Theses supervised by Prof. Dr. Ayzin Küden

12 theses · Çukurova University

Master'sOpen AccessTR

Klonal anaç genotiplerinin ın vitro koşullarda bazı prunus türleriyle aşı tutma oranlarının saptanması

Bu çalışma, 2006-2007 yılları arasında Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Biyoteknoloji Laboratuvarı'nda yürütülmüştür. Çalışmada Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama parselinde bulunan AK-1, AK-2 ve GF-677 badem x şeftali melez genotipleri ile Ferragnes badem, Francoise şeftali ve Ninfa kaysı çeşitlerine ait sürgün uçları kullanılmıştır. Alınan sürgün uçlarının canlılık, sürgün oluşturma ve aşı tutma oranları incelenmiştir.Araştırmada MS makro ve mikro besin elementleri, vitaminleri ve Fe-NaEDTA kompozisyonu kullanılmıştır. Sürgün geliştirme ve çoğaltma aşamasında 1.0 mg/l BAP ve 0.1 mg/l GA3 konsantrasyonları kullanılmıştır.Çalışmada, canlılık oranı AK-1 genotipinde % 50, AK-2 genotipinde % 25, GF-677 genotipinde % 37.5, Ferragnes % 85, Francoise %1, Ninfa % 1; kardeşlenme sayısı AK-1 genotipinde 3 sürgün/eksplant, GF-677 genotipinde 2 sürgün/eksplant, AK-2 genotipinde 8 sürgün/eksplant, Ferragnes de 3 sürgün/eksplant; aşı tutma oranları AK-1 genotipinde % 25.1, AK-2 genotipinde % 34.4 ve GF-677 genotipinde % 25.0 olarak bulunmuştur.

Sürgün ucu
Taylan Çelik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgesinden selekte edilmiş bazı incir genotiplerinin Adana koşullarında kalite özellikleri ile partenokarpiye eğilimleririnin belirlenmesi

Bu çalışmada, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinden selekte edilen bazı incir genotiplerinin, pomolojik ve morfolojik özellikleri ile birlikte meyve doğuş tarihleri saptanmış, Blastophaga psenes'in meyveye giriş tarihleri incelenmiştir.Gelişme dönemi boyunca, haftalık meyve örnekleri alınmış ve bunlar derin dondurucuda (-20oC) saklanmıştır. Daha sonra bu örnekler stereo mikroskopta incelenerek çiçeklerin yıl içindeki gelişimleri gözlenmiştir.Yapılan analizlerde, ortalama meyve ağırlığının 21,17-69,25 g, meyve eni 31,91-50,88 cm, meyve boyunun 32,98-53,44 cm, kabuk kalınlığının 0,88-1,73 cm, suda çözünebilir kuru madde miktarının % 16,0-28,0 arasında olduğu tespit edilmiştir.Bu çalışmada 01-İN-48, 01-İN-51, 01-İN-52, 01-İN-53, 01-İN-54, 01-İN-55, 01-İN-56, 01-İN-57, 01-İN-58, 31-İN-01, 31-İN-05, 31-İN-06, 31-İN-07, 31-İN-11, 31-İN-12, 31-İN-13, 31-İN-16, 31-İN-17, 31-İN-19, 31-İN-24, 31-İM-02, 31-İM-10, 31-İM-15 genotipleri ile Küçük Kuyruklu Sarı, Yerli Beyaz Suruç, Siyah Güzlük Bozova Merkez, Kuyruklu Yeşil, Mut, Sultanı Halfeti, Yerli Beyaz Akçakale, Alakuşu çeşitlerinin partenokarpik meyve oluşturdukları belirlenmiştir.

FenolojiMorfolojik özelliklerPomolojik özellikler+2
Selen Yaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ve çevresinden selekte edilen dikenli incirlerin (Opuntia ficus–indica (L.) Mill.) fenolojik, morfolojik ve pomolojik özellikleri ile moleküler yapısının belirlenmesi

Bu çalışmada 2012 yılında Adana ve çevresinden seleksiyonu yapılan 31 dikenli incir genotipi kullanılmıştır. Genotiplerin fenolojik dönemleri ve pomolojik özellikleri belirlenmiştir. Aynı zamanda morfolojik ve moleküler karakterizasyonları yapılmıştır. Tomurcuk oluşumu mart sonundan nisan ayı ortasına kadar devam etmiştir. Tam çiçeklenme mayıs – haziran aylarında olurken meyvelerde olgunlaşma Ağustos ayının ilk haftası başlamıştır. Pomolojik analizlerde 10 meyve özelliği incelenmiş ve verilerin istatistiksel analizi yapılmıştır. Genotiplerin meyvelerinin ortalama ağırlığı 80 g, meyve başına düşen ortalama çekirdek sayısı 240 tır. Genotiplerin değerlendirilmesinde tartılı derecelendirme yöntemi kullanılmıştır ve 01 Op 19 genotipi en yüksek puanı almıştır. Morfolojik karakterizasyon UPOV deskriptöründe yer alan 25 özellik kullanılarak yapılmış ve Ward's metoduna göre genotipler kümelenmiştir. Kümeleme analizinde 29 genotip % 90 düzeyinde benzerlik göstererek 5 ana grup oluştururken, genotiplerin ikisi ayrı bir grup oluşturarak diğerlerinden ayrılmıştır. Moleküler karakterizasyonda 50 RAPD primeri kullanılmıştır. Toplamda 178'u polimorfik, 70'u monomorfik olmak üzere 248 band elde edilmiş ve polimorfizm oranı % 71.77 olmuştur. Sonuç olarak; 01 Op 04 – 01 Op 13, 01 Op 27 – 01 Op 34, 01 Op 06 – 01 Op 30 genotiplerin birbirilerine en yakın genotip olduğu tespit edilmiştir.

Mehmet Tütüncü
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Nektarin ve şeftali melezlerinin bitkisel özelliklerinin tanımlanması ve bazı SSR markırlarının erken seleksiyonda kullanılabilirliği

Bu araştırma, soğuklama gereksinimi yüksek, geç mevsim turfanda yetiştiriciliğine uygun şeftali ve nektarin çeşitleri geliştirmek amacıyla yürütülmüştür. Geç olgunlaşan nektarin çeşitleri Venüs ve Stark Red Gold ile Üstün şeftali çeşidinin melezlenmesi sonucunda VxÜ kombinasyonundan 61, SRGxÜ kombinasyonundan 115 birey elde edilmiştir. Elde edilen 176 bireyin morfolojik ve fenolojik özellikleri incelenmiş, pomolojik analizleri yapılmıştır. Ayrıca bu iki popülasyonda, BPPCT009, MA014, MA040 ve STS-OPAG8 SSR primerleri ile bazı pomolojik özellikler karşılaştırılarak F1 bireylerinde markır seleksiyonunun etkinliği araştırılmıştır. VxÜ kombinasyonundaki bireyler arasında tartılı derecelendirmede en yüksek puanı alan şeftali genotipleri VxÜ-55, VxÜ-41, VxÜ-34, VxÜ-14, VxÜ-1, VxÜ-13, VxÜ-24, VxÜ-26; nektarin genotipleri VxÜ-31, VxÜ-42, VxÜ-53, VxÜ-15 olmuştur. SRGxÜ kombinasyonundaki bireyler arasından en yüksek puanı alan şeftali genotipleri SRGxÜ-101, SRGxÜ-28, SRGxÜ-88, SRGxÜ-84, SRGxÜ-36, SRGxÜ-57, SRGxÜ-23, SRGxÜ-92, SRGxÜ-93, nektarin genotipi SRGxÜ-5 olmuştur. VxÜ ve SRGxÜ populasyonlarında, MA040 ve STS-OPAG8 SSR primerleri kullanılarak yapılan PCR analizinde DNA çoğalması elde edilememiştir. BPPCT009 ve MA014SSR primerleri ise VxÜ ve SRGxÜ populasyonlarının meyve şekli ve yarmalık özelliklerinin belirlenmesinde yetersiz kalmıştır.

Songül Çömlekçioğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Şeftali, nektarin ve kayısılarda şarka hastalığına dayanıklılık ıslahı üzerine araştırmalar

Bu çalışmada, melezleme ıslahı yöntemi ile Şarka hastalığına dayanıklı şeftali, nektarin ve kayısı bireyleri elde etmek amaçlanmıştır. Erik beneklenme virüsünün (Plum pox virus) sebep olduğu "Şarka hastalığı," sert çekirdekli meyvelerin en önemli hastalığıdır. Bu hastalık hemen hemen tüm sert çekirdeklilerde görülmekte, ancak ekonomik olarak özellikle kayısı, erik ve şeftalilerde önemli zararlara yol açmaktadır. Şarka ileriki yıllarda ülkemiz içinde tehdit oluşturabileceğinden yürütülen bu araştırmada, Türkiye için önemli olan yerli kayısı çeşitler ile ticari öneme sahip şeftali ve nektarin çeşitlerinde melezleme ıslahı yolu ile Şarka hastalığına karşı dayanıklı çeşitlerin elde edilmesi amaçlanmıştır. Bunun için Yerli kayısı çeşitleri Hacıhaliloğlu ve Kabaaşı ile Şarka'ya dayanıklı olduğu bilinen yabancı kayısı çeşitleri; Stark Early Orange, Rojo Pasion, Murciana, ayrıca Prunus davidiana klonu P1908 (şeftali) çeşitleri ile melezlemeler yapılmıştır. Şeftalilerde ise, ticari şeftali ve nektarin çeşitleri olan Flored ve Carolina dayanıklı genotiplerden Stark Early Orange ve P1908 (şeftali) çeşitleri melezlenmiştir. Elde edilen melez bireylerde markır seleksiyonu ile ilgili genin varlığı araştırılmış, dayanıklı olduğu varsayılan genotipler tespit edilmiştir. Toplam 12 kombinasyona (FLxSEO, FLxP1908, CLxSEO, CLx1908, KAxSEO, KAxP1908, HHxSEO, HHxP1908, MRxHH, MRxKA, RPxSEO, RPxKA) ait toplam 365 melez bireyde SSR markırları (P GS1.21, PGS1.24 ve ZP002) ile yapılan PCR testlerinde 138 melez bireyin gelecekte yapılacak çalışmalar için umut veren genotip olarak varsayılacağı tespit edilmiştir.

Ceren Ünek
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Bingöl ve Malatya illerinde elma seleksiyonu ve yörenin kırsal kalkınması üzerine etkilerinin belirlenmesi

Bu tez çalışması, 2015-2017 yılları arasında iki farklı amaca yönelik olarak Bingöl ve Malatya illerinde yürütülmüştür. Çalışmanın ilk amacı Bingöl ve Malatya illeri ile bu illerin ilçelerinde yetiştirilen yerel elma genotiplerinin seleksiyon ıslahı yoluyla belirlenmesidir. Bu seleksiyon çalışması sonucunda Malatya'da 31, Bingöl'de de 23 olmak üzere toplam 54 genotip belirlenmiştir. Bu 54 genotip fenolojik, morfolojik ve pomolojik yönden değerlendirilmiştir. Malatya'da çiçeklenmeler 22 Mart ile 22 Nisan tarihleri arasında, Bingöl'de ise, 16 Mart ile 22 Nisan arasında gerçekleşmiştir. Malatya'da bulunan dört yazlık elma ile Bingöl'de bulunan bir yazlık elma 7-25 Ağustos tarihleri arasında hasat edilmiştir. Diğer genotipler kışlık elma özelliği göstermiş ve Malatya'da 5-31 Ekim, Bingöl'de 9 Ekim-4 Kasım tarihleri arasında hasat edilmiştir. Malatya'dan selekte elma genotiplerinden ikisinin 90 ve 70, ötekilerin ise 16 ile 30 yaş arasında olduğu tespit edilmiştir. Bingöl'de selekte edilen 23 genotipin yaşları ise 15 ile 30 arasında bulunmuştur. Bu genotipler içerisinde Malatya'dan seçilen 44-YZ-02 (189,80g), 44-D-10 (188,29g), 44-D-09 (175,86g) ve 44-AR-11(161,45g) ve Bingöl'den seçilen 12-S-01 (150,60g) ve 12-G-05 (145,99g) elma genotipleri en yüksek meyve ağırlığı değerlerini göstermişlerdir. Genotiplere uygulanan değiştirilmiş tartılı derecelendirme metoduna göre Malatya'da seçilen 31 genotip arasından 7 genotip ile Bingöl'de seçilen 23 genotip arasından 4 genotip olmak üzere toplam 11 genotip öne çıkmıştır. Bu genotiplerden Malatya'da 44-D-10 genotipi 525 puan ve 44-YG-02 genotipi 505 puan alarak, Bingöl'de ise, 12-S-01 genotipi 475 puan ve 12-G-05 genotipi 460 puan alarak en öne çıkan elma genotipleri olmuşlardır. Bu metoda göre öncelikli olarak seçilen 11 genotipin tescili, muhafazası, genotiplerin moleküler karakterizasyonu üzerinde çalışılması ve bundan sonraki çalışmalar için de bir genetik materyal olarak kullanılması önerilmektedir. Bu çalışmanın ikinci amacı, Malatya ve Bingöl illerinde yerel elma yetiştiriciliğinin yörenin kırsal alanlarının kalkınması üzerine etkilerinin belirlenmesidir. Bu amaçla Bingöl'de 2017 yılında bir çalıştay organize edilmiş ve başta Malatya ve Bingöl'deki çiftçiler olmak üzere tüm paydaşlar bir araya getirilerek değerlendirmeler yapılmış ve fikirler üretilmiştir. Çalıştay sonucunda 17 proje fikri ortaya çıkmış ve 24 sonuç önerisi yapılmış olup, elma seleksiyon çalışmasının ve düzenlenen çalıştayın bölgenin kırsal kalkınması üzerine çok olumlu etkileri olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Elma seleksiyonu, kırsal kalkınma, yerel elma genotipleri

Ali Recep Nazlı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tescil edilmiş yeni şeftali çeşitleri ile bazı prunus tür ve çeşitlerinin SSR markırlarıyla moleküler karakterizasyonu

Tez çalışmasında, Küden ve Tanrıver tarafından gerçekleştirilen ıslah çalışmaları sonucunda 2017 yılında tescil edilen 4 şeftali çeşidinin (Küden, Tanrıver, Balcalı ve İlayda), ülkemizde ticari olarak önemli bazı Prunus tür ve çeşitleri (kiraz: Sweet heart, Staccato, Royal tiago çeşitleri, nektarin: Venüs, Stark red gold, Fantasia, Carolina, Extreme candy ve Extreme red çeşitleri, erik: Angeleno, Black diamond ve Santa rosa çeşitleri, badem: Ferraduel ve Ferragnes çeşitleri, kayısı: Mogador ve Tyrinthe çeşitleri, şeftali: Rio-oso-gem, Flored, J.Hale, Üstün, Transvalia, Elegant lady, Extreme 314, Extreme july, Monroe çeşitleri) ile genetik ilişkileri 24 SSR markırı kullanılarak araştırılmıştır. Çalışmada kullanılan 24 SSR primeri arasından amplifikasyon sağlanan 20 primere ait sonuçlara göre, en yüksek bant sayısı 11 ile BBCT017, BBCT004 ve BBCT001 primerlerinden, en düşük bant sayısı 2 ile MA040 primerinden elde edilmiştir (ortalama 6.3). Kullanılan 20 primerden hepsi polimorfik toplam 126 bant üretmiştir ve polimorfizm oranı tüm primerlerde %100 olarak tespit edilmiştir. SSR primerlerine ait PIC değerleri incelendiğinde, en yüksek değerin 0.95 ile BBCT025 ve BBCT005 primerlerinde, en düşük değerin 0.49 ile BBCT018 primerinde olduğu belirlenmiştir. SSR analizlerine dayanarak elde edilen dendrogram incelendiğinde, Küden şeftali çeşidi Üstün şeftali çeşidi, Fantasia nektarin çeşidi ve Rio-Oso-Gem şeftali çeşidi ile aynı alt kolda yer almıştır. Balcalı şeftali çeşidi Extreme Candy nektarin, Extreme July ve Transvalia şeftali çeşitleri ile aynı grupta yer almıştır. Islah çalışmaları sonucunda tescil edilen İlayda, Tanrıver, Balcalı ve Küden şeftali çeşitlerinin kendi aralarında ve diğer Prunus tür ve çeşitleri ile genetik ilişkilerinin daha net belirlenebilmesi için kullanılan SSR primerlerinin sayısının arttırılması gerektiği bildirilmiştir.

Merve Nur Serdengeçti
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı zeytin çeşitlerinin meyvelerinde yağ asitleri komposizyonu ile bazı kalite parametrelerinin belirlenmesi

Bu tezde, Adana Topağı, Ayvalık, Çilli, Domat, Gemlik, Manzanilla ve Memecik zeytin çeşitlerinin, pomolojik özellikleri, yağ asidi bileşenleri ve toplam fenol içeriği analiz edilmiştir. Zeytin çeşitlerinin, pomolojik özellikleri, yağ asitleri içerikleri, toplam fenolik bileşikleri bakımından istatistiksel olarak önemli ölçüde farklı olduğu bulunmuştur. Domat çeşidi, meyve ağırlığı ve meyve iriliği bakımından en yüksek değerler ile karakterize edilmiştir. Manzanilla, Memecik ve Çilli çeşitleri, Meyve eti/Çekirdek oranı bakımından en yüksek değerlere sahip olmuşlardır. Memecik, Adana Topağı, Manzanilla, ve Ayvalık çeşitleri en yüksek toplam fenol değerlerini vermişlerdir. Oleik asit içeriği bakımından Gemlik çeşidi en yüksek değeri almıştır. Memecik çeşidi en yüksek toplam fenol değerine sahip olmuştur. Yağ Asitlerinin profilleri ve toplam fenol içerikleri bakımından zeytin çeşitlerinin istatistiksel olarak önemli ölçüde farklı olduğu saptanmıştır.

Obıda Noh
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Adıyaman koşullarında yetiştirilen bazı badem çeşitlerinde sulama, farklı derim zamanları ve kurutma yöntemlerinin verim, yağ asitleri içeriği ve şeker kompozisyonu üzerine etkileri

Bu çalışma, 2019 yılında Adıyaman'ın Kâhta ilçesinde iki farklı badem bahçesinde yürütülmüştür. Denemelerde, 5x5m aralıklarla dikilmiş, 6 yaşlı Ferragnes ve Ferraduel çeşitlerine ait bitkiler kullanılmıştır. Her çeşidin sulama, derim ve kurutma uygulamaları 4 tekerrürlü, her tekerrürde 1 ağaç olacak şekilde toplam 64 ağaç üzerinde yürütülmüştür. Susuz koşullarda yetiştiricilik yapılan badem ağaçlarında çiçeklenme periyodu ve meyve olgunlaşması daha erken gerçekleşmiş, Ferraduel çeşidi Ferragnes çeşidinden daha geç derime gelmiştir. En yüksek kabuklu badem ağırlığı 7,24 g ile Ferraduel badem çeşidinde sulu koşullarda güneşte kurutup erken derim yapıldığı (FDSLGUER) uygulamadan elde edilmiştir. en yüksek iç badem ağırlığı ise 1,60 g ile Ferraduel'in sulanan, güneşte kurutulan ve erken derim yapılan uygulamaları (FDSLGUER) ile Ferragnes çeşidinde susuz koşullarda, gölgede kurutulan ve erken derilen (FRSSGOER) meyvelerinden elde edilmiştir. Farklı sulama koşulları, erken ve geç derim ile güneş ve gölgede kurutmanın iki farklı badem çeşidi meyvelerinin biyokimyasal özellikleri üzerine etkileri istatistiksel açıdan (p<0.05) önemli bulunmuştur. En yüksek toplam yağ oranı %44.88 ile susuz koşullarda yetiştirilen Ferraduel çeşidinin, güneşte kurutulmuş ve geç derimi yapılmış (FDSSGUGE) meyvelerinden ve %44.68 ile sulu koşullarda yetiştirilen Ferragnes çeşidinin güneşte kurutulmuş ve geç derimi yapılmış (FRSLGUGE) meyvelerinden elde edilmiştir. Genel olarak, sulu koşullarda yetişen ağaçların meyvelerinin toplam yağ içerikleri diğer uygulamalara kıyasla daha yüksek olarak saptanmıştır. Tekli doymamış yağlardan oleik asit, susuz koşullarda yetiştirilmiş Ferraduel çeşidinin, derimi geç yapılan ve gölgede kurutulan (FDSSGOGE) ve susuz koşullarda yetiştirilmiş Ferragnes çeşidinin, derimi geç yapılan ve güneşte kurutulan (FRSSGUGE) uygulamalarında (sırasıyla 75,31 ve 75,21) en yüksek olarak bulunmuştur. Çalışmada doymamış yağ asitlerinden olan oleik asit ve linoleik asit miktarı yüksek oranda elde edilmiştir. Bunun yanında arakhidik, alfa linolenik, stearik, palmitik ve miristik ya asitleri de elde edilmiştir. Uygulamalarda elde edilen badem çeşitlerinin iç meyvelerinde yağ asidi içerikleri GC/FID (Gaz Kromatografisi Alev İyonlaştırmalı Dedektör), şeker içerikleri ise; HPLC (Yüksek Basınç Sıvı Kromatografi) teknikleri kullanılarak belirlenmiştir. Ayrıca, iç meyvelerde toplam fenol içerikleri spektrofotomertik yöntem kullanılarak saptanmıştır.

Handan Yıldırım
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı şeftali çeşitlerinde farklı dozlarda potasyum nitrat ve potasyum tiyo sülfat uygulamasının verim ve kalite üzerine etkileri

Tez çalışmasında, ülkemizde ticari olarak önemli iki şeftali ve nektarin çeşidinde Potasyum Nitrat ve Potasyum Tiyo Sülfat gibi farklı potasyum kaynaklarının verim ve kalite üzerine etkileri araştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre en yüksek meyve ağırlığı Potasyum Tiyo Sülfat uygulanan ağaçların meyvelerinde 190,36 g, en düşük meyve ağırlığı 149,6 g olarak potasyum uygulaması yapılmayan kontrol meyvelerinden elde edilmiştir. SÇKM(%) bakımından rakamsal değerler dikkate alındığında; en yüksek SÇKM değeri % 9,76 olarak Potasyum Nitrat uygulanan ağaçların meyvelerinde ölçülmüş, en düşük SÇKM değeri ise kontrol meyvelerinden %9,24 olarak alınmıştır. Yapılan kontrollerde meyve ağırlığı/çekirdek ağırlığı oranı Potasyum Tiyo Sülfat uygulanan alanda en yüksek düzeye ulaştığı gözlemlenmiştir. Meyve eti sertliği en yüksek değeri kontrol meyvelerinden alınmış, 5,38 olarak tespit edilmiştir. En düşük meyve eti sertliği Potasyum Tiyo Sülfat uygulanan ağaçların meyvelerinde, 4,83 kg/cm2 olarak tespit edilmiştir. Ağaç başına en yüksek verim Potasyum Tiyo Sülfat uygulaması yapılan ağaçlardan 47,1 kg olarak tespit edilmiş en düşük verim ise 38,5 kg olarak potasyum uygulaması yapılmayan kontrol meyvelerinden alınmıştır. Gövde kesit alanı dikkate alınarak yapılan hesaplamalarda Potasyum Tiyo Sülfat uygulanan ağaçlarda 0,311 kg/cm2, Potasyum Nitrat uygulanan ağaçlarda 0,282 kg/cm2, kontrol ağaçlarında ise 0,252 kg/cm2 şeklinde sonuçlar alınmıştır. Yapılan araştırma sonucunda Potasyum Tiyo Sülfat uygulamasının, hızlı olgunlaşma ve bununla beraber erken derim olgunluğuna ulaştırdığı; Potasyum Nitrat uygulamasının olgunlaşma seyrini normal ölçülerde ilerlettiği tespit edilmiştir. Hiç potasyum uygulaması yapılmayan kontrol ağaçlarında derim olgunluğunun geciktiği tespit edilmiştir.

Süleyman Yorulmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Şeftali ve alt türlerinde melezleme yöntemiyle subtropik koşullara uygun çeşit ıslahı

Türkiye şeftali ve nektarin üretim miktarı bakımından dünyada beşinci sırada yer almaktadır. Dünyada erkenci şeftali ve nektarin üretimi önem kazanmaktadır. Ayrıca basık şekilli domates şeftalilerinin bilinirliği ve pazar payı da günden güne artmaktadır. Bu çalışmada yapılan melezlemeler sonucunda subtropik iklim koşullarında yetiştiriciliğe uygun, soğuklama gereksinimi düşük, basık şekilli şeftali ve nektarin genotipleri elde edilmeye çalışılmıştır. Sunmist, Sunfire, Nectar Sevil, Tropic Snow ile Platifirst, Platibelle ve Platifun çiçek tozları ilk 2011 yılı denemelerinde kullanılmıştır. Bununla birlikte, çeşitli nedenlerden dolayı, melezlemeler Maycrest, Springcrest, Early Silver, Gransun, Sunsnow, Venüs ve Stark Redgold şeftali ve nektarini ile Jalousia domates şeftalisi ve 5 domates genotipi (No.1, No.2, No.3, No.4 and No.5) üzerinde yürütülmüştür. Melezleme çalışmaları 2011-2018 yılları arasında soğuklama gereksinimi düşük genotiplerin yanısıra soğuklama gereksinimi yüksek olan genotiplerin de elde edilebilmesi amacıyla hem Adana'da (düşük soğuk birikimi) hem de Pozantı'da (yüksek soğuklama) yürütülmüştür. Denemelerin sonucunda, 2017 yılında 54 genotip ve 2018 yılında 47 genotip ümitvar bulunmuştur. Bunların arasında 2017 yılında 17 ve 2018 yılında 14 domates şeftalisi genotipi elde edilmiştir. Melez bireylerin yetiştiriciliğinin yapıldığı Adana'da 2016-2017 kış döneminde klasik yönteme göre 827 saat, chill unit yöntemine göre 372 birim soğuk birikimi gerçekleşirken 2017-2018 kış periyodunda klasik yönteme göre 268 saat, chill unit yöntemine göre 170 birim soğuk birikimi gerçekleşmiştir. 2018 yılında meyve verebilen genotiplerin soğuklama gereksinimi klasik yönteme göre 168 ile 275 saat arasında değişim gösterirken chill unit yöntemine göre 91 ile 150 birim arasında değişim göstermiştir. Bu veriler doğrultusunda özellikle ılık geçen 2017-2018 kış döneminde soğuklama gereksinimini karşılayıp meyve verebilen genotipler ümitvar olarak değerlendirilmektedir. Her iki yılda da elde edilen genotiplerin meyve özellikleri fenolojik ve pomolojik açıdan ve olgunlaşma zamanları bakımından farklılıklar göstermişlerdir.

Abdulkadir Sarıer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)'nde seleksiyon yoluyla seçilen keçiboynuzu genotiplerinin meyve kalite özelliklerinin belirlenmesi, bitkisel ve moleküler karakterizasyonu

Bu tez çalışması, KKTC'de doğal bir yayılım alanı bulunan keçiboynuzunda 2013-2021 yılları arasında yürütülmüş olup, 2013-2014, 2014-2015 ve 2015-2016 vegetasyon periyodunda yabani ve kültür formunda yetişen keçiboynuzu genotiplerinden meyve ve tohum özellikleri bakımından üstün özellik gösterenlerin seçimi amaçlanmıştır. Bu amaçla, KKTC'nin 5 farklı ilçesi gezilerek, verimli olmasının yanı sıra, çerezlik ve/veya sanayilik kalitelerinin üstün olduğu belirlenen 95 keçiboynuzu genotipi selekte edilmiştir. Genotiplerin fenolojik dönemleri ve pomolojik özellikleri belirlenmiştir. Ayrıca bu genotiplerin morfolojik ve moleküler karakterizasyonları yapılmıştır. Herdem yeşil bir tür olan keçiboynuzunda çiçeklenmeler bölgelere ve genotiplere göre değişmekle birlikte Eylül ayı ortalarında başlayıp ayın sonuna kadar ve hasat tarihi ise Ağustos ayı ortasında başlayıp Eylül ayının ilk haftasına kadar devam etmiştir. Seleksiyonu yapılan genotiplerin genotiplerin 26'sı (%27,37) dik büyüme, 63'ü (% 66,32) yayvan büyüme ve 6'sı (% 6,32) konik büyüme eğilimi göstermiştir. 2014 yılı pomolojik analizlerinde genotiplerin meyve ağırlıklarının 6,56-44,60 g arasında değiştiği görülmüştür. 2017 yılında ise meyve ağırlıkları 6,06-39,71 g arasında değişmiştir. 2014 yılında meyve kalınlığı değeri incelendiği zaman genotiplerin 4,19-12,91 mm, 2017 yılında ise 5,30-12,90 arasında değiştiği gözlemlenmiştir. 2014 yılında tohum ağırlığının genotiplere göre değişmek üzere 0,85-3,70 g, 2017 yılında ise 0,36-4,93 g arasında değiştiği görülmüştür. Renk ölçer ile L, a, b, değerleri ölçülmüş, Chroma ve hue° değerleri hesaplanmıştır. 2014 yılı genotiplerin toplam şeker içeriği % 22,75 - 54,58, 2017 yılında ise % 14,37-43.25 arasında değişmiştir. Toplam şeker analizinde en yüksek şeker tipleri sakaroz, glikoz, früktoz ve ksiloz olmuştur. En yüksek değeri ise genotiplere göre değişmek üzere sakaroz almıştır. 2014 yılında sakaroz değerleri % 18,72-44,30 arasında değişmiştir. Dizi İlişkili Çoğaltılmış Polimorfizm (SRAP) analizi sonucunda genotiplerin polimorfizm oranın % 100 olduğu görüşmüştür. Tartılı derecelendirme analizi sonucunda çerezlik ve sanayilik olarak en yüksek puanları alarak ilk beşe giren genotiplere ek olarak bu genotiplerden moleküler analizler sonucunda çok farklı genetik yapıya sahip oldukları görülen üç genotip de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Türkmenköy Araştırma İstasyonu'nda genetik kaynaklar parselinde çoğaltılmıştır. Anahtar Kelimeler: Keçiboynuzu, Aroma, Şeker, Moleküler Karakterizasyon.

AromaKeçiboynuzuMoleküler analiz+1
Yeşim Rehber Dikkaya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00

Other supervisors