Theses supervised by Prof. Dr. Faruk Mendi
10 theses · Gazi University
AISI D2 soğuk iş takım çeliğinin farklı kesici takım ve parametreler kullanılarak delinebilirliğinin araştırılması
Günümüzde üretim sektöründe yaygın olarak kullanılan malzemelerin işlenebilirliği popüler araştırma konularındandır. Yeni teknolojiler ve üretim proseslerinin gelişmesi ile üretim süreçlerinde daha kısa zamanlarda daha kaliteli ve ucuz üretim yapabilmek mümkün hale gelmiştir. Böylece rekabetin yüksek olduğu bu ortamda rekabet edebilir hale gelebilmek kolaylaşmaktadır. Bu çalışmada, kalıp uygulamalarında yaygın olarak kullanılan AISI D2 Soğuk İş Takım Çeliğinin delinmesinde oluşan kesme kuvvetleri, yüzey pürüzlülüğü, delik daireselliği ve takım aşınma değerleri incelenmiş ve elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. CNC delik işleme merkezinde kuru delme şartlarında yapılan delme işlemlerinde 5 mm çapındaki TiN, TiAlN, ve Fire kaplamalı takımlar kullanılmıştır. En iyi performans sırasıyla; en iyi sonuç Fire kaplamalı takımla elde edilmiş ve bunu ikinci olarak TiN kaplamalı takım, üçüncü olarak da TiAlN kaplamalı takım takip etmiştir. Ayrıca, kullanılan kesici takım türü, kesme hızı ve ilerlemenin delme performansında etkili olduğu gözlemlenmiştir.
Derin kriyojenik işlem uygulanan tungsten karbür matkap kullanılarak aısı d2 soğuk iş takım çeliğinin farklı parametreler ile delinebilirliğinin araştırılması
Üretim teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte kesici takımların performanslarını arttırma çalışmaları da yaygınlaşmaktadır. Kesici takımların ömrünü ve iş parçasının daha hassas işlenmesini sağlamak amacı ile takımlara birçok işlem uygulanmaktadır. Yeni takım malzemesi geliştirme, takımlara kaplama yapma ve ısıl işlem ile takım performansını arttırma bunların en yaygın olanlarıdır. Takımlar ve imalatta kullanılan diğer parametrelerin geliştirilmesi ile ilgili yapılan araştırmalar sayesinde üretim maliyetleri ve iş kalitesi her geçen gün artmaktadır. Bu çalışmada, sıfır altı işlem olarak tanımlanan kriyojenik proses, karbür takımların takım ömrü ile aşınma direnci, kesme kuvvetleri ve yüzey pürüzlülüğünde iyileştirme sağlanmıştır. Derin (-196 Cº) kriyojenik proses uygulanmış kaplamasız karbürle, temperleme uygulanmış kaplamasız karbür takımlarla, kaplamasız karbür takımların delme performansı, kesme kuvvetleri, yüzey pürüzlülüğü, ovalite ve takım aşınması bakımından değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme sonucunda derin kriyojenik proses ve temperleme uygulamalarının, kesici takımın aşınma direncini, takım ömrünü ve diğer kesme parametrelerini olumlu etkilediği tespit edilmiştir.
Tedarik süreçlerine e-ticaret entegrasyonu ve sonuçları
Elektronik ticaret hem satıcılar hem alıcılar hem de firmalar için çeşitli avantajlar sunmaktadır. Bu çalışmada, elektronik ticaretin firmalara sağladığı yararları daha iyi anlayabilmek için elektronik ticaretin tedarik süreçlerine entegrasyonu ile elde edilecek sonuçların analizi üzerine yoğunlaşılmıştır.Elektronik ticareti tedarik süreçlerine entegre etmiş Türk Traktör Fabrikasında, e-üretim, e-tedarik ve e-stok kısımları incelenmiş; teker teker firmaya sağladıkları tasarruflar ve kolaylıklar gözlemlenip açıklanmıştır. Türk Traktör Fabrikasında, e-ticaret öncesi sistem ve e-ticaret sonrası sistem karşılaştırılmış ve fabrika çalışanlarıyla bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Anket sonuçlarına göre, e-ticaret kullanımı sonrası yeni sisteminde, tedarik sürece işlem tarafları arasında iletişimin daha verimli hale geldiği görülmüştür.
Küçük ve orta ölçekli işletmelerde (KOBİ) teknoloji yönetimi ve ileri üretim teknolojileri kullanımı: Makine imalat sektöründe bir uygulama
Küçük ve Orta Ölçekli İşletme (KOBİ)'ler sahip oldukları dinamik yapı ile ülke ekonomilerinin önemli bir parçasıdır. KOBİ'lerin üretimde büyük ölçüde yer aldığı ülkelerde, bu işletmelerin uluslar arası rekabet koşullarına uyum sağlayabilmeleri üzerinde sıklıkla durulan bir konudur. Günümüzde rekabet koşullarına uyum sağlayabilme, müşteri istek ve beklentilerine karşılık verebilme ve pazar payını koruyabilme ancak teknolojik yenilikleri takip ederek mümkün olabilmektedir.Bu çalışmada, işletmelerin ileri imalat teknolojilerini kullanım düzeyleri, bu teknolojilerden elde etmeyi planladıkları faydalar ve bunların ulaşılma derecelerini tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırma Ankara-Ostim bölgesindeki küçük ve orta ölçekli makine imalat sanayinde yapılmıştır. Yüzyüze anket yöntemi uygulanmış ve elde edilen verilerin analizinde SPSS kullanılmıştır. Anketlerin uygulanması sonucunda elde edilen bulguların değerlendirilmesinde frekans (f), ortalama (X) ve standart sapma (Ss) üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Ayrıca bazı verilerin analizi Wilcoxon ve Ki-Kare bağımsızlık testi ile test edilmiştir.Araştırma sonucunda küçük ve orta ölçekli makine imalat sanayinde kalifiye eleman sıkıntısı yaşandığı, ileri teknoloji kullanımında finansal maliyetlerin ve kalifiye eleman eksikliğinin önemli bir faktör olduğu tespit edilmiştir. İleri imalat teknolojisi kullanımı ile ilgili 5 yıl önceki ve şu anki durum arasında büyük bir fark olmayıp ileri imalat teknolojisi kullanımının birkaç teknoloji ile sınırlı kaldığı görülmüştür. İşletmelerin pek çoğunda bağımsız bir Ar-Ge biriminin bulunmaması ve ileri teknoloji takip ve temininde üniversiteler ve teknoparklarla ilişkilerin oldukça zayıf olması da dikkat çekici bir husustur.Anahtar Kelimeler: KOBİ, Teknoloji yönetimi, İleri imalat teknolojileri
Doğrusal olmayan takım yoluyla alüminyum alaşımlı sac malzemelerin sürtünme karıştırma kaynağı ile birleştirilmesi ve kaynak bölgesinin mekanik özelliklerinin irdelenmesi
Sürtünme karıştırma kaynak yöntemi, son yıllarda keşfedilmiş ve geliştirilmiş bir katı hal kaynak tekniğidir. Klasik ergitme kaynakları ile kaynatıldığında bazı problemler oluşturan ve özellikle havacılık, uzay ve savunma sanayii gibi yaygın alanlarda kullanılan, farklı özelliklere sahip alüminyum alaşımlarının, bu yöntem ile kaynak edilebilirliği basitleştirilmiştir.Bu çalışmada, alüminyum levhalar, doğrusal ve doğrusal olmayan takım yollarıyla, farklı işlem parametreleri kullanılarak sürtünme karıştırma kaynak yöntemi ile birleştirilmiştir. Doğrusal olmayan takım yolu seçilmesinin temel amacı, kaynak dikiş uzunluğunu artırarak kaynak bölgesinin mukavemet özelliklerini yükseltmektedir. Ayrıca, bu yöntemin bu güne kadar hiç denenmemesi ve ilk defa uygulanması ve elde edilen bulguların teknolojiye ne denli katkı sağlayacağı hep merak konusu olmuştur. Kaynak süresince, karıştırıcı ucun devir sayısı ve kaynak ilerleme hızı, değişken parametreler olarak alınmış, karıştırıcı uç geometrisi ise sabit tutulmuştur. Kaynak kalitesi; içyapı incelemesi, mikrosertlik ölçümleri ve çekme deneyi yapılmak suretiyle belirlenmiştir. Takım yoluna, kaynak ilerleme hızına ve karıştırıcı uç devir sayısına bağlı olarak kaynak bölgesinde meydana gelen değişimler incelenmiş ve bu değişimlerin kaynak performansını nasıl etkilediği araştırılmıştır. Yapılan kaynaklar ve deneyler sonucunda, kaynaklı birleştirmelerin mukavemetlerinin kaynak parametrelerine göre farklılık gösterdiği ve doğrusal olmayan takım yolu kullanılmasının kaynaklı birleştirmenin mukavemet değerlerini artırdığı tespit edilmiştir.
Yapay zeka yardımı ile redüktör seçimi
Bu çalışmada, bir redüktör kataloğundaki 1200 adet Redüktör arasından tasarım değişkenleri de dikkate alınarak en uygun redüktörün seçimi için yapay zeka yönteminin kullanılması planlanmıştır. Veri tabanı olarak ?Yılmaz redüktör? firmasının redüktör kataloğu esas alınmıştır. Yapay zeka program türlerinden de ?Yapay sinir ağları? kullanılarak yapay sinir ağları tabanlı Qwicknet 2.23 programından faydalanılmış ve programda kullanılan parametreler excel ortamına aktarılarak redüktör çalışma değerlerini içeren veri tabanı oluşturulmuştur. İlgili program kullanılarak excel ortamında oluşturulan veri tabanı yardımı ile yapay zekâ programının öğrenme düzeyi tesbit edilmiş, daha sonra öğrenmenin yeterli olup olmadığının kontrolü yapılarak redüktör seçimine gidilmiştir.
Genetik algoritma yardımıyla dişlilerde optimum modül seçimi ve dişlilerin boyutlandırılması
Bu çalışmada, yeni bir optimizasyon metodu olan ve günümüzde hemen hemen her alanda kullanılabilen genetik algoritmayla, bir dişli kutusunun düz, helis, konik ve sonsuz vida dişlileri ile mil çapı, rulman ve kutu gövdesinin tasarım optimizasyonları gerçekleştirilmiştir. Optimizasyonu yapılan amaç fonksiyonları; dişli çark, mil ve rulman hacimlerinin minimizasyon fonksiyonlarıdır. Genetik algoritma bir genetik süreç gibi en iyiyi bulma ilkesine dayandığından, sınır aralıkları içinden değişkenlerin aldıkları değerler, dişli kutusunu oluşturan elemanların optimum boyutlarda olmasını sağlamıştır. Modül optimizasyonunda, diş dibi kırılması, aşınma ve ezilmeye göre hesaplama yapılarak optimum modül bulunmuştur. Mil çapı boyutlandırması değişken yükleme durumuna, rulman boyutlandırması ise, çalışma ömrüne göre optimize edilmiştir. Genetik algoritma ile elde edilen dişli hacmi sonuçları analitik yöntemle elde edilen sonuçlarla mukayese edilerek irdelenmiş ve genetik algoritmanın makine elemanları tasarım optimizasyonlarında başarı ile kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.
Genetik algoritmaların planet dişli sarımına uyarlanması
Bu çalışmada, yeni bir optimizasyon metodu olan ve günümüzde bir çok alanda kullanılan Genetik Algoritma (GA) yardımıyla Planet Dişli Mekanizmalarının Optimum modülünün hesaplanması amaçlanmıştır. Planet mekanizmalarında kullanılan dişli çarklar tasarlanırken belli mukavemet sınırları ve bu mekanizmaların redüktör gibi geleneksel mekanizmalarda var olan bazı farklılıkları göz önünde bulundurulur. Ayrıca, geleneksel hesaplama yöntemleriyle yapılan çözümler hem uzun zaman almakta ve hem de kimi zaman rasyonel olmayan sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Bu sebeplerle geleneksel metotlardan farklı yöntemler denenmesi kaçınılmaz bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada, amaç fonksiyonu olarak optimum modülün hesaplanması hedeflenmiştir. Kısıt fonksiyonu olarak, örnek bir mekanizmanın sınırlandırılmış olan ana boyutları dikkate alınarak dişli boyutlarının, sistemin sınırlandırılmış olan genel boyutlarını aşması önlenmiştir. GA'ların çözümünde MATLAB 7.0 programı kullanılmış ve elde edilen sonuçlar çizelge ve grafiklere dönüştürülmüştür. Ayrıca, farklı iletme oranları ve planet sayıları için elde edilen sonuçların uygunluk grafikleri ayrı ayrı verilmiştir. v GA ile elde edilen sonuçlar, diğer hesaplama yöntemleri ile elde edilen sonuçlar ile karşılaştırılmış ve GA'nın planet dişlilerin tasarım problemlerinde kullanılabileceği sonucu ortaya çıkmıştır. Çalışma tek sıralı basit planet mekanizmaları ile sınırlandırılmıştır.
Dişli çarkların web tabanlı eğitimi
İnternet, bilgisayar teknolojisinin günümüzdeki en önemli ürünü olarakkarşımıza çıkmaktadır. Yeni teknolojilerin ve Web tabanlı eğitim ortamlarınınhızla gelişimi, özellikle üniversitelerde verilen derslerin aktarımı yönündendaha da önem kazanmıştır. Çalışmada, Web tabanlı eğitim ile ilgili alantaraması yapılarak ?Makina Elemanları? dersi konularından olan dişli çarklar,Web tabanlı eğitim kapsamında internette yayınlanarak, zamandan vemekandan bağımsız şekilde dersin internet ortamında daha etkin ve verimli birşekilde eğitimi ve öğretimi amaçlanmıştır. Sonuç olarak, zaman ve mekankısıtlamaları ortadan kaldırmak suretiyle öğrencilerin hem rehber öğretimelemanları yardımıyla hem de kendi kendilerine düz, helis, konik dişliler ilesonsuz vida ve karşılık dişlileri konularını tasarım yapmaya yönelik temelbilgilerle öğrenmeleri sağlanmıştır.
Öngerilmeli plastik dişli çark tasarımı
Hafiflik, düşük gürültü ve kendinden yağlama özelliklerine sahip olan plastik dişli çarkların kullanımı, düşük dayanım değerleri nedeniyle sınırlıdır. Plastik dişli çarklarda yorulma, plastik deformasyon ve sürünme ile birlikte oluşmaktadır. Bu araştırmada, kolay üretilebilirliği ve ekonomik olması nedeniyle plastik dişli çark malzemesi olarak polipropilen seçilmiştir. Plastik dişli çark modelinin içerisine, 3 farklı tel çapından farklı sarım sayılarıyla elde edilen yaylar yerleştirilmiştir. Enjeksiyon kalıplama öncesinde bu yaylar çekilip daha sonra da bırakılarak dişlide ongenime oluşturulmuştur. 142 adet hazırlanan numuneden 58 tanesinde gözenek oluşumu gözlenmiştir. 84 adet numune ile yapılan deneyler sonucunda yay takviyesinin statik kopma ve yorulma dayanım değerlerini iyileştirdiği sonucuna varılmıştır. Tel çapı ve öngerilme miktarı arttıkça ömür değerleri, takviyesiz numuneye göre 30 kat fazla çıkmıştır. Öngerilmenin statik kopmaya etkisi oldukça az gözlenirken; sabit yük tekrar sayılarında öngerilmeli numunelerde %10 dayanım artışı bulunmuştur.Anahtar Kelimeler : Plastik dişli, ongenime, yorulma, yay takviyesi