bakımından çayırlık alanlardaki azot mineralleşmesi diğer bitki örtülerinden daha fazla bulunmuştur. Orman gülü diri örtüsü bulunan ladin meşcerelerindeki toplam azot mineralleşmesi en düşük bulunmuştur. Bu sonuca göre orman gülünün azot mineralleşmesini azalttığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Toplam azot, Net Mineral Azot, tekstür, pH, organik madde, Artvin-Kafkasör yöresi
Artvin Kafkasör yöresindeki doğu ladini meşçereleri ve bitişiğindeki çayırlık alanlarda bazı fiziksel ve kimyasal toprak özelliklerinin belirlenmesi ve mikrobiyal biyokütle içeriği değişiminin araştırılması
Bu çalışmada, Artvin-Kafkasör yöresinde 1984-2005 plan döneminde gençleştirilmiş ladin meşcerelerinde ve bitişiğindeki çayırlık alanlarda toprak özellikleri ve topraktaki mikrobiyal biyokütlede gözlenen değişimlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu özelliklerin değişimi; genç, yaşlı ve orman gülü (Rhododendron ponticum L.) kaplı ladin (Picea orientalis) meşcereleri ile çayırlık alanlarında rastgele olarak seçilen 3'er adet olmak üzere toplam 12 adet deneme alanından alınan toprak örnekleri üzerinde belirlenmiştir. Mikrobiyal biyokütlenin belirlenmesi için, 0-15 cm ve 15-30 cm derinlik kademelerinden iki mevsimde alınan toprak örnekleri ve kloroform fumigasyon-ekstraksiyon yöntemi kullanılmıştır. Çalışma alanlarının mikrobiyal biyokütle karbon miktarları üst toprakta; 138,06 μg g-1 ile 2318,66 μg g-1 arasında, alt toprakta 5,11 μg g-1 ile 511,80 μg g-1 arasında bulunmuş ve derinliğe bağlı azaldığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca ortalama olarak; en yüksek orman gülü kaplı yaşlı ladin meşceresinde, en düşük genç ladin meşcersinde bulunmuş ve alanlarda yazdan sonbahara hem azalma hem de artış olduğu görülmüştür. Mikrobiyal biyokütle azot miktarları; üst toprakta 82,36 μg g-1 ile 429,66 μg g-1 arasında, alt toprakta 10,45 μg g-1 ile 136,10 μg g-1 arasında bulunmuş ve derinliğe bağlı azaldığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca ortalama olarak; en yüksek çayırlık alanda, en düşük genç ladin meşcersinde bulunmuş ve ladin alanlarında yazdan sonbahara azalma, çayırlıkta artış olduğu görülmüştür. Mikrobiyal biyokütle karbonun Corg, Ctotal ve Cmic/Corg ile ve Mikrobiyal biyokütle azotun organik madde, Ntotal ve Nmic/Ntotal ile pozitif anlamlı ilişkileri bulunmuştur. Elde edilen sonuçlar araştırma alanında vejetasyon dönemi sonunda toprağın karbon ve azot stokunda artış olabildiğini ve organik maddenin düzeyinin stabil olduğunu ancak bunun mikroorganizmaların faaliyeti ile dönüşümü ise substrat kalitesi ve alınabilirliğine bağlı olduğunu göstermektedir.
İklim değişiminin etkisiyle subalpin zondaki orman alanlarının alpin zona doğru ilerlemesinin araştırılması
İklim değişiminin Artvin ve Rize illeri sınırları içerisinde bulunan toplam 3 yörede 2000 m ve üzerinde bulunan alpin zon sınırında aşağı ya da yukarı yönde bir değişimin olup olmadığı araştırılmıştır. Orman sınırı, ağaç sınırı ve bodur (kötürüm) ağaç sınırını içine alan 5m x 20m boyutlarında (100 m2) 9 farklı mevkii de 40 adet deneme alanı oluşturularak bu alanların bakısı, yükseltisi (m), eğimi (%), 3 m den boylu ağaçların boyları, çapları ve yaşları belirlendi. Çalışma sonucuna göre; yöreler arasında (Artvin- Merkez, Artvin- Yusufeli ve Rize- Çamlıhemşin) çap, boy ve yaş bakımından orman üstü zonlarda belirgin farklılık görülmezken, Artvin- Merkez ile Rize- Çamlıhemşin yörelerinde kendi içlerinde yükseklik değişimleri ile birlikte çap, boy ve yaş değerleri bakımından önemli farklılıklar ortaya çıkmıştır. Bu çalışma sonucunda özellikle Artvin- Merkez ve Rize- Çamlıhemşin yörelerinde orman üst zonunun küresel iklim değişimi etkisi ile daha üst rakımlara taşındığı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Orman Sınırı, Ağaç Sınırı, Küresel İklim Değişimi, Artvin, Yusufeli, Rize.
Çoruh havzasının bazı mikro havzalarında biyoçeşitlilik indisleri ve bunların üstüne etki eden faktörler
Bu çalışmada Çoruh Nehri Havzasının bazı mikro havzalarında biyoçeşitlilik indisleri ve bunlara etki eden faktörlerin ortaya konması amaçlanmıştır. Araştırma alanı 8 mikro havzadan oluşmaktadır. Çalışma alanları içerisinde; tür sayısı, birey sayısı, ortalama örtme derecesi ölçümleri yapılmıştır. Bu ölçümler için transekt çubukları kullanılmıştır. Bu çalışmada; yağış, sıcaklık ve eğimin birey sayısı, ortalama örtme ve tür sayısı üzerine etkileri araştırılmıştır. Elde edilen bulgular; Biyoçeşitlilik indeksi, Simpson İndeksi, ve Shannon Weaver İndeksleri ile hesaplanmıştır. Çalışma sonucunda ortalama örtmenin yükselti, yağış, birey sayısı ve tür sayısı arttıkça arttığı; sıcaklık ve eğim arttıkça azaldığı bulunmuştur. Tür sayısının yükselti ve yağış arttıkça arttığı; sıcaklık arttıkça azaldığı bulunmuştur.Ayrıca birey sayısının yükselti ve yağış arttıkça arttığı; sıcaklık arttıkça azaldığı bulunmuştur.
Farklı aralık mesafede oluşturulmuş kızılağaç meşcerelerinde bazı odun özellikleriyle yetişme ortamı özelliklerinin araştırılması
Bu çalışmada Trabzon (Maçka) ve Giresun (Erimez) yörelerindeki farklı yetişme ortamı koşullarında yetiştirilen sakallı kızılağaç odununun bazı anatomik, fiziksel ve mekanik özellikleri üzerine aralık mesafenin etkileri araştırılmıştır. Araştırma alanlarında Aralık-Mesafe bölgelerinden 10 adet örnek alan alınmış, her bir örnek alanda 1m*1m, 2m*2m, 3m*3m, 4m*4m ve 5m*5m aralık-mesafeden bazı anatomik, mekanik ve fiziksel analizler içinde ağaçların 2-4 metre arasından 1 m'lik tomruklar alınarak numaralandırılmış ve kesim atölyesine taşınarak gerekli çalışmalar yapılmıştır. Açılan toprak profillerinde belirlenen (0-30 cm, 30-60 cm, 60-90 cm) toprak derinlik kademelerinden alınan toprak örnekleri üzerinde mekanik analiz (kum, toz ve kil oranları) yapılmış, toprak asitliği (pH), toprak organik maddesi (TOM) ve faydalanılabilir su kapasitesi (FSK) miktarları belirlenmiştir. Odun örnekleri üzerinde ise özgül ağırlık, rutubet, liflere paralel basınç direnci, eğilme direnci ve eğilmede elastiklik modülü belirlenmiştir, farklı yetişme ortamı koşullarında yetiştirilen sakallı kızılağaç odununun bazı anatomik, fiziksel ve mekanik özellikleri üzerine aralık mesafenin etkileri istatistiksel analizlerle irdelenmiştir. Bu çalışma sonucunda; ülkemizde odun hammaddesine olan talebin karşılanabilmesi için hızlı gelişen bir tür olan kızılağacı daha iyi yetiştirebilmek için aralık mesafe ve yetişme yeri ilişkilendirilip Orman işletme şefliklerine altyapı oluşturacak veriler elde edilmiştir.
Farklı arazi kullanımının mikrobiyal solunum üzerine etkisi
Bu çalışmada; farklı arazi kullanımının mikrobiyal solunum üzerine etkisi araştırılmıştır. Aynı zamanda zamansal farklılığın ve farklı arazi kullanımının bazı toprak özellikleri ve mikrobiyal solunum üzerine etkisi belirlenmiştir. Çalışmada kullanılan deney toprakları orman, fındık, kivi ve tarla alanlarından Temmuz 2015, Ekim 2015, Ocak 2016 ve Mart 2016 dönemlerinde alınmıştır. Çalışma kapsamında topraktaki kum, kil ve toz miktarı, pH, organik madde miktarı, toprak nemi ve mikrobiyal solunum belirlenmiştir. Çalışma kapsamında elde dilen veriler dikkate alındığında, kum (%46,63) orman, kil (%29,05) fındık, toz (%36,96) kivi, pH (7,33) tarla, organik madde (%4,48) miktarları ile mikrobiyal solunum değerlerinin (0,83 µg CO2–C g-1 toprak h-1) kivi ve toprak nemi (%30,03) miktarının ise tarla alanlarında en yüksek değerleri aldığı görülecektir. Yapılan varyans analizleri sonucu farklı arazi kullanımı kum, kil ve toz miktarı ve pH üzerinde tüm dönemlerde, organik madde miktarı üzerinde Mart 2016 dönemi hariç tüm dönemlerde ve toprak nemi Ocak 2016 dönemi hariç tüm dönemlerde önemli bulunmuştur. Buna karşın farklı arazi kullanım şekillerinin mikrobiyal solunum üzerinde etkili olmadığı istatiksel olarak ortaya konulmuştur. Yine yapılan varyans analizi sonucu zamansal farklılık kum miktarı üzerinde orman ve kivi alanları hariç tüm alanlarda, kil miktarı üzerinde fındık alanı hariç tüm alanlarda, toz miktarı üzerinde orman alanı hariç tüm alanlarda ve pH, organik madde miktarı, toprak nemi ve mikrobiyal solunum üzerinde ise tüm alanlarda önemli bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Toprak, mikrobiyal solunum, farklı arazi, zamansal farklılık.
Mor çiçekli ormangülü (Rhododendron ponticum L.) toprak üstü ve toprak altı biyokütlesinin belirlenmesi
Bu çalışmada Doğu Karadeniz Bölgesi Artvin ilinde yer alan mor çiçekli orman gülünün (Rhododendron ponticum) toplam biyokütle, toprak üstü biyokütle, toprak altı biyokütle, gövde ve yaprak biyokütle değerleri belirlenmiştir. Araştırma alanında mor çiçekli ormangülünün toplam biyokütle, toprakaltı biyokütle, topraküstü biyokütle, gövde ve yaprak biyokütlesi değerlerini belirlemek amacıyla rastgele (tesadüfi) örnekleme yöntemine göre deneme alanları seçilmiştir. Araştırma alanının tamamında toplam 65 adet olmak üzere 5 x 5 m ebadında araştırma parselleri seçilmiştir. Kök örneklemesi, 35 cm derinliğinde 6.4 cm çapında çelik silindiri toprağa çakmak sureti ile her deneme alanından 5 adet kök örneği alarak yapılmıştır. Bu amaçla, 65 deneme alanından ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde toplam 325 adet kök örneği alınmıştır. Elde edilen biyokütle değerlerinden yararlanılarak boy ve örtme derecesine bağlı mor çiçekli ormangülü'nün biyokütle regresyon denklemleri oluşturulmuştur. Araştırma alanında mor çiçekli ormangülü'nün ortalama toprak üstü biyokütle değeri 16,06 ton/ha, toplam biyokütle değeri ise 24,46 ton/ha olarak tespit edilmiştir. Mor çiçekli ormangülü'nün yaprak biyokütlesi 4,35 ton/ha olup, gövde biyokütlesi 11,71 ton/ha olarak belirlenmiştir. Mor çiçekli ormangülü'nün ortalama toprak üstü biyokütle değeri toplam biyokütlenin % 65,66'sını oluşturmaktadır. Yaprak biyokütlesi toprak üstü biyokütlenin % 27,08'sini, gövde biyokütlesi ise % 72,92'sini oluşturmaktadır. Toplam biyokütlenin % 17.78'inin yaprak, % 47.88'sinin ise gövde biyokütlesinden ibaret olduğu tespit edilmiştir. Yapılan bu çalışma ile ülkemizde özellikle Karadeniz Bölgesin'de geniş bir yayılış alanına sahip mor çiçekli ormangülü için biyokütle modellemelerinde kullanılmak amacıyla denklemler geliştirilmiştir.
Artvin, Erzurum ve Bayburt illerindeki bazı mikro havzalarda orman, mera ve tarım alanlarında toprak altı ve toprak üstü karbon miktarlarının belirlenmesi, uydu görüntüleri ile ilişkilendirilmesi ve modellenmesi
Bu çalışmada Çoruh Nehri Havzasının 11 alt mikro havzalarında verimli orman, boşluklu kapalı orman, tarım ve mera alanlarında toprak altı ve toprak üstü karbon miktarlarının belirlenerek uydu görüntüleri ile ilişkilendirilmesi ve modellenmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında mera alanlarında toprak üstü biyokütleyi belirlemek için 49, toprak karbonunu belirlemek için 666 ve toprak altı biyokütleyi belirlemek için 299 farklı noktadan toplam 1196 adet kök örneklemesi yapılmıştır. Diğer arazi kullanımlarındaki biyokütle ve karbon miktarlarının hesaplanmasında literatürde var olan katsayılardan yararlanılmıştır. Verimli ve boşluklu kapalı orman alanlarındaki yıllık net biyokütle miktarlarının tahmin edilmesi için uydu görüntülerine atılan rastgele noktaların yansıma değerleri ile regresyon denklemleri geliştirilmiştir. Çalışma sonucunda, mera alanlarındaki toprak üstü biyokütle miktarının belirlenmesi için geliştirilen modelin belirtme katsayısı 0,72'dır. Toprak üstü karbon miktarları 0,48 ton/ha ile 0,94 ton/ha arasında, toprak altı karbon miktarları ise 1,70 ton/ha ile 2,76 ton/ha arasında bulunmuştur. Arazide ölçülmüş olan toprak üstü biyokütle değerleri uydu görüntüsü yansıma değerleri ile ilişkilendirilerek R2=0,67 ile R2= 0,8 arasında değişen regresyon denklemleri geliştirilmiştir. Verimli ve boşluklu kapalı orman alanlarındaki yıllık net biyokütle üretim miktarları ise geliştirilen denklemler ile R2= 0,62 ile R2= 0,8 oranları arasında olduğu tespit edilmiştir. Tarım alanlarındaki toplam karbon miktarı 467.997 ton olarak hesaplanmıştır. Toplam biyokütle miktarı ise 6.803.967 ton, toplam karbon miktarı (toprak karbonu dahil) 14.589.276 ton olduğu ve hektardaki karbon miktarının 31,3 ton/ha ile 121,6 ton/ha arasında değiştiği görülmüştür. Toplam yıllık net karbon üretim miktarı ise 139.852 ton olup hektarda 0,26 ton/ha ile 0,67 ton/ha arasında değiştiği bulunmuştur. Bulgulara göre, karbon etkinlik değeri hesaplanarak sıralamanın en iyiden kötüye doğru verimli orman, boşluklu kapalı orman, tarım ve mera şeklinde olduğu görülmüştür. Toprak üstü biyokütle miktarlarının uydu görüntüsü verileri yardımıyla etkili bir şekilde tahmin edilebileceği görülmüştür.
Artvin, Erzurum ve Bayburt illerindeki bazı mikro havzalarda bozuk orman ve mera alanlarında bazı toprak özelliklerinin belirlenmesi, uydu görüntüleri ile ilişkilendirilmesi ve modellenmesi
Bu çalışmada, Erinç iklim sınıflarına göre Çoruh Havzasının farklı arazi kullanımlarındaki bazı fiziksel ve kimyasal toprak özelliklerinin belirlenmesi ve karşılaştırılması, Landsat 8 OLI/TIRS uydu görüntüsüne ait bantların DN (dijital numara) değerleri, indis değerleri ve bazı ekolojik faktörler ile ilişkilendirilmesi ve modellenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla; Çoruh Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi kapsamında belirlenen 12 adet mikro havzanın bozuk orman ve mera rehabilitasyon sahası katmanları esas alınarak katmanlı rastgele örnekleme yöntemine göre belirlenmiştir. 471 adet örnekleme noktasından (bozuk orman (316 adet) ve mera (155 adet)) derinlik kademesi esasına (0-15 cm (471 adet) ve 15-30 cm (407 adet)) göre toplam 878 adet toprak örneği alınmıştır. Arazi kullanımı ve iklim kuşaklarına göre araştırma alanındaki bütün yüzey topraklarının tekstür bileşenleri, toprak reaksiyonu ve toprak aşınım faktörü değerlerinin tahmini için, Landsat 8 OLI/TIRS uydu görüntüsü, indis değerleri ve bazı ekolojik faktörler yardımıyla, çoklu doğrusal regresyon analizinin stepwise metoduna göre anlamlı modeller geliştirilmiştir. Yapılan istatistiki analiz ve modelleme çalışmaları sonucu elde edilen bazı özet bulgular şunlardır; 1. Mikro havzalarda, bazı toprak özellikleri, arazi kullanımı ve iklim kuşaklarına göre istatistiki anlamda önemli (P<0.05) farklılıklar göstermiştir. 2. Geliştirilen modellerin belirtme katsayıları (R2); kum için 0.17-0.61, kil için 0.21-0.77, toz için 0.11-0.42, kireç için 0.14-0.38, toprak reaksiyonu için 0.28-0.68, toprak aşınım faktörü için 0.23-0.66, dispersiyon oranı için 0.35-0.45, kil oranı için 0.19-0.48, hacim ağrılığı için 0.07-0.33 arasında değişmektedir. 3. Sonuç olarak, Landsat 8 OLI/TIRS uydu görüntüsü, indis değerleri ve ekolojik faktörler yardımıyla bazı toprak özellikleri tahmin edilebilmektedir.
Erzurum-Artvin-Bayburt yörelerinde yapılan ağaçlandırma çalışmalarının bazı toprak özellikleri üzerine etkileri
Bu çalışma Çoruh Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi kapsamında yapılan ağaçlandırma çalışmalarının bazı toprak özellikleri (Kum, Kil, Toz, OM, SOC, pH, EC)üzerine etkilerini belirlemek için yapılmıştır. Çalışma kapsamında Yusufeli, Bıçakçılar, İspir, Masat, Oltu, Olur, Taht, Veliköy ve Şenkaya mikro havzalarında ağaçlandırma yapılacak alanlardan toplam 37 örnekleme alanı seçilmiştir. Her bir örneklere alanında ağaçlandırma yapılmadan önce ve 4 yıl sonra örnekleme yapılmıştır. Her bir örnekleme alanından 0-15 cm ve 15-30 cm derinlik kademesinden toprak örnekleri alınmıştır. Alınan toprak örneklerinde, analize hazır hale getirildikten sonra tekstür (%) , pH, organik madde (%), organik karbon( ton/ha) ve EC (mS/cm) analizleri yapılmıştır. Analiz sonucunda ağaçlandırma ile birlikte her iki derinlik kademesinde kil (%10-16, % 12 - 17), toz (% 19 - 22, % 20 - 21), organik madde (% 2,20 – 4,02, % 2,24 -3,01), organik karbon (40 - 59, 40 – 48ton/ha) toprak özelliklerinin değerleri artarken, kum (% 71 - 62, 68 -62), Ph (7,38-7,27, 7,46-7,21), EC ( 186 - 154, 221-140 mS/cm) değerlerinde ise düşüş görülmüştür. Bu değişimler 0-15 cm derinlik kademesinde kum (%), kil (%), organik madde (%), organik karbon(ton/ha) değerlerinde, 15-30 cm derinlik kademesinde ise sadece kum (%) ve kil (%) değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı çıkmıştır(p<0,05). Çalışma sonucuna göre ağaçlandırma faaliyetleri ve toprak işleme ile birlikte ölçülen toprak özelliklerinde belirli düzeyde iyileşme olduğu görülmüştür.
Giresun ili Kümbet yaylası mevkisi saf doğu ladini (Picea orientalis (L.)) ormanlarının bazı ölü örtü özelliklerinin ekolojik faktörlere göre değişiminin araştırılması
Bu çalışmada, Giresun İli Kümbet Yaylası mevkii saf Doğu Ladini (Picea orientalis (L.)) ormanlarının bazı ölü örtü özelliklerinin ekolojik faktörlere göre değişiminin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla belirli rakım aralıklarında (1.600 m. altı ve 1.800 m. üzeri ), ana ve ara bakılarda, farklı kapalılıktaki (1, 2 ve 3) Doğu Ladini (Picea orientalis (L.)) ormalarında ölü örtü miktarı (ağırlık Kg/Ha.), ölü örtüyü oluşturan bileşenleri ve miktarları (Ton/Ha.), ölü örtü kalınlığı (cm.), ölü örtünün hava kurusu ağırlığı (Ton/Ha.), ölü örtünün fırın kurusu ağırlığı (Ton/Ha.), ölü örtünün hava kurusu nem yüzdesi ve göğüs yüzeyi (cm² /Ha.) yapılan arazi ve büro çalışmaları ile tespit edilmiştir. Tespit edilen verilerin meteorolojik veriler, anakaya, eğim vb. faktörlerle olan ilişkileride değerlendirilerek; ölü örtünün bakı, rakım ve kapalılığa göre nasıl değiştiği tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda; Kozalak Ağırlığının gençlik olan güneşli alt rakımlarda en fazla, gençlik olmayan gölgeli üst bakılarda en az olduğu görülmüştür. Araştırma alanımızdaki bir ve iki kapalı alanlardaki dal, ibre, kozalak ve organik yaprak tabakası miktarları arasında pozitif anlamlı bir bağlantı bulunmaktadır. Bu durumdan ağaç miktarı dolayısıyla göğüs yüzeyi ve ölü örtü miktarını pozitif olarak etkilemiştir. Burada 3 kapalı meşcerelerde ölü örtü bileşenlerinin 2 kapalı meşcerelerden daha fazla olması beklentisi olmaktadır. Ancak ölçümlerde 3 kapalı meşcerelerdeki ölü örtü miktarı 2 kapalı meşcerelerden daha az çıkmıştır. Bu durum 3 kapalı meşcerelerde başta insan müdahalelerinin olmaması, meşcere altına fazla ışık giremediğinden doğal dal budanmasının olması vb. nedenlerle izah edilebilir. Araştırma alanımızdan elde edilen verilerde, güneşli bakılardaki hektardaki dal, kozalak ve organik yaprak tabakası miktarının gölgeli bakılardan daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Kümbet yöresinde meteorolojik verilere göre maximum rüzgârların güney ve güney batı yönlerinden esmekte olduğu belirtilmektedir. Bu da rüzgârın etkisinin olduğunu göstermektedir.
Artvin yöresi kayın ve ladin meşcerelerinde toprak solunumunun kök ve mikroorganizma bileşenlerinin belirlenmesi
Toprak solunumu, karasal ekosistemlerden çıkan karbon için ana yoldur ve karbonu alıkoyan bitki metabolizmasının ototrofik süreci ile toprak sıcaklık veya nemine tepki vererek organik substratları işleyen heterotrofik bir sürecin sonucudur. Bu çalışmanın amacı Doğu kayını ve Doğu ladini meşcerelerinde; toprak solunumunu ve bunun kök ve mikroorganizma bileşenlerini belirlemek; biyojeokimyasal ve çevresel faktörler ile solunumun ilişkisini incelemektir. Bu amaçla, Artvin Saçinka mevkiinde bulunan kayın meşcerelerinde ve Kafkasör mevkiinde bulunan ladin meşcerelerinde; solunum bileşenlerini ayırmak için 2017 yılı yazında hendek açma uygulaması yapılmıştır. Uygulamadan sonra 6 ay geçince ölçümlere başlanılmış ve 2018 yılında Nisan'dan Kasım'a kadar aylık toprak solunumu, sıcaklığı ve nemi ölçümleri, mevsimsel toprak (0-10 cm) ve kök (0-30 cm) örneklemesi, 2019 yılında ise sadece solunum, sıcaklık, nem ölçümleri ile kök örneklemesi yapılmıştır. Alınan toprak örneklerinde tekstür, toprak reaksiyonu, organik madde, mineral azot, mikrobiyal biyokütle, toplam karbon ve azot, mikrobiyal bazal solunum analizleri yapılmıştır. Topraktan karbon salınımı değerleri çalışma genelinde 0,38 – 7,56 µ mol m-2 s-1 arasında değişim göstermiştir. Toplam toprak solunumuna kök ve mikroorganizma bileşenlerinin ortalama katkısı kayın sahasında ilk yılda sırasıyla % 57,6 ve % 42,4 ve ikinci yılda sırasıyla % 60,05 ve % 39,95 olarak bulunmuştur. Ladin sahasında ise ilk yılda yine sırasıyla % 41,7 ve % 58,3 ve ikinci yılda sırasıyla % 49,96 ve % 50,04 olarak bulunmuştur. Toprak solunumunun toprak sıcaklığı ve mineral azot ile oldukça kuvvetli pozitif korelasyonları bulunmuştur. Toprak sıcaklığı, toprak nemi ve diğer fiziksel, kimyasal ve biyolojik toprak özellikleri, anlamlı olarak toprak solunumundaki değişimin büyük (%60-70) kısmını açıklamıştır. Sonuç olarak, toprak solunumu ve bileşenleri türe ve mevsimlere göre değişmiştir ve bunların toprak sıcaklığı yanı sıra topraktaki biyolojik ve kimyasal faktörler ile ilişkili olduğu söylenebilir.
Erzurum ili Aziziye ilçesinde farklı arazi kullanımlarına bazı toprak özelliklerinin değişimi
Bu çalışmada Erzurum ili Aziziye ilçesinde Palandöken mevkiinde Sarıçam türünün bulunduğu orman alanları ve bunların bitişiğindeki mera alanlarının bazı toprak özelliklerinin (tekstür, toprak reaksiyonu, organik madde) irdelenmesi ve bu arazi kullanımlarının toprak özelliklerine etkilerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaçla Erzurum Orman İşletme Müdürlüğü sınırları dahilinde bulunan 416 numaralı bölmede yer alan ve 1999-2000 yıllarında sarıçam ağaçlandırması ile teşkil edilen orman alanından ve bitişiğindeki mera alanından farklı derinlik kademelerinde (0-15 cm, 15-30 cm, 30-60 cm) alınan topraklarda; hidrometre yöntemi ile tekstür analizi, pH ölçümü ile toprak reaksiyonu belirlenmesi ve yaş yakma yöntemi ile organik madde tayini yapılmıştır. Analizler sonucunda toprakların kum içeriği % 25,21-90,12 arasında, kil içeriği % 7,50-50,04 arasında, toz içeriği % 0,59-37,06 arasında bulunmuştur. Toprakların pH değerleri 5,42-8,10 arasında, organik madde içeriği % 1,09-6,57 arasında bulunmuştur. Orman ve mera alanlarının toprakları arasında tekstür ve organik madde içeriği için anlamlı farklılık bulunmadığı; pH için alt kademedeki topraklarda anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Her iki alanda derinlik kademeleri arasında organik madde ve toz ve kil içeriği için anlamlı farklılık bulunmuştur. Korelasyon analizi sonucunda üst toprakta organik madde ile hem kil içeriği hem pH değerleri arasında anlamlı negatif ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak mera alanı toprağı, üst tabakasında tekstür ve organik madde bakımından verimli olan toprağın kaybı olmayan bir saha olarak belirlenmiştir. Sarıçam ağaçlandırması ile teşkil edilen orman da geçen süreçte mevcut durumu muhafaza etmiştir. Ağaçlar alana gelse de toprak profili boyunca kil taşınımı devam etmiş, yine de baz yıkanması azalmıştır. Verimli meraların ağaçlandırılması, ağaçların gelişiminde olumlu katkı yaparak olgun bir orman haline getirilmesiyle, ormanlık alanların tohumla doğal yayılışına olumlu katkı yapabilir. Yine de dayanıklı türlerin ağaçlandırılmasında verimsiz alanların tercih edilmesi toprak koruma açısından önemlidir.
Farklı toprak tekstür ve organik madde içeriklerinin tohum topunun çimlenme başarısı üzerine etkileri
Bu çalışma, çiçek toprağı ve orman toprağının farklı oranlarda karıştırılması ile hazırlanan tohum toplarının sarıçam, karaçam, kızılçam ve ladin tohumlarının çimlenmesi üzerindeki etkisini ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Tohum toplarının tohumların çimlenme yüzdesi, ortalama çimlenme süresi ve çimlenme hızları üzerine etkisinin değerlendirildiği çalışmada, çimlendirme denemeleri laboratuvar, sera, fidanlık ve açık alan koşullarında olmak üzere toplam 4 farklı ortamda ve açık alan ortamında 2 farklı alanda gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda laboratuvar, fidanlık ve sera ortamlarında, türler bazında etkili olan karışımların değişkenlik gösterdiği ve çoğunlukla orman toprağı ile hazırlanan tohum toplarından daha yüksek çimlenme oranları meydana geldiği belirlenmiştir. Açık alan denemelerinde kullanılan sarıçam, karaçam ve ladin tohumlarının çimlenmesinde ise tohum toplarının kontrollere kıyasla etkili olmadığı belirlenmiştir. Açık alan koşullarında türlere göre değişmekle birlikte en yüksek çimlenmeler %9.33 ile %21.33 arasında değişmektedir. Alan olarak en yüksek çimlenmeler Genya deneme alanında meydana gelmiştir. Tür olarak en yüksek çimlenmeler ise sarıçam türünde elde edilmiştir. Tohum büyüklüğüne göre kızılçam tohumlarında yapılan çimlendirme deneyinde ise tohum topu büyüklüğünün çimlenme yüzdesini etkilemediği, çimlenme hızı ve ortalama çimlenme süresi bakımından ise en iyi sonuçların küçük tohum toplarının sağladığı belirlenmiştir.
Genç sarıçam (Pinus sylvestris l.) meşcerelerinde farklı şiddette aralamaların bazı ölü örtü ve toprak özellikleri ile kılcal kök biyokütlesi üzerine etkileri
Bu çalışma; Gümüşhane-Torul yöresinde yaklaşık 2000 m yükseltide ve üst yamaç konumunda yer alan b çağındaki genç sarıçam (Pinus sylvestris L.) meşcerelerinde yürütülmüştür. Araştırma, bu yetişme ortamında farklı bakı (güneşli ve gölgeli) ve aralama şiddetlerinin (kontrol, mutedil, şiddetli); toprak, ölü örtü ve kılcal kök biyokütlesindeki karbon stokları ile toprak solunumu üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. İki yıl boyunca yapılan periyodik ölçümlerle, ekosistemin karbon ve azot havuzlarındaki değişimler mevsimsel dinamiklerle birlikte bütüncül bir yaklaşımla analiz edilmiştir. Yapılan çalışmada bakı faktörünün karbon depolama süreçlerini şekillendiren en güçlü çevresel değişken olduğunu göstermiştir. Toprak organik karbon stokları açısından gölgeli bakı (79,54 t/ha), güneşli bakıya (37,96 t/ha) kıyasla yaklaşık iki kat daha yüksek bir depolama kapasitesi sunarken; ölü örtü karbon stoklarında bu durumun tersi bir eğilimle güneşli bakının (8,73 t/ha) gölgeli bakıya (5,81 t/ha) üstünlük sağladığı tespit edilmiştir. Güneşli bakıda tespit edilen daha yüksek C/N oranı, organik materyalin ayrışmaya karşı direncini artırmış; bu durum kurak mikroklimatik koşullarla birleşerek ölü örtü birikimini hızlandırmıştır. Buna karşılık gölgeli bakılarda nispeten düşük C/N oranı ve uygun nem koşulları, mineralizasyonu destekleyerek karbonun ölü örtüden toprağa geçişini ve toprakta depolanmasını kolaylaştırmıştır. Elde edilen bulgular, aralamanın toprak ve kök karbon stokları üzerindeki ana etkisi önemsiz olsa da mevsimsel etkileşimlerin bu değişkenler özelinde belirleyici olduğunu göstermiştir. Özellikle şiddetli aralama işleminde kesim artıklarıyla sağlanan ekstra organik madde girdisine bağlı olarak ölü örtü ve toprak karbon stoklarında artış XIV gözlemlenmiştir. Toprak solunumu dinamikleri açısından en yüksek değerler kontrol işleminde (4,80 g C m²/gün) ölçülmüştür. Aralama müdahalelerinin meşcere kapalılığını kırarak neden olduğu evaporasyon artışı (nem kaybı) ve ağaç sayısındaki azalmaya paralel olarak kök biyokütlesindeki düşüş (ototrofik solunum), toplam toprak solunumun azaltmıştır. Mevsimsel analizler, solunumun sıcaklık ve nemin optimum olduğu ilkbahar sonu/yaz başında zirve yaptığını ancak yaz kuraklığıyla birlikte, özellikle güneşli bakılarda nemin sınırlayıcı faktör haline gelmesiyle sert bir düşüş gösterdiğini kanıtlamıştır. Sonuç olarak benzer yetişme ortamı koşularına sahip genç sarıçam meşcerelerinde karbon tutma kapasitesinin sürdürülebilirliği açısından, her iki bakı grubunda da mutedil aralama müdahalelerinin uygulanması önerilmektedir. Bu yaklaşım; kuraklık riskinin ve ayrışma güçlüğünün yüksek olduğu güneşli bakılarda toprak nem dengesini korurken gölgeli bakılarda yüksek karbon depolama potansiyelini riske atmadan meşcere gelişimini desteklemektedir. Bu çalışma, aralama uygulamalarının kısa dönemli ekolojik etkilerine odaklanmış olup, karbon dinamiklerindeki uzun vadeli değişimlerin ve adaptasyon süreçlerinin izlenmesi gerekliliği araştırmanın temel kısıtını oluşturmaktadır. Gelecek araştırmalarda, toplam toprak solunumunun bileşenlerine (ototrofik ve heterotrofik) ayrıştırılması ve mikrobiyal komünite yapısının (PLFA veya DNA analizleriyle) incelenmesi, karbon döngüsü mekanizmalarının daha derinlemesine anlaşılmasını sağlayacaktır.