Theses supervised by Prof. Dr. Bayram Zafer Erdoğan
15 theses · Anadolu University, Kütahya Dumlupınar University
Cinsel içerikli reklamlarda üçüncü kişi algısının hedonik ve faydacı ürünlerde satın alma niyeti üzerine etkisi: Kültürlerarası bir karşılaştırma
Tüketiciler hergün çok fazla sayıda ve çok çeşitli reklam mesajlarına maruz kalmaktadır. Bu reklam mesajlarını değerlendirme süreçlerinde ise pek çok kişisel, psikolojik ve toplumsal faktör rol almaktadır. Öte yandan, reklamverenler (firmalar, kamu kurum ve kuruluşları, STKlar vb.) reklamları daha hatırlanabilir, akılda kalıcı ve dikkat çekici yapmak adına farklı stratejileri devreye sokarak ürün ve reklam mesajının etkinliğini ve hatırlanırlığını artırmaya çalışmaktadırlar. Bu kapsamda reklamda kullanılan cazibe unsuru ve bu unsurun hedefi tarafından nasıl algılandığı reklamverenler açısından son derece önemli bir husustur. Bu çalışmada iki farklı kültürde (Kanada ve Türkiye), iki farklı ürün çeşidine verilen tepkileri karşılaştırmak amacıyla, dört farklı kurgusal reklam yardımıyla 2x2 faktöriyel bir deney tasarlanmıştır. Elde edilen veriler SPSS ve AMOS programı aracılığıyla yapısal eşitlik modellemesiyle test edilmiştir. Sonuçlara göre, üçüncü kişi algısı cinsel içerikli reklamlar kapsamında da söz konusudur. Ayrıca bu algı ürünün hedonik ya da faydacı olmasına bağlı olarak da değişmektedir. Ek olarak, üçüncü kişi algısı ve davranışsal sonuçları ürün tipi ve tüketicilerin içinde yaşadıkları kültüre bağlı olarak kamusal alanda cinsel uyarana maruz kalmaya yönelik tutum tarafından düzenlenmektedir. Çalışmanın üçüncü kişi algısının ölçülmesine yönelik olarak önerdiği alternatif yöntem ve cinsel içerikli reklamlarda üçüncü kişi algısının algısal boyutunun davranışsal bir sonuç olarak satın alma niyeti üzerine etkisi itibariyle literatüre önemli katkılar sunabileceği düşünülmektedir. Ayrıca reklamda kullanılan modelin ve deneğin cinsiyetinin üçüncü kişi algısı ve satın alma niyeti üzerine etkilerinin ürün grupları ve kültürler bağlamda değerlendirilmesi de bu çalışmanın önemli katkılarından birisidir. Anahtar Kelimeler: Cinsel içerikli reklamlar, üçüncü kişi algısı, hedonik, faydacı, kültür
Üniversite öğrencilerinin yeme- içme deneyimlerinin konum tabanlı mobil uygulamalar üzerinden paylaşım motivasyonlarının incelenmesi: Swarm örneği
Günümüzde firmaların pazarlama çalışmalarını ve pazarlama çabalarını teknoloji ve bilgiyle evrimleşen değişime göre yapılandırması kaçınılmaz hale gelmiştir. İşte söz konusu değişimden yola çıkarak yapılmış bu araştırma tüketici istek ve beklentilerini anlamak adına işletmeler için önemli bilgiler sunmaktadır. Çalışmanın konusunu, özellikle üniversiteli gençler arasında çok popüler konum tabanlı mobil uygulamalardan biri olan Swarm uygulaması oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve veriler anket tekniği ile toplanmıştır. Araştırmada, tüketicilerin bu tip uygulamaları kullanım motivasyonları Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı çerçevesinde ele alınıp değerlendirilmiştir. Sonuç olarak Swarm kullanıcılarının bu uygulamayı en çok bilgi edinmek ve etkileşim maksadıyla kullandıkları tespit edilmiştir. Kullanıcılar, ziyaret etmeyi düşündükleri mekan hakkında bilgi almak ve arkadaşlarını takip etmek gibi sebeplerden dolayı Swarm uygulamasını kullanmaktadırlar. Araştırma bulguları arasında dikkat çeken ayrıntılardan bir diğeri de, Swarm kullanıcılarının dışa dönük insanlar olmadıkları şeklindedir. Swarm kullanıcıları dışa dönüklük motivasyonuna ilişkin verilen ifadelere katılım dereceleri ile asosyal bir eğilim içinde olduklarını göstermektedirler. Anahtar Sözcükler: Konum tabanlı mobil uygulamalar, Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, Tüketici davranışları, Swarm, Sosyal medya
Ülke imajının turizm tüketici tercihleri üzerindeki etkisi: Türkiye örneği
Ülke imajı, kişilerin ülke hakkındaki izlenim, duygu, düşünce ve çağrışımlarının bütünüdür. Bir ülkenin yabancı tüketiciler tarafından tercih edilmesi için birincil olarak o ülkenin diğer ülkelere kıyasla kaliteli bir imaja sahip olması gerekmektedir. Ne yazık ki günümüz Türkiye'si için genel bir önyargı söz konusudur. Bu önyargıyılar; siyasi ve ekonomik istikrarsızlar, tanıtım yetersizliği, doğal afetler, terörist faaliyetler olarak sıralanabilir. Brezilya, İtalya ve İspanya örneğinde ülke imajı yoluyla markalaşmışlar, dünya turizm cazibe merkezleri haline dönüşmüştür. Türkiye'nin ise bir imaj sorunu yaşaması sebebiyle marka değeri daha düşüktür. Bu sebeple Türk mal ve hizmetleri, Türk Turizmi yurt dışında hak ettiği fiyatı bulamamaktadır. Bu araştırmanın amacı ülke imajının turizm tüketicilerinin tercihlerini etkileyip etkilemediğini, etkiliyorsa ne oranda etkilediğini tespit ederken, güçlü bir Türkiye imajının yaratılması aşamasında eksikliklerin tespiti, kısa ve uzun vadede en etkin tanıtım araçlarının bulunmasını sağlamaktır. Bu kapsamda bir anket çalışması yapılmış, Türkiye'yi ziyaret etmiş ve henüz etmemiş olan deneklerden elde edilen veriler ile ziyaret etme isteğini etkileyen faktörlerin etki derecelerini ölçmek için Korelasyon ve Ki-Kare, farklılıkların tespitini yapmak için ise Anova testi uygulanmıştırAnahtar Kelimeler: ülke imajı, turizm tüketici tercihleri, yabancı tüketici davranışları, turistik satın alma
Hedonik tüketim davranışını belirleyen demografik faktörlerin analiz (Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi sağlık personeli örneği)
Çağımızda hızla gelişen teknoloji ve bilişim alanındaki değişmeler tüketim olgusuna farklı bir boyut kazandırmıştır Gelişen iletişim araçları sayesinde tüketicilerin tüketim ihtiyaçlarına sürekli şekil verilmeye çalışılmaktadır. Bu çaba dâhilinde işletmelerin pazarlama faaliyetlerinin arzu edilen sonuçlara ulaşması için tüketicilerin davranışlarının incelenmesi ve analiz edilmesi zorunluluk haline gelmiştir. Yapılan araştırmalar sonucu tüketicilerin, sorunlarına maksimum faydayı bulmaya çalışan rasyonel problem çözücülerden daha farklı boyut ve özellikleri olduğu kabul edilmiştir. Tüketiciler sadece ihtiyaçlarını gidermek için alışveriş yapmamakta aynı zamanda, tüketim deneyiminden haz almaya çalışmaktadırlar. Bu yüzden ürün ve markaların sembolik anlamları rekabet avantajı sağlamada en önemli araçlardan birisi haline gelmiştir.Hedonik tüketim olarak adlandırılan bu yaklaşım tüketiciyi anlamak açısından önemli bir ipucu olmakta ve pazarlama araştırmacılarının işlerini ve rekabet güçlerini artırma yolunda önemli bir rehber konumundadırlar.Demografik faktörlerin hedonik tüketim üzerine etkileri için yapılan bu çalışmada birinci bölümde tüketici davranışları kavramı ele alınmış, ikinci bölümde Hedonik Tüketim olgusu tarihsel gelişimi ile incelenmiş ve son bölümde ise analizler yoluyla hedonik tüketim ve demografik faktörler arasındaki etkileşim saptanmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Tüketici Davranışları, Hedonizm, Hedonik Tüketim
Sigara paketlerindeki yazılı mesajların üniversite öğrencilerinin sigara alışkanlıkları üzerine etkileri
Bu çalışmada sigara kullanımının üniversite gençliği arasındaki yaygınlığı, nedenleri ve sosyal pazarlamanın gençliğin sigaraya bakışını değiştirip değiştiremediği konuları incelenmeye çalışılmıştır. Üniversite öğrencilerinin sigara alışkanlıkları ile ilgili bilgiler, öğrencilerin demografik özellikleri, dini inanışları ve aile yapıları ile ilişkilendirilmiştir. Bu bilgiler yardımı ile de sigara kullanma davranışını paketler üzerindeki uyarı yazılarının etkileyip etkilemediği analiz edilmiştir.Çalışma için araştırma ve verilerle analiz yöntemi takip edilmiştir. Verilerin elde edilmesi aşamasında yüz yüze anket tekniği kullanılmıştır. İstatistiksel ve ekonometrik temel teknikler kullanılmıştır.Sigaraya karşı yürütülen savaşta tekniklere bakış anlamında sigara paketi üzerindeki uyarıların erkekler ve kadınlar tarafından çok iyi bir strateji olarak kabul edilmediği görülürken, en çok kapalı yerlerde sigara yasağının kabul gördüğü izlenmiştir.Anne ve baba eğitiminden dini inancın sigaraya karşı durabilmekte daha önemli bir faktör olduğu tespit edilmiştir. Dini inanç arttıkça sigaraya bağımlılık oranı azalırken, ailenin aylık geliri arttıkça gençlerin sigaraya bağımlılığı artmaktadır.Üniversiteli genç için kardeşlerinin ve arkadaşlarının sigara kullanma alışkanlıklarının anne ve babanın alışkanlıklarından daha önemli olduğu tespit edilmiştir.
Banka sigortacılığında müşteri değerinin artırılmasına yönelik bir model önerisi
Müşteri değeri, şirketlerin müşterileri ile karşılıklı değer paylaşımına dayanmakta ve her bir müşterinin, şirketin diğer varlıkları gibi yönetilmesi gerekliliğini vurgulamaktadır. Müşteri özellikleri ve beklentilerinin değişmesi, şirket stratejilerinin belirlenmesinde müşteri değeri analizinin yapılmasını gerekli kılmaktadır. Öte yandan, şirketler için pozitif ekonomik sonuçlar ortaya çıkarmasından dolayı da müşteri değeri şirketler tarafından geliştirilmektedir.Bu çalışma ile, banka sigortacılığında müşteri değerinin artırmasında etkili olan bileşenler belirlenerek, tutumsal ve davranışsal ölçüleri kapsayan bir model önerilmiştir. Önerilen bu modelin geliştirilmesi sürecinde öncelikle Türkiye'de banka sigortacılığının gelişmemesinin nedenlerini irdeleyerek bu kanalın etkinliğinin artırılmasına ilişkin öneriler sunabilmek amacıyla banka sigortacılığı yöneticilerine yönelik keşifsel bir araştırma yapılmıştır. Türkiye'de banka sigortacılığı uygulamalarının etkinliğini artıracak etmenler olarak; şirketler arasında verimli iş ortaklıkları kurulması, banka sigortası uygulayıcılarının sigorta ve pazarlama odaklı eğitimlere tabi tutulması, çalışanlara yönelik etkin bir ödüllendirme sisteminin kurulması ve müşteri odaklılık etmenleri belirlenmiştir.Bu kanalın genel olarak değerlendirilmesi ardından banka sigortacılığında müşteri değerinin artırılmasına yönelik önerilen model, Groupama Emeklilik ve Groupama Sigorta'nın sigorta ürünlerini dağıtımında anlaşmalı olduğu Anadolubank'ın 16 şubesinde 252 bireysel müşterisinden sağlanan verilerin değerlendirilmesiyle geliştirilmiştir. Önerilen bu modele göre banka sigortacılığında müşteri değerinin artırılmasında müşteri elde etme, çapraz satış ve müşteri tutma temel bileşenler olarak belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Banka Sigortacılığı, Çapraz Satış, Müşteri Değeri, Müşteri Elde Etme, Müşteri Tutma.
Kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin müşteri bağlılığına etkisi: Yiyecek içecek sektöründe bir uygulama
Hizmet sektörünün alt bileşenlerinden biri sayılan yiyecek ve içecek sektörü yoğun bir rekabet içerisindir. Tüketici davranışlarını anlamak ve iyi analiz etmek işletmeleri başarıya ulaştırmada ve yaşanan bu yoğun rekabetçi ortamda ayakta durabilmek için gerekli görülmektedir. Çünkü artık tüketiciler, işletmelerin faaliyetlerini kendi beklentileri doğrultusunda gerçekleştirmelerini istemektedirler. Bu nedenle de işletmeler, kurumsal sosyal sorumluluklarını yerine getirme gayreti içerisine girmişlerdir. Değişen bu tüketici davranışlarıyla birlikte, işletmeler mevcut ve gelecekteki müşterilerini ellerinde tutmak istemektedirler. Bu kapsamda işletmeler, bütün paydaşlarına karşı duyarlı olma eğilimi içerisine girmiş ve kendilerinden beklenen sorumlulukları yerine getirme çabası içine girmişlerdir. Tüketicilerdeki anlayış değişikliğine dayanarak bu araştırma ile KSS faaliyetlerinin müşteri bağlılığındaki rolü ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Araştırmada nitel ve nicel araştırma yaklaşımı birlikte kullanılmıştır. Öncelikle araştırma kapsamında bulunan işletmelerin yöneticileri ile (Eskişehir?deki turizm işletme belgeli 1. ve 2. sınıf restoranlar; turizm belgeli özel tesis statüsündeki restoranlar ve Ticaret Odasına bağlı restoranlar) yarı yapılandırılmış bir görüşme gerçekleştirilmiştir. Daha sonra bu görüşmelerin verileri üzerinde yapılan analizler sonucunda elde edilen bulgular ile anket oluşturulmuştur. Oluşturulan anket uzman görüşlerine sunulmuş ve daha sonra evrendeki örnekleme benzer bir örneklem grubu üzerinde (50 kişi) pilot bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Anketin son halini almasından sonra görüşme yapılan işletmelerin müşterilerine (499 kişi) yüz yüze anket uygulanmıştır. Sonuçta işletmelerin KSS anlayışları tespit edilmiş, işletmelerin kendilerini çevre, müşteri, toplum ve çalışanlara karşı sorumlu gördükleri ve bu doğrultuda faaliyetlerde bulundukları belirlenmiştir. Bu araştırma bulguları sonucunda KSS faaliyetlerinin müşteri bağlılığı üzerinde olumlu bir rolünün olduğu ve müşteri bağlılığını en fazla etkileyen KSS boyutunun çalışanlara yönelik olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS), Müşteri Bağlılığı, Yiyecek içecek işletmeleri
Identifying the antecedents of brand commitment and its leading effect on behavioural loyalty in Turkish GSM industry
It is especially important for companies in the mobile telecommunications industry to deliver value added services and create customer loyalty since subscribers of a certain service provider have higher levels of switching intentions. To minimize the customer churn rate, companies impose disincentives like obligatory contracts, high termination or switching costs as well as such incentives like price discounts, membership benefits, and reward programs. This study aims to explore antecedents and measurement of customer brand loyalty (attitudinal and behavioural) in the Turkish GSM sector considering commitment as attitudinal loyalty leading to behavioural loyalty. Triangulation is chosen as a method of inquiry. After reviewing the relevant literature, a conceptual model has been developed. In the second stage, ten semi-structured face-to-face interviews were conducted to explore whether the developed model has relevance in the eyes of consumers. Interview results indicated that the model has high validity, but two additional variables were included: brand image and resistance to change. In the last phase of the study, after piloting the survey on a sample of 70 participants, a quantitative research was conducted on a sample size of 505 mobile subscribers by questionnaire. Convenience sampling was used when selecting sample. Drop and collect in seven cities in Turkey and social media (Facebook) were used for data collection. After ensuring that there was statistically nonsignificant difference between these two data collection methods, the data was splitted into two parts randomly using select cases tool on SPSS. Exploratory factor analysis was run on the first half of the data and confirmatory factor analysis on the other half. After examining fit index values and ensuring that they were within acceptable limits, structural equation modelling was run on the whole data. Results revealed that the proposed research model was acceptable in general. Trust was found to be statistically significantly associated with commitment while switching costs was not. On the other v hand, affective commitment and calculative commitment were found to be positively and statistically significantly related to behavioural loyalty, while normative commitment was not. Keywords: commitment, attitudinal loyalty, behavioural loyalty, triangulation, structural equation modelling
Ekolojik dünya görüşü, bilgi ve değerlerin çevreci ürün satın alma niyetine etkisinde tutumun aracılık rolü
Sürdürülebilirlik konusunun küresel olarak tüketim alışkanlıklarını değiştirmesiyle birlikte, tüketicilerin sürdürülebilir ve çevreci ürünlere olan taleplerinde önemli bir artış söz konusudur. Sürdürülebilir ve çevreci ürünlere olan taleplerdeki bu değişimler, işletmeleri tüketicilerin çevreci satın alma davranışlarının üzerinde etkili olan faktörleri anlamaya itmiştir. Kozmetik sektörü de dahil olmak üzere birçok sektörün bu değişimden etkilendiği görülmektedir. Bu çalışma; ekolojik dünya görüşü, bilgi ve değerlerin, hayvanlar üzerinde deney yapılmadan üretilen cilt bakım ürünlerinin satın alma niyetine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu ilişkide çevreci davranışa yönelik tutumların aracılık rolünün bulunup bulunmadığı da test edilmiştir. Çalışmanın modeli, 18 yaş üstü 309 kadın katılımcıdan çevrimiçi ve yüz yüze olmak üzere kolayda örneklem yöntemiyle elde edilen verilerle SPSS Programı Process Makro eklentisi aracılığıyla test edilmiştir. Sonuç olarak; ekolojik dünya görüşü, çevre bilgisi ve biyosferik değerlerin hayvanlar üzerinde deney yapılmadan üretilen cilt bakım ürünlerinin satın alma niyetleri üzerinde etkisi bulunmuştur ve bu ilişkide çevreci davranışa yönelik tutumun aracılık etkisi söz konusudur. Araştırma sonuçlarına göre, bir takım teorik ve pratik çıkarımlar sunulmuştur.
Geleneksel ve elektronik ağızdan ağıza iletişimin öncülleri, aracıları ve etkinliğinin karşılaştırılması: Sistematik bir inceleme ve meta-analiz
Word-of-mouth is one of the oldest and most effective channels of information exchange among the masses. It has attracted considerable attention in academics and business communities over the past few decades. Today, the internet and the advancement of technology have changed social communication behavior; however, the concept of word-of-mouth is still valid in its electronic form. Although concepts of word-of-mouth and electronic word-of-mouth are well established in academic literature, previous studies failed to collate the highly fragmented literature. This thesis aims to provide a consolidated overview of both concepts regarding antecedents, consequents, and motivations. In order to achieve this, a systematic review followed by meta-analysis was conducted. Multiple scholarly databases like Web of Science, EBSCOhost, Business Source Premier, Science Direct, and Emerald Insights helped extract peer-reviewed publications from marketing, tourism, information technology, and other relevant areas. After carefully reviewing the literature, gaps were identified, and future research propositions were provided. Exclusion-inclusion criteria were applied to the extracted Word-of-mouth is one of the oldest and most effective channels of information exchange among the masses. It has attracted considerable attention in academics and business communities over the past few decades. Today, the internet and the advancement of technology have changed social communication behavior; however, the concept of word-of-mouth is still valid in its electronic form. Although concepts of word-of-mouth and electronic word-of-mouth are well established in academic literature, previous studies failed to collate the highly fragmented literature. This thesis aims to provide a consolidated overview of both concepts regarding antecedents, consequents, and motivations. In order to achieve this, a systematic review followed by meta-analysis was conducted. Multiple scholarly databases like Web of Science, EBSCOhost, Business Source Premier, Science Direct, and Emerald Insights helped extract peer-reviewed publications from marketing, tourism, information technology, and other relevant areas. After carefully reviewing the literature, gaps were identified, and future research propositions were provided. Exclusion-inclusion criteria were applied to the extracted publications, and studies were coded for further meta-analysis. Results of meta-analysis identified satisfaction, loyalty, trust, commitment, and quality as significant word-of-mouth antecedents. Purchase intention and attitude were identified as main consequents, while self-confidence and anger were recognized as two of the most prominent positive and negative motivations for word-of-mouth sharing. Similarly, satisfaction, trust, loyalty, engagement, and quality were significant Results of meta-analysis identified satisfaction, loyalty, trust, commitment, and quality as significant word-of-mouth antecedents. Purchase intention and attitude were identified as main consequents, while self-confidence and anger were recognized as two of the most prominent positive and negative motivations for word-of-mouth sharing. Similarly, satisfaction, trust, loyalty, engagement, and quality were significant antecedents of electronic word-of-mouth, while purchase intention and attitude were the main consequences. A sense of belonging was the principal motivation for information passing for positive electronic word-of-mouth, while venting was the key motivation for negative electronic word-of-mouth. All the findings were re-iterated with the previous findings in the literature. The meta-analysis also tested the bivariate relationships with multiple methodological, theoretical and cultural moderators. In the end, results for both systematic review and results of antecedents and consequents were discussed separately. Based on these findings, the thesis concludes with managerial implications and future research directions. Keywords: Word-of-mouth, Electronic Word-of-mouth, Antecedents, Consequences, Motivations, Systematic Review, Meta-Analysis
Özdeşleşmenin reklama karşı tutum ve satın alma niyeti üzerindeki etkisinde ünlü-ürün uyumunun ılımlaştırıcı rolü
Ünlü kullanımı pazarlama iletişiminde sıklıkla yararlanılan bir stratejidir. Ünlü seçimine ilişkin karar ise markaya kısa ve uzun vadede sağlayacağı finansal ve finansal olmayan getirileriyle birlikte olası zararları göz önünde bulundurulduğunda son derece önem taşımaktadır. Reklamda yer alacak ünlünün seçiminde kaynak konumundaki ünlünün güvenilirliği, çekiciliği gibi karakteristikleriyle birlikte reklama konu ürün ile uyumunu önemi birçok ampirik çalışmayla ortaya konmuştur. Bu ünlü seçim yaklaşımları ünlünün nasıl seçildiğine ilişkin fikir verirken neden seçildikleri ya da seçilmediklerine ilişkin kararın verilmesinde anlam transferi yaklaşımının önemi de vurgulanmaktadır. Bu çalışmada da anlam transferi yaklaşımından yola çıkılarak bireyin kültürel anlamın taşıyıcısı rolündeki ünlüyle özdeşleşmesinin tutum ve davranış çıktısına ne yönde etki ettiği incelenmiş ve iki farklı ülke verisinde (Amerika ve Türkiye) test edilmiştir. İki ülke verisi özenmenin reklama tepkide anlamlı etkisini ortaya koyarken bireyin benzerlik algısının satın alma yönlü etkisi ise Amerika verisinde görülmüş, Türkiye verisinde görülmemiştir. Uyum ve yaşın moderatör rolüne ilişkin çıktılar da iki ülke verisinde farklı sonuçlar vermiş; Türkiye verisinde uyum düzeyi özdeşleşme ve diğer yapıların reklama yönelik tutum ve satın alma niyetine etkisinde istatistiki anlamlılıkta bir farklılık yaratmazken etki katsayılarında sistematik bir artış ya da azalışa yol açmıştır. Amerika verisinde aynı sistematik artma-azalma etkisi görülmemekle birlikte anlamlı olan özenerek ve benzerliğe bağlı özdeşleşme-satın alma niyeti etkisi anlamsız hale gelmiştir. Yaş değişkenine bağlı analiz sonuçları ise Amerikalı bireylerin yaşı büyüdükçe özenmeye bağlı özdeşleşmenin reklama yönelik tutumla birlikte satın alma niyetine doğrudan etkisinin belirleyici hale geldiğini, benzerlik algısının beslediği özdeşleşmede ise yaş büyüdükçe bu etkilerin anlamsız hale geldiğini göstermiştir. Türkiye verisinde ise sadece küçük yaş grubunda özenmenin reklama karşı tutum üzerinde etkisi görülmüştür.
Otel hizmetlerine yönelik reklamların satın alma niyeti üzerindeki etkisinde yorumlama düzeyi ve psikolojik uzaklığın uyumunun rolü
Bu tez araştırmasında; bireyin eğilimsel ve anlık yorumlama düzeyi ile otel hizmetine yönelik reklamın yorumlanma düzeyinin etkileşimi doğrultusunda otel hizmeti satın alma niyeti incelenmiştir. Yorumlama Düzeyi Teorisi (Construal Level Theory)'ni temel alan bu tez araştırmasında; zamansal, sosyal ve konumsal uzaklıklar kapsamında otel hizmetine yönelik reklamın yorumlanma düzeyi manipüle edilmiş ve operasyonelleştirilmiştir. Tezin amacına yönelik olarak, toplam altı çalışma gerçekleştirilmiştir. 2 X 2 denekler-arası deneysel tasarımın benimsendiği Çalışma-1 kapsamında, Amerika Birleşik Devletleri'nde yerleşik 350 katılımcıdan MTurk platformu aracılığıyla veri toplanmıştır. Aynı araştırma tasarımını benimseyen Çalışma- 2, Çalışma-3, Çalışma-4, Çalışma-5 ve Çalışma-6 kapsamında da aynı platformdan, sırasıyla, 404, 376, 426, 376 ve 408 katılımcıdan veri toplanmıştır. Çalışma-1 ve Çalışma-2'de katılımcıların yorumlama düzeyleri eğilimsel ve anlık olarak operasyonelleştirilmiştir. Çalışma-3, Çalışma-4 ve Çalışma-5 kapsamında ise reklamın içeriğinin yorumlanma düzeyi, sırasıyla, zamansal uzaklık, sosyal uzaklık ve konumsal uzaklık üzerinden manipüle edilerek operasyonelleştirilmiştir. Son çalışma olan Çalışma-6'da ise reklamın içeriğinin ne düzeyde görsel veya metin bulunduğuna bağlı olarak reklamın yorumlanma düzeyi manipüle edilerek operasyonelleştirilmiştir. Gerçekleştirilen toplam altı araştırmanın bulguları, bireyin yorumlama düzeyi ile otel hizmeti reklamının içeriğinin yorumlanma düzeyinin tutarlı/uyumlu olduğu durumda, tutarsız olduğu duruma kıyasla, otel hizmeti satın alma niyetinin daha yüksek olduğu görülmüştür.
Anadolu pazar sisteminde alıcı ve satıcı ilişkilerinin analizi
Pazarlamanın temel konularına yönelik yapılan kavramsal tartışmalarda değişim, işlem veya ilişki gibi farklı kavramsal odakların oluştuğu bir literatür yapısından bahsedilebilir. Teorik çalışmaların ışığında pazarlamanın değişim, işlem ve ilişki kavramları etrafında tartışılması modern pazarlama yaklaşımlarını ortaya çıkarmıştır. Pazarlamanın nesnesinin ne olduğu, çıktıları, uygulamaları, fonksiyonu ve felsefesinin nasıl oluştuğuna yönelik tartışmalar, pazarlamada temel olarak iki farklı bakış açısının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bunlar işlem ve ilişki odaklı yaklaşımlardır. Bunun yanında farklı yaklaşımların alıcı ve satıcı ilişkilerini nasıl oluşturduğu da önemlidir. Alıcıların ve satıcıların karşılıklı olarak etkileşime girdiği bir ilişkide kültürel arka plan da ilişkiyi etkileyen önemli bir değişken olarak değerlendirilmektedir. Anadolu bağlamında pazarlama anlayışını alıcı-satıcı ilişkilerine yoğunlaşarak anlamaya çalışma çabası Anadolu'da yerleşik olan toplumsal kültürün, kültürel değişimin ve bunun pazarlama ile olan ilişkisinin de ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Keşifsel bir araştırma olan bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı bir araştırmadır. Veri kaynağı olarak hem birincil hem de ikinci veri kaynakları kullanılmıştır. Anadolu bağlamı olarak belirlenen çalışma alanında; başarılı olmuş, belirli bir bölgede, yerelde veya ulusalda bir süre elinde rekabetçi avantajı elinde bulundurmuş girişimciler veya işletme sahipleri ile görüşülmüştür. Daha sonra bir diğer veri toplama kaynağı olarak eser ve dokümanlar incelenmiştir. Sonuç olarak ise çalışma öncelikle toplumsal ve kültürel bağlam içinde alıcı-satıcı ilişkilerinin Anadolu'da nasıl uygulandığını ortaya koymaktadır. İlişkisel ve işlemsel odaklı alıcı-satıcı ilişkilerinin bir arada bulunduğu ortaya çıkarılmıştır. Bunun yanında Anadolu bağlamında uhrevi kazançları önemseyen bir eylem setinin olduğu da vurgulanmaktadır.
Türk mutfak imajı ve ülke imajının ülkeyi ziyaret etme niyetine etkisinin incelenmesi
Uluslararası seyahat hareketlerine olan katılım yıldan yıla artmaktadır. Seyahat hareketlerine katılım amacı farklı olmakla birlikte gastronomi amacıyla seyahat edenlerin sayısının da gün geçtikçe arttığı bilinmektedir. Seyahat hareketlerinin yoğunluklu olarak yöneldiği ülkeler dikkate alındığında ise ülke imajının önemli bir faktör olarak öne çıktığı görülmektedir. Bu araştırmada bireylerin yenilik arayışı ve mutfağa aşinalık düzeylerinin mutfak imajı, ülke imajı ve ülkenin ziyaret edilmesine olan etkileri araştırılmıştır. Bu bağlamda araştırma İngiltere'deki geleneksel ve modern Türk restoranlarında sergilenen Türk mutfak imajı üzerinden gerçekleştirilmiştir. Veriler İngiltere'de bulunan ve Türk mutfağını deneyimlemiş tüketicilerden kolayda örnekleme tekniği ile yüzyüze ve online anket şeklinde toplanmıştır. Araştırmada toplamda 442 anket elde edilmiştir. Toplanan verilere tanımlayıcı istatistikler, keşifsel, doğrulayıcı ve yapısal eşitlik analizi uygulanmıştır. Sonuç olarak hem mutfak imajı hem de ülke imajının geleneksel ve modern restoran türünde ziyaret niyeti üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca Türk mutfak imajının, ülke imajı üzerinde de güçlü bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya göre Türk mutfağına aşinalığın mutfak imajı ve ziyaret niyeti üzerindeki etkisi anlamlı değilken; ülke imajı üzerindeki etkisinin pozitif ve anlamlı olduğu belirlenmiştir. Son olarak yenilik arayışının mutfak imajını olumlu etkilediği, ülke imajını sadece modern restoran türünde olumlu etkilediği, ziyaret niyetini ise her iki restoran türünde de anlamlı etkilemediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ülke İmajı, Türk Mutfak İmajı, Mutfağa Aşinalık, Yenilik Arayışı, Ziyaret Niyeti, Türk Restoranları
Pazar ve ilişki odaklılığın müşteri sadakati ile işletme performansı üzerindeki etkilerinin meta-analiz yoluyla karşılaştırılması
Ekonomik ve toplumsal değişimlerin sonucunda ortaya çıkan pazar ve ilişki odaklılık yaklaşımı, işletmelerin stratejilerini oluşturabilmeleri ve varlıklarını sürdürebilmeleri açısından oldukça büyük önem taşımaktadır. Varlıklarını sürdürebilmek için ise işletmeler, müşteri sadakati ve işletme performansı gibi çıktıları arttırmaya gayret göstermelidirler. Pazar ve ilişki odaklılığın müşteri sadakati ve işletme performansı üzerindeki etkisini gösteren çalışmalar, literatürde yeterince yer almaktadır. Ancak, bireysel çalışmalardaki farklı sonuçlar, pazarlama literatüründe sıklıkla araştırmaya konu olan bu iki yaklaşımdan hangisinin işletmeler açısından daha etkili olduğu sorusunu ortaya çıkarmaktadır. Bu soruya cevap verebilmek için, bireysel çalışmalar birleştirilerek, meta-analiz yoluyla bu kavramların bütüncül bir analizi yapılmıştır. Meta-analizin bireysel araştırmalara göre daha etkili sonuçlar ortaya koyduğu ve teoriye olan katkısının daha yüksek olduğu bilinmektedir. Bu nedenle, 328 çalışma sonucu bir araya getirilerek ve bugüne kadar elde edilen bulgular birleştirilerek, araştırmaların sonucunda ortaya çıkan toplam etkiler saptanmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular sonucunda, ortalama etki büyüklüğü açısından pazar odaklılığın müşteri sadakati ve işletme performansı üzerinde orta düzeyde, ilişki odaklılığın ise müşteri sadakati üzerinde geniş düzeyde, işletme performansı üzerinde ise orta düzeyde bir etkisi olduğu görülmüştür. Buna göre; pazar ve ilişki odaklılığın işletme performansı üzerindeki etkisi benzer iken, ilişki odaklılığın müşteri sadakati üzerindeki etkisinin pazar odaklılığa göre daha fazla olduğu görülmüştür. Ayrıca, moderatör analizi yardımıyla, yayın dili, çalışma türü, sektör türü, pazar türü, performans ölçümü ve kültür gibi faktörlerin bu ilişkilerde moderatör olup olmadıkları değerlendirilmiştir.