Theses supervised by Prof. Dr. Erdal Dağtaş
15 theses · Anadolu University
Türkiye'de popüler bilim dergilerinin eleştirel ekonomi politik çözümlemesi: Bilim ve Teknik ile Popular Science örnekleri
Bu çalışmada, popüler bilim dergileri özelinde popüler bilim yayıncılığı, eleştirel ekonomi politik açıdan soruşturulmuştur. Popüler bilim kavramının tarihsel olarak geçirdiği dönüşüm ve belirli tarihsel uğraklarda ekonomi politik yapı ile arasındaki ilişki ele alınarak; popüler bilimin, tarihsel, toplumsal ve ekonomi politik boyutları irdelenmiştir. Bilim iletişimine yönelik farklı yaklaşımların da tartışıldığı çalışmada, genel olarak bilim iletişimi etkinlikleri, özel olarak popüler bilim yayıncılığına yönelik eleştirel bir tutum arayışlarının neden başladığı tartışılmıştır. Eleştirel tutum arayışlarına, eleştirel ekonomi politik yaklaşımdan yararlanılabileceği yanıtının verildiği çalışmada, eleştirel ekonomi politiğin kökenleri ve medyanın ekonomi politiğine ilişkin yaklaşımlar irdelenmiştir. Popüler bilim dergilerinin üretiminin gerçekleştiği maddi yapının tanımlanması ve bu maddi yapının içerikler üzerindeki etkilerinin saptanması çalışmanın genel çerçevesini oluşturmuştur. Kuramsal tartışmalar ve çalışmanın amaç soruları doğrultusunda, nitel çözümleme yönteminden yararlanılmıştır. İkili veri toplama tekniğinin kullanıldığı çalışmanın çözümleme bölümünde, sektörel ve metinsel çözümleme gerçekleştirilmiştir. Dergilerin üretim aşamasına ilişkin sektör çözümlemesinde, ekonomi politik açıdan öne çıkan ticari yayıncılık ve kamusal yayıncılık modelleri içinde işleyen iki derginin editöryal kadrolarıyla, yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve bu görüşmeler, belirlenen tematik başlıklar altında değerlendirilmiştir. Dergilerin içeriklerine ilişkin metin çözümlemesinde ise, Bilim ve Teknik ile Popular Science dergilerinin 2014 yılı sayılarının tamamı oluşturulan tematik başlıklar çerçevesinde çözümlenmiştir. Sonuç olarak, iki farklı yayıncılık modeli ve sahiplik yapısı içinde üretilen dergilerde ortaya çıkan farkların; üretim ilişkileri, üretim biçimleri, emek süreçleri, sahiplik yapısı ve yayıncılık modeli gibi ekonomi politik unsurlarda ortaya çıkan farklılıklardan kaynaklandığı saptanmıştır. Eşdeyişle, dergilerin içeriklerinin, ilk aşamada üretildikleri maddi yapı tarafından belirlendiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Popüler bilim yayıncılığı, popüler bilim dergileri, eleştirel ekonomi politik yaklaşım, kamusal yayıncılık, ticari yayıncılık, nitel çözümleme yöntemi.
Eleştirel medya okuryazarlığı kuramı: Eskişehir okulları ölçeğinde bir alan araştırması
Medya okuryazarlığı eğitimi yaklaşımları, bilimin farklı alanlarından yararlanılarak oluşturulmuş varsayımlara dayalı çerçeveler biçiminde betimlenebilir. Bazı yaklaşımlar, kuramsal tutarlılık gösterse de; çoğunlukla, iyi tanımlanmış bir bağlamdan yoksun ve değişken çerçeveler, eğitim uygulamalarına temel olmuştur. Ancak, farklı koşullar karşısında çözüm getiren, kuramsal anlamda bütünlüklü dayanaklar olmadan, toplumsal boyuttaki uygulamaların başarı şansı düşüktür. Türkiye'de medya okuryazarlığı eğitimi alanında yaşananlar bu durumun son örneği olabilir. Dahası, tüm dünyada, bürokrasinin tercihlerine etki eden çıkar gruplarının varlığı, sorunu, kuramsal çalışma yapmanın ve uygulama için yordam önermenin ötesine taşımaktadır. Mülkiyet ya da toplumsal güç ilişkileri ekseninde konumlanmış bu gruplar, medya okuryazarlığı kavramını bağlamından kopararak işlevsiz hale getirmek açısından oldukça etkili olmuşlardır. Konuya benzer yaklaşan akademisyenleri, kendi aralarında uzlaştıracak; ayrıca, karşıt görüşte olanları tutarlı biçimde değerlendirmelerine yardım edecek bir kuramsal çerçeve, açmazları aşmaya ve akademik alanda geliştirilen çözümleri savunmaya yardımcı olabilir. Medya okuryazarlığı çalışmaları alanında gözlenen durum, bilim insanlarının kişisel hatalarından çok, modernlik ekseninde bilimin ve toplumsallaşmanın girdiği yönelimle açıklanabilir. Geç modern çağda, yapılandırılmış olanın, gerçekliğin kendisi olarak sunulmasına dayalı kültür ve insan aklının, içinde yaşadığı gerçekliği okumasını engelleyen bir algı hali, söz konusu yönelimin görünümleridir. Bu çerçevede, iletişimin medyalaşması, sistemin önerdiği tarzların, insan varoluşunun tek biçimi olarak algılanması açısından kritiktir. Ancak, yayıncılık, toplumsal yaşamı belli bir eylem modeli ekseninde tutan bu genel sistemin aracıları olan medyalardan sadece birisidir. Dolayısıyla, bireylerin, deneyimledikleri olayların ya da okudukları metinlerin nesne ve öznelerini birbirinden ayırması, toplumsal süreçleri okuyabilmenin ilk adımıdır. Bu başarıldığında, bireylerin, yaşadıkları toplum içinde özgür seçilmiş sorumluluklar üstlenmeleri mümkün olabilir. Söz konusu amaç etrafında uygun yordamları açıklayacak kuramsal bir çerçeve, eleştirel medya okuryazarlığı eğitiminin koşuludur. Eleştirel medya okuryazarlığı için kuramsal bir çerçeve öneren bu çalışma, insan aklının tek yönelime hapsedilmesiyle bağlantılı bir modernlik anlayışını ve başat paradigmayı sorgulayan geniş bir alan yazınından yararlanmıştır. Eskişehir kentinde, lise çağında okuyan ergen gençler arasında gerçekleştirilen alan araştırması ise, kuramsal çerçeveye uygun bir yöntemsel yaklaşım önermiş ve çalışmanın kendi varsayımlarını sınamıştır. Araştırma için, farklı niteliklere sahip liselerin birinci sınıf öğrencileri arasından, tesadüfi olarak seçilen yirmi dört kız ve yirmi dört erkek gönüllü, ilköğretim seçmeli medya okuryazarlığı dersi alıp almama ölçütüne göre gruplandırılmıştır. Her katılımcıya, demografik değişkenlere yönelik on soruyla birlikte, altmışar adet yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme sorusu yöneltilmiş; daha sonra yanıtlar, nitel olarak çözümlenerek modern toplumda dünya algısını biçimlendiren sistem ve yaşam-dünyası arasında konumlandırılmıştır. İçerdikleri yönelimlere göre kodlanan yanıtlar arasındaki farklılıklar, eleştirel medya okuryazarlığı düzeylerini destekleyen ya da baskılayan toplumsal unsurları açıklamak için kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, medyayı ve toplumu eleştirel okuyabilmenin; bilişsel baskılanmaya engel olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, kendisi için ve başkaları için iyi olanı sorgulayan eleştirellik, kişisel ya da toplumsal anlamda kendini gerçekleştirmenin koşuludur. Sistemin önerdiklerine karşı, kalıcı/içsel değeri aramak ve toplumsal sorumluluk temelinde kendi eylemlerini seçebilmek, temel toplumsallaşma ve eğitim arasındaki uyumla olasıdır. Türkiye özelinde, kurulu güç ilişkileri içinde eleştirel okuryazarlığın dışlanması ya da bürokrasinin medya okuryazarlığı dersini iletişim fakültesi mezunlarının vermesine karşı çıkması çerçevesinde gözlenen sorunlar, bu olasılığın gerçekleşmesini engellemektedir. Dünya genelinde ise, araçsalcı modernlik, toplumların bilişsel anlamda özgürleşmesini engelleyen stratejiler üzerinden sürmektedir. Çalışmanın kuramsal bağlamı ve araştırma bulgular ekseninde, liseler için geliştirilmiş bir eleştirel medya okuryazarlığı ders programının genel hatları, tezin sonunda, ekler içinde önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gazetecilik, medya okur-yazarlığı, iletişimsel eylem kuramı, araçsalcılık, evrensel pragmatik, modernlik, dünya algılarının rasyonelleşmesi, sistem ve yaşam-dünyası, medyalaşma
Eskişehir'deki yerel magazin basınının ekonomi politiği: Follow ve Motto dergileri örnekleri
Türkiye basınında yaygınlaşan magazin kavramının yerel basındaki yansımalarının, 1980'li yıllardan itibaren değişen ekonomik, siyasi ve kültürel yapısıyla ilişkilendirilerek irdelenmesi bu çalışmanın sorunsalını oluşturmaktadır. Bununla birlikte, Eskişehir yerel magazin basınının üretim ve metin boyutunda incelenmesi de çalışmanın sorunsalı kapsamındadır. Eleştirel ekonomi politik yaklaşım çerçevesinde oluşturulan bu çalışma, Eskişehir'de yayımlanan magazin dergilerinin üretim koşullarını ve içeriklerini çözümleyerek; yerel düzeyde işleyen magazin haberciliğini ve anlayışını sorgulamayı amaçlamaktadır. Çalışmada, öncelikle ekonomi politik bilimin temelleri ve eleştirel ekonomi politiğin medyaya yaklaşımı değerlendirilmiştir. Ardından, medyadaki ekonomi politik dönüşüm ve magazini önceleyen dinamikler, 1980'li yıllardan sonra uygulanan neo-liberal politikalar, tüketim kültürü ve yaşam biçimleri ekseninde tartışılmıştır. Çözümleme kısmında ise, çalışmanın temel amacı çerçevesinde belirlenen araştırma sorularına yanıtlar aranmıştır. Bu doğrultuda, Eskişehir'de yayımlanan magazin dergileri (Follow ve Motto) nitel çözümleme yöntemiyle incelenmiştir. Bu kapsamda, dergilerin üretim süreci ve içeriklerine ilişkin sektör analizi ve metin çözümlemesinden yararlanılmıştır. Sektör analizi yoluyla her iki derginin editöryal kadrolarıyla yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerden elde edilen bulgular, dergilerin üretim aşamasına ilişkin belirlenen beş başlık çerçevesinde yorumlanmıştır. Bunun yanı sıra, metin çözümlemesi tekniğiyle dergi içeriklerini belirleyen konu ve aktörlerin sunumları incelenmiştir. Metin çözümlemesinden elde edilen bulgular, sektörden elde edilen verilerle de desteklenerek beş başlık altında yorumlanmıştır. Sonuç olarak, tekelci bir medya yapılanması içerisinde olan Follow ve Motto dergilerinin içeriklerinin reklam ve kâr kaygısıyla üretildiği sonucuna varılmıştır. Bu şekilde dergilerin tektipleşen içeriklerinde, Eskişehir'deki üst ve üst orta sınıfa üye kişilerin yaşam biçimlerini ve tüketim alışkanlıklarını özendiren ve tüketim kültürünün sürekliliğini destekleyen bir ideolojik üretim gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Eleştirel ekonomi politik, neo-liberal politikalar, tüketim kültürü, yaşam biçimleri, magazin, yerel magazin basını.
Türkiye'de Anayasa referandumları ve basın: 1961, 1982 Anayasaları ile 2010 Anayasa Değişiklik Paketi referandumlarının Türkiye basınındaki sunumunun karşılaştırmalı çözümlemesi (cumhuriyet, hürriyet, tercüman/bugün gazeteleri örnekleri)
Bu çalışmada, 1961 ve 1982 Anayasaları referandumları ile 2010 Anayasa Değişiklik Paketi referandumunun Türkiye basınındaki sunumları örnek olarak seçilmiş Cumhuriyet, Hürriyet ve Tercüman/Bugün gazeteleri özelinde karşılaştırmalı olarak çözümlenmiştir. Sözü edilen örnek gazetelerin referandumlara (1961, 1982 ve 2010) ilişkin tutumları irdelenirken referandum dönemlerinin ekonomi politik ve toplumsal arkaplanları göz önünde tutulmuştur. Bununla birlikte, referandumların sözü edilen örnek gazetelerdeki sunumlarının irdelenmesi, referanduma sunulmuş olan 1961 ve 1982 anayasaları ile 2010 anayasa değişiklik paketinin içerikleri çözümlenerek gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın konusunu oluşturan referandumların tarihsel uğrakları, Türkiye'nin tarihsel süreçte geçirmiş olduğu ekonomik, siyasal ve toplumsal alanlardaki dönüşümler bağlamında soruşturulmuştur. Türkiye'nin ekonomik, siyasal ve toplumsal yapısındaki dönüşümün referandum dönemleri ve referanduma sunulmak üzere hazırlanmış anayasalar ile değişiklik paketi üzerindeki etkileri tartışılmıştır. Bu bağlamda, referandum dönemlerinin ekonomi politik ve toplumsal arkaplanının irdelenmesi, 1961 ve 1982 anayasalarının ve 2010 anayasa değişiklik paketinin içerik özelliklerinin değerlendirilmesi ve örnek olarak seçilmiş gazeteler özelinde Türkiye basınının referandumlara yönelik yaklaşımının ortaya konulması çalışmanın genel çerçevesini oluşturmuştur. Dolayısıyla, örnek olarak seçilmiş Cumhuriyet, Hürriyet ve Tercüman/Bugün gazeteleri özelinde Türkiye basınının sözü edilen referandumlara ilişkin tutumunun karşılaştırmalı olarak çözümlenmesi çalışmanın problemini oluşturmuştur. Çalışmada sorunsallaştırılan konunun çözümlenmesinde nicel ve nitel çözümleme yöntemlerinden yararlanılmıştır. Bu yüzden, çalışmanın çözümleme kısmı nicel ve nitel çözümleme olmak üzere iki kısımdan oluşturulmuştur. Çalışmanın nicel çözümleme kısmında, gazetelerin tüm sayfalarındaki referandumlara ilişkin haberlerin, fotoğrafların, köşe yazılarının, söyleşilerin ve yazı dizilerinin sayısal dağılımlarının belirlenmesinde kısmi olarak içerik çözümlemesi yöntemi uygulanmıştır. Nitel çözümleme kısmında ise, sözü edilen gazetelerde yayımlanmış referandumlara ilişkin manşet ve sürmanşet haberleri ile seçilmiş köşe yazılarının metinsel çözümlemesi gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, tarihsel süreçte Türkiye'nin ekonomik, siyasal ve toplumsal yapısındaki dönüşümlere göre farklılık gösteren referandum dönemlerindeki ekonomik, siyasal ve toplumsal koşullar ile sözü edilen gazetelerin referandumlara yönelik tutumları arasında organik bir ilişki olduğu saptanmıştır. Bir başka deyişle, gazetelerin içeriklerinin, ilk aşamada referandum dönemlerinde hâkim olan dönemsel koşullardan oldukça etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Referandumlar (1961, 1982 ve 2010), basın, sosyal refah devleti, neo-liberal politikalar, küresel kapitalizm.
Futbolun endüstrileşmesi çerçevesinde Türkiye'deki televizyon futbolunun eleştirel ekonomi politik çözümlemesi
Çalışma, dünyada ve Türkiye'de büyük kitleler tarafından ilgiyle izlenilen ve özellikle 1990'lı yıllarla birlikte televizyonlaşan futbol olgusunun eleştirel ekonomi politik yaklaşım çerçevesinde incelenmesi amaçlamaktadır. Çalışmada, spor/futbol endüstrisi ve medya arasındaki ilişkinin ekonomi politik olarak değerlendirilmesi hedeflenirken; Türkiye toplumunun spor/futbol kültürü açısından nasıl şekillendiğinin de irdelenmesine önem verilmiştir. Bu amaç kapsamında, üretim boyutunda futbol medyasında görev alan isimlerle ve bu alanda akademik çalışmalar yapan araştırmacılarla derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilirken; metin boyutunda özellikle futbol karşılaşmaları sonrası televizyonda yayınlanan futbol tartışma programlarının içeriklerinin çözümlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında görüşülen kişiler, futbola ilişkin akademik katkı sağlayan katılımcılar ve futbola ilişkin medya sektöründe uzmanlaşan katılımcılar olarak kategorileştirilmiştir. Belirtilen kategorilerde toplam 12 katılımcıyla yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Öte yandan, çözümlenmesi amaçlanan tartışma programları farklı ekonomik sahiplik yapılarını temsilen seçilmiştir. Sonuç olarak, anaakım medyada yer alan futbol tartışma programlarında kimlik sunumu, dramatikleştirme, karşıtlık yaratma, ima etme, metalaştırma ve istatiksel anlatının öne çıktığı bir yayıncılık anlayışı kurgulanmaktadır. Öte yandan, ortaya çıkan bu kurgusal yapı toplumsal ilişkileri ve kamusal söylemi etkilerken, dijital medyanın da etkisiyle yeni nesilleri etkilemeyi sürdürmektedir. Dijital medya ekonomisinde önemli yer tutan futbol içeriklerinin yeni yayın platformları açısından da irdelenmesi önemli görülmektedir.
Rusya-Ukrayna savaşı'nı medyanın ekonomi politiği çerçevesinde okumak: Capital ve ekonomist dergileri örnekleri
Bu çalışma, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Türkiye'de yayımlanan ekonomi dergilerinden Capital ve Ekonomist'e nasıl yansıdığını incelemektedir. Uluslararası iletişimin önemli bir konusu olan savaş durumu, çalışmada Dünya Sistemler Kuramı ve Eleştirel Ekonomi Politik Yaklaşım doğrultusunda değerlendirilmiştir. Çalışmanın amacı, söz edilen kuramsal çerçeve üzerinden, Türkiye'de sermaye çevrelerinin savaşı nasıl değerlendirdiğini ve bu değerlendirmelerin ekonomi dergileri aracılığıyla nasıl yansıtıldığını ortaya koymaktır. Bu doğrultuda, Şubat-Ağustos 2022 tarihleri arasında her iki dergide yayımlanan haberler, köşe yazıları ve söyleşiler taranmıştır. Bu metinler, nitel çözümleme yöntemiyle ve metin çözümlemesi tekniği kullanılarak incelenmiştir. Çalışma, savaşın ekonomi dergilerindeki temsiline odaklanmakla kalmayıp, aynı zamanda uluslararası güç asimetrilerinin medyadaki yansımalarına da ışık tutmaktadır. Bu yönüyle, araştırma, güncel bir kriz üzerinden sermaye merkezli söylemlerin nasıl yeniden üretildiğini irdelemeyi hedeflemiştir. Anahtar Sözcükler: Uluslararası iletişim, Dünya sistemleri kuramı, Eleştirel ekonomi politik yaklaşım, Metin çözümlemesi, Capital ve Ekonomist dergileri
Sınıflar, toplumsal hareketler ve medya: Türk Hava Yolları grevi ile Cerattepe direnişinin medyadaki sunumu
Bu çalışma işçi sınıfı ve mücadelesinin sona erdiğini ileri süren post-modern görüşlerin egemen hale gelmesinde medyanın işlevini sorgulamaktadır. Bu doğrultuda, sınıf temelli toplumsal hareket örneği olan THY grevi ile yeni toplumsal hareket örneği olan Cerattepe direnişinin basılı gazeteler (Evrensel, Hürriyet, Yeni Şafak) ve alternatif haber sitelerindeki (Bianet, Sendika.org, T24) sunumu eleştirel ekonomi politik yaklaşım çerçevesinde incelenmiştir. Temsil ettikleri ideolojiler temelinde belirlenen medya kuruluşlarının THY grevi ve Cerattepe direnişi özelinde, işçi sınıfı ve çevre hareketleri konusunda nasıl bir tutuma sahip oldukları ortaya konulmuştur. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı çalışmada, konuyla ilgili verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme ve metin çözümlemesi tekniklerinden yararlanılmıştır. Çalışmanın çözümleme nesnesi basılı gazetelerin ve alternatif haber sitelerinin editöryal kadrosundan toplam 12 gazeteciyle yapılan görüşmelerde haber üretim süreçlerinin yanı sıra THY grevi ve Cerattepe direnişiyle ilgili içerikler hakkında sorular yöneltilmiştir. Sözü edilen medya kuruluşlarının haber üretim aşamasına ilişkin elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Ardından, incelenen basılı gazeteler ve alternatif haber sitelerinde yer alan THY grevi (15 Mayıs-21 Aralık 2013) ve Cerattepe direnişi (21 Haziran 2015-29 Şubat 2016) ile ilgili haber, fotoğraf, köşe yazısı ve söyleşi türündeki içerikler çözümlenmiştir. Metin çözümlemesinden elde edilen bulgular, gazetecilerin içeriklere ilişkin görüşleriyle de desteklenerek yorumlanmıştır. Sonuç olarak, sınıf hareketlerinin yeni toplumsal hareketler karşısında ideolojik açıdan ayrımcılığa uğradığı gözlenmiştir. Sınıf mücadelelerinin sona erdiğini ileri süren post-modern görüşler anaakım medya aracılığıyla yeniden üretilerek egemen hale getirilmektedir. Sermaye ve iktidar çıkarlarının baskısı altında olmadan "bağımsız habercilik" anlayışını sürdüren gazeteler ve alternatif haber siteleri ise işçi sınıfının ve sınıf temelli hareketlerin toplumsal gerçekliğinin kamuoyuna doğru yansıtılması bakımından önem taşımaktadır. Anahtar Sözcükler: Sınıf hareketi, Çevre hareketi, Eleştirel ekonomi politik çözümleme, Geleneksel medya, Alternatif medya
Dünya sistemler teorisi çerçevesinde kültürel metaların iki yönlü akışı: Türkiye'deki kültür endüstrisi üzerine bir değerlendirme
Bu çalışmanın konusunu, Türkiye'deki kültür endüstrisinin Dünya Sistemler Teorisi çerçevesinde çözümlenmesi oluşturmaktadır. Çalışmada, Türkiye'deki kültürel metaların akışının ve sosyal medya kullanımının yarattığı artı değer sömürüsünün ortaya çıkarılması ve hangi kültürel metaların transferinin kültürel emperyalizme neden olduğunun bulunması amaçlanmıştır. Çalışmanın problemi, Türkiye'deki kültür endüstrisinin Dünya Sistemler Teorisi çerçevesinde hangi konumda olduğu ve bu konumun ne tür sonuçlar yarattığının sorgulanmasıdır. Bu anlamda, Türkiye'de üretilen ve tüketilen kültürel metalar değerlendirilmiş, ülkeler arasında kültürel metaların akışının olumsuz yönleri üzerinde durulmuştur. Çalışma nitel araştırma deseniyle inşa edilmiş ve doküman analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Bu kapsamda, Türkiye'deki film, müzik ve kitap endüstrilerinin dört yıllık, sosyal medya endüstrisinin ise üç yıllık zaman dilimi incelenmiştir. Böylece, Türkiye'deki kültür endüstrisinin, katma değeri yüksek olan sosyal medya ve film endüstrilerinin metalarında merkez ülkelere önemli ölçüde bağımlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, Türkiye'deki kültür endüstrisinin emeğin yoğun olarak kullanıldığı düşük sermaye gerektiren müzik ve kitap endüstrilerinin metalarında ise daha az bağımlı olduğu saptanmıştır.Anahtar Sözcükler: Dünya Sistemler Teorisi, Kültürel emperyalizm, Kültür endüstrisi, Türkiye'deki kültür endüstrisi.
Dijital medyada izleyici metası: Haber siteleri üzerine bir değerlendirme
Bu çalışmanın konusunu, izleyicinin metalaşması kavramının internet gazeteciliği çerçevesinde sorgulanması oluşturmaktadır. Çalışmada, haber sitelerinin genel yapısı ve içeriklerinin, izleyici metasının üretimiyle nasıl şekillendiğinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, Türkiye'den seçilen haber sitelerinin içerikleri reklamla bağlantılı olarak kullanıcıların metalaşması çerçevesinde değerlendirilmiştir. Çalışma nitel araştırma deseniyle inşa edilmiş ve doküman analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Bu kapsamda, hurriyet.com.tr, mynet.com, sozcu.com.tr, haberler.com, milliyet.com.tr, sondakika.com sitelerinde yayınlanan reklam ve haberler incelenmiştir. Böylece, haber sitelerinin ürettikleri içerikler dolayımıyla kullanıcıları metalaştırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu anlamda, kullanıcıların hem haber siteleri hem de Google gibi şirketler için artı değer ürettiği saptanmıştır. Kullanıcıları metalaştırmak için gerçekleştirilen uygulamaların başında tık haberleri (%77.83), arama motoru haberleri (%23.30) ve foto galeri haberlerinin (%6.81) geldiği bulgulanmıştır. Bunun yanı sıra, magazin ve spor haberlerinin oranı (%48.11) ile gündem haberlerinin oranının (%51.87) birbirlerine çok yakın olduğu gözlenmiştir. Bu bağlamda, kullanıcıların metalaşmasının haber yazım pratiklerini ve haber türlerinin dağılımını önemli ölçüde etkilediği saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Eleştirel ekonomi politik yaklaşım, İzleyici metası, Haber siteleri, Reklam, Doküman analizi yöntemi.
Tüketim kültürü ve yaşam biçimleri çerçevesinde cemiyet dergilerinin eleştirel ekonomi politik çözümlemesi
Bu çalışmada, Türkiye'nin ekonomi politik ve kültürel yapısında yaşanan dönüşümlerin izdüşümleri çerçevesinde tüketim kültürü ve yaşam biçimlerinde meydana gelen değişimler cemiyet dergileri (Alem ve Şamdan Plus) özelinde eleştirel ekonomi politik bir yaklaşımla incelenmiştir. Cemiyet basını ve haberciliğinin özgün bir tanımını da içeren bu çalışmada, neo-liberal politikaların belirleniminde şekillenen Türkiye medyasının ekonomi politik yapısı cemiyet dergileri üzerinden sorgulanmıştır. Nitel çözümleme yönteminin benimsendiği çalışmada, konuyla ilgili verilerin toplanması aşamasında yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme ve metin çözümlemesi tekniklerinden yararlanılmıştır. Çözümleme nesnesi olarak belirlenmiş her bir dergiden üç kişiyle derinlemesine görüşme yapılmıştır. Görüşmecilere, cemiyet dergilerinin üretim dinamiklerine ve içeriklerine ilişkin sorular yöneltilmiştir. Ayrıca, çözümleme nesnesi olarak seçilmiş dergilerin 2018 yılı içerisinde yayımlanmış sayıları arasından amaçlı örnekleme tekniğinden yararlanılarak belirlenen toplam 32 sayısının (Alem'in 16 ve Şamdan Plus'ın 16 sayısı) metin çözümlemesi gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, Türkiye'deki tüketim kültürü ve yaşam biçimlerinin şekillenmesinde ve yaygınlaştırılmasında cemiyet dergilerinin önemli bir rol üstlendiği sonucuna ulaşılmıştır. Özellikle, üst sınıf üyelerinin, lüks ve gösterişçi yaşam biçimlerini cemiyet dergileri üzerinden sergileyerek toplumsal sınıflarının görece ayrıcalıklı konumlarını ve prestijini pekiştirme amacında oldukları saptanmıştır.
Yeni sağ politikalar çerçevesinde Türkiye basınındaki eğitim haberciliğine yönelik içeriklerin değerlendirilmesi
Bu çalışmanın konusunu, yeni sağ politikalar çerçevesinde Türkiye basınını temsilen örnek olarak seçilmiş Cumhuriyet, Evrensel, Hürriyet, Milat, Milliyet ve Ortadoğu gazetelerinin eğitim olgusu ve eğitim haberciliği hakkındaki yaklaşımlarının karşılaştırmalı olarak çözümlenmesi oluşturmaktadır. Sözü edilen gazetelerin eğitim alanına ilişkin yaklaşımları irdelenirken, özellikle 1980 sonrası yeni sağ politikaların eğitim ve medya alanındaki etkileri göz önünde bulundurulmuştur. Bununla birlikte, çözümleme 1 Ocak-31 Aralık 2016 tarihleri arasında örnek olarak seçilmiş gazetelerde yayımlanan eğitime yönelik içerikler üzerinden gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, Türkiye'nin 1980'li yıllarla birlikte ekonomik, siyasal ve toplumsal alanda geçirdiği dönüşümler ekseninde eğitim ve habercilik kavramları değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, eğitim alanında ortaya çıkan değişimlerin ekonomi politik ve toplumsal arkaplanının irdelenmesi, eğitim haberlerinin içerik özelliklerinin değerlendirilmesi ve örnek olarak seçilmiş gazeteler özelinde Türkiye basınının eğitim haberciliğine yaklaşımının ortaya konulması çalışmanın genel çerçevesini oluşturmuştur. Dolayısıyla, Türkiye basınını temsilen seçilen gazetelerin eğitim haberciliğine ilişkin yaklaşımının karşılaştırmalı olarak çözümlenmesi çalışmanın problemini oluşturmuştur. Çalışmada, nicel ve nitel çözümleme yöntemlerinden yararlanılmıştır. Çalışmanın nicel çözümleme bölümünde, gazetelerin tüm sayfalarında eğitim alanında yayımlanan haber, köşe yazısı, yazı dizisi, reklam ve reklam haberlerin sayısal dağılımları ortaya konmuştur. Nitel çözümleme bölümünde ise, sözü edilen gazetelerde yayımlanmış eğitime ilişkin içeriklerin metinsel çözümlemesi gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, ekonomik, siyasal ve kültürel değişkenler göz önünde bulundurulduğunda; incelenen gazetelerin eğitim olgusuna ve eğitim haberciliğine yaklaşımları, gazetelerin ideolojik referanslarına ve yayın politikalarına göre farlılık göstermiştir. Ayrıca, seçilen gazetelerin önemli bir bölümü tiraj ve kârı öncelediğinden, eğitim alanında benimsenen özelleştirme, ticarileşme ve metalaşma politikalarına benzer yayın anlayışını benimsemiştir. Bunun en önemli kanıtı da incelenen gazetelerin sayfalarında yoğun oranda yayımladığı reklam ve reklam haberlerdir.
Kültür endüstrisi olarak internetin bireysel özgürleşme ve toplumsal dayanışma kavramları çerçevesinde değerlendirilmesi
Bu çalışmanın konusunu, kültür endüstrisi olarak internetin bireysel özgürleşme ve toplumsal dayanışma kavramları çerçevesinde değerlendirilmesi oluşturmaktadır. Çalışmada enformasyon toplumu bir bütün olarak değerlendirilmiş ve internet ile yeni teknolojilerin hem olumlu hem de olumsuz yönleri üzerinde durulmuştur. Çalışmanın kuramsal anlayışı, ekonomi politik ve kültürel çalışmalardan beslenmiştir. Nitel araştırma desenlenmesiyle inşa edilen bu çalışmada; çözümleme tekniği olarak doküman analizi ve yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme kullanılmıştır. Doküman analizi kapsamında Twitter, Change.org, Plaza Eylem Platformu ve Metal İş Eylemleri ayrıntılı şekilde incelenerek yorumlanmıştır. Çalışmanın ikinci analiz bölümünde ise Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi'nin 4 farklı bölümünde çalışan 16 araştırma görevlisiyle yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme yapılmıştır. Bu görüşmeler, kültür endüstrisi olarak internet ve yeni teknolojiler, internet teknolojileri ve bireysel özgürleşme, yeni teknolojiler ve enformasyon toplumu bağlamında toplumsal dayanışma ve son olarak internet teknolojileri ve Türkiye başlıkları altında yorumlanmıştır. Anahtar sözcükler: Kültür endüstrisi, İnternet, Sosyal medya, Bireysel özgürleşme, Toplumsal dayanışma.
Popüler edebiyat dergilerinin kültür endüstrisi çerçevesinde metinsel çözümlemesi: Ot, Kafa ve Cins dergileri örnekleri
Bu çalışmanın konusunu, Türkiye'de yayımlanan popüler dergilerinin çerçevesinde temsilen örnek olarak seçilmiş Ot, Kafa ve Cins dergilerinin metin çözümlemesi oluşturmaktadır. Bu bağlamda, çalışmanın problemini ticarileşen edebiyat anlayışıyla dergilerin içerisinde kullanılan içeriklerin popüler kültür ürünlerine dönüşmeleriyle birlikte edebiyattan kopartılarak tüketim nesnelerine dönüşmeleri oluşturmaktadır. Sözü edilen dergilerin edebiyata ilişkin yaklaşımları irdelenirken, özellikle kültür endüstrisinin edebiyata ve tüketime etkileri göz önünde bulundurulmuştur. Çalışmanın amacı ve araştırma soruları doğrultusunda, popüler edebiyat dergilerinin metin düzeyinde çözümlemesi gerçekleştirilmiştir. Bunun için de nitel çözümleme yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmada, bu alanda yayımlanan dergiler içerisinden Ot Kafa, Cins, dergileri örnek araştırma nesnesi olarak seçilmiştir. Ot dergisi 14 Şubat 2013, Kafa dergisi 1 Eylül 2014, Cins dergisi ise 1 Ekim 2015'de yayın hayatına başlamıştır. Sözü edilen dergilerin seçilme nedeni ise; yayın hayatına halen devam etmesi ve bu alanda Ot ve Kafa'nın ilk yayımlanan dergiler olmasıdır. Cins dergisi ise, diğer iki dergiye göre kıyasla geç bir tarihte yayımlanmaya başlasa da muhafazakâr bir çizgiyi benimsemesi açısından ele alınmıştır. Sonuç olarak, kültür endüstrisinin bir ürünü olarak yer alan popüler edebiyat dergilerinde edebiyat türleri önemini yitirirken; baskı kalitesi, kapak tasarımları ve işlenen konular ön plana çıkmıştır. Bu açıdan, dergiler birbirine benzemektedirler. Dolayısıyla, dergilerde edebiyat popülerleştirilerek tüketime sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Popüler edebiyat, kültür endüstrisi, tüketim, metalaşma
Üretüketici emeğinin metalaşmasının Twitter örneğinde çözümlenmesi
Bu çalışma, Twitter'da yer alan kullanıcıların metalaşma süreçlerini ve sömürülme biçimlerini ele almaktadır. Eleştirel ekonomi politik yaklaşım üzerinde yükselen bu çalışmada, kapitalist üretim tarzında meta üretimi ve sermaye birikiminin temel işleyiş mantığı ele alınarak; bu mantığın, Twitter'daki işleyiş biçimleri irdelenmiştir. Bu doğrultuda, internet teknolojilerinin gelişimi ve buna bağlı olarak sosyal medyanın yükselişinin, kapitalist üretim ilişkilerden bir kopuş olup olmadığı tartışılmıştır. Öte yandan, Twitter'da yer alan üretim ve değişim ilişkileri, ayrıntılı bir biçimde değerlendirilmiştir. Kullanıcıların, meta üreticileri ve meta olma durumları ayrı ayrı incelenmiştir. Üretici nitelik sergileyen kullanıcıların ürettiklerine kim(ler)in el koyduğu; üretilen ve değişime konu edilen metaların ne olduğuna ilişkin derinlikli bir analiz girişiminde bulunulmuştur. Twitter'ın neden tek bir anlam ve biçimle sınırlandırılacak bir şey olamayacağı, somut koşullardan yola çıkarak açıklanmaya çalışılmıştır. Twitter'ın, ifade edilen bu parçalı yapısını somutlayarak serimlemek amaçlanmıştır. Bu kapsamda, Twitter'da egemen olan kapitalist ilişki, süreç ve biçimler oluşturulan tematik kategoriler altında değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmenin gerçekleşmesini sağlayacak araçlar, eleştirel ekonomi politik yaklaşımın kavram setlerinde bulunmuştur. Sözü edilen kategorilere ilişkin yapılan saptamalar ise, Twitter kullanıcıları arasından amaçlı örneklem tekniğiyle oluşturulan 10 katılımcıyla gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmelerden elde edilmiştir. Çalışmanın katılımcıları, beş dijital yerli ve beş dijital göçmen özelliği gösteren kişilerden oluşmaktadır. Yapılan çözümleme sonucunda Twitter'ın, katılımcılar tarafından, içinde üretim ve değişim ilişkilerinin gerçekleştiği bir dijital mekân ve bu ilişkilerin gerçekleşmesine olanak sağlayan bir araç olarak görüldüğü sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca katılımcıların, Twitter'ın kapitalist şirket niteliğinin farkında olduğu saptanmıştır. İki durumda da, Twitter kullanıcıları, üretim süreçlerinin içerisinde yer almakta, ücretsiz emek niteliği göstermekte ve sömürünün merkezi haline getirilmektedir. Ayrıca, Twitter kullanıcıları ve Twitter'da yer alan kullanıcı hesapları metalaşma süreçleri içerisine dahil edilmektedir. Anahtar Sözcükler: Twitter, Üretüketici emeği, İzleyici metası, Metalaşma süreçleri, İlkel birikim
Alternatif medya yayıncılığını yeni medya üzerinden düşünmek: "Medyascope Kanalı" ve "Ünsal Ünlü'nün Patronsuz Programı" üzerine bir değerlendirme
Bu tez çalışmasında, yeni medya ekseninde şekillenen alternatif medya platformlarının Türkiye'deki iki önemli örneği üzerinden nasıl bir yayıncılık sergilediğinin anlaşılması amaçlanmıştır. Günümüzdeki medya atmosferine bakıldığında, çeşitli ekonomi politik nedenlerden dolayı anaakım medyada tekelleşme eğilimlerinin yoğunlaştığı ve teksesli bir yayın politikası izlendiği görülmektedir. Anaakım medyadaki yapısal sorunlar, yeni alternatif medya platformlarının oluşmasına zemin hazırlamış ve kamusallığı sağlama görevini bu yeni platformlar üstlenmiştir. Bu çalışmada, Türkiye'deki alternatif medyanın eleştirel ekonomi politik ve kültürel bağlamda nasıl bir medya yaklaşımı sergilediğinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu bağlamda, çalışmanın kuramsal temelini eleştirel ekonomi politik yaklaşımı ve kültürel çalışmaları temel alan melez bir yaklaşım oluşturmaktadır. Ayrıca bu çalışmada, alanyazında farklı şekillerde tanımlanan alternatif medya kavramını, yeni medyanın etkisinden ve Türkiye'deki örneklerinden hareketle, en iyi betimleyen tanımın yapılması amaçlanmıştır. Çalışmanın amaçları ve kuramsal temeli doğrultusunda nitel çözümleme yönteminin benimsendiği bu çalışmada yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme ve metin çözümlemesi tekniklerinden yararlanılmıştır. Bu vurgu noktalarından hareketle, birinci bölümde farklı yayıncılık türleri açıklanmış ve bu türlerin günümüzdeki alternatif medya yayıncılığıyla ne ölçüde ayrıştığı ortaya konulmuştur. İlgili bölümde, alanyazındaki alternatif medya tanımlamalarına değinilmiş, alternatif medya türleri açıklanmış ve yeni medyanın alternatif medyayla olan ilişkisi irdelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, Türkiye'deki alternatif medya yayıncılığı açıklanmış ve Türkiye'den belli başlı örnekler verilmiştir. Üçüncü bölümde internet üzerinden yayın yapan Medyascope kanalı ve Ünsal Ünlü'nün Patronsuz programı sahiplik yapısı, ekonomik işleyişi, kurumsal ve editöryal yapısı, gazeteci profili, haber üretim şekilleri ve yayın içerikleri çerçevesinde incelenmiştir. Yapılan çözümleme sonucunda, kanal ve programın klasik alternatif medya tanımlamalarından farklı bir medya yaklaşımı sergilediği, eleştirel ekonomi politik ve içerik düzeyinde anaakım medyadan ayrıldığı, tarafsızlık ve profesyonellik anlayışı ekseninde radikal medyadan farklılaştığı, kurumsallaşma ve kitleselleşme bağlamında "anaakım olmaya aday" bir yayıncılık pratiği benimsediği saptanmıştır.