Prof. Dr. Hacı Mehmet Soysaldı danışmanlığındaki tezler

10 tez · Fırat University, Nevşehir Hacı Bektaş Veli University

DoktoraAçık ErişimTR

Müfessirlerin müşkil âyetlere yaklaşımları (Kurtubî ve İbn Kesîr örneği)

Kur'ân ilimlerinin amacı âyetlerde anlatılmak istenen mesajın iyi ve doğru bir şekilde verilmesini sağlamaktır. Kur'ân ilimlerinden olan Müşkilü'l-Kur'ân da bu amaca hizmet etmekte ve bu ilim sayesinde âyetlerde çelişkilerin ve zıtlıkların bulunmadığı ispat edilmiş olmaktadır. Asr-ı Saâdetten günümüze Kur'ân'ın daha iyi anlaşılması için her dönemde birçok çalışma yapılmıştır. İslâm âlimleri, teâruz ve tenâkuz vehmi uyandıran âyetlere değinmiş ve Kur'ân'da böyle bir şeyin bulunmadığını, bunların tamamen insanların yanlış anlayışlarından kaynaklandığını aklî ve naklî delillerle ispat etmeye çalışmışlardır. Onların bu çalışmaları hem İslâm muhaliflerini susturucu bir cevap olmuş hem de müslümanların bu düşüncelerden uzaklaşmasını sağlamıştır. Bu çalışma, Kurtubî'nin yazmış olduğu "el-Câmi'u li Ahkâmi'l-Kur'ân ve'l-Mübeyen limâ Tadammenahû mine's-Sünneti ve Âyi'l-Kur'ân" ve İbn Kesîr'in yazdığı "Tefsîru'l-Kur'ân'il-Azîm" adlı tefsirlerde kelâmî konulardaki müşkil âyetlerin incelenmesidir. Çalışma sonunda Kur'ân'da hakiki anlamda çelişkilerin ve zıtlıkların bulunmadığı, bu yanlış anlaşılmaların tamamen insan kaynaklı olduğu veya İslâm muhalifleri tarafından kasıtlı olarak ortaya atıldığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Müşkil, ihtilâf, teâruz, tenâkuz.

AyetlerKur'an-ı KerimKurtubi+6
Yunus Akça
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Günümüz hadis karşıtlarının Kur'an'a yaklaşım tarzı

İslam dininin ana kaynaklarının ne olduğu son derece önemlidir. Müslümanlar dinlerini elbette sorgulayabilirler. Ancak sorgularlarken dinin nelerden ibaret olduğunu bilmeleri gerekir. Din âlimlerinin Müslümanlara şu haramdır ve bu da helaldir dediklerinde, bir Müslüman şunun haram olmasının sebebi nedir? ve bunun da helal olmasının sebebi nedir? diye sorma hakkına sahiptir. Âlimin ise dinin kaynaklarından haramlık ve helallik için var olan delilleri sunması gerekmektedir. Ancak sorun, dinin kaynağının ne olduğudur. İslam âleminde genel kabul dinin kaynağının Kur'an ve Sünnet olduğudur. Ancak dinin kaynağının sadece Kur'an olması gerektiğini, Sünnetin korunmadığını, dolayısıyla sağlam bir bilgi vermediğini, o sözlerin Peygamber (s.a.v)'e ait olup olmadığının bilinmediğini iddia edenler de bulunmaktadır. Bununla beraber bu sözlerin yani hadislerin hem Kur'an'la çeliştiğini hem de kendi aralarında çelişik olduklarını iddia etmektedirler. Bu iddialarının doğru olması halinde mevcut din geleneğinin tamamen yıkılacağı ve bindörtyüz yıllık dinin tamamen değişeceğini ve yepyeni bir İslam dininin oluşacağı bir gerçektir. Çünkü İslam tarihinin hiçbir döneminde Sünnet'siz bir din algısının olmadığını görmekteyiz. Gerek sahabiler, gerek tabiiler ve gerekse sonraki dönem Müslümanlarının hiçbirinin hadissiz, sünnetsiz bir din algısına sahip olduklarını görememekteyiz. Bu çalışmada hadis karşıtı olan bu kesimlerin bu iddialarını nasıl savunduklarını Kur'an'dan nasıl delil getirdiklerini, hadisleri nasıl gördüklerini, Kur'an ayetlerine ve hadislere nasıl mana verdiklerini, oluşturdukları yeni din anlayışının nasıl bir anlayış olduğunu ve bu anlayışın nasıl sonuçlar doğurabileceğini araştırdık. Gerçeklerle örtüşmeyen iddialarının ne seviyede olduğunu, bu iddialarında tutarlı olup olmadıklarını, bu fikirleri savunmalarının sebebinin neler olabileceğini gözlemlemeye çalıştık. Aynı zamanda dinde oluşturacağı yıkımı, Kur'an'ın da nasıl itibarsızlaştırıldığını gözlemlemeye çalıştık ve hadis karşıtlığının geleneksel İslamî yaşamın reddi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü çalışmamız neticesinde hadis karşıtlarının, hadisleri reddetmekle birlikte Kur'an ayetlerini de keyfi yorumlarla ve keyfi seçimlerle çarpıttıkları sonucuna vardık. Anahtar Kelimeler: Hadis, Kur'an, Rivayet, Sünnet.

HadisKur'an-ı KerimRivayetler+2
Abdulkerim Yiğit
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Menhecu's-Selefi's-salih fi tefsiri Sıfati'llahi'l-Haberiyye

Allah'ın kelâmını en güzel şekilde anlayan ve onu en doğru şekilde tefsir edenler selef-i sâlih dediğimiz sahâbe, tâbiîn ve tebe-i tabiîndir. Hayır, bereket, güzel anlayış, doğru söz ve olgun ahlak sahibi olduklarına şehâdet edilmiş ilk üç nesil onlardır. Selef-i salihîn, Allah'ın kelâmına iman etmiş ve onu hakkıyla anlamışlardır. Onlar, Allah'ı ve sıfatlarını yine Allah'ın Kuran'da zikrettiği ve Hz. Peygamber'den (s.a.v) sahih bir şekilde rivayet edildiği gibi bilmişler ve bunlara gerek icmal gerekse de tafsil ile iman getirmişlerdir. Allah'ın kendi hakkında nefyettiği, kendine yakışmayacak her türlü noksanlığı ve yaratılmışlara benzemediği onlar da, Allah hakkında nefyetmişlerdir. Yaratılmışların cüz ve azalarına delalet eden "el, göz, ayak, yan, gelmek, getirmek v.s." sıfatlar da lafzın zahiri itibariyle Allah'ın sıfatlarındandır ve bunlar, Kur'an ve Sünnet'in sâdık haberiyle sâbit oldukları için haberî sıfatlar diye isimlendirilmişlerdir. Fakat akıl bunları olduğu gibi kabul edemez. Çünkü bu, Kur'ânî lafızların zâhiri, başka ayetlerle sabit olan "Allah'ın mahlûkata bezememesi ve mutlak kemal sıfatlarıyla muttasıf olması" kaidelerine aykırıdır. İşte selef, Allah'ın kelâmını ve sıfatlarını tefsir ederken, hepsine iman ettiklerini söyleyip ne sıfatlarını nefyetmiş ne de O'nu yaratılmışlara benzetmişlerdir. Bazıları, direkt Allah'ın muradına havale etmiş, bazıları da Arap dili kaidelerine uygun şekilde tevil yoluna gitmişlerdir. Fakat hepsi de bu sıfatlarla ilgili zihne ilk gelen "mahlûkatın cüz ve hareketlerine benzeme" manasını nefyetmişlerdir. Çünkü Allah, muhkem ayetlerde açıkça, hiçbir yaratılmışa benzemediğini, vehim ve zanlar ile ihata edilemeyeceğini bildirmiştir.

Mahmoud Al Saleh
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mehmet Vehbi Efendi'nin ayetleri işârî tefsir metodu

İşârî tefsir batınî tefsir olarak da bilinmektedir. İlgili eserler veren müfessirlerin kendine has yöntemleriyle bu alanda tefsirler yazılmıştır. Âlimler nezdinde ayetlerin zahirine aykırı olmayan tefsirler kabul edilirken, dine aykırı yorumlar kabul edilmemektedir. Vehbî Efendi Osmanlı dönemi alim ve müderrislerindendir. Tefsir alanında "Hulâsatu'l-Beyan" adlı eserini Cumhuriyet döneminde kaleme almıştır. Eser aslında işârî bir tefsir değildir. Eserde çeşitli tefsir yöntemleri kullanılmakta, bunun yanında ayetlerin işârî tefsirinin de yapıldığı görülmektedir. Çalışmamızda Vehbî Efendi'nin işârî tefsirlerinden bazı örnekler verilerek müfessirin işârî tefsir metodu incelenmiştir. Mehmet Vehbi Efendi işârî usulle te'vil yaparken kalbe doğan hikmetleri söylemekte, ayetteki işaretlere vurgu yapmakta, kelime ya da kavramı anlatırken derin manaları ifade etmektedir.

AyetlerKur'an-ı KerimMehmed Vehbi Efendi+3
Ayten Turhan
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Mefhumu'l-Lağni Fi'l-Kur'ani'l-Kerim

Lanet ayetlerinin büyük bir önemi vardır. Çünkü lanetin cennet, cehennem ve Allah'ın rahmetinden tard edilme ile ilişkisi vardır. Lanet edilen kişi, rahmeti her şeyi kuşatmış olan Allah'ın lütuf ve rahmetinden ümitsizliğe sebep olur. Allah'ın lanet etmiş olduğu öyle şahıslar ve kavimler vardır ki, Allah onlara zulmetmemiştir fakat onlar laneti hak etmişlerdir. Belirli bir delil olmadığı sürece Müslümanın herhangi bir şeye lanet etmesi caiz değildir. Herhangi bir açık delil olmadan insanlara lanet etmek büyük bir günahtır. Çünkü böyle yapan Allah'ın rahmetinden ümit kesmiş olmaktadır. Allah bir şahsa veya bir kavme lanet ettiği zaman bunun manası, onların işlemiş oldukları günahlar veya lanet gerektiren sebeplerin eşit olduğu anlamına gelmez. Günahın çeşidine göre değişiklik arz etmektedir.

Shakır Bakr Mohammed Salih
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

عبدالرحسن بن ناصر الدعدي ومشيجو في تفدير آيات الرفات (Abdurrahman B. Nasır es-Sa'di ve menhecuhu fi tefsiri âyâti's-sıfât)

Bu araştırma Kur'an'ın ayetleri çerçevesinde Selef-i Salihin denilen Sahabe'nin Allah'ın kemal sıfatlarını tevil ve tahrif etmeksizin, teşbih, temsil ve tekyifte bulunmadan ispat etme metodu konusunu ele almaktadır. Selef-i Salihin Allah'ın kemal sıfatlarını Allah'ın kendisi için Yüce Kitabında ve Peygamberin sahih sünnetinde nasıl ifade etmişse öyle ispat etmişlerdir. Onlar Allah'ı her türlü ayıp ve noksandan tenzih etmişlerdir. Allah'ın sıfatlarını zatına layık bir tarzda ispat etmişlerdir. Bu araştırma aynı zamanda Abdurrahnan b. Nasır es-Sâ'dî'nin Yüce Allah'ın rahmet, istiva, kelam, Kur'an ve Sahih Sünnette sabit olan diğer sıfatlarını açıklama yöntemini ele almaktadır. Bir muasır müfessir olarak bu sıfatlarla ilgili ayetleri nasıl tefsir etmiştir. es-Sâ'dî, tefsirinde İbn Cerir et-Taberî, İbn Hâtim ve İbn Kesir gibi eski tefsir imamlarının metodunu mu izlemiş yoksa yeni bir metod mu takip etmiştir? Allah'ın kemal sıfatlarını ispat eden Selef-i salihin metoduna muhalif yorumda bulunan muhtelif fırkaların görüşlerine bakış açısı nedir? Anahtar Kelimeler: Allah'ın sıfatları, rahmet sıfatı, sıfat çeşitleri, selef-i salih, te'vil, tahrif, ta'til, temsil ve tenzihullah

Bakhtıyar Mustafa Mawlood
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Kur'an-i Kerim'de kadın onuru

Kadın hakları ve sorunları Kur'an-ı Kerim'de önemle ele alınmıştır. Fakat bu sorunlar ve haklara gerek aşırı bakış açısı gerekse İslami bakış açısına göre çağdaş yaklaşımları da inceleme ihtiyacımız vardır. Önceki İslam alimleri İslami nasları ve İslami hükümleri büyük çaba ve gayretler göstererek ortaya koymuşlardır. Onların bu konudaki çaba ve gayretlerini takdir etmemek elde değildir. Günümüzde de yeni fikri gelişmeler ışığında şehadet, diyet, çok evlilik, miras ve erkek çocuklarının kız çocuklarına tercih edilmesi gibi kadın hakları ve sorunlarına yeni bir bakış açısı getirmeye ihtiyaç vardır. Yenilikçi görüşler, beşeri düşünce gelişmelerine uygun olarak kişisel dini, milli ve cinsel farklılıkları aşarak ortak insani ve ahlaki değerlerin tesisini gerekli görmektedir. Kadının İslam toplumundaki yeri ve önemini tekrar yeniden kazanabilmesi için bize ve İslam alimlerine önemli görevler düşmektedir.

Hiwa Musa Abdullah
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

El-mukaranetü beyne menhecı duatı't-tecdıd ve'l-mütemessıkın bı menhecı's-selef lı tefsırı'l-Kur'anı'l-Kerım (Muhammed Abduh ve eş-Şingitî nemuzecen)

Bu araştırma tefsirde iki metodun mukayesini hedeflemektedir. Bir metod vardır ki, tefsirde nakle dayanmaktadır. Kur'an'ı anlamada aklıda ihmal etmemektedir. Diğer bir metod ise tefsirde aklı kullanmakta ve nakle çok az yer vermektedir. Akli yöntemi kullanmaya gayret edenler Kur'an'ı asrın yeni gelişmelerine ayak uydurarak tefsir etmeye çalışmaktadırlar. Böylece selefin metoduna muhalefet etmektedirler. Naklî tefsir metodunu kullananlar ise yeni ortaya çıkan konuların hükümlerini de açıklamayı ihmal etmeden selefin metoduna uygun olarak Kur'an'ı tefsir etmeye önem vermektedirler. Bu konudaki yeni tefsir şartlarını inkar etmeden bunu yapmaktadırlar. Bu araştırma aklî metodu kullanan Muhammed Abduh ile tefsirde naklî metodu kullanan eş-Şinkıtî'nin tefsir yöntemlerini mukayeseden ibarettir. Bu mukayese tefsir ilmindeki bazı aklî ve fıkhî meselerdeki bu iki âlimin metodunun karşılaştırılmasından ibarettir.

Mohammed Sadıq Abdulazeez Shekho
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kur'an-ı Kerim'de tağyir kavramının semantik analizi

Bir toplumun dili o toplumun dünya görüşünü yansıtmaktadır. Bu nedenle dilde meydana gelen değişim o toplumun dünya görüşünde meydana gelen değişimi yansıtmaktadır. Kur'an-ı Kerim de indiği toplumun dili olan Arapçayı kullanmıştır. Vahiy dili kullandığı kelimeleri kendi inanç yapısının semantik alanı içinde yeni bir anlam ile buluşturmuştur. Kur'an'daki önemli kavramlardan birisi olan 'tağyir'in hangi anlamlarda kullanıldığını tespit etmek, ilâhî hitabın anlaşılmasına katkıda bulunacaktır. Bu tespit, kavramın metin içi ve metin dışı bağlamını dikkate almak ile mümkün olacaktır. Kelimenin ilk anlamından başlayarak vahiy sürecinde kazanmış olduğu yeni anlamlara geçişinin seyrini bilmek sözden kastedileni anlamamızı sağlayacaktır. Ayrıca bu kavrama müfessirlerin bakışı da verilecek tağyirin anlamı ve mahiyeti hakkında geniş bilgi sunulacaktır. Anahtar Kelimeler: Kur'an, Tağyir, Semantik, Birey, Toplum.

Anlam bilimKur'an-ı KerimTağyir+1
Ali Yıldırım
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kur'an'a göre komşuluk ilişkileri (Nisâ sûresi 36. âyet bağlamında sosyo-psikolojik bir yaklaşım)

Nisâ Sûresi 36'da tavsiye edilen komşuluk ilişkilerinin dînî ve sosyo-psikolojik boyutlarının interdisipliner bir metotla ele alınması araştırmamızın ana konusunu oluşturmaktadır. Bu araştırmanın temel kavramları, komşu ve ihsan olup "Kur'ân'a göre komşuluk ilişkilerinde ihsanla muamelenin komşuluk ilişkilerine sosyo-psikolojik etkileri nelerdir?" sorusu ise ana problemi ifade etmektedir. Çalışmamızın amacı, Kur'ân'ın anahtar kavramı olan ihsan ekseninde aileden sonra toplumsal yapıda çok önemli bir basamağı oluşturan komşuluk ilişkilerinin yapılandırılmasına katkı sağlamaktır. Elde edinilen bulgulara göre sanayileşme, kentleşme, dünyevileşme, göç, modernizm, hızla gelişen ve değişen teknolojiler, toplumsal ve kültürel değişim gibi birçok olgu komşuluk ilişkilerini olumsuz etkileyerek komşular arası ilişkileri zayıflatmış, psikolojik buhranlar ve sosyo-psikolojik sorunlar doğmasına neden olmuştur. Binaenaleyh aile, akrabalık, komşuluk gibi ilişkilerde yaşanan sorunları günümüz şartlarında tek bir disiplinle ele alıp çözmek imkânsızdır. Araştırmamızda komşu/luk ve ihsan kavramlarının lügat anlamları önce Arapça sözlüklerden faydalanılarak tespit edildi. Akabinde ise Kur'ân, tefsir ve hadîs gibi İslâm dininin temel kaynaklarına, alan yazınında yapılmış çalışmalara, basılı eserlere, web kaynaklarına erişildi. Ayrıca sosyoloji ve psikoloji disiplinlerinin komşuluk ilişkilerine dair çalışmalarından, basılı ve web kaynaklarından istifade edilerek komşuluk ilişkilerinde ihsan bilinci, interdisipliner bir metotla tefsir edildi. Netice olarak; ideal toplum, kaliteli yaşam ve huzur veren komşuluk ilişkilerinin tesis edilmesi, hayatın her alanına taalluk eden ihsan bilincinin ihya edilmesiyle mümkün olduğu kanısına varıldı.

KomşulukKur'an-ı KerimNisa suresi+3
Asuman Turğut
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00

Diğer danışmanlar