Theses supervised by Prof. Dr. Fatih Yalçın

9 theses · Gümüşhane University

Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Sibel K. Türker romanlarında yapı ve tema

Bir metnin anlam dünyası ile ona şekil veren biçim özelliklerini bir bütün olarak irdelemek, metnin anlaşılmasına katkı sağlamaktadır. Bu bağlamda ilgili çalışmada, günümüz Türk edebiyatında özellikle roman ve öyküleriyle önemli bir yer edinen Sibel K. Türker’in yazın dünyası ele alınmıştır. Çalışmanın kapsamı gereği araştırma, yazarın romancılığı üzerinden şekillendirilmiştir. Bunun için yazarın Şair Öldü, Meryem’in Biricik Hayatı, Burada Kalmak, Mecnun Kelebekler, Hayatı Sevme Hastalığı, Benim Bütün Günahlarım ve Cennette Gibiyim adlı romanları yapı ve tema açısından irdelenmiştir. Bu doğrultuda çalışma kapsamında nitel araştırma yöntemlerinden faydalanılarak söz konusu romanların içerik ve biçimsel özellikleri karşılaştırmalı bir yaklaşımla çözümlenmiştir. Bu sayede eserlerin yapısal ve temasal bütünlüğünü oluşturan temel unsurlar saptanmış; bu öğelerin birbirleriyle olan ilişkisi ve genel kurgu içerisindeki işlevleri tartışmaya açılmıştır. Ayrıca ilgili alandaki literatür boşluğunun doldurulması ve alana özgün bir katkı sunulması hedeflenmiştir.

RomanSibel K. TürkerTema+1
Yağmur Ülkmen
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2026
161
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2026.183
Master'sOpen AccessEN

The representation of intellectuals turning to Anatolia the first-term novels

20.century.II, which was also announced. Yusuf Akçura, Ahmed Ağaoğlu, Hüseyinzade Ali, etc. in the short-term freedom environment provided by the constitutional movement. Turkism and Populism movements have started to gain popularity through Turkish immigrants. In his follow-up, he participated in the II through the magazines Türk Yurdu and Halka Doğru. The basis for the intellectuals of the constitutional period to turn to the people, to get to know the people, to educate the people and to learn hars from the people was created with the conceptualization of Ziya Gökalp. Turkish intellectuals aimed to realize these ideals by turning to Anatolia. These goals are 21.century.and it has been continued. In this direction, idealistic intellectual figures have started to come to life in literary texts since the National literature movement. The planned study will focus on the fate of the intellectuals in the first period novels on the material and spiritual planes. By identifying the conflicts that intellectuals experienced with the impressions they put forward by staying foreign and foreign to Anatolia before going to Anatolia, the opportunities of literary sociology will be utilized. According to a chronological plane, text based on Ahmet Mithat Efendi's Bakhtiarlik (1885), Mizanci Murat's Turfanda or Turfa (1890), Abubekir Hazim Tepeyran's Kucuk Pasha (1910), Halide Edip Adivar's Shoot Kahpeye (1923), Resat Nuri Güntekin's Green Night (1928) and Yakup Kadri Karaosmanoglu's Yaban(1932) novels analysis will be performed. Scientific data will be presented to the literature through the planned analysis of literary texts created during the period from the Tanzimat years to the beginning of the National Struggle and the establishment stages of the Republican regime, which are the result of victories in its follow-up.

AnatoliaIntellectualsNovel+3
Ebru Talip
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Nazan Bekiroğlu'nun romanlarında yol ve yolculuk

Yol ve yolculuk, ilk anlatılardan günümüze kadar sözlü ve yazılı edebiyat geleneğinde yerini koruyan ve edebiyatımızda, bireyin hem maddesel hem de tinsel düzlemde yaşadığı değişim, dönüşüm ve olgunlaşma süreçlerini anlatmak için başvurulan başlıca temalardan biri olmuştur. Kuşkusuz kişinin ekonomik, siyasi, sosyal, kültürel ve psikolojik sebeplerden ötürü gerçekleştirdiği yahut gerçekleştirmek zorunda kaldığı somut/soyut yolculuklar, özellikle roman türünde yansıma bulmuş ve yazarlar tarafından fiili ve hissî olmak üzere her iki yönüyle de ele alınmıştır. Günümüz Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olan Nazan Bekiroğlu'nun romanları ise roman kurgusuna dâhil edilen kişilerin fiziksel boyutta yaptıkları yolculuklarının yanı sıra iç âlemde yaşanan yolculukları da yansıtması bakımından yol/culuk izleğinin fiziksel ve içsel yönüne kaynaklık etmiştir. Bu çalışmada, Nazan Bekiroğlu'nun romanlarında fiziksel ve içsel planda gerçekleşen yolculukların roman kahramanlarına ve roman kurgusuna katkıları üzerinde durulmuş; yol/culuğun ortaya çıkış sebepleri, romanlarda hangi şekillerde vuku bulduğu ve roman kahramanları için nasıl sonuçlar doğurduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Doküman analizi yönteminin kullanıldığı çalışmanın birinci bölümünde, yol ve yolculuk kavramlarının tanımları yapılmış ve söz konusu kavramların edebiyat dünyasındaki yansımaları ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde; Nazan Bekiroğlu'nun hayatı, edebî kişiliği ve eserleri üzerinde durulmuş, yazarın romanlarının özetleri verilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise ilgili eserler; yol ve yolculuk bağlamında çeşitli başlıklar altında incelenmeye tabi tutulmuş, incelenen eserlerde yol/culuk temasının fiziksel ve simgesel düzlemde kurguya aksettiği gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Nazan Bekiroğlu, Roman, Yol, Yolculuk, Yol ve yolculuk.

Cemre Kaplan
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tarık Tufan romanlarında yapı ve izlek

Çağdaş edebiyatın adından söz ettiren yazarlarından biri olan Tarık Tufan'ın yazın hayatında aktif olarak yer alması 2000'li yıllara dayanır. Radyocu, senarist ve yazar olan Tufan'ın; deneme, hikâye, roman ve senaryo türünde eserleri bulunur. "Tarık Tufan Romanlarında Yapı ve İzlek" isimli çalışmamızda, yapısalcı incelemeyle yazarın sekiz romanı ele alınır. Üç bölüm olarak hazırlanan bu çalışmanın birinci bölümününde; yazarın hayatı, sanatı ve eserleri hakkında genel bilgilere yer verilir. Tarık Tufan Romanlarında Yapı olarak isimlendirilen ikinci bölümde romanların kronolojik sırası takip edilerek; romanlarının kimliği, olay örgüsü, anlatıcı ve bakış açısı, zaman, mekân ve kişiler dünyası incelenir. Tarık Tufan Romanlarında İzlek olarak isimlendirilen üçüncü bölümde ise, romanlarında hakim olan; aşk, ölüm, intihar, modern insan/ modern hayat ve yalnızlık temalarına yer verilir.

Türk romanı
Seda Nur Kalkan
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Halk bilimi perspektifinden bir çizgi film: Niloya

Bir milleti diğer toplumlardan ayıran her türlü gelenek, görenek, örf, âdet, sözlü edebiyat ürünleri o milletin var oluşunu belirleyen, varlığını kanıtlayan ve korunması gereken kültür mirasıdır. Bu mirasın korunması ve aktarılması, yapılmış ve yapılmakta olan halk bilimi çalışmaları ile desteklenmektedir. İnsanın yaşam biçimi zaman içinde değişmiş, teknolojik gelişmelerle birlikte farklı tarzlara bürünmüştür. Halk bilimi ile toplumların gelenekleri, görenekleri, yaşam biçimleri kayıt altına alınmış ve bu unsurların gelecek nesillere aktarılması sağlanmıştır. Yaşanan ortamdan kendiliğinden öğrenilen bu değerlerin ayrıca çocuklara hitap edebilecek seviyeye getirilmesi, çizgi filmler ve onlara uygun yapımlar ile mümkün olmaktadır. Günümüzde televizyon, bilgisayar, tablet, telefon gibi teknolojik araçlar kullanılarak seyredilen çizgi filmler çocukların hoşça ve verimli vakit geçirmesini sağlarken pek çok işlevi de yerine getirmektedir. Bir çizgi filminin içinde işlenen aynı zamanda halk biliminin uzmanlık sahasına giren kültürel değerlerin aktarılması bu tezin çalışılma amacı olmuştur. Bu tezde çocuk bir karakter üzerine kurulu Niloya çizgi filminde halk bilimi kadrolarında bulunan çocuk oyunları, bayramlar, halk mutfağı, halk sanatları ve zanaatları, halk hekimliği, geçiş dönemleri, halk edebiyatı, halk tiyatrosu, halk müziği gibi örnekler görülmektedir. Neredeyse bütün halk bilimi kadrolarının ele alındığı Niloya çizgi filmindeki bu kültürel değerler, bu çalışmada içerik analizleri ile ortaya konulmuş; alanyazın araştırması ile elde edilen bilgiler veri analizi yapılarak değerlendirilmiş; yapımın çocukların seviyesine nasıl indirgendiği ve çocuklarda nasıl yansımalar bıraktığı incelenmiştir. Niloya çizgi filminin halk bilimi unsurları yönünden zengin olması, kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması yönünden önemli bir vazife görmektedir. Anahtar Kelimeler: Çizgi film, Gelenek, Halk bilimi, Kültürel miras, Niloya.

Arzu Gülhan Aktürk
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşayan kültürel bellek taşıyıcısı: Âşık Serdar Alyakut

Edebiyatımızın ve kültürümüzün en önemli dallarından biri olan âşıklık, temeli Şamanizm'e dayanan ve 16. yüzyıldan itibaren kendine has kurallar oluşturarak varlığını günümüze kadar devam ettiren köklü bir gelenektir. Erzurum ili, Anadolu'nun bütün yörelerinde varlığını gösteren ve "âşık" adı verilen kişilerce temsil edilen âşıklık geleneğinin en yoğun yaşandığı kentlerdendir. Geleneğe birçok büyük usta kazandıran Erzurum'un geleneğe kazandırdığı son sanatçılardan biri de "Alyakut" mahlasını kullanan Âşık Serdar Alyakut'tur. Bu tezde Âşık Serdar Alyakut'un gelenek içindeki yerini ve kültürel bellek taşıyıcılığı noktasındaki değerini belirleme amaçlanmıştır. Âşık Serdar Alyakut'a ait şiirler, âşıklık gelenekleri ve halk biliminin işlevsel kuramı çerçevesinde değerlendirilmiştir. Çalışma, sosyal bilimlerde sıkça kullanılan nitel arama yöntemlerinden içerik analizi ve görüşme yöntemi ile hazırlanmıştır. Tezin amacına ve kapsamına istinaden yapılan araştırmada Âşık Serdar Alyakut'un Türk tarihindeki önemli olayları, savaşları, kahramanlıkları, örf ve ananeleri, dini ve ahlaki prensipleri, toplumsal değerleri, Türk – İslâm sentezini, tarihsel kimliği ve diğer kültürel nitelikleri âşıklık gelenekleri çerçevesinde şiirlerine aktararak kültürel belleği koruma ve geleceğe taşıma misyonu üstlendiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Âşık, Âşık Serdar Alyakut, Gelenek, Kültürel bellek

Abdullah Egi
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Mustafa Çiftci'nin hikâye kitaplarının yapı ve tema bakımından incelenmesi

Bu çalışmada Mustafa Çiftci'nin Adem'in Kekliği ve Chopin (2012), Bozkırda Alltmışaltı (2014), Ah Mercimeğim (2017) ve Ağlaya Ağlaya Öldük Anam Bacım (2021) hikâye kitapları içerisinde yer alan hikâye metinleri yapı ve tema olarak iki ana başlık altında incelenmiştir. Çalışmamızın amacı; son dönem yazarlarından biri olan Mustafa Çiftci'nin hikâyelerinden hareketle, fikir dünyasını gözler önüne sermek ve yapılan hikâye tahlilleri neticesinde hikâyeciliği ve hikâye hakkındaki görüşlerini açığa çıkarmaktır. Bu bağlamda da edebiyatımız içindeki yeri ve önemi de tespit edilmeye çalışılacaktır. Giriş bölümünde önemli bir edebi tür olan hikâye hakkında kısa bir değerlendirme yaptıktan sonra çalışmanın içeriği hakkında bilgiler verilmiştir. Ardından Mustafa Çiftci'nin Hayatı, Edebi Şahsiyeti ve Eserleri bölümünde yazarın hayatı, edebi şahsiyeti ve fikir dünyası değerlendirildikten sonra eserleri hakkında genel bilgiler sunulmuştur. İkinci bölümde ise hikâye metinleri yapı bakımından olay örgüsü, zaman, mekân, şahıs kadrosu, anlatıcı ve bakış açısı, anlatım teknikleri şeklinde alt başlıkları altında karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Son bölüme gelindiğinde incelenen hikâyelerin temaları Aşk/Sevda, Yoksulluk, Evlilik, Arkadaşlık/Dostluk, Esnaflık ve Diğer başlıkları altında tahlil edilerek Mustafa Çiftci'nin edebiyatımız içindeki yeri ve önemi saptanmaya çalışılmıştır.

Sakibe Aydın
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2025
30
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2025.307
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

İlhan Berk şiirine ekoeleştirel bir yaklaşım

Doğanın kendi düzeni doğrultusunda dışa vurduğu eylemleri insan da kendi varoluşuyla ve gelişimiyle ortaya koymaktadır. Doğanın olağan düzenindeki bu eylemlere insan dâhil olunca çözüm arayışına girecek düzeyde büyük bir sorun ortaya çıkmış, çözüm önerileri ve araştırmalar pek çok farklı disiplinde etkisini ortaya koymuştur. Bu alanlardan biri de ekoeleştiridir. Pek çok tartışmada söz konusu edilen ekoeleştirinin izlerini farklı disiplinler ve bakış açıları aracılığıyla irdelemek de mümkündür. Bu disiplinlerden biri de kuşkusuz edebiyattır. Topluma dair derin kodlar barındıran edebiyat, söz konusu insanı ve insanın doğayla ilişkisini anlamanın en etkili yöntemlerindendir. Çünkü edebi dünya, içinde var olduğu topluma dair pek çok değişkeni bünyesinde barındırmaktadır. İnsanın çevreye yerinde olmayan müdahaleleri neticesinde ortaya çıkan ve doğa-insan ilişkisine edebiyatla ışık tutan ekoeleştiri kavramı, İkinci Yeni şairlerinden İlhan Berk'in şiirlerinin yorumlanmasında da başvurulabilecek kuramlardan biridir. Çalışmamızın birinci bölümünde İlhan Berk'in hayatı ve eserleri; ikinci bölümünde ekoeleştiri kavramı ve ekoeleştirinin gelişimiyle ortaya çıkan kuramlar; üçüncü bölümünde ise İlhan Berk'in yazdığı şiirlerden yola çıkarak şairin doğayı ele alış şekli ekoeleştiri ve farklı ekoeleştiri kuramları çerçevesinde değerlendirilecektir.

Türk şiiri
Duygu Köksal
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2025
20
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2025.134
Master'sOpen AccessTR

Geçmişin büyülü dünyasından geleceğin fantastik dünyasına billur köşk masallarının Propp metodu ile incelenmesi ve yapay zekâ ile uyarlama denemesi

Masallar; genellikle hayali ve fantastik ögelerle dolu; milletlerin yaşamını, kültürünü, dünya görüşünü en saf haliyle yansıtan metinlerdir. Masallar; içerisinde geliştiği toplumun kurallarını, gelenek ve göreneklerini barındırırlar ve zamanla onları geliştirerek gelecek nesillere aktarırlar. Billur Köşk masalları Anadolu-Türk masallarının ilk derlemesidir. Bu yönüyle kültürümüz için son derece önemli bir eserdir. Vladimir Propp masalların yapısını ortaya koymak üzere ayrıntılı bir yapısal analiz metodu geliştirmiştir. Bu yöntem ile masalların yapısı belirlenebilmektedir. Çağımızdaki teknolojik gelişmeler ile pek çok alanda yapay zekâlar kullanılmaktadır. Özellikle ana hatları belirgin, rasyonel sahalarda çeşitli analiz ve değerlendirmeler için yapay zekâ kullanımı insan zihninin önüne geçmektedir. Yapay zekâdaki bu gelişimin yazın sahasına etkisi merak konusudur. Çalışmada Propp metodu ile yapısı ortaya çıkartılacak Billur Köşk masalları bu yapılar doğrultusunda yapay zekâ ile tekrar üretilecektir. İkinci adımda, yapay zekâ ile üretilen yapay metinleri orijinal masallar ile karşılaştırarak yapay zekânın bu alandaki gelişimi, yetkinliği ve kullanılabilirliği tetkik edilecektir.

Mustafa Canavarcı
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2026
00

Other supervisors