Theses supervised by Prof. Dr. Hamdullah Nejat Basım

13 theses · Başkent University

DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik sözleşme algısının işten ayrılma niyetine etkisinde işe gömülülük ve alternatif iş olanaklarının rolü: Savunma sanayinde bir araştırma

Bu araştırmada; psikolojik sözleşme algısının işten ayrılma niyeti üzerine etkisi incelenerek, psikolojik sözleşme algısı ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide işe gömülülüğün aracı ve alternatif iş olanaklarının düzenleyici rolünün olup olmadığını ortaya çıkarma amaçlanmıştır. Bahsi geçen değişkenlerin birbiri ile etkileşimlerini tespit etmek için kuramsal gerekçelere dayanılarak oluşturulmuş hipotezlerin test edilmesi hedeflenmiştir. Çalışmada araştırma yaklaşımı olarak nicel yöntem, desen olarak ise ilişkisel ve nedensel tarama kullanılmıştır. Kolayda örneklem metodu ile savunma sanayi sektöründe yer alan ilgili örgütlerden 471 çalışandan anket yöntemi ile veri toplanmıştır. Araştırmada SPSS 26.0, PROCESS 3.5 ve AMOS 29.0 yazılımları kullanılarak korelasyon, doğrulayıcı faktör, regresyon analizleri yapılmıştır. Bu araştırma kapsamında ortaya konulan kuramsal model görgül araştırma ile test edilmiştir. Araştırma değerlendirildiğinde; psikolojik sözleşme algısının işten ayrılma niyeti üzerine olan etkisi anlamlı ve negatif, işe gömülülüğün işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisi de anlamlı ve negatif yöndedir. Psikolojik sözleşmenin işten ayrılma niyeti üzerine etkisinde işe gömülülüğün kısmi aracılık rolü vardır. Psikolojik sözleşme algısının işten ayrılma niyetine etkisinde alternatif iş olanaklarının düzenleyici etkisi vardır. Bu bağlamda elde edilen bulguların, yazında önemli bir kuramsal boşluğu dolduracağına, araştırmacılara, yöneticilere, çalışanlara ve uygulamacılara faydalı olarak yeni bakış açıları kazandıracağına inanılmaktadır.

Alternatif iş imkanlarıPsikolojik sözleşmePsikolojik sözleşme ihlali algısı+2
Ülkü Seven Erdaş
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Lider üye etkileşiminin iş tatminine etkisinde psikolojik sermaye, akış deneyimi ve kontrol odağının rolü

Bu çalışmada, işgörenin amiri ile tesis ettiği etkileşiminin iş tatminine ve tecrübe edeceği akış deneyimine etkisinde, psikolojik sermayesinin ve bir kişilik özelliği olarak kontrol odağının rolü belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla kurulan modelde yer alan değişkenlerin, birbiriyle olan etkileşimlerini tespit edebilmek maksadıyla ileri sürülen hipotezlerin test edilmesi hedeflenmiştir. Araştırmada, nicel yöntemlerden yararlanılmıştır. Kolayda örneklem metodu ile kamu ve özel olmak üzere çeşitli sektörlerde profesyonel hayatını sürdüren, mavi ve beyaz yakalı çalışan 493 işgörenden elde edilen veriler üzerine analiz yapılmıştır. Çalışmada; SPSS, PROCESS ve AMOS yazılımları kullanılmış, araştırmaya dahil edilen değişkenler üzerinde korelasyon, doğrulayıcı faktör ve regresyon analizleri yapılmıştır. Elde edilen bulgular araştırma hipotezlerini desteklemiştir. Bu kapsamda, lider üye etkileşiminin iş tatmini ve akış deneyimi üzerinde aynı yönlü, anlamlı bir ilişkisinin olduğu, psikolojik sermayenin, lider üye etkileşimi-iş tatmini ve lider üye etkileşimi-akış deneyimi ilişkilerine kısmi aracılık ettiği tespit edilmiştir. Belirlenen model doğrultusunda kontrol odağının ise söz konusu ilişkilerde (LÜE-Psikolojik Sermaye, LÜE-Akış Deneyimi ve LÜE-İş Tatmini) düzenleyicilik rolünün olduğu görülmüştür. Araştırma ile ulaşılan sonuçların, lider üye etkileşimiyle çalışmaya dahil edilen iş tatmini ve akış deneyimi kavramlarının açıklanmasına ışık tutması beklenmiştir. Yazında, bahsi geçen bağımlı ve bağımsız değişkenlerin bir arada değerlendirilmesinde işgörene ait tutum ve davranışlara oldukça az değinildiği gözlemlenmiştir. Ek olarak, örgütsel işleyiş ile ilişkisel ağın tesis edilmesinde önemli bir yapı taşı olarak görülebilecek işgören özellikleri arasında kabul edilen psikolojik sermaye ve kontrol odağının yaratacağı etkinin ortaya konmasıyla, yazındaki eksikliğin doldurulması düşünülmüştür. Bu açıdan mevcut araştırmanın, gelecekte yapılacak kuramsal çalışmalar için çıkış noktası olarak alınabileceği ve pratik anlamda, yönetici-işgören ilişkisi bağlamında yönetim kademesindeki uygulayıcılara yol gösterebileceği değerlendirilmiştir.

Burak Kırca
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Yöneticiye duyulan güvenin algılanan rol performansı ve duygusal tükenme üzerindeki etkisinde işte gelişmenin aracılık rolü

Bu çalışmanın amacı, yöneticiye duyulan güven ile algılanan rol performansı ve duygusal tükenme arasındaki ilişkiyi incelemek, bu ilişkiye son yıllarda önemli bir örgütsel davranış konusu olarak ele alınan ve günümüzde yaygın olarak araştırma konusu olarak değerlendirilen işte gelişmenin etkisini ortaya çıkarmaktır. Söz konusu değişkenlerin birbirleriyle etkileşimini tespit etmek üzere kavramsal araştırmalar doğrultusunda hipotezler geliştirilerek araştırma modeli oluşturulmuştur. Araştırma değişkenlerinin kapsamında oluşturulan hipotezler ve araştırma modeli, Ankara ilindeki aktif çalışanların oluşturduğu 401 kişilik bir örneklem üzerinde test edilmiştir. Araştırma modelinin analiz edilmesinde kısmi en küçük kareler yol analizi (PLS-SEM) kullanılmıştır. Verilerin analizi SmartPLS 4 istatistik programıyla yapılmıştır. Araştırma modeline ilişkin; doğrusallık, yol katsayıları, R2 ve etki büyüklüğünü (f2) hesaplamak için PLS algoritması; tahmin gücünü (Q2) hesaplamak için de PLSpredict analizi çalıştırılmıştır. PLS yol katsayılarının anlamlılıklarını değerlendirmek için yeniden örnekleme (bootstrapping) ile örneklemden 10.000 alt örneklem alınarak t değerleri hesaplanmıştır. Bu araştırma kapsamında ortaya konulan kavramsal model görgül araştırma ile test edilmiştir. Araştırma değerlendirildiğinde; yöneticiye duyulan güvenin algılanan rol performansına olan etkisi anlamlı ve aynı yönde, duygusal tükenmeye olan etkisi ise anlamlı ve zıt yönde yöndedir. İşte gelişme değişkeninin yöneticiye duyulan güven değişkeniyle algılanan rol performansı ve duygusal tükenme değişkenleri arasındaki ilişkide bütünleyici kısmi aracılık rolüne sahip olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla yöneticiye güven düzeyi yüksek olan bir çalışanın rol performans algısının yüksek, duygusal olarak kendini tükenmiş hissetme düzeyinin ise düşük olduğu ve işte gelişmenin de bu ilişkiyi olumlu etkilediği görülmüştür. Bu bağlamda elde edilen bulguların, yazında bir kavramsal boşluğu dolduracağına, araştırmacılara, yöneticilere ve çalışanlara faydalı olarak yeni ve farklı bakış açıları kazandıracağına inanılmaktadır.

Tükenmişlik duygusuİşte kendini yetiştirme
Özden Yurttakalan
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik sermaye ve örgütsel adalet algısının akış deneyimi üzerindeki etkisinde işe tutulmanın aracılık rolü: Türk savunma sanayinde bir araştırma

Bu araştırmanın amacı, Türk Savunma Sanayi özel işletmelerinde, örgütsel adalet algısı ve psikolojik sermayenin, akış deneyimi üzerindeki etkisini araştırmak ve bu etkiye işe tutulmanın aracılık edip etmediğini ortaya çıkarmaktır. Bu amaçtan hareket ile Türk Savunma Sanayini ciroları kapsamında temsil eden kurumsal özel işletmelere ait 533 çalışandan oluşan bir örneklem grubundan anket yöntemi ile veri toplanmıştır. Bu veri ışığında gerçekleştirilen analizler sonucunda, işe tutulma davranışının anlamlı derecede akış deneyimine öncül olduğu, bu öncüllük kapsamında da psikolojik sermaye ve örgütsel adalet algısı ile akış deneyimi ilişkisine aracılık ettiği görülmüştür. Örgütsel adalet algısının işe tutulma ile yakından ilişkili olduğunun saptanmasına karşın, akış deneyimi ile anlamlı bir ilişkisi olmadığı görülmüş ancak, işe tutulma üzerinden akışı etkilediği sonucuna varılmıştır. Yazında oldukça sık tartışılan ve halen bir sonuca varılamamış olan işe tutulma ve akış deneyimi ilişkisi de incelenmiştir. Bu kapsamda, bu iki kavramın, bu örneklem itibarında birbirlerine çok yakın kavramlar olduğu ancak ayrıştığı hatta işe tutulmanın akış deneyimine öncül olduğu görülmüştür. Yazın dikkate alınarak, her ne kadar aksi hipotezlenmiş olsa da, örgütsel adalet algısının bu örneklemde akış deneyimi ile yüksek seviyede ilişkisinin olmadığı ön görülmüş ve sonuçlar da bunu desteklemiştir. Savunma sanayi personelinin adaletsizlik algısına; yüksek derecede kalifiye olmasına ve benzer koşullarda başka şirketlerde de çalışma ihtimali olmasına rağmen, işlerinde özveri ve adanma ile çalıştığı öne sürülmektedir. Bu araştırma kapsamında geliştirilen kuramsal model, bilindiği kadarıyla ilk defa bu çalışma ile test edilmiştir. Bu kapsamda elde edilen bulguların, yönetim alanında önemli bir kuramsal boşluğu dolduracağına; gerek araştırmacılara, gerek yönetici ve çalışanlara ve gerekse uygulamacılara faydalı olacağına inanılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel adalet algısı, psikolojik sermaye, işe tutulma, akış deneyimi, Türk Savunma Sanayi

Adalet algısıAkış deneyimiPozitif psikolojik sermaye+6
Kutay Akın
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Mesleki özdeşleşme ile tükenmişlik ilişkisinde iş yükü algısı ve psikolojik dayanıklılığın aracı rolü

Bu araştırma, mesleki özdeşleşme ile tükenmişlik arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu ilişkide iş yükü algısının ve psikolojik dayanıklılığın aracılık etkisini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma değişkenleri kapsamında oluşturulan araştırma modeli, 503 hemşireden oluşan örneklem grubundan veri toplanarak test edilmiştir. Anket yöntemiyle toplanan verilerin analizi sonucunda mesleki özdeşleşme ile tükenmişlik arasında ters yönlü, iş yükü algısı ve tükenmişlik arasında aynı yönlü ve psikolojik dayanıklılık ve tükenmişlik arasında ters yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Mesleki özdeşleşme ile iş yükü algısı arasındaki ilişkinin ters yönlü, mesleki özdeşleşme ile psikolojik dayanıklılık arasındaki ilişkinin ise aynı yönlü olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Aracılık etki analizleri sonucunda mesleki özdeşleşme ile tükenmişlik ilişkisinde iş yükü algısının ve psikolojik dayanıklılığın kısmi aracılık etkisinin olduğu belirlenmiştir. Ek olarak ilgili yazında hemşirelerin en çok mesleki tükenmişlik yaşayan meslek grubu olarak ifade edilmesine rağmen bu araştırmada hemşirelerin tükenmişlik düzeyleri sadece duygusal tükenme boyutunda yüksek bulunmuştur. Elde edilen bulgular mesleki özdeşleşmenin tükenmişlik üzerinde ters yönde anlamlı etkisinin olduğunu ve iş yükü algısı ve psikolojik dayanıklılığın bu etkide fark yarattığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Mesleki özdeşleşme, tükenmişlik, iş yükü algısı, psikolojik dayanıklılık

HemşirelerMesleki özdeşleşmePsikolojik dayanıklılık+4
Aysun Doğan
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

İş biçimlendirme ile iş performansı arasındaki ilişkide kişi-iş uyumunun aracılık rolü

Bu araştırmanın amacı; iş biçimlendirme ile iş performansı arasındaki ilişkiyi incelemek ve işgörenlerin iş biçimlendirme davranışlarının, iş performansı üzerindeki etkisinde kişi-iş uyumunun aracılık rolünü tespit etmektir. Araştırmaya yönelik yapılan kuramsal taramalar çerçevesinde bağımlı değişken iş performansı, bağımsız değişken iş biçimlendirme ve aracı değişken kişi-iş uyumunu içeren bir araştırma modeli oluşturulmuş ve bahsi geçen değişkenler ile ilgili hipotezler geliştirilmiştir. Araştırmada yer alan hipotezler, iş biçimlendirme ile iş performansı ve iş performansının alt boyutları arasındaki ilişkileri; kişi-iş uyumu ile iş performansı ve alt boyutları ile olan ilişkileri ve son olarak iş biçimlendirmenin iş performansı ve alt boyutları üzerindeki etkisinde kişi-iş uyumunun aracılık rolünün olup olmadığının analiz edilmesi hususlarını içermektedir. Araştırma modelinin ve hipotezlerin test edilmesi amacıyla bu çalışmada, araştırma yaklaşımlarından nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Kamu ve özel sektör kuruluşlarında çalışan 402 kişiden anket yöntemi ile veri toplanmış ve araştırma hipotezleri test edilmiştir. Araştırmada, verilerin değerlendirilmesinde SPSS 28.0, SmartPLS 3.2.8. istatistik programları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda iş biçimlendirme ile iş performansı arasında aynı yönlü bir ilişki ortaya çıkmıştır. Diğer bir ifadeyle bir örgütte çalışanların iş biçimlendirme davranışları geliştikçe iş performansları da artmaktadır. Buna ek olarak iş biçimlendirmenin, iş performansı alt boyutlarından rol içi performans ve rol dışı performans ile olan ilişkisinde de aynı yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Dolayısıyla bir kurum ya da kuruluşta işgörenlerin iş biçimlendirme davranışları geliştikçe hem rol içi performansları hem de rol dışı performansları da aynı yönde gelişmektedir. Bu hususun tam tersi de söz konusu olabilmektedir. Bir örgütte iş biçimlendirme yetenekleri azaldıkça iş performansları, rol içi ve rol dışı performanslarının da azaldığı görülmektedir. Araştırmada ortaya çıkan sonuçlardan biri de iş biçimlendirme ile kişi-iş uyumu arasında aynı yönlü bir ilişki olduğudur. İşgörenlerin iş biçimlendirme davranışları geliştikçe kişi-iş uyumu da aynı paralellikte artmaktadır. Tüm bunlara ek olarak kişi-iş uyumu ile iş performansı alt boyutlarından biri olan rol dışı performans ile olan ilişkisinde de ters yönlü bir etkileşim ortaya çıkmıştır. Ancak kişi-iş uyumunun rol içi performans ile olan ilişkisinde aynı yönlü bir etkileşim tespit edilmemiştir. Aracılık etki analizleri sonucunda ise iş biçimlendirme ile rol içi performans arasındaki ilişkide kişi-iş uyumunun aracılık rolünün olmadığı tespit edilmiştir. Buna ek olarak, iş biçimlendirme ile rol dışı performans arasında kişi-iş uyumunun aracılık etkisinin olduğu ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla iş biçimlendirme ile iş performansı arasındaki ilişkide kişi-iş uyumunun kısmi aracılık rolünden bahsedilebilmektedir. Ek olarak ilgili yazında demografik ve mesleki değişkenlerin araştırma değişkenleri incelendiğinde ise rol içi performansın cinsiyete ve katılımcıların yaşlarına göre; rol dışı performansın ve kişi-iş uyumunun medeni duruma göre; kişi-iş uyumunun ise katılımcıların kurumdaki çalışma yıllarına göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İş biçimlendirme, iş performansı, kişi-iş uyumu.

Kişisel uyumUyumİş becerikliği+2
Fatma Gülin Özyiğit
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik dayanıklılığın örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyetine etkisi: Görgül bir araştırma

Bu çalışmanın temel amacı, psikolojik dayanıklılığın örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyetine etkilerinin bir model çerçevesinde araştırılmasıdır. Bu maksatla kamu güvenliği alanında hizmet veren 309 işgörenden anket yöntemi ile veri toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler IBM SPSS Statistics 21.0 ve IBM SPSS AMOS 21.0 istatistik programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde pozitif psikolojik bir kavram olarak psikolojik dayanıklılığın örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti üzerinde etkileri olduğu tespit edilmiştir. Ek olarak örgütsel bağlılığın ve işten ayrılma niyetini etkilediği; ancak işgörenlerin incelenen demografik özelliklerinden hiçbirinin psikolojik dayanıklılık üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak psikolojik dayanıklılığın örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti kavramlarına etkilerini inceleyen bir modelin ortaya konabileceği görülmüştür. Anahtar kelimeler : Psikolojik dayanıklılık, örgütsel bağlılık, işten ayrılma niyeti

Psikolojik dayanıklılıkÖrgütsel bağlılıkİşten ayrılma niyeti
Alper Genç
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Kişilik özellikleri ve psikolojik sermayenin psikolojik iyi oluş, akış deneyimi, iş tatmini ve çalışan performansına etkileri

Bu çalışma örgütsel davranış alanında önemli bir ivme kazanan pozitif psikoloji kapsamında ele alınan temel bireysel değişkenlerin öncüllerini ve sonuçlarını bir yapısal eşitlik modeli kapsamında sınamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu değişkenler kişilik ve psikolojik sermaye bağımsız değişkenleri, performans, iş tatmini ve psikolojik iyi oluş bağımlı değişkenleri ile işle akış aracı değişkenleridir. Bu doğrultuda üç farklı firmada çalışan 500 beyaz yakalı çalışandan anket yöntemiyle elde edilen verilerle araştırma yapılmıştır. Eldeki bulgular incelendiğinde psikolojik sermaye boyutlarının ve kişilik özelliklerinin çalışanlardaki iyi oluş, iş tatmini ve performansa olan etkileri gözlemlenmiştir. Aynı zamanda, optimal performans düzeyinin, bir diğer adıyla, akışın, psikolojik sermaye boyutları ve kişilik özellikleri ile iyi oluş, iş tatmini ve performans arasında aracılık, kısmi aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Tüm bulgular ele alındığında, çalışanlar üzerinde olumlu psikolojinin öncüllerinin çalışan iyi oluşuna, iş tatminine ve performansa etkilerini inceleyen bir modelin oluşturulabileceği belirlenmiştir. Aynı şekilde akış kavramının bu model üzerinde aracı olarak etki ettiği ortaya çıkarılmıştır

Akış deneyimiKişilikKişilik özellikleri+5
Tuğba Yaşin
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel iletişim doyumunun iş tatmini ve örgütsel bağlılık ile ilişkisi: Görgül bir araştırma

Günümüz zorlu rekabet ortamında işletmelerin rakipleriyle mücadele edebilmeleri ve varlıklarını devam ettirebilmeleri için insan gücü en önemli faktör konumundadır. Bu bağlamda örgütsel bağlılık, iş tatmini gibi unsurlar ön plana çıkmaktadır. İşletmelerde örgütsel bağlılığı ve iş tatminini sağlamanın en önemli yollarından birisi örgütsel iletişimdir. Bu çalışmada örgütsel iletişim, iş tatmini ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda 250 kişiden veriler elde edilmiştir. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi neticesinde örgütsel bağlılık ile üstle iletişim, çalışma arkadaşlarıyla iletişim, iletişim iklimi ve kanal kalitesi arasında pozitif yönlü, orta kuvvette, kurum bilgisi, örgütsel bütünleşme ve bireysel geri bildirim ile yüksek kuvvette ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Bununla birlikte iş tatmini ile üstle iletişim, çalışma arkadaşlarıyla iletişim, iletişim iklimi ve kanal kalitesi arasında pozitif yönlü, orta kuvvette ve anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar göz önünde bulundurulduğunda iletişim doyumunun örgütsel bağlılığı ve iş tatminini pozitif yönde etkilediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Örgütsel iletişim doyumu, örgütsel bağlılık, iş tatmini

Örgütsel bağlılıkÖrgütsel iletişimİletişim doyumu+1
Ezgi Kaynar
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Özdeşleşme kaynakları ile işyeri sapma davranışı ilişkisinde kimlik belirginliğinin rolü

Bu çalışma, özdeşleşme kaynakları ile olumsuz ve olumlu işyeri sapma davranışı arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu ilişkide kimlik belirginliğinin düzenleyici rolünü ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Kimlik, sosyal kimlik ve sosyal mübadele kuramları kapsamında oluşturulan araştırma modelini test etmek için farklı sektör ve işkollarında çalışan 425 katılımcıdan oluşan bir örneklem grubundan veri toplanmıştır. Anket yöntemiyle toplanan veriler istatistikî programlar aracılığıyla analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, örgütsel özdeşleşme ile olumsuz işyeri sapma davranışı arasında ters yönlü ve örgütsel özdeşleşme ile olumlu işyeri sapma davranışı arasında aynı yönlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Ayrıca, hedef benzerliği modeli kapsamında örgütsel özdeşleşmenin, olumsuz ve olumlu işyeri sapma davranışının örgütsel boyutuyla ve ilişkisel özdeşleşmenin kişiler arası boyutla daha fazla ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan, mesleki özdeşleşmenin işyeri sapma davranışı üzerindeki etkisine ilişkin anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Ek olarak, kimlik belirginliğinin örgütsel ve ilişkisel özdeşleşme ile olumsuz işyeri sapma davranışı ilişkisinde ve mesleki özdeşleşme ile olumlu işyeri sapma davranışı ilişkisinde düzenleyici bir rolü olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular çerçevesinde, örgütsel ve ilişkisel özdeşleşmenin olumsuz ve olumlu işyeri sapma davranışı üzerinde etkili olduğu ve özdeşleşme kaynakları ile işyeri sapma davranışı arasındaki ilişkinin kimlik belirginliğine göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır.

Davranış sapmasıÖrgütsel sapmaÖrgütsel özdeşleşme+1
Esra Aydın
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik sermayenin iş performansı ve sinizm üzerindeki etkileri: Kültürel sıkılık-esnekliğin düzenleyici rolü

Bu çalışma ile çalışanların güçlü yönlerinin geliştirilmesinde değişik bir bakış açısı ve soluk getiren psikolojik sermayenin iş performansı ve sinizm üzerindeki etkileri ile örgüt kültürü içerisinde algılanan kültürel sıkılık-esnekliğin söz konusu etkiler üzerindeki rolünü tespit etmek ve bahse konu değişkenlerin birbirleriyle olan etkileşimlerini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Çalışmada araştırma yaklaşımı olarak nicel yöntem, desen olarak ise ilişkisel ve nedensel tarama kullanılmıştır. Kolayda örneklem metodu ile çeşitli bakanlıklarla ve bakanlıkların bağlı/ilgili kuruluşları, devlet ve vakıf üniversiteleri ile özel sektörün Ankara, İstanbul ve İzmir bölgelerinde görev yapan toplam 393 çalışandan anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Araştırmada SPSS 20.0, PROCESS (SPSS Makro 2.16.3) ve AMOS 21.0 yazılımları kullanılarak korelasyon, regresyon, tek yönlü varyans analizleri ile yapısal eşitlik modeli kapsamında yol analizi yapılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar; çalışanların psikolojik sermayeleri arttıkça iş performansının arttığını, sinizmlerinin ise azaldığını; bu süreçte algılanan kültürel sıkılık-esnekliğin, psikolojik sermaye-iş performansı ilişkisinde düzenleyici bir rolünün olmadığını, psikolojik sermaye-sinizm ilişkisinde ise düzenleyici bir rolünün olduğunu (algılanan kültürel sıkılığın sinizmin etkisini artırırken, algılanan kültürel esnekliğin ise sinizmin etkisini azalttığı), demografik değişkenlerden çalışanların yaş ve kurumdaki çalışma süresinin psikolojik sermayeleri ve algıladıkları kültürel sıkılık-esneklik üzerinde anlamlı bir şekilde etkili olduğunu göstermiştir. Bu çalışmanın, psikolojik sermayenin önemli örgütsel sonuç değişkenlerinden olan iş performansı ve sinizm üzerindeki etkileri ile söz konusu etkilerde örgüt içerisinde algılanan kültürel sıkılık-esnekliğin düzenleyici rolünü ilk kez ele alarak örgütsel davranış alanına katkı yapması hedeflenmiştir. Ele alınan düzenleyici, bireylerin içerisinde yer aldıkları örgüt ve çalışma ortamından etkilenerek, farklı davranış ve tutumlar gösterebildiklerini ortaya koymak açısından önemlidir.

PerformansPozitif psikolojik sermayePsikolojik sermaye+4
Cem Şen
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel itibarın örgütsel özdeşleşmeye etkisinde benlik saygısı ve sosyal rol kimliğinin düzenleyici rolü

Örgütsel özdeşleşme, iş yerindeki tutum ve davranışların anlaşılmasını ve tahmin edilmesini kolaylaştırmakta (Edwards, 2005: 207; Vijayakumar ve Padma, 2014: 40) ve örgütsel etkililik üzerinde etkili olmaktadır. (Gkorezis, Mylonas ve Petridou, 2012: 52). Bu sebeple, örgütler çalışanların örgütle özdeşleşmesini sağlamaya çalışmaktadır. Örgütsel itibar, iş tatmini, değerler, rol çatışması, rol belirsizliği, sosyalizasyon taktikleri, örgütsel adalet algısı, çekicilik, örgütsel bağlılık, liderlik, iletişim, örgüt içi rekabet ve örgütsel güven gibi örgütsel özdeşleşmenin birçok öncülü bulunmaktadır. Örgütsel özdeşleşmenin öncülleri ile olan ilişkisinin ortaya çıkarılması kavramın daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır. Sosyal kimlik kuramına göre, bireyler itibarı yüksek örgütlerle özdeşleşme eğilimi içindedir (Mael ve Ashforth, 1992: 107). Bu bağlamda, örgütsel itibar ile örgütsel özdeşleşme arasındaki ilişkinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, bu iki değişken arasındaki ilişkiyi etkileyeceği düşünülen değişkenler incelenmiş ve benlik saygısı ve sosyal rol kimliğinin örgütsel itibar ile örgütsel özdeşleşme arasındaki ilişkiyi etkileyeceği öngörülmüştür. Bu öngörülerden hareketle bu araştırmada, örgütsel itibar ile örgütsel özdeşleşme arasındaki ilişkide benlik saygısı ve sosyal rol kimliğinin (kozmopolit/yerel kimlik) düzenleyici rolunün ortaya koyulması amaçlanmıştır. Araştırma modelini test etmek için Ankara'da farklı sektör ve kurumlarda çalışan 419 kişiden veri toplanarak gerekli istatistiksel analizler yapılmıştır. Yapılan analizler neticesinde; örgütsel itibar ile örgütsel özdeşleşme arasında anlamlı ve olumlu yönde bir ilişki tespit edilmiştir. Bununla birlikte, örgütsel itibar ile örgütsel özdeşleşme arasındaki ilişkide kozmopolit kimliğin düzenleyici rolü tespit edilmiştir. Yerel kimliğin, örgütsel itibar ile örgütsel özdeşleşme arasındaki ilişkide anlamlı bir etkisi bulunamamıştır. Son olarak, örgütsel itibar ile örgütsel özdeşleşme arasındaki ilişkide yüksek benlik saygısının düzenleyici rolü bulunmuştur. Ancak, orta düzey benlik saygısının örgütsel itibar ile örgütsel özdeşleşme üzerinde anlamlı bir etkisi bulunamamıştır.

Benlik saygısıKimlikToplumsal rol+3
Esra Çınar
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Liderin karanlık kişilik özellikleri ile çalışanın tükenmişliği arasındaki ilişkide çalışanın karanlık liderlik algısının aracı rolü: Çok düzeyli bir araştırma

Bu araştırmanın amacı iş yerlerinde liderin karanlık kişilik özellikleri ile çalışanın tükenmişliği arasında bir ilişki olup olmadığını ve bu ilişkiye çalışanın karanlık liderlik algısının aracılık edip etmediğini ortaya çıkarmaktadır. Bu amaçla, öncelikle özgün bir "iş yerinde karanlık liderlik algısı ölçeği" geliştirilmiştir. Ölçek geliştirme sürecinde üç ayrı uygulama yapılmıştır. İlk uygulamaya 310, ikinci uygulamaya 342 ve üçüncü uygulamaya 355 katılımcı iştirak etmiştir. Her üç uygulamanın katılımcıları Türkiye'de özel güvenlik sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde çalışmaktadırlar. Geliştirilen karanlık liderlik algısı ölçeği; bezdiren davranışlar, samimiyetsiz davranışlar ve zorbaca davranışlar boyutlarından oluşmaktadır. Ölçek geliştirme işlemlerinin ardından araştırmanın hipotezlerini test etmeye yönelik çalışmalar yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi, ölçek geliştirme sürecinde olduğu gibi özel güvenlik sektöründe faaliyet gösteren işletmelere mensup 494 çalışandan ve bu çalışanların bağlı olduğu 116 birincil yöneticiden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi iki düzeyli (birinci düzey: birey, ikinci düzey: grup) olduğundan veri analiz sürecinde hiyerarşik doğrusal modelleme tekniği kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; liderin bezdiren davranışları ve zorbaca davranışları ile çalışanın duygusal tükenmesi, kinizmi ve mesleki yararlılığı arasında, liderin samimiyetsiz davranışları ile çalışanın duygusal tükenmesi ve mesleki yararlılığı arasında, liderin makyavelist kişilik özelliği ile samimiyetsiz davranışları arasında, liderin narsistik kişilik özelliği ile bezdiren davranışları arasında, liderin psikopatik kişilik özelliği ile bezdiren ve zorbaca davranışları arasında, liderin makyavelist kişilik özelliği ile çalışanın mesleki yararlılığı arasında, liderin narsistik kişilik özelliği ile çalışanın duygusal tükenmesi, kinizmi ve mesleki yararlılığı arasında, liderin psikopatik kişilik özelliği ile çalışanın duygusal tükenmesi arasında anlamlı ilişkiler vardır. Ayrıca, liderin bezdiren davranışları, liderin narsistik kişilik özelliği ile çalışanın duygusal tükenmesi, kinizmi ve mesleki yararlılığı arasındaki ilişkilere tam aracılık ederken, liderin psikopatik kişilik özelliği ile çalışanın duygusal tükenmesi arasındaki ilişkiye kısmen aracılık etmektedir. Diğer çalışmalardan farklı olarak bu araştırmada liderliğin karanlık yüzüne ilişkin ölçüm yapmak amacıyla özgün bir karanlık liderlik algısı ölçeği geliştirilmiştir. Ayrıca, liderin karanlık kişilik özellikleri ile çalışanın tükenmişliği arasındaki ilişkiler, liderin karanlık kişilik özellikleri ile çalışanın karanlık liderlik algısı arasındaki ilişkiler ve çalışanın karanlık liderlik algısının liderin karanlık kişilik özellikleri ile çalışanın tükenmişliği arasındaki ilişkilerdeki aracı rolü bilindiği kadarıyla ilk kez bu çalışma ile görgül olarak çok düzeyli bir model üzerinden açıklanmıştır. Bu nedenlerden ötürü elde edilen bulguların yönetim araştırmaları alanında önemli bir kuramsal boşluğu doldurduğuna ve gerek araştırmacılara, gerekse uygulamacılara faydalı olacağına inanılmaktadır.

Karanlık liderlikKişilik özellikleriLiderler+7
Ufuk Başar
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Other supervisors