Theses supervised by Prof. Dr. Hüseyin Cengiz

16 theses · Yıldız Technical University

Master'sOpen AccessTR

Doğal ve kültürel peyzajın korunmasına yönelik ekoturizm odaklı bir peyzaj planlama yaklaşımı: Van örneği

Çeşitli ihtiyaçlar sonucunda ortaya çıkan şehirleşme olgusuyla beraber Doğal Peyzaj öğelerinin hakim olduğu alanlarda insan etkisi ile Kültürel Peyzaj alanları ortaya çıkmıştır. Peyzaja olan bu kültürel etki bütünsel olarak kentsel ve kırsal peyzaj alanlarını da etkilemiştir. Tarihsel süreçte, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Van kentinin, Doğal ve Kültürel Peyzaj yapısını oluşturan ve değiştiren birçok farklı dinamik söz konusudur. " Doğal ve Kültürel Peyzajın Korunmasına Yönelik Ekoturizm Odaklı Bir Peyzaj Planlama Yaklaşımı - Van Örneği" isimli yüksek lisans tez çalışması ile, Van kentinin Doğal ve Kültürel Peyzaj yapısı, literatür çalışması ve Arccis data ile haritalandırılarak kent ile ilgili bir başvuru kaynağı oluşturulmaktadır. Doğal ve Kültürel Peyzaj alanlarına olan tahribatları azaltmak ve bu alanları koruyarak kullanmak için ekoturizm odaklı Peyzaj Planlama yaklaşımı ile gezi ve koruma rotaları oluşturulmaktadır. Bu kapsamda çalışmanın içeriği altı bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde; literatür özeti, yapılan çalışmanın amacı ve hipotezden bahsedilmektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde; tezin kuramsal temelleri belirtilmektedir. Çalışmanın üçüncü bölümünde Van kenti peyzaj özellikleri ele alınmaktadır. Çalışmanın dördüncü bölümünde Doğal ve Kültürel Peyzaj alanlarının korunması kapsamında, koruma yaklaşımları koruma amaçlı imar planları ile desteklenerek belirtilmektedir. Çalışmanın beşinci bölümünde, çalışma alanına yönelik koruma stratejileri belirtilmektedir. Peyzaj Planlama ile ekoturizm değerlendirmesi ele alınmaktadır. Çalışmanın sonuç kısmında, önerilen ekoturizm rotalarının çalışma alanı alanında uygulanabilecek en uygun turizm çeşidi olduğu değerlendirilmesi sunulmaktadır.

Zelal Tanlı Keserci
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Kültürel miras ve insan hakları bağlamında Türkiye'de koruma sisteminin incelenmesi: İstanbul Tarihi yarımada örneği

İnsan hakları düşüncesinin gelişimi ve tüm alanlarda öneminin giderek artmasının sonucu olarak insan hakları gündelik yaşam içinde somut hale gelmeye başlamıştır. 'Toplum için kültürel miras' anlayışının ortaya çıkması ile birlikte kültürel miras insan hakları bağlamında ele alınmaya başlamış, insan hakları kültürel miras ile ilgili kuram ve uygulamaya dahil olmuştur. Kültürel mirasın korunması ve insan haklarının hayata geçmesini bir arada sağlamayı hedefleyen bu yöneliş mevcut kültürel miras anlayışında da değişimlere neden olmuştur. Bu çalışmanın amacı evrensel, ulusal ya da yerel ölçeklerdeki bir kültürel miras sisteminin insan hakları odaklı olması için sahip olması gereken özellikleri belirlemek ve İstanbul Tarihi Yarımada örneği aracılığıyla bir değerlendirme modeli oluşturmaktır. Tez çalışması, insan haklarının korunması yoluyla kültürel mirasın korunduğu bir sistemin daha başarılı sonuç vereceği iddiasını ileri sürmektedir. Bu kapsamda tezin kavramsal kısmında birbiri ile ilişkili üç konu ele alınmıştır. Çalışma kültürel miras anlayışında gerçekleşen değişim ve bu değişimin mirasın farklı boyutlarındaki yansımalarının açıklanması ile başlamaktadır. İkinci olarak insan hakları ve insan hakları düşüncesinin günümüzde geldiği aşama ortaya konmuştur. İnsan haklarının kültürel miras kuramı ve uygulamasındaki yerinin incelenmesinin ardından, son olarak sentez niteliğinde insan hakları odaklı kültürel miras sisteminin sahip olması gereken özellikler sunulmuştur. Alan çalışması aşaması ise insan hakları odaklı kültürel miras sisteminin yapısının netleştirilmesini sağlamıştır. Çalışmanın sonunda ise İstanbul Tarihi Yarımada'da geçerli olan koruma sisteminin hak odaklı sistem özelliği göstermediği ortaya çıkmıştır. Bu çalışma, insan haklarının kültürel miras anlayışı ve sistemi üzerindeki etkisinin tespit edilmesi konusunda öncü bir çalışmadır. Ayrıca açtığı tartışma ortamı ile hukuk, ekonomi, sosyoloji gibi farklı disiplinlere de katkıda bulunmayı hedeflemektedir.

Kentsel korumaKültürel mirasİnsan hakları+1
Mehmet Erdem Eryazıcıoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Mega etkinliklerin kent mekânına yansımaları Formula 1 Türkiye Grand Prix'i İstanbul Park örneği

Günümüzde ülke ve kentlerin ekonomilerinde çok önemli bir gelir kaynağı olan turizm; ekonomik, mekânsal, sosyo-kültürel ve politik etkilere sahiptir. Kentte bulunan tarihi ve doğal kaynakların yanı sıra kentte düzenlenen sanatsal ve kültürel faaliyetler, festivaller, spor etkinlikleri de turizmin gelişmesine katkıda bulunan potansiyel turizm kaynaklarını oluşturmaktadır. Bulunduğu kent/bölgede ekonomik sektörleri canlandıran, kente eklenen donatılarla fiziksel mekânı yeniden şekillendiren turizm olgusu, hizmetler sektöründe ilgili olduğu alt sektörleri geliştirerek istihdamı artırmakta; turizm talebi doğrultusunda onları yönlendirmektedir.Küresel turizm rekabetinden pay almak ve kentin adını uluslararası medya aracılığıyla duyurmak, daha çok turist ve ekonomik kaynak çekmek için kentler; var olan turizm kaynaklarına yenilerini eklemektedirler. Bu bağlamda ?etkinlik turizmi? olgusu gündeme gelmiş ve kentler arasında, etkinliklere ev sahipliği yapmak için yeni bir rekabet başlamıştır. Etkinliğin türüne, turist çekme kapasitesine, kent ve ülke ekonomisine yapacağı katkının büyüklüğüne göre kentler arasındaki rekabet de artmaktadır. Kentlerin, etkinlik düzenlemek için aday olması ile birlikte; yeni donatıların, spor tesislerinin ve bunları destekleyecek altyapı yatırımlarının (konaklama, yeme-içme mekânları, alışveriş merkezleri vb.) kente eklenmesi süreci başlamaktadır. Kentleri ?kısa süren? etkinlik öncesinde; uzun bir hazırlık süreci beklerken, etkinlik sonrasında kapasite fazlası donatıların nasıl kullanılacağı ve kentsel mekânı nasıl etkileyeceği sorusu beklemektedir.Turizm ve ekonomik çalışmalar ile ilgili uluslararası literatürde; mega etkinliklerin kentlere nasıl yansıdığı irdelenmektedir. Etkinlik öncesinde fayda-maliyet, girdi-çıktı analizleri yeterince yapılmadığı için, etkinliklerin olumsuz etkilerinin artabileceğinden söz edilmekte ve bu olumsuz etkileri hafifletmek için nasıl bir yol izlenebileceği sorgulanmaktadır.Ülkemizde düzenlenen mega etkinlikler ile ilgili literatür henüz oluşmadığından, etkinliklerin; kentsel mekâna, kent ekonomisine, turizme, sosyal yapıya etkisi yeterince bilinmemektedir. Bu çalışmada; kentlerin çekiciliğini artıran mega etkinliklerin; kentsel mekana ve turizme yansımaları, Formula 1 Türkiye Grand Prix'i İstanbul Park örneği bağlamında incelenmektedir. Bu kapsamda, çalışma; ülkemiz mega etkinlik literatüründeki boşluğun doldurulmasına önemli bir katkıda bulunmaktadır.Ülkemizde bir yandan Olimpiyatlara adaylık süreci devam ederken; diğer yandan Formula 1 Grand Prix, Avrupa Futbol Şampiyonası vb. etkinlikler düzenlenmektedir. Düzenlenen etkinliklerin öncesinde, etkinlik esnasında ve etkinlik sonrasında bir ?etkinlik yönetim ve stratejisi?nin izlenmediği görülmektedir. İstanbul'un F1'e adaylık sürecinde ve F1'in düzenlendiği süreç boyunca; merkezi hükümet, yerel yönetim ve özel girişimciler arasında yaşanan olaylar; kentsel strateji ve etkinlik yönetimi eksikliğini açıkça göstermektedir. İstanbul; 2002 öncesinde F1'in kentte düzenlenmesi için aday olma yönünde uğraş vermiş, 2005'te etkinliğe ev sahipliği yapmaya başlamış ve 2009'da etkinliği kaybetme riski ile karşı karşıya kalmıştır.Bu çalışma, beş ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde; literatür özeti, tezin amacı, hipotez ve araştırma yöntemi yer almaktadır. İkinci bölümde; turizm, markalaşma ve mega etkinlik olgusu ele alınmış, ilgili yazın doğrultusunda mega etkinliklerin ekonomiye, turizme, kentsel mekana, sosyal ve politik yapıya yansımaları irdelenmiştir. Mega etkinlikler kapsamında F1'in ortaya çıkışı, küresel ölçekte yayılımı ve F1'in kentsel mekana yansımaları, yine bu bölümde yer almaktadır. Üçüncü bölümde; İstanbul metropoliten alanının turizm potansiyeli incelenmiş ve kentte düzenlenen etkinlikler içerisinde F1'in öneminden bahsedilmiştir. Ayrıca bölüm kapsamında; İstanbul Park'ın gerçekleşme süreci ve bu süreçte rol alan aktörler irdelenmiştir. Dördüncü bölümde; İstanbul Park çevresinde gelişen yatırımlar incelenerek F1'in İstanbul kent mekanına yansımaları değerlendirilmiş ve F1'e gelen ziyaretçilerin algılamalarından yola çıkarak F1'in turizme etkisi ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Beşinci bölümde ise; mega etkinlikler hakkındaki literatürden elde edilen bilgiler ve tez kapsamında elde edilen sonuçlar doğrultusunda; F1 mega etkinliğinin İstanbul kent mekanına yansımaları ortaya konmuştur. Küresel turizm pazarında giderek önem kazanan İstanbul'da; kent ekonomisini yeniden canlandırmada bir araç olarak kullanılan mega etkinlikler ve etkinlik yatırımlarının, kentsel stratejiler doğrultusunda geliştirildikleri takdirde kentsel mekanda yaşanan olumsuzlukların azalabileceği yönünde çıkarımlarda bulunulmuştur.

Semiha Sultan Eryılmaz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kentsel dönüşüm sürecinin gelişimi ve günümüzdeki yasal -yönetsel boyutun irdelenmesi

Türkiyede 1950li yıllardan sonra sanayileşme ile neredeyse eşgüdümlü olarak ilerleyen göç ve gecekondu kavramları, 1980li yıllara gelindiğinde kimliğini değiştirmiş ve yerini yasadışı yapılaşmaya bırakmıştır. Gecekondu olgusunun hem kavramsal olarak hem de tanımladığı konut dokusu olarak değişmesindeki en önemli etken o dönemde var olan yasal düzenlemelerdir.Yasadışı yapılaşma kavramının ülkemizde geçirdiği evreler ile birlikte değişime uğrayan yasal ve yönetsel boyut, kaçak yapılaşmanın önüne geçememiş aksine bu sürecin gerisinde kalmıştır 1966 yılında 775 sayılı Gecekondu Kanunu ile birlikte yasadışı yapılaşmaya ilişkin ilk ciddi düzenlemenin yapıldığı görülmektedir. O yıldan günümüze kadar olan yaklaşık 45 yıllık süreçte birçok yasal düzenleme, kanun ve yönetmelik hazırlanmasına rağmen ülkemizde var olan yasadışı yapılaşma eğiliminin önüne geçilememiştir.1980?li yıllardan sonra yasadışı yapılaşma sürecinin değişmesinin yanında yasal ve yönetsel boyutta da bir takım değişimler görülebilmektedir. Özellikle 2000 yılı ve sonrasında yasal düzenlemelerin artık kentsel dönüşüm kavramını da içerdiği görebilmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu, 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun vb. birçok kanun kentsel dönüşüm sürecineyön vermekte yetersiz kalmıştır. Var olan yasaların içeriğinde kentsel dönüşüm alanlarının nasıl tespit edileceğinin belirlenememesi, sürecin nasıl ve hangi kurumlar tarafından yönetileceğinin tespit edilememesi ve katılımcılara ilişkin yeterli düzenlemenin olmaması başlıca eksikler olarak öne çıkmaktadır. Yasal altyapıda ki tüm bu eksiklikler dönüşüm sürecinin yönetiminde ve fiziksel mekânın planlamasında hatalara ve sorunlara neden olmaktadır.Günümüzde 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile tekrar gündeme gelen kentsel dönüşüm kavramı ve süreci, söz konusu yasa içeriğinde afet odaklı olarak ele alınmaktadır. Ancak yasal düzenleme içerisindeki bir takım ibareler ve kavramlar kentsel dönüşüm sürecinin bir rant aracına dönüşmesinin önünü açmaktadır.Türkiye?de son on yılda öne çıkan kentsel dönüşüm kavramının doğru olarak anlaşılamaması, yasal düzenlemelerin de bu yanlış anlama üzerinden ilerlemesi hem uygulamada problemlere hem de kamunun mağduriyetine neden olmaktadır. İstanbul başta olmak üzere Türkiye?de yasadışı yapılaşma sorunu ile karşı karşıya olan diğer illerin ihtiyacı kentsel dönüşüm sürecini doğru bir şekilde ele alan ve sürecin tüm evrelerine ilişkin olarak düzenlemelerin yapıldığı yasal bir altlıktır.Anahtar Kelimeler: Kentsel Dönüşüm Kavramı ve Süreci, Yasal Boyut, Kurumsal Yapı, Mevcut Uygulamalar, Yasadışı Yapılaşma,

Ufuk Dükkancı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme bağlamında kent dinamiklerinin kentsel dönüşüm sürecine etkisi: İstanbul örneği

Tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye`de de sanayileşme hareketleri ile birlikte hızlı kentleşme ve küreselleşme sonucu fizik mekanda önemli ölçüde değişiklikler yaşanmıştır. Bugün küreselleşmenin en önemli etkisi kentlerde yaşanmakta ve sermayenin dolaşımı ile kentler yeni boyutlar kazanmaktadır. Yaşanan bu değişimler incelendiğinde küreselleşme ile ortaya çıkan kent dinamiklerinin bu değişim ve dönüşüm sürecini etkilediği görülmüştür. Yapılan çalışma, bu gelişmeler ışığında, öncelikle küreselleşme ve kentsel dönüşüm kavramları incelenmiş, küreselleşme sürecindeki kent dinamikleri tanımlanmıştır. Bir olguyu anlayabilmek için geçmiş dönemde nasıl ve ne şekilde gerçekleştiğini bilmek gerektiği düşüncesiyle kentsel dönüşümün zaman içindeki gelişiminde hangi kent dinamikleri olduğu incelenmiş ve kent dinamiklerinin günümüz kentsel dönüşüm sürecine etkisi irdelenmiştir. Bu bağlamda Türkiye`nin önemli bir metropolü olan ve küreselleşmenin etkilerinin en çok görüldüğü İstanbul kent mekanı örnek alan olarak seçilmiştir. İstanbul özelinde öncelikle küreselle?menin kent mekanına etkisi ve yol açtığı deği?iklikler saptanmı? ve xiiküreselle?me bağlamında ortaya çıkan örnek kentsel dönü?üm projeleri incelenmi?tir. Sonuç olarak ise, küreselle?menin ve bu bağlamda ortaya çıkan kent dinamiklerinin ?stanbul kent mekanını etkileyi? biçimi ve olumlu-olumsuz yanları ortaya konulmu?tur.Anahtar Sözcükler: Küreselleşme, Kentsel Dönü?üm, Küresel Kent/ Dünya Kenti, Kent Dinamikleri, İstanbul.

Emin İnanduğçar
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Üretimi azaltılmış maden kentlerinin gelişim süreci ve geleceği: Zonguldak örneği

Kömür, 18.yy.da buhar makinesinin bulunuşuyla devrin en önemli kaynağı haline gelmiş, bu özelliğiyle tarım toplumundan endüstri toplumuna geçişte büyük rol oynamıştır. Sanayi devrimiyle makinelerin insanın yerini almasına, çalışma koşullarının büyük ölçüde iyileştirilmesine karşın, kömür endüstrisi emek-yoğun özelliğini korumuştur. 19.yy.da sanayi gelişimini sağlayan önemli ürün olan kömür, bölgeselliği, emek-yoğun üretim nitelikleri sayesinde, bulunduğu bölgelerin coğrafyasının hızla değişmesinde ve kömür havzalarında yeni fiziki-beşeri mekanlar ile yeni toplumsal ilişkilerin yaratılmasında etkili olmuştur. Bu dönemde maden işletmelerinin ihtiyaç duyduğu işgücünün temin edilmesi, işgücünün istikrarlı hale getirilmesi, disipline edilmesi ve üretimin devamlılığının sağlanması için çeşitli tedbirler alınması gibi gereklilikler ortaya çıkmıştır. Üretim artışı ve sermayenin üretim yapılan bölgeye aktarılması, ocakların etrafında maden işletmelerinde çalışan işçilerin, idari ve teknik personellerin yaşayabileceği yeni yaşam alanlarının oluşmasına neden olmuştur. Bu noktadan yola çıkılarak Zonguldak Havzası'nın 19.yy. sanayi devriminin ürettiği yeni mekanlardan biri olduğu ve havzada fiziki ve beşeri yapının hızla dönüşmesinde etkili olduğu görülmektedir. Süreç içerisinde, Osmanlı Devleti'nden itibaren alınan kararlar sonucunda, Zonguldak ve çevresinde istihdam olanakları oluşturulmuş ve kömür çıkartılan havzanın zamanla çekim gücü artmıştır. Çekim merkezi haline gelen bir bölgenin oluşmaya başlamasıyla da kırsalın itici ve istihdamın çekici gücüyle Zonguldak ve bölgesinin ekonomik, mekansal ve sosyal yapısında değişiklikler gözlenmeye başlamıştır. Yaşanan değişimlerin mekansal organizasyonuna olan etkileri günümüzde bile kent içinde kendini göstermektedir. Tez kapsamında, Zonguldak kentinde taşkömürü madenciliğinin tarihsel sürecine dayanan, maden odaklı gelişen kent mekanını belirleyen faktörler ve bu sektörün öneminin azalmasıyla ortaya çıkan değişimler, sorunlar ve geleceğe yönelik olarak kullanılabilecek potansiyellerin neler olabileceğinin ortaya çıkarılarak üretimi azaltılmış maden kentlerine, gelecek vizyonu oluşturulması amaçlanmıştır.

Zonguldak
Özge Yüksel
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Boğaziçi korularının kent içi yeşil alan sistemi içindeki yeri ve rekreasyon açısından potansiyeli; doğu yakası koruları: Abarahampaşa, Hidiv, Fethipaşa, Mihrabat koruları

Bu çalısma, stanbul Kent içi yesil alan sisteminin yeterli olmaması nedeniyle, tarihi, peyzaj ve kültürel degerleri açısından çok önemli olan, Bogaziçi Korularının kent parkları gibi kullanıldıgına dikkat çekmek, bu kullanımının sürdürülmesi halinde hassas dogal dengelerini yakın gelecekte kaybedeceklerine ve yok olacaklarına isaret etmek için yapılmıstır. Bu amaçla, öncelikle literatür taramasıyla, yesil alanla ilgili kavramlar tanımlanmıstır. Bogaziçi'nin konumu ve sosyo-kültürel özellikleri incelenmis, Bogaziçi Koruları'nın fonksiyonları ve özellikleri belirlenmistir. Bütün bu belirlemelerden sonra, Bogaziçi Dogu Yakası korularından seçilen, Abrahampasa, Hidiv, Mihrabat ve Fethipasa Korularında yapılan toplam 100 adet anketin degerlendirilmesi yapılmıs; Koruların kullanıcılarının özellikleri, koruyu kullanım nedenleri ve biçimleri incelenmistir. Sonuç olarak; tarihi, kültürel ve peyzaj degerleri yüksek kent içi yesil alanlarının yok edilmesi, aynı zamanda bir çevre sorunu olusturdugundan; Birlesmis Milletler, Avrupa Birligi, Avrupa Konseyi gibi kurulusların konuyla ilgili yaklasımlarına deginilmis, daha sonra; stanbul ve Bogaziçi alanındaki yesil alan sistemindeki, mevcuttaki yesil alanların kabul edilen standartlara göre yeterli olmadıgına dikkat çekilmis. koruların stanbul ve Bogaziçi'ndeki kent içi yesil alan sistemindeki eksiklikten dogan yogun bir rekreatif kullanım baskısı altında kaldıgı; stanbul'un her ilçesine hizmet verdigi; Korulardan, bir kent parkından beklenmemesi gereken rekreasyonel hizmetlerin verilmesi beklendigi belirlenmis; Yogun kullanım baskısı altında kalan koruların tarihi, peyzaj ve kültürel degerlerini koruyarak, nesiller boyu varlıklarını sürdürmeleri için özelliklerine uygun bir kullanım sekli gelistirilmesi önerilmistir. Anahtar kelimeler: stanbul, kent içi yesil alan sistemi, Bogaziçi koruları.

Handan Kılıç
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Mega etkinliklerin kent mekânına yansımaları Formula 1 Türkiye Grand Prix'i İstanbul Park örneği

Günümüzde ülke ve kentlerin ekonomilerinde çok önemli bir gelir kaynağı olan turizm; ekonomik, mekânsal, sosyo-kültürel ve politik etkilere sahiptir. Kentte bulunan tarihi ve doğal kaynakların yanı sıra kentte düzenlenen sanatsal ve kültürel faaliyetler, festivaller, spor etkinlikleri de turizmin gelişmesine katkıda bulunan potansiyel turizm kaynaklarını oluşturmaktadır. Bulunduğu kent/bölgede ekonomik sektörleri canlandıran, kente eklenen donatılarla fiziksel mekânı yeniden şekillendiren turizm olgusu, hizmetler sektöründe ilgili olduğu alt sektörleri geliştirerek istihdamı artırmakta; turizm talebi doğrultusunda onları yönlendirmektedir.Küresel turizm rekabetinden pay almak ve kentin adını uluslararası medya aracılığıyla duyurmak, daha çok turist ve ekonomik kaynak çekmek için kentler; var olan turizm kaynaklarına yenilerini eklemektedirler. Bu bağlamda ?etkinlik turizmi? olgusu gündeme gelmiş ve kentler arasında, etkinliklere ev sahipliği yapmak için yeni bir rekabet başlamıştır. Etkinliğin türüne, turist çekme kapasitesine, kent ve ülke ekonomisine yapacağı katkının büyüklüğüne göre kentler arasındaki rekabet de artmaktadır. Kentlerin, etkinlik düzenlemek için aday olması ile birlikte; yeni donatıların, spor tesislerinin ve bunları destekleyecek altyapı yatırımlarının (konaklama, yeme-içme mekânları, alışveriş merkezleri vb.) kente eklenmesi süreci başlamaktadır. Kentleri ?kısa süren? etkinlik öncesinde; uzun bir hazırlık süreci beklerken, etkinlik sonrasında kapasite fazlası donatıların nasıl kullanılacağı ve kentsel mekânı nasıl etkileyeceği sorusu beklemektedir.Turizm ve ekonomik çalışmalar ile ilgili uluslararası literatürde; mega etkinliklerin kentlere nasıl yansıdığı irdelenmektedir. Etkinlik öncesinde fayda-maliyet, girdi-çıktı analizleri yeterince yapılmadığı için, etkinliklerin olumsuz etkilerinin artabileceğinden söz edilmekte ve bu olumsuz etkileri hafifletmek için nasıl bir yol izlenebileceği sorgulanmaktadır.Ülkemizde düzenlenen mega etkinlikler ile ilgili literatür henüz oluşmadığından, etkinliklerin; kentsel mekâna, kent ekonomisine, turizme, sosyal yapıya etkisi yeterince bilinmemektedir. Bu çalışmada; kentlerin çekiciliğini artıran mega etkinliklerin; kentsel mekana ve turizme yansımaları, Formula 1 Türkiye Grand Prix'i İstanbul Park örneği bağlamında incelenmektedir. Bu kapsamda, çalışma; ülkemiz mega etkinlik literatüründeki boşluğun doldurulmasına önemli bir katkıda bulunmaktadır.Ülkemizde bir yandan Olimpiyatlara adaylık süreci devam ederken; diğer yandan Formula 1 Grand Prix, Avrupa Futbol Şampiyonası vb. etkinlikler düzenlenmektedir. Düzenlenen etkinliklerin öncesinde, etkinlik esnasında ve etkinlik sonrasında bir ?etkinlik yönetim ve stratejisi?nin izlenmediği görülmektedir. İstanbul'un F1'e adaylık sürecinde ve F1'in düzenlendiği süreç boyunca; merkezi hükümet, yerel yönetim ve özel girişimciler arasında yaşanan olaylar; kentsel strateji ve etkinlik yönetimi eksikliğini açıkça göstermektedir. İstanbul; 2002 öncesinde F1'in kentte düzenlenmesi için aday olma yönünde uğraş vermiş, 2005'te etkinliğe ev sahipliği yapmaya başlamış ve 2009'da etkinliği kaybetme riski ile karşı karşıya kalmıştır.Bu çalışma, beş ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde; literatür özeti, tezin amacı, hipotez ve araştırma yöntemi yer almaktadır. İkinci bölümde; turizm, markalaşma ve mega etkinlik olgusu ele alınmış, ilgili yazın doğrultusunda mega etkinliklerin ekonomiye, turizme, kentsel mekana, sosyal ve politik yapıya yansımaları irdelenmiştir. Mega etkinlikler kapsamında F1'in ortaya çıkışı, küresel ölçekte yayılımı ve F1'in kentsel mekana yansımaları, yine bu bölümde yer almaktadır. Üçüncü bölümde; İstanbul metropoliten alanının turizm potansiyeli incelenmiş ve kentte düzenlenen etkinlikler içerisinde F1'in öneminden bahsedilmiştir. Ayrıca bölüm kapsamında; İstanbul Park'ın gerçekleşme süreci ve bu süreçte rol alan aktörler irdelenmiştir. Dördüncü bölümde; İstanbul Park çevresinde gelişen yatırımlar incelenerek F1'in İstanbul kent mekanına yansımaları değerlendirilmiş ve F1'e gelen ziyaretçilerin algılamalarından yola çıkarak F1'in turizme etkisi ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Beşinci bölümde ise; mega etkinlikler hakkındaki literatürden elde edilen bilgiler ve tez kapsamında elde edilen sonuçlar doğrultusunda; F1 mega etkinliğinin İstanbul kent mekanına yansımaları ortaya konmuştur. Küresel turizm pazarında giderek önem kazanan İstanbul'da; kent ekonomisini yeniden canlandırmada bir araç olarak kullanılan mega etkinlikler ve etkinlik yatırımlarının, kentsel stratejiler doğrultusunda geliştirildikleri takdirde kentsel mekanda yaşanan olumsuzlukların azalabileceği yönünde çıkarımlarda bulunulmuştur.

Semiha Sultan Eryılmaz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Planlamada adil kent yaklaşımı çerçevesinde kentsel dönüşüm uygulamalarının incelenmesi: İstanbul Esenler ilçesi örneği

Kent planlama disiplininin bugün önemli uğraş alanlarından biri de kentsel dönüşüm projeleri olarak öne çıkmaktadır. Dönüşümle birlikte, kentlerin işleyişini sağlayan normatif ve toplumsal düzlemin fiziksel ya da ekonomik yapı lehine kullanılması, kentsel dönüşüm kavramının kullanılmaya başlandığı ilk günlerden beri tartışılmaktadır. Bu bağlamda, planlama disiplininin rasyonel bir arayışın ötesinde normatif olgulara yaslanan bir uğraş içinde olduğu çeşitli kuramsal tartışmalarda izlenebilmektedir. Bu tartışmaların izlenebileceği yaklaşımlardan biri de ?adil kent? söylemidir. 1960 sonrası, toplumsal eşitsizliklere vurgu yapan politik-ekonomi perspektifine dayalı adil kent yaklaşımı, 2000?li yıllardan sonra daha çok tartışılır olmuş ve adil kent yaklaşımı kentsel kalkınma, kentsel yenileme ve kentsel dönüşüm uygulamalarında adalet gibi normatif bir olguyu kent plancılarının gündemine taşımıştır. Adil kent yaklaşımı, bu sayede neo-liberal perspektife bir alternatif oluşturma arayışında olmuştur. Adalet olgusunu, eşitlik, çeşitlilik ve demokrasi kavramları ile birlikte ele alan adil kent yaklaşımı, kent plancıları ve kentlerdeki karar vericiler için bir takım ilkeler ortaya koymaktadır. Bu çalışmanın amacı, Kent planlama yazınında yeni arayışları tartışmak, adil kent yaklaşımının sunduğu ilkelerden hareketle, 6306 sayılı Afet Dönüşüm Yasası Çerçevesinde ilk kentsel dönüşüm uygulamasının gerçekleştiği İstanbul Esenler İlçesi Havaalanı Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi?ni incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, birinci bölümde, literatür taraması, tezin amacı ve bulgulara ilişkin bilgiler sunulmuştur. İkinci bölümde, kent planlama düşüncesi ele alınarak model arayışları ve bu modeller içinde planlama sürecine normatif değerlendirmeler getiren yaklaşımlar irdelenmiştir. Üçüncü bölümde kent planlaması ve adalet kavramları ele alınmış olup, adil kent yaklaşımı ve bu yaklaşımın bileşenleri tartışılmıştır. Dördüncü bölümde, alan çalışmasının yapıldığı Esenler İlçesi ve Havaalanı Mahallesi?nin kentsel gelişim, kentsel dönüşüm süreçleri ele alınmıştır. Beşinci bölümde, Havaalanı Mahallesi?nden gerçekleşmekte olan kentsel dönüşüm uygulaması adil kent yaklaşımının sunduğu ilkeler çerçevesinde irdelenmiştir. İncelemede, nitel araştırma yöntemleri kullanılmış, projenin uygulayıcısı olan yönetici aktörler ve ilçede/mahallede etkin STK?lar, bölgede yaşayan, işyeri/konut sahibi/kiracıları ile yapılan yüz yüze görüşmelerden faydalanılmıştır. Altıncı bölüm, sonuç ve önerilere ayrılmış ve alan çalışmasının sunduğu verileri yorumlanmış kentsel planlamanın yeni bir boyut kazandığı dönüşüm uygulamalarında değerlere ilişkin vurguların dikkate alınmasına yönelik öneriler geliştirilmiştir.

Kentsel planlamaPlanlamaSosyal adalet
Yunus Çolak
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul'un kentsel peyzaj değişimlerinin siluet kapsamında değerlendirilmesi

Tarih boyunca doğal peyzajın hakim olduğu alanlarda, çeşitli ihtiyaçlar sonucunda ortaya çıkan şehirleşme olgusuyla beraber, doğal peyzaja antropojen etkilerde bulunulmuş ve bu etkiler sonucunda kültürel peyzajlar ortaya çıkmıştır. Kentsel peyzaj, peyzaja olan bu kültürel etkinin, kentsel alanlarda gerçekleşmesiyle oluşan, farklı ihtiyaç ve etkenler sonucunda sürekli değişim halinde olan bir kavramdır. Eski çağlardan beri kentsel peyzaj, insanların yaşam şekillerindeki değişimler, ekonomik ve politik yapıda yaşanan farklılaşmalar ya da planlama sonucunda yaşanan değişimlerle olumlu ya da olumsuz anlamda değişmektedir. Günümüzde kentsel peyzajın değişimindeki en büyük etkenlerin başında ise liberal ekonomik düzen, nüfus yapısındaki değişimler ve küreselleşme gelmektedir. Özellikle İstanbul gibi tarihi kent peyzajlarında yaşanan bu değişim, genellikle gelişim olmaktan çok sorun şeklinde ortaya çıkmaktadır.Tarihsel süreçte, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan İstanbul kentinin, kentsel peyzaj yapısını oluşturan ve değiştiren bir çok farklı dinamik söz konusudur. `İstanbul'un Kentsel Peyzaj Değişimlerinin Siluet Kapsamında Değerlendirilmesi' isimli yüksek lisans tez çalışmasının amacı, İstanbul kentinin, kentsel peyzaj yapısını ve siluetinin değişim sürecini, yazılı kaynaklar ve eski görsellerin araştırmasıyla ortaya koymak ve 1980'li yıllardan itibaren liberal ekonomik düzen, nüfus yapısındaki değişimler ve küreselleşme kaygıları sonucu oluşan fiziki yapılaşmanın, kentsel peyzaja olan etkilerini, değişimin en çarpıcı şekilde görüldüğü açılardan alınan günümüz siluetleri kapsamında, kentsel imaj kriterleriyle değerlendirmektir.Bu kapsamda çalışmanın içeriği beş bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde; literatür özeti, yapılan çalışmanın amacı ve bulgulardan bahsedilmektedir.Çalışmanın ikinci bölümünde; tezin kavramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Kentsel peyzaj kavramı, kentsel peyzaj oluşumu ve değişimleri, kentsel peyzajın kentsel kimlik ve kentsel imajla olan ilişkisi vurgulanmış ve kentsel peyzajı değerlendirmede en etkili özelliklerden biri olan siluet kavramı açıklanmış, siluetin kentsel peyzaj ve kentsel imge ile ilişkileri ortaya konulmuştur.Çalışmanın üçüncü bölümünde İstanbul'un kentsel peyzaj yapısı, doğal ve kültürel peyzaj kapsamında genel perspektifte değerlendirilmiş, İstanbul'un siluet özellikleri tarihsel süreçler içerisinde değerlendirilmiştir. Çalışmanın amacına ulaşabilmesi için, İstanbul'un siluet yapısı cumhuriyet öncesi dönem, cumhuriyetten 1980 yılına kadar olan dönem ve 1980 yılından günümüze kadar olan dönem olarak süreçlere ayrılmış, bu süreçlerdeki etkili olan dinamikler çerçevesinde siluet özellikleri değerlendirilmiştir.Çalışmanın dördüncü bölümünde, değişimin siluet ölçeğine en fazla yansıdığı, 1980 yılından günümüze kadar olan dönem, değişimde etkili olan faktörler özelinde incelenmiş, dönemin siluet özellikleri ortaya konulmuş ve kentsel peyzajın doğal peyzaja olan etkileri değerlendirilmiştir. Çalışma alanının siluet yapısına ilişkin imaj öğeleri ?Kentsel İmaj Kuramı? bağlamında peyzaj mimarı bakış açısıyla değerlendirilmiştir.Çalışmanın sonucunda, tezin genelinde tespit edilen sonuçlar ve yapılan görsel araştırma ve analizler sonucunda ortaya çıkan sonucun değerlendirilmesi birlikte yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Kentsel peyzaj, siluet, kentsel imaj, İstanbul ve siluet

Şule Erkaya
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul'un kentsel peyzaj değişimlerinin siluet kapsamında değerlendirilmesi

Tarih boyunca doğal peyzajın hakim olduğu alanlarda, çeşitli ihtiyaçlar sonucunda ortaya çıkan şehirleşme olgusuyla beraber, doğal peyzaja antropojen etkilerde bulunulmuş ve bu etkiler sonucunda kültürel peyzajlar ortaya çıkmıştır. Kentsel peyzaj, peyzaja olan bu kültürel etkinin, kentsel alanlarda gerçekleşmesiyle oluşan, farklı ihtiyaç ve etkenler sonucunda sürekli değişim halinde olan bir kavramdır. Eski çağlardan beri kentsel peyzaj, insanların yaşam şekillerindeki değişimler, ekonomik ve politik yapıda yaşanan farklılaşmalar ya da planlama sonucunda yaşanan değişimlerle olumlu ya da olumsuz anlamda değişmektedir. Günümüzde kentsel peyzajın değişimindeki en büyük etkenlerin başında ise liberal ekonomik düzen, nüfus yapısındaki değişimler ve küreselleşme gelmektedir. Özellikle İstanbul gibi tarihi kent peyzajlarında yaşanan bu değişim, genellikle gelişim olmaktan çok sorun şeklinde ortaya çıkmaktadır.Tarihsel süreçte, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan İstanbul kentinin, kentsel peyzaj yapısını oluşturan ve değiştiren bir çok farklı dinamik söz konusudur. `İstanbul'un Kentsel Peyzaj Değişimlerinin Siluet Kapsamında Değerlendirilmesi' isimli yüksek lisans tez çalışmasının amacı, İstanbul kentinin, kentsel peyzaj yapısını ve siluetinin değişim sürecini, yazılı kaynaklar ve eski görsellerin araştırmasıyla ortaya koymak ve 1980'li yıllardan itibaren liberal ekonomik düzen, nüfus yapısındaki değişimler ve küreselleşme kaygıları sonucu oluşan fiziki yapılaşmanın, kentsel peyzaja olan etkilerini, değişimin en çarpıcı şekilde görüldüğü açılardan alınan günümüz siluetleri kapsamında, kentsel imaj kriterleriyle değerlendirmektir.Bu kapsamda çalışmanın içeriği beş bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde; literatür özeti, yapılan çalışmanın amacı ve bulgulardan bahsedilmektedir.Çalışmanın ikinci bölümünde; tezin kavramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Kentsel peyzaj kavramı, kentsel peyzaj oluşumu ve değişimleri, kentsel peyzajın kentsel kimlik ve kentsel imajla olan ilişkisi vurgulanmış ve kentsel peyzajı değerlendirmede en etkili özelliklerden biri olan siluet kavramı açıklanmış, siluetin kentsel peyzaj ve kentsel imge ile ilişkileri ortaya konulmuştur.Çalışmanın üçüncü bölümünde İstanbul'un kentsel peyzaj yapısı, doğal ve kültürel peyzaj kapsamında genel perspektifte değerlendirilmiş, İstanbul'un siluet özellikleri tarihsel süreçler içerisinde değerlendirilmiştir. Çalışmanın amacına ulaşabilmesi için, İstanbul'un siluet yapısı cumhuriyet öncesi dönem, cumhuriyetten 1980 yılına kadar olan dönem ve 1980 yılından günümüze kadar olan dönem olarak süreçlere ayrılmış, bu süreçlerdeki etkili olan dinamikler çerçevesinde siluet özellikleri değerlendirilmiştir.Çalışmanın dördüncü bölümünde, değişimin siluet ölçeğine en fazla yansıdığı, 1980 yılından günümüze kadar olan dönem, değişimde etkili olan faktörler özelinde incelenmiş, dönemin siluet özellikleri ortaya konulmuş ve kentsel peyzajın doğal peyzaja olan etkileri değerlendirilmiştir. Çalışma alanının siluet yapısına ilişkin imaj öğeleri ?Kentsel İmaj Kuramı? bağlamında peyzaj mimarı bakış açısıyla değerlendirilmiştir.Çalışmanın sonucunda, tezin genelinde tespit edilen sonuçlar ve yapılan görsel araştırma ve analizler sonucunda ortaya çıkan sonucun değerlendirilmesi birlikte yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Kentsel peyzaj, siluet, kentsel imaj, İstanbul ve siluet

Şule Erkaya
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul'un kentsel peyzaj değişimlerinin siluet kapsamında değerlendirilmesi

Tarih boyunca doğal peyzajın hakim olduğu alanlarda, çeşitli ihtiyaçlar sonucunda ortaya çıkan şehirleşme olgusuyla beraber, doğal peyzaja antropojen etkilerde bulunulmuş ve bu etkiler sonucunda kültürel peyzajlar ortaya çıkmıştır. Kentsel peyzaj, peyzaja olan bu kültürel etkinin, kentsel alanlarda gerçekleşmesiyle oluşan, farklı ihtiyaç ve etkenler sonucunda sürekli değişim halinde olan bir kavramdır. Eski çağlardan beri kentsel peyzaj, insanların yaşam şekillerindeki değişimler, ekonomik ve politik yapıda yaşanan farklılaşmalar ya da planlama sonucunda yaşanan değişimlerle olumlu ya da olumsuz anlamda değişmektedir. Günümüzde kentsel peyzajın değişimindeki en büyük etkenlerin başında ise liberal ekonomik düzen, nüfus yapısındaki değişimler ve küreselleşme gelmektedir. Özellikle İstanbul gibi tarihi kent peyzajlarında yaşanan bu değişim, genellikle gelişim olmaktan çok sorun şeklinde ortaya çıkmaktadır.Tarihsel süreçte, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan İstanbul kentinin, kentsel peyzaj yapısını oluşturan ve değiştiren bir çok farklı dinamik söz konusudur. `İstanbul'un Kentsel Peyzaj Değişimlerinin Siluet Kapsamında Değerlendirilmesi' isimli yüksek lisans tez çalışmasının amacı, İstanbul kentinin, kentsel peyzaj yapısını ve siluetinin değişim sürecini, yazılı kaynaklar ve eski görsellerin araştırmasıyla ortaya koymak ve 1980'li yıllardan itibaren liberal ekonomik düzen, nüfus yapısındaki değişimler ve küreselleşme kaygıları sonucu oluşan fiziki yapılaşmanın, kentsel peyzaja olan etkilerini, değişimin en çarpıcı şekilde görüldüğü açılardan alınan günümüz siluetleri kapsamında, kentsel imaj kriterleriyle değerlendirmektir.Bu kapsamda çalışmanın içeriği beş bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde; literatür özeti, yapılan çalışmanın amacı ve bulgulardan bahsedilmektedir.Çalışmanın ikinci bölümünde; tezin kavramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Kentsel peyzaj kavramı, kentsel peyzaj oluşumu ve değişimleri, kentsel peyzajın kentsel kimlik ve kentsel imajla olan ilişkisi vurgulanmış ve kentsel peyzajı değerlendirmede en etkili özelliklerden biri olan siluet kavramı açıklanmış, siluetin kentsel peyzaj ve kentsel imge ile ilişkileri ortaya konulmuştur.Çalışmanın üçüncü bölümünde İstanbul'un kentsel peyzaj yapısı, doğal ve kültürel peyzaj kapsamında genel perspektifte değerlendirilmiş, İstanbul'un siluet özellikleri tarihsel süreçler içerisinde değerlendirilmiştir. Çalışmanın amacına ulaşabilmesi için, İstanbul'un siluet yapısı cumhuriyet öncesi dönem, cumhuriyetten 1980 yılına kadar olan dönem ve 1980 yılından günümüze kadar olan dönem olarak süreçlere ayrılmış, bu süreçlerdeki etkili olan dinamikler çerçevesinde siluet özellikleri değerlendirilmiştir.Çalışmanın dördüncü bölümünde, değişimin siluet ölçeğine en fazla yansıdığı, 1980 yılından günümüze kadar olan dönem, değişimde etkili olan faktörler özelinde incelenmiş, dönemin siluet özellikleri ortaya konulmuş ve kentsel peyzajın doğal peyzaja olan etkileri değerlendirilmiştir. Çalışma alanının siluet yapısına ilişkin imaj öğeleri ?Kentsel İmaj Kuramı? bağlamında peyzaj mimarı bakış açısıyla değerlendirilmiştir.Çalışmanın sonucunda, tezin genelinde tespit edilen sonuçlar ve yapılan görsel araştırma ve analizler sonucunda ortaya çıkan sonucun değerlendirilmesi birlikte yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Kentsel peyzaj, siluet, kentsel imaj, İstanbul ve siluet

Şule Erkaya
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Gayrimenkul geliştirme ve kentsel dönüşüm süreçlerinin geliştirici aktörler gözünden irdelenmesi; İstanbul örneği

Gayrimenkul geliştirme ve kentsel dönüşüm çalışmaları sonucunda kentlerde yaratılan muhtelif boyutardaki yaşam, iş ve eğlence alanları sadece fiziki yapılar olarak görülmemekte, aynı zamanda sosyal ve çevresel boyutları ile bir bütün olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla, planlanan gayrimenkul geliştirme ve kentsel dönüşüm projeleri, kısa vadeli ya da salt kar odaklı değil, uzun vadeli, şehir ve şehir halkı yararına hizmet eden sürdürülebilir bir yol haritası ile geliştirilmelidir. İstanbul'da 2000'den buyana gerçekleşen gayrimenkul geliştirme ve kentsel dönüşüm projelerine bakıldığında bu projelerin belirli kriterlere öncelik verilen lokasyonlarda yoğunlaştığı ve bu durumun bazı çevresel, sosyal ve ekonomik sorunlara neden olduğu tespit edilmiştir. Gayrimenkul geliştirme ve kentsel dönüşüm konulu Doktora tezlerindeki literatür taramalarında, genellikle yaşama geçmiş projelerin mevcut sorunları tespit edilip bu sorunlara yönelik çözüm önerileri sunulmuştur. Tez kapsamında araştırma sorusu "İstanbul'da kentsel dönüşüm ve gayrimenkul geliştirme sektöründe geliştirici aktörlerin bakış açısı ve karar verme kriterleri nelerdir?" olarak belirlenmiştir. Yapılan araştırma ve literatür incelemeleri sonucunda literatürde eksik olan kısmın bu sürecin ana aktörleri arasında yer alan gayrimenkul yatırımcıları, geliştiricileri, müteahhitler, mimarlık ofisleri, danışmanlık firmaları gibi kurumların yatırım kararı verme kriterleri hakkında yeterli akademik çalışma olmadığı gözlemlenmiştir. İstanbul'da gerçekleşen gayrimenkul geliştirme ve kentsel dönüşüm projeleri, ilçe ve mahalle bazında incelendiğinde, gerçekleşen ya da uygulama sürecinde olan bu projelerde geliştirici aktörler için karar verme aşamasındaki en önemli kriterin, yatırım yapılacak lokasyonun yüksek piyasa değeri olduğu görülmektedir. Hipotezin ispat edilmesine ilişkin tamamlanan bu çalışma, İstanbul ölçeğinde çeşitli gayrimenkul geliştirme ve kentsel dönüşüm projeleri hakkında hipotezi destekleyen örnekler ve geliştirici aktörlere yönelik yapılan anket çalışmasını içermektedir. Anahtar Kelimeler: Gayrimenkul geliştirme, kentsel dönüşüm, kentsel yenileme, arsa geliştirme ve uygulamaları, gayrimenkul geliştirici aktörler.

Orçun Başeğmez
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Gayrimenkul geliştirme ve kentsel dönüşüm süreçlerinin geliştirici aktörler gözünden irdelenmesi; İstanbul örneği

Gayrimenkul geliştirme ve kentsel dönüşüm çalışmaları sonucunda kentlerde yaratılan muhtelif boyutardaki yaşam, iş ve eğlence alanları sadece fiziki yapılar olarak görülmemekte, aynı zamanda sosyal ve çevresel boyutları ile bir bütün olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla, planlanan gayrimenkul geliştirme ve kentsel dönüşüm projeleri, kısa vadeli ya da salt kar odaklı değil, uzun vadeli, şehir ve şehir halkı yararına hizmet eden sürdürülebilir bir yol haritası ile geliştirilmelidir. İstanbul'da 2000'den buyana gerçekleşen gayrimenkul geliştirme ve kentsel dönüşüm projelerine bakıldığında bu projelerin belirli kriterlere öncelik verilen lokasyonlarda yoğunlaştığı ve bu durumun bazı çevresel, sosyal ve ekonomik sorunlara neden olduğu tespit edilmiştir. Gayrimenkul geliştirme ve kentsel dönüşüm konulu Doktora tezlerindeki literatür taramalarında, genellikle yaşama geçmiş projelerin mevcut sorunları tespit edilip bu sorunlara yönelik çözüm önerileri sunulmuştur. Tez kapsamında araştırma sorusu "İstanbul'da kentsel dönüşüm ve gayrimenkul geliştirme sektöründe geliştirici aktörlerin bakış açısı ve karar verme kriterleri nelerdir?" olarak belirlenmiştir. Yapılan araştırma ve literatür incelemeleri sonucunda literatürde eksik olan kısmın bu sürecin ana aktörleri arasında yer alan gayrimenkul yatırımcıları, geliştiricileri, müteahhitler, mimarlık ofisleri, danışmanlık firmaları gibi kurumların yatırım kararı verme kriterleri hakkında yeterli akademik çalışma olmadığı gözlemlenmiştir. İstanbul'da gerçekleşen gayrimenkul geliştirme ve kentsel dönüşüm projeleri, ilçe ve mahalle bazında incelendiğinde, gerçekleşen ya da uygulama sürecinde olan bu projelerde geliştirici aktörler için karar verme aşamasındaki en önemli kriterin, yatırım yapılacak lokasyonun yüksek piyasa değeri olduğu görülmektedir. Hipotezin ispat edilmesine ilişkin tamamlanan bu çalışma, İstanbul ölçeğinde çeşitli gayrimenkul geliştirme ve kentsel dönüşüm projeleri hakkında hipotezi destekleyen örnekler ve geliştirici aktörlere yönelik yapılan anket çalışmasını içermektedir. Anahtar Kelimeler: Gayrimenkul geliştirme, kentsel dönüşüm, kentsel yenileme, arsa geliştirme ve uygulamaları, gayrimenkul geliştirici aktörler.

Orçun Başeğmez
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kentlerin küresel iklim değişikliğine uyum politika ve eylem stratejlerinin incelenmesi Londra örneği

İklim değişikliğinin kendini gitgide daha fazla hissettirmeye başlaması, küresel boyutta incelenmesi çalışmalarını başlatmış, kanıtlanarak, uluslararası müzakerelerde yerini almış ve çözüm noktasında her ülkeye sorumluluklar yüklemiştir. Ulusal boyutta yapılan çalışmaların daha verimli olabilmesi için, bireysel davranış değişikliklerinden, kent ölçeğinde çalışmaların gerekliliği fikri zamanla olgunlaşan iklim değişikliği mücadele çalışmalarının daha da olgunlaşmasını sağlamıştır. İklim değişikliği ile ilgili, kentsel alanlara odaklanan çalışmalar, kentlerin hafifletme çalışmaları yanı sıra yaşam kalitesinin ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesi için devam eden iklimsel değişikliklere uyum eylemlerinin de gerekliliğini vurgulamaya başlamıştır. Kentsel sistemlerin devamlılığı ve yaşam kalitesinin sağlanması, yapılı ve doğal çevrenin, kaynakların ve yaşamsal ve sektörel işleyişin devam etmesine, oluşabilecek iklim kaynaklı doğal afetlere karşı önceden tedbir alınarak yapılan acil durum planlamalarının yapılmasına, mekânsal planlama bileşenlerine, onarma, koruma ve geliştirme çalışmalarına bağlıdır. Tüm bu çalışmalara stratejik bir yaklaşım sergilenmeli, yasal mekanizmalar ile desteklenmelidir. Bu çalışmada, kentlerin uyum stratejisi hazırlarken nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini ortaya koymak amaçlanmıştır. Örnek alan olarak, iklim değişikliği ile mücadele konusunda pek çok konuda öncü olan, dünyanın ilk uzun dönemi kapsayan iklim değişikliği yasasını yapan, Kyoto protokolünü imzalayan ve karbon hedeflerine ulaşan ülkelerden biri olan İngiltere genelinden, planlamanın ötesinde, örnek çalışmaları ile dünyanın pek çok metropol kentini bir araya getiren ve başarılı çalışmaların paylaşıldığı, standartların geliştirildiği, iklim değişikliğine uyum çalışmaların bilgi paylaşımının yapıldığı platform olan "Büyük Kentler İklim Liderlik Grubu" olarak adlandırılan C40 kentleri oluşumuna önderlik eden Londra kentinin iklim değişikliği etkileri ve uyum stratejileri incelenmiştir. 1.Bölüm konuya giriş bölümü olup, iklim değişikliği ile ilgili yapılan tezler, makaleler özetlenmiş, tezin amacı belirtilmiş ve tez konusu belirlenirken çıkış noktası olan konular hipotez olarak yer almıştır. 2.Bölüm'de, iklim değişikliğinin bilimsel tanımı yapılmış, kentlerin iklim değişikliği ile karşılıklı etkileşimleri incelenmiş, iklim değişikliği hafifletme ve iklim değişikliği etkilerine uyum kavramlarına değinilmiştir. 3. Bölüm, iklim değişikliği ile mücadele konusunda kentler için uyum ihtiyacı, uyum stratejisi süreçleri, planlama ve tasarım yaklaşımları anlatılmıştır. 4.Bölüm, İngiltere ve Londra üzerinden, ulusal uyum eylemlerinin ve yasal düzenlemelerin, kent ölçeğine nasıl yansıdığını gösteren ve Londra'nın uyum politika(yaklaşım), strateji ve çalışmalarının incelendiği ve örneklendiği bölümdür. Sonuç ve değerlendirme kısmında, İngiltere ve Londra için yapılan çalışmalar değerlendirilmiş ve bu strateji ve eylemlerin yeterliliği de göz önünde bulundurularak örnek bir strateji yaklaşımı için hangi aşamaların yer alması gerektiği, risklerin nasıl değerlendirilmesi gerektiği ortaya konmuştur.

İklim değişikliği
Pınar Tuba Karamızrak
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kentlerin küresel iklim değişikliğine uyum politika ve eylem stratejlerinin incelenmesi Londra örneği

İklim değişikliğinin kendini gitgide daha fazla hissettirmeye başlaması, küresel boyutta incelenmesi çalışmalarını başlatmış, kanıtlanarak, uluslararası müzakerelerde yerini almış ve çözüm noktasında her ülkeye sorumluluklar yüklemiştir. Ulusal boyutta yapılan çalışmaların daha verimli olabilmesi için, bireysel davranış değişikliklerinden, kent ölçeğinde çalışmaların gerekliliği fikri zamanla olgunlaşan iklim değişikliği mücadele çalışmalarının daha da olgunlaşmasını sağlamıştır. İklim değişikliği ile ilgili, kentsel alanlara odaklanan çalışmalar, kentlerin hafifletme çalışmaları yanı sıra yaşam kalitesinin ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesi için devam eden iklimsel değişikliklere uyum eylemlerinin de gerekliliğini vurgulamaya başlamıştır. Kentsel sistemlerin devamlılığı ve yaşam kalitesinin sağlanması, yapılı ve doğal çevrenin, kaynakların ve yaşamsal ve sektörel işleyişin devam etmesine, oluşabilecek iklim kaynaklı doğal afetlere karşı önceden tedbir alınarak yapılan acil durum planlamalarının yapılmasına, mekânsal planlama bileşenlerine, onarma, koruma ve geliştirme çalışmalarına bağlıdır. Tüm bu çalışmalara stratejik bir yaklaşım sergilenmeli, yasal mekanizmalar ile desteklenmelidir. Bu çalışmada, kentlerin uyum stratejisi hazırlarken nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini ortaya koymak amaçlanmıştır. Örnek alan olarak, iklim değişikliği ile mücadele konusunda pek çok konuda öncü olan, dünyanın ilk uzun dönemi kapsayan iklim değişikliği yasasını yapan, Kyoto protokolünü imzalayan ve karbon hedeflerine ulaşan ülkelerden biri olan İngiltere genelinden, planlamanın ötesinde, örnek çalışmaları ile dünyanın pek çok metropol kentini bir araya getiren ve başarılı çalışmaların paylaşıldığı, standartların geliştirildiği, iklim değişikliğine uyum çalışmaların bilgi paylaşımının yapıldığı platform olan "Büyük Kentler İklim Liderlik Grubu" olarak adlandırılan C40 kentleri oluşumuna önderlik eden Londra kentinin iklim değişikliği etkileri ve uyum stratejileri incelenmiştir. 1.Bölüm konuya giriş bölümü olup, iklim değişikliği ile ilgili yapılan tezler, makaleler özetlenmiş, tezin amacı belirtilmiş ve tez konusu belirlenirken çıkış noktası olan konular hipotez olarak yer almıştır. 2.Bölüm'de, iklim değişikliğinin bilimsel tanımı yapılmış, kentlerin iklim değişikliği ile karşılıklı etkileşimleri incelenmiş, iklim değişikliği hafifletme ve iklim değişikliği etkilerine uyum kavramlarına değinilmiştir. 3. Bölüm, iklim değişikliği ile mücadele konusunda kentler için uyum ihtiyacı, uyum stratejisi süreçleri, planlama ve tasarım yaklaşımları anlatılmıştır. 4.Bölüm, İngiltere ve Londra üzerinden, ulusal uyum eylemlerinin ve yasal düzenlemelerin, kent ölçeğine nasıl yansıdığını gösteren ve Londra'nın uyum politika(yaklaşım), strateji ve çalışmalarının incelendiği ve örneklendiği bölümdür. Sonuç ve değerlendirme kısmında, İngiltere ve Londra için yapılan çalışmalar değerlendirilmiş ve bu strateji ve eylemlerin yeterliliği de göz önünde bulundurularak örnek bir strateji yaklaşımı için hangi aşamaların yer alması gerektiği, risklerin nasıl değerlendirilmesi gerektiği ortaya konmuştur.

İklim değişikliği
Pınar Tuba Karamızrak
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00

Other supervisors