Theses supervised by Prof. Dr. Köksal Yağdı
10 theses · Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
Ekmeklik buğday çeşitlerinde başaklanma döneminde uzaklaştırılan bazı fotosentez organlarının tarımsal özellikler üzerine etkisinin belirlenmesi
Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Uygulama ve Araştırma Merkezinde 2018-2019 yıllarında yürütülen bu çalışmada, ekmeklik buğdayda başaklanma döneminde bazı fotosentez organlarının uzaklaştırılmasının verim ve kalite özellikleri üzerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada 2 ekmeklik buğday çeşidi (Pehlivan ve Golia) materyal olarak kullanılmış olup araştırma tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Çeşitlerin başaklanma dönemlerinde kesilerek uzaklaştırılan fotosentez organlarının elde edilen sonuçlara göre bitki boyu, başak boyu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, sedimantasyon değeri, gluten oranı ve hasat indeksi değerlerini önemli ölçüde azalttığı belirlenmiştir. Buna karşılık protein oranında artış gözlemlenmiştir. Kılçıklı bir çeşit olan Golia çeşidi uygulamalardan kılçıksız bir çeşit olan Pehlivan çeşidine göre daha fazla etkilenmiştir.
Ekmeklik buğdayda (Triticum aestivum L.) diallel melez analizi ile bazı morfolojik ve tarımsal özelliklerin kalıtım durumlarının ve kombinasyon yeteneklerinin belirlenmesi
Bu çalışma, buğdayda bazı tarımsal özelliklerin genetik yapı ve kalıtım durumlarını ortaya koymak, ıslah çalışmalarında kullanılabilecek en iyi performansa sahip ebeveyn ve melez kombinasyonlarını belirlemek amacıyla Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesinde yürütülmüştür. Yedi ebeveyn ve bunların yarım diallel melezleri bitki boyu, başak boyu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı başakta tane ağırlığı ve bin tane ağırlığı özellikleri açısından incelenmiştir. Elde edilen veriler, Griffing uyum yetenekleri analizi, Jinks-Hayman diallel melez analizi yapılmış ve heterosis-heterobeltiosis değerleri tespit edilmiştir. Araştırmada incelenen tüm özellikler için melezlerde yeterli varyasyonun oluştuğu görülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre bitki boyu için hem eklemeli hem de eklemeli olmayan gen etkilerinin hakim olduğunu; başak boyu, başakta tane sayısı ve başakta başakçık sayısı karakteri için epistatik gen etkilerinin etkili olabileceği sonucuna varılmıştır. Başakta tane ağırlığı karakteri için eklemeli olmayan gen varyansının etkili olduğu, bin tane ağırlığı incelendiğinde ise; üstün dominantlığın etkili olduğu tespit edilmiştir. Dar anlamda kalıtım derecesi için en yüksek değer bitki boyu özelliği için (0,315), en düşük ise (0,029) başakta tane sayısında; geniş anlamda kalıtım derecesi için en yüksek değer (0,637) bitki boyu özelliğinde, en düşük geniş anlamda kalıtım derecesi (0,435) başakta tane ağırlığı özelliğinde tespit edilmiştir. Heterosis ve heterobeltiosis ortalama değerleri incelendiğinde bitki boyu, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı ve bin tane ağırlığı özellikleri bakımından pozitif yönde heterosis; tüm özellikler açısından ise negatif yönde heterobeltiosis tespit edilmiştir.
Bazı tarla bitkileri türlerinde tohuma uygulanan ilaçların tohumluğun biyolojik değeri üzerine etkileri
Bu araştırma Mısır, buğday ve ayçiçeği türlerinin her birine ait beşer çeşit üzerinde, piyasada tohum ilacı olarak en yaygın kullanımları olan pestisitlerin farklı dozlarının tohumluğun biyolojik değerleri üzerine etkisinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışma Limagrain Grup/Karacabey tohumluk laboratuvarlarında, tesadüf parsellerinde 3 faktörlü deneme desenine uygun olarak yürütülmüştür. Ayçiçeğinde rutin olarak uygulanan Aprin XL 350 ES 300 ml dozun üzerindeki değerlerde çimlenme değerlerinin olumsuz etkilendiği, Cosmos 500 FS uygulamasında ise bu olumsuz durumun söz konusu olmadığı belirlenmiştir. En iyi dozun Aprin XL 350 ES için 300 ml Cosmos 500 FS için ise 600 ml olduğu tespit edilmiştir. Mısırda doz oranının çimlenme değerleri üzerinde farklılık gösterebildiği ve en iyi çıkışın Maxim ilacında 100 ml dozda DK/5 çeşidinden Gaucho ilacı için ise 500 ml dozda DK/3 çeşidinde olduğu belirlenmiştir. Her iki ilacın yüksek dozlarda kullanımının çimlenme oranını olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Buğdayda Lamardor New FS 170 ilacı doz artımının hemen hemen tüm çeşitlerde çimlenmeyi olumlu etkilediği, en yüksek çimlenme değerinin 10 gün bekletme süresi sonunda 30 ml doz ile Pamukova ve 180 gün bekletme süresi sonunda 60 ml doz ile Golia çeşidinde olduğu görülmüştür.
Azaltılmış azot gübresi uygulamaları ve solucan gübresi kombinasyonlarının pehlivan ekmeklik buğday çeşidinde (Triticum aestivum L.) verim ve verim ögeleri üzerine etkilerinin belirlenmesi
Bu araştırma, Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Uygulama ve Araştırma Merkezi deneme alanında 2017-2018 yetiştirme sezonunda yürütülmüştür. Denemede ekmeklik buğday olarak yöremizde ve ülkede yoğun olarak ekimi yapılan Pehlivan çeşidi bitki materyali olarak kullanılmıştır. Deneme tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuş ve ana parseller olarak azot gübre dozları, alt parseller olarak da solucan gübresi dozları alınmıştır. Çalışmada azot dozları olarak yörede tarımsal faaliyetlerde kullanılan 16 kg/da saf azot dozu %100 olarak alınmış ve azaltılmış azot dozlarının bitkideki etkisinin belirlenmesi için bu değerin % 50, % 25 ve % 0 dozları kullanılmıştır. Uygulanan solucan gübresi dozları ise 0, 50, 100, 150, 200 kg/da hesabıyla ekimle birlikte parsellere verilmiştir. Çalışmada farklı kimyasal azot ve solucan gübresi dozlarının bitkiler üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla bitki boyu, başak uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, 1000 tane ağırlığı ve dekara tane verim özellikleri incelenmiştir. İncelenen özelliklerden başakta tane sayısı ve başak tane ağırlığı özellikleri üzerine solucan gübresi dozlarının etkisi % 0,05 düzeyinde istatiksel olarak önemli bulunmuştur. Solucan gübresi dozlarının başakta tane sayısını arttırdığı ve en yüksek değerin 29,23g ile 200 kg/da solucan gübresi uygulamasından elde edildiği tespit edilmiştir. Başakta tane ağırlığı özelliği içinde benzer sonuçlar belirlenmiş olup, artan solucan gübresi dozları ile tane ağırlığında artışlar söz konusu olmuştur. Dekara tane verimi açısından azot uygulamaları ortalama olarak değerlendirildiğinde %100 N uygulamasının diğer uygulamalara göre bariz bir üstünlüğü olduğu görülmüştür. Buna karşılık solucan gübresi uygulamalarının dekara verim üzerine bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir.
Ekmeklik buğdayda (Triticum aestivum L.)kahverengi pas (Puccinia triticina) hastalığınadayanıklılık genlerinin basit dizi tekrarları (SSRS) moleküler markörü kullanılarak saptanması
Bu çalışma, yurdumuzda yoğunlukla tarımı yapılan ekmeklik buğday çeşitleri, CIMMYT-Meksika'dan temin edilen Thatcher hatlar ve bu genotipler arasında yapılan melezlemeler sonucu elde edilen F1 melezlerinin genomlarında SSR (Basit Dizi Tekrarları-Mikrosatelit) yöntemi kullanılarak, kahverengi pas hastalığına dayanıklılık genleri olan Lr10 ve Lr 19 'un varlığını incelemek amacıyla Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme alanında ve U.Ü. Tarla Bitkileri Bölümü Tohumluk Laboratuarında yürütülmüştür. Araştırma yer alan genotipler, 2013-2017 yetiştirme dönemlerinde; deneme materyalinin çoğaltılması, genotipler arası melezlemelerin gerçekleştirilmesi ve kahverengi pas hastalığının arazi gözlemlerinin yapılması amacıyla deneme alanlarında yetiştirilmiştir. Yapılan melezlemeler sonucu elde edilen 13 adet F1 hattı, 22 adet ekmeklik (Triticum aestivum L.) buğday çeşidi ile 3 adet Thatcher hat (Lr9, Lr10, TcHassas), SSR (mikrosatlit) yöntemi kullanılarak DNA analizlerine tabi tutulmuştur. Yapılan analizler sonucunda Lr10 geni; Karatopak, Kaşifbey ve Gün-91 çeşitlerinde, Lr19 geni ise Karatopak, İzmir-85, Ceyhan-99, Aldane, Flamura-85 çeşitlerinde ve Aldane x Karatopak, Flamura x Lr19 F1 hatlarında tespit edilmiştir. Ekmeklik buğdayda SSR tekniklerinin kahverengi pas dayanıklılık genlerini araştırmada kullanılabilir olduğu saptanmıştır. Ayrıca çalışmada yer alan Thatcher (yakın izogenik) hatlarının dar bir genetik yapıya sahip olmaları sebebiyle, taranan dayanıklılık genlerini belirlemede iyi bir belirteç genom olduğu sonucunda varılmıştır. Gelecekte yürütülecek ıslah programlarında dayanıklılık genleri içeren genotiplerin belirlenmesinde moleküler markörlerin kullanılmasının kısa sürede ve kesin sonuçlara ulaşmada etkili olacağı sonucuna ulaşılmıştır
Bursa koşullarında bazı ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşitlerinin verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi
Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Uygulama ve Araştırma Merkezinde 2016-2017 ve 2017-2018 yıllarında yürütülen bu çalışmada, Bursa ilinde bazı ekmeklik buğday çeşitlerinin (Triticum aestivum L.) verim ve kalite yönünden performanslarının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada 20 adet tescilli ekmeklik buğday çeşidi bitki materyali olarak kullanılmış olup araştırma 3 tekerrürlü tesadüf blokları deneme desenine göre ekilmiştir. Denemede verim özellikleri olarak bitki boyu, başak boyu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, bin tane ağırlığı, dekara tane verimi; kalite özellikleri olarak da protein oranı, sedimantasyon değeri ve gluten oranı özellikleri incelenmiştir. Araştırma sonucunda 540,33 kg/da tane verimi ile Momtchill, 529,33 kg/da tane verimi ile de Adelaide çeşitleri yüksek verimleriyle dikkat çeken çeşitler olmuşlardır. Bu çeşitlerin protein oranı değerleri ortalama civarında ve üzerinde bulunmuş olup, Bursa şartlarında yetiştiriciye tavsiye edilecek çeşitler olarak belirlenmiştir.
Yarım diallel melezleme tekniği (6x6) ile elde edilen ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) melezlerinde bazı tarımsal özelliklerin kalıtım durumunun belirlenmesi
Bu araştırma 6 adet ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşitlerinde Jinks-Hayman dialel analiz yöntemi ile bazı tarımsal özelliklerin kalıtım durumlarının saptanması amacıyla Balıkesir'in Gönen ilçesinde bulunan Alfa Tohum Ltd.Şti tesislerinin deneme alanında yürütülmüştür. Çalışmada anaçlar ve F1 bitkileri üzerinde bitki boyu, başak boyu, başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı ve bin tane ağırlığı özellikleri incelenmiştir. Araştırma sonucunda bitki boyu, başak boyu, başakta tane sayısı ve başakta tane ağırlığı özelliklerinde dominantlığın, başakta başakçık sayısı ve bin tane ağırlığı özelliklerinde eklemeli ve dominantlığın söz konusu olduğu saptanmıştır. Anaçlara ilişkin çizilen Wr-Vr grafiği sonuçlarına göre ise bin tane ağırlığı özelliğinde kısmi dominantlık, diğer tüm özelliklerde ise üstün dominantlık durumu tespit edilmiştir. Dar ve geniş anlamda kalıtım dereceleri en yüksek olarak bin tane ağırlığı özelliğinde sırasıyla 0,550-0,967 olarak bulunmuştur. En yüksek heterosis ve heterobeltiosis değerlerine ise başak boyu özelliğinde sırasıyla % 48,54 - % 44,34 olarak Esperia x Maden melezinde saptanmıştır.
Bursa ekolojik koşullarında bazı ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşitlerinin tarımsal özelliklerinin değerlendirilmesi
Bu çalışma Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Uygulama ve Araştırma merkezinde 2016-2017 yetiştirme sezonunda Bursa ili koşullarında bazı ekmeklik buğday çeşitlerinin tarımsal özelliklerinin değerlendirilmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada tarımsal özellikler olarak bitki boyu. başak boyu, başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, bin tane ağırlığı ve tane verimi özellikleri ele alınmıştır. Araştırmada en yüksek sonuçlar, bitki boyu için Demir 2000 (117,0 cm), başak boyu için Çetinel 2000 (13,8 cm), başakçık sayısı için Segor (25,20), başakta tane sayısı için Cömert (71,9), başakta tane ağırlığı için Altay 2000 (3,30 g) ve 1000 tane ağırlığı için ise Pehlivan (57,2 g) çeşitlerinde saptanmıştır. Ortalama tane verimi bakımından ise tüm çeşitler içerisinde en yüksek değer Köksal 2000 (556,6 kg/da) çeşidinden elde edilmiştir.
Balıkesir ili Bandırma yöresinde ekilen ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşitlerinin bazı kalite özelliklerinin belirlenmesi
Bu çalışma Balıkesir ili Bandırma yöresinde 2017-2018 sezonunda yetiştirilen 17 adet ekmeklik buğday çeşidinin (Triticum aestivum L.) kalite özellikleri yönünden incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada kalite özellikleri olarak; çeşitlerin bin tane ağırlığı, tane en ve boy uzunluğu, hektolitre ağırlığı, protein oranı, Zeleny sedimantasyon değeri, gecikmeli sedimantasyon değeri, düşme sayısı, rutubet, yaş gluten miktarı ve gluten indeks değerleri incelenmiştir. Araştırma sonucunda 44,76 g ile Sagittario çeşidi en yüksek bin tane ağırlığına sahip olan çeşit olarak saptanmıştır. Tane eni en fazla olan çeşit 3,32 mm ile Forblanc, tane boyu en fazla olan çeşit 7,64 mm ile Renan olmuştur. Nusrat 83,76 kg/hl değeri ile en yüksek hektolitre değerine ve %16,92 değeriyle de en yüksek protein oranına sahip çeşit olmuştur. Çalışmada %39,26 ile Nusrat, % 38,90 ile Tigre yaş gluten miktarı en yüksek çeşitler olmuşlardır. Hanlı 56 ml ile en yüksek Zeleny sedimantasyon değerine sahip çeşit olmuştur. Esperia, Golia, Hanlı ve Renan çeşitlerinin gecikmeli sedimantasyon değerlerine göre, bu çeşitlerde süne zararı gördükleri tespit edilmiştir. Çalışmada, ele alınan özelliklerin birçoğunda ilk beş çeşit içerisinde yer alan Glosa, Tigre, Nusrat, Kaşifbey, Hanlı ve Rumeli çeşitlerinin yörede kalite özellikleri açısından ön plana çıkan çeşitler oldukları sonucuna varılmıştır.
Ekmeklik buğday (Triticum aestivum L) çeşitlerinde farklı bor dozu uygulamalarının verim ve verim komponentleri üzerine etkilerinin belirlenmesi
Bu çalışma Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi deneme alanında 2018-2019 yetiştirme sezonunda iki faktörlü tesadüf blokları deneme deseninde üç tekerrürlü olarak ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşitlerinde farklı bor dozu uygulamalarının verim ve verim komponentleri üzerine etkilerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada Golia ve Pehlivan çeşitleri kullanılmıştır. B gübrelemesi için bor kaynağı olarak boraks (Na2B4O7.10H2O) kullanılmış ve B düzeyleri için gerekli boraks (Na2B4O7.10H2O) miktarları (0, 0,15, 0,3, 0,45 ve 0,6 kg B da-1) arazide deneme planına uygun olarak parsellere toprak yüzeyine sıvı olarak püskürtülerek dağıtılmıştır. Çalışmada; bitki boyu, başak uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, tane verimi, 1000 tane ağırlığı ve hektolitre ağırlığı özellikleri incelenmiştir. Çalışmada topraktan uygulanan bor dozlarının araştırmada incelenen başakta tane ağırlığı, 1000 tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı ve tane verimi özelliklerine etkisinin önemli olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, en yüksek tane verimi 531,95 kg da ile 0,3 kg B da-1 uygulanmasından elde edilirken, bunu 531,35 kgda-1 ile 0,15 kg B da-1 ve 527,43 kgda-1 ile 0,45 kg B da-1 dozu izlemiştir. Tane verimi özelliği bakımından Çeşit x Bor dozu interaksiyonları incelendiğinde; Golia çeşidinde en yüksek tane veriminin 550,43 kg da-1 ile 0,15 kg B da-1 dozundan elde edildiği, en düşük değerin ise 454,43 kg da-1 ile kontrol uygulanmasından elde edildiği saptanmıştır. Pehlivan çeşidinde ise en yüksek ve düşük değerler sırasıyla 578,43 kg da-1 ile 0,3 kg B da-1 dozundan ve 512,26 kg da-1 ile 0,15 kg B da-1 dozundan elde edilmiştir.