Theses supervised by Prof. Dr. İsmail Coşkun
16 theses · Gazi University, İstanbul University
PLC ile kontrol edilen endüstriyel bir sistemin cep telefonu ile uzaktan kontrolü
Endüstriyel sistemlerde analog işlemlerin (hız, basınç, sıcaklık, vb.) kontrolü oldukça önemlidir. Bu işlemlerdeki herhangi bir arıza büyük maddi kayıplara yol açabilmektedir. Analog işlemlerin işyerinden uzakta kontrol edilebilmesi çalışmanın temel amacıdır. Farklı uzaktan kontrol metotlarının (cep telefonu, bilgisayar, RF) bir arada çalışması sistemi diğer çalışmalardan ayırmaktadır. Bu çalışmada endüstriyel sistemlerin otomasyonunda sıkça kullanılan PLC (Programable Logic Control) cihazının kontrolü, sabit veya cep telefonu hattına bağlı olan bir DTMF (Dual Tone Multi Frequency) kod çözücü yardımıyla cep telefonu üzerinden sağlanmıştır. DTMF kod çözücüden alınan sinyaller PIC16F628A mikrodenetleyicisi tarafından işlenerek PLC'ye data girişi olarak gönderilmiştir. PLC cihazı Plastik Enjeksiyon Makinası'nın kontrolünü kendi çıkışına bağlı bir RF (Radio Frequency) verici modülle sağlamaktadır. Bu sayede makinenin yanında bulunan RF alıcı üzerinden sistemin kontrolü sağlanmıştır. Enjeksiyon ısısı K tipi bir termokupl vasıtasıyla PLC' nin analog girişine kablo yardımıyla aktarılmıştır. PLC cihazının kullanıcının yakınında kalması, bu PLC' nin internet üzerinden kontrolünü kolaylaştırmıştır. Uzaktan masaüstü izleme programı olan TeamViewer programı sayesinde, PLC' nin anlık durumları internet üzerinden de takip edilmiştir. Böylece herhangi bir GSM (Global System for Mobile Communications) modülü veya operatör paneli kullanılmadan daha ucuz ve pratik uzaktan kontrol sağlanmıştır. Çalışmanın sonunda rezistansların sıcaklık kontrolü, soğutma suyu sistemine ait üç fazlı asenkron motorun hız kontrolü ve pnömatik motorlara ait valflerin basınç kontrolü, cep telefonu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. IP kamera ve cep telefonu ekranından sistemin anlık durumu izlenmiştir.
Bilgisayar destekli elektro erozyon yöntemi ile talaş kaldırma sisteminin tasarımı ve uygulaması
Bu çalışma ile, elektro erozyon yöntemini kullanarak tornalama işlemi yapan bir tezgahın prototipinin tasarımı ve imalatı gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen elektro erozyon tezgâhı, sisteme x, y, z ve c (divizör) ekseni doğrultularında hareket kabiliyeti sağlamak üzere kurulmuş olan dört eksenden oluşmaktadır. Eksen hareketlerini sağlayacak olan mekanik aksam için tasarım kriterleri belirlenmiş ve buna bağlı olarak hareket mekanizması oluşturulmuştur. Eksenler servomotorlar kullanılarak hareket ettirilmiş, x,y ve c ekseni için AC servomotor, z ekseni için ise DC servomotor kullanılmıştır. Servomotorların konum, hız ve yön denetimlerini sağlamak üzere dört eksen çıkış sağlayabilen bir PLC tercih edilmiştir. Tezgahın kullanıcı denetiminin sağlanabilmesi için operatör-dokunmatik panel (touch panel) kullanılmış ve denetim işlemi tamamlanmıştır. Elektro erozyon tezgahının talaş kaldırma işlemini gerçekleştirebilmesi için güç kaynağı (jeneratör) ünitesi tasarımı da yapılarak operatör panel üzerinden denetimi sağlanmış, bu işlem için PLC üzerinden analog denetim işlemi yapacak bir sayısal-analog dönüştürme modülü kullanılmıştır. Ayrıca iş parçası ve elektrot arasında soğutma ve dielektrik işlemi yapacak olan sıvı püskürtme sistemi de tasarlanarak tezgaha eklenmiştir. Bu tezgah sayesinde c ekseni diye adlandırılan dönme hareketi ile iş parçasının tornalanması ve yüzey temizlemesi gibi işlemleri yapabilecek özellik kazandırılmıştır. Geliştirilen tezgah ile bu yöntemi kullanarak boyları uzun ve küçük çaptaki malzemelerin işlenmesi ve çaplarının azaltılması işlemi yanında klasik erozyon tezgahlarında yapılan şekillendirme işlemini de yapılabilmektedir. Geliştirilen tezgahın performans kriterini test etmek amacıyla, bakır ve grafit elektrotlar, iş parçası olarak da çelik ve demir kullanarak deneysel çalışmalar yapılmış, yapılan işlem sonucunda, işlenen malzemeler için yüzey pürüzlülük ölçüm cihazı ve elektro mikroskop ile gerekli ölçümler yapılarak diğer çalışmalarla kıyaslanmıştır. Elde edilen sonuçlar tezgahın belirlenen kriterlere sahip olduğunu göstermiştir.
DC motorun hız performans eğrisi kullanılarak kazanç parametrelerinin (P,I,D) bulunması
Endüstriyel kontrol süreçlerinde yaygın bir kullanım alanı bulunan ve kontrol sisteminin çıkış değeri üzerinde büyük etkisi olan PID kontrol için en önemli unsur sistem için en uygun parametre değerlerinin belirlenmesidir. PID parametrelerinin belirlenmesi için günümüze kadar karmaşık matematiksel işlemler ya da deneme yanılma yöntemi kullanılarak çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Yapılan bu çalışmada karmaşık matematiksel işlemlere gerek kalmadan transfer fonksiyonu çıkartılan DA motorunun hız eğrisi üzerinde kazanç değerlerinin sistem üzerindeki etkileri göz önüne alınarak matlab da bir algoritma oluşturulmuştur. Bu algoritma ile DA motoru hız kontrolü gerçekleştirildiğinde aşımın çok düşük olduğu, Ziegler-Nichols yöntemine göre daha iyi yükselme zamanı ve referans değere ulaştığı görülmüştür.
Mikrodenetleyici tabanlı güneş enerjisinden elektrik enerjisi üretim sisteminin tasarımı
21. yüzyıla girerken, artan nüfus ve sanayileşmeden kaynaklanan enerjitüketiminin hızla artması, fosil kökenli yakıtların bir süre sonra tükeneceği veçevre üzerindeki olumsuz etkileri, çevre dostu yenilenebilir enerji kaynaklarınailgiyi arttırmıştır. Bu yönüyle gelecek yüzyıl, güneş ve onun türevleri olan temizenerji kaynakları kullanımında atılım yapılacak bir yüzyıl olmagörünümündedir. Yapılan bu çalışmada sistem; yerden ve zamandan bağımsızolarak dünya üzerinde nerede bulunursa bulunsun, yılın hangi günü ve saatiolursa olsun güneşten maksimum faydalanılacak şekilde tasarlanmıştır. Sistem;ışık duyar elemanlar yardımıyla güneşin ışık yoğunluğuna dayalı optik olarakaranması, ışık duyar elemanlardan alınan bilgilerin Mikrodenetleyiciyeaktarılması ve oradan da motorlara kumanda edilerek PV güneş panelininotomatik olarak her zaman güneşe 90° lik açı ile bakması, dolayısıyla yüksekverimde elektrik enerjisi üretiminin sağlanması esasına göre çalışmaktadır.Anahtar Kelimeler :Yenilenebilir enerji, güneş paneli, mikrodenetleyici
Fırçasız doğru akım motor hız ve konumunun bulanık sinirsel denetleyici ile denetimi
Fırçasız Doğru Akım Motoru (FSDAM) hassas hız ve konum gerektiren endüstri uygulamalarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu tür endüstri uygulamalarında FSDAM'ın doğrusal olmayan ve bilinmeyen motor dinamikleri ile motor parametrelerindeki ve yükteki değişimlerden etkilenmemesi gerekir. Doğrusal olmayan ve zamanla değişen sistemlerin hassas hız ve konum denetiminde, uyarlanabilir yapısıyla Bulanık Sinirsel Denetleyiciler (BSD) diğer geleneksel denetleyicilere oranla etkin bir denetim yapısına sahiptir. Çeşitli BSD yapılarıyla FSDAM'ın hız ve konum denetimi üzerine yapılan çalışmalarda, motorun yük değişimlerinden etkilendiği bu nedenle motorun hızında ve konumunda sürekli durum hatalarının oluştuğu bilinmektedir. Ayrıca yapılan çalışmaların çoğunda, giriş değişkenleri için seçilen üyelik fonksiyonları aynı türde olup, BSD girişi için farklı üyelik fonksiyonları kullanılmamıştır. Bu tez çalışmasında, vektör denetimli FSDAM'ın hassas hız ve konum denetimi için hız/konum hatası ile hız/konum hatasının değişimini giriş değişkeni olarak kullanan ve çıkışma integral özelliği kazandırılan bir BSD tasarlanmıştır. Tasarlanan denetleyicinin geçerliliğini belirlemek amacıyla, çeşitli BSD yapıları ve geleneksel denetleyiciler motor denetiminde kullanılmıştır. FSDAM'ın hassas hız ve konum denetimi için tasarlanan BSD'nin diğer denetleyicilere göre dahahızlı ve etkin olduğa elde edilen benzetim ve deney sonuçlarından görülmüştür. Denetleyicinin benzetim çalışmaları MATLAB/SIMULESK programı, uygulama çalışmaları ise DSPACE 1104 denetleyici kartı kullanılarak sayısal olarak gerçekleştirilmiştir. Bilim Kodu Anahtar kelimeler Sayfa Adedi Tez Yöneticisi : 626.01.01 : Fırçasız doğru akım motoru, Bulanık mantık, Yapay sinir ağları, Bulanık sinirsel denetim, DSİ 104 sayısal işaret işlemci :157 : Prof. Dr. İsmail COŞKUN
Mikro denetleyici kontrollü yazı tahtası silme sistemi tasarımı
iiiM KRO DENETLEY C KONTROLLÜ YAZI TAHTASIS LME S STEM TASARIMI(Yüksek Lisans Tezi)Ahmet KARAKUSGAZ ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜAğustos 2005ÖZETOkullarda yürütülen eğitim-öğretim etkinlikleri ağırlıklı olarak sınıfortamında geçmektedir ve bu etkinliklerde en çok kullanılan araç yazıtahtasıdır. Öğretmenin yazı tahtasını etkili ve düzenli kullanabilmesi gerekir.Yazı tahtası kullanımında da silme işlemi önemli bir yer tutmaktadır.Öğretmen ortalama bir ders saatinde 3 dk tahta silme işlemine zamanharcamakta ve bu işlem eğitim-öğretim etkinliklerinde zaman kaybına veöğrencinin dikkatinin dağılmasına neden olmaktadır.Bu çalışmada, yazı tahtası silme işlemi için bir sistem tasarlanmış veyapımı gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen sistemin yakından ve uzaktandenetimi yapılmıştır. Sistem denetimi mikro denetleyici (PIC16F877) ilegerçekleştirilmiştir.Bilim Kodu : 626.01.01Anahtar Kelimeler : PIC, Uzaktan Kumanda, DA MotoruSayfa Adedi : 80Tez Yöneticileri : Prof. Dr. smail COSKUN
Servo sisteminin mikrokontrolör (PIC) ile denetimi
Bu çalışmada PIC16F877 mikrodenetleyicisi ile servo sistemin kontrolü gerçekleştirilmiştir. PIC 16F877 mikrodenetleyicisi flash teknolojisi kullanılarak üretilmiştir. Bu yüzden enerji kesildiğinde mikrodenetleyici hafızasında ki bilgileri otomatik olarak saklanmaktadır. Gerçekleştirilen bu sistemde motor miline bağlı olan dişli sistemi ve konum potansiyometresi ile istenilen konum değerleri elde edilmiştir. Sistemden istenen konum değeri, sistem kontrol panelinde bulunan tuşlar yardımıyla girilmektedir. Ayrıca istenen konum değeri bilgisi ve motordan alınan konum değeri bilgisi sisteme eklenen LCD ekran ve mile bağlanan bir kadran ile görüntülenmektedir. Sonuç olarak sistemin çıkışındaki devir sayısı, güç, moment ve dişliler arasındaki verim gibi değerler belirlenmiş ve istenen performans elde edilmiştir. Bilim Kodu : 626.01.01 Anahtar Kelimeler : Mikrodenetleyici, Servo Sistem, Servo Motor Sayfa Adedi : 83 Tez Yöneticisi : Prof. Dr. İsmail COŞKUN
Akademi ve siyaset kıskacında bir ömür: Tarık Zafer Tunaya (1916-1991)
Tarık Zafer Tunaya'nın yaşam öyküsünü ve eserlerini konu alan tezimiz üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Tunaya'nın yaşam öyküsü ele alınmıştır. Akademisyenliğinin ve bilim insanlığının yanı sıra erken yaşlardan itibaren içinde bulunduğu siyasi ilişkiler ağı çalışmamızın odak noktalarından birisini oluşturmuştur. İkinci bölümde, Tunaya'nın lisans ve doktora eğitimi sırasında başlayan entelektüel yolculuğu ve bu entelektüel yolculuğun eserlerine yansımasının izi sürülmüş, doğrudan bu kapsama alınabilecek eserleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde, dünyada ve Türkiye'de meydana gelen gelişmelerin Tunaya'nın düşünce sistemine yaptığı etki incelenerek eserlerinde Türk modernleşmesini okuma biçimlerinin izi sürülmüştür.
1945'ten günümüze Polonya'da Katolikliğin din, toplum ve siyaset ilişkisine etkileri
Katolik Hristiyanlığın Polonyalı formu, Avrupa'daki genel geçer modernleşme ve sekülerleşme süreçleriyle paradoksal bir ilişki içindedir. Modernleşme teorilerinin teleolojik seyrinin yarattığı sosyolojik beklentiye karşı bir karakterle modern devletin doğuşundan sonraki dönemde kaygan bir zemin üzerinde monoton ve dalgalı bir seyir izler ve buna bağlı olarak modernleşmeyle birlikte çözülmeye uğramaz. Sosyolojik bir dille konuşmak gerekirse, Polonya'daki Katolik Hristiyanlık Polonyalıların modernleşme sonrası tarihsel süreçte deneyimledikleri toplumsal kriz yani anomi dönemlerinde Polonya ulusunun dağılmadan bir arada tutulmasını sağlayan yegâne toplumsal kurum olma özelliğini taşır. Polonya'daki toplumsal gerçekliğinin günümüzde de Katolik Hristiyanlık tarafından şekillenmeye devam etmesi, Polonyalıların Avrupa'nın geri kalanında görülen modernleşmeye ve onun doğal bir uzantı kabul edilen sekülerleşmeye karşı gelişen asimetrik karakteriyle son derece yakından ilişkilidir. 19. yüzyılda Polonya'da Prusya, Avusturya ve Rusya tarafından yürütülen sistematik işgale karşı gelişen toplumsal reaksiyonları Polonya Katolik Kilisesi'nin örgütlediği görülür. Buradan yola çıkarak, Polonyalıların kolektif hafızalarında gelişen Katolik Hristiyanlık kaynaklı ortak imajın 20. yüzyılın ikinci yarısından sonraki gelişmelere ve Sovyetler Birliği'nin de facto işgaline karşı başarıya ulaşan siyasal dönüşüme referans vermesi gerçeği söz konusudur. Polonya'da deneyimlenen bu sosyolojik durumun 1945 yılı sonrasındaki seyrini analiz eden 1945'ten Günümüze Polonya'da Katolikliğin Toplum, Din ve Siyaset İlişkisine etkileri başlığını taşıyan bu çalışma, 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren önceleri sosyalist sekülerleşmenin, sonrasındaysa liberal Batı Avrupalı sekülerleşmenin karşısında reaksiyon gösteren Katolik Hristiyanlığın sivil topluma dayalı kamusal rollerini alanda yapılan saha çalışması tarafından destekleyerek inceler. Hem 1945-1989 yılları arasında yaşanan Sovyetler Birliği'nin denetimindeki sosyalist idare altındaki dönemde olsun, hem de 1989 yılında yaşanan siyasal dönüşüm sonrası ve 2004 yılındaki Avrupa Birliği'ne tam üyelik sonrası dönemde olsun Katolik Hristiyanlığın üstlendiği toplumsal rolleri sosyolojik teoriler ve metodolojik ışığında aydınlatmaya çalışır. Anahtar Kelimeler: Polonya, Katolik Hristiyanlık, Modernleşme, Sekülerleşme, Polonya Katolik Kilisesi
Türkiye'de yabancı dil öğreniminde özel sektör deneyiminin verim performansı açısından incelenmesi
Bu çalışma, Türkiye'de İngilizce öğreniminin bütünselliği içinde özel İngilizce dil kurslarının verim ve performansını karşılaştırmalı olarak inceler. İlk bölümde, İngilizcenin Türkiye'de ortaya çıkışını, gelişimini, performansını tarihsel perspektifle sosyolojik olarak ele alır, kurslara yönelik talep ve ihtiyaçların nasıl ortaya çıktığını araştırır. İkinci bölümde, resmi istatistikler ve diğer kaynaklardan yararlanarak özel kurslara dair tüm verileri bir araya getirerek, tez konusu bağlamında inceler. Üçüncü bölümde içerdiği nitel araştırma ile, sözlü tarih yaklaşımı ve derinlemesine mülakat yöntemi ile özel kursların kurucu, yönetici ve yönetici rolündeki öğretmenlerinden elde ettiği tanıklık ve içgörü içeren veriyi değerlendirerek diğer bölümlerden elde edilen çıktılarla harmanlar. Araştırma bölümünde kullanılan temalar, aynı zamanda tüm çalışmanın kılavuz ilgilerini özetler: 1) İngilizce kursları ile ilgili olarak sektördeki belli başlı belirleyici aktörler kimlerdir? 2) Sektörün ticari olarak cazip olmasının sebepleri nelerdir, kimler hangi etkilerle belirleyici olmuştur? 3) Türkiye'deki dil öğrenim – öğretim tarihi ile kurslar arasında hangi ilişkiler vardır? 4) Özel kurs sektöründe kurumsallaşma ne düzeydedir, akreditasyon ve denetleme ile ilgili durum nedir? 5) Hangi toplumsal kesimler hangi sebeplerle kurslara gitmektedir? 6) Performansı etkileyen kursiyerden kaynaklı sebepler nelerdir? 7) Verim ve performansı etkileyen kurs kaynaklı sebepler nelerdir? 8) İngilizce öğretimi ile ilgili geleceğe dair ön görüler nelerdir? Anahtar Kelimeler: İngilizce kursu, kurs başarısı, Türkiye'de İngilizce öğrenimi, İngilizce öğrenmek, kursiyer başarısı, yabancı dil, özel kurslar, kurs ve kursiyer sayıları, dil öğrenimi, sözlü tarih, derinlemesine görüşme
İstanbul ile ilgili ulusal ve uluslararası belgesellerin sosyolojik olarak incelenmesi
Sinema ortaya çıktığı tarihten itibaren gerek bilimsel gerek eğitsel anlamda toplumlar tarafından kullanılarak günümüze kadar gelmiştir. Sinemanın bir dalı olan, kurmaca olmayan filmler ise sunmuş olduğu gerçeklik olgusuyla, olayların belgelenmesi, kitlelere ulaştırılması, tanıtılması ve olay üzerinde yeni düşüncelerin oluşturulması anlamında katkı sağlamıştır. Tarih boyunca şehirler ve mekanlar hakkında çekilen belgesel filmler toplumsal ve kültürel hafızanın oluşmasında önemli rollere sahip olmuşlardır. Bu çalışmada 19. yüzyılda oluşturulmuş olan kalıplaşmış şarkiyatçı imgelerin, İstanbul ile ilgili çekilen belgesellerde farklı şekillerde nasıl ortaya çıktığı üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda çalışmanın birinci bölümünde Modern Toplumun Doğuşu, fotoğraf ve sinemanın icadı ile tarihsel yolculuğu, televizyon yayıncılığı ile belgesel fikrinin doğuşu aktarılmaya çalışılmış, 2. bölümünde şarkiyatçılık kavramı ve tarihsel süreci, 3. bölümde ise esas konumuz olan İstanbul üzerine özellikle Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra çekilmiş olan belgesellerin belirlenen teorik çerçeveye oturtularak değerlendirmeye çalışılmıştır.
Mehmet Kaplan: Türk modernleşmesine ve siyasi hayatına ilişkin entelektüel konumu ve eserleri
Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Kaplan'ın hayatı ve eserleri ele alınmıştır. İkinci bölümde, Kaplan'ın Türk modernleşmesine ilişkin görüşleri tartışılmıştır. Üçüncü bölümde ise Kaplan'ın döneminin güncel siyasetine müdahil olduğu yazılar üzerinden Türk siyasi hayatına ilişkin entelektüel konumuna odaklanılmıştır. İlk bölümde, Kaplan'ın hayatı, onun entelektüel konumlanışına etki edebileceği düşünülen bağlamlar etrafında ele alınmıştır. Bu doğrultuda, ailesine, yaşadığı dönemin sosyal şartlarına, almış olduğu eğitime ve üniversite öğrencisi olduğu yıllardan itibaren dahil olduğu entelektüel ağlara odaklanılmıştır. Ayrıca, Kaplan'ın Yeni Türk Edebiyatı ve Halk Edebiyatı sahalarının disiplinleşmesi sürecindeki baskın rolleri ve edebiyat alanındaki uzmanlığına değinilmiştir. Bu bölümde, Kaplan'ın eserleri de ele alınmaktadır. İkinci bölümde, Kaplan'ın Halk Edebiyatı ve Yeni Türk edebiyatından beslenmeleri ve entelektüel ağlarının kesişiminde Türk modernleşmesine dair nasıl bir okuma geliştirdiğine odaklanılmıştır. Bu çerçevede, Kaplan'ın modernleşmeyi ele aldığı kültür ve medeniyet teorisi çizgisindeki anlayışı ve bu anlayışını beslediği kaynakları ele alınmıştır. Son olarak, Kaplan'ın Türk tarihine bakışına ve Halk Edebiyatı türleri üzerinden Türklerin kültür ve medeniyet değişmeleri tarihine dair yaptığı okumalara da değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise Kaplan'ın güncel siyasi yazılarında ortaya çıkan antikomünist yaklaşımına odaklanılmıştır. Bu çerçevede, Kaplan'ın soğuk savaş dönemi antikomünist gündemi eşliğinde öne çıkardığı milli kültür, yaşayan Türkçe, hürriyet, demokrasi, din, eğitim, köy ve sanayi temalarına değinilmiştir.
Türkiye'de eğitimde fırsat eşit(siz)liği ve bireylerin eğitim kararları: Ardahan ve Karabük örneği
Eğitim Sosyolojisinin temel problemlerinden biri olan eğitimde fırsat eşit(siz)liği konusunu tartışan bu çalışma, Türkiye eğitim sisteminin sorunlarını ve eğitimde fırsat eşitliğine yönelik uygulamalarını Ardahan ve Karabük illeri örneği üzerinden incelemektedir. Bu çalışma merkezi sınavlarda ilk sıralarda yer alan Karabük ili ve son sıralarda yer alan Ardahan ilinde ilk ve son sıralarda yer alan ikişer okulda yapılan görüşmelerle Türkiye üzerinde eğitimde fırsat eşitsizliğinin ortaya çıkış nedenlerini genellemeye çalışmaktadır. Çağdaş toplumlarda eğitimin kurumsal yönü kadar bireysel yönünün de öne çıkması ile birlikte bireylerin eğitim kararları da eğitim sistemi üzerinde büyük etkiye sahiptir. Bu nedenle bu çalışma kurumsal eğitimin ilk muhatapları olan öğrenci, öğretmen, veli ve Okul Aile Birliği Başkanları ile yapılan toplam kırk altı görüşme sonucu ortaya çıkmıştır. Türkiye eğitim sistemi uzun yıllardır eğitimde fırsat eşitliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmaların eğitime erişim konusunda önemli oranda başarılı olduğu görülürken, eğitim sisteminin merkezi sınavlar aracılığıyla fırsat eşitsizliğine katkı sağladığı anlaşılmaktadır. Merkezi sınavlar tarafından belirlenen okul tercihleri ailelerin toplumsal, kültürel ve ekonomik sermayeleri oranında çocuklarının eğitime yaptıkları yatırım oranında değişiklik göstermektedir. Bu çalışma, Türkiye'de eğitimde fırsat eşitsizliğinin merkezi sınavlar ve ailenin değişen sermaye yapısı ile yeniden üretildiğini iddia etmektedir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Eğitim Sosyolojisi, Eğitimde Fırsat Eşitliği, Türkiye Eğitim Sistemi.
Güney Kore'nin modernleşme sürecinin zemini olarak senkretizm
Güney Kore'nin genç bir ulus devlet olarak 20. yüzyılın ikinci yarısında kat ettiği yol Anglosakson literatürde "Han Mucizesi" olarak adlandırılmış, Batı-dışı toplumlara "gelenekçi modernleşme" modeli olarak sunulmuştur. Önce ithal ikâmeci üretimle, ardından da ihracat odaklı ağır sanayi hamlesiyle kalkınma konusunda çok kısa sürede bir mucize yarattığı düşünülen Güney Kore'nin bu başarısı indirgemeci bir tavırla Amerikan yardımlarına bağlanır ve kat ettiği yolun Güneydoğu Asya'daki diğer modernleşme hikâyelerine benzediği düşünülür. Güney Kore'nin yakaladığı demokratik olgunluk da, kalkınma hamlesinin ülkenin refah seviyesini getirdiği noktanın doğal sonucu olarak görülür. Ne var ki, Güney Kore'nin modernleşme hikâyesini Güneydoğu Asya'daki komşularının deneyimlerinden ayıran önemli bir yönü vardır: Hristiyanlaşma, özellikle de Protestanlaşma. Protestanlık, diğer Güneydoğu Asya ülkelerinde yakalayamadığı başarıyı, yarımadaya daha önce giren Katoliklerin başarısızlığından ders alarak ve başarısıyla kendisine model teşkil eden bir senkretik din sayesinde, Doğu Öğretisi ya da Semâvî Yol dini sayesinde, Güney Kore'de yakalar. Sözkonusu senkretik modelin, Güney Kore'nin kalkınma ve demokratikleşme süreçlerine de önemli etkisi olmuştur. İşbu mütevazı tez çalışması, tarihsel sosyolojinin imkânlarından yararlanarak, Güney Kore'nin modernleşme deneyimini özel kılan bu örüntüyü ortaya koymayı amaçlamıştır.
Çocukların yoksullukla baş etme stratejilerinin yeni çocukluk sosyolojisi bağlamında incelenmesi: İstanbul örneği
Sosyolojide yetişkin dünyasının önemli toplumsal sorunlarından biri olarak çalışılan yoksulluk aynı zamanda çocukların gündelik yaşamını olumsuz yönde etkilemektedir. Fakat yoksulluk literatürüne bakıldığında 1980'lerin sonlarına kadar bu gerçekliğin ihmal edildiği görülmektedir. 1980'lerin sonlarından itibaren neoliberal politikaların küresel boyutta yoksulluğun artmasına ve yayılmasına yol açmasıyla; uluslararası gündemde 1989 Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin kabulü ve sosyal teorideki paradigma değişiminin etkisiyle -yorumlayıcı yaklaşımlar ve birey kuramlarının geliştirilmesiyle- çocuklar toplumsal bir kategori ve analiz birimi olarak görülmüştür. Böylelikle çocuklar yoksulluk istatistiklerine dahil edilmeye veya özel olarak çocukların yaşadığı yoksulluk yoksunluk ve indeks ölçütleri üzerinden incelenmeye; nitel araştırmalarda çocukların yoksulluk hakkındaki düşünceleri ve deneyimleri sorgulanarak onların bakış açıları dikkate alınmaya başlanmıştır. Bu çalışma çocukların toplumsal sorunların özneleri olduğundan hareketle gündelik yaşamda çocukların yoksullukla nasıl baş ettiklerine odaklanmaktadır. Fenomenolojik yaklaşımın benimsendiği çalışmada amaç, çocukların yoksullukla baş ederken geliştirdikleri stratejilerin ve saiklerinin neler olduğunu; hangi koşulda ortak olduğunu veya farklılaştığını ortaya çıkarmaktır. Ayrıca çocukların yoksullukla baş ederken gündelik yaşamın 'basitliği'nde nasıl bir faillik türü sergilediklerini anlamak araştırmanın amaçları arasındadır. Bu çalışma çocuk yoksulluğunun çocukların bakış açıları temelinde incelenerek sorun alanlarının anlaşılmasında ve soruna çözüm üretilmesinde yol gösterici olacaktır.
Uluslararası göç hareketleri'nde Türkiye'nin konumu; uluslararası göç ve iç göçün karşılaşması, kentsel gerilim: Şanlıurfa ve Gaziantep örneği
Bu çalışmada Türkiye'nin uluslararası göç tarihindeki konumunun süreç içinde nasıl değiştiği ve bu değişime bağlı olarak Türkiye'de bulunan göçmenlerin iç göçmen ve uluslararası göçmen karşılaşmaları temel alınarak uyum ve bütünleşme süreçleri incelenmiştir. Teorik zemin oluşturması bakımından hem uluslararası göç'ün hem de iç göç'ün temel dinamikleri incelenmiş ve bu alan esas alınarak görüşmelere dair veriler ortaya konulmuştur. Çalışmada temel hedef göçmenlerin geldikleri yerde karşılaştıkları ve daha önceden buraya yerleşmiş iç göçmen gruplarla ilişkilerinin hangi dinamikler üzerinden şekillendiği konusunda bilgi sahibi olmaktır. Bu amaçla Gaziantep ve Şanlıurfa kentleri seçilmiş ve görüşmeler buradaki göçmen gruplar ile yapılmıştır.